Hoşgeldiniz!

Eğitim Sen

Bitkilerin Büyümesi Elif Öğreniyor 08:22
Bitkilerin Büyümesi Elif Öğreniyor 386 izlenme - 2 yıl önce -Daha fazla video için abone olmayı ve beğenmeyi unutma :) -EĞİTİM SEN
Mikroplar- Çocuk Çizgi Film 08:29
Mikroplar- Çocuk Çizgi Film 52 izlenme - 4 ay önce -Daha fazla video için abone olmayı ve beğenmeyi unutma :) -EĞİTİM SEN
Polislerden Öğretmenlere Öğretmenler Günü Hediyesi 06:22
Polislerden Öğretmenlere Öğretmenler Günü Hediyesi 109 izlenme - 2 yıl önce Meslek onuruna ve haklarına sahip çıkan, toplumsal yaşamda ve eğitimde yaşatılan dayatmalara hayır diyebilen öğretmenlerimize, ilk hediye polislerden geldi. 1'i ağır olmak üzere 7 tane öğretmenimizin yaralandığı sulu ve gazlı karşılamada, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin cansiperane bir şekilde tankerle TOMA'ya su taşıması ayrıca dikkat çekti.
Hz Meryem Hayatı Çocuk Çok Güzel 06:42
Hz Meryem Hayatı Çocuk Çok Güzel 118 izlenme - 2 yıl önce -Daha fazla video için abone olmayı ve beğenmeyi unutma :) -EĞİTİM SEN
eğitim sen 17 yılı nusaybin de kutlandı 09:40
eğitim sen 17 yılı nusaybin de kutlandı 256 izlenme - 6 yıl önce eğitim ve bilim emekçileri sendikası eğitim-sen kuruluşuun 17. yılı mardin'in nusaybin ilçesinde kutlandı - www.nusaybinim.com
Bodrum’da Sendikalı Öğretmen İstenmiyor. 01:50
Bodrum’da Sendikalı Öğretmen İstenmiyor. 392 izlenme - 7 yıl önce mustafa özcan, mehmet ali durmuş yönetimindeki bodrum ilçe milli eğitim müdürlüğü’nde neler oluyor? bodrum’da sendikalı öğretmenler baskı altında. basın açıklamasına katılan öğretmenler mehmet ali durmuş tarafından fişleniyor. mehmet ali durmuş polislerle birlikte bir köşede durup demokratik haklarını kullanan öğretmenlere gözdağı veriyor. yıl 2010
Rize’de Gezi eylemcilerine linç girişimi 04:25
Rize’de Gezi eylemcilerine linç girişimi 143 izlenme - 4 yıl önce 15 kişilik bir grup Gezi Parkı eylemcilerine destek için basın açıklaması yaptıktan sonra dağılırken, bir başka grubun müdahalesiyle karşılaştı. Olayda yaralananlar oldu. Bir binaya sığınan göstericiler uzun süre binada beklemek zorunda kaldı.
amasya  eğitim sen 03:41
amasya eğitim sen 148 izlenme - 7 yıl önce amasya eğitim sen
Eğitim-sen 9. Olağan Kongresini yaptı 04:37
Eğitim-sen 9. Olağan Kongresini yaptı 62 izlenme - 3 yıl önce Eğitim-sen 9. Olağan Kongresini yaptı
Dişlerin Öyküsü -Çocuk Çizgi Film 05:14
Dişlerin Öyküsü -Çocuk Çizgi Film 9 izlenme - 4 ay önce -Daha fazla video için abone olmayı ve beğenmeyi unutma :) -EĞİTİM SEN
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Ntv Akşam Haberleri 02:14
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Ntv Akşam Haberleri 4 izlenme - 2 ay önce Cezaevlerinde hatalı kitapçık nedeniyle sınavın yenilenmesi puanları, sıralamaları tamamen değiştirmiştir. Bu durum sınav bütünlüğünü bozmuş, eşitliği ortadan kaldırmıştır. Bunun da sorumlusu yine ÖSYM Başkanı Ali Demir’dir. Öte yandan YGS’deki şifre iddiaları için görevlendirilen emniyet uzmanlarının, cevap kodlamalarında şifre olduğunu tespit ettiği ancak kopya işleminin gerçekleştirilmediği kanaatine varmasıyla ÖSYM Başkanı YGS sonuçlarını açıkladı. Oysa Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturmasını henüz tamamlamamıştı. Böyle bir ortamda alelacele sonuçların açıklanması ne anlama gelmektedir? Bu tablonun tek bir açıklaması vardır: YGS’deki şaibe örtbas edilmek istenmektedir. Türk Eğitim-Sen’in belgeleriyle ortaya çıkardığı KPSS hırsızlığıyla ilgili soruşturmada belirsizlik hala sürerken, YGS ile ilgili soruşturmada bu kadar kısa süre içerisinde ciddi bir ilerleme sağlanması da şaşırtıcıdır. Türk Eğitim-Sen olarak YGS’nin akıbetinin KPSS gibi olmasından endişe duyuyoruz. Her iki olayın da hasıraltı edilmek ve birilerinin korunmak, kollanmak istendiğini düşünüyoruz. Her iki soruşturmanın ucu kime dokunursa dokunsun sorumlular, hırsızlar, kopyacılar ortaya çıkarılmalıdır. Bu, Türkiye’de sınavlara yeniden güven duyulabilmesi için çok önemlidir. Umuyoruz ki, KPSS ve YGS ile ilgili soruşturmada failler bulunur, cezalandırılır ve kamuoyu vicdanı bir nebze de olsa rahatlar. Şu anda ÖSYM toplumun güven duymadığı bir kurum haline gelmiştir. Bu durum, iktidarın ve ÖSYM Başkanı Ali Demir’in eseridir. Bugün siyasi erk dışında kimse ÖSYM Başkanını sahiplenmemektedir. Başbakan da bu kadar rezaletten sonra Ali Demir’in süreci iyi yönetemediğini söyleyebilmiştir. Bu itiraf beceriksizliklerini kabul ettikleri anlamına gelmektedir. Ancak Başbakan’ın süreci iyi yönetemediğini söylediği ÖSYM Başkanının o koltukta hala oturuyor olması ayrı bir tartışma konusudur. YÖK bu konuda derhal harekete geçmelidir. Öte yandan ÖSYM Başkanının süreci iyi yönetemediğinden dem vuran Başbakan’ın son açıklamalardan tatmin olduğunu söylemesi ise hem manidardır, hem de inandırıcı değildir.” Genel Başkan Koncuk, cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye açılan yeni bir davayı da kamuoyuna duyurdu. Turgay Karakuş isimli YGS mağdurunun YGS’nin iptali için dava açtığını söyleyen Koncuk şunları kaydetti: “ÖSYM’nin rezaletlerine her geçen gün yenileri eklenmektedir. Şifre skandalı ile başlayan süreç hatalı kitapçık dağıtılması, puanların yanlış hesaplanması, cezaevlerinde Fen Bilimleri testinin yenilenmesine kadar uzanmıştır. Cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye yeni bir dava açılmıştır. YGS mağduru Turgay Karakuş, 130 kişilik zümre için tahsis edilen 30 Nisan 2011 tarihli “Fen Bilimleri Sınavı”nın anayasanın amir hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve sınav bütünlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle 27.03.2011 tarihli YGS ile ilgili yürütmenin durdurulması ve sınavın iptali için Ankara İdare Mahkemesine dava açtı. Görüldüğü üzere gençlerimiz şaibeli YGS nedeniyle LYS’ye adapte olamamakta ve mahkemelerde hakkını aramaya çalışmaktadır. Eşitliğe ve sınav bütünlüğüne tamamen aykırı olan bu olay ÖSYM’nin beceriksizliklerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu koşullarda YGS’nin iptali zorunludur. Hepimiz mahkemeden çıkacak kararı sabırsızlıkla bekliyoruz. Böylesi beceriksiz, ehil olmayan ellerde yönetilen ÖSYM, gençlerin geleceklerini dinamitlemektedir. Bilindiği gibi önümüzde birçok sınav vardır. Aynı ÖSYM Başkanı ve yönetimi ile bu sınavların sağlıklı bir şekilde yapılması düşünülemez. Bu nedenle ÖSYM Başkanı Ali Demir’den sorumlu davranmasını ve gereğini yerine getirmesini istiyoruz.” Konuşması sık sık alkış ve sloganlarla kesilen Genel Başkan İsmail Koncuk, daha sonra Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Ali Yazıcı ile birlikte ÖSYM’nin önüne “Türk Eğitim-Sen” yazılı siyah çelenk bıraktı.
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Ntv Haberler 00:24
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Ntv Haberler 3 izlenme - 2 ay önce Cezaevlerinde hatalı kitapçık nedeniyle sınavın yenilenmesi puanları, sıralamaları tamamen değiştirmiştir. Bu durum sınav bütünlüğünü bozmuş, eşitliği ortadan kaldırmıştır. Bunun da sorumlusu yine ÖSYM Başkanı Ali Demir’dir. Öte yandan YGS’deki şifre iddiaları için görevlendirilen emniyet uzmanlarının, cevap kodlamalarında şifre olduğunu tespit ettiği ancak kopya işleminin gerçekleştirilmediği kanaatine varmasıyla ÖSYM Başkanı YGS sonuçlarını açıkladı. Oysa Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturmasını henüz tamamlamamıştı. Böyle bir ortamda alelacele sonuçların açıklanması ne anlama gelmektedir? Bu tablonun tek bir açıklaması vardır: YGS’deki şaibe örtbas edilmek istenmektedir. Türk Eğitim-Sen’in belgeleriyle ortaya çıkardığı KPSS hırsızlığıyla ilgili soruşturmada belirsizlik hala sürerken, YGS ile ilgili soruşturmada bu kadar kısa süre içerisinde ciddi bir ilerleme sağlanması da şaşırtıcıdır. Türk Eğitim-Sen olarak YGS’nin akıbetinin KPSS gibi olmasından endişe duyuyoruz. Her iki olayın da hasıraltı edilmek ve birilerinin korunmak, kollanmak istendiğini düşünüyoruz. Her iki soruşturmanın ucu kime dokunursa dokunsun sorumlular, hırsızlar, kopyacılar ortaya çıkarılmalıdır. Bu, Türkiye’de sınavlara yeniden güven duyulabilmesi için çok önemlidir. Umuyoruz ki, KPSS ve YGS ile ilgili soruşturmada failler bulunur, cezalandırılır ve kamuoyu vicdanı bir nebze de olsa rahatlar. Şu anda ÖSYM toplumun güven duymadığı bir kurum haline gelmiştir. Bu durum, iktidarın ve ÖSYM Başkanı Ali Demir’in eseridir. Bugün siyasi erk dışında kimse ÖSYM Başkanını sahiplenmemektedir. Başbakan da bu kadar rezaletten sonra Ali Demir’in süreci iyi yönetemediğini söyleyebilmiştir. Bu itiraf beceriksizliklerini kabul ettikleri anlamına gelmektedir. Ancak Başbakan’ın süreci iyi yönetemediğini söylediği ÖSYM Başkanının o koltukta hala oturuyor olması ayrı bir tartışma konusudur. YÖK bu konuda derhal harekete geçmelidir. Öte yandan ÖSYM Başkanının süreci iyi yönetemediğinden dem vuran Başbakan’ın son açıklamalardan tatmin olduğunu söylemesi ise hem manidardır, hem de inandırıcı değildir.” Genel Başkan Koncuk, cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye açılan yeni bir davayı da kamuoyuna duyurdu. Turgay Karakuş isimli YGS mağdurunun YGS’nin iptali için dava açtığını söyleyen Koncuk şunları kaydetti: “ÖSYM’nin rezaletlerine her geçen gün yenileri eklenmektedir. Şifre skandalı ile başlayan süreç hatalı kitapçık dağıtılması, puanların yanlış hesaplanması, cezaevlerinde Fen Bilimleri testinin yenilenmesine kadar uzanmıştır. Cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye yeni bir dava açılmıştır. YGS mağduru Turgay Karakuş, 130 kişilik zümre için tahsis edilen 30 Nisan 2011 tarihli “Fen Bilimleri Sınavı”nın anayasanın amir hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve sınav bütünlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle 27.03.2011 tarihli YGS ile ilgili yürütmenin durdurulması ve sınavın iptali için Ankara İdare Mahkemesine dava açtı. Görüldüğü üzere gençlerimiz şaibeli YGS nedeniyle LYS’ye adapte olamamakta ve mahkemelerde hakkını aramaya çalışmaktadır. Eşitliğe ve sınav bütünlüğüne tamamen aykırı olan bu olay ÖSYM’nin beceriksizliklerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu koşullarda YGS’nin iptali zorunludur. Hepimiz mahkemeden çıkacak kararı sabırsızlıkla bekliyoruz. Böylesi beceriksiz, ehil olmayan ellerde yönetilen ÖSYM, gençlerin geleceklerini dinamitlemektedir. Bilindiği gibi önümüzde birçok sınav vardır. Aynı ÖSYM Başkanı ve yönetimi ile bu sınavların sağlıklı bir şekilde yapılması düşünülemez. Bu nedenle ÖSYM Başkanı Ali Demir’den sorumlu davranmasını ve gereğini yerine getirmesini istiyoruz.” Konuşması sık sık alkış ve sloganlarla kesilen Genel Başkan İsmail Koncuk, daha sonra Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Ali Yazıcı ile birlikte ÖSYM’nin önüne “Türk Eğitim-Sen” yazılı siyah çelenk bıraktı.
Amasya Eğitim-Sen 8 Mart Kadınlar günü nedeniyle yemek verdi 05:05
Amasya Eğitim-Sen 8 Mart Kadınlar günü nedeniyle yemek verdi 90 izlenme - 4 yıl önce Amasya Eğitim-Sen 8 Mart Kadınlar günü nedeniyle yemek verdi
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Kanal D Haberler 01:13
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Kanal D Haberler 2 izlenme - 2 ay önce Cezaevlerinde hatalı kitapçık nedeniyle sınavın yenilenmesi puanları, sıralamaları tamamen değiştirmiştir. Bu durum sınav bütünlüğünü bozmuş, eşitliği ortadan kaldırmıştır. Bunun da sorumlusu yine ÖSYM Başkanı Ali Demir’dir. Öte yandan YGS’deki şifre iddiaları için görevlendirilen emniyet uzmanlarının, cevap kodlamalarında şifre olduğunu tespit ettiği ancak kopya işleminin gerçekleştirilmediği kanaatine varmasıyla ÖSYM Başkanı YGS sonuçlarını açıkladı. Oysa Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturmasını henüz tamamlamamıştı. Böyle bir ortamda alelacele sonuçların açıklanması ne anlama gelmektedir? Bu tablonun tek bir açıklaması vardır: YGS’deki şaibe örtbas edilmek istenmektedir. Türk Eğitim-Sen’in belgeleriyle ortaya çıkardığı KPSS hırsızlığıyla ilgili soruşturmada belirsizlik hala sürerken, YGS ile ilgili soruşturmada bu kadar kısa süre içerisinde ciddi bir ilerleme sağlanması da şaşırtıcıdır. Türk Eğitim-Sen olarak YGS’nin akıbetinin KPSS gibi olmasından endişe duyuyoruz. Her iki olayın da hasıraltı edilmek ve birilerinin korunmak, kollanmak istendiğini düşünüyoruz. Her iki soruşturmanın ucu kime dokunursa dokunsun sorumlular, hırsızlar, kopyacılar ortaya çıkarılmalıdır. Bu, Türkiye’de sınavlara yeniden güven duyulabilmesi için çok önemlidir. Umuyoruz ki, KPSS ve YGS ile ilgili soruşturmada failler bulunur, cezalandırılır ve kamuoyu vicdanı bir nebze de olsa rahatlar. Şu anda ÖSYM toplumun güven duymadığı bir kurum haline gelmiştir. Bu durum, iktidarın ve ÖSYM Başkanı Ali Demir’in eseridir. Bugün siyasi erk dışında kimse ÖSYM Başkanını sahiplenmemektedir. Başbakan da bu kadar rezaletten sonra Ali Demir’in süreci iyi yönetemediğini söyleyebilmiştir. Bu itiraf beceriksizliklerini kabul ettikleri anlamına gelmektedir. Ancak Başbakan’ın süreci iyi yönetemediğini söylediği ÖSYM Başkanının o koltukta hala oturuyor olması ayrı bir tartışma konusudur. YÖK bu konuda derhal harekete geçmelidir. Öte yandan ÖSYM Başkanının süreci iyi yönetemediğinden dem vuran Başbakan’ın son açıklamalardan tatmin olduğunu söylemesi ise hem manidardır, hem de inandırıcı değildir.” Genel Başkan Koncuk, cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye açılan yeni bir davayı da kamuoyuna duyurdu. Turgay Karakuş isimli YGS mağdurunun YGS’nin iptali için dava açtığını söyleyen Koncuk şunları kaydetti: “ÖSYM’nin rezaletlerine her geçen gün yenileri eklenmektedir. Şifre skandalı ile başlayan süreç hatalı kitapçık dağıtılması, puanların yanlış hesaplanması, cezaevlerinde Fen Bilimleri testinin yenilenmesine kadar uzanmıştır. Cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye yeni bir dava açılmıştır. YGS mağduru Turgay Karakuş, 130 kişilik zümre için tahsis edilen 30 Nisan 2011 tarihli “Fen Bilimleri Sınavı”nın anayasanın amir hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve sınav bütünlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle 27.03.2011 tarihli YGS ile ilgili yürütmenin durdurulması ve sınavın iptali için Ankara İdare Mahkemesine dava açtı. Görüldüğü üzere gençlerimiz şaibeli YGS nedeniyle LYS’ye adapte olamamakta ve mahkemelerde hakkını aramaya çalışmaktadır. Eşitliğe ve sınav bütünlüğüne tamamen aykırı olan bu olay ÖSYM’nin beceriksizliklerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu koşullarda YGS’nin iptali zorunludur. Hepimiz mahkemeden çıkacak kararı sabırsızlıkla bekliyoruz. Böylesi beceriksiz, ehil olmayan ellerde yönetilen ÖSYM, gençlerin geleceklerini dinamitlemektedir. Bilindiği gibi önümüzde birçok sınav vardır. Aynı ÖSYM Başkanı ve yönetimi ile bu sınavların sağlıklı bir şekilde yapılması düşünülemez. Bu nedenle ÖSYM Başkanı Ali Demir’den sorumlu davranmasını ve gereğini yerine getirmesini istiyoruz.” Konuşması sık sık alkış ve sloganlarla kesilen Genel Başkan İsmail Koncuk, daha sonra Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Ali Yazıcı ile birlikte ÖSYM’nin önüne “Türk Eğitim-Sen” yazılı siyah çelenk bıraktı.
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Ulusal Kanal Ana Haber 03:20
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Ulusal Kanal Ana Haber 2 izlenme - 2 ay önce Cezaevlerinde hatalı kitapçık nedeniyle sınavın yenilenmesi puanları, sıralamaları tamamen değiştirmiştir. Bu durum sınav bütünlüğünü bozmuş, eşitliği ortadan kaldırmıştır. Bunun da sorumlusu yine ÖSYM Başkanı Ali Demir’dir. Öte yandan YGS’deki şifre iddiaları için görevlendirilen emniyet uzmanlarının, cevap kodlamalarında şifre olduğunu tespit ettiği ancak kopya işleminin gerçekleştirilmediği kanaatine varmasıyla ÖSYM Başkanı YGS sonuçlarını açıkladı. Oysa Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturmasını henüz tamamlamamıştı. Böyle bir ortamda alelacele sonuçların açıklanması ne anlama gelmektedir? Bu tablonun tek bir açıklaması vardır: YGS’deki şaibe örtbas edilmek istenmektedir. Türk Eğitim-Sen’in belgeleriyle ortaya çıkardığı KPSS hırsızlığıyla ilgili soruşturmada belirsizlik hala sürerken, YGS ile ilgili soruşturmada bu kadar kısa süre içerisinde ciddi bir ilerleme sağlanması da şaşırtıcıdır. Türk Eğitim-Sen olarak YGS’nin akıbetinin KPSS gibi olmasından endişe duyuyoruz. Her iki olayın da hasıraltı edilmek ve birilerinin korunmak, kollanmak istendiğini düşünüyoruz. Her iki soruşturmanın ucu kime dokunursa dokunsun sorumlular, hırsızlar, kopyacılar ortaya çıkarılmalıdır. Bu, Türkiye’de sınavlara yeniden güven duyulabilmesi için çok önemlidir. Umuyoruz ki, KPSS ve YGS ile ilgili soruşturmada failler bulunur, cezalandırılır ve kamuoyu vicdanı bir nebze de olsa rahatlar. Şu anda ÖSYM toplumun güven duymadığı bir kurum haline gelmiştir. Bu durum, iktidarın ve ÖSYM Başkanı Ali Demir’in eseridir. Bugün siyasi erk dışında kimse ÖSYM Başkanını sahiplenmemektedir. Başbakan da bu kadar rezaletten sonra Ali Demir’in süreci iyi yönetemediğini söyleyebilmiştir. Bu itiraf beceriksizliklerini kabul ettikleri anlamına gelmektedir. Ancak Başbakan’ın süreci iyi yönetemediğini söylediği ÖSYM Başkanının o koltukta hala oturuyor olması ayrı bir tartışma konusudur. YÖK bu konuda derhal harekete geçmelidir. Öte yandan ÖSYM Başkanının süreci iyi yönetemediğinden dem vuran Başbakan’ın son açıklamalardan tatmin olduğunu söylemesi ise hem manidardır, hem de inandırıcı değildir.” Genel Başkan Koncuk, cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye açılan yeni bir davayı da kamuoyuna duyurdu. Turgay Karakuş isimli YGS mağdurunun YGS’nin iptali için dava açtığını söyleyen Koncuk şunları kaydetti: “ÖSYM’nin rezaletlerine her geçen gün yenileri eklenmektedir. Şifre skandalı ile başlayan süreç hatalı kitapçık dağıtılması, puanların yanlış hesaplanması, cezaevlerinde Fen Bilimleri testinin yenilenmesine kadar uzanmıştır. Cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye yeni bir dava açılmıştır. YGS mağduru Turgay Karakuş, 130 kişilik zümre için tahsis edilen 30 Nisan 2011 tarihli “Fen Bilimleri Sınavı”nın anayasanın amir hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve sınav bütünlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle 27.03.2011 tarihli YGS ile ilgili yürütmenin durdurulması ve sınavın iptali için Ankara İdare Mahkemesine dava açtı. Görüldüğü üzere gençlerimiz şaibeli YGS nedeniyle LYS’ye adapte olamamakta ve mahkemelerde hakkını aramaya çalışmaktadır. Eşitliğe ve sınav bütünlüğüne tamamen aykırı olan bu olay ÖSYM’nin beceriksizliklerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu koşullarda YGS’nin iptali zorunludur. Hepimiz mahkemeden çıkacak kararı sabırsızlıkla bekliyoruz. Böylesi beceriksiz, ehil olmayan ellerde yönetilen ÖSYM, gençlerin geleceklerini dinamitlemektedir. Bilindiği gibi önümüzde birçok sınav vardır. Aynı ÖSYM Başkanı ve yönetimi ile bu sınavların sağlıklı bir şekilde yapılması düşünülemez. Bu nedenle ÖSYM Başkanı Ali Demir’den sorumlu davranmasını ve gereğini yerine getirmesini istiyoruz.” Konuşması sık sık alkış ve sloganlarla kesilen Genel Başkan İsmail Koncuk, daha sonra Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Ali Yazıcı ile birlikte ÖSYM’nin önüne “Türk Eğitim-Sen” yazılı siyah çelenk bıraktı.
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Atv Ana Haber 02:04
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Atv Ana Haber 2 izlenme - 2 ay önce Cezaevlerinde hatalı kitapçık nedeniyle sınavın yenilenmesi puanları, sıralamaları tamamen değiştirmiştir. Bu durum sınav bütünlüğünü bozmuş, eşitliği ortadan kaldırmıştır. Bunun da sorumlusu yine ÖSYM Başkanı Ali Demir’dir. Öte yandan YGS’deki şifre iddiaları için görevlendirilen emniyet uzmanlarının, cevap kodlamalarında şifre olduğunu tespit ettiği ancak kopya işleminin gerçekleştirilmediği kanaatine varmasıyla ÖSYM Başkanı YGS sonuçlarını açıkladı. Oysa Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturmasını henüz tamamlamamıştı. Böyle bir ortamda alelacele sonuçların açıklanması ne anlama gelmektedir? Bu tablonun tek bir açıklaması vardır: YGS’deki şaibe örtbas edilmek istenmektedir. Türk Eğitim-Sen’in belgeleriyle ortaya çıkardığı KPSS hırsızlığıyla ilgili soruşturmada belirsizlik hala sürerken, YGS ile ilgili soruşturmada bu kadar kısa süre içerisinde ciddi bir ilerleme sağlanması da şaşırtıcıdır. Türk Eğitim-Sen olarak YGS’nin akıbetinin KPSS gibi olmasından endişe duyuyoruz. Her iki olayın da hasıraltı edilmek ve birilerinin korunmak, kollanmak istendiğini düşünüyoruz. Her iki soruşturmanın ucu kime dokunursa dokunsun sorumlular, hırsızlar, kopyacılar ortaya çıkarılmalıdır. Bu, Türkiye’de sınavlara yeniden güven duyulabilmesi için çok önemlidir. Umuyoruz ki, KPSS ve YGS ile ilgili soruşturmada failler bulunur, cezalandırılır ve kamuoyu vicdanı bir nebze de olsa rahatlar. Şu anda ÖSYM toplumun güven duymadığı bir kurum haline gelmiştir. Bu durum, iktidarın ve ÖSYM Başkanı Ali Demir’in eseridir. Bugün siyasi erk dışında kimse ÖSYM Başkanını sahiplenmemektedir. Başbakan da bu kadar rezaletten sonra Ali Demir’in süreci iyi yönetemediğini söyleyebilmiştir. Bu itiraf beceriksizliklerini kabul ettikleri anlamına gelmektedir. Ancak Başbakan’ın süreci iyi yönetemediğini söylediği ÖSYM Başkanının o koltukta hala oturuyor olması ayrı bir tartışma konusudur. YÖK bu konuda derhal harekete geçmelidir. Öte yandan ÖSYM Başkanının süreci iyi yönetemediğinden dem vuran Başbakan’ın son açıklamalardan tatmin olduğunu söylemesi ise hem manidardır, hem de inandırıcı değildir.” Genel Başkan Koncuk, cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye açılan yeni bir davayı da kamuoyuna duyurdu. Turgay Karakuş isimli YGS mağdurunun YGS’nin iptali için dava açtığını söyleyen Koncuk şunları kaydetti: “ÖSYM’nin rezaletlerine her geçen gün yenileri eklenmektedir. Şifre skandalı ile başlayan süreç hatalı kitapçık dağıtılması, puanların yanlış hesaplanması, cezaevlerinde Fen Bilimleri testinin yenilenmesine kadar uzanmıştır. Cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye yeni bir dava açılmıştır. YGS mağduru Turgay Karakuş, 130 kişilik zümre için tahsis edilen 30 Nisan 2011 tarihli “Fen Bilimleri Sınavı”nın anayasanın amir hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve sınav bütünlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle 27.03.2011 tarihli YGS ile ilgili yürütmenin durdurulması ve sınavın iptali için Ankara İdare Mahkemesine dava açtı. Görüldüğü üzere gençlerimiz şaibeli YGS nedeniyle LYS’ye adapte olamamakta ve mahkemelerde hakkını aramaya çalışmaktadır. Eşitliğe ve sınav bütünlüğüne tamamen aykırı olan bu olay ÖSYM’nin beceriksizliklerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu koşullarda YGS’nin iptali zorunludur. Hepimiz mahkemeden çıkacak kararı sabırsızlıkla bekliyoruz. Böylesi beceriksiz, ehil olmayan ellerde yönetilen ÖSYM, gençlerin geleceklerini dinamitlemektedir. Bilindiği gibi önümüzde birçok sınav vardır. Aynı ÖSYM Başkanı ve yönetimi ile bu sınavların sağlıklı bir şekilde yapılması düşünülemez. Bu nedenle ÖSYM Başkanı Ali Demir’den sorumlu davranmasını ve gereğini yerine getirmesini istiyoruz.” Konuşması sık sık alkış ve sloganlarla kesilen Genel Başkan İsmail Koncuk, daha sonra Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Ali Yazıcı ile birlikte ÖSYM’nin önüne “Türk Eğitim-Sen” yazılı siyah çelenk bıraktı.
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Fox Tv Ana Haber 01:49
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Fox Tv Ana Haber 2 izlenme - 2 ay önce Cezaevlerinde hatalı kitapçık nedeniyle sınavın yenilenmesi puanları, sıralamaları tamamen değiştirmiştir. Bu durum sınav bütünlüğünü bozmuş, eşitliği ortadan kaldırmıştır. Bunun da sorumlusu yine ÖSYM Başkanı Ali Demir’dir. Öte yandan YGS’deki şifre iddiaları için görevlendirilen emniyet uzmanlarının, cevap kodlamalarında şifre olduğunu tespit ettiği ancak kopya işleminin gerçekleştirilmediği kanaatine varmasıyla ÖSYM Başkanı YGS sonuçlarını açıkladı. Oysa Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturmasını henüz tamamlamamıştı. Böyle bir ortamda alelacele sonuçların açıklanması ne anlama gelmektedir? Bu tablonun tek bir açıklaması vardır: YGS’deki şaibe örtbas edilmek istenmektedir. Türk Eğitim-Sen’in belgeleriyle ortaya çıkardığı KPSS hırsızlığıyla ilgili soruşturmada belirsizlik hala sürerken, YGS ile ilgili soruşturmada bu kadar kısa süre içerisinde ciddi bir ilerleme sağlanması da şaşırtıcıdır. Türk Eğitim-Sen olarak YGS’nin akıbetinin KPSS gibi olmasından endişe duyuyoruz. Her iki olayın da hasıraltı edilmek ve birilerinin korunmak, kollanmak istendiğini düşünüyoruz. Her iki soruşturmanın ucu kime dokunursa dokunsun sorumlular, hırsızlar, kopyacılar ortaya çıkarılmalıdır. Bu, Türkiye’de sınavlara yeniden güven duyulabilmesi için çok önemlidir. Umuyoruz ki, KPSS ve YGS ile ilgili soruşturmada failler bulunur, cezalandırılır ve kamuoyu vicdanı bir nebze de olsa rahatlar. Şu anda ÖSYM toplumun güven duymadığı bir kurum haline gelmiştir. Bu durum, iktidarın ve ÖSYM Başkanı Ali Demir’in eseridir. Bugün siyasi erk dışında kimse ÖSYM Başkanını sahiplenmemektedir. Başbakan da bu kadar rezaletten sonra Ali Demir’in süreci iyi yönetemediğini söyleyebilmiştir. Bu itiraf beceriksizliklerini kabul ettikleri anlamına gelmektedir. Ancak Başbakan’ın süreci iyi yönetemediğini söylediği ÖSYM Başkanının o koltukta hala oturuyor olması ayrı bir tartışma konusudur. YÖK bu konuda derhal harekete geçmelidir. Öte yandan ÖSYM Başkanının süreci iyi yönetemediğinden dem vuran Başbakan’ın son açıklamalardan tatmin olduğunu söylemesi ise hem manidardır, hem de inandırıcı değildir.” Genel Başkan Koncuk, cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye açılan yeni bir davayı da kamuoyuna duyurdu. Turgay Karakuş isimli YGS mağdurunun YGS’nin iptali için dava açtığını söyleyen Koncuk şunları kaydetti: “ÖSYM’nin rezaletlerine her geçen gün yenileri eklenmektedir. Şifre skandalı ile başlayan süreç hatalı kitapçık dağıtılması, puanların yanlış hesaplanması, cezaevlerinde Fen Bilimleri testinin yenilenmesine kadar uzanmıştır. Cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye yeni bir dava açılmıştır. YGS mağduru Turgay Karakuş, 130 kişilik zümre için tahsis edilen 30 Nisan 2011 tarihli “Fen Bilimleri Sınavı”nın anayasanın amir hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve sınav bütünlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle 27.03.2011 tarihli YGS ile ilgili yürütmenin durdurulması ve sınavın iptali için Ankara İdare Mahkemesine dava açtı. Görüldüğü üzere gençlerimiz şaibeli YGS nedeniyle LYS’ye adapte olamamakta ve mahkemelerde hakkını aramaya çalışmaktadır. Eşitliğe ve sınav bütünlüğüne tamamen aykırı olan bu olay ÖSYM’nin beceriksizliklerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu koşullarda YGS’nin iptali zorunludur. Hepimiz mahkemeden çıkacak kararı sabırsızlıkla bekliyoruz. Böylesi beceriksiz, ehil olmayan ellerde yönetilen ÖSYM, gençlerin geleceklerini dinamitlemektedir. Bilindiği gibi önümüzde birçok sınav vardır. Aynı ÖSYM Başkanı ve yönetimi ile bu sınavların sağlıklı bir şekilde yapılması düşünülemez. Bu nedenle ÖSYM Başkanı Ali Demir’den sorumlu davranmasını ve gereğini yerine getirmesini istiyoruz.” Konuşması sık sık alkış ve sloganlarla kesilen Genel Başkan İsmail Koncuk, daha sonra Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Ali Yazıcı ile birlikte ÖSYM’nin önüne “Türk Eğitim-Sen” yazılı siyah çelenk bıraktı.
türk eğitim sen 03:39
türk eğitim sen 79 izlenme - 7 yıl önce türk eğitim sen
Bodum'da Sendikalı Öğretmenler Baskı Altında 00:56
Bodum'da Sendikalı Öğretmenler Baskı Altında 91 izlenme - 7 yıl önce bodrum'da sendikalı öğretmen istenmiyor. öğretmenler mücadelede kararlı
amasya  eğitim sen 03:41
amasya eğitim sen 76 izlenme - 7 yıl önce amasya eğitim sen
Türk Eğitim Sen Akçakoca Pikniği 04:26
Türk Eğitim Sen Akçakoca Pikniği 72 izlenme - 4 yıl önce Türk Eğitim Sen Üyelerinin 1 Mayıs 2013 Akçakoca Pikniği
Volkan Kaplaner 02:13
Volkan Kaplaner 52 izlenme - 4 yıl önce Volkan Kaplaner
Amasya Eğitim-Sen ve Kesk Deniz Gezmiş'leri Andı 05:01
Amasya Eğitim-Sen ve Kesk Deniz Gezmiş'leri Andı 51 izlenme - 4 yıl önce Amasya Eğitim-Sen ve Kesk Deniz Gezmiş'leri Andı
Atv Ana Haber YGS İptal Davası #Turgay Karakuş 00:16
Atv Ana Haber YGS İptal Davası #Turgay Karakuş 2 izlenme - 2 ay önce Genel Başkan Koncuk, cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye açılan yeni bir davayı da kamuoyuna duyurdu. Turgay Karakuş isimli YGS mağdurunun YGS’nin iptali için dava açtığını söyleyen Koncuk şunları kaydetti: “ÖSYM’nin rezaletlerine her geçen gün yenileri eklenmektedir. Şifre skandalı ile başlayan süreç hatalı kitapçık dağıtılması, puanların yanlış hesaplanması, cezaevlerinde Fen Bilimleri testinin yenilenmesine kadar uzanmıştır. Cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye yeni bir dava açılmıştır. YGS mağduru Turgay Karakuş, 130 kişilik zümre için tahsis edilen 30 Nisan 2011 tarihli “Fen Bilimleri Sınavı”nın anayasanın amir hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve sınav bütünlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle 27.03.2011 tarihli YGS ile ilgili yürütmenin durdurulması ve sınavın iptali için Ankara İdare Mahkemesine dava açtı. Görüldüğü üzere gençlerimiz şaibeli YGS nedeniyle LYS’ye adapte olamamakta ve mahkemelerde hakkını aramaya çalışmaktadır. Eşitliğe ve sınav bütünlüğüne tamamen aykırı olan bu olay ÖSYM’nin beceriksizliklerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu koşullarda YGS’nin iptali zorunludur. Hepimiz mahkemeden çıkacak kararı sabırsızlıkla bekliyoruz. Böylesi beceriksiz, ehil olmayan ellerde yönetilen ÖSYM, gençlerin geleceklerini dinamitlemektedir. Bilindiği gibi önümüzde birçok sınav vardır. Aynı ÖSYM Başkanı ve yönetimi ile bu sınavların sağlıklı bir şekilde yapılması düşünülemez. Bu nedenle ÖSYM Başkanı Ali Demir’den sorumlu davranmasını ve gereğini yerine getirmesini istiyoruz.”
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Flash Tv Gerçek Gündem 01:17
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Flash Tv Gerçek Gündem 1 izlenme - 2 ay önce Cezaevlerinde hatalı kitapçık nedeniyle sınavın yenilenmesi puanları, sıralamaları tamamen değiştirmiştir. Bu durum sınav bütünlüğünü bozmuş, eşitliği ortadan kaldırmıştır. Bunun da sorumlusu yine ÖSYM Başkanı Ali Demir’dir. Öte yandan YGS’deki şifre iddiaları için görevlendirilen emniyet uzmanlarının, cevap kodlamalarında şifre olduğunu tespit ettiği ancak kopya işleminin gerçekleştirilmediği kanaatine varmasıyla ÖSYM Başkanı YGS sonuçlarını açıkladı. Oysa Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturmasını henüz tamamlamamıştı. Böyle bir ortamda alelacele sonuçların açıklanması ne anlama gelmektedir? Bu tablonun tek bir açıklaması vardır: YGS’deki şaibe örtbas edilmek istenmektedir. Türk Eğitim-Sen’in belgeleriyle ortaya çıkardığı KPSS hırsızlığıyla ilgili soruşturmada belirsizlik hala sürerken, YGS ile ilgili soruşturmada bu kadar kısa süre içerisinde ciddi bir ilerleme sağlanması da şaşırtıcıdır. Türk Eğitim-Sen olarak YGS’nin akıbetinin KPSS gibi olmasından endişe duyuyoruz. Her iki olayın da hasıraltı edilmek ve birilerinin korunmak, kollanmak istendiğini düşünüyoruz. Her iki soruşturmanın ucu kime dokunursa dokunsun sorumlular, hırsızlar, kopyacılar ortaya çıkarılmalıdır. Bu, Türkiye’de sınavlara yeniden güven duyulabilmesi için çok önemlidir. Umuyoruz ki, KPSS ve YGS ile ilgili soruşturmada failler bulunur, cezalandırılır ve kamuoyu vicdanı bir nebze de olsa rahatlar. Şu anda ÖSYM toplumun güven duymadığı bir kurum haline gelmiştir. Bu durum, iktidarın ve ÖSYM Başkanı Ali Demir’in eseridir. Bugün siyasi erk dışında kimse ÖSYM Başkanını sahiplenmemektedir. Başbakan da bu kadar rezaletten sonra Ali Demir’in süreci iyi yönetemediğini söyleyebilmiştir. Bu itiraf beceriksizliklerini kabul ettikleri anlamına gelmektedir. Ancak Başbakan’ın süreci iyi yönetemediğini söylediği ÖSYM Başkanının o koltukta hala oturuyor olması ayrı bir tartışma konusudur. YÖK bu konuda derhal harekete geçmelidir. Öte yandan ÖSYM Başkanının süreci iyi yönetemediğinden dem vuran Başbakan’ın son açıklamalardan tatmin olduğunu söylemesi ise hem manidardır, hem de inandırıcı değildir.” Genel Başkan Koncuk, cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye açılan yeni bir davayı da kamuoyuna duyurdu. Turgay Karakuş isimli YGS mağdurunun YGS’nin iptali için dava açtığını söyleyen Koncuk şunları kaydetti: “ÖSYM’nin rezaletlerine her geçen gün yenileri eklenmektedir. Şifre skandalı ile başlayan süreç hatalı kitapçık dağıtılması, puanların yanlış hesaplanması, cezaevlerinde Fen Bilimleri testinin yenilenmesine kadar uzanmıştır. Cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye yeni bir dava açılmıştır. YGS mağduru Turgay Karakuş, 130 kişilik zümre için tahsis edilen 30 Nisan 2011 tarihli “Fen Bilimleri Sınavı”nın anayasanın amir hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve sınav bütünlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle 27.03.2011 tarihli YGS ile ilgili yürütmenin durdurulması ve sınavın iptali için Ankara İdare Mahkemesine dava açtı. Görüldüğü üzere gençlerimiz şaibeli YGS nedeniyle LYS’ye adapte olamamakta ve mahkemelerde hakkını aramaya çalışmaktadır. Eşitliğe ve sınav bütünlüğüne tamamen aykırı olan bu olay ÖSYM’nin beceriksizliklerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu koşullarda YGS’nin iptali zorunludur. Hepimiz mahkemeden çıkacak kararı sabırsızlıkla bekliyoruz. Böylesi beceriksiz, ehil olmayan ellerde yönetilen ÖSYM, gençlerin geleceklerini dinamitlemektedir. Bilindiği gibi önümüzde birçok sınav vardır. Aynı ÖSYM Başkanı ve yönetimi ile bu sınavların sağlıklı bir şekilde yapılması düşünülemez. Bu nedenle ÖSYM Başkanı Ali Demir’den sorumlu davranmasını ve gereğini yerine getirmesini istiyoruz.” Konuşması sık sık alkış ve sloganlarla kesilen Genel Başkan İsmail Koncuk, daha sonra Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Ali Yazıcı ile birlikte ÖSYM’nin önüne “Türk Eğitim-Sen” yazılı siyah çelenk bıraktı.
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Art Akşam Ajansı 02:22
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Art Akşam Ajansı 1 izlenme - 2 ay önce Cezaevlerinde hatalı kitapçık nedeniyle sınavın yenilenmesi puanları, sıralamaları tamamen değiştirmiştir. Bu durum sınav bütünlüğünü bozmuş, eşitliği ortadan kaldırmıştır. Bunun da sorumlusu yine ÖSYM Başkanı Ali Demir’dir. Öte yandan YGS’deki şifre iddiaları için görevlendirilen emniyet uzmanlarının, cevap kodlamalarında şifre olduğunu tespit ettiği ancak kopya işleminin gerçekleştirilmediği kanaatine varmasıyla ÖSYM Başkanı YGS sonuçlarını açıkladı. Oysa Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturmasını henüz tamamlamamıştı. Böyle bir ortamda alelacele sonuçların açıklanması ne anlama gelmektedir? Bu tablonun tek bir açıklaması vardır: YGS’deki şaibe örtbas edilmek istenmektedir. Türk Eğitim-Sen’in belgeleriyle ortaya çıkardığı KPSS hırsızlığıyla ilgili soruşturmada belirsizlik hala sürerken, YGS ile ilgili soruşturmada bu kadar kısa süre içerisinde ciddi bir ilerleme sağlanması da şaşırtıcıdır. Türk Eğitim-Sen olarak YGS’nin akıbetinin KPSS gibi olmasından endişe duyuyoruz. Her iki olayın da hasıraltı edilmek ve birilerinin korunmak, kollanmak istendiğini düşünüyoruz. Her iki soruşturmanın ucu kime dokunursa dokunsun sorumlular, hırsızlar, kopyacılar ortaya çıkarılmalıdır. Bu, Türkiye’de sınavlara yeniden güven duyulabilmesi için çok önemlidir. Umuyoruz ki, KPSS ve YGS ile ilgili soruşturmada failler bulunur, cezalandırılır ve kamuoyu vicdanı bir nebze de olsa rahatlar. Şu anda ÖSYM toplumun güven duymadığı bir kurum haline gelmiştir. Bu durum, iktidarın ve ÖSYM Başkanı Ali Demir’in eseridir. Bugün siyasi erk dışında kimse ÖSYM Başkanını sahiplenmemektedir. Başbakan da bu kadar rezaletten sonra Ali Demir’in süreci iyi yönetemediğini söyleyebilmiştir. Bu itiraf beceriksizliklerini kabul ettikleri anlamına gelmektedir. Ancak Başbakan’ın süreci iyi yönetemediğini söylediği ÖSYM Başkanının o koltukta hala oturuyor olması ayrı bir tartışma konusudur. YÖK bu konuda derhal harekete geçmelidir. Öte yandan ÖSYM Başkanının süreci iyi yönetemediğinden dem vuran Başbakan’ın son açıklamalardan tatmin olduğunu söylemesi ise hem manidardır, hem de inandırıcı değildir.” Genel Başkan Koncuk, cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye açılan yeni bir davayı da kamuoyuna duyurdu. Turgay Karakuş isimli YGS mağdurunun YGS’nin iptali için dava açtığını söyleyen Koncuk şunları kaydetti: “ÖSYM’nin rezaletlerine her geçen gün yenileri eklenmektedir. Şifre skandalı ile başlayan süreç hatalı kitapçık dağıtılması, puanların yanlış hesaplanması, cezaevlerinde Fen Bilimleri testinin yenilenmesine kadar uzanmıştır. Cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye yeni bir dava açılmıştır. YGS mağduru Turgay Karakuş, 130 kişilik zümre için tahsis edilen 30 Nisan 2011 tarihli “Fen Bilimleri Sınavı”nın anayasanın amir hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve sınav bütünlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle 27.03.2011 tarihli YGS ile ilgili yürütmenin durdurulması ve sınavın iptali için Ankara İdare Mahkemesine dava açtı. Görüldüğü üzere gençlerimiz şaibeli YGS nedeniyle LYS’ye adapte olamamakta ve mahkemelerde hakkını aramaya çalışmaktadır. Eşitliğe ve sınav bütünlüğüne tamamen aykırı olan bu olay ÖSYM’nin beceriksizliklerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu koşullarda YGS’nin iptali zorunludur. Hepimiz mahkemeden çıkacak kararı sabırsızlıkla bekliyoruz. Böylesi beceriksiz, ehil olmayan ellerde yönetilen ÖSYM, gençlerin geleceklerini dinamitlemektedir. Bilindiği gibi önümüzde birçok sınav vardır. Aynı ÖSYM Başkanı ve yönetimi ile bu sınavların sağlıklı bir şekilde yapılması düşünülemez. Bu nedenle ÖSYM Başkanı Ali Demir’den sorumlu davranmasını ve gereğini yerine getirmesini istiyoruz.” Konuşması sık sık alkış ve sloganlarla kesilen Genel Başkan İsmail Koncuk, daha sonra Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Ali Yazıcı ile birlikte ÖSYM’nin önüne “Türk Eğitim-Sen” yazılı siyah çelenk bıraktı.
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Cnntürk Ana Haber 02:36
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Cnntürk Ana Haber 1 izlenme - 2 ay önce Cezaevlerinde hatalı kitapçık nedeniyle sınavın yenilenmesi puanları, sıralamaları tamamen değiştirmiştir. Bu durum sınav bütünlüğünü bozmuş, eşitliği ortadan kaldırmıştır. Bunun da sorumlusu yine ÖSYM Başkanı Ali Demir’dir. Öte yandan YGS’deki şifre iddiaları için görevlendirilen emniyet uzmanlarının, cevap kodlamalarında şifre olduğunu tespit ettiği ancak kopya işleminin gerçekleştirilmediği kanaatine varmasıyla ÖSYM Başkanı YGS sonuçlarını açıkladı. Oysa Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturmasını henüz tamamlamamıştı. Böyle bir ortamda alelacele sonuçların açıklanması ne anlama gelmektedir? Bu tablonun tek bir açıklaması vardır: YGS’deki şaibe örtbas edilmek istenmektedir. Türk Eğitim-Sen’in belgeleriyle ortaya çıkardığı KPSS hırsızlığıyla ilgili soruşturmada belirsizlik hala sürerken, YGS ile ilgili soruşturmada bu kadar kısa süre içerisinde ciddi bir ilerleme sağlanması da şaşırtıcıdır. Türk Eğitim-Sen olarak YGS’nin akıbetinin KPSS gibi olmasından endişe duyuyoruz. Her iki olayın da hasıraltı edilmek ve birilerinin korunmak, kollanmak istendiğini düşünüyoruz. Her iki soruşturmanın ucu kime dokunursa dokunsun sorumlular, hırsızlar, kopyacılar ortaya çıkarılmalıdır. Bu, Türkiye’de sınavlara yeniden güven duyulabilmesi için çok önemlidir. Umuyoruz ki, KPSS ve YGS ile ilgili soruşturmada failler bulunur, cezalandırılır ve kamuoyu vicdanı bir nebze de olsa rahatlar. Şu anda ÖSYM toplumun güven duymadığı bir kurum haline gelmiştir. Bu durum, iktidarın ve ÖSYM Başkanı Ali Demir’in eseridir. Bugün siyasi erk dışında kimse ÖSYM Başkanını sahiplenmemektedir. Başbakan da bu kadar rezaletten sonra Ali Demir’in süreci iyi yönetemediğini söyleyebilmiştir. Bu itiraf beceriksizliklerini kabul ettikleri anlamına gelmektedir. Ancak Başbakan’ın süreci iyi yönetemediğini söylediği ÖSYM Başkanının o koltukta hala oturuyor olması ayrı bir tartışma konusudur. YÖK bu konuda derhal harekete geçmelidir. Öte yandan ÖSYM Başkanının süreci iyi yönetemediğinden dem vuran Başbakan’ın son açıklamalardan tatmin olduğunu söylemesi ise hem manidardır, hem de inandırıcı değildir.” Genel Başkan Koncuk, cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye açılan yeni bir davayı da kamuoyuna duyurdu. Turgay Karakuş isimli YGS mağdurunun YGS’nin iptali için dava açtığını söyleyen Koncuk şunları kaydetti: “ÖSYM’nin rezaletlerine her geçen gün yenileri eklenmektedir. Şifre skandalı ile başlayan süreç hatalı kitapçık dağıtılması, puanların yanlış hesaplanması, cezaevlerinde Fen Bilimleri testinin yenilenmesine kadar uzanmıştır. Cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye yeni bir dava açılmıştır. YGS mağduru Turgay Karakuş, 130 kişilik zümre için tahsis edilen 30 Nisan 2011 tarihli “Fen Bilimleri Sınavı”nın anayasanın amir hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve sınav bütünlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle 27.03.2011 tarihli YGS ile ilgili yürütmenin durdurulması ve sınavın iptali için Ankara İdare Mahkemesine dava açtı. Görüldüğü üzere gençlerimiz şaibeli YGS nedeniyle LYS’ye adapte olamamakta ve mahkemelerde hakkını aramaya çalışmaktadır. Eşitliğe ve sınav bütünlüğüne tamamen aykırı olan bu olay ÖSYM’nin beceriksizliklerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu koşullarda YGS’nin iptali zorunludur. Hepimiz mahkemeden çıkacak kararı sabırsızlıkla bekliyoruz. Böylesi beceriksiz, ehil olmayan ellerde yönetilen ÖSYM, gençlerin geleceklerini dinamitlemektedir. Bilindiği gibi önümüzde birçok sınav vardır. Aynı ÖSYM Başkanı ve yönetimi ile bu sınavların sağlıklı bir şekilde yapılması düşünülemez. Bu nedenle ÖSYM Başkanı Ali Demir’den sorumlu davranmasını ve gereğini yerine getirmesini istiyoruz.” Konuşması sık sık alkış ve sloganlarla kesilen Genel Başkan İsmail Koncuk, daha sonra Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Ali Yazıcı ile birlikte ÖSYM’nin önüne “Türk Eğitim-Sen” yazılı siyah çelenk bıraktı.
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Cnntürk Haber Toplantısı 01:07
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Cnntürk Haber Toplantısı 1 izlenme - 2 ay önce Cezaevlerinde hatalı kitapçık nedeniyle sınavın yenilenmesi puanları, sıralamaları tamamen değiştirmiştir. Bu durum sınav bütünlüğünü bozmuş, eşitliği ortadan kaldırmıştır. Bunun da sorumlusu yine ÖSYM Başkanı Ali Demir’dir. Öte yandan YGS’deki şifre iddiaları için görevlendirilen emniyet uzmanlarının, cevap kodlamalarında şifre olduğunu tespit ettiği ancak kopya işleminin gerçekleştirilmediği kanaatine varmasıyla ÖSYM Başkanı YGS sonuçlarını açıkladı. Oysa Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturmasını henüz tamamlamamıştı. Böyle bir ortamda alelacele sonuçların açıklanması ne anlama gelmektedir? Bu tablonun tek bir açıklaması vardır: YGS’deki şaibe örtbas edilmek istenmektedir. Türk Eğitim-Sen’in belgeleriyle ortaya çıkardığı KPSS hırsızlığıyla ilgili soruşturmada belirsizlik hala sürerken, YGS ile ilgili soruşturmada bu kadar kısa süre içerisinde ciddi bir ilerleme sağlanması da şaşırtıcıdır. Türk Eğitim-Sen olarak YGS’nin akıbetinin KPSS gibi olmasından endişe duyuyoruz. Her iki olayın da hasıraltı edilmek ve birilerinin korunmak, kollanmak istendiğini düşünüyoruz. Her iki soruşturmanın ucu kime dokunursa dokunsun sorumlular, hırsızlar, kopyacılar ortaya çıkarılmalıdır. Bu, Türkiye’de sınavlara yeniden güven duyulabilmesi için çok önemlidir. Umuyoruz ki, KPSS ve YGS ile ilgili soruşturmada failler bulunur, cezalandırılır ve kamuoyu vicdanı bir nebze de olsa rahatlar. Şu anda ÖSYM toplumun güven duymadığı bir kurum haline gelmiştir. Bu durum, iktidarın ve ÖSYM Başkanı Ali Demir’in eseridir. Bugün siyasi erk dışında kimse ÖSYM Başkanını sahiplenmemektedir. Başbakan da bu kadar rezaletten sonra Ali Demir’in süreci iyi yönetemediğini söyleyebilmiştir. Bu itiraf beceriksizliklerini kabul ettikleri anlamına gelmektedir. Ancak Başbakan’ın süreci iyi yönetemediğini söylediği ÖSYM Başkanının o koltukta hala oturuyor olması ayrı bir tartışma konusudur. YÖK bu konuda derhal harekete geçmelidir. Öte yandan ÖSYM Başkanının süreci iyi yönetemediğinden dem vuran Başbakan’ın son açıklamalardan tatmin olduğunu söylemesi ise hem manidardır, hem de inandırıcı değildir.” Genel Başkan Koncuk, cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye açılan yeni bir davayı da kamuoyuna duyurdu. Turgay Karakuş isimli YGS mağdurunun YGS’nin iptali için dava açtığını söyleyen Koncuk şunları kaydetti: “ÖSYM’nin rezaletlerine her geçen gün yenileri eklenmektedir. Şifre skandalı ile başlayan süreç hatalı kitapçık dağıtılması, puanların yanlış hesaplanması, cezaevlerinde Fen Bilimleri testinin yenilenmesine kadar uzanmıştır. Cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye yeni bir dava açılmıştır. YGS mağduru Turgay Karakuş, 130 kişilik zümre için tahsis edilen 30 Nisan 2011 tarihli “Fen Bilimleri Sınavı”nın anayasanın amir hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve sınav bütünlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle 27.03.2011 tarihli YGS ile ilgili yürütmenin durdurulması ve sınavın iptali için Ankara İdare Mahkemesine dava açtı. Görüldüğü üzere gençlerimiz şaibeli YGS nedeniyle LYS’ye adapte olamamakta ve mahkemelerde hakkını aramaya çalışmaktadır. Eşitliğe ve sınav bütünlüğüne tamamen aykırı olan bu olay ÖSYM’nin beceriksizliklerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu koşullarda YGS’nin iptali zorunludur. Hepimiz mahkemeden çıkacak kararı sabırsızlıkla bekliyoruz. Böylesi beceriksiz, ehil olmayan ellerde yönetilen ÖSYM, gençlerin geleceklerini dinamitlemektedir. Bilindiği gibi önümüzde birçok sınav vardır. Aynı ÖSYM Başkanı ve yönetimi ile bu sınavların sağlıklı bir şekilde yapılması düşünülemez. Bu nedenle ÖSYM Başkanı Ali Demir’den sorumlu davranmasını ve gereğini yerine getirmesini istiyoruz.” Konuşması sık sık alkış ve sloganlarla kesilen Genel Başkan İsmail Koncuk, daha sonra Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Ali Yazıcı ile birlikte ÖSYM’nin önüne “Türk Eğitim-Sen” yazılı siyah çelenk bıraktı.
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Cnntürk 00:28
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Cnntürk 1 izlenme - 2 ay önce Cezaevlerinde hatalı kitapçık nedeniyle sınavın yenilenmesi puanları, sıralamaları tamamen değiştirmiştir. Bu durum sınav bütünlüğünü bozmuş, eşitliği ortadan kaldırmıştır. Bunun da sorumlusu yine ÖSYM Başkanı Ali Demir’dir. Öte yandan YGS’deki şifre iddiaları için görevlendirilen emniyet uzmanlarının, cevap kodlamalarında şifre olduğunu tespit ettiği ancak kopya işleminin gerçekleştirilmediği kanaatine varmasıyla ÖSYM Başkanı YGS sonuçlarını açıkladı. Oysa Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturmasını henüz tamamlamamıştı. Böyle bir ortamda alelacele sonuçların açıklanması ne anlama gelmektedir? Bu tablonun tek bir açıklaması vardır: YGS’deki şaibe örtbas edilmek istenmektedir. Türk Eğitim-Sen’in belgeleriyle ortaya çıkardığı KPSS hırsızlığıyla ilgili soruşturmada belirsizlik hala sürerken, YGS ile ilgili soruşturmada bu kadar kısa süre içerisinde ciddi bir ilerleme sağlanması da şaşırtıcıdır. Türk Eğitim-Sen olarak YGS’nin akıbetinin KPSS gibi olmasından endişe duyuyoruz. Her iki olayın da hasıraltı edilmek ve birilerinin korunmak, kollanmak istendiğini düşünüyoruz. Her iki soruşturmanın ucu kime dokunursa dokunsun sorumlular, hırsızlar, kopyacılar ortaya çıkarılmalıdır. Bu, Türkiye’de sınavlara yeniden güven duyulabilmesi için çok önemlidir. Umuyoruz ki, KPSS ve YGS ile ilgili soruşturmada failler bulunur, cezalandırılır ve kamuoyu vicdanı bir nebze de olsa rahatlar. Şu anda ÖSYM toplumun güven duymadığı bir kurum haline gelmiştir. Bu durum, iktidarın ve ÖSYM Başkanı Ali Demir’in eseridir. Bugün siyasi erk dışında kimse ÖSYM Başkanını sahiplenmemektedir. Başbakan da bu kadar rezaletten sonra Ali Demir’in süreci iyi yönetemediğini söyleyebilmiştir. Bu itiraf beceriksizliklerini kabul ettikleri anlamına gelmektedir. Ancak Başbakan’ın süreci iyi yönetemediğini söylediği ÖSYM Başkanının o koltukta hala oturuyor olması ayrı bir tartışma konusudur. YÖK bu konuda derhal harekete geçmelidir. Öte yandan ÖSYM Başkanının süreci iyi yönetemediğinden dem vuran Başbakan’ın son açıklamalardan tatmin olduğunu söylemesi ise hem manidardır, hem de inandırıcı değildir.” Genel Başkan Koncuk, cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye açılan yeni bir davayı da kamuoyuna duyurdu. Turgay Karakuş isimli YGS mağdurunun YGS’nin iptali için dava açtığını söyleyen Koncuk şunları kaydetti: “ÖSYM’nin rezaletlerine her geçen gün yenileri eklenmektedir. Şifre skandalı ile başlayan süreç hatalı kitapçık dağıtılması, puanların yanlış hesaplanması, cezaevlerinde Fen Bilimleri testinin yenilenmesine kadar uzanmıştır. Cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye yeni bir dava açılmıştır. YGS mağduru Turgay Karakuş, 130 kişilik zümre için tahsis edilen 30 Nisan 2011 tarihli “Fen Bilimleri Sınavı”nın anayasanın amir hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve sınav bütünlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle 27.03.2011 tarihli YGS ile ilgili yürütmenin durdurulması ve sınavın iptali için Ankara İdare Mahkemesine dava açtı. Görüldüğü üzere gençlerimiz şaibeli YGS nedeniyle LYS’ye adapte olamamakta ve mahkemelerde hakkını aramaya çalışmaktadır. Eşitliğe ve sınav bütünlüğüne tamamen aykırı olan bu olay ÖSYM’nin beceriksizliklerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu koşullarda YGS’nin iptali zorunludur. Hepimiz mahkemeden çıkacak kararı sabırsızlıkla bekliyoruz. Böylesi beceriksiz, ehil olmayan ellerde yönetilen ÖSYM, gençlerin geleceklerini dinamitlemektedir. Bilindiği gibi önümüzde birçok sınav vardır. Aynı ÖSYM Başkanı ve yönetimi ile bu sınavların sağlıklı bir şekilde yapılması düşünülemez. Bu nedenle ÖSYM Başkanı Ali Demir’den sorumlu davranmasını ve gereğini yerine getirmesini istiyoruz.” Konuşması sık sık alkış ve sloganlarla kesilen Genel Başkan İsmail Koncuk, daha sonra Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Ali Yazıcı ile birlikte ÖSYM’nin önüne “Türk Eğitim-Sen” yazılı siyah çelenk bıraktı.
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Tv8 Ana Haber 00:48
Türk Eğitim Sen YGS İptal Davası Tv8 Ana Haber 1 izlenme - 2 ay önce Cezaevlerinde hatalı kitapçık nedeniyle sınavın yenilenmesi puanları, sıralamaları tamamen değiştirmiştir. Bu durum sınav bütünlüğünü bozmuş, eşitliği ortadan kaldırmıştır. Bunun da sorumlusu yine ÖSYM Başkanı Ali Demir’dir. Öte yandan YGS’deki şifre iddiaları için görevlendirilen emniyet uzmanlarının, cevap kodlamalarında şifre olduğunu tespit ettiği ancak kopya işleminin gerçekleştirilmediği kanaatine varmasıyla ÖSYM Başkanı YGS sonuçlarını açıkladı. Oysa Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı konuyla ilgili soruşturmasını henüz tamamlamamıştı. Böyle bir ortamda alelacele sonuçların açıklanması ne anlama gelmektedir? Bu tablonun tek bir açıklaması vardır: YGS’deki şaibe örtbas edilmek istenmektedir. Türk Eğitim-Sen’in belgeleriyle ortaya çıkardığı KPSS hırsızlığıyla ilgili soruşturmada belirsizlik hala sürerken, YGS ile ilgili soruşturmada bu kadar kısa süre içerisinde ciddi bir ilerleme sağlanması da şaşırtıcıdır. Türk Eğitim-Sen olarak YGS’nin akıbetinin KPSS gibi olmasından endişe duyuyoruz. Her iki olayın da hasıraltı edilmek ve birilerinin korunmak, kollanmak istendiğini düşünüyoruz. Her iki soruşturmanın ucu kime dokunursa dokunsun sorumlular, hırsızlar, kopyacılar ortaya çıkarılmalıdır. Bu, Türkiye’de sınavlara yeniden güven duyulabilmesi için çok önemlidir. Umuyoruz ki, KPSS ve YGS ile ilgili soruşturmada failler bulunur, cezalandırılır ve kamuoyu vicdanı bir nebze de olsa rahatlar. Şu anda ÖSYM toplumun güven duymadığı bir kurum haline gelmiştir. Bu durum, iktidarın ve ÖSYM Başkanı Ali Demir’in eseridir. Bugün siyasi erk dışında kimse ÖSYM Başkanını sahiplenmemektedir. Başbakan da bu kadar rezaletten sonra Ali Demir’in süreci iyi yönetemediğini söyleyebilmiştir. Bu itiraf beceriksizliklerini kabul ettikleri anlamına gelmektedir. Ancak Başbakan’ın süreci iyi yönetemediğini söylediği ÖSYM Başkanının o koltukta hala oturuyor olması ayrı bir tartışma konusudur. YÖK bu konuda derhal harekete geçmelidir. Öte yandan ÖSYM Başkanının süreci iyi yönetemediğinden dem vuran Başbakan’ın son açıklamalardan tatmin olduğunu söylemesi ise hem manidardır, hem de inandırıcı değildir.” Genel Başkan Koncuk, cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye açılan yeni bir davayı da kamuoyuna duyurdu. Turgay Karakuş isimli YGS mağdurunun YGS’nin iptali için dava açtığını söyleyen Koncuk şunları kaydetti: “ÖSYM’nin rezaletlerine her geçen gün yenileri eklenmektedir. Şifre skandalı ile başlayan süreç hatalı kitapçık dağıtılması, puanların yanlış hesaplanması, cezaevlerinde Fen Bilimleri testinin yenilenmesine kadar uzanmıştır. Cezaevlerinde 130 adayın Fen Bilimleri Testinin yenilenmesi dolayısıyla ÖSYM’ye yeni bir dava açılmıştır. YGS mağduru Turgay Karakuş, 130 kişilik zümre için tahsis edilen 30 Nisan 2011 tarihli “Fen Bilimleri Sınavı”nın anayasanın amir hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ve sınav bütünlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle 27.03.2011 tarihli YGS ile ilgili yürütmenin durdurulması ve sınavın iptali için Ankara İdare Mahkemesine dava açtı. Görüldüğü üzere gençlerimiz şaibeli YGS nedeniyle LYS’ye adapte olamamakta ve mahkemelerde hakkını aramaya çalışmaktadır. Eşitliğe ve sınav bütünlüğüne tamamen aykırı olan bu olay ÖSYM’nin beceriksizliklerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Bu koşullarda YGS’nin iptali zorunludur. Hepimiz mahkemeden çıkacak kararı sabırsızlıkla bekliyoruz. Böylesi beceriksiz, ehil olmayan ellerde yönetilen ÖSYM, gençlerin geleceklerini dinamitlemektedir. Bilindiği gibi önümüzde birçok sınav vardır. Aynı ÖSYM Başkanı ve yönetimi ile bu sınavların sağlıklı bir şekilde yapılması düşünülemez. Bu nedenle ÖSYM Başkanı Ali Demir’den sorumlu davranmasını ve gereğini yerine getirmesini istiyoruz.” Konuşması sık sık alkış ve sloganlarla kesilen Genel Başkan İsmail Koncuk, daha sonra Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Ali Yazıcı ile birlikte ÖSYM’nin önüne “Türk Eğitim-Sen” yazılı siyah çelenk bıraktı.