Hoşgeldiniz!

evrendeki hassas denge

Altın Oran Ne Demek? A9 Tv 02:21
Altın Oran Ne Demek? A9 Tv 3 izlenme - 2 ay önce A9 TV Yeni FREKANSIMIZ: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500 http://www.a9.com.tr/izle/233104/Yorunge/Altin-oran-ne-demek A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Evrendeki Geometrik Düzen - A9 Tv 04:21
Evrendeki Geometrik Düzen - A9 Tv 1 izlenme - 2 ay önce A9 TV Yeni FREKANSIMIZ: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500 http://www.a9.com.tr/izle/233108/Yorunge/Evrendeki-geometrik-duzen A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Yörüngelerdeki Sanat - A9 Tv 02:52
Yörüngelerdeki Sanat - A9 Tv 2 izlenme - 2 ay önce A9 TV Yeni FREKANSIMIZ: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500 http://www.a9.com.tr/izle/233111/Yorunge/Yorungelerdeki-sanat A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Big Bang'in Kanıtları | A9 Tv 07:57
Big Bang'in Kanıtları | A9 Tv 16 izlenme - 7 ay önce EVRENİN GENİŞLEMESİ 1929 yılında California Mount Wilson gözlem evinde, Amerikalı astronom Edwin Hubble astronomi tarihinin en büyük keşiflerinden birini yaptı. Hubble, kullandığı dev teleskopla gökyüzünü incelerken, yıldızların, uzaklıklarına bağlı olarak kızıl renge doğru yaklaşan bir ışık yaydıklarını saptadı. Bu buluş bilim dünyasında büyük bir yankı yarattı. Çünkü bilinen fizik kurallarına göre, gözlemin yapıldığı noktaya doğru hareket eden ışıkların tayfı mor yöne doğru, gözlemin yapıldığı noktadan uzaklaşan ışıkların tayfı da kızıl yöne doğru kayar. Hubble'ın gözlemleri sırasında ise yıldızların ışıklarında kızıla doğru bir kayma fark edilmişti. Yani yıldızlar bizden sürekli olarak uzaklaşmaktaydılar. Hubble, çok geçmeden çok önemli bir şeyi daha keşfetti: Yıldızlar ve galaksiler sadece bizden değil, birbirlerinden de uzaklaşıyorlardı. Her şeyin birbirinden uzaklaştığı bir evren karşısında varılabilecek tek sonuç, evrenin her an "genişlemekte" olduğuydu. Bilim tarafından ancak 1920'lerin sonunda fark edilen evrenin genişlemesi gerçeği Kuran’da 1400 yıl önce haber verilmiştir. Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz. (Zariyat Suresi, 47) Evren materyalistlerin sandığının aksine, maddenin içindeki birtakım tesadüfler ile değil, Allah'ın yaratmasıyla var olmuştur ve Allah'tan gelen bilgi, kuşkusuz evrenin kökeni hakkındaki en doğru bilgidir.   BÜYÜK PATLAMAYA BİR BAŞKA DELİL: KOZMİK FON RADYASYONU Televizyonunuzda bulunan statik elektriğin yüzde 1'i, 13.8 milyar yıl önce gerçekleşen büyük patlamadan kalan Kozmik Mikrodalga Arka Planı radyasyonundan kaynaklı.... 1948 yılında George Gamov, Big Bang'e bağlı olarak yeni bir iddia ortaya sürdü. Buna göre evrenin Büyük Patlama ile oluşması durumunda, evrende bu patlamadan arta kalan bir radyasyonun da olması gerekmekteydi. Üstelik bu radyasyon evrenin her yanında eşit olmalıydı. "Olması gereken" bu kanıt çok geçmeden bulundu. 1965 yılında Arno Penzias ve Robert Wilson adlı iki araştırmacı bu dalgaları keşfettiler. "Kozmik Fon Radyasyonu" adı verilen bu radyasyon, yerel kökenli değil, evrenin tümüne dağılmış bir radyasyondu. Böylece uzun süredir evrenin her yerinden eşit ölçüde alınan ısı dalgasının, Big Bang'in ilk dönemlerinden kalma olduğu ortaya çıktı. Penzias ve Wilson, bu bulgularından ötürü Nobel Ödülü kazandılar. 1989 yılına gelindiğinde ise, Amerikan Uzay Araştırmaları Dairesi NASA, Kozmik Fon Radyasyonu'nu araştırmak üzere uzaya COBE uydusunu gönderdi. Bu gelişmiş uyduya yerleştirilen hassas tarayıcıların, Penzias ve Wilson'ın ölçümlerini doğrulaması yalnızca sekiz dakika sürdü. COBE, evrenin başlangıcındaki büyük patlamanın kalıntılarını bulmuştu. Bütün zamanların en büyük astronomik keşfi olarak adlandırılan bu bulgu, Big Bang teorisinin açık bir ispatıydı. COBE uydusunun ardından uzaya gönderilen COBE 2 uydusunun bulguları da, yine Big Bang'e dayanılarak yapılan hesapları doğruladı.   BIG BANG RESMİ Evrenin her yönünde yeterince uzağa bakarsak, neredeyse 13.8 milyar yıl öncesinden, evrenin başlangıcından beri seyahat eden ışığı tespit edebiliriz. Bu ışıma insan gözüyle görülemese de, radyo teleskoplar ile kolaylıkla belirlenebilir. Ekranda gördüğünüz harita  (WMAP) evrenin yalnızca 380.000 yaşında olduğu zamandaki Büyük Patlama ışımasını gösterir. Avrupa uzay ajansının Planck uydusu tarafından çekilen bu kozmik mikrodalga kalıntısının resmi 16 yıllık yoğun çalışma sonucu elde edilmiş... Bizlere evrenin doğumundan kalan yankıları gösteriyor. Planck misyonunun bu ilk bilimsel sonuçları, daha önce hiç görülmemiş olan uzak galaksi kümeleri ve Big Bang’in ışınımları da dahil olmak üzere, evrenin nasıl başladığına dair yeni ipuçları ortaya çıkarttı.   HİDROJEN HELYUM ORANI Big Bang'in diğer bir önemli delili ise, uzaydaki hidrojen ve helyum gazlarının miktarı oldu. Günümüzde yapılan ölçümlerle anlaşıldı ki, evrendeki hidrojen-helyum gazlarının oranı, Big Bang'den arta kalan hidrojen-helyum oranının teorik hesaplamalarına uyuyordu. Eğer evrenin bir başlangıcı olmasaydı ve evren sonsuzdan beri var olsaydı, içindeki hidrojen tamamen yanarak helyuma dönüşmüş olurdu.   Tüm bu açık deliller Big Bang teorisinin bilim dünyasında kesin bir kabul görmesine yol açtı. Büyük Patlama bilimin, evrenin oluşumu ve başlangıcı hakkında ulaştığı son noktaydı. Önceleri Big Bang teorisine karşı koyan materyalist bilim adamları dahi evrenin yoktan yaratılma anını kabul ederek çeşitli itiraflarda bulunmuşlardır. Bunlardan belki de en önemlisi  ünlü fizikçi  Sir Fred Hoyle’dur.  Hoyle Big Bang’teki ince detaylar hakkında şunları söylemiştir:   Big Bang teorisi evrenin tek ve büyük bir patlama ile başladığını kabul eder. Ama bildiğimiz gibi patlamalar maddeyi dağıtır ve düzensizleştirirler. Oysa Big Bang çok gizemli bir biçimde bunun tam aksi bir etki meydana getirmiştir: Maddeyi birbiriyle birleşecek ve galaksileri oluşturacak hale getirmiştir.   Büyük Patlamadaki hassas düzenin bir boyutu da patlamanın hızıdır. Ünlü fizik profesörü Paul Davies bu gerçeği şöyle ifade eder;   Evrenin patlama hızı inanılmayacak kadar hassas bir kesinlikle belirlenmiştir. Bu nedenle Big Bang herhangi bir patlama değil, her yönüyle çok iyi hesaplanmış ve düzenlenmiş bir oluşumdur.     Big Bang Sırasında oluşan dengeler-Patlamadaki Hız Evrenin patlama hızı  olağanüstü hassas bir kesinlikle belirlenmiş, mükemmel bir hesap ve düzen ile yaratılmıştır: -Evrenin genişleme hızı o kadar kritiktir ki, Big Bang'ten sonraki birinci saniyede bu oran eğer yüz bin milyon kere milyonda bir daha küçük olsaydı evren şimdiki durumuna gelmeden içine çökerdi.             -Eğer Big Bang’den sonra evren biraz daha hızlı genişlese mevcut tüm materyal tamamen etrafa dağılıp gidecekti.             -Eğer patlama hızı 10 üzeri 18’de 1 oranında bile farklılaşsaydı, bu gerekli dengeyi yok etmeye yetecekti.             -Eğer evrenin yoğunluğu bir parça daha fazla olsaydı, o zaman evren bir türlü genişleyemeyecek ve tekrar küçülerek bir noktacığa dönüşecekti.             -Eğer yoğunluk başlangıçta bir parça daha az olsaydı, o zaman evren son hızla genişleyecek, fakat bu takdirde atomik parçacıklar birbirini çekip yakalayamayacak ve yıldızlarla galaksiler hiçbir zaman oluşamayacaktı. http://www.a9.com.tr/izle/221013/Yorunge/Big-Bangin-Kanitlari A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Dünyadaki Hassas Ölçü | A9 Tv 09:36
Dünyadaki Hassas Ölçü | A9 Tv 11 izlenme - 9 ay önce Mucize Gezegen - 1 / Dünyadaki hassas ölçü Uzay... Bilimin henüz sırlarını keşfedemediği uçsuz bucaksız boşluk. Milyarlarca galaksinin, bunları oluşturan yıldızların, gezegenlerin, kuyruklu yıldız ve asteroitlerin, toz ve gaz bulutlarının muhteşem bir uyum içinde hareket ettiği kusursuz bir sistem. Ve Samanyolu Galaksisi... Güneş Sistemimizin de içinde bulunduğu devasa yıldız sistemi. Birazdan bu ihtişamlı sistemi bir ucundan diğer ucuna inceleyeceğiz. Yolculuğumuz Güneş'e en uzak mesafedeki gezegenden başlayacak. Neptün Dondurucu bir gezegen. Yüzey sıcaklığı -218 °C. Hidrojen, helyum ve amonyaktan oluşan zehirli bir atmosfer. Yüksek orandaki zehirli metan gazı yüzünden atmosferi mavi renkte. Hızları saatte 2000 km'ye varan korkunç fırtınalarla çalkalanan ölümcül bir dünya. Uranüs Yapısında yüksek oranda kaya ve buz bulunduran ölü bir gezegen. Güneş etrafındaki yörüngesini 84 dünya yılında tamamlıyor. Hidrojen, helyum ve metan içeren atmosferi yaşam için öldürücü. Satürn Güneş Sistemi'nin ikinci büyük gezegeni. Gaz, buz ve kaya parçalarından oluşan halkalarla tanınıyor. Kütlesinde u hidrojen ve % helyum var. Yoğunluğu suyun yoğunluğundan bile düşük. Jüpiter Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni. Kütlesi dünyanınkinin 318 katı olan bir gaz gezegen. Bu büyük kırmızı renkli leke içine iki dünya alacak kadar büyük olan bir fırtına. Üzerinde hiç kara parçası yok. Delici bir soğuk... Yüzlerce yıl süren korkunç fırtınalar... Her canlıyı anında öldürecek manyetik bir alan... Korkunç ve ürpertici bir gezegen. Ve Jüpiter'in yüzeyi volkanlarla dolu uydusu Io. Jüpiter'in manyetik alanı içindeki hareketi yüzünden 400.000 volt gücünde elektrik akımı üretiyor. Mars Atmosferi yoğun karbondioksit içeren zehirli bir karışım. Yüzeyi büyük gök taşlarının çarpmasıyla meydana gelen dev kraterlerle ve yüzlerce kilometre uzunluğunda derin vadilerle kaplı. Şiddetli rüzgarlar ve aylarca süren kum fırtınalarının hüküm sürdüğü kızıl bir kaya parçası. Venüs Diğer gezegenlerdeki dondurucu soğukların aksine yakıcı bir sıcaklığın hüküm sürdüğü dev bir fırın. Yüzey ısısı kurşunu bile eritmeye yetecek kadar yüksek. Yaklaşık 450 °C. Yoğun bir karbondioksit tabakasından oluşan ağır bir atmosferi var. Atmosfer basıncı dünyada denizin 1 km derinliğindeki basınca eşdeğer. Atmosferi kilometrelerce kalınlıkta sülfürik asit katmanlarıyla kaplı. Bu yüzden gezegen sürekli olarak öldürücü asit yağmurlarıyla yıkanıyor. Böyle bir ortamda hiçbir canlı yaşayamaz. Merkür Güneş'e en yakın gezegen. Kendi etrafında oldukça yavaş dönüyor. Geceyle gündüzün çok uzun sürmesi gezegenin bir yüzünü kızartırken öteki yüzünü ise donduruyor. Böyle bir ortam kuşkusuz her canlı için ölümcül. Bu kısa yolculuğun da bizlere gösterdiği gibi Güneş Sistemi'nde bilinen 8 gezegenin 7'si ve bunların 173 uydusu içinde yaşama uygun tek bir gök cismi yoktur. Her biri ölü ve sessiz birer madde yığınıdır. Ancak bu sistemin içinde yer alan ve henüz tanıtmadığımız bir gezegen diğerlerinden çok daha farklıdır. Çünkü atmosferinden yeryüzü şekillerine, ısısından manyetik alanına, elementlerinden Güneş'e olan mesafesine kadar her türlü özelliğiyle yaşam için en uygun şekilde yaratılmıştır. Bu gezegen içinde yaşadığımız Dünya'dır. Güneş Sistemi'ndeki tüm komşularının aksine Dünya yaşam dolu bir gezegendir. Gökyüzünde, karada ve denizlerde son derece uyumlu bir yaşam dengesi vardır. Birbirlerinden çok farklı yapılara, renklere ve özelliklere sahip milyonlarca hayvan, bitki, böcek veya deniz canlısı bu özel gezegen üzerinde hep birlikte yaşam sürer. Yeryüzündeki bu büyük denge ve üzerindeki tüm canlılar Allah'ın varlığının ve yaratma sanatının kanıtlarıdır. Bir Kuran ayetinde insan bu gerçek üzerinde düşünmeye şöyle davet edilir: Şeytandan Allah'a sığınırım. O, gökleri dayanak olmaksızın yaratmıştır, bunu görmektesiniz. Arzda da, sizi sarsıntıya uğratır diye sarsılmaz dağlar bıraktı ve orada her canlıdan türetip yayıverdi. Biz gökten su indirdik, böylelikle orada her güzel olan çiftten bir bitki bitirdik. Bu, Allah'ın yaratmasıdır. (Lokman Suresi, 10-11) Dünya üzerindeki canlılığın yaratılışı kadar devamlılığın sağlanması da büyük bir mucizedir. Bu devamlılık yaşam için ayarlanmış çok özel koşullarla sağlanmıştır. Bu özel koşullardaki çok küçük değişiklikler bile dünyada büyük felaketlere yol açabilir. Fakat dışarıdan bir müdahale olmadığı takdirde böyle bir felaket hiçbir zaman yaşanmaz. Mavi gezegen mucizevi bir biçimde üzerinde var olan tüm canlıları koruyup gözetecek hassaslıkta sayılamayacak kadar çok özellikle yaratılmıştır. Bu özellikler sayesinde tüm komşularının aksine olağanüstü güzel bir yaşam alanı sunar. İlerleyen dakikalarda mavi gezegenin mucizevi özelliklerinden bazılarını görecek, bu mucizelerin materyalizmin öne sürdüğü tesadüf iddiasını nasıl çürüttüğünü inceleyeceğiz. Ve Allah'ın dünyayı ne denli büyük bir bilgi ve kudretle yarattığına tanık olacağız. http://www.a9.com.tr/izle/218431/Belgesellerden-Secme-Bolumler/Dunyadaki-hassas-olcu A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Herşey Yoktan Yaratıldı| A9 Tv 04:12
Herşey Yoktan Yaratıldı| A9 Tv 7 izlenme - 7 ay önce Böylesine hassas dengeler, kusursuz bir evren, evren içindeki sistemler, yıldızlar, Dünya, Dünya üzerindeki insanlar, ağaçlar, hayvanlar, çiçekler, ve diğer canlılar tesadüfi bir patlamanın ardından, atomların kendiliğinden dizilimiyle oluşamaz. Gözümüzü çevirdiğimiz her yerde gördüğümüz detay Yüce Allah'ın varlığının ve üstün kudretinin delilleridir.  Evrenin "yok" iken "var" hale geldiği, Kuran'da şöyle haber verilir: O (Allah) gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır. (Enam Suresi, 101)   Madde ve zaman, tüm bu kavramlardan bağımsız olan sonsuz güç sahibi bir Yaratıcı tarafından var edilmiştir. O Yaratıcı, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah'tır. Günümüzden tam 14 asır önce insanların evrenle ilgili bilgilerinin son derece kısıtlı olduğu zamanlarda Kuran’da, aynı Big Bang teorisinin ortaya koyduğu gibi, tüm evrenin, çok küçük bir hacimde bir arada iken ayrılıp genişlemesiyle ortaya çıkmış olduğu bildirilmiştir: O inkar edenler görmüyorlar mı ki (başlangıçta) göklerle yer birbiriyle bitişikken, biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı? (Enbiya Suresi, 30)   Ayetin Arapça orijinalinde göklerle yerin ratk (birbiriyle bitişik) durumunda olduğu bir durumdan bahsedilmektedir. Ardından bu ikisi fatk (parçalanıp birbirinden ayrılmak) fiili ile ayrılmışlardır. Yani biri diğerini yararak dışarı çıkmıştır. Gerçekten de Big Bang’in ilk anını hatırladığımızda, kozmik yumurta denilen noktanın evrenin tüm maddesini içerdiğini görürüz. Yani her şey, bir başka deyişle tüm “gökler ve yer” bu noktanın içinde, ratk halindedirler. Ardından bu kozmik yumurta şiddetle patlamış, bu yolla maddeler fatk olmuş, yani dışarı çıkarak tüm evreni oluşturmuşlardır.   Her şey, kusursuz ve mükemmel bir orana ve olağanüstü hassaslıktaki dengelere bağımlıdır. Çünkü bütün bunların sahibi, tek bir patlamayı yaratma sanatına sebep kılarak kusursuz bir sanat ve mucize yaratan, büyüklük ve kerem sahibi olan Yüce Allah'tır. O (Allah) gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır. (Enam Suresi, 101) http://www.a9.com.tr/izle/221015/Yorunge/Hersey-Yoktan-Yaratildi A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Evrendeki Hız | A9 Tv 02:08
Evrendeki Hız | A9 Tv 7 izlenme - 7 ay önce Gezegenlerin Dönüş Hızı  Eğer gezegenlerin dönüş hızları biraz daha yavaş olsaydı, o zaman bu gezegenler hızla Güneş'e doğru çekilirler ve sonunda Güneş tarafından büyük bir patlamayla yutulurlardı. Bunun tersi de mümkün olabilirdi. Eğer gezegenler daha hızlı dönselerdi, bu sefer de Güneş'in çekim gücü onları tutmaya yetmeyecek ve gezegenler uzaya savrulacaklardı.  Ayrıca söz konusu dengenin her gezegen için ayrı ayrı kurulmuş olduğuna da dikkat etmek gerekir. Çünkü gezegenlerin Güneş'e olan uzaklıkları da kütleleri de çok farklıdır. Bu nedenle, hepsinin ayrı birer dönüş hızı vardır.  Rabbimiz tüm yaşamsal faaliyetlerde muhteşem bir hız var etmiştir. Allah'ın dilemesiyle her an oluşan bu sürat sayesinde tüm evren varlığını devam ettirir. Bir ayette Rabbimiz'in yarattığı tüm varlıklar üzerindeki sonsuz gücü şöyle bildirilmektedir:  "Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar (yok olurlar) diye (her an kudreti altında) tutuyor. Andolsun, eğer zeval bulacak olurlarsa, Kendisi'nden sonra artık kimse onları tutamaz. Doğrusu O, Halim'dir, bağışlayandır." (Fatır Suresi, 41)    Dünya'nın Dönüş Hızı Dünya sadece 24 saatlik bir süre içinde kendi etrafındaki dönüşünü tamamlar ve bu sayede geceler ve gündüzler kısa sürer. Kısa sürdükleri için de gece ile gündüz arasındaki ısı farkı çok azdır. Dünya'nın kendi etrafındaki yüksek dönüş hızı yeryüzündeki ısının dengeli dağılımına yardımcı olur. Böylece pek çok canlının yaşayabileceği ideal ısı ortamı oluşur. Eğer bu hız gereken seviyede olmasaydı, canlılar için yeryüzü yaşanması olanaksız bir yer haline gelecekti.  http://www.a9.com.tr/izle/221010/Yorunge/Evrendeki-Hiz A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Yörünge -4- Evrendeki Geometrik Düzen - A9 Tv 33:41
Yörünge -4- Evrendeki Geometrik Düzen - A9 Tv 0 izlenme - 2 ay önce A9 TV Yeni FREKANSIMIZ: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500 http://www.a9.com.tr/izle/233102/Yorunge/Yorunge--4--Evrendeki-Geometrik-Duzen- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Yörünge -4- Evrendeki Geometrik Düzen - A9 Tv 33:40
Yörünge -4- Evrendeki Geometrik Düzen - A9 Tv 0 izlenme - 1 hafta önce Hiç dikkat ettiniz mi? Kar tanelerinin kusursuz şekillerinde, ay çiçeğinin yapraklarında, akciğerlerimizin yapısında, DNA’da, gezegenlerin yörüngelerinde... hatta atomlardaki elektronların yörüngelerinde...  kısacası evrenin her köşesinde... en küçük detaydan, en akıl almaz büyüklüklere kadar kusursuz bir geometri var. Neredeyse baktığımız her yerde karşımıza çıkan bu geometri, sanat ve düzen; bize evrenin rastlantılar sonucu oluşmadığını, özel olarak tasarladığını yani yaratıldığını gösteriyor.   Merhaba, Yörünge’de yine beraberiz... Bu bölümde, evrenin her noktasında dikkat çeken bir düzenden ve doğada bulunan kusursuz matematik hesaplardan bahsedeceğiz, mesela gezegenlerin yörüngelerindeki kusursuz geometrik düzeni gördüğünüzde çok şaşıracaksınız!   Ayrıca solar fırtınalardan, yeni keşfedilen şaşırtıcı “elmas” gezegeninden ve dünyadan 400 km. yukarıda Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yaşam süren astronotların hayatlarından bahsedeceğiz. Yörüngeye başlıyoruz...   1. BÖLÜM- ALTIN ORAN Bir deniz kabuğunu, bir çiçeğin üzerindeki desenleri ya da arı kovanını düşünün.... Ne kadar harika değil mi? Örümcek ağından, bitkilerin  taç yapraklarına, fırtına bulutlarının şekillerinden.... çam kozalağındaki kabukların dizilimine kadar.... Gözümüzü çevirdiğimiz her yerde yoktan yaratılan geometrik harikalar... renkler.... ve göz alıcı desenler var. Evrenin her noktasında görülen simetriyi ve nefes kesici güzelliği hiç kimse inkar edemez. Matematik doğadaki pek çok örnekte bize ipucu olarak bırakılmıştır. Hemen hemen her canlıda hatta ismini bile bilmediğimiz birçok canlının ve bitkinin yaşamında ve gelişiminde özel bir oranlama sistemi olması, kim olursa olsun tartışmasız herkesin şaşıracağı bir durum...   Doğada bulunan logaritmik sarmallar, mükemmel bir denge unsurudur ve canlıların özel olarak yaratılmış olduklarını gösteren önemli delillerdir. Şu anda, 114 milyon yıllık bir Nautilus fosilini görüyoruz. Madagaskar’dan çıkarılmış Kretase döneminden kalan, günümüzdeki ile birebir aynı olan ve evrim teorisini geçersiz kılan, yaşayan bir fosil bu.... Çok önemli... bakın sadece şöyle bir incelediğimizde bile harika bir geometrik sarmal şekle sahip olduğunu görebiliyoruz. Ama bir de matematiksel değerlerle incelersek o zaman hayranlık verici detaylar karşımıza çıkıyor. Dıştan görülen sarmal şeklinin yanı sıra kabuğun içinde yer alan odacıklar da yine altın orana uygun olarak yaratılmıştır.   Birçok canlı, büyüme sürecini de logaritmik sarmal formunda gerçekleştirir. Sarmaldaki yayların büyüklüğünün değişmesine karşın esas sarmal şeklin değişmemesi dikkat çekici ...  Matematikte bu özelliğe sahip başka bir şekil yoktur. Temelinde altın oran olan sarmallar doğada şahit olabileceğiniz en eşsiz tasarımlardır. Peki altın oran ne demek? İzleyelim....   Ortaçağ'ın en etkili matematikçisi "Leonardo Pisano" İtalya’nın Pisa kentinde yaşamıştır. Yetenekli matematikçi,  daha çok lakabı olan "Fibonacci" ismiyle anılır. Fibonacci'nin bulduğu özel sayı dizisi de kendi adı ile yani Fibonacci sayıları olarak isimlendirilmiştir. Bu sayıların özelliği, dizideki sayılardan her birinin kendisinden önce gelen iki sayının toplamından oluşmasıdır. Fibonacci dizisi  0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987, 1597, 2584, ... şeklinde ilerlemektedir. Dizideki sayıları bir öncekine böldüğünüzde, birbirine çok yakın sayılar elde edersiniz. Hatta serideki 13. sırada yer alan sayıdan sonra bu sayı sabitlenir. İşte bu sayı "altın oran" olarak adlandırılan 1,618'dir. Bu oran doğadaki birçok varlıkta görülür. Doğadaki geometrik şekiller ve altın oran tarih boyunca sanatçılara, mimarlara, filozoflara ve bilim insanlarına tarif edilemeyen bir ilham verdi. Bu detayların ve zarif formların matematik dünyasındaki köklerini görmek ise insanı ciddi şekilde tüm bunları yaratan Allah’ın büyüklüğünü düşünmeye zorluyor. Leonardo Da Vinci’nin günlüklerinden birinde bulunan ve o dönemin bilimi için önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilen Vitruvius Adamı çalışması ise insan vücudundaki altın oranı gösteren önemli bir eserdir.   BİTKİLERDE ALTIN ORAN  Bu gördüğünüz meyve, yani ananas, altın orana güzel bir örnek... Kozalak dediğimiz dış kabuğundaki parçalar bir çok bitkide olduğu gibi sağa ve sola doğru kıvrılıyor. Bu sarmal sistemi sayacak olursak, sağa doğru 5 adet, sola doğru 8 adet, tekrar sağa doğru 13 adet olduğunu görürüz. Bitkiler üzerinde yapılan araştırmalar birçok bitkinin 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34... sayı dizisi ile orantılı bir yapıya sahip olduğunu gösterir. Bu sayı dizisi önceki 2 sayının toplamı şeklinde devam eder ve altın oranı verir.          Hiç bir çiçeğin taç yapraklarını saydınız mı? Bir bahçedeki çiçekleri göz önüne aldığınızda sayısız çeşitlilikte alternatif vardır diye düşünebilirsiniz. Ama gerçek şu ki birçok çiçek çoğunlukla 5 taç yaprağa sahiptir. Eğer 5 değilse da başka belirli rakamlar olur. Mesela 8- 13 ya da 21  gibi... Peki bu rakamlar arasındaki bağlantıyı görebildiniz mi? Evet her rakam bir önceki iki rakamın toplamından oluşuyor. Örneğin 8 artı 13 size 21’i veriyor. İşte bunlar Fibonacci rakamlarıdır. Bu özel sayı dizisini doğadaki pek  çok bitkide görebiliriz. Ağaçlara uzaktan baktığımızda, dalların ve yaprakların gelişigüzel, dağınık bir şekilde dizilmiş olduklarını düşünebiliriz. Oysa, her ağaçta, hangi dalın nereden çıkacağı ve yaprakların dal çevresinde dizilişleri, hatta çiçeklerin simetrik şekilleri dahi belirli sabit kurallar ve ölçülerle belirlenmiştir. Her bitkinin kendine özgü yaprak diziliş kuralları vardır. Bitki türüne göre değişen bu diziliş şekilleri dairesel veya sarmal yapı şeklindedir. Bu özel dizilişin en önemli sonuçlarından biri yaprakların bir diğerini gölgelemeyecek şekilde yerleşmiş olmalarıdır. Ayçiçeği gibi sık tohumlu bitkilerin yaprakları ise merkezin etrafında sağdan veya soldan dolanırken spiral bir şekil çizerler. Ayçiçeğinin merkezinden dışarıya doğru, sağdan sola ve soldan sağa doğru tane sayılarının birbirine oranı altın oranı verir. Bitkiler ilk yaratıldıkları andan itibaren matematik kurallarına harfi harfine uyarlar. Tüm bu hesap ve düzende Allah'ın kusursuz yaratma sanatının delilleri bulunmaktadır. Allah Kuran'da her şeyi bir ölçüyle yarattığını şu ayetle  bildirmektedir. Yere (gelince,) onu döşeyip-yaydık, onda sarsılmaz-dağlar bıraktık ve onda her şeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik. (Hicr Suresi, 19)   Mesela elmayı örnek alalım. İkiye böldüğümüzde ortada 5 çekirdek buluruz. Bir çam kozalağındaki spiralleri saydığımızda yine Fibonacci rakamlarının dizisinden bir rakamı bize verir; 8 yada 13 gibi... Bütün bitkiler büyürken işte bu matematik kuralına yani belirlenmiş bir düzene uyarlar.  Tek bir çiçeğin varlığı dahi Allah’a iman etmek için yeterlidir. Allah evrende ham matematik bir düzen hem de ihtişamlı bir sanatı iç içe yaratmıştır. Biz de bu üstün yaratma sanatının delillerini gözümüzü çevirdiğimiz her yerde görürüz.   GALAKSİLERDE ALTIN ORAN Bahsettiğimiz altın oran bitkilerde, deniz canlılarında ve kendi vücudumuzda olduğu kadar, evrenin derinliklerinde de karşımıza çıkıyor. Nitekim astronomi, astrofizik gibi bilim dallarıyla ilgilenen araştırmacılar evrenin mükemmel bir ritmik düzen içinde  hareket ettiğini, hepsinin yapısında kusursuz bir plan olduğunu gayet iyi bilirler. Örneğin modern bilim ve astronominin babası Galileo, Allah’a inanan dindar bir insandı. Bilim ile uğraşmak ve araştırmalar yapmak onu Allah’a yaklaştırmıştı. "Tabiat hiç şüphesiz Allah'ın hiç vazgeçemeyeceğimiz, okunması gereken diğer bir kitabıdır" diyen Galileo, aynı zamanda şunu da belirtmişti;          “Evrenin kitabı matematik dilinde yazılmıştır; üçgenler, daireler ve diğer geometrik figürlerden oluşur.”   Günümüze gelinceye dek, tarih boyunca sayısız bilim insanının ifade ettiği üzere, evrendeki her şey matematik bir düzenle hareket eder. Geometrik bir şekil her nerede olursa olsun mutlaka belli ölçülere ve hesaplara dayanır. Bu da bize, böyle bir düzenin ve hesabın bulunduğu yerde, üstün bir aklın ve tasarımın varlığını gösterir.   Aynı kurallar galaksiler ve gezegenler için de geçerlidir. Gezegenler “küre” şeklindedir. Yörüngeleriyse eliptiktir. Milyarlarca yıldızı barındıran galaksilerin “sarmal” ve “eliptik” şekilde olmalarıysa, evrendeki geometrik düzenin çarpıcı örneklerinden bazılarıdır. Allah’ın yaratma sanatını burada açıkça görebiliriz.   Galaksilerde Görülen Eşit Açılı Sarmal Düzen Galaksilerin sarmal şekilleri, evrende gökbilimcilerin en fazla üzerinde çalıştıkları ve inceledikleri yapıların başında gelir. Sarmal bir galaksi sürekli olarak kendi etrafında döner ve bu esnada kütle çekim ve merkezkaç kuvvetleri denge halindedir. Bu denge sayesinde galaksi kendi ekseni etrafında dönerken içinde bulunan milyarlarca yıldız uzaya savrulmaz, düzenli olarak bir arada durur. Ama buradaki dönüşü, bir arabanın tekerleğinde olduğu gibi her tarafı eş zamanlı değildir. Galaksinin merkezi, kenarlarından daha hızlı dönmektedir. Bunun sonucunda da merkezden dışa doğru genişleyen sarmal bir şekil meydana gelir. Galaksilerdeki bu sarmal şekli inceleyen bilim insanları, aslında bu şekle bağlı olarak çok hassas matematiksel dengelerin olduğunu hayretle fark etmişlerdir. Yapılan incelemelerde Güneş Sistemi’nin, içinde bulunduğu Samanyolu Galaksisi’nin eşit açılı sarmal şekliyle aynı geometrik özelliklere sahip olduğu tespit edilmiştir.   Sarmal Şekil Dengeyi Nasıl Sağlıyor? Sarmal şeklindeki galaksilerin içinde bulunan fiziksel kuvvetler arasındaki denge ise daha da şaşırtıcı niteliktedir. Bir galaksi, kütle çekim etkisiyle kütle merkezine doğru yoğunlaşarak gelişir. Merkez kütlesinin artışı buradaki kütle çekimini de artırdığından, galaksinin merkezi, merkezkaç kuvvet ve kütle çekimini dengeleyecek şekilde daha hızlı dönmeye başlayacaktır. Ayrıca merkezin daha hızlı dönmesi, kütlenin merkezde yoğunlaşmasını da engeller. Bu nedenle galaksideki tüm sistemin dengede kalabilmesi için, galaksinin merkezindeki parçacıkları yavaşlatıp, kenardakileri hızlandırabilen özel bir mekanizmaya gereksinim vardır. İşte bu mekanizma “eşit açılı sarmal şekil” tarafından sağlanır. Çünkü eşit açılı sarmal kollar, böyle bir fonksiyon için en uygun şekildir. Evrenin işleyişi ve dinamiklerindeki bu düzen, galaksilerin fiziksel açıdan dengede kalabilmesi için hayati bir öneme sahiptir. Bitkilerde ve deniz dibinde yaşayan canlıların kabuklarında altın orana bağlı olarak ortaya çıkan eşit açılı sarmalın uzayın derinliklerinde yer alan pek çok galakside de görülüyor olması, hepsinin kudret sahibi olan Allah tarafından özel olarak yaratıldığını göstermektedir.   YÖRÜNGELERDEKİ SANAT Sadece galaksilerde değil, son yıllarda elde edilen verilere göre, gezegenlerin yörüngelerinde de şaşırtıcı geometrik desenlere rastlanmıştır. İzliyoruz... Gezegenler çok detaylı yörünge modellerinde hareket eder ve adeta evrenin müziğinde dans ederler. Evrendeki yörüngelerde şimdiye kadar fark ettiğimizden çok daha fazla matematiksel ve geometrik bir uyum vardır. Her bir gezegen çifti kendine has benzersiz bir ritme sahiptir. Örneğin Dünya – Venüs dansı sekiz yılda bir orijinal başlangıç pozisyonuna döner. 8 Dünya yılı 13 Venüs yılına eşittir. 8 ve 13’ün Fibonacci sayı serisi olduğunu unutmayın. Sekiz yıl boyunca Dünya – Venüs dansını seyredince merkezde Güneşin olduğu beş taç yapraklı bu güzel çiçek şekli oluşur. 5 de diğer bir Fibonacci sayısıdır. Bu ikisi Güneş’in etrafında dönerken ortaya muazzam güzellikteki bu çiçek deseni çıkar.        Merkür ise, Güneş sistemimizdeki en uç derecede sıcaklık değişikliklerinin hüküm sürdüğü bir gezegendir. Bu, aynı zamanda yörüngesini de ekiler ve Güneş, Merkür'ün yolunu değiştirir. İncelemeler gezegenin Güneş çevresindeki dolaştığı her iki turunda üç kez “titrediğini” göstermiştir. Merkür’ün binlerce yıldır süren güneşin etrafındaki gezintisi bir papatya deseni oluşturur. Evrendeki bu mükemmel sanat eserleri ve düzen Allah’ın sonsuz kudretinin delillerindendir. Her şeyi eksiksiz ve kusursuz olarak yaratma gücüne sahip olan Rabbimiz, altın oranı öylesine eşsiz ve fonksiyonel bir şekilde yaratmıştır ki, bu oran, içinde bulunduğu her sisteme ve biçime, hayranlık uyandıracak derecede mükemmel bir estetik, biçimsel bir güzellik ve denge kazandırmaktadır. Bir Kuran ayetinde Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “... Rahman (olan Allah)’ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk' (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir. (Mülk Suresi, 3-4)   UZAYDA YAŞAM Bir önceki bölümde  uzayda yerçekimsiz ortamda yaşamanın insan vücudu üzerindeki bazı olumsuz etkilerinden bahsetmiştik. Bu bölümde ise yerçekimi olmadığında görünüşümüz nasıl etkileniyor biraz da bunlardan bahsedeceğiz. Her sabah yataktan kalktığınız zaman omurganız yatağa girmeden önceki durumundan bir ya da iki santimetre daha uzundur. Bunun sebebi siz yatarken omuriliğinizin hemen hemen S şeklinde dinlenmesi ve sıvının omurgalarınızın arasına daha fazla sızmasıdır. Yerçekiminin çok daha az hissedildiği Uluslararası uzay istasyonunda bunun daha yoğun bir versiyonu astronotları etkiler. Yerçekimi omurgaya baskı uygulamadığı için yaklaşık 5 cm’lik bir uzama gerçekleşir. Bu fazladan uzunluk, astronotların Dünyaya dönmelerinden kısa bir süre sonra geçer. İşte bu büyümeye uyum için uzay giysileri biraz bol tasarlanır.   UZAYDA BİR YIL DENEYİ Yakın zamanda çok önemli bir deneyin ilk aşaması sonuçlandı. Bu deneyde ikiz astronotlardan biri Dünyada kalırken diğer astronot Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 1 yıl kaldı ve  en uzun süre uzayda  kalma rekorunu kırdı.  Araştırmalar astronot Scott Kelly’nin  1 yıl boyunca uzay şartlarında kalmasının sonucunda  vücudunda ne gibi olumsuz etkiler oluştuğunu gösterecek. Astronot Mark Kelly Küçüklüğümden beri astronot olmak isterdim.   Astronot Scott Kelly Nasa tek yumurya ikizi olduğumuz için bizi karşılaştırmalı bir araştırmada incelemeye aldı.   Bu araştırmalarla yerçekimsiz ortam, radyasyon ve diğer stres etkenleri dahil olmak üzere uzaydaki ortamın astronotları moleküler düzeyde nasıl olumsuz etkilediği inceleniyor.   Astronot Scott Kelly Kaslarımdaki ağrı ve yorgunluk öncekinden çok daha fazla artış gösterdi. Uzun süre boyunca bir şeyle temas etmediğim için derimle ilgili bir sorun da var. Son derce hassas, hatta oturduğumda, yattığımda veya yürüdüğümde neredeyse yanma gibi bir his oluşuyor. Sadece sağ omzum çok kötü değil. Ama geri kalan her yer çok ağrıyor. Ayak bileklerim, dizlerim, kalça kemiğim, sırtım, boynum, sağ omzum acıyor. Evet acı verdiğini söyleyebilirim, sırtım ve boynum ağrıyor. Tahmin edersiniz, uzaya fırlatıldığınızda bu olabilir. Orada bir yıl kadar bir süre kaldığım için kemiklerim belki de toza dönüştü.   Astronotların da konuşmalarında açıkça ifade ettikleri gibi yerçekiminin olmadığı bir ortamda uzun süre kalmak türlü zorlukları da beraberinde getirir. Uzaydaki ağırlıksız ortamın insan vücudu üzerinde çok ciddi olumsuz etkilere yol açtığını önceki bölümlerde de çeşitli örneklerle ifade ettik.  Allah yerçekiminin oranını ve insan vücudunun yapısını birbirine uyumlu olacak şekilde yaratmıştır.   ŞAŞIRTICI ASTRONOMİ: ELMAS GEZEGEN Çok değerli ve yok edilemez özellikte bir taş.... Hiçbir alet kesemiyor, en sıcak ateş bile üzerinde en ufak bir iz dahi bırakamıyor. Elmastan bahsediyoruz...   Nadir bulunan bu kıymetli taş binlerce yıldır göz alıcı  güzelliği ve dikkat çekici özellikleri ile insanlar için vazgeçilmez olmuştur. İşlenmemiş ham elmas tüm minerallerin sertlik şampiyonudur., Her türlü malzemeyi kesme, delme ve düzlemede, aşındırıcı olarak kullanılır. Bu nedenle endüstride ve teknolojik cihazların yapımında da yüksek oranda tercih edilir. Saf karbon olan elmas, belirli bir sıcaklıkta ve basınçta oluşur. Oluşumun gerçekleştiği yerler ise dünyanın çekirdeğine yakın olan derinliklerdir.   Peki çok büyük oranda elmastan oluşan bir gezegen olduğunu söylesek…  Evet … Günümüzdeki gelişmiş teknoloji sayesinde bilim adamları, her geçen gün yeni uzay cisimleri ile karşılaşabiliyorlar. Bu yeni keşiflerden bir tanesi ise çok şaşırtıcı ama  elmastan oluşan Cancri E adı verilen  bir dış  gezegendir. Bu gezegen hakkında neler biliyoruz? İzleyelim...   Elmas Gezegen Cancri E Hakkında Bilinenler; Yarıçapı Dünya'nın 2 katı olan bu gezegenin en önemli özelliği tamamının elmastan oluşmasıdır. Yapılan incelemelerle birlikte, elmas gezegenin Dünyaya olan uzaklığının yaklaşık olarak 4 bin ışık yılı olduğu belirlenmiştir. Saniyede 640 defa kendi etrafında dönerek müthiş derecede hızlı hareket eden bir nötron yıldızı yani pulsarı düşünün… İşte bu gezegen o pulsarın yörüngesindedir. Yüzey sıcaklığının yaklaşık olarak 1600°C olduğu tahmin edilmektedir ve çok hızlı döndüğü için bu gezegende 1 yılın sadece 18 saat sürdüğü düşünmektedir. Cancri E, bugüne dek bulunan tüm gezegenlerden daha yoğun bir malzemeden oluşmuştur. Güneş sisteminin en büyük gezegeni Jüpiter'den daha küçük olmasına rağmen, Jüpiter’in kütlesinden 20 kat daha yoğun olduğu belirlenmiştir.   Gezegenin karbondan oluşan çekirdeğinin yüksek basınç altında kalarak elmasa dönüştüğü tahmin ediliyor. Dünya çapında büyük yankı uyandıran elmas gezegenin yakından neye benzediği ise şimdilik evrendeki sırlardan biri... Onu uzayda parlayan bir kütle olarak hayal etmek kulağa çok hoş gelse de, bilim adamları gerçeğin böyle olmadığı görüşündeler. Şu an bu dış gezegen hakkında bilinenler sınırlı ama şu bir gerçek ki Allah evrende tahmin bile edemeyeceğimiz ihtişam ve güzellikte yapılar yaratmıştır. Cancri E adlı gezegende olduğu gibi başka gezegenlerde de elmasa rastlanabilir.  Peki dünyada rastladığımız değerli taşlardan da başka gezegenlerde bulabilir miyiz? Sorunun cevabını birlikte izliyoruz. Dünyada son derece kıymetli olan elmaslar, muhtemelen diğer gezegenlerde çok sıradan taşlar olabilir.  Çünkü elmaslar saf karbondan oluşur ve karbon tüm evrende en çok bulunan elementlerdendir. Diğer değerli taşlar ise çok çeşitli elementlerin bir araya gelmesiyle oluşurlar ve kompleks yapılara sahiptirler. Ki bu elementlerin bazıları karbondan çok daha nadir bulunur. Bu yüzden dünyadakine benzeyen değerli taşlar ve mineraller yalnızca dünya benzeri gezegenlerde olabilir. Çünkü birçok değerli taş yalnızca suyun var olması şartıyla oluşabilir.  Bu taşların oluşabilmesi için nemli, dünyadaki gibi bir çevrenin var olması şarttır. Allah insanlara dünyada bir güzellik olarak çeşitli görünümlerde değerli taşlar yaratmıştır. Bunlar takı olarak, süs olarak kullanıldığı gibi endüstride ve teknolojide de sıklıkla kullanılmaktadır. Allah’ın yaratma sanatının örnekleri görmesini ve düşünmesini bilenler için her yerdedir. Uzay hakkında bilinmeyenleri sadece keşfetmek bile hayranlık oluştururken, bütün bunların Yaratıcısı olan Yüce Allah’ın yaratma sanatını takdir etmemek çok büyük bir gaflet olur. Kuran’da bildirildiğine göre Allah’ın yaratması; sadece ‘Ol demesi iledir: Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen olur. (Yasin Suresi, 82) Allah elmas gezegenleri de, akıl almaz yoğunlukta olan pulsarları da, altın oranlı spiral galaksileri ve yaşama uygun güzel Dünyamızı da yaratmaya kadir olan, Büyük olan üstün Yaratıcımızdır. Yörünge’nin bu bölümünün de sonuna geldik. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere hoşçakalın... http://www.a9.com.tr/izle/234170/HD-Belgeseller/Yorunge--4--Evrendeki-Geometrik-Duzen-- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo