Hoşgeldiniz!

Mümin Suresi Videoları İzle

Cehennem Nedir ? Nereden Bileceksin ? 03:10
Cehennem Nedir ? Nereden Bileceksin ? 6.763 izlenme - 2 yıl önce Cehennem Nedir ? Nereden Bileceksin ?mümin Suresi
Mumin (Mümin) Suresi (43-50)  - Salman Al Utaybi - Muhteşem Bir Kıraat. 03:09
Mumin (Mümin) Suresi (43-50) - Salman Al Utaybi - Muhteşem Bir Kıraat. 1.268 izlenme - 2 yıl önce
Mumin (Mümin) Suresi (51-58)  - Salman Al Utaybi - Muhteşem Bir Kıraat. 02:04
Mumin (Mümin) Suresi (51-58) - Salman Al Utaybi - Muhteşem Bir Kıraat. 948 izlenme - 2 yıl önce
Mumin (Mümin) Suresi (30-40)  Yeni - Salman Al Utaybi - Muhteşem Bir Kıraat. 03:44
Mumin (Mümin) Suresi (30-40) Yeni - Salman Al Utaybi - Muhteşem Bir Kıraat. 464 izlenme - 2 yıl önce
Mümin Suresi - Ebubekir Şatıri (Kıraat 2) | fussilet Kuran Merkezi 22:22
Mümin Suresi - Ebubekir Şatıri (Kıraat 2) | fussilet Kuran Merkezi 237 izlenme - 9 ay önce fussilet Kuran Merkezi tarafından Ebubekir Şatıri'nin farklı bir kıraatından hazırlanmış Mü'min Suresini bu videoda bulabilir, aynı zamanda mealini okuyarak Allah'ın bize vermiş olduğu mesajı net bir biçimde anlayabilirsiniz. Kanalımızı ziyaret edin: http://www.izlesene.com/fussiletkuranmerkezi Web sitemizi ziyaret edin: www.fussilet.net Mobil Uygulamalarımızı Ücretsiz İndirin: Android: http://izl.sn/cgrp56 iPhone: http://izl.sn/74pdkm iPad: http://izl.sn/3k7wx3 Hatırlatma; Kanalımızdaki tüm Türkçe mealli Kur'an-ı Kerim videoları fussilet Kuran Merkezi tarafından hazırlanmıştır. Videolar hazırlanırken başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere Diyanet Vakfı, Ömer Nasuhi Bilmen, Elmalılı Hamdi Yazır, Tefhim-ul Kur'an, Fizilal-il Kur'an gibi farklı meal çalışmalarından yararlanılmıştır.
Mümin Suresi Ve Meali Kabe İmamı Mahir 19:51
Mümin Suresi Ve Meali Kabe İmamı Mahir 645 izlenme - 3 yıl önce Mümin Suresi Ve Meali Kabe İmamı Mahir
Kabir Azabı Mümin Suresi 46. Ayet 03:26
Kabir Azabı Mümin Suresi 46. Ayet 328 izlenme - 2 yıl önce Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır - Süleymaniye Vakfı Kuran Dersleri Soru Cevap bölümü
Ebu Bakr Al Shatri Mumin (Ghafir) Suresi 47-55 [ Ashabı Kehf ] 04:06
Ebu Bakr Al Shatri Mumin (Ghafir) Suresi 47-55 [ Ashabı Kehf ] 94 izlenme - 2 yıl önce
Ahmet El Acemi Mümin Suresi 09:51
Ahmet El Acemi Mümin Suresi 150 izlenme - 3 yıl önce Ahmet El Acemi Mümin Suresi
Kabir Azabına Delil Getirilen Ayet Mü’min 46 Ne Anlatıyor! 07:30
Kabir Azabına Delil Getirilen Ayet Mü’min 46 Ne Anlatıyor! 96 izlenme - 3 yıl önce Kabir Azabına Delil Getirilen Ayet Mü’min 46 Ne Anlatıyor!
Muhteşem Bir Kıraat Mü'min Suresi 10:47
Muhteşem Bir Kıraat Mü'min Suresi 38 izlenme - 2 yıl önce Muhteşem Bir Kıraat Mü'min Suresi...
Elmalı Hamdi Mealli Kabe İmamı Mahir Mümin Suresi 05:48
Elmalı Hamdi Mealli Kabe İmamı Mahir Mümin Suresi 27 izlenme - 2 yıl önce Elmalı Hamdi Mealli Kabe İmamı Mahir Mümin Suresi
Elmalı Hamdi Mealli Mümin Suresi ( 16 İle 40 Arası Ayetler ) 06:08
Elmalı Hamdi Mealli Mümin Suresi ( 16 İle 40 Arası Ayetler ) 12 izlenme - 2 yıl önce Elmalı Hamdi Mealli Mümin Suresi ( 16 ile 40 Arası Ayetler )
Elmalı Hamdi Mealli Mümin Suresi 16 İle 30 Arası Ayetler 05:47
Elmalı Hamdi Mealli Mümin Suresi 16 İle 30 Arası Ayetler 12 izlenme - 2 yıl önce Elmalı Hamdi Mealli Mümin Suresi 16 ile 30 Arası Ayetler
Mümin Suresi, 83. Ayetin Tefsiri (İnkar edenler İslam'la alay ederken İslam onları sarıp kuşatıyor - 00:38
Mümin Suresi, 83. Ayetin Tefsiri (İnkar edenler İslam'la alay ederken İslam onları sarıp kuşatıyor - 7 izlenme - 1 yıl önce BÜLENT SEZGİN: Şeytandan Allah’a sığınırım: “Resulleri kendilerine apaçık belgeler getirdiği zaman, onlar, yanlarında olan ilimden dolayı sevinip-böbürlendiler de, kendisini alay konusu edindikleri şey, onları sarıp-kuşatıverdi.” [Mü'min Suresi, 83] ADNAN OKTAR: İslam’la alay ediyorlar, İslam onları sarıp kuşatıyor, onu anlatıyor ayet. O zaman Mekke müşrikleri alay ediyorlardı İslam’la Kuran’la, bir de baktılar ki, her yer Müslüman olmuş. Bu sefer de dediler ki; “biz de Müslüman’ız zaten” dediler, konu bitti. Kayıtsız şartsız teslim oldular. http://www.a9.com.tr/izle/209635/Kuran-Tefsiri/Mumin-Suresi-83-Ayetin-Tefsiri-(Inkar-edenler-Islamla-alay-ederken-Islam-onlari-sarip-kusatiyor---6-Haziran-2015-tarihli-sohbetten) A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Mümin Suresi 34. 37. Ayet Tefsiri 49:53
Mümin Suresi 34. 37. Ayet Tefsiri 10 izlenme - 3 yıl önce Mümin Suresi 34. 37. Ayet Tefsiri
Mü'min Suresi, 34. Ayetinin Tefsiri 06:19
Mü'min Suresi, 34. Ayetinin Tefsiri 7 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: Müm'in Suresi, 34.“Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık belgeler getirmişti.” Yusuf Peygamberimiz Hz. Yusuf da “size apaçık belgeler getirmişti. O zaman size getirdikleri hakkında kuşkuya kapılıp durmuştunuz.” Yani “hak Peygamber değil, yanlış” diyorlardı Hz. Yusuf (a.s.) içinde. Başının üstünde melek olsun, Peygamber olduğunu göstersin gibi yani hep müşriklerin iddiası ona benzer iddialarda bulunuyorlardı. “Sonunda o, vefat edince, demiştiniz ki; “Allah, ondan sonra kesin olarak bir elçi göndermez.” “Artık bitmiştir derler” diyor. Bunlarda ne diyor? “Artık Allah bir daha Mehdi (a.s.)’ı göndermez. “İşte Allah, ölçüyü taşıran, şüpheci kimseyi böyle saptırır.” Bunlar da ne yapıyor? Ölçüyü taşırıyorlar ve şüpheciler ve Allah’ta değil mi basiretlerini, güçlerini, şevklerini kırıyor, çok yanlış. Aynı Hz. Yusuf (a.s.)’dan sonra Allah Peygamber göndermez diyenler gibi Bediüzzaman’dan sonra Allah başka Mehdi göndermez diyenlerde aynı hata içindeler. Güya Bediüzzaman’a iyilik yapıyorlar. Bediüzzaman’ın Allah esirgesin unutulmasına, yok olmasına doğru adım atmış oluyorlar. Bak nitekim koskoca mübarek bir camia da Fethullah Gülen Hocamızın camiası bak oraya musallat oldular. Faruk Beşer-şaşar beşer çıktı ne dedi? “Bediüzzaman’ın anlattıkları geçersidir” dedi. İşte buna girer, şahs-ı manevi’ci olursan, şahs-ı manevi’yi teşvik edersen sonu bu olur işte. Nitekim Samanyolu Tv’de, Mehtap Tv’de gürül gürül adam anlatıyor. Çünkü baktı şahs-ı manevi ile baş edemeyecek. Çünkü gizlenecek gibi değil, çok açık Mehdi (a.s.)’ın şahıs olduğu. Ne yapalım? “En iyisi komple Bediüzzaman’ı kabul etmeyelim” dediler. Bak toplantılarda Bediüzzaman’dan bahsetmiyorlar ve Bediüzzaman’ı unutturma siyaseti başladı. Sağolsun Allah razı olsun Fethullah Gülen Hocamız geçen günler herhalde sesimi duydu ki, Bediüzzaman’ı öven kısa bir konuşma yaptı kısa bir konuşma İttihad-ı İslam’ı savunan bir konuşma yaptı. Fethullah Hocamdan benim istirhamım bak ben hiç ondan şahıs olarak şahsi istirham etmedim, dolaylı istirham ettim, açık istirham ediyorum, Mehdi (a.s.)’I şahıs olarak geleceğini açık olarak söylesin Allah rızası için. İsa (a.s.)’ın şahıs olarak geleceğini açıkça söylesin. Bediüzzaman’ın 1506’ya kadar Müslümanlar’ın mücadele edeceğini, 1400 ve 1500 arasında her şeyin biteceğini söylesin. 1506’dan sonra ne Müslümanlık, ne Hıristiyanlık, ne Yahudilik yani Musevilik kalmayacağını söylesin. Bunlar açık gerçekler, Bediüzzaman’ın açık gerçekleri. Kendisi de biliyor. “1545 gibi de Kıyamet kopacak” diyor Bediüzzaman. Bu açık gerçekleri söylesin. Öbür türlü Bediüzzaman’ın o sıcak ruhu bu cemaatin üstünden gitmeye başladı, gidecek, gidiyor gibi görülüyor ve sonunda çok nötr, hiçbir anlamı olmayan sadece kültürlü, bilgili gençlere dönüşür olay Allah esirgesin. Kültürlü, bilgili de nötr olan gençlerinde neler yaptığını gördünüz. Yani iyi olmaz sonu Allah esirgesin. Fethullah Hocam tabi ki çok daha iyi bilir. Ben onun tırnağı etmem, ayağının tozu etmem. Ama Allah rızası için rica ediyorum, istirham ediyorum, Mehdi (a.s.)’ın şahıs olarak geleceğini Bediüzzaman açıkça anlatıyor. Alenen yalan söylüyor insanlar alenen, vicdansızca ve terbiyesizce diyeyim yani ve küstahça Bediüzzaman’a iftira atarak yalan söylüyorlar. “İsa (a.s.)’ı da gömdük” diyorlar. Bunun iftira olduğunu çıksın söylesin. Bediüzzaman’ın bu sözlerinin gerçek olduğunu, Hz. İsa (a.s.)’ın şahıs olarak ineceğini de açıkça söylesin Fethullah Gülen Hocamız. Eğer söyletmiyorlarsa ben gider hocamı oradan alır getiririm buraya. Eğer orada bir esareti varsa. Ama söyleyebileceğini umuyorum çünkü bunu bu kadar söyleyebildiğine göre. Çünkü İttihad-ı İslam’ın olacağını söyledi. Bu Mehdiyet’tir zaten İttihad-ı İslam. Yani Müslümanlar birleştikçe birleşir, mutlaka başında birisi olacak o da Mehdi (a.s.)’dır. Darwinizm’e karşı tavır aldı, o da çok güzel. Bunu yapabildiğine göre yani o derece şiddetli bir baskı yok demektir. İstirham ediyoruz bunu söylesin. Yoksa bu çok kötü Allah vermesin yani çok acayip. Müslüman o zaman Nur Talebelerine güven kalmaz. Açıkça olan bir gerçeği gizliyorlarsa, adam nasıl inansın ona? Mesela bak diyor ki: “Rivayetlerde iltibas oluyor, karıştırılıyor. Biri öteki zannedilir. Hem büyük Mehdi’nin halleri, diğer Mehdi’lere işaret eden rivayetlere mutabık (uygun) çıkmıyor” diyor. “Başka Mehdi’ler de var” diyor Bediüzzaman. Ama Ahir zaman’ın büyük Mehdi’si ayrı. Mesela bak “hakiki beklenen ve bir asır sonra gelecek o zat” Bediüzzaman bunu çok açık söylüyor. Bunu mutlaka hocamızın, Fethullah Hocamızın açıkça ifade etmesi lazım. Yıl 2010 olmuş artık 2010. Yani maslahat icabı gizlenmesi gerekiyordu tamam ama 2010’dan sonra gizlemenin bir anlamı yok artık. 10 yıllık bir süre var gerisinde. Ne olur, en fazla ne olur yani ne olur? Mehdi (a.s.) ne yapacak zaten? Sevgiyi, barışı, kardeşliği getirecek, Türk devletini daha güçlü hale getirecek, Türkiye’yi daha büyük hale getirecek, demokrasiyi daha geliştirecek, fikir özgürlüğünü daha da geliştirecek. Zor kullanacak mı? Zor da kullanmıyor. Sevgiyle olacağına göre bu kimi rahatsız eder, böyle bir şey? Komünistin canını yakmaz, dinsizin canını yakmaz, bütün mezheplere karşı şefkatle yaklaşacaktır ve dinsize imansıza da şefkatle yaklaşacaktır. O zaman Mehdi (a.s.)’dan kim tedirgin olsunda Mehdiyet korkusu etrafa yayılsın?  http://www.a9.com.tr/izle/105980/Kuran-Tefsiri/Mumin-Suresi-34-Ayetinin-Tefsiri A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Mü'min Suresi, 4,5,8-11,14 Ayetlerinin Tefsiri 08:14
Mü'min Suresi, 4,5,8-11,14 Ayetlerinin Tefsiri 5 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: Mü’min Suresi, 8. ayet, şeytandan Allah’a sığınırım. "Rabbimiz, onları Adn cennetlerine sok ki onlara (bunu) va'dettin; babalarından, eşlerinden” kimlerle cennete giriyormuş mümin? Babalarıyla ve eşleriyle. Evlenirken o zaman neye dikkat edeceğiz? Parasına, şöhretine değil, imanına. Çünkü sonsuz hayatta yaşayacağın eşini seçmiş oluyorsun. Burada yirmi yaşında evlense bir hanım, iki on sene sonra kırk yaşına gelir. Ama orada daima genç olarak eşinle, katrilyon çarpı katrilyon trilyonlarca yıl bu çarpımı söylesen, meydana gelen sayı, sıfır hükmünde olmuş oluyor, hiç başlamamış gibi oluyor. O şekilde eşini seçiyorsun. O zaman takva birinci planda olacak. Allah’ın rızasının en çoğunu gözeterek, takvayı gözeterek mümin evlenecek. Adamı sosyal sigortalar kurumu gibi görürse, olmaz. İşte darphane gibi para basar, o da onu ütü saptırdığı, yemek yaptırdığı hizmetçi gibi görürse, bu olmaz. Kadının öyle bir görevi yok. Kadının görevi; kul olarak, ahiret kardeşi olmasıdır. Birlikte Allah’ın rızası için mücadele etmek için yaratılmışlardır, inşaAllah. Tabii ki birbirlerine bir rahatlatıcı yönleri vardır. Ayette; “Karşılıklı rahatlayasınız diye size eşler yarattım.”diyor. Ama bu da derin sevgi ve takvayla olur. Yoksa gerilime düşersin. O yüzden Allah’a inanmayanlar evlendiklerinde, cehenneme döner. Birçok insan biliyorsunuz, eşinden nefret eder. Çok pis laflarla bunu söylerler, karı dırdırından bıktım, yüzünü görmek istemediğini söyler. Adam emekli oluyor, aman eve gelme der diyorlar, nefret ediyorlar, git kahvede otur ne yapıyorsan yap, eve gelme der. Çünkü varlığından rahatsız oluyor. Adamda onları görmek istemiyor zaten. Allah onlarda böyle bir sistem geliştiriyor, acıya ve azaba çeviriyor. Ama mümin de saniye, dakika, bir dakika bile ayrı kalmak istemez, çok sever. Sarılır, sever rahatlık duyar, muhabbet eder rahatlık duyar, sürekli gevşeticidir. Onun için Allah diyor ayette; “Onda 'sükun bulup durulmanız' için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, O'nun ayetlerindendir.” “Size, sizden eşler yarattım. Karşılıklı rahatlayasınız diye” diyor. Öbür türlü ne var? Gerilim meydana getiriyor Allah. Mümin, muttaki olunca da huzur ve sevinç meydana geliyor “ve soylarından salih olanları da.”dedelerimiz, soyumuz. “Gerçekten Sen, üstün ve güçlü olansın, hüküm ve hikmet sahibisin." Mü’min Suresi, 9. ayet; "Ve onları kötülüklerden koru. O gün Sen, kimi kötülüklerden korumuşsan, gerçekten ona rahmet etmişsin. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.” Mü’min Suresi, 10. ayet; “Şüphesiz küfredenlere de (şöyle) seslenilir: "Allah'ın gazablanması, elbette sizin kendi nefislerinize gazablanmanızdan daha büyüktür.” Birbirlerinden nefret ediyorlar ya gazaplanıyorlar, Allah’ın gazabı, çok daha büyüktür diyor, Cenab-ı Allah. “Çünkü siz, imana çağrıldığınız zaman inkar ediyordunuz.” Mü’min Suresi, 11. ayet; “Dediler ki: "Rabbimiz, bizi iki kere öldürdün ve iki kere dirilttin; biz de günahlarımızı itiraf ettik. Şimdi çıkış için bir yol var mı?"” Reenkarnasyona da inananlar bu ayeti delil olarak gösteriyorlar, yanlış anlıyorlar. Halbuki biz zer aleminde Allah’a söz verdik. Peygamberlerden söz alındı. Allah diyor; “Senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan. Biz onlardan sapasağlam bir söz almıştık” diyor Cenab-ı Allah. "Andolsun size kitap ve hikmetten verip sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir elçi geldiğinde, ona kesin olarak iman edecek ve ona yardımda bulunacaksınız." Bu aynı zamanda Hz. Mehdi (a.s.)’a işaret ediyor, inşaAllah. Çünkü Hz. İsa Mesih gelecek. Hz. Mehdi (a.s.)’a yardım edecek ama bütün Peygamberler, başka Peygamberler geldiğinde, onlara yardım edecekler aynı zamanda buna işaret ediyor ayet. İkinci işari anlamı da, Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili olandır. Mü’min Suresi, 14. ayet; “Öyleyse, dini yalnızca O'na halis kılanlar olarak Allah'a dua (kulluk) edin; kafirler hoş görmese de.” Darwinistler, materyalistler hoş görmeyebilir, rahatsız olur, sürekli aleyhinde yazı yazar. Münafıklar, üç kağıtçılar, müşrikler sen Kuran yeterli dersin, onlar saldırırlar, abuk, sabuk konuşurlar. Sen “Hz. İsa (a.s) şahıstır” dersin. Onlar “hayır, Hz. İsa (a.s) gelmeyecek” derler. Açık Allah’ın ayetlerini reddederler, bir kısmı cahilliğinden reddeder ayrı mesele. Mü’min Suresi 4. ayet; “Allah'ın ayetleri konusunda inkar edenlerden başkası mücadele etmez.”Darwinist- materyalistler mücadele ediyor şu an. “Öyleyse onların şehirlerde dönüp dolaşması seni aldatmasın.” Yani konferanslar yapması, kitapçı dükkanları açıp faaliyet yapması, televizyonlarda çalışmalar yapması seni aldatmasın. Onların sen etkisinde kalma diyor Allah. İman hakikatlerinin önemini gösteren bir ayettir aynı zamanda. Yani imanın ana sorun olduğunu gösteren, yüzlerce ayetten birisidir. Mü’min Suresi, 5. ayet; “Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanladı” Niye? İman zafiyeti. Yine iman hakikatinin önemi. “ve kendilerinden sonra (sayısı çok) fırkalar da.” Yine iman hakikatlerinin önemi. “Her ümmet, kendi elçilerini (susturmak için) yakalamaya yeltendi.” Ne zaman bir Peygamber, bir Mehdi geldiyse, hemen ona muhalefet etmiş insanlar. Mutlaka ona kötülük yapmaya, onu yakalamaya yeltenmişler. Hapsetmeye yeltenmişler. “Hakkı, onunla yürürlükten kaldırmak için, 'batıla-dayanarak” Darwinizme-Materyalizme dayanarak, “mücadeleye giriştiler” İslam’a Kuran’a karşı. “Ben de onları yakaladım. Artık Benim cezalandırmam nasılmış?” İlk çektikleri azap ne? Mutsuzluk, neşesizlik. Darwinist, materyalist oluyor, acayip azap çekiyor. Kendinden nefret ediyor, etrafından nefret ediyor. Babasından, anasından nefret ediyor. Arkadaşlarından nefret ediyor. Bakın açın interneti, Facebook’a girin, nasıl nefret dolu ifadeleri göreceksiniz, birçok insanda. İşte Darwinist, materyalist sistemin etkisi o. Kendilerini ne kadar çok aşağıladıklarını göreceksiniz. İki husus dikkat çeker; Facebook, adeta böyle bir hastane laboratuarı gibidir, bakın görürsünüz yani psikiyatri laboratuarı gibidir. İlk önce kendinden nefretini anlatır. Ne kadar aşağılık birisi olduğunu anlatır. Nasıl insanlardan nefret ettiğini anlatır. Sonra insanlara karşı kinini anlatan ifadelerini görürsünüz. http://www.a9.com.tr/izle/115339/Kuran-Tefsiri/Mumin-Suresi-458-1114-Ayetlerinin-Tefsiri- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Mü’min Suresi 55, 57, 49-52, 65, 60-61 Ayetlerinin Tefsiri 19:34
Mü’min Suresi 55, 57, 49-52, 65, 60-61 Ayetlerinin Tefsiri 2 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: “Şu halde sen sabret” diyor Cenab-ı Allah. Şeytandan Allah’a sığınırım. Mü’min Suresi 55. “Gerçekten Allah’ın vaadi haktır.” Allah’ın vaadine hep güvenmek lazım Allah diyorsa “İttihad-ı İslam’ı yapacağım” tamam haktır, bekliyoruz. Mehdi’si konusunda, hak. “Günahın için mağfiret dile” af dile. Onda bereket var, güzellik var. Allah bütün Müslümanların, hepimizin günahlarını affetsin. “Akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et.” Elhamdülillah, elhamdülillah, elhamdülillah her zaman Allah’a hamd ediyoruz. Ne güzel sağlık sıhhat veriyor, güzellik iyilik veriyor, bereket veriyor. Aslında karmaşık bir şey yok. Allah “bana hamd edin, dost olun, güzelce yaşayın” diyor. Ama işte kader bu illaki savaşlar da olacak. Çünkü savaş olmazsa barışın lezzetini alamıyor insanlar. Allah diyor ki Mü’min Suresi 57’de: “Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür. Ancak insanların çoğu bilmezler.” (Mü'min Suresi / 57) “İnsan yaratması çok kolay” diyor Cenab-ı Allah. İnsanlar diyor ya “nasıl oldu?” Cenab-ı Allah “son derece kolay benim için” diyor. Mesela aynaya bakıyorlar böyle, aynalar olur ya katmanlı; bir anda yüzlerce insan oluşuyor orada. Allah istese onlara hemen ruh verip canlı hale getirebilir, aynı insandan. “(Bekçiler:) ‘Size kendi Resulleriniz açık belgelerle gelmez miydi?’ dediler.” Şimdi mesela Hz. Mehdi (a.s.)’ı soracak onlara. “Size anlatmadı mı Darwinizmin, materyalizmin geçersizliğini? Anlattı, duydunuz. Her yerde okudunuz, incelediniz. Allah’ın varlığının delillerini de gördünüz. Peki neydi kanaatiniz?” “Kanaatimiz gelmişti” diyecekler. “Peki niçin kabul etmediniz?” “İşte gururdan, enaniyetten.” “Ne kadar sürdü bu gururunuz?” “Yıllarca sürdü.” Bu bir suç. “Onlar: "Evet" dediler. (Bekçiler:) ‘Şu halde siz dua edin’ dediler” diyor. Onlar diyorlar ki bekçilere: “Bizim için dua edin” diyorlar. “Oysa kafirlerin duası, çıkmazda olmaktan başkası değildir. (Mü'min Suresi / 50) Şeytandan Allah’a sığınıyorum. “Ateşin içinde olanlar, cehennem bekçilerine dediler ki: "Rabbinize dua edin;” bak Rabbinize. Rabbimize demiyor “Rabbinize dua edin.” “..azabtan bir günü (olsun) bize hafifletsin." (Mü'min Suresi / 49) Bir gün olsun dinlenelim. Azap olmadığı bir gün olsun. Mesela haftada bir gün dinlenelim diyorlar. Azap olmadığı bir gün. “(Bekçiler:) ‘Size kendi Resulleriniz açık belgelerle gelmez miydi?’ dediler.” Bekçiler. “Nasıldı?” diyorlar. “Evet” diyorlar. “Onlar: ‘Evet’ dediler. “(Bekçiler:) ‘Şu halde siz dua edin’ dediler.” Normalde odur zaten kendisinin dua etmesi lazım. “Oysa kafirlerin duası, çıkmazda olmaktan başkası değildir.” (Mü'min Suresi / 50) Bak kafirliğe orada da devam ediyor. Artık aklın ihtiyarı kalkmış, cennet cehennem; daha hala kafir. Orada bir şey yapıldığını zannediyor ve geçici orada olduğu kanaatinde. Mesela bir milyon sene geçiyor kafa yine basmıyor, yine çıkacağını zannediyor. Allah’a dua etmiyor bak, “Allah’ına dua et” diyor. “Rabbine dua et” diyor. Azgınlığa bak, özel yaratılmış varlıklar. “Şüphesiz biz elçilerimize ve iman edenlere, dünya hayatında ve şahidlerin (şahidlik için) duracakları gün elbette yardım edeceğiz.” (Mü'min Suresi / 51) Yani dünyada da ahirette de yardım edeceğiz diyor. Mesela ahirette müminler düşünüyor, işte “biz ne yaparız acaba” diye. Allah diyor ki bak: “Yanında şahit..” Onun yardımcısı var. Sürücüsü var özel, önlerinde nur var, sağında nur var ve onlara hep güvenlik ve selam ifadesi veriliyor. Ama buna rağmen içlerinde yine bir şeylik oluyor acaba ne olacak diye. “Kuvvetle umut ederler” diyor ama emin değil bak, “kuvvetle umut ederler” diyor. Cennete girince içi ferahlıyor. İnsan fıtratı orada da o şeyini devam ettiriyor. Cennete girince tam kanaati geliyor ferahlıyor. Ama önden önce umut ediyor. Halbuki alametler var. Cennet alametleri oluşmuş belli, yani sağında nur var, önünde nur var, bekçisi mesela, cennetle müjdeleniyor. Ama buna rağmen kuvvetle umut ediyor zannı galiple, inşaAllah. Ama çok iyi tabii yinede. Allah esirgesin mesela aksi de olabilirdi. Allah öyle bir şey yaratıyor. “Zalimlere kendi mazeretlerinin hiç bir yarar sağlamayacağı gün; lanet de onlarındır, yurdun en kötüsü de.” (Mü'min Suresi / 52) Bak zalim. Zalim oluyor, adam diyor ki “ne var dinsiz olmasında” diyor. Dinsiz olmayla kalmıyor ayrıca zalim oluyor. “..kendi mazeretlerinin hiç bir yarar sağlamayacağı gün;” kafalama yapıyorlar ya insanlara bu dünyada, orada da öyle yapacağını zannediyor. “Hiçbir yarar sağlamaz” diyor Allah. Bahane çok biliyorsunuz insanlarda. “..lanet de onlarındır, yurdun en kötüsü de.” Ama Allah bir yurt olarak söylüyor. Orada cehennem evleri de var, cehennem mahalleleri de var ama “en kötüsüdür” diyor Allah. “O, Hayy (diri) olandır. O'ndan başka İlah yoktur; öyleyse dini yalnızca Kendisi'ne halis kılanlar olarak O'na dua edin.” Yani aracıya gerek yok. Şeyh aracılığıyla, başka bir şey aracılığıyla değil, doğrudan Allah’a dua edin diyor Allah ayette. “Alemlerin Rabbine hamd olsun.” Elhamdülillah sürekli Allah hamd istiyor. “Hamd etsem ne olur?” diyor. Haberin olmadan bereket gelir. Mesela üstüne gelecek bela gider. Mal gelir, para gelir, imkan gelir, kafana açıklık gelir, kalbine ferahlık gelir, üzerinde bunalım olmaz. Ailene bela gelmez, sevdiklerine bela gelmez. Bir tek mümini korumuyor Allah, sevdiklerini de koruyor. Sevdiklerini de beladan koruyor. “Hamd neye yarar?” diyor. Ucu bucağı yok. En başta Allah’ın rızası. Allah hem o şahsı koruyor, hem sevdiklerini koruyor, hem de onun sevdiği şeyler ne varsa onları da koruyor, maşaAllah. “Rabbiniz dedi ki: "Bana dua edin, size icabet edeyim.”  Mutlaka icabet ediyor Allah, dua edildiğinde. Dua çok hayati bir şey ama insanlar onu tam kavrayamıyorlar, duayı. Yani “Ne oldu? Söyledim boşa gitti” gibi düşünüyor. Halbuki her dua, Allah katında ibadet olarak zaten kabul ediliyor. Namaz gibidir dua. Nasıl adam abdest alıp namaz kılıyorsa, bir namaz dua da o da bir ibadet. O ibadet kabul ediliyor Allah tarafından. Ama dua sonucunda mesela adam diyor ki, “Ya Rabbi bana hidayet ver” diyor. Allah ona hidayet veriyor. “Ya Rabbi imanımı derinleştir” diyor mesela bunlar en hayati konular imanını derinleştiriyor. Çünkü iman, mesela “bana ev” diyor. İmanını güçlendirmedikten sonra ev verse ne olur? Evin içerisinde mezara girmiş gibi bunalırsın, mahvolur sıkıntı çekersin. “Ya Rabbi” mesela “beni evlendir” diyor. Evlenirsin kadın başına bela olur. Tam anlamıyla bela olur, tiksinirsin, o seni sevmez, sen onu sevmezsin. Ama dua edersen Allah eşine de bir nur verir, sana da bir nur verir, ferahlık olur. Mesela dua ediyor, “Ya Rabbi bana bol yiyecek ver” diyor midesi hastalanıyor, yiyecek dokunuyor ona, alerji yapıyor, yiyemiyor hiçbir yiyeceği yiyemiyor, birçok şeyi yiyemiyor. Duada yiyecek ona gıda olarak fayda sağlıyor o zaman, bereket geliyor. Öbür türlü bereketsiz oluyor. Mesela dua ediyor, kendi ülkesi kurtuluyor. Samimi bir kişinin duasıyla koskoca ülke kurtuluyor. Samimi halis bir Müslüman, bir tane Müslüman kendi memleketi için dua ettiğinde koskoca memleket kurtuluyor. Adamların haberi bile olmuyor. Onun vesilesiyle kurtuluyorlar. Onlar öyle rastlantı sonucu kurtulduğunu zannediyor. Halbuki onun vesilesiyle kurtuluyorlar. Mesela büyük bir felaket gelecek oluyor, onun vesilesiyle kalkıyor. Duayı bazı Hristiyanlar çok iyi anlamışlar. Evanjelikler çok önem veriyorlar duaya ve dolayısıyla onun da kendilerince tabii faydasını görüyorlar Allah katında. Ama en büyük hataları yine tabii şirke yatkın sözleri veya şirk olan sözleri. Ama bir kısmı tabii Allah’ın bir olduğuna inanıyor. O önemli yani kalben inanıyor. Diliyle söylemese bile, kalben inanıyor. Ama dillen söylememekte çok büyük bir vicdansızlık. “Allah, kendisinde sükun bulmanız için geceyi,” Gece yatmak hakikaten daha sukündür, ferahlıktır. Gündüz daha zor uyunur, gece beşik gibidir böyle. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Geceyi, aydınlık olarak da gündüzü sizin için var etti.” Özel olarak yaratılıyor. Perdeyi kapatır gibi bir kapatıyor, ortalık karanlık oluyor. Işık yakar gibi Allah bir ışık yakıyor, ortalık aydınlık oluyor. Güneşi de insan çok makul görüyor, “orada yanıyor” diyor bir şey. Kardeşim şimdi bir yerde akkor haline gelse mesela burada fırınlar oluyor, çelik eritme fırını, demir eritme fırınları oluyor, akkor üç bin derece, dört bin dereceye kadar sıcaklık çıkıyor. İşçi çalışıyor yanında demiri karıştırıyor adam burnunun dibinde. Yani oradan ısı gelmez. Milyonlarca kilometre öteden ısının ışığı gelmesi bir de havada yok. Hava yoksa nasıl gelir? Hava olsa havayı ısıtıyor da geliyor diyeceksin. Boşluk, havada yok. Geliyor. 8 dakikada yol alıyor ışık. Adam araba gibi geliyor, yol alıyor. Her şey harika. Karpuz vardı, akşam suyuna şaşırdım, tadına şaşırdım. Nereden biliyorsun? Büyüyor karpuz, zınk duruyor. Büyüt de büyüt mesela masa kadar olur. Olmuyor. Belirli bir şeyde duruyor, belirli bir noktada duruyor. Önce köfte gibi küçük acayip sevimli, o güzel kokuyu nasıl buluyorsun? Allah’ın vesilesi, Allah vesile ediyor. O su leş gibi çamurlu su, gübre falan da koyuyorlar artık yani düşün, çamurlu su. Kıl gibi incecik ona kirli suyun girmemesi mümkün değil. En ala süzgeçler oluyor, su leş gibi oluyor. Suyu süzmüyor yani. Tülbentten süzüyorlar, kağıttan süzüyorlar leş gibi akıyor su geçmiyor. Kıl gibi incecik mis gibi çıkarttığı su mis gibi. Hayır bakteri de geçirmiyor, bakteri kaynıyor fokur fokur bakteri kaynıyor. Tek bir tane bakteri geçemiyor. Süzgeçle mümkün değil. Bakteri hepsi geçer yani. Bakteri de geçmiyor. Şekerini tam ayarlıyor, sanki baş aşçı. Şekerini tam ayarlıyor, kokuyu tam ayarlıyor. Kıvamı, muhteşem bir kıvamı var. Sahurda da, oruçta da insan için çok büyük bir nimet, kavun da öyle. Nefis uzaktan öyle kavunla, karpuz çok zıt. Şeftali de öyle. Cennette “aa” diyorlar “biz bunu tanıyorduk.” Cennette karpuz, kavun hepsi var. Bayağı benziyor. Dünyanın çok daha moderni, çok daha kalitelisi ama bayağı benzer dünyaya cennet. Çok çokta değişik olsa, Allah onu istemiyor. Çünkü alıştığı şeyler insanın hoşuna gidiyor. Yeni orijinal şeyler de var cennette. Ama dünyaya benziyor mesela ev, eve alışmış ya. Konak, köşk tarzında. Ama bak şu camdan yapma saraylar ahir zamanda ilk defa yapılıyor, yeni yapılıyor. Cam evler geçmişte olan bir şey değil. Ama Peygamberimiz (s.a.v.) in hadisinde “Cennet köşkleri, havada durur. Fakat camdandır, kristaldendir” diyor. “Havada durur, insan çıkmak istediğinde hemen niyet ettiğinde bir anda çıkar” diyor köşke. Her insanın kafasında bu vardır. Mesela içgüdü olarak bize verilmiş. Camdan olması, mesela camdan bayılıyor insanlar. Sonunda ona benzer yapmaya başladılar. Ama binanın havada olması, müthiş bir şey ve hiç bir şey de olmuyor. Koskoca ev kuş gibi duruyor havada, cennetin özelliği. Bize bu çok mantıklı gelecek cennette. Şimdi bize şaşırtıcı geliyor ama cennete Allah nasip eder de girersek, gayet makul. Cennet yiyecekleri makul, mesela elmaya “gel” diyorsun geliyor. Adam son derece normal sanki normal bir hayat yaşıyormuş gibi. Dal eğriliyor, elini uzattığın dal eğiliyor kendinden geliyor. Kopardığında meyveyi aynı anda duruyor meyve. Yani hiç almamışsın gibi kopardığında. Yiyor adam, yine oluyor. Yiyor yine oluyor. İnsanların Allah hoşuna gitsin diye buna benzer milyonlarca detay meydana getiriyor, cennette hoşlarına gitsin diye. Ve kendisi de tecelli ediyor Cenab-ı Allah’ın, Selam veriyor. Cuma günleri hadiste var. Cuma günleri insan suretinde güzel bir çocuk, genç delikanlı suretinde “Selam” diyor Allah, maşaAllah. Tecellisi olarak, zatı değil tecellisi olarak, inşaAllah. Çünkü orada her şey Allah’ın tecellisi ama orada “Ben Allah’ım” diye tecelli edince Allah’ın tecellisi olarak tabii bu çok heyecan verici. “En lezzet veren güzellik odur” diyor, cennette. Çok sevildiği için Allah insanlar muazzam heyecan duyuyorlar. Her gelişinde Allah’ın, her tecelli edişinde, Selam diye geliyor zaten Cenab-ı Allah da tecellisi, inşaAllah. http://www.a9.com.tr/izle/167825/Kuran-Tefsiri/Mu’min-Suresi-55-57-49-52-65-60-61-Ayetlerinin-Tefsiri A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Mü'min Suresi, 4-5, 8-13 Ayetlerinin Tefsiri 03:42
Mü'min Suresi, 4-5, 8-13 Ayetlerinin Tefsiri 4 izlenme - 1 yıl önce   ADNAN OKTAR:Mü’min Suresi, 4. “Allah'ın ayetleri konusunda inkar edenlerden başkası mücadele etmez.” Bak, “Allah'ın ayetleri konusunda inkar edenlerden başkası mücadele etmez.” Yani; “dine, İslam’a karşı bütün güçleriyle mücadele ederler” diyor Allah, “yazılı olsun, sözlü olsun, fiili olsun yahut cebbarane olsun mücadele ederler” diyor. “Öyleyse onların şehirlerde dönüp dolaşması seni aldatmasın.” Yani; “onların gösteri yürüyüşleri yapması, nümayiş yapması, sokaklarda eylem yapmaları seni aldatmasın” diyor. Bak, Allah diyor ki bak; “öyleyse onların şehirlerde dönüp dolaşması seni aldatmasın.” Toplu yürüyüşler yapmaları veyahut başka türlü. “Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanladı ve kendilerinden sonra (sayısı çok) fırkalar da. Her ümmet, kendi elçilerini (susturmak için) yakalamaya yeltendi.” Hz. Mehdi (a.s.)’ın da neden yakalanacağını, neden hapse atılacağını biz buradaki ayetten anlıyoruz. Bak; “kendi elçilerini (susturmak için) yakalamaya yeltendi” diyor. “Her ümmet mutlaka yaptılar bunu” diyor Allah. “Hakkı, onunla yürürlükten kaldırmak için, 'batıla-dayanarak' mücadeleye giriştiler.” Yani Darwinist, materyalist çalışmalar yaptılar yahut ona benzer. “Ben de onları yakaladım. Artık Benim cezalandırmam nasılmış?” diyor. “Görmüş oldular” diyor. 8’inci ayet; ““Rabbimiz, onları Adn cennetlerine sok ki onlara (bunu) va'dettin; babalarından, eşlerinden ve soylarından salih olanları da.”“ Demek ki insanlar eşleriyle cennete gidiyorlar. Bak; “babalarından, eşlerinden”. “Zevcetin” diyor; zevce, zevcetin. “Eşlerinden ve soylarından salih olanları da.” Yani samimi olanları da. ““Gerçekten Sen, üstün ve güçlü olansın, hüküm ve hikmet sahibisin.”“ Allah’ın üstün ve güçlü olması müminler için bir nimettir. “Hüküm ve hikmet sahibisin. Ve onları kötülüklerden koru. O gün Sen, kimi kötülüklerden korumuşsan, gerçekten ona rahmet etmişsin. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.” “Sen onları kötülüklerden koru” her türlü zorluktan. “O gün Sen, kimi kötülüklerden korumuşsan, gerçekten ona rahmet etmişsin. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.” Kıyametten sonra, ölümden sonra Allah’ın vereceği rahatlık, konfor ve huzur Kuran’da nimet olarak belirtilmiş. “Şüphesiz küfredenlere de (şöyle) seslenilir: “Allah'ın gazaplanması, elbette sizin kendi nefislerinize gazaplanmanızdan daha büyüktür.”Onlar da kendilerinden nefret ediyorlar küfür, yani acayip kızıyorlar sonra kendilerine. “Allah’ın öfkesi” diyor, “daha da büyük” diyor, “sizin kendinize olan öfkenizden” diyor Allah. “Çünkü siz, imana çağrıldığınız zaman inkar ediyordunuz. Dediler ki: “Rabbimiz, bizi iki kere öldürdün ve iki kere dirilttin; biz de günahlarımızı itiraf ettik. Şimdi çıkış için bir yol var mı?” Çıkış için bir yol yok tabii ki. ““Sizin (durumunuz) böyledir. Çünkü bir olan Allah'a çağırıldığınız zaman inkar ettiniz. O'na ortak koşulduğunda inanıp-onayladınız.” Bak;“O'na ortak koşulduğunda inanıp-onayladınız.” Mesela; “Darwinizm’e, materyalizme inandınız” diyor Allah, “onayladınız, kabul ettiniz.” “Artık hüküm, Yüce, büyük olan Allah'ındır.” O, size ayetlerini gösteriyor ve sizin için gökten rızık indiriyor. İçten (Allah'a) yönelenden başkası öğüt alıp-düşünmez.” Bakın; “içten (Allah'a) yönelenden başkası öğüt alıp-düşünmez.” “Öğüt alıp düşünmek için içten Allah’a yönelip çok samimi olmak lazım” diyor Allah. http://www.a9.com.tr/izle/106195/Kuran-Tefsiri/Mumin-Suresi-4-5-8-13-Ayetlerinin-Tefsiri- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Mümin Suresi, 38, 34, 44, 26-28 Ayetlerinin Tefsiri (21 Ocak 2014 tarihli sohbetten) 04:40
Mümin Suresi, 38, 34, 44, 26-28 Ayetlerinin Tefsiri (21 Ocak 2014 tarihli sohbetten) 3 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. “İman eden adam dedi ki” bakın burada da yine isim vermiyor bir kişi “iman eden adam dedi ki: “Ey kavmim siz bana tabi olun” ki bu Hz. Mehdi (a.s) “bir adam” diyor. “Ey kavmim siz bana tabi olun, ben sizi doğru yola yöneltip ileteyim.” Ebcedi kaç? 1994. Bak “iman eden adam dedi ki” diğer ayette de “adam” diyor, “bir adam” bir insan peygamber demiyor, “bir adam.” Tebliğci bu, Hz. Mehdi (a.s), “ey kavmim siz bana tabi olun.” Hz. Mehdi (a.s)’ın özelliği ne? Kavminin ona tabi olması, “ben sizi doğru yola iletip yönelteyim” yani “Hadi” isminin tecellisi. Hz. Mehdi (a.s) ne demek? İnsanları doğru yola iletip yönelten demek Hz. Mehdi (a.s)’ın anlamı bu. Hidayete vesile olan. Ebcedi kaç? 1994 “Andosun daha önce Yusuf’ta size apaçık belgeler getirmişti, o zaman size getirdikleri hakkında kuşkuya kapılıp durmuştunuz. Sonunda o vefat edince demiştiniz ki “Allah ondan sonra kesin bir elçi göndermez.” Ne diyor bunlar da? ‘Allah kesin Hz. Mehdi (a.s) göndermez, öyle bir şey yok’ diyorlar. “İşte Allah ölçüyü şaşıran şüpheci  kimseyi böyle saptırır” diyor Allah. Bak şu anda da ‘Hz. Mehdi (a.s) yok, gelmeyecek’ diyorlar. Ne diyor? “Allah ondan sonra kesin olarak bir elçi göndermez” diyorlar. “İşte Allah ölçüyü şaşıran şüpheci kimseyi böyle saptırır. İşte size söylediklerimi yakında hatırlayacaksınız” diyor bakın Peygamber. “Bende işimi Allah’a bırakıyorum, şüphesiz Allah kulları pek iyi görendir.” Ben de diyorum ki, işte size söylediklerimi yakında hatırlayacaksınız. Diyecekler, Hz. Mehdi (a.s)’la ilgili anlatmıştı diyecekler çıktı, Hz. İsa Mesih (a.s) ilgili anlatmıştı çıktı, İttihad-ı İslam demişti çıktı. Ayet çok manidar bak 44 Müminun Suresi “İşte siz söylediklerimi yakında hatırlayacaksınız.” Firavn dedi ki” diyor Allah Müminun suresi 26 ”bırakın beni Musa’yı öldüreyim de, o gitsin Rabbine yalvarıp yakarsın.” Piskopatlar vardır “bırakın beni öldüreceğim” der, o da çakallık yapıyor, Hz. Musa (a.s)’a saldırmaya kalkıyor. “Rabbine yalvarıp yakarsın çünkü dininizi değiştirmesinden yada yeryüzünde fesat çıkarmasından korkuyorum.” Dini bir faaliyet, İslami bir faaliyet Allah rızası için yapılmış bir faaliyet var. Ne iddia ediyor? Dininizi değiştirmek istiyor Hz. Mehdi (a.s)’a ne diyecekler? Dini değiştirme iddiasında bulunacaklar. Ve fesat iddiasında bulunacaklar Hz. Musa’ya da aynı iddiada bulunuyorlar. Kim? Firavun demek ki bazı firavunlar Hz. Mehdi (a.s)’a dini değiştirme iddiası ve yeryüzünde fesat çıkarma iddiasında bulunacaklar. “Musa dedi ki gerçekten ben hesap gününe iman etmeyen” ahirete iman etmeyen “ her mütekebbirden” tekebbür yapan büyüklük yapan “Kebir” kelimesinden geliyor “Kebir” büyükten mütekebbir, “her mütekebbirden benimde Rabbim sizin de Rabbinize sığınırım.” Allah’a sığındımı tamam zaten “Firavun ailesinden imanını gizlemekte olan mümin bir adam dedi ki” Hızır bak her yerde ortaya çıkıyor. İnşaAllah “ siz benim Rabbim Allah’tır diyen adamı mı öldürüyorsunuz?” Hemen öldürülmesini engelliyor, Hz. Musa (a.s)’ın öldürülmesini engelliyor. Bu çok mühim bir şey. Mesela normalde öldürecekler. Ama o çıkıp durduruyor. Ama kimse farkına varmıyor Hızır (a.s) olduğunun Allahualem. Mesela çok mühim bir, tarihi dönüm noktası meydana getirmiş oluyor. Bir ölümü ortadan kaldırmış oluyor. Hz. Mehdi (a.s)’a da yapılan suikastleri de hep Hz. Hızır (a.s) engelleyecektir, inşaAllah. “Oysa o, size Rabbinizden apaçık belgelerle gelmiş bulunuyor. Buna rağmen o eğer bir yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir” diyor. http://www.a9.com.tr/izle/180560/Kuran-Tefsiri/Mumin-Suresi-38-34-44-26-28-Ayetlerinin-Tefsiri-(21-Ocak-2014-tarihli-sohbetten) A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Mümin Suresi, 26-34 Ayetlerinin Tefsiri (14 Mayıs 2014 tarihli sohbetten) 09:24
Mümin Suresi, 26-34 Ayetlerinin Tefsiri (14 Mayıs 2014 tarihli sohbetten) 3 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: Tamam. Mü’min Suresi 26. Şeytandan Allah’a sığınıyorum. “Firavun dedi ki: ‘Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim..’” Bak hep öldürme arzusu, deccaliyetin ana hedefi budur. “.. o (gitsin) Rabbine yalvarıp-yakarsın.” Yani madem Allah’ı var gidip o da yalvarıp, yakarsın. Haşa kendince dinle alay ediyor. “Çünkü ben, sizin dininizi değiştirmesinden ya da yeryüzünde fesat çıkarmasından korkuyorum." (Mü'min Suresi / 26) Bu yeryüzünde fesattan çekinmesinin nedeni, dünyaya hakim olmasından korkuyor. Bütün yeryüzünde diyor çünkü. Tevrat’ta o devirde uzun uzun Moşiyah’la ilgili izahlar vardı, dünya hakimi olacağına dair. Halbuki Hz. Musa (a.s)’ın öyle bir iddiası yok, dünya hakimliği iddiası yok. “Ben sadece buradaki mümin olan Museviler’i alıp götüreceğim” diyor. O kadar. “Bana müsaade edin götüreyim” diyor. Çok barışçıl, makul bir iddia bu, talep yani. “Musa dedi ki: "Gerçekten ben, hesap gününe iman etmeyen her mütekebbirden..” Büyüklenenden. Ahirete inanmıyor, onun için alay ediyor ahretle. “.. benim de Rabbim, sizin de Rabbinize sığınırım." (Mü'min Suresi / 27) “Allah’a sığınıyorum” diyor. Mesela “onu ben ezerim, şunu yaparım, bunu yaparım” demiyor. Her şeyde Allah’a dayanması lazım Müslüman’ın. Mesela diyor ki; “gelin size bir şey açıklayayım.” Sen açıklayamazsın, Allah açıklar. “Gel konuşalım” diyor. Sen konuşamazsın Allah konuşturur. Senin bir gücün olmaz. O şirki sürekli bir tehlike olarak mümin görmesi lazım. “Firavun ailesinden imanını gizlemekte olan mü'min bir adam dedi ki:” Orada özel bir şahsa dikkat çekiliyorsa bil ki Hz. Hızır(a.s)’dır. Bak,“Firavun ailesinden imanını gizlemekte olan mü'min bir adam.” İmanını nasıl gizler? İmansız gibi gösteriyor, adam anlayamıyor onu, Firavun. O baktığında onu namaz kılmayan olarak görüyor, helale, harama dikkat etmeyen olarak görüyor. İmanını gizliyor. Öyle zannediyor, öyle değil ama öyle zannediyor. "Siz, benim Rabbim Allah'tır diyen bir adamı öldürüyor musunuz? Oysa o, size Rabbinizden apaçık belgelerle gelmiş bulunuyor.” Bir kere öldürülmesine karşı çıkıyor, müthiş bir cesaret onu da öldürebilirler ama çekinmiyor. “Apaçık belgelerle gelmiş bulunuyor” diyor. Bir kere Tevrat’ın hak olduğunu da iddia ediyor, biliyor onu. “Buna rağmen o eğer bir yalancı ise yalanı kendi aleyhinedir; ve eğer doğru sözlü ise, (o zaman da) size va'dettiklerinin bir kısmı size isabet eder” diyor. Yani Tevrat’ta geçenlerse anlatılanlar Allah’ın anlattıkları isabet edebilir diyor. Çok imanlı olduğu açık görülüyor. Cesaretinden, üslubundan ve stilinden Hz. Hızır (a.s) olduğunu görüyoruz. Firavun’un sarayında ne işi var, niye orada dursun? Mümin çeker gider, tehlikeli bulur. İmanını gizleyerek niye orada yaşasın? Ve en tehlikeli yerde. Güvenli bir yere gider, gitmiyor orada duruyor. Demek ki Hz. Hızır (a.s) böyle yerlerde duruyor. Stil olarak insanların çok tehlikeli gördükleri mekanlarda, tehlikeli görülen birimlerin içerisinde yer alıyor. Hıdır; yeşil anlamına geliyor. Hadradan geliyor, hadra. Hz. Hızır (a.s)’ın da yeşil gözlü olduğu söylenir, inşaAllah. Dokunduğu her yeri yeşertiyordu diyorlar. Yani canlanıyor, hayat buluyor o anlamda. Oradan geliyor ismi. Bu kadar imanlı olması ve Tevrat’a bu kadar hakim olması, deccalle yan yana yaşıyor olması Hz. Hızır (a.s) olduğunu gösteriyor. Çünkü deccal neredeyse Hz. Hızır (a.s) da oradadır. Deccalı hiç bırakmaz Hz. Hızır (a.s), hep paralel yaşar, inşaAllah. “..eğer doğru sözlü ise, (o zaman da) size va'dettiklerinin bir kısmı size isabet eder. Şüphesiz Allah, ölçüyü taşıran, çok yalan söyleyen kimseyi hidayete erdirmez." (Mü'min Suresi / 28) Firavun’a dolaylı yoldan uyarıda bulunuyor, çok yalan söylediğini söylüyor. Çünkü sürekli yalan söylüyor. “Hayat Nil’in çamurlarından oldu” diyor. Yalan söylüyor. “Ahiret yok” diyor, yalan söylüyor. "Ey Kavmim, bugün mülk sizindir, yeryüzünde hüküm sahibi kimselersiniz. Fakat bize Allah'tan dayanılmaz bir azab gelecek olursa bize kim yardımcı olabilecek?" diyor Hz. Hızır (a.s). “Firavun dedi ki:” Bak baya nezaketli konuşuyor, ondan çekiniyor. Yoksa çok azgın, öyle bir konuşmanın üzerine direk öldürür normalde. "Ben, size yalnızca gördüğümü (kendi görüşümü) gösteriyorum” Kendi kanaatini söylüyor bak, çekinmiş üslubundan.  “Bir şey demedik” diyor yani, “ben kendi görüşümü söylüyorum” diyor. ““Firavun dedi ki: “Ben, size yalnızca gördüğümü (kendi görüşümü) gösteriyorum ve ben sizi doğru yoldan da başkasına yöneltmiyorum."”(Mü'min Suresi / 29) Nerenin doğru yolu? Nil’in çamurlarından oldu insanlar diyorsun. Fakat Hz. Hızır (a.s)’ın üslubuna karşılık onun altında kalmamak için o da onun paralelinde bir konuşma yapıyor. Ona benzer bir konuşma yapıyor ki, üslup dinleyenler tarafından dengeli olarak değerlendirilsin. Yani altta kalmak istemiyor. İman eden (adam) dedi ki: "Ey Kavmim, ben o fırkaların gününe benzer (bir günün felaketine uğrarsınız) diye korkuyorum." (Mü'min Suresi / 30) Bir peygamber söyler bunu, değil mi? Peygamber gibi konuşuyor. "Nuh kavmi, Ad, Semud ve onlardan sonra gelenlerin durumuna benzer (bir gün). Allah, kullar için zulüm istemez." (Mü'min Suresi / 31) Diyor. Halis, nur gibi bir Müslüman olduğu belli. "Ve ey kavmim, doğrusu ben sizin için o feryat (edeceğiniz kıyamet) gününden korkuyorum." "Arkanızı dönüp kaçacağınız gün; sizi Allah'tan koruyacak yoktur. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğruya yöneltecek bulunmaz." (Mü'min Suresi / 32-33) Bu konuşmaları direk ölüm sebebi. Hz. Musa (a.s)’ın iki kelimesine dayanamıyor adam, değil mi zıvanadan çıkıyor, konuşuyor. Ama burada bak çok kapsamlı açıklama yapıyor Hz. Hızır (a.s). Gıkı çıkmıyor, inşaAllah. “Allah, kimi saptırırsa artık onu doğruya yöneltecek bulunmaz.” Firavun’u kastediyor, inşaAllah. "Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık belgeler getirmişti” Yani kitap getirmişti. “O zaman size getirdikleri hakkında kuşkuya kapılıp durmuştunuz.” Yani yalan söylüyor, doğru söylemiyor diye kuşkuya kapılmıştınız diyor. Hz. Yusuf (a.s)’a da Allah katından vahiy geldiğini, hüküm geldiğini görüyoruz. “Sonunda o, vefat edince, demiştiniz ki; "Allah, ondan sonra kesin olarak bir elçi göndermez." (Mü'min Suresi / 34) Şimdi ne diyor bağnazlar? Allah kesin olarak Mehdi göndermez. Bak, o zaman Firavun kavmi ne diyor? Allah, ondan sonra kesin olarak bir elçi göndermez. http://www.a9.com.tr/izle/186725/Kuran-Tefsiri/Mumin-Suresi-26-34-Ayetlerinin-Tefsiri-(14-Mayis-2014-tarihli-sohbetten) A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Mümin Suresi, 38-45 Ayetlerinin Tefsiri (14 Mayıs 2014 tarihli sohbetten) 03:40
Mümin Suresi, 38-45 Ayetlerinin Tefsiri (14 Mayıs 2014 tarihli sohbetten) 2 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: Bakın ayetin devamında diyor ki, şeytandan Allah’a sığınırım. “İman eden (adam) dedi ki: "Ey Kavmim, siz bana tabi olun,” Direk liderlik istiyor. “..Ben sizi doğru yola iletip-yönelteyim.” (Mü’min Suresi / 38) 1994 ebcedi bu ayetin. "Ey kavmim, gerçekten bu dünya hayatı, yalnızca bir meta (kısa süreli bir yararlanma)dır. Şüphesiz ahiret, (asıl) karar kılınan yurt odur." (Mü’min Suresi / 39) Bunu Firavun’a anlatıyor ve bütün çevresine anlatıyor. Çıt yok adamlarda. "Kim bir kötülük işlerse, kendi mislinden başkasıyla ceza görmez; kim de -erkek olsun, dişi olsun- bir mü'min olarak salih bir amelde bulunursa, işte onlar, içinde hesapsız olarak rızıklandırılmak üzere cennete girerler." (Mü’min Suresi / 40)  Tam bir Kuran üslubuyla, tam bir mümin üslubuyla çok kapsamlı tebliğ yapıyor. Ne Firavun’dan, ne kavminden çıt çıkmıyor. Hâlbuki aynısını Hz. Musa (a.s) söylüyor, adam cinnet geçiriyor. Ama Hızır (a.s) söyleyince çıt yok. "Ey kavmim, ne oluyor ki ben sizi kurtuluşa çağırıyorken, siz beni ateşe çağırıyorsunuz." (Mü’min Suresi / 41)   Bak devam ediyor. "Siz beni Allah'a (karşı) inkar etmeye ve hakkında bilgim olmayan şeyleri O'na şirk koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise sizi, üstün ve güçlü olan, bağışlayan (Allah')a çağırıyorum."İmkanı yok; gerçekten sizin beni kendisine çağırmakta olduğunuz şeyin, dünyada da, ahirette de çağrıda bulunma (yetkisi, gücü, değeri ve bağışlama)sı yoktur. Şüphesiz, bizim dönüşümüz Allah'adır. Ölçüyü taşıranlar, onlar ateşin halkıdırlar." (Mü’min Suresi / 42-43) Diyor, ölçüyü taşıranlar. "İşte size söylediklerimi yakında hatırlayacaksınız. Ben de işimi Allah'a bırakıyorum. Şüphesiz Allah, kulları pek iyi görendir." Sonunda Allah, onların kurdukları hileli-düzenlerinin kötülüklerinden onu korudu ve Firavun'un çevresini de azabın en kötüsü kuşatıverdi.” (Mü’min Suresi / 44-45) Mesela Firavun’a takip edecek ordu Hz Musa (a.s)’ı takip edecekler. “Biraz bekle, bir süre sonra bastırırsan, onlar karşıya geçmişken yakalarsak çöle de kaçamayacakları için hepsini orada yok ederiz” diyor. Firavun bekliyor. “Tam zamanı, şimdi geç” diyor mesela. Suyun ortasına geldiklerinde de su boğuyor. Hızır (a.s)’ın böyle bilimsel ismiyle katalize eden görevi vardır. Ortamı çok iyi ayarlar, sistemi iyi ayarlar. Nerede nasıl yapılacağını ayarlar. Olay da ona göre oluşur inşaAllah. http://www.a9.com.tr/izle/186727/Kuran-Tefsiri/Mumin-Suresi-38-45-Ayetlerinin-Tefsiri-(14-Mayis-2014-tarihli-sohbetten) A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Mü'min Suresi, 26. Ayetinin Tefsiri 01:12
Mü'min Suresi, 26. Ayetinin Tefsiri 1 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: 40. sure, 26. ayet, “Firavun dedi ki: "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim...” şimdi var ya kavgalarda it kopuk bazen birisini dövmeye kalkar, koluna girerler. “Tutmayın beni...” falan böyle. O da orada öyle çakallık yapıyor. Diyor ki, “Bırakın beni...” yani orada harhalde saldırgan havası yapmışlar onlar da tutuyorlar “Aman yapma Firavun Efendi” falan diyorlar. Yani elinden şey çıkar, öyle artistik hareketler yapıyor anladığım kadarıyla. Bak, “Bırakın beni...” diyor “...Musa’yı öldüreyim”. Çoktur öyle sokak kavgalarında falan “Bırakın tutmayın beni...” der, “...dağıtacağım” falan der. “Yapma ağabey” falan, “Elinden kaza falan çıkar” derler, değil mi öyle? "Bırakın beni, Musa'yı öldüreyim de o (gitsin) Rabbine yalvarıp-yakarsın. Çünkü ben, sizin dininizi değiştirmesinden ya da yeryüzünde fesat çıkarmasından korkuyorum.” Yani bak fesat çıkarmakla suçluyor. Çünkü o devrin Mehdi’si Hz. Musa (a.s.), o devrin psikopatı da o. Ne diyor? “Yeryüzünde fesat çıkartmasından...”, o barıştan, kardeşlikten, sevgiden bahsediyor. O da fesattan bahsediyor. Kendini akıldane görüyor. http://www.a9.com.tr/izle/105703/Kuran-Tefsiri/Mumin-Suresi-26-Ayetinin-Tefsiri- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo