Hoşgeldiniz!

40 yaşındasın

Dursun Ali Erzincanlı - 40 Yaşındasın 09:36
Dursun Ali Erzincanlı - 40 Yaşındasın 86.644 izlenme - 3 yıl önce Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in Hayatını Cok Gözel Bir Şekilde Anlatan Bir Naat.
Dursun Ali Erzincanlı - 40 Yaşındasın 09:03
Dursun Ali Erzincanlı - 40 Yaşındasın 80.569 izlenme - 4 yıl önce "Kanalımıza ait diğer videolara ulaşmak ve güncel içerikleri takip etmek için www.izlesene.com/cevid kanalımıza göz atabilir ve abone olabilirsiniz. Keyifli seyirler..."
Dursun Ali Erzincanlı - 40 Yaşındasın Şiiri ,dinle,ilahi Dinle,ilahiler Dinle,ilahi,www.ilah.net 09:36
Dursun Ali Erzincanlı - 40 Yaşındasın Şiiri ,dinle,ilahi Dinle,ilahiler Dinle,ilahi,www.ilah.net 36.568 izlenme - 2 yıl önce Dursun Ali Erzincanlı 40 Yaşındasın.
40 Yaşındasın şiir 07:30
40 Yaşındasın şiir 12.138 izlenme - 4 yıl önce 40 Yaşındasın
KIRK YAŞINDASIN - DURSUN ALİ ERZİNCANLI 09:32
KIRK YAŞINDASIN - DURSUN ALİ ERZİNCANLI 14.574 izlenme - 2 yıl önce Dursun Ali Erzincanlı'dan Dinlemeye Doyamayacağınız Muhteşem Bir Şiir Dursun Ali Erzincanli - 40 Yaşındasın Şiir Sözleri Rahmetini umarak Günahkar bir dille; Allah azze ve celle Ya rasulallah, Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden, Kalbimizden seyrediyoruz seni. İşte Bir yaşındasın, Beni sa'd yurdundasın Sana süt anne olmadı kadınlar Bu yüzden dargın bulutlar Bir damla yağmur indirmiyor Kıtlık hüküm sürüyor beni sa'd yurdunda Minicik bir bulut var gökyüzünde Sana aşık... Ayrılmıyor başucundan Ve insanlar yağmur duasında... Hz.halime kucağına alıyor seni Yeryüzünde bir gölgelik...seni güneşten korumak için Oysa minicik bulut gökyüzünde Sana meftun, sana kilitli... Ve dua eden rahibin kucağındasın Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da Ama sen unutmuyorsun Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun O minicik bulut ilişiyor bakışlarına Büyüyor, büyüyor... Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini Çoğusu bilmiyor seni... Altı yaşındasın Medine-i münevvere yolundasın Yanında aziz annen ve ümmü eymen Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında Sonra yolda, ebva'da öksüzlük karşılıyor seni Mekke'ye annesiz giriyorsun Abdulmuttalip bir başka seviyor seni Ebu talip bir başka seviyor Ya rasulallah Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında Onlar anne deyince sen yere mi bakardın Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı ebva'ya Kaç gece anne diye hıçkırdın Efendim! Senin yerine de anne dedik annemize Senin yerine de baba dedik Yirmi beş yaşındasın Ve bambaşkasın Kimse sana denk değil Şefkat yayıyor kokun Güven veriyor sesin Sen muhammed-ül emin' sin Otuz üç yaşındasın Dalga dalga rahmet var Otuz beş yaşındasın Hadi gel bekletme yar İniltiler çalıyor kapısını göklerin Hadi gel bekletme yar Sinesi çatlayacak rasul bekleyenlerin... Hadi gel ey yâr! Nurdağına davet var İşte Kırk yaşındasın Hira nur dağındasın Cibril iniyor göklerden Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan " ah! " sın Karanlık gecelerimize sabahsın Sen nebiyullahsın Sen habibullahsın Sen rasulullahsın Niye incittilerki seni sultanım Niye işkence yaptılarki sana Ebu talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar Himayesiz kaldın diye mi Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne " amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin " diyişin Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza Başına pislikler saçılıyor Başlar feda o mübarek başına Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar Biri koşuyor mekke sokaklarından sana doğru Biri koşuyor ama sanki yere inmiş arş-ı Âla " bu koşan kimdir " diye bir soru dolaşıyor boşlukta Bu koşan kim? Ve cevap veriyor biri: Muhammed' in kızı fatımatüz-zehra Velilerin anası... Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın Sana yeryüzünde en çok benzeyen Gülmesi sen, ağlaması sen " ağlama kızım " diyişin geliyor aklımıza Niye çıkardılar ki yurdundan seni Himayesiz kaldın diye mi Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni Seni yetim bulup barındıranı Seni alemlere rahmet kılanı Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun "seni bizim elimizden kim kurtaracak" diyorlardı Sen, Sen " allah! " diyordun Allah azze ve celle Semayı haşyet kaplıyordu Sen " allah! " diyordun Arş-ı Âla titriyordu Bedir' de " allah! " diyordun Üç bin melek iniyordu alaca atlarda Yüz yirmi beş bin sahabi : " anam babam sana feda olsun " diyordu Ya rasulallah Medine-i münevvere sokaklarında yürüyordun Neccar oğulları'nın küçük kızları seni görünce Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi " beni seviyor musunuz " diye sormuştun onlara " seni çok seviyoruz ya habiballah " demişlerdi Sen de: " allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum" demiştin Bu gün yaşayan gençler var Neccar oğulları'nın kızları diğil belki Ama seni onlar da çok seviyor Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar Senden başka kimseleri yok Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun Altmış üç yaşındasın Refik-i Âla duasındasın Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu Kenarları beyazdı Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın Ve mübarek ellerini dizine vurarak : " görüyor musunuz ne kadar güzel " demiştin Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti : " anam babam sana feda olsun ya rasulallah, onu bana ver " Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile İstendiğinde katiyyen " hayır " demediğini bile bile " peki " dedin o zata Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı Aynı cübbeden yine yine diktiler Ama giyinmek nasip olmadı Haberler uçurmuştun ebu hureyre' nin diliyle : " benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne evladımız olsaydı diyecekler " Ve hz. enes ile paylaşmıştın özlemini " beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim" Sultanım! Ey medine minberinde " ümmeti, ümmeti " diye hüznü giyen sevgili Ey mekke mihrabında alemler hesabına " allah! " diyen sevgili Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik Rabbinden bize ne getirdi isen amenna Duyduk, itaat ettik Ya rasulallah Sen hâlâ kırk yaşındasın Ve hâlâ ümmetinin başındasın...
40 yaşındasın 10:14
40 yaşındasın 10.308 izlenme - 7 yıl önce
40 yaşındasın şiir dursun ali erzincanlı. 09:14
40 yaşındasın şiir dursun ali erzincanlı. 5.126 izlenme - 5 yıl önce
Dursun Ali Erzincanlı - 40 Yaşındasın 10:16
Dursun Ali Erzincanlı - 40 Yaşındasın 1.733 izlenme - 2 yıl önce Rahmetini umarak Günahkar bir dille; Allah azze ve celle Ya rasulallah, Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden, Kalbimizden seyrediyoruz seni. ...... Al... Şarkı Sözleri (lyrics): Rahmetini umarak Günahkar bir dille; Allah Azze ve Celle Ya Rasulallah, Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden, Kalbimizden seyrediyoruz seni. İşte Bir yaşındasın, Beni Sa'd yurdundasın Sana süt anne olmadı kadınlar Bu yüzden dargın bulutlar Bir damla yağmur indirmiyor Kıtlık hüküm sürüyor Beni Sa'd yurdunda Minicik bir bulut var gökyüzünde Sana aşık... Ayrılmıyor başucundan Ve insanlar yağmur duasında... Hz.Halime kucağına alıyor seni Yüzünde bir gölgelik...Seni güneşten korumak için Oysa minicik bulut gökyüzünde Sana meftun, sana kilitli... Ve dua eden rahibin kucağındasın Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da Ama sen unutmuyorsun Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun O minicik bulut ilişiyor bakışlarına Büyüyor, büyüyor... Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini Çoğusu bilmiyor seni... Altı yaşındasın Medine-i Münevvere yolundasın Yanında aziz annen ve Ümmü Eymen Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında Sonra yolda, Ebva'da öksüzlük karşılıyor seni Mekke'ye annesiz giriyorsun Abdulmuttalip bir başka seviyor seni Ebu Talip bir başka seviyor Ya Rasulallah Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında Onlar anne deyince sen yere mi bakardın Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı Ebva'ya Kaç gece anne diye hıçkırdın Efendim! Senin yerine de anne dedik annemize Senin yerine de baba dedik Yirmi beş yaşındasın Ve bambaşkasın Kimse sana denk değil Şefkat yayıyor kokun Güven veriyor sesin Sen Muhammed-ül Emin' sin Otuz üç yaşındasın Dalga dalga rahmet var Otuz beş yaşındasın Hadi gel bekletme yar İniltiler çalıyor kapısını göklerin Hadi gel bekletme yar Sinesi çatlayacak Rasul bekleyenlerin... Hadi gel ey Yâr! Nurdağına davet var İşte Kırk yaşındasın Hira Nur dağındasın Cibril iniyor göklerden Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan ' Ah! ' sın Karanlık gecelerimize sabahsın Sen Nebiyullahsın Sen Habibullahsın Sen Rasulullahsın Niye incittilerki seni sultanım Niye işkence yaptılarki sana Ebu Talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar Himayesiz kaldın diye mi Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne ' Amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin ' diyişin Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza Başına pislikler saçılıyor Başlar feda o mübarek başına Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar Biri koşuyor Mekke sokaklarından sana doğru Biri koşuyor ama sanki yere inmiş Arş-ı Âla ' Bu koşan kimdir ' diye bir soru dolaşıyor boşlukta Bu koşan kim? Ve cevap veriyor biri: Muhammed' in kızı Fatımatüz-Zehra Velilerin anası... Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın Sana yeryüzünde en çok benzeyen Gülmesi sen, ağlaması sen ' Ağlama kızım ' diyişin geliyor aklımıza Niye çıkardılar ki yurdundan seni Himayesiz kaldın diye mi Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni Seni yetim bulup barındıranı Seni alemlere rahmet kılanı Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun 'Seni bizim elimizden kim kurtaracak' diyorlardı Sen, Sen ' Allah! ' diyordun Allah Azze ve Celle Semayı haşyet kaplıyordu Sen ' Allah! ' diyordun Arş-ı Âla titriyordu Bedir' de ' Allah! ' diyordun Üç bin melek iniyordu alaca atlarda Yüz yirmi beş bin sahabi: ' Anam babam sana feda olsun ' diyordu Ya Rasulallah Medine-i Münevvere sokaklarında yürüyordun Neccar Oğulları'nın küçük kızları seni görünce Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi ' Beni seviyor musunuz ' diye sormuştun onlara ' Seni çok seviyoruz Ya Habiballah ' demişlerdi Sen de: ' Allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum' demiştin Bu gün yaşayan gençler var Neccar Oğulları'nın kızları diğil belki Ama seni onlar da çok seviyor Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar Senden başka kimseleri yok Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun Altmış üç yaşındasın Refik-i Âla duasındasın Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu Kenarları beyazdı Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın Ve mübarek ellerini dizine vurarak: ' Görüyor musunuz ne kadar güzel ' demiştin Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti: ' Anam babam sana feda olsun ya Rasulallah, onu bana ver ' Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile İstendiğinde katiyyen ' hayır ' demediğini bile bile ' Peki ' dedin o zata Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı Aynı cübbeden yine yine diktirdiler Ama giyinmek nasip olmadı Haberler uçurmuştun Ebu Hureyre' nin diliyle: ' Benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne de evladımız olsaydı diyecekler ' Ve Hz. Enes ile paylaşmıştın özlemini ' Beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim' Sultanım! Ey Medine minberinde ' ümmeti, ümmeti ' diye hüznü giyen sevgili Ey Mekke mihrabında alemler hesabına ' Allah! ' diyen sevgili Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik Rabbinden bize ne getirdi isen amenna Duyduk, itaat ettik Ya Rasulallah Sen hâlâ kırk yaşındasın Ve hâlâ ümmetinin başındasın...
Küçük Seher'den '40 Yaşındasın' Şiiri 10:15
Küçük Seher'den '40 Yaşındasın' Şiiri 1.825 izlenme - 3 yıl önce "Lale Bahçesi, Serdar Tuncer "
40 Yaşındasın MHTOKMAK 08:26
40 Yaşındasın MHTOKMAK 362 izlenme - 1 yıl önce 40 Yaşındasın şiirinin en güzel yorumu
40 Yaşındasın Şiiri 09:28
40 Yaşındasın Şiiri 1.055 izlenme - 2 yıl önce 40 Yaşındasın Şiiri Sudenaz Arslan tarafından okunuyor
Dursun Ali Erzincanlı - 40 Yaşındasın 09:36
Dursun Ali Erzincanlı - 40 Yaşındasın 1.014 izlenme - 2 yıl önce 40 Yaşındasın... Rahmetini umarak Günahkar bir dille; Allah Azze ve Celle Ya Rasulallah, Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden, Kalbimizden seyrediyoruz seni. İşte Bir yaşındasın, Beni Sa'd yurdundasın Sana süt anne olmadı kadınlar Bu yüzden dargın bulutlar Bir damla yağmur indirmiyor Kıtlık hüküm sürüyor Beni Sa'd yurdunda Minicik bir bulut var gökyüzünde Sana aşık... Ayrılmıyor başucundan Ve insanlar yağmur duasında... Hz.Halime kucağına alıyor seni Yeryüzünde bir gölgelik...Seni güneşten korumak için Oysa minicik bulut gökyüzünde Sana meftun, sana kilitli... Ve dua eden rahibin kucağındasın Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da Ama sen unutmuyorsun Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun O minicik bulut ilişiyor bakışlarına Büyüyor, büyüyor... Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini Çoğusu bilmiyor seni... Altı yaşındasın Medine-i Münevvere yolundasın Yanında aziz annen ve Ümmü Eymen Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında Sonra yolda, Ebva'da öksüzlük karşılıyor seni Mekke'ye annesiz giriyorsun Abdulmuttalip bir başka seviyor seni Ebu Talip bir başka seviyor Ya Rasulallah Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında Onlar anne deyince sen yere mi bakardın Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı Ebva'ya Kaç gece anne diye hıçkırdın Efendim! Senin yerine de anne dedik annemize Senin yerine de baba dedik Yirmi beş yaşındasın Ve bambaşkasın Kimse sana denk değil Şefkat yayıyor kokun Güven veriyor sesin Sen Muhammed-ül Emin' sin Otuz üç yaşındasın Dalga dalga rahmet var Otuz beş yaşındasın Hadi gel bekletme yar İniltiler çalıyor kapısını göklerin Hadi gel bekletme yar Sinesi çatlayacak Rasul bekleyenlerin... Hadi gel ey Yâr! Nurdağına davet var İşte Kırk yaşındasın Hira Nur dağındasın Cibril iniyor göklerden Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan ' Ah! ' sın Karanlık gecelerimize sabahsın Sen Nebiyullahsın Sen Habibullahsın Sen Rasulullahsın Niye incittilerki seni sultanım Niye işkence yaptılarki sana Ebu Talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar Himayesiz kaldın diye mi Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne ' Amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin ' diyişin Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza Başına pislikler saçılıyor Başlar feda o mübarek başına Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar Biri koşuyor Mekke sokaklarından sana doğru Biri koşuyor ama sanki yere inmiş Arş-ı Âla ' Bu koşan kimdir ' diye bir soru dolaşıyor boşlukta Bu koşan kim? Ve cevap veriyor biri: Muhammed' in kızı Fatımatüz-Zehra Velilerin anası... Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın Sana yeryüzünde en çok benzeyen Gülmesi sen, ağlaması sen ' Ağlama kızım ' diyişin geliyor aklımıza Niye çıkardılar ki yurdundan seni Himayesiz kaldın diye mi Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni Seni yetim bulup barındıranı Seni alemlere rahmet kılanı Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun 'Seni bizim elimizden kim kurtaracak' diyorlardı Sen, Sen ' Allah! ' diyordun Allah Azze ve Celle Semayı haşyet kaplıyordu Sen ' Allah! ' diyordun Arş-ı Âla titriyordu Bedir' de ' Allah! ' diyordun Üç bin melek iniyordu alaca atlarda Yüz yirmi beş bin sahabi: ' Anam babam sana feda olsun ' diyordu Ya Rasulallah Medine-i Münevvere sokaklarında yürüyordun Neccar Oğulları'nın küçük kızları seni görünce Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi ' Beni seviyor musunuz ' diye sormuştun onlara ' Seni çok seviyoruz Ya Habiballah ' demişlerdi Sen de: ' Allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum' demiştin Bu gün yaşayan gençler var Neccar Oğulları'nın kızları diğil belki Ama seni onlar da çok seviyor Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar Senden başka kimseleri yok Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun Altmış üç yaşındasın Refik-i Âla duasındasın Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu Kenarları beyazdı Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın Ve mübarek ellerini dizine vurarak: ' Görüyor musunuz ne kadar güzel ' demiştin Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti: ' Anam babam sana feda olsun ya Rasulallah, onu bana ver ' Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile İstendiğinde katiyyen ' hayır ' demediğini bile bile ' Peki ' dedin o zata Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı Aynı cübbeden yine yine diktiler Ama giyinmek nasip olmadı Haberler uçurmuştun Ebu Hureyre' nin diliyle: ' Benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne evladımız olsaydı diyecekler ' Ve Hz. Enes ile paylaşmıştın özlemini ' Beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim' Sultanım! Ey Medine minberinde ' ümmeti, ümmeti ' diye hüznü giyen sevgili Ey Mekke mihrabında alemler hesabına ' Allah! ' diyen sevgili Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik Rabbinden bize ne getirdi isen amenna Duyduk, itaat ettik Ya Rasulallah Sen hâlâ kırk yaşındasın Ve hâlâ ümmetinin başındasın...
