Hoşgeldiniz!

Çocuk Psikoloğu Videoları İzle

Cas Testi - Pedagog Gülşah Öztürk Erten 01:01
Cas Testi - Pedagog Gülşah Öztürk Erten 23 izlenme - 1 ay önce CAS Testi 5-17 yaş grubu çocukları zihinsel açıdan değerlendiren bir zeka ve yetenek testidir. CAS (Cognitive Assessment System) yani Zihinsel Değerlendirme Sistemi anlamına gelir. Bu test İstanbul Üniversitesi Öğretim üyelerinin öncülüğünde Türkiye Standardizasyonu yapılarak Türkçe’ye kazandırılmıştır. Testi uygulamaya yetkili olan uzmanlar İstanbul üniversitesi sürekli eğitim merkezi tarafından uygulayıcı yeterlilik sertifikası olan uzmanlardır. http://www.gulsahozturkerten.com/cas-testi.php
Çocuklarda Özgüven - Pedagog Gülşah Öztürk Erten 01:43
Çocuklarda Özgüven - Pedagog Gülşah Öztürk Erten 16 izlenme - 1 ay önce Çocuklarda Özgüven - Pedagog Gülşah Öztürk Erten Çocuk doğmadan ebeveyn olarak birçok görev ve sorumluluk üstlenilir. Okul dönemine gelen çocuklar için ailenin beklentilerinden biride özgüveni yüksek bireyler olmasıdır. Bir kişilik özelliği olan özgüven kendimize ne kadar değer verdiğimizle ilgili olup sorun çözme ve baş etme becerilerimizi arttırır, doğru ve yerinde davranış sergilememize yardımcı olur. Özgüvenin bir kişilik özelliği olduğunu düşünürsek burada tek etkenin aile olması beklenemez. Her çocuğun doğuştan getirdiği güçlü ve zayıf yanları, yetenek ve ilgileri vardır. Ebeveynler bunun bilincinde olup her çocuk için beklentilerini farklı olarak ayarlayabilmelidir. Her çocuk özeldir ve bütün çocuklarda işe yarayacak tek bir yöntem yoktur. Bununla birlikte uygulanabilecek temel ilkeler vardır. http://www.gulsahozturkerten.com
Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı - Dikkat Eksikliği Tedavisinde Neurofeedback 01:49
Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı - Dikkat Eksikliği Tedavisinde Neurofeedback 193 izlenme - 1 yıl önce Amerikan Pediatri Birliği, 2013 Nisan ayında çocuklarda görülen hastalık ve bozuklukların tedavisinde izlenecek yollar hakkındaki "Güncel Tedavi Kılavuzunu" yayınlamıştır. Çocuklarda gözlenen Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu`nun tedavisinde, neurofeedback ve biofeedback uygulaması "Level 1 - Best Support" içerisinde yer alacak şekilde güncellenmiştir. Neurofeedback - Bilgisayar Destekli Dikkat Geliştirme Egzersiz Özellikleri: - Dikkat Eksikliği olan ve ders-sınav başarısında sıkıntı yaşayan öğrencilerde başarıyla uygulanmaktadır. - Öğrencinin bireysel dikkat becerisinde kalıcı düzelme geliştirmeyi hedefler. - Öğrenci dikkatini nasıl odaklayacağını ve odaklanmış dikkatini nasıl sürdüreceğine yönelik egzersizler uygular. - Dikkatin bilişsel fonksiyonları olan dikkati odaklamak ve odaklanılan dikkati sürdürmekten sorumlu beyin dalgalarını geliştirmeye yönelik dikkat egzersizleri uygulanır. - Neuro-biofeedback, öğrenciye özgü seans ve protokoller ile uygulanan bir dikkat geliştirici egzersiz programıdır. Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı Çocuk ve Genç Psikiyatristi Adres: Barboros Mah. Atatürk Cad. Ihlamur Sok. Ağaoğlu My Prestige Ofis Binası D:31 - 32 Batı Ataşehir/ İstanbul/ Türkiye Telefon: +90 216 688 14 74 web: http://www.cocukvegenc.com facebook.com/gokcekucukyazici twitter.com/Cocukvegenc
Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı - 2 Yaş Sendromu 03:40
Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı - 2 Yaş Sendromu 115 izlenme - 1 yıl önce Çocukların 2 yaş dönemi, anne ve babaların çocuk gelişiminde en zorlandıkları dönemlerden biridir. Bu yaş döneminde (12 ile -36. aylar arasında) çocuklar hem çevresini hem de dünyayı keşfetme eğilimindedirler. Kendilerini ifade etmek ve her şeyin kendilerine ait olmasını isterler. 0-3 yaş döneminde ayrıca temel güven duyguları da oluşmaktadır. 2 yaş döneminde çocuklar, birtakım fiziksel, zihinsel, dil, sosyal, duygusal ve cinsel gelişimlerinde birtakım özelliklere sahiptir. 2 yaş çocukları atlar, zıplar, tırmanır, koşar, hep hareket halindedir. Tek başına merdiven inip çıkabilir, parmak uçlarında yürüyebilir, ellerini yıkayıp kurulayabilir, düğme ilikleyebilir, büyük butonları açıp kapatabilir. 2 yaş çocukları bir rengi tanıyabilir, dikkat süresi çok kısadır, parça-bütün ilişkisini anlayabilir. 2 yaş çocukları adını- soyadını söyleyebilir, tek cümle ve basit sözcüklerle konuşabilir, basit sorular sorabilir, konuştuğu anlaşılır, abartılı konuşabilir,’ neden?’ sorusunu sıklıkla kullanır, anlamsız tekrarlar yapabilir. 2 yaş çocukları diğer çocuklarla oyun oynamak ister ancak sağlıklı iletişim kuramayabilir ama kendinden küçük çocukları sever. Paylaşmayı sevmez, hayali oyun dönemidir, kendi kendine konuşup oynayabilir. Her şeyin kendine ait olmasını istediği için, geri vermek istemez. 2 yaş çocukları istekleri yapılsın istenir, kolayca sinirlenebilir ve bağırıp çağırıp yumruklar atabilir. Sabırsızdır, inatçıdır. 2 yaş çocuklarının cinsel kimlik oluşumu başlar ve cinsiyetlerini bilirler. Yemek yemek istememe, uyumak istememe, ne denirse tersini yapma, söz dinlememe, anne-babaya vurma, kendini yere atma, kafasını vurma gibi şikayetler iki yaş sendromunu işaret ediyor olabilir. Bu yaş döneminin özelliklerini bilmek ve bu dönemin geçici olduğu unutmamak yaşanabilecek krizleri daha rahat geçirmeye yardımcı olacaktır. Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı Çocuk ve Genç Psikiyatristi Adres: Barboros Mah. Atatürk Cad. Ihlamur Sok. Ağaoğlu My Prestige Ofis Binası D:31 - 32 Batı Ataşehir/ İstanbul/ Türkiye Telefon: 90 216 688 14 74 web: http://www.cocukvegenc.com facebook.com/gokcekucukyazici twitter.com/Cocukvegenc
Uzm.Dr.Gökçe Küçükyazıcı - Çocuk ve Gençlerde Takıntılar Nelerdir 03:13
Uzm.Dr.Gökçe Küçükyazıcı - Çocuk ve Gençlerde Takıntılar Nelerdir 96 izlenme - 1 yıl önce Obsesif-Kompulsif Bozukluğun (OKB) çocuk ve ergenlerde sıklığı %0.3 –0.9 olarak bildirilmektedir. En sık ortaya çıktığı yaş 7, ortalama başlangıç yaşı 10’dur. Ancak literatürde ve klinik pratikte çok daha küçük yaşlarda başlayan (2 yaşa kadar) olgulara rastlanmaktadır. Ortaya çıkışıyla ilgili birçok psikolojik kuram ortaya atılmışsa da artık OKB’nin biyolojik temelleri olan, obsesyon ve kompulsiyonlarla kendini gösteren bir hastalıktır. Halk arasında ‘takıntı’ veya ‘vesvese’ olarak adlandırılan durumun tıbbi terim olarak karşılığı ‘obsesyon’ dur. Obsesyon, istenmeden gelen, uygunuz olarak yaşanan ve belirgin sıkıntıya neden olan, yineleyici düşünce, dürtü veya düşlemlerdir. Kişi bu düşünce, dürtü veya düşlemlere önem vermemeye, bunları baskılamaya veya başka bir düşünce ya da eylemle bunları etkisizleştirmeye çalışır. Kişi bu düşünce, dürtü ve düşlemlerin kendi beyninin bir ürünü olduğunun farkındadır. Ancak çocuklar bunu tam olarak ifade edemeyebilirler. Kişinin obsesyonlara tepki olarak yaptığı tekrarlayıcı davranış veya zihinsel eylemlere de tıp dilinde ‘kompulsiyon’ adı verilmektedir. Örnek olarak bir kişinin ellerinin temiz olduğu bilmesine rağmen pis olduğunu düşünmesi ‘obsesyon’, bu düşünceden kurtulmak için gereksiz yere ellerini yıkaması ise ‘kompulsiyon’ dur. Obsesyonlar ve kompulsiyonlar az oranda herkeste görülebilir, ancak bunlar kişinin yaşam kalitesini ve işlevselliğini bozuyor ve ciddi zaman kayıplarına neden oluyorsa hastalık kabul edilir ve tedavisi gerekir. Yapılan klinik çalışmalarda, çocuklarda en sık görülen obsesyonlar şunlardır: - Kirlilik , - Hastalık bulaşacağı düşüncesi, - Kötü bir şey olacak düşüncesi, - Birinin öleceği veya hastalanacağı korkusu, - Simetri, - Cinsel içerikli düşünceler, - Yasak veya şiddet içeren düşünceler, - Anlatma, sorma onaylatma ihtiyacı Sık rastlanılan kompulsiyonlar ise şunlardır: - Yıkama, - Kontroletme, - Düzenleme, - Sıralama, - Sayma, - Dokunma, - Tekrarlama, - Biriktirme, - Tekrar tekrar düşünme Yapılan nörokimyasal çalışmalar, beyin görüntüleme çalışmaları ve nöropsikolojik değerlendirmeler hastalığa beynin bazal ganglionlar ve frontal bölgelerindeki birtakım işlev bozukluklarının sebep olduğu, serotonin ve dopamin gibi nörotransmitterlerin düzeylerinin de hastalığın ortaya çıkışıyla ilgili olduğunu göstermektedir. Hastalığın genetik olarak geçişiyle ilgili de güçlü kanıtlar vardır. Yine çalışmalar göstermiştir ki bazı OKB vakaları Tik bozukluğu ve Tourette sendromu ile birliktelik gösterebilmektedir ve bu da bu vakaların benzer genetik orjinden kaynaklanabileceklerini düşündürmektedir. Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı Çocuk ve Genç Psikiyatristi Adres: Barboros Mah. Atatürk Cad. Ihlamur Sok. Ağaoğlu My Prestige Ofis Binası D:31 - 32 Batı Ataşehir/ İstanbul/ Türkiye Telefon: +90 216 688 14 74 web: http://www.cocukvegenc.com facebook.com/gokcekucukyazici twitter.com/Cocukvegenc
Psikolog Esra Orçunlu - Ruh Sağlığı 20.11.2014 37:21
Psikolog Esra Orçunlu - Ruh Sağlığı 20.11.2014 98 izlenme - 2 yıl önce Bursa Psikolog Esra Orçunlu'nun LINE TV Ruh Sağlığı Programında Sınav Kaygısı Üzerine Değerlendirmelerde Bulunuyor. Psikolog Esra Orçunlu www.bursacocukpsikolog.com
Çocuklarda Israrcı Davranışlar - Pedagog Gülşah Öztürk Erten 01:16
Çocuklarda Israrcı Davranışlar - Pedagog Gülşah Öztürk Erten 3 izlenme - 1 ay önce Çocuklarda Israrcı Davranışlar - Pedagog Gülşah Öztürk Erten 3-6 yaş arası dönemde çocuklarda anne babadan ayrışmaya, bireyselleşmeye doğru adımlar atarlar. http://www.gulsahozturkerten.com/
Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı - Otizm Nedir ? 03:43
Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı - Otizm Nedir ? 38 izlenme - 1 yıl önce "Otizm", “Yaygın Gelişimsel Bozukluklar” ana başlığı altındaki bir grup gelişimsel bozukluklardan bir tanesidir. Bu grupta otizmin yanı sıra "Asperger Sendromu", "Çocukluğun Dezentegratif Bozukluğu", "Başka Türlü Adlandırılamayan Yaygın Gelişimsel Bozukluk" gibi gelişim bozuklukları da yer almaktadır. Ne zaman otizmden şüphelenilmelidir? Otistik çocuklar sözel iletişim, duygusal ve sosyal alan ve davranışsal olmak üzere 3 alanda zorluk yaşarlar. Çocuğunuzda aşağıdaki bulgulardan tamamı olmasa da bir kısmını fark ediyorsanız vakit geçirmeden bir çocuk psikiyatristine başvurmanız çok önemlidir. Çünkü yapılan çalışmalar bu hastalığın tedavisinde en önemli basamağın erken teşhis ve doğru yönlendirme olduğunu göstermektedir. Bu nedenle ebeveynlerin ve bakımverenlerin çocuğun davranışlarını gözlemlemesi ve yaşıtlarının gelişimleriyle kıyaslamaları, bazı sorunları erken fark edebilmeleri açısından çok önemlidir. 1. Sözel İletişimde Bozukluk: Normal çocuklarda; 6-7 aylıkken agulama, 8-9 aylıkken heceleme, 1 yaşında iken anlamlı tek kelimeler, 2 yaşında iken 2-3 kelimelerle konuşma başlamaktadır. ÇOCUKLARDA OTİZMDEN NE ZAMAN ŞÜPHE ETMEK GEREKİR? Otistik çocukların önemli bir bölümünde bu basamakların hiç biri belirtilen zamanda diliminde ortaya çıkmamıştır. Bazılarında 8-18 aya dek olan konuşma basamakları başlamışsa da o dönemde ya duraklama ya da gerileme göstererek ilerlememektedir. Sonuçta otistik çocukların P-75’inde konuşma gelişmemiştir. Geri kalan %-50’lik kısmında ise konuşma gelişmesine rağmen kendine özgü bir şekli vardır. En çok gözlenen özellikler zamirleri yerinde kullanamama, kendilerinden 3. tekil şahıs olarak söz etme ( örneğin kendinden bahsederken ben yerine kendi ismini söylemek gibi), söylenenleri aynen tekrarlama (örneğin kendisine “hoş geldin, nasılsın?” dendiğinde o da “hoş geldin, nasılsın? der), anlamsız yere aynı kelime veya cümleleri tekrarlamalardır. Bazı nesneleri farklı şekilde isimlendirebilirler. Konuşmaları monotondur, bazen ses tonunu ayarlayamaz, durup dururken çığlık atma gibi davranışlar gözlenebilir. Konuşmalarında çoğunlukla diğer insanların düşünce ve ilgileri önem taşımaz. Bazen kendi kendilerine mırıldanırlar. Konuşmadaki gecikme sıklıkla ebeveynin dikkatini çeken ve doktora başvurmayı sağlayan belirti grubudur. İsteklerini çevresindekilerin elini kendi eliymiş gibi göstererek işaret edebilir. 2. Duygusal ve sosyal yetersizlikler Normal bebeklerin gelişim evreleri: 1-1.5 aylıkken anlamlı göz kontaktı, anlamlı gülümseme, 6 aylık iken aktif iletişimi başlatırlar, 8-9 aylıkken anneden ayrılmakta güçlük çeker, 9 aylıkken “ce oyunu” arkasından bay bay ve öpücük verme başlar 2 yaşındaki çocuk yaşıtları ile paralel oyun oynar, 3 yaşında karşılıklı oyuna başlar. Otizm bozukluğu olan çocuklarda gözlenen durumlar: - Göz kontaktı kurmama, seslenildiğinde bakmama, göz göze gelmek güçtür. - Kucağa gelmeye ilgi duymama, - Taklite dayalı oyunların gelişmemesi, - Jest ve mimiklerin konuşmaya eşlik etmemesi, - Yandan bakışların olması, - Arkadaş ilişkisi kuramaması, - Oyuncaklarla amacına yönelik oynamama (örneğin arabayı ters çevirip tekerleklerini döndürürler) - Karşısındakinin ne hissettiğini yorumlayamaması gibi zorluklar yaşamaktadırlar. Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı Çocuk ve Genç Psikiyatristi Adres: Barboros Mah. Atatürk Cad. Ihlamur Sok. Ağaoğlu My Prestige Ofis Binası D:31 - 32 Batı Ataşehir/ İstanbul/ Türkiye Telefon: +90 216 688 14 74 web: http://www.cocukvegenc.com facebook.com/gokcekucukyazici twitter.com/Cocukvegenc
Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı - Çocukta Konuşma Gecikmesi 00:52
Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı - Çocukta Konuşma Gecikmesi 19 izlenme - 1 yıl önce Çocuklar 1 yaşında bir kelime, 2 yaşında iki kelimelik cümle "anne gel", "mama ver"gibi, 3 yaşında da 3 kelimelik cümle kurarlar. Çocuklarda konuşma gecikmesinin birkaç sebebi olabilir, bunlardan en önemlileri; 1. Ailede geç konuşmuş bireyler vardır ve çocuk onlara çekmiştir. 2. Çocukta işitme sorunları vardır. 3. Gelişimsel olarak yaşıtlarından geridir, 4. Evde birkaç yabancı dil konuşuluyordur, 5. Anne veya bakım veren kişi çocukla ilgilenmiyordur, ihmal ediyordur veya kendi sorunları nedeniyle ilgilenemiyordur. Çocukla karşılıklı iletişime geçmek yerine çok fazla TV, reklam ve müzik kanalları izlemesine izin veriliyordur bu da konuşmayı geciktiriyordur. 6. Çocukta konuşmayı geciktiren “Yaygın Gelişimsel Bozukluk” grubundan bir bozukluk vardır. Bunların başında otizm gelir. Eğer çocukta konuşma başlamamışsa veya başlamış olsa bile "aynı kelimeyi tekrar etme", "söylenenleri tekrar etme", göz teması kurmama, etrafa ilgisiz davranma, kendi etrafında dönme, sallanma, markalara ilgi gösterme, oyuncakların parçalarıyla ilgilenme (örneğin arabaların tekerleklerini çevirme) gibi davranışlar eşlik ediyorsa bu durumdan şüphelenilmelidir ve acilen yardım alınmalıdır. Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı Çocuk ve Genç Psikiyatristi Adres: Barboros Mah. Atatürk Cad. Ihlamur Sok. Ağaoğlu My Prestige Ofis Binası D:31 - 32 Batı Ataşehir/ İstanbul/ Türkiye Telefon: 90 216 688 14 74 web: http://www.cocukvegenc.com facebook.com/gokcekucukyazici twitter.com/Cocukvegenc
Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı -Sınav Kaygısı 02:22
Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı -Sınav Kaygısı 18 izlenme - 1 yıl önce Kaygı az miktarda ise kişi uzerinde motivasyon ve performansı arttırıcı etki gösterir. Ama kaygı istenen düzeyin üzerine çıktığında kişinin dikkat, öğrenme, bellek fonksiyonlarını olumsuz etkiler ve başarıyı ve motivasyonu düşürür. Sınav stresinin artmasıyla birlikte olumsuz düşünceler öğrencinin zihnini kaplamaya başlar. Stres ve kaygı durumda vücutta birtakım hormonal değişiklikler meydana gelmektedir. Bunun sonucu olarak kaygı ve stresin derecesine göre kişide sınavdan günler öncesinde bile kendisini göstermeye başlayan huzursuzluk, sinirlilik, konsantrasyon güçlüğü, uykusuzluk, karın ağrısı, bulantı, kusma, baş dönmesi, titreme, çarpıntı, terleme gibi belirtiler ortaya çıkar. Sınav yaklaştıkça, sınav stresi belirtileri, daha çok artar ve sıkıntının şiddetine göre kimi zaman öğrencinin sınavı terk etmesine, hatta sınava giremeyecek duruma gelmesine neden olur. Sonuç olarak akademik olarak çok başarılı olabilecek bir öğrencinin başarısızlığına sebep olabilir. Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı Çocuk ve Genç Psikiyatristi Adres: Barboros Mah. Atatürk Cad. Ihlamur Sok. Ağaoğlu My Prestige Ofis Binası D:31 - 32 Batı Ataşehir/ İstanbul/ Türkiye Telefon: 90 216 688 14 74 web: http://www.cocukvegenc.com facebook.com/gokcekucukyazici twitter.com/Cocukvegenc
Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı - Otizimde İlaç Kullanımı 02:10
Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı - Otizimde İlaç Kullanımı 11 izlenme - 1 yıl önce Otistik çocuklara, bireysel terapi, grup terapisi, özel eğitim ve gerekirse ilaç tedavisi uygulanır. Tedavide ailenin bilgilendirilmesi ve eğitimi de önemli basamaklardan biridir. Otizmde tedavi edici bir ilaç yoktur. İlaç tedavisi, sıklıkla eşlik eden davranış bozuklukları, hiperaktivite, tekrarlayıcı hareketlerin azaltılması veya uykunun düzenlenmesi amacıyla tedaviye eklenmektedir. Kullanılan bazı ilaçların çocukları konuşma becerileri ve sosyal becerilerinde olumlu gelişmelere yardımcı olabildiği bilinmektedir. Çocuğunuzda otizm bulguları var ise, öncelikle tanı netleşmesi ve bir an önce gerekli tedavilerin düzenlenmesi konusunda kliniğimizden randevu alabilirsiniz. Otizm ve yaygın gelişim bozuklukları tanı ve tedavisi ne kadar erken başlarsa, tedavide daha yüksek fayda sağlanması mümkündür. Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı Çocuk ve Genç Psikiyatristi Adres: Barboros Mah. Atatürk Cad. Ihlamur Sok. Ağaoğlu My Prestige Ofis Binası D:31 - 32 Batı Ataşehir/ İstanbul/ Türkiye Telefon: 90 216 688 14 74 web: http://www.cocukvegenc.com facebook.com/gokcekucukyazici twitter.com/Cocukvegenc
Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı - Çocuk ve Ergen Gençlerde Depresyon 03:09
Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı - Çocuk ve Ergen Gençlerde Depresyon 9 izlenme - 1 yıl önce Çocukluk döneminden gençlik dönemine geçişi ergenlik dönemi olarak tanımlayabiliriz. Bu dönemde çocukta fiziksel, psikolojik, duygusal ve davranışsal olarak belirgin değişimler gözlemlenir. Bu değişimler öncelikle ergeni yorar. Yeni bedenine, hızla değişen duygularına, anlamsız davranışlarına uyum sağlamak ve bunları kontrol edememek ergenin kafasını karıştırır. İçinde bunduğu ortamda kendini ve kimliğini gösterebilmek için yoğun bir çaba gösterir. Onay alamamak, tercih edilmemek, beğenilmemek yaptığı bir espriye gülünmemesi bile onun kırılması ve mutsuz olması için yeterli olabilir. Aile ile çatışmalar artarken arkadaşlar daha fazla önem kazanmaktadır. İşte bu nedenle bu dönemde ergene karşı anlayışlı olunmalı ve bu dönemi rahat atlatması sağlanmalıdır. Ergenlik dönemindeki bazı depresyon göstergeleri: - Mutsuzluk - Devam eden öfke hali, huzursuzluk - Dikkat ve konsantrasyon bozukluğu - Unutkanlık - Aşırı yeme ya da hiç yemek yemek istememe - Üzüntülü bir duygulanım - Karamsarlık - İçe kapanma (sürekli yalnız kalma isteği) - Uyku düzeninde bozulma (geç yatma ya da aşırı uyuma) - Arkadaşları ile görüşme isteğinde - Kendine bakımda azalma - Kendine güvensizlik - Yaşamının bir anlamının olmadığı düşüncesi - Aile ile sürekli devam eden çatışmalar Depresyonla ergenlikteki normal huzursuzluk halini karıştırmamak gerekir. Hızla değişen duygulara bu dönemde sık rastlanır. Bir anda öfkelenen, çılgınca davranışlar gösteren ergen beş dakika sonra gülerek size şakalar yapabilir. Bu davranışını bir problem olarak görmemeli , sadece geçiş döneminin tipik bir davranışı olarak algılamalısınız. Bu dönemde bir çok anne- baba birçok ergeni anlamakta güçlük çeker. Ona nasıl yardımcı olacağını, onunla nasıl konuşacağını bilemez. Ergenin tepkisel davranışları ile ailede büyük çatışmalar, aile üyeleri arasında duygusal kopukluklar ve ileriki yaşlara kadar devam eden iletişim sorunları oluşur. Yetişkinin yapması gereken ilk şey onun ergenlik gibi zor bir dönemde olduğunu ve artık büyüdüğünü kabul etmektir. Sınırlarına saygı duymalı, olumlu yönlerini ortaya çıkarması için ona yardımcı olmalı ve çözemediği sorunlarını hızla fark ederek yaşamsal deneyimlerini paylaşmalıdır. Bunlar bir öğüt niteliğin asla taşımamalı sadece sohbet içerisinde tatlı paylaşımlar olarak kalmalıdır. Ergenlik dönemine girmeden önce iyi bir anne- baba – çocuk iletişimi sağlanırsa bunu başarmak çok daha kolay olacaktır. Eğer kendisi de isterse sevdiği bir spor alanına yönlendirmek bu dönemi rahat atlatmasına yardımcı olur. Sonuç olarak: Ergenlik döneminde yaşanan soruların çözümlenememesi ergenin tüm yaşam sürecini olumsuz etkileyebilir. Bu dönemde ergenin kendisini olumlu algılaması (beğenmesi, başarılı görmesi, tercih edildiğini hissetmesi) , karşı cinsle ilişki becerilerini geliştirmesi, toplum içerisinde kim olduğu ve yerinin ne olduğunun farkına varması , kendi bedenini tanıması gerekmektedir. Bu özelliklerin ergenlik döneminde kazanılamaması yetişkinlikteki sosyal yaşamda problemler yaşamasına ve yaşam boyu mutsuz bir kadın/ erkek (anne / baba) olmasına neden olacaktır. Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı Çocuk ve Genç Psikiyatristi Adres: Barboros Mah. Atatürk Cad. Ihlamur Sok. Ağaoğlu My Prestige Ofis Binası D:31 - 32 Batı Ataşehir/ İstanbul/ Türkiye Telefon: +90 216 688 14 74 web: http://www.cocukvegenc.com facebook.com/gokcekucukyazici twitter.com/Cocukvegenc