Hoşgeldiniz!

Medeniyetler Videoları İzle

Medeniyetler Korosu - Beyaz Show 06:18
Medeniyetler Korosu - Beyaz Show 7.680 izlenme - 5 yıl önce Koro 2007 yılında turizm haftasının Antakya’dan start alması nedeniyle oluşturulmuş 2008 yılında dernekleşmiştir. Koro Antakya’da yaşayan üç semavi dine mensup kişilerden oluşmaktadır. Koro içinde rahipler, imamlar, rahibeler, kuyumcular, öğretmenler, öğrenciler, emekliler ve serbest meslek gruplarından kişiler bulunmaktadır. Koronun amacı: özelde Antakya’nın genelde Türkiye’nin tanıtımına katkı sağlamak halen var olan birtakım güzellikleri herkesle paylaşıp onlara yeni bir ufuk açıp insanlığı doğruya ve güzelliğe çekip medeniyetler arasında köprü oluşturarak evrensel bir dil olan müzikle bir arada tutmayı hedeflemiştir. Koronun kostümlerini moda tasarımcısı sayın Bahar KORÇAN yapmıştır. Kostümlerin kumaşları harbiye ipeğinden tasarlanmıştır. “Çok çeşitli kültürel yapıların yüzyıllardan beri bir arada yaşamalarının ürünü karşılıklı saygı ve hoşgörü ortamını haklı olarak bütün dünyaya örnek olarak gösteriyor ve öğünüyoruz. Antakya hoşgörü kültürünü yaşam tarzı haline getirmiş ve bu ortamda devamlılığını sağlayabilen dünyadaki ender kentlerden biridir. Yani kısaca hoşgörünün başkentidir..” The Civilization Choir of Antakya has been formed with the start of the local tourism festival in 2007 and was registered as an association in 2008. The choir consists of adherents to three local monotheistic faiths representing various professionals including priests, imams, nuns, jewelers, teachers, students, retirees, and other professionals. By sharing some extant local beautiful values, the choir aims to open new horizons and draw humanity closer to beauty and truth, and by using music’s universal language it strives to act as a bridge between civilizations. By doing so, the choir hopes to contribute to the promotion of our city, Antakya (Antioch), in particular and Turkey in general. Costumes of the choir have been designed by Ms. Bahar Korcan and made of silk produced locally in Harbiye (the ancient city of Daphne). “We are proud of our mutual respect and tolerance which is the product of centuries old coexistence of diverse cultures and hold that up as an example to the whole world. Antioch is one of few cities in the world which adopted the culture of tolerance as a lifestyle and sustained it for centuries. That is Antakya is the capital of tolerance…”
Camilerdeki Gizli Mason ve Yahudi İşaretleri 38:35
Camilerdeki Gizli Mason ve Yahudi İşaretleri 1.186 izlenme - 2 yıl önce Teşvikiye Camii tamamen yahudi ve masonik sembollerle dolu! A haberde yayınlanan Yazboz programında özellikle Tanzimat dönemi camilerine gizlice yerleştirilen masonik işaretler anlatıldı.
5000 Yıllık Medeniyetler Haritası 02:24
5000 Yıllık Medeniyetler Haritası 774 izlenme - 2 yıl önce Başta Mezopotamya (Bereketli Hilal, Suriye), Anadolu ve Akdeniz olmak üzere Asya ve Avrupa'nın kesiştiği bölgeler yaklaşık 5000 yıl öncesinden itibaren bütün büyük güçlerin gerek verimlilik gerek iklim gerekse stratejik açıdan gözbebeği olmaktan asla vazgeçmeyen bir yapıda olmuştur. Anadolu Toprakları'da binlerce yıldır bu topluluklara ev sahipliği yapmış aslında sadece Türk topluluklarından oluşmayan çok kültürlü bir yapıya sahip olmuştur. Bize düşense ırk din dil ecdat farkı gözetmeden bu zengin toprakların tarihine sahip çıkıp kültürel değerlerimizi yaşatmalıyız Bazı açıklmalar: -Assyrian Emp: Assur İmp. -Babylonian: Babil İmp. -Persian Emp: Pers (İran) İmp. -Macedonian Emp: -Makedon (Yunan, Büyük İskender'den tibaren) İmp. -Sassanid Emp: Sasani (ikinci Pers) İmp. -The Caliphate: Hilafet veya Halifelik -Crusader Kingdom: -Haçlı Devletleri, -Saladin: Eyyubiler(Selahaddin Eyyubi), -Mongol Empire: Moğol İmp.
Antakya Medeniyetler Korosu - Gece Masası 18:29
Antakya Medeniyetler Korosu - Gece Masası 770 izlenme - 3 yıl önce Antakya Medeniyetler Korosu - Gece Masası
Türk Bilim Adamından Tarihi Buluş! 01:57
Türk Bilim Adamından Tarihi Buluş! 1.537 izlenme - 4 yıl önce Dünyayı Değiştiren Buluşlar Yapan, Bilime Teknolojiye Yön Veren Türk Bilim Adamları, Mucitler Ve Onların Önemli Keşifleri Neden Gizlenmekte, Gözardı Edilmekte, Kamuoyunundan Gizli Tutulmaktadır? Bu Buluş, İcat Ve Keşifler Nelerdir? prof. Necati Kıvanç Tatlıtuğ Kimdir, Keşifleri, Buluşları Nelerdir? Amerika'da, Avrupa'da, Japonya'da, Etkili Bilim Çevrelerinde Ünlü Bilim İnsanı, Mucit Prof Necati Kıvanç Tatlıtuğ Hayata Bakışınızı Temelden Değiştirecek, Olay Yaratan Keşfini Açıklıyor.
