Hoşgeldiniz!

1966

Seninle Sevişirim Ama Çalışmam (Ajda Pekkan - 1966) 02:06
Seninle Sevişirim Ama Çalışmam (Ajda Pekkan - 1966) 4.273 izlenme - 2 yıl önce Dişi Düşman filmindeki Ajda Pekkan gençtir. Filmimizin 1966 yılında vizyona girdiği düşünüldüğü takdirde tarih konusunda insanı kuşkuya düşürmektedir. 2011-1966=45 Henüz Devlet Bahçeli'nin kuruluş hesabı yapmasına imkan vermeyen yıllar...
Malatya Lı Yüksel Özkasap / Ayrılık 02:57
Malatya Lı Yüksel Özkasap / Ayrılık 31.629 izlenme - 9 yıl önce www.nostaljikahvesi.net www.yukselozkasap.net.tc
Kendini İmha Eden Mesaj 00:09
Kendini İmha Eden Mesaj 1.221 izlenme - 5 ay önce 1966-1973 yılları arasında yayınlanan "Görevimiz Tehlike" dizisinden bir sahne.
Fatma Girik'in Striptiz Sahnesi (1966) 01:26
Fatma Girik'in Striptiz Sahnesi (1966) 3.802 izlenme - 2 yıl önce 1966 yapımı, Ertem Eğilmez imzalı Ben Bir Sokak Kadınıyım adlı filmden bir sahne. Sıradan bir yaşam Funda'nın (Fatma Girik) hayatı sevgilisinin tecavüzüne uğraması sonrasında tamamen değişmiştir. Ailesi tarafından evden kovulan Funda bir gazinoda dansözlük yapmaya başlar. Güzelliği ve yeteneğiyle kısa sürede ünlenir ve Vedat (Önder Somer) ile tanışır. Vedat'ın sunduğu imkanlar ile birlikte daha da ünlenen ve zenginleşir. Hırsının kendisini bile şaşırttığı bu zamanlarda Ferdi (Kartal Tibet) ile tanışır. Ferdi'ye aşık olan fakat Vedat'tan da ayrılamayan Funda her ikisini de idare etmeye başlar. Bu film Yeşilçam yıldızlarının yavaş yavaş "artık filmlerde soyunmayacağım" demeye başladıkları günlerde çekilmiştir. (http://bit.ly/NlB6Xf)
Charlie Brown ve Snoopy - Tam Bölüm (1966) 24:09
Charlie Brown ve Snoopy - Tam Bölüm (1966) 3.553 izlenme - 2 yıl önce 1966 yılında televizyon için hazırlanan çizgi film It's the Great Pumpkin, Charlie Brown'da, Cadılar Bayramı yaklaşmaktadır. Çocuklar bu bayramı kutlamak için can atarken, Lucy'nin kardeşi Linus varlığına inandığı Büyük Balkabağı'nın ona görünmesi için balkabağı tarlasında bekleyecektir. Herkes Linus'la dalga geçerken, onun tek destekçisi Charlie Brown'ın kız kardeşi Sally olacaktır. Çocukluğunu hatırlamak isteyenlere iyi seyirler.
Avrupa'daki İlk Playboy Kulübü'nün Açılışı (1966) 00:30
Avrupa'daki İlk Playboy Kulübü'nün Açılışı (1966) 988 izlenme - 11 ay önce İlk şubesi 1960 yılında Chicago'da açılan Playboy Club, Avrupa'daki ilk kapılarını 29 Haziran 1966'da Londra'da açmış. Görüntüler Londra'daki kulübün açılışından. Meme içermese de içeriğin nostaljik değer taşıdığını ve tavşan kızlarımızın güzelliğinin görülmeye değer olduğunu düşündüm. İyi seyirler.
