Hoşgeldiniz!

sağlık videoları

Kabak Çekirdeği Kilo Aldırır Mı? 02:40
Kabak Çekirdeği Kilo Aldırır Mı? 429 izlenme - 3 ay önce Diyet nedir? Diyet kavramı çoğu zaman katı kuralları olan, düşük kalori içeren veya bazı yiyeceklerin yasaklandığı beslenme düzeni olarak değerlendirilir. Aslında diyet kelimesi bir insanın ya da hayvanın yediği ve içtiği her şeyi kapsar. İsterseniz günde binlerce kalori tüketin isterseniz bin kalori gibi çok az kalori alın bunların her ikisi de diyet tanımı içindedir. Gün içinde tükettiğiniz her şey uyguladığınız diyeti oluşturur ve diyetiniz sizi şişmanlatabilir, zayıflatabilir, mevcut kilonuzu korumanızı sağlayabilir, hastalanmanıza yada sağlıklı kalmanıza neden olabilir. Standart diyetler dışında hastalıklara özel uygulanan diyetler de bulunur. Örneğin diyabet hastasıysanız uygulamanız gereken özel bir diyet programınız olmalıdır. Ya da profesyonel bir sporcunun da kendine has bir diyet programı olması gerekir. Çok zayıf bir kişiye de kilo alması için kilo alma diyeti uygulanır. Bizim burada odaklanacağımız diyet ise kilo verme amaçlı yapılan diyetlerdir. Diyet nasıl yapılır? Sağlıklı diyet nasıl olur? Bir diyete başlamadan önce o diyetin sağlığınız ve kilo verme hedefiniz üzerinde nasıl etkileri olabileceği hakkında fikriniz olmalıdır. Sağlıklı bireyler ya da herhangi bir kronik hastalığı olmayan kişiler bir zayıflama diyetini uygulamaya başlamadan önce o diyetin gerçekçi, kalıcı ve sağlıklı bir yöntem olup olmadığını aşağıdaki sorulara vereceği cevaplarla ulaşmalı ve yanlış bir diyet uygulayarak zaman, emek ve en önemlisi sağlık kaybına uğramamalıdır. Önerilen diyeti ne kadar süreyle uygulayacaksınız? Size önerilen diyet örneğin 2 haftalık ya da 3 aylık bir diyet ise onu elinin tersi ile itin. Özellikle çok kısa süreli olanlardan arkanıza bakmadan kaçın. Çünkü bu diyetler beslenmenizde kalıcı değişiklik yaratmayacaktır. Diyeti bıraktığınızda eski beslenme alışkanlıklarınıza geri döner, katı bir diyetten çıktığınız için özlemle yiyeceklere saldırır ve verdiklerinizden daha fazlasını geri alırsınız. Önerilen diyette yasaklar var mı? Diyette yağ ya da karbonhidratlar yasak ise uzak durun. Çünkü her besin ögesinin vücuttaki görevi faklıdır ve eksikliği vücudun sağlıklı işleyişini en iyi ihtimalle aksatır. Çok sevdiğiniz ama sağlıksız ve kilo almanıza neden olan şekerli, yağlı yiyeceklere bir sınırlama getirilebilir ama tamamen yasaklama uygulanabilir değildir. Yapacağınız diyetin sizi çılgına çevirecek katı kuralları olmamalıdır. Bu durum psikolojinizi bozarak o diyeti ve normal yaşantınızı sürdüremez hale getirecektir. Önerilen diyette x besini abartılı olarak yer alıyor mu? Bazı diyetler bir besinin adı ile anılır. Örneğin lahana diyeti, ayran diyeti gibi diyetler bu gruptadır. Bütün gün size o besin ağırlıklı bir beslenme öneren bu diyet sağlıksızdır ve beslenme davranışınızda kalıcı bir farklılık yaratmayacağı için kilo verseniz dahi o kiloları kısa sürede tekrar geri alırsınız. Kilo verme konusunda hiçbir besin tek başına mucize yaratamaz. Önemli olan her besinden tüketerek hem vücudun sağlıklı işleyişinin korunması hem de sürdürülebilir bir beslenme ile kilo verme ve verilen kiloda kalma hedeflerinin sağlanmasıdır. Önerilen diyet günlük kalori ihtiyacınıza ne kadar uzak? Her kişinin yaşı, boyu, fiziksel aktivitesi vs. gibi farklı kriterlere bağlı olarak gereksinim duyduğu günlük kalori miktarı farklıdır. Kilonuzu durağan halde tutacak olan günlük kalori gereksinimizin çok altındaki bir diyet önerisinden uzak durun. Yani günlük kalori ihtiyacınız 2000 kalori ise ve size 1000 kalorilik bir diyet öneriliyorsa bunu reddedin. Çünkü böyle bir diyete başlarsanız hem sürdüremezsiniz hem de metabolizmanızı yavaşlatarak diyeti bıraktığınızda verdiğinizden fazlasını geri alırsınız. Önerilen diyetin öğün düzeni nasıl? Bir diyet kahvaltı içermiyorsa, günde 1 yada 6-7 öğün öneriyorsa ve öğünlerin zamanında alınması gerektiği belirtilmiyorsa bunlardan da kaçının. İdeal öğün düzeni 3 ana öğün şeklindedir. Öğün atlanarak ya da çok sık yemek yiyerek kilo verme hedefinize ulaşmanız çok zor ve sağlıksızdır.....
Rahim Kanseri Risk Faktörleri 00:55
Rahim Kanseri Risk Faktörleri 2.686 izlenme - 3 yıl önce Çok sayıda cinsel ilişkide bulunma, Çok sayıda partner değiştirme, Farklı üreme sistemi yapılarının kanserleri, Geçmiş öyküde squamöz intraepitelyal lezyon teşhisi konması, İlk cinsel deneyimin 16 yaş ya da daha erken yaşta deneyimlenmesi, Geçmişte insan papilloma virus (HPV) enfeksiyonu ya da farklı cinsel yolla bulaşan hastalıkları yaşamış olmak, Aktif olarak sigara kullanma, Şu anki ya da geçmişteki cinsel partnerlerin cinsel ilişki ile bulaşan hastalık riski taşıması ya da hastalığı taşıması, İmmün eksiklik, HIV (+) olma, Beslenme düzeninin kötü olması http://www.fuatdemirci.com.tr/
Basur Muayenesi ve Ağrısız Tedavi Nasıl Yapılır? 01:45
Basur Muayenesi ve Ağrısız Tedavi Nasıl Yapılır? 116 izlenme - 3 ay önce Op. Dr. Adil ALTINSOY Hemoroid hastalarında erken teşhisin önemi ve 1. 2. derece basur hastalarında tedavinin nasıl yapıldığını göstermektedir.
