Hoşgeldiniz!

Ahmet Telli Videoları

Selda Bağcan- gün biter gülüşün kalır bende 04:29
Selda Bağcan- gün biter gülüşün kalır bende 67.460 izlenme - 7 yıl önce ömrümüz ayrılıklar toplamıdır... çibildek gözlü, hüzün ve tebessümün birarada yakıştığı erkeklere...
Ahmet Telli - Ask Bitti 01:44
Ahmet Telli - Ask Bitti 23.431 izlenme - 7 yıl önce ahmet telli - ask bitti (alamut1@hotmail.de)
ahmet telli - gidersen yikilir bu kent 02:18
ahmet telli - gidersen yikilir bu kent 14.697 izlenme - 7 yıl önce ahmet telli - gidersen yikilir bu kent (alamut1@hotmail.de)
ahmet telli - su çürüdü 05:26
ahmet telli - su çürüdü 9.915 izlenme - 7 yıl önce ahmet telli - su çürüdü (alamut1@hotmail.de)
Ahmet Telli- Özletiyor Seni Bu Yağmurlar 01:56
Ahmet Telli- Özletiyor Seni Bu Yağmurlar 7.459 izlenme - 8 yıl önce canıma sevgiyle sevgiliye
Ahmet Telli - Çocuksun Sen 04:27
Ahmet Telli - Çocuksun Sen 6.765 izlenme - 7 yıl önce ahmet telli - çocuksun sen (alamut1@hotmail.de)
Ahmet Telli - Belki Yine Gelirim 04:23
Ahmet Telli - Belki Yine Gelirim 7.205 izlenme - 7 yıl önce ahmet telli - belki yine gelirim (alamut1@hotmail.de)
Ahmet Telli - Kayip Adresteki 04:58
Ahmet Telli - Kayip Adresteki 3.427 izlenme - 7 yıl önce ahmet telli - kayip adresteki: hic bir resmin tamamlayamadigi fotograflardaki eksilenlere...(alamut1@gotmail.de)
ahmet telli - asmin 01:24
ahmet telli - asmin 2.931 izlenme - 7 yıl önce ahmet telli - asmin (alamut1@hotmail.de)
Ahmet Telli - Kalbim Katlanma Bu Dünyaya 02:07
Ahmet Telli - Kalbim Katlanma Bu Dünyaya 3.264 izlenme - 7 yıl önce ahmet telli - kalbim katlanma bu dünyaya (alamut1@hotmail.de)
Geldim İşte - Ahmet Telli 02:34
Geldim İşte - Ahmet Telli 1.373 izlenme - 6 yıl önce
Ahmet Telli - Savrulan Külleri Ömrümüzün 02:48
Ahmet Telli - Savrulan Külleri Ömrümüzün 1.356 izlenme - 6 yıl önce ...bir kızın kocaman gözlerinde gördüm bulutların dağlara sessizce çöküşünü çocuksu susuşları gördüm kırılan sevinci ve kalbimi puslu yamaçlardaki pusulara saldım çobanlar çoktan inmişlerdi ovaya bense yapayalnız bir ağaçtım doruklarda harelenen sularda bir yanık kokusu ve uzun boyunlu bir kızın gülümseyişi ışık zamana bağlı zamansa onun kocaman gözleridir artık anladım tarih de yazılmaz bir aşkın sayfalarına düşmüyorsa gün yalnızdım yapraklarım dökülmüştü bir bir deryalara savrulup
Ahmet Telli - Soluk Soluga 10:59
Ahmet Telli - Soluk Soluga 2.208 izlenme - 7 yıl önce ahmet telli - soluk soluga (alamut1@hotmail.de)
ahmet telli - karda İzler 01:55
ahmet telli - karda İzler 1.348 izlenme - 7 yıl önce ahmet telli - karda İzler (alamut1@hotmail.de)
Grup Yorum - Sıyrılıp Gelen 04:41
Grup Yorum - Sıyrılıp Gelen 275 izlenme - 2 yıl önce Grubun 1987 yılında piyasaya çıkan ilk albümleriyle aynı adı taşıyan şarkılarıdır. Şarkının sözleri, bir Ahmet Telli şiiridir. Seslendiren Ayşegül Yordam dır. Onu da güzellemeler adlı seri albümlerden hatırlayabiliriz.
İnci Çayırlı - Yağmur Çiselerken 05:54
İnci Çayırlı - Yağmur Çiselerken 1.065 izlenme - 7 yıl önce ahmet telli girişi yapıyor ..ve daha fazlası için buyurun .
Soluk Soluğa - Ahmet Telli 11:49
Soluk Soluğa - Ahmet Telli 152 izlenme - 2 yıl önce Hep yanıldı ve yenilgilere uğradı Ama atıldı yine de serüvenlere Vakti olmadı acıların hesabını tutmaya Durup beklemeye, geri dönmelere vakti olmadı. Yangınlarla geçti ömrü ve hep yalnızdı - ki onlar daima birer yalnızdılar Nerde doğmuştu ve ne zaman kopup Gitmişti o kentten anımsamıyor artık Hangi sokaktaydı ilk sevgili ve hala Sürüp gider mi ilk öpüşmenin esrikliği Gizlice buluşmaya gelen ve ölürcesine Korkular geçiren o kız nerededir şimdi Sensiz olursam yaşayamam diyen O liseli kız hangi kentte kaldı Ve o sarışın O afeti devran bekler mi hala Atlas yataklara sererek yaşamanın anlamını Üşüten bir acıydı belki her ayrılık Her yolculuk yangınların başladığı yereydi Ama vakti olmadı hesabını tutmaya Aşkların, ayrılıkların ve acıların İstese de kalamazdı vakti gelince Geyik sesleri yankılanınca yamaçlarda Yürek burkulması ve hüzün ve keder Aralıksız doldururdu acıların bohçasını Dudaklarında öpüşlerin gül esmerliği İçinde kıpırdanıp durur ufuk çizgisi Ay bile soğuktur o zaman Bir buz parçasıdır Çaresiz çıkılacaktır o yolculuklara Ki bir ömrün karşılığıdır serüvenler Biraz da serüvendi yaşamak Belki yatkındı büyük yolculuklara Ki serüvenler daima büyük aşklar Ve büyük yolculuklarla başlar Anıları aşkları ve bir kenti Bırakıp gidebilirdi apansız Apansız başlardı yolculuklar Hangi saatinde olursa günün Ve hep kar yağardı nedense Durmadan kar yağardı yol boyunca Ve nasılsa yok olup giderdi hüzün Kent görünmez olunca arkada Ne bir veda sözcüğü dökülürdü dudaklarından Ne de dönüp bakardı geriye bir kez olsun Ne zaman yollara düşse biterdi acılar Gül yüzlü sular fışkırırdı toprağın karnından Kavaklarsa oynak bir çingene kızı Her kıpırdanışında açılıverir uzun ince bacakları Mekan tutmak ve her akşam aynı ufukta Güneşin batışını seyretmek ölümdür biraz Ölümdür biraz hep aynı yatakta Aynı kadınla sevişerek sabaha varmak Kitapları hep aynı raflara sıralamak Aynı eşyayı kullanmak eskimektir biraz Soluk soluğa yaşamalı insan Her sabah yeni bir şeyler görebilmeli Ve cehenneme dönse de bir ömür Mutlaka bir şeyler değişmeli her/gün Ey o büyük yolculukların ürperten heyecanı Okyanus dalgalarının sesleriyle dol bu ömre Ölüme ve aşka durmadan kement atan Serüvenlerle geçsin yaşamak Buz tutmuş bir dünya ortasında Yollara düşerdi o hep aynı ıslıkla Önünde dağlar, uçurumlar Sarsılan gök, yarılan toprak Çelik uğultularla burgaçlanırken Yaşamak işte öylesine kucaklardı onu Ve her nasılsa keklik sekişli Bir aşkın sevinci dolardı yüreğine Çıkarıp atardı o zaman deli bir ırmağa Ne kalmışsa bir önceki serüvenden Soluk soluğa yaşadı kentleri, aşkları Bağlanacak kadar kalmadı hiçbirinde Pervasız bir acemi, bir çılgın Soyu tükenen bir bilgeydi belki de... O yalnız kaybetmesini öğrendi ömründe Avucundan dökülen kum taneleriydi her şey Ne bir serseriydi ne de yılgın bir savaşçı Ama kendi kafasıyla düşünen ve hakkında Ölüm fermanları çıkartılan biriydi belki Sevince deli gibi severdi Pervasız severdi sevince Dövüşmek ancak ona yakışırdı Ona yakışırdı aşklar ve yolculuklar Yoktu bağlandığı herhangi bir şey Bulutlar gibi çekilip giderdi seslerin arasından Ne bilir ömrün değerini bir çılgın Yalnızca kendini yaşamayı nereden bilebilir Ve başarısız eylemler çağında o Kaçabilir mi binlerce kez ölmekten Yerleşik yargıları olmadı hiç Kurmadı güzel gelecek düşleri Nerede bir yangın, nerede tehlike O mutlaka oradaydı birdenbire Dinsizdi, özgür sayılırdı belki Ama bağlanmazdı özgürlüğe de Hiçbir yerde yeterinden çok kalmadı Beklemedi anılar sarnıcının dolmasını Şikayetsiz yaşadı yaşadığı her günü Yoktu yüreğinde pişmanlıkların izi Ayrıntıların izi kalmamış artık Üst üste yaşanmakta ayrılıklar Ve bir bulut gibi sıyrılıp gidilmiştir Dağların, denizlerin üzerinden Geride kalan ne varsa soluktur şimdi Titreyen kandiller gibi sönmek üzeredir O eski konaklar gibidir anılar Gül bahçeleri, sessiz koru ve orman Belki sağanak boşanır apansız Yüzyıllık bir yağmur başlar Ve sinsi bir hastalığa dönmeden alışkanlıklar Yok olup gider her şey, belki kül olur Hırçın bir okyanustur yürek Dar gelir ufuk ve mutluluklar çevreni Anılarsa birer çıban izidir Yaşanmaz onların ölgün gölgesinde Durgun bir su gibi aktı mı yaşamak Ve zaman uysal bir kısrak gibi dinginleşti mi Anısız kalınmıyor artık ne yapılsa Kuşatıyor yolları, aşkı ve ömrü Bekleyişleri kemiren çakal sesleri Oysa bütün köprüler yakılmalı ayrılık vakti Ve herhangi bir şeyle eşit olmaksızın Yollara düşülmeli habersiz ve sessiz Çürük bir diş gibi kanırtıp kentleri Dünyanın ağzını kanlar içinde bırakmalı Bir ömrün olgunlaştıramayacağı acemilikler toplamı ve bir çılgın boyun eğmedi kendine bile seçme zorunda kalmadı yaşamayı nasıl bağlanmadıysa yere ve zamana bağlanmadı kendine de ömür boyu dağlara tırmana atlar gibi soluk soluğa yaşamak istedi dünyayı bir şahin gibi bulutlara kurdu dumanlı sevdaların yörük çadırını sıradan bir gezgin değildi hiç dövüşür gibi yaşadı yolculukları belki korkusuz sayılmazdı büsbütün korkardı korkulara düşmekten zaman zaman ve bütün gemileri yakıp yollara düşerdi o hep aynı ıslıkla mutlu muydu, hiç düşünmedi böyle şeyleri umutlardansa nefret etti daima hep yanıldı ve yenilgilere uğradı ama atıldı yine de serüvenlere pervasız bir acemi soyu tükenen bir bilgeydi belki de Ama bir şey vardı yine de Başarısız ihtilallerden kendine kalan
Ahmet Telli - Geldim İşte 02:32
Ahmet Telli - Geldim İşte 151 izlenme - 2 yıl önce Sülfür inceldi ve en yorgun yerinden kırıldı ayna Tenhaydı düşlerim, geceydi, çıkıp geldim işte Su ve ateş bir de gülünç yalnızlığım var sana Getirebildiğim, kokularını yitirmişti çünkü güller Suyu dinle ateşi yak özledim demek bu Parasız yatılı hüzünlerden ne kalır geriye Biraz Tamil biraz Türküz ayıptır söylemesi İntiharsa günahtır külliyen yasak bilirsin Pısırık bir ihtilal gibi getirdim sana bunları Bir de belleğim, başıma bela hazin ve komik üstelik Hatırla eskiyen meydan saatini, çocukluğundur Tayyare pulları getirdim sana evden kaçışlarımı İstersen yok say bunları tespih de yapabilirsin Beni vur saatin altında seni seviyorumdur bu Şiir yazan bir adamın fotoğrafı var yanımda Kendini ölümlü sanıyor onu getirdim ganimettir Büyüdü büyülenerek, taşlayarak kovdu kabilesi onu Suyun öte yakasında yaşadı, Sisyphos dediler adına Sülfür inceldi ve en yorgun yerinden kırıldı ayna Ayna pusluydu bunca yıl nice sır taşımaktan Kırılmanın sesini duydum ve onu getirdim sana Unutulmaya geldim işte onarılmaya değil Kov beni kabilenden ama bekliyorum demek bu
Ahmet Telli - Bu Kent Öldürüldü Diyorlar (Kendi Sesinden) 02:36
Ahmet Telli - Bu Kent Öldürüldü Diyorlar (Kendi Sesinden) 151 izlenme - 2 yıl önce Ahmet Telli'nin seksenli yıllar, iç savaş Beyrut'unu anlatan şiiri. Bu kent öldürüldü diyorlar kurşuna dizildi bir geceyarısı Hayaletler geziniyormuş şimdi sokak aralarında ve caddelerde baykuş tüneği olmuş alanlar ve yarasalar uçuşuyormuş Silah ve esrar kaçakçıları altın çağını yaşarlarken artıyormuş bir yandan da kumarhaneler, meyhaneler Borsa oyunları, hileli iflaslar birbirini kovalayıp dururken nasıl çıkmışsa pek bilinmiyor yaygınmış şimdilerde rus ruleti İntiharların sayısı bilinmiyor çoğalıp duruyormuş fahişeler ve artık bunların hiçbiri olay bile sayılmıyormuş şimdi Bu kent öldürüldü diyorlar bahar gelmez artık buraya
Ahmet Telli - Çocuksun Sen 04:27
Ahmet Telli - Çocuksun Sen 115 izlenme - 2 yıl önce ÇOCUKSUN SEN / I Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen Kum taneleri var ya onlardan birindeyim Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman Birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum Kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup Ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için Bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar Ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa Bir daha doğmamak için doğmak diyorsun Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların Onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar Bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman Bir kaza olsa adı aşk oluyor artık Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak Yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin Sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen Hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun Adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada Esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum. Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil ÇOCUKSUN SEN / II Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüm Bir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâ Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle Zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar Dursam ölürüm paramparça olur dünya Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm Uçurum diyordun bir aşk uçurum özlemidir Bırakıyorum öyleyse kendimi sesinin boşluğuna Tutunabileceğim tüm umutları görmiyeyim için Gözlerimi bağlıyorum geceyi mendil yaparak (Gözlerim bir yerlerde daha bağlanmıştı, bunu Unutmuyorum unutmuyorum unutmuyorum hiç) Bir rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyor Kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri Bu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda Üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum Ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım Bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte Çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı (Soluğunun elma kokması bundandı belki) Bir elma kokusuna tutundum düşerken Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle Çocuksun sen, çocuğumsun AHMET TELLİ
