Hoşgeldiniz!

asırlık şiir

Dursun Ali Erzincanlı -En Sevgiliye  Asırlık Şiir 05:56
Dursun Ali Erzincanlı -En Sevgiliye Asırlık Şiir 20.695 izlenme - 5 yıl önce İlahi
dursun ali erzincanlı  asırlık şiir 05:14
dursun ali erzincanlı asırlık şiir 134 izlenme - 1 yıl önce dursun ali erzincanlıdan asırlık şiir parçası, mükemmel bir ses çok güzel okuyor insan hayran kalıyor, dursun ali erzincanlının diğer parçaları için kanalıma üye olmayı unutmayın,
Dursun Ali Erzincanlı - Asırlık Şiir 05:14
Dursun Ali Erzincanlı - Asırlık Şiir 55 izlenme - 12 ay önce Dursun Ali Erzincanlı - Asırlık Şiir Bir şiir daha başlıyor. Ama bu, asırlık bir şiirdir. On dört asırlık bir şiir Peygamber sohbetinin Şiirleşmiş ifadesidir Şimdi o güne gidiyoruz. Yine bir yolculuğa çıkıyoruz. Yeni bir yolculuğa.Zaman ötesi zamanda Ulvi bir vakitteyiz Ve sanki biz, şimdi Asr-ı Saadetteyiz. İzhir ve celil otlarının o hoş kokusu yayılır. Mecenne sularının sesi gelir uzaktan.. Şame ve tufeyl dağları ninni söyler sahraya. Herşey uysaldır herşeyde nazlı bir gül edası. O’nun edası Ve O’nun sohbeti. Dinleyenler sahabe topluluğu. Sanki başlarında bir kuş var, Ve sanki o uçmasın diye pür dikkât O’nu dinliyorlar aileden, maldan ve amelden bahsediyor. Sohbet bitince Abdullah b. Kürz izin istiyor “Ya Rasulallah! Anlattıklarınızı şiir halinde söyleye bilirmiyim.. İzin verir misiniz” Hz. Peygamber “Olur.” Buyuruyor. Ve Abdullah b. Kürz şiirine başlıyor. Ailem, yaptıklarım ve ben sanki üç kardeşiz. Ölüm yaklaştığında onları çağırıp konuşan biri gibiyiz. Adam kardeşlerine der ki Ölüm kapımı çaldı! Bana yardım edin. Geri dönülmez bir yolculuk başlıyor. Uzun ve güvenilmez… Bu hal karşısında bana nasıl yardım edebilirsiniz Malı der ki Benden ayrılmadığın sürece Her isteğini yerine getiririm Ama ayrılık olursa aramızdaki dostluk biter. İstediğini benden şimdi al. Çünkü yakında ben, savrulan kumlar arasına katılacağım. Başka insanların olacağım. Beni sonraya bırakma, harca. Hızla yaklaşan ölüm gelmeden, Elini çabuk tut, hayır yap. Ailesi de şöyle der Ben seni cidden sever, Seni herkesten üstün tutarım. Gücümü kuvvetimi senin için harcar, iyiliğini isterim. Ama iş ciddileştiğinde senin için ölemem Ardından göz yaşı dökerim Yüksek sesle ağlarım Seni hayırla yâdederim.. Cenazende bulunur Gireceğin kabre kadar O son durağına kadar Hasretle tabutunu taşır, Sonra geri dönerim. Sanki aramızda hiç bir şey yokmuş gibi, Hiç birbirimizi sevmemiş gibi Hiç birbirimizden sevgi görmemiş gibi İşte insanın ailesi İşte desteği. Ve işte gerçek yüzü. Sonra ameli konuşur insana Ben, senin kardeşinim der.. Sarsıntıların dehşetli anında Benim gibi bir kardeş bulamazsın. Benimle mezarda karşılaşacaksın. Orda seni savunacağım. Hesap günü, ağır gelmesi için gayret gösterdiğin kefeye oturacağım. Beni unutma, değerimi bil Ben üzerine titreyen merhametli bir öğütçüyüm. Seni hiç bir zaman yalnız bırakmam. İşte senin amelin Vuslat günü kavuşacağın güzel amellerin Abdullah bu şiiri okuyunca Rasulullah ve arkadaşları ağladılar. İşte o günden sonra, Hz. Abdullah, Ne zaman ki bir topluluğun yanından geçse Kendisini çağırır, şiirini okumasını rica ederlerdi. O da okurdu. Ve yine göz yaşı. Yine çağlayan sahabe yürekleri Bu şiir asırlık bir şiirdi. On dört asırdır okunan bir şiirdi. Peygamber sohbetinin, Şiirleşmiş ifadesiydi …
En Sevgiliye Klipler 3 05:18
En Sevgiliye Klipler 3 "Asırlık Şiir" 20 izlenme - 8 ay önce Bir şiir daha başlıyor. Ama bu, asırlık bir şiirdir. On dört asırlık bir şiir. Peygamber sohbetinin Şiirleşmiş ifadesidir. Şimdi o güne gidiyoruz. Yine bir yolculuğa çıkıyoruz. Yeni bir yolculuğa… Zaman ötesi zamanda Ulvi bir vakitteyiz Ve sanki biz, şimdi Asr-ı Saadetteyiz. İzhir ve celil otlarının o hoş kokusu yayılır. Mecenne sularının sesi gelir uzaktan Şame ve tufeyl dağları ninni söyler sahraya. Herşey uysaldır. Herşeyde nazlı bir gül edası. O’nun edası… Ve O’nun sohbeti. Dinleyenler sahabe topluluğu. Sanki başlarında bir kuş var, Ve sanki o uçmasın diye pür dikkât O’nu dinliyorlar. Aileden, maldan ve amelden bahsediyor. Sohbet bitince Abdullah b. Kürz izin istiyor; “Ya Rasulallah! Anlattıklarınızı şiir halinde söyleyeyim mi? İzin verir misiniz?” Hz. Peygamber; “Olur.” Buyuruyor. Ve Abdullah b. Kürz şiirine başlıyor. Ailem, yaptıklarım ve ben sanki üç kardeşiz. Ölüm yaklaştığında onları çağırıp konuşan biri gibiyiz. Adam kardeşlerine der ki; “Ölüm kapımı çaldı! Bana yardım edin. Geri dönülmez bir yolculuk başlıyor. Uzun ve güvenilmez. Bu hal karşısında bana nasıl yardım edebilirsiniz?” Malı der ki; “Benden ayrılmadığın sürece Her isteğini yerine getiririm Ama ayrılık olursa aramızdaki dostluk biter. İstediğini benden şimdi al. Çünkü yakında ben, savrulan kumlar arasına katılacağım. Başka insanların olacağım. Beni sonraya bırakma, harca. Hızla yaklaşan ölüm gelmeden, Elini çabuk tut, hayır yap.” Ailesi de şöyle der; “Ben seni cidden sever, Seni herkesten üstün tutarım. Gücümü kuvvetimi senin için harcar, iyiliğini isterim. Ama iş ciddileştiğinde senin için ölemem! Ardından göz yaşı dökerim, Yüksek sesle ağlarım, Seni hayırla yâdederim. Cenazende bulunur, Gireceğin kabre kadar, O son durağına kadar, Hasretle tabutunu taşır, Sonra geri dönerim. Sanki aramızda hiç bir şey yokmuş gibi, Hiç birbirimizi sevmemiş gibi, Hiç birbirimizden sevgi görmemiş gibi…” İşte insanın ailesi! İşte desteği. Ve işte gerçek yüzü. Sonra ameli konuşur insana; “Ben, senin kardeşinim” der “Sarsıntıların dehşetli anında benim gibi bir kardeş bulamazsın. Benimle mezarda karşılaşacaksın. Orda seni savunacağım. Hesap günü, ağır gelmesi için gayret gösterdiğin kefeye oturacağım. Beni unutma, değerimi bil! Ben üzerine titreyen merhametli bir öğütçüyüm. Seni hiç bir zaman yalnız bırakmam. İşte senin amelin! Vuslat günü kavuşacağın güzel amellerin!” Abdullah bu şiiri okuyunca, Rasulullah ve arkadaşları ağladılar. İşte o günden sonra, Hz. Abdullah, Ne zaman ki bir topluluğun yanından geçse Kendisini çağırır, şiirini okumasını rica ederlerdi. O da okurdu. Ve yine göz yaşı. Yine çağlayan sahabe yürekleri! Bu şiir asırlık bir şiirdi. On dört asırdır okunan bir şiirdi. Peygamber sohbetinin, Şiirleşmiş ifadesiydi