Hoşgeldiniz!

Gıdıklanma Videoları İzle

gıdıklanan kedi yavrusu 00:16
gıdıklanan kedi yavrusu 7.018 izlenme - 7 yıl önce böyle sevimli başka bir şey varmı...!
Neden Gıdıklanıyoruz? 02:45
Neden Gıdıklanıyoruz? 744 izlenme - 2 yıl önce Gıdıklanma sinir bozucu olduğu kadar dozunda yapıldığında eğlencelidir de. Özellikle küçük çocuklar sever. Bazı insanlara uzaktan ellerinizi gösterseniz gıdıklanırlar, kimileri de gıdıklamaya çok daha az tepki verir. Anladık da, peki neden gıdıklanıyor? Bilim adamlarının yine yetersiz kaldığı bir konu bu. Teoriler var ama kesinlik yok. Bilinen şu ki, derimizin yüzeyinde küçük sinir lifçikleri harekete geçirildiğinde beyne sinyal gönderiliyor ve gıdıklanma dediğimiz olay başlıyor. Ama bu sinyallerin beynin hangi bölgesine gönderildiği, neden gülme emrinin verildiği henüz bilinmiyor. Bu küçük sinir lifçiklerini el dışında, tüy gibi nesnelerle harekete geçirmek de mümkün. Beynin verdiği tepki, tıpkı kaşınma gibi istemdışı gerçekleşiyor. Biri bizi gıdıkladığında kendimizi tutamıyoruz. Çok yapıldığında bazen etkisi azalıyor, bazen de aksine artarak dayanılmaz hale geliyor. Bilim insanları gıdıklama esnasında kan basıncının arttığını, bununla bağlantılı olarak da kalp ve nabız atışının hızlandığını tespit etmiş. Bunların sonucunda da beyinde aktivite artışı gözlemlenmiş. İnsanların en çok gıdıklandıkları yerler, ayak tabanı, avuç içi, koltuk altı ve karnın iki yanıdır. Bunun sebebi de burada bulunan sinir lifçiklerinin daha hassas olmasıdır. Gıdıklamanın en akla yatkın açıklamalarından biri, beynin dış tehlikelere, daha doğrusu uyaranlara verdiği tepkinin sonucunda ortaya çıktığı. Eğer bu kadar hassas sinir uçlarımız olmasa, örneğin tenimizde yürüyen bir böceği hissedemeyiz. Böcek zehirliyse de zamanında tepki veremeyiz. Bunun bir tür panik etkisi olduğu kabul ediliyor. Bu aslında kendimizi niye gıdıklayamadığımızı da açıklıyor. Çünkü insan haliyle kendisi için bir dış etken ve tehlike değil. Gıdıklanmaya karşılık olarak gülme tepkisini vermek ise iki şekilde açıklanıyor. İlkine göre, sosyal etkileşim olarak başladığı için olumlu bir tepki veriyoruz. Buna örnek olarak, annelerin çocuklarını eğlendirmek için gıdıklaması veriliyor. İkinci açıklamaya göre ise, dış etkene boyun eğdiğimiz için gülüyoruz. Açıkçası, ikisi de bana çok mantıklı gelmedi. İnsanlar dışında gorillerin, hatta farelerin de gıdıklandığını ve gülme olmasa da gülmeye benzer tepkiler verdiği tespit edilmiş. Bu da bilimin çözemediği ayrı bir muamma. Tüm soru & cevap videolarımızı bu oynatma listesinde bulabilirsiniz: https://www.youtube.com/playlist?list... Ohadiyorum kanalında ilginç, eğlenceli, bazen de garip deneyler yapıyoruz ve bunları video haline getirip yayınlıyoruz. Deneyler dışında, oha diyeceğiniz enteresan, komik, tuhaf bilgiler veren videolar da hazırlıyoruz. Faydalı ipuçları ve hayatınızı kolaylaştıran pratik bilgiler için diğer kanalımız YAPYAP'ı ziyaret edin: http://www.youtube.com/yapyap
Neden Gıdıklanıyoruz? 02:45
Neden Gıdıklanıyoruz? 168 izlenme - 2 yıl önce Gıdıklanma sinir bozucu olduğu kadar dozunda yapıldığında eğlencelidir de. Özellikle küçük çocuklar sever. Bazı insanlara uzaktan ellerinizi gösterseniz gıdıklanırlar, kimileri de gıdıklamaya çok daha az tepki verir. Anladık da, peki neden gıdıklanıyor? Bilim adamlarının yine yetersiz kaldığı bir konu bu. Teoriler var ama kesinlik yok. Bilinen şu ki, derimizin yüzeyinde küçük sinir lifçikleri harekete geçirildiğinde beyne sinyal gönderiliyor ve gıdıklanma dediğimiz olay başlıyor. Ama bu sinyallerin beynin hangi bölgesine gönderildiği, neden gülme emrinin verildiği henüz bilinmiyor. Bu küçük sinir lifçiklerini el dışında, tüy gibi nesnelerle harekete geçirmek de mümkün. Beynin verdiği tepki, tıpkı kaşınma gibi istemdışı gerçekleşiyor. Biri bizi gıdıkladığında kendimizi tutamıyoruz. Çok yapıldığında bazen etkisi azalıyor, bazen de aksine artarak dayanılmaz hale geliyor. Bilim insanları gıdıklama esnasında kan basıncının arttığını, bununla bağlantılı olarak da kalp ve nabız atışının hızlandığını tespit etmiş. Bunların sonucunda da beyinde aktivite artışı gözlemlenmiş. İnsanların en çok gıdıklandıkları yerler, ayak tabanı, avuç içi, koltuk altı ve karnın iki yanıdır. Bunun sebebi de burada bulunan sinir lifçiklerinin daha hassas olmasıdır. Gıdıklamanın en akla yatkın açıklamalarından biri, beynin dış tehlikelere, daha doğrusu uyaranlara verdiği tepkinin sonucunda ortaya çıktığı. Eğer bu kadar hassas sinir uçlarımız olmasa, örneğin tenimizde yürüyen bir böceği hissedemeyiz. Böcek zehirliyse de zamanında tepki veremeyiz. Bunun bir tür panik etkisi olduğu kabul ediliyor. Bu aslında kendimizi niye gıdıklayamadığımızı da açıklıyor. Çünkü insan haliyle kendisi için bir dış etken ve tehlike değil. Gıdıklanmaya karşılık olarak gülme tepkisini vermek ise iki şekilde açıklanıyor. İlkine göre, sosyal etkileşim olarak başladığı için olumlu bir tepki veriyoruz. Buna örnek olarak, annelerin çocuklarını eğlendirmek için gıdıklaması veriliyor. İkinci açıklamaya göre ise, dış etkene boyun eğdiğimiz için gülüyoruz. Açıkçası, ikisi de bana çok mantıklı gelmedi. İnsanlar dışında gorillerin, hatta farelerin de gıdıklandığını ve gülme olmasa da gülmeye benzer tepkiler verdiği tespit edilmiş. Bu da bilimin çözemediği ayrı bir muamma. Tüm soru & cevap videolarımızı bu oynatma listesinde bulabilirsiniz: https://www.youtube.com/playlist?list... Ohadiyorum kanalında ilginç, eğlenceli, bazen de garip deneyler yapıyoruz ve bunları video haline getirip yayınlıyoruz. Deneyler dışında, oha diyeceğiniz enteresan, komik, tuhaf bilgiler veren videolar da hazırlıyoruz. Faydalı ipuçları ve hayatınızı kolaylaştıran pratik bilgiler için diğer kanalımız YAPYAP'ı ziyaret edin: http://www.youtube.com/yapyap