Hoşgeldiniz!

Nasır Videoları

Şeyh Nasır El Qatami - Al-i İmran Sûresi 26-27  01:07
Şeyh Nasır El Qatami - Al-i İmran Sûresi 26-27 7.031 izlenme - 3 yıl önce Al-i İmran Sûresi 26. (Resulüm!) De ki: Mülkün gerçek sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Gerçekten sen her şeye kadirsin. 27. Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katarsın. Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de sayısız rızık verirsin. *
Elektrikli Nasır Törpüsü 02:50
Elektrikli Nasır Törpüsü 3.156 izlenme - 5 yıl önce
Kalem Sûresi 51-52  -  Nazar Ayetleri 00:29
Kalem Sûresi 51-52 - Nazar Ayetleri 3.777 izlenme - 3 yıl önce Kalem Suresi 51-52 - Nazar ayetleri 51. O inkâr edenler Zikr'i (Kur'an'ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hala da (kin ve hasetlerinden:) "Hiç şüphe yok o bir delidir" derler. 52. Oysa o (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.
Cemal Abdül Nasır'ın Müslüman Kardeşler Hakkındaki Kürsü Konuşması 02:12
Cemal Abdül Nasır'ın Müslüman Kardeşler Hakkındaki Kürsü Konuşması 1.622 izlenme - 1 yıl önce Mısır'ın en ünlü liderlerinden Cemal Abdül Nasır hür subaylar hareketinin Mısır Krallığına son vermesinde etkin rol oynamıştır. Devrimden sonra başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı da yapan Abdül Nasır, hızlı bir millileştirme politikasına gitmiş ve Süveyş Kanalı'nı millileştirmiştir. Dönemin en büyük muhalefeti Müslüman Kardeşler örgütüne ağır bir darbe vurmuş, laik ve Arap sosyalizmi hakim bir Mısır amaçlayarak tek adam haline gelmiştir. Her ne kadar iyi bir devlet adamı olsa da yetenekli bir komutan olamadığı 6 Gün Savaşı'nda İsrail tarafından ağır bir yenilgi alarak ortaya çıkmıştır. Bu yenilgi ününü kaybetmesine de sebep olmuştur. Kendisi tüm sorumluluğu üzerine almış ve istifa etmiştir. Ancak halkın yoğun gösterileri ve ısrarları sonucu tekrar görevinin başına dönmüştür. Görüntüler ise Nasır'ın Müslüman Kardeşler ile görüşmelerini anlattığı bir kesitten alıntıdır. Not: Çeviriler tarafımca yapılmıştır. Hatam varsa affola. İyi seyirler.
Sivas Zara Nasır Köyü Asker Uğurlama Eğlencesi 04:45
Sivas Zara Nasır Köyü Asker Uğurlama Eğlencesi 4.950 izlenme - 8 yıl önce sivas zara nasır köyü asker uğurlama eğlencesi 2009 http://www.nasirkoyu.net
Ayakta Çıkan Nasır ve Siğilden İlaçsız Kurtulma Yolu 09:30
Ayakta Çıkan Nasır ve Siğilden İlaçsız Kurtulma Yolu 613 izlenme - 1 yıl önce Ayakta Çıkan Nasır ve Siğilden İlaçsız Kurtulma Yolu Ayakta Çıkan Nasır ve Siğilden İlaçsız Kurtulma Yolu Ayakta Çıkan Nasır ve Siğilden İlaçsız Kurtulma Yolu Ayakta Çıkan Nasır ve Siğilden İlaçsız Kurtulma Yolu Ayakta Çıkan Nasır ve Siğilden İlaçsız Kurtulma Yolu
avucu nasir,papucu hasir,İsot yemekten kiçi basur: 01:53
avucu nasir,papucu hasir,İsot yemekten kiçi basur: 3.925 izlenme - 8 yıl önce :))
Nasır Tedavisi Nasıl Yapılır? 01:33
Nasır Tedavisi Nasıl Yapılır? 21 izlenme - 3 hafta önce Nasır Tedavisi Nasıl Yapılır? Op. Dr. Seher ŞİRİN Cilt aşırı sürtünme ve basınca maruz kaldığı zaman dairesel şekilde sertleşir ve kalınlaşır. Bu durumun meydana gelmesine nasır denir. Nasırın insan vücudunda en fazla oluştuğu yer ayak üstleri, ayak parmakları arası ve ayak tabanlarıdır. Bunun dışında diğer vücut bölgelerinde de gelişebilir. Nasırın en fazla ayakların üzerinde oluşmasının nedeni kişinin kendi ayağına göre ayakkabı almamasıdır. Nasır sıkı ayakkabı giyinmekten, yüksek topuklu giyinmekten yada uzun süre ayakta beklemeden dolayı meydana gelir. Çorapsız ayakkabı giymek, çok fazla yürümek, el emeği gerektiren ağır bir iş yapmak ve ayak üzerinde bir baskı oluşturan sporlarla uğraşmak nasır oluşumunun diğer olası nedenleridir. Ayak kemiklerinde çarpıklık olanlar, hasarlı ter bezi hastaları, vücudunda yara veya siğil izi olanlar normal insanlara göre daha fazla risk altındadır. Ayrıca, şeker hastalarında ve ayaklarında zayıf kan akışı olan hastalar da nasırdan kaynaklanan komplikasyon riski daha yüksektir. Bu gibi durumlarda nasır tedavisi için kesinlikle bir doktora başvurulması tavsiye edilir. Kalın ve pürüzlü cilt, sert çıkıntılar ve ağrı nasır belirtilerden bazılarıdır. Bu belirtiler ayakta veya yürürken büyük rahatsızlığa neden olabilir . Sürtünme ve basınç durumu ortadan kalktığı zaman nasır iyileşir. Nasırı iyileştirmek için gerekirse ilaçlar ve losyonlar kullanılabilir. Ayrıca nasırdan kurtulmak için doğal ve bitkisel ev ilaçlarını da deneyebilirsiniz.
Şeyh Nasır El Qatami  - Yusuf Suresi 40:02
Şeyh Nasır El Qatami - Yusuf Suresi 779 izlenme - 3 yıl önce Şeyh Nasır el Qatami - Yusuf Suresi Bismillâhirrahmânirrahîm. 1. Elif. Lam. Ra. Bunlar, apaçık Kitab'ın ayetleridir. * 2. Anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik. 3. (Ey Muhammed!) Biz, sana bu Kur'an'ı vahyetmekle geçmiş milletlerin haberlerini sana en güzel bir şekilde anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen bundan önce (bu haberleri) elbette bilmeyenlerden idin. 4. Bir zamanlar Yusuf, babasına (Ya'kub'a) demişti ki: Babacığım! Ben (rüyamda) on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm; onları bana secde ederlerken gördüm. 5. (Babası:) Yavrucuğum! dedi, rüyanı sakın kardeşlerine anlatma; sonra sana bir tuzak kurarlar! Çünkü şeytan insana apaçık bir düşmandır. 6. İşte böylece Rabbin seni seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce iki atan İbrahim ve İshak'a nimetini tamamladığı gibi sana ve Ya'kub soyuna da nimetini tamamlayacaktır. Çünkü Rabbin çok iyi bilendir, hikmet sahibidir. 7. Andolsun ki Yusuf ve kardeşlerinde, (almak) isteyenler için ibretler vardır. 8. (Kardeşleri) dediler ki: Yusufla kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Halbuki biz kalabalık bir cemaatiz. Şüphesiz ki babamız apaçık bir yanlışlık içindedir. * 9. (Aralarında dediler ki:) Yusufu öldürün veya onu (uzak) bir yere atın ki babanızın teveccühü yalnız size kalsın! Ondan sonra da (tevbe ederek) salih kimseler olursunuz! * 10. Onlardan biri: Yusufu öldürmeyin, eğer mutlaka yapacaksanız onu kuyunun dibine atın da geçen kervanlardan biri onu alsın (götürsün), dedi. * 11. Dediler ki: "Ey babamız! Sana ne oluyor da Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun! Oysa ki biz onun iyiliğini istemekteyiz. 12. Yarın onu bizimle beraber (kıra) gönder de bol bol yesin (içsin), oynasın. Biz onu mutlaka koruruz." 13. (Babaları) dedi ki: Onu götürmeniz beni mutlaka üzer. Siz ondan habersizken onu bir kurdun yemesinden korkarım. * 14. Dediler ki: Hakikaten biz (kuvvetli) bir topluluk olduğumuz halde, eğer onu kurt yerse, o zaman biz gerçekten aciz kimseler sayılırız. 15. Onu götürüp de kuyunun dibine atmaya ittifakla karar verdikleri zaman, biz Yusufa: Andolsun ki sen onların bu işlerini onlar (işin) farkına varmadan, kendilerine haber vereceksin, diye vahyettik. * 16. Akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler. 17. Ey babamız! dediler, biz yarışmak üzere uzaklaştık; Yusufu eşyamızın yanında bırakmıştık. (Ne yazık ki) onu kurt yemiş! Fakat biz doğru söyleyenler olsak da sen bize inanmazsın. 18. Gömleğinin üstünde sahte bir kan ile geldiler. (Yakub) dedi ki: Bilakis nefisleriniz size (kötü) bir işi güzel gösterdi. Artık (bana düşen) hakkıyla sabretmektir. Anlattığınız karşısında (bana) yardım edecek olan, ancak Allah'tır. * 19. Bir kervan geldi ve sucularını (kuyuya) gönderdiler, o da (gidip) kovasını saldı, (Yusufu görünce) "Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu bir ticaret malı olarak sakladılar. Allah onların yaptıklarını çok iyi bilir. 20. (Kafile Mısır'a vardığında) onu değersiz bir pahaya, sayılı birkaç dirheme sattılar. Onlar zaten ona değer vermemişlerdi. * 21. Mısır'da onu satın alan adam, karısına dedi ki: "Ona değer ver ve güzel bak! Umulur ki bize faydası olur. Veya onu evlat ediniriz." İşte böylece (Mısır da adaletle hükmetmesi) ve kendisine (rüyadaki) olayların yorumunu öğretmemiz için Yusufu o yere yerleştirdik. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler. * 22. (Yusuf) erginlik çağına erişince, ona (isabetle) hükmetme (yeteneği) ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle mükafatlandırırız. 23. Evinde bulunduğu kadın, onun nefsinden murat almak istedi, kapıları iyice kapattı ve "Haydi gel!" dedi. O da" (Haşa), Allah'a sığınırım! Zira kocanız benim velinimetimdir, bana güzel davrandı. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmaz!" dedi. * 24. Andolsun ki, kadın ona meyletti. Eğer Rabbinin işaret ve ikazını görmeseydi o da kadına meyletmişti. İşte böylece biz, kötülük ve fuhşu ondan uzaklaştırmak için (delilimizi gösterdik). Şüphesiz o ihlaslı kullarımızdandı. * 25. İkisi de kapıya doğru koştular. Kadın onun gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında onun kocasına rastladılar. Kadın dedi ki: Senin ailene kötülük etmek isteyenin cezası, zindana atılmaktan veya elem verici bir işkenceden başka ne olabilir! 26. Yusuf: "Asıl kendisi benim nefsimden murat almak istedi" dedi. Kadının akrabasından biri şöyle şahitlik etti: "Eğer gömleği önden yırtılmışsa, kadın doğru söylemiştir, bu ise yalancılardandır." 27. "Eğer gömleği arkadan yırtılmışsa, kadın yalan söylemiştir. Bu ise doğru söyleyenlerdendir." 28. (Kocası, Yusuf'un gömleğinin) arkadan yırtılmış olduğunu görünce, (kadına): "Şüphesiz, dedi; bu, sizin tuzağınızdır. Sizin tuzağınız gerçekten büyüktür." 29. "Ey Yusuf! Sen bundan (olanları söylemekten) vazgeç! (Ey kadın!) Sen de günahının affını dile! Çünkü sen günahkarlardan oldun" 30. Şehirdeki bazı kadınlar dediler ki: Azizin karısı, delikanlısının nefsinden murat almak istiyormuş; Yusufun sevdası onun kalbine işlemiş! Biz onu gerçekten açık bir sapıklık içinde görüyoruz. 31. Kadın, onların dedikodusunu duyunca, onlara davetçi gönderdi; onlar için dayanacak yastıklar hazırladı. Herbirine bir bıçak verdi. (Kadınlar meyveleri soyarken Yusufa): "Çık karşılarına!" dedi. Kadınlar onu görünce, onun büyüklüğünü anladılar. (Şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve dediler ki: Haşa Rabbimiz! Bu bir beşer değil... Bu ancak üstün bir melektir! * 32. Kadın dedi ki: İşte hakkında beni kınadığınız şahıs budur. Ben onun nefsinden murat almak istedim. Fakat o, (bundan) şiddetle sakındı. Andolsun, eğer o kendisine emredeceğimi yapmazsa mutlaka zindana atılacak ve elbette sürünenlerden olacaktır! 33. (Yusuf:) Rabbim! Bana zindan, bunların benden istediklerinden daha iyidir! Eğer onların hilelerini benden çevirmezsen, onlara meyleder ve cahillerden olurum! dedi. 34. Rabbi onun duasını kabul etti ve onların hilesini uzaklaştırdı. Çünkü O çok iyi işiten, pek iyi bilendir. 35. Sonunda (aziz ve arkadaşları) kesin delilleri görmelerine rağmen (halkın dedikodusunu kesmek için yine de) onu bir zamana kadar mutlaka zindana atmaları kendilerine uygun göründü. 36. Onunla birlikte zindana iki delikanlı daha girdi. Onlardan biri dedi ki: Ben (rüyada) şarap sıktığımı gördüm. Diğeri de: Ben de başımın üstünde kuşların yemekte olduğu bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bunun yorumunu bize haber ver. Çünkü biz seni güzel davrananlardan görüyoruz, dedi. 37. (Yusuf) dedi ki: Size yedirilecek yemek gelmeden önce onun yorumunu mutlaka size haber vereceğim. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Şüphesiz ben Allah'a inanmayan bir kavmin dininden uzaklaştım. Onlar ahireti inkâr edenlerin kendileridir. * 38. Atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kub'un dinine uydum. Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız bize yaraşmaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfundandır. Fakat insanların çoğu şükretmezler. 39. Ey zindan arkadaşlarım! Çeşitli tanrılar mı daha iyi, yoksa gücüne karşı durulamaz olan bir tek Allah mı? 40. Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlar hakkında herhangi bir delil indirmemiştir. Hüküm sadece Allah'a aittir. O size kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler. 41. Ey zindan arkadaşlarım ! (Rüyalarınıza gelince), biriniz (daha önce olduğu gibi) efendisine şarap içirecek; diğeri ise asılacak ve kuşlar onun başından (beynini) yiyecekler. Yorumunu sorduğunuz iş (bu şekilde) kesinleşmiştir. 42. Onlardan, kurtulacağını bildiği kimseye dedi ki: Beni efendinin yanında an, (umulur ki beni çıkarır). Fakat şeytan ona, efendisine anmayı unutturdu. Dolayısıyla (Yusuf), birkaç sene daha zindanda kaldı. * 43. Kral dedi ki: Ben (rüyada) yedi arık ineğin yediği yedi semiz inek gördüm. Ayrıca, yedi yeşil başak ve diğerlerini de kuru gördüm. Ey ileri gelenler! Eğer rüya yorumluyorsanız, benim rüyamı da bana yorumlayınız. 44. (Yorumcular) dediler ki: Bunlar karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenlerden değiliz. * 45. (Zindandaki) iki kişiden kurtulmuş olan, uzun bir zaman sonra (Yusufu) hatırlayarak dedi ki: Ben size onun yorumunu haber veririm, beni hemen (zindana) gönderin. 46. (Yusufun yanına gelerek dedi ki:) Ey Yusuf, ey doğru sözlü kişi! (Rüyada görülen) yedi arık ineğin yediği yedi semiz inek ile yedi yeşil başak ve diğerleri de kuru olan (başaklar) hakkında bize yorum yap. Ümit ederim ki, insanlara (isabetli yorumunla) dönerim de belki onlar da doğruyu öğrenirler. 47. Yusuf dedi ki: Yedi sene adetiniz üzere ekin ekersiniz. Sonra da yiyeceklerinizden az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında (stok edip) bırakınız. 48. Sonra bunun ardından, saklayacaklarınızdan az bir miktar (tohumluk) hariç, o yıllar için biriktirdiklerinizi yeyip bitirecek yedi kıtlık yılı gelecektir. 49. Sonra bunun ardından da bir yıl gelecek ki, o yılda insanlara (Allah tarafından) yardım olunacak ve o yılda (meyvesuyu ve yağ) sıkacaklar. * 50. (Adam bu yorumu getirince) kral dedi ki: "Onu bana getirin!" Elçi, Yusufa geldiği zaman, (Yusuf) dedi ki: "Efendine dön de ona: Ellerini kesen o kadınların zoru neydi? diye sor. Şüphesiz benim Rabbim onların hilesini çok iyi bilir." 51. (Kral kadınlara) dedi ki: Yusufun nefsinden murat almak istediğiniz zaman durumunuz neydi? Kadınlar, Haşa! Allah için, biz ondan hiçbir kötülük görmedik, dediler. Azizin karısı da dedi ki: "Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ben onun nefsinden murat almak istemiştim. Şüphesiz ki o doğru söyleyenlerdendir." 52. (Yusuf dedi ki): Bu, azizin yokluğunda ona hainlik etmediğimi ve Allah'ın hainlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını (herkesin) bilmesi içindir. 53. (Bununla beraber) nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis aşırı şekilde kötülüğü emreder; Rabbim acıyıp korumuş başka. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir. 54. Kral dedi ki: Onu bana getirin, onu kendime özel danışman edineyim. Onunla konuşunca: Bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir birisin, dedi. * 55. "Beni ülkenin hazinelerine tayin et! Çünkü ben (onları) çok iyi korurum ve bu işi bilirim" dedi. 56. Ve böylece Yusuf'a orada dilediği gibi hareket etmek üzere ülke içinde yetki verdik. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi eriştiririz. Ve güzel davrananların mükafatını zayi etmeyiz. 57. İman edip de (kötülüklerden) sakınanlar için ahiret mükafatı daha hayırlıdır. * 58. Yusufun kardeşleri gelip onun huzuruna girdiler, (Yusuf) onları tanıdı, onlar onu tanımıyorlardı. 59. (Yusuf) onların yüklerini hazırlayınca dedi ki: "Sizin bababir kardeşinizi de bana getirin. Görmüyor musunuz, ben ölçeği tam dolduruyorum ve ben misafirperverlerin en iyisiyim. 60. Eğer onu bana getirmezseniz, artık benim yanımda size verilecek bir ölçek (erzak) yoktur, bana hiç yaklaşmayın!" 61. Dediler ki: Onu babasından istemeye çalışacağız, kuşkusuz bunu yapacağız. 62. (Yusuf) emrindeki gençlere dedi ki: Sermayelerini yüklerinin içine koyun. Olur ki ailelerine döndüklerinde bunun farkına varırlar da belki geri gelirler. 63. Babalarına döndüklerinde dediler ki: Ey babamız! Erzak bize yasaklandı. Kardeşimizi (Bünyamin'i) bizimle beraber gönder de (onun sayesinde) ölçüp alalım. Biz onu mutlaka koruyacağız. 64. Ya'kub dedi ki: Daha önce kardeşi (Yusuf) hakkında size ne kadar güvendiysem, bunun hakkında da size ancak o kadar güvenirim! (Ben onu sadece Allah'a emanet ediyorum); Allah en hayırlı koruyucudur. O, acıyanların en merhametlisidir. 65. Eşyalarını açtıklarında sermayelerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. Dediler ki: Ey babamız! Daha ne istiyoruz. İşte sermayemiz de bize geri verilmiş. (Onunla yine) ailemize yiyecek getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükü de fazla alırız. Çünkü bu (seferki aldığımız) az bir miktardır. 66. (Ya'kub) dedi ki: Kuşatılmanız (ve çaresiz kalma durumunuz) hariç, onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah adına bana sağlam bir söz vermediğiniz takdirde onu sizinle beraber göndermem!" Ona (istediği şekilde) teminatlarını verdiklerinde dedi ki: Söylediklerimize Allah şahittir. 67. Sonra şöyle dedi: Oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah'tan (gelecek) hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm Allah'tan başkasının değildir. (Onun için) ben yalnız O'na dayandım. Tevekkül edenler yalnız O'na dayansınlar. * 68. Babalarının kendilerine emrettiği yerden (çeşitli kapılardan) girdiklerinde (onun emrini yerine getirdiler. Fakat bu tedbir) Allah'tan gelecek hiçbir şeyi onlardan savamazdı; ancak Ya'kub içindeki bir dileği açığa vurmuş oldu. Şüphesiz o, ilim sahibiydi, çünkü ona biz öğretmiştik. Fakat insanların çoğu bilmezler. 69. Yusuf'un yanına girdiklerinde öz kardeşini yanına aldı ve "Bilesin ki ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına üzülme" dedi. * 70. (Yusuf) onların yükünü hazırladığı zaman maşrabayı kardeşinin yükü içine koydu! (Kafile hareket ettikten) sonra bir tellal: Ey kafile! Siz hırsızsınız! diye seslendi. 71. (Yusuf'un kardeşleri) onlara dönerek: Ne arıyorsunuz? dediler. 72. Kralın su kabını arıyoruz; onu getirene bir deve yükü (bahşiş) var dediler. (İçlerinden biri:) Ben buna kefilim, dedi. 73. Allah'a andolsun ki, bizim yeryüzünde fesat çıkarmak için gelmediğimizi siz de biliyorsunuz. Biz hırsız da değiliz, dediler. 74. (Yusuf'un adamları) dediler ki: Peki, siz yalancıysanız bunun cezası nedir? 75. "Onun cezası, kayıp eşya, kimin yükünde bulunursa işte o (şahsa el koymak) onun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız" dediler. * 76. Bunun üzerine Yusuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini (aramaya) başladı. Sonra da onu, kardeşinin yükünden çıkarttı. İşte biz Yusufa böyle bir tedbir öğrettik, yoksa kralın kanununa göre kardeşini tutamayacaktı. Ancak Allah'ın dilemesi hariç. Biz kimi dilersek onu derecelerle yükseltiriz. Zira her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen birisi vardır. 77. (Kardeşleri) dediler ki: "Eğer o çaldıysa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı." Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. (Kendi kendine) dedi ki: Siz daha kötü durumdasınız! Allah, sizin anlattığınızı çok iyi bilir. * 78. Dediler ki: Ey aziz! Gerçekten onun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizim birimizi alıkoy. Zira biz seni, iyilik edenlerden görüyoruz. 79. Dedi ki: Eşyamızı yanında bulduğumuz kimseden başkasını yakalamaktan Allah'a sığınırız, o takdirde biz gerçekten zalimler oluruz! 80. Ondan ümitlerini kesince, (meseleyi) gizli görüşmek üzere ayrılıp (bir kenara) çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın sizden Allah adına söz aldığını, daha önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye veya benim için Allah hükmedinceye kadar bu yerden asla ayrılmayacağım. O hükmedenlerin en hayırlısıdır. 81. Babanıza dönün ve deyin ki: "Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti. Biz, bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın bekçileri değiliz. 82. (İstersen) içinde bulunduğumuz şehire (Mısır halkına) ve aralarında geldiğimiz kafileye de sor. Biz gerçekten doğru söylüyoruz." * 83. (Babaları) dedi ki: "Hayır, nefisleriniz sizi (böyle) bir işe sürükledi. (Bana düşen) artık, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir." * 84. Onlardan yüz çevirdi, "Ah Yusuf'um ah!" diye sızlandı ve kederini içine gömmesi yüzünden gözlerine boz geldi. 85. (Oğulları:) "Allah'a andolsun ki sen hala Yusuf'u anıyorsun. Sonunda ya hasta olacaksın ya da büsbütün helak olacaksın!" dediler. 86. (Ya'kub:) Ben sadece gam ve kederimi Allah'a arzediyorum. Ve ben sizin bilemiyeceğiniz şeyleri Allah tarafından (vahiy ile) biliyorum, dedi. 87. Ey oğullarım! Gidin de Yusuf'u ve kardeşini iyice araştırın, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez. * 88. Yusuf'un yanına girdiklerinde dediler ki: Ey aziz! Bizi ve ailemizi kıtlık bastı ve biz değersiz bir sermaye ile geldik. Hakkımızı tam ölçerek ver. Ayrıca bize bağışta da bulun. Şüphesiz Allah sadaka verenleri mükafatlandırır. 89. Yusuf dedi ki: Siz, cahilliğiniz yüzünden Yusuf ve kardeşine yaptıklarınızı biliyor musunuz? * 90. Yoksa sen, gerçekten Yusuf musun? dediler. O da: (Evet) ben Yusufum, bu da kardeşim. (Birbirimize kavuşmayı) Allah bize lütfetti. Çünkü kim (Allah'tan) korkar ve sabrederse, şüphesiz Allah güzel davrananların mükafatını zayi etmez, dedi. 91. (Kardeşleri) dediler ki: Allah'a andolsun, hakikaten Allah seni bize üstün kılmış. Gerçekten biz hataya düşmüşüz. 92. (Yusuf) dedi ki: "Bugün sizi kınamak yok, Allah sizi affetsin! O, merhametlilerin en merhametlisidir." 93. "Şu benim gömleğimi götürün de onu babamın yüzüne koyun, (gözleri) görecek duruma gelir. Ve bütün ailenizi bana getirin." * 94. Kafile (Mısır'dan) ayrılınca, babaları (yanındakilere): Eğer bana bunamış demezseniz inanın ben Yusuf'un kokusunu alıyorum! dedi. 95. (Onlar da:) Vallahi sen hala eski şaşkınlığındasın, dediler. 96. Müjdeci gelince, gömleği onun yüzüne koyar koymaz (Ya'kub) görür oldu. Ben size: "Allah tarafından (vahiy ile) sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim" demedim mi! dedi. * 97. (Oğulları) dediler ki: Ey babamız! (Allah'tan) bizim günahlarımızın affını dile! Çünkü biz gerçekten günahkarlar idik. 98. (Ya'kub:) Sizin için Rabbimden af dileyeceğim. Çünkü O çok bağışlayan, pek esirgeyendir, dedi. 99. (Hep beraber Mısır'a gidip) Yusufun yanına girdikleri zaman, ana-babasını kucakladı, "Güven içinde Allah'ın iradesiyle Mısır'a girin!" dedi. * 100. Ana ve babasını tahtının üstüne çıkartıp oturttu ve hepsi onun için (ona kavuştukları için) secdeye kapandılar. (Yusuf) dedi ki: "Ey babacığım! İşte bu, daha önce (gördüğüm) rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu Rabbim bana (çok şey) lütfetti. Çünkü beni zindandan çıkardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir." 101. "Ey Rabbim! Mülkten bana (nasibimi) verdin ve bana (rüyada görülen) olayların yorumunu da öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin. Beni müslüman olarak öldür ve beni salihler arasına kat!" * 102. İşte bu (Yusuf kıssası) gayb haberlerindendir. Onu sana vahyediyoruz. Onlar hile yaparak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin (ki bunları bilesin). 103. Sen ne kadar üstüne düşsen de insanların çoğu iman edecek değillerdir. 104. Halbuki sen bunun için (peygamberlik görevini ifa için) onlardan bir ücret istemiyorsun. Kur'an, alemler için ancak bir öğüttür. 105. Göklerde ve yerde nice deliller vardır ki, onlar bu delillerden yüzlerini çevirip geçerler. * 106. Onların çoğu, ancak ortak koşarak Allah'a iman ederler. * 107. Allah tarafından kuşatıcı bir felaket gelmesi veya farkında olmadan kıyametin ansızın kopması karşısında kendilerini emin mi gördüler? 108. (Resulüm!) De ki: "İşte bu, benim yolumdur. Ben Allah'a çağırıyorum, ben ve bana uyanlar aydınlık bir yol üzerindeyiz. Allah'ı (ortaklardan) tenzih ederim! Ve ben ortak koşanlardan değilim." 109. Senden önce de, şehirler halkından kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber göndermedik. (Kafirler) yeryüzünde hiç gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler! Sakınanlar için ahiret yurdu elbette daha iyidir. Hala aklınızı kullanmıyor musunuz? * 110. Nihayet peygamberler ümitlerini yitirip de kendilerinin yalana çıkarıldıklarını sandıkları sırada onlara yardımımız gelir ve dilediğimiz kimse kurtuluşa erdirilir. (Fakat) suçlular topluluğundan azabımız asla geri çevrilmez. 111. Andolsun onların (geçmiş peygamberler ve ümmetlerinin) kıssalarında akıl sahipleri için pek çok ibretler vardır. (Bu Kur'an) uydurulabilecek bir söz değildir. Fakat o, kendinden öncekileri tasdik eden, her şeyi açıklayan (bir kitaptır); iman eden toplum için bir rahmet ve bir hidayettir.
Nasır Köyü 2010 Piknik 00:21
Nasır Köyü 2010 Piknik 1.267 izlenme - 7 yıl önce nasır köyü 2010 piknik
Kimsesiz Saraylar (1) 23:56
Kimsesiz Saraylar (1) 296 izlenme - 1 yıl önce Antik İran tarihinde önemli bir konuma sahip olan Ahamenid imparatorluğunun başkenti olduğu söylenen Persepolis'in, yapımı hiçbir zaman bitirilmemiş olan "yarım kalış" bir kompleks olduğunu çeşitli delillerle kanıtlayan bir belgeseldir.
Sivas Zara Nasır Köyü Çayköy Mezrası 05:19
Sivas Zara Nasır Köyü Çayköy Mezrası 803 izlenme - 3 yıl önce Sivas Zara Nasır Köyü Çayköy Mezrası
Sivas Zara Nasır Köyü | Balık Tutma 01:01
Sivas Zara Nasır Köyü | Balık Tutma 2.636 izlenme - 9 yıl önce
Her Şeyin Bir Tel Kadayıfıyla Başlayıp, Tel Kadayıfıyla Bittiği Film 04:10
Her Şeyin Bir Tel Kadayıfıyla Başlayıp, Tel Kadayıfıyla Bittiği Film 502 izlenme - 2 yıl önce Kadir İnanır'ın işçinin, emekçinin yanında bir mafya babasını oynadığı film olan iki kızgın adam filminden kesitler. Kadir İnanır'ın tutuklu bulunduğu hapishanenin müdürü,müdürün eşinin tel kadayıfı, bayram ziyaretleri üzerinden kurulan kent reklamları tadında sıcaklık ve mafya olmaya karar veriş öyküsü ile hapihane müdürüne belli saatte döneceği sözünü verip hapishaneden çıkışı, sevdiği kadına koruma amaçlı dönüşü, sözünde durup durmayacağının verdiği gerilim vesaire ile geçmiş izlemelerimizde ağlatan filmdir bu.
The Durdane & Tikli Recep - İzinsiz Öpmek 03:40
The Durdane & Tikli Recep - İzinsiz Öpmek 226 izlenme - 2 yıl önce The Durdane yılların kadınıdır,Recep de yılların boksörüdür ve de çocukları vardır.Buraya kadar her şey normaldir fakat iki tarafında tiki vardır. Özet:"Burda dürtüyosa dışarda ne yapar?" The Durdane'nin diğer videoları: http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/46339/damat-adayini-begenen-cilgin-gelin http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/40274/izdivac---bogam-nerede-karsilasmaya-hazirim http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/40276/izdivac---opucuge-tiki-olan-kadin-durdane
Al-i İmran Sûresi 18-19 / Şehidellahu   -  Şeyh Nasır el Qatami 00:53
Al-i İmran Sûresi 18-19 / Şehidellahu - Şeyh Nasır el Qatami 319 izlenme - 3 yıl önce Al-i İmran Sûresi 18-19 / Şehidellahu - Şeyh Nasır el Qatami 18. Allah, adaleti ayakta tutarak (delilleriyle) şu hususu açıklamıştır ki, kendisinden başka ilah yoktur. Melekler ve ilim sahipleri de (bunu ikrar etmişlerdir. Evet) mutlak güç ve hikmet sahibi Allah'tan başka ilah yoktur. 19. Allah nezdinde hak din İslam'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın ayetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah'ın hesabı çok çabuktur. *
Cemal Abdul Nasır Suudi Krallığı Üzerine 00:59
Cemal Abdul Nasır Suudi Krallığı Üzerine 110 izlenme - 1 yıl önce Daha önceden paylaşılan türban ile ilgili görüşlerinden sonra, Mısırlı lider Cemal Abdül Nasır'ın Suudi Arabistan için söyledikleri. Bilindiği gibi Abdül Nasır ülkesinde Süveş kanalı'nın millileştirilmesi ile,dışta ise Filistin sorunu ile İngiliz ve Amerikalıları karşısına almıştı.Batılılara karşı arap ulusunun birlikte cevap vermesi gerektiğini savunun Abdül Nasır bu konuda Suudi Arabistan ile ilgili görüşlerini belirtiyor.
Hemido U Nasır - Sıtran 06:55
Hemido U Nasır - Sıtran 381 izlenme - 5 yıl önce
Ahzab Sûresi 40-48  -  Şeyh Nasır el Qatami 02:21
Ahzab Sûresi 40-48 - Şeyh Nasır el Qatami 279 izlenme - 3 yıl önce Ahzab Sûresi , Şeyh Nasır el Qatami 40. Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir. 41. Ey inananlar! Allah'ı çokça zikredin. 42. Ve O'nu sabah-akşam tesbih edin. * 43. Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize rahmetini gönderen O'dur. Melekleri de size istiğfar eder. Allah, müminlere karşı çok merhametlidir. 44. Kendisine kavuştukları gün, Allah'ın onlara iltifatı, "selam" dır. Allah onlara çok değerli mükâfat hazırlamıştır. 45. Ey Peygamber! Biz seni hakikaten bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. 46. Allah'ın izniyle, bir davetçi ve nur saçan bir kandil olarak (gönderdik). 47. Allah'tan büyük bir lütfa ereceklerini müminlere müjdele. 48. Kafirlere ve münafıklara boyun eğme. Onların eziyetlerine aldırma. Allah'a güvenip dayan, vekil ve destek olarak Allah yeter.
Nasır - Sende Yan 04:40
Nasır - Sende Yan 191 izlenme - 3 yıl önce Serkan İle Bilinmedik Arabeskçiler
Hemido U Nasır - Had Celebe 04:28
Hemido U Nasır - Had Celebe 313 izlenme - 5 yıl önce
Nasır - Sevdim Seveli 03:42
Nasır - Sevdim Seveli 201 izlenme - 3 yıl önce Albüm Adı: Gamzeli Çıkış Tarihi: 10.03.2004 Türk Halk Müziği
Şeyh Nasır El Qatami - Yusuf Suresi 3.kısım - 43-68 09:11
Şeyh Nasır El Qatami - Yusuf Suresi 3.kısım - 43-68 208 izlenme - 3 yıl önce Şeyh Nasır El Qatami - Yusuf Suresi - 3.kısım (43-68) 43. Kral dedi ki: Ben (rüyada) yedi arık ineğin yediği yedi semiz inek gördüm. Ayrıca, yedi yeşil başak ve diğerlerini de kuru gördüm. Ey ileri gelenler! Eğer rüya yorumluyorsanız, benim rüyamı da bana yorumlayınız. 44. (Yorumcular) dediler ki: Bunlar karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenlerden değiliz. * 45. (Zindandaki) iki kişiden kurtulmuş olan, uzun bir zaman sonra (Yusufu) hatırlayarak dedi ki: Ben size onun yorumunu haber veririm, beni hemen (zindana) gönderin. 46. (Yusufun yanına gelerek dedi ki:) Ey Yusuf, ey doğru sözlü kişi! (Rüyada görülen) yedi arık ineğin yediği yedi semiz inek ile yedi yeşil başak ve diğerleri de kuru olan (başaklar) hakkında bize yorum yap. Ümit ederim ki, insanlara (isabetli yorumunla) dönerim de belki onlar da doğruyu öğrenirler. 47. Yusuf dedi ki: Yedi sene adetiniz üzere ekin ekersiniz. Sonra da yiyeceklerinizden az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında (stok edip) bırakınız. 48. Sonra bunun ardından, saklayacaklarınızdan az bir miktar (tohumluk) hariç, o yıllar için biriktirdiklerinizi yeyip bitirecek yedi kıtlık yılı gelecektir. 49. Sonra bunun ardından da bir yıl gelecek ki, o yılda insanlara (Allah tarafından) yardım olunacak ve o yılda (meyvesuyu ve yağ) sıkacaklar. * 50. (Adam bu yorumu getirince) kral dedi ki: "Onu bana getirin!" Elçi, Yusufa geldiği zaman, (Yusuf) dedi ki: "Efendine dön de ona: Ellerini kesen o kadınların zoru neydi? diye sor. Şüphesiz benim Rabbim onların hilesini çok iyi bilir." 51. (Kral kadınlara) dedi ki: Yusufun nefsinden murat almak istediğiniz zaman durumunuz neydi? Kadınlar, Haşa! Allah için, biz ondan hiçbir kötülük görmedik, dediler. Azizin karısı da dedi ki: "Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ben onun nefsinden murat almak istemiştim. Şüphesiz ki o doğru söyleyenlerdendir." 52. (Yusuf dedi ki): Bu, azizin yokluğunda ona hainlik etmediğimi ve Allah'ın hainlerin hilesini başarıya ulaştırmayacağını (herkesin) bilmesi içindir. 53. (Bununla beraber) nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis aşırı şekilde kötülüğü emreder; Rabbim acıyıp korumuş başka. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir. 54. Kral dedi ki: Onu bana getirin, onu kendime özel danışman edineyim. Onunla konuşunca: Bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir birisin, dedi. * 55. "Beni ülkenin hazinelerine tayin et! Çünkü ben (onları) çok iyi korurum ve bu işi bilirim" dedi. 56. Ve böylece Yusuf'a orada dilediği gibi hareket etmek üzere ülke içinde yetki verdik. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi eriştiririz. Ve güzel davrananların mükafatını zayi etmeyiz. 57. İman edip de (kötülüklerden) sakınanlar için ahiret mükafatı daha hayırlıdır. * 58. Yusufun kardeşleri gelip onun huzuruna girdiler, (Yusuf) onları tanıdı, onlar onu tanımıyorlardı. 59. (Yusuf) onların yüklerini hazırlayınca dedi ki: "Sizin bababir kardeşinizi de bana getirin. Görmüyor musunuz, ben ölçeği tam dolduruyorum ve ben misafirperverlerin en iyisiyim. 60. Eğer onu bana getirmezseniz, artık benim yanımda size verilecek bir ölçek (erzak) yoktur, bana hiç yaklaşmayın!" 61. Dediler ki: Onu babasından istemeye çalışacağız, kuşkusuz bunu yapacağız. 62. (Yusuf) emrindeki gençlere dedi ki: Sermayelerini yüklerinin içine koyun. Olur ki ailelerine döndüklerinde bunun farkına varırlar da belki geri gelirler. 63. Babalarına döndüklerinde dediler ki: Ey babamız! Erzak bize yasaklandı. Kardeşimizi (Bünyamin'i) bizimle beraber gönder de (onun sayesinde) ölçüp alalım. Biz onu mutlaka koruyacağız. 64. Ya'kub dedi ki: Daha önce kardeşi (Yusuf) hakkında size ne kadar güvendiysem, bunun hakkında da size ancak o kadar güvenirim! (Ben onu sadece Allah'a emanet ediyorum); Allah en hayırlı koruyucudur. O, acıyanların en merhametlisidir. 65. Eşyalarını açtıklarında sermayelerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. Dediler ki: Ey babamız! Daha ne istiyoruz. İşte sermayemiz de bize geri verilmiş. (Onunla yine) ailemize yiyecek getiririz, kardeşimizi koruruz ve bir deve yükü de fazla alırız. Çünkü bu (seferki aldığımız) az bir miktardır. 66. (Ya'kub) dedi ki: Kuşatılmanız (ve çaresiz kalma durumunuz) hariç, onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah adına bana sağlam bir söz vermediğiniz takdirde onu sizinle beraber göndermem!" Ona (istediği şekilde) teminatlarını verdiklerinde dedi ki: Söylediklerimize Allah şahittir. 67. Sonra şöyle dedi: Oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah'tan (gelecek) hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm Allah'tan başkasının değildir. (Onun için) ben yalnız O'na dayandım. Tevekkül edenler yalnız O'na dayansınlar. * 68. Babalarının kendilerine emrettiği yerden (çeşitli kapılardan) girdiklerinde (onun emrini yerine getirdiler. Fakat bu tedbir) Allah'tan gelecek hiçbir şeyi onlardan savamazdı; ancak Ya'kub içindeki bir dileği açığa vurmuş oldu. Şüphesiz o, ilim sahibiydi, çünkü ona biz öğretmiştik. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Hemido U Nasır - Leyleğane 04:21
Hemido U Nasır - Leyleğane 205 izlenme - 5 yıl önce
Şeyh Nasır el Qatami - Fecr Suresi 05:49
Şeyh Nasır el Qatami - Fecr Suresi 109 izlenme - 2 yıl önce Şeyh Nasır el Qatami - Fecr Suresi Bismillâhirrahmânirrahîm. 1. Tanyerinin ağarmasına and olsun; 2. Zilhicce ayının ilk on gecesine and olsun; 3. Herşeyin çiftine de, tekine de and olsun; 4,5. Gelip geçen geceye and olsun ki, bunların her biri akıl sahibi için birer yemine değmez mi? 6,7,8. Rabbinin, hiçbir memlekette benzeri ortaya konmayan sütunlara sahip İrem şehrinde oturan Ad milletine ne ettiğini görmedin mi? 9,10,11,12. Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi? 13. Rabbin onları azap kırbacından geçirmiştir. 14. Doğrusu Rabbin hep gözetlemektedir. 15. Rabbin denemek için bir insana iyilik edip, nimet verdiği zaman, o: "Rabbim beni şerefli kıldı" der. 16. Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: "Rabbim bana hor baktı" der. 17. Hayır; yetime karşı cömert davranmıyorsunuz. 18. Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize özenmiyorsunuz. 19. Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz. 20. Malı pek çok seviyorsunuz. 21. Ama yer, çarpılıp paralandığı zaman; 22. Melekler sıra sıra dizilip, Rabbinin buyruğu gelince, 23. O gün, cehennem ortaya konur. O gün insan öğüt almaya çalışır ama artık öğütten ona ne? 24. "Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaymışım" der. 25. O gün, hiç kimse, Allah'ın azabettiği gibi azabedemez. 26. Hiç kimse O'nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz. 27. Ey huzur içinde olan can! 28. O, senden, sen de O'ndan hoşnut olarak Rabbine dön! 29. Ey can! İyi kullarımın arasına gir. 30. Cennetime gir.*
Yukariadamfakikoyu.azbuz.com 01:05
Yukariadamfakikoyu.azbuz.com 295 izlenme - 8 yıl önce adamfakı köyünden resimler
Şeyh Nasır El Qatami - Vâkıâ' Sûresi 10:11
Şeyh Nasır El Qatami - Vâkıâ' Sûresi 123 izlenme - 3 yıl önce Şeyh Nasır el Qatami - Vâkıâ' Sûresi Bismillâhirrahmânirrahîm. 1. Kıyamet koptuğu zaman, 2. Ki onun oluşunu yalanlayacak hiçbir kimse yoktur; 3. O, alçaltıcı, yükselticidir. 4. Yer şiddetle sarsıldığı, 5. Dağlar parçalandığı, 6. Dağılıp toz duman haline geldiği, 7. Ve sizler de üç sınıf olduğunuz zaman, 8. Sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere! 9. Soldakiler, ne bahtsızdırlar onlar! 10. (Hayırda) önde olanlar, (ecirde de) öndedirler. 11. İşte bunlar, (Allah'a) en yakın olanlardır, 12. Naim cennetlerinde . 13. (Onların) çoğu önceki ümmetlerden, 14. Birazı da sonrakilerdendir. 15. Cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler, 16. Onların üzerlerinde karşılıklı olarak oturup yaslanırlar. * 17. Çevrelerinde, (hizmet için) ölümsüz gençler dolaşır; 18. Main çeşmesinden doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle. 19. Bu şaraptan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir. 20. (Onlara) beğendikleri meyveler, 21. Canlarının çektiği kuş etleri, 22. İri gözlü huriler, 23. Saklı inciler gibi. 24. Yaptıklarına karşılık olarak (verilir). 25. Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler. 26. Söylenen, yalnızca "selam, selam" dır. * 27. Sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere! 28. Düzgün kiraz ağacı, 29. Meyveleri salkım salkım dizili muz ağaçları, 30. Uzamış gölgeler, 31. Çağlayarak akan sular, 32. Sayısız meyveler içindedirler; 33. Tükenmeyen ve yasaklanmayan. 34. Ve kabartılmış döşekler üstündedirler. 35. Gerçekten biz hurileri apayrı biçimde yeni yarattık. 36. Onları, bakireler kıldık. 37. Eşlerine düşkün ve yaşıt. 38. Bütün bunlar sağdakiler içindir.. 39. Bunların birçoğu önceki ümmetlerdendir. 40. Birçoğu da sonrakilerdendir. * 41. Soldakiler; ne yazık o soldakilere! 42. İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde, 43. Kapkara dumandan bir gölge altındadırlar; 44. Serin ve hoş olmayan. 45. Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefahete dalmışlardı. 46. Büyük günahı işlemekte direnir dururlardı. 47. Ve diyorlardı ki: Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz? 48. Önceki atalarımız da mı? 49. De ki: Hem öncekiler hem de sonrakiler, 50. Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır! 51. Sonra siz ey sapıklar, yalancılar! 52. Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz. 53. Karınlarınızı ondan dolduracaksınız. 54. Üstüne de kaynar sudan içeceksiniz. 55. Susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz. 56. İşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur! 57. Sizi biz yarattık. Tasdik etmeniz gerekmez mi? 58. Söyleyin öyleyse, (rahimlere) döktüğünüz meni nedir? 59. Onu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz? 60. Aranızda ölümü takdir eden biziz. Ve biz, önüne geçilebileceklerden değiliz. 61. Böylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir alemde tekrar var edelim diye (ölümü takdir ettik). 62. Andolsun, ilk yaratılışı bildiniz. Düşünüp ibret almanız gerekmez mi? 63. Şimdi bana, ektiğinizi haber verin. 64. Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz? 65. Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız. 66. "Doğrusu borç altına girdik. 67. Daha doğrusu, biz yoksul kaldık" (derdiniz). 68. Ya içtiğiniz suya ne dersiniz? 69. Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz? 70. Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi? 71. Söyleyin şimdi bana, tutuşturmakta olduğunuz ateşi, 72. Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz? 73. Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık. 74. Öyleyse ulu Rabbinin adını tesbih et. * 75. Hayır! Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, * 76. Bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir. 77. Şüphesiz bu, değerli bir Kur'an'dır, 78. Korunmuş bir kitaptır. 79. Ona ancak temizlenenler dokunabilir. * 80. O, alemlerin Rabbinden indirilmiştir. 81. Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz? 82. Allah'ın verdiği rızka karşı şükrü, onu yalanlamakla mı yerine getiriyorsunuz? * 83. Hele can boğaza dayandığı zaman, 84. O vakit siz bakar durursunuz. 85. (O anda) biz ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz. * 86. Madem ki ceza görmeyecekmişsiniz, 87. Onu (canı) geri çevirsenize, şayet iddianızda doğru iseniz! 88. Fakat (ölen kişi Allah'a) yakın olanlardan ise, 89. Ona rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti vardır. 90. Eğer o sağdakilerden ise, 91. "Ey sağdaki! Sana selam olsun!" 92. Ama yalanlayıcı sapıklardan ise, 93. İşte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır! 94. Ve (onun sonu) cehenneme atılmaktır. 95. Şüphesiz ki bu, kesin gerçektir. 96. Öyleyse ulu Rabbinin adını tenzih ile an.
Hemido U Nasır - Lılı Dine 04:18
Hemido U Nasır - Lılı Dine 199 izlenme - 5 yıl önce
Nasır El Qatami - İsra Suresi(9-24) 07:04
Nasır El Qatami - İsra Suresi(9-24) 110 izlenme - 3 yıl önce Nasır El Qatami - İsra Suresi(9-24) 9. Şüphesiz ki bu Kur'an en doğru yola iletir; iyi davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler. 10. Ahirete inanmayanlara gelince, onlar için de elemli bir azap hazırlamışızdır. 11. İnsan hayrı istediği kadar şerri de ister. İnsan pek acelecidir! * 12. Biz, geceyi ve gündüzü birer ayet (delil) olarak yarattık. Nitekim, Rabbinizin nimetlerini araştırmanız, ayrıca, yılların sayı ve hesabını bilmeniz için gecenin karanlığını silip (yerine, eşyayı) aydınlatan gündüzün aydınlığını getirdik. İşte biz, her şeyi açık açık anlattık. 13. Her insanın amelini (veya kaderini) boynuna bağladık. İnsan için kıyamet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız. 14. Kitabını oku! Bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter. * 15. Kim hidayet yolunu seçerse, bunu ancak kendi iyiliği için seçmiş olur; kim de doğruluktan saparsa, kendi zararına sapmış olur. Hiçbir günahkar, başkasının günah yükünü üslenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe (kimseye) azap edecek değiliz. 16. Bir ülkeyi helak etmek istediğimizde, o ülkenin zenginlik sebebiyle şımarmış elebaşılarına (iyilikleri) emrederiz; buna rağmen onlar orada kötülük işlerler. Böylece o ülke, helake müstahak olur; biz de orayı darmadağın ederiz. * 17. Nuh'tan sonraki nesillerden nicelerini helak ettik. Kullarının günahlarını bilen ve gören olarak Rabbin yeterlidir. 18. Her kim bu çarçabuk geçen dünyayı dilerse ona, yani dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını dünyada hemen verir, sonra da onu, kınanmış ve kovulmuş olarak gireceği cehenneme sokarız. 19. Kim de ahireti diler ve bir mümin olarak ona yaraşır bir çaba ile çalışırsa, işte bunların çalışmaları makbuldür. 20. Hepsine, onlara da bunlara da (dünyayı isteyenlere de ahireti isteyenlere de) Rabbinin ihsanından (istediklerini) veririz. Rabbinin ihsanı kısıtlanmış değildir. 21. Baksana, biz insanların kimini kiminden nasıl üstün kılmışızdır! Elbette ki ahiret, derece ve üstünlük farkları bakımından daha büyüktür. * 22. Allah ile birlikte bir ilah daha tanıma! Sonra kınanmış ve kendi başına terkedilmiş olarak kalırsın. 23. Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine "of!" bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle. 24. Onları esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: "Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!" diyerek dua et.
Şeyh Nasır El Qatami - Secde Sûresi 12-21 06:54
Şeyh Nasır El Qatami - Secde Sûresi 12-21 83 izlenme - 3 yıl önce 12. O Günahkarların, Rableri Huzurunda Başlarını Öne Eğecekleri, "rabbimiz! Gördük Duyduk, Şimdi Bizi (dünyaya) Geri Gönder De, İyi İşler Yapalım, Artık Kesin Olarak İnandık" Diyecekleri Zamanı Bir Görsen! 13. Biz Dilesek, Elbette Herkese Hidayetini Verirdik. Fakat, "cehennemi Hem Cinlerden Hem İnsanlardan Bir Kısmıyla Dolduracağım" Diye Benden Kesin Söz Çıkmıştır. * 14. (o Gün Onlara Şöyle Diyeceğiz:) Bu Güne Kavuşmayı Unutmanızın Cezasını Şimdi Tadın Bakalım! Doğrusu Biz De Sizi Unuttuk; Yaptıklarınızdan Ötürü Ebedi Azabı Tadın! 15. Bizim Ayetlerimize Ancak O Kimseler İnanırlar Ki, Bunlarla Kendilerine Öğüt Verildiğinde, Büyüklük Taslamadan Secdeye Kapanırlar Ve Rablerini Hamd İle Tesbih Ederler. * 16. Korkuyla Ve Umutla Rablerine Yalvarmak Üzere (ibadet Ettikleri İçin), Vücutları Yataklardan Uzak Kalır Ve Kendilerine Verdiğimiz Rızıktan Allah Yolunda Harcarlar. 17. Yaptıklarına Karşılık Olarak, Onlar İçin Ne Mutluluklar Saklandığını Hiç Kimse Bilemez. * 18. Öyle Ya, Mümin Olan, Yoldan Çıkmış Kimse Gibi Midir? Bunlar Elbette Bir Olamazlar. 19. İman Edip De, İyi İşler Yapanlara Gelince, Onlar İçin Yaptıklarına Karşılık Olarak Varıp Kalacakları Cennet Konakları Vardır. 20. Yoldan Çıkanlar İse, Onların Varacakları Yer Ateştir. Oradan Her Çıkmak İstediklerinde Geri Çevrilirler Ve Kendilerine: Yalandır Deyip Durduğunuz Cehennem Azabını Tadın! Denir. 21. En Büyük Azaptan Önce, Onlara Mutlaka En Yakın Azaptan Tattıracağız; Olur Ki (imana) Dönerler. *