Hoşgeldiniz!

çocuk masalı

Rapunzel - Çocuk Masalı (Masal İzle) 05:19
Rapunzel - Çocuk Masalı (Masal İzle) 24.966 izlenme - 2 yıl önce Bir zamanlar, bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pencereden komşu evin bahçesindeki güzel çiçekleri ve sebzeleri seyrederken, kadının gözleri, sıra sıra ekilmiş özel bir tür marula takılmış. O anda sanki büyülenmiş ve o marullardan başka şey düşünemez olmuş. “Ya bu marullardan yerim ya da ölürüm.” demiş kendi kendine. Yemeden içmeden kesilmiş, zayıfladıkça zayıflamış. Sonunda kocası, kadının bu durumundan öylesine endişelenmiş, öylesine endişelenmiş ki, tüm cesaretini toplayıp yandaki evin bahçe duvarına tırmanmış, bahçeye girmiş ve bir avuç marul yaprağı toplamış. Ancak, o bahçeye girmek büyük cesaret istiyormuş, çünkü orası güçlü bir cadıya aitmiş. Kadın, kocasının getirdiği marulları afiyetle yemiş ama bir avuç yaprak ona yetmemiş.Kocası ertesi günün akşamı çaresiz tekrar bahçeye girmiş. Fakat bu sefer cadı pusuya yatmış, onu bekliyormuş. “Bahçeme girip benim marullarımı çalmaya nasıl cesaret edersin sen!” diye ciyaklamış cadı. “Bunun hesabını vereceksin!” Kadının kocası kendisini affetmesi için yalvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları nasıl canının çektiğini, onlar yüzünden nasıl yemeden içmeden kesildiğini bir bir anlatmış. “O zaman,” demiş cadı sesini biraz daha alçaltarak, “alabilirsin, canı ne kadar çekiyorsa alabilirsin. Ama bir şartım var, bebeğiniz doğar doğmaz onu bana vereceksiniz.” Kadının kocası cadının korkusundan bu şartı hemen kabul etmiş. Birkaç hafta sonra bebek doğmuş. Daha hemen o gün, cadı gelip yeni doğan bebeği almış. Bebeğe Rapunzel adını vermiş. Çünkü annesinin ne yapıp edip yemek istediği bahçedeki marul türünün adı da Rapunzel’miş.Cadı, küçük kıza çok iyi bakmış. Rapunzel on iki yaşına gelince, dünyalar güzeli bir çocuk olmuş. Cadı bir ormanın göbeğinde, yüksek bir kuleye yerleştirmiş onu. Bu kulenin hiç merdiveni yokmuş, sadece en tepesinde küçük bir penceresi varmış. Cadı onu ziyarete geldiğinde, aşağıdan “Rapunzel, Rapunzel! Uzat altın sarısı saçlarını!” diye seslenirmiş. Rapunzel uzun örgülü saçlarını pencereden uzatır, cadı da onun saçlarına tutuna tutuna yukarı tırmanırmış. Bu yıllarca böyle sürüp gitmiş.Birgün bir kralın oğlu avlanmak için ormana girmiş. Daha çok uzaktayken güzel sesli birinin söylediği şarkıyı duymuş. Ormanda atını oradan oraya sürmüş ve kuleye varmış sonunda. Fakat sağa bakmış, sola bakmış, ne merdiven görmüş ne de yukarıya çıkılacak başka bir şey. Bu güzel sesin büyüsüne kapılan Prens, cadının kuleye nasıl çıktığını görüp öğrenene kadar her gün oraya uğrar olmuş. Ertesi gün hava kararırken, alçak bir sesle “Rapunzel, Rapunzel! Uzat altın sarısı saçlarını!” diye seslenirmiş.Sonra da kızın saçlarına tutunup bir çırpıda yukarı tırmanmış. Rapunzel önce biraz korkmuş, çünkü o güne kadar cadıdan başkası gelmemiş ziyaretine. Fakat prens onu şarkı söylerken dinlediğini, sesine âşık olduğunu anlatınca korkusu yatışmış. Prens, Rapunzel’e evlenme teklif etmiş, Rapunzel de kabul etmiş, yüzü hafifçe kızararak. Ama Rapunzel’in bu yüksek kuleden kaçmasına imkân yokmuş. Akıllı kızın parlak bir fikri varmış. Prens her gelişinde yanında bir ipek çilesi getirirse, Rapunzel’de bunları birbirine ekleyerek bir merdiven yapabilirmiş. Herşey yolunda gitmiş ve cadı olanları hiç farketmemiş. Fakat bir gün Rapunzel boş bulunup da: “Anne, Prens neden senden daha hızlı tırmanıyor saçlarıma?” diye sorunca herşey ortaya çıkmış. “Seni rezil kız! Beni nasıl da aldattın! Ben seni dünyanın kötülüklerinden korumaya çalışıyordum!” diye bağırmaya başlamış cadı öfkeyle. Rapunzel’i tuttuğu gibi saçlarını kesmiş ve sonrada onu çok uzaklara bir çöle göndermiş. O gece cadı, kalede kalıp Prensi beklemiş. Prens, “Rapunzel, Rapunzel! Uzat altın sarısı saçlarını!” diye seslenince cadı, Rapunzel’den kestiği saç örgüsünü uzatmış aşağıya. Prens başına neler geleceğini bilmeden yukarıya tırmanmış.Prens kederinden kendini pencereden atmış. Fakat yere düşünce ölmemiş, yalnız kulenin dibindeki dikenler gözlerine batmış.Yıllarca gözleri kör bir halde yitirdiği Rapunzel’e gözyaşları dökerek ormanda dolaşıp durmuş ve sadece bitki kökü ve yabani yemiş yiyerek yaşamış. Derken bir gün Rapunzel’in yaşadığı çöle varmış. Uzaklardan şarkı söyleyen tatlı bir ses gelmiş kulaklarına. “Rapunzel! Rapunzel!” diye seslenmiş.Rapunzel, prensini görünce sevinçten bir çığlık atmış ve Rapunzel’in iki damla mutluluk gözyaşı Prensin gözlerine akmış. Birden bir mucize olmuş, Prensin gözleri açılmış ve Prens görmeye başlamış. Birlikte mutlu bir şekilde Prensin ülkesine gitmişler. Orada halk onları sevinçle karşılamış. Mutlulukları ömür boyu hiç bozulmamış. Seslendiren : Zeynep Ceren Yıldırım
Çizmeli Kedi (Çocuk Masalları) 05:09
Çizmeli Kedi (Çocuk Masalları) 8.256 izlenme - 2 yıl önce Çizmeli Kedi Masalı: Bir zamanlar, üç oglu olan bir degirmenci varmis. Degirmenci ölünce büyük ogluna degirmen, ortanca ogluna esek, küçük ogluna da kedi miras kalmis. Küçük oglu bu duruma çok üzülmüs. “Kedi ne isine yarar ki insanin?” diye yakinmis. “Pisirip yiyemezsin bile.” Kedi bunu duymus ve hemen cevap vermis. “Kötü bir mirasa sahip olmadiginizi göreceksiniz efendim. Bana bos bir çuval ve bir çift de çizme verirseniz, neye yarayacagimi görürsünüz.” Saskinliktan agzi bir karis açik kalan çocuk, kedinin istediklerini yapmis. Kedi çizmeleri giyince ayna karsisina geçmis ve kendini pek begenmis. Sonra kilerden taze bir marulla güzel bir havuç seçip ormanin yolunu tutmus. Ormanda çuvalin agzini açmis, marulla havucu çuvalin içine yerlestirip bir agacin arkasina saklanmis. Çok geçmeden taze sebzelerin kokusunu alan küçük bir tavsan çuvalin yanina gelmis, ziplayip içine atlamis. Kedi saklandigi yerden çikip çuvalin agzini siki siki baglamis. Ancak Çizmeli Kedi tavsani efendisine götürmek yerine dogruca saraya gidip Kral’la görüsmek istedigini söylemis. Kral’in huzuruna çiktiginda yere egilerek, “Yüce Efendimiz, size Efendim Marki’den bir hediye getirdim,” demis. Bu hediye Kral’in çok hosuna gitmis. Üç ay boyunca Çizmeli Kedi saraya o kadar çok hediye götürmüs ki, Kral artik onun yolunu gözler olmus. Derken Çizmeli Kedi’nin dört gözle bekledigi gün nihayet gelmis çatmis. “Bana sakin neden diye sormayin ve bu sabah irmaga gidip yikanin,” demis sahibine. Çizmeli Kedi, o sabah Kral’in Prenses’le, yani kiziyla birlikte irmagin kenarindan geçecegini biliyormus. O sabah, Kral’in faytonu irmagin yakinindan geçerken Çizmeli Kedi telasla yanlarina yaklasmis. “Yardim edin! Yardim edin!” diye bagirmis. “Efendim Marki boguluyor!” Kral hemen bir alay askerini irmaga yollamis. Fakat Çizmeli Kedi bununla da kalmamis. Kral’a, efendisi irmakta yüzerken hirsizlarin onun elbiselerini çaldiklarini söylemis. (Oysa Çizmeli Kedi, efendisinin elbiselerini çalilarin arkasina kendisi gizlemis!) Kral, hiç gecikmeden Marki’ye bir takim elbise yollamis. Tahmin edeceginiz gibi Çizmeli Kedi’nin sahibi, kendisine Marki denmesine çok sasirmis, ama akillilik edip hiç sesini çikarmamis. Marki güzelce giyindirildikten sonra Kral onu gidecegi yere götürmek için faytonuna davet etmis ve kiziyla tanistirmis. Prenses, iki dirhem bir çekirdek giyinmis olan Marki’ye bir bakista âsik olmus. O sirada Çizmeli Kedi kosa kosa oradan uzaklasmis. Çok geçmeden büyük bir tarlada ot biçen insanlara rastlamis. “Beni dinleyin!” diye bagirmis. “Kral bu yöne dogru geliyor. Size bu tarlalarin kime ait oldugunu sorarsa ona efendim Marki’ye ait oldugunu söyleyeceksiniz. Yoksa sizi dilim dilim dograttiririm!” Sonra Çizmeli Kedi bir süre daha kosmus ve büyük bir tarlada bugday biçen adamlara rastlamis. Ayni seyi onlara da söylemis. Sonra tekrar kosmus ve her rastgeldigi insana ayni seyleri tekrarlamis. Derken Dev’in satosuna varmis. Kral’in Faytonu Çizmeli Kedi’nin geçtigi yerlerden geçerken Kral her rastgeldigi insana, “Bu tarlalar kime ait?” diye soruyormus. Her defasinda da ayni cevabi aliyormus. Kral, Marki’nin bu kadar çok topraga sahip olmasina sasirmis. (Çizmeli Kedi’nin sahibi de öyle!) O sirada Çizmeil Kedi Dev’in satosunda baska bir isler çevirmekle mesgulmüs. “Dev,” demis Çizmeli Kedi, Dev’in nefesinin kokusundan igrendigini gizlemeye çalisarak. “Senin ayni zamanda müthis bir sihirbazlik gücünün oldugunu söylüyorlar, dogru mu?” “Öyle diyorlarsa, öyledir,” demis Dev alçakgönüllülükle. “Örnegin, istersen hemen bir aslana dönüsebildigini söylüyorlar,” demis Çizmeli Kedi. Bunu söyler söylemez Dev hemen kendini bir aslana dönüstürüvermis. Çizmeli Kedi kendini dolabin üzerine zor atmis. Dev tekrar eski haline dönünce dolaptan asagi inmis. “Mükemmel!” demis Çizmeli Kedi. “Ama fare gibi küçük bir seye dönüsmek senin gibi cüsseli biri için imkânsiz olmali!” “Imkânsiz mi?” diye gülmüs Dev. “Benim yapamadigim sey yoktur!” Dev bir anda fareye dönüsmüs, Çizmeli Kedi de onu hemen yutmus. Derken Kral, Dev’in satosuna varmis. Satonun artik kime ait oldugunu tahmin etmissinizdir herhalde! Çizmeli Kedi Kral’in faytonunu satonun yolunda karsilamis. “Bu taraftan gelin,” demis. “Sizi bir ziyafet bekliyor.” (Dev o gün birkaç arkadasina bir ziyafet vermeyi planladigi için yemeklerle donatilmis büyük bir masa hazir bekliyormus!”) O günün sonunda Çizmeli Kedi’nin sahibi marki Prenses’le nisanlanmis. Bir hafta sonra da evlenmisler. Çizmeli Kedi’ye ne mi olmus? Dokuz canindan dokuzunu da sefa içinde sürmüs ve bir daha da fare avlamasina gerek kalmamis , ara sira avlamis, o da kedi oldugunu unutmamak için.