Hoşgeldiniz!

darwinizm

Prof.Dr.Celal Şengör Darwinizm - Evrim Teorisi 50:17
Prof.Dr.Celal Şengör Darwinizm - Evrim Teorisi 1.227 izlenme - 1 yıl önce Türkiye'nin sayılı ve saygın bilim insanlarından Celal Şengör'den evrim teorisi anlatımı. Değişen ve aptallaşan insanımıza ve eğitim sistemimize armağan olsun.
Öğrencinin Allah'ın Varlığına Dair Süper Mantıklı Çıkarımı 02:49
Öğrencinin Allah'ın Varlığına Dair Süper Mantıklı Çıkarımı 2.723 izlenme - 4 yıl önce İstanbul Üniversitesi öğrencisi arkadaşımız, Celal Şengör hocanın dediklerine Cübbeli Ahmet Hoca ağzıyla cevap veriyor, Celal Hoca da kontralarına devam ediyor.
Celal Şengör - Zırva 00:37
Celal Şengör - Zırva 383 izlenme - 9 ay önce Celal Şengör ile zırvalarla yaşıyorum.
Ensest Vakalarının Çok Olmasının Sebebi Darwinist Eğitimdir. 01:42
Ensest Vakalarının Çok Olmasının Sebebi Darwinist Eğitimdir. 275 izlenme - 1 yıl önce A9 TV Yeni FREKANSIMIZ: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500 http://www.a9.com.tr/izle/257749/Adnan-Oktarin-Sohbetlerinden-Secme-Bolumler/Ensest-vakalarinin-cok-olmasinin-sebebi-Darwinist-egitimdir A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Dawkins'i Susturmak (Dawkins vs Lennox) 01:52
Dawkins'i Susturmak (Dawkins vs Lennox) 343 izlenme - 4 yıl önce Sevgili site sakinleri ünlü ateist profesör Dawkins in teist bir matematik profesörüyle tartışmasındaki ufak bir kesiti size sunmak istedim. İyi seyirler.
Darwinizm'i Savunmak - Türler Nasıl Ortaya Çıktı? 13:27
Darwinizm'i Savunmak - Türler Nasıl Ortaya Çıktı? 87 izlenme - 3 yıl önce Bir türün başka bir türden evrildiğine dair hiç bir kanıt olmamasına karşı buna körü körüne inanmak bilimsel bir tavır mıdır? 1) Soru gayet açık ve net gözlemlenebilir makro düzeyde bir evrim örneği var mıdır? 2) Evrim inanç mıdır?
Terörün Çözümü İnsanın Hayvan Olduğunu Öğreten Darwinizmi Ortadan Kaldırmakla Olur. 00:31
Terörün Çözümü İnsanın Hayvan Olduğunu Öğreten Darwinizmi Ortadan Kaldırmakla Olur. 68 izlenme - 2 yıl önce Adnan Oktar’ın 29 Nisan 2017 tarihli A9 TV röportajından http://www.a9.com.tr/izle/249500/Adnan-Oktarin-Sohbetlerinden-Secme-Bolumler/Terorun-cozumu-insanin-hayvan-oldugunu-ogreten-Darwinizmi-ortadan-kaldirmakla-olur A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Yuval Noah Hararı’nin Sapıens Kitabındaki Bazı İddialara Cevaplar 30:03
Yuval Noah Hararı’nin Sapıens Kitabındaki Bazı İddialara Cevaplar 35 izlenme - 1 yıl önce Sapiens Kitabı ve Yuval Noah Harari’nin Evrimci Tarih Yanılgısı 2012 yılında satışa sunulan ve ilk Türkçe baskısı 2015’te yapılan “Sapiens” kitabı, “İnsan türünün kısa bir tarihini anlattığı” iddiasıyla ortaya çıktı. Ateist altyapıya sahip pek çok bilimsel ve felsefi yayında olduğu gibi, bu kitap da sözde evrimsel süreçle insanın tarihini anlatmaya başlıyor. Kitabın adı olarak seçilen “Sapiens” kelimesi de, insanın tarihsel, politik ve sosyal yönünü vurgulamak yerine, evrim iddialarını öne çıkarmak için bilinçli olarak seçilmiş. Kudüs İbrani Üniversitesi’nde tarih profesörü olan Harari’nin yazdığı bu kitabın, bir tarih kitabı olmadığı çok açık. Kitapta insanın sözde evrimsel gelişimi ve devamında sosyal Darwinizm’in anlatıldığı bir ateist ideoloji propagandası hakim. Kitap akademik yönden insanlık tarihini anlattığı iddiasında ancak başından sonuna  kadar kitabın her cümlesinde Darwinist düşüncenin izleri görülüyor. Üstelik kitapta Darwinizm, bilimsel kanıtlar sunulmadan bir ön kabul olarak okuyucuya sunuluyor. Bu ön kabul üzerine inşa edilen sözde insanlık tarihinin gelişimi, adeta bir masal havasında canlandırılıyor. Bu sebeple KİTAP, TARİH KİTABI ÖZELLİĞİ İÇERMEDİĞİ GİBİ, BİLİMSEL TEK BİR KANITI OLMAYAN SÖZDE EVRİMCİ MANTIĞA DAYANDIĞI İÇİN BİYOLOJİ AÇISINDAN DA BİLİMSEL BİR DEĞER TAŞIMIYOR. Yazarın ateist düşünce yapısı ile yazdığı kitap felsefe kitabı olmaktan öte değil. Kitabın tek olumlu yanı, “Darwinist düşünce topluma hakim olsa dünyanın nasıl bir kargaşa içine düşeceği” gerçeğine yer vermesi. Darwinist düşüncenin bir sonucu olan vahşi kapitalizm, faşizm ve komünizmin yol açtığı bozuk sosyal yapının mutsuzluk getireceği kitapta açıklanıyor açıklanmasına ancak bu soruna herhangi bir çözüm önerisi sunulmuyor. Kitap tarihi bilgilerden çok evrimci felsefe üzerine bina edildiğinden, içinde geçen sözde evrimsel yorumlara cevap vermek son derece önemlidir. İnsanın evrimle değil Allah’ın yaratması ile var olduğunun açıkça ortaya konması, kitabın tüm felsefesini çökertecektir. DÜNYAYI ETKİSİ ALTINA ALMIŞ OLAN MUTSUZ VE ÇARPIK DÜZENDEN KURTULMANIN TEK YOLUNUN ALLAH İNANCININ dünyaya hakim kılınması ile mümkün olabileceği de bir kere daha hatırlatılmış olacaktır. YUVAL NOAH HARARI’NİN SAPIENS KİTABINDAKİ BAZI İDDİALARA CEVAP 1  “6 Milyon Yıl Önce Yaşamış Ortak Ata” İddiası Evrimci mantıkta, “insanın diğer hayvanlardan farklı olmadığı” telkini yapılır ve “insanın hayvanlarla ortak ataya sahip olduğu” masalı empoze edilir. Harari de bu iddiayı kitabının ilk sayfalarında masalsı bir üslupla vermiştir: “Sevelim ya da sevmeyelim büyük maymunlar adı verilen gürültücü ve büyük bir grubun üyesiyiz... Yalnızca 6 milyon yıl önce tek bir dişi maymunun iki kızı oldu. Bunlardan biri tüm şempanzelerin atası olurken, diğeri de bizim büyükannemiz oldu.” (Yuval Noah Harari. Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi. Kolektif kitap, 2015, sayfa 19) Hikaye tarzı bir anlatımla, bilimsellikten son derece uzak şekilde ortaya atılan bu iddia, bir delil olmaksızın evrimci ön kabul ile yazılmıştır. Öncelikle günümüze kadar, Darwinistlerin bu iddiasını kanıtlayacak tek bir ara fosil daha bulunamamıştır. Bulunması da imkansızdır, keza şu ana kadar elde edilen 700 milyondan fazla fosil, hiç değişmemiş, dolayısıyla evrim geçirmemiş canlılara aittir. “Ortak ata” iddialarını kanıtlayacak, bilimsel hiç bir delilleri olmayan evrimcilerin bu batıl inançlarının kaynağı, “Homoloji” olarak isimlendirilen farklı canlı türlerinde bulunan benzer fiziksel özelliklerdir. Evrimcilere göre maymunların da bizim gibi ellere sahip olmalarının nedeni, sözde "evrimsel akrabamız" olmalarıdır. Evrimciler, birbirine benzer gördükleri canlıları, birbirinin atası veya ortak bir atadan gelen akrabalar olarak göstermeye çalışırlar. Bilimsel delillerle desteklenmeyen bu iddia ancak batıl bir inanç olarak değerlendirilebilir. Farklı canlı türleri arasındaki yapısal benzerlikler biyolojide "homoloji" olarak adlandırılır. Evrimcilerin homoloji konusundaki iddialarının ciddiye alınabilmesi için benzer organların benzer DNA şifreleri tarafından kodlanmış olması gerekirdi, oysa benzer organlar çoğunlukla çok farklı genetik kodlar tarafından belirlenir. Farklı canlıların DNA'larındaki benzer genetik kodlar da, çok farklı organlara karşılık gelir.   Bundan başka ortak  ata iddiasının geçerli olabilmesi için evrimin sözde mekanizması, ortaklıktan çeşitlenmeye (divergent) doğru gitmelidir. Halbuki evrimcilerin kendi yaptıkları evrim ağacı senaryolarında bile aralarında akrabalık bağı kuramadıkları canlıların benzer özellikler gösterdiği görülmüştür. Bu da evrimin divergent olması gerektiği mantığına tamamen terstir. Bütün teorileri çıkmaza giren evrimciler bu noktada farklı bir hipotez hayali daha kurarak adına “convergent (çeşitlilikten ortaklığa) evrim” derler. İşte bu, evrim mantığının iflas ettiği noktadır. Richard Dawkins gözün 40 ayrı kez evrimleştiğini iddia eder ki bunun mantıksızlığı herkesin malumudur. Bir organ tesadüflere dayalı olarak 40 kere evrimleşerek aynı noktaya ulaşamaz. Bu ancak bilinçli bir üst aklın yaratması ile mümkündür.  Canlılardaki benzerliklerden yola çıkarak teorilerini kanıtlamaya çalışan evrimciler için büyük sorunlardan biri de tamamen farklı gen yapısından aynı fiziksel özelliğin ortaya çıkmasıdır. Örneğin kamuflaj ustası bir çok canlı, üzerinde yaşadığı ortamın yapısına mükemmel derecede uyum gösterir. Burada gördüğünüz böcek türlerinin hiç birinin genetik dizilimleri, üzerinde bulunduğu bitkinin genetik dizilimleri ile benzerlik göstermez. Farklı gen yapısından böylesine birebir aynılıkta fiziksel özelliklerin ortaya çıkabilmesi elbette ki hayranlık uyandırıcıdır. Hem bitkinin hem de böceğin gen yapısına hakim üstün bir Yaratıcı olmadan böyle bir sanatsal harikanın ortaya çıkması mümkün değildir. Kamuflaj özelliği gösteren bu canlılar homoloji temelli ortak ata iddiasında olan evrimcilerin hipotezlerini de çürütür. Homolojiye dayalı bir evrim mantığı kurmak ancak teknolojinin yetersiz olduğu ve genetik bilginin varlığının hiç bilinmediği Lamarck ya da Darwin zamanlarında ortaya atılabilecek bir hipotezdir. DNA, RNA ve proteinin yapılarının ince ayrıntılarının bilindiği, canlı varlıkların gelişiminin çok hassas dengelerle ilerlediğinin ortaya konduğu günümüz yüksek bilim seviyesinde, böyle bir iddianın sürdürülmesi ancak eski evrim inançlarının inatla devam ettirilmesi şeklinde yorumlanabilir. Yuval Noah Harari’nin Sapiens Kitabındaki bazı iddialara cevap 2 Yuval Noah Harari’nin Sapiens Kitabındaki “100 bin yıl önce 6 farklı insan türü yaşadığı” iddiasına cevap Klasik Darwinist düşüncenin sözde evrimleştirici olarak ortaya attıkları mekanizmalardan biri bildiğimiz gibi doğal seleksiyondur. Doğal seleksiyonun işleyebilmesi de toplumda çeşitlilik olmasını gerektirir. Toplum yapısının çeşitli olmadığı bir ortamda doğal seleksiyonun “güçlü olanın ayakta kalması” iddiasının işlemeyeceği düşünüldüğü için, evrimcilerin hep bir çeşitlilik ve genetik farklılık üretme çabaları vardır. Bu çabaların yürütüldüğü ortam da, genelde spekülasyona açık ve yalanlanmasının da zor olduğunu düşündükleri geçmişe ait fosil bulgularında kendine yer bulur. İnsanın tarihte ortaya çıkışı konusu da spekülasyon yapılan konulardan biridir. Evrimin ortaya atılmasından günümüze kadar geçen sürede, insana ve maymun türlerine ait fosil kayıtları üzerinde bir çok gerçeği yansıtmayan spekülasyon, hatta sahtekarlıklar yapılarak, sözde insansı, ara form veya yeni insan türü iddiaları ortaya atılmıştır. Harari de kitabın başlangıcında 100 bin yıl önce 6 farklı insan türünün aynı anda yaşadığını ve H. Sapiensin diğerlerine üstün gelerek dünya üzerinde tek insan türü olarak kaldığını iddia etmiştir. Farklı türler olduğu iddia edilen insanlar H. Neanderthalensis, H. Erectus, H. Soloensis, H. Floresiensis, H. Denisova ve H. Sapienstir ve farklı insan ırklarıdır. Nasıl ki günümüzde Eskimolar, Çinliler, Türkler gibi farklı insan ırkları varsa aynı şekilde o dönemde de farklı ırklar olmuştur. O dönemdeki insan ırklarının özellikleri de şunlardır: Neandertaller: Avrupa ve Asya’da M.Ö. 200 bin ile 30 bin yıllarında yaşamış iri ve güçlü bir insan ırkıdır. İlk fosilleri bulunduğunda “dik yürüyemeyen ara bir tür” olarak yansıtılmasına rağmen bu iddianın yanlış olduğu sonradan kanıtlanmıştır. Ara tür olduğu, insanın atası olduğu iddiaları tutmayınca, bu sefer de -Harari’nin de iddia ettiği gibi- Sapiens’le aynı zamanda yaşamış ama Sapiens tarafından ortadan kaldırılmış bir tür olduğu iddiaları ortaya atıldı. Sırf anatomik farklılıkların canlının başka bir tür olduğunu kanıtlamaya yetmeyeceğinin bilincinde olan evrimci çevreler son yaptıkları sözde bilimsel delillerine genetik çalışmaları da eklediler. Sözde modern insan %1-4 Neandertal geni taşıyordu yani ortadan kaldırılmış değil karışmışlardı. Halbuki bu iddia tam anlamıyla mantıksızdır: 100 bin yıl önceye ait bir DNA’nın, sağlam olarak bulunup, diğer canlılardan ve mikroorganizmalardan ayrıştırılması ve doğru gen dizilimini saptamak imkansızdır. İnsanın maymunla •-98 benzer genetik yapıya sahip olduğu iddia edilirken, Neandertalle sadece %1-4 gen paylaşımı iddia etmek de başka bir akıl tutulmasıdır. Sapiens de Neandertal de aynı türün farklı ırklarını oluşturmaktadırlar; sözde bilimsel dergi ve laboratuvarlarda farklı tür oluşturma girişimleri, evrimci iddiaları kanıtlama yönündeki nafile çalışmalardır. Homo Soloensis: Yüz bölgesi eksik 12 kafatasından meydana gelen Kenya’da bulunmuş fosil kalıntılarıdır. Soloensis kafataslarının ne olduğuna evrimciler bir türlü karar verememişler ve sonuçta kafatasları kaplan(!), Neandertal Adamı ve en sonunda “modern insan” olarak tanımlanmıştır. Solo kafataslarına verilen isimler de evrimcilerin nasıl bir durumda olduklarını göstermesi bakımından manidardır. Bu kafatasları şu isimle isimlendirilmişlerdir: Homo (Javanthropus) soloensis. Homo soloensis, Homo primigenius asiaticus, Homo neanderthalensis soloensis, Homo sapiens soloensis, Homo erectus erectus, Homo erectus , ve en son olarak Homo sapiens. Bu da insanın hayali evrimi senaryosunu inceleyen antropolojinin güvenilirlikten ne kadar uzak olduğuna dair açık bir işaret oluşturmaktadır. Homo Floresiensis: Endonezya’nın Flores adasında bulunan 18 bin yaşında 8-12 insana ait kalıntılardan oluşan fosillerden bir tanesi olan H. Floresiensis ise, 1 metre boya ve 380cc beyin hacmine sahipti; çene ve bilek anatomisinde "normal" Homo sapiens'ten farklı özellikler ortaya koyuyordu. Evrimciler bunları maymunsu özellikler olarak çarpıtmış ve kalıntıları insanın sözde evriminde Homo sapiens'ten ayrı bir tür olarak tanımlamışlardı. Oysa sonra yapılan çalışmalarda, bu bireyin “Kretinizm” denen tiroid hormonu eksikliği ile oluşan ve fiziksel ve zihinsel gelişimi önemli ölçüde etkileyen bir hastalığa sahip olduğu bulunmuştur. Yani H. Floresiensis, ayrı bir tür değil, hastalığı olan bir insandır. Denisova: Bu fosiller arasında en son ortaya atılanıdır. Aslında ortada bir fosilin varlığından da söz edilemez. Bulunan sadece 0.5cm’lik bir parmak kemiği parçası ve iki dişten ibarettir. Evrimciler bu küçük fosil parçacıklarından insanlık tarihini ve gen transferini yeniden yazmaya kalkmışlardır. Denisova da yine Neandertal gibi sözde genetik çalışmalarla desteklenmeye çalışılmıştır. Halbuki bu durumda da farklı bir insan türünün varlığını destekleyecek hiç bir kanıt yoktur. Görüldüğü gibi, Harari’nin 6 farklı tür iddiası bilimsel gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Bu insan fosillerinin bir kısmı hastalıklı, bir kısmı sahte türetilmiş fosillerden, bir kısmı da fiziksel farklılıklar gösteren bireylerden oluşmaktadır. Günümüzde nasıl insan ırkları fiziksel olarak birbirinden farklı özellikler sergiliyorlarsa, bundan 100 bin yıl önce de fiziksel olarak farklılıklar göstermişlerdir. Bu onların farklı fenotipe sahip bireyler olduklarının delilidir. İnsan ilk yaratıldığı andan günümüze kadar geçen zamanda hep tek bir tür olarak var olmuştur. Yuval Noah Harari’nin Sapiens Kitabındaki bazı iddialara cevap 3 Büyük beyin, yüksek zeka yanılgısı Evrimcilerin farklı türleri birbirlerinin atası gibi gösterme çabalarında dayandıkları temel noktalardan biri, beyin hacmidir. İddiaya göre zamanla beyin hacmi büyüdükçe, zeka artmış ve günümüz insanında en üst noktaya ulaşmıştır. Evrimcilere bu kadar serbest bir şekilde gerçek dışı senaryo yazma imkanı veren etken ise, özellikle de fosil alanında, bu konudaki delillerin azlığıdır. Beyin yumuşak bir dokudur. Yumuşak dokular bazı özel şartlar dışında daha zor fosilleşirler. Bu yüzden insan beyninin yapısına dair hiçbir fosil kaydı yoktur. Harari de temelsiz bu iddiayı dayanak noktalarından biri yapmıştır. Harari’nin kitabındaki hikayevari anlatımlar şöyledir: “En erken erkek ve kadının 2.5 milyon yıl önce beyinleri yaklaşık 600 cm3’tü. Modern sapiensin ortalama beyni ise 1200-1400 cm3’tür. Neandertal beyni ise daha büyüktü.” (Yuval Noah Harari. Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi. Kolektif kitap, 2015, sayfa 22) Oysa 600 cm3 beyne sahip ilk insan olarak ortaya atılan Homo habilis, Australopithecus ismi verilen maymun sınıfına dahildir. Aynı Australopithecus gibi uzun kollu, kısa bacaklı ve maymunsu bir iskelet yapısına sahiptir. El ve ayak parmakları tırmanmaya uyumludur. Kısacası bazı evrimciler tarafından ayrı bir tür olarak gösterilen Homo habilis, gerçekte tüm diğer Australopithecuslar gibi bir maymun türüdür. Neandertal beyninin 1600 cm3 olduğu düşünüldüğünde, günümüz insanından daha geri bir tür olarak gösterilmeye çalışılması, beyin hacmine dayalı bu iddianın da çökmesi anlamına gelir. Halbuki Neandertaller sadece iri bir insan ırkıdır. Bugün yaşayan ortalama kadın beyni 1200cm3, erkek beyni ise 1400cm3 hacme sahiptir. İnsan beyin boyutlarının arasında farklılıklar olması büyüme faktörleri ve hormonal farklılıklara bağlı fenotip değişiklikleri ile oluşur. Yapılan çalışmalarda erkek ve kadın beyin hacimleri arasındaki değişkenliklere rağmen IQ ve fonksiyon açısından hiçbir fark tespit edilememiştir. Bunun yanında aynı beyin hacmine sahip insanların IQ seviyeleri arasındaki büyük farklar da ortadadır. Bu bilgiler ışığında evrimcilerin sırf beyin hacmine bakarak sınıflama ve sıralama yapma çabalarının temelsiz olduğu ortadadır. İnsan, aklı ve şuuru olan, görüntüyü görüp algılayan, bunlar üzerine düşünüp yorum yapan, konuşan, muhakeme ve yargıya sahip olan, diğer canlılardan tamamen farklı bir varlıktır. Bir arı veya karınca kolonisindeki düzeni, bu canlıların küçük beyinlerine atfetmek nasıl olanaksızsa, insandaki bu özellikleri de beyinin yapısı ile açıklamak olanaksızdır. İnsanla diğer canlılar arasındaki en önemli fark, insanın bilinç sahibi olmasıdır. Diğer canlılar Allah’ın kendilerine verdiği ilham ölçüsünde şuursuz hareket ederler. Darwinistler, maymunların bazı davranışlarını insanlara benzeterek büyük bir heyecana kapılırlar ve maymunların insanların evrimsel akrabaları olduğuna kanaat getirirler. Günümüzde gerek maymun gerekse insan beyni üzerinde yapılan çalışmalarda, yapısal anatomi olarak bakıldığında bu sayılan özellikleri açıklayabilecek derecede bir fark gösterilememiştir. O halde insanı diğer canlılardan ayıran akıl, şuur, muhakeme ve bilinç gibi özelliklerini sırf anatomik ve fizyolojik özellikleri ile açıklayabilmek mümkün değildir. İnsanı diğer canlılardan ayıran en temel özelliği “Ruh sahibi” bir varlık olmasıdır. O ruh ise, tüm varlıkları yaratan Yüce Allah'a aittir. Yuval Noah Harari’nin Sapiens Kitabındaki bazı iddialara cevap 4 “Geçmişte insanın pek az şey ürettiği” iddiası doğru değildir Harari ve diğer evrimcilerin bir iddiası da “geçmiş nesillerin çok az şey ürettiği” yönündedir. Bunu iddiadaki asıl amaç; insanlığın gerek zeka gerekse kültürel olarak basitten karmaşığa giden bir süreç yaşadığı iddialarını kanıtlamaya çalışmaktır. Darwinistler ilk insanların hayvanlara yakın düşünme yetisi ve becerisine sahip, sözde ilkel bir beyinlerinin olduğunu, beyin gelişimi ile birlikte de insanların daha çok şey üretebildiğini savunurlar. Buna delil olarak ise sadece “Taş devri” olarak tanımlanan hayali dönemde çakmak taşından bir kaç sopa ve bıçak dışında hiçbir aletin bulunamamasını örnek gösterirler. Halbuki bu tarz bir delil, geçmiş yaşamın nasıl olduğuna dair güvenilir bir bilgi vermekten uzaktır. Günümüzden 300-500 yıl öncesine ait pek çok eşyanın bile doğal süreçler altında bozulmaya uğradığı herkesin malumudur. Geçmişe ait eşyaların bozuluma uğramaması için özel şartlar altında korumaya alınması bile bazen yetersiz kalmaktadır. Doğal koşullar altında bozulmanın hızlanacağı açıktır. Metal eşyaların 1500 yıldan daha fazla süre bozulmadan kalmasının pek mümkün olmadığı bilinmektedir. Taşlar bile zaman içinde ufalanarak aşınıp özelliklerini yitirmektedirler. 3000-4000 yıllık piramitlerin yapısı ciddi şekilde aşınmış durumdadır. Bu durumda evrimcilerin iddialarına delil olarak sunduğu iyi korunmuş ortamlardan kalma bir kaç parça taş eşyanın 100 bin hatta 10 bin yıl öncesi yaşam şartlarını yansıtmayacağı çok açıktır. Dolayısıyla tarihte sözde "ilkel insanların" yaşadığı bir taş devri olduğu iddiası bir aldatmacadır. Tarihin hiçbir döneminde ilkel insan var olmamış, sadece taştan aletlerin yapıldığı ilkel bir dönem yaşanmamıştır. İnsanlık tarihinin her dönemi, büyük medeniyetler barındırır. Öyle ki, eski çağ medeniyetlerinin kimi keşiflerini şu an bile gerçekleştirmekten uzağız. İnsanın fiziksel yapısı ilk insandan itibaren hep aynıdır. Akıl ve şuur seviyesi günümüzde ne ise ilk insanda da benzer kapasitededir. İlkelden gelişmişe doğru bir toplum yapısı sergilenmemiş, günümüzdeki gibi dalgalanmalar göstermiştir. Tarihin değişik zamanlarında pek çok ileri seviyede medeniyetler kurulmuş ve bunlar da bir müddet sonra yok olmuştur. Bu yok oluşlar sırasında o zamana kadar oluşan bilgi birikimi de kaybolmuş, kültürler ve bilimsel gelişimler tekrar tekrar yaşanmak durumunda kalınmıştır. Bugün nasıl uzay çağını yaşayan toplumlarla, bilimden, teknolojik imkanlardan uzak basit yaşam tarzına sahip topluluklar aynı dünyada yer alıyorsa, geçmiş devirlerde de bilimsel ve teknolojik açıdan üst düzey kültürler yaşamıştır. Yuval Noah Harari’nin Sapiens Kitabındaki bazı iddialara cevap 5 “Dik yürüme özelliğinin zamanla kazanıldığı” aldatmacası  Harari’nin Sapiens isimli kitabındaki masalsı anlatımlardan biri de şöyledir: “Ayaktayken av hayvanlarına ve düşmana karşı savanı taramak daha kolaydır ve hareket etmek için gerekmeyen kollar, taş atmak ve işaret etmek gibi işler için kullanılabilir. Ellerimiz daha fazla şey yapabildikçe ellerin sahipleri de daha başarılı hale geldiler, dolayısıyla evrimsel baskı avuçlarda ve parmaklarda daha yoğun bir sinir ağı ve kasların gelişmesini sağladı.” (Yuval Noah Harari. Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi. Kolektif kitap, 2015, sayfa 22.) Bu masalsı anlatım tarzı, Lamarck zamanında, genetik bilginin varlığının bilinmediği çağlardan kalmadır. Halbuki bugün çok iyi biliyoruz ki, genlerde yer alan bilgilerin fiziksel yapımızı etkilemesi ile yapabildiğimiz şeylerin kapasitesi belirlenir. Ancak bunun tersi, yani yaptığımız hareket ve davranışların genlerimizi etkilemesi gibi bir mekanizma asla söz konusu değildir. Gen varlığının bilinmediği bir dönemde spor yapan, ağırlık kaldıran insanları izleyen bir gözlemci, sadece ağırlık kaldırdıkça kas kemik yapısının güçlendiğini görerek böyle bir yanlış çıkarımda bulunmuş olabilir. Aslında o devirde bile, sporcuların çocuklarının -spor yapmazlarsa- kas kemiklerinin ebeveynlerine benzemediği gözlense böyle bir iddia ortaya atılmayacaktır. 1996 yılında insanın iki ayaklı yürüyüşü konusunda araştırmalar yapan İngiliz mühendis Robin Crompton, yaptığı bilgisayar simülasyonları sonucunda maymun yürüyüşü ve insan yürüyüşü arasında bir hareket şeklinin mümkün olmadığını ortaya koymuştur. Crompton’ın çalışması göstermiştir ki, bir canlı ya iki ayağı üzerinde dik olarak yürüyebilir, ya da dört ayağını kullanarak ve öne eğik olarak hareket edebilir. Bu ikisinin arasında kalan bir yürüyüş modeli son derece verimsizdir. Dahası, fosil kayıtları, hiçbir zaman hiçbir canlının insan ve maymun yürüyüşü arası bir hareket şekline sahip olmadığını göstermektedir. Fosil kayıtları üzerinde yapılan detaylı incelemeler, Australopithecus ve Homo Habilis sınıflamalarına dahil edilen canlıların maymunlar gibi dört ayaklı ve eğik yürüdüklerini, Homo Erectus ve Neandertal adamı gibi insan ırklarının aynı bizim gibi dik yürüdüklerini ispatlamaktadır. Yani iki ayaklı dik yürüyüş modeli, dünya üzerinde ilk olarak insanlarla birlikte ve aniden ortaya çıkmıştır.   Sosyal Darwinizmin getirdiği tehlike Kitapta evrim teorisini desteklemek amaçlı yapılan anlatımların sonrasında ateist düşünce yapısı üzerine bina edilen felsefeye genişçe yer verilmiştir. Dünyamızın geçmişte, şu an içinde sürüklendiği ve ileride sürüklenebileceği dinden uzak yaşam tarzının oluşturduğu çarpık sistemlerin analizi yapılmıştır. Dikkat çekici olan kitabın yazarının, bunları anlatırken gerek açık gerek gizli verilen tehlikeli Darwinist mesajların, bu hatalı düzeni daha da derinleştirici etkisi olacağını görmüş olmasıdır: “Biyoloji bilimine göre insanlar (haşa) “yaratılmamış” evrimleşmiştir. Ve evrim kesinlikle eşitlikçi değildir. Eşitlik fikri yaratılış inancıyla iç içe geçmiştir. Eğer Hıristiyanların tanrı, yaratılış ve ruhlar hakkındaki mitlerine inanmıyorsak, tüm insanların “eşit” olması ne anlama gelmektedir?... Biyolojide hak diye bir şey yoktur. Sadece organlar, beceriler ve özellikler vardır.... Peki ya özgürlük? Biyolojide özgürlük yoktur. Tıpkı eşitlik, haklar gibi özgürlük de insanların ancak hayal güçlerinde icat ettiği ve yaşattığı bir kavramdır. Biyolojik bakış açısıyla bakıldığında insanların demokrasilerde özgür, diktatörlüklerde özgürlüklerinden mahrum yaşadıklarını söylemenin hiç bir anlamı yoktur.” (Yuval Noah Harari, Sapiens İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi, Kolektif kitap, 2015, sayfa 118) Şu bir kaç satırı okumak bile Darwinist düşünce yapısına sahip dünyanın ne kadar vahşi bir hal alabileceğini anlamak açısından çok önemli. Evrimci düşünceyle şekillenmiş, Allah’a inanmayan bir toplumda insanların ne kadar sınır tanımaz hale gelebilecekleri ortada. Din ahlakı yıkıldığı anda, dinin özünde yer alan dayanışma, fedakarlık, merhamet, yoksulların ve zayıfların korunması, tüm insanların eşit sayılması, sevgi gibi erdemler yerini, zulüm, baskı, işkence, bencillik, sevgisizlik, köleleştirme, öldürme gibi tehlikeli ve acımasız bir hayat tarzına terk edecektir. Hak, adalet, eşitlik, özgürlük gibi kavramlar anlamını yitirecek, güçlünün zayıfı, zenginin fakiri ezdiği bir ortam, çok kısa sürede yaşanılmaz hale gelecektir. Evrimci düşünce bu hayat tarzını, teorinin temelinde mücadele olduğu için sözde “doğal seleksiyonun” bir parçası olarak niteler ve bir gereklilik olarak görür; böylece kendilerince güçlü, sağlıklı, akıllı nesillerin, sözde evrimin ilerlemesine katkıda bulunacağı iddia edilir. Bu acımasız düşüncenin örneklerini Darwinist fikrin dünyaya hakim olduğu 20. yüzyılda çokça yaşadık. Hitler, Stalin, Pol Pot gibi diktatörlerin zalimliğini, milyonlarca insanı nasıl soykırıma uğrattıklarını, Hitler'in kendince "aşağı ırk" olarak gördüğü insanları nasıl gaz odalarında öldürttüğünü; birçok Batı ülkesinde yüz binlerce insanın sadece hasta, sakat veya yaşlı olduğu için nasıl zorla kısırlaştırıldığını veya ölüme terk edildiğini 20. yüzyılda tüm dünya izlemiştir. Acımasız rekabet nedeniyle dünyanın her yanında insanların ezildiklerini ve sömürüldüklerini; ırkçılığın kimi devletlerin ideolojisi haline geldiğini ve bazı ırkların insan bile sayılmadığını; komünist ile kapitalist, sağ ile sol arasında çatışmalar, sıcak ve soğuk savaşlar yaşandığını; aynı ülke halklarının, hatta kardeşlerin bile birbirlerine düşman hale geldiğini herkes bilmektedir. Evrimci düşünce yapısına sahip ateist bir kimse de, aslında dine ait ahlak kurallarının yaşandığı bir dünyanın, çok daha iyi bir hayat olacağının farkındadır. Ancak bu kişilere “Gelin din ahlakına uygun yaşayalım” demek, onların ideolojilerini birden bire değiştirmeyecek, istenilen sonuç alınamayacaktır. İşte bu noktada, inançlarının temelinde yer alan sözde evrim teorisinin geçersizliğinin çok iyi anlatılması, Harari’nin kitabında anlattığı düşünce yapısını ve diğer ateist sistemleri temelinden sarsacak ve çökertecektir. Evrimin geçersiz olduğunun ve evrime dayalı bir hayatın geçersizliğinin bilimsel delillerle kanıtlanması, insanı, evrenin ancak bilinçli bir güç tarafından yaratılabileceği sonucuna ulaştıracaktır. Allah inancının topluma hakim olması da, sevginin, kalitenin, özgürlüğün, demokrasinin, saygının ve her türlü güzelliğin temeli olan din ahlakını hakim kılacak; dünya cennet gibi olacaktır. http://www.a9.com.tr/izle/266208/HD-Belgeseller/YUVAL-NOAH-HARARI’NIN-SAPIENS-KITABINDAKI-BAZI-IDDIALARA-CEVAPLAR- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Tarihte bugün 3 Ağustos 1492 Kristof Kolomb, Amerika kıtasına ayak bastı 03:14
Tarihte bugün 3 Ağustos 1492 Kristof Kolomb, Amerika kıtasına ayak bastı 120 izlenme - 3 yıl önce A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500 http://www.a9.com.tr/izle/166558/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/Tarihte-bugun-3-Agustos-1492-Kristof-Kolomb-Amerika-kitasina-ayak-basti A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Adnan Hoca'nın Atatürk'e Sahip Çıkması 07:45
Adnan Hoca'nın Atatürk'e Sahip Çıkması 98 izlenme - 4 yıl önce Ben her ne kadar Adnan Hoca'nın Atatürk'ü yanlış anladığını düşünsemde, Adnan Hoca'nın ağzından Atatürk'e övgü duymak hoşuma gitti. Ayrıca merak edenler Boğaziçi Üniversites'inde verilmiş şu konferansı izleyebilir; http://www.youtube.com/watch?v=-UgBfeogv-8 çalışma Atatürk ve Darwinizm üzerine.
Olağanüstü Bir Taşıyıcı Hemoglobin 03:59
Olağanüstü Bir Taşıyıcı Hemoglobin 19 izlenme - 2 yıl önce Alyuvarlar oksijeni sadece taşırlar. Vücut hücrelerinin, oksijeni kullanmaları için, özel moleküllere ihtiyacı vardır. İşte bu molekül, alyuvarlara kırmızı rengini veren hemoglobin molekülüdür. Vücudumuzdaki yaklaşık 25 trilyon küçük kırmızı hücre hiç durmadan yük taşır. Alyuvar isimli bu hücreler, kan sıvısı içinde bütün vücudu baştan aşağı dolaşır ve yerine göre oksijen ya da karbondioksit taşırlar. Bir hücrenin taşıdığı maddeye göre özel bir yapısının olması gerekmektedir. Örneğin oksijen taşıyacak hücre için en ideal şekil hücrenin yassı olmasıdır. Alyuvar hücresinin yuvarlak ve yassı şekli, hücrenin yüzey alanını artırır ve oksijenle temasını kolaylaştırır. Vücutta oksijen taşınması için alyuvar hücresinin yassı olması da tek başına yeterli değildir. Alyuvarlar oksijeni sadece taşırlar. Vücut hücrelerinin, oksijeni kullanmaları için, özel moleküllere ihtiyacı vardır. Bu molekülün oksijenle üç boyutlu bir yapıda en ideal şekilde birleşmesi gerekir. Ayrıca alyuvarlar oksijene çok da sıkı bağlanmamalı, oksijen verilecek hücreye geldiğinde, oksijenden kolayca ayrılabilmelidir. Kısacası oksijenin taşınması ve gereken yerlerde kullanılabilmesi için kendine has bir tasarıma sahip çok özel bir moleküle ihtiyaç vardır. İşte bu molekül alyuvarlara -dolayısıyla kana- kırmızı rengini veren hemoglobin molekülüdür. Hemoglobin birbirinden farklı iki işlev yapabilmesi nedeniyle bilim adamları tarafından "olağanüstü bir molekül" olarak nitelendirilmektedir. Hemoglobinin kusursuz molekül yapısı ve işlevleri bilim adamlarının da dikkatini çekmiştir. Evrimci Gordon Rattray Taylor, The Great Evolution Mystery (Büyük Evrim Gizemi) adlı kitabında, hemoglobinin hayranlık uyandırıcı özelliklerinden birini şöyle açıklamıştır: 'Kanın oluşumu, tek başına bir Saga destanı gibidir. Çoğunun yeterince anlaşılmadığı en az 80 unsurdan oluşur. En büyük öneme sahip olan bileşen ise hemoglobindir. Hemoglobin akciğerdeki oksijeni alırken, karbondioksiti bırakır ve oradan kaslara geçer. Orada ise tam tersi işlevi yapar, oksijeni bırakıp, karbondioksiti alır. Kaslar besinleri yakıp karbondioksit oluşturur. Bir arabanın akaryakıt yakıp karbonmonoksit üretmesi gibi. Bu madde gerçekten olağanüstü bir moleküldür ki, bir anda oksijene karşı birleşme eğilimi gösterirken, birkaç saniye sonra bu eğilimini kaybeder. Bir anda tercihi karbondioksite bağlı olarak değişir. Bu da onu daha da dikkate değer yapar. Yaptığı işe uyum gösteren daha iyi bir örnek yoktur.'
Sicim teorisinin kurucusu prof. mıchıo kaku ile özel röportaj - 1. bölüm 04:02
Sicim teorisinin kurucusu prof. mıchıo kaku ile özel röportaj - 1. bölüm 81 izlenme - 7 yıl önce Sicim teorisinin kurucusu prof. mıchıo kaku ile özel röportaj - 1. bölüm
Habertürk : Sansürsüz Evrim Tartışması Final 10 10:00
Habertürk : Sansürsüz Evrim Tartışması Final 10 94 izlenme - 6 yıl önce 17 Mayıs 2010 Tarihli Sansürsüz Programındaki Darwinist İddialara Cevaplar
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri: Hz. Mehdi (as) Darwinizmle mücadele edecektir 02:24
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri: Hz. Mehdi (as) Darwinizmle mücadele edecektir 27 izlenme - 3 yıl önce Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri: Hz. Mehdi (as) Darwinizmle mücadele edecektir.
İngiliz Derin Devletinin Homoseksüleği, Darwinizim’i ve Irkçılığı Yüceltmesi Pagan Dininin Özellik 01:16
İngiliz Derin Devletinin Homoseksüleği, Darwinizim’i ve Irkçılığı Yüceltmesi Pagan Dininin Özellik 13 izlenme - 1 yıl önce İngiliz derin devletinin homoseksüleği, Darwinizim’i ve ırkçılığı yüceltmesi pagan dininin özellikleridir.
Nazi vahşeti 07:27
Nazi vahşeti 46 izlenme - 3 yıl önce A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500 http://www.a9.com.tr/izle/22870/Belgesellerden-Secme-Bolumler/Nazi-vahseti A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Evrim teorisi neden geçersiz - 4 15:52
Evrim teorisi neden geçersiz - 4 42 izlenme - 7 yıl önce Evrim teorisi neden geçersiz - 4
Osmanlı'yı yıkan Darwinizm’dir. Abdülhamit dönemi Hüseyin El Cisr'in Darwinizim risalesi her yerde 01:08
Osmanlı'yı yıkan Darwinizm’dir. Abdülhamit dönemi Hüseyin El Cisr'in Darwinizim risalesi her yerde 15 izlenme - 2 yıl önce Osmanlı'yı yıkan Darwinizm’dir. Abdülhamit döneminde Hüseyin El Cisr'in Darwinizim risalesi her yere dağıtıldı.
350 Milyon Fosil Evrimi Yalanlıyor 02:24
350 Milyon Fosil Evrimi Yalanlıyor 45 izlenme - 7 yıl önce 350 Milyon Fosil Evrimi Yalanlıyor
Abdülhamid Döneminde İlk Rakı Fabrikası Kuruluyor. Millet Hem İçki İle Hem De Manen Darwinizm İle Ze 02:41
Abdülhamid Döneminde İlk Rakı Fabrikası Kuruluyor. Millet Hem İçki İle Hem De Manen Darwinizm İle Ze 14 izlenme - 2 yıl önce Adnan Oktar’ın 7 Mart 2017 tarihli A9 TV röportajından http://www.a9.com.tr/izle/244473/Adnan-Oktarin-Sohbetlerinden-Secme-Bolumler/Abdulhamid-doneminde-ilk-raki-fabrikasi-kuruluyor-Millet-hem-icki-ile-hem-de-manen-Darwinizm-ile-zehirlendi A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Ali İhsan Karahasanoğlu’nu yazısından dolayı tebrik ediyoruz. 01:41
Ali İhsan Karahasanoğlu’nu yazısından dolayı tebrik ediyoruz. 19 izlenme - 3 yıl önce KARTAL GÖKTAN: Ali İhsan Karahasanoğlu yazısında; “HDP’nin başındaki zat Diyanet’i de kaldırmayı taahhüt etmiş.” ADNAN OKTAR: Ali İhsan Karahasanoğlu ben önce göreyim kim o? BÜLENT SEZGİN: Hazırlayayım göstereyim. ADNAN OKTAR: Tabii böyle bir efe varsa kim olduğu, kimliği, künyesi; efe künyesiyle bilinir. Böyle efeleri söyleyeceksiniz bize kim olduğunu. Evet, bir daha söyle anlattıklarını. KARTAL GÖKTAN: Ali İhsan Karahasanoğlu yazısında; “HDP’nin başındaki zat Diyanet’i de kaldırmayı taahhüt etmiş. Şunu unutmayın biz anamızdan, babamızdan her şeyden önce şunu öğrendik. Bizim komşumuz açsa biz de aç olacağız, dinimiz bize bunu öğretti diye söylemiş Eş Başkan Selahattin Demirtaş. Peki Demirtaş ‘sokaklara çıkın’ demeyi de anan, baban mı öğretti sana? Sakın Marks, Engels olmasın, Stalin olmasın, Lenin olmasın, Darwin olmasın, Freud olmasın Demirtaş? Bir şey daha sor anana, babana din dersi kaldırılsın mı? Ama senin kılavuzun ana, baba değil Marks, Freud, Darwin değil mi Demirtaş?” diye yazdı. ADNAN OKTAR: Helal olsun, ilk defa böyle açıkça konuşan bir yiğit görüyorum bir alkışı hak etmiş.  Göreyim, helal olsun efe sana. Mustafa Karahasanoğlu’nun oğlu bu. Oğullarının hepsi efendi, delikanlı, efe hepsi bunların ortanca da efe yürüyüşü de efe zaten yan yan yürüyor böyle. Aferin çok güzel konuşmuş tebrik ediyorum. http://www.a9.com.tr/izle/202458/Adnan-Oktarin-Sohbetlerinden-Secme-Bolumler/Ali-Ihsan-Karahasanoglu’nu-yazisindan-dolayi-tebrik-ediyoruz A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Darwinizm Gibi Önemli Bir Konu Neden Gündemimizde Yer Almıyor 01:23
