Hoşgeldiniz!

Ayhan Işık Videoları İzle

Öp Beni Durma 00:42
Öp Beni Durma 33.142 izlenme - 2 yıl önce Gece Kuşağı | Tutkuyla Yaşayanların Kanalı Yeşilçam'ın Kötü Adamları, Kandırılan Kızlar, İçkiye Katılan İlaçlar, Gizlice Çekilen Videolar.. Nuri Alço, Tecavüzcü Coşkun, Ahu Tuğba, Lüks Leman Abla, Hülya Avşar, Müjde Ar, Belmondo Engin, Kara Murat ve daha fazlası.. Gece Kuşağı! Uyku tutmayanlar için!
tİtanİk in batışı 02:54
tİtanİk in batışı 33.010 izlenme - 8 yıl önce ?
Ayhan Işık ve Erol   Taş İtalyan Korku Filminde ( 18) 10:47
Ayhan Işık ve Erol Taş İtalyan Korku Filminde ( 18) 10.521 izlenme - 2 yıl önce Yeşilçam'ın iki efsanevi aktörü La mano che nutre la morte filminde olan karşılıklı rolleri...
Ayhan Işık Cenaze 05:39
Ayhan Işık Cenaze 6.318 izlenme - 4 yıl önce Ayhan Işık Cenaze
neşeli gençlik 03:21
neşeli gençlik 11.861 izlenme - 8 yıl önce pütürlü penis
Ayhan Işık Karizma Sigara İçişi 00:21
Ayhan Işık Karizma Sigara İçişi 1.738 izlenme - 1 yıl önce Fazla söze gerek yok Üstadin Yesilcam'da en karizma sigara icisi keske suan yanimizda olsaydi Allah Rahmet eylesin ..
Domates Dediğin Meme Gibi Olmalı 01:01
Domates Dediğin Meme Gibi Olmalı 2.931 izlenme - 2 yıl önce Ünlü aşçı Ayhan Işık Yemekteyiz yarışması için ön çalışma yapmaktadır. Manavdan domatesin iyisini kasaptan sucuğun hasını alacaksın diyen Işık,domatesleri teker teker ellemektedir. O sırada manavda çalışan yollu Melahat'ın iğneli sözlerine çok içerler. Yılların verdiği pişkinlikle olayı toparlar. Fakat manavın domatesleri ile memeleri benzeştiren Işık, kasaptan alacağı sucuk için ne tür bir benzeşim kuracaktır. Bunu az sonra öğreneceğiz. Film Künyesi; Babanın Arkadaşı / L'Amico del Padrino (1972)
yenİlmez fİlmİnden sahne 02:08
yenİlmez fİlmİnden sahne 6.306 izlenme - 8 yıl önce müthİŞ dövüŞ sahnesİ
Aşkın Mührü Öpücüktür - Ayhan Işık Öztürk Serengil (Kadın Berberi) 01:15
Aşkın Mührü Öpücüktür - Ayhan Işık Öztürk Serengil (Kadın Berberi) 3.797 izlenme - 3 yıl önce Zengin bir ailenin anne babası ölmüş ve tüm mirasa tek başına sahip olmuş kızı Lale (Filiz Akın) bir gün özel motoruyla deniz gezisi yaparken kadın berberi olan Erol'la (Ayhan Işık) tanışır. Aralarında başlayan yakınlık, Lale'nin önce zengin sanıp kadın berberi olduğunu öğrendiği Erol'la alay etmesiyle son bulur. Lale yaptığına pişman olur. Arkadaşı Tayfur'un piyangodan kazandığı para ile açtığı salonda kuaför olarak çalışmaya başlayan Erol, kısa sürede kadınların peşinden koştuğu ünlü bir berber olur. Yerini öğrenen Lale onu hasta birinin saçını yapmak üzere köşke çağırır. Evin hizmetkarı olan Suna (Suna Pekuysal) kendisini evin hanımı, Lale'yi de pedikürcü olarak tanıtır. Erol Lale'nin aynı meslekten oldukları için dalga geçtiğini ve karşı berberde çalıştığını sanır. Ona yakın olabilmek için o da karşı berbere transfer olur. Bu arada Tayfur Suna'ya tutulmuştur. Onun karşı berbere gittiğini görünce o da oraya geçer. Aralarındaki ilişki her geçen gün derinleşen Erol ile Lale evlenme kararı alırlar. Lale konuyu halasına açar. Borç batağındaki kuzeni Cemil (Sadettin Erbil) ise borçlarını ödemek için tek çıkar yol olarak Lale ile evlenip mirasa ortak olmayı düşlemektedir. Bu evliliğe engel olmak için gerçeği anlattığı Erol, Lale'den ayrılır. Halası ve Cemil mirasa konmak için Lale'yi öldürmek isterler. Bu komploya kulak misafiri olan Suna Erol'a haber verir. Erol halasının hazırladığı zehirli sütü içmeden eve yetişir ve Lale'yi kurtarır. Gözü dönmüş Cemil hepsini öldürmek için silah çektiği anda Tayfur ve arkadaşları polislerle birlikte baskın düzenler ve Cemil'i tutuklarlar. Hala bu gerilimin acısıyla kendi hazırladığı zehirli sütü içerek intihar eder. Her şey normale döner. Mutlu günler başlamıştır. Lale ile Erol ve Suna ile Tayfur evlenirler. Filmin Adı: Kadın Berberi Yönetmen: Türker İnanoğlu Oyuncular: Ayhan Işık, Filiz Akın Yapım: Erler Film Yapımcı: Türker İnanoğlu Yapım Yılı: 1964
Sevişirse Ölecek Hastalığı - Hülya Koçyiğit 01:55