Ders M.Ö 4000 Tarih İlk Uygarlıklar Medeniyetler Milat Öncesi Dönemler 06:14
Ders M.Ö 4000 Tarih İlk Uygarlıklar Medeniyetler Milat Öncesi Dönemler 476 izlenme - 4 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen Babiller Asurlar Kültürler Andronova kültürü afanesyevo kültürü karasuk kültürü anav kültürü tagar kültürü ariler hindistan da racalıklar kurmuşlar kast sistemini ve hinduizmi taşımışlar brahmanizmin temelidir hinduizm. Tarih Boyunca Kurulan Büyük Imparatorluklar Ilk Çağ (M.I. 3200 - M.S. 375) Ortadoğu ve Kuzey Afrika Sümerler M.I. 3500 - M.I. 2000 yılları arasında Güney Irak'ta (Mezopotamya) yerleşik olan, medeniyetin beşiği olarak bilinen coğrafi bölge ve medeniyet. Mezopotamya'da ortaya çıkan sayısız medeniyetin temelini Sümerliler atmıştır. Ayrıca yazı ve astronomi de ilk kez Mezopotamya'da Sümerlilerde ortaya çıkmıştır. Genel kanı Sümerlilerin çağdaşı olan halklarla yakın etkileşimi sonucu benzerliklerin olduğu yönündedir. Mezopotamya'da yaşayan birçok farklı kavimden ilk öne çıkan ve daha sonraki medeni oluşumların temelini atan Sümerlilerdir. Gerek yazı, dil, tıp, astronomi, matematik gerekse din, fal, büyü ve mitoloji gibi alanlarda ilk öne çıkan ve bilinen toplum Sümerlilerdir. "Yaratılış" ve "Tufan"a ilk kez Sümerlilerde rastlanır. Sümer döneminde 21'i büyük olan yaklaşık 35 büyük şehir ve kasaba vardı. Bunlara örnek vermek gerekirse Kiş, Nippur, Zabalam, Umma, Lagaş, Eridu, Uruk ve Ur sayılabilir. Akad Imparatorluğu (M.I. 4000 - M.I. 2100), M.I. 4 binde Arap Yarımada'sından Mezopotamya'ya ilk gelen ve yerleşen Sami asıllı bir kavimdir. Akad kralı Sargon Sümerleri yenmiş ve bu devleti kurmuştur. Devletin başkenti Akad'dır. Ilk düzenli ordu sistemini kurmuşlardır. Sümerliler'in kuzeyinde, Fırat Nehri boylarında tarihte ilk bilinen imparatorluğu kurdular. Sümer kültüründen etkilendiler ve bu kültürü Ön Asya'ya yaydılar. Sargon'un ölümünden sonra devlet zayıfladı ve Sümerliler tarafından ortadan kaldırıldı (M.I. 2100). Sami kökenli bir halk olan Akadlar (veya Akkadlar) 3. binyılın ortalarında yaklaşık iki yüzyıl boyunca Mezopotamya'da hüküm sürmüştürler. Bütün Mezopotamya'yı egemenlikleri altına alan ilk topluluk oldukları gibi idarecileri önceki Kent Kralı imgesinin yerine Evrenin Kralı simgesini ortaya çıkarmışlardır. Bu kavramı belki de ilk kullanan topluluk olarak Akadlar kültürel anlamda Sümerlerin mirasçılarıdırlar ve Sümer kültürünü büyük oranda benimsemiştirler. Akad sülalesinin kurucusu Sargon ve torunu Naram-Sin Akad Imparatorluğunun en önemli liderleri olmuşlardır. Akadların zayıflama döneminde Sümer kentleri tekrar egemenliklerini elde etmiş ve 3. Ur Sülalesi'nin Mezopotamya'daki yükselişiyle birlikte Akadların dönemi son bulmuştur. Antik Mısır Nil nehrini, nehir üzerindeki beş şelaleyi ve Hanedanlık döneminin (MÖ. 3150 - MÖ. 30) büyük şehir ve bölgelerini gösteren Antik Mısır haritası. Antik Çağ'daki en büyük medeniyetlerdendir. M.I. 3050 yılları civarında kuruluşundan önce, güney Mısır ve kuzey Mısır olarak ikiye ayrılmaktaydı. Güney Mısır ve Nil nehri boyunca uzanan verimli vadi Mısır tarihinde Yukarı Mısır olarak, kuzey Mısır ve delta ise Aşağı Mısır olarak geçer. Antik Mısır'ın dilinin, dinin ve uygarlığının esas adı Khemet olup, Egypt ise eski Yunan mitolojisindeki mısırın halk kahramanından geçmektedir. Yukarı Mısır'ın tarihine değin bulunan en eski bilgiler M.I. 6000'li yılları göstermektedir; ancak kurucusu Tiu'nun doğum tarihi ya da yaşadığı dönem hala sırdır. Aşağı Mısır'a gelince, bilinen kurucusu Ro en ünlü kralı da Scorpion King - Akrep Kral filminde de ilham alınan Scorpion of Egypt (Mısır Akrebi), Zekhen'dir. Yukarı Mısır'ı kendi yönetimi altında birleştiren Zekhen'den sonra kral olan Narmer, Delta bataklıklarına doğru yayılmayı sürdürmüştür. Narmer'in kuzey Mısır'daki; Wazner'in güney Mısırdaki egemenliği sonrasında; Hor-Aha (ya da Menes olarak bilinir) birleşik Mısır Imparatorluğu'nun ilk firavunuydu. Antik Mısır; Augustus Caesar'in liderliğindeki Roma Imparatorluğu tarafından M.I. 30 yılında ele geçirilmiştir. M.S. 7. yüzyılda Araplar burada egemen olmuş ; 1517 yılında ise Osmanlı Imparatorluğu sınırlarına katılmıştır. 