40 Yaşındasın-Dursun Ali Erzincanlı 09:37
40 Yaşındasın-Dursun Ali Erzincanlı 2.152 izlenme - 4 yıl önce Dursun Ali Erzincanli - 40 Yaşındasın Şiir Sözleri Rahmetini umarak Günahkar bir dille; Allah azze ve celle Ya rasulallah, Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden, Kalbimizden seyrediyoruz seni. İşte Bir yaşındasın, Beni sa'd yurdundasın Sana süt anne olmadı kadınlar Bu yüzden dargın bulutlar Bir damla yağmur indirmiyor Kıtlık hüküm sürüyor beni sa'd yurdunda Minicik bir bulut var gökyüzünde Sana aşık... Ayrılmıyor başucundan Ve insanlar yağmur duasında... Hz.halime kucağına alıyor seni Yeryüzünde bir gölgelik...seni güneşten korumak için Oysa minicik bulut gökyüzünde Sana meftun, sana kilitli... Ve dua eden rahibin kucağındasın Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da Ama sen unutmuyorsun Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun O minicik bulut ilişiyor bakışlarına Büyüyor, büyüyor... Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini Çoğusu bilmiyor seni... Altı yaşındasın Medine-i münevvere yolundasın Yanında aziz annen ve ümmü eymen Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında Sonra yolda, ebva'da öksüzlük karşılıyor seni Mekke'ye annesiz giriyorsun Abdulmuttalip bir başka seviyor seni Ebu talip bir başka seviyor Ya rasulallah Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında Onlar anne deyince sen yere mi bakardın Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı ebva'ya Kaç gece anne diye hıçkırdın Efendim! Senin yerine de anne dedik annemize Senin yerine de baba dedik Yirmi beş yaşındasın Ve bambaşkasın Kimse sana denk değil Şefkat yayıyor kokun Güven veriyor sesin Sen muhammed-ül emin' sin Otuz üç yaşındasın Dalga dalga rahmet var Otuz beş yaşındasın Hadi gel bekletme yar İniltiler çalıyor kapısını göklerin Hadi gel bekletme yar Sinesi çatlayacak rasul bekleyenlerin... Hadi gel ey yâr! Nurdağına davet var İşte Kırk yaşındasın Hira nur dağındasın Cibril iniyor göklerden Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan " ah! " sın Karanlık gecelerimize sabahsın Sen nebiyullahsın Sen habibullahsın Sen rasulullahsın Niye incittilerki seni sultanım Niye işkence yaptılarki sana Ebu talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar Himayesiz kaldın diye mi Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne " amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin " diyişin Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza Başına pislikler saçılıyor Başlar feda o mübarek başına Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar Biri koşuyor mekke sokaklarından sana doğru Biri koşuyor ama sanki yere inmiş arş-ı Âla " bu koşan kimdir " diye bir soru dolaşıyor boşlukta Bu koşan kim? Ve cevap veriyor biri: Muhammed' in kızı fatımatüz-zehra Velilerin anası... Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın Sana yeryüzünde en çok benzeyen Gülmesi sen, ağlaması sen " ağlama kızım " diyişin geliyor aklımıza Niye çıkardılar ki yurdundan seni Himayesiz kaldın diye mi Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni Seni yetim bulup barındıranı Seni alemlere rahmet kılanı Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun "seni bizim elimizden kim kurtaracak" diyorlardı Sen, Sen " allah! " diyordun Allah azze ve celle Semayı haşyet kaplıyordu Sen " allah! " diyordun Arş-ı Âla titriyordu Bedir' de " allah! " diyordun Üç bin melek iniyordu alaca atlarda Yüz yirmi beş bin sahabi : " anam babam sana feda olsun " diyordu Ya rasulallah Medine-i münevvere sokaklarında yürüyordun Neccar oğulları'nın küçük kızları seni görünce Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi " beni seviyor musunuz " diye sormuştun onlara " seni çok seviyoruz ya habiballah " demişlerdi Sen de: " allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum" demiştin Bu gün yaşayan gençler var Neccar oğulları'nın