Sevişirse Ölecek Hastalığı - Hülya Koçyiğit 3.526 izlenme - 2 yıl önce Henüz açmamış bir gonca olan Hülya Koçyiğit, kadınlığı yaşayamadan kendi deyimiyle içinde hissetmeden ölmek istemediği için karşılaştığı ilk erkeğe yani Ayhan Işık'a vermeye karar verir. Derken olaylar gelişir. Hayatın anlamını arayan kızlarımızın ibret alarak izlemesi gereken bir kesit... Film linki; http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/109013/kadin-isterse-ayhan-isik-hulya-kocyigit-1965-98-dk
Kadın Berberi: Ayhan Işık 01:50
Kadın Berberi: Ayhan Işık 2.778 izlenme - 3 yıl önce Zengin bir ailenin anne babası ölmüş ve tüm mirasa tek başına sahip olmuş kızı Lale (Filiz Akın) bir gün özel motoruyla deniz gezisi yaparken kadın berberi olan Erol'la (Ayhan Işık) tanışır. Aralarında başlayan yakınlık, Lale'nin önce zengin sanıp kadın berberi olduğunu öğrendiği Erol'la alay etmesiyle son bulur. Lale yaptığına pişman olur. Arkadaşı Tayfur'un piyangodan kazandığı para ile açtığı salonda kuaför olarak çalışmaya başlayan Erol, kısa sürede kadınların peşinden koştuğu ünlü bir berber olur. Yerini öğrenen Lale onu hasta birinin saçını yapmak üzere köşke çağırır. Evin hizmetkarı olan Suna (Suna Pekuysal) kendisini evin hanımı, Lale'yi de pedikürcü olarak tanıtır. Erol Lale'nin aynı meslekten oldukları için dalga geçtiğini ve karşı berberde çalıştığını sanır. Ona yakın olabilmek için o da karşı berbere transfer olur. Bu arada Tayfur Suna'ya tutulmuştur. Onun karşı berbere gittiğini görünce o da oraya geçer. Aralarındaki ilişki her geçen gün derinleşen Erol ile Lale evlenme kararı alırlar. Lale konuyu halasına açar. Borç batağındaki kuzeni Cemil (Sadettin Erbil) ise borçlarını ödemek için tek çıkar yol olarak Lale ile evlenip mirasa ortak olmayı düşlemektedir. Bu evliliğe engel olmak için gerçeği anlattığı Erol, Lale'den ayrılır. Halası ve Cemil mirasa konmak için Lale'yi öldürmek isterler. Bu komploya kulak misafiri olan Suna Erol'a haber verir. Erol halasının hazırladığı zehirli sütü içmeden eve yetişir ve Lale'yi kurtarır. Gözü dönmüş Cemil hepsini öldürmek için silah çektiği anda Tayfur ve arkadaşları polislerle birlikte baskın düzenler ve Cemil'i tutuklarlar. Hala bu gerilimin acısıyla kendi hazırladığı zehirli sütü içerek intihar eder. Her şey normale döner. Mutlu günler başlamıştır. Lale ile Erol ve Suna ile Tayfur evlenirler. Filmin Adı: Kadın Berberi Yönetmen: Türker İnanoğlu Oyuncular: Ayhan Işık, Filiz Akın Yapım: Erler Film Yapımcı: Türker İnanoğlu Yapım Yılı: 1964
böyle avukat gördünüzmü süper komik jim carey 02:34
böyle avukat gördünüzmü süper komik jim carey 5.176 izlenme - 8 yıl önce yalancı filminden süper komik sahne
Aslan Pençesi - Ayhan Işık (1966 - 90 dk) 01:29:40
Aslan Pençesi - Ayhan Işık (1966 - 90 dk) 1.560 izlenme - 2 yıl önce Konu: Otobüs İşletmeciliğinin gelişmekte olduğunu 1960 lı yıllarda Topkapı'da yerleşmeye çalışan otobüs firmalarının birbirleri ile mücadelesi. Firma sahibi Çerkez Reşit( Turgut Özatay) tam bir zorbadır. Reşit ve kardeşlerinin saldırısına uğrayan bir işletme sahibi firmasını Antepli İsmail'e (Ayhan Işık) satar. İsmail ve kardeşi kendilerini Çerkez Reşit ve yakınları ile büyük bir çatışmanın içinde bulurlar. Bu arada Reşit'in amca kızı Semiha(Sevinç Pekin) ile İsmail arasında aşk doğar ve evlenirler. Ama Reşit daha son kozunu oynamamıştır. Yönetmen : Memduh Ün, Halit Refiğ Senaryo : Bülent Oran, Halit Refiğ Yapımcı: Memduh Ün Görüntü Yönetmeni: Cahit Engin Tür: Dram Özellikler : Siyah Beyaz Ülke :Türkiye Oynayanlar: Ayhan Işık, Sevinç Pekin, Turgut Özatay, Kuzey Vargın, Sevda Nur, Engin İnal, Mine Soley, Bilal İnci, Zeki Sezer, Süheyl Eğriboz, Behçet Nacar, Selahattin İçsel, Mehmet Büyükgüngör, Enver Dönmez, İsmet Erten, Orhan Çoban, Muzaffer Yenen, Nusret Ataer, Okan Ataer, Abdurrahman Palay, Kemal Ergüvenç, Sami Ayanoğlu, Jeyan Mahfi Tözüm, Esen Günay, Sadettin Erbil, Alev Koral, Devrim Parscan, Hakkı Haktan
ayhan işık krallar ölmez 02:10
ayhan işık krallar ölmez 3.526 izlenme - 8 yıl önce sinemanın taçsız kralı ayhan işık...
Ayhan Işık 02:01
Ayhan Işık 1.372 izlenme - 3 yıl önce Ayhan Işık
Ölümün Nefesi (1973) Fragman 01:32
Ölümün Nefesi (1973) Fragman 2.306 izlenme - 4 yıl önce Ayhan Işık ve Erol Taş'ın Klaus Kinski'yle birlikte rol aldığı Ölümün Nefesi (La mano che nutre la morte) filminin fragmanı
cingöz recai - 3/9 - ayhan ışık - sema özcan 00:59
cingöz recai - 3/9 - ayhan ışık - sema özcan 3.312 izlenme - 7 yıl önce cingöz recai - ayhan ışık - sema özcan - 1969
hababam askerde 02:14
hababam askerde 2.570 izlenme - 8 yıl önce hababamin karni acikir bakin nereye gİder :)
Ayhan Işık'in Cenaze Görüntüleri 05:39
Ayhan Işık'in Cenaze Görüntüleri 673 izlenme - 2 yıl önce Sinemamizin usta oyuncularindan Ayhan Isik'in cenazesinden ve arkadaslariyla yapilan ropartajlardan alinan kisimlari izliyoruz. Allah rahmet eylesin efendim.
Kadın İsterse - Ayhan Işık & Hülya Koçyiğit (1965 - 98 dk) 01:44:07
Kadın İsterse - Ayhan Işık & Hülya Koçyiğit (1965 - 98 dk) 1.912 izlenme - 2 yıl önce Konsolosluktaki ziyafette Johann Baptist Strauss’un iki valsi; ‘Kaiser-Walzer op. 437’ (1889) ve ‘Morgenblátter op. 279’ (1863). Nadya; “Hayat meğer uyurken görülmeye başlanıp da uyandıktan sonra da devam eden bir rüyadan başka bir şey değilmiş. Tesadüflerin, bazen umulmadık saadetler getirebileceğini söylemişlerdi bana. Ama bu kadar çabuk..” İrfan; “Kaderin önüne geçilemeyeceğini biliyorum. Tanrı bize yardım ediyor.” Aynı adlı romanın (Esat Mahmut Karakurt) (Birinci basım 1960) (Dördüncü basım 1975) (İnkılâp ve AKA Kitabevleri) Yeşilçam çevrimi. Roma’dan kalkan 4 motorlu Pam Am (kitapta Asya postasını yapan iki katlı İsveç) uçağı ‘yol programında’ olmamasına karşın Yeşilköy Hava Alanı’na inmek zorunda kalır . ‘Dead Ringer’ (1964) için yapılan (André Previn) ‘The Dog Attacks’ ile izlediğimiz sahnede ‘25–26 yaşlarında, harikulade güzel bir kadın’ rahatsızlanmış. Kaptan pilotun ‘Ekselans’ diyerek konuştuğu babası, konsolosluk aracılığı ile Türk makamlarıyla görüşüp Nadya’nın sağaltım için İstanbul’da bir hafta kalmasını sağlıyor. Kendisi Suriye’ye gidip dönecekmiş. Hava Limanında ‘Ekselans’ ile görüşen vali yardımcısı filmin bir sürprizi; Yönetmen Nejat Saydam. ‘Yavaş yavaş büyüyen habis bir ur’ (romanda mediastin tümörü) genç kızın kalbini kaplıyor. Daha önce Hamburg ve Roma’daki iki profesör 6 aylık ömrü kaldığını söylemişler. Profesör İhsan Kerim’e göre ‘kendisini bir erkekle beraber geçireceği heyecanlı saatlerden koruyabilirse’ bu süre biraz daha fazla olabilirmiş. ‘Main Title Dead Ringer’ ve ‘This Was His Room’ (1964) (Prévin) melodileri ile hastaneden kaçar. Konsolosluk görevlilerini atlatıp Galata Köprüsü’nden bir vapura biniyor. Cezalı bilet için gerekli 240 (romanda 60–70) kuruş için ‘genç, esmer, uzun boylu, tığ gibi bir erkek’ yardımcı olur. İstanbul Ticaret Odası Başkanı tüccar (kitapta Türk Hava Orduları’nda Kurmay Binbaşı) İrfan Ersoy. Genç kız onu görünce Freud’un bir sözünü anımsıyor; “Her