Hoşgeldiniz!

hendek savaşı

Hz Ali - Hendek Savaşı 08:26
Hz Ali - Hendek Savaşı 53.656 izlenme - 4 yıl önce Hz Ali - Hendek Savaşı
nihat hatipoglu  ahiret mahşer alemini anlatıyor. 07:26
nihat hatipoglu ahiret mahşer alemini anlatıyor. 55.818 izlenme - 7 yıl önce nihat hatipoglu ahiret mahşer alemini anlatıyor. ibret!!!verici tüyleriniz diken olacak hocamızı dinlerken.
Dursun Ali Erzincanlı - Hendek Savaşı 08:57
Dursun Ali Erzincanlı - Hendek Savaşı 2.141 izlenme - 12 ay önce Dursun Ali Erzincanlı - HENDEK SAVAŞI Dursun Ali Erzincanlı Hatırlayın Hendek İlahi Sözleri ________________________________________________________ Karanlık ve fırtınalı bir gece mevsim kış gece soğuk Gökyüzünden yağmur gibi ok yağmakta Medine-yi münevvere ayakta o günü hatırlayın adı hendek diğer adı aksa Hendeğin öbür tarafında hayberlilerin kışkırtmasıyla onbinlere varan düşman Bu tarafında üçbin müslüman baş komutan Rasul-i zişan Müşriklerin başbuğu Ebu Süfyan ve iki kol Gatafanlılardan Fezare ve Mürre Onlara da kendilerinden birer komutan O günü hatırlayın Muhacirlerin sancaktarı Zeyd bin Harise Ensarın sancaktarı Sad bin Übade Ve baş komutan Resul-ü Zişan İşte Hendek’in tarafları bunlar Bu savaşın bir tarafı daha var Gökyüzü Ordusu Sancakları Saba rüzgârıyla dalgalanır Onlar yeryüzünde yalnız Resulullah’ı tanır Şimdi gözleri büyük melekte ve onlar iniş anını beklemekte
nedim varolhz. ali  hendek savaşı 04:17
nedim varolhz. ali hendek savaşı 6.684 izlenme - 6 yıl önce nedim varolhz. ali hendek savaşı
Dursun Ali Erzincanlı - Hendek Savaşı 08:57
Dursun Ali Erzincanlı - Hendek Savaşı 741 izlenme - 2 yıl önce Karanlık ve fırtınalı bir gece mevsim kış gece soğuk Gökyüzünden yağmur gibi ok yağmakta Medine-yi münevvere ayakta o günü hatırlayın adı hendek diğer adı aksa Hendeğin öbür tarafında hayberlilerin kışkırtmasıyla onbinlere varan düşman Bu tarafında üçbin müslüman baş komutan Rasul-i zişan Müşriklerin başbuğu Ebu Süfyan ve iki kol Gatafanlılardan Fezare ve Mürre Onlara da kendilerinden birer komutan O günü hatırlayın Muhacirlerin sancaktarı Zeyd bin Harise Ensarın sancaktarı Sad bin Übade Ve baş komutan Resul-ü Zişan İşte Hendek’in tarafları bunlar Bu savaşın bir tarafı daha var Gökyüzü Ordusu Sancakları Saba rüzgârıyla dalgalanır Onlar yeryüzünde yalnız Resulullah’ı tanır Şimdi gözleri büyük melekte ve onlar iniş anını beklemekte Evet, o günü hatırlayın, karanlık ve fırtınalı bir gece Mevsim kış gece soğuk Gökyüzünden yağmur gibi ok yağmakta Medine-i Münevvere ayakta İnen oklardan birinin hedefi Sad bin Muaz ve kesilen ana bilek damarı Müşriklerden Amr bin Abdivet adamlarıyla hendeği geçer Ve üç kez meydan okur sahabeye: “Aranızda benim elimle cennete gitmek isteyen biri varsa çıksın” Üçünde de Hz. Ali kalkar yerinden Üçünde de Efendimiz tutar ellerinden Sonunda kendi eliyle giyindirir zırhını Kendi eliyle beline taktığı meşhur Zülfikar Ve çıkarır mübarek sarığını Hz. Ali’nin başına bağlar Allah’ın Arslanı yürürken düşmana Nazlı Nebi’den içli bir dua yükselir semalara “Ya Rab. Amcamın oğlu Ubeyde Bedir’de şehid oldu, Amcam Hazmaysa Uhud’da. Geriye bir Amcaoğlu Ali kaldı. O’na yardım eyle. O’nu muhafaza buyur. Beni de yalnız bırakma. ” Peygamberin duası biter bitmez bir toz bulutu Allah’ın Arslanı görünmez oldu Ve Amr ikisi de görünmüyorlar, kılıç sesleri, naralar… Çok sürmez birden kesilir sesler Yavaş yavaş dağılan toz bulutu, yavaş yavaş beliren suret Önce Zülfikar çıkar toz bulutundan sonra yeleleri toza bulanmış Arslan Ve kükrer er oğlu er, kükrer Allahu Ekber.. Müşrikler anlar ki bu hendek kesinlikle geçilemeyecek O zaman toplanır bütün kuvvetler on binlere varan sayılarıyla Ellerinde ok ve yaylarıyla hep birden saldırıya başlar Ne şiddetli bir gündü o, tam dört vakit secdeye uzanamadı başlar Ne karanlık bir geceydi, kendi elini uzatsan göremiyordun Karanlık böyle bir derecedeydi İşte bu karanlıktan istifade eden azılı müşriklerden Nefel bin Abdullah hendeği atlar, ama onu da Hz. Zübeyr haklar Ve ayaklar.Titreyen ayaklar. Peygamberin ordusunda ayakları titreyenler var Ayakları titreyen münafıklar Çünkü Ben-i Kureyza ahdinden dönmüş Bugün savaşı bırakıp evlerine dönecekleri günmüş Hadi Allah’ın Nebisi münafıkları anlar ya şu bazı Müslümanlar Bahaneleri çoluk çocuk endişesiydi Bir bir mazeret beyan edip döndüler gerisin geri Oysa ölümüne biad etmemişler miydi? Üç bin kişilik Peygamber ordusundan geriye kalan üç yüz arslan Ama onlar da korkunun pençesindeydi Önlerinde Ebu Süfyan ve müşrik ordusu arkalarında Ben-i Kureyza korkusu Yağmur gibi yağan ok ve açlık ve soğuk Açlık solgun bir renkle yüzleri gölgeliyor Bakın bir sahabe Fahr-i Kainatın yanına geliyor Güç yok, takat yok “Varlığım sana feda olsun Efendim. diyor ve başını öne eğiyor. “Dayanacak halim kalmadı, açım ya Resulallah. Açlığımı bastırmak için midemin üstüne taş bağladım” Ve kuşağını açıyor. Bir taş düşüyor toprağa. Efendimiz önce taşa sonra hüzünle sahabeye bakıyor Ve elini uzatıyor kendi kuşağını açıyor Toprağa iki taş düşüyor Sahabe gözleri yaşlı, Efendimize bakıyor Hiçbir şey söylemeden karanlığa akıyor Kolay değil, bir ay boyunca içtikleri su yedikleri hurma Gündüzü açlıkla bitirdiler hendekte Hendekte soğukla geçirdiler geceyi Bir ay boyunca savaştılar Ne bu düşmanın gideceği var ne de bu savaşın biteceği Allah Resulü mübarek ellerini semaya uzattı Ve dua. Hayır. Dua değil beddua… “Ey Kur’an’ı indiren. Hesabı en çabuk gören. Kavim ve kabileleri bozguna uğratan Allah. Şu kabileleri de hezimete uğrat. Sars onları Allahım.” Dua biter bitmez yavaş yavaş çoğalan bir ses Gökyüzünün karanlığından yeryüzüne doğru akan bir serinlik Önce Sel dağının eteklerinden gücünü hissettirmeden Âlemlere rahmet Peygamberin mübarek ellerinden öperek geçti Sonra hendeğin üzerinde kuşandı azameti, kasırga adını aldı Ve kendine mahsus hışmıyla müşrik ordusunun içine daldı İki bin melekle inmişti yere. İki bin melek kalplere korku salmakla görevliydi Düşmanın altını üstüne getirmekse kasırganın görevi O kasırganın adı Gündoğusu’ydu ve zaten o tek başına, Allah’ın bir ordusuydu Bir süre sonra durdu kasırga. Göklere çekildi melekler Allah’ın Resulü o gecenin sabahı ashabıyla birlikte Medine’ye döndü Şimdi hamd ve şükredilecek andı Çünkü Hendek, Allah’ın yardımıyla zaferle noktalandı Hatırlayın Ahzab suresindeki ayeti “Ey Mü’minler. Üzerinize ordular gelmişti de biz onlara Kasırga ve sizin görmediğiniz askerler göndermiştik.” İşte o günü hatırlayın.
Dursun Ali Erzincanlı - Hendek 08:56
Dursun Ali Erzincanlı - Hendek 24 izlenme - 11 ay önce Dursun Ali Erzincanlı - Hendek Karanlık ve fırtınalı bir gece mevsim kış gece soğuk Gökyüzünden yağmur gibi ok yağmakta Medine-yi münevvere ayakta o günü hatırlayın adı hendek diğer adı aksa Hendeğin öbür tarafında hayberlilerin kışkırtmasıyla onbinlere varan düşman Bu tarafında üçbin müslüman baş komutan Rasul-i zişan Müşriklerin başbuğu Ebu Süfyan ve iki kol Gatafanlılardan Fezare ve Mürre Onlara da kendilerinden birer komutan O günü hatırlayın Muhacirlerin sancaktarı Zeyd bin Harise Ensarın sancaktarı Sad bin Übade Ve baş komutan Resul-ü Zişan İşte Hendek’in tarafları bunlar Bu savaşın bir tarafı daha var Gökyüzü Ordusu Sancakları Saba rüzgârıyla dalgalanır Onlar yeryüzünde yalnız Resulullah’ı tanır Şimdi gözleri büyük melekte ve onlar iniş anını beklemekte Evet, o günü hatırlayın, karanlık ve fırtınalı bir gece Mevsim kış gece soğuk Gökyüzünden yağmur gibi ok ya
Cizre'de Hendek savaşı sürüyor 07:52
Cizre'de Hendek savaşı sürüyor 45 izlenme - 1 yıl önce 03.10.2015 günü Botan Press kanalına yüklediğim 'Cizre'de Hendek savaşı sürüyor' başlıklı videoyu izleyin. Kanalımıza ait diğer videolara ulaşmak ve güncel içerikleri takip etmek için www.izlesene.com/botanpress kanalımıza göz atabilir ve abone olabilirsiniz. Keyifli seyirler...
Cizre'de Hendek savaşı sürüyor 07:52
Cizre'de Hendek savaşı sürüyor 18 izlenme - 1 yıl önce
Peygamberimiz (sav) belirli bir durum için müzik dinlenmesini istememiştir. 03:40
Peygamberimiz (sav) belirli bir durum için müzik dinlenmesini istememiştir. 5 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: Sorduğumuz hocalar, müziğin tamamen yasaklandığını söylemekte ısrarcılar.” Yok. Eğer müziğin içersinde dine, İslam’a, Kuran’a karşı bir ifade yoksa, müzik son derece güzel. Niye yasaklasın Peygamberimiz (s.a.v.)? Öyle bir şey yok. Kardeşim şimdi mesela Peygamberimiz (s.a.v.) savaşa gidiyor. Orada adamlar müzik çalıyor, defle eğleniyorlar. Resulullah (s.a.v.) diyor ki; “müziği yasakladım” diyor. Müzik yok diyor, savaş devam ediyor çünkü. Bu kıyamete kadar yasaklandığı anlamında değil. O an için yasaklamış oluyor. Mesela gece yarısı müzik çaldırmıyor belediye. Bu müziğin yasak olduğunu mu gösteriyor? O ana ait. Resulullah (s.a.v.), zaman zaman birçok helali yasaklamış oluyor. Bir tek o değil ki. Mesela diyor ki, savaş hali var, ekmek tüketimi; “Günde yarım ekmekten fazla yemeyeceksiniz” diyor Resulullah (s.a.v.). Bu ömür boyu yarım ekmek yeneceği anlamına gelmez ki. O an için alınan bir tedbir o. Müzik de öyle. Mesela daha yeni mücadele devam ediyor, daha yeni Müslümanlık oturuyor. Mesela sahabe oturmuş çadırın içinde eğleniyorlar müzikle, düşman baskın yapabilir, saldırabilir, tam onlar eğlenirken, gülerken, değil mi? Raks ederken düşman aldırabilir. Resulullah (s.a.v.) yasaklıyor, yapmayın diyor. Savaş şartları var çünkü. Şartlı yasak bunlar. Zamanımızda da oluyor, her zaman olur. Müziğin kendini yasaklayan bir üslup değil bu. Farz edelim, altın kullanılması. Şimdi sahabe arasında, altını olan var, olmayan var. Altına ihtiyaç var kullanılması için, devlet yeni kuruluyor, Müslümanlar yeni yeni gelişiyor. Altının dağılmaması için, altının rahat kullanılması için mesela diyor ki; “Altın kullanmayın” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Veyahut kıskançlığı kaldırmak için, o zamanda altın kullanmayın diyor farz edelim. O an için veyahut o topluluk, belirli bir şey için. Sahabeden altın kullananlar var. O anlamda bir şey yok. Birçok sahabede var altın kullanan. İpek; ipekte de öyle. Yani lükse eğilim, mesela adam çok kıskançlık oluyor, hasetlik oluyor aralarında, mesela ipek kullanmayın diyor farz edelim geçici olarak. Ama Hz. Hasan (r.a.), Hz. Hüseyin (r.a.) ipek kullanıyorlardı. O anlamda değil bu, geçici önlemlerdir bunlar. Hayatta babalar da yapar çocuğa, mesela; dışarıya çıkmayacaksın der. Ömür boyu dışarıya çıkmayacaksın anlamına gelmez ki bu. O an riskli görmüştür. Mesela bazen kız çocuklarına; yavrum der, saat yediden itibaren evde olacaksın der. Bu Allah’ın emri değil ki. O geçici bir tedbir. Tecrübesi artıncaya kadar anlamına gelir. Anlamanız için söylüyorum. Savaş şartlarında, çetin şartlarda, her zaman tedbir alınır. Mesela der ki Peygamberimiz (s.a.v.); “Şu saatten sonra hanımlar dışarı çıkmasınlar” der. Tehlikeli ortam çıkmazsın. Sonra tehlike geçer çıkarsın. Bu yani Kuran’ın emri, hükmü anlamında değildir bu. http://www.a9.com.tr/izle/115766/Adnan-Oktarin-Sohbetlerinden-Secme-Bolumler/Peygamberimiz-(sav)-belirli-bir-durum-icin-muzik-dinlenmesini-istememistir A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo