Hoşgeldiniz!

astronomi

Uzayda Yaşam Mütthş Kesn İzleyin 02:38
Uzayda Yaşam Mütthş Kesn İzleyin 14.511 izlenme - 9 yıl önce uzayda yaşam kesinlikle izleyin süper bişi
Uzayın Sonu Varmı? 01:22
Uzayın Sonu Varmı? 594 izlenme - 2 yıl önce Kemal Yavuz Videoları Kemal Yavuz YOUTUBE İLE İZLEYİN: https://youtu.be/ZiR-lTB-ZBE Daha fazlası için abone olup altdaki linlere desdek verebilirsiniz. Saygılar. Facebook Sayfam: https://www.facebook.com/kemal.yavuz55 Diğer Facebook Profilim : https://www.facebook.com/MrKemalYavuz ABONE OL!: https://www.youtube.com/channel/UCNX0r7r7UEymIABSqKXpoeA/feed TwitterHesabım : https://twitter.com/KemalYavuzOrj Ask,fm Hesabım : http://ask.fm/KemalYavuz282 İYİ SEYİRLER. :) Uzayın sonsuz olduğu düşüncesi sadece bir varsayımdır. Bilim adamları uzayın sonsuz olduğunu tahmin etmektedirler.Bunun neden ise uzayın çok büyük ve geniş bir yer olduğu ve bilim adamları şu anki teknoloji ile uzayın sonunu göremekdiklerinden dolayıdır. Uzay ya da fezâ, Dünya’nın atmosferi dışında ve diğer gök cisimleri arasında yer alan, gök cisimleri hariç, evrenin geri kalan kısmındaki sonsuz olduğu düşünülen boşluğa verilen isimdir. Ortalama sıcaklığı -270 °C, mutlak sıfır noktası ise -273 santigrat derecedir. Atmosfer ile uzay arasında kesin bir sınır bulunmamaktadır, fakat Dünya’nın atmosferi yukarı doğru çıkıldıkça incelmektedir. Uzayda tahminen milyarlarca galaksi bulunmaktadır. Bu tahmini galaksilerin içinde tahminen milyonlarca sistemler, gezegenler ve astroitler bulunmaktadır.
bursa emirsultan  lisesi astronomi günleri 03:03
bursa emirsultan lisesi astronomi günleri 2.158 izlenme - 7 yıl önce emirsultan..
Son Feci Bisiklet - Bikinisinde Astronomi / #akustikhane #sesiniaç 03:22
Son Feci Bisiklet - Bikinisinde Astronomi / #akustikhane #sesiniaç 770 izlenme - 2 yıl önce Bu program Grundig'in katkılarıyla, Akustikhane Grundig Stüdyosu'nda çekilmektedir. www.grundig.com.tr youtube.com/grundigturkiye facebook.com/grundigturkiye Son Feci Bisiklet - Bikinisinde Astronomi Şarkı Sözü: Onu bir görseniz sanırsınız O bir deniz yanılırsınız O benim güneş sistemim Alacalı bikinisinde saklı Deniz yıldızları, uzay taşları, arkadaşları Ölü denizciler, kayıp galaksiler Buldum, gözlerindeler Senden tek istediğim Geçmişin, geleceğin benim olsun Yaz gelirken karışır böyle şeyler Neşeyle endişeler Ayak bastığım her yerdeler Üzerimden gemiler geçer Kaldırma kuvvetimdekiler Burası benim krallığım Sıkılırsan güneşten, gece oluruz erkenden Sen istersen Karşılığında istediğim geçmişin geleceğin Benim olsun Denizler cinayet işlemezler Aslında kimseyi istemezler Değiştirdi beni, bu garip astronomi Suçluyum belki ben Sen sularımda ölürken Güldüm keyfimden Her zaman istediğimle Geçmişin, geleceğinle Benimsin artık Derinlerde, derinlerde Söz-Müzik: Arda Kemirgent www.akustikhane.com facebook.com/akustikhaneperformansevi twitter.com/akustikhane Yapımcı / Sunucu: Zafer Yılmaz Yönetmen: Ali Balkı Gülün Ses Miksaj: Cihan Mert Karayazı Görüntü Yönetmeni: Mustafa Çağlar İlim Yürütücü Yapımcı: Samet Hamiş Yapımcılar: Umut Albayrak, Özgür Uysal Editör: İlker Turan Genel Koordinatör: Burçak Şahvelioğlu Ses Asistanı: Güngör Uçak Kamera Operatörleri: Sıla Ünlü, İbrahim Çakmak, Deniz Demir Set Amiri: Nurullah Arslan Prodüksiyon Menajeri: Egesel Yıldırım Sunucu Asistanı: Malhun Deniz Yıldız Kurgu Yönetmeni: İbrahim Çakmak Post Prodüksiyon: Can Yılmaz, Alican Çağlayan, Atay Yaman Dekor Tasarım: Onur Ceylan Grafik Tasarım: Emre Helvacı, Bertan Berkol Web Tasarım: Kutay Göksu Sosyal Medya: Mehmet Ali Gülabioğlu, İlker Turan, Rıdvan Gürses, Tayfun Tekin
UZAY HAKKINDA 10 BİLGİ
UZAY HAKKINDA 10 BİLGİ 1.263 izlenme - 3 yıl önce İletişim Adreslerimiz Facebook https://www.facebook.com/uzayspace Twitter https://twitter.com/uzay_space Blog http://uzayspace.blogspot.com.tr/ Kendi yaptığım bir amatör videom ilerliyen günlerde daha iyisi gelecektir İzlesene kanalıma abone olun..
Kurt'un Köpeğe Evrilmesi 05:10
Kurt'un Köpeğe Evrilmesi 1.233 izlenme - 2 yıl önce "Cosmos: A Space-Time Odyssey" belgeselinin ikinci bölümünde, Köpeğin Evrimini izliyoruz.
Enstrümantal Beste En Güzel Ezgiler Piyano Rebab Düeti Rahatlatıcı Besteler  Ahmet Hamdi Tanpınar Ak 05:55
Enstrümantal Beste En Güzel Ezgiler Piyano Rebab Düeti Rahatlatıcı Besteler Ahmet Hamdi Tanpınar Ak 727 izlenme - 3 yıl önce Yaptığım Enstrümantal Besteleri Piyano Tuş Sesleri ve Rebab ile Dinlediniz mi?. Bestelerimi Çok Sesli Armoni Formu ile Acaba Sevecek misiniz? Piyanist Güneş Yakartepe, "No 5 Ne İçindeyin Zamanın " bestesinin Piyano Notalarını yazdı, Polifonik Şekil ile Piyano çaldı ve Söyledi. Yeni Enstrümantal Bestelerim Türk Sazları ile Düetleri Piyano Serisi: 5 Yeni besteleri Piyano ve Rebap ile Dinleyince Umarım Güzel Bulursunuz, Umarım Hoşunuza Gider. Yorumlarınızı ve Eleştirilerinizi bekliyorum. Sevgi ve Saygılar... Bestemin Şiiri Ahmet Haşim'e Aittir. Ne içindeyim zamanın Ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın Parçalanmış akışında, Bir garip rüya rengiyle Uyumuş gibi her şekil, Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil. Başım sukutu öğüten Uçsuz, bucaksız değirmen; Içim muradıma ermiş Abasız, postsuz bir derviş; Koku bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim, Mavi, masmavi bir ışık Ortasında yüzmekteyimGüfte: Ahmet Hamdi Tanpınar Ahmet Hamdi Tanpınar (d. 23 Haziran 1901; İstanbul) – (ö. 24 Ocak 1962, İstanbul), Türk romancı, öykücü ve şair. Aynı zamanda 1942-1946 yılları arasında TBMM'de Maraş millet vekilliği yaptı. Ahmet Hamdi Tanpınar Kimdir? Sayfayı Yazdır 4145_200px-ahmet_hamdi_tanpinar Edebiyat dünyasının usta isimlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar, 23 Haziran 1901 tarihinde İstanbulda dünyaya gelmiştir. Doğduğu şehirde öğrenim hayatına da başlayan Tanpınarın babası kadılık mesleğini yerine getirmekteydi. Babasının mesleğinden ötürü Ahmet Hamdi Tanpınar, Anadolu’nun birçok yerinde bulunmuştur. Eğitimini de bu şekilde başka şehirlerde sürdüren Tanpınarın annesi ise bu yıllarda yaşama veda etmiştir. Bu sırada henüz 13 yaşında olan usta kalem, annesinin ölüm hadisesini eserlerine de yansıtmıştır. Daha sonra Tanpınar ve babası Antalyaya yerleşir ve Ahmet Hamdi Tanpınar, lise eğitimini burada nihayete erdirir. Liseden sonra ise Tanpınar, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesine kaydolur. Tanpınarın edebiyat yaşamı için bu büyük bir adımdır. 1919 yılında kaydolduğu Edebiyat Fakültesinde hocaları arasında Yahya Kemal Beyatlı bulunmaktadır. Böylesine büyük bir şairden ders alarak Tanpınar, bu şekilde kendisini derin bir edebiyat deryasında bulmuştur. Üniversite eğitiminden ise usta kalem Tanpınar, Hüsrev ü Şirin mesnevisi üzerine hazırladığı bir tez ile bitirerek muzun olmuştur. 4145_11sennur Ahmet Hamdi Tanpınar, şiirlerini ilk olarak Dergâh dergisinde yayımlamıştır. Üniversite mezuniyetinden sonra Tanpınar, edebiyat öğretmenliği yapmaya başlamıştır. Liselerde, enstitülerde edebiyat öğretmenliği yapan Ahmet Hamdi Tanpınar, Güzel Sanatlar Akademisinde sanat tarihi öğretmenliği yapmıştır. Bu görevi Ahmet Haşimin ölümü üzerine devralan Tanpınar için böylesine önemli bir akademide hocalık yapmak büyük bir adım olmuştur. İlerleyen zamanlarda Ahmet Hamdi Tanpınar, söz konusu akademide estetik dersi de vermeye başlamıştır. Yine bu yıllarda usta yazar, mitoloji derslerini de ekleyerek kariyerinde önemli adımlarla ilerlemektedir. 1939 yılında ise Ahmet Hamdi Tanpınar, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne Yeni Türk Edebiyatı Profesörü olarak atanmıştır. Edebiyat yaşamının yanı sıra Tanpınar, 1942 yılında milletvekili olarak meclise girmiştir. Bir süre bu görevi yerine getiren usta yazar bu görevinin ardından Milli Eğitim Bakanlığında müfettişlik görevini de üstenmiştir. Birçok ülkede görev yapan Ahmet Hamdi Tanpınar, 23 Ocak 1962 tarihinde kalp krizi nedeniyle yaşama veda etmiştir. Edebi Yaşamı4145_bes_sehir Ahmet Hamdi Tanpınar, yaşamı boyunca sürdürdüğü öğretme misyonunun yanı sıra roman, öykü, deneme gibi edebi türlerde eserleri kaleme almıştır. Ancak düz yazıda gösterdiği başarının yanı sıra onun şairliği de büyük bir öneme sahiptir. Hocası Yahya Kemal Beyatlı’nın da etkisi ile Tanpınar, hem klasik Türk şiirini hem de Batıda büyük yankı uyandıran birçok önemli şairi tanıma fırsatı bulmuş ve bunu şiirlerine yansıtmıştır. Şiir alanında çok fazla eseri bulunmayan Tanpınar, sayısal azlığa rağmen kaleme aldığı şiirleri ile dikkat çekmeyi başarmıştır. Ahmet Hamdi Tanpınar, özellikle edebi eserlerinde dili kullanma biçimi ve bu konudaki ustalığıyla da anılmaktadır. Fakülte eğitim sırasında hocası olan Yahya Kemalin bu konudaki etkisini yadsımamak gerekir. Tanpınar, hocası Yahya Kemalin de etkisi ile lisanı bir musiki eseri gibi ahenk eşliğinde titizlikle ve ustalıkla kullanmıştır. Özellikle de Tanpınarın şiirinde bu durum fazlasıyla göze çarpmaktadır. Musiki özelliğinin yanı sıra Ahmet Hamdi Tanpınar resim sanatına da ilgi duymuş ve bu ilgiyi şiirlerine de ustalıkla yansıtmıştır. Şiirlerinde adeta bir tablo gibi manzaralar çizen Tanpınar, çeşitli simgeci özellikleri de yönelmiştir. Ahmet Hamdi Tanpınar, nesirlerinde de bazı önemli hususlar dikkat çekmektedir. Bunların başında ise özellikle de Türk toplumunun o yıllarda içinde bulunduğu medeniyet karmaşası gelmektedir. Doğu Medeniyeti ile Batı Medeniyeti arasında büyük bir med-cezir hali ve bu durum sonucu toplumun yaşadığı durumlar, Tanpınarın nesirleri içinde vücut bulmuştur. Bunun yanı sıra Ahmet Hamdi Tanpınar’ın eserlerinde tarih de büyük bir yer tutmaktadır. Nitekim romanlarının başlıca konuları arasında Osmanlı Devleti nin son dönemleri ve savaş yılları dikkat çekmektedir. Başlıca Eserleri4145_huzur Öyküler: Abdullah Efendinin Rüyaları Araştırma-İnceleme Ahmet Hamdi Tanpınar’ın araştırma ve inceleme kitapları yayımlandıkları tarihten itibaren günümüzü kadar hâlâ üniversitelerin ilgili bölümlerinde ders kitabı olarak okutulmaktadır. Tanpınar, bu özelliğiyle de günümüz eğitim hayatına ve edebiyat dünyasına ışık tutmaktadır. 37 E Yeni Strings Enstrümantal Bestem Ne İçindeyim Zamanın Ahmet Hamdi Tanpınar Beste Güneş Piyani Beste Enstrümantal Ezgiler Ahmet Hamdi Tanpınar Zaman Şiiri İçinde Nedir Nerede Kim HUZUR Yapıtın Özellikleri Önemi Astronomi Bilim Biyoloji Coğrafya Donanım Edebiyat Ekonomi Etkinlikler Eğitim Fizik Güncel Hayvanlar Alemi Hobi Kimdir Kimya Matematik Mekanlar Mobilite Nasıl Çalışır Otomobil Oyun Psikoloji Sanat Sağlık Teknoloji Yazılım Yaşam İcatlar İnternet İnter Net Bilgi İşlem Besteci Makamları Müzik Teorisi Türk Müziği Makale Dış Duyuru Ses Eğitimi Alan Öğrenci Beste Fasıl Faslı Faz Derleme Derlenmiş Bilgiler Klasikler Ana Sayfalar Ne İçindeyim Zamanın Dergi CD Rebab Kabak Kemane Yeni Strings Enstrümantal Slow Fon Müzikleri Karaoke Ezgi Slov Sözsüz Melodi Ezgisel Melodik Melodisel Rahatlatıcı En Güzel Yavaş Huzurlu rahat Yemek Fan Müziği HAFİF MÜZİK Piyano Eser Çalgısal Şarkı Türkü Eser Sözleri Türkü Beni Akor Anonim Piyanist Genç Karoke Senfonik Polifonik fan Poli orkestra soprano tenor şarkıcı ŞAN TENOR SOPRANO MAZO ALTO DEVLET ODA Ahmet Hamdi Tanpınar, Enstrümantal müzik,en güzel şarkılar,karaoke ,piyano resitali,beste Ezgiler Rebab Kabak Kemane Yeni Strings rebap Zaman Şiiri İçinde Nedir Nerede Kim HUZUR Yapıtın Özellikleri Önemi Astronomi Bilimi Biyolojik
Yörünge -3- Samanyolu Galaksisi - A9 Tv 29:51
Yörünge -3- Samanyolu Galaksisi - A9 Tv 163 izlenme - 1 yıl önce YÖRÜNGE 3. BÖLÜM  SAMANYOLU GALAKSİSİ   GİRİŞ Güçlü teleskoplarla gökyüzüne baktığımızda evrenden bize gelen ışık, çoğunlukla yıldızlardan kaynaklanır. Açık bir havada gökyüzünde yaklaşık 3000 kadar yıldız görürüz. Yıldızların milyarlarcası ise galaksilerde bir araya gelmiştir. Galaksiler; yıldızların, gazların ve tozların büyük bir koleksiyonu.... Bizim galaksimiz ise tahmin edilen rakamlara göre evrendeki 300 milyar galaksiden sadece bir tanesi…. Eşsiz..... muazzam büyüklükte...... ve hareketli....   SAMANYOLU GALAKSİSİ... Yörünge’nin bu bölümünde Dünyanın da içinde bulunduğu Samanyolu  Galaksisi’nde ilgi çekici bir yolculuğa çıkacağız. Evrendeki adresimizin önemli bir parçası olan Samanyolu hakkında şimdiye kadar bilinmeyen pek çok yeni keşiften söz edeceğiz.   Ayrıca Astronomi biliminin tarihinden, gökyüzündeki doğal ışık gösterisi Auroralardan, Uluslararası Uzay İstasyonundaki astronotlarının sağlıklarını korumak için nasıl bir yaşam sürdürdüklerinden bahsedeceğiz. Başlıyoruz.... SAMANYOLU GALAKSİSİ        Bilindiği üzere Samanyolu adını verdiğimiz bir galakside yaşıyoruz. Tarihi kayıtlara göre ilk olarak antik çağda Yunan filozofu Democritus, geceleri gökyüzünde görünen ve Süt Yolu adını verdikleri bu ışıklı bölgenin uzak yıldızlardan oluşabileceğine dikkat çekmişti. Samanyolu Gök Adası’nın birçok yıldızdan oluştuğunun ilk gerçek kanıtı ise çok iyi bildiğimiz bir isim olan Galileo tarafından ortaya kondu. Milyonlarca yıldızı güçlü yerçekimi ile bir araya toplayan galaksimiz büyük sarmal kollarıyla, ortasındaki bir tümsekle devasa bir disk şeklindedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar sonucunda Samanyolu’nun yaklaşık 13,5 milyar yaşında olduğu anlaşılmıştır. Samanyolu evrendeki en büyük galaktik yapı olmasa da kesinlikle küçük değildir. 1000 ışık yılı kalınlığındaki bir disk şeklindedir ve  boyutu 100 bin ışık yılı mesafeye kadar uzanır. Yıldızlarla, gezegenlerle, toz ve kara maddeyle dolu olan Samanyolu’nun güneşin yaklaşık 1,5 trilyon katı ağırlığında olduğu tahmin edilmektedir. Galaksimiz o kadar büyüktür ki dünyanın onun etrafında 1 kez dönmesi bile 200 milyon yıldan uzun sürer. Samanyolu’nun bu ihtişamlı büyüklüğü insanı hayrete düşürür. Sadece Güneş sistemimizin büyüklüğünü göz önüne alırken, en hızlı uzay aracının Satürn’e ya da Jüpiter’e ulaşabilmek için yıllarca yol kat etmesi gerektiğini de aklınızdan çıkarmayın.   Açık bir havada genellikle yaz geceleri Samanyolu’nun yıldızları gökyüzünde parıldayan bir kuşak gibi gözlerimizin önüne serilir. Dünyadan Samanyolu’na baktığımızda, bu tıpkı metal bir paraya kesitten bakmaya benzer. Galaksinin gerçek şeklini göremeyiz. Ama galaksiye üstten baktığımızı farz edersek bir disk şeklinde olduğunu görürüz.          Bu Samanyolu... Galaksimizin bu perspektiften resmini elde edebilmek şu anki teknolojiyle imkansız gözüküyor. İzlediğiniz Samanyolunun Avrupa Uzay Araştırmaları Merkezi’nin Şilideki La Silla Paranal Gözlemevindeki VISTA kızılötesi Teleskobundan alınmış verilere göre hazırlanmış gerçeğe en yakın olduğu düşünülen 3 boyutlu bir  illüstrasyonu….        Özellikle merak uyandıran nokta pek çok galaksi türünde görülen merkezde bulunan tümsektir. Bu yapı, binlerce ışık yılı ömrü olan 10 milyardan fazla yıldızdan oluşan bir buluttur. Söz konusu yıldız kümesi yaklaşık olarak Samanyolundaki toplam yıldız sayısının ’una denk gelmektedir. Bu tümseğin kökeni ve yapısı çok iyi anlaşılamamıştır. Bu nedenle son veriler doğrultusunda oluşturulan üç boyutlu modeller bilim adamlarının Samanyolu ve çizgili spiral galaksileri daha net anlamalarına olanak sağlamaktadır.   Siz bu belgeseli izlerken galaksimiz ve içinde bulunan milyonlarca tonluk kütleler saatte 950.000 km hızla uzay boşluğunda ilerliyor. Samanyolu’nun bu muazzam hızdaki yolculuğu milyonlarca yıldır Allah’ın kontrolünde, Rabbimizin belirlediği yöne doğru devam etmektedir. Allah bir ayette şu şekilde bildirir. “Andolsun, gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik.” (Hicr Suresi, 16)   Uzun süreler galaksiler hakkında çok bilgi sahibi değildik. Sadece 100 yıl kadar önce evrendeki her şeyin Samanyolu’ndan ibaret olduğu düşünülüyordu. Bugün artık Samanyolu’nun evrendeki milyarlarca galaksiden sadece bir tanesi olduğunu biliyoruz. Hatta son yıllarda yapılan araştırmalar sayesinde Samanyolu’nun şimdiye kadar görülmemiş 360 derecelik detaylı fotoğraflarını görme fırsatına da erişebildik. Samanyolu ile ilgili bu araştırmaların sonuçlarını izliyoruz...   SAMANYOLU’NUN 360 DERECELİK GÖRÜNTÜSÜ        Nasa’nın Spitzer Uzay Teleskopu Samanyolu’nun 360 derecelik panaromik görüntüsünü elde etti. Yıldızlarla dolu Samanyolu’nun bu fotoğrafını elde etmek için Spitzer’in son 10 yıl içinde ilettiği 2 milyondan fazla kızılötesi veri işlendi.        Elde edilen verilerle  oluşturulan bu yüksek çözünürlüklü görüntüde gökada merkezindeki yoğunluğu, büyük kütleli yıldızların çevrelerine yaydığı güçlü ışımayı görebiliriz. Üstelik daha önce fark edilmemiş olan küçük kütleli sönük yıldızlar dahi fotoğraflara yansımıştır. Bu panoramik fotoğrafta kısa kızılötesi dalga boyundaki en parlak yıldızlar mavidir, daha uzun dalga boylarındaki toz bulutları kırmızı olarak görülüyor. Kızılötesi ışık galaksimizi dolduran tozlu sistemi geçerek görülebilir ışıkta saklanmış olan detayları görmemize olanak sağlar. Görüntülerde Samanyolu’nun küçük büyük sayısız yıldız oluşum bölgesini, yıldızlararası uzayda uçuşan tozlu baloncukları ve kendi galaksimizin ardında kalan uzak galaksileri görebiliriz. Bu toplanan veriler astronomlara şimdiden galaksi merkezimizin etrafında uzanan yıldızların en net haritasını sunarak, konum ve spiral kolların uzunluğunu belirlemede yardımcı oldu.   Samanyolu gökyüzünde yaklaşık 30 derece eğik şekilde uzanan  beyaz bir ışıklı yol oluşturur. Aslında bizim gördüğümüz bölüm galaksinin merkezine çok daha yakın olan spiral kollardır. Bunlar merkeze bizden birkaç bin ışık yılı, daha yakındırlar.          İşte biz de tam buralardayız. Güneş sistemimiz Samanyolu’nun spiral kollarının arasında yer alıyor. Avcı kolunun üzerinde.... Heyecan dolu merkezden tam 26 bin ışık yolu uzakta....            Galaksimizin tam merkezinde değiliz..... Hatta merkezi ile uzaktan yakından alakamız bile yok. Her galaksinin merkezinde dev bir süper kütleli kara delik olduğu teorisine göre mesafeyi baz alalım. Bu durumda  NASA’ya göre galaksimizin merkezinde bulunan karadelikten yaklaşık 265 katrilyon km uzaktayız. Oldukça büyük bir rakam.... MERKEZDEKİ DEV KARA DELİK  (seslendirme) Samanyolu Galaksisinin merkezinde, 4 milyon güneş kütlesine sahip büyük bir karadelik olan Sagittarius A’yı buluruz. Bu rakam inanılmaz gelebilir. Ama bazı galaksilerdeki karadeliklerin Güneşin 1 milyar katına ulaştığı dahi olur. Karadelikler ışığı emdikleri için görülmezler. Dev karadelik kendi içine düşen gaz ve tozlarla beslendikten sonra dışarı yoğun radyo yayımları atar. Samanyolu’nun merkezindeki karadeliğe ise süper yoğun karadelik adı veriliyor. Galaksinin aktiviteleri iç kısımlarda yoğunlaşmıştır ve burası oldukça hareketli bir yerdir.  Örneğin merkezdeki kara delik hızla dönüyor. Bu dönüş hızının 11 dakikada 1 tur olduğu varsayılıyor. Kara delik dönerken merkeze yakın yıldızlar onun çekimine kapılır ve yörüngeye girerek saatte 4.5 milyon kilometre hızla dönmeye başlarlar. Bu, müthiş bir hızdır. Süper kara delik en çok merkezi etkiler. Ama dünya, galaksinin merkezinden çok uzakta olduğu için, bu etkileri biz hissetmeyiz.                     Samanyolu’nun geniş spiral kollarının arasında, en güvenlikli bölgelerden birinde, galaksinin sınırında yaşıyoruz. Merkezden uzak olmamız aslında çok hikmetli... Allah’ın dünyanın konumunu özel olarak yaratmış olduğunu gösteren gerçeklerden biri... Çünkü Samanyolu galaksisinin iç bölgeleri çok aktif....        Galaksimizin iç bölgelerinde sürekli yeni bir yıldız doğar, yaşlı bir yıldız ölür ve sıra dışı bir patlamayla yaşamı son bulur. Patlamadan ortaya çıkan maddeler ise yeni yıldızları oluşturur.  Yıldızlar sağa sola kayar ve bunu inanılmaz bir ivme ile saatte 1.5 milyon km gibi çok yüksek bir hızla yaparlar. Samanyolunun merkezinin içine girdiğimizde burada hayranlık uyandırıcı bir hareketlilik vardır. Biz bu hareketliliğe göre Samanyolu’nun çok sakin ve korunaklı bir bölümünde yaşamımızı sürdürüyoruz... Akıl almaz tehlikelerden, dev patlamalardan, hızdan uzaktayız. Hayat için gereken tüm şartların bir arada olan olduğu, tam olarak da olmamız gereken yerdeyiz.  Sadece bu detay bile tesadüf fikrini ortadan kaldırmak için yeterlidir. Allah evrende mükemmel bir düzen ve denge yaratmıştır.        Allah Kuran’da insanlara evrendeki düzenin yaratılış sebebini  (kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım) “... sizin gerçekten Allah’ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah’ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz ve öğrenmeniz için” (Talak Suresi, 12) şeklinde bildirir. Her karesi ayrı bir mucize olan evren ve Samanyolu galaksisi çok açıktır ki onu eşsiz bir ilim, kudret ve sanatla var eden Yüce  Allah’ın eseridir. Ayette şöyle buyrulur:        “Göklerin ve yerin mülkü O’nundur; çocuk edinmemiştir. O’na mülkünde ortak yoktur, her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir.” (Furkan Suresi, 2)   2. BÖLÜM ASTRONOMİNİN BAŞLANGICI .... Güneş sistemimizin en küçük parçasından en uzak galaksilerdeki oluşumlara  kadar tüm evreni inceleyen astronomi biliminde bilginin  hiçbir sınırı yok… Şu ana kadar  çok fazla araştırma ve keşif yapılmasına rağmen- evren hakkında öğrendiklerimiz ve bilgi birikimimiz -cevabını bilmediğimiz soruların yanında çok küçük bir yüzde teşkil ediyor. Şimdi biraz da astronomi biliminde başlangıca dönelim ve gökbilimin tarihini inceleyelim… Uygarlığın başlangıcından itibaren insanlar gökyüzündeki objelerin hareketlerini merak etmişler ve bir anlam vermeye çalışmışlardır. Bu yüzden de Astronomi en eski bilim türü olarak bilinmektedir ve bu tanımlama çok doğrudur. Antik kalıntıları incelediğimiz zaman gözleme dayalı gökbilimin temellerinin binlerce yıl öncesine dayandığını görürüz. İlk zamanlarda astronomi yıldız konumlarından yön bulmada, Ay ve Güneş'in konumlarından da zamanı belirlemede kullanılmıştır. Ay ve Güneş’in görünür hareketlerine dayalı olarak takvimler oluşturulmuştur Bazı antik yapıların astronomi ile yakından ilişkisi de dikkat çeker. Örneğin  İngiltere’deki Stonehenge Meksika’daki Chichen Itza ya da Maya piramitleri gibi eski çağlara ait yapıların  yıldızlara atfedilerek inşa edildiğinin çok fazla kanıtı var. MÖ 2686’da inşa edilen Mısır Piramitlerinin konumlandırılmasında ise dönemin gökbiliminin  önemli bir rolü olduğu düşünülüyor. Bu örnekler tarihin en eski zamanlarından beri insanların evren ile ne kadar ilgili olduklarının ve meraklarının önemli bir göstergesi…. Tarihi bilgilere göre 5000 yıl önce Antik Çağda Çinliler en eski astronomik gözlemleri yapmışlar ve ayrıntılı gözlem kayıtları tutmuşlardı. Çinliler MÖ 2679’da aniden parlayan bir yıldızı yani novayı, MÖ 2316’da ise bir kuyruklu yıldızı kayda geçirdiler. Babilliler ise hayatlarında çok önemli bir yer teşkil eden güneş, ay ve gezegenlerin hareketlerini düzenli olarak haritaya çizdiler. İlk Babil takvimleri ayın birbirini izleyen iki dolunay arasındaki 29, 5 günlük hareketlerini temel alarak geliştirildi.   Güneş yılına dayanan ilk takvimi ise Antik Mısırlılar uygulamaya geçirdiler. Ardından Eski Yunanlı düşünürler Babil ve Mısırlılardan etkilenerek astronomi diye adlandırabileceğimiz günümüz bilimine ilk şeklini verdiler. Ortaçağda Arap astronomları ve düşünürleri bilimin gelişmesinde etkin rol almışlardır. Arap, Osmanlı ve Türk bilim adamlarının yayın ve gözlem dökümanları halen kayda değer bilgileri kapsamaktadır. Battani Farabi, Beyruni, Ömer Hayyam, Ali Kuşçu, döneminin ünlü isimleriydi. Onların geliştirdiği teoriler üzerine Rönesans sonrasında çok temel kuramlar kabul edilmeye başlanmıştır. Rönesans döneminde ise Newton, Kepler, Galileo, Kopernik en bilinen isimlerdendir. Kopernik, 16. Yüzyılda güneş sisteminin merkezinde güneşin yer aldığını ve dünyanın da onun çevresinde döndüğünü ileri sürerek dönemin bilim anlayışını değiştirmiştir. 19. yüzyıldan sonra ise Astronomi bilimi, teknolojiyi de yanına alarak müthiş bir hızla ilerlemiştir. Einstein bu dönemin en göze çarpan isimlerinden biriydi.  21. Yüzyılda ise teleskopların gelişmesi ve uzay araçları sayesinde  milyonlarca veri elde edilebilmekte, bu bilgilere sürekli olarak yenileri eklenmektedir.   Neredeyse her gün yeni keşiflerin yapıldığı günümüz teknolojsi ile evrendeki mucizevi yapılar yavaş yavaş gün ışığına çıkıyor. Evren ile ilgili yakın zamana kadar hiç  erişemeyeceğimiz görsellere ve bilgilere erişebiliyoruz. Tüm bunlar Allah’ın tüm kainatı ne kadar ihtişamlı, ne kadar olağanüstü bir düzende  yarattığını bizlere gösteriyor. Gördüklerimiz ve öğrendiklerimiz Rabbimizin gücünü ve kudretini daha iyi anlamamızı ve takdir etmemizi sağlıyor.     3. BÖLÜM  UZAYDA YAŞAM Uzayda Daha Farklı mı Yaşlanıyoruz? Yörüngedeki uzay araçlarında yerçekimi olmaması bir şekilde  yaşlanmayı hızlandıran bir mekanizmaya benziyor. Örneğin kaslar egzersiz yapılmadığı için erimeye başlıyor ve kemiklerinizin gücü aynen kemik erimesindeki gibi kötüleşiyor. Kalbiniz de yerçekimine karşı pompalamak zorunda kalmadığından daha yetersiz bir duruma gelir. Neyse ki Dünyaya dönünce bu etkiler kısa süre sonra tersine dönebilir. Bu yüzden astronomlar  yerçekimsiz ortamın zararlı etkilerinden korunmak için çeşitli spor programları uyguluyorlar. Şimdi  Uluslararası Uzay İstasyonundaki astronomların sağlıklarını korumak için neler yaptıklarına bir göz atalım....   Görüntüleri izledik... Uluslararası Uzay İstasyonundaki  astronotlar günde yaklaşık 2 saatlerini mutlaka spora ayırmak zorundalar. Ama bu düzenli spor programına rağmen birçok rahatsız edici etki oluşuyor. Örneğin astronotların kasları ve kemiklerinde ciddi kütle azalmaları ve deformasyonlar meydana geliyor. Özellikle kas yapısı, uzayda pek de kullanılmayan bir sistem olduğu için spora rağmen her geçen gün bir miktar eriyor. Bu nedenledir ki astronotlar dünyaya indiklerinde kendi başlarına yürüyemezler. Üzerine herhangi bir ağırlık binmeyen kemikler de giderek zayıflar ve kemik kütlesi de önemli oranda azalır. Yaşanan bu kemik kaybı, yeryüzünde yaşlı insanların yaşadığı osteoporoz hastalığına benzer. Bu zayıflamaya bağlı olarak şekil bozuklukları oluşabilir. Uzun süreli uzay görevlerinde astronotlar kemik dokularının @’ına yakınını kaybederler. Bunun doğal sonucu ise yeryüzüne döndüklerinde kemiklerinin çok kolay biçimde kırılmasıdır. Sırt omurları ağırlıksız ortamda birbirinden ayrıldığı ve zayıfladığı için Dünya’ya dönüldüğünde üzerlerine birden aşırı yük biner. Bu binen yük, dayanılmaz sırt ve bel ağrılarına neden olabilir.   Yerçekimi oranındaki bir miktar azalma dahi işte insan bedenini bu derece olumsuz etkiler. Dünya'da bütün fizik kuralları bizim lehimize iken uzayda bunun tam tersi bir durum söz konusudur. Bu da Allah’ın dünyadaki tüm şartları, ortamdaki tüm detayları ve insan bedenini birbirine uyumlu ve özel bir plan içerisinde yarattığını gösteren delillerden bir tanesidir.   4- ASTRONOMİ SÖZLÜĞÜ AURORALAR Aurora: güneşten gelen ve kutuplardaki manyetik alanlara sürüklenen elektrik yüklü parçacıkların yol açtığı değişik renklerde oluşan ışımalara denir.     Auroralara sebep olan şey, Dünyayı çevreleyen ve normalde zararlı radyasyonun sapmasına yardımcı olan manyetik alandır. Bu alan güneşten rüzgarla gelen parçacıkları hızlandırıp kutuplardaki manyetik alanlara doğru yöneltir. Güneş, saniyede yaklaşık olarak 300 ile 1200 km arası bir hızla etrafa saçtığı enerji yüklü parçacıklar (iyonlar) üretir. Bu parçacıkların bir araya gelmesiyle oluşan bulutlara plazma adı verilir. Güneş’ten gelen plazma akışına ise güneş rüzgârı denir. Güneş rüzgarı, atmosfere çarptığında yüklü parçacıklar atomlarına ve moleküllerine ayrılırlar ve enerjilerini gaz enerjisine çevirirler. Bu gaz enerjisi hızlanır ve ışık enerjisine dönüşür. Auroralar, renkli televizyonlardan gelen ışığa oldukça benzerlik gösterirler. Televizyonda, görüntü tüpündeki elektrik ve manyetik alanlar tarafından kontrol edilen elektron demetleri, ekrana çarpar ve ekranı kaplayan kimyasal fosforlu maddenin türüne göre onu parlatır. Aurora ışığında da ortaya çıkacak renk, yüklü parçacıklarla çarpışan atom ve moleküllerin türüne bağlıdır. Atmosferimiz çoğunlukla oksijen ve nitrojenden oluşur ve bunlar çok çeşitli renklerin oluşmasını sağlarlar. Bir nitrojen atomu mavi renk oluşturur. İki nitrojen atomu mor renk ortaya çıkarır. Renk ayrıca yüksekliğe de bağlıdır. Oksijen atomları yaklaşık 100 km yükseklikte yeşil ışık verir ancak yaklaşık 240 kilometrede kırmızımsı bir ışık verirler. Ve renkler bir araya geldiklerinde pembe ve sarı gibi farklı tonlar oluştururlar. Bilim adamları, auroraların sadece güzel bir gökyüzü gösterisi olmadığının farkındalar. Auroralar sırasında ortaya çıkan bu yüksek enerjiden nasıl faydalı bir şekilde yararlanabileceklerini araştırıyorlar. Auroraların üzerinde yapılacak araştırmalarla, solar rüzgarlarını, bu rüzgarların atmosfere olan etkilerini  daha iyi anlamayı umuyorlar.     İşte auroralar hakkında bilmeniz gereken 3  bilgi…   1-AURORALAR NEREDE GÖRÜLEBİLİRLER? Kutuplarda görülebilirler ama halkaları çok geniş alanlara yayılabilir. Eğer auroraları kendiniz görmek istiyorsanız kutuplara yakın ülkelere doğru gitmeniz gerekir. Bunlar arasında ABD’nin Alaska Eyaleti, Norveç, Finlandiya, Kanada, İzlanda, İsveç, İskoçya gibi ülkeler var.   2- Diğer Gezegenlerde Meydana Gelen Auroralar “Hubble Uzay Teleskobu”nun yaptığı gözlemler sonucunda Dünya dışında diğer gezegenlerde de auroraların oluştuğu saptanmıştır. Auroraların gözlemlendiği gezegenlerden olan Jüpiter ve Satürn’ün manyetik alanları, Dünya’nınkine göre çok daha güçlüdür. Jüpiter’de görülen auroralar, Dünya’da üretilenlerden yaklaşık bin kat daha fazla bir güce sahiptir. Dünya’daki auroraların oluşum sebebi solar rüzgârları iken, Jüpiter’deki auroraların kaynağı ise uydularıdır. Araştırmacılar, Io adlı uydunun üzerinden kopup saçılan materyallerin, Jüpiter’in manyetik alanı tarafından hapsedildiğini gözlemlemişlerdir.   3-Auroraların YAN ETKİLERİ Auroraların oluşmasını sağlayan güneş aktivitesinin aynı zamanda istenmeyen etkileri de vardır. Gezegenimizin yüzeyindeki yüklü solar parçacıklar uydu iletişimine engel oluşturabilmektedirler. Radyo, televizyon ve telefon sinyallerini etkilerler. Pusula gibi yön bulma cihazlarını dengesiz hale getirirler. Aynı zamanda yüksek elektrik gerilimlerine de neden olabilirler. Örneğin 1989 yılında Kanada’nın Quebec şehrinde, auroraların oldukça yoğun olduğu bir gecede ortaya çıkan yüksek elektrik akımı, bölgedeki bir güç istasyonuna zarar vererek radyo sinyallerini ve haberleşmeyi bozmuş ve 9 milyon insanın elektriksiz ve iletişimsiz kalmasına sebep olmuştur. Aurora sırasında elektrik akımları 50.000 voltta 20.000.000 ampere ulaşabilirken evlerimizdeki akım 120 voltta 15-30 amperi aştığında akım, vericiler tarafından kesilmektedir.            Kutup bölgelerine yakın yerlerde de auroraları görmek için çok karanlık bir geceye ihtiyaç var ve şehir ışıklarından da çok uzak durmanız gerekir. Bundan sonrası ise yalnızca Rabbimiz’in Sani (Sanatçı) isminin tecellisi olarak yaratığı bu  muhteşem renkli ışıkları seyredip hayran kalmaktır. Bizden milyonlarca ışık yılı uzaktaki gök cisimlerinin
Yakın Çekim İle Ay'ın Görüntüleri 01:36
Yakın Çekim İle Ay'ın Görüntüleri 104 izlenme - 1 yıl önce Professionel kamera ile .50x zoom yapılarak çekilmiş görüntüler .. Nerde çekildiği belli olmayan görüntüler yayınlanmaktadır ..
Güneş Hakkında 10 İlginç Bilgi 01:25
Güneş Hakkında 10 İlginç Bilgi 181 izlenme - 2 yıl önce Güneş hakkında 10 bilgi. İyi seyirler Her Hafta 1 Yeni Video İçin Kanalıma Abone Olmayı Unutmayın 10 - Hırvatistan 1992 yılında kuruldu. 9 - Bosna Hersek 1992 8 - Slovakya 1993 7 - Çek Cumhuriyeti 1993 6 - Makedonya 1993 5 - Eritre 1993 4 - Doğu Timor 2002 3 - Sırbistan 2006 2 - Karadağ 2006 1 - Kosova 2008 İzlediğiniz İçin Teşekkürler !! Her Hafta 1 Yeni Video İçin Kanalıma Abone Olmayı Unutmayın. Facebook:https://www.facebook.com/mcoven41 Twitter:https://twitter.com/mustafacoven Youtube:https://www.youtube.com/channel/UCuwzCFx4Bme1QZ32TLtweyw YouNow:https://www.younow.com/Mustafaven Instagram:https://instagram.com/mustafacoven/ Google :https://plus.google.com/b/117338301835019521649/117338301835019521649/posts?hl=tr&pageId=117338301835019521649
Edwin Hubble - Genişleyen Evren 14:31
Edwin Hubble - Genişleyen Evren 123 izlenme - 1 yıl önce Edwin Powel Hubble, 1889-1953 yılları arasında yaşamış A.B.D.’li astronomdur. Bilim dünyasına sayısız hizmetler sunan Hubble, 1929’da yaptığı gözlemler sonucunda, gök cisimlerinin birbirinden uzaklaştığını keşfetti. Yaptığı çalışmalarla Big Bang'i ve genişleyen evren modelini perçinlemiştir. Yaptığı bu gözlemler sayesinde Eınsteın dahil pek çok bilim adamının öne sürdüğü fikirlerin değişmesini sağladı (Durağan evren modeli) 1990 yılında adına ithafen devreye giren Hubble Uzay Teleskopu 2012 yılında, 13,3 milyar ışık yılı uzaklıktaki gözlemlenebilir en uzak galaksileri gözlemlemeyi başardı. Detaylı bilgi için Michael D. Lemonick http://www.solakkedi.com/fen bilgisi/hubble/001.html
Dünyamız ve Galeksi Çağı - Dünyayı Kurtaran Adam 02:54
Dünyamız ve Galeksi Çağı - Dünyayı Kurtaran Adam 287 izlenme - 3 yıl önce Eğer Kadir baba gibi atom fiziği okumadıysan (bkz. Atom fiziğine de profesörlüğe de lanet olsun)ilk ve orta öğrenimimizin dünyamız ve galaksimiz hakkındaki bize anlatılan kısmı külliyeten bir yalandan ibarettir.O dönemlerin ilim-irfan yuvalarındaki alimler bu çılgınca vukuğ bulan oluşum sürecini bizlerden adeta bir sinsi gibi gizlemiş, -Ulan yıllarımı verdim atom fiziğine,ben buldum hertürlü numarasını formülünü,vermem kimseye.Arasın bulsun yumicikler,tohumuna paramı saydım! diyerekten bize de yok efendim dünyamız güneşten koptu,sonra soğudu bilmem ne oldu diye türlü dalavereyi yaslamışlardır.Bizi, bilimin bu karanlık yüzüne fener tutarak karanlık dehlihlerimizi ışıtırcasına aydınlatan Cüneyt ve Aytek abimize (Aytekin) sonsuz teşekkürlerimi bir borç bilirim.
Gezgin Teleskop ile Astronomi Afrikalı Çocukların Ayağında 02:09
Gezgin Teleskop ile Astronomi Afrikalı Çocukların Ayağında 57 izlenme - 7 ay önce Karşınızda 'taşınabilir teleskop'... Tasarımını yapan Daniel Chu Owen ve Susan Murabana, gelecek nesil astronomlara (gökbilimci) yardımcı olmak ve Kenya seyahatlerinde çocuklara gökyüzünü izletebilmeyi amaçlıyor. Peki neden Kenya? Ekvator çizgisinde yer alan ülkede gece boyunca inanılmaz güzellikte gökyüzü seyretme imkanları bulunurken, astronomi okullarda pek de öğretilen bir konu değil. Murabana, hedeflerini şöyle açıklıyor: "Bizim ana hedefimiz okullar. Açıkçası tüm okullar. Bu sebeple ulaşa… İLGILI HABERLER: http://tr.euronews.com/2017/02/27/gez... euronews: Avrupa'nın en çok izlenen haber kanalı. Üye ol! http://www.youtube.com/subscription_c... euronews şimdi 13 ayrı dilde: https://www.youtube.com/user/euronews... Türkçe: Web sayfası: http://tr.euronews.com/ Facebook: https://www.facebook.com/euronews.tr Twitter: http://twitter.com/euronews_tr
Güneş Sistemi Dışındaki En İlginç 10 Gezegen 05:41
Güneş Sistemi Dışındaki En İlginç 10 Gezegen 132 izlenme - 2 yıl önce 8 Ağu 2015 tarihinde yayınlandı -İlk Gezegen -En yakın -Yalnız takılanlar -“Fırlama” Gezegen -Ateş ve Buz -Cesur Yeni Dünya -Fosil Gezegen -Eriyen Gezegen -Kokulu Atmosfer -Sonraki Adresimiz Her Hafta 1 Yeni Video İçin Kanalımıza Abone Olmayı Ve Video yu Beğenmeyi Unutmayın !! İyi Seyirler. 10 - Hırvatistan 1992 yılında kuruldu. 9 - Bosna Hersek 1992 8 - Slovakya 1993 7 - Çek Cumhuriyeti 1993 6 - Makedonya 1993 5 - Eritre 1993 4 - Doğu Timor 2002 3 - Sırbistan 2006 2 - Karadağ 2006 1 - Kosova 2008 İzlediğiniz İçin Teşekkürler !! Her Hafta 1 Yeni Video İçin Kanalıma Abone Olmayı Unutmayın. Facebook:https://www.facebook.com/mcoven41 Twitter:https://twitter.com/mustafacoven Youtube:https://www.youtube.com/channel/UCuwzCFx4Bme1QZ32TLtweyw YouNow:https://www.younow.com/Mustafaven Instagram:https://instagram.com/mustafacoven/ Google :https://plus.google.com/b/117338301835019521649/117338301835019521649/posts?hl=tr&pageId=117338301835019521649
bilim ve İslam-bbc/muhakemenin İmparatorluğu(1.böl 09:57
bilim ve İslam-bbc/muhakemenin İmparatorluğu(1.böl 626 izlenme - 8 yıl önce bbc'den jim alkhaili'nin yaptığı harika bir belgesel.İslamiyet ile doğan bilim altın çağını anlatıyor.
Son Feci Bisiklet - Bikinisinde Astronomi 03:04
Son Feci Bisiklet - Bikinisinde Astronomi 182 izlenme - 3 yıl önce Söz/Müzik: Arda Kemirgent onu bir görseniz sanırsınız, o bir deniz yanılırsınız, o benim, güneş sistemim, alacalı bikinisinde saklı, deniz yıldızları, uzay taşları-arkadaşları, ölü denizciler, kayıp galaksiler, buldum gözlerindeler, senden tek istediğim geçmişin geleceğin benim olsun yaz gelirken karışır böyle şeyler neşeyle endişeler ayak bastığı her yerdeler üzerimden gemiler geçer kaldırma kuvvetimdekiler burası benim krallığım sıkılırsan güneşten gece oluruz erkenden, sen istersen, karşılığında istediğim, geçmişin geleceğin, benim, olsun, denizler cinayet işlemezler, aslında kimseyi istemezler, değiştirdi beni, bu garip astronomi, suçluyum belki ben, sen sularımda ölürken, güldüm keyfimden, her zaman istediğimle, geçmişin, geleceğinle, benimsin artık, derinlerde, derinlerde.
Bilim ve İslâm Belgeseli - Bilimin Lisanı 58:35
Bilim ve İslâm Belgeseli - Bilimin Lisanı 110 izlenme - 2 yıl önce Bu belgesel, daha önce yayınlamış olduğum (Bilim ve İslâm Belgeseli - Şüphenin gücü) adlı belgeselin ilk bölümüdür. BBC'nin yapmış olduğu bu belgeselde bilimin temeli olan Matematiğin gelişimini, günümüz matematiğin nasıl doğduğunu ve ilk temel tıp yasalarının nasıl çıktığını öğreneceksiniz. Dahası dünyada ilk defa, müslümanların dünya çapındaki bilim insanlarını nasıl ortak paydada bir araya getirdiğini ve bunun sonucunda bilimin nasıl şahlandığını fark edeceksiniz. Öte yandan şu anda bilimin her dalında kullanılan matematik formüllerinin temellerini, müslüman matematikçilerin nasıl attığını öğreneceksiniz. bu belgeselin ikinci bölümünü (Bilim ve İslâm Belgeseli - Şüphenin gücü), bu adresten izleyebilirsiniz. http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/297464/bilim-ve-islm-belgeseli-suphenin-gucu
Dünyanın En Yeni 10 Ülkesi 02:00
Dünyanın En Yeni 10 Ülkesi 79 izlenme - 2 yıl önce 10 - Hırvatistan 1992 yılında kuruldu. 9 - Bosna Hersek 1992 8 - Slovakya 1993 7 - Çek Cumhuriyeti 1993 6 - Makedonya 1993 5 - Eritre 1993 4 - Doğu Timor 2002 3 - Sırbistan 2006 2 - Karadağ 2006 1 - Kosova 2008 İzlediğiniz İçin Teşekkürler !! Her Hafta 1 Yeni Video İçin Kanalıma Abone Olmayı Unutmayın. Facebook:https://www.facebook.com/mcoven41 Twitter:https://twitter.com/mustafacoven Youtube:https://www.youtube.com/channel/UCuwzCFx4Bme1QZ32TLtweyw YouNow:https://www.younow.com/Mustafaven Instagram:https://instagram.com/mustafacoven/ Google :https://plus.google.com/b/117338301835019521649/117338301835019521649/posts?hl=tr&pageId=117338301835019521649
Doğadaki Dört Temel Kuvvet 12:34
Doğadaki Dört Temel Kuvvet 169 izlenme - 3 yıl önce Doğadaki Dört Temel Kuvvet Four Fundamental Forces: https://www.khanacademy.org/science/cosmology-and-astronomy/universe-scale-topic/light-fundamental-forces...
Kendi İcatlarıyla Ölen 10 Mucit 03:45
Kendi İcatlarıyla Ölen 10 Mucit 63 izlenme - 2 yıl önce İyi Seyirler. Kanalıma Abone Olmayı Unutmayın. Her Hafta 1 Yeni Video İçin Kanalıma Abone Olmayı Unutmayın. Facebook:https://www.facebook.com/mcoven41 Twitter:https://twitter.com/mustafacoven Youtube:https://www.youtube.com/channel/UCuwz... YouNow:https://www.younow.com/Mustafaven Instagram:https://instagram.com/mustafacoven/ Google :https://plus.google.com/b/11733830183...
Güneş Fırtınası Dünya'ya Yaklaşıyor 00:41
Güneş Fırtınası Dünya'ya Yaklaşıyor 79 izlenme - 3 yıl önce Güneşte meydana gelen patlamaların oluşturduğu şiddetli bir fırtınanın cuma gecesi ya da cumartesi günü Dünya’ya ulaşması bekleniyor. NASA tarafından 10 Eylül’de tespit edilen patlamanın ardından ABD Uzay ve Hava Tahmin Merkezi Güneş fırtınasının etkilerine karşı uyarıda bulundu. İnsanlara doğrudan zarar vermeyeceği belirtilen fırtınanın haberleşme sistemlerini ve manyetik alanları olumsuz etkilemesinden endişe ediliyor. Saatte yaklaşık 4 milyon km hızla Dünya’ya yaklaşan Güneş fırtınasının Kuzey Kutbu üzerinden geçerken güçlü Kuzey ışıkları oluşturacağı tahmin ediliyor.
Uzay Hakkında Pek Duymadığınız 13 İlginç Bilgi 02:41
Uzay Hakkında Pek Duymadığınız 13 İlginç Bilgi 61 izlenme - 2 yıl önce Uzay Hakkında Pek Duymadığınız 13 Resimli İlginç Bilgiler Her Hafta Yeni 1 Video İçin Kanalıma Abone Olmayı Unutmayın. İYİ SEYİRLER. 10 - Hırvatistan 1992 yılında kuruldu. 9 - Bosna Hersek 1992 8 - Slovakya 1993 7 - Çek Cumhuriyeti 1993 6 - Makedonya 1993 5 - Eritre 1993 4 - Doğu Timor 2002 3 - Sırbistan 2006 2 - Karadağ 2006 1 - Kosova 2008 İzlediğiniz İçin Teşekkürler !! Her Hafta 1 Yeni Video İçin Kanalıma Abone Olmayı Unutmayın. Facebook:https://www.facebook.com/mcoven41 Twitter:https://twitter.com/mustafacoven Youtube:https://www.youtube.com/channel/UCuwzCFx4Bme1QZ32TLtweyw YouNow:https://www.younow.com/Mustafaven Instagram:https://instagram.com/mustafacoven/ Google :https://plus.google.com/b/117338301835019521649/117338301835019521649/posts?hl=tr&pageId=117338301835019521649
Yörünge 6 - Atmosferdeki İdeal Oranlar 21:21
Yörünge 6 - Atmosferdeki İdeal Oranlar 13 izlenme - 3 ay önce 1-ATMOSFERDEKİ İDEAL ORANLAR  2-ATMOSFER İLE İLGİLİ 5 İLGİNÇ GERÇEK 3-ATMOSFERİN İDEAL YOĞUNLUĞU 4-ASTRONOMİ SÖZLÜĞÜ –YURİ GAGARİN 5-UZAYDA YAŞAM-ŞİMŞEKLERİ İZLEMEK... 6-SORU CEVAP- BİLDİĞİMİZ EN BÜYÜK GALAKSİ HANGİSİ?   Bilimkurgu filmlerinde sık sık rastlarız.  Uzay gemisiyle uzak bir gezegene yaklaşan insanlar, gezegene inmeden önce atmosferinin solunabilir olup olmadığına bakarlar. Genellikle de solunabilir bir atmosfer sonucu çıkar. Bu tip senaryolar, insanoğlunun kolaylıkla ve “tesadüfen” uygun atmosferler bulabileceği gibi bir izlenim verme amacını taşır. Oysa Dünya'nın atmosferi, yaşam için gerekli son derece özel şartları bir araya geldiği bir karışımdır. Bu karışımda tesadüfe asla yer yoktur. Dünya yaşamı destekleyen atmosferi ile Güneş sisteminde benzeri olmayan bir gezegen. Oksijen olmadan yaşayamayız ve ne mutlu ki atmosferimiz de tam gerektiği kadar oksijenle dolu.. Atmosferdeki oksijen miktarında, atmosferin içerdiği gazların oranında dahi çok ince ve önemli bir denge var. Bir önceki bölümde atmosferin yapısını ve katmanlarını inceledik. Yörünge Belgesel serisinin bu bölümünde atmosferdeki ideal oranlardan ve atmosfer ile ilgili dikkat çeken bilgilerden bahsedeceğiz. Ünlü kozmonot Yuri Gagarin ile ilgili bilgilere yer vereceğiz. Soru cevap bölümünde ise astronomi ile ilgili akla gelen değişik soruların cevaplarını aktaracağız.  ATMOSFERDEKİ İDEAL ORANLAR        Dünya atmosferi, % 77 azot, % 21 oksijen ve %1 oranında karbondioksit ve argon gibi diğer gazların karışımından oluşur. Oksijen bizim için çok önemlidir, çünkü canlıların enerji elde etmek için kullandıkları çoğu kimyasal reaksiyon oksijen sayesinde gerçekleşir. Karbon bileşikleri oksijenle reaksiyona girerler. Reaksiyon sonucunda su, karbondioksit ve enerji açığa çıkar. Hücrelerimizde kullandığımız ve ATP (adenosin trifosfat) adı verilen enerji paketçikleri, bu reaksiyonla ortaya çıkarlar. İşte biz de bu nedenle sürekli olarak oksijene ihtiyaç duyarız ve bu ihtiyacı karşılamak için solunum yaparız.       Atmosferde rahatça soluyabileceğimiz oksijen var. Ama bu oran aynı zamanda hassas bir denge ile  tespit edilmiş....Yani ! oranının biraz altında bir oranda canlılık için yeterli oksijen olmuyor. Peki oksijen oranı daha fazla olsa hayatı destekleyebilir mi? Hayır!  Oksijen çok reaktif bir elementtir. % 21'in üzerine artan her yüzde birlik oksijen oranı, bir yıldırımın orman yangını başlatma olasılığını % 70 artırabilir. Solunum sırasında bizler için zararlı olan karbondioksit bile aslında çok önemli. Güneş'ten gelen ışınlardan bir kısmının yeryüzünden yansıyıp uzaya kaçmalarına engel olur ve böylece Dünya'nın sıcaklığının korunmasını sağlar. Allah canlılığın dengesini öylesine kusursuz bir sistemle kurmuştur ki, atmosferdeki oksijen oranı bu sayede canlılık için en ideal olan oranda durmaktadır. Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir." ( Haşr Suresi,24)   ATMOSFER İLE İLGİLİ 5 İLGİNÇ GERÇEK 1- HIZ Uzay gemilerinin Dünya atmosferine geri dönmeleri ses hızının tam 25 katı gibi olağanüstü hızdadır. Dünyanın yörüngesine girdiklerinde saatte yaklaşık 29 bin kilometre hızla hareket ederler. Bu, NASA tarafından yüksek hipersonik hız olarak kabul edilir. 2- ATMOSFERE YENİDEN DÖNÜŞ ISISI ÇELİĞİ ERİTEBİLİR Atmosferdeki herhangi bir yere girildiğinde sürtünme uzay gemisinin hava direnciyle karşılaşmasına neden olur; böylece uzay gemisi yavaşlar ve kötü bir iniş yapması engellenir. Ancak hipersonik hızlarda sürtünme geminin yüzeyini yaklaşık 1650 santigrat dereceye yükselterek korunmasız noktaları yok eder. 3- ATMOSFERE GERİ DÖNÜŞ SIRASINDA SEKİZ ASTRONOT HAYATINI KAYBETTİ 1967’de Soyuz 1’deki tek mürettebat olan Vladimir Komarov uzay mekiğinin paraşütü açılmayınca öldü. Columbia’nın tüm mürettebatı yani 7 kişi 2003’te atmosfere geri dönerlerken yaşamlarını yitirdiler. 4- ASTRONOTLAR TEK KULLANIMLIK KALKANLARLA KORUNURLAR Uzay mekiği atmosfere girdiğinde hava akımının ısısı o kadar çoktur ki havanın kimyasal bağlarını parçalar. Bu, uzay gemisinin etrafında elektrik yüklü bir plazma oluşturur. İlk uzay seyahatlerinde uzay gemisi ve mürettebatın korunması için eriyen ısı kalkanları kullanılırdı.  Özel seramikleri yavaş yavaş yanmak üzere tasarlanmıştı. NASA, halen atmosfere geri dönüşte 2649 santigrat dereceye dayanabilecek gelişmiş bir ısı kalkanı üzerinde çalışıyor. 5- UZAY ÇÖPLERİ Dünya atmosferine giren bir çok uydu ve nesnenin küçük bir bölümü yüzeye ulaşır ve genellikle okyanuslara düşer. Karaya düşme ihtimalleri çok azdır, bir trilyonda bir.   ATMOSFERİN İDEAL YOĞUNLUĞU       Nefes almak bize ne kadar kolay geliyor? Sürekli olarak ciğerlerimize hava çeker ve hemen sonra da aynı havayı geri veririz. Bunu o kadar çok yaparız ki, "normal ve sıradan" bir işlem olduğunu düşünürüz. Oysa gerçekte nefes almak çok kompleks bir iştir.       Akciğerlerin düzgün çalışabilmesi, bir başka şartın yerine gelmesine bağlıdır: Havanın yoğunluğunun, akışkanlığının ve basıncının, bu kadar dar kanallar içinde rahatlıkla hareket edebilecek değerlerde olmasına. Havanın basıncı 760 mm Hg'dir. Yoğunluğu, deniz seviyesinde, litre başına bir gram civarındadır. Bizim ve birçok canlının rahatça solunum yapabilmesi için, havanın yoğunluğu, akışkanlığı, ve basıncının şu anda sahip oldukları değerler tam da bu dar aralığın içinde olmalıdır.         Havayı içimize çektiğimiz anda, akciğerlerimizde bulunan yaklaşık 300 milyon küçük odacığa oksijen dolar. Bu odacıkların duvarlarını kaplayan kılcal damarlar hemen bu oksijeni çekerler ve önce kalbe sonra da vücudun her tarafına taşırlar. Kılcal damarlar oksijeni içeri alırken, aynı anda da atık madde olan karbondioksiti bırakırlar. Yarım saniye sürmeyen bu işlem sayesinde, içimize çektiğimiz temiz (oksijenli) havayı, dışarıya kirli (karbondioksitli) olarak veririz.       Akciğerlerimizdeki 300 milyon odacık olarak sıkıştırılmış olan bu alan gerçekte o kadar büyüktür ki, eğer bu alanı ciğerin içinden çıkarıp düz bir yüzeye yaysak, bir tenis kortu kadar yer kaplar.       Buradaki mantığı şöyle bir örnekle açıklayabiliriz: Bir enjektörün iğnesinden su çekmek kolaydır, ama aynı iğneyle bal çekmek çok daha zordur. Çünkü bal, sudan daha az akışkanlığa ve daha yüksek bir yoğunluğa sahiptir.       Atmosferin rakamsal değerleri, sadece bizim solunumumuz için değil, mavi gezegenin "mavi" olarak kalması için de önemlidir. Eğer atmosfer basıncı şu anki değerinden beşte bir kadar azalsa, denizlerdeki buharlaşma oranı çok fazla yükselecek ve atmosferde çok yüksek oranlara varacak olan su buharı tüm Dünya üzerinde bir "sera etkisi" oluşturarak gezegenin ısısını aşırı derecede yükseltecektir. Eğer atmosfer basıncı şu anki değerinden bir kat daha fazla olsa, bu kez de atmosferdeki su buharı oranı büyük ölçüde azalacak ve Dünya üzerindeki karaların tamamına yakını çölleşirdi.       Tüm bu dengeler, Dünya'nın diğer özellikleri gibi atmosferinin de insan yaşamı için özel olarak yaratıldığını göstermektedir. Bilimin ortaya koyduğu bu gerçek, bizlere evrenin başıboş bir madde yığını olmadığını bir kez daha ispatlamaktadır. Elbette ki, tüm evrene hakim olan, maddeyi dilediği gibi şekillendiren, galaksileri, yıldızları ve gezegenleri kudreti altında tutan bir Yaratıcı var.       O üstün Yaratıcı, Kuran'da bizlere öğretmiş olduğu gibi, tüm evrenin Rabbi olan Allah'tır.   ASTRONOMİ SÖZLÜĞÜ –YURİ GAGARİN İnsanların uzayı araştırmaları ve keşfetmeleri 4 Ekim 1957'de Sovyet uydusu Sputnik'in uzaya fırlatılmasıyla hız kazandı. Dünya yörüngesinden çıkan ilk insan ise Sovyet kozmonot Yuri Gagarin oldu.. Yuri Gagarin: Sovyet pilot ve kozmonot. Uzaya çıkan ve dünyanın yörüngesinde tur atan ilk insan. Tam adı Yuri Alekseyeviç Gagarin olan Rus kozmonot 1961 yılında Vostok 1 adlı uzay aracıyla uzaya çıkmış ve uzaydan dünyayı gören ilk insan olmuştur. Bu başarısıyla uzay çağını başlattı. Yuri Gagarin sesiyle- Yerçekiminin baskı etkisini vücudumda hissettim. Beni koltuğuma doğru çekiyordu. Kollarımı oynatmak bile zor hale geldi. Uzun sürmeden roketin dünyanın yerçekimi alanından çıkacağını biliyordum. Sonra ise yörüngedeydim. Gagarin o anda şunları söyleyecekti. Dünya ne kadar güzel. Ne kadar  güzel, ne kadar harika..... çok şaşırtıcı.... O dönemde Gagarin’in bu denemeyi başarması ancak P ihtimal olarak hesaplanmıştı. Vostok Dünya’nın yörüngesine oturduğunda ise bu Sovyetler Birliği’nin bu büyük başarısı olarak dünyaya duyuruldu. Gagarin’in tarihi uçuşundan beri yüzlerce kişi uzaya gitti. Uzay araştırmaları sırasında pek çok yeni bilgiye ulaşıldı. Kuran'da 1400 sene önce insanların böyle bir alanda gösterecekleri gelişmelere ve uzaya çıkışın mümkün olabileceğine işaret edilmektedir. Allah bu konuya Kuran'da şu ayetle dikkat çekmektedir: Ey cin ve ins toplulukları, eğer göklerin ve yerin bucaklarından aşıp-geçmeye güç yetirebilirseniz, hemen aşın; ancak 'üstün bir güç (sultan)' olmaksızın aşamazsınız. (Rahman Suresi, 33) Ayette "üstün bir güç" olarak çevrilen, Arapça "sultan" kelimesi "huccet, burhan, güç, kuvvet, hüküm, kanun, yol, otorite, izin, ruhsat verme, meşru kılma, delil" gibi anlamlara gelmektedir. Dikkat edilecek olursa, ayette insanların göklerin ve yerin derinliklerini hiç geçemeyecekleri değil, fakat ancak üstün bir güç ile geçebilecekleri vurgulanmaktadır. Ve bu üstün güçle 21. yüzyılda kullanılan üstün teknolojiye işaret ediliyor olması muhtemeldir. Nitekim 21. yüzyıldaki üstün teknoloji sayesinde Allah'ın Kuran'da bildirdiği bu durum gerçekleşmiştir.   UZAYDA YAŞAM - ŞİMŞEKLERİ İZLEMEK.... Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki İngiliz astronot Tim Peake, hızlandırılmış çekim  tekniği ile dünyada meydana gelen şimşek ve yıldırımları görüntüledi. İzliyoruz... Görüntülerde Uluslararası Uzay istasyonundaki astronotların Kuzey Afrika, Türkiye ve Rusya üzerindeyken kaydettiği şimşek görüntülerini izliyoruz. Bulut ve yer arasındaki elektrik potansiyeli farkı 10 ila 100 milyon volttur ve yıldırımın dönüş darbesinin akımı yaklaşık 30.000 ampere, sıcaklığı ise 30.000 °C'ye ulaşır. Yıldırımın oluşması çok hızlı bir şekilde gerçekleşir. Öncül darbe buluttan yere yaklaşık 30 milisaniyede ulaşır ve yerden bulutun merkezine yaklaşık 100 milisaniyede döner. Şimşekler yeryüzünü kaplayan bitki örtüsünün yaşamını devam ettirebilmesi için önemli olan azot moleküllerini üretirler. Dünya dışından elektrik akımlarının binlerce voltluk ışık gösterisini izlemek gerçekten etkileyici maşaAllah... Allah, Kuran’da şimşeğin bu ihtişamlı parıltısını şöyle bildirir: Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım “... şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırıp götürecektir.” (Nur Suresi, 43) Kuran’da bulunan surelerden biri olan Ra’d Suresi’nin anlamı “gök gürültüsü”dür. Allah bu surede, şimşeğin çakmasıyla oluşan gök gürültüsünün Kendisi’ni tesbih ettiğini şöyle bildirmiştir: ”Gök gürültüsü O’nu hamd ile, melekler de O’na olan korkularından tesbih ederler…” (Rad Suresi, 13)   BİLDİĞİMİZ EN BÜYÜK GALAKSİ HANGİSİ? Gözlemlenebilir evrenimizdeki şu an bilinen en büyük galaksinin, bir milyar ışık yılından daha uzakta bulunan süper dev eliptik galaksi IC 1101. IC 1101’in çapı yaklaşık altı milyon ışık yılı olduğu ve yaklaşık 100 trilyon yıldıza ev sahipliği yaptığı düşünülüyor. Bu, bizim yaklaşık 100 bin ışık yılı çapa sahip olan ve kıyaslandığında oldukça küçük kalan Samanyolu galaksimizin neredeyse 400 katı büyüklüğündedir. Evren hakkında yaptığımız her türlü inceleme, bizlere bu evrende insan yaşamını gözeten olağanüstü bir düzen olduğunu gösterir. Elbette ki, evrenin her detayında gizli olan bu  düzen, aynı zamanda evrenin her detayına hakim olan sonsuz bir güç ve akıl sahibi bir Yaratıcı'nın varlığının ispatıdır. Nitekim Big Bang teorisinin de açıkça ortaya koymuş olduğu gibi, evren yoktan yaratılmıştır. Bilimin ortaya çıkardığı bu sonuç, Kuran'da bizlere öğretilmiş bulunan bir  gerçektir. Allah evreni yoktan yaratmıştır. Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır. Gündüzü, durmaksızın kendisini kovalayan geceyle örten, Güneş’e, Ay’a ve yıldızlara Kendi buyruğuyla baş eğdirendir... (Araf Suresi, 54)   http://www.a9.com.tr/izle/251341/Yorunge/Yorunge-6---Atmosferdeki-Ideal-Oranlar A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Knidos'un Tarihi Yapıları Eski İhtişamına Kavuşacak 01:46
Knidos'un Tarihi Yapıları Eski İhtişamına Kavuşacak 25 izlenme - 3 yıl önce Knidos'un tarihi yapıları eski ihtişamına kavuşacak- Ege ve Akdeniz'in birleştiği yerde özel konumu, geçmişte birçok ünlü bilim insanına ev sahipliği yapmasıyla bilinen 2 bin 600 yıllık Knidos Antik Kenti kazı, rölöve, restitüsyon, restorasyon ve çevre düzenlemesi çalışmaları sonucunda turizme kazandırılacak - Kazı Başkanı Doç. Dr. Doksanaltı: - "Girişini koruyan ve iyi durumda günümüze ulaşan yuvarlak ve dörtgen kuleleriyle Knidos'un ünlü limanları halen işlevlerini sürdürüyor" DURMUŞ GENÇ - Datça'daki 2 bin 600 yıllık Knidos Antik Kenti'nin görkemli yapılarından tiyatro ve kilisenin restorasyon çalışmaları ile ayağa kaldırılması amacıyla yürütülen kazıların bu yılki bölümü başladı.
Eksen Sapması ve Diğer Eksen Değişikliklerinin Sebepleri 02:10
Eksen Sapması ve Diğer Eksen Değişikliklerinin Sebepleri 20 izlenme - 3 yıl önce Eksen Sapması ve Diğer Eksen Değişikliklerinin Sebepleri What Causes Precession and Other Orbital Changes: https://www.khanacademy.org/science/cosmology-and-...