Hoşgeldiniz!

Piyano Bağlama

Piyano Bağlama İki Keklik Bir Kayada Ötüyor Balikesir Edremit İlçesi Yöre Koro Galeri Son Çalışma Pr 07:28
Piyano Bağlama İki Keklik Bir Kayada Ötüyor Balikesir Edremit İlçesi Yöre Koro Galeri Son Çalışma Pr 754 izlenme - 2 yıl önce Türküleri Bağlama ve Piyano Tuşları ile Hiç Dinlediniz mi? Genç Piyanist Güneş Yakartepe, " İki Keklik Bir Kayada " Türküsünü Piyano Armoni Notasını Yazdı, Çok Sesli Armoni ile Piyano Çaldı ve Söyledi. Bağlama Üstadımız ve Solist; ECE YILDIRIM Sesi ile Ona Eşlik Etti. Türk Halk Türkü Bağlama Sazı ve Piyano Serisi: 2 Çok Sevilen Türküleri Piyano ile Nasıl Bulacaksınız? Kıymetli Eleştirileri ve Yorumları Merak ile Bekliyorum. Lütfen Yazarak ve Beğenerek Bana Güç Verin. İki keklik bir kayada ötüyor Ötme de keklik derdim bana yetiyor (Aman aman yetiyor) Annesine kara da haber gidiyor Yazması oyalı kundurası boyalı (Yar benim aman aman yar benim) Uzun da geceler yar boynuma sar benim (Aman aman sar benim) İki keklik bir dereden su içer Dertli de keklik dertsizlere dert açar (Aman aman dert açar) Buna kara sevda derler tez geçer Yazması oyalı kundurası boyalı (Yar benim aman aman yar benim) Uzun da geceler yar boynuma sar benim (Aman aman sar benim) İki keklik bir kayada yaslanır Teke de bıçak gümüş kında paslanır Bir gün olur deli de gönül uslanır (Uslanır aman aman uslanır) Yazması oyalı kundurası boyalı Uzun da geceler yar boynuma sar benim (Aman aman sar benim) Mustafa Sarı Balıkesir balıkesire bağlı edremit ilçesinin güre köyünün eşrafından kahveci mehmet şevket efendinin karısı şöhret hanım tarafından oğluna yazılmış bir türküdür. şöhret hanım zamanın zenginlerinden olduğu için zeytin toplamaya giderken cam topuklu ve rugan ayakkabılar giyermiş. elbiseleri de oldukça güzel ve diğer köylülerden farklıymış. oğulları zekeriya sarıkamışa enver paşa komutasında askerliğini yapmaya gitmiştir. bu sırada ortam karlı olduğu için yol almak amaçlı karları teperlermiş. kar teperlerken kar kuyusuna düşüp şehit olmuştur zekeriya. şöhret hanımda ovada kekliklerle söyleşirken bu kötü haberi almıştır. keklikler öterken şöhret hanımda bu türküyü yazar. ötmede keklik derdim bana yetiyor demiştir. cam topuklu ayakkabı ve güzel giyindiği için de yazması oyalı kundurası boyalı tanımı gelir. 22.06.1950 yılında Muzaffer Sarısözen tarafından derlenmiştir. Rept. No Türkünün Notası İki ÇİFT Keklik Bir Kayada Piyano Bağlama Saz Düeti Ender Sazcı Usta 2 Orkestra Korosu Çalışma Profsyonel Anlam Hazır Çok Geniş Edebiyat Vokal Balikesir Turkusu Duygusal Vokalist İki Keklik Bir Kayada Piyano Bağlama Saz Düeti Ender Sazcı Usta 2 Orkestra Korosu Çalışma Pro İki De Keklik Bir Kayada Ötüyor, Ötme De Keklik Derdim Bana Yetiyor, Aman Aman Yetiyor. Annesine Kara Da Haber Gidiyor. Yazması Oyalı Kundurası Boyalı, Yar Benim Aman Aman Yar Benim Uzun Da Geceler Yar Boynuma Sar Benim. Aman Aman Sar Beni. İki De Keklik Bir Derede Su İçer, Dertli De Keklik Dertsizlere Dert Açar, Aman Aman Dert Açar. Ona Yanık Sevda Derler Tez Geçer. İlçe merkezinde ve köylerinde buğday, arpa, şeker pancarı, korunga yonca vb. ağırlıkta olan tarım ürünleridir. Buna bağlı olarak hayvancılık ile arıcılık da köylerimiz ve ilçe merkezimizde yaygınlaşmaya başladı. İlçe merkezinde ve bazı köylerde modern meyvecilik uygulamaları görülmekte ve bu projelerde Avrupa bodur,yarı bodur elma yetiştirme denemeleri yapılmaktadır. Yine ilçe merkez ve köylerinde her türlü meyve ağaçları mevcuttur. Ancak kazanç maksadı ile işe başlayanların sayısı yok denecek kadar azdır. İlçenin beyaz fasulyesi, aslık elması, paşa armudunun bir benzerine rastlamak mümkün değildir. İlçede yetişen tarım ürünleri aşağıda sıralanmıştır. EDREMİT'TE YETİŞTİRİLEN SEBZELER Bunların çoğu şifalı bitkiler olarak bilinir. Ulaşımın güç sağlandığı ya da sağlanamadığı zamanlarda halkın umut sebzesi, bu bitkilerdir. Edremit, bölgenin (Doğu Anadolu'nun doğusu) sçeşitli meyve veren, vermeyen ağaçları ile bilinen çağlar öncesi bir değerdir. Evliya Çelebi'nin ifadelerinde övgü ile yerini bulan meyveciliği aynen devam etmektedir. Turunçgiller, kivi, incir ve muz hariç her türlü meyve yetiştirilmektedir. Mevcut meyvelerin yeni türleriyle. merkezinde ve bazı köylerde modern meyvecilik uygulamaları görülmekte ve bu projelerde Avrupa bodur,yarı bodur elma yetiştirme denemeleri yapılmaktadır. Yine ilçe merkez ve köylerinde her türlü meyve ağaçları mevcuttur. Ancak kazanç maksadı ile işe başlayanların sayısı yok denecek kadar azdır. İlçenin beyaz fasulyesi, aslık elması, paşa armudunun bir benzerine rastlamak mümkün değildir. İlçede yetişen tarım ürünleri aşağıda sıralanmıştır. Elma Türleri 1. Aslık elma (yazlıktır, ak ve kırmızı diye iki çeşidi mevcut. Kırmızılık merkezindeki çekirdeğe kadar nüfuz eder. İnce kabuklu çok tatlıdır.) 2. Badik elma. 3.Mehrani elma 4. Pamuk elma Van Çimento fabrikası (Aynı adla özelleşti. 1997 yılında adı. Satın alan şahıslar tarafından Yüksekova Çimento Fabrikası olarak değiştirildi.) VAN-ET (Gevaş-Gürpınar Karayolu Üzeri/Van) Entegre Et Sanayi ve Ticaret A.Ş. Et sektörünün gururu VAN-ET. Edremit'in çevresiyle birlikte jeolojik bir evrim geçirdiği şüphesizdir. Van Gölü, jeolojinin değişimin en yakın devirlerinde var olduğu tespit edilen bir iç denizden artakalmıştır. Süphan, Nemrut ve Tendürek yanardağlarının faaliyetine rastlayan zamanlarda bu denizin (Van Gölü'nün) milattan 70-80 asır önce Van iç denizinin suları etrafa dağılmış. (SAT TUFAN)Nuh Tufan vuku bulmuştur. "London News" mecmuasının 16 Temmuz 1932 tarihli nüshasında Ninva (Tufan) kazılarına dair şu bilgilere yer verilmektedir. Tesis edilen ilmi jeolojiye göre bugünkü zemin seviyesinde 100 kadarı kazılınca daimi su seviyesine varıldığı görülmüştür. 70. kademe su seviyesi arasında küçük taş aletler, taşlar, kap parçaları bulunmuştur. 70-66. kademelerde yağmur ile sellerin yaptığı fasıla perdesiyle Tufan zamanına rastlayan bütün bu eserler üstü örtülmüş olarak bulunmaktadır. Bunun daha üstünde 42. kademede "40" asır önceki zamanlara ait bakır eşya, hayvan resimleri taşıyan mühür basma resimleri bulunmuştur. 18.kademelerde M.Ö. 1200 Asur Devri tarih eserleri görülmüştür. Tüm bunlar deniz tabir edilen gölün istilasından nasibini alan Edremit ilçesi içinde, sözü edilen jeolojik devirler geçerlidir. Zaman zaman inşaat kazılarında deniz kumu ve sel taşlarına rastlamak mümkündür. Piyano, Bağlama, İKİ KEKLİK BİR KAYADA, En Güzel Türküler, Piyano Bağlama, Balikesir Köyü Muhtarı Mesajı Edremit İlçe Yöre Koro Çalışma Profosyonel Anlam Hazır Çok Geniş Edebiyat Vokal Turkusu Duygusal İlgi Tarihçe Kültür Sanat Foto Galeri Video Galeri Son ÖTÜYOR Makale Admin Güre Köyü Devamı Tüm Makaleler Facebook Nedir Son Eklenenler Bilgiler Çalışmaları Vokalist TABİİ DURUMU Edremit, Türkiye'nin en büyük gölü olan Van Gölü'nün güney ve güneydoğu kıyı şeridi boyunca uzanır. Yeşilliğiyle adeta “mavi gölün yeşil kaşı”dır. İlçenin konumu sahil çizgisini takip eder tarzdadır. İlçe merkezinin uzunluğu 5 km genişlik ile 1.5-2 km arasında değişmektedir. İlçenin Van'a uzaklığı 18 km'dir. İlçe sahilden güneye doğru kademe kademe yükselip, güneyde alçak sıra tepeler, ilçeye paralel olarak uzanır. Edremit'i, güney-kuzey doğrultusunda üç dere ayırır. Bu dereler aşağıda sıralanmaktadır. Kotur Deresi: Dere; kıraç, taşlık olduğundan bu adı almıştır. Güneyde eski kilisenin batısından başlar, uzun bir yol izleyerek Edremit’in kuzeyinden Van Gölü’ne akar. Şorlar Deresi: Derenin suyu maden suyu özelliği taşıdığından tuzlu bir tadı vardır. Çevrede tuzluya "şor" tabiri kullanıldığından dere bu adı almıştır. Kız Damı (Devdamı) doğusunda, Şamram (Menua) Kanalı üzerinde kurulu köprünün kayalık kesimindedir. Kuzeye uzanan dere, jandarma kampının güney batısından göle kadar uzanır Gülo Boğazı: Kıyıcak Köyü ile Çiçekli Beldesi arasındadır. Bu dereler, arazi yapısı ve bitki örtüsü ile parsellenmiş ayrı ayrı tabi güzelliklerle, manzaralarla doğaya renk katarlar. Doğuda Van ili, kuzeyde Van Gölü, bütün haşmetiyle Edremit'i selamlayan Süphan dağı, güney-batıda Artos dağları, Akdamar Adası görülmektedir. Et ve et ürünleri üretiminde ülkemizin saygın kuruluşlarından biridir. Vanlı girişimcilerin, Van Özel İdaresi ve yatırımcı bankaların ortaklığı ile kurulmuştur. Piyano Bağlama İKİ KEKLİK BİR KAYADA ÖTÜYOR Balikesir Edremit İlçesi Yöre Koro Galeri Son Çalışma Profosyonel Anlam Hazır Çok Geniş Edebiyat Vokal Turkusu Duygusal İlgi Köyü Muhtarı Mesajı Tarihçe Kültür Sanat Foto Video Piyano, Bağlama, İKİ KEKLİK BİR KAYADA, en güzel türküler, Piyano Bağlama, Balikesir Köyü Muhtarı Mesajı Edremit İlçe Yöre Koro Çalışma Profosyonel Anlam Hazır Çok Geniş Edebiyat Vokal Turkusu Duygusal İlgi Tarihçe Kültür Sanat Foto Galeri Video Galeri Son ÖTÜYOR Makale Admin Güre Köyü Devamı Tüm Makaleler Facebook Nedir Son Eklenenler Bilgiler Çalışmaları Vokalist
Piyano Bağlama Düet BİR FIRTINA TUTTU BİZİ Elveda Rumeli Dizisi Müziği Trakya Balkan Remix Gönderen 07:05
Piyano Bağlama Düet BİR FIRTINA TUTTU BİZİ Elveda Rumeli Dizisi Müziği Trakya Balkan Remix Gönderen 732 izlenme - 2 yıl önce Türküleri Bağlama ve Piyano Tuşları ile Hiç Dinlediniz mi? Genç Piyanist Güneş Yakartepe, " Bir Fırtına Tuttu Bizi " Türküsünü Piyano Armoni Notasını Yazdı, Çok Sesli Armoni ile Piyano Çaldı ve Söyledi. Bağlama Üstadımız ve Solist; ECE YILDIRIM Sesi ile Ona Eşlik Etti. Türk Halk Türkü Bağlama Sazı ve Piyano Serisi: 4 Çok Sevilen Rumeli Türküleri Piyano ile Nasıl Bulacaksınız? Kıymetli Eleştirileri ve Yorumları Merak ile Bekliyorum. Lütfen Yazarak ve Beğenerek Bana Güç Verin Bir Fırtına Tuttu Bizi Bir fırtına tuttu a yarim bizi deryaya kardı O bizim kavuşmalarımız a yarim mahşere kaldı Yeni cezve yeni cezve kaynar kaynamaz oldu O benim nazlı yarimin dilleri söyler söylemez oldu Yeni cezve yeni cezve kaynıyor ocakta Kasatura belimizde a yarim martinimiz kucakta Mapsanede yata yata yanlarım çürüdü Pencereden baka baka a yarim elada gözler süzüldü Mapsanenin mahkumları sıra sıra dizildi Bu bizim kaderimize a yarim kara yazı yazıldı Fatma Çil Selanik Yücel Paşmakçı tarafından 6 Eylül tarihi derlenmiştir. TRT Rept. No: 1 9 19 Türkünün Notası 92 Bir Fırtına Tuttu Bizi Piyano Bağlama Saz Düet 2 Vokal Şan Rumeli Türküsü Enstrümanı Orkestra Koro Çalışma Profosyonel Anlam Hazır Çok Geniş Edebiyatı Bir Fırtına Tuttu Bizi Piyano Bağlama Saz Düeti 2 Vokal Şan Rum eli Türkü Enstrüman Orkestıra TRT SHOW KLAVYE KLASİK ORG ALBÜM SHOW FASIL PEŞREV ANA BÜYÜK UZUN SON KISA KÜÇÜK EĞİTİM OYNA ÇOCUK MİNİ MİNİK BENZER VOKAL REP Zara – Bir Fırtına Tuttu Bizi Şarkı Sözü Bir fırtına tuttu bizi, deryaya kardi. O bizim Kavusmalarimiz a yarim, Mahsere kaldi. O bizim Kavusmalarimiz a yarim, Mahsere kaldi. Mapushanede yata yata,yanlarim cürüdü. Pencerden baka baka a yarim, ela gözler süzüldü. Pencereden baka baka a yarim, ela gözler süzüldü. Yeni Cezve yeni Cezve, kaynar kaynamaz oldu. O benim nazli yarimin dilleri, söyler söylemez oldu. O benim nazli yarimin dilleri, söyler söylemez oldu. Bir fırtına tuttu bizi, deryaya kardi. O bizim Kavusmalarimiz a yarim, Mahsere kaldi. O bizim Kavusmalarimiz a yarim, Mahsere kaldi. Kategori: Şarkı Sözü Z Etiketler: Zara, Zara Bir Fırtına Tuttu Bizi şarkı sözleri, Zara Bir Fırtına Tuttu Bizi şarkı sözü, Zara Bir Fırtına Tuttu Bizi sözleri, Zara Şarkı Sözleri Aramalar: Zara – Bir Fırtına Tuttu Bizi sözleri , Zara – Bir Fırtına Tuttu Bizi şarkı sözü, Zara – Bir Fırtına Tuttu Bizi lyrics , Zara – Bir Fırtına Tuttu Bizi şarkı sözleri Benzer Şarkı Sözleri Zara Şarkı Sözleri fuar KÜLTÜR MERKEZİ Selanik (Yunanca Yunanistan'ın ikinci büyük kenti ve Yunanistan Makedonya sının yönetim merkezidir. Ayrıca Mustafa Kemal Atatürk'ün doğduğu şehirdir. Selanik'in nüfusu yakındır ve coğrafi koordinatları kuzey enlemi ve doğu boylamındadır. Önemli turistik ziyaret yerleri Beyaz Kule, Arkeoloji Müzesi ve Atatürk'ün doğduğu evdir. Konu başlıkları Yunanistan Dönemi Selanik Balkan Savaşları sonunda 25.000 kişilik Osmanlı Ordusunun direniş göstermeksizin teslim olması neticesinde şehir Yunanistan yönetimine geçti. Osmanlı orduları, şehri Yunan çetelerine savaşmadan, ancak şehirdeki Türklerin can güvenliğinin sağlanması ve Tütün Reji imtiyazının devamı koşuluyla bıraktılar. Osmanlı Ordusu'nun Selanik'te bulunan kuvvetleri de silahlarını Yunan çetelerine teslim ettiler. Ancak Yunan çeteleri şehri teslim aldıkları günün gecesi kentte yaşayan pek çok Türkü, aralarında Osmanlı askerleri de bulunmak üzere katletmişlerdir. Şehrin simgesi olan Osmanlıların inşa ettiği Beyaz Kule sembolik bir vaftiz işleminden geçerek beyaza boyandı. O günden beri Beyaz Kule adıyla anılan bu yapının beyaz boyaları zamanla aşınıma uğradı ve eski rengini tekrar kazandı. 1917 yılında çıkan büyük bir yangın şehrin Türk bölgesini neredeyse tamamen yok etti. 1924 nüfus mübadelesi sonunda şehirde geride kalan bütün Türkler Türkiye'ye göç etmek zorunda bırakıldı ve Anadolu'dan gelen Rum göçmenler giden Türklerin yerini aldı. Kısa bir süre içinde şehrin nüfus yapısı tamamen değişti. Yunanlar Selanik'te azınlıktayken kısa bir süre içinde ezici bir çoğunluk haline geldiler. Böylece Selanik'in Osmanlı-Türk kültüründe oynadığı rol son bulmuş oldu. Atatürk 10. Yıl Nutku'nda "Keşke Selanik'i de misak-ı milli sınırları içerisine alabilseydik" diyerek kentin Türkler için önemini vurgulamıştır. Thermaic - Selanik Selanik'te Osmanlı döneminden kalma bir sokak Sabetay Sevi'yi izleyerek Müslüman olan Yahudiler Selânik'te Osmanlı Devleti'nin yenileşme çabalarına büyük katkılarda bulundular. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selanik'te doğdu Jöntürk hareketi büyük ölçüde Selanik'te gelişti. Osmanlı padişahı II. Abdülhamid tahttan indirildikten sonra 1909 yılında Selanik'e sürgüne gönderildi. Fakat Selanik 3 yıl sonra Balkan Savaşları sırasında Yunanların eline geçince İstanbul'a geri gönderilmek zorunda kaldı Kısa bir süre içinde camilerin minareleri yıkıldı. Bazı cami ve sinagoglar kiliseye çevrildi. Eski Osmanlı evleri bakımsızlıktan yok oldu. Kentin geçmişiyle bağlantısı kesilerek (!) bir Avrupa şehri haline getirildi. II. Dünya Savaşında neredeyse tüm Sefarad Yahudi cemaati (50.000 kişi) Alman Nazi işgalcileri tarafından Nazi toplama kamplarına yollanıp öldürüldü. Böylece Osmanlıdan kalma son eski ve köklü bir cemaat yok edilmiş oldu. Selanik, 1997'de Avrupa kültür başkenti seçildi. İklim Selânik Akdeniz iklimine sahiptir. Şehrin kuzeyi Karasal iklimi etkisi altında kaldığı için kışlar daha soğuk geçer ve kar yağışı da görülür. 1 Tarihi Osmanlı dönemi Yunanistan Dönemi Bir Fırtına Tuttu Bizi PİYANO BAĞLAMA Balkan Saz Düet Atatürk Sevdiği Yöre Anonim Tufan Orkestra Koro Çalışma Profosyonel Anlam Hazır Çok Geniş Edebiyatı Tut Biz Bulgar Yunan ülkeleri Zara Deryaya Kardi O Bizim Kavuş Yarim Mahsere Kaldi Bizim Mahşere Mapushane Yata Pencere Baka Ela Gözler Süz Kahve Yeni Cezve Kaynar Kaynamaz Oldu Benim Nazlı Yarim Dilleri Söyler Söylemez Selanik Türküsü Trakya Balkan Kurtlar Vadisi Suzan Kardeş Sezen Aksu Selanik Türküsü Vokal Şan Rumeli Türküsü Hortum Enstrümanı AŞK TÜRKÜ ŞİİR ŞAİR FAVORİ BEĞEN GÜZEL SÜPER YAMAHA KUYRUKLU PİYONA SEHPA HARİKA MUZİK NET ÖN BELLEK OZAN PARLAK DEVLET EGE İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ TRT BİZ MÜZİK RADYO GÜNLERİ THM FOLK DARBUKA CAZ FON HAFİF FON HAFİF MÜSİKİ YÖRE SARKI KARA DENİZ ALBÜM BAĞLAMA SAZ SAZLA EZGİ HALK KLARNET KLİP VİDEO BEST NOTA SÖZ SÖZLERİ KRAL TV TÜRKÜ GECESİ AŞK ŞİİR ŞAİR OZAN BAĞLAMA PARLAK DÜETİ DÜET ETNİK EZGİ TRTMÜZİK BİZTHM FOLK MUSİC AL DARBUKA CAZ HALK MUSİKİSİ MÜZİĞİ TÜRKİYE SANAT KLASİK SAZLA EZGİ HALK MP3 E TÜRKÜLERİ SAZ Piyano Bağlama Düet BİR FIRTINA TUTTU BİZİ Elveda Rumeli Dizisi Müzik Trakya Balkan Remix Gönderen Günün Solo Hatıra Anı Saz Düet Vokal Şan Kültürü Kadın Aktif Konum Sosyal Ata İndir Dinle Sadece Albüm 2010 Folk Harbi Savaş Ana Tv Piyano Bağlama,BİR FIRTINA TUTTU BİZİ ,Elveda Rumeli ,Trakya türküleri,dizi müzikleri,Selanik türküsüBalkan Remix Gönderen Günün Solo Hatıra Anı Saz Düet Vokal Şan Kültürü Kadın Aktif Konum Sosyal Ata İndir Dinle Sadece Albüm 2015 yeni yıl Folk Harbi Savaş Ana Tv Televizyon Haber Rumeli Türküsü Girdap Enstrümanı Orkestra Koro Çalışma Profosyonel Anlam Hazır Çok Geniş Edebiyatı Atatürk Sevdiği Şarkılar Türküler Hasret Yanık Etki Hatıra Anı Aksak Derleyen Koma Komalı Çeyrek Ton Klasik Kemençe Bir Fırtına Tuttu Bizi Piyano Saz Düet 2 Vokal Şan Balkan Ülkeleri Orkestra Koro Çalışma Profosyonel Anlam Türk Müziği Yerli Türkiye Sanat Halk Rumeli Türküsü Kemence Karadeniz Dinle Sadece Albüm Az Gelenek Adet Folk Folklor Bölge Turku Midi Mid Mp3 Klip Hikayesi Nota Türk Kültürü Kadın Aktif Konum Sosyal Ata İndir Dinle Sadece Albüm 2010 Folk Harbi Savaş Ana Tv Televizyon Haber
Kırmızı Buğday Piyano Bağlama Saz Türkü Senfonisi Senfonik Türküler Manisa Al Kızıl Arpa Hasat Ekin 06:13
Kırmızı Buğday Piyano Bağlama Saz Türkü Senfonisi Senfonik Türküler Manisa Al Kızıl Arpa Hasat Ekin 689 izlenme - 2 yıl önce Türküleri Bağlama ve Piyano Tuşları ile Hiç Dinlediniz mi? Genç Piyanist Güneş Yakartepe, " Devrent Deresine Duman Bürüdü " Türküsünü Piyano Armoni Notasını Yazdı, Çok Sesli Armoni ile Piyano Çaldı ve Söyledi. Bağlama Üstadımız ve Solist; ECE YILDIRIM Sesi ile Ona Eşlik Etti. Türk Halk Türkü Bağlama Sazı ve Piyano Serisi: 2 Çok Sevilen Türküleri Piyano ile Nasıl Bulacaksınız? Kıymetli Eleştirileri ve Yorumları Merak ile Bekliyoruz Kırmızı Buğday Ayrılmıyor Sezinden Türkü sözü Türkülerim Manisa Keman Solfej Armoni Kontr Puan insan uzay önder Bas Kursu Şan Kursu Yan Flüt Müzik Haber Piyano Al Kızıl Arpa Hasat ekin Kırmızı Buğday Ayrılmıyor Sezinden Türkü sözü Türkülerim Manisa Keman Solfej Armoni Kontr Puanı Kırmızı Buğday Ayrılmıyor Sezinden, Mevlâm Mevlâm Versin Güzellerin Gencinden. Kim Ayrılmış Ben Ayrılam Eşimden. Yörü Yörü Dilber Salma Saçın Sürünsün, Açıver Açıver Cepkeni Elmas Gerdan Görünsün. Yol Üstüne Kura Koymuş İlyeni Ben İstemem İstemem Mavi Şalvar Giyeni. Ben İsterim Setre Pantol Giyeni. Yörü Yörü Dilber Salma Saçın Sürünsün, Ay Ver Açıver Cepkeni Elmas Gerdan Görünsün. Kırmızı Buğday Ayrılmıyor Sezinden notası Kırmızı Buğday Ayrılmıyor Sezinden Türküsünü Arkadaşınıza Gönderin Kırmızı Buğday Ayrılmıyor Sezinden Albümü (Türkünün Bulunduğu Albümler) Türkü Hakkında Görüş/Düzeltme Bildirmek İstiyorum Yazdır Paylaş Manisa yöresine ait diğer türküler Devredip Gezersin Dar-ı Fenayı Ben De Bu Dünyaya Geldim Geleli Koyun Ben De Aşk Oduna Yanayım Yazmayı Oyaladım Buğdayla Dolu Harman Karanfilim Üç Çatal Bahçalarda Gök Bakla Emine'min Hep Yolları Dikine Hatçem Gider Garataşa Aşağı Esme Poyrazım Esme Bahçalarda Güllerim Gadife'nin Endazesi Mecide Kulaları Gece Çeteler Bastı Beylere Aldırdım Cura Da Saz İle Divanı Akçavlu Çayları Helimem Bulanık Akar Tüm Liste Albümler anasayfa l notalar l sözler l bağlama l hikayeler l gönül verenler halk müziği l ozanlar l yazılar l kitaplık l konser-tv l linklerimiz l görüşleriniz Herhangi bir konuda yazışmak için Klasik arabesk fanztezi pop halk rock rok rap Klasik Gitar Keman Viyola Çello Yan Fülüt flüt Soprano Pikola Alto Blok Trompet Kornet Metalofon Davul Drum Çelik Üçgen Zil Tef Bateri Elektro Gitar Bas Gitar Klavye Piyanolar Resital repertuar solo SaksafonElektronik bateri Bağlama Uzun sap MAKAM YÖRE Cura Karadeniz Kemençe Ud Kanun Darbuka Çümbuş Ud Bendir Mey Dilli Kaval Sipsi Davul Zurna Balaban Santur Duduk Parmak Zili Buzuki Rum Kemençe Okarina Mandolin Kastanyet Bongo Kromatik Mızıka Marakas Yumurta Guiro Banjo Armonika GUNES ZERRİN MEHMET MİNİ UFAK minik KÜÇÜK PİYANİST GÜNEŞ YAKARTEPE küçük Piyanist şantör müzisyen gunes günes guneş yakartepe tüm klarnetçi usta VİRTİÖZ sevgi saygılarımızla VİRTÜÖZ Kim Ege Zeybek Kaç Kişi Bilir Diye Düşünür Bazen Öğretmen Ötesi Manisalı Türkü Dostu Halk Müziği Derleyici Çoğu Güftesi Bestesi Onun Nice Onun Sayesi Adı Türküler Yer Aldı Belediyesi Türk Mûsikîsi Korosu 2015 1000 Yılı Mirası ÇalışmasıCuma günü Haydar Bayçın kütüphanesinde kutlamalarda olduğumu dünkü yazımda belirtmiştim. Kütüphaneyi gezerken öğretmenleri ve çalışanlarıyla gururlandım. Tümünün disiplinli can siparane çalıştığını gözlemledim. 2 Yaka Bir İsmail 7 Numara Acayip Hikayeler Acemi Cadı Acemi Müezzin Acı Hayat Adak Adanalı Ağır Roman Yeni Dünya Ağlatan Dans Ah Kalbim Aile Reisi Aile Saadeti Akasya Durağı Al Yazmalım Alayına İsyan Aldırma Gönül Alemin Kıralı Alev Alev Ali Ayşeyi Seviyor Altındağlı Aman Annem Görmesin Analı Oğullu Anasının Oğlu Ankara'nın Dikmen'i Anneler ile Kızları Annem Annem Uyurken Araf Zamanı Artı 18 Asayiş BerkKemal Asi Aşk Aşk Bir Hayal Aşk Emek Hayaller Aşk Emek Ister Aşk Eski Bir Yalan Aşk Kapıyı Çalınca Aşk Meydan Savaşı Aşk Oyunu Aşk ve Gurur Aşk Yakar Aşk Yeniden Aşk-ı Memnu Aşka Sürgün Aşkım Aşkım Aşkımızda Ölüm Var Aşkın Halleri Aslı ile Kerem Asmalı Konak Ateş Dansı Ateşe Yürümek Avrupa Avrupa Avrupa Yakası Ay Işığı Ay Tutulması Aynadaki Düşman Aynalı Tahir Ayrı Dünyalar Ayrılık Azize Baba Ocağı Babalar ve Evlatlar Babam İçin Babam Sağolsun Babam Sınıfta Kaldı Bahar Dalları Bayanlar Baylar Bebek işi Bekarlar Belalı Baldız Ben de Özledim Ben Onu Çok Sevdim Benden Baba Olmaz Benim Annem Bir Melek Benim İçin Üzülme Benzemez Kimse Sana Beşik Kertmesi Beyaz Show Bez Bebek Bir Aşk Hikayesi Bir Bulut Olsam Bir Demet Tiyatro Bir Dilim Aşk Bir Yastıkta Bir Yıldız Tutuldu Bir Yusuf Masalı Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam Bitmeyen Şarkı Bizim Ev Bizim Okul Bizim Yenge Bizimkiler ana sayfa türkü sözleri türkü notaları türkü hikayeleri gönül verenler bağlama-nota ozanlarımız halk müziği konser-tv kitaplık yazılar sözlük arşiv linklerimiz görüşleriniz site içinde ara tavsiye edin piono music sound solo piano Güncelleme haberdar olmak için e-mail listemize üye ol Org Türküsü Hikaye Forum Gerçek Musa Eroğlu Akor Merkezi Piyano Vokal Sol Bayan Kız Vokal Kadın TRT Müzik Site Notası Yeni Klas Dağ İçinde keklik öter Eşkiya beter Uslan Bağlantı saçları düşmüş uçları Dağ yamacı Derede Su Duru Dal Köprü Kurulur Dalı Köprüler Kuru El Yerine Vurulur Aslan Kıvırcık Saçlarına Kar Düş Uçlarına Dağın Yamaç Müfreze Dağı Sarar Dağda Kaçaklar Arar Geçit Vermez Kaya Hızlan İbram Kıvır Saçları Kar Düşmüş Dağı Yaslan Best Multi Medya Bestekar Kimdir Blog Mikro Bloglar Bestekar Kimdir Hakkında Haberler Bestekar Kim Hak Çok Eserin Bestecisi Olan Trt Ankara Radyosu Fm Tv İzlesene Video Klarnet Piyano Piyanist Sol Damar Macun Meyan Fon Yöresel Jenerik Kaç Hazırlık Ritim Atölyesi Buluşma Date Randevu Birgün Sol Zeki Müren Mahur Buse Koma Komalı Çeyrek Ton Notas Notası Arşivi Arşivleri Neyzen Trt Odtü Irak Perde Rast Kararları Ver Dügah Segah Buselik Verici Stub İcon Müzik Kuramı İlgili Bu Madde Bir Taslak Maddesi İçeriğini piyono muısic sound solo piano Ana Sayfa Duyurular İletişim Englısh E Belediye Hizmetleri Beyaz Masa Duyurular Kanallar Sohbet Odaları Oyunlar Hikayeler Burçlar Resim Rüya Tabirleri Şiir Fıkra Sağlık Yemek Tarifleri Şarkı Sözleri piyono music sound solo piano Solfej Armonisi Kontr Puanı Çerçeve Sürdür Piyano Ders Santur Söz Yanlış Eylem İngilizce Türkçe Çalgı Gayda Türü Bir Çalgı Almanca Yazılar Sözlük Arşiv Linkler Görüş Site İçinde Ara Tavsiye Edin Güncelleme Haberdar Olmak İçin E Mail Liste Üye Olunuz İsim Müziği Şiir Türkçe Çeviri Türkü Yemek Kültürü Köyleri Demir Çelik Spor Türküleri Kültürü Gelenekleri Fotoğrafları Belde İletişim Bilgileri Kırmızı Buğday Piyano Bağlama Saz Türkü Senfonisi Senfonik Türküler Manisa Al Kızıl Arpa Hasat Ekin Haberdar Olmak İçin E-Mail Liste Üye Ol Profil Paneli Avatarını Değiştir Imzanı Değiştir Şifreni Değiştir Profilini Özelleştir Abone Listele Seçenekleri Düzenle Temaslar Türkçe İngilizce Başkan KURUMSAL HİZMET BİRİMLER PROJELER piyono music sound solo piano piyano music, Kırmızı Buğday, Piyano Bağlama, Türkü Senfonisi, Senfonik Türküler, Müzik Senfoni Manisa Al Kızıl Arpa Hasat Ekin Haberdar Olmak İçin E-Mail Liste Üye Ol Profil Paneli Avatarını Değiştir Imzanı Değiştir Şifreni Değiştir Profilini Özelleştir Abone Saz Listele Seçenekleri Düzenle Temaslar Türkçe İngilizce Başkan KURUMSAL HİZMET BİRİMLER PROJELER piano music Bağlama Piyano ile Manisa Türkü KIRMIZI BUĞDAY Ayrılmıyor Sezinden Ege Öğretmen Ötesi Manisalı Dostu Halk Müziği Derleyici Çoğu Güftesi Bestesi Çocuk Kütüphanesi Çocuk Kültür Sanat Merkezi Resim Sergisi Kayıt Ol Yardım Ajanda Bugünki Mesajlar Arama Solfej İstek Kısa Sap Lütfen Önce Solfej Bölümü Arama Yapi Daha Sonra İstekte Bulun Tesekkür Kim Ege Zeybek Kaç Kişi Bilir Diye Düşünür Bazen Onun Nice Onun Sayesi Adı Türküler Yer Aldı Belediyesi Türk Mûsikîsi Korosu 2015 1 Yılı Mirası Çalışması Solfej Armoni Kontr Puan İnsan Uzay Önder Bas Senfonik Türküler KIRMIZI BUĞDAY Piyano Harika Manisa Yöresi Güzel Türküsü Genç Solist EZGİ Sahne Özel Genç Piyanist piyono muısic, Piyano Türkü KIRMIZI BUĞDAY Ayrılmıyor Sezinden Armoni Kontur Puan İnsan Uzay Önder Tahıl Tarla Arpa Yöre Harika Manisa Yöre Güzel Türküm Genç Solisti EZGİsi Sahne Özel Genç Piyanist Kayıt Piyano, KIRMIZI BUĞDAY,piyanist,Ege türküleri,senfonik, ege Ayrılmıyor Sezinden yöre Armoni Kontur Puan İnsan Uzay Önder Türkü Tahıl Tarla Arpa Yöre Harika Manis
Ah Yalan Dünyada Piyano Bağlama Saz Yalancı Dünya Diziler Dizi Kanal D İzle Müzikleri Müziği Özet Hd 07:32
Ah Yalan Dünyada Piyano Bağlama Saz Yalancı Dünya Diziler Dizi Kanal D İzle Müzikleri Müziği Özet Hd 544 izlenme - 2 yıl önce Türküleri Bağlama ve Piyano Tuşları ile Hiç Dinlediniz mi? Genç Piyanist Güneş Yakartepe, " Ah Yalan Dünyada (Neşet Ertaş Türküsü) - YouTube " Türküsünü Piyano Armonisi Düzeledi, Çok Sesli Armoni ile Piyano Çaldı ve Söyledi. Bağlama Üstadımız ve Solist; ECE YILDIRIM Sesi ile Ona Eşlik Etti. Türk Halk Türkü Bağlama Sazı ve Piyano Serisi: 3 Çok Sevilen Türküleri Piyano ile Nasıl Bulacaksınız? Kıymetli Eleştirileri ve Yorumları Merak ile Bekliyorum. Lütfen Yazarak ve Beğenerek Bana Destek Verin Ah Yalan Dünya Hep sen mi ağladın hep sen mi yandın Bende gülmedim yalan dünyada Sen beni gönlünce mutlumu sandın Ömrümü boş yere çalan dünyada Ah yalan dünyada yalan dünyada Yalandan yüzüne gelen dünyada Sen ağladın canım ben ise yandım Dünyayı gönlümce olacak sandım Boş yere aldandım boş yere kandım Rengi gönlümde solan dünyada Ah yalan dünyada yalan dünyada Yalandan yüzüne gelen dünyada Bilirim sevdiğim kusurun yoğdu Sana karşı benim hayalim çoğdu Felek bulut oldu üstüme yağdı Yaşları gözüme dolan dünyada Ah yalan dünyada yalan dünyada Yalandan yüzüne gelen dünyada Ne yemek ne içmek ne tadım kaldı Garip bülbül gibi feryadım kaldı Alamadım eyvah muradım kaldı Ben gidip ellere kalan dünyada Ah yalan dünyada yalan dünyada Yalandan yüzüne gelen dünyada Neşet Ertaş Kırşehir Neşet Ertaş tarafından derlenmiştir. Türkünün Notası Ah Yalan Dünyada Neşet Ertaş Türküsü YouTube Neşet Ertaş, Çiçekdağı, Kırşehir - İzmir), Türk halk ozanı ve halk müziği şarkıcısı. Abdallık geleneğinin son büyük temsilcisi. Yaşar Kemal, Ertaş'ı "bozkırın tezenesi" olarak adlandırmıştır. Dünyada Neşet Ertaş Türküsü Konu başlıkları 1 Çocukluk dönemi 2 Sanat hayatı 3 Albümleri 4 Belgesel 5 Dış bağlantılar 6 Ayrıca bakınız 7 Kaynakça Çocukluk dönemi Babası saz ustası Muharrem Ertaş, annesi Döne Ertaş'tır. Annesinin ölümünden sonra babası ve kardeşleriyle birlikte köye yerleşmişlerdir ve çocukluğu bu köyde geçmiştir.[2] Ertaş, ilkokula gittiği yıllarda önce keman, sonra da bağlama çalmayı öğrendi. Babası Muharrem Ertaş ile birlikte yörenin düğünlerinde sazı ile çalıp sesi ile türküler söylemeye başladı. Ertaş, etkilendiği tek kişinin babası Muharrem Ertaş olduğunu söyler. Kendi ifadesi ile bunu şu şekilde ifade eder; "Babamla ben aynı ruhun insanlarıyız."[3]. Sanat hayatı Neşet Ertaş, 1957 yılının sonunda İstanbul'a gelerek Şen Çalar Plak'ta ilk plağını "Neden Garip Garip Ötersin Bülbül" adı ile babası Muharrem Ertaş'a ait bir türküyle çıkardı. Halk tarafından çok beğenilen bu plağı ardından diğer plak, kaset ve halk konserleri takip eder. Daha sonra Neşet Ertaş Ankara'ya yerleşir. Burada yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle kardeşinin daveti üzerine Almanya'ya gider. Çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun bir süre Almanya'da kalan sanatçı, 2000 yılında İstanbul'da verdiği konserle sahne hayatına geri dönmüştür. Demirel zamanında kendisine sunulan 'devlet sanatçılığı' ünvanını; "O dönem Süleyman Demirel Cumhurbaşkanıydı. Devlet sanatçılığı bana teklif edildi. Ben, 'hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor' diyerek teklifi kabul etmedim. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdadımız adına aldım." diyerek geri çevirmiştir.[4] Halk bu tavra destek vermiş ve Neşet Ertaş adeta yaşayan bir efsane olmuştur. Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında yapılan ulusal envanterlerden Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Envanterine alınarak yaşayan insan hazinesi kabul edilen Ertaş, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet konservatuarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görülmüş, bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuarlarda ders olarak okutulmuştur. Hayatı ve eserleri Doç. Dr. Erol Parlak tarafından iki ciltlik bir kitap halinde yayımlanmıştır. 25 Eylül 2012 tarihinde İzmir'de tedavi gördüğü hastanede ileri evrede prostat kanseri nedeniyle yaşamını yitirmiştir.[5] Albümleri İklim Kırşehir'de, kışları soğuk ve kar yağışlı, yazları sıcak ve genellikle kurak geçen karasal iklim görülür. Son yıllarda, yaz yağışlarında artışlar görülse de, Thorntwait'in iklim tasnifine göre, Kırşehir yarı kurak iklim özelliğine sahiptir. İldeki yıllık sıcaklık ortalaması Sıcaklık İldeki dağlık ve ovalık alanlar arasında yıllık ortalama sıcaklık farkı çok fazla değildir. İlçeler arasındaki sıcaklık farkı 1°C-1.5°C civarındadır. Merkez ilçede yıllık ortalama sıcaklık Etiketler: Piyano Bağlama, gesi bağları, Piano Music, piano sound, Piyano Solo, Saz Düet Cesi Kayseri Yöresi Türkü Alternatif Türü Soundu Sesleri Solo Turku Vokal Şan Ses Yöre Öykü Hikaye Bölge THM Halk Müziği Şarkı Sözü Şehir Rehberleri Haberler Editör, Yalan Dünya (dizi, 2012) Vikipedi, özgür ansiklopedi Başlığın diğer anlamları için Yalan Dünya sayfasına bakınız. Yalan Dünya Yalan Dünya Kadro.jpg Dizi oyuncuları Tür Durum komedisi Komedi Senarist Gülse Birsel Yönetmen Jale Atabey Özberk Oyuncular Altan Erkekli Füsun Demirel Olgun Şimşek Gülse Birsel Hasibe Eren Rutkay Aziz Tema müziği bestecisi Nil Karaibrahimgil Açılış müziği "Yalan Dünya" Ülke Türkiye Dili Türkçe Sezon sayısı 4 Bölüm sayısı 90 (Bölüm listesi) Prodüksiyon Yapımcı Ayşe E. Durmaz Mekân Cihangir, İstanbul Sinema tograf Serdar Armutlu Gösterim süresi 75 dakika Yapım şirketi D Productions Dağıtıcı firma Kanal D tv2 (tekrar) Yayın bilgileri Kanal Kanal D Resim formatı 1080i (HD TV) 16:9 SD TV 4:3 Yayın tarihi 13 Ocak 2015 – 19 Kasım 2014 Durumu Bitti Yalan Dünya, senaryosu Gülse Birsel tarafından yazılan ve D Productions tarafından prodüksiyonu gerçekleştirilen Türk durum komedisidir. Jale Atabey Özberk tarafından yönetilen dizi, Kanal D'de yayınlanmaya başladı ve dizinin müzikleri Nil Karaibrahimgil tarafından yapıldı. Yalan Dünya, Cihangir'de yan yana yaşayan, Türkiye'nin iki uç hayat tarzından gelen iki ailenin komik hikâyelerini ele almaktadır. Dizinin fikri, Cihangir'de ofis ararken ortaya çıktı. Dizi Gülse Birsel tarafından dizinin finalinin 31 Aralık günü yapılacağı söylense de kanal d bu kadar çok izlenen ve ilgi gören dizisini final bölümünün yayınlanmasına bile izin vermeyerek 19 Kasım 2014 günü bitirmiştir. Prodüksiyon Yalan Dünya, Cihangir'de ofis edinmeye çalışan Birsel'in burada tanıştığı "insanlar, emlakçılar, ev sahipleri falan" ile ortaya çıktı ve Birsel, "bir günde hızlı hızlı" yazmaya başlayarak diziyi oluşturdu. Tanıtımlar Kanal D, dizi için iletişim çalışmaları çerçevesinde seri ilanlar sayfası şeklinde bir tanıtım ilanı hazırladı. Ah Yalan Dünyada PİYANO BAĞLAMA Saz Yalancı Dünya Diziler Dizi Kanal D İzle Müzikleri Müziği Özet Bölüm Ah Yalanlar Dünyası Neşet Ertaş Dailymotion Video Hikaye Orhan Hakalmaz Etkin Salonu Merkezi Anonim Ana Sayfa Forum Diziler Dizi Dünyası Yayın Akışı Anket Oyuncular Seri Tv Arşivi Çok Pek Yakında Yazar Fragmanı D Cıngıl Özeti Konu Resim Televizyon Tv Musiki Jenerik Güneş İzle Beyaz Cam İletişim Contact Us Sayfa Yeni Bölüm İzlenen Ah Dizin yayınlanmaya başladığı tarihten itibaren Kanal D'nin reytinglerine olumlu katkıları oldu[5][6]. Cuma günleri bekleneni vermesine rağmen[7] yayın günü Pazartesi'ye alınınca reytinglerinde düşme yaşandı[8][9] bunun üzerine yayın gününü değiştirip senaryo ile ilgili farklılıklara giden dizi gündemdeki yapımları konu alarak reytinglerini arttırabildi.[10] Herkes dizinin 2. sezonda reytingler yüzünden yayından kaldırılılacağını iddia ederken dizinin senaristi Gülse Birsel dizinin 3. sezonda da devam edeceğini açıkladı. Mayıs 2013'te dizinin 3. sezonda da yayınlanacağı kesinleşti. Kültür Bakanlığı, dizinin yurtdışında yayınlanması üzerine "Türkiye'nin tanıtımına katkı sağladığı" gerekçesiyle diziye teşekkür plaketi verdi.[11] Reklam Dizi sanal reklam uygalamasını diğer adıyla ürün yerleştirmesini kapsamlı bir şekilde kullanmaktadır[12] ancak 3 Şubat 2012 yayınlandığı bölümünde bunu konudaki mevzuata uymadığı gerekçesiyle RTÜK tarafından kanala 310 bin TL ceza kesti.[13][14][15] Dizinin oyuncuları dizideki oynadıkları karakterleriyle birçok markanın reklam yüzü olmuştur. Ah Yalan Dünyada PİYANO BAĞLAMA Saz Yalancı Dünya Diziler Dizi Kanal D İzle Müzikleri Müziği Özet Bölüm Ah Yalanlar Dünyası Neşet Ertaş Dailymotion Video Hikaye Orhan Hakalmaz Etkin Salonu Merkezi Anonim Ana Sayfa Forum Diziler Dizi Dünyası Yayın Akışı Anket Oyuncular Seri Tv Arşivi Çok Pek Yakında Yazar Fragmanı D Cıngıl Özeti Konu Resim Televizyon Tv Musiki Jenerik Güneş İzle Beyaz Cam İletişim Contact Us Sayfa Yeni Bölüm İzlenen Ah Yalan Dünyada, PİYANO BAĞLAMA, yalan Dünya, dizi müzikleri, Neşet Ertaş, Saz Yalancı Diziler Dizi Kanal D İzle Müzikleri Müziği Özet Bölüm Ah Yalanlar Dünyası Dailymotion Video Hikaye Orhan Hakalmaz Etkin Salonu Merkezi Anonim Ana Sayfa Forum Diziler Dizi Dünyası Yayın Akışı Anket Oyuncular Seri Tv Arşivi Çok Pek Yakında Yazar Fragmanı D Cıngıl Özeti Konu Resim Televizyon Tv Musiki Jenerik Güneş İzle Beyaz Cam İletişim Contact Us Sayfa Yeni Bölüm İzlenen Gönder İletişim Etiket Tags Hikaye Senaryo Roman Kurumsal Bilgi Künye Özeti Yeşil Fragman Bülümü Ciftligi Genis Orijinal Orjin Dizifilm Açiklama Özel Hayati Video Tag Sevilen Açik Kitap Konusu Kisa Oyuncu Aktör Aktris Figuran Set Kurgu Oturum Çizgi Film Eğlence Kadın Spor Program
Türkü Müzik Merkezi 00:50
Türkü Müzik Merkezi 486 izlenme - 5 yıl önce türkü müzik merkezindeki bağlama grubu öğrencilerinin derste öğrendikleri rize yöresine ait 'gökte yıldız ay mısın' adlı türkü çalışması. siz de bu gruba katılmak istiyorsanız hemen türkü müzik merkezi ile irtibata geçin. irtibat için www.turkumuzık.net0212 262 49 00
Piyano Bağlama Müzik GESİ BAĞLARI Piano Music Saz Düet Cesi Kayseri Yöre Türkü Alternatif Türü Sound 06:42
Piyano Bağlama Müzik GESİ BAĞLARI Piano Music Saz Düet Cesi Kayseri Yöre Türkü Alternatif Türü Sound 464 izlenme - 2 yıl önce Türküleri Bağlama ve Piyano Tuşları ile Hiç Dinlediniz mi? Genç Piyanist Güneş Yakartepe, " Gesi Bağlarında Dolanıyorum " Türküsünü Piyano Armonisi Düzeledi, Çok Sesli Armoni ile Piyano Çaldı ve Söyledi. Bağlama Üstadımız ve Solist; ECE YILDIRIM Sesi ile Ona Eşlik Etti. Türk Halk Türkü Bağlama Sazı ve Piyano Serisi: 3 Çok Sevilen Türküleri Piyano ile Nasıl Bulacaksınız? Kıymetli Eleştirileri ve Yorumları Merak ile Bekliyorum. Lütfen Yazarak ve Beğenerek Bana Destek Verin Gesi bağlarında dolanıyorum Yitirdim yarimi aranıyorum Bir çift selamına güveniyorum Gel otur yanıma hallerimi söyleyim Halimden bilmiyor ben bu yari neyleyim Gesi bağlarından gelsin geçilsin Kurulsun masalar rakı şarap içilsin Herkes sevdiğini alsın seçilsin Atma anam atma şu dağların ardına Kimseler yanmasın anam yansın derdime Gesi bağlarında bir top gülüm var Hey Allah'tan korkmaz sana bana ölüm var Ölüm var da şu dünyada zulüm var Gel otur yanıma hallerimi söyleyim Halimden bilmiyor ben bu yari neyleyim Ahmet Gazi Ayhan Kayseri Muzaffer Sarısözen tarafından derlenmiştir. Rept. No: 631 Türkünün Hikayesi Gesi bağları hikayesi, gesi bağları türküsü sözleri ve efsanesi… GESİ BAĞLARI TÜRKÜSÜ: Eski zamanlarda bir yerden bir yere gidip gelmenin zorluğu malûm. Öyle bir zamanda Gesi`ye uzaktan getirilen bir gelinin ruh halini, dramını yansıtıyor bu türkü. Türkünün hikâyesinin birçok varyantları olmakla birlikte, biz müşterekliklerin ortaya koyduğunu, toparladığımız kadarıyla hikâyesiyle berâber Gesi Bağları Türküsünü sizlere sunmaya çalışacağız: Aşk, sevgi, ölüm, ayrılık, gurbet, sıla özlemi, yalnızlık, haber gönderememe ve haber alamama; tabiatın yeşillenmesi, güllerin renk renk açılması, gül ve çiçeklerin devşirilmesi; bülbüllerin feryat ve figanı; inişli çıkışlı merdivenler, tarlalar, bağlar, bahçeler ve buralarda çalışanların duygularını, gönüllerinde barındıran Kayseri ve Gesi Sâkinleri, bu türküye kendi özünden bir şeyler katıyor, kendinden sonrakilere yolluyor… Böyle olduğu için türkünün sonu yok; devam ediyor, yeni ve orjinal katkılarla zenginleşiyor, belki daha da güzelleşiyor… Uzaktan bir kız Gesi`ye gelin gelir. Anne ve basından bir türlü haber alamaz. Haber de gönderemez. Zâten küçük bir kız iken babasını kaybeden gelin, annesinden başkasına yanamaz; çünkü bilse bilse onu ancak annesi bilir, annesi anlar. Bu hasret onu kızgın bir çölde susuz kalmış ceylana çevirir. Eğrim eğrim, katar katar, sıra sıra uçan kuşlardan anasından, yâren ve dostlarından haber bekler. Onlara sorar onlarla konuşur. Bağırışan kurbağalar, çalışan ırgatlar, dereden akan boz bulanık sular, bağ ve bahçeler, kırmızı mâvi güller, saç üstünde pişirilen fısır fısır kabaran bazlamalar, küçücük çocuklar; bağlara gelen Frenk turistler; yazın sıcağında yanıp kaynayan kumlar; kalaylanan bakır sofra tasları; kokulu iğde dalları, Gesi bağlarında çeşit çeşit ötüşen kuşlar, şakıyan bülbüller; yürekte dinmeyen acılar, sıla ve gurbet acılar ve buna bağlı olarak göz pınarlarından süzülen yaşlar; kılınan namazlar, edilen niyazlar; dokunan halılar, salıncak yapmak için urgan atılan dallar; Gesi bağlarında eğlenen gülüp oynayan sarhoşlardan bile medet uman bir gelin. İşte bu hasretlik onu yanık yanık, dertli dertli söyletir. Kızın hikâyesi de böyle başlamış olur. GESİ BAĞLARI TÜRKÜSÜ Offf… off… offf… 1-Gesi bağlarından gelsin geçilsin Kurulsun masalar, yensin içilsin Herkes sevdiğini alsın çekilsin Gel otur yanıma, hallerimi söyleyim Halimden bilmiyor, ben o yâri neyleyim 2-Gesi bağlarında bir top gülüm var Hey Allah’tan korkmaz, sana bana ölüm var Ölüm var da şu gençlikte zulüm var Atma anam atma beni dağlar ardına Kimseler yanmasın anam yansın derdime 3-Gesi bağlarında tokaçtım taşa Gardaş ekmeğini, kakarlar başa Çalışıp yeldiğim emeğin boşa Örtün pencereyi değmesin yeller Dertli olduğumu bilmesin eller 4-Gül koymuşlar menekşenin adını Dünyada almadım ben muradımı Ben ölürsem dertli koyun adımı Yas tutsun ellerim, kına yakmayım, Kör olsun gözlerim, sürme çekmeyim. 5-Gesi bağlarında üç ırgat işler Anamdan mı gelir şu uçan kuşlar? Analar doğurur ele bağışlar El kadar alnımda, kara yazım var Evvel başım idi, bir de kuzum var 6-Gesi bağlarının gülleri mavi, Ayrıldım anamdan gülemem gayrı, Alımı yeşili giymeyim gayrı. Gel otur yanıma, başımın tâcı Ayrılık günleri ölümden acı 7-Gesi bağlarında dolanıyorum, Yitirdim yârimi aranıyorum Bir çift selâmına güveniyorum Ben gülsem oynasam yasak diyorlar, Varın, yoğun elinden alsak diyorlar. 8-Saç üstünde fısır fısır bazlama Ana yâralıyım ciğer közleme Ben ölüyom gelir diye gözleme Ölüm olmasın da ayrılık olsun, Bize sebep olan içten vurulsun. 9-Şu görünen bahçe m`ola bağ m`ola? Şu dağın ardında anam var m`ola? Anam da benim gibi yanar m`ola? Ne deyim ağlayım bu böyle kalmaz, Kulların başına gelmedik olmaz. 10-Gesi bağlarında kaynar serince İçerim kan ağlar anam seni anınca İflah olmam ben bu dertten ölünce Yaz yaz mektubunu postaya bırak Varamam yanına yollarım ırak. 11-Şu dereden akan bulanık seller Derdi ben içerim ne bilsin eller Oturup ağlasam delisin derler Gayri dayanacak özüm kalmadı Mektuba yazacak sözüm kalmadı…. 12-Ocağa et koydum yiyesim geldi Ciğerim anamı göresim geldi Açıp mezarım giresim geldi Ne deyip ağlayım alın yazısı Kader böyle imiş onmaz bazısı 13-Gesi bağlarında şıvga dalım yok Derdimi söylesem dinleyenim yok Herkes güler oynar, sorgu sual yok Devşirdim çiçeğim elimde kaldı Gidiyom gurbete benim nem kaldı? 14-Gesi bağlarında bülbüller öter Ateşim yanmadan tütünüm tüter, Bana bir hal oldu ölümden beter. Ne deyim ağlayım ah alnımın yazısı, Böyle olur anam gelinlerin bazısı 15-Gesi bağlarında kılarım namaz, Kılarım kılarım Hakk`a yâramaz, Dostun ettiğini düşman yapamaz. Meğer taşa biber ekilmez imiş Kötülerin kahrı çekilmezimiş 16-Bir yüzük yaptırdım dar mı geliyor? Gurbet eller sana zor mu geliyor? Yalınız yatması ar mı geliyor? Gel otur yanıma, başımın tacı Ayrılık günleri ölümden acı 17-Dağdan yuvarlandı kayalarımız, Gam ile yuğrulmuş mayalarımız, N`ola taş doğuraydı analarımız. Yaz yaz mektubunu postaya bırak Varamam yanına yollarım ırak. 18-Bu yıl meyve çoktur dallar götürmez Dağlar diken olmuş kervan oturmaz, Benim bağrım yufka sitem götürmez, Örtün pencereyi değmesin yeller Dertli olduğumu bilmesin eller 19-Gesi bağlarında pişirdim nohut Yârim ben ölüyom sen beni unut, El kadar yavrumu yerime büyüt Yas tutsun ellerim, kına yakmayım, Kör olsun gözlerim, sürme çekmeyim. 20-Gesi bağlarına indi bir Frenk Ah çeker ağlarım dayanmaz yürek Gönderin yârimi o bana gerek El kadar alnımda, kara yazım var Evvel başım idi, bir de kuzum var 21-Gesi bağlarında kaynar kum idim Fener gibi yanan anam mum idim Evvel Allah sonra, sensin ümidim Gel otur yanıma, hallerimi söyleyim Halimden bilmiyor, ben o yâri neyleyim 22-Gesi bağlarında bir top gül idim Yağdı yağmur güneş vurdu eridim Ezel yârin sevgilisi ben idim Ben gülsem oynasam yasak diyorlar, Varın, yoğun elinden alsak diyorlar. 23-Gesi bağlarında geçilmez yastan Her yanım ıslandı yağmurdan yaştan Sağ yanın ağrırsa sol yana yaslan Ölüm olmasın da ayrılık olsun, Bize sebep olan içten vurulsun. 24-Gene kalaylandı sofranın tası, Silerim durulmaz gözümün yaşı Şu benim çektiğim soysuzun işi Ne deyim ağlayım bu böyle kalmaz, Kulların başına gelmedik olmaz. 25-Yüceye kaldırın gelin ölüsü Elmalar donatın söğüt dolusu Bana derler kadersizin birisi Yaz yaz mektubunu postaya bırak Varamam yanına yollarım ırak. 26-Gesi bağlarında ötüşür kuşlar Kalmadı başıma değmeyen taşlar Anam bana kıydı ele bağışlar Gayri dayanacak özüm kalmadı Mektuba yazacak sözüm kalmadı…. 27-Gesi bağlarında üç ağaç iğde Ciğerim tutuşur gözlerim yerde Çârem yok tutuldum amansız derde Ne deyim ağlayım alnım yazısı, Böyle olur gelinlerin bazısı 28- Ah çeker ağlarım dinmiyor acım Ne yapsam silinmez şu alın yazım Böyle m`olur gelin iken şu yüzüm? Devşirdim çiçeğim elimde kaldı Gidiyom gurbete benim nem kaldı? 29-Gesi bağlarının erimez karı Ciğerim sızılar ağlarım zâri Evvel benim iken şimdi el yâri Gel otur yanıma, hallerimi söyleyim Halimden bilmiyor, ben o yâri neyleyim 30-Halımı dokuyup bağ mı tutayım? Issız gecelerde nasıl yatayım? Kendimi ben ırmağa mı atayım?
Piyano Bağlama Düeti DEVRENT DERESİNE DUMAN BÜRÜDÜ Denizli Türküsü Piano Music Sound Uzay Önder Bas 07:42
Piyano Bağlama Düeti DEVRENT DERESİNE DUMAN BÜRÜDÜ Denizli Türküsü Piano Music Sound Uzay Önder Bas 561 izlenme - 2 yıl önce Türküleri Bağlama ve Piyano Tuşları ile Hiç Dinlediniz mi? Genç Piyanist Güneş Yakartepe, " Devrent Deresine Duman Bürüdü " Türküsünü Piyano Armoni Notasını Yazdı, Çok Sesli Armoni ile Piyano Çaldı ve Söyledi. Bağlama Üstadımız ve Solist; ECE YILDIRIM Sesi ile Ona Eşlik Etti. Türk Halk Türkü Bağlama Sazı ve Piyano Serisi: 2 Çok Sevilen Türküleri Piyano ile Nasıl Bulacaksınız? Kıymetli Eleştirileri ve Yorumları Merak ile Bekliyorum. Derbent deresine duman bürüdü Yedi devesiyle Musam yürüdü Musamın ciğeri mos mor oldu çürüdü Derbent dereleri dar geldi bana Vadesiz ölümler zor geldi bana Derbent deresine çıvgınlar esti Elimi kolumu poyrazlar kesti Feleğin bizlere neyimiş kastı Derbent dereleri dar geldi bize Vadesiz ölümler zor geldi bize Derbent deresinden biz de geçelim Sılaya varmaya yollar açalım Deve kirasından biz vaz geçelim Yıkıldı develerim kaldıramadım Tutuldu dillerim söyleyemedim Derbent deresinde üç yiğit buydu Musamın gözünü kargalar oydu Musamın öldüğünü anası duydu Ağlasın ağlasın anam ağlasın Ötkün pesereyime duda bağlasın Derbent deresinde bir bölük koyun Musamın elbisesini hamamda soyun Musamın öldüğünü yolcuya sorun Ağlasın ağlasın anam ağlasın Ötkün tülülerimi duda bağlasın Derbent'e varmaya mecal kalmadı Yoldan geçen atlılar bizi almadı Dünyanın malında gözüm kalmadı Yatırdım devemi kaldıramadım Tecellim böyleymiş ben bilemedim Evimizin önünde bir dönüm avlı Avlının içinde kır atım bağlı Musamı sorarsan bir evin oğlu Yanmadık mı kaldı bu yiğitlere Cennet mekan olsun bu şehitlere Arkamı dayadım sarı kayaya Yükümü yüklettim tülü mayaya Canımı değiştim kayma paraya Ağlasın ağlasın anam ağlasın Tülü besireğimi duda bağlasın Derbent deresinde develer katar Musamın ölüsü çaylarda yatar Kulanın yolcusu gel bizi kurtar Derbent dereleri dar geldi bize Vadesiz ölümler zor geldi bize Derbent deresinde kar gene bastı Sağımdan solumdan tufanlar esti Sılada kavuklum umudu kesti Derbent dereleri dar geldi bana Ecelsiz ölümler zor geldi bana Derbent çayları da arpayla doldu Musamın gözünü sansarlar oydu Elim üşüdü de bedenim buydu Derbent dereleri dar geldi bana Ecelsiz ölümler zor geldi bana Değirmenin bendine yükümü yıktım Kaldırdım kafamı havaya baktım Ben bu tatlı canı ucuza sattım Kudretten karadır Musamın kaşı Her daim böyledir feleğin işi Derbent deresinde kar bulamadım Yıkıldı devemi kaldıramadım Kalmışım ben tufanda kurtulamadım Yatırdım devemi kaldıramadım Tecellim böyleymiş ben bilemedim Süleyman Uğur Denizli Öyküleriyle Halk Türküleri, Hamdi Tanses Türkünün Hikayesi Türkünün Notası Devrent Deresine Duman Bürüdü Piyano Bağlama Saz Düet Denizli Keman Solfej Armoni Kontr Puan insan uzay önder Bas Kursu Şan Kursu Yan Flüt Müzik Haber Piyano Bağlama Saz Düet devran Dere çay Devrent Deresine Duman Bürüdü türkü sözü 0105%vZ Devrent Deresine Duman Bürüdü Piyano Bağlama Saz Düet Denizli Keman Solfej Armoni Kontr Puan insan uzay önder Bas Kursu Şan Kursu Yan Flüt Müzik Haber Piyano Bağlama Saz Düet devran Devren Deresine Duman Bürüdü Piyano Bağlama Saz Düet Denizli Keman Solfej Armoni Kontr Puan Bu türküye konu olan olay, 12 Şubat 1933 yılında bugünkü Buldan-Derbent barajının dolgusu yapılan "Derbent deresi" denilen yerde meydana gelmiştir. Malüm 1933 yıllarında Türkiye'de her beldeye araba, tren gibi ulaşım araçları henüz girmemişti. O yıllarda Buldan'ın Derbent Köyü, Alaşehir ve Sarıgöl taraflarından gelip, Sarayköy ve Denizli taraflarına geçmekte olan kervancıların uğrak yeriydi. Kervanlar Derbent boğazını görmeden geçemezlerdi. Zaten en kısa ve tek geçit burasıydı. 12, 13 Şubat tarihlerinden önce, Denizli'nin Gölemezli köyünden Deveci (Kervancıbaşı) Kuru Ali'nin Musa adındaki kişi, Meneviş'in Veli ve Süleyman adlarındaki kişileri de yanlarına alarak, Sarayköy'den develerine buğday ve arpa yükleyip Sarıgöl'de boşalttıktan, sattıktan sonra tekrar aynı yoldan Sarayköy'e doğru hareket ederler. Mevsim ise kış, karlı fırtınalı tipili bir gün... Kervancılar tam Derbent deresi denilen yere gelmeden, önceleri Buldan ilçesine bağlı, sonra Sarıgöl'e bağlanan Baharlar köylüleri ile karşılaşırlar. Köylüler kervancılara "kar çok yağıyor, Derbent boğazından geçemezsiniz" diyerek döndürmek isterler. Onlar da "hayır gideriz" diyerek yola devam ederler. Derbent boğazına iyice yaklaştıklarında kar, boran, tipi şiddetini artırır. Develerin ayakları tutmaz, kaymaya başlar. Köylülerin aklına gelen devecilerin başına gelir ve develerle birlikte uçuruma yuvarlanırlar. Musa, Veli ve Süleyman önce develerini sonra da kendilerini kurtarmak isterlerken vakit bir hayli geçmiş gece olmuştur. Kar ve tipiden, soğuktan korunacak yer bulup, develerini de kurtaramadan soğuktan dönüp ölmüşlerdir. Olayın ertesi günü oradan geçmekte olan Kula'lı ayakkabı yolcusu uzaktan bunların ölüsünü görür, Derbent köyüne haber verir. Köye 4-5 Km. uzaklıkta bulunan "Derbent boğazına" gelen köylüler küreklerle karları aça aça cesetleri bulurlar. Devenin birisinin ayağı kırılmış ,diğerleri ise sağlamdır. Musa, Veli ve Süleyman'ın etrafında kargalar uçuşmaktadır... Kervancıların cesetleri önce Derbent köyüne getirilir. Kimlikleri ve Gölemezli köyünden oldukları iyice anlaşılınca, köylerine götürülerek cesetler ailelerine teslim edilir. Bu acı olay üzerine Denizli-Buldan ilçesine bağlı Derbent köyünden Ayşe ve Fatı adlarındaki kişiler hemen bir ağıt yakarlar. Bu ağıtın sözleri de gün geçtikçe dilden dile, telden tele gezip dolaştıkça halk arasında yaygınlaşır. Herkes tarafından yıllardan beri söylenip durur. Kaynak: Öyküleriyle Halk Türküleri (Notalı) - Hamdi Tanses Türkünün Notası Türkünün Sözleri Süleyman Uğur Denizli Devrent Deresine Duman Bürüdü Piyano Bağlama Saz Düet Denizli Keman Solfej aşık Armoni Kelime Çeviri Nedir Ne Demek Tasarım Cümle Metin Çevirisi Özelleştir Abone Listele Seçenekleri Düzenle temas Kontr Denizli Türküsü Puan İnsan Uzay Önder Bas Kursu Şan Kursu Yan Flüt Müzik Haber Piyano Bağlama Saz Düet Devran Dere Çay Kayıt Ol Yardım Ajanda Bugünki Mesajlar Arama Solfej İstek Kısa Sap Lütfen Önce Solfej Bölümü Arama Yapin Daha Sonra İstekte Bulun Teşekkür Grubu Hakkında Bilgi Ver Ne Zaman Hayat Moda Güzellik Sağlık Hamilelik Anne
Çalın Davulları Çaydan Aşağıya PİYANO BAĞLAMA Sazı Orkestra Koro Çalışma Profosyonel ATATÜRK Anlam 1 08:05
Çalın Davulları Çaydan Aşağıya PİYANO BAĞLAMA Sazı Orkestra Koro Çalışma Profosyonel ATATÜRK Anlam 1 355 izlenme - 2 yıl önce Türküleri Bağlama ve Piyano Tuşları ile Hiç Dinlediniz mi? Genç Piyanist Güneş Yakartepe, " Çalın Davulları Çaydan Aşağıya " Türküsünü Piyano Armoni Notasını Yazdı, Çok Sesli Armoni ile Piyano Çaldı ve Söyledi. Bağlama Üstadımız ve Solist; ECE YILDIRIM Sesi ile Ona Eşlik Etti. Türk Halk Türkü Bağlama Sazı ve Piyano Serisi: 3 Çok Sevilen Rumeli Türküleri Piyano ile Nasıl Bulacaksınız? Kıymetli Eleştirileri ve Yorumları Merak ile Bekliyorum. Lütfen Yazarak ve Beğenerek Bana Güç Verin Çalın Davulları 2 (Selanik) Çalın davulları çaydan aşaya (Aman) Mezarımı kazın bre dostlar belden aşaya Koyun sularımı kazan dolunca (Aman) Aman ölüm zalim ölüm üç gün ara ver Al başımdan bu sevdayı götür yare ver Selanik içinde selam okunur (Aman) Selamın sedası bre dostlar cana dokunur Gelin olanlara kına yakılır (Aman) Aman ölüm zalim ölüm üç gün ara ver Al başımdan bu sevdayı götür yare ver Selanik Selanik viran olasın (Aman) Taşını topracını seller alsın Sen de benim gibi yarsiz kalasın (Aman) Aman ölüm zalim ölüm üç gün ara ver Al başımdan bu sevdayı götür yare ver Hüseyin Yaltırık Rumeli Hüseyin Yaltırık tarafından arşivimize gönderildi. İki şekilde de yayınlamayı uygun gördük. Türkünün Hikayesi Nedir suçu o eski şehrin ki adına yakılan türküler "Selanik Selanik, ıssız kalasın..." diye bir ilenmeyle başlar. Bir şehir için dile getirilebilecek en büyük beddua ıssız kalmasını istemek olmaz mı? Belki bu yüzden terk edip gitti o şehri şenlendiren feraceli kadınlar, kırmızı fesli, kaytan bıyıklı kumral delikanlılar... Bu türküyü söyleyenin ahı tuttu belki de Selanik'i; Saatli Selimpaşa Camii'nin cemaati dağıldı, bezirganlar Hamzabey bedestenini boşalttı, Islahhane hamamının kurnalarından kaynar sular akmaz oldu, Alaca İmareti yıkılıp gitti, İkilüleli tekkesindeki zikir sesleri kesildi. Bu türkünün ilenciyle asırlık çınarlar devrildi, suyu soğuk çeşmeler kurudu, cumbalı evlerin kafesli pencerelerindeki utangaç kızlar kayboldu. Baldıranlar sardı o güzel şehrin bahçelerini, bağlarını, bir asra yakındır ki Selanik yarsız kaldı, Türkçesiz kaldı, Türksüz kaldı... Niye başka şehirler gibi övülmez türkülerde Selanik? Oysa alabildiğine göz alıcı, alabildiğine çekici, alabildiğine sevgiliydi bir zamanlar. Varda Vadisinin ağzında Kolkidike ve Olimpos dağları arasına kurulu Selanik, rengin her çeşidini Rüstem Aga'nın malını mülkünü bilenler Fitnat'a eş olmak için can atıyorlardı. Her gün kapısını aşındırıyordu görücüye gelenler ama kıyamıyordu Rüstem Aga kızına. İstemeye gelenlere "vakti var" dedirtiyordu. "Fitnat feraceye gireli kaç gün oldu daha. Çocukluğuna doysun, babasının yüreğine esenlik olsun." Zamanı gelince o da bulurdu evini ocağını. Diğer evlatları evlenip yuva kurmuştu ve bir Fitnat kalmıştı konakta. Akşam evine döndüğünde o karşılıyordu babasını, yüzünde gülücüklerle sarılıyordu boynuna boğazına, sırtından ceketini alıyor, sıcak su ibriğini hazırlıyordu abdest için. barındıran bir çiçek tarhı gibi iken, çarşısında, pazarında, bedesteninde envai çeşit lisan dillenirken, körfezinde küfürbaz Rum kayıkçılar siya siya seyrederken, akşam saatleri esmer tenli dertsiz Çingene kadınları yollarda çiçek dağıtırken, Pomak'ı, Yahudi'si, Avdeti'si, Rum'u, Ermeni'si, Arnavud'u, Türk'ü, birlikte yaşamaktan gocunmaz iken, Selanik bizim iken, biz Selanikli iken... Şehrin eski merkezinde, Türklerin Hortacı Süleyman Efendi dedikleri camii civarında, Rumların Hortacıdes dedikleri semtin Şadırvan mahallesine bakan yönünde zaptiye binası yakınlarında çeşit çeşit kumaşla dolu büyük bir manifatura dükkanının sahibiydi Rendalı Rüstem Aga. Selanik'in tamamen Türk olan mahallesiydi buralar. Karşıdan Susam değirmeninin ve derviş tekkesinin koca kapıları görünürdü. Belindeki on iki kat Tarablus kuşağından gümüş sat kösteği sarkan pala bıyıklı, esmerce bir yörük esnaftı Rüstem Aga. Selanik'in hanımları onun dükkanındaki kumaşlarla giyinirdi. Dallı güllü basmalar, ağır kadifeler, Şam işi ipekliler, Selanik dokumaları zarif elbiseler, renk renk feraceler olup salınırdı Rumeli kızlarının sırtında. Üç beş delikanlı dükkanın içinde sağa sola koşturup müşteriyle ilgilenirken o, Hortacı Camii'nin önündeki asmalı sokak kahvesinde, sulanıp serinletilmiş bir çınar gölgesinde elma kokulu nargilesini fokurdatır, bol köpüklü şekersiz kahvesini yudumlayıp otururdu. Ah Selanik, ne güzeldi çınar altlarına yerleştirilmiş taburelerden oluşan kahve köşeleri varken. Dağına göre kış verirmiş Yaradan. Rüstem Aga gözü gönlü tok, işi tıkırında, koca konağı dolum dolum bir esnaftı. Kaç kişi karın doyuruyordu kapısında. Atlarına bakanlar, aşını kaynatanlar, Nasıriç taraflarındaki çiftliğini çekip çevirenler, dükkanı işletenler... Geçimden yana derdi yoktu Rüstem Aga'nın ama ne çare ki ezelden böyle koymuşlar kuralı; zemheri ayında gül bulunur da başı dertsiz kul bulunmaz alemde. Rüstem Aga'nın da içini kemiren bir kuruntu vardı nicedir. İyi hoş, çift çubuk, ev bark, dükkan kiler vardı ama ne olacaktı yarın? Selanik'in sayılı esnafından Rüstem Aga'nın bir oğulcuğu yoktu yazık. Bunca mala bakacak, kendisinden sonra ocağını tüttürecek, soyunu sürdürecek bir erkek evlat vermemişti Hak Teala bu kuluna. Üç kere evlenmiş, beş kız sahibi olmuştu, işte yaşı altmışa dayanmış fakat erkek evlat görmemişti kucağı. Nargilenin hoş kokusuna kendisini bırakınca bu düşünceler içinde boğulup gidiyordu. Çark gibi dönen düzeni boş geliyordu gözüne, eşin dostun içine girip dünya dertlerini laflarken diline takılıp kalıyordu bir şeyler. Ne olurdu bir erkek evladı olsa da huzurla yumsa gözlerini şu dünyaya. Adına hayır hasenat yapıp soyunu sopunu sürdürseydi. Haktan gelene rıza göstermek, nimete şükür etmek öğretilmişti ona. Sabah namazı vakti çıkıp çalışanları kontrol etmekle geçerdi günleri. Kazanç bol, düzen iyi de kafasında bir tek oğul endişesi... En küçük kızı on altısına yeni girmişti daha. Güleç yüzlü, gözleri tütün rengi, dişleri sedeften daha parlak, gamzesi can alıcı ok temreni gibi, perçemleri ak kağıda benzer yüzüne yol yol dökülen bir dilber. Başı mavi yazmayla sıkmalı, elleri bir bebek eli gibi beyaz ve küçücek... Adı Fitnat... -Ben de Fitnat'ın anasını baba evinden ayırıp getirdiydim. Bu dünyanın düzeni böyle, edersin bulursun, diye şaka yaptı ve ekledi. Kaderin yazdığını kullar silemez. Hayırlıysa, Hak Teala yazdıysa olur. Oğlunuzu biliriz, severiz. Lakin demem o ki kocamış bir karı kocayız biz. Bu kız evimizin şenliği, aksak ayağımızın asası. Evlenecek olursa damat bizim evimize gelsin, içimizde kalsın, kızı bizden koparmasın dileriz. Mazganlılı ana baba birbirine bakıp baş salladı. Bu konu düşündürüyordu onları zaten. Dört erkek evlat sahibiydiler ve evlendiğinde Mehmet'i yanlarına alamazlardı. Köyde ne iş yapacak, nasıl geçinecek. Bu nedenle Rüstem Aga'nın teklifinden son derece hoşnut olup cevap verdiler. -Niyetimiz sizinle hısım olmaktır, hasım olmak değil. Oğul bizim olduğu kadar sizindir de. Bu koca şehirde onu yanınıza alıp iş güç sahibi ettiniz, hoşnut kaldınız. Yanınıza da alabilirsiniz, bu bize şeref verir. Fitnatcık kapı arkasında konuşmaları dinlerken sevinçten uçuyordu. Her şeyin kendi istekleri doğrultusunda bu kadar kolay gelişmesi onu şaşırtıyordu. Usulen teklifi kızlarına götüreceklerini söyleyip yolcu ettiler gelenleri. İç güveyi alacaklarına göre beklemeye gerek yoktu. Fitnat olur verirse Rüstem Aga'nın evinde bunlar olup biterken Selanik için felaketin başlangıcıydı belki bu. Belki bu koca şehir gelecek kötü günler için kahırlanıyor, silkiniyordu. Bu kötü günler yaşanırken iki aile tekrar bir araya gelip gün kararlaştırdılar. Mehmet zaten Rüstem Aga'nın yanında çalıştığından düğün gününü uzatmak yanlış olur, çevrede laf söz edilirdi. Üç hafta sonra temmuz ayı sonunda düğün yapılacaktı. Düğün yeri Rüstem Aga'nın Nasiriç'teki çiftliği. İki genç her şey olup bitmiş gözüyle bakıyordu artık. Mehmet o evin çocuğuydu bundan sonra. Rüstem Aga'nın konu komşusu bu ani evlilik kararını duyduğunda yadırgamıştı gerçi. Koca tüccar kendine yakışır birini damat etmeliydi onların fikrince. Ama kimileri ocağını tüttürecek oğlu olmayan Rüstem Aga'ya hak da veriyordu. Ahir ömründe yakınında evladı gibi bileceği birine ihtiyacı vardı çünkü. Düğün gününe bir hafta kaldı kalmadı... 95 Çal Davulu Çaydan Aşağıya Piyano Bağlama Saz Düet Piano Somut Teknikleri Aşama Eleman Or Piyano Piano Piyanist Türkü Şarkı Halk Sanat Eser Pıyano Piyanosu Piyanolar Piyona Piyanoları Grand Ana Büyük En Güzel Konser Resital Resitali Çalma Marka Metod Müzikleri Melodi Usta Master Küçük Piyanist Çocuk Parça Play Eser Armoni armonik enstrümantal fon karaoke Kadın Kız Genç Kızı Kadını Şarkıcı Solist Kuyruklu Piyano PIYANIST Piyanist Armoni Armonik Armonisi Armonileri Akustik Akustiği Akustikleri Akustikler Ortam Ortamı Polifonik Polifoni Poli Foni Polifonisi Karaoke Çalın Davulları Çaydan Aşağıya PİYANO BAĞLAMA Sazı Orkestra Koro Çalışma Profosyonel ATATÜRK Anlam Hazır Çok Geniş Edebiyata Sahip Eğitim Bire Bir Çay Çalın Davulları, Çaydan Aşağıya, PİYANO BAĞLAMA,Rumeli Türküsü, Atatürk Sevdiği, Sazı Orkestra Koro Çalışma Profosyonel Anlam Hazır Çok Geniş Edebiyata Sahip Eğitim Bire Bir Çay Arama Sonuçları Şarkı Sözü Bul Aradığınız Şarkı Sözü Şarkıcı İstek Şarkı Sözü İste Bölümü Yap Arama İpuçları Oku Daha Doğru Bir Arama Piyano Bağlama Harika İkili ÇALIN DAVULLARI ÇAYDAN AŞAĞIYA Selanik Türküsü Alma Play Next Yunan Rum Turkce Muzik Halk Türkü Yöresel Jenerik Kaç Marka Metod Söz Hikaye Solfeji Armoni Kontr Puanı Öğreti Öğren Caz Enstrüman Saz Düet Piano Somut Teknikleri Aşama Eleman Orkestra Koro Çalışma Profosyonel Anlam Hazır Çok Geniş Edebiyat Sahip Eğitim Bire Çay Rumeli Çal Davul Davulu İle İlgili Video Rum Eli Arama Sonuçları Şarkı Sözü Bul Aradığınız Şarkı Sözü Şarkıcı İstek Şarkı Sözü İste Bölümü Yap Arama İpuçları Oku Daha Doğru Bir Arama