Selda Bağcan - Gün Biter Gülüşün Kalır Bende 04:28
Selda Bağcan - Gün Biter Gülüşün Kalır Bende 109 izlenme - 2 yıl önce Gün biter gülüşün kalır bende anılar gibi sürüklenir bulutlar Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır yarım kalan bir şiir belki de Aykırı anlamlar arayıp durma güz bitip sular köpürür de kapanmaz gülüşünün açtığı yara uçurum olur zaman her gece Her gece yeni bir savaş baslar acı ses olur, ses deli yağmur Sığındığım her yer adınla anılır ben girerim sokağı devriyeler basar Bir de gülüşün eklenir kimliğime. SÖZ:Ahmet Telli
Özlemedim Seni - Ahmet Telli (Kendi Sesinden) 01:49
Özlemedim Seni - Ahmet Telli (Kendi Sesinden) 90 izlenme - 2 yıl önce Hiç özlemedim seni Özlemek dostluktandır dostluğundan öte bulmalıyım seni Sıcaklığını bulmalıyım dokunuşlarını, kenetlenişi Terimizle sulanmalı yeryüzü güneş terimizle ışıldamalı sabah olunca Apansız fırtınalar çıkmalı sarsılmalıyım Özlemek yanında olmak isteğidir gülüşünü görmek biraz da Hiç özlemedim seni Saçlarına gül takmam bir ırmak gibi akıtırım ovaya soluğunla yanar dudaklarımın bozkırı Akkor halindeki ufuk bakır bir tel gibi eriyip gider kraterler ortasında kalırım Toprak yarılır birden su kirlenir Ürpertir bu coğrafya bu serüven ikimizi bir anda yaşadığımı duyarım Hiç özlemedim seni Özlemek dostluktandır dostluğundan öte bulmalıyım seni
Ahmet Telli - Savrulan Külleri Ömrümüzün (Kendi Sesinden) 02:50
Ahmet Telli - Savrulan Külleri Ömrümüzün (Kendi Sesinden) 103 izlenme - 2 yıl önce SAVRULAN KÜLLERİ ÖMRÜMÜZÜN Bir kızın kocaman gözlerinde gördüm bulutların dağlara sessizce çöküşünü Çocuksu susuşları gördüm, kırılan sevinci Ve kalbimi puslu yamaçlardaki pusulara saldım çobanlar çoktan inmişlerdi ovaya bense yapayalnız bir ağaçtım doruklarda Harelenen sularda bir yanık kokusu ve uzun boyunlu bir kızın gülümseyişi Işık zamana bağlı zamansa onun kocaman gözleridir artık Anladım tarih de yazılmaz bir aşkın sayfalarına düşmüyorsa gün Yalnızdım, yapraklarım dökülmüştü bir bir deryalara savrulup çöllere düşmüştü Bir duman tütüyor yine hangi kent yandı hangi sokakta vuruldu sevgilim Bir demet menekşe bir avuç toprak burkulan bir yürek miyim hep Sesimde bir yanma bir kekrelik uzayıp giden bir çöl yalnızlığı Gazeteleri okumuyorum başım dönüyor sulanmamış çiçekler gibi kuruyor her şey her şey bir yolculuğun hüznünü taşıyor gidip de gelmemek üzere bütün yüzler Puslu yamaçlarda bir çakal gölgesi bir dağ suskunluğu yürüyor kentlere yenilen biz miyiz yoksa aşklar mı bir kızın kocaman gözlerinde görüyorum savrulan küllerini ömrümüzün Bu kenti ayrılıklar yıkacak birgün biliyorum Ölümden şikâyeti yok ölüp gidenlerin ama bir kızın kocaman gözlerinde yangınlar çıkıyor Acılar dehşetli kinlendiriyor beni Kabarıp duruyor içimde, kabarıp duran bir okyanus yurdumu arıyorum batık bir tekne değilim yurdumu arıyorum kızgın küller ortasında AHMET TELLİ
Çocuksun 03:09
Çocuksun 103 izlenme - 3 yıl önce Şiir Ahmet Telli seslendiren Serdar Öztürk
Ahmet Telli - Gidersen Yıkılır Bu Kent 02:18