Utanmadan Sevişmek İsteyen Kadın - Ölmeyen Aşk (1966) 04:36
Utanmadan Sevişmek İsteyen Kadın - Ölmeyen Aşk (1966) 2.185 izlenme - 2 yıl önce Kartal Tibet'in oyunculukta devleştiği, Hülya Koçyiğit'in kardeşi Nilüfer Koçyiğit'in de fena performans sergilemediği aşk filmleri arasında kült sayılabilecek bir uyarlama izleyeceğiz. Metin Erksan'ın etkisi yadsınamaz. Gururları uğruna birbirine işkence çektiren iki sevgilinin hikayesi, aşk, nefret, gurur ve kinin harmanlandığı yapım... Film Künyesi; Ölmeyen Aşk (1966) Film linki; http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/69020/olmeyen-ask-kartal-tibet-1966-85-dk
Ziya Doğan, Kastamonuspor 1966 ile anlaştı 04:57
Ziya Doğan, Kastamonuspor 1966 ile anlaştı 240 izlenme - 2 ay önce Tecrübeli Teknik Direktör Ziya Doğan, Kastamonuspor 1966 ile 4 yıllık mukavele imzaladı.
Aslan Pençesi - Ayhan Işık (1966 - 90 dk) 01:29:40
Aslan Pençesi - Ayhan Işık (1966 - 90 dk) 1.336 izlenme - 1 yıl önce Konu: Otobüs İşletmeciliğinin gelişmekte olduğunu 1960 lı yıllarda Topkapı'da yerleşmeye çalışan otobüs firmalarının birbirleri ile mücadelesi. Firma sahibi Çerkez Reşit( Turgut Özatay) tam bir zorbadır. Reşit ve kardeşlerinin saldırısına uğrayan bir işletme sahibi firmasını Antepli İsmail'e (Ayhan Işık) satar. İsmail ve kardeşi kendilerini Çerkez Reşit ve yakınları ile büyük bir çatışmanın içinde bulurlar. Bu arada Reşit'in amca kızı Semiha(Sevinç Pekin) ile İsmail arasında aşk doğar ve evlenirler. Ama Reşit daha son kozunu oynamamıştır. Yönetmen : Memduh Ün, Halit Refiğ Senaryo : Bülent Oran, Halit Refiğ Yapımcı: Memduh Ün Görüntü Yönetmeni: Cahit Engin Tür: Dram Özellikler : Siyah Beyaz Ülke :Türkiye Oynayanlar: Ayhan Işık, Sevinç Pekin, Turgut Özatay, Kuzey Vargın, Sevda Nur, Engin İnal, Mine Soley, Bilal İnci, Zeki Sezer, Süheyl Eğriboz, Behçet Nacar, Selahattin İçsel, Mehmet Büyükgüngör, Enver Dönmez, İsmet Erten, Orhan Çoban, Muzaffer Yenen, Nusret Ataer, Okan Ataer, Abdurrahman Palay, Kemal Ergüvenç, Sami Ayanoğlu, Jeyan Mahfi Tözüm, Esen Günay, Sadettin Erbil, Alev Koral, Devrim Parscan, Hakkı Haktan
Malkoçoğlu - Cüneyt Arkın (1966 - 87 dk) 01:26:42
Malkoçoğlu - Cüneyt Arkın (1966 - 87 dk) 2.191 izlenme - 1 yıl önce Malkoçoğlu Yapım Yılı: 1966 Süre. 87 dk Tür: Aksiyon, Macera, Fantastik Yönetmen: Süreyya Duru Senarist: Ayhan Basoğlu Oyuncular: Cüneyt Arkın, Selma Güneri, Semih Sergen, Gülbin Eray, Yılmaz Köksal, Nurtekin Odabaşı, Leman Öztük, Tuncer Necmioğlu, Kayhan Yıldızoğlu, Toron Karacaoğlu, Necip Tekçe Konusu: Sırp Kralı'nın ölümünden sonra oğulları arasında çıkan taht kavgasına son vermek isteyen Fatih Sultan Mehmet bu iş için Akıncı beyi Malkoçoğlu Ali Beyi görevlendirir.Ancak Sadrazam Mehmet Paşa, İshak Paşa ve Beluşi gibi içten hainler Prens Greguvar yerine Hain,zalim ve gaddar müslüman türk düşmanı olan prens Lazarın başa geçmesi için çalışmalara başlamışlardır..Malkoçoğlu ve arkadaşı Ejderi büyük bir mücadele beklemektedir...Sonradan gördüğü büyük ilgi üzerine seriye dönüşecek Malkoçoğlunun ilk filmi..İzlemeye değer bir tarihi yapım.
Orhan Gencebay - Misket (1966) 02:13
Orhan Gencebay - Misket (1966) 664 izlenme - 1 yıl önce Abimiz, babamız, kralımız, duayenimiz... Bütün büyük sıfatların sahibi Samsun'umuzun medarı iftarı olan Orhan Gencebay'ın 1966 senesine ait TRT kaydını dinleyeceğiz. Alkışlar Orhan Baba'ya...
django 02:54
django 3.228 izlenme - 6 yıl önce
how to steal a million 01:01
how to steal a million 2.436 izlenme - 6 yıl önce
Kucaktan Kucağa - Fatma Girik & Ediz Hun (1966 - 65 dk) 01:05:45
Kucaktan Kucağa - Fatma Girik & Ediz Hun (1966 - 65 dk) 1.210 izlenme - 1 yıl önce Bir kasabadan evlenme vaadiyle İstanbul'a getirilip sonra da terkedilen bir kadının büyük kentteki maceralı öyküsü. Yönetmen: Ülkü Erakalın Senaryo: Safa Önal Yapımcı: Berker İnanoğlu Görüntü Yönetmeni: Nejat Okçugil Tür: Dram Özellikler: Siyah Beyaz Ülke: Türkiye
Yeni Yıla Girmek - Le Deuxieme Souffle (1966) 00:21
Yeni Yıla Girmek - Le Deuxieme Souffle (1966) 548 izlenme - 11 ay önce Le Deuxieme Souffle, (İkinci Soluk) 1966 Fransa yapımı modern kara film. Gu'nun (Lino Ventura) yeni yıla giriş sahnesi.
Harper (1966) Fragman 03:45
Harper (1966) Fragman 27 izlenme - 2 hafta önce Oyuncular: Paul Newman, Lauren Bacall ve Janet Leigh Yönetmen: Jack Smight 1966 yapımı Harper filminin fragmanı.
La Bohème - Charles Aznavour (1966) 03:16
La Bohème - Charles Aznavour (1966) 673 izlenme - 2 yıl önce 1924, Paris doğumlu Aznavour.Ermeni kökenli bir ailenin çocuğu. Önceleri kumpanyalarda şarkı söyleyen Aznavour,Edith Piaf ile tanışmasıyla ünlü bir şarkıcı oldu.Bülbül gibi şakıyan Aznavour kişisi 6 dilde şarkı söyleyebilmektedir. Ayrıca birçok filmde de oynamıştır. Aznavour La Bohème'de diyor ki:" Birbirimizi sevmeli, hayatı sevmeliydik"
Ah Güzel İstanbul - Sadri Alışık (1966 - 101 dk) 01:41:29
Ah Güzel İstanbul - Sadri Alışık (1966 - 101 dk) 893 izlenme - 1 yıl önce Aslan olmaya çalışan yavru bir mahalle kedisiyle, cebindeki son parayla ona ciğer alacak kadar şahane bir insan olan Haşmet abi'nin hikayesi. Bu hikaye bana başından hiç kalkmak istemediğim şahane bir kahvaltı tadı verir hep. İstanbul sen yokken çaysız bir kahvaltı gibi Sadri Baba, krem peynir,paket reçel ve glikozlu portakal sulu.
The Sand Pebbles (1966) Fragman 03:17
The Sand Pebbles (1966) Fragman 697 izlenme - 2 yıl önce 1966 yapımı ABD filmi The Sand Pebbles (Kum Taneleri, Macera Gemisi adlarıyla da biliniyor) fragmanı. Filmde Steve McQueen ve Candice Bergen oynuyor.
Beyaz Kelebekler - Çapkın Ayşe (Gül Ayşe) - Orjinal Kayıt 03:21
Beyaz Kelebekler - Çapkın Ayşe (Gül Ayşe) - Orjinal Kayıt 452 izlenme - 1 yıl önce Daha önce siteye yüklenen ama üzerine radyo programcısının konuştuğu parça. Daha temiz versiyonu ile siz alkışlarla yaşıyorum sakinlerine gelsin. Parçayı tesadüfen nette gezinirken buldum. Beyaz Kelebekler'in 1966 yılında söylediği neşeli bir şarkıyı dinleyelim. Spikerli versiyon için; http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/8634/beyaz-kelebekler-capkin-ayse
Alpago Kolsuz Kahraman - Cüneyt Arkın (1966 - 67dk) 01:07:13
Alpago Kolsuz Kahraman - Cüneyt Arkın (1966 - 67dk) 677 izlenme - 1 yıl önce Kolsuz Kahraman & Alpago Yapım yılı: 1966 Süre: 67 dk Yönetmen: Nejat Saydam Senaristler: Abdullah Ziya Kozanoğlu, Nejat Saydam Oyuncular: Cüneyt Arkın, Fatma Girik, Murat Soydan, Suzan Avcı, Atıf Kaptan, Reha Yurdakul, Zeki Alpan, Muammer Gözalan Konusu: Babası daha çocukken öldürülen genç bir Türk savaşçısı (Cüneyt Arkın) babasının katili olan Çin komutanı Bu Ming’i bulmak üzere yola çıkar. İntikamını alana kadar adsız biri olarak yaşamak zorunda olan savaşçı düşmanın sarayına ulaşır. Onu öldürdükten sonra, yolda gelirken karşılaştığı güzel ‘Bela Çiçeği’ (Fatma Girik)’nin de yardımıyla saraydan kaçmayı başaran ve obasına geri dönen savaşçıya ‘Yiğit Alpago’ ismi verilir. Ancak öldürüldüğü adamın kızı Sarı Çiçek, Alpago’dan intikam almaya yemin eder ve yeğeni olan Çin bahadırı ‘Tay Camako’ (Murat Soydan) yu çağırır. Alpago kolsuz ve sakat bir adam kılığına Girerek ünü bütün Çin’de yayılmış olan rakibini araştırmak için yola koyulur.
Dişi Düşman (1966)  Orjinal Fragman 03:08
Dişi Düşman (1966) Orjinal Fragman 616 izlenme - 1 yıl önce Cüneyt Arkın , Hülya Koçyiğit , Ajda Pekkan , Reha Yurdakul , Atıf Kaptan gibi oyuncuların sahne aldığı 1966 yapımı filmin fragmanı. Sitede film olarak bulsam da fragmanını göremedim ve eklemek istedim, tamamını isteyenler buradan bulabilir: http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/170480/disi-dusman-1966-103-dk
Kanun Benim - Ayhan Işık (1966 - 98 dk) 01:37:40
Kanun Benim - Ayhan Işık (1966 - 98 dk) 814 izlenme - 1 yıl önce ‘Charade’ (1963) için yapılan ‘Bye Bye Charlie’ (Henry Mancini). Tarık; “Senin kapına atılışım bir tesadüf değil.” Hülya; “Ya ne?” Tarık; “Ayten’le müşterek bir iş yapmışız. Sonra da ayrı ayrı kaybolmuşuz. Peşimizdekiler beni vurup öldürdüklerini sanarak bu kapının önüne attılar (‘vurup’ olmasa cümle daha güzel olacaktı). Ayten’e gözdağı vermek, bildiklerini söyletmek için. Nihayet bu gece kıstırdılar. Zorladılar, söylemedi ve öldürdüler… Karanlık bir boşluğun içindeyim. Her adımda bir ölümün, bir belanın üstüne düşüyorum. Dört tarafım duvar. Yumrukladıkça o duvarlar daha da daralıyor. Bilmeliyim, öğrenmeliyim kendimi. Ancak o zaman yeniden yaşamaya başlayabilirim.” “Gezegenlerin boşlukt a durakladıkları ve bütün kâinatın heyecandan nefesinin kesildiği anlar