kızları diğil belki Ama seni onlar da çok seviyor Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar Senden başka kimseleri yok Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun Altmış üç yaşındasın Refik-i Âla duasındasın Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu Kenarları beyazdı Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın Ve mübarek ellerini dizine vurarak : " görüyor musunuz ne kadar güzel " demiştin Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti : " anam babam sana feda olsun ya rasulallah, onu bana ver " Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile İstendiğinde katiyyen " hayır " demediğini bile bile " peki " dedin o zata Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı Aynı cübbeden yine yine diktiler Ama giyinmek nasip olmadı Haberler uçurmuştun ebu hureyre' nin diliyle : " benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne evladımız olsaydı diyecekler " Ve hz. enes ile paylaşmıştın özlemini " beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim" Sultanım! Ey medine minberinde " ümmeti, ümmeti " diye hüznü giyen sevgili Ey mekke mihrabında alemler hesabına " allah! " diyen sevgili Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik Rabbinden bize ne getirdi isen amenna Duyduk, itaat ettik Ya rasulallah Sen hâlâ kırk yaşındasın Ve hâlâ ümmetinin başındasın...
Dursun Ali Erzincanlı - 40 Yaşındasın 09:36
Dursun Ali Erzincanlı - 40 Yaşındasın 874 izlenme - 2 yıl önce Rahmetini umarak Günahkar bir dille; Allah azze ve celle Ya rasulallah, Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden, Kalbimizden seyrediyoruz seni. İşte Bir yaşındasın, Beni sa'd yurdundasın Sana süt anne olmadı kadınlar Bu yüzden dargın bulutlar Bir damla yağmur indirmiyor Kıtlık hüküm sürüyor beni sa'd yurdunda Minicik bir bulut var gökyüzünde Sana aşık... Ayrılmıyor başucundan Ve insanlar yağmur duasında... Hz.halime kucağına alıyor seni Yeryüzünde bir gölgelik...seni güneşten korumak için Oysa minicik bulut gökyüzünde Sana meftun, sana kilitli... Ve dua eden rahibin kucağındasın Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da Ama sen unutmuyorsun Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun O minicik bulut ilişiyor bakışlarına Büyüyor, büyüyor... Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini Çoğusu bilmiyor seni... Altı yaşındasın Medine-i münevvere yolundasın Yanında aziz annen ve ümmü eymen Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında Sonra yolda, ebva'da öksüzlük karşılıyor seni Mekke'ye annesiz giriyorsun Abdulmuttalip bir başka seviyor seni Ebu talip bir başka seviyor Ya rasulallah Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında Onlar anne deyince sen yere mi bakardın Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı ebva'ya Kaç gece anne diye hıçkırdın Efendim! Senin yerine de anne dedik annemize Senin yerine de baba dedik Yirmi beş yaşındasın Ve bambaşkasın Kimse sana denk değil Şefkat yayıyor kokun Güven veriyor sesin Sen muhammed-ül emin' sin Otuz üç yaşındasın Dalga dalga rahmet var Otuz beş yaşındasın Hadi gel bekletme yar İniltiler çalıyor kapısını göklerin Hadi gel bekletme yar Sinesi çatlayacak rasul bekleyenlerin... Hadi gel ey yâr! Nurdağına davet var İşte Kırk yaşındasın Hira nur dağındasın Cibril iniyor göklerden Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan " ah! " sın Karanlık gecelerimize sabahsın Sen nebiyullahsın Sen habibullahsın Sen rasulullahsın Niye incittilerki seni sultanım Niye işkence yaptılarki sana Ebu talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar Himayesiz kaldın diye mi Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne " amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin " diyişin Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza Başına pislikler saçılıyor Başlar feda o mübarek başına Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar Biri koşuyor mekke sokaklarından sana doğru Biri koşuyor ama sanki yere inmiş arş-ı Âla " bu koşan kimdir " diye bir soru dolaşıyor boşlukta Bu koşan kim? Ve cevap veriyor biri: Muhammed' in kızı fatımatüz-zehra Velilerin anası... Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın Sana yeryüzünde en çok benzeyen Gülmesi sen, ağlaması sen " ağlama kızım " diyişin geliyor aklımıza Niye çıkardılar ki yurdundan seni Himayesiz kaldın diye mi Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni Seni yetim bulup barındıranı Seni alemlere rahmet kılanı Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun "seni bizim elimizden kim kurtaracak" diyorlardı Sen, Sen " allah! " diyordun Allah azze ve celle Semayı haşyet kaplıyordu Sen " allah! " diyordun Arş-ı Âla titriyordu Bedir' de " allah! " diyordun Üç bin melek iniyordu alaca atlarda Yüz yirmi beş bin sahabi : " anam babam sana feda olsun " diyordu Ya rasulallah Medine-i münevvere sokaklarında yürüyordun Neccar oğulları'nın küçük kızları seni görünce Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi " beni seviyor musunuz " diye sormuştun onlara " seni çok seviyoruz ya habiballah " demişlerdi Sen de: " allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum" demiştin Bu gün yaşayan gençler var Neccar oğulları'nın kızları diğil belki Ama seni onlar da çok seviyor Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar Senden başka kimseleri yok Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun Altmış üç yaşındasın Refik-i Âla duasındasın Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu Kenarları beyazdı Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın Ve mübarek ellerini dizine vurarak : " görüyor musunuz ne kadar güzel " demiştin Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti : " anam babam sana feda olsun ya rasulallah, onu bana ver " Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile İstendiğinde katiyyen " hayır " demediğini bile bile " peki " dedin o zata Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı Aynı cübbeden yine yine diktiler Ama giyinmek nasip olmadı Haberler uçurmuştun ebu hureyre' nin diliyle : " benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne evladımız olsaydı diyecekler " Ve hz. enes ile paylaşmıştın özlemini " beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim" Sultanım! Ey medine minberinde " ümmeti, ümmeti " diye hüznü giyen sevgili Ey mekke mihrabında alemler hesabına " allah! " diyen sevgili Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik Rabbinden bize ne getirdi isen amenna Duyduk, itaat ettik Ya rasulallah Sen hâlâ kırk yaşındasın Ve hâlâ ümmetinin başındasın...
40 Yaşındasın 07:30
40 Yaşındasın 337 izlenme - 2 yıl önce 40 Yaşındasın
Hadis-i Şerif - Dursun Ali Erzincanlı - 40 Yaşındasın 09:37
Hadis-i Şerif - Dursun Ali Erzincanlı - 40 Yaşındasın 801 izlenme - 2 yıl önce
Seher Çınar - 40 Yaşındasın (tv5 Gecesi Hd) 09:33
Seher Çınar - 40 Yaşındasın (tv5 Gecesi Hd) 345 izlenme - 2 yıl önce Seher Çınar - 40 Yaşındasın (dursun Ali Erzincanlı'ya Ait Naatı, Tv5 Gecesi'nde 2005 Yılında Canlı Olarak Seslendiren Minik Seher Çınar, Abdi İpekçi Spor Kompleksi'ni…
09:55
" 40 Yaşındasın " Dursun Ali Erzincanlı - Semerkand Tv 550 izlenme - 3 yıl önce " 40 Yaşındasın " Dursun Ali Erzincanlı - Semerkand Tv
40 Yaşındasın - Dursun Ali Erzincanlı 09:36
40 Yaşındasın - Dursun Ali Erzincanlı 197 izlenme - 2 yıl önce Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in Hayatını Cok Gözel Bir Şekilde Anlatan Bir Naat. Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in Hayatını Cok Gözel Bir Şekilde Anlatan Bir Naat.
40 Yaşındasın Şiiri - İrem Çiloğlu 07:54
40 Yaşındasın Şiiri - İrem Çiloğlu 182 izlenme - 2 yıl önce ( Zonguldak/Çaycuma) Perşembe Beldesi Koramanlar Köyü Şeyhler Mahallesi Camii Yaz Kur'an Kursu öğrencisi İrem Çiloğlu 40 yaşındasın şiirini okuyor.