Ahmet Telli - Gidersen Yıkılır Bu Kent 111 izlenme - 2 yıl önce Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında Yanlış adreslerdeydik, kimliksizdik belki Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken Gidersen kim sular fesleğenleri Kuşlar nereye sığınır akşam olunca Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor Bir de seni ekliyorum susuşlarıma Selamsız saygısız yürüyelim sokakları Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar Adını bilmediğimiz doslar kalır yalnız Yüreğimize alırız onları, ısıtırız Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam Gidersen kar yağar avuçlarıma, üşürsün Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür Bir tufan olurum sustuğun her yerde Ahmet Telli
Geldim İşte 02:44
Geldim İşte 94 izlenme - 3 yıl önce Şiir Ahmet Telli Seslendiren Serdar Öztürk
Küçük Yıldızın Son Baladı - Ahmet Telli 07:26
Küçük Yıldızın Son Baladı - Ahmet Telli 70 izlenme - 2 yıl önce Bence yaşayan en büyük şairlerimizden biri olan (Nevzat Çelik'le beraber) Ahmet Telli'nin uzun ve güzel şiirini buraya eklemekten şeref duyarım efendim. Düşüyorum diyor küçük yıldız, tozlaşarak, dünya olmasın da. Şiir bittikten sonraki müziği de sonuna kadar dinleyin, şiirin tesirini arttırıyor. Şairmiz Ankara'da Yüksel Caddesi civarında günün geçirir. Ayrıca unutmayın, yıldızları düş te kurmalıdır, sadece kurdurmamalıdır. Yıldızların da ütopyaları olmalıdır.
Su Çürüdü - Ahmet Telli 05:26
Su Çürüdü - Ahmet Telli 84 izlenme - 2 yıl önce Ahmet Telli, 1960 sonrası, toplumcu gerçekçi şiirimizin ikinci kuşağında yer alan özgün şairlerdendir. Atilla İlhan ve İzmet Özel'den etkilenmiştir. "Su Çürüdü" şiiri 1982 sonlarında aynı isimle çıkan şiir kitabında yer almıştır. Şiir bir hücredeki tutsağın zamanla kaybolan hislerini, yapılan işkenceleri ve zaman-mekan kavramlarının birbirine girmesinden doğan kargaşada yavaş yavaş kaybolan bir benliği anlatmaktadır. Bütün bunlara rağmen adından gayrısını bilmeyecek ve söylemeyecektir tutsak. Karton süt kutusunda çürüyen aslında yavaşça eriyen hayalleridir şairin. Şiir, Ahmet Telli'nin kendi sesi ve Peter Gabriel'in "The Feeling Begins" adlı fon müziğiyle birbirini tamamlamaktadır...
Ahmet Telli - Karda İzler 01:45
Ahmet Telli - Karda İzler 42 izlenme - 2 yıl önce Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün Bir uçurum kıyısında vursunlar beni ki dünya Uğuldayıp duran bir uçurum değil miydi zaten Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün Adımı yazıyorum kar üstüne ve ıslığını çığlık Gibi incelterek yetişiyor ardımdaki tipi bana Siliyor adımı bir dal kırarak çam ormanından Geçmişim kar sessizliğiyle özetleniyor artık Anılarım buz tutmuştur aşklarım kar yangını Ömrüm parmak uçlarımda eriyen bir kar tanesi Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün Kar yağıyorken milyon bekerel hüzün yağıyordur Derim ki kar ve hüzün bir aşkın seyir defteridir Yolculuklar ve ayrılıklarla anlatılabilir ancak Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün Bir uçurum kıyısında vursunlar beni,vursunlar Bir kahkahayla çekip giderim karlı ovalardan Şairler vurulmalıdır,hayat yakışmıyor onlara
Ahmet Telli & Etem Bakır - Belki Yine Gelirim 05:35
Ahmet Telli & Etem Bakır - Belki Yine Gelirim 139 izlenme - 4 yıl önce Belki yine gelirim Şiir : Ahmet Telli yorum : Etem Bakır