Hoşgeldiniz!

divan edebiyatı

10 Dk'da Divan Edebiyatı-1- Tonguc Akademi, Talha Dogan 09:06
10 Dk'da Divan Edebiyatı-1- Tonguc Akademi, Talha Dogan 1.675 izlenme - 3 yıl önce
10 Dk'da Divan Edebiyatı - Nazım Biçimi- Tonguc Akademi, Talha Dogan 14:57
10 Dk'da Divan Edebiyatı - Nazım Biçimi- Tonguc Akademi, Talha Dogan 1.588 izlenme - 3 yıl önce
 SU KASİDESİ Bestesi- Gazel Şiir: FUZULİ Divan Edebiyatı Türk Sufi Tasavvuf Müziği 06:10
SU KASİDESİ Bestesi- Gazel Şiir: FUZULİ Divan Edebiyatı Türk Sufi Tasavvuf Müziği 381 izlenme - 4 ay önce SU KASİDESİ Şiir: FUZULİ Güncel Türkçe Güfteye Uyarlama ve Beste: Güneş Yakartepe Saçma ey göz gözyaşımdan gönlümdeki ateşlere su Çünkü olmaz çare bu denli tutuşan ateşlere su Dönen gök kubbenin rengi su rengi midir bilemem Yoksa gök kubbeyi mi kaplamış gözümdeki su Cennetin bağlarına her daim durmadan akar su Aşık olmuş hoş endamlı servi boylu güzel yâre su Yârin elini öpemeden, eğer ölürsem dostlar Yapın toprağımdan bir testi, sunun yâre su Paklığını beyan kılmış ehli aleme Tabi olmuş Ahmedi Muhtarın (s.a.v) yoluna su Mucizesi bir sonsuz denizdir ki alemde Yetmiş ondan binlerce kafirin ateş hanesine su Ya Habiballah Susuzluktan yanan dudakların Su dilenmesi gibi Seni dilenirim Cehennem korkusu gam ateşi salmış gönlüme Var Ümidim ihsan bulutun serper o ateşe su Mahşer günü gaflet uykusundan uyanınca aşık Vuslat çeşmesi güzel yüzüne susayana su Mahrum etme gül yüzüne hasrete ver su BİR SU KASİDESİ HİKAYESİ Genç Piyanist Besteci Güneş Yakartepe’den Fuzuli’nin Su Kasidesi Hikayesi İstanbul Teknik Üniversitesi Kompozisyon Bölümü Lisans öğrencisi Güneş Yakartepe, efsane şair Fuzuli’nin Su Kasidesi’ni besteledi. Esenler Belediyesi’nin düzenlediği dokuz Balkan ülkesinden dokuz şehrin bir araya getiren “Uluslararası Tarihi Su Yolu Şehirleri Buluşması” etkinliği kapsamında birçok bilim, kültür ve sanat etkinliği yer almakta. Bunlardan bir tanesi genç besteci piyanist Güneş Yakartepe’nin açılışta icra edeceği “Su Resitali”. Genç sanatçı; F.Handel’in “Water Music” eserinden piyano partisyonları ve piyano – çello oda müziği icrasının yanında, bu organizasyon vesilesiyle bestelediği “Su Kasidesi” ni seslendirecek. Genç Besteci “Su Kasidesi” ile ilgili düşüncelerini şöyle dile getirdi. “Altı ay önce Esenler Belediyesi Başkan yardımcısı Dr. Hasan Başçı ile görüşme fırsatı buldum. Esenler, benim 15 yaşında 5000 Kişiyecanlı ilk konserimi verdiğim yer. Bu proje için de, Başkanım bana” Handel’in Water Music’ini icra eder misin?” dedi. Tabii ki dedim. Esenler Belediyesi dergisindeFuzuli “Su Kasidesi”Şiirini gördüm. .. Böyle bir eseri bu sayede okudum ve anlamaya çalıştım. Sözlerin ve anlamının derinliğinden ruhum paramparça oldu. Divan edebiyatının en güzel eseri bu olmalı dedim. Bu kadar mı güzel anlatılabilir, su, sevgiliye