Hoşgeldiniz!

gizli ilimler

Duygularınızdan Allah'tan Başkasını Silin... 03:42
Duygularınızdan Allah'tan Başkasını Silin... 22.871 izlenme - 9 ay önce DUYGULARINIZDAN ALLAH’TAN BAŞKASINI SİLİN… Hak Dostlarım, Söyleyeceklerimizi iyi dinleyip, mana yönünden anlamaya çalışınız… Zira sözlerimiz, ledün ilmi deryalarında gizlenmiş kaderin, Hakk’ın ilahi gücünü ve halkın sorumluluğunu açığa çıkaran, birer inci taneleridir… Başınıza gelen olumlu ve olumsuz her şey Allah’tandır, ama yaptığınız iyilik ve suçların karşılığıdır… Gökte ve yerde, iki cihanda, görünen ve görülmeyen, kâinatın her bölümünde, Tüm işleri idare eden O’dur… Bütün tabiat olayları, deprem, yangın, sel, savaş, trafik kazaları, her türlü hastalık, yaşam içindeki akla gelen ve gelmeyen, her hayır ve şer, Allah’tan gelir, ancak kulun yaptığına göredir… İyilik ve kötülük… Sevinç ve huzursuzluk, O’nun izni ile ve emriyle meydana gelir… Ama kulun yaşamına göredir… Hiçbir yaratık, diğerine, Allah’ın müsaadesi ve emri olmadan kendi arzusuyla, ne fayda sağlayabilir ne de zarar verebilir… Size veriyorlarsa, sizi seviyorlarsa, O’nun emriyle olur… Sizden alıyorlarsa, sizden nefret edip uzaklaşıyorlarsa O’nun kuvvetiyle olur… Bunlar sizin yaptıklarınıza göredir… Tüm bunlar zahirde kulların ve yaratıkların elinden oluyormuş gibi görünse de, hakikatte yaptıran Hak Teâlâ’dır. Ancak sizin yaptıklarınıza göre yaptırır… Bütün yaratıklar güçlerini O’ndan alır, O’nun emriyle hareket ederler… Mülkünü ilahi bir düzenle idare eder… Kim ki bu ilahi düzene karşı gelip, değiştirmeye kalkarsa, ilahi adaletiyle karşılık verir… Daha doğrusu insanların ve tüm yaratıkların, iyi ve kötü başlarına gelen her şey, kendi elleriyle yaptıklarının bedelidir… Çünkü Allah asla zulmetmez, zalimlik sıfatı yoktur. Ve bir anadan binlerce kat daha şefkatlidir… Zerre kadar iyilik yaparsanız karşılığını bulursunuz… Zerre kadar kötülük yaparsanız yine karşılığını alırsınız… Öyleyse; Yaşamınıza dikkat edin… O’nu darıltmayın, gücendirmeyin… Duygu ve fiillerinizle, Allah’ın emrine uyunuz… O’na karşı gelmeyiniz… Sözlerinizle, O’nu kimseye şikâyet etmeyiniz, O’nunla çekişmeyiniz… Böyle yaşarsanız, sizi hiç kimseye muhtaç etmez ve iki cihanda her şeyden korur…
Şehitler... 06:05
Şehitler... 15.432 izlenme - 9 ay önce ŞEHİTLER...
Dünya Cennetini Yaşamadan, Son Nefesinizi Vermeyin... 04:47
Dünya Cennetini Yaşamadan, Son Nefesinizi Vermeyin... 15.159 izlenme - 9 ay önce DÜNYA CENNETİNİ YAŞAMADAN, SON NEFESİNİZİ VERMEYİN… Hak Dostlarım, Hayrın ve şerrin, hoşunuza giden ve gitmeyen her şeyin, Hakk’tan geldiğine inanın. Allah’ınızı güzel ve sevgili bilin ve sevdiğinizin gönderdiği, acı ve tatlı her şeyi bir tutun. Ve her şeyinden razı olun. Hakk’tan razı olmak, bütün itaatlerden üstündür. Ve O’na verilen korku, ümit gibi duygulardan çok yüksektir. Allah’tan razı olan, niçin ve neden oldu gibi sözleri bilmez. Diline almadığı gibi, düşüncelerinden bile geçirmez. Allah’tan hep razı olun. Acı ve neşeyi, olan ve olmayanı bir tutun. Ve acılardan etkilenmeyip, tatlıya çevirmeye bakın. Başınıza gelen ve sizden giden hiçbir şeye üzülmeyin. Hakk’ı seven, O’nun her şeyine razı olur. Acı ve tatlıyı bir görür. Karşılaştığınız acı olayları halka anlatarak, Rabbinizi onlara şikâyet etmeyin. Hakk’ı darıltıp, halkı sevindirmeyin. Niçin oldu diyerek, Hakk’ın yaptıklarına itiraz etmeyin. Olmamalıydı diyerek O’nunla çekişmeyin. O’nu kötülemeyin. Acıyı, tatlıya çevirmeye çalışın. Sonra elinize bir şey geçmediği gibi olanı da kaybedersiniz. Allah’ı sever, O’nun gönderdiği her şeye razı olursanız, O’nun için çekeceğiniz ufak bir sıkıntıda bile, dünyada ve ahirette size sonsuza dek karşılığını verir... Acı ve tatlıyı bir tutun, acıyı tatlıya çevirerek yaşamaya bakın ki, Dünya cennetini bulasınız. Hak Dostlarım, Cennetin tanımı, huzur ve mutluluktur ve orada acı yoktur. Acı hissedilmeyen her yer ve zaman, cennet gibidir. Bu Dünyada Hakk’ın her şeyinden razı olup, acı ve tatlıyı bir tutarsanız, acılar zevke dönüşür, hissetmez olursunuz. Ve Dünya yaşamını Cennet yaşamına çevirerek, Dünya Cennetini elde edersiniz. Bu Dünya Cenneti öyle bir Cennet ki, ahiret Cennetinden bin kat daha değerli, bin kat daha güzellik ve nimetlerle doludur. Bu Dünyadan, Dünya Cennet yaşamını elde etmeden, ahirete göç eden bir kul, ilahi zevklerle dolu, büyük bir zaman ve mekân âleminden, büyük kayıplarla gitmiş olur. Zira Dünya Cenneti, Dünyada Allah için ve Allah’la beraber yaşanan bir Cennettir. O, öyle bir Cennettir ki, hurisi, sarayı ve zevkleri, ilahi aşkla yanma, ilahi aşkı yaşama, Mevla ile sevgili olma ve O’nunla sevişme Cennetidir. Hakk’la yaşanan bütün bu haller ve zevkler, ahiret Cennetinde yoktur. Zira zevkleri, yaratılan aciz varlıkların verdiği duygulardır ve sınırı vardır. Hak Dostlarım, Yemin olsun ki, bu Dünya Cenneti vardır. Ve yemin olsun ki yine, bu Dünya Cennetini yaşamış olanlar ve yaşayanlar vardır. Dünya Cennetinde Rabbinizle ilahi aşkı yaşamadan, O’na sevgili olmadan, O’nunla sevişmeden, sakın son nefesinizi vermeyin. Zira sadece dünyada yaşanan bu Dünya Cenneti, insanın kaderinde, bir daha ele geçiremeyecek ve bir daha yaşayamayacak, ilahi kutsal bir zaman dilimidir.
Mü'minin Kalbi, Halık'ın Hanesi... 03:29
Mü'minin Kalbi, Halık'ın Hanesi... 10.099 izlenme - 9 ay önce MÜ’MİNİN KALBİ, HALIK’IN HANESİ… Hak Dostlarım, Güzel Rabbimiz Kudsi hadislerinde de şöyle buyurmuştur: “Göklere ve yere sığmam, mü’min kulumun kalbine sığarım.” “Ey insanoğlu, kâinatları yaratan elbette benim. İnsanın sırrından başka mekânım yoktur.” “Ben sizin sûretlerinize ve güzelliklerinize bakmam, kalplerinize ve niyetlerinize bakarım” “Ey insanoğlu, huzurumu isteyen, ceberût, melekût ve mülk alemine iltifat etmez. Onlardan birine razı olan maksadına erişmez. Çünkü mi’rac, masivadan yükselmek ve Bana kavuşmakla ünsiyettir. İkab, sevâb, cehennem ve cennet için yaratmadığım kullarım vardır. Onları, muhabbetim için yarattım. Onlar bekâ ehlidir ve kavuşma nuruyla yanmışlardır. Ey kulum, Ben senin içinim, sen kimin içinsin? Ben seninleyim, sen kiminlesin? Ey kulum, nefsini bana verirsen, rızam senin içindir. Kalbini bana verirsen, cemalim ve kavuşmam senin içindir.” “Ey insanoğlu, konuştuğun söz, baktığın manzara, işittiğin ses, kokladığın koku, tuttuğun şey, yürüdüğün adım, düşündüğün düşünce, elemlendiğin hüzün, lezzetlendiğin sürûr hepsi hepsi benimledir. Senin yanında hazırım. Sana muttaliyim. Kalbine bakıcıyım. Sana senden yakınım. Zahir ve batın her zerrede sana rakîbim. Seni kuşatmışım. Senin koruyucunum. Bütün işlerinde mutasarrıfım. Bana şükret ve ibadet et. Bana gel. Bana tevekkül et. İşlerini Bana ısmarla. Benden razı ol, senden razı olayım. Beni kendinle bul. Nerede olursan seninle olurum. Kendim için olduğum kadar, senin için de olurum.”
Cennete Girmek İçin Tasavvuf Eğitimi Almak Şart Mı... 03:15
Cennete Girmek İçin Tasavvuf Eğitimi Almak Şart Mı... 10.289 izlenme - 9 ay önce CENNETE GİRMEK İÇİN TASAVVUF EĞİTİMİ ALMAK ŞART MI… Hak Dostlarım, Zaman zaman Cennete girmek için tasavvuf eğitimine mutlaka girmek şart mı? Sorusunu soruyorsunuz... Buna şöyle cevap verebiliriz… Şeriat hükmüne göre ömründe bir defa Lailaheillâllah diyenler cennete girer. Ancak, şeriat düzeyinde dinini yaşayan bir kişi, ahirette şer’i hükümlere göre karşılık görür. Ölüm acısını hisseder. Kıyamete kadar kabirde bulunur. Ahirette her nefesinden dokuz defa sorgu sual sorulur ve cevap alınır. Ahiret âleminde binlerce durak vardır ve her durakta bin yıl hesap vererek beklenmektedir. Sevap ve günahların tartılması, sırat köprüsünden geçmek gibi zor şartlarla karşılaşılır. Ve neticede Cennete girilir. Bu nedenle korkmayın, cennete girersiniz. Hiçbir tasavvuf eğitimine girmenize ve hiçbir yere bağlanmanıza gerek yoktur… Ancak, Allah aşkı ve özlemiyle yanmak, Hakk sevgisi ve sevdasıyla gözyaşı akıtmak, Allah’a sevgili olmak ve O’nunla sevişmek gibi çok kutsal ve çok değerli şeyler vardır. Bunlar, sadece bu dünyada yaşanan ve zevkleri cennette dahi bulunmayan, Rabbi ve kulu arasında, karşılıklı yaşanan, muhteşem anlar, anlatılması izah edilemeyen, muhteşem bir duygu alış verişleridir ve Allah dostluğunu getirir. Bunlar tasavvuf eğitimiyle elde edilmektedir. Bu eğitimin neticesinde ilahi aşkı yakalayan, Hak dostu olan kişilerin ahiret âlemi ortadan kalkmaktadır. Ölüm acısını hissetmezler, sorgu suale tabi tutulmazlar. Yaptıkları mizan terazisinde tartılmaz. Sırat köprüsünün sıkıntısını görmeden doğrudan Cennete ve Allah’ına kavuşurlar. Bunlara doğrudan cennete girenler denir. Zira nasıl yaşarsanız o halde ölürsünüz. Nasıl ölürseniz, ahirette o şekilde karşılık görürsünüz. Kişi sevdiğiyle beraberdir. Kul Allah’ını sevgili bilir, O’nu öyle düşünürse, Allah kulun karşısına sevgili olarak çıkar ve ona sevgili olarak muamele eder. Ki sevgili Dünya ve ahirette sevdiğini asla korkutmaz ve yalnız bırakmaz.
Kalbe Nisbet, Arş-I Âlâ… 03:23
Kalbe Nisbet, Arş-I Âlâ… 10.153 izlenme - 9 ay önce KALBE NİSBET, ARŞ-I ÂLÂ… Hak Dostlarım, Güzel Peygamberimiz (S.A.V.) şunları buyurmuştur: “Gerçekten insan bedeninde bir parça et vardır ki, o ıslâh olsa, bütün beden ıslâh olur. O bozulsa bütün beden bozulur. Uyanık olunuz ki, o insan kalbidir.” “Mü’minin kalbi, Allah’ın evidir.” “Mü’minin kalbi, yer ve gökten geniştir.” “Mü’minin kalbi, Allah’ın Arş’ıdır. ” “Mü’min mü’minin aynasıdır.” “Elbette Allah Teâlâ mü’min kulu kalbinde vaaz ve nasihat eyler.” “Elbette Allah Teâlâ mü’minlerin kalblerine hayrı ilham eder.” “Hakk Teâlâ her işte rıfk ve yumuşaklığı sever. Hazîn ve merhametli olan kalbe sevgiyle bakar.” “Kulların kalbleri, yer yüzünde Hakk Teâlâ için kablardır. O’nun katında onların en sevimlisi, en rikkatli ve en şefkatli olanıdır.” “Gerçekte Allah Teâlâ sizin sûretinize ve güzelliğinize bakmaz, lâkin kalblerinize ve niyetlerinize bakar.” “Bir mü’min yoktur ki onun dört gözü vardır: iki gözü başındadır, görünen işleri görür. İki gözü kalbindedir ki, onlar ile gayb işlerini müşahede eder. Şu halde Hakk Teâlâ bir kuluna hayır murad ederse, onun kalbinde olan basiret gözünü açar.” “Kulların kalbleri, Rahmani parmaklardan iki parmak arasındadır ki, onları her nice murâd ederse öylece döndürür.” “Selîm kalb, onu döndüreni görür.” Hak Dostlarım, İşte görüldüğü gibi insan yaşamında ufak et parçası dediğimiz kalbin eğitimi ve temizlenmesi her şeyden daha değerli ve daha önemlidir. Çünkü kalp, insan bedeninin her tarafına hükmeden bedenin bütün organlarına istediğini yaptıran güçlü bir trafo gibidir. Ve insanın her iki cihanda karşılaşabileceği olumlu ve olumsuz her şeyin kaynağı ve çıkış merkezidir…
Ledün İlmi Sahibi Ahmed Yasin Bursevi 05:43
Ledün İlmi Sahibi Ahmed Yasin Bursevi 3.692 izlenme - 1 yıl önce anlattığı gizli ilimlerin Hz. Musa (a.s) dahi bilmediğini iddia eden hoca, çaktırmadan bu işin kaç deveye mal olacağını da söylüyor. Youtubeden karşılaştığım bu hoca olduğunu iddia edilen kişiye karşı çok güzel açıklamalarımda içimde mevcut, lakin yasalar gereği dışıma vurmuyor.
Söz Konusu Bilimse Gerisi Teferruattır Demenize Neden Olacak 24 Şaşırtıcı Görsel 04:34
Söz Konusu Bilimse Gerisi Teferruattır Demenize Neden Olacak 24 Şaşırtıcı Görsel 1 izlenme - 6 ay önce Doğa, insan, evren, fizik, kimya, matematik... Hepsi de bizi her zaman şaşırtmaya devam ediyor ve öğreneceklerimizin sınırı olmadığını bir kez daha hatırlatıyorlar.