Hoşgeldiniz!

ırgat

Ansam Irgat Badem Kırma Makinesi 02:54
Ansam Irgat Badem Kırma Makinesi 4.744 izlenme - 4 yıl önce Ansam Irgat Makine Tarafından Geliştirilen, Saatte 120 Kg Kırma Kapasiteli Badem Kırma Makinesi, Ufak Boyutları, Tek Kişinin İdare Edebilmesi, Bakım Gerektirmemesi Ve Son Derece Güvenli Tasarım Özellikleri Badem Üreticilerinin Emeğinin Karşılığını Almasını Sağlıyor. Artık Kabuklu Bademinizi Ucuz Fiyatlara Satmak Yerine İç Badem Olarak Satabilir, Gelirinizi Artırabilirsiniz.
Kahtalı Mıçe - Irgat Ana 02:07
Kahtalı Mıçe - Irgat Ana 1.344 izlenme - 5 yıl önce
Ekmekçi Kadın - Türkan Şoray & İzzet Günay (1965 - 91 dk) 01:31:03
Ekmekçi Kadın - Türkan Şoray & İzzet Günay (1965 - 91 dk) 1.208 izlenme - 1 yıl önce ‘Quando Ritornera Da Me’ (1964) (Locatelli / Minerbi) melodisi ve yıllar sonra karşılaşan Nazmi ile Ayşe’nin silah sesiyle sonuçlanacak konuşmaları.. [1972’deki aynı adlı ikinci çevrimde bu sahnede ‘Man With a Harmonica’ (1968) (Morricone) müziği kullanılacaktır.] Ayşe ; “Kıpırdama yersin kurşunu. Seninle anlaşmaya geldim Nazmi.” Nazmi ; “Anlaşacak bir şeyim yok benim.” Ayşe ; “Benim de kaybedecek bir şeyim yok.. Bütün ömrümü mahvettin, zindanlarda çürüttün. Gençliğimden, çocuklarımdan ettin beni. Alnıma o kanlı lekeyi sen sürdün. Katil sendin, günahını bana çektirdin.. Dayanamadım ayrılığa, zindandan kaçtım. Çocuklarımın karşısına alnım ak olarak çıkacağım günü bekledim. Ama bu defa da kader kızımı çıkardı karşıma. Ke mal, kızımın her şeyiydi. Ömrü yetimhanelerde geçmiş bir zavallının elinden, hayattaki tek emelini sen aldın..” Nazmi ; “Kızım Sevim hasta. Ölüme mahkûm. Ölecek, ellerimde ölecek yavrum. Onu hayatta tutan tek ümit, Kemal..” 1943’ün göz açtırmayan kışı. İstanbul. Lütfü Beyin fabrikasında kapıcılık yapan Ayşe Çelik, ne dünya savaşını ne de bir sene önceki ‘Struma Faciası’nı düşünecek durumda. Büyük olasılıkla, filmin esinlendiği aynı adlı romanı da (La Porteuse De Pain) (1884) (Xavier De Montepin) duymamıştır bile. Kocası Selim, aynı yerde 12 yıl çalıştıktan sonra bir iş kazasında ölmüş. İki çocuğu, 3-4 yaşlarındaki Metin ve birkaç aylık Zeynep’le ortada kalınca ‘patrona yalvarıp yakarıp’ genç kadına bir iş verdirmişler. Filmin başında, ekmek, peynir, helva ve (ilerde başına dert olacak) gazyağı almak için Bakkal Hayri’ye giderkenki perişanlıkları ; Ayşe’nin sol elinde ‘kulpu iğreti tutturulmuş bir gaz tenekesi’, koltuk altında çuval, lastiği gevşemiş çorabı ayak bileğine kadar düşmüş. Sağ eliyle Metin’i, o da Nazmi Ustanın armağan ettiği içi saman dolu tahta atı sürüklüyor. Zeynep’i (sütü mü, zamanı mı yok, filmden anlaşılmıyor) sütanası Gülizar’a bırakmış. O da laf dokunduruyor “Sütanalık kolay mı? Çamaşıra gitsem bunun üç mislini alırdım. Haftada 10 kâğıda olmuyor bu iş.” Üstelik, göz kamaştıran güzelliği de başına bela. Ölen kocasının ‘en iyi’ arkadaşı olduğunu söyleyen Nazmi, meğer onu ‘ilk gördüğü andan beri’ seviyormuş. Peşini bırakmıyor. Fabrikanın sahibi Lütfü Sırman, karısı (adı söylenmiyor) ve çocuğu Kemal’le çok mutlu. (Romanda ise Jules Labroue’nun karısı ölmüş ve çocuğu Lucien’e başka bir yerdeki kız kardeşi bakıyor.) Başarılı bir mühendis olan Lütfü Bey, tekstil makinelerinde ‘istihsali üç misline çıkaracak’ bir yöntem bulmuş. Ancak, basireti mi bağlandı nedir, bu konudan yalnızca Nazmi Ustaya söz ediyor ; “Şimdilik bir sen biliyorsun bir de ben. Dünyada itimat ettiğim tek insansın.. Bütün kredilerimi topladım bankalardan. İstediğinden fazlası var kasada. Hiçbir şeyden şüphelenmesinler diye muhasebeye bile bildirmedim para çektiğimi. Al anahtarları. Bir muvaffak olalım milyonlar su gibi akacak..” ‘İtimat’ın, hem de Nazmi’ye, bu kadarı.. Ayşe’yi bakkaldan gazyağı alırken gören Hacı Hüsrev Efendi, zaman yitirmeden durumu Lütfü Beye anlatır ; “Allah saklasın, cayır cayır yanarız. Benden söylemesi.” Fabrika sahibi ile Ayşe arasında yaşanan geçici gerginlik, sonradan genç kadının suçlanmasında kullanılacaktır. Evlenme isteğine defalarca olumsuz yanıt alan Nazmi öyle bir şey yapar ki ; Bir gece fabrikayı kundaklar (hem de Ayşe’nin gazyağını kullanarak), işçi Cevat’ı öldürüp kimliğini değiştirir, Lütfü Beyi öldürür ve buluşu ile ilgili kağıtları alır, kaçmadan önce de tabancayı Ayşe’nin odasına bırakır. Yangında tanınmaz hale gelen Cevat, ‘mucize kabilinden yanmayan’ nüfus cüzdanı nedeniyle Nazmi zannedilir. Ayşe tutuklanır. ‘Suçu sabit görüldüğünden (Sinop Cezaevinde) müebbet hapsine’ karar veriliyor. Metin’e bundan sonra ‘kocamın tek arkadaşı sendin’ dediği, emekli öğretmen ve ‘Örnek Talebe Yurdu’ müdürü İsmail Hakkı bakacaktır. Zeynep’i ise sütanası Gülizar kaçırmış. (Sonradan, neyse ki, İstanbul Belediyesi Yetimhanesine bıraktığını öğreneceğiz.) Nazmi, Cevat Şahin olarak Mısır’a (romandaki Jacques Garaud ise Amarika’ya) gidiyor. Burada mensucat fabrikaları sahibi ve Türk asıllı İsmail Hilmi Paşa ile tanışır. Lütfü Beyin geliştirdiği yöntemle Paşa’nın yanında çalışmaya başlar. Zamanla ortağı olur ve güzel kızı Gülsüm’le evlenir. Kızı Sevim’in doğumu sırasında karısını kaybediyor. ‘Hiçbir pişmanlık, hiçbir vicdan azabı’ duymadığı bu yıllarda yaşamındaki tek karanlık gölge, onun aslında Nazmi Erkmen olduğunu bilen Salim’dir. Bir rastlantı ile bu durumu anlayan Salim, Cevat’ın dayısıdır ve “20’ye yakın suçun faili olarak” Türkiye’de aranıyormuş. Nazmi’den sızdırdıklarını ‘batakhanelerde ve barlarda yiyip çılgınca bir hayat sürüyor’. Ayşe ise kendini çevresine sevdirmiş ve hapishanenin revirinde hastabakıcı olarak çalışmaktadır. 21 yıl sonra.. ‘Tesadüflerin’ (tekrar) bir araya getirdiği kişiler. Metin, avukat olmuş ve İsmail Hakkı Babanın öğrenci yurdunda kalıyor. En iyi arkadaşı Kemal bir tekstil mühendisi ve tahmin edileceği gibi Lütfü Beyin oğlu. Kemal’in ‘her saniyesini ona taparak geçirecek kadar sevdiği’ genç kız ise yıllar önce yetimhaneye bırakılan Zeynep. Orada Leyla adı verilmiş ve şimdi ‘bir moda evinde manken olarak’ çalışıyor. Nazmi (yeni adıyla Cevat), “Mısır’daki bütün tesislerini ve sermayesini anavatana getirip Batı Mensucat’ı kurunca” kalp hastası kızı Sevim de olaylardaki yerini alır. Bu arada, 26 Kasım tarihli, dönemin etkili gazetesi Akşam’da Nazmi’nin resmini gören Ayşe kaçarak İstanbul’a gelir. Adını Zehra olarak değiştirir. Bir bakkalda ekmek dağıtıcısı olarak çalışırken kızını bulur. Sevim’in Kemal’e aşık olmasıyla, Nazmi, Leyla’yı delikanlıdan uzaklaştırmak ister ama karşısına ‘haklı ve mazlum’ olmanın verdiği güçle Ayşe çıkıyor. Hiç olmazsa roman ve filmlerde ‘hak yerini er geç bulur’. 60’lı yılların nispeten sevgi dolu ortamında Nazmi’nin söyleyemediğini, romanda Jacques Garaud söylüyor ; “Aşk geçicidir. Önemli olan paradır.” Dedikleri, istemesek de, 100 yıl sonra gerçekleşmeye başlıyor. (Yazan : Murat Çelenligil) Yönetmen :Zafer Davutoğlu Senaryo :Osman F. Seden Yapımcı :Osman F. Seden Görüntü Yönetmeni :Kenan Kurt Tür: Dram, Duygusal Oyuncular: Türkan Şoray, İzzet Günay, Çolpan İlhan, Kenan Pars, Efgan Efekan, Kadir Savun, Hüseyin Baradan, Nubar Terziyan, Senih Orkan, Mürüvvet Sim, Nezihe Güler, Ergül Buharalı, Cahit Irgat, Feridun Çölgeçen, Talia Saltı, Faik Coşkun, Osman Türkoğlu, Mümtaz Ener, Hüseyin Güler, Zeki Alpan, Hayri Esen, T. Fikret Uçak, Muammer Gözalan, Celal Ersöz, Zeki Tüney, Selahattin İçsel, Talat Gözbak, Muzaffer Yenen, Fadıl Garan, Ali Seyhan, Ünal Gürel, Mine Sun, Volkan Kayhan, Bedri Çavuşoğlu, Orhan Çoban, Mahmure Handan, Abdurrahman Palay, Sadettin Erbil, Birsen Kaplangı, Rıza Tüzün, Kemal Ergüvenç, Hakkı Haktan, Jeyan Mahfi Tözüm, Nedret Güvenç
Sahildeki Kadın - Cahit Irgan (1954 - 68 dk) 01:07:14
Sahildeki Kadın - Cahit Irgan (1954 - 68 dk) 356 izlenme - 1 yıl önce Yönetmen : Aydın Arakon Senaryo : Aydın Arakon Yapımcı : Özdemir Birsel Müzik : Mefharet Atalay Görüntü Yönetmeni : Hayrettin Işık Tür : Dram, Macera Özellikler : Siyah Beyaz Ülke : Türkiye Oyuncular: Cahit Irgat, Gönül Beyhan, Şevki Artun, Atalay Özçakır, Adalet Cimcoz
Anam Irgat Babam Irgat 04:20
Anam Irgat Babam Irgat 387 izlenme - 3 yıl önce Anam Irgat Babam Irgat
Abdullah Papur - Irgat Dediler 03:10
Abdullah Papur - Irgat Dediler 414 izlenme - 5 yıl önce
Kozanoğlu - Yılmaz Güney (1967 - 98dk) 01:38:29
Kozanoğlu - Yılmaz Güney (1967 - 98dk) 234 izlenme - 1 yıl önce Yönetmen:Atıf Yılmaz Senarist:Ayşe Şasa Oyuncular:Yılmaz Güney, Candan İsen, Hülya Duyar, Suna Keskin, Tuncer Necmioğlu, Cahit Irgat, Ahmet Danyal Topatan, İhsan Yüce Osmanlı'nın gerileme döneminde rüşvet, yolsuzluk, soygun alıp başını gitmiştir.Halka ağır vergiler seferlikler haraçlar yüklenmiştir. Mütesellim Karahasanoğlu'nun bölükbaşı Çomar ile aralarında çıkan kavgada ( Çomar kız kardeşini taciz etmiş, tecavüze yeltenmiştir) babası ölen Avşar beylerinden Kozanoğlu Hüseyin bey ''Adalet olmayan yerde bereket de olmaz'' diyerek çifti çubuğu bırakıp intikamını almak için eşkiya Kıllı Ebubekir'e katılır ve Çomardan intikamını alır lakin asıl yılanın başının Mütesellim Karahasanoğlu olduğunu farkeder ve isyanını ona çevirir. Yiğitliği ve gözü karalığı ile dikkatleri üzerine çeken Kozanoğlu'nun eşkiya olmak için bir şeyi eksiktir aslında ''kancıklık'' Artık dağda da yeri olmadığı anlaşılan Kozanoğlu Kıllı Ebubekir ile yollarını ayırır. Ne dağda ne şehirde yeri olmayan adamın haksızlık karşısındaki duruşu onu halkın kahramanı ve sevgilisi yapar. Halkı da arkasına alıp güçlenen Kozanoğlu'nun yüreğindeki öfke bir kılıca dönüşmüştür artık. Maksadı devlete karşı gelmek değildir zaten devletin de olan bitenden haberi yoktur. Neyse filmi daha fazla anlatmayayım sonra açıklamada spoiler var diye isyan etmeyin. Gerçi tarihi olayları anlatan filmlerde spoiler mı olur siz Spartacüs'ün kaybedip Roma'nın kazandığını bilmiyor musunuz sanki. Ama insanlık tarihi Marcus Crassun'un zaferini değil Spartacüs'ün zulüme ve köleliğe başkaldırısını hatırlayacaktır tıpkı Kozanoğlu Hüseyin beyin arkasından yakılan türkülerde olduğu gibi Bu arada filmin 60. dakikasında zindanda söylenen Kozanoğlu ağıdını Orhan Gencebay seslendirmiştir. http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/88207/yasar-kemal-zulfu-livaneli-kozanoglu İyi seyirler efendim.
Nursel'in Mutfağı - Saç Böreği Tarifi (Irgat Böreği) 10:33
Nursel'in Mutfağı - Saç Böreği Tarifi (Irgat Böreği) 110 izlenme - 12 ay önce Nursel'in Mutfağı Çorum Yapımcılığını Postmodern Film Production’ın üstlendiği “Nursel’in Mutfağı”, Pazartesi günü başlıyor. Nursel Ergin’in sunumuyla renk katacağı programda; her yöreden farklı lezzetler sunulacak. Her gün ayrı bir yöreden elinin lezzetine güvenen bir ev hanımının konuk edileceği “Nursel’in Mutfağı”’nda, o yöreye ait hazırlama metotları ile en az dört yemeğin yapılışını izleyeceksiniz.
Sesli Şiirler - Cahit Irgat - İthaf XIII / (Tuncel Kurtiz) 00:58
Sesli Şiirler - Cahit Irgat - İthaf XIII / (Tuncel Kurtiz) 134 izlenme - 1 yıl önce Anne girmem bu oyuncak dükkanına Orda toplar, tayyareler, tanklar var Seviyorum söğüt dalı atımı Tekme atmaz, ısırmaz Ben yaşamak istiyorum Ağaç...
Beyin Yakan Köylü ve Kızları 03:04
Beyin Yakan Köylü ve Kızları 93 izlenme - 1 yıl önce Evet gene sikindirik bir videoyla karşınızdayım dua edin ki videolarda ben yokum ama kısa zamanda kendi videolarımı çekip paylaşacağım arkadaşlar...
Beyin Yakan Köylü ve Kızları 03:04
Beyin Yakan Köylü ve Kızları 104 izlenme - 2 yıl önce Evet gene sikindirik bir videoyla karşınızdayım dua edin ki videolarda ben yokum ama kısa zamanda kendi videolarımı çekip paylaşacağım arkadaşlar...
Kahtalı Mıçe - Irgat Ana 02:06
Kahtalı Mıçe - Irgat Ana 151 izlenme - 2 yıl önce Albüm Adı: Ben Adamı Gözlerinden Tanırım Çıkış Tarihi: 22.01.2003 Türk Halk Müziği
HDP'li Vekil Mizgin Irgat, Meclis'te Bastıra Bastıra Sordu: Öcalan Yaşıyor mu? 02:56
HDP'li Vekil Mizgin Irgat, Meclis'te Bastıra Bastıra Sordu: Öcalan Yaşıyor mu? 35 izlenme - 9 ay önce HDP'li Mizgin Irgat, Meclis'te yaptığı konuşmada, "Öcalan yaşıyor mu? Yaşıyorsa, bizler neden İmralı'ya gidemiyoruz? Koster bozuksa gemi getireceksiniz." dedi.
Memnunum Diyemem-Cahit Irgat 01:17
Memnunum Diyemem-Cahit Irgat 170 izlenme - 6 yıl önce
Ana Hakkı Ödenmez - (1967 - 67 dk ) 01:06:17
Ana Hakkı Ödenmez - (1967 - 67 dk ) 58 izlenme - 1 yıl önce Fatma (Fatma Girik) ve Orhan (Ediz Hun) mutlu bir evliliği olan ve bu evlilikten bir de bebekleri olan bir çifttir. Ancak minik bebek nadir bir hastalığa yakalanmıştır ve ameliyat olmak zorundadır. O günün koşullarında ameliyat ancak yurtdışında yapılmakta ve yüklü miktarda para gerektirmektedir. Orhan' ın para bulma çabaları sonuç vermemektedir. Öte yandan çalıştığı şirketin sahibinin kızı Orhan' a aşıktır ve babasına Orhan' la evlenme konusunda baskı yapmaktadır. Babası ise evli bir adamın, kızının mutluluğu için de olsa yuvasının yıkılmasına razı değildir. Ancak kızının bu tutkusunun hastalık derecesinde artması sonucu Orhan' a durumu anlatır ve çocuğunun kurtulması için gerekli olan parayı karısından boşanıp kızıyla evlenmesi karşılığında vermeyi teklif eder. Orhan, bu teklifi şiddetle reddeder, ancak bu çirkin teklif bu defa bir anne olan Fatma' ya yapılır. Fatma, bir yanda sevdiği adam, diğer yanda ölümle pençeleşen bebeği ile çaresiz bir duruma düşmüştür. Bu gün sitede fragmanını görünce, tamamını da ben ekleyeyim dedim.İyi seyirler.
Komedi 09:43
Komedi 35 izlenme - 7 yıl önce komedi