Hoşgeldiniz!

Çocuklarımız Videoları İzle

Çocuklarımız İçin Bir Sms De Sizden Olsun! 00:44
Çocuklarımız İçin Bir Sms De Sizden Olsun! 28.619 izlenme - 4 yıl önce 1,8 milyon çocuğun gelişimine yardımcı olan TEGV, “BİR SMS DE SİZDEN” kampanyasıyla 50 bin çocuğumuzun daha destek verecek. EGITIM yazıp 3353’e gönderilen her sms ile çocuklarımızın eğitimine 10 TL katkıda bulunabilirsiniz.
Yetim Kız. Peygamberin Gülleri 04:46
Yetim Kız. Peygamberin Gülleri 5.913 izlenme - 7 yıl önce çocuklar ağlamasın, peygamberin gülleri, yetim kız
23 Nisan Şenlikleri Provası 04:13
23 Nisan Şenlikleri Provası 2.435 izlenme - 5 yıl önce çok güzel birçalışma var bu çocuklarda.anasınıfı. M Feyzi Çakmak İlk.öğr Okulu Mersin Mut
Ben  Sokak Çocuguyum  Abi 05:16
Ben Sokak Çocuguyum Abi 4.066 izlenme - 9 yıl önce bizim çocuklarımız
Edip Akbayram (Dr_cayan@hotmail.com) 04:55
Edip Akbayram (Dr_cayan@hotmail.com) 1.310 izlenme - 8 yıl önce yarin(lar)imiz
Yaşı Küçük Yüreği Büyük Çocuklar 01:54
Yaşı Küçük Yüreği Büyük Çocuklar 321 izlenme - 2 yıl önce Yaşına, boyuna-posuna bakmadan kardeşlerine sahip çıkan Koca Yürekli güzel yavrum benim. Onlardan öğreneceğimiz çok şey var. Henüz çok geç olmamışken, en azından elimizin uzanabildiklerine sahip çıkalım.Bütün çocukların kocaman yüreklerinden öpüyorum.
13 YAŞINDA EVLENEN KIZLAR İSYAN EDİYOR İSTEDİM NİKAH YAPTIK ÇOCUKLARIMIZ VAR KOCAMI HAPİSTEN ÇIKARIN 02:47
13 YAŞINDA EVLENEN KIZLAR İSYAN EDİYOR İSTEDİM NİKAH YAPTIK ÇOCUKLARIMIZ VAR KOCAMI HAPİSTEN ÇIKARIN 22 izlenme - 4 ay önce 1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ OLAN HERKESİ VE “BU ZAMANDA YAŞAYAN 8 MİLYAR İNSANIN HEPSİNİ HEM MUAYYEN HEM UMUM HEM SİLSİLE OLARAK TEKFİR EDİYORUM”ASL-İ KAFİR DİYORUM. 1333 SENE İÇİNDE OLAN TÜM DEVLET’LERE. VE BU ZAMANDAKİ ( 215’E YAKIN ) DEVLETLERE “KAFİR DEVLETLER- KÜFÜR HÜKÜMETLER” DİYORUM. VE TÜM HALKINI; “HEM TEK-TEK MUAYYEN OLARAK, HEM UMUM, HEMDE SİLSİLE OLARAK, TAMAMINI TEKFİR EDİYORUM”HEPSİDE ASL-İ KAFİRDİR. MÜSLÜMAN DEĞİLLERDİR. HEPSİ KENDİNİ MÜSLÜMAN ( SANAN ) CEHENNEMLİK İMANSIZLARDIR! 1-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ ALİM’LERE ASL-İ KAFİR DİYORUM! 2-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ ŞEYH’LERE ASL-İ KAFİR DİYORUM! 3-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ İMAM’LARA ASL-İ KAFİR DİYORUM! 4-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ MÜCTEHİD’LERE ASL-İ KAFİR DİYORUM! 5-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ ŞEYHUL İSLAMLARA ASL-İ KAFİR DİYORUM! 6-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ MÜFESSİR’LERE ASL-İ KAFİR DİYORUM! 7-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ CUMHUR ULEMA’LARA ASL-İ KAFİR DİYORUM! 1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ MUHADDİS’LERE ASL-İ KAFİR DİYORUM! 9-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ FAKİH’LERE ASL-İ KAFİR DİYORUM! 10-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ MÜCEDDİD’LERE ASL-İ KAFİR DİYORUM! 11-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ TÜM CEMAAT’LERE TÜM GRUP’LARA TÜM TAİFE’LERE TÜM CİHAD CEPHE’LERE ASL-İ KAFİR DİYORUM! 1-EBU HANİFE ASL-İ KAFİRDİR. TAKLİD EDENLER ASL-İ KAFİRDİR! 2-MALİKİ ASL-İ KAFİRDİR. TAKLİD EDENLER ASL-İ KAFİRDİR! 3-AHMED BİN HANBEL ASL-İ KAFİRDİR. TAKLİD EDENLER ASL-İ KAFİRDİR! 4-ŞAFİİ ASL-İ KAFİRDİR. TAKLİD EDENLER ASL-İ KAFİRDİR! GÜNÜMÜZDE KENDİNE SÜNNİ İSMİ VEREN KENDİNİ MÜSLÜMAN SANAN ASL-İ KAFİRLERİN KÜTÜB-Ü SİTTE '6 HADİS KİTABI' KÜTÜB-Ü TİS-A '9 HADİS KİTABI' YAZARLARI OLAN 1-BUHARİ ASL-İ KAFİRDİR! 2-MUSLİM ASL-İ KAFİRDİR! 3-TİRMİZİ ASL-İ KAFİRDİR! 4-EBU DAVUD ASL-İ KAFİRDİR! 5-NESA-İ ASL-İ KAFİRDİR! 6-İBNİ MACE ASL-İ KAFİRDİR! 7-MUVATTA İMAM MALİK ASL-İ KAFİRDİR! 8-MÜSNED AHMED BİN HANBEL ASL-İ KAFİRDİR! 9-DARİMİ ASL-İ KAFİRDİR! GÜNÜMÜZDE KENDİNE Şİ-A İSMİ VEREN KENDİNİ MÜSLÜMAN SANAN ASL-İ KAFİRLERİN KÜTÜB-Ü ERBE-A '4 HADİS KİTABI' YAZARLARI OLAN 1-EL-KAFİ CAFER MUHAMMED EL-KULEYNİ ASL-İ KAFİRDİR! 2-MEN LA YEHZURUHUL FAKİH ŞEYH SADIK ASL-İ KAFİRDİR! 3-TEHZİBUL AHKAM EBU CAFER ET-TUSİ ASL-İ KAFİRDİR! 4-EL-İSTİBSARU FİMA UHTİLİFE FİHİ MİNEL EHBAR EBU CAFER ET-TUSİ ASL-İ KAFİRDİR! NECDİ’LERİN HEPSİ ASL-İ KAFİRDİR. VE BU ZAMANDAKİ BİZ NECDİ’YİZ BİZ SELEFİ’YİZ BİZ EHLİ SÜNNETİZ DİYENLERİN HEPSİDE ASL-İ KAFİRDİR! 1-MUHAMMED BİN ABDULVEHHAB ASL-İ KAFİRDİR! 2-OĞULLARIDA TORUNLARIDA TALEBELERİDE BABASIDA DEDESİDE ASL-İ KAFİRDİR! 3-İBNİ TEYMİYYE ASL-İ KAFİRDİR! 4-İBNİ KAYYİM EL-CEVZİYYE ASL-İ KAFİRDİR! 5-ZEHEBİ ASL-İ KAFİRDİR! 6-İBNİ KESİR ASL-İ KAFİRDİR! 7-TABERİ ASL-İ KAFİRDİR! EN BÜYÜK HÜCCET-BEYYİNE-DELİL-HİKMET-VAHİY-NAS'DA 1-KUR-AN'I KERİM'DİR- AYETLERDİR. 2-KUR-AN'I KERİME UYAN SAHİH HADİSLERDİR- SAHİH SÜNNETLERDİR. 3-İCMA-İ ÜMMETİ, 4-KIYAS'I FUKEHA'YI, RED-İNKAR”EDEN TAM BİR 'MUVAHHİD' MÜSLÜMANDIR
Nasıl Kitap Okumaya Alıştırmalıyız? 05:50
Nasıl Kitap Okumaya Alıştırmalıyız? 335 izlenme - 9 yıl önce altın ödüllü kitapokuma yarışması bir nyılda 80-100 kitap okuyan öğrenciler,elinden hiç kitap düşürmeyen insanlar,kitapla arası iyi olan veliler
Vanlı 38 Köy Çocuğunun Bisikletlerine Kavuşması 02:28
Vanlı 38 Köy Çocuğunun Bisikletlerine Kavuşması 87 izlenme - 2 yıl önce Osman Temizkan Bir şey demeye çalışacağım. Nereden başlayacağımı, ne diyeceğimi bilemiyorum. Aslında ağzı laf yapan bir adamımdır ama... Bazen yetmiyor işte! Eyy iyi insanlar, güzel arkadaşlarım, kıymetli dostlarım, Bugün altına imzanızı attığınız güzelliğin, iyiliğin ne denli büyük bir şey olduğunu size tam olarak anlatmam, anlatabilmem mümkün değil. Ama gene de birkaç kelam etmeye gayret edeceğim. En baştan mevzuu bir özetleyeyim: Malumunuz; ben, Van ilinin Edremit ilçesine bağlı Andaç köyünde, bir köy okulunda yani, sınıf öğretmeniyim, ilkokul birinci sınıf öğretmeni... Dönemin ortasında çocuklarıma, gaza gelsinler de daha çok ders çalışsınlar diye "Sınıf birincisine bisiklet alacağım" sözü verdim. Birinciliği iki öğrencim paylaşınca da borcum iki bisiklete çıktı. İki öğrencime bisiklet alıp da diğerlerine hediyesiz karne vermek içime sinmedi. Hepsine hediye almak gibi maddi bir gücüm de yoktu. Sizlerden, diğer çocuklarım için birer karne hediyesi istedim. Ve sizler, bütün iyi insanlar gibi iyilikte yarış ettiniz resmen. Bir gecede, iki buçuk üç saat gibi kısa bir süre içerisinde bütün çocuklarımı paylaştınız. Bir hafta boyunca Türkiye'nin dört bir yanından kargolar geldi evimize, çocuklarıma yolladığınız hediyeler... Hediyelerin dağıtımı dengesiz olmasın diye, hediyelerinizi mümkün oldukça bütün çocuklara adil bir şekilde pay etmek için yani; perşembe akşamı, bütün hediyeleri açtık, çocuklarımın her biri için ayrı ayrı paketler yaptık. Yolladığınız hediyeler harikaydı, vallahi çok güzel şeylerdi. Ama yolladığınız hediyelerden bile güzel olan bir şey vardı; bana, güzel, çok güzel bir halk olduğumuzu gösteren şey... Vanlı köy çocuklarıma hediye yollayan ve/veya "Ben de varım Osman, çocuk kaldı mı başka?" diye soran ve/veya bundan önceki buna benzer güzelliklerin altına imza atan insanlar, tam bir Türkiye mozaiği oluşturuyordu. Bu o kadar güzel, o kadar mutluluk verici, o kadar duygulandırıcı bir şey ki... Bu mecradan az buçuk tanıdığım, bildiğim insanlar; Türk, Kürt, milliyetçi, liberal, sağcı, solcu, Alevi, Sünni, Atatürkçü, Apocu, Erbakancı, Türkeşçi, AKP'li, CHP'li, MHP'li, BDP'li, Giresunlu, İzmirli, Eskişehirli, Sivaslı, Tokatlı, Diyarbakırlı, Kastamonulu, feminist, ateist, dindar, seküler, kadın, erkek, genç, yaşlı, işçi, avukat, doktor, emekli, öğrenci, ev hanımı, barmen, hayat kadını, müezzin, mahalle bakkalı, muhasebeci, mali müşavir... Bütün Türkiye, bütün Türkiyeliler... Evet, biz güzel, çok güzel bir halkız dostlarım! Bize ilişmeseler, kirletmeseler bizi, yüreklerimize şekerli çayları boca etmeseler... Biz çok ama çok güzel bir halkız aslında... Neyse, gelelim bu güne. Önce kimleri, nasıl çocukları mutlu ettiğinizi, sevindirdiğinizi söyleyeyim size. Çocuklarım, köy çocukları. Bütün köy çocukları gibi; elleri kirli, burunları sümüklü, pantolonları çamur, yanakları çatlak, tırnakları siyah... Açık konuşayım; öyle, anneleriyle çarşıya gittiklerinde ya da bir minibüse bindiklerinde falan, üniversiteli kızların kucaklarına alıp da öpüp okşadıkları veya rast geldikleri teyzelerin sarılıp kucakladıkları çocuklardan değiller, benim çocuklarım. Televizyon reklamlarında denk gelebileceğiniz tarzdaki çocuklardan değiller yani... Ve ama..! Sırf öğretmenleri "paylaşmak güzel bir şeydir" dediği için, resim defterindeki bütün kağıtlar bitene kadar koparıp koparıp arkadaşlarına dağıtan çocuklar, benim çocuklarım... (Muhammed) Annelerinin, "beslenme" diye beslenme çantalarına, daha doğrusu naylon poşete koyduğu kuru köy ekmeğinin neredeyse tam yarısını, "kuşlar yesinler" diye okulun bahçesinin bir köşesine küçük küçük bölüp bırakan çocuklar, benim çocuklarım... (Yasin) "Kalemim yok" diyen arkadaşına kalemini veren, başka kalemi olmadığı için arkadaşının yazıp bitirmesini bekleyen çocuklar, benim çocuklarım... (Baran) Yirmi beş kuruşluk meyve suyu için çığlık atan ama sırasının altında bulduğu elli kuruşu getirip öğretmenine veren; "Niye gidip bakkalda harcamadın da bana getirdin?" diye sorduğunda da öğretmeni, "günahtııır" diyen çocuklar, benim çocuklarım... (Rukiye) "Üç simidiniz olsa ne yapardınız?" diye sorduğumda, "Birini yerdim, diğer ikisini de fakirlere verirdim" diyen çocuklar, benim çocuklarım... (Rabia) Kendilerine hediyeler yollayan insanlara ille de bir güzellikle cevap vermek isteyen, yollayacak hiçbir şey bulamayınca oturup o insanlar için resim yapan, o insanlar için bahçeli ev çizen ve çizdikleri evin bahçesine kendi kafalarından çiçek uyduran, "Bu çiçek ne çiçeği?" diye sorduğum zaman da "Bu hediye çiçeği öğretmenim, çok güzel kokuyor" diyen çocuklar, benim çocuklarım... (Gülcan) Soma'da ölen maden işçilerini anlattığımda, o çocuk hâllerinden vazgeçip, sanki memleketin enerji bakanı, hatta başbakanı kendileriymiş gibi sorumluluk sahibi ciddiyetiyle ve ezile büzüle, üzüle üzüle beni dinleyen; ellerinden başka bir şeyin gelmeyeceğini anlayınca da "Öğretmenim, o ölen işçi abilerin çocukları var ya... Onlar bizim okulumuza gelsinleeeer" diyen çocuklar, benim çocuklarım... (Zeynep) Güzel bir şey yaptıkları zaman hepsine birer çikolata aldığında öğretmenleri, payına düşen çikolatayı getirip öğretmeninin masasına bırakan; öğretmeni, "Neden getirdin, yemek istemiyor musun?" diye sorunca da "Senin paran bitecek öğretmenim" diyen çocuklar, benim çocuklarım... (Meryem) "Bugün, ödevini eksik yapanlar teneffüs cezası alacaklar" diye önceden ilan ettiği hâlde öğretmenleri ve yazı ödevini eksiksiz yaptığı hâlde, "Peki, hikaye kitaplarını kimler okumadı?" diye sorunca parmak kaldıran, "Ben okumadım" diyen; öğretmeni, "Yazı ödevini yapmışsın... Kitabını okumadığını bana söylemeseydin ben bilmeyecektim, ama söyledin ve şimdi teneffüs cezası alacaksın. Niye söyledin okumadığını?" diye sorunca "Öğretmenim, sen demiştin ya, 'hayatta en önemli şey dürüstlük' diye, ondan söyledim..." diyen çocuklar, benim çocuklarım... (Berat) Aslında bir tek şunu söylemem yeter, benim çocuklarımın nasıl çocuklar olduğunu anlatmak için: Bütün sınıf sadece bir tane bisiklet alacağımı zannediyordu ve hepsi, bisikletin sahibini merak ediyordu. Sınıfımdaki çocuklarımın hepsini tek tek tahtaya kaldırdım ve "Sence bisikleti en çok kim hak ediyor?" diye sordum. En çok oyu Eylem ve Baran Çiçek aldı. (Sınıfımda üç Baran var da...) Neyse, bu ikisini yanıma aldım, müdür odasına götürdüm. Okulumuzun temizlik çalışanı Turgay da içeride. Eylem, Baran ve ben oturduk. "Biliyorsunuz, sınıf birincisine bisiklet alacağıma söz verdim. Ve siz, sınıf birinciliğini paylaşıyorsunuz, ikiniz de çok başarılısınız. Ama bir tane bisiklet alacağım ben. Söyleyin bakalım, hanginize alayım bisikleti?" dedim. Turgay da işini bırakmış, bizi dinliyor. Eylem ve Baran birbirlerinin yüzlerine baktılar... Baran, "Eylem'e al öğretmenim" dedi; Eylem, "Hayır, bana alma, Baran'a al öğretmenim" dedi. Vallahi de billahi de böyle dediler, Turgay şahidimdir... Çocuklarım böyle deyince, duygulandım, Turgay'a döndüm ben; baktım ki benden önce dolmuş Turgay'ın gözleri... Evet, bir bisikleti belki hayal bile edemezler... Ama öylesine tok ki gözleri ve yürekleri; Baran diyor "Eylem'e al", Eylem diyor "Baran'a al"... İşte böyle çocuklar, benim çocuklarım... İşte böyle çocukları sevindirdiniz, mutlu ettiniz bugün. Yaptığınız güzelliğe karşılık ne diyebilirim, bilemiyorum. Ben, ekseri avuç içlerinden öperim çocuklarımı. Dünyanı düzeltecek ellerinden yani... Çocuklarıma bugün sevinç çığlıkları attıran hepinizin ama hepinizin önünde saygıyla, minnetle eğiliyor; müsaadeniz olursa eğer, bir bir avuç içlerinizden öpüyorum hepinizi. Sağ olunuz, var olunuz... İyi ki varsınız, iyi ki var sizler gibi insanlar... Tüm sevdiklerinizle birlikte, benim bizzat şahit olduğum o güzel yüreğinizin, o gönlünüzün yüceliğince güzel bir hayat yaşarsınız umarım... Her şey gönlünüzce olsun! (Osman Temizkan)
Yarınlarımız 04:11
Yarınlarımız 177 izlenme - 7 yıl önce
Emrah - Bizim Çocuklarımız 04:28
Emrah - Bizim Çocuklarımız 83 izlenme - 2 yıl önce Albüm Adı: Narin Yarim Çıkış Tarihi: 20.09.1996 Arabesk Şarkı Sözleri: Bizim çocuklarımız onlar Bizim evlatlarımız Sevgiye şefkate ihtiyacı var Sevin onları Sarın onları Doyasıya, doyasıya öpün onları Bizim çocuklarımız onlar Bizim evlatlarımız Sevgiye şefkate ihtiyacı var Mutluyuz bizler burda Hemşiremiz, doktor amca Gönüller bir olunca Mutluyuz , umutluyuz Mutluyuz bizler burda Hemşiremiz, doktor abla Gönüller bir olunca Mutluyuz , umutluyuz Söz : Emrah, Kenan Güçlütürk Müzik : Emrah
Üsküdar Çocukları 03:11
Üsküdar Çocukları 63 izlenme - 7 yıl önce
Hayal Evi Kreş 02:02
Hayal Evi Kreş 105 izlenme - 7 yıl önce
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 05:22
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 96 izlenme - 6 yıl önce sevgi meşalesi çocuklarımızın hayatlarını yakmayalım..
Gezegenim Hayat 04:46
Gezegenim Hayat 61 izlenme - 6 yıl önce bizim çocuklarımız
Bizim Çocuklarımız 03:31
Bizim Çocuklarımız 54 izlenme - 5 yıl önce bizim cocuklarımız
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 05:22
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 63 izlenme - 6 yıl önce sevgi meşalesi çocuklarımızın hayatlarını yakmayalım..
Bedirhan Gökçe - Hatırlar Mısın? 04:00
Bedirhan Gökçe - Hatırlar Mısın? 43 izlenme - 2 yıl önce Şarkı Sözleri Bedirhan Gökçe Hatırlar Mısın Şiiri Hatırlar mısın evcilik oynardık çocukluğumuzda Sen hep anne olurdun ben hep baba Ve kağıttan çocuklarımız olurdu Birlikte başlamıştık ilkokula Kırmızı kurdelen nede çok yakışmıştı sana Şişman bir öğretmenimiz vardı Sevgililer Günü Mesajları Aynı sıradaydık 3/A’ya giderken 4/B’den Ahmet’i dövmüştüm sana baktı diye Sonra göğsümü gere gere dayak yemiştim öğretmenden Korkmuştum, ağlamıştım… Hatırlar mısın? Mahallenin köşe başındaki Rasim amca’nın pastanede muhallebi yemiştik Ortaokulda aynı sınıfta ve aynı sıradaydık Bitirme sınavlarında coğrafyadan kopya vermiştim sana Ve sen öğretmen görür diye nasıl heyecanlanmış Bütün kalemlerini düşürmüştün o anda… Hatırlar mısın? Liseye giderken… Liseye giderken okullarımız ve sınıflarımız ayrılmıştı Ders bitimlerinde okul kapısının önünde takım elbisemle bekler olmuştum seni Askere gideceğim gün… Askere gideceğim gün beni uğurlayanların arasında sende vardın Otobüsün penceresinden gözlerim takılı kalmıştı gözlerine Ağlıyordun ve benimde gözlerime bir yağmur yağıyordu sanki… Hatırlar mısın? Tezkeremi almama 15 gün kala nişanlandığını duymuştum 3 ay sonra tam 3 ay sonra en son ben çıkmıştım nikahında salondan Kocanın kolundaydın göz göze gelmiştik www.sendeyim.com Utanmıştın başını eğmiştin öne… Hatırlar mısın? Şimdi şimdi en küçük kızın geçiyor mavi kurdelesiyle dükkanımın önünden Ve onu görünce benim küçük oğlan ne varsa düşürüyor elinden ne varsa düşürüyor elinde Tansu Örçen: Sen ilk göz ağrımdın Sen canımda candın Sen en çocuk yanımdın Ben hiç unutmadım Ben hiç unutmadım Sen hiç hatırlar mısın? Sen ilk göz ağrımdın Sen canımda candın Sen en çocuk yanımdın Ben hiç unutmadım Ben hiç unutmadım Sen hiç hatırlar mısın? Şiir: Yavuz Laçin Beste: Umut Murare Vokal: Tansu Örçen
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 05:22
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 46 izlenme - 6 yıl önce sevgi meşalesi çocuklarımızın hayatlarını yakmayalım..
Akören Ve Çocuklarımız 2 02:38
Akören Ve Çocuklarımız 2 59 izlenme - 6 yıl önce akören ve çocuklarımız-2
 Vanlı 38 Köy Çocuğunun Bisikletlerine Kavuşması 02:28
Vanlı 38 Köy Çocuğunun Bisikletlerine Kavuşması 34 izlenme - 3 yıl önce Osman Temizkan Bir şey demeye çalışacağım. Nereden başlayacağımı, ne diyeceğimi bilemiyorum. Aslında ağzı laf yapan bir adamımdır ama... Bazen yetmiyor işte! Eyy iyi insanlar, güzel arkadaşlarım, kıymetli dostlarım, Bugün altına imzanızı attığınız güzelliğin, iyiliğin ne denli büyük bir şey olduğunu size tam olarak anlatmam, anlatabilmem mümkün değil. Ama gene de birkaç kelam etmeye gayret edeceğim. En baştan mevzuu bir özetleyeyim: Malumunuz; ben, Van ilinin Edremit ilçesine bağlı Andaç köyünde, bir köy okulunda yani, sınıf öğretmeniyim, ilkokul birinci sınıf öğretmeni... Dönemin ortasında çocuklarıma, gaza gelsinler de daha çok ders çalışsınlar diye "Sınıf birincisine bisiklet alacağım" sözü verdim. Birinciliği iki öğrencim paylaşınca da borcum iki bisiklete çıktı. İki öğrencime bisiklet alıp da diğerlerine hediyesiz karne vermek içime sinmedi. Hepsine hediye almak gibi maddi bir gücüm de yoktu. Sizlerden, diğer çocuklarım için birer karne hediyesi istedim. Ve sizler, bütün iyi insanlar gibi iyilikte yarış ettiniz resmen. Bir gecede, iki buçuk üç saat gibi kısa bir süre içerisinde bütün çocuklarımı paylaştınız. Bir hafta boyunca Türkiye'nin dört bir yanından kargolar geldi evimize, çocuklarıma yolladığınız hediyeler... Hediyelerin dağıtımı dengesiz olmasın diye, hediyelerinizi mümkün oldukça bütün çocuklara adil bir şekilde pay etmek için yani; perşembe akşamı, bütün hediyeleri açtık, çocuklarımın her biri için ayrı ayrı paketler yaptık. Yolladığınız hediyeler harikaydı, vallahi çok güzel şeylerdi. Ama yolladığınız hediyelerden bile güzel olan bir şey vardı; bana, güzel, çok güzel bir halk olduğumuzu gösteren şey... Vanlı köy çocuklarıma hediye yollayan ve/veya "Ben de varım Osman, çocuk kaldı mı başka?" diye soran ve/veya bundan önceki buna benzer güzelliklerin altına imza atan insanlar, tam bir Türkiye mozaiği oluşturuyordu. Bu o kadar güzel, o kadar mutluluk verici, o kadar duygulandırıcı bir şey ki... Bu mecradan az buçuk tanıdığım, bildiğim insanlar; Türk, Kürt, milliyetçi, liberal, sağcı, solcu, Alevi, Sünni, Atatürkçü, Apocu, Erbakancı, Türkeşçi, AKP'li, CHP'li, MHP'li, BDP'li, Giresunlu, İzmirli, Eskişehirli, Sivaslı, Tokatlı, Diyarbakırlı, Kastamonulu, feminist, ateist, dindar, seküler, kadın, erkek, genç, yaşlı, işçi, avukat, doktor, emekli, öğrenci, ev hanımı, barmen, hayat kadını, müezzin, mahalle bakkalı, muhasebeci, mali müşavir... Bütün Türkiye, bütün Türkiyeliler... Evet, biz güzel, çok güzel bir halkız dostlarım! Bize ilişmeseler, kirletmeseler bizi, yüreklerimize şekerli çayları boca etmeseler... Biz çok ama çok güzel bir halkız aslında... Neyse, gelelim bu güne. Önce kimleri, nasıl çocukları mutlu ettiğinizi, sevindirdiğinizi söyleyeyim size. Çocuklarım, köy çocukları. Bütün köy çocukları gibi; elleri kirli, burunları sümüklü, pantolonları çamur, yanakları çatlak, tırnakları siyah... Açık konuşayım; öyle, anneleriyle çarşıya gittiklerinde ya da bir minibüse bindiklerinde falan, üniversiteli kızların kucaklarına alıp da öpüp okşadıkları veya rast geldikleri teyzelerin sarılıp kucakladıkları çocuklardan değiller, benim çocuklarım. Televizyon reklamlarında denk gelebileceğiniz tarzdaki çocuklardan değiller yani... Ve ama..! Sırf öğretmenleri "paylaşmak güzel bir şeydir" dediği için, resim defterindeki bütün kağıtlar bitene kadar koparıp koparıp arkadaşlarına dağıtan çocuklar, benim çocuklarım... (Muhammed) Annelerinin, "beslenme" diye beslenme çantalarına, daha doğrusu naylon poşete koyduğu kuru köy ekmeğinin neredeyse tam yarısını, "kuşlar yesinler" diye okulun bahçesinin bir köşesine küçük küçük bölüp bırakan çocuklar, benim çocuklarım... (Yasin) "Kalemim yok" diyen arkadaşına kalemini veren, başka kalemi olmadığı için arkadaşının yazıp bitirmesini bekleyen çocuklar, benim çocuklarım... (Baran) Yirmi beş kuruşluk meyve suyu için çığlık atan ama sırasının altında bulduğu elli kuruşu getirip öğretmenine veren; "Niye gidip bakkalda harcamadın da bana getirdin?" diye sorduğunda da öğretmeni, "günahtııır" diyen çocuklar, benim çocuklarım... (Rukiye) "Üç simidiniz olsa ne yapardınız?" diye sorduğumda, "Birini yerdim, diğer ikisini de fakirlere verirdim" diyen çocuklar, benim çocuklarım... (Rabia) Kendilerine hediyeler yollayan insanlara ille de bir güzellikle cevap vermek isteyen, yollayacak hiçbir şey bulamayınca oturup o insanlar için resim yapan, o insanlar için bahçeli ev çizen ve çizdikleri evin bahçesine kendi kafalarından çiçek uyduran, "Bu çiçek ne çiçeği?" diye sorduğum zaman da "Bu hediye çiçeği öğretmenim, çok güzel kokuyor" diyen çocuklar, benim çocuklarım... (Gülcan) Soma'da ölen maden işçilerini anlattığımda, o çocuk hâllerinden vazgeçip, sanki memleketin enerji bakanı, hatta başbakanı kendileriymiş gibi sorumluluk sahibi ciddiyetiyle ve ezile büzüle, üzüle üzüle beni dinleyen; ellerinden başka bir şeyin gelmeyeceğini anlayınca da "Öğretmenim, o ölen işçi abilerin çocukları var ya... Onlar bizim okulumuza gelsinleeeer" diyen çocuklar, benim çocuklarım... (Zeynep) Güzel bir şey yaptıkları zaman hepsine birer çikolata aldığında öğretmenleri, payına düşen çikolatayı getirip öğretmeninin masasına bırakan; öğretmeni, "Neden getirdin, yemek istemiyor musun?" diye sorunca da "Senin paran bitecek öğretmenim" diyen çocuklar, benim çocuklarım... (Meryem) "Bugün, ödevini eksik yapanlar teneffüs cezası alacaklar" diye önceden ilan ettiği hâlde öğretmenleri ve yazı ödevini eksiksiz yaptığı hâlde, "Peki, hikaye kitaplarını kimler okumadı?" diye sorunca parmak kaldıran, "Ben okumadım" diyen; öğretmeni, "Yazı ödevini yapmışsın... Kitabını okumadığını bana söylemeseydin ben bilmeyecektim, ama söyledin ve şimdi teneffüs cezası alacaksın. Niye söyledin okumadığını?" diye sorunca "Öğretmenim, sen demiştin ya, 'hayatta en önemli şey dürüstlük' diye, ondan söyledim..." diyen çocuklar, benim çocuklarım... (Berat) Aslında bir tek şunu söylemem yeter, benim çocuklarımın nasıl çocuklar olduğunu anlatmak için: Bütün sınıf sadece bir tane bisiklet alacağımı zannediyordu ve hepsi, bisikletin sahibini merak ediyordu. Sınıfımdaki çocuklarımın hepsini tek tek tahtaya kaldırdım ve "Sence bisikleti en çok kim hak ediyor?" diye sordum. En çok oyu Eylem ve Baran Çiçek aldı. (Sınıfımda üç Baran var da...) Neyse, bu ikisini yanıma aldım, müdür odasına götürdüm. Okulumuzun temizlik çalışanı Turgay da içeride. Eylem, Baran ve ben oturduk. "Biliyorsunuz, sınıf birincisine bisiklet alacağıma söz verdim. Ve siz, sınıf birinciliğini paylaşıyorsunuz, ikiniz de çok başarılısınız. Ama bir tane bisiklet alacağım ben. Söyleyin bakalım, hanginize alayım bisikleti?" dedim. Turgay da işini bırakmış, bizi dinliyor. Eylem ve Baran birbirlerinin yüzlerine baktılar... Baran, "Eylem'e al öğretmenim" dedi; Eylem, "Hayır, bana alma, Baran'a al öğretmenim" dedi. Vallahi de billahi de böyle dediler, Turgay şahidimdir... Çocuklarım böyle deyince, duygulandım, Turgay'a döndüm ben; baktım ki benden önce dolmuş Turgay'ın gözleri... Evet, bir bisikleti belki hayal bile edemezler... Ama öylesine tok ki gözleri ve yürekleri; Baran diyor "Eylem'e al", Eylem diyor "Baran'a al"... İşte böyle çocuklar, benim çocuklarım... İşte böyle çocukları sevindirdiniz, mutlu ettiniz bugün. Yaptığınız güzelliğe karşılık ne diyebilirim, bilemiyorum. Ben, ekseri avuç içlerinden öperim çocuklarımı. Dünyanı düzeltecek ellerinden yani... Çocuklarıma bugün sevinç çığlıkları attıran hepinizin ama hepinizin önünde saygıyla, minnetle eğiliyor; müsaadeniz olursa eğer, bir bir avuç içlerinizden öpüyorum hepinizi. Sağ olunuz, var olunuz... İyi ki varsınız, iyi ki var sizler gibi insanlar... Tüm sevdiklerinizle birlikte, benim bizzat şahit olduğum o güzel yüreğinizin, o gönlünüzün yüceliğince güzel bir hayat yaşarsınız umarım... Her şey gönlünüzce olsun! (Osman Temizkan)
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 04:36
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 18 izlenme - 5 yıl önce Çocuklarımız
Rıfat Ilgaz - Çocuklarımız İçin 02:53
Rıfat Ilgaz - Çocuklarımız İçin 42 izlenme - 5 yıl önce
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 04:36
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 30 izlenme - 5 yıl önce Çocuklarımız
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 05:22
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 33 izlenme - 6 yıl önce sevgi meşalesi çocuklarımızın hayatlarını yakmayalım...
Çocuklarımız 01:00
Çocuklarımız 11 izlenme - 4 yıl önce Çocuklarımız Herşeyimiz
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 05:22
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 22 izlenme - 6 yıl önce sevgi meşalesi çocuklarımızın hayatlarını yakmayalım....
Hasan Cihat Örter - Doğar Dünyaya Çocuklarımız 03:34
Hasan Cihat Örter - Doğar Dünyaya Çocuklarımız 31 izlenme - 4 yıl önce Hasan Cihat Örter - Doğar Dünyaya Çocuklarımız - Yakarış / 99 Esma'dan - İslami-Sufi
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 04:36
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 18 izlenme - 5 yıl önce Çocuklarımız
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 04:36
Sevgi Meşalesi Çocuklarımız 15 izlenme - 5 yıl önce Çocuklarımız