İdrar Torbası Sarkması 01:16
İdrar Torbası Sarkması 1.568 izlenme - 3 yıl önce Ülkemizde mesane sarkması ve buna bağlı idrar kaçırması olan hastaların sayısında son yıllarda büyük bir artış görülmektedir. Mesane ve/ veya üretranın vajinanın içine ve dışarı doğru sarkmasına idrar torbası sarkması denir. Tıptaki adı sistoseldir. Çoğunlukla kadın hastalarda ortaya çıkan bu rahatsızlık, genital organlarda sarkma cinsel organların bu organları karın içersinde sabitleyen bağlarının özelliklerini yitirmesi nedeniyle aşağıya vajinaya (hazneye) doğru yer değiştirmeleridir. Vajina ön duvarının, idrar torbasına verdiği desteği kaybetmesine bağlı olarak gelişmektedir. Sistosel mesanenin vajina içerisine doğru fıtıklaşmasıdır. Mesane sarkması vajina ön duvarına komşu olan idrar torbasının rahim içerisine doğru bombeleşmesine verilen isimdir. Bu durumda özellikle öksürme, hapşırma, ağır bir nesne kaldırma gibi karın içi basıncını artıran durumlarda kadının vajina içerisinde şişen idrar torbasını eliyle hissetmesine neden olur. Bu durum, öksürme, hapşırma, gülme, merdiven çıkma, ağır yük kaldırma gibi karın içi basıncı arttıran durumlarla idrar kaçırmaya sebep olabilir. İdrar kaçırma sorunu en hafif şekliyle bu gibi durumlarda, yani yalnızca öksürme, aksırma ve ıkınma durumunda ortaya çıkar. İleri derecede sistoseller özellikle de ıkınma sırasında vajinadan dışarıya çıkacak kadar ilerleyebilirler. Bu durumda hasta idrarını yapmakta zorluk çeker. Eliyle idrar torbasını yukarı kaldırarak idrarını yapar. Bu durumdaki hastalarda böbreklerde olumsuz etkilenebilir ve fonksiyonları bozulabilir. Rektum (kalın bağırsağın son kısmı) sarkması ise vajina arka duvarıyla komşu olan rektumun vajinaya doğru bombeleşmesidir. Bu duruma tıpta rektosel adı verilir. Rektum sarkması çoğu durumda özel bir sorun yaratmamakla birlikte kabızlık sorunu yaşanmasına neden olabilir. İleri sarkmalarda kadın büyük abdestini yapamaz eliyle vajene bastırarak yapabilir. Vajinal sarkmalarda sorun yaşayan kadınların diğer bir problemi de zor doğumlarda ortaya çıkan yırtıkların vajinada genişleme şikayetine yol açmasıdır. Bu durum kadının cinsel yaşamında sorunlar yaşamasına, cinsel zevk alınamamasına sebep olur. Genital organ sarkmaları ender olarak tek başlarına görülürler. Sıklıkla rahim sarkması, idrar torbası sarkması ve kalın bağırsağın son kısmının sarkması ve idrar kaçırma şikayeti beraberce görülür. Genital organların bir bölümünün sarkması zamanla diğer kısımları da aşağı çeker.
Doğum Kaçıncı Haftada Gerçekleşir? 00:45
Doğum Kaçıncı Haftada Gerçekleşir? 189 izlenme - 9 ay önce Gebelik boyunca her haftada doğum gerçekleşebilir ama bugün bebeğin doğum haftası, beklediğimiz doğum zamanı nedir diye soruyorsak; genellikle bir 36. hafta ile 40. hafta arasındaki doğumları normal doğum zamanlaması olarak kabul ederiz. Eğer bebek 36. Haftadan önce doğuyorsa; buna preterm doğum eylemi deriz, eğer 40. haftadan sonra doğuyorsa buna postterm doğum eylemi adı verilir. Ama genellikle doğumun ortalama haftası 38. ve 39. haftalar civarında olmaktadır. Kız ya da erkek bebeğe göre doğum zamanı değişmez.
Beyni Tüketen 11 Gıda 03:40
Beyni Tüketen 11 Gıda 428 izlenme - 3 yıl önce Daily Mail gazetesi beyni tüketen ve öldüren 11 gıda maddesini yayınladı. 1. Şeker ve şeker ürünleri Uzun süreli şeker kullanımı nörolojik problemlere sebep olur. Ayrıca hafızayı da zayıflattığı tespit edilmiştir.Öğrenme kabiliyetini zaafiyete uğrattığı da ifade edilmektedir. Bu sebeple şekerden uzak durmak gerekir. 2. Alkol Alkolün karaciğeri iflas ettirdiği bilinmektedir. Ancak az bilinen diğer etkisi de beyni bitirip tükettiğidir. Sağlıklı düşünme yeteneğini zayıflatır, hafızayı da tüketir. Kısa vadede alkol bırakıldığı takdirde etkileri belli bir düzeyde onarılabilmektedir. Ancak uzun süreli kullanımlarda kalıcı hasarlara da yol açabilir. 3. Fast Food Yakın zamanda Montreal Üniversitesi´nde yapılan bir araştırma fast food ürünlerinin beynin kimyasını değiştirdiğini ortaya koymuştur. Bu da depresyon ve anksiyete sorunlarına yol açmaktadır. Fast Food ürünlerinin içindeki katkı maddelerinin öğrenme bozukluğu, motivasyon eksikliği ve hafıza zayıflığına da yol açtığı kanıtlanmıştır. 4. Kızarmış yiyecekler Bütün işlenmiş yiyecekler kimyasallar, katkı maddeleri, yapay tatlandırıcılar ve koruyucular içerir. Bunlar hem çocuklarda hem yetişkinlerde ciddi beyin hasarlarına yol açar. Kızarmış veya işlenmiş gıdalar beyin sinirlerini zedeler. Bazı yağlar ise diğerlerine göre daha zararlıdır. Doğadaki en toksik ve tehlikeli kızartma yağının ise ayçiçek yağı olduğu tespit edilmiştir. 5. İşlenmiş veya önceden pişirilmiş gıdalar Tıpkı kızarmış gıdalar gibi işlenmiş gıdalar da merkezi sinir sistemine zarar verir. Bu da dejeneratif beyin bozukluğuna yol açar. İleriki yaşlarda Alzheimer´a neden olur. 6. Çok tuzlu gıdalar Tuzun kalbe zarar verdiğini herkes bilir. Bilinmeyen şey ise tuzun içindeki yoğun sodyum beyne de zararlıdır ve düşünme yeteneğini zayıflatır. Zekayı da gerilettiği ispat edilmiştir. 7. Tahıllar Tahılların hepsi beyin fonksiyonlarına zarar verir. Ancak bunun tek istisnası yüzde 100 tam kepekli tahıllardır. Yani tam tahıllar. Eğer çok tahıl tüketirseniz bu hızlı yaşlanmanıza da yol açacaktır. 8. İşlenmiş proteinler Proteinler kas yapıcıdır. Et ise en yüksek kalitede ve en zengin protein kaynağıdır. Ancak sosis, salam, sucuk ve benzeri gıdalar gibi işlenmiş proteinlerden uzak durulmalıdır. Doğal proteinler sinir sistemini yapılandırırken, işlenmiş proteinler tam tersini yapar. Yani sinir sistemini tahrip eder. 9. Trans yağlar Kesinlikle her türlü trans yağdan uzak durulmalıdır. Trans yağlar bir çok ciddi soruna yol açar. Kalp sorunları, kolesterol ve obezite bunların en çok bilinenidir. Az bilinen ise beyne de oldukça zarar verdiğidir. Refleksleri öldürür, beyin işlevinin kalitesini düşürür. Ayrıca felç riskini de maksimum düzeye çıkarır. Alzheimer benzeri etkileri de uzun vadede ortaya çıkar. 10. Yapay tatlandırıcılar İnsanlar zayıflamak için şeker yerine yapay tatlandırıcı kullanırlar. Bunların daha az kalori içerdiği doğru olsa da faydasından çok zararı vardır. Uzun kullanımlarda beyin hasarına ve zihinsel bozukluklara yol açar. 11. Nikotin Nikotinin zararları saymakla bitmez. Beyinle ilgili olanına gelince... Vücudunuzun en önemli organı olan beyninize kan gitmesini engeller... Kan gitmezse oksijen de gitmez.. Bu da beyninizin yavaş yavaş ölmesine yol açar. Kılcal damarları tıkadığı için nörotransmitterlerin üretilmesine engel olur ve işlevini engeller... Bu da sinir sistemini tüketir.
