Hoşgeldiniz!

nubar terziyan

O'nun Hikayesi Fragmanı 01:45
O'nun Hikayesi Fragmanı 25.340 izlenme - 3 yıl önce Bir kaza sonucunda seks bunalımları geçiren ateşli bir kadınla, onu tedavi eden bir doktorun hikayesi.
Nubar, Sen Ermeni Değil misin? Namazda Ne İşin Var? 01:54
Nubar, Sen Ermeni Değil misin? Namazda Ne İşin Var? 5.969 izlenme - 11 ay önce Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni, Yavuz Turgul'un her filmi gibi harika bir film. İşte başrolünde Şener Şen'in, hem de sakallı bir şekilde yer aldığı filmden harika bir kesit. 1994 yılında rahmetli olan Yeşilçam emektarı, Ermeni asıllı oyuncumuz Nubar Terziyan'ın yanılmıyorsam göründüğü son film de bu filmdir. Kesitte rahmetli Sami Hazinses ve Cevat Kurtuluş'u da görebilirsiniz.
Teksas'ın Şerefini Düşün Şerif - Cilalı İbo Teksas Fatihi 01:48
Teksas'ın Şerefini Düşün Şerif - Cilalı İbo Teksas Fatihi 893 izlenme - 4 ay önce Teksas'ta işlerin nasıl yürüdüğünü anlamaya çalışan Şerif Cilalı İbo'nun dönüşümünü izliyoruz...
Küçük Hanımefendi - Hülya Koçyiğit, Kartal tibet (1979 - 85 dk) 01:35:01
Küçük Hanımefendi - Hülya Koçyiğit, Kartal tibet (1979 - 85 dk) 2.227 izlenme - 8 ay önce Yönetmen Ertem Eğilmez Senaryo Erdoğan Tünaş Yapımcı İrfan Ünal Görüntü Yönetmeni Kriton İlyadis Eser Muazzez Tahsin Berkant ‘Küçük Hanımefendi’nin (1945-İnkılâp Kitabevi) (Muazzez Tahsin Berkand) renkli ve ikinci çevrimi. İzmirli Ulaş (romanda ‘İstanbullu Gelgeç’; 1961 yılındaki ilk çevrimde ‘Eskişehirli Şahinoğlu’) ailesinin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. Uçurumun kenarındalar. Kurtulmaları için bir mucize gerek. Ömer’in adı belirtilmeyen kumarbaz abisi, her şeylerini kaybedip intihar etmiş. Baba yadigârı ev bile hacizli. Anne Şaziye Hanım çare arayışında.
Tatlı Meleğim - Türkan Şoray & Ediz Hun (1970 - 87 dk) 01:27:42
Tatlı Meleğim - Türkan Şoray & Ediz Hun (1970 - 87 dk) 4.462 izlenme - 1 yıl önce Bir patronla, aşık olduğu sekreterinin öyküsü. Yönetmen: Mehmet Dinler Senaryo : Erdoğan Tünaş Yapımcı : Şahan Haki Müzik : Tuncer Aydınoğlu Görüntü Yönetmeni : Cengiz Tacer Süre : 87 dk Tür : Duygusal, Komedi Oyuncular: Türkan Şoray, Ediz Hun, Münir Özkul, Süleyman Turan, Suzan Avcı, Zafer Önen, Nubar Terziyan, Zeki Sezer, Leman Akçatepe, Nubar Kamçılı, Ali Demir, Hakkı Kurt, Abdurrahman Palay, Rıza Tüzün, Esen Günay, Handan Kadıoğlu
Güllü Geliyor Güllü - Türkan Şoray & Ediz Hun (1973 - 85 dk) 01:25:41
Güllü Geliyor Güllü - Türkan Şoray & Ediz Hun (1973 - 85 dk) 2.546 izlenme - 1 yıl önce Bir kan davasının intikamını almak için İstanbul'a gelen Güllü kızla evlendiği kan davalı Taka Nuri'nin güldürüsü. Yönetmen: Atıf Yılmaz Senaryo : Erdoğan Tünaş Yapımcı : İrfan Ünal Müzik : Metin Bükey Görüntü Yönetmeni: Çetin Tunca Eser : Ayşe Şasa Vizyona Giriş Tarihi: 01 Ocak 1974 Tür : Duygusal, Komedi Oyuncular: Türkan Şoray, Ediz Hun, Sadettin Erbil, Bülent Kayabaş, Neriman Köksal, İlhan Daner, Feridun Çölgeçen, Selçuk Uluergüven, Nubar Terziyan , Yavuzer Çetinkaya , Çetin Başaran , Necdet Yakın, İhsan Yüce, Muzaffer Cıvan, Lütfü Engin, Kemal Sunal, Oktay Yavuz, Nermin Özses, Sabahat Işık, Yaşar Şener, Meral Kurtuluş, Necip Tekçe, Niyazi Gökdere, Sıdıka Duruer, Suat Geyik, Kenan Karagöz, Mücap Ofluoğlu, Sacide Keskin, Nedret Güvenç, Zafer Önen, Suna Pekuysal, Kamran Usluer, Erdoğan Esenboğa, Rıza Tüzün, Abdurrahman Palay, Nevin Akkaya, Cemil Can Bıçakçı
Nubar Terziyan Röportajı 06:11
Nubar Terziyan Röportajı 1.168 izlenme - 1 yıl önce Efendim, tonton mu tonton, iyi mi iyi, efendi mi efendi, nur yüzlü deriz ya Yeşilçam'ın en nur yüzlü ustası bence kendisi. Ölümünden evvel kendisiyle yapılan bu ufak söyleşiyi sergilediği ufak oyuncluk dersini ve o tatlı ermeni aksanıyla sizi baş başa bırakıyorum.
Aşkımla Oynama - Ediz Hun (1973 - 85 dk) 01:24:15
Aşkımla Oynama - Ediz Hun (1973 - 85 dk) 2.011 izlenme - 1 yıl önce Kumar tutkunu bir adam yaşadığı ortamın içinde kaybolacakken aşk onun geleceğe dair beklentilerini değiştirecektir. Yaşadıkları problemlerin karşısında güçsüz kalan ve kumara sarılan insanlara bir örnek olan ana karakter film boyunca sorunlarla savaşmayı öğrenir. Yönetmen : Aram Gülyüz Senaryo : Yılmaz Korkut, Aram Gülyüz Yapımcı : Manuk Manukyan, Şahan Haki Görüntü Yönetmeni : Hüseyin Özşahin Vizyona Giriş Tarihi : 01 Ekim 1973 Süre : 88 dk Tür : Duygusal Özellikler : Renkli Ülke : Türkiye Oynayanlar : Ediz Hun, Hale Soygazi, Yeşim Tan, Süha Doğan, Muzaffer Tema, Hulusi Kentmen, Atıf Kaptan, Nubar Terziyan, Yeşim Yükselen, Ekrem Gökkaya, Hakan Tankut, Seyhan Gümüş, Feridun Çölgeçen, Agah Hün, Toron Karacaoğlu, Levent Dönmez, Timuçin Caymaz, Zafer Önen, Sadettin Erbil
Sahipsizler - Kadir İnanır & Selma Güneri (1974 - 72 dk) 01:11:21
Sahipsizler - Kadir İnanır & Selma Güneri (1974 - 72 dk) 1.478 izlenme - 1 yıl önce ‘Nous Irons Á Verone’ (1973) (Müzik; Charles Aznavour / Sözler; Georges Garvarentz). Fon müziği olarak Raymond Lefevre ve Orkestrası’nın 17 numaralı (1974) uzunçalarındaki melodinin kullanıldığı filmde Sarıyer Jandarma Komutanlığı. Kıdemli Üstçavuş; “Hayrola Namık, arkandan kurşun mu sıktılar?” Şoför Namık; “İçim tez Çavuşum. Haberi hemen vereyim dedim.” Çavuş; “De bakalım neymiş.” Namık; “Sinop’a yük götürmüştüm. Ben dönerken Gaddar tahliye oluyordu. 1–2 güne kadar damlar.” Çavuş; “İyi oldu haber verdiğin. Gaddar gelmeden tedbir almak gerek. Nasrettin Hoca misali, adamın kulağını önceden bükmeli ki testi kırılmasın.” Rumeli Kavağı. Boğaz’ın yukarısında sakin bir balıkçı köyü. Ömer, yıll ar sonra sevdiği kıza sokaklarındaki Berber Nazif Amca’yı, Bakkal Bican Efendi’yi anlatacak. Bir kişiyi ‘amca’ demeden anması onun pek de iyi olmadığını düşündürdü. Cüneyt Türel’in sesi ile “Kasap Celal’i daha ilk görüşümde sevmedim. İyileri anarken yüreğin sıcacık oluyor da kötüleri ne yapsan atamıyorsun hatıralarından.” Gaddar’ın gelişi ortalığı hareketlendirir. Sonradan öğreneceğimiz bir nedenle Bilal ve Hüsam’ın dayılarını öldürmüş. Üstçavuş, Kahve’de “Artık aranızdaki kavga bitsin. Kanı kanla yıkamazlar, sönmüş ateşi körüklemezler” diye ‘tedbir’ almaya çalışıyor ama iki kardeşteki ‘ateş’ kan dökülmeden sönecek gibi değil. Okulların yeni açıldığı günlerde köye bir ana oğul taşınır. Fatma ve Ömer de Gaddar gibi kimsesiz. (Zorluklar, üçünü birbirlerine yaklaştıracaktır.) ‘Bekârı, dulu pek sevmeyen’ Hacı Emin, nasıl olduysa evi onlara kiralamış. Fatma [‘Anadolu Ekspresi’nde (1973) adı ‘Çağlar’ olan] ‘Gül Saz’da şarkıcı. Birçok filmdekine benzer şekilde güzelliği başına bela. Bilal, Celal ve Hüsam “Bu karı işliyor be… Burada namuslu poz atıp dışarıda oynaşıyor… Olur mu be, bizim çöplükte otlayıp başka yerde yumurtlamak olur mu” diyerek çoktan göz koymuşlar bile. Saz’dan dönüşü Gaddar’ın ‘lüx lambası’ ile balığa çıktığı saatlere denk düşüyor. Tek amacı oğlunu okutabilmek. Paul Mauriat’nın ‘Forever And Ever’ (1973/74) albümünden ‘Le Peintre Des Etoiles’ (1972) (Stelios Vlavianos / Cécile Aubry / Boris Bergman) ile uyuyan Ömer annesinin kazağını sıkı sıkı tutuyordu. Kasap Celal “Bir kadın hem dul hem de çok güzel olursa erkekler ona başka türlü bakarlar” sözleriyle şansını denediğinde ağzının payını almıştı; “Sadece bakarlar Celal Efendi. Bakılan kadın namusluysa onları görmez bile. Baktıklarıyla kalırlar.” Gaddar’ın İskele’de teknesi, Ömer’in okul masrafları için satacağı bir tarlası ve belki bunlardan da önemli Kaptan ve Balıkçı Hasan Ceylan gibi arkadaşları var. ‘La Course Du Lievre A Travers Les Champs’ (1972) filmindeki ‘Theme Pepper (Guitar)’ (Francis Lai) ile kulübesine gidişi ne kadar huzur vericiydi. Hasta kuşu öldürdüğü için Ömer’le ilişkisi gergin başlıyor. Sonradan bir kuş armağan edecek ve ‘hep iyi şeyler öğretecektir’. Mıstık’a kafes yaptıkları sahnede Paul Mauriat’nın ‘Les Grandes Musiques De Films’ (1974) 33’lüğündeki ‘Les Volets Clos’ (1972) (Paul Misraki / Raymond Forlani) neşelerine neşe katıyor. Kasap Celal genç kadından vazgeçmemiş. ‘Meyhaneci Sırdaşım’ (1967) (Orhan Gencebay) şarkısını dinlediğimiz ‘Gül Saz’da ‘dost oturmalarını’ istediğinde yanıt bu kez bir tokat olur. Sonrasında dükkânı bir dedikodu fırtınası gibi. Esnaf kadınları, biraz kıskançlık biraz da kocalarının etkisiyle Ömer’i okuldan, aileyi evden attırmaya çalışıyorlar. Annesi ile ilgili sözlere kızan küçük çocuk okul çantasını “Papa was a Rollin’ Stone” (1971/72) (Norman Whitfield / Barret Strong) ile uçurumdan atmıştı. Ama tek kurtuluşu okumak. Gaddar da Gül Saz’a gider. Kadınlar Korosu’ndan Selahattin Pınar’ın kürdîli hicazkâr şarkısını dinliyoruz (Sözler; Zekai Cankardeş); “Ne gelen var, ne haber var//Gün uzun yollar uzak.” Sonra Fatma, Gönül Akkor’un sesi ile ‘Tanrım Beni Baştan Yarat’ı (1974) (Muzaffer Özpınar / Ali Tekintüre) söylerken ikisi de ağlıyordu. Kahramanımız rahatlatıcı sözleri Garson’dan duyar; “İmkânsız Beyim, Fatma müşteriyle çıkmaz. Tonla para verdiler çıkmadı şimdiye kadar. Tabanca dayasan götüremezsin dışarıya.” Bir gün yine Saz’da genç kadını Bilal, Hüsam ve Celal’in saldırısından korur. Artık oralarda çalışmamalıymış. Hayatı zorlukla geçen Fatma, kimsenin kimseye karşılıksız ekmek vermediğini, verse bile ‘etini istediklerini’ çok iyi biliyor. “Ne verirlerse fazlasını isterler.” Gaddar’ın böyle olmadığını kısa zamanda anlaşılır. Haliç’te, delikanlının sırrını öğreniyoruz; “Ömer’in yaşındaydım bir zamanlar. Babam ölmüş üvey anamın eline kalmıştım. Kadın oynaşırmış meğer. Rahat oynaşsın diye bana para verir ‘şeker al’ derdi. Şeker yerken, küçüğünden büyüğüne herkes alay ederdi benle. Bin yıl yaşasam o acı silinmez içimden. Tam Ömer’in yaşındaydım analığımla dostunu bıçakladığım zaman. Bir elimde bıçak bir elimde hâlâ şeker vardı. (Şeker lafı eden kahveci çırağına neden kızdığı şimdi anlaşılıyor.)” Sevgilerini bir kez olsun söyleyemediler, beraber olamadılar ama mutlukları nasıl da belli. ‘La Dolce’ (1973) (Milton Di Sao Paulo) melodisinin olduğu sahnede elle çalışan dikiş makinesiyle delikanlının perdelerini dikiyordu. Fatma, en olmadık zamanda, Gaddar gelinlik almak için şehre gittiğinde saldırıya uğrar. Hüsam ve Bilal’den sonra Celal de sıradaymış. Talihsiz kadın Raymond Lefevre’in 16 numaralı albümündeki (1974) ‘Sans Toi Je Suis Seul’ (1972) (Patricia Carli / Franck Gérard) ile uçurumdan atlıyor. Gaddar’ın kendi yaşamını da yitireceği intikamı acımasız. ‘Lipstick’deki (1976) Chris McCormick’in tecavüzcü Gordon Stuart’a tüfek kurşunu ile verdiği acıyı Hüsam’a bıçağı ile tattırır. ‘Viens Viens’ (1973) (Ralph Bernet / Her Barnes / Sven Linus) ile Mıstık’ı kafesinden uçurdukları sahne. Gaddar; “Keşke seni daha önce tanısaydım. Belki de ömrüm hapislerde geçmezdi.” (Cinayet işlediğinde 6–7 yaşındaymış. Bu söyledikleri biraz anlamsız kalıyor.) Ömer; “Niçin hapse girdin? İyiliği çok seviyorsun. Kötülük yapamazsın ki sen.” Gaddar; “Yaptırırlar Ömer, zorla yaptırırlar. Sonra da adamı bir demir kafesin içine kapatırlar.” Ömer; “Çok fena. Biz de Mıstık’ı kapattık. Konuşabilse ‘beni bırakın’ der değil mi?” Gaddar; “Der Ömer. Kuşlar uçtukları zaman yaşarlar.” (Yazan: Murat Çelenligil) Oyuncular: Kadir İnanır, Selma Güneri, Murat Erton, Yaşar Yağmur, Ali Şen, Hayati Hamzaoğlu, İhsan Baysal , Nubar Terziyan, Mümtaz Ener, Renan Fosforoğlu, Mualla Sürer, Müşerref Çapın, Garibe Gündem, Zeki Alpan, Ekrem Dümer, Hasan Ceylan, Faik Coşkun, Diler Saraç, Nermin Özses, Sabahat İzgü, Mustafa Yavuz, Orhan Çoban, Ali Ekdal, Bahri Ateş, Abdurrahman Palay, Jeyan Mahfi Tözüm, Nilgün Kasapbaşoğlu, Cüneyt Türel, Timuçin Caymaz, Doğan Bavli, Rıza Tüzün, Kamran Usluer, Aliye Rona, Sacide Keskin
Mirasyediler - Zeki Alasya & Metin Akpınar (1974 86 Dk) 01:25:42
Mirasyediler - Zeki Alasya & Metin Akpınar (1974 86 Dk) 719 izlenme - 1 yıl önce Aynı mağazada çalışan iki arkadaş tezgahtar olarak çalıştıkları iş yaşamlarında çok başarılı değildir.Daha sonra mağazanın sahibinin vefatı ile mağanın onlara miras kaldığı öğrenilir fakat bundan bir türlü haberleri olmamaktadır..En sonunda kafadarlarımız kendi mağazalarını soyar ve kasayı çalarlar. Oyuncular: Fatma Belgen, Hale Soygazi, Handan Adalı, Metin Akpinar, Nubar Terziyan, Selim Naşit Özcan, Zeki Alasya
Ekmekçi Kadın - Türkan Şoray & İzzet Günay (1965 - 91 dk) 01:31:03
Ekmekçi Kadın - Türkan Şoray & İzzet Günay (1965 - 91 dk) 1.208 izlenme - 1 yıl önce ‘Quando Ritornera Da Me’ (1964) (Locatelli / Minerbi) melodisi ve yıllar sonra karşılaşan Nazmi ile Ayşe’nin silah sesiyle sonuçlanacak konuşmaları.. [1972’deki aynı adlı ikinci çevrimde bu sahnede ‘Man With a Harmonica’ (1968) (Morricone) müziği kullanılacaktır.] Ayşe ; “Kıpırdama yersin kurşunu. Seninle anlaşmaya geldim Nazmi.” Nazmi ; “Anlaşacak bir şeyim yok benim.” Ayşe ; “Benim de kaybedecek bir şeyim yok.. Bütün ömrümü mahvettin, zindanlarda çürüttün. Gençliğimden, çocuklarımdan ettin beni. Alnıma o kanlı lekeyi sen sürdün. Katil sendin, günahını bana çektirdin.. Dayanamadım ayrılığa, zindandan kaçtım. Çocuklarımın karşısına alnım ak olarak çıkacağım günü bekledim. Ama bu defa da kader kızımı çıkardı karşıma. Ke mal, kızımın her şeyiydi. Ömrü yetimhanelerde geçmiş bir zavallının elinden, hayattaki tek emelini sen aldın..” Nazmi ; “Kızım Sevim hasta. Ölüme mahkûm. Ölecek, ellerimde ölecek yavrum. Onu hayatta tutan tek ümit, Kemal..” 1943’ün göz açtırmayan kışı. İstanbul. Lütfü Beyin fabrikasında kapıcılık yapan Ayşe Çelik, ne dünya savaşını ne de bir sene önceki ‘Struma Faciası’nı düşünecek durumda. Büyük olasılıkla, filmin esinlendiği aynı adlı romanı da (La Porteuse De Pain) (1884) (Xavier De Montepin) duymamıştır bile. Kocası Selim, aynı yerde 12 yıl çalıştıktan sonra bir iş kazasında ölmüş. İki çocuğu, 3-4 yaşlarındaki Metin ve birkaç aylık Zeynep’le ortada kalınca ‘patrona yalvarıp yakarıp’ genç kadına bir iş verdirmişler. Filmin başında, ekmek, peynir, helva ve (ilerde başına dert olacak) gazyağı almak için Bakkal Hayri’ye giderkenki perişanlıkları ; Ayşe’nin sol elinde ‘kulpu iğreti tutturulmuş bir gaz tenekesi’, koltuk altında çuval, lastiği gevşemiş çorabı ayak bileğine kadar düşmüş. Sağ eliyle Metin’i, o da Nazmi Ustanın armağan ettiği içi saman dolu tahta atı sürüklüyor. Zeynep’i (sütü mü, zamanı mı yok, filmden anlaşılmıyor) sütanası Gülizar’a bırakmış. O da laf dokunduruyor “Sütanalık kolay mı? Çamaşıra gitsem bunun üç mislini alırdım. Haftada 10 kâğıda olmuyor bu iş.” Üstelik, göz kamaştıran güzelliği de başına bela. Ölen kocasının ‘en iyi’ arkadaşı olduğunu söyleyen Nazmi, meğer onu ‘ilk gördüğü andan beri’ seviyormuş. Peşini bırakmıyor. Fabrikanın sahibi Lütfü Sırman, karısı (adı söylenmiyor) ve çocuğu Kemal’le çok mutlu. (Romanda ise Jules Labroue’nun karısı ölmüş ve çocuğu Lucien’e başka bir yerdeki kız kardeşi bakıyor.) Başarılı bir mühendis olan Lütfü Bey, tekstil makinelerinde ‘istihsali üç misline çıkaracak’ bir yöntem bulmuş. Ancak, basireti mi bağlandı nedir, bu konudan yalnızca Nazmi Ustaya söz ediyor ; “Şimdilik bir sen biliyorsun bir de ben. Dünyada itimat ettiğim tek insansın.. Bütün kredilerimi topladım bankalardan. İstediğinden fazlası var kasada. Hiçbir şeyden şüphelenmesinler diye muhasebeye bile bildirmedim para çektiğimi. Al anahtarları. Bir muvaffak olalım milyonlar su gibi akacak..” ‘İtimat’ın, hem de Nazmi’ye, bu kadarı.. Ayşe’yi bakkaldan gazyağı alırken gören Hacı Hüsrev Efendi, zaman yitirmeden durumu Lütfü Beye anlatır ; “Allah saklasın, cayır cayır yanarız. Benden söylemesi.” Fabrika sahibi ile Ayşe arasında yaşanan geçici gerginlik, sonradan genç kadının suçlanmasında kullanılacaktır. Evlenme isteğine defalarca olumsuz yanıt alan Nazmi öyle bir şey yapar ki ; Bir gece fabrikayı kundaklar (hem de Ayşe’nin gazyağını kullanarak), işçi Cevat’ı öldürüp kimliğini değiştirir, Lütfü Beyi öldürür ve buluşu ile ilgili kağıtları alır, kaçmadan önce de tabancayı Ayşe’nin odasına bırakır. Yangında tanınmaz hale gelen Cevat, ‘mucize kabilinden yanmayan’ nüfus cüzdanı nedeniyle Nazmi zannedilir. Ayşe tutuklanır. ‘Suçu sabit görüldüğünden (Sinop Cezaevinde) müebbet hapsine’ karar veriliyor. Metin’e bundan sonra ‘kocamın tek arkadaşı sendin’ dediği, emekli öğretmen ve ‘Örnek Talebe Yurdu’ müdürü İsmail Hakkı bakacaktır. Zeynep’i ise sütanası Gülizar kaçırmış. (Sonradan, neyse ki, İstanbul Belediyesi Yetimhanesine bıraktığını öğreneceğiz.) Nazmi, Cevat Şahin olarak Mısır’a (romandaki Jacques Garaud ise Amarika’ya) gidiyor. Burada mensucat fabrikaları sahibi ve Türk asıllı İsmail Hilmi Paşa ile tanışır. Lütfü Beyin geliştirdiği yöntemle Paşa’nın yanında çalışmaya başlar. Zamanla ortağı olur ve güzel kızı Gülsüm’le evlenir. Kızı Sevim’in doğumu sırasında karısını kaybediyor. ‘Hiçbir pişmanlık, hiçbir vicdan azabı’ duymadığı bu yıllarda yaşamındaki tek karanlık gölge, onun aslında Nazmi Erkmen olduğunu bilen Salim’dir. Bir rastlantı ile bu durumu anlayan Salim, Cevat’ın dayısıdır ve “20’ye yakın suçun faili olarak” Türkiye’de aranıyormuş. Nazmi’den sızdırdıklarını ‘batakhanelerde ve barlarda yiyip çılgınca bir hayat sürüyor’. Ayşe ise kendini çevresine sevdirmiş ve hapishanenin revirinde hastabakıcı olarak çalışmaktadır. 21 yıl sonra.. ‘Tesadüflerin’ (tekrar) bir araya getirdiği kişiler. Metin, avukat olmuş ve İsmail Hakkı Babanın öğrenci yurdunda kalıyor. En iyi arkadaşı Kemal bir tekstil mühendisi ve tahmin edileceği gibi Lütfü Beyin oğlu. Kemal’in ‘her saniyesini ona taparak geçirecek kadar sevdiği’ genç kız ise yıllar önce yetimhaneye bırakılan Zeynep. Orada Leyla adı verilmiş ve şimdi ‘bir moda evinde manken olarak’ çalışıyor. Nazmi (yeni adıyla Cevat), “Mısır’daki bütün tesislerini ve sermayesini anavatana getirip Batı Mensucat’ı kurunca” kalp hastası kızı Sevim de olaylardaki yerini alır. Bu arada, 26 Kasım tarihli, dönemin etkili gazetesi Akşam’da Nazmi’nin resmini gören Ayşe kaçarak İstanbul’a gelir. Adını Zehra olarak değiştirir. Bir bakkalda ekmek dağıtıcısı olarak çalışırken kızını bulur. Sevim’in Kemal’e aşık olmasıyla, Nazmi, Leyla’yı delikanlıdan uzaklaştırmak ister ama karşısına ‘haklı ve mazlum’ olmanın verdiği güçle Ayşe çıkıyor. Hiç olmazsa roman ve filmlerde ‘hak yerini er geç bulur’. 60’lı yılların nispeten sevgi dolu ortamında Nazmi’nin söyleyemediğini, romanda Jacques Garaud söylüyor ; “Aşk geçicidir. Önemli olan paradır.” Dedikleri, istemesek de, 100 yıl sonra gerçekleşmeye başlıyor. (Yazan : Murat Çelenligil) Yönetmen :Zafer Davutoğlu Senaryo :Osman F. Seden Yapımcı :Osman F. Seden Görüntü Yönetmeni :Kenan Kurt Tür: Dram, Duygusal Oyuncular: Türkan Şoray, İzzet Günay, Çolpan İlhan, Kenan Pars, Efgan Efekan, Kadir Savun, Hüseyin Baradan, Nubar Terziyan, Senih Orkan, Mürüvvet Sim, Nezihe Güler, Ergül Buharalı, Cahit Irgat, Feridun Çölgeçen, Talia Saltı, Faik Coşkun, Osman Türkoğlu, Mümtaz Ener, Hüseyin Güler, Zeki Alpan, Hayri Esen, T. Fikret Uçak, Muammer Gözalan, Celal Ersöz, Zeki Tüney, Selahattin İçsel, Talat Gözbak, Muzaffer Yenen, Fadıl Garan, Ali Seyhan, Ünal Gürel, Mine Sun, Volkan Kayhan, Bedri Çavuşoğlu, Orhan Çoban, Mahmure Handan, Abdurrahman Palay, Sadettin Erbil, Birsen Kaplangı, Rıza Tüzün, Kemal Ergüvenç, Hakkı Haktan, Jeyan Mahfi Tözüm, Nedret Güvenç
Küçük Ağa - 2. Bölüm (TRT - 1983) 44:52
Küçük Ağa - 2. Bölüm (TRT - 1983) 759 izlenme - 1 yıl önce TRT'nin efsane dizisinin 2. bölümü. Yeşilçamın karakter, yan rol oyuncuların hemen hepsi rol almış hem de en tecrübeli dönemlerinde. Oyunculuklar göz kamaştırmakta.
Hızır Dede - Ayhan Işık & Ajda Pekkan (1964 - 61 dk) 01:00:56
Hızır Dede - Ayhan Işık & Ajda Pekkan (1964 - 61 dk) 957 izlenme - 1 yıl önce Oyuncular: Ayhan Işık, Ajda Pekkan, Sadri Alışık, Süleyman Turan, Sevda Ferdağ, Kadir Savun, Öztürk Serengil, Vahi Öz, Orhan Aykanat, Mürüvvet Sim, Mehmet Ali Akpınar, Nur İnsel, Muzaffer Yenen, Nuri O. Ergün, Nubar Terziyan, Mücap Ofluoğlu, Toron Karacaoğlu, Agah Hün Güzel bir film. Borç batağına düşmüş ticarethane sahibi "Kelle Hulusi" Vahi Öz ve 3 oğlu "Samim" Sadri Alışık, "Süleyman" Süleyman Turan ve "Tayfur" Öztürk Serengil. Şikette çalışan aynı kıza "Leyla" ; Ajda Pekkan'a aşıktır. Fakat o hiçbirine ümit vermez. Hulusi'nin borç para almak istediği işadamı. "Kadir Baba" Kadir Savun. Bu kıza hissettirmeden yardım eden zengin hızır dede "Orhan" Ayhan Işık. Olayları daha yakından takip etmek isteyen "Orhan" Ayhan Işık memur olarak hulusinin yanında işe başlar. Tabi bu arada leyla ile aşkları başlar. Filmin sonlarına doğru "Samim" Sadri Alışık ile evlenen. "Leyla" Ajda Pekkan samim'in kardeşlerin yardımıyla. Leyla ile Orhan havaalanında kavuşur. Senaryosu alışıla gelmişten farklı ve castı zengin bir film.
Cingöz Recai - Beyaz Cehennem - Turan Seyfioğlu (1954 - 88 dk) 01:30:07
Cingöz Recai - Beyaz Cehennem - Turan Seyfioğlu (1954 - 88 dk) 465 izlenme - 1 yıl önce Cingöz Recai/Beyaz Cehennem Yapım Yılı: 1954 Tür: Aksiyon, Macera Süre: 88 dk Yönetmen: Metin Erksan Senaristler: Metin Erksan, Peyami Safa Oyuncular: Turan Seyfioğlu, Avni Dilligil, Neriman Köksal, Pola Morelli, Belkis Dilligil, Emine Engin, Şükran Suley, Fikret Hakan, Nubar Terziyan, Kadir Savun, Sevki Artun, Kenan Pars Konusu: Film Armatör Hüseyin Faik’in öldürülmesi ile başlıyor. Arkadaşı Leman ile bir gece gezmesinden dönen karısı Melahat, bindikeri taksi şoförü tarafından kaçırılmak istenir. Polislerce kurtarılıp Çiftehavuzlardaki evine getirilir. Evde kocasını kaşkol ile boğulmuş olarak bulurlar. Cinayet mahalline gelen Gazeteci Nevzat namı diğer Cingöz Recai ile Polis Müdürü Mehmet Rıza cinayeti çözmek için seferber olurlar. Cingöz, nişanlısı Jale’yi eve hizmetçi olarak yerleştirir. Öldürülen Hüseyin Faik, yurt dışı bağlantılı bir eroin şebekesinin Türkiye temsilcisi sabıkalı bir kaçakçıdır. Ölümü ile birlikte üzerinde bulunan Dörtyüzbin Dolar para da kaybolmuştur. Cingöz Recai ile çete elemanlarından İranlı Persia da paranın peşindedir. Cinayet sonrası Melahat’ı ziyaret eden Persia, parayı ister. Melahat, kocasının şarkıcı Aynur Işık ile ilgisi olduğunu, paranın onda olabileceğini söyler. Bir süre sonra Aynur da öldürülür. Hem katil, hem Cingöz Recai, hem de Persia paranın peşindedir. Polis Müdürü Mehmet Rıza ve Başkomser Hamdi Bey de onların peşindedir.
Kapanmaz Bu Uçurumlar Kapanmaz - Filiz Akın Nubar Terziyan (Hüzünlü Aşk) 00:49
Kapanmaz Bu Uçurumlar Kapanmaz - Filiz Akın Nubar Terziyan (Hüzünlü Aşk) 313 izlenme - 2 yıl önce Hüzünlü Aşk başrollerinde Filiz Akın ve Ekrem Bora'nın yer aldığı 1969 yapımı siyah beyaz Türk filmidir. Filmin Adı: Hüzünlü Aşk Yönetmen: Türker İnanoğlu Oyuncular: Filiz Akın, Ekrem Bora Yapım: Erler Film Yapımcı: Türker İnanoğlu Yapım Yılı: 1969
Yalnızlık Zor Evlat - Tarık Akan Nubar Terziyan (Kader Bağlayınca) 00:37
Yalnızlık Zor Evlat - Tarık Akan Nubar Terziyan (Kader Bağlayınca) 215 izlenme - 2 yıl önce Zeynep (Gülşen Bubikoğlu) ve Murat (Tarık Akan) aynı gazinoda çalışan, sık sık kavga eden iki sevgilidir. Zeynep çiçek satmakta, Murat ise fotoğraf çekmektedir. Bir gün gazinoya müşteri olarak gelen mafya babası Bekir (Bek İmamverdi) saldırıya uğrar ve Zeynep onun hayatını kurtarırken yaralanır. Bekir yaralanan Zeynep’i bırakmaz ve yanına alır. Zeynep Murat’ı kızdırmak için Bekir’le gider. Bir gün birlikte gazinoya eğlenmeye gelirler. Zeynep’in amacı Murat’ı kıskandırmaktır ve amacına ulaşır. Bir süre sonra Zeynep evine dönmek ister. Ama Bekir onu bırakmaz. Çünkü aşık olmuştur. Zeynep için büyük bir parti düzenler ve onu yatıyla mavi yolculuğa çıkartır. Murat gizlice yatta saklanmaktadır. Amacı, Zeynep’le konuşabilmektir. Bekir Zeynep’le evlenmek istediğini açıklar. Zeynep korkusundan sesini çıkaramaz, çaresiz kabullenir. Ters davranışları yüzünden yattan atılan Murat ise gizlice geri gelir. Zeynep’le barışıp buluşmaya başlarlar. Bekir’in koruması Arif (Kadir Savun) iki sevgiliyi birlikte görünce Bekir’e anlatır ve kaçmalarını engeller. Zeynep’i de Bekir’in yanına götürür. Bekir’in Zeynep’ten vazgeçmeye hiç niyeti yoktur. Eğer kaçarlarsa ikisini de yaşatmayacağını söyler. Ama Zeynep’i canından çok seven Murat yata gelir ve genç kızı alır. Bekir tüm zalimliğine karşı Zeynep’e duyduğu büyük sevgi ve zaafından; hiçbir şey yapamamanın çaresizliği ile gitmelerine izin verir. Arkalarından üzüntü ve gözyaşları ile bakakalır. Aşk bir daha galip gelmiştir. Filmin Adı: Kader Bağlayınca Yönetmen: Osman Seden Oyuncular: Gülşen Bubikoğlu, Tarık Akan Yapım: Erler Film Yapımcı: Türker İnanoğlu Yapım Yılı: 1977
İki Kafadar Deliler Pansiyonu - Hulusi Kentmen (1952 - 102 dk) 01:42:22
İki Kafadar Deliler Pansiyonu - Hulusi Kentmen (1952 - 102 dk) 217 izlenme - 1 yıl önce İki taşralı gençle, dans dersleri veren bir kızın öyküsü. Yapım:1952 - Türkiye, Tür:Komedi Yönetmen:Atıf Yılmaz, Oyuncular:Hulusi Kentmen, Nubar Terziyan, Osman Alyanak, Muazzez Arçay, Kemal Edige, Temel Karamahmut, Mücap Ofluoğlu, Orhan Erçin, Luıza Nor, Sohban Koloğlu, Settar Körmükçü, Görüntü Y.:Mike Rafaelyan, Senaryo:Atıf Yılmaz, Yapımcı:Hürrem Erman,
Bakalım Patronunuzun Parası Var Mı? - Yusuf Sezgin Nubar Terziyan (Kardeş Kavgası) 01:30
Bakalım Patronunuzun Parası Var Mı? - Yusuf Sezgin Nubar Terziyan (Kardeş Kavgası) 178 izlenme - 2 yıl önce Kardeş Kavgası, Fuat Özlüer'in senaryosunu yazdığı, Türker İnanoğlu'nun yapım ve yönetimini üstlendiği 1967 yapımı Türk filmidir. Filmin Adı: Kardeş Kavgası Yönetmen: Türker İnanoğlu Oyuncular: Hülya Koçyiğit, İzzet Günay Yapım: Erler Film Yapımcı: Türker İnanoğlu Yapım Yılı: 1967
Delisin - Vasiyetini Söylerken Ölmek 00:37
Delisin - Vasiyetini Söylerken Ölmek 93 izlenme - 2 yıl önce Kardeşleriyle geçinemeyen Yunus Bey tüm servetini İstanbul'da yaşayan oğlu Ferit'e bırakır. Yunus Bey öldükten sonra kendilerine amorti bile düşmediğini öğrenen kardeşleri mirasın peşine düşerler. Ne var ki olacakları tahmin eden Yunus Bey, servetini özel olarak yaptırdığı bir şemsiyenin içine saklamıştır. Bu sırrını tam Mümtaz'a deyiverecekken hakkı rahmetine kavuşur. Olaylar gelişir...
Duvardaki Kan - 2. Bölüm (Trt - 1986) 46:29
Duvardaki Kan - 2. Bölüm (Trt - 1986) 17 izlenme - 2 ay önce Türkler cephe gerisini emniyet altına almak ve savunmasız Müslüman Türk ahaliyi korumak için tek çözüm olarak Ermeni Taşnak ve Hınçak çetelerini toplu olarak göç ettirmişlerdir. Ancak katliam ya da soykırım yapmamışlardır ve bunu kanıtlayacak olan belgeler İstanbul’da müttefiklerin elinde bulunan Osmanlı Arşivi’ndedir. Ancak, İstanbul’da araştırma yapacak, Müttefik Yüksek Komiserlerini ikna ederek belgeleri temin edecek ve Anadolu’da savaştan etkilenmeyerek araştırma yapacak birine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kişi, Almanya’da hukuk tahsilini bitirmiş, Anadolu’ya Mustafa Kemal’e katılmak üzere yurda dönen Ali İhsan isimli genç bir avukattır.
Teker Teker Gelirseniz Hepinize Yeterim 01:55
Teker Teker Gelirseniz Hepinize Yeterim 65 izlenme - 2 yıl önce Sadece kırıklar gitsin diye uçlardan aldıracakken kendini kaptıran berbere komple beyinlerini aldıran mahalle kızlarımızın şimdiki ağızdan öpmeli seksli dizileri yaya bırakacak diyaloglarına vakıf oluyoruz.