1882 yılında da Mısır ; Ingiltere'nin kolonisi olmuştur. Elam Imparatorluğu Sümer ve Akkad'in doğusunda, bugünkü Iran'ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinin ve Fars eyaletinin batısında yer almıştır. ve kâğıt parayı bulmuşlardır Hurri Krallıkları Asur Imparatorluğu Asur Imparatorluğu, Aslen Kuzey Irak'ta, Dicle kıyısında bulunan Aşur / Asur (Qalat Şarqat) şehri ve çevresinde yaşayan bir Sami toplulukken özellikle M.I. 2000 sonrası doğu-batı arası global ticaretten faydalanarak gelişmiş ve topraklarını genişleterek ülkelerini bir imparatorluğa dönüştürmüş eskiçağ halkı. Başkentleri Ninova'dır. Ilkçağda, Ortadoğu'nun en büyük imparatorluklarından biri olmuştur. M.I. 2. binyıl'ın başından itibaren özellikle Anadolu'da koloniler kurmuş, Anadolu'ya yazıyı taşımışlardır. Asur ülkesi, önceleri Babil'e, M.I. 2. binyılın büyük bölümü boyunca Mitannilere bağımlı kalsalar da M.I. 14. yüzyılda bağımsızlıklarını kazanmış ve Fırat'a kadar topraklarını genişleterek buralara yerleşmişlerdir. Daha sonra Mezopotamya'da, Anadolu'nun güneydoğusunda, zaman zaman da Suriye'nin kuzeyinde büyük güç kazanmışlardır . Fakat I. Tukulti-Ninurta'nın ölümünden (M.I. 1208) sonra gerileme dönemine girdi. M.I. 11. yüzyılda I. Tiglat-Pileser zamanında kısa süre yeniden eski gücüne kavuştuysa da, bunu izleyen dönemde hem Asur Krallığı, hem de düşmanları, yarı göçebe Aramilerin akınlarıyla yıprandı. M.I. 9. yüzyılda Asur kralları sınırlarını yeniden genişletmeye başladılar; M.I. 8. yüzyılın ortasından M.I. 7. yüzyılın sonuna değin III. Tiglat-Pileser, II. Sargon (Şarrukin) ve Sinahheriba (Sanherib) gibi güçlü kralların önderliğinde Basra Körfezinden Mısır'a kadar uzanan toprakları egemenlikleri altında birleştirerek günümüzde Yeni Asur Imparatorluğu olarak adlandırılan bir imparatorluk kurdular. Son büyük Asur kralı, Asurbanipal'di. Asurbanipal, Elam'ı ele geçirerek buranın halkını yok etmiştir. Bu dönemde sanatta büyük bir gelişme olduğu bilinmekteyse de, hükümdarlığın son yılları ve M.I. 627'deki ölümünü izleyen dönemin olayları karanlıkta kalmıştır. Asur Krallığı M.I. 612-609'da Keldaniler'in ve Medler'in ortak saldırılarıyla yıkıldı. Imparatorluğun çökmesiyle birlikte Asur halkı da tarihi kayıtlardan silinir. Son olarak Harran ve çevresinde yaşadıkları bilinmmekle birlikte kayıtlarda yeralmasa da eski imparatorluk topraklarında daha sonraki yüzyıllarda da yaşamlarını sürdürdükleri ve zamanla bölgenin diğer halkları içinde eriyip gittikleri aşikardır. Hitit Imparatorluğu En geniş sınırlarında Hitit Devleti Tarihte Anadolu'da devlet kurmuş bir uygarlıktır. Hint-Avrupa dil ailesi'ne dahil bir dil konuştukları için Hint-Avrupa kökenli bir topluluk olduğu kabul edilmektedir. M.I. 2000 yıllarında Anadolu'ya göç ederek yerli Hatti Beylikleri üzerinde hakimiyet kurdukları bilinmektedir. Kartaca Tunus yarımadasında kurulmuş olan bir Fenike kolonisidir. Kartaca, Fenike dilinde Kart-hadaşt yani "Yeni Şehir" anlamına gelmektedir. Kart Hadaşt, 22 sessiz harften oluşan Fenike alfabesiyle QRT-HDST olarak yazılmaktadır. Bugün için Kartaca ile ilgili yazılı kaynaklar, Romalı ve Yunanlı tarihçilerin çalışmalarıyla sınırlıdır. Gerek Kartacalıların gerekse de Fenikelilerin papirüs kullanmaları ve bu materyalin zaman içinde dağılması sonucu, Kartaca ve Fenike yazılı kaynakları zamanımıza kadar ulaşmamıştır. Bu sonuçta kuşkusuz Pön savaşları sonunda Roma ordusunun Kartaca'yı yakıp yıkmasının da etkisi vardır Pers Imparatorluğu Ahameniş Imparatorluğu M.I. 550'de Persler Büyük Kiros (ya da II. Kiros ya da II. Keyhüsrev) önderliğinde birleşerek kuzeydeki Medleri yıkmış ve bir devlet haline gelmişlerdir. Bundan sonra Keyhüsrev fetih hareketlerine girişmiştir. Bu fetihlerde ise Babil, Fenike gibi zengin yerleri fethedip ülkeyi zengin bir krallık haline getirmiştir. Ermenistan'ı, Lidya'yı ve Krezus'ün servetini ele geçirip tüm Anadolu'yu hakimiyeti altında birleştirmiştir. Anadolu'yu ele geçirdikten sonra Babil'e saldırmış ve orayı da fethedip kendini Babil kralı ilan etmiştir. Bundan sonra ise Mısır'a saldırma hazırlıklarına başlamış, kuzeydoğuyu sağlamlaştırmak için iki kabileyle savaş yapmış ve bu savaşlar da kabileler direniş göstermişler, Büyük Kiros de bu savaşta hayatını kaybetmiştir. Yerine ise oğlu Kambis geçmiştir. Kambis devrinde Mısır fethedilmiş, Kartaca'ya kadar Pers ordusu ilerlemiş, ancak Kartacalıları geçememiştir. Kambis döneminde Iranlı kabileler ayaklanmışlardır, bunlar Gomata isimli bir Med rahibinin başını çektiği mecusiler dir. Kambis Mısır dönüşü ölmüş, yerine ise ünlü Pers Imparatoru I. Darius geçmiştir. Ilk olarak kabile isyanlarını bastırmış ve çeşitli alanlarda devrim niteliğindeki hareketlere girişmiştir. I. Darius da fetih hareketlerine girişmiş, Imparatorluk sınırları doğuda Hindistan'a dayanmıştır. Kafkasya'ya doğru Iskitlere karşı da sefer yapmış, ama başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Daha sonra batıya yönelip, Trakya, Makedonya ve Ege'ye saldırıp buraları ele geçirmiştir. Bunun üzerine Spartalılar, Darius ve oğlu Kserkes'e karşı Salamis Deniz Savaşı'nı yapmışlardır. Salamis Deniz Savaşı'nda elde edilen ganimetlerin bütünü Büyük Iskenderin fethinde ele geçirilmiştir. II. Artakserkes döneminde devlet hızla çözülmeye başlamış, Imparatorluk'ta ayaklanmalar olmuş, Mısır bağımsızlığını ilan etmiştir. Isyanlar güçlükle bastırılmış, ama daha sonra III. Darius döneminde Pers Imparatorluğu'na Büyük Iskender son vermiştir. Sasani Imparatorluğu Sasani Imparatorluğu (Sasani Devleti veya Sasaniler) , dördüncü Iran Hanedanlığı ve ikinci Pers Imparatorluğu'nun adıdır (224 - 651). Sasani Imparatorluğu, son Arşaklı hanedanı (Partlar) kralı IV. Artabanus'u yenmesinin ardından I. Ardeşir tarafından kurulmuş, son Sasani hükümdarı Şehinşah (Krallar kralı) III. Yezdigirt'in (632-651), erken Halifelik'le yani ilk Islam Devleti ile girdiği 14 senelik mücadeleyi kaybetmesiyle sona ermiştir. Imparatorluğun sınırları bugünkü Iran, Irak, Ermenistan, Afganistan, Türkiye'nin doğu bölgesi, Suriye'nin bir kısmı, Pakistan, Kafkaslar, Orta Asya ve Arabistan'ın tamamını kapsıyordu. II. Hüsrev'in hükümdarlığı (590-628) sırasında Mısır, Ürdün, Filistin ve Lübnan da kısa süreli olarak imparatorluğa dahil oldu. Sasaniler, imparatorluklarını 'Iranşehr' (Iranshæhr) 'Iranlıların (Aryanların) memleketi' diye adlandırırlardı. Sasani dönemi, Geç Ilkçağ'ı kapsayarak Iran Tarihi'nin en önemli ve etkili dönemlerinden biri olarak kabul edilir. Bir çok yönüyle Sasani dönemi, Pers medeniyetinin en önemli başarılarına tanıklık etmiş ve Iran'ın müslümanlar tarafından fethedilmesi ve Islamlaşmasından önceki son büyük Iran Imparatorluğu olmuştur. Iran, Roma medeniyetini Sasani döneminde farkedilir şekilde etkilemiştir. Kültürel etkisi imparatorluk sınırlarının çok ötesine, Batı Avrupa'ya, Afrika'ya, Çin'e ve Hindistan'a kadar ulaşmıştır. Ayrıca bu kültürel etki Avrupa ve Asya ortaçağ sanatının oluşmasında göze çarpan bir rol oynamıştır. Bu etki erken dönem Islam dünyasına kadar taşındı. Hanedanın kendine has ve aristokratik kültürü, Iran'ın fethini bir Pers Rönesansına dönüştürdü. Daha sonra Islami olarak adlandırılan kültürün, mimarinin, yazımın ve diğer becerilerin çoğu Sasani Iranlılarından daha geniş Müslüman dünyasına aktarılmıştır.. Yunan