kadının şuuru altında (şuuraltında) bir erkek yaşar. Bu erkeğe rastlayan kadın bütün irade ve dayanma gücünden yoksun kalır.” Sonraları “Sizi gören her kadın, size mağlup olmaya mahkûmdur” diyecektir. Babası, yıllar önce Ankara’da diplomat olarak görev yaptığı için Nadya çok güzel Türkçe konuşuyor. ‘Hatta Türk mektebinde, Maarif Koleji’nde okumuş’. Oysa romanda böyle bir şey yok. Almanca konuşuyorlar. Vapurla yapılan Boğaz gezisinde; Yeni Mahalle İskelesi’nde; Tarık Öcal’ın gitarını (kitapta Viyana müziği) dinlediğimiz Ahmet Kostarika’nın sahil lokantasında; İrfan’ın Talimhane’deki evinde birbirlerinin olduktan sonra bile isimlerini söylemiyorlar. ‘Erikler Çiçek Açtı’ (1968) ve ‘Son Tren’deki (1964) durum burada da var; “Meçhul kalmak daha güzel.” Nadya, ertesi sabah bir mektup bırakarak gider. “Ebediyen senin olmanın saadeti içinde senden ayrılıyorum. Beni sakın arama..” Tekrar karşılaşmaları Konsolosluğun verdiği bir ziyafette (romanda Moskova’da) olur. İrfan ve arkadaşı İstanbul Barosu avukatlarından Kâmil Şekercioğlu da davetliymiş. Bu sırada Atlantic News gazetesinin Türkiye muhabiri Lilian ile karşılaşıyoruz. Kahramanımız, ilerde, bu meraklı Amerikalının (kitapta ise İsviçre’de tıp eğitimi yapan kız kardeşi Gülseren’in) yardımını görecek. Âşıklar tekrar buluşabilmek için her şeyi yapıyorlar. Agâh Hün’ün seslendirdiği Konsolos kuşkulanmış, Piyer’i genç kızın yanından ayırmıyor. Kahramanlarımızın onu sahil meyhanesinde atlattıkları sırada Akademi ödülü adayı bir melodi var; ‘Bibidi-Babidi-Boo’ (The Magic Song) (1948) (Al Hoffman / Mack Davis / Jerry Livingston). ‘Cinderella’da (1950) kullanılmıştı. ‘Soğuk Savaş’ dönemi. Berlin’in bile doğu-batı diye ikiye ayrıldığı yıllar. Filmde, zülfü yâre dokunur diye söylenmiyor ama Nadya bir Rus kızı. Babası, Kara Orduları Komutanı General İvan Biyeviç. İrfan (bir buçuk ay önce Moskova’dan vatana dönerken intihar ettiği iddia edilen veyahut öldürülen), Fuat Bey’in yerine ataşemiliter olarak atanmış. Yüzbaşı Kâmil de muavini. Bu nedenle romandaki gizli buluşmalar İstanbul’dakilerden daha gerilimli. Delikanlı ‘felakete doğru adım adım yaklaştıklarını hissediyor’. Nadya; “Seven bir kadının, sevdiği erkeğin uzağında kalmasından daha büyük bir felaket olamaz.” Yazar, ona 30 yıl sonra olacakları da söyletiyor; “Rahat yaşamak istiyorsak, yaşamak isteyen ulusları bırakıp kendi evimize dönmeliyiz.” Bu sırada İsviçre, Neuchátel’deki Profesör Riggenbach (kitapta Cenevre’deki Prof. Egner) genç kızın ameliyatını yapmayı kabul ediyor. Dünyada ilk kez yapılan bu cerrahi girişim ‘büyük bir muvaffakiyetle neticelenir’. Kalbi artık ‘en normal insanınki gibi’ sağlammış. Nadya, ‘Ankara Ekspresi’nde (1970) Hilda’nın yapacağı gibi, sevdiği erkeğin ülkesinde yaşamayı yeğliyor. “Ben yalnız hürriyeti değil aşkı da seçmiş bulunuyorum. Aşk, hürriyetten de üstündür. Öyle bir memlekettir ki aşk onun hududu, sınırı olamaz asla. (Sf. 227)” Yıllar sonra çocuklarının oralarda iş bulmak ümidiyle konsolosluk önünde sıraya girmesi ne acı. Esat Mahmut Karakurt’un ‘meçhul’e olan tutkusu. Nadya; “Biraz da içimizde bir küçük merak hissi kalsın. İnsanlar, niteliğini bilmedikleri şeylere karşı daha büyük bir ilgi duyarlar.” (Yazan: Murat Çelenligil) Yönetmen : Nejat Saydam Senaryo : Nejat Saydam Yapımcı : Murat Köseoğlu Müzik : Tuncer Aydınoğlu Görüntü Yönetmeni : Melih Sertesen Eser : Esat Mahmut Karakurt Süre : 99 dk Tür : Dram, Duygusal Özellikler : Siyah Beyaz Oyuncular: Ayhan Işık, Hülya Koçyiğit, Nuri Altınok, İbrahim Delideniz, Reha Yurdakul, Semih Sergen, Hayri Esen, Atıf Kaptan, Gülbin Eray, Jale Öz, Ahmet Turgutlu, Osman Türkoğlu, Necip Tekçe , Celal Ersöz, Talia Saltı, Fatoş Öztan, Nazan Kiper, Hayri Esen , Rıza Tüzün, Muhip Arcıman, Abdurrahman Palay, Agah Hün, Jeyan Mahfi Tözüm
Küçük Hanımefendi 02:09
Küçük Hanımefendi 784 izlenme - 2 yıl önce Sadri alışık, belgin doruk ve ayhan ışık' ın oynadıkları küçük hanımefendi filminden bir sahne. maksat nostalji olsun
Acı Hayat  –  Ayhan Işık Nefreti İçerir (1962) 02:24
Acı Hayat – Ayhan Işık Nefreti İçerir (1962) 1.159 izlenme - 2 yıl önce Bir evin ruhu olmalı, böyle beton mezarlara lanet olsun! İçinde sen olmadıktan sonra neyleyim ben böyle evi? Metin Erksan'ın senaryosunu yazıp, yönettiği "Acı Hayat" filminin en etkileyici sahnesidir kanimca. 60'ların İstanbul'unda geçen, Ayhan Işık, Türkan Şoray, Ekrem Bora, Nebahat Çehre ve Hüseyin Baradan gibi önemli Yeşilçam oyuncularının yer aldığı film sanatsal çekimleri ve müzikleri ile aşkı, öfkeyi, ihaneti, pişmanlığı, ekonomik kaygıları konu alır. Filmi izleminizi tavsiye ederim. Son pişmanlık fayda etmez.
Sadri Alışık ve Ayhan Işık Meyhanede Fenerbahçe Muhabbetinde 01:47
Sadri Alışık ve Ayhan Işık Meyhanede Fenerbahçe Muhabbetinde 632 izlenme - 1 yıl önce Sadri Alışık ve Ayhan Işık'ın meyhanede yaptıkları Fenerbahçe muhabbeti. O zamanlar Fenerbahçe yeşilçamda fenomenmiş ee sonuçta halkın takımı.
yenİlmez fİlmİnden baŞka bİr sahne 04:23
yenİlmez fİlmİnden baŞka bİr sahne 2.069 izlenme - 8 yıl önce ?"
Kanun Namına (1952 - 93 dk) 01:33:19
Kanun Namına (1952 - 93 dk) 775 izlenme - 2 yıl önce Ömer Lütfi Akad'ın başyapıtları arasında gösterilen ve Ayhan Işık'ın üne kavuşmasını sağlayan filmin senaryosu gerçek bir cinayet olayından yola çıkılarak yazılmıştır. Türk sinema tarihinin en önemli geçiş filmlerinden biridir; Ömer Lütfi Akad bu filmle Muhsin Ertuğrul sonrası "sinemacılar dönemi" olarak adlandırılan dönemin ilk önemli yönetmeni olarak anılmasını güçlendirmiştir. Süre: 93 dk.
Sadri Alışık - Turist Ömer'in Hikayesi 02:42
Sadri Alışık - Turist Ömer'in Hikayesi 742 izlenme - 2 yıl önce İlk kez 'Helal Olsun Ali Abi' filminde görünen Türk sinemasının en ilginç karakterileri arasında yer alan Turist Ömer'in nasıl ortaya çıktığının bir o kadar ilginç hikayesini Sadri Alışık'tan dinliyoruz. Saygılar Sadri Babaya...
Cingöz Recai - 1/9  - Ayhan Işık - Sema Özcan 09:09
Cingöz Recai - 1/9 - Ayhan Işık - Sema Özcan 2.235 izlenme - 7 yıl önce cingöz recai - ayhan ışık - sema özcan - 1969 yapımı
mavİ derİnlİklere doĞru 2.cİ bölüm 03:53
mavİ derİnlİklere doĞru 2.cİ bölüm 2.056 izlenme - 8 yıl önce 2.cİ vİdeom
Kanlı Firar - Ayhan Işık (1960 - 80 dk) 01:20:00
Kanlı Firar - Ayhan Işık (1960 - 80 dk) 1.133 izlenme - 2 yıl önce Frank Chacksfield ve Orkastrası’nın ‘Ebb Tide’ albümündeki (1960) aynı adlı melodi (1953/54) (Robert Maxwell / Carl Sigman). Paltolarına sarılmış insanları (belki aralarında ‘İkbal Kahvesi’ne giden Orhan Kemal de vardır) atlı arabaları, tramvayları gören temiz bir çayevi. İki bardak çay. Türkan; “Ayrı bir evim, güzel elbiselerim, belki de ilerde bir çocuğum olacaktı. Artık çalışmayacaktım. Sarhoş babamın kahrını, yatalak annemin bitmez acılarını sırtımda taşımayacaktım. Çok, çok inanmıştım O’na.” Tahir; “Sonra?” Türkan; “İki ay önce randevuya gelmedi. Aradığımda Afyon’a gittiğini söylediler. Adresini de bilmiyorlardı. Nihayet hakikati anladım. Terk edilmiştim. Dün gelen mektupta her şeyi açıklıyordu. Gönderdiği para da güya sürdüğü karayı siliyordu. Fabrikadan eve döndüğümde mektubu aç mış olan babam kıyametleri kopardı. Beni evden kovdu. Gidecek yerim yoktu. Öylesine bıkmış, öylesine kahretmiştim ki hayata. Sabaha kadar sokaklarda dolaştım.” Tahir; “Şimdi yapılacak bir şey var. O da eve dönmen.” Türkan; “Babamı bilmezsin. Eve almaz beni.” Tahir; “Beraber gideriz. Madem tanımıyor O’nun yerine geçerim.” Türkan; “Peki ne dersin Onlara.” Tahir; “Mektubu yazdıktan sonra pişman olduğumu, sensiz yaşayamayacağım için evlenmeye karar verdiğimi…” Türkan; “Büyük bir fedakârlık bu. Senden istemeye hiç hakkım yok. Niye yapıyorsun bunu?” Tahir; “İnsan değil miyiz.” ‘You Only Live Once’ (1937), ‘Yaşamak Hakkımdır’ (1958) ve ‘Le Jour Se Léve (Daybreak-Gün Doğuyor)’un (1939) Yeşilçam uyarlaması. Metin Erksan’ın ‘bir hikâyesinden adapte’ olduğu da söylenir. 60’ın kışında İstanbul. ‘İnsanlar Yaşadıkça’da (1969) tekrar göreceğimiz Üsküdar Ceza ve Tevkif Evi. “Anadan babadan yardan hiç haber yok mu//Uçun kuşlar uçun İzmir’e doğru.” Yanık sesli Âşık kader mahkûmlarının ‘ciğerini dağlıyor’. Tahir Somyürek’in hapisteki son gecesi. Koğuş arkadaşları Hakkı Abi ve İstanbullu Avni ile tahliye oluyor yarın. Filmde tam belli değil, karısını (veya kız kardeşini) ‘kirleten’ Asım Nipton’u ‘temizleyince’ 8 yıl vermişler. Kâbuslar içinde geçen ‘8 yıl’. Kafasından atamadığı ‘kanlı rüya’ nedeniyle bir gece bile rahat uyuyamamış. Hakkı Abi “Seninle şurada üç buçuk senem beraber geçti. Hiç rahat uyuduğunu görmedim” diyordu. ‘Bütün kötü geçmişini unutmalıymış’ ama kolay mı bu. Hapishane Müdürü’nün yardımı ile Haliç Tersane’sinde kaynakçı olarak işe başlayacakmış. ‘Biraz para yapıp’ köyüne dönecekti. Sirkeci’deki döküntü bir otele yerleşir. Gecesi 6 lira. Aynalı gardırop, masa, 2-3 iskemle ve yatak. Odada başka bir şey yok ama buna da şükür. Sabah tersanede, akşam otelde ‘dünyadan habersiz yaşayıp gidiyor’. Aynı yerde kalan Tatlı Nermin, kahramanımızı beğenmiş. Bu durum genç kadına tutkun olan Okmeydanlı Çamur Şevket’i çileden çıkarır. Ahmet Tarık Tekçe ve Zeki Tüney ile bir kaç kez Tahir’le dalaşırlar. Dayak yiyince de iyice kinlenirler. ‘Öküzün boynuzuna girse bile bulacaklarmış’. ‘The Rite of Spring: II. The Sacrifice-Glorification of the Chosen One’ (1913) (Igor Stravinsky). Bir gece iş dönüşü olan olur. Çıkan kavgada Mehmet, yanlışlık Ahmet Tarık Tekçe’yi; Tahir de kendisini korumak isterken Mehmet’i öldürür. Sonrası artık hep kaçış. Ertesi sabah Ortaköy Camisini gören Ortaköy İskelesi. Her tarafta martı ve dalga sesleri. Ne yapacağını bilemez halde otururken ‘yüzüne bakılır’ bir genç kız dikkatini çeker. Kendini denize atacak gibi bir hali vardı. “Şimdiye kadar yaşıyordum. Fakat bu hiç de tatlı olmadı. Biliyorum, bundan sonra da olmayacak.” Hayatının manası kalmamış, yaşamaktan korkuyor, ölmek istiyormuş. Oysa ölüm ‘sandığı kadar kolay değil’. Pis, iğrenç bir şey. ‘Muhtacı himmet’ Tahir de kendi derdini unutmuş yardım etmek istiyor. “Düşmez kalkmaz bir Allah. Sana faydam olur mu? ‘Ölenle ölünmez, kalan sağlar bizim’ demişler. Mademki sağsın yaşamaya bak. Bir yerde otursak, açılsan bana.” Türkan Akyel ‘Lüks İdeal Bisküi’de paketleme işçisi. Evlenme hayali kurarken sevgilisi tarafından terk edilmiş. Her şey bir rüyaymış meğer. Üzüntüsünün nedeni bu. İçkici baba Salih Tozan, yatalak anne ve ilkokul öğrencisi erkek kardeş ‘kendi âlemlerine dalmışlar’. Tahir kendini ‘terk edip giden Cavit’ olarak tanıtır aileye. ‘Mektubu yazdıktan sonra pişman olmuş, Türkan’dan ayrılmasına imkân yokmuş’. Nüfus cüzdanındaki ismin farklı olmasını da “Başında ciddi değildim. Cavit de o günlere ait bir isim” diye açıklıyor. Bunca ince düşünceli olmasına gerek yok aslında. Çünkü paragöz kayınpederin aklı ‘delikanlının işinde ve iyi para alıp almadığında’. Tahir ilerde “Hiç sevmedim babanı. Annen kardeşin, iyiler Onlar” diyecektir. Nitekim yaşlı adam “Güle güle damatçığım, güle güle” diye yolcu ettikten sonra Türkan’a dönüp “Bu iş sandığı kadar kolay değil. Açsın kesenin ağzını. Bedavaya kız yok bende” diyor. Emniyet Müdürü Niyazi Er ve Komiser Hulusi Kentmen işin peşindeler. ‘Maktul veya maktullerin gidebilecekleri bar, saz gibi yerler, keza hadise civarındaki kahvehaneler iyice soruşturuluyor’. “Üstelik mütecaviz olanlar da ölenlermiş.” Bu anlaşılmış. Türkan’ın hayalleri çok ‘mütevazı’. Bu şehirden, gelmiş geçmiş bütün kara günlerinden sıyrılıp uzaklara gitmek, masmavi bir gök altında yaşamak’. Bir rüya gibi ‘ayrı bir evi, bir erkeği, belki de çocuğu olsun’ istiyor. Tahir’inkiler de bundan farklı değil. Ama ‘kader kırmış’ delikanlıyı. Keşke hayat annesinin baktığı telveli fincanlardaki gibi olsaydı. Anlattıkları ne kadar içten. Biriktirdiği para ile köyüne gittiğinde ‘küçük bir tarla, içine başını sokabileceği bir çatı ve öküz alacak’. İnsan boyu başaklar, birkaç koyun. ‘Kaderi birden terse girip her şey sabun köpüğü gibi dağılacakken’ genç kız çıkmış karşısına. Türkan; “Orda, yanında olmak. Güneşin sıcağında, ter içinde kalmış yüzünle, elinde saban seni uzaktan seyretmek. Beni ‘Türkan, Türkan’ diye çağırışını dinlemek. Ve sana nefes nefese getirdiğim buz gibi ayranı içirmek.” Tahir; “Sever misin, ister misin bunları? Mis gibi kokan bir başak tarlası, ufak fakat kullanışlı bir ev, çiftimizi çekecek dayanıklı bir çift öküz. Üzerimizde sayamayacağımız kadar çok yıldızlar. Uzak derelerden gelen kurbağa sesleri. Bütün bunların ortasında dünyaya meydan okuyan BİZ.” ‘Belki biraz acele’ ama hemen gitmeye karar verirler. Biraz da fiyat kırarak yüzükler alınır. Kuyumcu Faik Coşkun “Kiminin parası kiminin duası” demişti. Ancak tarla-ev-öküz dua ile hallolacak gibi değil. Para gerek. Hakkı Abi “Başın sıkıştı mı ara beni” demişti. O da gazinoda her akşam ‘elin sarhoşlarıyla, itleriyle uğraşmaktan usanmış’. Bir soygun önerir. Sonrasında Roma’ya gidecekmiş; “Bir karım, bir de bütün bu kirli işlerimden bihaber yetişmiş kızım var. İzmir’de leyli okuyor ve beni namuslu bir işadamı sanıyor. Artık O’na rol oynayacak halim kalmadı. İkisini de alıp gideceğim. Ondan sonra temiz bir hayat kurarak kızıma layık olmaya çalışacağım.” İstanbullu Avni de Çakır Eminesi’ne para yetiştiremiyordu. Zaten rahmetli anacığı “Senin başını kadınlar yiyecek” dermiş. Aslında üçü için de geçerli bu. Karaköy’deki Selanik Han’da Ören Mücevherat Deposu’nu soyacaklar. Kasanın oksijen kaynağı ile açılması Avni’ye ait. Bu sırada Tahir de iki bekçi, Hakkı Haktan ve Erol Taş’ı etkisiz hale getirecek. Ancak işler düşündükleri gibi gitmez. Soygun anlaşılır. ‘Willys Jeep’ ile gelen polislerden biri de Reşit Çildam. Çatışmada Hakkı Abi ölür. [‘The Aggression Scale’deki (2012) Lloyd “Money is not worth dying for” diyecektir.] İstanbullu yakalanır. ‘Firebird: Infernal Dance of King Kashchei’ (1910) (Igor Stravinsky). Omzundan yaralanan Tahir kaçmış. Elindeki çanta 470 bin liralık nakit ve 822 bin liralık mücevherle dolu. Yolu üzerindeki Park Eczanesi’nde (o gece nöbetçiymiş) kolunu sardırıyor. Kurşun içerde kalmadığı için tehlikeli değilmiş. Türkanların evine sığınır. Herkesi eve hapsetmiş. Kimsenin çıkmasına izin vermiyor. Bu arada Tahir’in kimliği tespit edilmiş. ‘Teksir edilen fotoğrafı görevlilere dağıtılmış’. Yollar, tren, deniz yolları, ‘keza hususi otobüs ve taksi işletmeleri’ kontrol altına alınmış. O zor durumda bile gelecekle ilgili hayal kuruyorlar. Bir oğulları olursa adı Kemal veya Kerem olacak. Ev, tarla, ağıl ve birkaç baş hayvan aldıktan sonra artan parayla teslim olacakmış. “Hem suçlu değilim. Ben vurmasam O vuracaktı beni. Anlatırım bunları. Soygunu da” Ne verirlerse yatacak, hapisten çıkınca da dönecekmiş sevdiğine. ‘Hasret dağlar gibi ama sonunda birleştikten sonra o da çekilmez mi, çekilir’. Bir sabah Haydarpaşa’ya giderler. Ağzını kapasın diye de Salih’e biraz para vermişlerdi. Oysa ‘müstakbel kayınpeder’ polise haber uçurmuş bile. Bilet aldıktan biraz sonra Tahir tutuklanır. 10.45’te Üçüncü Peron’dan hareket eden Kurtalan’da Türkan yalnızdı. Yine de ‘Anadolu Ekspresi’ndeki (1973) Zeynep’ten daha şanslı. Hiç olmazsa sevgilisi ölmemiş. Kaç sene verirlerse versinler bekleyecek erkeğini. Tahir; “Ufak bir evim olsun, çocukluğumun rüyası bu demiştin bana. Anadolu’nun sarı sıcağı yakar, kavurur insanı. Hele senin gibi ince yapılı bir şehir kızı için.” Türkan; “Anlayamadım. Bana gelmeyi mi teklif ediyorsun… Bu ancak rüya olabilir.” Tahir; “Hakikat Türkan. Benle gelir misin? Evlenir misin… İkimiz de acelesi olan iki kişiyiz.” Türkan; “Acıyan değil seven bir erkekle evlenmek isterim. Bana acımıyorsun ya.” Tahir; “Seni sevdim.” Türkan; “Bütün hayatımca bekledim bu sözü. Al götür beni.” Tahir; “İyi günlerimizde olduğu gibi fena günlerimizde de benimle beraber misin?” Türkan; “Derdin derdim, acın acımdır. Sen erkeğimsin benim.” ‘Pictures at an Exhibition: Samuel Goldenberg and Schmuyle’ (1874) (Modest Mussorgky). Babasını daha iyi tanıdığımız sahne. Türkan; “Beni de annem gibi yataklara mı düşürmek istiyorsun? Öldür beni daha iyi.” Salih Tozan; “Herif iki ay sonra elini kolunu sallayarak döndü. Bunları senin iyiliğin için söylüyorum.” Türkan; “Şimdiye kadar hiçbiriniz beni düşünmediniz. Genç bir kızmışım, güzel elbiseler pabuçlar giymem, yaşamam lazımmış. Kim aldırdı buna. Karşıma bir erkek çıktı. Bana tatlı şeyler vaat etti. Sevdiğini söyledi. O’na inanmış, ‘al beni burdan’ demişsem suçlu muyum?” Salih; “Meğer ne kadar doluymuşsun. Hâlbuki ben senin için neler kurmuştum. Nikâhını, düğününü…” Türkan; “Beni yalnız bırak baba.” Salih; “Sana diyecektim ki…” Türkan; “Bana bir şey deme baba. Yalnız bırak kâfi.” Salih; “Suçum sadece içmek Türkan, sadece içmek.” (Yazan: Murat Çelenligil) Oyuncular: Ayhan Işık, Belgin Doruk, Atıf Kaptan, Ahmet Tarık Tekçe, Salih Tozan, Semih Sezerli, Hulusi Kentmen, Sezer Tansuğ, Ülkü Erakalın
rocky-6 00:56
rocky-6 1.876 izlenme - 8 yıl önce rocky bildiğiniz gibi