olur. Saniyeler bir ömür kadar uzun sürer. Ve o saniye insana dünyanın en uzun saniyesi imiş gibi gelir.” ‘The Longest Second’ın (1957) (Bill Ballinger) ilk Yeşilçam uyarlaması. Eser bizde ‘Gölgedeki Adam’ (Altın Kitaplar-1963) (Çeviri A. Semih Yazıcıoğlu) adı ile yayınlanmıştı. ‘Dr. No’daki (1962) ‘Audio Bongo’ (Monty Norman) ve ardından ‘Lawrence of Arabia’daki (1962) ‘Overture’ (Maurice Jarre). Haydarpaşa Göğüs Cerrahisi. Ameliyat masasındaki yaralının ‘vaziyeti son derece tehlikeliymiş’. Üstelik ‘çok kan kaybetmiş. Nefes borusunun parçalanmasına da ramak kalmış’. Ameliyat sırasında (nasıl oluyorsa) kâbus görüyor. Araplarla çarpışma, arkadaşının ölümü. Sırtındaki, o günlerden kalma bir süngü (romanda-sf. 35-‘şarapnel’) yarası. Bir hafta sonra kendisine geldiğinde aynı odada kalan Refik Ertürk bir şeyler söylüyor; “Akbank’ın Hasırcılar Şubesi müdürüyüm. İlerde bir şeye ihtiyacın olursa ara beni. Ne de olsa sana kan verdim. Yardıma mecburum.” Ama delikanlı adını bile anımsayamaz durumdaydı. Kahramanımız 36 yaşında bir İstanbullu. Parmak izi incelemesinde adı Tarık Mutver çıkmış. Ancak bu isim bir çağrışım yapmaz. Bir ara Afrika’daki Fransız Lejyonu’na katılmış. (Belki Turan Seyfioğlu ile karşılaşmıştır.) Doktor ile Polis Müdürü Seyfettin’in konuşmalarından ‘bıçak, kılıç veya benzeri bir şeyle boynuna vurulduğunu ve Mehmet Gönenç Sokağı, 17 numaralı evin önüne atıldığını’ anlıyoruz. Burada oturan Hülya Gözmen tarafından bulunmuş. Hayatı kurtulmuş ama ‘yediği darbe, geçirdiği şok nedeniyle’ hafızasını kaybetmiş. ‘Mesleğini, ailesini, semtini, arkadaşlarını’ hatırlamıyor. Doktora göre ‘aslında yaşaması bile bir mucize’. ‘Takıntılı’ Komiser ise delikanlının ‘numara yaptığını, bir şeyler sakladığını’ düşünüyor; “Bir insanın gece vakti sokakta gırtlağı kesilmiş olarak bulunması her zaman olacak işlerden değildir.” [The Longest Second’daki Vic Pasific, Tarık kadar şanslı değil. Bianca Hill’e ait Newton Mews Sokağı, 36 numaralı evin önüne atıldığında üzerinde pabuçlarından başka bir şey yokmuş (sf. 18). Nefes borusu tamamen kesilmiş (sf. 25). Bir kelime dahi konuşamıyor (sf. 37). Bu nedenle söyleyeceklerini bir kâğıda yazmak zorunda. İkinci Dünya Savaşı’nda Afrika’da tankçı olarak görev yapmış.] ‘Tarık’ o gece, Refik’in pardösü, pantolon ve şapkasını giyerek kaçar. ‘From Russia With Love’daki (1963) ‘Girl Trouble’ (John Barry). ‘Bütün mazisini bıraktığı’ sokağa gelmiş. Amacı ‘kendisini maziye bağlayan zincirin son halkası olan’ genç kız ile konuşmak. Ama Hülya ‘sinema dönüşü kapısının önünde kan revan içinde bulduğu delikanlı hakkında’ bir şey bilmiyordu. ‘İyileşene, kim olduğunu öğrenene kadar orada kalmasını’ önerir. Belli ki delikanlıdan hoşlanmış. Haftalar sonra “Kapımı ilk çaldığın andan beri, seni ilk gördüğüm günden beri seviyorum” diyecektir. Arkadaşı Ayten, ‘Tarık’ı görünce çok şaşırır. ‘Sanki önceden tanıyor gibiydi’. Ruj-E-Nuar’da striptiz yapıyormuş. [Romanda Bianca Hill, gümüş, bakır, mücevher çalışmaları yapan bir kuyumcu. Evin alt katında bir fırını bile var. Arkadaşı Rosemary Taylor ise Gaynor Modaevi’nde manken.] Sonraki günlerde Hülya ile şehri dolaşıyor. Kendisine ‘maziyi hatırlatacak bir bina, bir anıt, bir ses arıyor’. Güvercin dolu Yeni Cami, Unkapanı Köprüsü. Belki bir yararı olur diye gazinoda dans bile ederler. Geçmişi hatırlamasına değil ama yakınlaşmalarına faydası olur. ‘Hatari!’deki (1962) ‘The Sounds of Hatari’ (Henry Mancini) ve sonra ‘Goldfinger’daki (1964) ‘The Arrival of the Bomb and Count Down’ (John Barry). O sırada yüzünü göremediğimiz kocaman yüzüklü biri Ayten’i izliyordu. Korku içindeki genç kız yazdığı mektubu bir anahtarla ‘Tarık’ın odasına bırakır; “Adını değiştirmekle, hafıza kaybı numarasıyla ölümden kurtulamazsın. Ammar’ı gördüm. Peşimden geldi. Tarabya Oteli’nde 330 numaralı odada (kitapta Acton-Plaza’daki 944 numaralı dairede) saklanıyorum. Hissemi getir. Kaçacağım buralardan.” ‘Theme From Hatari!’ (1962) (Mancini). Vakit kaybetmeden otele gider. Ne yazık ki striptizci çoktan öldürülmüştü. Hem de aynı yöntemle, boğazı kesilerek. Kahramanımız Refik’i ziyaret ettiği bir gün üzerinde KSO 2301 (romanda KCLSK-sf. 69-) yazılı bu anahtarın neye yaradığını öğrenecektir. İş Bankası, Sirkeci Şubesi’nde Ayten’e ait 2301 numaralı kasayı açıyormuş. ‘Tarık’, Hülya’nın durumunu zorlaştırmamak için evden ayrılır. Gündüzleri Kont Otel’de geceleri ise Haliç’te kiraladığı bir yerde kalıyor. Böylece ‘kıstırılmak, baskına uğramak tehlikesi yokmuş’. Bu arada bıçak konusundaki becerisine tanık oluruz. Bıçakçılar Çarşısı’nda bilgisiyle dükkân sahibini bile hayran bırakır. Romanda İsveç, filmde halis Bursa çeliğinden bir bıçak seçiyor. Polis, Ayten’in geçmişini incelerken bir isme daha ulaşmış; ‘Orhan’. Adresi, Nişantaşı, Ihlamur Sokak, 13 numaralı apartman. ‘Death of Tilley’ (1964) (Barry). Kahramanımız burada çok önemli bir şey bulur. Arkasında kendi el yazısıyla “Salı günü saat 10’da” (romanda ‘Salı sabahı saat 10’) yazılı bir işhanı resmi. El Seyit’in çetesinden Danyal Topatan da evdeydi. Polis gelince kendisini balkondan atıp intihar ediyor. İşhanında isminin ‘Tarık’ değil ‘Orhan’ olduğu anlaşılır. ‘Yün, yapağı, kenevir ve madenler ile uğraşan dünyaca ünlü Tacir Nakliyat’ın İstanbul Şubesi müdürüymüş’. Sekreteri Cevhere de korku içindeydi. Kahramanımız, sonradan öğreneceğimiz bir nedenle, paraları alıp ortadan kaybolunca ortağı Ammar, zavallı kadını işkence ile konuşturmak istemiş. Tırnaklarını sökmüşler. [Vic’in adı şimdi Howard Wainwright. Fakat bu da değişiyor. Rommel’in Kuzey Afrika ordularında görevli Albay Hans Horstman olduğunu sonradan anlayacağız.] Olayların gelişmesi çok hızlı. Refik ve Cevhere öldürülmüş. Seyfettin, şaka yollu “Sana selam verenler dahi ölüyor artık. Kendimden de korkmaya başladım” diyor. ‘Orhan’, Haliç Antrepo’da yaptığı araştırmada El Seyit çetesinin ne iş yaptığını bulur; Silah kaçakçılığı. ‘Lawrence of Arabia’daki (1962) ‘The Miracle’ (Maurice Jarre) ve ‘Goldfinger’daki (1964) “Pussy Galore’s Flying Circus” (John Barry). Banka ve kiralık kasa için yardımına yine Hülya yetişir. Ayten’in imzasını kusursuz bir şekilde atması ve mücevher dolu kasanın açılması bu melodilerle. Kasadan çıkan ‘iğrenç servet’, silah kaçakçılığından elde edilmiş. Aracıların kazancı böyleyse, üreticilerinki nasıldır acaba? Orhan geçmişini hâlâ anımsamıyor. Kendisini kötü bir insan zannediyor; “Kimbilir ne karanlık işler yaparak burdan Lejyon’a kaçmış sonra da orda ölen bir arkadaşımın ismini almışım. Araplara esir düşmüş daha sonra da Onlarla bir olmuşum. İnsan satan (romandaki ‘köle ticareti’ filmde bu iki sözcükle geçiştirilmiş), dünyanın her yerine silah kaçıran bir şebekenin İstanbul’daki adamı olmuşum. Bu servet işte o işlerin bedeli. Masum kanıyla, masum canıyla kazanılmış. Tacir Nakliyat Şirketi asıl işi örten bir paravana. Ama sonra o şirkete de kazık atmışım. Paraları mücevhere çevirmişim Ayten’le. Bulmuşlar beni, vurmuşlar palayı.” Film biterken ‘Orhan’ın aslında çok dürüst bir insan olduğunu öğreneceğiz. Şirketteki kaçakçılığı fark edince karşı çıkmış. Başına bunlar gelmiş. Bu sırada El Seyit bir çılgınlık yapıp Hülya’yı kaçırır. Serbest bırakmak için mücevherleri istiyor. ‘Lawrence of Arabia’daki (1962) “Sun’s Anvil” ve ‘Overture’ (Maurice Jarre). Şafak sökerken, ‘Orhan’ sevdiğini kurtarıp çetenin icabına bakmıştı. El Seyit’i makineli tüfekle (kitapta bıçak atarak) öldürür. Ancak ‘Vic’ pek şanslı değil. İlk yaralanmasından bir yıl sonra ikinci pala darbesiyle yaşamını yitiriyor. ‘From Russia With Love’daki (1963) ‘Girl Trouble’ (Barry) ve ‘Goldfinger’daki (1964) ‘Bond Back in Action Again’ (2.55-3.00 arası) (Barry). Köprünün, silah deposunun ve mücevherlerin peş peşe üç bomba ile uçtuğu sahne. Orhan; “Şu kâğıtlar, şu taş parçaları için binlerce masum cana kıydın. Sattığın silahlarla ölen çocukların, anaların, babaların çığlıklarını duymuyor musun? Duyamazsın! Çünkü kulakların da kalbin de sağır senin. Gözlerin kör El Seyit. Hadi avuçla ama unutma ki bu kanlı servetle gebereceksin.” Tanrı buyruklarına, kanunlara, okul, kitap ve filmlerdeki iyi niyetli öğütlere rağmen her türlü kötülüğün çığ gibi büyümesi nedendir? Yazar, 126. sayfada “Bildiğim bir şey varsa, o da her insanın, bütün insanlığın bir mahsulü olduğuydu. İnsan on bin dededen intikal ede ede bugüne kadar gelmiş bir tohumdu ve hali, faziletleri ve kötülükleri de geçmişin bir eseriydi” diyor. Acaba en başta bir aksama mı oldu? (Yazan: Murat Çelenligil) Oyuncular: Ayhan Işık, Sevda Ferdağ, Gloria Lee, Ali Şen, Nurhan Nur, Yılmaz Gruda, Hasan Ceylan, Hüseyin Zan, Zeki Tüney, Ali Ekdal
İsrail Belgeseli - British Pathé (1966) 07:32
İsrail Belgeseli - British Pathé (1966) 434 izlenme - 2 yıl önce Belgesel israilin dogasını yerlerini insanlarını anlatıyor insanların mutlu oldukları gözlerinden belli oluyor keşke bizde böyle mutlu olabilsek.
İntikam Uğruna - Selda Alkor & Cüneyt Arkın (1966) 01:49
İntikam Uğruna - Selda Alkor & Cüneyt Arkın (1966) 646 izlenme - 2 yıl önce 1966 yapımı bir uyarlama filmi olan, başrollerini Cüneyt Arkın ve Selda Alkor'un paylaştığı İntikam Uğruna filminin en iyi sahnesi. Sahne de birbirine aşık olan Sedat ile Semra'nın; yıllardır aradığımız ve yakın zamanda deşifre edip dün alkışlarla yaşıyorum bandrolü ile nette ilk yayınını yaptığımız muhteşem melodi eşliğinde konuşmaları karşınızda efendim. Melodi için: http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/94484/franck-pourcel-elle-etait-belle-pourtant-intikam-ugruna-1966
grand prix 03:59
grand prix 1.481 izlenme - 6 yıl önce
Closely Watched Trains (1966) Fragman 01:53
Closely Watched Trains (1966) Fragman 442 izlenme - 2 yıl önce 1966 yapımı Çekoslovakya filmi Sıkı Gözetlenen Trenler (Closely Watched Trains, Ostre Sledované Vlaky) Criterion DVD fragmanı. Film, Bohumil Hrabal'ın senaryosundan uyarlandı. Film Sıkı Denetlenen Filmler, Sıkı Kontrol Edilen Trenler isimleriyle de biliniyor.
Manos: The Hands Of Fate (1966) Film Sahnesi 02:20
Manos: The Hands Of Fate (1966) Film Sahnesi 14 izlenme - 3 hafta önce 1966 yapımı Manos: The Hands of Fate filminin restore versiyonundan bir sahne. Filmi Harold P. Warren yönetiyor.
Görevimiz Tehlike – Mission: Impossible (1966) 04:13
Görevimiz Tehlike – Mission: Impossible (1966) 353 izlenme - 1 yıl önce Yönetmenliğini Paul Krasny ve Barry Crane'nın yaptığı, oyuncuları arasında Greg Morris, Peter Lupus,Peter Graves,Barbara Bain,Martin Landau, Jesse Vint, Jessica Walter gibi isimlerin bulunduğu dizinin her bölümü, James Phelps’in görevini söyledikten sonra kendini imha eden plak ile başlıyordu. 1966 -73 yılları arasında ülkemizde ve tüm dünyada fırtınalar estiren dizinin aldığı çeşitli ödüller ise: 1971 Altın Küre En iyi Aktör Peter Graves, 1968 Altın Küre En iyi Tv Programı, 1968 Altın Küre En iyi erkek star Martin Landau, 1969 Emmy En iyi devamlı kadın başrol oyuncusu Barbara Bain, 1968 Emmy En iyi devamlı kadın başrol oyuncusu Barbara Bain, 1967 Emmy En iyi devamlı kadın başrol oyuncusu Barbara Bain, 1967 Emmy En seçkin dramatik dizi, 1967 Emmy En seçkin eser Bruce Geller.
Mahzuni Şerif - Daha Körpe İken Kırma Dalımı (1966) 05:02
Mahzuni Şerif - Daha Körpe İken Kırma Dalımı (1966) 516 izlenme - 1 yıl önce Mahzuni Şerif - Daha Körpe İken Kırma Dalımı (Özel Kayıt - 1966) 10 Temmuz 1966, Fikret Otyam'ın evi. Aşık Mahsuni çalıyor ve söylüyor. Gece saat 22:15 Daha körpe iken kırma dalımı, Akar gözlerimden yaş gelir geçer. Dünyanın zevkinden çekme elimi, Mevsim bahar oldu kış gelir geçer. Seherde naz eder menevşe sümbül, Gör ne hale düşer divane bülbül, Boşuna ağlayıp gam yeme gönül, Cahilin kârıdır taş gelir geçer. Her vücut götürmez bu kadar zehri, Akan çaylar bulur sonunda bahri, Tükenmez dünyanın sitemi, kahrı, O da aşıklara hoş gelir geçer. Geçti geçen günler bize ne fayda, . . . (Ne yazık ki eksik bir kayıt.)