Medeniyetleri ve Helenistik Kavimler Yunan Makedon Büyük Iskender'in Feth Ettiği Topraklar Makedonya, antik Yunanistan'ın en kuzeyinde, batısında Epeiros, doğusunda ise Trakya ile sınırlı eski bir krallığın adıdır. Büyük Iskender'in o güne kadar bilinen dünyanın neredeyse tamamını fethederek Yunan tarihinde Helenistik dönemi başlatmasının ardından kısa bir süreliğine Yakın Doğunun en güçlü devleti haline gelmiştir. Selevkos Imparatorluğu Selevkos Imparatorluğu, Makedonya Imparatorluğu parçalandıktan sonra ortaya çıkan dört helenistik imparatorluktan biridir. Başkentleri Antakya'ydı. Anadolu'da, Doğu Akdeniz'de, Mezopotamya'da, Iran'da, Türkmenistan'da, Pamir'de ve Hindistan'ın batısında egemenliklerini sürdürmüşlerdir. Roma gelene kadar Doğu Akdeniz'in hakimiydiler. Ptolemaios Hanedanı Ptolemaios hanedanı Mısır'da M.I. 305 ile MS 30 arasında 300 yıl, (Makedonya asıllı Büyük Iskender'in ölümünden sonra onun fethediği ülkelerde kurulan Helenistik kırallıklardan bir olan) Ptolemaios Imparatorluğu üzerinde saltanat sürmüştür. Bu hanedan Makedonyalı general Ptolemaios I Soter tarafından kurulmuştur. Güney Asya Maurya Imparatorluğu Gupta Krallığı Çin Qin Hanedanı M.I. 221 - M.I. 206 yılları arasında Çin'i yönetmiş hanedandır. M.I. 221'de Ilk Imparator Qin Shi Huang(okunuşu → Çin Şı Huanğ) bütün Çin'i tek bir yönetim altında toplamıştır. Böylelikle başlayan Çin'in Imparatorluklar dönemi, 1912'de Qing Hanedanı'nın yıkılıp Çin Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla sona ermiştir. Han Hanedanı Çin'de M.I. 206 – M.S. 220 tarihleri arasında hüküm sürmüş hanedanıdır. Dönemin önemli klanlarından Liu tarafından kurulmuştur. Han Hanedanı Çin kültürünün zirvelerinden biri olarak kabul edilir. Günümüzde Çinliler Liu ailesinin ve kurdukları Hanedanının onuruna kendilerini Han insanı, Han Ulusu olarak adlandırır. Imparator Han Gaozu, tahtta bulunduğu yedi yıl içinde merkeziyetçi otoriter yönetimini sağlamlaştırmak için “Halka nefes aldırmaâ€ya yönelik bir dizi politika uyguladı. Avrupa Roma Imparatorluğu Roma Cumhuriyeti'nin Augustus liderliğinde M.I. 1. yüzyılda yeniden örgütlenmesiyle kurulan antik Roma devletidir. Uzun yıllar Akdeniz çevresinde hüküm süren Roma Imparatorluğu, Kavimler Göçü'yle başlayan karışıklıklardan sonra M.S. 395 tarihinde doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrıldı. Batı kısmı (Batı Roma Imparatorluğu) 476 yılında Kavimler Göçü'nde Avrupa'ya gelen Kuzey Kavimlerinin saldırıları sonucunda yıkılmış, doğu kısmı da varlığını Doğu Roma Imparatorluğu veya Bizans Imparatorluğu olarak 1453'de Fatih Sultan Mehmet'in Istanbul'u fethine kadar sürdürmüştür. Orta Çağ (375 - 1450) Avrupa Doğu Roma Imparatorluğu Bizans 330 - 1453 Doğu Roma Imparatorluğu, "Rum Iparatorluğu"; Latince: Imperium Romanum) ya da 16. yüzyılda Alman Hieronymus Wolff'un adlandırmasıyla Bizans Imparatorluğu, Roma Imparatorluğu'nun 395'te Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmasıyla ortaya çıktı. Başkenti Roma olan Batı Roma Imparatorluğu 5. yüzyılda Germen kabilelerince yıkıldı. Merkezi Konstantinopolis (bugünkü Istanbul) olan ve Bizans Imparatorluğu'da denen Doğu Roma Imparatorluğu ise, bin yılı aşkın süre varlığını sürdürdü. Bizans'ın ortaya çıkışı, Roma Imparatoru I. Constantinus'un başkenti, Roma'dan bugünkü Istanbul'a taşımasıyla da yakından ilişkilidir. Roma Imparatoru I. Konstantin (Büyük Konstantin), 330'da imparatorluğun başkentini eski Yunan kenti Byzantion'a (Bizans) taşıdı ve yeni başkente, Constantinus'un kenti anlamına gelen Konstantinopolis (Constantinopolis) adını verdi. Büyük Konstantin, Roma'dan senatörler ve yüksek memurlar getirterek Konstantinopolis'te yeni bir yönetim oluşturdu ve kenti yeniden imar etti. Roma çok tanrılı olmasına karşın, Konstantinopolis'i bir Hıristiyan kenti yaptı ve kendisi de bu dini benimsedi. Bizans'ın yöneticileri kendilerini Roma Imparatorluğu'nun gerçek mirasçıları olarak kabul ettiler ancak öte yandan Roma ile ilişkilerini de sürdürdüler. Roma Imparatorluğu'nun batı kesimi küçük devletlere ayrılıp parçalanırken, Bizans Imparatorluğu bütünlüğünü korumayı başardı. Batıdan bağımsız olarak Doğu Akdeniz'de egemen olan Bizans Imparatorluğu, klasik Yunan ve Roma uygarlıklarının son merkezi oldu. Bulgaristan Imparatorluğu Macaristan Krallığı 1000-1944 yılları arasında Orta Avrupa'da hüküm sürmüş bir krallıktı. 1000-1526 yılları arasında bağımsız bir ülke olan Macaristan Krallığı Mohaç Savaşı'ndan sonra topraklarının büyük bir kısmını Osmanlı Devleti'ne kaybetti. Topraklarının geri kalan kısmı Habsburg Hanedanının yönetimi altında özerk bir krallık olarak yaşadı. Merovenj Hanedanı ve Karolenj Imparatorluğu (Fransiya) 8. ve 9. yüzyıllarda Cermen kökenli Karolenj hanedanı üyesi krallar tarafından yönetilmiş bir imparatorluktur. Hanedanın en tanınmış üyesi olan Şarlman döneminde Karolenj Imparatorluğunun sınırları günümüzdeki Fransa, Almanya, Kuzey Italya, Hollanda, Belçika ve Isviçre dahil Batı ve Orta Avrupa'nın büyük bir bölümünü kapsamaktaydı. Karolenj Imparatorluğu daha sonra kurulacak olan Kutsal Roma Germen Imparatorluğu'nun başlangıcı sayılabilir. Kutsal Roma Ce
Medyadoktoru Yapım 19:14
Medyadoktoru Yapım 168 izlenme - 3 yıl önce Medyadoktoru Yapım - 2. İstanbul Medeniyetler Defilesi Medyadoktoru Yapım Firması Tarafından Gerçekleştirilen 2. İstanbul Medeniyetler Defilesinden Görüntüleri İzliyoruz.
Antakya Medeniyetler Korosu'nun Kanada Turnesi 04:54
Antakya Medeniyetler Korosu'nun Kanada Turnesi 204 izlenme - 2 yıl önce Antakya Medeniyetler Korosu'nun Kanada turnesi- Montreal ve Ottawa'da konserler veren koro, son olarak Toronto'da sahne aldıTORONTO (AA) - Tamamı Türk vatandaşı ancak farklı din ve kültürlere sahip üyelerden oluşan Antakya Medeniyetler Korosu, Kanada turnesini tamamladı.
Güzel Antakyam Medeniyeler Şehri 04:40
Güzel Antakyam Medeniyeler Şehri 128 izlenme - 8 yıl önce harika
Attik Kırmızı-Figür: Niobid Ressamı, Niobid Krater 05:54
Attik Kırmızı-Figür: Niobid Ressamı, Niobid Krater 69 izlenme - 2 yıl önce Attik Kırmızı-Figür: Niobid Ressamı, "Niobid Krater" Attic Red-Figure: Niobid Painter, "Niobid Krater" https://www.khanacademy.org/humanitie...
Muammer Ketenci - Medeniyetler Defilesi 2014 08:37
Muammer Ketenci - Medeniyetler Defilesi 2014 11 izlenme - 8 ay önce 2014 Muammer Ketenci istanbul medeniyetler defilesi http://muammerketenci.com http://mketencishop.com
İzzettin Bilgin - Medeniyetler Şehri Adıyaman 01:32
İzzettin Bilgin - Medeniyetler Şehri Adıyaman 77 izlenme - 4 yıl önce Şiir
İshtar Kapısı ve Tören Yolu 07:26
İshtar Kapısı ve Tören Yolu 49 izlenme - 2 yıl önce İshtar Kapısı ve Tören Yolu "Diğer videolarımıza ulaşmak için aşağıda ki kanalımıza Abone olabilirsiniz http://www.izlesene.com/khanacademyturkce" Ishtar gate and Processional Way: https://www.khanacademy.org/humanitie...
Ders: M.ö 687 546 Lidyalılar İlk Çağ Uygarlıkları Kültür Ve Medeniyetler 07:33
Ders: M.ö 687 546 Lidyalılar İlk Çağ Uygarlıkları Kültür Ve Medeniyetler 44 izlenme - 3 yıl önce Ders M.ö 687 546 Lidyalılar İlk Çağ Uygarlıkları Kültür Ve Medeniyetler
Muammer Ketenci - 2011 Hatay Medeniyetler Defilesi 29:22
Muammer Ketenci - 2011 Hatay Medeniyetler Defilesi 11 izlenme - 8 ay önce 2011 - Muammer Ketenci Hatay Medeniyetler Defilesi http://mketencishop.com http://muammerketenci.com
Marcus Aurelius, Atlı Heykel 04:37
Marcus Aurelius, Atlı Heykel 35 izlenme - 2 yıl önce Marcus Aurelius, Atlı Heykel "Diğer videolarımıza ulaşmak için aşağıda ki kanalımıza Abone olabilirsiniz http://www.izlesene.com/khanacademyturkce" Equestrian Sculpture of Marcus Aurelius: https://www.khanacademy.org/humanitie...
