Hoşgeldiniz!

Köşe Yazısı Videoları İzle

Ergün Diler : Başrolde Ankara! 06:00
Ergün Diler : Başrolde Ankara! 183 izlenme - 3 yıl önce Www.seslimakale.com Www.facebook.com/seslimakale Twitter : @seslimakale Www.youtube.com/user/seslimakalem
Ebubekir Sifil - Kefen 04:33
Ebubekir Sifil - Kefen 158 izlenme - 2 yıl önce Bismillah. Ebubekir Sifil hocanın 26 Ocak 2015 Vahdet Köşe Yazısı. İhsan Eliaçık tarafından gündeme getirilen iddia… CAH (Açılımı Cübbeli Ahmet Hoca oluyor herhalde) ürünleri satan bir site, “Ölünün kefenine yazdığında yahut bir kâğıda yazılıp kefenine konulduğunda. veyahut ceylan derisine yazılıp kefen içine konulduğunda meyyiti kabir azabından vesair sıkıntılardan kurtaracak” ifadeleriyle, normalinin birkaç katı fazlasına kefen satıyormuş. İster istemez bu tarz konularla ilgili sorulara muhatap oluyor; cevap vermek zorunda kalıyorum. Can sıkıcı bir durum doğrusu… Bu sitenin Cübbeli Ahmet hocayla irtibatı var mıdır, bilemiyorum. Cübbeli hoca olmadığını söylemiş. Böyle bir şey mümkün müdür? Birileri sizin adınıza site açıp ticaret yapacak, üstelik de böyle anormallikler söz konusu olacak ve siz bundan haberdar olmayacaksınız!.. Diyelim ki böyle oldu. Birileri bir ahlaksızlık yaptı ve sizin adınızı istismar etti. Ne yaparsınız? Böyle bir ithamın lekesini üzerinizden atmak için her türlü meşru yola tevessül ve bu ayıptan teberri edersiniz. Konu “bir kısım medya”nın gündemine de düşmüşse, mahkeme yoluyla masumiyetinizi ispat etmekten de kaçınmazsınız… Böyle bir ayıbın failleriyle hesaplaşıp hesaplaşmamak onun bileceği iş. Yazısında zikrettiği Erba’în-i İdrîsiyye, bir kısım kitaplarda adına ve muhtevasından bazı pasajlara rastladığımız bir eser. Hz. İdrîs (a.s)’a vahyolunduğu söylenen 40 esmayı ihtiva ediyor. (Bir sonraki yazıda bu rivayet/eser üzerinde müstakil olarak duracağım inşaallah.) Bu esmadan her birinin ayrı hikmet ve esrarından bahsediliyor. İsmail Hakkı Bursevî’nin Rûhu’l-Beyân isimli tefsirinde kendisinden sıkça alıntı yapılan bu esmadan birinin ölüyü kabir azabına ve çürümeye karşı koruduğu söyleniyor. Cübbeli hoca bu noktadan hareketle birtakım şeyler yazdığını belirtiyor ki, yazdıklarına baktığımızda kendi içinde tutarsızlıklar taşıdığını görüyoruz. Şu cümleler kendisine ait: “Adamın ameli bozuksa bu kefendeki ism-i şerif ona fayda verir mi? Fayda vermez diyoruz. O zaman da adam “Madem adamın ameli iyiyse buna ne hacet?” diyor. Ancak Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) “Sizin hiçbirinizi ameli kurtaramaz.” buyuruyor. “Ya Resulallah peki seni de mi kurtaramaz.” diye soruyorlar. “Beni de kurtaramaz.” buyuruyor. Allah’ın fazlı keremi kurtarır. Ama Allah’ın fazlı keremi kime gelir? Salih ameli olanlara gelir. Şimdi “Zaten Allah’ın fazlı keremi gelirse gelecek. Namaza oruca ne gerek var?” diyebilir miyiz?! O zaman “Madem iyi adam, ism-i şerifi yazmaya ne gerek var?” da diyemeyiz. Çünkü bu faziletli bir amel…” Şimdi soru şu: Salih amel sahibi bir kimse bu ameli vesilesiyle kabirde rahat edecekse, bu esmanın kefene yazılmasının ilave bir faydasından söz edemeyiz. Efendimiz (s.a.v), amellerimizin bizi kurtaramayacağını söylemişse bu, o esmanın kefene yazılması için de evleviyetle söz konusu olmalıdır. Zira farz, vacip, sünnet, müstehap amellerin vermeyeceği faydayı o esmanın kefene yazılması hiç veremez! Ameli olmayana bu işin faydası vermeyeceğini zaten kendisi de söylüyor. O zaman bu esmayı kefene yazdırmanın ne anlamı/faydası olabilir? Kaldı ki eğer bu kefen işinin bir aslı varsa, bu ümmetin Selefinin bunu ihmal etmiş olabileceğini söylemek mümkün değil. Cübbeli hocanın yapması gereken şey, Sahabe ve Selef’in öldüklerinde kefenlerine bu esmanın yazılmasını vasiyet ettiğini bildiren güvenilir rivayetleri zikretmek, Fıkıh kitaplarında bunun tavsiye edilen bir amel olduğuna dair fukaha fetvalarını nakletmektir. Buralarda kendisine yer bulmamış bir fiil/amel nasıl “faziletli amel” olarak ifade edilebilir? Bu hükmü kim verebilir? Neresinden bakarsanız bakın, sıkıntılı bir mesele… Ehl-i Sünnet adına, Tasavvuf adına, Fıkıh adına konuşan-yazan insanların başkalarından daha titiz olması, bu tarz konulara daha fazla hassasiyet göstermesi gerekir. Vahdet Gazetesi – 26 Ocak 2015 Sahn-ı Semân İslâmî İlimler Eğitim ve Araştırma Merkezi Tel: +90(212) 531 5030 Cep: +90(530) 782 7199 http://sahniseman.org
Levent Bulut - Utan 01:53
Levent Bulut - Utan 200 izlenme - 6 yıl önce www.haberokur.com levent bulut'un yazısı
Ebubekir Sifil - Keşke Dememek İçin 1 04:34
Ebubekir Sifil - Keşke Dememek İçin 1 56 izlenme - 2 yıl önce Ebubekir Sifil Hocanın Vahdet Gazetesi köşe yazıdır. Keşke Dememek İçin 2000’li yılların başından itibaren yazmaya başladığım gazete yazılarına şöyle hızlıca göz gezdirdim. Dinlerarası Diyalog faaliyetleri bağlamında gerçekten çok fazla yazı yazmışım. Bu faaliyetlerin hem dinen hem de siyaseten ve stratejik olarak yanlış olduğunu ısrarla vurgulamış ve bu çalışmaları yürüten “cemaat”in geçirmekte olduğu zihniyet değişikliğinin altını çizmişim. “Cemaat”in her alanda güçlü bir çekim merkezi olduğu ve hatta Türkiye’de neredeyse her alanı “belirlediği” o dönemde küçük bir azınlık dışında o söylenenleri kale alan olmadı. Bediüzzaman merhumun inşa ettiği Nurculuk ile Gülen hareketi arasında neredeyse hiçbir alanda ortak nokta kalmadığını vurgulayarak bu hareketin farklı bir zihnî durumu yansıttığını ve dolayısıyla farklı bir istikamete gittiğini anlattığım yazılardan birinin (Mayıs 2007) başlığını “Çağdaş Nurculuk mu Bid’atkârâne Bir Hıyanet mi?” şeklinde atmış, (mezkûr yazıyı okumak buraya tıklayınız) altında şunları söylemişim: “Zaman’dan Ahmet Kurucan’ı izliyorum bir zamandır. Fethullah Gülen hocaefendi hareketi ile “Nurculuk” olarak ifade edilen, öyle tanınan/bilinen yapı arasındaki makasın gittikçe nasıl açılmakta olduğunun somut delillerini sunuyor bize. “Değişen dünya”dan, “Kur’an ve bağlayıcı sünneti ihtiva eden İslam’ın sabit; ama ondan anlaşılan manaların, yani Fıkh’ın değişken, çünkü beşerî” olduğundan, dolayısıyla “Evrensel olmadığı”ndan, “içtihadi hükümlere (Yani Fıkh’a) karşı korumacı ve kollamacı zihniyetten”, “bu zihniyetin ifşası”ndan, “bunun bir ideoloji haline getirilmesinin hepten zararlı ve tehlikeli” olduğundan, bunun da mensuplarını “çağın dışına iteceğinden”… bahsediyor. “Onun “yeni içtihad” çağrısı yapan, okurlarını zihnen buna hazırlayan ve bunun karşısında duranları kâh açık, kâh örtülü itham eden bu tavrı ister istemez Fethullah Gülen hocaefendinin Prof. Dr. Faruk Beşer hoca tarafından “radikal” olarak tavsif edilen ve böyle olduğu için “mahrem tutulduğu” belirtilen içtihadlarına zemin ittihazı olabilir mi? “Bu “yeni durum”un şu ana kadar ciddi bir tahlilinin yapılmadığı ortada. Bediüzzaman merhumun önünde “6 mani” bulunduğunu belirttiği “içtihad kapısı” sessiz-sedasız buharlaştırılırken kendisini “Nur talebesi” olarak ifade eden kitle ne düşünüyor bilemem ama, şu yazı çerçevesinde ve “içtihad” meselesi bağlamında yapılacak kısa bir mukayese bile şu hususu net bir şekilde ortaya koyacaktır sanırım: Fethullah Gülen hocaefendinin adıyla anılan hareket, “Nurculuk” diye bilinen oluşumun “çağdaşlaşmaya doğru evrim geçirmekte olan” bir versiyonudur…” Şu satırlar da aynı senenin Temmuz ayındaki bir yazıdan (mezkûr yazıyı okumak buraya tıklayınız) “… Kur’an ve Sünnet üzerinde yeni yorumlar yapılması gerektiğini söylemenin, Fıkh’ın beşerîliğini savunmanın, yeni içtihad çağrısı yapmanın, bunlara karşı çıkılmasını da “tehlikeli ideoloji”, “taassup”… gibi kelimelerle olumsuzlamaya çalışmanın ne anlama geldiğini, neyi hedeflediğini, hangi ihtiyaçlar doğrultusunda ve hangi ruh halinin neticesi olarak kotarılıp gündeme getirildiğini tartışmadan olup-biteni anlamlandırmaya çalışmak beyhudedir. “İçinden geldiği, kendisini var eden yapıyı kundaklamakta, bunu yaparken de içinden geldiği yapıyla hiçbir aidiyet ilişkisi bulunmayan bir jargonu sahiplenip kullanmakta sakınca görmeyen bu kayma, kırılma, evrilme, dönüşme halini, İslam dünyasının –ve tabii Türkiye’nin– içinden geçmekte olduğu “küreselleş-tiril-me süreci”nden bağımsız görmek ve göstermek mümkün değil. Devamı için: http://bit.ly/24122014 Vahdet Gazetesi – 24 Aralık 2014 Seslendiren: Mustafa Ünalan Sahn-ı Semân İslâmî İlimler Eğitim ve Araştırma Merkezi Tel: +90(212) 531 5030 Cep: +90(530) 782 7199 http://sahniseman.org