aşk ve asıl Sevgiliye Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v.) aşk ve yakarış. Çok etkilendim. Etkinlik için bunu bestelememin çok anlamlı olacağını düşündüm. Önce yazıldığı orijinal dilden besteledim. Bu kolay oldu. Ancak şan icrasında ve bugünün insanları açısından eserin derin anlamını aktaramayacaktım. Kalıplara uygun bir sıradan beste işi olacaktı. Özünü yansıtamayacaktım. Ben bugünün gençliğinin anlayacağı, hakikaten bu eseri okuyup anlama merakının uyanacağı yolu seçtim. Bunun için özümsedim eseri ve tasavvufa en uygun beste olarak gördüğüm, Tasavuufta yaygın, hakikaten ruhu esir alan ve akşam ezenının makamı segahı seçtim. Söz ve Notalarını kontrol etmek için , İTÜ Kompozisyon Bölüm başkanı Hocam makamsal uygunluğu çok beğendi. Redifinden dolayı “Su Kasidesi” bu eser, ama aslında bir naat. Fuzuli bu naatinde Hz. Muhammed’e (s.a.v.) duyduğu derin sevgi, yakarışı derinden etkiliyor insanı. Bunun yanında ilk kısımlarında, hasret, aşk ve ızdırap temaları var. İlk beyitte Fuzulî gönlünde aşk ve ıztırabı ateşlere, gözyaşını ise, suya benzetmiş. Bununla başladım. İkinci beyitte Fuzuli, çok ağladığını ve gözyaşlarının gökyüzünü kapladığını belirtmiş. Bu iki beyiti ilk dörtlük olarak besteledim. İkinci dörtlükte 11. ve 13. Beyitlerin gizemini aktardım. Çünkü; hem besteye yakıştı hem anlamı etkileyici. Aruz vezni ile yazılmış bu şiiri tekrar kalıba sokmak hakikaten zor oldu. Bu yüzden iyice özümsemem gerekti. Ancak Peygamberimize (s.a.v.) övgü kısmında, anlamı, kelime ve hece matematiğine gerek duymadan vermenin daha etkileyici olacağını düşünerek Gazel formunda bıraktım. Bestemi, 31. ve 32. beyitlerdeki yakarış ile tamamladım. Açılıştaki kısa konserde de önce F. Handel’in Water Music eserinden çalacağım. Bu eser barok dönem. O dönemdeki eserler genellikle kiliselerde insanların terapisi için çalınırmış. Bunun ardından segah bir “Su Kasidesi” iki farklı inanç dünyasının ezgilerini bir araya getirmiş olacak.” SU KASİDESİ Bestesi- Gazel Şiir: FUZULİ Divan Edebiyatı Türk Sufi Tasavvuf Müziği
10 Dk'da Divan Edebiyatı-2- Tonguc Akademi, Talha Dogan 11:04
10 Dk'da Divan Edebiyatı-2- Tonguc Akademi, Talha Dogan 637 izlenme - 3 yıl önce
Ders: 1441-1501 Ali Şir Nevai Kimdir? 18:04
Ders: 1441-1501 Ali Şir Nevai Kimdir? 933 izlenme - 4 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen Nizamüddin Ali Şir Nevai veya yaygın adıyla Ali Şir Nevai (Çağatayca: ; Özbekçe: Alisher Navoiy; Uygurca: ; Farsça: Nizm al-Din Al Shr Heraw veya kısaca Alishr Nev; 9 Şubat 1441, Herat - 3 Ocak 1501, Herat), 15. yüzyıl Türk şairi. Konu başlıkları [gizle] 1 Eserleri 1.1 Tasavvuf eserleri 1.1.1 Lisânü't-Tayr 1.1.2 Nesâimü'l-Muhabbet 1.1.3 Hamse 1.1.3.1 Hayret-ül-Ebrar 1.1.3.2 Ferhat ile Şirin 1.1.3.3 Leyla ile Mecnun 1.1.3.4 Sab'a-i Seyyar 1.1.3.5 Seddî İskenderî 1.2 Nevai'nin etkisi 2 Notlar 3 Dış bağlantılar Eserleri[değiştir] Nevai'nin Divan'nından bir sayfa Nevai'nin Divan'nından başka bir sayfa Ali Şir Nevai'nin Çağatayca[1] edebiyatının oluşmasında büyük bir rolü vardır. Çeşitli konularda yazılmış 30'a yakın eseri bulunmaktadır. Eserlerinden bazıları şunlardır: Çağatayca Divan (5 tane), Farsça Divan (5 tane), Çihil Hadis (Kırk Hadis) ve Muhakemet'ül Lugateyn (İki sözlüğün karşılaştırılması)'dır. 15. yüzyılda Çağatayca'nın (Çağatay Türkçesi'nin) klasik bir yazı dili olarak kimlik kazanmasında Ali Şir Nevai'nin önemi bilinmektedir. Nevai öncesinde ve Nevai’nin çağında, Timurlular devletinde Türkçe yazan sanatçılar azdır. Nevai, Türkçeyi edebi dil olarak kullanmayan, Farsça yazan çağdaşlarına çatar. Çağdaşlarının Farsça'nın karşısında edebi dil olarak Türkçeyi yetersiz görmelerini eleştirir; eğer emek verilirse Türkçenin de Farsça kadar, hatta daha fazla anlatım inceliklerine sahip olduğunun görüleceğini belirtir. Bu görüşlerini Muhakemet'ül Lugateyn'de görürüz.[2] Türk dili tarihinde Divân-ı Lügat-it Türk'ten sonra ikinci önemli kitaptır.[kaynak belirtilmeli] Hamse sahibi ilk Türk şairidir (hamse 5 mesneviden oluşur). Tezkire sahibidir(günümüz edebiyattaki biyografi): "Mecalüs'ün Nefais". Şehrengiz:Doğup büyüdüğü "Herat" kentinin doğal güzelliklerini anlatır. Şiirleri yaşamının değişik dönemlerine göre sınıflandırıp kronolojik olarak divanında toplamıştır. Farsça'nın resmi dil olduğu, Türk aydınlarının bu dille eser vermeyi hüner kabul ettiği bir zamanda Nevai, Çağatayca'nın Farsçadan üstün bir dil olduğunu savunmuştır. Bunu da eserleri ile kanıtlamış ve kendinden sonrakileri bu yolda eserler vermeye teşvik etmiştir. Türkçe yazdığı şiirlerde kalem adı Nev ( anlamı "ağlayan") adı altında, Ali Şir Nevai baş yazarların arasında, yazınsal Türk dilleri ailesi yararına büyük değişlik yapmıştır. Nevai kendisi başlıca Çağatay dilinde yazar ve 30 yıllık bir dönemin üzerinde 30 eser üretir, böylece Çağatayca Yazınsal dil olarak çok saygın ve önemli kabul edilmiştir. Nevai ayrıca Farsça yazdığı şiirlerde ise, Farsça dilinde ( ; Fni kalem adı altında, anlamı Arapça "fena" sözünden: yok oluş; mecazi mânâsı ise Allah'ın aşkıyla kendinden geçme, yok olma veya "gelip geçici"), Arapça ve Hintçe çok daha az bir sayıda eser yazmıştır. Ali Şir Nevai'nin en çok tanınmış şiirleri onun dört divan'nında, veya kabaca 50,000 şiir koleksiyonu bulunur. Bedâiü'l-Bidâye; Nevai bu ilk 842 şiir bulunan divanını 1470 yılında yazar. Bunlardan 585'i gazel, üçü müstezad, dördü muhammes, ikisi müseddes, üçü terci'-i bend, kırk dokuzu kıt'a, yetmiş sekizi rubâî, onu çistân, elli ikisi muamma, onu tuyuk, kırk altısı müfred'dir. Nevâdirü'n-Nihâye; 1476 - 1483 yıllarında yazdığı şiirlerini bu ikinci divanında topladı. Muhakemet-ül-Lügateyn (, Mukimt al-luatn); 1499 yılında yazdığı bu kitabı, devrinde olduğu gibi bugün de Türk dünyası için önemli olan, Türk dilinin gücünü ve yerini anlatan büyük bir eseridir. Ghara’ib al-Sighar (Garâîbü's-Sığar) şairin 7-20 yaşları arasında yazdığı gençlik şiirleridir. Navadir al-Shabab (Nevâdirü'ş-Şebâb); 20-35 yaşları arasında yazdığı şiirlerdir. Bada'i' al-Wasat, ("Orta yaş harikaları"); Bedâîü'l-Vasat orta yaş, yani 35-45 yaşları arasında yazılmış şiirlerden meydana gelir. Fawa'id al-Kibar (Fevâyidü'l-Kibar) ise 45-60 yılları arasında yazılmış şiirlerdir. Mizan-ül-Evzan ( , Mn al-aun), (Vezinlerin Terazisi) aruz vezni hakkında eseri. Türkü sözcüğünün ilk olarak Ali Şir Nevâî’nin bu eserinde geçtiği bilinmektedir[3]. Hamset-ül-Mütehayyirin (, Chamsat al-mutairn); Piri, üstadı ve dostu Nureddin Abdurrahman Cami hakkında "Hamsetü'l Mutehayyırın" ismindeki eserini 1492-94 yılları arasında yazmıştır. Târîh-i Mülûk-i ‘Acem ( , Trikh-e Muluk-e Adscham), 1488 yılında Astrabad valisiyken yazdığı "Târîh-i Mülûk-i ‘Acem" (İran Memleketleri Tarihi) kitabı, bunlardan biridir. Nevai, bu eserinde "Arjasp Binni Efrasiyab kim, Türk Padişahi erdi[4]. şeklinde Alp Er Tunga'dan söz eder. Mecalis-ün-Nefais ( , Majalis al-Nafais); Bir derleme, 450 üzerinde çoğunlukla çağdaş ozanların (şairlerin) yaşam öyküsü (biyografik) kısa hikâyeleri içeren, çağdaş Timur kültürü tarihçilerine altın bir bilgi kaynağı oluşturur. Divn-e Fn, Farsça yazdığı şiirlerin toplandığı bu eseri gazel biçiminde yazılmış ve mısra sayısı 12 bindir. Nazm-ül-Cevahir 1485 yılında, Tuhfet-ül-Müluk (Farsça), Münşeat (Türkçe); Hüseyin Baykara'ya ve başkalarına yazdığı mektupların toplandığı bu eserini 1498 yılında yazmıştır. Sirâcü'l-Müslimin 1488 yılında, Tarih-i En-biya ve Hükema (Türkçe), Mahbub-ül-Kulub fil-Ahlak 1500 yılında, Seyf-ül-Hadi, Rekabet-ül-Münadi, Mekârimü'l-Ahlâk; Bu kitabında Nevai'nin yaptırdığı imaret, hânegâh, havuz, ribât (kervansaray) vb. eserlerin listesini veriyor. Hâlât-ı Pehlâvân Muhammed, Pehlivan Muhammed hakkında yazdığı eseri. Nevai ayrıca "Vaq-fiye" (1482), "Risâle-yi Tir Endâhten" eserlerinin de sahibidir. "Seb'at Abhur" (Yedi Deniz) adlı bir de sözlük yazmıştır. Tasavvuf eserleri[değiştir] Lisânü't-Tayr[değiştir] Lisan-üt-Tayr, ( , Lisan-ol-tayr); Feridüddin Attar (Farsça: , Fardo d-Dn ’Attr)'ın Manteq-ol-tayr, veya ( , Maqmt-e Toyr)'dan esinlenerek, varlık ve ilahi gerçek üzerine görüşlerini, insan, tabiat ve yaşam üzerine 3500 beyitten oluşan tasavvufi bir eserini 1499 yılında yazmıştır. Nesâimü'l-Muhabbet[değiştir] Nesaim-ül-Mehabbe, ( , Nasyim ul-Muhabbat); 750 tanınmış Sufi şeyhlerin listesi, Nureddin Abdurrahman Cami'nin Nafahat al-uns ( ) adındaki eserinin Çağatayca çevirisidir. Hamse[değiştir] Ali Şîr Nevaî’nin doğumunun 550. yılı anısına 1991 yılında Rusya Merkez Bankası'nca basılan hatıra parası. Bu para ile ilgili Dünya Para Kataloğu'nda Almanca olarak şöyle yazmaktadır: "Alişer Navoi: tschagatai-türkicher Dichter aus Herat heute Afghanistan, Begründer der tschagataischen Literatur sprache und Dichtung Turkestans." Ana madde: Hamse Nevai'nin diğer önemli eserlerini beş destansı şiir ve Nizami Gencevi ( , Nezm Ganjav, tam ismi: Nem ad-Dn Ab Muhammad Elys ibn Yusf ibn Zak ibn Mu'ayyid)'den esinlenerek yazdığı Hamse yi oluşturur; Hayret-ül-Ebrar[değiştir] Hayret-ül-Ebrar ( , Hayrat-ol-abrar), Nevai'nin bu birinci mesnevisi, 7976 mısralık, felsefî bir eseridir. Dünya hayatı, insan kalbi ve cemiyet; tarihler, efsaneler, meseller vasıtasıyla anlatılır. Ferhat ile Şirin[değiştir] Ferhat ü Şirin ( , Farhd-o Shirin), Leyla ile Mecnun[değiştir] Leyla ile Mecnun ( , Layli va Majnun) , Azerice, Türkçe uyarlaması hikâye, "Leylâ ile Mecnun destanı" ( , Dâstân-ı Leylî vü Mecnûn) ismiyle 16. yüzyılda Ful tarafından yazılmıştır. Nevai bu üçüncü mesnevisini, sonradan söylentiye göre efsâneye dönüştürülen bu aşk hikâyesini, yüksek bir sanat ve zevkle Türkçe ve Türk ruhuyla işler. Nevai bu mesnevisinin sonunda şöyle ifade ediyor: Men Türkçe başlaban rivayet Qıldım bu fesâneni hikâyet. Kim, şuhreti çün cahânga tolgay, Türk eliğe dağı behre bolgay. Nev çünki bükün cahânda etrâk Köptür huştab'u safı idrâk.[5] Sab'a-i Seyyar[değiştir] Seb’a-i Seyyare ( , Sab'ai Sayyar) Nevai, dördüncü mesnevisi olan bu eserinde, Şark dünyasında çok yayılmış Behram Gur efsanesini ele alır. Seddî İskenderî[değiştir] Sedd-i İskenderi ( , Sadd-i-Iskandari), Nevai, bu beşinci mesnevisinde Büyük İskender'le ilgili efsanevî tarihi an
Sümbülzade Vehbi Efendi - Ferhan Şensoy 03:24
Sümbülzade Vehbi Efendi - Ferhan Şensoy 576 izlenme - 3 yıl önce Üç kurşunluk operadan çok hoş bir sahne. Adamları Mahmut abileriyle yengelerine konser veriyorlar. Eser Sümbülzade Vehbi efendi isimli bir divan edebiyatı şairinin rücu türünde yazdığı bir şiir. Şiirin hikayesi şudur ki ; bir gün padişah şairi çağırır ve der ki şair bana öyle bir şiir yazasın ki ilk mısrasında kellen celladın kılıcı altına girsin ikinci mısrada ben izzet-i ikramıma kavuşsun ve ortaya bu meşhur eser çıkar. Şiirin hikaye kısmını ben uydurmuş da olabilirim.
Paşa Demirbağ - Şimdilik Serde Humar-I Neşe-İ Muzm 03:40
Paşa Demirbağ - Şimdilik Serde Humar-I Neşe-İ Muzm 950 izlenme - 8 yıl önce Şimdilik serde humar-ı neşe-i muzmarda var - muhterem üstad paşa demirbağ tarafından - (versah gazel hicaz taksimi - günümüz türkçesiyle
Divan Edebiyatı 03:28
Divan Edebiyatı 27 izlenme - 9 ay önce Görsel Hafıza Teknikleri ve Animasyonlarla 3 Günde LYS Edebiyat konularını öğrenin. Etkili öğrenecek ve unutmayı unutacaksınız. Detaylı bilgi için www.filegitim.com