“Müslüman Savaşları Çağı”nın Sonu Ve Yeni Bir Altın Çağ 05:22
“Müslüman Savaşları Çağı”nın Sonu Ve Yeni Bir Altın Çağ 5 izlenme - 4 ay önce “Müslüman Savaşları Çağı”nın Sonu ve Yeni bir Altın Çağ Bugün dünya, tarihte hiç olmadığı kadar yaygın bir çatışma ortamı içinde. 2016 yılında 70 ülkeyi kapsayan 56 çatışma devam etmekte. Batı bu çatışmaları çoğunlukla izlemekte, bunları sonlandırmak için ciddi bir çaba harcamamakta. Bu sakıncalı siyasi tutuma karşı batıda zaman zaman muhalif sesler yükselmekte. Bu sesleri susturacak ideoloji ise Samuel Huntington gibi siyaset bilimcilerinden gelmiştir.  Samuel Huntington 1991’den itibaren yazdığı makaleler ile 20. Yüzyıl tarihini savaşlarla açıklamakta, 21. Yüzyıl içinde tahminlerde bulunmaktaydı. Bu yazılarda “dünya tarihinin geldiği noktada savaş ve yıkımların kaçınılmaz olduğu” mesajı verilmektedir. Huntington’a göre 21. Yüzyıl’daki savaşlar tarihin diyalektiğinin önlenemez sonucuydu. Madem savaş olması bilimsel bir kaçınılmazlıktı, o zaman milletlere düşen bu savaşları önlemek değil en yüksek menfaati sağlayabilmek olmalıydı. Bu bakış açısı milyonlarca kişiyi; katliamlara, ölümlere ve masumların can vermesine karşı hissiyatsız hale getirdi. Toplumlar, savaşları sadece kendi menfaatleri açısından değerlendirmeyi doğru gördüler ve sadece çıkarlarının peşinden koşmayı kendilerine prensip olarak benimsediler. Huntington 1948’den itibaren Amerikan politikasını şekillendiren kadronun bir parçasıydı. Savaş teorilerini kaleme aldığı ilk makalesi “Medeniyetler Çatışması” yazısı olmuştu. Huntington yazısında, Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle Batı’nın dünya hükümranlığının önündeki en büyük tehlikeyi “İslam” olarak göstermekteydi. Doğal olarak Batı’nın bir sonraki büyük savaşı da, kaçınılmaz olarak İslam medeniyetine karşı olacaktı. Medeniyetler çatışması tezini, 2001 yılında yayınlanan “Müslüman Savaşları Çağı” başlıklı makalesi izledi. Huntington bu yeni makaleyle İslam dünyası ile Batı’nın savaşı tezini daha ileri götürüyordu. Makalenin ana fikri Müslümanların diğer tüm medeniyetlerden daha fazla savaştıkları ve dünyayı daha tehlikeli hale getirdikleri idi. 11 Eylül saldırıları da sadece Müslüman savaşlarının ABD’ye yansımasıydı. Huntington makalesi ile Müslümanları hedef tahtasına koymaktaydı. Makalenin ardından geçen 15 yıl içinde Afganistan ve Irak işgal edildi. Tunus ve Mısır’da ihtilaller oldu. Suriye, Libya ve Yemen iç savaşlar yaşamak zorunda kaldı. Huntington 2008 yılında öldüğü için göremedi ama milyonlarca masum Müslüman, onun ideolojik olarak destek verdiği savaşlar ile can verdi. Bugün Huntington artık hayatta değil. Fakat onun yerini alan savaş ve zulmü meşru gösteren kalemler yazılarına devam ediyor. Bu teorisyen kadrolar, insanlığın gelişmesi için savaşın gerekli olduğunu öğreten çarpık bir eğitim sisteminin sonucunda oluştu. En güçlü olanın, en egoist olanın hayatta kalacağı bir düzene inanıyorlar. Oysa İslam ahlakı, gelişmenin merkezine fedakârlığı, paylaşımcılığı, dostluğu, ittifakı ve dayanışmayı koymuştur. İslam dünyasının geleceği birleşmede, ortak hareket etmede ve bu oyunlara karşı el birlik bilimsel anlamda mücadele etmededir. Bu savaş ortamı, ancak İslam milletleri birleştiğinde, kurşundan kaynatılmış binalar gibi tek bir parça olarak hareket ettiğinde sona erebilir. Önümüzdeki dönem Huntington’un iddia ettiği gibi “Müslüman Savaşları Çağı” değil, “Müslümanların ve dolayısıyla tüm dünyanın Yeniden Altın Çağı” olacaktır.   http://www.a9.com.tr/izle/235192/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/“Musluman-Savaslari-Cagi”nin-Sonu-ve-Yeni-bir-Altin-Cag A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
ChanCé feat. Medeniyetler Korosu - Middle East (Official Video) 05:22
ChanCé feat. Medeniyetler Korosu - Middle East (Official Video) 2 izlenme - 3 ay önce
Müslüman Savaşları Çağı'nın Sonu Ve Yeni Bir Altın Çağ 05:22
Müslüman Savaşları Çağı'nın Sonu Ve Yeni Bir Altın Çağ 2 izlenme - 3 ay önce Müslüman Savaşları Çağı”nın Sonu ve Yeni bir Altın Çağ Bugün dünya, tarihte hiç olmadığı kadar yaygın bir çatışma ortamı içinde. 2016 yılında 70 ülkeyi kapsayan 56 çatışma devam etmekte. Batı bu çatışmaları çoğunlukla izlemekte, bunları sonlandırmak için ciddi bir çaba harcamamakta. Bu sakıncalı siyasi tutuma karşı batıda zaman zaman muhalif sesler yükselmekte. Bu sesleri susturacak ideoloji ise Samuel Huntington gibi siyaset bilimcilerinden gelmiştir. Samuel Huntington 1991’den itibaren yazdığı makaleler ile 20. Yüzyıl tarihini savaşlarla açıklamakta, 21. Yüzyıl içinde tahminlerde bulunmaktaydı. Bu yazılarda “dünya tarihinin geldiği noktada savaş ve yıkımların kaçınılmaz olduğu” mesajı verilmektedir. Huntington’a göre 21. Yüzyıl’daki savaşlar tarihin diyalektiğinin önlenemez sonucuydu. Madem savaş olması bilimsel bir kaçınılmazlıktı, o zaman milletlere düşen bu savaşları önlemek değil en yüksek menfaati sağlayabilmek olmalıydı. Bu bakış açısı milyonlarca kişiyi; katliamlara, ölümlere ve masumların can vermesine karşı hissiyatsız hale getirdi. Toplumlar, savaşları sadece kendi menfaatleri açısından değerlendirmeyi doğru gördüler ve sadece çıkarlarının peşinden koşmayı kendilerine prensip olarak benimsediler. Huntington 1948’den itibaren Amerikan politikasını şekillendiren kadronun bir parçasıydı. Savaş teorilerini kaleme aldığı ilk makalesi “Medeniyetler Çatışması” yazısı olmuştu. Huntington yazısında, Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle Batı’nın dünya hükümranlığının önündeki en büyük tehlikeyi “İslam” olarak göstermekteydi. Doğal olarak Batı’nın bir sonraki büyük savaşı da, kaçınılmaz olarak İslam medeniyetine karşı olacaktı. Medeniyetler çatışması tezini, 2001 yılında yayınlanan “Müslüman Savaşları Çağı” başlıklı makalesi izledi. Huntington bu yeni makaleyle İslam dünyası ile Batı’nın savaşı tezini daha ileri götürüyordu. Makalenin ana fikri Müslümanların diğer tüm medeniyetlerden daha fazla savaştıkları ve dünyayı daha tehlikeli hale getirdikleri idi. 11 Eylül saldırıları da sadece Müslüman savaşlarının ABD’ye yansımasıydı. Huntington makalesi ile Müslümanları hedef tahtasına koymaktaydı. Makalenin ardından geçen 15 yıl içinde Afganistan ve Irak işgal edildi. Tunus ve Mısır’da ihtilaller oldu. Suriye, Libya ve Yemen iç savaşlar yaşamak zorunda kaldı. Huntington 2008 yılında öldüğü için göremedi ama milyonlarca masum Müslüman, onun ideolojik olarak destek verdiği savaşlar ile can verdi. Bugün Huntington artık hayatta değil. Fakat onun yerini alan savaş ve zulmü meşru gösteren kalemler yazılarına devam ediyor. Bu teorisyen kadrolar, insanlığın gelişmesi için savaşın gerekli olduğunu öğreten çarpık bir eğitim sisteminin sonucunda oluştu. En güçlü olanın, en egoist olanın hayatta kalacağı bir düzene inanıyorlar. Oysa İslam ahlakı, gelişmenin merkezine fedakârlığı, paylaşımcılığı, dostluğu, ittifakı ve dayanışmayı koymuştur. İslam dünyasının geleceği birleşmede, ortak hareket etmede ve bu oyunlara karşı el birlik bilimsel anlamda mücadele etmededir. Bu savaş ortamı, ancak İslam milletleri birleştiğinde, kurşundan kaynatılmış binalar gibi tek bir parça olarak hareket ettiğinde sona erebilir. Önümüzdeki dönem Huntington’un iddia ettiği gibi “Müslüman Savaşları Çağı” değil, “Müslümanların ve dolayısıyla tüm dünyanın Yeniden Altın Çağı” olacaktır.
Medeniyetlerin İlkelden Gelişmişe Doğru İlerlediği İddiası Evrimcilerin Tarihe Uyguladıkları Bir Saf 01:54
Medeniyetlerin İlkelden Gelişmişe Doğru İlerlediği İddiası Evrimcilerin Tarihe Uyguladıkları Bir Saf 4 izlenme - 11 ay önce Medeniyetlerin ilkelden gelişmişe doğru ilerlediği iddiası Evrimcilerin tarihe uyguladıkları bir safsatadır
Hepimiz Birimiz, Birimiz Hepimiz İçin.. - A9 Tv 04:08
Hepimiz Birimiz, Birimiz Hepimiz İçin.. - A9 Tv 5 izlenme - 8 ay önce A9 TV Yeni FREKANSIMIZ: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500 http://www.a9.com.tr/izle/225202/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/Hepimiz-birimiz-birimiz-hepimiz-icin A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo