Hoşgeldiniz!

Mehmet Görmez Videoları İzle

Görmez’den Cenaze Marşı Açıklaması  02:20
Görmez’den Cenaze Marşı Açıklaması 3.168 izlenme - 9 ay önce Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, şehit cenazelerinde kendi kültümüze ait olmayan bir marşın çalınmasını doğru olmadığını söyledi. Görmez, şehitleri tekbirle, dua ile, Kur-an’ı Kerim’le ahirete göndermenin daha uygun olacağını belirtti. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, “Trakya Kur’an Günleri ve Kur’an Okuyucuları Semineri’ için geldiği Edirne’de program öncesi basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Şehit ailelerinden kendisine ‘cenaze marşı’ ile ilgili bir talep olduğunu dile getiren Görmez, cenaze marşının çalınması yerine, şehitlerin tekbirle, dua ile, Kur-an’ı Kerim’le ahrete göndermenin daha uygun olacağını belirtti. “ŞEHİTLERİMİZ EBEDİYETE TEKBİRLE UĞURLANMALI” Bir basın mensubunun ‘şehit cenazelerinde cenaze marşının çalınmasına ilişkin çok sayıda şikayetler alıyorsunuz’ hatırlatması üzerine Diyanet İşleri Başkanı Görmez, konu ile ilgili şehit ailelerinden kendisine bizzat müracaat ve yazılı mektupların olduğunu belirterek, “Doğrusu şehit ailelerinin bir talebi olduğu için ben kamuoyuyla paylaştım. Pek çok şehit ailesinin bana bizzat müracaatları ve yazdıkları mektuplarda ifadeleri, kendi evlatlarının peygamberlikten sonra en yüce makam olan şehitlik mertebesine ulaştıktan sonra camide cenaze namazı gibi güzel bir ibadetle birlikte tekbirle, dua ile, Kur-an’ı Kerim’le onları ahrete, ebedi hayata göndermenin çok daha doğru olduğu, bizim kültürümüzde olmayan, bize ait olmayan bir marş ile uğurlanmasını uygun bulmadıklarını bana ifade ettiler. Bende bunu kamuoyuyla paylaşmayı, yetkililerle paylaşmayı şehitlerimizin yüce hatırası için bir gereklilik duydum” diye konuştu. “MİLLET OLARAK ŞEHİTLERİMİZİN UĞRUNA CAN VERDİĞİ DEĞERLERDE BİRLEŞMELİYİZ” Şehitlere Allah’tan rahmet dilediğini dile getiren Görmez, “Bizim millet olarak şehitlere karşı en büyük görevimiz, onların uğruna canlarını verdikleri değerlerde birleşmek, bizi biz yapan, millet yapan yüce değerler etrafında birleşmektir. Ayrıca milletimizin büyük hüznüne ve üzüntüsüne rağmen şehit cenazelerinde gösterilen o vakar dolayısıyla doğrusu her türlü takdirleri ifade etmek gerekiyor. Ben bütün şehit ailelerine yüce rabbimden sabırlar diliyorum” dedi. Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan terör olayları nedeniyle 89 caminin tahrip edildiğine değinen Görmez, “Maalesef terör olayları nedeniyle 89 camii tahrip edildi. Bunların içerisinde bazıları tamamen ibadet edilemez hale geldi. Şu anda arkadaşlarımız, büyük bir kısmını tekrar tamir ettiler. İnşallah en kısa zamanda ibadethanelerimizin, camilerimizin tamamı milletimizin ibadetine açılır ve bir daha da millet olarak bu acıları yaşamayız” ifadelerini kullandı.
 Diyanet İşleri Başkanı: Din İstismarı, Kanunlarla Önlenecek Bir Husus Değildir 00:59
Diyanet İşleri Başkanı: Din İstismarı, Kanunlarla Önlenecek Bir Husus Değildir 1.332 izlenme - 3 ay önce Avrasya İslam Şurası'nda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez "Din istismarı,kanunlarla önlenecek bir husus değil,Müslüman âlimlerin,dini kurumların çalışmalarıyla bertaraf edilecek bir husustur" dedi.
Cübbeli Ahmet Hoca'dan Görmez'e Sakalı Şerif Eleştirisi  10:07
Cübbeli Ahmet Hoca'dan Görmez'e Sakalı Şerif Eleştirisi 616 izlenme - 7 ay önce Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, Diyanet Başkanı Mehmet Görmez'in Habertürk'e verdiği röportajdaki "Sakal-ı Şerif" sözlerine tepki gösterdi. Cüppeli Ahmet, "Atatürk ve İnönü dönemi diyanet işleri başkanları bile böyle konuşmadı" ifadelerini kullandı. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Kübra Par'a dün verdiği röportajda Sakal-ı Şerif'in ziyaret edilip edilmemesine ilişkin şunları söylemişti: "Ben bir hadis talebesi olarak derim ki; Hz. Peygamber bugün yaşasaydı, bunu yasaklardı. Ancak bazı Müslüman kar­deşlerimizin sadece sevgi eseri ola­rak ziyaret edip gözyaşı dökmesine de saygı duyulmalıdır. Şu iyi bilinmelidir ki; Hz. Peygamber’in Sakal-ı Şerif’ini ziya­ret etmek şeklinde herhangi bir dini vecibe bulunmamakla birlikte Müslü­manların öteden beri bu tür uygulama­ları bir âdet haline getirdikleri malumdur. "Sabah uyandım Whatsapp'ımda bir mesaj gördüm" diyerek röportajı gördüğünü anlatan Cübbeli Ahmet ise Mehmet Görmez'in bu sözlerine tepki gösterdi. Cübbeli Ahmet, "Senin bu lafın birçok hadisi ve sahabenin tabikatını inkardır" dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Cübbeli'yi Böyle Fırçaladı 07:03
Diyanet İşleri Başkanı Cübbeli'yi Böyle Fırçaladı 119 izlenme - 3 ay önce Cübbeli Ahmet Hoca olarak blinen Ahmet Mahmut Ünlü, Diyanet işleri Başkanı Mehmet Görmez için kullandığı "Diyanet reisi çıkmış ne yumurtlamış yine" sözlerinden dolayı özür diledi. Mehmet Görmez'in kendisini aradığını be kendisi ile ilgili sarf ettiği sözleri hatırlattığını belirten Cübbeli, "İlim meclisine ağırlık yakışır. Ben ilim meclisine yakışmayacak argo kullanmışsam bundan dolayı kendisinden de, Diyanet makamından da özür diliyorum" dedi. Diyanet'in dosyalar halinde bu konuşulanları sakladığını da belirten Cübbeli, "Diyanet de dosyalar halinde bunlarla uğraşıyormuş. Benim ne dediğimle uğraşıyormuş. Dosyayı ona getirmişler" ifadelerini kullandı. Cübbeli şunları söyledi: "Diyanet Reisi aradı, konuştuk biraz. Alttan alıyor, tevazulu adam da. Ben dedim ne yapmışım. 'Yumurtladı' lafı geçmiş herhalde. Bazı siteler bunu manşet yapmış. Evvelce de 'halt etti' demişim. Kaç sene oldu bilmiyorum.
ORUÇ TUTMANIN VUCUDA FAYDALARI DOKTORLARCA KANITLANMIŞ ORUÇ TUTMAYANLAR KAFİRDİR CEHENNEMLİKTİR 02:16
ORUÇ TUTMANIN VUCUDA FAYDALARI DOKTORLARCA KANITLANMIŞ ORUÇ TUTMAYANLAR KAFİRDİR CEHENNEMLİKTİR 249 izlenme - 7 ay önce 1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ OLAN HERKESİ VE “BU ZAMANDA YAŞAYAN 8 MİLYAR İNSANIN HEPSİNİ HEM MUAYYEN HEM UMUM HEM SİLSİLE OLARAK TEKFİR EDİYORUM”ASL-İ KAFİR DİYORUM. 1333 SENE İÇİNDE OLAN: TÜM DEVLET’LERE. VE BU ZAMANDAKİ: ( 215’E YAKIN ) DEVLETLERE: “KAFİR DEVLETLER- KÜFÜR HÜKÜMETLER” DİYORUM. VE TÜM HALKINI; “HEM TEK-TEK MUAYYEN OLARAK, HEM UMUM, HEMDE SİLSİLE OLARAK, TAMAMINI TEKFİR EDİYORUM”HEPSİDE: ASL-İ KAFİRDİR. MÜSLÜMAN DEĞİLLERDİR. HEPSİ: KENDİNİ MÜSLÜMAN ( SANAN ) CEHENNEMLİK İMANSIZLARDIR! 1-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ: ALİM’LERE ASL-İ KAFİR DİYORUM! 2-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ: ŞEYH’LERE ASL-İ KAFİR DİYORUM! 3-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ: İMAM’LARA ASL-İ KAFİR DİYORUM! 4-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ: MÜCTEHİD’LERE ASL-İ KAFİR DİYORUM! 5-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ: ŞEYHUL İSLAMLARA ASL-İ KAFİR DİYORUM! 6-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ: MÜFESSİR’LERE ASL-İ KAFİR DİYORUM! 7-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ: CUMHUR ULEMA’LARA ASL-İ KAFİR DİYORUM! 8-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ: MUHADDİS’LERE ASL-İ KAFİR DİYORUM! 9-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ: FAKİH’LERE ASL-İ KAFİR DİYORUM! 10-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ: MÜCEDDİD’LERE ASL-İ KAFİR DİYORUM! 11-1333 SENE İÇİNDE YAŞAMIŞ: TÜM CEMAAT’LERE TÜM GRUP’LARA TÜM TAİFE’LERE TÜM CİHAD CEPHE’LERE ASL-İ KAFİR DİYORUM! 1-EBU HANİFE: ASL-İ KAFİRDİR. TAKLİD EDENLER: ASL-İ KAFİRDİR! 2-MALİKİ: ASL-İ KAFİRDİR. TAKLİD EDENLER: ASL-İ KAFİRDİR! 3-AHMED BİN HANBEL: ASL-İ KAFİRDİR. TAKLİD EDENLER: ASL-İ KAFİRDİR! 4-ŞAFİİ: ASL-İ KAFİRDİR. TAKLİD EDENLER: ASL-İ KAFİRDİR! GÜNÜMÜZDE KENDİNE SÜNNİ İSMİ VEREN KENDİNİ MÜSLÜMAN SANAN ASL-İ KAFİRLERİN KÜTÜB-Ü SİTTE '6 HADİS KİTABI' KÜTÜB-Ü TİS-A '9 HADİS KİTABI' YAZARLARI OLAN: 1-BUHARİ: ASL-İ KAFİRDİR! 2-MUSLİM: ASL-İ KAFİRDİR! 3-TİRMİZİ: ASL-İ KAFİRDİR! 4-EBU DAVUD: ASL-İ KAFİRDİR! 5-NESA-İ: ASL-İ KAFİRDİR! 6-İBNİ MACE: ASL-İ KAFİRDİR! 7-MUVATTA: İMAM MALİK ASL-İ KAFİRDİR! 8-MÜSNED: AHMED BİN HANBEL ASL-İ KAFİRDİR! 9-DARİMİ: ASL-İ KAFİRDİR! GÜNÜMÜZDE KENDİNE Şİ-A İSMİ VEREN KENDİNİ MÜSLÜMAN SANAN ASL-İ KAFİRLERİN KÜTÜB-Ü ERBE-A '4 HADİS KİTABI' YAZARLARI OLAN : 1-EL-KAFİ: CAFER MUHAMMED EL-KULEYNİ ASL-İ KAFİRDİR! 2-MEN LA YEHZURUHUL FAKİH: ŞEYH SADIK ASL-İ KAFİRDİR! 3-TEHZİBUL AHKAM: EBU CAFER ET-TUSİ ASL-İ KAFİRDİR! 4-EL-İSTİBSARU FİMA UHTİLİFE FİHİ MİNEL EHBAR: EBU CAFER ET-TUSİ ASL-İ KAFİRDİR! NECDİ’LERİN HEPSİ ASL-İ KAFİRDİR. VE BU ZAMANDAKİ "BİZ NECDİ’YİZ BİZ SELEFİ’YİZ BİZ EHLİ SÜNNETİZ" DİYENLERİN HEPSİDE: ASL-İ KAFİRDİR! 1-MUHAMMED BİN ABDULVEHHAB: ASL-İ KAFİRDİR! 2-OĞULLARIDA> TORUNLARIDA> TALEBELERİDE> BABASIDA> DEDESİDE: ASL-İ KAFİRDİR! 3-İBNİ TEYMİYYE: ASL-İ KAFİRDİR! 4-İBNİ KAYYİM EL-CEVZİYYE: ASL-İ KAFİRDİR! 5-ZEHEBİ ASL-İ KAFİRDİR! 6-İBNİ KESİR ASL-İ KAFİRDİR! 7-TABERİ: ASL-İ KAFİRDİR! EN BÜYÜK: HÜCCET-BEYYİNE-DELİL-HİKMET-VAHİY-NAS'DA: 1-KUR-AN'I KERİM'DİR- AYETLERDİR. 2-KUR-AN'I KERİME UYAN SAHİH HADİSLERDİR- SAHİH SÜNNETLERDİR. 3-İCMA-İ ÜMMETİ, 4-KIYAS'I FUKEHA'YI, RED-İNKAR”EDEN: TAM BİR 'MUVAHHİD' MÜSLÜMANDIR
Ahmet Hakan'dan Mehmet Görmez'e çağrı 01:32
Ahmet Hakan'dan Mehmet Görmez'e çağrı 19 izlenme - 3 hafta önce Reina'daki kanlı saldırı CNN TÜRK'te Ahmet Hakan ile Tarafsız Bölge programında konuşuldu. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın saldırıdan sonra yaptığı açıklamayı takdir eden Ahmet Hakan, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'e önümüzdeki cuma hutbesiyle ilgili bir çağrıda bulundu. Hakan, "oh olsun, geberdiler demenin dinen ne kadar sakıncalı olduğunu, insanlık dışı bir katliamın pazarda, mabette, eğlence mekanında olmasının arasında bir fark olmadığınının anlatılması büyük olur" dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Görmez'e Rize'de Tepki 02:32
Diyanet İşleri Başkanı Görmez'e Rize'de Tepki 549 izlenme - 3 yıl önce Rize'de, Kutlu Doğum Haftası etkinliklerine katılan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'e, ilde Cabir Dede olarak bilinen bir kişi tepki gösterdi....
96 Yaşındaki Dedeyi Yaka Paça Dışarı Atmak 02:07
96 Yaşındaki Dedeyi Yaka Paça Dışarı Atmak 514 izlenme - 2 yıl önce Rize'de Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez konuşma yapmak üzere sahneye çıkarken, protesto eden 96 yaşındaki Mustafa Cebir'i isimli dedemiz düşünceleri belirtmek için protesto yaparken görevliler yaka paça dışarı çıkartılmış.Düşünce özgürlüğüne sıfır tolerans olan ülkemiz herkese eşittir, düşünceye, yaşa, insana saygı yoktur, olmayacaktır.
Gaziantep Regaip Kandili Özel Programı 58:03
Gaziantep Regaip Kandili Özel Programı 524 izlenme - 3 yıl önce Regaib Kandili tüm yurtta coşkuyla idrak edildi… Ramazanın habercisi üç ayların ilk kandil gecesi olan mübarek Regaib kandili dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığı, Gaziantep Şahinbey İlçesi Ulu Camiinde özel bir program düzenledi. Gazianteplilerin yoğun ilgi gösterdiği Kuran’ı Kerim ve Mevlit programına Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz da katıldı. TRT 1 ve Diyanet TV ekranlarından canlı olarak yayınlanan programda konuşan Başkan Yardımcısı Yılmaz, Regaib Kandili ve üç ayların öneminden söz ederek, “Bu mübarek geceler Allah’ın bize sunduğu güzel iklimlerdir. Regaib Kandili ve Miraç, Berat gibi kandil geceleri bizlere hayatımız hakkında muhasebe imkânı sunuyor. Yeniden gönül gündemimizi test etme imkânı sunuyor. Geçen bir yılımızı nasıl ve nerede geçirdik? Bunun üzerinde düşünmemizi sağlıyor” dedi.
Prof. Dr. Mehmet Görmez Konya'da | Diyanet TV 05:47
Prof. Dr. Mehmet Görmez Konya'da | Diyanet TV 673 izlenme - 3 yıl önce Diyanet Kutlu Doğum 2013 Etkinliklerinde Son Durak Konya... Prof. Dr. Mehmet Görmez Konya'da Hafızalardan Silinmiyecek Bir Konuşma Yaptı... Diyanet Güncel He...
Hafız İsmail Biçer Kız Kur'an Kursu Açıldı 07:05
Hafız İsmail Biçer Kız Kur'an Kursu Açıldı 579 izlenme - 2 yıl önce DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği İl Müftüleri Semineri nedeniyle Sapanca'da bulunan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, seminerin i...
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'e 1 Milyonluk Makam Aracı 01:25
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'e 1 Milyonluk Makam Aracı 245 izlenme - 1 yıl önce Cumhurbaşkanlığı Sarayı maliyeti tartışmaları sürerken lüks bir harcama da Diyahet İşleri Başkanlığı için yapıldı. İddiaya göre; Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'e 1 milyon liraya makam otomobili alındı.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni makam aracından sonra şimdi de Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in aracı dikkat çekti. Hürriyet'in haberine göre, Diyanet İşleri Başkanı'na 1 milyon lira değerinde lüks bir makam aracı alındı. Mercedes S 500 model makam aracının maliyeti Diyanet Vakfı bütçesinden karşılandı. Vakıf ayrıca genel müdürler için 14 adet Toyota marka araç ile teşkilat için de 16 adet ticari minibüs satın aldı. Diyanet TV ve Diyanet Radyosu’nda çalışan 100 personelin maaşlarını da Diyanet Vakfı karşılıyor.
24. Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi 22:35
24. Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi 115 izlenme - 1 yıl önce Diyanet İşleri Başkanı Görmez, ESAM’ın düzenlediği 24. Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi’ne katıldı… Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından "Emperyalizm Kıskacında İslam Dünyası" temasıyla düzenlenen 24. Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi’ne katıldı. İstanbul’da gerçekleşen ve Müslüman ülke temsilcilerinin katıldığı kongre, ‘Emperyalizmin Kıskacında İslam Dünyası’ başlığı altında toplandı.
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Kazakistan Baş Müftüsü Derbisali İle Görüştü 01:54
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Kazakistan Baş Müftüsü Derbisali İle Görüştü 293 izlenme - 2 yıl önce Astana'da duzenlenen 4. Semavi ve Geleneksel Dinler Liderleri Kongresi'ne katilan Diyanet Isleri Baskani Prof. Dr. Mehmet Gormez, ikili temaslari kapsaminda ...
Prof. Dr. Mehmet Görmez Mescid-i Aksa'da Cuma Hutbesi Verdi. 01:34
Prof. Dr. Mehmet Görmez Mescid-i Aksa'da Cuma Hutbesi Verdi. 175 izlenme - 2 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Kudüs'ü ziyaret eden ilk Diyanet İşleri Başkanı olan Prof. Dr. Mehmet Görmez, Mescid-i Aksa'da on binlerce Müslüman'a tarihi bir cuma hutbesi verdi.
Prof. Dr. Mehmet Görmez'in Regaib Kandili Programı Açılış Konuşması | Diyanet Tv 10:02
Prof. Dr. Mehmet Görmez'in Regaib Kandili Programı Açılış Konuşması | Diyanet Tv 438 izlenme - 3 yıl önce Diyanet TV'de yayınlanan Regaib Kandili özel programında açılış konuşmasını Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez yaptı... Prof. Dr. Mehmet Görmez y...
Tataristan Heyeti, Diyanet İşleri Başkanı Görmez'i Ziyaret Etti 06:52
Tataristan Heyeti, Diyanet İşleri Başkanı Görmez'i Ziyaret Etti 261 izlenme - 2 yıl önce DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Tataristan Başmüftüsü İldus Faizov'u makamınd...
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez - Basın Ve Halkla İlişkiler Müşavirliği 21:07
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez - Basın Ve Halkla İlişkiler Müşavirliği 237 izlenme - 2 yıl önce Hac farizasının en önemli görevi için Arafat’ta vakfeye duran müminler, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in yaptığı vakfe duasına hep birlikte ‘Amin’ dedi. İslam âlemi ve tüm insanlığın huzuru için dua eden Diyanet İşleri Başkanı Görmez, “Ey bu mübarek ayda, bu mübarek Cuma gününde, günahların en çok affedildiği bu mübarek Arefe gününde, bir haccı ekber mevsiminde, duaların geri çevrilmediği bu mübarek Arafat meydanında bizlere vakfeyi lütfeden Rabbimiz, arif olmayı, hakikati bilmeyi, insan olmanın anlamını kavramayı, kendimizi bulmayı, seni tanımayı, imanda ve güzel ahlakta kemale ulaşmayı, kardeşlerimizle kaynaşmayı, yek vücut, tek yürek olmayı, Arafat’ı iliklerimize kadar hissetmeyi nasip eyle Allah’ım.” niyazında bulundu. Başkan Görmez’in Arafat vakfesinde yüzbinlerin ‘Amin’ dediği duası şöyle; “Hz. Muhammed Mustafa’nın nefeslerinin değdiği, ayaklarının bastığı, sözlerinin yankılandığı şehirlerin anası Mekke’den dua ediyoruz Allah’ım…” Hakkıyla ifade etmekten aciz kaldığımız hamdimizi, senâmızı, şükrümüzü, duamızı sana yöneltiyoruz. Sen kabul eyle Allah’ım. Bugün Hz. İbrahim’in sadakatini, Hz. İsmail’in teslimiyetini, Hz. Hacer validemizin safiyetini bize de ihsan eyle. En güzel kulun, en sevgili Elçin Muhammed Mustafa’nın dünyaya geldiği, nefeslerinin değdiği, ayaklarının bastığı, sözlerinin yankılandığı şehirlerin anası Mekke’deyiz. Bizleri İbrahim’in milletinden, Muhammed Mustafa’nın ümmetinden bir lahza olsun ayırma Allah’ım. “Irkları, renkleri, coğrafyaları farklı, fakat gönülleri bir, imanları bir, gayeleri bir milyonlarca mümin kardeşimizle birlikte Arafat’ta sana dua ediyoruz Allah’ım…” Habib-i Edibin “Hac Arafattır” buyuruyor. “Duanın en hayırlısı, Arefe günü yapılan duadır” buyuruyor. Şu mübarek Arefe gününde, şu mübarek Cuma gününde, şu mübarek zaman diliminde dilleri, ırkları, renkleri, coğrafyaları farklı, fakat gönülleri bir, imanları bir, gayeleri bir milyonlarca mümin kardeşimizle birlikte Arafat meydanındayız. İşte ümidimiz bu meydan. Babamız Âdem’in ve annemiz Havva’nın bağışlandığı yerde toplandık. Sana kulluğumuzu arz etmeye geldik. Mahşeri burada tecrübe etmeye geldik. Günahlarımızdan pişmanlık duyup tövbe etmeye geldik. Arafat’ı yaşamaya geldik. Senin huzuruna geldik. Divanına durduk. Ellerimizi açtık. Boynumuzu büktük. Sana dua ediyoruz. Dua ve niyazlarımızı kabul eyle. Vakfemizi mübarek eyle Allah’ım. “İslam kardeşlerimizle kaynaşmayı, yekvücut, tek yürek olmayı, Arafat’ı iliklerimize kadar hissetmeyi nasip eyle Allah’ım…” Yalın ayak, başı çıplak, sırtı günah yüküyle iki büklüm olmuş, bugüne kadar biriktirdiği ne varsa arkasında bırakıp senin çağrına koşmuş, göğsündeki imandan başka hiçbir sermayesi olmayan biz Müslüman kulların işte Arafat’tayız. Mahkeme-i kübrada bekleşir gibi huzurunda ayaktayız. Duruşumuzu duruşmamızı kabul eyle bizleri boş çevirme Allah’ım. Arif olmayı, hakikati bilmeyi, insan olmanın anlamını kavramayı, kendimizi bulmayı, seni tanımayı, imanda ve güzel ahlakta kemale ulaşmayı, kardeşlerimizle kaynaşmayı, yekvücut tek yürek olmayı, Arafat’ı iliklerimize kadar hissetmeyi nasib eyle Allah’ım. “Taşlayacağımız şeytanla birlikte, içimizdeki bencilliği, öfkeyi, kibri, gururu, nefreti, ihtirası, hasedi, fitne ve fesadı gönül dünyamızdan atmayı bizlere lütfeyle Allah’ım…” Annemizle babamızın kavuştuğu ve yeryüzünde hayatın başladığı bu topraklardan bizi affetmeden gönderme. Her birimiz için yeni bir hayatın başlangıcı olacak, ihramlarımız gibi bembeyaz sayfalar açacak bir şuura, Mikat ile vakti kuşanmaya, tavaf ile sevgiye, sa’y ile ab-u hayata eriştir Allah’ım. Arafat’ta marifete, Meş’aril-Haram’da şuura, Mina’da muhabbete ermeyi, kurbanlarımız ile Sana yakınlaşmayı, Cemeratta bütün nefsanî isteklerden kurtulmayı bizlere lütfeyle Allah’ım. Taşlayacağımız şeytanla birlikte; içimizdeki bencilliği, öfkeyi, kibri, gururu, nefreti, ihtirası, hasedi, fitne ve fesadı gönül dünyamızdan atmayı, buna mukabil tevazuyu, diğerkâmlığı, sevgiyi, hayırda yarışmayı ve cömertliği bizlere lütfeyle Allah’ım. “Bu kıyamet sahnesinden bizleri merhametin ve mağfiretinle kucaklamadan geri gönderme Allah’ım…” Bu kıyamet sahnesinden bizleri merhametin ve mağfiretinle kucaklamadan geri gönderme. Arafat’ta gün batarken ve her birimiz bu mübarek mekâna veda ederken, sevmediğin, affetmediğin, acıyıp rahmet nazarıyla bakmadığın tek bir kulunu bile bırakma Allah’ım. “Makbul bir haccın bir tek mükâfatı vardır, o da cennettir!” buyuran Sevgili Peygamberimizin hatırına haccımızı mebrur ve mübarek eyle Allah’ım. “Peygamber Efendimiz sana ne dua ettiyse, senden neler istediyse, biz de onları senden istiyoruz. Nelerden sana sığındıysa biz de o cürüm ve kötülüklerden sana sığınıyoruz Allah’ım…” Bugün, şu Arafat meydanında Senin Peygamberlerin, Senin evliya kulların, Senin has kulların, Senin salih kulların senden neler istedilerse, bizler de onları Senden istiyoruz. Bizlere ihsan eyle ya Rabbi. Şu Arafat meydanında Peygamber Efendimiz sana ne dua ettiyse, senden neler istediyse, senin sevdiğin ne gibi niyazlarda bulunduysa biz de onları senden istiyoruz. Bizlere kereminle, lütfunla ihsan eyle ya Rabbi. Nelerden sana sığındıysa biz de o cürüm ve kötülüklerden sana sığınıyoruz. Muhafaza eyle Allah’ım. “Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın affına ve cenneti bulmalarına vesile olan duasıyla yalvarıyoruz sana Allah’ım…” Cennetini kaybetmiş Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın affına ve cenneti bulmalarına vesile olan duasıyla yalvarıyoruz sana. Nefislerimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen biz, mutlaka hüsrana uğrayacağız. Bizi zalimlerden, kendine zulmedenlerden ve hüsrana uğrayanlardan eyleme Allah’ım. “İnsanlığı tufanlardan kurtaran Hz. Nuh’un yakarışıyla yalvarıyoruz sana Allah’ım…” İnsanlığı tufanlardan kurtaran Hz. Nuh’un yakarışıyla yalvarıyoruz sana Allah’ım. Bizi hayırlı menzillere kavuştur, bereketli yerlere konuk eyle Allah’ım! Sen konuk edenlerin en hayırlısısın. Ülkemizi, vatanımızı, dünyamızı tekrar hayırlı menzillere çevir Allah’ım. “Peygamberlerin atası, başlı başına bir ümmet olan Hz. İbrahim gibi yalvarıyoruz sana Allah’ım…” Peygamberlerin atası, başlı başına bir ümmet olan Hz. İbrahim gibi yalvarıyoruz sana. Ey Rabbimiz, bizleri ve soyumuzdan gelecek çocuklarımızı namazı dosdoğru kılanlardan eyle. Dualarımızı Kabul eyle Allah’ım. “Sabır timsali Hz. Eyyüb gibi dua ediyoruz sana Allah’ım…” Sabır timsali Hz. Eyyüb gibi dua ediyoruz sana. Kulun Eyyüb’ün sesine katıyoruz seslerimizi Allah’ım. Bizlere, her türlü kötülükten, her türlü zarardan, her türlü şerden, her türlü hastalıktan Eyyüp peygamber gibi güzel kurtuluş nasip eyle Allah’ım. “Yusuf’unun hasretinden gözlerini kaybeden Hz. Yakup’un dualarıyla niyaz ediyoruz sana Allah’ım…” Yusuf’unun hasretinden gözlerini kaybeden Hz. Yakup’un dualarıyla niyaz ediyoruz sana Allah’ım. Sıkıntılarımızı, keder ve hüzünlerimizi sadece Sana arz ediyoruz. Bizleri sıkıntılarımızdan, keder ve hüzünlerimizden Sen kurtar Allah’ım. “Güzelliğin ve iffetin timsali Hz. Yusuf’un yakarışlarıyla yalvarıyoruz sana Allah’ım…” Güzelliğin ve iffetin timsali Hz. Yusuf’un yakarışlarıyla yalvarıyoruz sana Allah’ım. Bizlere Müslüman olarak ruhumuzu teslim etmeyi lütfeyle Allahım. Bizleri salih kullarının zümresine ilhak eyle Allah’ım. “Haksızlık karşısında zor durumda kalan Hz. Musa gibi yalvarıyoruz sana Allah’ım…” Haksızlık karşısında zor durumda kalan Hz. Musa gibi yalvarıyoruz sana Allah’ım. Bizlere öyle nimetler ver ki, bu nimetler sayesinde hiçbir zaman mücrimlere arka çıkmayalım, onlarla aynı safta yer almayalım Allah’ım. İçimizdeki beyinsizlerin yaptıkları yüzünden bizi helak etme. “Verdiğin güç ve kudreti karıncaları dahi ezmeden kullanan Hz. Süleyman’ın dualarıyla yalvarıyoruz sana Allah’ım…” Verdiğin güç ve kudreti karıncaları dahi ezmeden kullanan Hz. Süleyman’ın dualarıyla yalvarıyoruz sana Allah’ım. Bizleri, verdiğin nimetlere şükreden şakir kullarından eyle. Bizlere Senin razı olacağın salih ameller işlemeyi ihsan eyle. Bizleri rahmetinle salih kulların arasına ilhak eyle Allah’ım. “Hz. Yunus’un karanlıklardan aydınlığa çıkışına vesile olan duasıyla yalvarıyoruz sana Allah’ım…” Hz. Yunus’un karanlıklardan aydınlığa çıkışına vesile olan duasıyla yalvarıyoruz sana Allah’ım. Senden başka ilah yoktur, sen yücesin ey Rabbimiz. Gerçekten bizler kendimize zulmettik. Bizleri affeyle Allah’ım. “Kelimetullah Hz. İsa gibi yalvarıyoruz sana Allah’ım…” Kelimetullah Hz. İsa gibi yalvarıyoruz sana Allah’ım. Bize yüce katından rızıklar ihsan eyle. Dünyamızı da ahiretimizi de bayrama dönüştür. Bizleri helal, bol rızıklarla rızıklandır Allah’ım. “Habib-i Edibin, Resûl-i Ekrem Efendimiz Muhammed Mustafa’nın miraçtan hediye olarak getirdiği dualarla yalvarıyoruz sana Allah’ım…” Habib-i Edibin, Resûl-i Ekrem Efendimiz Muhammed Mustafa’nın miraçtan hediye olarak getirdiği dualarla yalvarıyoruz sana Allah’ım. Rabbimiz! Eğer unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yükler yükleme. Rabbimiz, bize taşıyamayacağımız şeyleri de yükleme. Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâ’mızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım eyle Allah’ım. “Üzerimizde nice kimselerin hakkı var, nice kimselerin kalbini kırdık, nice kimseleri incittik. Şimdi hepsini itiraf etmeye geldik. Bütün günah ve hatalarımızı affeyle Allah’ım…” Bugün, içinde yer aldığımız bu topraklar bir zamanlar Allah’ın son Peygamberini, Resûl-i Ekrem’i ağırlamıştı. Onun ashabı bu toprakların üzerinde veda hutbesine kulak vermişti. Bizler de Efendimizin adımlarının izini sürerek buraya geldik. Sevgili Peygamberimizin yolundan bizleri ayırma. Ona layık bir ümmet olabilmeyi bizlere nasip eyle Allah’ım. On dört asır önce veda hutbesinde ashabına hitap ederken “Kimin üzerinde bir emanet varsa onu sahibine versin” buyurmuştu Habib-i Edibin. Bizler bugün türlü emanetlerle yüklü geldik buraya. Üzerimizde nice kimselerin hakkı var, dilimizle nice kimselerin kalbini kırdık, ellerimizle nice kimseleri incittik. Şimdi hepsini itiraf etmeye geldik yâ Rab. Bütün yüklerimizden arındır bizi Allah’ım! Bütün günah ve hatalarımızı affeyle Allah’ım. “Zulme uğrayan kardeşlerimize el uzatamadık, onları yalnız bıraktık, gözyaşlarına ortak olamadık. İtiraf ediyoruz. Bugün el açtık, senden af diliyoruz bizleri affeyle Allah’ım…” Burada, kızgın kumların üzerinde, bu kızgın güneşin altında “Zulmetmeyin, zulme boyun da eğmeyin!” buyurmuştu Habib-i Edibin. Onun mübarek sözleri bugün de sanki o aramızdaymış gibi kulaklarımızda çınlıyor. Ancak biz onun istediği bir ümmet olamadık. Başta nefislerimize zulmettik. Zulme uğrayan kardeşlerimize el uzatamadık, onları çoğu zaman yalnız bıraktık, gözyaşlarına ortak olamadık. İtiraf ediyoruz. Bugün el açtık, senden af diliyoruz ya Rab! Bizleri affeyle Allah’ım. “Muhammed Mustafa’yı hakkıyla temsil edemedik, Peygamberimiz Muhammed Mustafa’nın mirasını ne yazık ki taşıyamadık, Rahmet Peygamberinin hatırını bilemedik, bizleri affeyle Allah’ım…” Senin kulun ve resulün Muhammed Mustafa’yı hakkıyla temsil edemedik Allah’ım! İnsanlık için kendini helak eden, insanlar ateşe düşmesin diye göğsünü siper eden Sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa’nın mirasını ne yazık ki taşıyamadık Allah’ım. Rahmet Peygamberinin hatırını bilmedik, bilemedik. İtiraf ediyoruz. Bizleri affeyle Allah’ım. “İslâm’ı hakkıyla temsil edemedik. Senin rahmet dinini, “korku dini” zannedenler varsa, sorumlusu biziz, şefkat yüklü vahyini hayatımızda yeniden var kılamadık, bizleri affeyle Allah’ım…” Sevgili Peygamberimizin insanlığa indirdiği merhamet ve şefkati, inceliği ve nezaketi biz hakkıyla taşıyamadık. Din-i Mübin-i İslâm’ı hakkıyla temsil edemedik. Senin rahmet dinini, “korku dini” zannedenler varsa, sorumlusu biziz Allah’ım. İnsan onurunun sözle bile incitilmesine razı olmayan şefkat yüklü vahyini hayatımızda yeniden var kılamadık Allah’ım. İtiraf ediyoruz. Bizleri affeyle Allah’ım. “Ne yazık ki bizler, zihinleri bir, yürekleri bir, gayeleri bir, sevgileri bir, hüzünleri bir, kederleri bir, acıları bir kardeşler topluluğu olamadık, bizleri affeyle Allah’ım…” Kur’an-ı Kerim’inde “Müminler, ancak kardeştir” buyuruyorsun. Habibin Muhammed Mustafa bizlerden “Kardeşlerim” diyerek özlemle söz ediyor. Ne yazık ki bizler, zihinleri bir, yürekleri bir, gayeleri bir, sevgileri bir, hüzünleri bir, kederleri bir, acıları bir kardeşler topluluğu olamadık. İtiraf ediyoruz. Bizleri affeyle Allah’ım. “Kardeşlerimizin dertleriyle dertlenemedik, acılarını acımız, sevinçlerini sevincimiz bilemedik, bizleri affeyle Allah’ım…” Efendimiz’in emrettiği gibi bir vücudun uzuvları, bir binanın tuğlaları gibi olamadık. Kardeşlerimizin halleriyle hâllenemedik, dertleriyle dertlenemedik, acılarını acımız, sevinçlerini sevincimiz bilemedik. İtiraf ediyoruz. Bizleri affeyle Allah’ım. “Kendimizi, düşüncemizi, mezhebimizi, meşrebimizi, hakikatin yerine koymaya kalkıştık, bizleri affeyle Allah’ım…” Yüce kitabında “iyilikte ve takvada yardımlaşın günahta ve düşmanlıkta yardımlaşmayın” buyuruyorsun. Biz bu yolda olmakla emrolunmuşken kendimizi, düşüncemizi, mezhebimizi, meşrebimizi, hakikatin yerine koymaya kalkıştık. İtiraf ediyoruz. Bizleri affeyle Allah’ım. “Şefkat ve merhametten uzaklaştık, fitne ve fesat girdabına sürüklendik, cehalet ve tefrika bataklığına saplandık, parçalandık, zayıfladık, bizleri affeyle Allah’ım…” Birbirimize kin güttük, nefret duyduk, üstünlük tasladık, buğzettik, ihanet ettik, doğruluktan ayrıldık, şefkat ve merhametten uzaklaştık, fitne ve fesat girdabına sürüklendik, cehalet ve tefrika bataklığına saplandık, parçalandık, zayıfladık, eridik. İtiraf ediyoruz. Bizleri affeyle Allah’ım. Kendimiz için istediğimizi mümin kardeşimiz için isteyemedik. Haset ettik. Gıybet ve iftiraya bulaştık. Kul hakkına girdik. Kardeşimizden hoşgörüyü dahi esirgedik. İtiraf ediyoruz. Bizleri affeyle Allah’ım. “İşlerimizi adalet, hakkaniyet, merhamet ve şefkatle icra edemedik…” Her vesileyle besmele çektik, her işimize Rahman ve Rahîm isimlerini başlangıç eyledik, lâkin işlerimizi adalet, hakkaniyet, merhamet ve şefkatle icra edemedik. Birbirimizden merhameti esirgedik. Hoyratlaştık. İtiraf ediyoruz. Bizleri affeyle Allah’ım. “Bencilliği, çıkarcılığı ve ırkçılığı, şiddeti ve kıyımı baş tacı yapanlara ses çıkarmadık, bizleri affeyle Allah’ım…” Senden hep kerem gördük. Senden hep lûtuf gördük. Ama biz Senden gördüğümüzü göstermekte geciktik, geç kaldık. Cimrileştik. Bencilleştik. Vurdumduymazlığı ve bencilliği, çıkarcılığı ve ırkçılığı, şiddeti ve kıyımı baş tacı yapanlara ses çıkarmadık. İtiraf ediyoruz. Bizleri affeyle Allah’ım. “Bugün burada İslâm’ın izzet ve onuruna uygun davranacağımıza, haksızlıklara ve zulme arka çıkmayacağımıza söz veriyoruz Allah’ım…” Bizler bugün burada yeniden sana söz vermeye geldik. Tıpkı kadınıyla erkeğiyle gelip Resul-i Ekrem Efendimiz’e biat eden, bağlılık yemini edip geçmişlerini arındıran ashab-ı kiram gibi, biz de bir misak için geldik. Ashab-ı kiramı örnek alarak diyoruz ki, “Biz, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarımızı fakirlik korkusuyla öldürmemek, iftira etmemek, Allah’ın haram kıldığı bir canı haksız yere öldürmemek ve iyi işler yapmada Resulünün sünnetine uymak üzere sana söz veriyoruz.” Bundan böyle, İslâm’ın izzet ve onuruna uygun davranacağız, haksızlıklara ve zulme arka çıkmayacağız, insan haklarını koruyacağız, mazlumun elinden tutacağız, dul, yetim ve kimsesizin hakkını gözeteceğiz, yeryüzünü ıslah edeceğiz ve bozgunculuk çıkarmayacağız. İmanımıza sahip çıkacağız, ibadetlerimizi aksatmayacağız, kötü huylardan uzaklaşmak ve iyi huylar edinmek için gayret göstereceğiz. Sözümüzde durmayı ahdimize vefayı nasip eyle Allah’ım. Bizleri sözünde durmayan, emanete ihanet eden, onurunu yitiren, münafık kullarından eyleme. “Hacerü’l-Esved’i istilâm için kalkan ellerimiz bir daha asla şiddete ve kötülüğe kalkmasın Allah’ım…” Hacerü’l-Esved’i istilâm için kalkan ellerimiz bir daha asla şiddete ve kötülüğe kalkmasın. Kâbe’yi tavaf eden, Safa ve Merve arasında say eden ayaklarımız hayra, hep doğruya ve iyiye adım atsın. Lebbeyk diyen dillerimiz artık haktan başkasını söylemesin. Dualar, zikirler ve Kur’an tilaveti ile çınlayan kulaklarımız günah ve çirkin sözlere tamamen kapansın. Ravzayı gören gözlerimiz artık harama bakmasın. Müslüman olarak yarattığı gibi, Müslüman olarak kalmayı, Müslüman’ca yaşamayı ve Müslüman olarak ölmeyi bizlere ve nesillerimize nasip eyle Allah’ım. “Fırtına çıktığında, dalgalarla boğuşurken sana sığınıp sana yalvaran, dalgalar durulup gemi sağ salim karaya oturduğunda verdiği sözleri unutanlardan eyleme Allah’ım…” Bizleri, “Bana Rabbim yeter” deyip darlıkta da bollukta da sana layıkıyla şükreden kullarından eyle. Kitabında anlattığın gibi, gemiye bindiklerinde, fırtına çıktığında, dalgalarla boğuşurken sana sığınıp sana yalvaran, dalgalar durulup gemi sağ salim karaya oturduğunda verdiği sözleri unutanlardan eyleme. Bizleri razı olduğun ihlaslı kullarından eyle. Samimiyet sınavından yüzümüzün akıyla geçebilmeyi nasip eyle. Batıla değil Hakk’a, kesrete değil, vahdete çevir yüzümüzü. Kalplerimizi kirlerinden arındır, kalbimizdeki hastalıklarımıza deva buyur, bizi yalnız sana kul eyle. “Başımızı döndüren bu dünyadan, gönül aynalarımızı karartan şaşaasından, yüreklerimizi kemiren hırstan, kibirden, riyadan, hasetten, sana sığındık Allah’ım…” Eşlerimiz, çocuklarımız, altınlar, gümüşler, mal, mülk ve nefsimizin arzuladığı şeyler bize güzel gösterildi. Başımızı döndüren bu dünyadan, gözümüzü alan ihtişamından, gönül aynalarımızı karartan şaşaasından, yüreklerimizi yavaş yavaş kemiren hırstan, kibirden, riyadan, hasetten, şeytanın ve nefsimizin vesvesesinden Sana sığındık. Yüreklerimizi Senden gayrısından arındır. Gönül aynamızı kirinden pasından temizle, aklımızdan dünyalıkların yükünü kaldır. Gönüllerimizi Sana ve Resulüne mekân olmaya layık kıl Ya Rabbi. “Bugün Arafat meydanında hiç günah işlememiş, masum, sabi çocuklarımızın hatırına bizleri affeyle Allah’ım…” Bugün Arafat meydanında hiç günah işlememiş, masum, sabi çocuklarımızla Sana geldik. Yürekleri bahar çiçekleri gibi tertemiz olan bu çocuklarımızın hatırına bizleri affeyle Allah’ım. Ellerine dünyanın çamuru bulaşmamış, yüreklerine dünyanın gamı değmemiş çocuklarımız hürmetine bizleri affeyle Allah’ım. Kin ve nefretle tanışmamış, garez ve taraftarlığa bulaşmamış çocukların hatırına merhamet eyle bize Allah’ım. Kirlerimizden arındır, günahlarımızdan temizle bizleri Allah’ım. “Çocuklarımızın korkusuz ve kaygısız uyuduğu bir dünya lütfeyle ya Rabbi…” İçimizdeki çocukların masum yakarışlarını arz ediyoruz rahmet dergâhına…Çocuklarımızın korkusuz ve kaygısız uyuduğu bir dünya lütfeyle ya Rabbi. Açgözlüler yüzünden, çocuklarımızın aç kalmadığı, açlıktan ölmediği bir dünya ihsan eyle ya Rabbi. Çocuklarımızın yetim ve öksüz kalmadığı bir yeryüzü lütfeyle Allah’ım. “Bizlere neşeyi, huzuru Rabbine ibadette bulan bir gençlik lütfeyle Allah’ım…” Bugün Arafat meydanında hayatının baharını yaşayan gençlerimizle Sana geldik. Bizlere Peygamber Efendimizin ifadesiyle neşeyi, huzuru Rabbine ibadette bulan bir gençlik lütfeyle Allah’ım! Bizlere Sevgili Peygamberimizin “Benim dünyadaki çiçeğim, reyhanım” dediği, “cennet gençlerinin efendisi” olarak tavsif ettiği Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in yolundan giden gençler bahşeyle Allah’ım! Çocuklarımızı ve gençlerimizi günü birlik heveslere boğanlara fırsat verme Allah’ım! Kızlarımızı ve oğullarımızı insafsız ve iz’ansız, ölçüsüz ve dengesiz, meyvesiz ve faydasız sanal tutkuların ağına düşürme Allah’ım. “Bugün Arafat meydanında ihtiyarlarımızla, hasta kullarının ah-u eninleriyle yalvarıyoruz, onların hatırına bizleri affeyle Allah’ım…” Bugün Arafat meydanında beli bükülmüş, rükua varmış, pir-i fani olmuş ihtiyarlarımızla huzuruna geldik. Aralarında bulunan hasta kullarının ah-u eninleriyle yalvarıyoruz sana. Onların hatırına bizleri affeyle Allah’ım. Hırstan arınmış, haset ve kinden temizlenmiş, dünya kaygılarını unutmuş yaşlılarımızın kesik nefesleri, sancılı yakarışları, sessiz sabırları hatırına bağışla bizi ey Rabbimiz. “Bastığı yeri cennetleştiren, baktığı yere sevinçler bulaştıran nur yüzlü annelerimizin hatırına bağışla bizi ey Rabbimiz…” Bugün Arafat meydanında rahmetinin yeryüzüne yağmur yağmur inişini kalplerine emanet almış kadınlarımızla geldik Sana. Rahman isminin tecelligâhı, Rahim sırrının şahitleri kadınlarımızla Sana geldik. Bastığı yeri cennetleştiren, baktığı yere sevinçler bulaştıran “anne”lik unvanıyla şereflendirdiğin nur yüzlü annelerimizin hatırına bağışla bizi ey Rabbimiz. “Hz. Meryem aşkına, Hz. Asiye aşkına, Hz. Hacer aşkına, Hz. Hatice aşkına, Hz. Fatımatü’z-Zehra aşkına, bağışla bizi ey Rabbimiz…” İnsanlığın kurtuluşu adına gizli gizli İsâ sancısı çekmiş Hz. Meryem aşkına, takat getirilmez Firavun zulmüne direnmiş Hz. Asiye aşkına, İsmail’inin kurtuluşu için çırpınan Hz. Hacer aşkına, Hira dönüşü kanadı kırık kuşlar gibi titreyen Resûl-i Ekrem Efendimizin telaşını kucağında sakinleştiren Hz. Hatice aşkına, merhamet yağmuruna suskunca ve sabırla refakat eden can parçası, şüheda anası Hz. Fatımatü’z-Zehra aşkına, bağışla bizi ey Rabbimiz. “Sen bizleri, anamızı-babamızı, eşimizi ve evlatlarımızı affeyle Allah’ım…” Sevgili Peygamberimizin ümmeti için yaptığı, “Allah’ım! Haccedenleri bağışla! Onların bağışlanmasını istediği kişileri de bağışla!” duasının bereket ve hürmetine; sen bizleri, anamızı-babamızı, eşimizi ve evlatlarımızı affeyle. Allah’ım. Anne babamıza sen merhamet eyle Allah’ım! Onlar bize küçüklüğümüzde nasıl kol kanat gerdiyse sen de onları öylece koruyup rahmet gölgende barındır. Allah’ım. Eşimizi sen bağışla Allah’ım! Hayat imtihanımızda bize olan desteğini, bizi tamamlayan ve yalnızlıktan kurtaran can yoldaşlığını, yuvamıza verdiği emeği sen hesapsız ödüllendir Allah’ım. Çocuklarımızı hayırlı evlatlar eyle Allah’ım! Onlara seni ve seni sevenleri sevdir. Allah’ım! Her türlü kazadan beladan yavrularımızı muhafaza eyle. Neslimizi sana layık kul, habibine layık ümmet eyle Allah’ım. Gençlerimizi koru Allah’ım! Gencecik yürekleri sana asi olmaktan, senden uzaklaşmaktan, her türlü bağımlılık ve kötü alışkanlıktan, zehirli akımlardan, akran şerrinden sen muhafaza eyle Allah’ım. Hocalarımızı, üzerimizde emeği ve hakkı olan büyüklerimizi burada tek tek anıyoruz. Sen onları bağışla Allah’ım. Dostlarımıza, arkadaşlarımıza, komşularımıza bizden hayır dua umanlara, buralara bizimle selâm gönderenlere mağfiret eyle Allah’ım. İman ile bu dünyadan âhirete göçen bütün kullarını bağışla! Hepsinden hoşnut ve razı ol, hepsini sevgine ve muhabbetine mazhar eyle Allah’ım. “Tarih boyunca mazlumların umudu kimsesizlerin kimsesi olmuş ülkemizi ve milletimizi her türlü felâket ve tehlikelerden emin ve muhafaza eyle Allah’ım…” Arafat yalvarıp yakarma, arınıp durulma, dirilip uyanma zamanıdır. Bizler bu kutlu iklimde senden yurdumuz için de hayırlar niyaz ediyoruz. Tarih boyunca mazlumların umudu kimsesizlerim kimsesi olmuş ülkemizi ve milletimizi her türlü felâket ve tehlikelerden emin ve muhafaza eyle Allah’ım! Rahmet, bereket ve inayetini vatanımızdan bir an bile eksik etme Allah’ım! Dinimiz ve milletimiz için çalışanları hayırlı işlerde muvaffak eyle. Güvenliğimiz için hayatını tehlikeye atan, sınır boylarında nöbet bekleyen askerimizi sen muhafaza eyle Allah’ım! Senin yolunda, din, vatan ve millet uğrunda canını feda eden kardeşlerimize, yerin onlarca metre altında helal rızık için çalışırken göçük altında kalarak şehit olan madencilerimize gani gani rahmet eyle! Kederli ailelerine bol ecir, sabır ve metanet ihsan eyle! Gazilerimizden vefat edenlere rahmet, sağ olanlara sıhhat ve afiyetler lütfeyle Allah’ım. “İslam’ın, İnsanlığın hayrına olan bütün işlerimizde devlet ve milletçe bizleri muvaffak eyle Allah’ım…” Ülkemiz hicret yurdu oldu. Göç dalgasının ardı arkası kesilmiyor. Sen yurdumuzu muhafaza eyle. Zulümden, zorbalıktan, şiddetten savaştan kaçarak bize sığınan muhacirleri bağrına basan milletimize zeval verme. Yurdumuza sığınan kardeşlerimize Peygamberimizi Medine’de ağırlayan Ensar misali kucak açmayı, güvenmeyi, onları sevmeyi, onlara rahmet nazarıyla bakmayı bizlere kolaylaştır Allah’ım! Onlara da Mekkeli muhacirler gibi sağduyu, feraset, edep ve sabır ihsan eyle. Sen fedakârca onların yardımına koşan milletimizden razı ol Allah’ım! İslam’ın, İnsanlığın hayrına olan bütün işlerimizde devlet ve milletçe bizleri muvaffak eyle Allah’ım. “Bizleri, insanlığın barış ve huzuru için hayrın anahtarı şerrin kilidi olanlardan eyle Allah’ım…” Bizleri, insanlığın barış ve huzuru için hayrın anahtarı şerrin kilidi olanlardan eyle Allah’ım! Bizleri, dünyanın neresinde olursa olsun açların, yoksulların, mahrumların, mağdurların, zayıf bırakılmışların, zulme uğramışların haklarına dikkat kesilenlerden, onların dertleriyle dertlenenlerden, acılarına ortak olanlardan, yaralarını saranlardan eyle, Allah’ım. “Bizleri ağlatanlardan değil, gözyaşlarını silenlerden eyle Allah’ım…” Bizleri, dil-din ayrımı yapmadan, ırk-renk farkına aldırmadan, “Sonra biz de aç kalırız” kaygısına kapılmadan infak edenlerden, sadaka verenlerden, yardım edenlerden eyle Allah’ım. Bizleri, bencillik kabuğunu kıranlardan, ikram edenlerden, ekmeğini bölüşenlerden, huzuru paylaşanlardan, gönül kapılarını kardeşlerine açanlardan eyle Allah’ım. Bizleri ağlatanlardan değil, gözyaşlarını silenlerden eyle Allah’ım! Bizleri yaralayanlardan değil, yaralara merhem olanlardan eyle Allah’ım. Bizleri hakka, hakikate, adalete, ahlak ve fazilete çağıranlardan, hakkı anlatanlardan, hakikati duyuranlardan, adaleti yüceltenlerden, sevgiyi yayanlardan eyle Allah’ım. Bizleri, milletimizi, ülkemizi, mazlumların, mağdurların, ezilmişlerin umudu kıldın. Umutları Sen boşa çıkarma Allah’ım. Bizleri o Kutlu Söz’ün hakkını verenlerden, Kitap’ın tarafını tutanlardan, Kur’an’ın yanında yer alanlardan eyle Allah’ım! Peygamber Efendimizin tarafında duranlardan eyle Allah’ım. “İslam ülkelerinden barut kokusu, silah sesleri, kan ve gözyaşı hiç eksilmiyor, sen onlara yardım eyle Ya Rabbi…” Gönül coğrafyamızın hali içler acısı Allah’ım. İslam ülkelerinden barut kokusu, silah sesleri, kan ve gözyaşı hiç eksilmiyor. Yanı başımızda nice mazlum Müslüman, nice kadın, çocuk, yaşlı hayatta kalabilmek için kıvranıyor. Sen onlara yardım eyle Ya Rabbi! Dünyanın her neresinde olursa olsun ezilen, üzülen, horlanan, işkence gören, açlık, kıtlık ve sefalet çeken mazlumlara, biçarelere imdat eyle, himmetini, yardımını üzerlerinden esirgeme Allah’ım. Bizlere de kardeşlerimizin halini anlayabilmeyi nasip eyle! Onların derdiyle hemhal olmayı, maddi ve manevi her türlü desteğimizi senin rızandan başka karşılık beklemeksizin kardeşlerimize sunmayı nasip eyle. “Kardeşlik ahlakı ve hukukuna riayet edemedik, aczimizi, kusurumuzu sana arz ediyoruz, affeyle bizleri Allah’ım…” Kerim kitabında, “Müminler ancak kardeştir” buyuruyorsun. Habibin Muhammed Mustafa, bizleri “Kardeşlerim” diyerek müjdeliyor. Ama bizler onun emaneti olan kardeşlik ahlakı ve hukukuna riayet edemedik. Zihinleri bir, yürekleri bir, gayeleri bir, sevgileri bir kardeşler olamadık. Gün oldu, bedenlerimizin sultanı olan kalplerimize kin ve nefret tohumları ektik. Gün oldu, birbirimize ihanet ettik. Gün oldu aramıza fitne fesat soktuk. Gün oldu, birbirimizden koptuk, parçalandık, zayıfladık, eridik. Aczimizi, kusurumuzu sana arz ediyoruz, affeyle bizleri Allah’ım! Bizleri yürekleri birbirleri için çarpan, birbirlerinin iyiliği için koşan gerçek kardeşler eyle. Bizlere din kardeşliğini yeniden tattır. Kendisini değil kardeşini önceleyen, kardeşiyle gülüp kardeşi için gözyaşı döken, kardeşinin derdiyle dertlenen hakiki dostlar eyle Allah’ım. “Âlem-i İslâm’ı içine düştüğü fitnelerden, tefrikadan, cehaletten, fakirlikten, kan ve gözyaşından sen kurtar Allah’ım…” İçimiz parçalanıyor. Müslüman ateş ediyor, karşısındaki Müslüman’ı vuruyor. Katil de maktul de Allahu Ekber diyor! Ya Rabbi, İnsanlığa medeniyeti getiren İslam’ın bazı cahil müntesipleri bugün barbarlıkta sınır tanımıyor. Dün kardeşliğin, cömertliğin, şefkat ve merhametin en nadide örneklerini sergileyenlerin çocukları bugün sergiledikleri vahşetle dünyaya korku salıyor. Sırf Müslüman olduğu için din kardeşlerimizin evlerine ateşler düşüyor. Nice ocaklar sönüyor. Nice anaların elleri sinelerini dövüyor. Babalar çaresizlik içinde kıvranıyor. Biz dört gözle bayramı beklerken, masum yavrular bayrama erişemeden, bayramlıklarını giyemeden beyaz kefen giyiyor. Çocuklar ölüyor, çocuklar yetim kalıyor, bebekler katlediliyor. Bizim ise elimizden hiçbir şey gelmiyor. İşte Filistin, işte Gazze, işte Irak, işte Bağdat, işte Musul, işte Kerkük, işte Suriye, işte Şam, işte Halep, işte Doğu Türkistan, işte Mynmar, işte Arakan, işte Mısır, işte Kahire… İslâm diyarlarında çağın Firavunları, Nemrutları kol geziyor. Cinayet işliyorlar. İnsanın insana yaptığından utanıyoruz ey Rabbimiz! Müslümanın Müslümana ettikleri ile kahroluyoruz ey Rabbimiz. “Alem-i İslâm’ı çepeçevre saran tüm karanlıklardan sen kurtar Allah’ım…” Arafat’ta sana açılan eller hürmetine âlem-i İslâm’ı çepeçevre saran tüm karanlıklardan Sen kurtar Allah’ım. Âlem-i İslâm’ı içine düştüğü fitnelerden, tefrikadan, cehaletten, fakirlikten, kan ve gözyaşından Sen kurtar Allah’ım. Yeryüzünü yangınlarla kasıp kavuranlardan, zayıfların üzerine basarak yükselenlerden, iktidar ve kuvvetiyle, silah ve teknolojisiyle kan ve gözyaşı akıtanlardan âlem-i İslâm’ı Sen muhafaza eyle Allah’ım. Dünyayı kana bulayan ve ateşe atan ırkçılık ve ayrımcılıktan, insanlığı aç ve yoksul bırakan sömürgecilikten, azgınlaşan ve şımaran iradelerden, hak-hukuk tanımayan zulüm ve haksızlıklardan âlem-i İslâm’ı Sen muhafaza eyle Allah’ım. “Yüce Kur’an’ın, Kabe’nin, Resûlü’nün hürmetine, Arafat’ta sana yalvaran diller hürmetine İslâm coğrafyasında akan kan ve gözyaşlarının durmasını nasip eyle Allah’ım…” Yüce Kur’an’ın hürmetine, Kabe’nin hürmetine, Resûlü’nün hürmetine, Arafat’ta sana yalvaran diller hürmetine İslâm coğrafyasında akan kan ve gözyaşlarının durmasını, bütün kardeşlerimizin huzur ve güven içinde nice bayramlara ulaşmalarını Sen nasip eyle Allah’ım. “Yüzlerini gizleyerek cürüm işleyenlerin, zulmü ile mazlumu inletenlerin, silahı ile masumu titretenlerin gerçek niyetlerini en iyi bilen sensin, onlara hak ettikleriyle muamele eyle Allah’ım…” İslam’a, Müslümanlara, kardeşlik ahlakına ihanet edenleri sana havale ediyoruz Allah’ım. Yüzlerini gizleyerek cürüm işleyenlerin, zulmü ile mazlumu inletenlerin, silahı ile masumu titretenlerin gerçek niyetlerini en iyi bilen sensin, onlara hak ettikleriyle muamele eyle Allah’ım. “Bizi zulmü görmezden gelip göz yumanlardan, mazlumların âhını alanlardan eyleme Allah’ım…” İnsanların şerrinden korkup kaçtığı, kadın-erkek çocuk-yaşlı demeden acımasızca kan döken, insan onurunu hiçe sayıp ayaklar altına alan zalimlerin şerrinden sana sığınırız. Bizleri onlara benzemekten, yaptıkları haksızlıklara ortak olmaktan muhafaza eyle! Bizi zulmü görmezden gelip göz yumanlardan, mazlumların âhını alanlardan eyleme Allah’ım. “Hacda hep birlikte sana el açıp yalvarıyoruz, sadece kendimiz, sevdiklerimiz, milletimiz ve İslam âlemi için değil, bütün insanlık ailesi için dua ediyoruz, rahmet ile mukabele eyle Allah’ım…” Bugüne kadar manevi miracımız olur umuduyla namazlar kıldık, nefsimizi terbiye etsin diye oruçlar tuttuk, malımızdaki kiri pası temizlemesi duasıyla zekâtlar verdik. Tek başınaydık, kulluğumuzla baş başaydık. Oysa hacda hep birlikte sana el açıp yalvarıyoruz. Sadece kendimiz, sevdiklerimiz, milletimiz ve İslam âlemi için değil bütün insanlık ailesi için dua ediyoruz. Bu ortak yakarışa dergâh-ı izzetinde rahmet ile mukabele eyle Allah’ım. “Menfaatlerimiz uğruna savaşlar çıkarttık. Özgürlük adına katliamlar yaptık. Sen bizi bağışla Allah’ım…” Rahmetiyle tüm insanlığı ve mahlûkatı çepeçevre kuşatan Rabbimiz. Bizlere kusursuz bir kâinat hediye ettin. Ama biz, emanet ettiğin dünyayı adaletsizlik ve haksızlıklarımızla yaşanmaz hale getirdik. Huzurla başımızı yastığa koyup, sükûnetle uykuya dalamıyoruz Allah’ım! Çünkü biz ortak evimizi, imtihan yurdu olan dünyamızı işi, ailesi, kimliği, güvenliği, saygınlığı ve umudu olmayan milyonların inlediği bir enkaza çevirdik! Sen bize güvendin, “halife yarattım” dedin. Biz bu güvene layık olamadık Allah’ım. Sen bize akıl verdin, biz o aklı insanın yaşama hakkını hiçe sayan silahlar üretmede kullandık. Menfaatlerimiz uğruna savaşlar çıkarttık. Özgürlük adına katliamlar yaptık. Sen bizi bağışla Allah’ım! Sen bütün insanlığa imdat eyle, insanlığı bu yanlışlardan kurtar Allah’ım. Merhameti unutan yeryüzü halklarını sen ıslah eyle Ya Rabbi! İnsanlığın kendi elleriyle sebep olduğu musibetler, sıkıntılar, savaşlar ve afetler hepimiz için acı bir son hazırlarken tek umudumuz sensin. Sen insanlığa akıl, fikir, iman, izan, feraset, basiret nasip eyle Ya Rabbi. “Şeytana değil, Rahmana, güce ve hırsa değil, ahlaka ve yüksek insani değerlere ram olanlardan eyle Allah’ım…” Bizlere önce kendi benliğimizde huzura ve barışa kavuşmayı, gönül ve fikir dünyamızı imar etmeyi, sonra da en yakınımızdakilerden başlamak üzere yayılan muhabbet, merhamet, adalet ve saadet dalgasında birer halka olmayı nasip eyle. Şeytana değil, Rahmana; güce ve hırsa değil, ahlaka ve yüksek insani değerlere ram olanlardan eyle Allah’ım! Sana bağlanınca özgürleştiğini, sana ibadet edince zenginleştiğini, sana yalvarınca yüceldiğini, seni sevince sevildiğini, ancak ve ancak senin sınırlarına uyunca kurtuluşa erdiğini anlamayı bütün insanlara nasip eyle. Allah’ım. “Bizlere bu mübarek topraklara gelmeyi lütfettiğin gibi çoluk çocuğumuza ve isteyip dileyen bütün müminlere de gelme imkânı nasip eyle…” Bizlere bu mübarek topraklara gelmeyi lütfettiğin gibi çoluk çocuğumuza ve isteyip dileyen bütün müminlere de gelme imkânı nasip eyle! Bu manevi ziyafetten onları da hissedar eyle. Dünyada Zemzem suyundan kana kana içme imkânı verdiğin gibi, âhirette de Kevser Havzı’ndan içmeyi, beratımızı sağ elimize alarak Sıratı kolayca geçmeyi, sevdiklerimizle birlikte cennetine girmeyi bizlere nasip ve müyesser eyle Allah’ım. “Seni anmak için dili hazır, sana gelmek için kalbi hazır olanları daha fazla bekletmeden Kabe’ne kabul eyle Allah’ım…” Hac vazifesini yapamayan kardeşlerimizi de en kısa zamanda davet ettiklerinin arasına dahil eyle. Seni anmak için dili hazır, sana gelmek için kalbi hazır olanları daha fazla bekletmeden Kabe’ne kabul eyle Allah’ım! Gelemeyen kardeşlerimizin yüreği Arafat meydanında. Gelemeyen kardeşlerimizin aklı Arafat meydanında. “Ya Rabbi. Bizi de çağır, bizi de davet ettiklerinin arasına al” diye niyaz ediyorlar. “Vakfe sırasında evlerinin bir köşesinde gözü yaşlı duaya duran kardeşlerimize en kısa zamanda mebrur bir hac nasip eyle…” Vakfe sırasında evlerinin bir köşesinde gözü yaşlı duaya duran kardeşlerimize en kısa zamanda mebrur bir hac nasip eyle. Evlerinde ettikleri duaları bugün Arafat meydanında bulunan Müslümanların dualarıyla birlikte kabul eyle Allah’ım. Bu mübarek yerlerde kılınan namazları, tutulan oruçları, verilen sadakaları, okunan Kur’an-ı Kerimleri, hatm-i şerifleri ve kelime-i tevhitleri; yapılan tavafları, zikirleri, tesbihatı, dua ve niyazları, va’z-u nasihatleri ve getirilen salât-ü selâmları yüce katında en güzel şekliyle kabul eyle Allah’ım. Bunlardan hâsıl olan ecir ve sevâbı, öncelikle Sevgili Peygamberimiz, Muhammed Mustafa (sas)’nın aziz, latif rûhuna hediye eyledik, vâsıl eyle Allah’ım. Diğer bütün peygamberlerin, ehli beytin, ezvâc-ı tâhirâtın, ashâb-ı kiramın, tabiinin, tebe-i tâbiinin, âlimlerin, salihlerin, şehitlerin, ahirete göç eden gaziler ile bütün ehl-i imanın ruhlarına hediye eyledik. Kendilerini haberdar eyle Allah’ım. Şu anda mübarek Arafat meydanında bu duaya “amin” “amin” diyen bütün huccac-ı kiramın cümle geçmişlerinin ruhlarına da hediye ediyoruz, onları da hissedar eyle Allah’ım. Hac farizasını ifa etmek üzere yola çıkan, ancak Arafat’a ulaşamadan vefat eden kardeşlerimize de rahmetinle muamele eyle! Sen onların haclarını da yapılmış kabul eyle. Bizlere de haccımızın kalan menasikini, kazasız belâsız, elemsiz kedersiz tamamlayarak yurdumuza, yuvamıza salimen ve gânimen kavuşmayı nasip eyle Allah’ım. Hac ibadetinde görev alan bütün kardeşlerimizin işlerini âsân eyle Allah’ım. Rızası yolunda hizmet edebilmeyi kendilerine nasip eyle Allah’ım. Bizlerden önce bu mübarek Arafat’ta vakfe yapmış olanları, şu anda vakfeye duranları, buradaki dualarımıza çok uzaklardan “amin” diyenleri iki cihanda aziz eyle. Cümle geçmişlerimizin ruhlarını şâd, makamlarını âli, mekânlarını cennet eyle! Kabirlerini Kur’an’ın nuruyla pür nûr eyle Allah’ım. “Bugünümüzü ömrümüze milat kılabilmeyi nasip eyle Allah’ım…” Bugün artık bugünden önce ve bugünden sonra diye ömrümüze işaret koyacağımız gündür. Bugünümüzü ömrümüze milat kılabilmeyi nasip eyle Allah’ım! Haccımızın hakkını ömrümüz boyunca verebilmeyi bizlere nasip eyle Allah’ım! Haccımızı mebrur eyle, sayimizi meşkur eyle Allah’ım! Sevgili Peygamberimiz (sas)’in müjdesine nail olabilmeyi ve bugün bütün günahlarımızdan arınmayı nasip eyle. Annemizden doğduğumuz gün gibi evlerimize, yurdumuza tertemiz, arınmış bir şekilde dönmeyi cümlemize nasip eyle Allah’ım. “Evimize döndükten sonra da, hata ve günahlarımızı tekrarlamadan, şeytana, nefisimize uymadan, rızana ve dinine uygun bir şekilde hayatımızı sürdürebilmeyi bizlere nasip eyle Allah’ım…” Evimize döndükten sonra da; hata ve günahlarımızı tekrarlamadan, haramlara düşmeden, haksızlıklara arka çıkmadan, tefrikaya düşmeden, kimsenin hakkına hukukuna tecavüz etmeden, hatır gönül yıkmadan, şeytana, nefisimize, heva ve hevesimize uymadan, rızana ve dinine uygun bir şekilde yeni bir aşk, ihlas ve samimiyetle hayatımızı sürdürebilmeyi bizlere nasip ve müyesser eyle Allah’ım. Arafat’ta arınan yüreklerimizi tertemiz tutabilmeyi bizlere ihsan eyle Allah’ım. Bizlere hacı olmayı nasip ettiğin gibi ömür boyu hacı olarak kalmayı da nasip ve müyesser eyle Allah’ım. Bundan böyle yolumuzu ve yönümüzü şaşırtma! Kalplerimizi doğruluktan, haktan ve hakikatten ayırma Allah’ım! Hata, kusur ve aşırılıklarımızdan dolayı Sen bizleri yakma Allah’ım! Bizleri nimetlerine şükreden, takdirine rıza gösteren, belâ ve musibetlere sabreden, korktuklarından emin, umduklarına nâil olan bahtiyar kullarından eyle Allah’ım. “Ömrümüzü rızana uygun geçirebilmeyi nasip eyle Allah’ım…” Ömrümüzü rızana uygun geçirebilmeyi nasip eyle. Bizleri zikrinde, şükründe, hüsn-i ibadetinde daim eyle. Günahlardan mahfuz eyle. Haramlardan uzak eyle. Helallerle perverde eyle. Bedenlerimize sıhhat afiyetler ihsan eyle. Ümmet-i Muhammed’e güzel hizmette bizlere güç ve kuvvet ihsan eyle. Uzun hayırlı ömürler ihsan eyle. Vefatımız geldiği zaman da dilimiz zikrinle meşgulken, alnımız secdede iken, Senin sevdiğin ve razı olduğun bir hal üzereyken ruhumuzu kabzeyle Allah’ım! Ecel şerbetini içeceğimiz son nefesimizde, Kelime-i şahadet ki buyurun diyerek, ruhumuzu teslim edebilmeyi, iman ve selim bir kalp ile huzuruna gelebilmeyi cümlemize nasip ve müyesser eyle Allah’ım! Bizleri cennetinle cemalinle müşerref eylediğin kulların arasına ilhak eyle Allah’ım! Dualarımızı kabul eyle Allah’ım.
 96 Yaşındaki Dedeyi Yaka Paça Dışarı Attılar 02:07
96 Yaşındaki Dedeyi Yaka Paça Dışarı Attılar 282 izlenme - 3 yıl önce Rize'de Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez konuşma yapmak üzere sahneye çıkarken, protesto eden 96 yaşındaki Mustafa Cebir'i isimli dedemiz düşünceleri belirtmek için protesto yaparken görevliler yaka paça dışarı çıkartılmış.Düşünce özgürlüğüne sıfır tolerans olan ülkemiz herkese eşittir, düşünceye, yaşa, insana saygı yoktur.
 Marmaray’a dualı tekbirli açılış 01:07
Marmaray’a dualı tekbirli açılış 230 izlenme - 3 yıl önce Asya ile Avrupa kıtaları arasında denizin altından kesintisiz ulaşımı sağlayacak dünyanın en büyük ve önemli projelerinden Marmaray dua ve tekbirlerle açıldı Açılışa, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Cemil Çiçek ile Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Romanya Başbakanı Victor Ponta ve Japonya Başbakanı Shınzo Abe katıldı. Konuşmaların ardından Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, protokol üyeleri ile dua etti. Dua sonrasında gerçekleştirilen açılışta kurdeleyi tüm protokol birlikte kesildi.
Mehmet Görmez ilk kez açıkladı: Cemaat Bana Gülen'in 02:49
Mehmet Görmez ilk kez açıkladı: Cemaat Bana Gülen'in 119 izlenme - 2 yıl önce Görmez ilk kez açıkladı: Cemaat bana Gülen'in... Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, cemaatin Gülen'in bedduasıyla ilgili kendisine baskı kurulmaya çalışıldığını söyledi.
Flash Tv Sunucusundan Mehmet Görmez'e Canlı Bomba Eleştirisi 01:19
Flash Tv Sunucusundan Mehmet Görmez'e Canlı Bomba Eleştirisi 73 izlenme - 9 ay önce Flash Tv Ana Haber Bülteni'nin dikkat çekici çıkışlarda bulunan sunucusu Mustafa Yenigün, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in "Türkiye'de İmam Hatip Liseleri olduğu için canlı bomba eylemleri olmuyor" açıklamasına canlı yayında tepki gösterdi. Görmez'e "Siz mi, biz mi Türkiye'de yaşıyoruz" diyen sivri dilli sunucu, yakın zamanda gerçekleşen bazı bombalı eylemlerin faillerinin adını söyleyerek, "Hepsi Türk vatandaşı. Son günlerin moda deyimiyle hepsi yerli ve milli" ifadesini kullandı. Yenigün Mehmet Görmez'e son olarak, "Bu eylemleri görün. İnşallah soyadınız, aynı zamanda özelliğiniz değildir" dedi. Ünlü sunucunun bu sözleri sosyal medyada günün en çok konuşulanları arasına girdi.
Bulgaristan Heyeti Diyanet'te 02:05
Bulgaristan Heyeti Diyanet'te 206 izlenme - 2 yıl önce "Din adamlari ne kadar donanimli olursa barisa o kadar katki saglanir" Diyanet Isleri Baskani Prof. Dr. Mehmet Gormez, Bulgaristan Dinler Muduru Emil Sotirov...
 Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'den organ bağışı açıklaması 03:58
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'den organ bağışı açıklaması 291 izlenme - 3 yıl önce Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet Görmez, "Organ nakli ve bağışı açısından Müslüman ile gayrimüslim arasında hiçbir fark yoktur" dedi. Organ Bağışı haftası nedeniyle “Her Bağış Yeni Bir Hayattır:Hazır mısınız?” konulu etkinlik düzenlendi. ATO Congresium’da gerçekleşen etkinlikte Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Şencan, organ nakli bekleyen ve organ nakli olmuş genç hastalar ile ölen yakınlarının organlarını bağışlamış aileler katıldı. Etkinlikte, organ nakli bekleyen ve organ nakli olmuş genç hastalar ile ölen yakınlarının organlarını bağışlamış ailelerin, organ naklinin önemini vurgulayan konuşmaları salonda duygusal anlar yaşattı.Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet Görmez, organ nakli ve bunun öncesindeki organ bağışının insan hayatının bedeli takdir edilemez değeri ile onun sağlıklı bir yapıda devam ettirme duyarlılığı arasında kalan önemli bir konu olduğunu kaydederek, “İslam dininin cinsi, milliyeti, rengi, dini ve konumu ne olursa olsun her insana insan olarak baktı. İnsanlara eşit bir yaşama imkanı tanımıştır. İslam tedaviye önem vermiş her insana tedavi olmada eşit haklar tanımış, bir insana hayat vermeyi bütün insanlığa hayat verme olarak görmüştür. Buna göre organ nakli ve bağışı açısından Müslüman ile gayrimüslim arasında hiçbir fark yoktur. Bilhassa Anadolu'da insanlarımızın takıldığı konulardan bir tanesi budur. Bununla ilgili Din İşleri Yüksek Kurulumuzun mütalaasına göre gayrimüslim birinin organlarından yararlanmakta veya organ vermekte hiçbir dini engel yoktur. Çünkü insanın bedeni veya organları Müslüman veya gayrimüslim diye nitelenemez. İnsanın bedeni ve organları kendi inancı doğrultusunda kullandığı birer alet konumundadır" değerlendirmesini yaptı.Görmez, organ bağışı konusunda vatandaşlara şöyle çağrıda bulundu:“Lütfen bütün hastane köşelerinde belki aylarca belki yıllarca gözyaşı içerisinde bekleyen anneler, babalar, yavrular şifa bekleyen hastalara imdat olalım. Onlara hayat taşıyalım. Dini, ilmi, tıbbi ve hukuki açıdan şartlar yerine getirildikten sonra bizim organlarımızı bağışlamamız, onlara bir organımızı bağışlamamız canlıdan cana giden en büyük sadakadır. Candan cana giden en büyük bağıştır."Konuşmasını yaptıktan sonra, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Mehmet Görmez'e bir plaket takdim etti.Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü İrfan Şencan, ülke genelinde 2 bin 43 karaciğer, 391 kalp, 235 pankreas, 37 akciğer olmak üzere toplamda 23 bin 528 hastanın hayata bağlanmak için organ nakli beklediğini ifade etti. 2012 yılında 4 bin 6 organ nakil gerçekleştirildiğini kaydeden Şencan, "Ek olarak bin 913 kornea nakli yapıldı. Ülkemizde nakil 2012 yılında yapılan 2 bin 905 böbrek nakli hastasında ABD ve Fransa'dan sonra en fazla böbrek nakli yapan 3. ülke sırasındayız. İngiltere ve Almanya'dan daha fazla nakil sayımız. Nakil olduktan sonra sağ kalanların oranına bakıldığında yüzde 96'larda. Bu oran ABD'de yüzde 97, İspanya yüzde 96 ve İngiltere yüzde 95" diye konuştu.Konuşmaların ardından ölen yakınlarının organlarını bağışlamış ailelere plaket takdim edildi.
 Mehmet Görmez'den 'dershane' açıklaması 01:04
Mehmet Görmez'den 'dershane' açıklaması 163 izlenme - 3 yıl önce Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, dershane düzenlemesiyle ilgili tartışmalardaki üsluba dikkat çekti. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, dershane düzenlemesiyle ilgili tartışmalardaki üsluba dikkat çekerek, “Kardeşlik ahlakı ve kardeşlik hukuku içinde kalarak, birbirini üzmeden, birbirini itham etmeden, doğru bir dil ve üslup kullanarak bu tartışmaları, konuşmaları yapmamız çok önem arz ediyor” dedi. Prof. Dr. Mehmet Görmez, İstanbul’da katıldığı “VI. Dini Yayınlar Kongresi” sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. TÜİK’in düzenlediği ankette yer alan dini sorularla ilgili tepkilerin hatırlatılması üzerine Görmez, “Doğrusu bugüne kadar Diyanet İşleri Başkanlığı’nın anayasal bir kuruluş olarak toplumu din konusunda aydınlatmakla yükümlü olan bir kurumu bilimsel verilere dayanarak çalışmalarını yürütememesi bir eksiklik olmuştur. Dolayısıyla dünya çapında din hizmeti sunan, toplumun dini hayatına hizmet eden bir kurumu, toplumu din konusunda aydınlatmakla yükümlü olan bir kurumu, toplumun içerisinde dini hayatla ilgili ne tür sorunlar yaşanıyor, ne tür doğru veya yanlış düşünceler var bunları bilmeden vaazları, hutbeleri, eğitim hizmetlerini tanzim etmesi mümkün değil. Bütün dünyada bunlar bilimsel çalışmalardır ve bu bilimsel çalışmalar asla insanları tasnif etmek için, bölmek için ve tespit etmek için yapılmaz. Bütün bu bilimsel araştırmalar bilimsel veriler oluşturarak, o bilimsel veriler doğrultusunda kendi hizmetlerini tanzim etmek için yapılır. Bunun kadar tabii bir şey yoktur diye düşünüyorum” dedi. Ankette yer alan “Köpek giren eve melek girer mi?” şeklindeki sorunun hatırlatılması üzerine de Görmez, “Biz sadece toplumun din ile ilgili doğru algılarını ve bilgilerini bilmekle yükümlü değiliz. Eğer yanlış bir algı, yorum, anlayış varsa biz onları da bilmemiz lazım. Çok daha saçma sorular olabilir. Ancak bu soruların her birisinin hedefi toplumda din ile ilgili doğru yorumlar, yanlış yorumlar, doğru algılar, yanlış algılar var mı yok mu bunu tespit etmeye yöneliktir. Bütün bu araştırmalar, isimler izlenerek yapılır. Herhangi bir insanı üzmek, rencide etmek için değil. O insana daha doğru hizmet etmek için yapılan bilimsel araştırmalardır. Dünyadaki bütün dini kurumlar bunu yapıyor. Aslında Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan önce 11 tane dini hayatı araştırmalar yapıldı, hepsi kitaplaştı. Doğrusu bugüne kadar Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bunu yapmamış olması büyük bir eksiklik olmuştur” diye konuştu. "DOĞRUDAN GİRMEM DOĞRU DEĞİL" Prof. Dr. Mehmet Görmez, gündemdeki dershanelerin kapatılmasıyla ilgili tartışmalara da değindi. Bir soru üzerine konuyla ilgili konuşan Prof. Dr. Görmez, “Benim doğrudan o konuya girmem doğru değil. Ben sadece Diyanet İşleri Başkanı olarak ve bu topraklarda yaşayan bir kardeşiniz olarak bir çağrıda bulunabilirim. Elbette bizim gelecek nesillerimizi, insan yetiştirme düzeneklerimizi, eğitim müfredatlarımızı tartışmamız, konuşmamız son derece önemlidir ve tabiidir. Ancak bunu yaparken herkesin kardeşlik ahlakı ve kardeşlik hukuku içinde kalarak birbirini üzmeden, birbirini itham etmeden, doğru bir dil ve üslup kullanarak bu tartışmaları, konuşmaları yapmamız çok önem arz ediyor. Çünkü Allah bizi kardeş olarak ilan etmiştir. Biz birbirimizin her gün yüzüne bakmak durumundayız. Birbirimize karşı bizi sonradan mahcup edecek her türlü dilden, her türlü üsluptan uzak durmaya davet edebilirim herkesi” dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Yenikapı Mitinginde Şehitler için Dua Etti 09:10
Diyanet İşleri Başkanı Yenikapı Mitinginde Şehitler için Dua Etti 48 izlenme - 5 ay önce Yenikapı'da düzenlenen Demokrasi ve Şehitler Miting'de Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, şehitler için dua etti
Horsens Yunus Emre Camii İbadete Açıldı 01:03
Horsens Yunus Emre Camii İbadete Açıldı 227 izlenme - 2 yıl önce Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Danimarka'nın Horsens şehrinde, Belediye Başkan Yardımcısı, kilise papazı ve Danimarkalı Hıristiyanların katı...
Gönül Kırmanın Orucu Nasıl Kırdığını Bilmeliyiz 03:30
Gönül Kırmanın Orucu Nasıl Kırdığını Bilmeliyiz 40 izlenme - 7 ay önce Gönül Kırmanın Orucu Nasıl Kırdığını Bilmeliyiz Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez anlatıyor.
Diyanet Başkanı'na Özel Uçak Tahsis Edilecek - R.T.E 00:59
Diyanet Başkanı'na Özel Uçak Tahsis Edilecek - R.T.E 138 izlenme - 1 yıl önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Mehmet Görmez ile ilgili açıklamaları; Bu Diyanet makamı sıradan bir makam değil. Mehmet Görmez sadece bu ülkenin dini lideri değildir. Ama bunların dinle diyanetle alakası yok. Ben de Cumhurbaşkanlığı envanterindeki zırhlı Mercedes'lerden birini tahsis ettim. Şu anda gönlüm hoşnut, çünkü o makam buna layık. Vatikan'a niye bakmıyorlar. Dini liderin özel uçağı var. Biz sıradan bir ülke miyiz? Vatikan'da bu olacak, bizim dini liderimiz tarifeli uçakla seyahat edecek. Bunu Ahmet (Davutoğlu) bey ile konuşacağım.
O'nu En Güzel Kur'an Anlatıyor 06:48
O'nu En Güzel Kur'an Anlatıyor 196 izlenme - 2 yıl önce Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Eskişehir'de Birlik Vakfı tarafından düzenlenen "Hz. Peygamberi Doğru Anlamak" konulu konferansta konuştu. Dİ...