Boza Kilo Aldırır mı? 02:10
Boza Kilo Aldırır mı? 45 izlenme - 3 ay önce Diyet nedir? Diyet kavramı çoğu zaman katı kuralları olan, düşük kalori içeren veya bazı yiyeceklerin yasaklandığı beslenme düzeni olarak değerlendirilir. Aslında diyet kelimesi bir insanın ya da hayvanın yediği ve içtiği her şeyi kapsar. İsterseniz günde binlerce kalori tüketin isterseniz bin kalori gibi çok az kalori alın bunların her ikisi de diyet tanımı içindedir. Gün içinde tükettiğiniz her şey uyguladığınız diyeti oluşturur ve diyetiniz sizi şişmanlatabilir, zayıflatabilir, mevcut kilonuzu korumanızı sağlayabilir, hastalanmanıza yada sağlıklı kalmanıza neden olabilir. Standart diyetler dışında hastalıklara özel uygulanan diyetler de bulunur. Örneğin diyabet hastasıysanız uygulamanız gereken özel bir diyet programınız olmalıdır. Ya da profesyonel bir sporcunun da kendine has bir diyet programı olması gerekir. Çok zayıf bir kişiye de kilo alması için kilo alma diyeti uygulanır. Bizim burada odaklanacağımız diyet ise kilo verme amaçlı yapılan diyetlerdir. Diyet nasıl yapılır? Sağlıklı diyet nasıl olur? Bir diyete başlamadan önce o diyetin sağlığınız ve kilo verme hedefiniz üzerinde nasıl etkileri olabileceği hakkında fikriniz olmalıdır. Sağlıklı bireyler ya da herhangi bir kronik hastalığı olmayan kişiler bir zayıflama diyetini uygulamaya başlamadan önce o diyetin gerçekçi, kalıcı ve sağlıklı bir yöntem olup olmadığını aşağıdaki sorulara vereceği cevaplarla ulaşmalı ve yanlış bir diyet uygulayarak zaman, emek ve en önemlisi sağlık kaybına uğramamalıdır. Önerilen diyeti ne kadar süreyle uygulayacaksınız? Size önerilen diyet örneğin 2 haftalık ya da 3 aylık bir diyet ise onu elinin tersi ile itin. Özellikle çok kısa süreli olanlardan arkanıza bakmadan kaçın. Çünkü bu diyetler beslenmenizde kalıcı değişiklik yaratmayacaktır. Diyeti bıraktığınızda eski beslenme alışkanlıklarınıza geri döner, katı bir diyetten çıktığınız için özlemle yiyeceklere saldırır ve verdiklerinizden daha fazlasını geri alırsınız. Önerilen diyette yasaklar var mı? Diyette yağ ya da karbonhidratlar yasak ise uzak durun. Çünkü her besin ögesinin vücuttaki görevi faklıdır ve eksikliği vücudun sağlıklı işleyişini en iyi ihtimalle aksatır. Çok sevdiğiniz ama sağlıksız ve kilo almanıza neden olan şekerli, yağlı yiyeceklere bir sınırlama getirilebilir ama tamamen yasaklama uygulanabilir değildir. Yapacağınız diyetin sizi çılgına çevirecek katı kuralları olmamalıdır. Bu durum psikolojinizi bozarak o diyeti ve normal yaşantınızı sürdüremez hale getirecektir. Önerilen diyette x besini abartılı olarak yer alıyor mu? Bazı diyetler bir besinin adı ile anılır. Örneğin lahana diyeti, ayran diyeti gibi diyetler bu gruptadır. Bütün gün size o besin ağırlıklı bir beslenme öneren bu diyet sağlıksızdır ve beslenme davranışınızda kalıcı bir farklılık yaratmayacağı için kilo verseniz dahi o kiloları kısa sürede tekrar geri alırsınız. Kilo verme konusunda hiçbir besin tek başına mucize yaratamaz. Önemli olan her besinden tüketerek hem vücudun sağlıklı işleyişinin korunması hem de sürdürülebilir bir beslenme ile kilo verme ve verilen kiloda kalma hedeflerinin sağlanmasıdır. Önerilen diyet günlük kalori ihtiyacınıza ne kadar uzak? Her kişinin yaşı, boyu, fiziksel aktivitesi vs. gibi farklı kriterlere bağlı olarak gereksinim duyduğu günlük kalori miktarı farklıdır. Kilonuzu durağan halde tutacak olan günlük kalori gereksinimizin çok altındaki bir diyet önerisinden uzak durun. Yani günlük kalori ihtiyacınız 2000 kalori ise ve size 1000 kalorilik bir diyet öneriliyorsa bunu reddedin. Çünkü böyle bir diyete başlarsanız hem sürdüremezsiniz hem de metabolizmanızı yavaşlatarak diyeti bıraktığınızda verdiğinizden fazlasını geri alırsınız. Önerilen diyetin öğün düzeni nasıl? Bir diyet kahvaltı içermiyorsa, günde 1 yada 6-7 öğün öneriyorsa ve öğünlerin zamanında alınması gerektiği belirtilmiyorsa bunlardan da kaçının. İdeal öğün düzeni 3 ana öğün şeklindedir. Öğün atlanarak ya da çok sık yemek yiyerek kilo verme hedefinize ulaşmanız çok zor ve sağlıksızdır..
İdrar Kaçırma 03:14
İdrar Kaçırma 603 izlenme - 3 yıl önce İdrar kaçırma sorunu kadınlarda daha çok ortaya çıkan bir problem. Normal günlük işler sırasında, ani ve istemsiz olarak idrarın idrar yolundan dışarı çıkışı "idrar kaçırma" olarak tanımlanmaktadır. Bu durum pek çok kadında utançlık ve sıkıntı yaratır. Bazı kadınlarda günlük yaşamı sınırlandıracak kadar şiddetli olarak da kendini gösterebilir. Profesyonel, sosyal ve kişisel aktiviteleri etkileyebilen bu problemden kurtulup eskisi gibi özgür yaşama dönmek için ve hayat kalitesini artırabilmek için farklı çözüm olasılıkları vardır. Güldüğünüzde, öksürdüğünüzde veya hapşırdığınızda, yürürken veya egzersiz yaparken, ağır bir eşya kaldırırken, oturur ya da yatar durumdan ayağa kalktığınızda idrar kaçırıyorsanız ve bu durumdan kurtulmak için gün boyunca sık sık tuvalete gitmek zorunda kalıyorsanız uzmana başvurmalısınız. İdrar yapma hissi geldiğinde tuvalete yetişemiyorsanız ve tuvalette hiçbir zaman idrarınızı tamamen boşaltamadığınız hissine kapılıyorsanız da uzman görüşü almanız faydalı olacaktır. Böylece eğer varsa idrar kaçırmanızın nedeni ve tipi saptanarak en iyi tedaviye giden yolda ilk adımı atmış olursunuz. Doktorunuz ile, idrar kaçırma konusunu açıkça konuşmanız, tedavi seçeneklerini öğrenmenizi ve bir zamanlar yaşadığınız tam ve aktif yaşam tarzını yeniden kazanmanızı sağlayabilir. İdrar Kaçırma Tipleri İdrar kaçırmanın sebebine bakıldığında dört tip idrar kaçırmanın mevcut olduğu görülüyor. Stres Tipi İdrar Kaçırma: Kadınlardaki idrar kaçırmanın en sık görülen nedenidir. Ani hareketlerle örneğin gülerken, öksürürken, hapşırırken, yürürken, egzersiz yaparken vb. istemsiz idrar kaçırma görülüyor. İki temel nedeni vardır: "Birincisi ve en sık olanı pelvik taban kaslarının zayıflığıdır. Pelvik taban kasları alt idrar yolu organlarını destekler. Güçlü bir pelvik taban üretrayı idrar yapma zamanı gelinceye kadar kapalı tutar. Pelvik taban zafiyeti olduğunda karın iç basıncını artıracak durumlar ( egzersiz, öksürme vb.) üretranın açılmasına ve idrar kaçırmasına neden olur. Çok sayıda müdahaleli doğum, iri bebek doğurma, obezite, ailesel yatkınlık ve menopoz risk faktörleri olarak sayılabilir. Bir diğer nedeni mesane boşalmasını kontrol eden kasların yetersizliğidir. Bu kaslar mesane dolarken üretrayı kapalı tutar, idrar zamanı gelince gevşeyerek idrar yapmaya izin verir. Sfinkter denen bu kasların yetmezliği varlığında kaslar görevlerini yapamadıkları için çeşitli hareketler sırasında (öksürme, egzersiz vb.) idrar kaçırılır." Urge Tipi İdrar Kaçırma: Güçlü bir tuvalete gitme ihtiyacı hissedildiği anda tuvalete yetişemeden idrar kaçırma olayına bu tipte rastlanıyor. Stres idrar kaçırmadan farklı olarak pelvik tabandaki zayıflıktan değil, mesane kaslarının aşırı aktif olmasından kaynaklanıyor. Miks Tip İdrar Kaçırma: Stres idrar kaçırma ve urge idrar kaçırmanın bir arada olduğu durumlarda miks idrar kaçırmadan söz ediliyor. Taşma Tipi İdrar Kaçırma: Mesanede kapasitenin üzerinde idrar depolandığında idrar yapma zorunluluğu hissetmeden küçük miktarda idrar kaçırma görülüyor. Kişi hiçbir zaman mesanesini tamamen boşaltamadığı hissine kapılıyor. Diyabet, pelvik yaralanma, geniş pelvik cerrahi, omurilik yaralanmaları, multipleskleroz gibi durumlarda kas tonusunun kaybolması sonucu oluşuyor. İdrar kaçırmanın tedavisi nasıl olmaktadır? Herkeste ve her tip idrar kaçırmada her tedavi yaklaşımı etkili olmayabiliyor. Bu açıdan en doğru tedavinin idrar kaçırma tipine göre belirlenmesi gerekir. http://www.doktortv.com/ http://www.izlesene.com/doktortv
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu'ndan Sigara Bıraktırma Kürü 04:27
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu'ndan Sigara Bıraktırma Kürü 501 izlenme - 3 yıl önce Kanal A'da programa katılan Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu Sigara Bıraktırma Kürünün tarifini verdi...
İdrar Kaçırma Tedavisi Nasıl Yapılır? 03:57
İdrar Kaçırma Tedavisi Nasıl Yapılır? 376 izlenme - 3 yıl önce Prof. Dr. Ali Fuat Demirci İdrar Kaçırma Tedavisi Nasıl Yapılır? Sorusunu yanıtlıyor. İdrar kaçırması olan hastanın tedavi seçimi şikayetlerinin ağırlığına ve muayene bulgularının değerlendirilmesine bağlı olarak yapılmaktadır. Hastanın şikayetleri hafifse ya da sıkışma tarzında idrar kaçırma varsa ameliyat dışı yöntemler ile tedavi edilir ve hastalığın ilerlemesi durdurulabilir. Ameliyat dışı yöntemler ilaç, davranış tedavisi, fizik tedavi, peserler, Kegel egzersizleri, botoks ve manyetik sandelyedir. Bu tedavilerden manyetik sandalye son yıllarda öne çıkmıştır. Avantajı hastanın giysileriyle manyetik alan oluşturan bir koltuğa oturmasıdır. Bu manyetik alan idrar torbası, kalın barsağın son kısmı, pelvis tabanını çalıştırarak etkili olmaktadır. Bu yöntem yalnız idrar kaçırmada değil genişlemiş vajina, gaz, gayta kaçırma, orgazm bozukluklarında da etkilidir. Ayrıca gece kaçırmaları ve prostat ameliyatı sonrası kaçırmalarda kullanılmaktadır. Hastanın şikayetleri ciddi ve yaşam kalitesini olumsuz etkiliyorsa, stres tip kaçırması ya da karma idrar kaçırması varsa tedavi seçeneği ameliyattır. Ameliyat düşünülen hastanın çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Unutmayalımki en etkili ameliyat ilk ameliyattır ve ameliyat sayısı arttıkça başarı oranı düşmektedir. Maalesef, hastalarımızın bir kısmını geçirilmiş başarısız ameliyat olan hastalar oluşturmaktadır. Son 20 yıldır idrar kaçırma ameliyatlarında adeta bir devrim olmuş ve uzun dönem başarı oranı % 90’ın üzerinde olan yeni ameliyat tipleri geliştirilmiştir. Bu ameliyatlar lokal anestezi ile 1-2 santimetrelik çok küçük kesilerle 15-20 dakikada yapılmakta ve hasta hastanede kalmamaktadır. Bu ameliyatlarda idrar torbasından idrarın dışarı akmasını sağlayan üretra dediğimiz boru şeklindeki organın altına ameliyat ipliklerinden örülmüş 1 santimetre genişliğinde yapay bir bant yerleştirilir(Şekil 1). İstirahat halinde üretra gevşek bırakılan bant üzerine binmemektedir. Bu nedenle üretra fonksiyonları etkilenmez. Ikınma ve öksürme gibi pozisyonlarda üretra bant üzerine binmekte ve üretra katlandığı için hasta idrar kaçırmamaktadır(Şekil 2). Bu bant yerleştirilerek normalde olan ama gevşeyen uretropelvik bağ yapay olarak yeniden oluşturulur. Geçmişte kullandığımız ameliyatlar genel anestezi gerektirmekte, karında ya da vajinada geniş kesiler yapılmakta ve hasta bir kaç gün hastanede kalmaktaydı. Ayrıca ameliyat sonrası idrar yapamama sorunuyla sık karşılaşılmaktaydı. Başarı oranları ise düşüktü.
Bakire Olan Kişilerde Akıntı Görülür Mü? 00:52
Bakire Olan Kişilerde Akıntı Görülür Mü? 292 izlenme - 3 yıl önce Prof. Dr. Ali Fuat Demirci Bakire Olan Kişilerde Akıntı Görülür mü? Sorusunu yanıtlıyor. Bakire olanlarda da normal üretim çağında ki bir kadında yumurtlama döneminde akıntının olması normaldir.Bu spermin serviksi ve vajeni geçip rahim ağzını ve rahmi geçip yumurtayla buluşması için gerekli bir şeydir.Dolayısıyla her kadında yumurtlama döneminde şeffaf kokusuz sümüksü bir akıntının olması normaldir.Bu döllenmenin gerçekleşmesi için gerekli bir şeydir.Bu bağlamda da bakire kadınlarda yumurtlama dönemlerinde akıntı görülebilir.Eğer bu akıntı kokulu ve renkli değilse normal kabul ediyoruz.
İbrahim Saraçoğlu - Sivilce Nasıl Geçer ve Tedavi Edilir? 08:04
İbrahim Saraçoğlu - Sivilce Nasıl Geçer ve Tedavi Edilir? 338 izlenme - 3 yıl önce Portakal ve greyfurt suyu içmeyi önermeyen dr.İbrahim saraçoğlu, uzun saçlılara saçlarını toplamalarını önerdi.
Makat Hastalıkları İçin Hangi Doktora Gidilir? 30:04
Makat Hastalıkları İçin Hangi Doktora Gidilir? 30 izlenme - 3 ay önce Anal bölgede görülen hastalıklar özellikle (Hemoroid, Anal Fissür, Anal Hematom) kabızlık ve ıkınma ile alakalıdır. Bunun dışında kıl dönmesi, apse, fistül gibi daha birçok hastalık daha bulunmaktadır. Op. Dr. Seher Şirin makat hastalıkları, teşhis ve tedavisine dair bilgilere yer veriyor.
Kepçe Kulak Estetiğinde Nelere Dikkat Edilmeli? 02:57
Kepçe Kulak Estetiğinde Nelere Dikkat Edilmeli? 353 izlenme - 3 yıl önce Kulak Şekli bozuklukları, doğuştan görülen bozukluklardır. Doğuştan tek kulağın veya çift kulağın, baş bölgemizden geniş bir açıyla ayrılmış olup, kulak kıvrımları olmayabilir. Dışarıdan bakıldığında, baş bölgesinde, kulak şekli orantısızlıkları fark edilir. Kepçe kulak şekil bozukluğuna sahip kişilerle, normal kişiler arasında, genellikle kulak büyüklükleri aynıdır. Bu şekil bozukluklarını ve kıvrımlarının düzeltilmesi ameliyatına "Kulak Estetiği" veya "Kepçe Kulak Ameliyatı" denilir. İlkokul çağında, çocukların kulakları, arkadaşları tarafından alay konusu olabilecek kadar fark edilir. Aileler kepçe kulaklı çocukların okulda arkadaşları tarafından alay konusu olup olmadığını takip etmesi, çocuklarımızın psikolojisi açısından önemlidir. Kepçe kulakları nedeni ile psikolojik problemler yaşayan çocuklar için, psikoloji uzmanlarından destek almanız önemlidir. Kepçe Kulak Ameliyatında Amaç Nedir? Kepçe kulak ameliyatında amaç kulak şeklini değiştirmektir. Kepçe kulak ameliyatında, kulak kepçesinin arkasından, kulak kıkırdağına kalıcı dikişlerle şekil vermektir. Kepçe Kulak Ameliyatı Nasıl Yapılır? Kepçe Kulak ameliyatlarında, kulağa normal yeni şekil verilirken, bazı tekniklerde tam kulak arkasında bir kesi yapılıyor, bazılarında kulak önünden kesiler tercih ediliyor. Ameliyatın esası kulak kepçesinin arkasından, kulak kıkırdağına kalıcı dikişlerle şekil vermektir. Elde edilen şekil değişikliği böylece kalıcı olmaktadır. Kepçe Kulaklar ile Normal Kulaklar Arasında Fark? Kulak baş bölgesinden, belli bir açı ile ayrılır. Kepçe kulakları olan kişilerde, kulağın baş bölgesi ile yaptığı açı olması gerekenden daha fazla olabilir. Kulaklarımıza arkadan bakıldığında, bu açı fazlalığı daha da belirgindir. Ayrıca kulağın üst yarısında olması gereken kıvrımlar oluşmamış olabilir. Kulak Estetiği İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular Kepçe Kulak Ameliyatı Kaç Yaşında Yapılabilir? En küçük yaşta yapılan estetik ameliyatı Kulak Estetiği veya Kepçe Kulak ameliyatıdır. Çocukların, kulakları nedeni ile psikolojileri bozulduğundan, çok küçük yaşlarda yapılabilmektedir. Bir çocuğun kulakları 6 yaşında erişkin haline çok yakındır. Bu nedenle en erken olarak 6 yaşında bu ameliyatlar yapılabilir. Bunun dışında herhangi bir yaşta kepçe kulak ameliyatları yapılabilmektedir. Kepçe kulak ameliyatı, küçük yaşlarda yapılıyorsa, bilinmesi gereken en önemli bilgi, operasyon öncesi çocuklarla çok iyi bilgi vermek ve çok iyi konuşulması gerektiğidir. Kepçe Kulak Ameliyatı Anestezisi Nasıl Olmalı? Kepçe Kulak Ameliyatı İyileşme Süresi Hastaların çoğu ameliyat günü taburcu edilir. Doktorunuz sargıları açtıktan sonra, yıkanmanız konusunda sizi bilgilendirecektir. Bazı kişiler ameliyattan sonra, kulaklarını koruyabilmek için tenisçi bandı yada saç bandı kullanmaktadırlar. Kulak Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir? Ameliyattan sonra bir hafta süre ile özel bir bandaj verilir. Bir hafta sonra tamamen normal görünüm sağlanmaktadır. http://www.doktortv.com/ http://www.izlesene.com/doktortv
Doğum Esnasında Yaşanan Zorluklar Nelerdir? 01:34
Doğum Esnasında Yaşanan Zorluklar Nelerdir? 63 izlenme - 9 ay önce Gebe kendini nasıl doğum yapmak istiyorsa, doğum şeklini nasıl seçtiyse ona mutlaka hazırlamalıdır. Özellikle normal doğum esnasında yaşadığımız en büyük zorluk annenin bu işten korkmasıdır. Ağrılar başladığı zaman ben bu işi yapamayacağım, çok ağrım var diye korkmaktadır. Diğer bir zorluk ıkınmaktır, annenin ıkınmayı öğrenmesi gerekir. Koordineli bir şekilde ıkınması lazımdır ki bebek doğum kanalında çok uzun süre kalmasın, oksijensiz kalmadan bir an önce dışarıya çıksın. Onun dışında doğum sırasında eğer bebekte geliş anomalisi varsa; doğum süresi uzun sürebilir, bu sürede bebek oksijensiz kalabilir. Bazen kafa çıkıyor, omuz takılabiliyor ya da bebek doğuyor ama plesanta ayrılmıyor, geç ayrılıyor, ayrıldıktan sonra annelerde kanamalar olabiliyor. Bu tür komplikasyonlar bizim oldukça nadir gördüğümüz komplikasyonlar olduğu için genelde hastalar mutlu ve huzurlu şekilde bebeklerini kucaklarına alıyorlar.
Amerika'da Teşhis Ve Tedavi-Trt Anadolu 07:25
Amerika'da Teşhis Ve Tedavi-Trt Anadolu 286 izlenme - 4 yıl önce Amerika'da teşhis ve tedavi, kanser tedavisi, çocuk hastalıkları, kalp ameliyatı, beyin ameliyatı, felç tedavisi
Dans Ederek Formda Kalın 04:41
Dans Ederek Formda Kalın 129 izlenme - 3 yıl önce Dans Ederek Formda Kalın Dilara Koçak ile İyi Yaşam Kilo bütün kadınların sorunu dans ederek kilo vermeye ne dersiniz
Göbek ve Kalça Eriten Diyet 02:14
Göbek ve Kalça Eriten Diyet 15 izlenme - 3 ay önce Diyet nedir? Diyet kavramı çoğu zaman katı kuralları olan, düşük kalori içeren veya bazı yiyeceklerin yasaklandığı beslenme düzeni olarak değerlendirilir. Aslında diyet kelimesi bir insanın ya da hayvanın yediği ve içtiği her şeyi kapsar. İsterseniz günde binlerce kalori tüketin isterseniz bin kalori gibi çok az kalori alın bunların her ikisi de diyet tanımı içindedir. Gün içinde tükettiğiniz her şey uyguladığınız diyeti oluşturur ve diyetiniz sizi şişmanlatabilir, zayıflatabilir, mevcut kilonuzu korumanızı sağlayabilir, hastalanmanıza yada sağlıklı kalmanıza neden olabilir. Standart diyetler dışında hastalıklara özel uygulanan diyetler de bulunur. Örneğin diyabet hastasıysanız uygulamanız gereken özel bir diyet programınız olmalıdır. Ya da profesyonel bir sporcunun da kendine has bir diyet programı olması gerekir. Çok zayıf bir kişiye de kilo alması için kilo alma diyeti uygulanır. Bizim burada odaklanacağımız diyet ise kilo verme amaçlı yapılan diyetlerdir. Diyet nasıl yapılır? Sağlıklı diyet nasıl olur? Bir diyete başlamadan önce o diyetin sağlığınız ve kilo verme hedefiniz üzerinde nasıl etkileri olabileceği hakkında fikriniz olmalıdır. Sağlıklı bireyler ya da herhangi bir kronik hastalığı olmayan kişiler bir zayıflama diyetini uygulamaya başlamadan önce o diyetin gerçekçi, kalıcı ve sağlıklı bir yöntem olup olmadığını aşağıdaki sorulara vereceği cevaplarla ulaşmalı ve yanlış bir diyet uygulayarak zaman, emek ve en önemlisi sağlık kaybına uğramamalıdır. Önerilen diyeti ne kadar süreyle uygulayacaksınız? Size önerilen diyet örneğin 2 haftalık ya da 3 aylık bir diyet ise onu elinin tersi ile itin. Özellikle çok kısa süreli olanlardan arkanıza bakmadan kaçın. Çünkü bu diyetler beslenmenizde kalıcı değişiklik yaratmayacaktır. Diyeti bıraktığınızda eski beslenme alışkanlıklarınıza geri döner, katı bir diyetten çıktığınız için özlemle yiyeceklere saldırır ve verdiklerinizden daha fazlasını geri alırsınız. Önerilen diyette yasaklar var mı? Diyette yağ ya da karbonhidratlar yasak ise uzak durun. Çünkü her besin ögesinin vücuttaki görevi faklıdır ve eksikliği vücudun sağlıklı işleyişini en iyi ihtimalle aksatır. Çok sevdiğiniz ama sağlıksız ve kilo almanıza neden olan şekerli, yağlı yiyeceklere bir sınırlama getirilebilir ama tamamen yasaklama uygulanabilir değildir. Yapacağınız diyetin sizi çılgına çevirecek katı kuralları olmamalıdır. Bu durum psikolojinizi bozarak o diyeti ve normal yaşantınızı sürdüremez hale getirecektir. Önerilen diyette x besini abartılı olarak yer alıyor mu? Bazı diyetler bir besinin adı ile anılır. Örneğin lahana diyeti, ayran diyeti gibi diyetler bu gruptadır. Bütün gün size o besin ağırlıklı bir beslenme öneren bu diyet sağlıksızdır ve beslenme davranışınızda kalıcı bir farklılık yaratmayacağı için kilo verseniz dahi o kiloları kısa sürede tekrar geri alırsınız. Kilo verme konusunda hiçbir besin tek başına mucize yaratamaz. Önemli olan her besinden tüketerek hem vücudun sağlıklı işleyişinin korunması hem de sürdürülebilir bir beslenme ile kilo verme ve verilen kiloda kalma hedeflerinin sağlanmasıdır. Önerilen diyet günlük kalori ihtiyacınıza ne kadar uzak? Her kişinin yaşı, boyu, fiziksel aktivitesi vs. gibi farklı kriterlere bağlı olarak gereksinim duyduğu günlük kalori miktarı farklıdır. Kilonuzu durağan halde tutacak olan günlük kalori gereksinimizin çok altındaki bir diyet önerisinden uzak durun. Yani günlük kalori ihtiyacınız 2000 kalori ise ve size 1000 kalorilik bir diyet öneriliyorsa bunu reddedin. Çünkü böyle bir diyete başlarsanız hem sürdüremezsiniz hem de metabolizmanızı yavaşlatarak diyeti bıraktığınızda verdiğinizden fazlasını geri alırsınız. Önerilen diyetin öğün düzeni nasıl? Bir diyet kahvaltı içermiyorsa, günde 1 yada 6-7 öğün öneriyorsa ve öğünlerin zamanında alınması gerektiği belirtilmiyorsa bunlardan da kaçının. İdeal öğün düzeni 3 ana öğün şeklindedir. Öğün atlanarak ya da çok sık yemek yiyerek kilo verme hedefinize ulaşmanız çok zor ve sağlıksızdır..
İdrar Kaçırma Ameliyatları 02:10
İdrar Kaçırma Ameliyatları 145 izlenme - 3 yıl önce İdrar kaçırması olan hastanın tedavi seçimi şikayetlerinin ağırlığına ve muayene bulgularının değerlendirilmesine bağlı olarak yapılmaktadır. Hastanın şikayetleri hafifse ya da sıkışma tarzında idrar kaçırma varsa ameliyat dışı yöntemler ile tedavi edilir ve hastalığın ilerlemesi durdurulabilir. Ameliyat dışı yöntemler ilaç, davranış tedavisi, fizik tedavi, peserler, Kegel egzersizleri, botoks ve manyetik sandelyedir. Bu tedavilerden manyetik sandalye son yıllarda öne çıkmıştır. Avantajı hastanın giysileriyle manyetik alan oluşturan bir koltuğa oturmasıdır. Bu manyetik alan idrar torbası, kalın barsağın son kısmı, pelvis tabanını çalıştırarak etkili olmaktadır. Bu yöntem yalnız idrar kaçırmada değil genişlemiş vajina, gaz, gayta kaçırma, orgazm bozukluklarında da etkilidir. Ayrıca gece kaçırmaları ve prostat ameliyatı sonrası kaçırmalarda kullanılmaktadır.
Diyette Beyaz Leblebi Mi Sarı Leblebi Mi Tüketilmeli? 01:50
Diyette Beyaz Leblebi Mi Sarı Leblebi Mi Tüketilmeli? 14 izlenme - 3 ay önce Leblebi zayıflama diyetlerinde sıkça tükettiğimiz bir besin. Peki beyaz leblebi mi sarı leblebi mi daha hafif? İşte cevabı... Diyet nedir? Diyet kavramı çoğu zaman katı kuralları olan, düşük kalori içeren veya bazı yiyeceklerin yasaklandığı beslenme düzeni olarak değerlendirilir. Aslında diyet kelimesi bir insanın ya da hayvanın yediği ve içtiği her şeyi kapsar. İsterseniz günde binlerce kalori tüketin isterseniz bin kalori gibi çok az kalori alın bunların her ikisi de diyet tanımı içindedir. Gün içinde tükettiğiniz her şey uyguladığınız diyeti oluşturur ve diyetiniz sizi şişmanlatabilir, zayıflatabilir, mevcut kilonuzu korumanızı sağlayabilir, hastalanmanıza yada sağlıklı kalmanıza neden olabilir. Standart diyetler dışında hastalıklara özel uygulanan diyetler de bulunur. Örneğin diyabet hastasıysanız uygulamanız gereken özel bir diyet programınız olmalıdır. Ya da profesyonel bir sporcunun da kendine has bir diyet programı olması gerekir. Çok zayıf bir kişiye de kilo alması için kilo alma diyeti uygulanır. Bizim burada odaklanacağımız diyet ise kilo verme amaçlı yapılan diyetlerdir. Diyet nasıl yapılır? Sağlıklı diyet nasıl olur? Bir diyete başlamadan önce o diyetin sağlığınız ve kilo verme hedefiniz üzerinde nasıl etkileri olabileceği hakkında fikriniz olmalıdır. Sağlıklı bireyler ya da herhangi bir kronik hastalığı olmayan kişiler bir zayıflama diyetini uygulamaya başlamadan önce o diyetin gerçekçi, kalıcı ve sağlıklı bir yöntem olup olmadığını aşağıdaki sorulara vereceği cevaplarla ulaşmalı ve yanlış bir diyet uygulayarak zaman, emek ve en önemlisi sağlık kaybına uğramamalıdır. Önerilen diyeti ne kadar süreyle uygulayacaksınız? Size önerilen diyet örneğin 2 haftalık ya da 3 aylık bir diyet ise onu elinin tersi ile itin. Özellikle çok kısa süreli olanlardan arkanıza bakmadan kaçın. Çünkü bu diyetler beslenmenizde kalıcı değişiklik yaratmayacaktır. Diyeti bıraktığınızda eski beslenme alışkanlıklarınıza geri döner, katı bir diyetten çıktığınız için özlemle yiyeceklere saldırır ve verdiklerinizden daha fazlasını geri alırsınız. Önerilen diyette yasaklar var mı? Diyette yağ ya da karbonhidratlar yasak ise uzak durun. Çünkü her besin ögesinin vücuttaki görevi faklıdır ve eksikliği vücudun sağlıklı işleyişini en iyi ihtimalle aksatır. Çok sevdiğiniz ama sağlıksız ve kilo almanıza neden olan şekerli, yağlı yiyeceklere bir sınırlama getirilebilir ama tamamen yasaklama uygulanabilir değildir. Yapacağınız diyetin sizi çılgına çevirecek katı kuralları olmamalıdır. Bu durum psikolojinizi bozarak o diyeti ve normal yaşantınızı sürdüremez hale getirecektir. Önerilen diyette x besini abartılı olarak yer alıyor mu? Bazı diyetler bir besinin adı ile anılır. Örneğin lahana diyeti, ayran diyeti gibi diyetler bu gruptadır. Bütün gün size o besin ağırlıklı bir beslenme öneren bu diyet sağlıksızdır ve beslenme davranışınızda kalıcı bir farklılık yaratmayacağı için kilo verseniz dahi o kiloları kısa sürede tekrar geri alırsınız. Kilo verme konusunda hiçbir besin tek başına mucize yaratamaz. Önemli olan her besinden tüketerek hem vücudun sağlıklı işleyişinin korunması hem de sürdürülebilir bir beslenme ile kilo verme ve verilen kiloda kalma hedeflerinin sağlanmasıdır. Önerilen diyet günlük kalori ihtiyacınıza ne kadar uzak? Her kişinin yaşı, boyu, fiziksel aktivitesi vs. gibi farklı kriterlere bağlı olarak gereksinim duyduğu günlük kalori miktarı farklıdır. Kilonuzu durağan halde tutacak olan günlük kalori gereksinimizin çok altındaki bir diyet önerisinden uzak durun. Yani günlük kalori ihtiyacınız 2000 kalori ise ve size 1000 kalorilik bir diyet öneriliyorsa bunu reddedin. Çünkü böyle bir diyete başlarsanız hem sürdüremezsiniz hem de metabolizmanızı yavaşlatarak diyeti bıraktığınızda verdiğinizden fazlasını geri alırsınız. Önerilen diyetin öğün düzeni nasıl? Bir diyet kahvaltı içermiyorsa, günde 1 yada 6-7 öğün öneriyorsa ve öğünlerin zamanında alınması gerektiği belirtilmiyorsa bunlardan da kaçının. İdeal öğün düzeni 3 ana öğün şeklindedir. Öğün atlanarak ya da çok sık yemek yiyerek kilo verme hedefinize ulaşmanız çok zor ve sağlıksızdır..
İdrar Kaçırma Nedenleri Nelerdir? 02:01
İdrar Kaçırma Nedenleri Nelerdir? 123 izlenme - 3 yıl önce Prof. Dr. Ali Fuat Demirci İdrar Kaçırma Nedenleri Nelerdir? Sorusunu yanıtlıyor. İlerleyen yaş Fazla kilolu olmaz, obezite Kalıtımsal sebepler Kabızlık İdrar enfeksiyonları (kadınlarda sistit, mesane iltihabı) Vajinal enfeksiyonlar İdrar taşları ve tümörleri Zor doğumlar, Menopozla ilişkili hormonal değişiklikler Şua tedavisi Sinirsel hastalıklar ve erkeklerde görülen prostat büyümesi Kadınlarda devamlı idrar kaçırmaya sebep: mesane-vajina arasında ya da böbrekle mesane arasındaki idrar borusu (üreter) vajina arasında oluşacak birleşmeler Kontrolsüz şeker hastalığı Alkolizim Prostat kanseri için yapılan ameliyatlar Adele gevşeten, tansiyon düşürücü, idrar söktürücü, sakinleştirici, depresyona karşı alınan ilaçlar, alerji ilaçları da idrar kaçırmaya sebep olabilir. Beyin fonksiyonlarında yavaşlamaya neden olan hastalıklar (demans, alzheimer, damarsal hastalıklar vb) Yukarıda sayılanları genelde idrar kaçırma sorunu için neden olarak sayabiliriz.
Doğumun Başladığı Nasıl Anlaşılır? 00:32
Doğumun Başladığı Nasıl Anlaşılır? 30 izlenme - 9 ay önce Bazı hastada su gelir, bazı hastalar nişan atar, bazı hastalar direk ağrı ile ya da kanamayla gelirler. Kişiden kişiye doğumun başlangıç şekli değişir. Bir gebe suyu geldiği zaman, kanaması ve ağrıları başladığı zaman mutlaka doğum doktoru ile koordine halinde olmalıdır.
Çocuklarda Sınav Kaygısı 02:48
Çocuklarda Sınav Kaygısı 126 izlenme - 3 yıl önce Sınav kaygısının önüne geçmek için ne yapılmalıdır? Çocuklar okula başlayana kadar rüya gibi bir dönem geçirir. Uyanık geçirdikleri sürenin neredeyse tamamında oyun oynar, yeni keşifler yapar ve sevdikleri insanlarla bir arada vakit geçirirler. Ancak okulun başlamasıyla birlikte bu dönem sona erer. Artık hayatlarında daha önceki döneme göre çok daha belirgin bir şekilde ortaya çıkan bir kavram vardır:sorumluluk… Öğrenilmesi gereken konular, yapılması gereken ödevler, tekrar edilmesi gereken dersler, okula vaktinde gitmek için uyanılması gereken saatler ve güzel bir karne getirebilmek ya da iyi eğitim veren okullara girebilmek için geçilmesi gereken sınavlar… Öğrencilerin akademik başarılarını ölçmek amacıyla uygulanmakta olan sınav sistemine çocuklar birbirlerinden farklı şekilde tepki verirler. Bazı öğrenciler için sınava hazırlık ve sınav süreci eğitimin ‘olağan’ parçalarıdır. Dolayısıyla sınav performanslarını olumsuz yönde etkileyen bir sorun yaşamazlar. Bazı öğrenciler için ise sınava hazırlık ve sınav süreci oldukça kaygı vericidir. Bu çocuklarda başarısız olma korkusu o kadar yoğun yaşanır ki, sınav anında sahip oldukları bilgileri kullanmakta zorlanırlar. Buna bağlı olarak da sınav öncesindeki kötü senaryo gerçek olur: çalışmalarının karşılığında beklediklerinden daha düşük bir sonuç alırlar. Başarısız olma korkusunun başarısız olma ile sonlandığı bir kısır döngü oluşur. Bu kısır döngüye girmemek ya da performansı olumsuz etkileyen kaygıdan kurtulmak için sadece çocuklara değil ailelere ve öğretmenlere de görev düşmektedir. Başarısız olma korkusu olarak adlandırabileceğimiz sınav kaygısını yaşayan öğrenciler sınava hazırlanırken, sınav anında ve sonrasında pek çok farklı belirti gösterebilir. Bu belirtiler zihinsel, duygusal ya da bedensel kökenli olabilir. Bu belirtilerin anne-babalar ve öğretmenler tarafından gözlenmesi sıkıntının giderilmesinde büyük önem taşır. Çünkü çocuklar sıkıntı ve ihtiyaçlarını belirtmekte yetişkinlerden daha çok güçlük çeker. Bir öğrencinin yüksek düzeyde sınav kaygısı yaşadığı nasıl anlaşılır? Düşüncelerini toparlayamama ve ifade edememe, Unutkanlık veya öğrendiklerini aktaramama, Dikkat ve konsantrasyon güçlüğü, Bilgileri anlamada güçlük çekme, Çarpıntı ve düzensiz kalp atışı, Düzensiz solunum ve solunumda güçlük, Ellerde titreme ve ateş basması hissi, Baş dönmesi, Kas yorgunlukları ve uyuşma, Terleme ya da üşüme Mide krampları ve baş ağrısı Gerginlik ve sinirlilik, Heyecan ve panik, Karamsarlık ve güvensizlik, Korku Anne, baba ve öğretmenler çocuklara nasıl yardımcı olabilir? Kaygıyı yok etmeye çalışmayın: Amaç kaygıyı tümüyle ortadan kaldırmak değil, kaygıya yenik düşmemek ve yaşanan kaygıyı belli bir düzeyde tutmaktır. Eğer bir konuda hiç kaygı duymuyorsanız, o konuyu önemsemiyorsunuz demektir ve motive olmanız da mümkün değildir. Normal düzeydeki bir kaygı, istek duyma, karar alma ve alınan kararlar doğrultusunda enerji üretme ve üretilen bu enerjiyi kullanarak performansın yükseltilmesine yardımcı olur. Bu nedenle çocukların kaygıyla başa çıkmasına yardımcı olurken kaygıyı ortadan kaldırmaya çalışmak yerine kontrol edilebilir seviyeye çekmesine yardımcı olmaya çalışın. Zaman yönetimi konusunda çocuklara yardımcı olun: Pek çok öğrenci sınava hazırlanmak için yeterince zaman ayırmadığını düşünür. Bu nedenle de sınav saati yaklaştıkça panik içerisinde hazırlıklarını devam ettirmeye çalışır. Girilecek sınava hazırlanmak için gereken süreyi ayarlamak çocukların daha sakin bir şekilde hazırlanmasına ve sınav anında kendini daha rahat hissetmesine yardımcı olur. Çocukların aynı anda birçok şeyle ilgilenirler ve zamanlarını organize etme konusunda zorluk yaşarlar. Onların bu beceriyi kazanması için yetişkinlerin destek olması önemlidir. Ancak burada çocukların sosyal ihtiyaçları göz ardı edilmemelidir. Sonuç olarak eğer zaman yönetimi konusunda zorlandıklarını gözlemliyorsanız ona yardımcı olmaya çalışın. Sınavlar öğrencinin kişiliğini değil, bilgisini ölçer: Sınavın bilgi yerine kendi kişiliğini değerlendirdiğine inanan çocuklar daha fazla kaygılanır. Bu şekilde yapılan bir değerlendirme beden kimyasında bir takım değişikliklere yol açar. Ortaya çıkan kaygı, akıl yürütme ve soyut düşünme yönündeki zihinsel faaliyetleri bozar. Bu etkileri nedeniyle sınava yüklenen anlam, performansın düşmesine neden olan en önemli faktörlerden biridir. Kendini sınav sonucuna göre “yetersiz” ve “değersiz” gören bir çocuğun mutsuz olacağı ve özgüveninin düşeceği, buna bağlı olarak da gireceği sınavlara yönelik korkusunun artacağı açıktır. Çocuklara, girdikleri sınavın sonucu ne olursa olsun değerli olduklarının hissettirmek sanıldığı kadar zor olmayacaktır. Sonuçtan bağımsız olarak gösterilen çabayı takdir edin: Çaba, zeka ve yetenek gibi değişim sağlanması mümkün olmayan özelliklerden farklıdır. Çünkü çaba artırılabilir ya da azaltılabilir. Sınava hazırlanmak için elinden geleni yapan buna karşı sınavdan beklentisinin altında sonuç alan bir çocuk, ailesinden ya da öğretmeninden sadece eleştiri alırsa kendini çaresiz hissedecektir. Bu nedenle öncelikle gösterdiği çaba için takdir edilmeli ve sonrasında yaşanan soruna odaklanılmalıdır. “Ne yaparsam yapayım olmuyor” diye düşünen bir çocuk, sonraki sınavlar için motivasyonunu kaybedecek ve daha az çaba göstermeye başlayacaktır. Geçmişte gösterilen başarıları hatırlatın: Sorun yaşanmaya başlamadan önceki başarıları hatırlatmak çocukların motivasyonunu yükseltecektir. Bu süreçte çocuğun hangi özelliklerinin başarısına katkıda bulunduğuna vurgu yapmak hissedilen çaresizliği azaltacaktır. Sahip olduğu olumlu özelliklerin çevresi tarafından da fark edildiğini gören çocuk kendini daha güçlü hissedecek ve sorunuyla daha rahat başa çıkacaktır. Sosyal becerilerini destekleyin: Okulun başlamasıyla beraber, çocuklar vakitlerinin büyük kısmını akademik beceriler kazanmaya ayırır. Özellikle 6. sınıftan itibaren başlayan yıl sonu sınavları, hafta sonlarının dershaneye ayrılmasına neden olmakta ve çocukların arkadaşlarıyla geçirdiği vakitler gittikçe azalmaktadır. Ayrıca spor, sanat ve diğer uğraşılara ayrılan zaman da kısıtlanmaktadır. Çocukların çok yönlü bir gelişim göstermesini olanak sağlamak uzun vadede ortaya çıkabilecek kötü alışkanlıkların engellenmesinde bu tür etkinliklerin büyük önemi vardır. Okulda yaşanan stresle başa çıkabilmesi ve kendini geliştirebilmesi için çocukların bu tür etkinliklere zaman ayırması bir kayıp değil tam tersine öğrenme sürecini de olumlu etkileyecek bir kazançtır. http://www.doktortv.com/ http://www.izlesene.com/doktortv
Sulu Ultrason Salin İnfizyon Sonohisterografi 00:52
Sulu Ultrason Salin İnfizyon Sonohisterografi 138 izlenme - 3 yıl önce Prof. Dr. Fuat Demirci'nin diğer sağlık videolarını izlemek için: www.izlesene.com/DrFuatDemirci kanalına abone olabilirsiniz... http://www.fuatdemirci.com.tr/
Gebelikte Yapılmaması Gerekenler Nelerdir? 00:40
Gebelikte Yapılmaması Gerekenler Nelerdir? 30 izlenme - 9 ay önce Gebelik riskli değilse, herhangi bir düşük riski taşımıyorsanız normal hayatınıza devam edebilirsiniz. Bizim kitaplarımızda yazan bu konu ile ilgili bir şeyden bahsetmek istiyorum; maraton koşucusu eğer herhangi bir düşük riski yoksa antrenmanlarına devam edebilir, maraton koşabilir, yazıyor. Ancak doktorunuz size bir takım şeylerden kaçınmanızı öneriyorsa ve düşük riski görüyorsa o risklerden kaçınmanız gerekebilir.
Gebelik Belirtileri Nelerdir? 00:50
Gebelik Belirtileri Nelerdir? 29 izlenme - 9 ay önce Adet gününüz geçtikten sonra kanda yapılan HCG testinin pozitif çıkması ile birlikte gebelik kesinleşmiştir. Fakat burda önemli olan gebeliğin rahim içi gebelik mi yoksa dış gebelik mi ayrımının yapılmasıdır. Ancak bu da gebelik kesesi görüldüğünde mümkündür. Genellikle gebelik kesesi ultrasonografide beşinci hafta civarında görülmektedir.
Prof. İbrahim Saraçoğlu Hayat Kürleri: Yorgunluğa Bitkisel Çözümler 10:18
Prof. İbrahim Saraçoğlu Hayat Kürleri: Yorgunluğa Bitkisel Çözümler 159 izlenme - 4 yıl önce Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, katıldığı canlı yayında hayat kürlerinde söz ediyor. Yorgunluğa bitkisel çözümler sunuyor.
Sezaryenle Doğumun Zararı Var Mıdır? 00:55
Sezaryenle Doğumun Zararı Var Mıdır? 25 izlenme - 9 ay önce Sezaryenle doğum, dünyada çok sık yapılan bir ameliyattır. Büyük bir ameliyat grubu içindedir çünkü bir organı kesiyorsunuz ve içinden bebeği alıyorsunuz. Kanama, enfeksiyon, genel anestezinin kendi komplikasyonları gibi, tüm ameliyatların var olan komplikasyonlarını içermektedir. Ayrıca bundan sonraki gebeliklerinizde bebeğin eşinin kesi yerine yerleşme ihtimaline de bağlı olarak bunun ciddi komplikasyonlarıyla karşılaşmamız mümkündür. Bir kere sezaryen geçirmiş olmak bundan sonraki doğumların da büyük ihtimalle sezaryen olmasını gerektirir.
Gebelikte Kaç Kilo Alınmalıdır? 00:40
Gebelikte Kaç Kilo Alınmalıdır? 22 izlenme - 9 ay önce Aslında gebelikte kaç kilo alınması gerektiği hastanın gebelik öncesi kilosuna bağlıdır. Eğer body mass indeksi normal bir hasta ise yaklaşık 12 ile 14 kilo arasında alınması önerilmektedir. Eğer body mass indeksi yüksekse bu gebelerin 6 ile 8 kilo alması önerilmektedir. Body mass indeksi düşük, oldukça zayıf hastalarda ise gebelikte kilo alımı 16 ile 20 kilo arasına kadar çıkmaktadır.
Doğumdan Sonra İyileşme Süreci Nedir? 00:49
Doğumdan Sonra İyileşme Süreci Nedir? 22 izlenme - 9 ay önce Doğumdan sonra iyileşme süreci 2 yılı bulmaktadır. Ama bir kadın, doğumdan sonra eski fiziğime ne zaman kavuşurum, diye soru sorduğunda rahmin toparlanma süreci yaklaşık 2 ay olarak belirtilir. 2 ay sonra o hastanın karnındaki şişlik inmeye başlar. Emzirme süreci boyunca memeler her zaman dolgun olur ancak emzirme sürecinden sonra memelerde küçülmeler olur. Demir ve kalsiyum depolarının dolması yaklaşık 2 yılı alır. Yani bir kadının yeni bir gebeliğe hazırlanma süreci 2 yıldır.