Darwinizm Gibi Önemli Bir Konu Neden Gündemimizde Yer Almıyor 5 izlenme - 11 ay önce Sayın Adnan Oktar'ın 18 Şubat 2017 tarhli A9TV canlı yayınından.     http://www.a9.com.tr/izle/271367/Adnan-Oktarin-Sohbetlerinden-Secme-Bolumler/Darwinizm-gibi-onemli-bir-konu-neden-gundemimizde-yer-almiyor A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Darwinizm Komünizmin Ana Felsefesidir, Darwinist Eğitim Durmadıkça Pkk Belası Bitmez. 03:09
Darwinizm Komünizmin Ana Felsefesidir, Darwinist Eğitim Durmadıkça Pkk Belası Bitmez. 28 izlenme - 3 yıl önce KARTAL GÖKTAN: Kürt camiasının önde gelen yazarlarından Vahdettin İnce de PKK’nın Marksist ideoloji sebebiyle sürekli çatışmayla devrim yapma anlayışına sahip olduğunu anlattı. Şöyle diyor: “PKK ve genelde Kürt siyasal hareketi Marksist literatürle konuşur. Zihinler bu ideolojiye göre şekillenmiştir. Çatışma Marksist ideoloji açısından varoluşsal bir tutumdur. Sürekli devrim yani. Her aşamada başka bir isimle şiddeti derinleştirmekten bahsediyorum. Bugüne kadar izlediğimiz manzara budur. Kürt bedenine musallat olmuş Marksist akıl bu süreçte Türkiye’nin eteklerine yapışmış yeniden Ortadoğu sisteminin içine doğru çekiyor” dedi. ADNAN OKTAR: İşte Türkiye’nin de gereken cevabı vermesi gerekiyor. Çünkü bunlar iradesiz, akılsız, güçsüz toplumlarda güç kazanan yapılar. Mesela çarlık döneminde çar çok pasifti, anlamadı da komünist tehlikeyi, lakayt bir politika izledi. Çoluğunu çocuğunu doğradılar, kendini de doğradılar mahvoldu gitti. Bütün birikimini, kültürel birikimini de yok etti komünizm. Dolayısıyla alttan almaya gerek yok. Bu kadar ılımlı bir politikadan PKK anlamaz, komünizm anlamaz. Anlayacağı dilden en açık şekilde, en keskin şekilde konuşulması lazım. Alıp tutuklayacaksın, bu kadar. Ama ilim irfandır asıl, ilimledir, bilgiyledir. Sen gece gündüz Darwinist eğitim verirsen komünizm çığ gibi gelişir. Yangına benzin sıkıyorsun. Darwinizm; yangına benzindir. Komünizmin ana felsefesini bütün gençliğe öğretirsen sen, ortaokulda, lisede, üniversitede, “senin ataların bataklık sulardan oluşmuş mikroptur” dersen adam da komünist oluyor işte. Eğer her şey tesadüf sonucu oluyorsa, çelişkiler sonucu oluyorsa ki öyle diyorsun, işte “çelişki sonucunda da toplumda da çelişki olur” diyor “komünizm gelir” diyor adam. Bu kafada atak yapıyor. Dolayısıyla ilim, bilgiyle bunları çepeçevre kuşatıp ayrıca da kolluğun gayretiyle de tutuklayarak mücadele edilmesi gerekiyor. Başka türlü olmaz. Nikola Romanov, Çar. Aslan gibi delikanlıydı, kızları akıl almaz güzeldi, çok çok güzeldi. Kendisi de yakışıklı bir delikanlıydı. Mahvettirdi kendini. Lenin kim, o dangalağın gidip esiri oluyorsun? Stalin bilmem ne, o ayak takımına. Ayı gibi herif, bütün dişleri koyu kahverengi, leş gibi kokan, domuz gibi bir şey Stalin. Kafa hiç çalışmıyor, taş kafalı, zalimin, gaddarın, acımasızın biri. Merhametsiz ve manyak adam. Lenin de akıl hastası zaten, son orada öldü, tımarhane de öldü. http://www.a9.com.tr/izle/206957/Adnan-Oktarin-Sohbetlerinden-Secme-Bolumler/Darwinizm-komunizmin-ana-felsefesidir-Darwinist-egitim-durmadikca-PKK-belasi-bitmez A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Sayın Adnan Oktar’ın Yaşamın ve Evrenin Kökeni Uluslararası Konferansı Konuşmacıları ve Aileleriyle 25:05
Sayın Adnan Oktar’ın Yaşamın ve Evrenin Kökeni Uluslararası Konferansı Konuşmacıları ve Aileleriyle 8 izlenme - 8 ay önce A9 TV Yeni FREKANSIMIZ: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500 http://www.a9.com.tr/izle/273996/Adnan-Oktarin-Konuklari/Sayin-Adnan-Oktar’in-Yasamin-ve-Evrenin-Kokeni-Uluslararasi-Konferansi-Konusmacilari-ve-Aileleriyle-Gorusmesi A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Dr. Fabrizio Fratus İtalya’daki Darwinism Karşıtı Çalışmaları ve Organizasyonu Anti-Evrim Komitesini 02:54
Dr. Fabrizio Fratus İtalya’daki Darwinism Karşıtı Çalışmaları ve Organizasyonu Anti-Evrim Komitesini 11 izlenme - 1 yıl önce Bize İtalya’daki anti Darwinist çalışmalardan ve organizasyonunuz Evrim Karşıtları Komitesi’nden bahseder misiniz? Evrim karşıtları komitesi özellikle İtalyan okullarındaki ders kitaplarıyla mücadele etmek için kuruldu. Ders kitaplarında Darwinist fikirleri desteklemek için yanlış bilgiler öğretiliyor ve öğrencilerin bilinçlerini manipüle etmek için bu yanlış bilgiler kullanılıyor. Yanlış bilgilere örnek olarak insan ve maymun arasındaki kayıp halka olduğu söylenen Lucy fosilini verebilirim, fakat 1989 beri herkes Lucy’nin sadece bir maymun olduğunun farkında. Başka bir yanılgı ise Miller’ın deneyi. İddiaya göre bu deneyde kullanılan deney tüpü, yaşamın meşhur ilkel sudan meydana geldiğini gösteriyordu. Miller ölmeden hemen önce bu deneyin yaşam değil, ölüm yarattığını ifade etti. Ders kitaplarında başka çok örnek bulmak mümkün fakat son olarak bilim tarihinin en büyük sahtekarlıklarından biri kabul edilen rekapitülasyondan bahsetmek istiyorum. Ders kitaplarında anlatılan rekapitülasyon nedir? Rekapitülasyon, insan embriyolarının insan halini almadan önce evrim tarihindeki diğer tüm embriyolara dönüşerek evrim “yolundan” geçtiği uydurmacasıdır. Bu, kürtajın uygulanmaya başlamasına yol açtı. Kendimize şunu sormalıyız: Neden üçüncü ayda kürtaj mümkün? Çünkü üçüncü ayda embriyo otomatik olarak insana dönüşüyor. Ders kitaplarında geçen bu üç örnek, Darwin’in teorisini destekliyor ve 2002’de evrim karşıtları komitesi de bunun için kuruldu. Evrim karşıtları komitesi televizyon ve radyo aracılığıyla, kamuya açık toplantılarla ve hepsinden önemlisi, öğrenci yetiştirerek halka ulaşıyor. Sevinerek söyleyebilirim ki, biyoloji ve bilimle ilgili fizik ve kimya gibi diğer alanlarda eğitim gören çoğu öğrenci günümüzde İtalya ve Avrupa çapında tartışmalara katılıp evrim karşıtı tezler ortaya atabilecektir. Evrim karşıtları komitesi önemli çünkü Darwin’in teorisiyle mücadele etme şansı sağlamasının yanı sıra İtalya’da normalde tezlerini sunmakta güçlük çeken farklı alanlardan bilim insanlarının bir araya gelmesine olanak tanıdı. Ayrıca İtalya’da birlikte bazı projeler yürüttüğümüz Harun Yahya’nın grubu da dahil olmak üzere farklı gruplarla çalışmalar yürüttük ve bundan oldukça memnunuz.   http://www.a9.com.tr/izle/256536/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/Dr-Fabrizio-Fratus-Italya’daki-Darwinism-karsiti-calismalari-ve-organizasyonu-Anti-Evrim-Komitesini-anlatiyor A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Ateislerin Dinden Uzaklaşmasının Sebebi Nedir? 00:30
Ateislerin Dinden Uzaklaşmasının Sebebi Nedir? 10 izlenme - 1 yıl önce Adnan Oktar'ın 24 Aralık 2017 tarihli A9 TV röportajından http://www.a9.com.tr/izle/267922/Adnan-Oktarin-Sohbetlerinden-Secme-Bolumler/Ateislerin-dinden-uzaklasmasinin-sebebi-nedir A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Kehf Suresi, 94-110 Ayetlerinin Tefsiri 17:28
Kehf Suresi, 94-110 Ayetlerinin Tefsiri 31 izlenme - 3 yıl önce ADNAN OKTAR: “İki seddin arasına kadar ulaştı” diyor Hz. Zülkarneyn (a.s) için, Cenab-ı Allah. Set ne demek? Suyu durduran herhangi bir engel. Suyu durdurmak için yapılan engel, set. Zaten sözlük anlamına da baktığınızda bunu görürsünüz. Marmaray’ın görüntüsü var mı? Görüyor musunuz? Denizin altında iki tane set var. Ayette ne diyor: “İki seddin arasına kadar ulaştı.” Set bir, set iki, iki tane yanyanalar. İki tane set, tam iki tane. Ve bu seddin özelliği ne? Suyu durduruyor, suyun gelişini engelleyen set. “İki seddin arasına kadar ulaştı.” Yani o setlerin birleşme yeri neresi oluyor? Mesela bu Marmaray’ın giriş kapısı, bu iki seddin arasıdır, iki seddin birleşme noktası. Cağaloğlu. Ne diyor ayette: “İki seddin arasına kadar ulaştı” diyor. “Onların (sedlerin) önünde hemen hemen hiçbir sözü kavramayan bir kavim buldu.” (Kehf Suresi / 93) Bazı Darwinistler hakikaten hiçbir sözü kavramıyor. Bazı Marksistler de kavramıyor, anlatsan da anlamıyorlar. Bak, yayıncıların en çok da yaygın olduğu yer orasıdır, Cağaloğlu’dur. Kültürün en yoğun olduğu, orada hakikaten bazı kişilere bir şeyler anlatmak çok zordur. Anlatsan da anlamaz, kavrayamaz. Tartışmaların en yoğun olduğu yerdir, kültür faaliyetlerinin en yoğun olduğu yer. Ki ebcedi de 2013, 1015 tarihlerini veriyor “iki seddin arasına kadar ulaştı.” Marmaray 2013’te vazifeye başladı. Kullanılır hale gelmesi 2013. İki tarih veriyor, 2013 ve 2015 tarihlerini veriyor. 93. ayet zaten, 3 burada da var ebcedinde de var. “Dediler ki: Ey Zülkarneyn” Zülkarneyn; iki zamanlı yani iki asra, iki zaman hitap eden. Yani 2000’lere ve 3000’lere hitap eden. 2001 yılında 3. bin yıla girdik, 2. bin bitti. Mehdiyet hem 2. binin hem 3 binin faaliyetidir, çalışmasıdır. Hz. Mehdi (a.s) da hem 2. binin hem 3. binin insanıdır. Dolayısıyla iki çağın, iki karnın, karn; iki çağın adamıdır. İki çağa hitap eden insandır. “Dediler ki: Ey Zülkarneyn, gerçekten ye’cüc ve me’cüc” yani anarşist-terörist takımı, kan dökenler, fitne çıkaranlar, polise saldıranlar, “yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyorlar.” Şu an dünyanın her tarafında komünist devletlerde olsun, teröristler olsun şiddetli bir kan dökme faaliyeti içerisindeler. Suriye’de de var, dünyanın her tarafında var. Türkiye’de de görüyorsunuz, Güneydoğu’da da var. “Ye’cüc ve me’cüc yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyorlar.” Sırf bir bölge değil bak, yeryüzünde bütün dünyada bozgunculuk çıkarıyorlar, terör çıkarıyorlar diyor. “Bizimle onlar arasında bir set inşa etmen için sana bir vergi verelim mi?” (Kehf Suresi / 94) Yalnız bak, Hz. Zülkarneyn (a.s) geldiğinde iki set var. İki seddin arasına geliyor. Önce hazır yapılmış set var, iki set. Ama şimdi ondan bir daha set istiyorlar. Yeni bir set talebi var. “Bizimle onlar arsına bir set inşa etmen için sana vergi verelim mi?” Para verelim mi, imkan verelim mi? “Dedi ki: Rabbim beni kendisi sağlam bir iktidarla yerleşik kıldığı güç ve nimet-imkan daha hayırlıdır.” Benim paraya ihtiyacım yok diyor. Benim sizin vereceğiniz herhangi bir lûtfa da ihtiyacım yok diyor. “Madem öyle bana insani güçle yardım edin de sizinle onlar arasında sapasağlam bir engel kılayım.” (Kehf Suresi / 95) Yani terörü anarşiyi durdurayım diyor. Bu da bir manevi set aynı zamanda. Bu küfrün saldırısının durması. “Bana demir kütleleri getirin. İki dağın arası eşit düzeye gelince ‘körükleyin’ dedi. Onu ateş haline getirinceye kadar bu işi yaptı. Sonra dedi ki: ‘Bana eritilmiş bakır getirin üzerine dökeyim.” (Kehf Suresi / 96) Katran. Mesela bu Marmaray’da binlerce ton demir kullanıldı yapımında. Demirlerin birbirine monte edilmesinde de ateş kullanıldı. Kaynakta ateş kullanıldı ve demirin de oksitlenmemesi için yer yer katran kullanılıyor. İzolasyon çalışmasında, izole etmek için katranlı bantlar kullanılıyor suyun geçişini engellemek için, geniş çapta. Ahir zamanda kullanılacak teknolojiye de dikkat çekmiş oluyor ayet. Hem inşaat teknolojisine dikkat çekmiş oluyor. Mesela inşaatlarda demirin kullanılması o devirde düşünülemez bile. Peygamberimiz (s.a.v) zamanında yok hiçbir şekilde yok. Ama ahir zaman inşaatlarına dikkat çekilmiş oluyor. Demir kullanılması, demirin kaynakla birbirine tutturulması ve demirin oksitlenmesinin engellenmesi için geniş çapta katran kullanılması. Su izolasyonunda televizyonda da gösteriliyor görüyorsunuz, katranı döküyor, üstüne yine katranlı bant yapıştırılıyor, değil mi? İyice yediriliyor hatta ısıtılıyor, üzerine sıcak ateş tutuluyor. Ve bunu eritirken de kullanılan teknoloji Kuran’da aynısıyla geçiyor, ateşten bahsediliyor. 2013’te insanlar geçiyor bakın, ebcedi bir de 2015’i veriyor. 2015’te de arabalar geçecek Marmaray’dan. İki tarihe birden işaret var. 93. ayet. İki tane set yapılmış, suya karşı çok mukavvim set. Tonlarca basıncı kaldıracak şekilde baraj teknolojisi kullanılarak yapılmış iki tane set. Bak, “İki set” diyor. Ve boydan boya uzun kilometrelerce uzun bir set bu. Meddi ve manevi setlere Kuran dikkat çekiyor. Manevi set; küfre karşı yapılan manevi set. Darwinizme, materyalizme karşı bir set oluşturuyoruz, bu manevi seddir. Ama aynı zamanda Hz. Zülkarneyn Kıssası’nda ahir zaman teknolojisine, betonun kullanılışı, demirin kullanılışı çok detaylı anlatılmış. Katranın kullanılışı çok detaylı anlatılmış. “Böylelikle onu ne aşabildiler ne de onu delmeye güç yetirebildiler.” (Kehf Suresi / 97) Son derece sağlam, son derece güçlü yapılıyor, depreme dayanıklı, değil mi? Bak, son derece çok güçlü olduğuna dikkat çekiyor Cenab-ı Allah. “Dedi ki: Bu benim Rabbimden bir rahmettir.” Allah’ın rahmetiyle böyle bir imkan veriyor diyor. “Rabbimin vaadi geldiği zaman O bunu dümdüz eder. Rabbimin vaadi haktır.” (Kehf Suresi / 98) Ne zaman? Kıyamet. Şimdi direk kıyamete geçmesi neyi gösteriyor? Demek ki kıyamete yakın bir zamanda Marmaray yapılacak. Demek ki bu tip çalışmalar kıyamete yakın yapılacak. Yani doğrudan kıyamete geçiş varsa ondan önceki olaylar hep kıyameti işaret eden ayetler olmuş oluyor. Kıyametin vaktine işaret eden ayetler olmuş oluyor. “Rabbimin vaadi geldiği zaman o bunu dümdüz eder. Rabbimin vaadi haktır.” O zaman Marmaray ne olacak? Paramparça olacak, parçalanacak. Alttan depremle Marmaray kırılacak, oraya su dolacak. Su ne yapacak? Var gücüyle her iki taraftan fışkırmaya başlayacak. Hem Cağaloğlu’ndan hem başka yerden, balıklar, insanları da içine alacak şekilde delicesine bir fışkırmayla fışkıracak. Ama ondan sonra binalar yıkılacak, her yer kaynayacak, her yer birbirine girecek. Boğaz birbirine yapışacak, sonra yeniden ayrılacak ve dünya darmadağın olacak. “Biz o gün bir kısmını bir kısmı içinde dalgalanırcasına bırakmışızdır” diyor Allah. İnsan neyin içinde dalgalanır? Suyun içinde dalgalanır. İnsanların feci ölümünü Allah hatırlatıyor, kıyamet zamanında. O suyun içerisinde dalgalanacaklarını, suyun içinde nasıl yayılacaklarını insanların, suyun insanları nasıl kaplayacağını ve denizlerin de yanacağını belirtiyor Allah. Magmanın denizleri aşacağını, patlayacağını ve denizlerin üzerinde de ateş görüleceğini. Ama denizlerin insanları yutup insanların dalgalanırcasına, dalgalanma şeklinde denizin, suyun içersinde çalkalanacağını belirtiyor Allah, dalgalanma şeklinde. “Sura da üfürülmüştür artık” diyor Allah.” Kıyamet başlamış. “Artık onların tümünü bir araya getirmişiz” (Kehf Suresi / 99) diyor Allah. Yani bütün insanları bir araya getiririm diyor Allah. Bir anda bak peş peşe. “Ve o gün cehennemi inkar edenleri tam bir sunuşla sunmuşuz.” (Kehf Suresi / 100) İnkar etmişlerdi, cehennem hemen gösteriliyor kabul etmeyenlere. “Ki onlar beni zikretme konusunda” yani Allah’ı anma, Allah’tan bahsetme konusunda "gözleri perde içindeydi.” Okumak istemiyorlardı, seyretmek istemiyorlardı. Mesela televizyondaki görüntüyü görmek istemiyor, kitaptaki yazıyı okumak istemiyor. “Gözleri perde içindeydi.” “Kuran’ı dinlemeye katlanamazlardı.” (Kehf Suresi / 101) Kuran’ı dinlemeye başla hemen kapattırıyor. “Aman aman aman dinlemeyin” katlanamazdı, tahammül edemiyor” Kuran’a. Onun yerine ne istiyor? Hurafe istiyor ama bak Kuran’a katlanamıyor. Hurafeyi; hurafeye aç, heyecanla dinliyor, iftiharla dinliyor. “İnkar edenler Beni bırakıp kullarımı veliler edindiğini mi sandılar?” Kullarımı, mesela şeyhini veli ediniyor, bir mürşidi veli ediniyor Allah’ı bırakıyor ama. “Beni bırakıp kullarımı veliler edindiklerini imi sandılar?” Onu put haline getirmiş, hocasını, şeyhini. Sen Kuran’a davet ediyorsun, o diyor ki; “sen öyle diyorsun ama benim 300 yıl önceki hocam da böyle diyor” diyor. Put edinmiş. Kuran’da put isimleri geçer, onlar insandır. Yani insan putlar, insanı put edinmiş, taş put değil onlar. Kuran’da geçen bazı put isimleri var onlar normal yaşayan insan onları put edinmişler. “Gerçekten Biz cehennemi kafirler için bir durak olarak hazırlamışız.” (Kehf Suresi / 102) Son durak orası. “De ki: Davranış-ameller bakımından en çok hüsrana uğrayacak olanları size haber vereyim mi?” (Kehf Suresi / 103)Cenab-ı Allah dikkat çekiyor; “En çok hüsrana uğrayacakları size haber vereyim mi?” İnsanlar merak ediyor nedir diye. Vahiy bekliyorlar. “Onların dünya hayatındaki bütün çabaları boşa gitmişken..” Namaz kılıyor, sakalı göbeğe kadar, şalvarı üstünde, cübbesi var her şeyi var. Bak, “onların dünya hayatındaki bütün çabaları boşa gitmişken.” Kendini evliya zannediyor. Hurafeler anlatıyor, akşama kadar hurafe peşinde. Gidip ona hurafe anlatıyor, öbürüne hurafe anlatıyor. “Kendilerini gerçekten güzel iş yapmakta sanıyorlar.” (Kehf Suresi / 104) Mesela hakikaten gidiyor Kuran kursu açtırıyor, cami yaptırıyor ama sürekli hurafenin peşinde, Kuran’a yaklaşmıyor. Kuran’a yaklaşanları, Kuran’ı sevenleri de karşısına alıyor, onlarla uğraşıyor. Allah diyor ki bak: “Kendilerinin gerçekten güzel iş yapmakta olduklarını zannediyorlar” diyor. Gerçekten mümin, muttaki, takva halis olduğunu zannediyor. İnanıyor kendisine. “İşte onlar Rablerinin ayetlerine ve O’na kavuşmayı inkar edenlerdir. Artık onların yapıp-ettikleri boşa çıkmıştır.” Gerçeğinde onlar dinsiz olur diyor Allah. “Ve onların yapıp-ettikleri boşa çıkmıştır.” Bütün yaptıkları boşa çıkmıştır. “Kıyamet günü onlar için bir tartı tutmayacağız.” (Kehf Suresi / 105) Kıyamet zamanında onları sorgulamadan doğrudan cehenneme koyacağım diyor Allah. Çünkü zırvalayacaklar belli, hurafelerle falan konuşacak da konuşacak. Allah “sorgulamayacağım” diyor, “doğrudan cehenneme koyacağım” diyor. “İşte inkar etmeleri, elçilerimi ve ayetlerimi alay konusu edinmelerinden dolayı” Kuran ayetlerini kabul etmiyor. Bak hurafe demiyor Allah “ayet” diyor, ayeti kabul etmiyor hurafeyi kabul ediyor. Putu kabul ediyor. “Ve elçilerimi” Mesela Hz. İsa Mesih (a.s)’ın inişini alay konusu edinmeleri. Hz. İsa Mesih (a.s)’ın inişini alay konusu ediniyor. Mesela Hz. Mehdi (a.s) da bir nevi elçidir, onu da alay konusu ediniyor. “Elçilerimi alay konusu edinmelerinden dolayı onların cezası cehennemdir” (Kehf Suresi / 106) diyor Allah. “İman edip salih amellerde bulunanlar” iman etmiş ve samimi. Salih samimi amellerde bulunanlar. “Firdevs cennetleri onlar için bir 'konaklama yeridir.” Cennet, isimlerinden bir isimdir. Ad-n cenneti-Adnen Cenneti, Firdevs cenneti, Cennet-i Nayim, Nayim cenneti. “Onda ebedi olarak kalıcıdırlar, ondan ayrılmak istemezler.” Cennetten ayrılmak istemiyorlar. Ebedi diyor Allah, ebedi nedir; sonsuz. “De ki: "Rabbimin sözleri(ni yazmak) için deniz mürekkep olsa “ Bak yine Allah denize dikkat çekiyor. “ve yardım için bir benzerini (bir o kadarını) dahi getirsek,” ikinci bir deniz daha getirilse ”Rabbimin sözleri tükenmeden önce, elbette deniz tükeniverirdi.” Diyor, Allah. “Mürekkep olayı o kadar çoktur” diyor. “Rabbimizin sözleri” diyor. “De ki: "Şüphesiz ben, ancak sizin benzeriniz olan bir beşerim; yalnızca bana sizin İlahınızın tek bir İlah olduğu vahyolunuyor.” Yani bana vahiy edilebilir. Müslüman da ne diyor? Bize Kuran bildirmiştir. Biz Kuran’a uyuyoruz. Allah Bir’dir. Bildirilen Kuran’da, size bildiriyorum diyoruz size. Aynısını Peygamber (s.a.v.) ne diyor; “Bana vahyolunuyor.” Bizde vahyolunmuş hazır bilgiyi vahyedilmiş, kitap haline gelmiş. Kuran’ı insanlara bildiriyoruz. “Bana sizin İlahınızın tek bir İlah olduğu vahyolunuyor. Kim, Rabbine kavuşmayı umuyorsa, artık salih bir amelde bulunsun.” Samimi davransın diyor, Allah, “ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak tutmasın." Şirk oluşma hiç kimse, “insanları şirk koşmayın” diyor. İşte hocaları, alimleri, geçmiş bazı alimleri Kuran’dan bahsedildiği falanca alimde, böyle diyor diye ortaya çıkmayın diyor. Cenab-ı Allah. “Kuran ne diyor ise ona uyun” diyor. Çünkü belanın sebebi bu. Şu ana kadar ki. http://www.a9.com.tr/izle/176805/Kuran-Tefsiri/Kehf-Suresi-94-110-Ayetlerinin-Tefsiri A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Sicim Teorisinin Kurucusu Prof. Mıchıo Kaku İle Özel Röportaj - 2. Bölüm 05:53
Sicim Teorisinin Kurucusu Prof. Mıchıo Kaku İle Özel Röportaj - 2. Bölüm 47 izlenme - 7 yıl önce Sicim teorisinin kurucusu prof. mıchıo kaku ile özel röportaj - 2. bölüm
Darwinizim Dünyaya Sunulmuş Bir Afyon Dinidir. İngiliz Derin Devleti Tarafından Zorla Okutuluyor 03:43
Darwinizim Dünyaya Sunulmuş Bir Afyon Dinidir. İngiliz Derin Devleti Tarafından Zorla Okutuluyor 11 izlenme - 2 yıl önce Darwinizim dünyaya sunulmuş bir afyon dinidir. İngiliz derin devleti tarafından zorla okutuluyor.
Komünist terörle uzlaşma olmaz 06:46
Komünist terörle uzlaşma olmaz 38 izlenme - 7 yıl önce Komünist terörle uzlaşma olmaz