Hoşgeldiniz!

dönem

A Little Chaos (2014) Fragman 02:30
A Little Chaos (2014) Fragman 124.405 izlenme - 2 yıl önce Kate Winslet, Alan Rickman, Matthias Schoenaerts ve Stanley Tucci'li kaliteli kadrosuyla dikkat çeken İngiliz romantik draması A Little Chaos'un fragmanı. Filmin yönetmeni de Alan Rickman.
Dağ Fragman 1 01:37
Dağ Fragman 1 53.083 izlenme - 4 yıl önce Biri uzun, diğeri kısa dönem iki asker. Ayrı dünyaların insanı iki gencin dağdaki yaşam mücadelesini anlatan bir insan hikayesi DAĞ filmi internette paylaştığı fragman ve görüntüleri ile paylaşım rekorları kırıyor. Filmin Facebook sayfası vizyona girmeden 15.183 kişi tarafından beğenildi. Nefes benzetmelerine Hakan Gence ile gerçekleştirdiği röportajında “‘Nefes’ bir tuvalse ‘DAĞ’ filmi bir sonraki sayfayı görmek için çıldıracağınız bir roman!” açıklaması yapan filmin yönetmeni Alper Çağlar ‘Nefes: Vatan Sağolsun’ sevenlerini heyecanlandırdı. “Bir ölür, bin dirilir.” Vizyon Tarihi:16 Kasım 2012
Sami Yusuf Hasbi Rabbi Türkçe İlahi Piyano Resitali Vokal-OYA Şarkı Türkü Sözü  Alt Yazı Alternatif 03:28
Sami Yusuf Hasbi Rabbi Türkçe İlahi Piyano Resitali Vokal-OYA Şarkı Türkü Sözü Alt Yazı Alternatif 35.119 izlenme - 3 yıl önce üneş Yakartepe " Hasbi Rabbi Sami Yusuf " Eserini Senfoni Çok Ses Piyano Eşlik Notasını yazdı ve Senfoni formunda Dijital Piyano Stand-Duvar Piyano ile icra etti ve ilahiye vokal yaptı. Turkish: Affeder gunahi Allahu Allah Alemin padisahi Allahu Allah Yureklerin felahi Allahu Allah Isit Allah derdimi, bu ahlarimi Rahmeyle, bagisla gunahlarimi Hayreyle hem aksam hem sabahlarimi [Nakarat] Arabic: [Nakarat] Hasbi rabbi cellallah Allahu Allah Sami Yusuf – Hasbi Rabbi Albüm Adı : My Ummah O Allah the Almighty Allahu Allah Protect me and guide me Allahu Allah To your love and mercy Allahu Allah Ya Allah don’t deprive me Allahu Allah From beholding your beauty Allahu Allah O my Lord accept this plea Allahu Allah [Nakarat] Hasbi rabbi cellallah Allahu Allah Ma fi kalbi ğayrullah Allahu Allah [Nakarat] Hindi: Ma fi kalbi ğayrullah Sami Yusuf – Muhammad (pbuh) Sami Yusuf – My Ummah Sami Yusuf – Make A Prayer Sami Yusuf – Who is the Loved One? Sami Yusuf – Eid Song Sami Yusuf – Free Sami Yusuf – Du’a (Turkish) Aşık Agahi – Söyle (Hasbi Arzuhalim Ol) Sami Yusuf – Munajat (Arabic) Sami Yusuf – The Creator Sami Yusuf – Mother (Turkish) Sami Yusuf – Güllerin Efendisi * Yusuf Hayaloğlu – Gözleri İntihar Mavi Sami Yusuf – Ya Rasulallah Sami Yusuf – Try Not To Cry Sami Yusuf – Ya Mustafa Yusuf Hayaloğlu – Şu Dağlarda Kar Olsaydım Sami Yusuf – Allahu Ahmet Kaya Şarkı Sözleri Arabesk Rap Şarkı Sözleri Arsız Bela Şarkı Sözleri Aslı Güngör Şarkı Sözleri Atiye Şarkı Sözleri Ayşe Özyılmazel Şarkı Sözleri Bedük Şarkı Sözleri Bengü Şarkı Sözleri Berkay Şarkı Sözleri Biyoğrafiler Burcu Güneş Şarkı Sözleri Demet Akalın Şarkı Sözleri Deniz Seki Şarkı Sözleri Dizi Müzikleri Duman Şarkı Sözleri Ebru Gündeş Şarkı Sözleri Ebru Polat Şarkı Sözleri Emre Aydın Şarkı Sözleri Eurovision 2009 Eurovision 2011 Eurovision 2012 Ferhat Göçer Şarkı Sözleri Fettah Can Şarkı Sözleri Funda Arar Şarkı Sözleri Gökçe Şarkı Sözleri Grup Asil Şarkı Sözleri Gülşen Şarkı Sözleri Hadise Şarkı Sözleri Hakan Altun Şarkı Sözleri Halil Sezai Şarkı Sözleri Hande Yener Şarkı Sözleri Hüseyin Turan Şarkı Sözleri İlahi Sözleri İzel Şarkı Sözleri Justin Bieber Şarkı Sözleri Kategorisiz Keremcem Şarkı Sözleri Killa Hakan Şarkı Sözleri Kolpa Şarkı Sözleri Mabel Matiz Şarkı Sözleri Manga Şarkı Sözleri Model Şarkı Sözleri Murat Boz Şarkı Sözleri Murat Dalkılıç Şarkı Sözleri Müslüm Gürses Şarkı Sözleri Mustafa Ceceli Şarkı Sözleri Oğuzhan Koç Şarkı Sözleri One Direction Şarkı Sözleri Petek Dinçöz Şarkı Sözleri Rafet El Roman Şarkı Sözleri Sagopa Kajmer Şarkı Sözleri Şarkı Sözü 0-9 Şarkı Sözü A Şarkı Sözü Z Şebnem Ferah Şarkı Sözleri Serdar Ortaç Şarkı Sözleri Sertab Erener Şarkı Sözleri Şevval Sam Şarkı Sözleri Sezen Aksu Şarkı Sözleri Sıla Şarkı Sözleri Sinan Akçıl Şarkı Sözleri Soner Sarıkabadayı Şarkı Sözleri Tarkan Şarkı Sözleri TNK Şarkı Sözleri Yabancı Şarkı Sözleri Yalın Şarkı Sözleri Yerli Şarkı Sözleri Yıldız Tilbe Şarkı Sözleri Yılmaz Morgül Şarkı Sözleri Yusuf Güney Şarkı Sözleri Zakkum Şarkı Sözleri Ziynet Sali Şarkı Sözleri Sami Yusuf Hasbi Rabbi Türkçe İlahi Piyano Resitali Vokal-OYA Şarkı Türkü Sözü Alt Yazı Alternatif İngilizce Genç Delikanlı Yeni Modern Pop İlahi İngiliz b212dvC Sami Yusuf Hasbi Rabbi Şarkı Sözü Türkçe Altyazı Alternatif Kaside YouTube Enstrumantel ilahi Piyano Akustik Fon müzik senfoni Versiyon 2 Sami Savni Özer Dinle İlahiler Din İlahi Piyano Vokal Vokalist Oya Sözlü Şan Şiiri Şair Edebi Dergah Alevi Mezhep Sünni Şafi Şii İran Suriye Hac Karbela hacı hoca imam Sevgide farklı olmak Müslümanlar, imanın aslında müşterek olduğu gibi, sevginin aslında da müşterektir. Her mümin, imanın altı esasına inandığı halde, kiminin imanı çok parlak, kimininki ise çok sönüktür. İnsanlar, Allah’ı tanımakta farklı olduğu için, sevgide de farklıdır. Bunu bir misalle açıklayalım: İmam-ı Gazali hazretlerini her Müslüman sever. Çünkü hepsi onun büyük bir âlim olduğunu bilir. Onun ilmini bilen âlimler, onu halk tabakasından daha çok sever. Âlimi, âlim olan anlar. Âlimin güzel bir eseri okununca, ona karşı sevgi duyulur. Ondan daha güzel bir eseri okununca, bu sevgisi artar. Eserini tetkik edip, orada bulunan ince bilgilere vakıf olunca, ona karşı olan hayranlık ve sevgi daha da artar. Kâinatta bulunan her şey Allahü teâlânın eseridir. Halk, her şeyi Allah yarattığı için Onu sever. Fakat âlimler, basiret sahipleri, Allahü teâlânın eserindeki, sanatındaki inceliklere, harikalara vakıf olduğundan, halktan daha çok sever. Mesela bir doktor, insan vücudundaki harikaları ve akıllara durgunluk veren incelikleri görürse, sevgisi kat kat fazlalaşır. Bu sevgi, Onun eserindeki incelikleri bildiği ölçüde fazlalaşır. Onun için âlimlerin, âriflerin sevgisi fazla olur. Çok bilen çok sever. Allahü teâlâyı zatı için değil de, verdiği nimetleri için sevenin, ihsanındaki değişiklik sebebiyle sevgisi de değişir. Bolluk ve refahtaki sevgisi ile, darlık ve beladaki sevgisi aynı olmaz. Fakat zatı için, sırf her şeyin maliki, Rabbi olduğu için sevenin sevgisi, ihsanın azalıp çoğalması ile değişmez. Zenginlik-fakirlik, hastalık-sağlık onun sevgisini etkilemez. Müslüman, Allahü teâlâya olan sevgisi nispetinde, ahirette nimetlere kavuşacaktır. İbrahim bin Edhem hazretleri, (Ya Rabbi, seni seven bu kulunun kalbini huzura kavuştur) diye dua edince, rüyasında, (Ey İbrahim, bana kavuşmadan nasıl huzur istersin? Sevgiliye kavuşmadan huzura hiç erilir mi?) buyuruldu. Hazret-i Musa, (Ya Rabbi, sevdiğin ve buğzettiklerini nasıl ayırabiliriz) diye sual edince, Allahü teâlâ buyurdu ki: (Sevdiğim kulun iki alameti vardır. O beni anar ve günahlardan sakınır. Ben de onu, meleklerin yanında anar ve günah işlemekten muhafaza ederim. Buğzettiğim kulun da iki alameti vardır. Beni unutup, hiç anmaz, günah, isyan içinde yüzer. Buğzettiğim kimsenin gönlü kibirli, dili kötü söyler, gözü kötülüktedir, eli de cimridir. Böyle kimseye gazaplanır, azap ederim.) Beni seveni severim Yine Allahü teâlâ buyurdu ki: (Beni sevenin sevgilisiyim. Beni gerçekten seveni, herkesten üstün tutarım. Beni arayan bulur; başkasını arayan ise beni bulamaz. Öyle kullarım vardır ki, ben onları severim, onlar da beni sever. Onlar bana müştak, ben onlara müştakım. Onlar beni anarlar, ben de onları anarım. Onların yolunda olanı severim. Onların yolundan ayrılana buğzederim. O kullarım, gece olup, herkes sevdiği ile baş başa kaldığı zaman, onlar yatıp uyumaz, bana münacâtta bulunur, namaz kılar, nimetlerime şükreder, gözyaşı dökerler. Bütün sıkıntılara beni sevdikleri için katlanırlar.
Osmanlı Devletinin Kuruluşu 09:47
Osmanlı Devletinin Kuruluşu 23.456 izlenme - 5 yıl önce osmanlı
Ehliyette Yeni Dönem 01:47
Ehliyette Yeni Dönem 10.606 izlenme - 3 yıl önce Ehliyette Avrupa Birliği Standartlarına Geçmek İçin Yeni Bir Yönetmelik Taslağı Hazırlandı. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Yürüttüğü Çalışmaya Göre, Türk Sürücülerin Ab Ülkelerinde Sıkıntı Yaşamasına Neden Olan 9 Ayrı Ehliyet Sınıfı 17 Ayrı Sınıfa Çıkacak. Yeni Yönetmelik Trafik Cezalarında Taksit Dönemini De Getirecek, Cezalar 4 Taksit Şeklinde Ödenebilecek.
Sansar Salvo - Manik Dönem feat. Rapozof 03:11
Sansar Salvo - Manik Dönem feat. Rapozof 10.695 izlenme - 3 yıl önce Sansar Salvo - Manik Dönem feat. Rapozof
Dağ - Bir Ölür Bin Diriliriz 03:36
Dağ - Bir Ölür Bin Diriliriz 4.423 izlenme - 1 yıl önce PKK bu ülke insanına silah çekti,korumasız,silahsız erlere,otobüste giden çocuğa,dershaneye giden gariban öğrenciye Türk,Kürt demeden hepsi öldü,yaralandı,sakat kaldı.Kahramanlık öyküsü değil açın tarihi okuyun ,o silahı ya bırakacaksın ya da bırakacaksın.He 30 yıldır bitiremediniz şu terörü diyenlere elbet bir cevap olacaktır: Sen 30 yılda bir karış toprak alabildin mi? Dağ Filminden Diğer Bir Sahne: http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/271137/psikopat-usta-askerin-acemi-askere-posta-koymasi
Obama'nın Koltuk Sevdalılarına Göndermesi 03:44
Obama'nın Koltuk Sevdalılarına Göndermesi 3.112 izlenme - 1 yıl önce Bu adam Türkiye'nin başına gelse vallla billa başkanlık sistemine evet derim. Ama durum malum Obama videoda herşeyi açıklamış. Helal olsun
Ünlü Ressamlar ve Eserleri Dünyanın En Güçlü Fırçaları Kimler İşte Buyrun 11:48
Ünlü Ressamlar ve Eserleri Dünyanın En Güçlü Fırçaları Kimler İşte Buyrun 6.419 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞREN Aykut İlter Aykut Öğretmen Édouard Manet (23 Ocak 1832 – 30 Nisan 1883), Édouard Manet (23 Ocak 1832 – 30 Nisan 1883), Fransız ressam. Ondokuzuncu yüzyılda modern hayatı konu alan resimler yapmaya başlamış ilk ressamlardan. Gerçekçilik akımından izlenimciliğe geçişte çok önemli bir rol oynadı. İlk dönem başyapıtlarından Kırda Öğle Yemeği ve Olympia, kendisinden genç ressamlara esin kaynağı oldu ve o ressamlar izlenimciliğin en önemli isimleri oldular. Günümüzde, bu iki resim, modern sanatın başlangıcı kabul edilir.Édouard Manet, 23 Ocak 1832'de Paris'te varlıklı ve birbirine bağlı bir ailenin üyesi olarak doğdu. Annesi, Eugénie-Desirée Fournier, İsveç Prensi Charles Bernadotte'nin torunuydu. Babası, Auguste Manet ise Fransız bir yargıçtı ve oğlunun da tıpkı kendisi gibi hukuk alanında kariyer yapmasını istiyordu. Dayısı, Charles Fournier, yeğenini resim yapması konusunda teşvik etti ve sık sık Louvre'a götürdü.[1] 1845 yılında, dayısının tavsiyesiyle, Manet çizim konusunda özel ders almaya başladı. Bu dersler sırasında ileride Güzel Sanatlar Bakanlığı yapacak olan Antonin Proust ile tanıştı. Proust-Manet dostluğu yaşamlarının sonuna kadar sürdü. 1848 yılında, babası isteği ile bir eğitim gemisiyle Rio de Janeiro'ya doğru yola çıktı. Deniz Kuvvetleri sınavına iki kere girip başarısız olduktan sonra babası sanat eğitimi almasına izin verdi.[2] Manet, 1850'den 1856'ya kadar, geniş tarihi tabloları ile tanınan Thomas Couture isimli akademik bir ressamla birlikte çalıştı. Boş zamanlarında ise Louvre'daki büyük başyapıtları kopyalıyordu. 1853 ile 1856 arasında Almanya, İtalya ve Hollanda'yı ziyaret etti. Bu ziyaretler sırasında Frans Hals, Diego Velázquez ve Francisco Goya'nın eserlerini inceleme fırsatı buldu. Bu üç ressamdan çok etkilendi ve daha sonraki çalışmalarında onların eserlerinden esinlendi. 1856 yılında kendi atölyesini açtı. Bu dönemdeki tarzı fırça darbelerini serbest bırakan, detayları basitleştiren ve geçiş tonlarını yok eden olarak tanımlanabilir. Bu stilini Gustave Courbet tarafından başlatılan gerçekçilik akımına adapte eden Manet, Absint İçicisi (1858-59) isimli tablosunu çizdi. Onun dışında ise şarkıcılar, çingeneler, kafelerdeki insanlar, boğa güreşleri, dilenciler gibi çağdaş konularla ilgilendi. Gençlik yıllarının ardından dini, tarihi ya da mitolojik konuları resimlerinde çok az konu edindi. Leonardo Da Vinci (1452 - 1519) Leonardo da Vinci (d. 15 Nisan 1452 - ö. 2 Mayıs 1519) Rönesans dönemi İtalyan mimarı, mühendisi, mucidi, matematikçisi, anatomisti, müzisyeni, heykeltıraşı ve ressamıdır. En tanınmış yapıtları Mona Lisa (1503 - 1507) ve Son Yemek’tir (1495 - 1497). Rönesans sanatını doruğuna ulaştırmış, yalnız sanat yapıa değil, çeşitli alanlardaki araştırmaları ve buluşlarıyla da tanınan, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından biridir. Leonardo, genç bir noter olan Ser Piero da Vinci'nin ve muhtemelen bir çiftçi kızı olan Caterina'nın evlilik dışı çocuğu olarak Vinci kasabası yakınlarındaki Anchiano'da dünyaya geldi. Avrupa'daki modern isimlendirme kurallarının yerleşmesinden önce dünyaya tam ismi, "Vincili Piero'nun oğlu Leonardo" manasına gelen "Leonardo di Ser Piero da Vinci"dir. Eserlerini "Leonardo" ya da "Io, Leonardo (Ben, Leonardo)" olarak imzalamıştır. Somut kanıtlar bulunmasa da, Leonardo'nun annesi Caterina'nın, babası Piero'ya ait Ortadoğulu bir köle olduğu tahmin ediliyor. Babası, Leonardo’nun doğduğu yıl, Albiera adındaki ilk eşi ile evlendi, Caterina ile ise hiçbir zaman evlenmedi. Leonardo’ya bebekliğinde annesi baktı, ancak birkaç yıl sonra annesi başka biriyle evlendirilerek komşu kasabaya yerleşince, babasının nadiren uğradığı büyükbabasının evinde yaşamaya başladı; arada sırada Floransa’ya babasının evine giderdi. Babasının ilk eşinden çocuğu olmadığı için aileye kabul edilmişti ama hiçbir zaman meşru bir çocuk olarak görülmedi ve amcası Francesco dışında ailedeki kimseden sevgi görmedi. Leondardo'nun anatomi ve insan vücudu üzerine eğitimi çıraklık döneminde başladı. Öğretmeni Andrea del Verrocchio öğrencilerinin anatomiyi kavramasında ısrarlıydı. 14 yaşına kadar Vinci’de yaşayan Leonardo, büyükanne ve büyükbabasının ardı ardına ölmesi üzerine 1466’da babası ile birlikte Floransa’ya gitti. Evlilik dışı çocukların üniversiteye gitmesi yasak olduğundan üniversite öğrenimi görme şansı yoktu. Küçük yaştan itibaren çok güzel çizimler yapan Leonardo’nun resimlerini babası, dönemin ünlü ressam ve heykeltıraşı Andrea del Verrocchio'ya gösterince, Verrochio onu çırak olarak yanına aldı. Leonardo Verrocchio'nun yanında Lorenzo di Credi ve Pietro Perugino gibi ünlü sanatçılarla çalışma fırsatı buldu. Atölyede sadece resim yapmayı değil, lir çalmayı da öğrendi.Gerçektende iyi çalıyordu. Floransa’yı 1482’de terkederek Milano Dükü Sforza’nın hizmetine girdi. Dükün hizmetine girebilmek için köprüler, silahlar, gemiler, bronz, mermer ve kilden heykeller yapabileceğini anlattığı ancak göndermediği mektubu bütün zamanların en olağanüstü iş başvurusu sayılır. Leonardo, 1499’da şehir Fransızlar tarafından alınıncaya kadar 17 yıl boyunca Milano Dükü için çalıştı. Dük için sadece resim ve heykeller yapmak, festivaller organize etmekle uğraşmadı, aynı zamanda bina, makine ve silah tasarımları yaptı. 1485 - 1490 yıllarında doğa, mekanik, geometri, uçan makinelerin yanısıra, kilise, kale ve kanal yapımı gibi mimari yapılar ile ilgilendi, anatomi çalışmaları yaptı, öğrenciler yetiştirdi. İlgi alanı o kadar genişti ki, başladığı çoğu işi bitiremiyordu. 1490 - 1495 yıllarında çalışmalarını ve çizimlerini deftere kaydetme alışkanlığı geliştirdi. Bu çizimler ve defter sayfaları, müzeler ve kişisel koleksiyonlarda toplanmıştır. Bu koleksiyonculardan birisi de Leonardo’nun hidrolik alanındaki çalışmalarının el yazmalarını toplayan Bill Gates’dir. 1499’da Milano'yu terkeden ve yeni bir koruyucu (hami ) aramaya başlayan Leonardo, 16 yıl boyunca İtalya’da seyahat etti. Pek çok kişi için çalıştı, çoğu eserini yarım bıraktı. İnsanlık tarihinin en iyi resimlerinden birisi kabul edilen Mona Lisa için 1503’te çalışmaya başladığı söylenir. Bu resmi tamamladıktan sonra hiç yanından ayırmamış, tüm seyahatlerinde yanında taşımıştı. 1504’te babasının ölüm haberi üzerine Floransa’ya döndü. Miras hakkı için kardeşleri ile mücadele etti ancak çabası sonuçsuz kaldı. Ancak çok sevdiği amcası tüm varlığını ona bıraktı. 1506 yılında Leonardo, bir Lombardiya aristokratının 15 yaşındaki oğlu olan Kont Francesco Melzi'yle tanıştı. Melzi, hayatının geri kalanında onun en iyi öğrencisi ve en yakını oldu. 1490’da 10 yaşında iken korumasına aldığı ve Salai adını verdiği genç de 30 yıl boyunca onunla beraber olmuş, ancak öğrencisi olarak bilinen bu genç hiçbir sanatsal ürün üretmemişti. 1513 - 1516 arasında Roma’da yaşadı ve Papa için geliştirilen çeşitli projelerde yer aldı. Anatomi ve fizyoloji alanında çalışmaya devam etti ancak Papa, kadavralar üzerinde çalışmasını yasakladı. Leonardo da Vinci'nin ölümü (Jean Auguste Dominique Ingres, 1818) 1516’da koruyucusu Giuliano de' Medici’nin ölümü üzerine Kral 1. Francis’ten Fransa’nın baş ressam, mühendis ve mimarı olmak üzere davet aldı. Paris’in güneybatısında, Amboise yakınlarındaki Kraliyet Sarayı’nın hemen yanında kendisi için hazırlanan konağa yerleşti. Leonardo'ya büyük hayranlık duyan kral, sık sık ziyarete gelir ve sohbet ederdi. Sağ koluna felç inen Leonardo da Vinci, resimden çok bilimsel çalışmalara ağırlık verdi. Kendisine dostu Melzi yardımcı olmaktaydı. Salai ise Fransa’ya geldikten sonra onu terketmişti. Leonardo 2 Mayıs 1519’da Amboise’daki evinde 67 yaşında öldü. Kralın kollarında can verdiği rivayet edilir, ancak, 1 Mayıs günü kralın bir başka şehirde olduğu ve bir gün içinde oraya gelemeyeceği bilinmektedir. Vasiyetinde mirasının esas bölümünü Melzi’ye bıraktı. Amboise'daki Saint Florentin Kilisesi’nde toprağa verildi. Georges Seurat Georges Seurat (d. 2 Aralık 1859 - 29 Mart 1891) Fransız akademik resim geleneğine bağlı Ard İzlenimci ve Noktacı (Pointillist) ressam. Seurat, 1859 yılında ekonomik durumu yerinde olan dindar bir ailenin çocuğu olarak Paris'te dünyaya geldi. Babası La Villet’te bir polisti. Resim kuramını renklerin bölünmesine ve optik karışıma dayandıran yeni izlenimciliğin kurucularından olan Georges Seurat yedi yıl içinde olağanüstü yapıtlar ortaya koymayı başardı. Kurumsal ve plastik araştırmalara büyük ilgi duyan Seuret, 1876‘dan başlayarak Chevreul‘un bulduğu renklerin eş zamanlı karşıtlığı yasalarını ve Delacroix kuramlarını inceledi. Seurat, izlenimciliğin kurallarına tepki duyanlardandı. Seurat gibi ard izlenimciliğin temsilcileri olan sanatçılar da sanat yaşamlarına İzlenimcilikle başlamışlardır. Ancak bu akımın kimi sınırlamalarını aşmak ve resimlerine kişiselliklerini katmak istiyorlardı. Seurat, öğrencilik yıllarının başlangıcında resime ilgi duymuş ve ilk derslerini; Justin Lequien adında Roma Ödülü’nde ikincilik kazanmış bir heykeltraşın yönetimindeki belediye resim okuluna devam ederek almıştır. Bu öğrenciliği sırasında uzun süreli bir arkadaşlık geliştireceği ressam Aman- Jean ile tanışmış ve kısa bir süre sonra Paris’te ortak bir atölye açmışlardır. Aman- Jean ile birlikte 1887- 1888 yılında Paris Güzel Sanatlar Yüksekokulu’na (École Nationale Supérieure Des Beaux-Arts de Paris) kayıt olarak Henri Lehmann’ın derslerine katılmışlardır. Seurat, akademik resim geleneğine bağlı kalmış, müzelerde eski ustaların eserleri üzerinde çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmalar, onun olgunluk dönemine ait eserleri üzerinde etkili olacaktır. 1879’da izlenimcilerin dördüncü sergisinden çok etkilendi. Bağımsız olarak çalıştı. İyi bir desenci olduğunu ortaya koyan yapıtlar verdi. 1891 Bağımsızlar salonunun açılışından sonra Seurat, iltihaplı anjinden yaşamını yitirdi. Anlaşmazlıklar sonucu uzaklaştığı yeni izlenimciler grubu sanatçının ölümünden büyük üzüntü duydu. Georges Seurat, Zıt renkleri yan yana noktalar halinde koyarak Noktacılık tekniğini geliştirdi. Paul Signac (1863 - 1935) ile birlikte Pointilism akımınında gelişimini sağladı. Resimlerini küçük noktalar kullanarak mozaik gibi boyadı. Renklerin beynimizde kaynaşacaklarını savunuyordu. Bu tarza sonradan noktacılık dendi. Tüm hatlar kaldırılmış ve düzeni korumak için resim basitleştirilmişti Noktalama tekniğinin öncüsü Seurat noktaların beynimizde birleşip bütünlük oluşturacağını savunuyordu. Buna rağmen hacimsellik hissi alınamamaktadır Henri de Toulouse-Lautrec Aristokrat bir aileden gelen Henri de Tolouse-Lautrec'in; resim konusundaki büyük yeteneği henüz çocuk yaşlarda, çizdiği karikatürlerle belli oldu. Akraba evliliğinden kaynaklanan bir nedenle, ne olduğu saptanamayan genetik bir hastalığın yarattığı kırılgan kemikler yüzünden, 1878 ve 1879 yıllarında acı veren bir tedaviyle boy uzatma çabaları sonucu; her iki bacak kemiklerinin kırılmasıyla kısa boylu kaldı. Moulin Rouge'da Lautrec Sakat kalmasıyla; annesi ondaki resim yeteneğini keşfetti. Babasından göremediği desteği annesinden alan Lautrec, klasik anlayıştaki resmi değil, "poster" temeline dayanan ressamlığa yöneldi. Seçimi onu başarıdan başarıya götürdü, ünü bütün Paris'e yayılan Lautrec'in posterleri duvarlardan kapışıldı. Henüz 17 yaşındayken denemelerinin sayısı 2400'ü bulmuştu. Emile Bernard, Van Gogh gibi ressamlarla tanıştı, empresyonist akıma kapıldı. 1894–1897 yılları arasında Avrupa’yı dolaştı, bir çok sergi açtı. Ancak gerçek ününe, Moulin Rouge müzikholünü anlatan resimler yaparak kavuştu. Babasıyla olan geçimsizliği ve engelli halinin verdiği bunalımlarla alkole sığınan sanatçı, genelev çalışanlarını çizmeye, giderek, geneleve yerleşip orada yaşamaya başladı. Frengi hastalığına tutulan Tolouse-Lautrec, genç yaşta öldü. Yatakta adlı eseri, 1893 Henri de Toulouse-Lautrec'in, henüz ölmeden Louvre müzesinde yer almaya hak kazanan ilk ve tek sanatçı olduğu iddia edilir. Francisco GOYA Francisco José de Goya y Lucientes (d. 30 Mart 1746 - ö. 16 Nisan 1828) İspanyol bir ressam ve matbaacıydı. Goya, portre tasarımları ile ünlüydü, ve yaptığı tasarımlarla bir çok yeniliklere sanat dünyasını yönlendirdi. Modern sanatın ilk adımı olarak görülmektedir. Gelecek kuşaklarda başlıca Claude Monet ve Pablo Picasso Goya'nın stilini benimsemiştir. Goya'nın eserlerinin büyük bir bölümü Madrid'de Museo del Prado'da sergilenmektedir Paul Gauguin (1848 - 1903) Eugène Henri Paul Gauguin (d. 7 Haziran 1848, Paris– 9 Mayıs 1903), Fransız ressam. Eugène Henri Paul Gauguin, 7 Haziran 1848, Paris’te doğan, Post-Empresyonist bir ressamdır. 1851’de ailesiyle birlikte Peru’ya yerleşir. Babası yolculukları esnasında ölür, Lima, Peru’da annesi ve kızkardeşi ve amcasının ailesiyle birlikte 4 yıl yaşayan Paul ve ailesi 1855’te Paris’e döner. 17 yaşında pilot asistanlığı yapan Paul sonrasında bir süre donanmada çalışır. 1871’de Gauguin, Paris’e dönerek borsacılık yapmaya başlar. 1873’te Mette Sophie Gad adlı Danimarkalı bir bayanla evlenen Gauguin’in sonraları 5 çocuğu olur. Gauguin çocukluğundan itibaren sanata meraklıdır. Boş zamanlarında resim yapar. Gauguin, Camille Pissarro ile arkadaşlık kurar. Sanatında ilerlemeye başlayınca bir stüdyo kiralar, 1881-1882 yılları arasında düzenlenen Empresyonist sergilerde eserleri sergilenir. Bir süre yazları Pissarro ve Paul Cézanne ile resim yapar. 1884’e geldiğimizde Gauguin ailesi ile Kopenhag’a taşınır. Burada iş alanındaki yaşadığı başarısızlıklar onu tüm zamanında resim yapmaya yöneltir ve ailesini burada bırakarak büyük oğlu ile birlikte Paris’e geri döner. Bu dönemde Vincent Van Gogh, Gauguin’i Arles’e çağırır ve burada 9 haftayı resim yaparak birlikte geçirirler. Ancak sonrasında yalnız kalmanın etkisiyle depresyona girer ve intihara kalkışır. Empresyonizm Gauguin’e istediklerini veremez olmuştur bundan dolayı Afrika ve Asya sanatı kendisine daha mistik ve çekici gelir özellikle de Japon kültürü. Folklorik sanat ve Japon sanatının etkisi altına girer. 1891 yılında Gauguin mali açıdan kötü durumdadır. Üstelik bir ressam olarak çok da tanınmamaktadır. ‘Taze balık ve meyve’ için tropik bir adada yaşamak amacıyla bir kaç teşebbüsü olmuş bu da oldukça primitif bir tarzda resim yapmasına sebep olmuştur. Kısa bir süre Panama Kanalı, Tahiti’de yaşamıştır ve Tahiti’de yaşarken ‘Fatata te Miti (By the Sea)’, ‘la Orana Maria’ (Ave Maria) adlı tablolarını yapmıştır. 1897’de Punaauia’ya taşınarak burada da en önemli eseri olan ‘Where Do We Come From’ adlı tablosunu yapar. Hayatının geri kalanını Markiz Adaları'nda geçirmiştir. Bu dönemde Avant et Aprés (Before and After) adlı anıları, sanat eserleri hakkında yorumlarından oluşan bir kitap yazmıştır 1903 yılında kilise ve hükümetle ile yaşadığı bir problem sebebiyle 3 ay hapse mahkum olmuş, ancak hapse giremeden hastalanarak 54 yaşında ölmüştür. Paul Gauguin’in çalışmalarına olan rağbet ölümünün hemen ardından sonra olur. Çalışmalarının bir çoğu Rus koleksiyoncu Sergei Shchukin tarafından toplanır. Koleksiyonun bir kısmı Pushkin Müzesi’nde sergilenmektedir. Gauguin’in eserleri nadiren satılığa çıkarılmakta ve fiyatları 39,2 milyon dolara kadar ulaşmaktadır. Gauguin diğer bir çok ressamı özellikle de Arthur Frank Mathews’u etkilemiştir. Tahiti’de bulunan Japon tarzındaki Gauguin Müzesi bazı fotoğrafları, belgeleri ve bazı tablolarını içermektedir Paul Cèzanne (1839 - 1906) Van Gogh, Gauguin, Seurat, Lautrec, Cezanne gibi İzlenimcilik sonrası sanatçılar modern resmin öncüleri olarak kabul edilmektedirler. Bu sanatçılar arasında, resim sanatında köklü değişikliklerin yolunu açan bir anlayışın yaratıcısı olan Cezanne’ın ayrıcalıklı bir yere sahip olduğu görülmektedir. O, gönüllü bir şekilde inzivaya çekilerek sürekli çalışmış ve tuvalle olan hesaplaşması sonucunda resim sanatında çığır açmıştır. Paul Cezanne, varlıklı bir banker ve tüccarın oğlu olarak, 1839 yılında Aix- en- Provence’da dünyaya gelmiştir. Collège Bourbon’da aldığı eğitim sırasında, edebiyat alanında ünlü bir isim olacak Emile Zola ile dostluk kurmuştur. Kendisi için çok şey ifade eden bu dostluk, Aix’in kırlarında yapılan uzun gezintiler sırasında sanat üzerine yoğunlaşan derin sohbetlerle pekişmiştir. Nana ve Meyhane’nin yazarı Zola, çok sonraları Cezanne’a yazdığı bir mektubunda bu günleri şu şekilde hatırlayacaktır: “On yıl boyunca sanattan ve edebiyattan konuşup durduk… Farkında olmaksızın bizim birer devrimci olduğumuzu şimdi görebiliyor musun? Aix`de Zola’yla birlikte doğayla içiçe süren yaşantı, onun sanat görüşünün biçimlenmesinde etkili olan erken kaynaklardan birisi olarak değerlendirilebilir. Zola’nın 1858’de annesiyle birlikte Paris’e yerleşmesi, bu yaşantının kesilmesine neden olmuştur, ancak iki arkadaş sanat üzerine tartışmalarını düzenli mektuplaşmalarla sürdürmüşlerdir. Bu sırada Cezanne, babasının isteğiyle Aix’deki üniversitede hukuk öğrenimi görmeye başlamış, fakat aynı zamanda alçı heykellerden kopyalar ve doğadan çalışmalar yaptığı çizim akademisine kaydolmuştur. Giderek resme yoğunlaşmaya başlaması ve hukuk eğitimini ikinci plana atması, Zola’nın onu heyecanlandıran Paris hikayeleri ve Paris’e gelmesi konusundaki ısrarlarıyla birleşince 1861’de babasının izniyle bu şehre gitmiştir. Burada Atelier Suisse’de resim eğitimi almaya başlamıştır. Her sabah 6 ile 11 arasında beş saat süren çalışmalar sonrasında, zamanının çoğunu Louvre’da eski ustaların eserlerini inceleyerek geçirmiştir. Fakat altı ay sonunda, Zola’nın karşı çıkışına rağmen, Aix’e geri dönmüş ve babasının ofisinde çalışmaya başlamıştır. Aix’de geçen yaklaşık bir yıllık sürenin ardından, 1862 sonlarında tekrar Paris’e gitmiştir. Atelier Suisse’de Pissarro ile tanışması onun sanat kariyeri açısından son derece önemli bir gelişmedir. Pissarro aracılığıyla 1862’de Monet, Bazille, Sisley ve Renoir ile tanışmış, nadiren de olsa genç sanatçıların Café Guerbois’daki toplantılarına katılmış, fakat tartışmalara dahil olmamıştır. Cezanne, bu dönemde babasından gelen harçlıkla yaşamını sürdürmektedir. 1863’de Reddedilenler Salonu’nda eserlerini sergilemiştir. Akademi jürisinin, sanatçıların eserlerini gösterebildikleri düzenli bir sergi etkinliği olan ve sanat ortamı açısından büyük önem taşıyan Paris Salonu’na gönderilen resimlerin tümünü geri çevirmesi üzerine düzenlenen bu sergi, Akademi karşıtı öncü sanat yaklaşımlarının toplandığı bir etkinlik kimliğini kazanmıştır. Sanat kariyerinin başlangıcındaki Cezanne’ın bu sergide yer alması, onun öncü kimliğinin ilk işaretlerini vermektedir. Bu arada, yakın dostu Zola 1866’da L’Evenement gazetesinde onu öven yazılar yazmıştır. Paris’teki ilk dönemlerinde, özellikle Delacroix’nın sanatından etkilenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Louvre’da ustalardan kopyalar yaparak çalışmakta, Zola ile sanatın geleceği üzerine tartışmalar yapmaktadır. 1870’e kadar Paris’te çalışmalarını sürdürmüş olmakla birlikte, 1865 ve 1866’da Aix’de uzun süreli olarak ikamet ettiği dönemler olmuş ve bu sırada babasının, amcasının ve ressam Achille Emperaire’in palet bıçağı tekniğiyle gerçekleştirdiği ve koyu renklerin hakim olduğu portrelerini yapmıştır. 1860’larda sanatçının coşkulu güneyli yaradılışı kendini bir seri melodramatik ve az çok erotik nitelikte resimde ifade etmiştir. Otopsi (1861) ve Cinayet (1870) gerilimin yüksek olduğu çalışmalarıdır; buna karşılık Kaçırma (1867) ve Aziz Antonio’nun Baştan Çıkarılışı (y.1870) erotizmin hissedildiği bu döneme ait örneklerdir. Bu resimlerin ortak özelliği, belirgin bir deformasyon ve koyu renk kullanımıdır. Bu dönemde ayrıca bazı natürmort çalışmaları da gerçekleştirmiştir. 1860’lı yıllarda Paris’te yoğunlaşan çalışmaları, Fransa- Prusya savaşının çıkması üzerine kesintiye uğramış ve sanatçı, Fransa’nın güneyindeki Estaque’a, sonradan karısı olacak modeli Hortense Fiquet ile birlikte gitmiştir. Babası bu kadınla olan ilişkisinden dolayı Cezanne’a destek olmayı kestiği için maddi açıdan sıkıntı yaşadığı bu dönemde, resme giderek daha fazla yoğunlaşmıştır. 1866’da Seine nehri kıyısında ilk açık hava resmi çalışmalarını yapmış olan sanatçı için güneyin ışığı yeni bir kaynak olmuştur. 1872 yılında Ponoise’da, Pissarro ile birlikte çalışmaya başlamış ve onunla uzun ve verimli bir düşünce alışverişine girerek ışıklı, izlenimci palete yönelmiştir. Pissarro ile çalıştığı bu dönemde, izlenimcilerin geliştirdiği renk ve ışık kuramlarını özümsemiş olan Cezanne, aynı sıralarda Van Gogh’la ve resimleri karşılığında kendisinden boya ve tuval bezi alabildiği sanat taciri Julien Tanguy ile tanışmıştır. Bir başka sanat taciri ünlü Ambroise Vollard, ilk defa Cezanne’ın bir resmini Tanguy’ün vitrininde görüşünü şu şekilde hatırlamaktadır: “İlk defa olarak ressamın bir tablosunu görüşüm, bir nehir kenarı gösteren bir resmi, Clauzel sokağındaki küçük bir boya satıcısının, Tanguy Baba’nın vitrininde idi. Bu bende, mideme yediğim bir darbe etkisini yarattı.[VOLLARD, A.; Bir Tablo Satıcısının Anıları, ç: Nur Vergin, Halk El Sanatları Yayınları, İstabul, 1974, s77] Cezanne, 1874 yılında fotoğrafçı Nadar’ın Paris’te Boulevard des Capucines’deki stüdyosunda açılan ilk izlenimci sergiye katılmıştır. Sergide yer alan Modern Olympia halkın en fazla tepkisini çeken eserlerden birisi olmuştur. Manet’nin aynı konulu resmine gönderme olan bu çalışmada; siyah bir kadın tarafından elbiseleri çıkartılan uzanmış çıplak bir kadın figürü ve onları izleyen bir erkek figürü (muhtemelen Cezanne’ın kendisi) yer almaktadır. Fırça vuruşlarındaki rahatlık ve figürlerdeki deformasyonun dışında, konunun çarpıcılığı tepkilerin odak noktası olmasına yol açmıştır. Sergideki diğer izlenimci tarzdaki manzaraların arasında bu konu özellikle dikkat çekmiş olmalıdır. Sanatçı, izlenimcilerin üçüncü sergisine 16 resmiyle katılmıştır. Bu dönemde, üslubunda giderek Cezanne’ın yaradılışındaki coşkulu romantizmin etkileri durulmaya başlamış ve aslen ona pek de uygun olmayan Delacroix benzeri tekniği terketmiştir. 1870’li yıllarda ürettiği manzara, natürmort ve portrelerde kendine özgü resim dilinin oluşmaya başladığı görülmektedir. Sanat görüşünün izlenimcilerinkiyle uyuşmadığını anlamıştır. O, izlenimciler gibi, doğadan anlık izlenimler edinmeye ve bu nedenle hızlı çalışmaya temellenen resim anlayışından farklı bir görüşe sahiptir. Cezanne da izlenimciler gibi doğadan çalışmayı benimsemiş olmakla birlikte, onlardan farklı olarak doğayı yalnız geçici görünümüyle değil, kalıcı ve değişmez değerleriyle vermek istemektedir. Onun resminde, çizgi, ton ve renk başlıca öğelerdir. Renk ise, çizgi ve tonu da içeren temel öğedir. Sanatçı bu konuda şunları söylemiştir: “Çizgi ve renk ayrı şeyler değildir, boyarken çizersiniz de… Renk doygun duruma gelince form da bütünlük kazanmış olur. Louvre’da eserlerini inceleme fırsatını bulduğu Poussin’i doğadan yola çıkarak yeniden yaratmayı amaçladığını belirten Cezanne, doğada varolan biçimleri silindir, koni, küre gibi geometrik biçimler olarak ayrıştırmış ve bunlardan yola çıkarak doğayı yeniden yaratmayı amaçlamıştır. Onun amaçlarından birisi de, izlenimciliğe biçimsel nitelikler kazandırarak, bu akımı bir müze sanatı gibi sağlam ve sürekli bir içeriğe büründürmektir. Uzun ve zahmetli çalışma yöntemi, Cezanne’ın pekçok resmini tamamlayamamasına neden olmakla birlikte, yoğun çalışma temposu çok sayıda başyapıt üretmesine olanak sağlamıştır. Estaque, Aix ve Paris’te süren yaşamı sanatla doludur ve daha 1874 tarihli Yukarıdan Auvers Görünümü ve 1873- 1877 arasına tarihlenen Büfe Üzerinde Kaplar, Meyveler ve Bisküitler adlı natürmortunda yukarıda değinilen sanat görüşünün örneklerini vermeye başlamıştır. Başta Estaque’da yaptığı görünümler olmak üzere manzaralar, portreler, natürmortlar, yıkananlar, kağıt oynayanlar gibi temalar etrafında gelişen sanat anlayışı; titiz ve derin bir doğa gözlemine ve ışık, renk, kompozisyon analizine dayanmaktadır. Büyük Yıkananlar,Kağıt Oynayanlar, Sainte- Victoire Dağı, Madam Cezanne gibi eserlerinde doruğa ulaşan resim dili, kendisinden sonra gelen kuşakları derinden etkilemiş ve Cezanne’a modern sanatın öncüsü olma onurunu kazandırmıştır. Babasının 1886’daki ölümü, ona doğum yeri olan Aix’daki evinde resme yoğunlaştığı bir inzivaya çekilebilme olanağını veren serveti sağlamıştır. Eleştirmenler ve halktan gelen tepkiler ile yakın dostu Zola’nın 1886’da yayınladığı L’Oeuvre adlı kitabında başarısız bir ressam karakteri olan Claude Lainter için Cezanne’ı model alması bu gönüllü inzivanın nedenleri arasında yer almış olmalıdır. Ama daha da önemlisi, bu onun sanatçı kişiliğinin doğal bir sonucudur. “Gerçek sanatçı gösterişi sevmez, zamanın moda akımlarına bel bağlamaz, kendi köşesinde çalışmayı yeğler yalnızca…
murat dalkılıç dönmem remix 08:56
murat dalkılıç dönmem remix 16.102 izlenme - 6 yıl önce ne sende ne bende bitmez gururaffetsen dön desem bile yolunda durur;küskündür kopmuş hayaller hızla savrulurher büyük depremde taşlar yerini bulur.yetse ömür bir sen daha elbet bulur ya da akan gözyaşı gibi yeniden yeniden yeniden...yetse ömür bir sen daha elbet bulur ya da akan gözyaşı gibi ümitler
Erotik Şair Nara ve Bir Dönem Olay Olmuş Erotik Şiiri - Laf Lafı Açıyor (1992) 00:20
Erotik Şair Nara ve Bir Dönem Olay Olmuş Erotik Şiiri - Laf Lafı Açıyor (1992) 4.246 izlenme - 2 yıl önce 90'larda Cem Özer'in sunduğu Laf Lafı Açıyor programına konuk olan Nara adlı bir şairin okuduğu şiir sırasında soyunmasıyla olay olmuş adeta haftalarca gazetelerde yazılıp çizilmişti. Fakat yıllarca videosu hiç bir yerde bulunanamış bu yüzden internette bulunmayan videolar arasına girmişti. İşte bu video da Erotik Şair Nara'nın şiiriyle ve şiirden sonra soyunmasıyla olay olmuş videosudur.Yalnız şiir bittikten sonra kayıt kesilmektedir. Ama yine de bu hiç bir yerde bulunmayan videonun bir kısmını bulabilmekten dolayı sizlere sunmak istedim. Nostaljik bir değer olur diye paylaşmak ve bu arşivlik videoyu sizlere paylaşmak istedim. İyi nostaljiler.
Aziz Yıldırım: Bir Dönem Daha Başkanlık Yapacağım 00:59
Aziz Yıldırım: Bir Dönem Daha Başkanlık Yapacağım 2.507 izlenme - 2 yıl önce Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, “Bu kulübe sahip çıkın. Daha fazlası www.izlesene.com/haberlercom kanalında....
G20 Antalya - Türkiye Dönem Başkanlığı Tanıtımı 00:30
G20 Antalya - Türkiye Dönem Başkanlığı Tanıtımı 1.599 izlenme - 1 yıl önce Group 20'nin kısaltması olan G-20 Dünyanın önde gelen 20 ülkesinin katılımıyla bu yıl Türkiye'nin dönem başkanlığında Antalya'da gerçekleşecek. Bu güzel organizasyon dünya yönetiminin büyük bir kısmına etki ediyor. Böylesine büyük bir projenin ülkemizde yapılıyor olmasıda, hem ülke tanıtımına hemde politik açıdan bize yarar sağlayacaktır. Bütün herkesi bir olmaya davet ediyorum.
Türk Milleti Hazırdır 03:31
Türk Milleti Hazırdır 12.774 izlenme - 8 yıl önce latİfe hanim belgeselİ,emret komutanim,mustafa kemal'den atatürk'e,türk mİlletİ hazirdir fİlmlerİnde atatürk'ü canlandiran yavuz hekİm ve paradoks yapim tahsİn İŞbİlen'İn yapimidir.
Rembrandt - Gece Nöbeti 07:39
Rembrandt - Gece Nöbeti 777 izlenme - 9 ay önce Hollandalı ressam Rembrandt'ın 1642 yılında tamamladığı "Gece Nöbeti" veya "Gece Devriyesi" olarak bilinen eseridir. Sanat tarihinin en ünlü aynı zamanda en karmaşık eserlerinden birisidir. Amsterdam'ın koruyucu birliklerini oluşturan çeşitli rütbelerdeki askerleri konu alır. Eser bugün Amsterdam'daki Rijksmuseum'da sergilenmektedir. Bir yerde okumuştum, özensiz restorasyondan dolayı üst üste uygulanan vernik katmanı tablo üzerinde karanlık bir görüntü oluşturmuş.Bu da tablonun gece konu alındığını ve askerlerin gece devriyesine çıkmasına benzetilip bu isim verilmiş.Ama 2. dünya savaşından sonra yeniden restore edildiğinde 300 yıl önceki asıl renklerine ulaşılmış ve olayın aslında gündüz geçtiği anlaşılmış. Videoda tablo güzel ayrıntılar ile incelenip anlatılmış. İyi seyirler.
ezel yeni bölüm ramiz gizli torunu kıvanç tatlıtuğ 04:26
ezel yeni bölüm ramiz gizli torunu kıvanç tatlıtuğ 7.333 izlenme - 6 yıl önce beklenen oldu ramiz dayının yakışıklı torunu ortaya çıktı dizi ilginçleşecek genç kızların hayran olduğu iki kişi karşı karşıya hadi bakılım kim ağır basacak
Anadolunun Kayıp Şarkıları - Dönem Zülüflerin... 02:35
Anadolunun Kayıp Şarkıları - Dönem Zülüflerin... 5.078 izlenme - 7 yıl önce anadolunun kayıp şarkıları albümünden
Postmodern Darbe - Sincan'da Yürüyen Tanklar 00:54
Postmodern Darbe - Sincan'da Yürüyen Tanklar 1.260 izlenme - 2 yıl önce 4 şubat 1997'de Sincan'da yürüyen tanklar ,lkeyi bambaşka bir darbe kavramıyla tanıştırdı. 28 şubatın 16, yıl dönümünde dönemin komutanları gözaltına alınırken postmodern darbeye maruz kalan kesim şu günlerde neler hissediyor acaba?
10 Dk'da Tanzimat 2. Dönem - Tonguc Akademi, Talha Dogan 11:44
10 Dk'da Tanzimat 2. Dönem - Tonguc Akademi, Talha Dogan 1.015 izlenme - 2 yıl önce Tanzimat videomuzda edebiyat sorularini kisa surede dogru ve rahat cozmeniz amaclanmistir. Videomuzu izleyerek sinavlarda en fazla sorulan parcada anlam anad...
10 Dk'da Tanzimat 1. Dönem - Tonguc Akademi, Talha Dogan 12:17
10 Dk'da Tanzimat 1. Dönem - Tonguc Akademi, Talha Dogan 943 izlenme - 2 yıl önce
Seyfi Doğanay - Dönem Ağlıyam 04:46
Seyfi Doğanay - Dönem Ağlıyam 2.226 izlenme - 5 yıl önce
Şota, Trabzonspor tesislerinden ayrıldı 02:14
Şota, Trabzonspor tesislerinden ayrıldı 684 izlenme - 1 yıl önce Trabzonspor yönetimi, Teknik direktör Şota Arveladze'nin görevine karşılıklı anlaşarak son verdi. İşte Şota'nın tesislerden böyle ayrıldı... http://www.futbolarena.com/haber/trabzonspor/215645/68/trabzonspordan-sota-arveladze-donemi-bitti.html
Aslan Şampiyon Kükrerse.... 02:17
Aslan Şampiyon Kükrerse.... 6.249 izlenme - 9 yıl önce galatasaray şampiyon...
A Little Chaos (2015) Fragman 02:30
A Little Chaos (2015) Fragman 1.259 izlenme - 2 yıl önce Kate Winslet, Alan Rickman, Matthias Schoenaerts ve Stanley Tucci'li kaliteli kadrosuyla dikkat çeken İngiliz romantik draması A Little Chaos'un fragmanı. Filmin yönetmeni de Alan Rickman.
Kurşunlu Muhtarı'ndan Dönem değerlendirmesi 04:29
Kurşunlu Muhtarı'ndan Dönem değerlendirmesi 812 izlenme - 3 yıl önce Kurşunlu Muhtarı'ndan Dönem değerlendirmesi
Türkiye-Japonya İlişkilerinin 90. Yıl Dönümü 03:44
Türkiye-Japonya İlişkilerinin 90. Yıl Dönümü 864 izlenme - 2 yıl önce Japon moda tasarımcısı Kansai Yamamoto, Türkiye ile Japonya arasında kurulan diplomatik ilişkilerin 90. yıl dönümü kutlamaları kapsamında "Hello İstanbul" adlı bir gösteri gerçekleştirdi.
Klasik Müzik Konseri Chopın Mazurka Piyano Resitali Ünlü Romantik Dönem Küçük Çocuk Piyanist Minik 02:10
Klasik Müzik Konseri Chopın Mazurka Piyano Resitali Ünlü Romantik Dönem Küçük Çocuk Piyanist Minik 2.120 izlenme - 3 yıl önce Küçük Piyanist Çocuk GÜNEŞ YAKARTEPE Chopin en güzel eserlerinden MAZURKA op 6 no 1 Eserini piyano ile çaldı. MAZURKA NEDİR? HAKKINDA BİLGİ Mazurya iline özgü bir çeşit Leh halk dansı ve müziği. Bu dansın ezgileri romantik çağda tüm Avrupa müziğini etkilemiştir. 16. yüzyılda ortaya çıkan Mazurka Polonya sarayınca da benimsenmesine karşın bir köylü dansı olarak kaldı. Daha sonra Rus ve Alman balo salonları İngiltere ve Fransa'ya ulaştı. Genellikle bir dört ya da sekiz çift tarafından yapılır. Elliden fazla değişik dans adımı vardır. Chopin piyano için birçok mazurka bestelemiştir.18. ve 19. yüzyıllarda yaygınlaşmış olan Polonyanın ulusal dansının şarkısı kemancı Bayan Polonya.. milli halk şarkısı..(bakınız arda dans şarkı ulus ulusal polonya) Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. Türk Rusça Türkçe mazurka ne demek bir çeşit leh dansı.bu dansın müziği. İngilizce Türkçe mazurka Almanca dans mazurka Polish dance lively music for Polish dance Fredric Chopin (1810 - 1849) Fransız isimli bu müzisyen Rus tebaalı bir Polonya’lı idi. Değeri Almanya’da edildikten sonra sanatkar olarak Paris’e yerleşti. Bu durumu ile Chopin devrinin sembolü sayılabilir. Milli sınırların üzerinde olmak 19. yüzyılın eşiğinde zuhur eden yeni tip bir sanatkarın veya dahi virtüoz tipik durumudur. Gerçi enstrümanlarında virtüoz olan müsizyenler eskiden beri vardı. Fakat bu yeni tip ihtisasını meslek edinerek mesela yalnız (piyanist) olarak dünya konser salonlarını dolaşan virtüoz Liszt gibi bu ayarda virtüozlar virtiöz virtioz yetiştiği çevre müziksever zenginlerin hususi salon’larıydı. Müziğin saray çevresinden bugünkü aleni konser dünyasına önemli bir rolü olan bu salon hava yaşadı. Bu espri zarafetle dolu muhteşem bir yaşama tarzını aksettiren bir çevreydi. Chopin’in sanatkar o zamanki dünya merkezi olan Paris’ten ilham alarak gelişti. Onun her tesire açık harikulade ince ve hassas ruhunda ihtilal endişe de karıştığı restorasyon devrinin parlaklığı ile vatanındaki durumun sönmeyen acı hatirası birleşiyordu. Balzac Musset Meyerbeer Heine Liszt ve George Sand gibi şahsiyet yaşadığı o zamanki Paris’te vücudu kadar ruhu da son derece hasta olan Chopin’in yıldızı parladı ve söndü. etut etudler polonez sonat sonatin Schumann gibi tam manasiyle romantik bir sanat fakat yine yaratılış bir Besteciliği bunu en açık şekilde gösterir. Pek az eseri istisna edilirse besteciliği tamamen piyanoya hasretmiştir. Piyanodan teshir edici yeni renk ve tınlama imkanlarıayrıca devrinin henüz teshirleri bile keşfetmiştir. armonileri geniş ve zengin ifade sahası çok farklı üstünlüğünü bu melodiler ve onların icrasında beliren ritmlerin özel bir serbestlikle tertiplenişi ve nihayet lirik şiire has bir tatlılıktan gelişerek enerji dolu hamlelere kadar yükselen ifade kudreti gibi vasıflarıyla Chopin’in Fransız müziğinin ancak çok daha sonra varabildiği özelliklerin ilk hatlarını tespit etmek mümkündür. Bu romantik sanatkar devrin ve odur. Bununla birlikte prelüd ve noktürnleri lirik bir ilhamdan doğan tasvir Piyanonun pahalı bir enstrüman olduğu doğrudur. Pek tabii bu enstrüman için de ekonomik alternatifler bulunabilir. Ömrünün uzun olması bakımından esasında pek de pahalı olduğu söylenemez. Ayrıca günümüz teknolojisinin en büyük nimetlerinden birisi de elektronik piyanolardır. Günümüzde artık konservatuarlarda dahi kullanılan bu ekipmanlar akustik bir piyanoya göre 1/5 oranında daha ucuzdur. Elbette ekonomik piyanoların akustik piyanoların yerini 0 doldurduğu söylenemez. Ancak en azından eğitim ve pratik maksadıyla rahatlıkla kullanılabilir. Burada bir noktaya değinmekte fayda görüyoruz. Elektronik Piyanolar ile Klavyeler bilinen ismiyle org aynı şey değildir. Elektronik piyanolar tuşe hassasiyeti olan ton itibariyle akustik piyanoya yakın olan ve fiziksel olarak ciddi benzerlikler taşıyan enstrümanlardır. Oysa orglar veya klavyeler tuş hassasiyeti olsa dahi çekiç hissi denilen mekanik etkiye sahip olmadıklarından tuşe kontrolü çok zordur. Elbette piyano eğitmine alternatif olmayacak olsa da org dersleri de piyanoya çok yakın bir programa sahip olması bakımından tarafımızdan önerilmektedir. Bu kurs programı da piyano eğitimine en yakın etkiye sahiptir. 4 Yaştan itibaren her yaş grubunda eğitimleri bulunan enstrüman Klasik Müzik'den Modern Jazz'a Country'den Blues' a kadar pek çok müzik türünde kullanılan enstrüman neredeyse her enstrümana başlangıç için kullanılabilmektedir. 3 6 yaş arasındaki çocuklar eğitmen onayı ile derse alınabilmektedir. Derse başlamadan önce bir mülakat yapılması gereklidir. Bu Sayfa İçin Anahtar Kelimeler klasik piyano dersi klasik piano kursu klasik piyano eğitimi klasik piyano özel ders klasik piyano birebir kurs klasik piyano bireysel eğitim klasik piyano kursları klasik piyano dersleri ankarda klasik piyano dersi ankara klasik piyano kursu gitar piyano ankara Klasik Müzik Konseri CHOPIN MAZURKA op 6 no 1 Oditoryum Konseri Piyano Resitali Küçük Piyanist Çocuk:Güneş YAKARTEPE mp4 hd Seçilmiş eserleri Ünlü Romantik Dönem türk duygusal Slow slov hoş 3 Klasikler Konseri CHOPIN MAZURKA no 63 no 3 PİANO PİYANİST Pianist piano msgü konservatuvarı HD Piyano Çalmak, Müzik Konseri, Klasik Müzik,Müzik Videoları, Piyano Etüdleri Saray Koleksiyonları Müzesi Konseri Solo Piano Resitali Klasik Batı Müziği Müzikleri Kuyruklu hazırlık Piyano çaldı Ana grand Büyük uzun kuyruk Piyanist Etütleri eğitimi ders kurs özel yaklaşık yıl standart olarak kullanılan Cerni Piyano Çalmak, Müzik Konseri, Klasik Müzik,Müzik Videoları, Konseri CHOPIN MAZURKA no 63 no 3 PİANO PİYANİST Pianist piano msgü konservatuvarı HD Konseri Müzik Konser CHOPIN MAZURKA Klasik Müzik Konseri Piyano Resitali Ünlü Romantik Dönem Küçük Çocuk Piyanist Mini Minik Ufak Müzisyen Yetenek Çocuğu Çocuklar yetenekler Yeteneği Yeti Usta Master Virtüöz mp4 hd Seçilmiş eserleri türk duygusal Slow slov hoş op 6 no 1 Oditoryum Konseri op.6 no.1
Tansiyon Yükseldi Nagihan ve Tuğba Arasında! (Survivor 2016 - 27 Mart Pazar) 06:47
Tansiyon Yükseldi Nagihan ve Tuğba Arasında! (Survivor 2016 - 27 Mart Pazar) 215 izlenme - 8 ay önce Son dönemde aralarında soğuk rüzgarlar esen Nagihan ve Tuğba arasında ipler kopma noktasına geldi. Nagihan'ın Atakan'la yakınlaşması Ünlüler takımında dengeleri değiştirdi. "Kanalımıza ait diğer videolara ulaşmak ve güncel içerikleri takip etmek için >www.izlesene.com/mplay< kanalımıza göz atabilir ve abone olabilirsiniz. Keyifli seyirler..."
10 Muhteşem Okula Dönmenizi İple Çekmenizi Sağlayacak An 04:10
10 Muhteşem Okula Dönmenizi İple Çekmenizi Sağlayacak An 83 izlenme - 3 ay önce Tatil bitti! Kalem ve defterlerin zamanı geldi. Okulların açılmasına sayılı günler kala 2015/16 eğitim yılında meydana gelmiş en eğlenceli 10 video Jukin tarafından derlendi. "Kanalımıza ait diğer videolara ulaşmak ve güncel içerikleri takip etmek için >www.izlesene.com/mplay< kanalımıza göz atabilir ve abone olabilirsiniz. Keyifli seyirler..."
İsmet İnönü' Dönemi Değerlendiriyor  (1970) 01:31
İsmet İnönü' Dönemi Değerlendiriyor (1970) 408 izlenme - 2 yıl önce İsmet İnönüy'le 1970 yılında TRT'de yapılan röportajdan bir bölüm. Aynı röportajın başka bir kısmı sitede mevcuttu; röportajın bu kısmında İsmet Paşa dönemin bir nevi Kurtuluş Savaşı olup olmadığını soran gazeteciye cevap veriyor.