Hoşgeldiniz!

Samanyolu Galaksisi

Dünyanın Yeri 03:07
Dünyanın Yeri 1.584 izlenme - 5 ay önce Kendinizi çok mu önemsiyoruz, oysa bizim dünyadaki yerimiz ne, dünyanın evrendeki yeri ne konulu güzel bir video
Uzayda Yolculuk - Gözlerinize İnanamıycaksınız 05:38
Uzayda Yolculuk - Gözlerinize İnanamıycaksınız 2.733 izlenme - 4 yıl önce Uzayda Yolculuk - Gözlerinize İnanamıycaksınız
Samanyolu Galaksisi 09:57
Samanyolu Galaksisi 393 izlenme - 2 yıl önce İletişim Adreslerimiz Facebook => https://www.facebook.com/uzayspace Twitter => https://twitter.com/uzay_space Blog => http://uzayspace.blogspot.com.tr/ Samanyolu galaksisi biz bu galaksinin birer üyeleriyiz, kısa ve güzel bir video keyifle izlemeniz dileğiyle.. İzlesene kanalıma abone olmayı unutmayın..
Yörünge -3- Samanyolu Galaksisi - A9 Tv 29:51
Yörünge -3- Samanyolu Galaksisi - A9 Tv 76 izlenme - 8 ay önce YÖRÜNGE 3. BÖLÜM  SAMANYOLU GALAKSİSİ   GİRİŞ Güçlü teleskoplarla gökyüzüne baktığımızda evrenden bize gelen ışık, çoğunlukla yıldızlardan kaynaklanır. Açık bir havada gökyüzünde yaklaşık 3000 kadar yıldız görürüz. Yıldızların milyarlarcası ise galaksilerde bir araya gelmiştir. Galaksiler; yıldızların, gazların ve tozların büyük bir koleksiyonu.... Bizim galaksimiz ise tahmin edilen rakamlara göre evrendeki 300 milyar galaksiden sadece bir tanesi…. Eşsiz..... muazzam büyüklükte...... ve hareketli....   SAMANYOLU GALAKSİSİ... Yörünge’nin bu bölümünde Dünyanın da içinde bulunduğu Samanyolu  Galaksisi’nde ilgi çekici bir yolculuğa çıkacağız. Evrendeki adresimizin önemli bir parçası olan Samanyolu hakkında şimdiye kadar bilinmeyen pek çok yeni keşiften söz edeceğiz.   Ayrıca Astronomi biliminin tarihinden, gökyüzündeki doğal ışık gösterisi Auroralardan, Uluslararası Uzay İstasyonundaki astronotlarının sağlıklarını korumak için nasıl bir yaşam sürdürdüklerinden bahsedeceğiz. Başlıyoruz.... SAMANYOLU GALAKSİSİ        Bilindiği üzere Samanyolu adını verdiğimiz bir galakside yaşıyoruz. Tarihi kayıtlara göre ilk olarak antik çağda Yunan filozofu Democritus, geceleri gökyüzünde görünen ve Süt Yolu adını verdikleri bu ışıklı bölgenin uzak yıldızlardan oluşabileceğine dikkat çekmişti. Samanyolu Gök Adası’nın birçok yıldızdan oluştuğunun ilk gerçek kanıtı ise çok iyi bildiğimiz bir isim olan Galileo tarafından ortaya kondu. Milyonlarca yıldızı güçlü yerçekimi ile bir araya toplayan galaksimiz büyük sarmal kollarıyla, ortasındaki bir tümsekle devasa bir disk şeklindedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar sonucunda Samanyolu’nun yaklaşık 13,5 milyar yaşında olduğu anlaşılmıştır. Samanyolu evrendeki en büyük galaktik yapı olmasa da kesinlikle küçük değildir. 1000 ışık yılı kalınlığındaki bir disk şeklindedir ve  boyutu 100 bin ışık yılı mesafeye kadar uzanır. Yıldızlarla, gezegenlerle, toz ve kara maddeyle dolu olan Samanyolu’nun güneşin yaklaşık 1,5 trilyon katı ağırlığında olduğu tahmin edilmektedir. Galaksimiz o kadar büyüktür ki dünyanın onun etrafında 1 kez dönmesi bile 200 milyon yıldan uzun sürer. Samanyolu’nun bu ihtişamlı büyüklüğü insanı hayrete düşürür. Sadece Güneş sistemimizin büyüklüğünü göz önüne alırken, en hızlı uzay aracının Satürn’e ya da Jüpiter’e ulaşabilmek için yıllarca yol kat etmesi gerektiğini de aklınızdan çıkarmayın.   Açık bir havada genellikle yaz geceleri Samanyolu’nun yıldızları gökyüzünde parıldayan bir kuşak gibi gözlerimizin önüne serilir. Dünyadan Samanyolu’na baktığımızda, bu tıpkı metal bir paraya kesitten bakmaya benzer. Galaksinin gerçek şeklini göremeyiz. Ama galaksiye üstten baktığımızı farz edersek bir disk şeklinde olduğunu görürüz.          Bu Samanyolu... Galaksimizin bu perspektiften resmini elde edebilmek şu anki teknolojiyle imkansız gözüküyor. İzlediğiniz Samanyolunun Avrupa Uzay Araştırmaları Merkezi’nin Şilideki La Silla Paranal Gözlemevindeki VISTA kızılötesi Teleskobundan alınmış verilere göre hazırlanmış gerçeğe en yakın olduğu düşünülen 3 boyutlu bir  illüstrasyonu….        Özellikle merak uyandıran nokta pek çok galaksi türünde görülen merkezde bulunan tümsektir. Bu yapı, binlerce ışık yılı ömrü olan 10 milyardan fazla yıldızdan oluşan bir buluttur. Söz konusu yıldız kümesi yaklaşık olarak Samanyolundaki toplam yıldız sayısının ’una denk gelmektedir. Bu tümseğin kökeni ve yapısı çok iyi anlaşılamamıştır. Bu nedenle son veriler doğrultusunda oluşturulan üç boyutlu modeller bilim adamlarının Samanyolu ve çizgili spiral galaksileri daha net anlamalarına olanak sağlamaktadır.   Siz bu belgeseli izlerken galaksimiz ve içinde bulunan milyonlarca tonluk kütleler saatte 950.000 km hızla uzay boşluğunda ilerliyor. Samanyolu’nun bu muazzam hızdaki yolculuğu milyonlarca yıldır Allah’ın kontrolünde, Rabbimizin belirlediği yöne doğru devam etmektedir. Allah bir ayette şu şekilde bildirir. “Andolsun, gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik.” (Hicr Suresi, 16)   Uzun süreler galaksiler hakkında çok bilgi sahibi değildik. Sadece 100 yıl kadar önce evrendeki her şeyin Samanyolu’ndan ibaret olduğu düşünülüyordu. Bugün artık Samanyolu’nun evrendeki milyarlarca galaksiden sadece bir tanesi olduğunu biliyoruz. Hatta son yıllarda yapılan araştırmalar sayesinde Samanyolu’nun şimdiye kadar görülmemiş 360 derecelik detaylı fotoğraflarını görme fırsatına da erişebildik. Samanyolu ile ilgili bu araştırmaların sonuçlarını izliyoruz...   SAMANYOLU’NUN 360 DERECELİK GÖRÜNTÜSÜ        Nasa’nın Spitzer Uzay Teleskopu Samanyolu’nun 360 derecelik panaromik görüntüsünü elde etti. Yıldızlarla dolu Samanyolu’nun bu fotoğrafını elde etmek için Spitzer’in son 10 yıl içinde ilettiği 2 milyondan fazla kızılötesi veri işlendi.        Elde edilen verilerle  oluşturulan bu yüksek çözünürlüklü görüntüde gökada merkezindeki yoğunluğu, büyük kütleli yıldızların çevrelerine yaydığı güçlü ışımayı görebiliriz. Üstelik daha önce fark edilmemiş olan küçük kütleli sönük yıldızlar dahi fotoğraflara yansımıştır. Bu panoramik fotoğrafta kısa kızılötesi dalga boyundaki en parlak yıldızlar mavidir, daha uzun dalga boylarındaki toz bulutları kırmızı olarak görülüyor. Kızılötesi ışık galaksimizi dolduran tozlu sistemi geçerek görülebilir ışıkta saklanmış olan detayları görmemize olanak sağlar. Görüntülerde Samanyolu’nun küçük büyük sayısız yıldız oluşum bölgesini, yıldızlararası uzayda uçuşan tozlu baloncukları ve kendi galaksimizin ardında kalan uzak galaksileri görebiliriz. Bu toplanan veriler astronomlara şimdiden galaksi merkezimizin etrafında uzanan yıldızların en net haritasını sunarak, konum ve spiral kolların uzunluğunu belirlemede yardımcı oldu.   Samanyolu gökyüzünde yaklaşık 30 derece eğik şekilde uzanan  beyaz bir ışıklı yol oluşturur. Aslında bizim gördüğümüz bölüm galaksinin merkezine çok daha yakın olan spiral kollardır. Bunlar merkeze bizden birkaç bin ışık yılı, daha yakındırlar.          İşte biz de tam buralardayız. Güneş sistemimiz Samanyolu’nun spiral kollarının arasında yer alıyor. Avcı kolunun üzerinde.... Heyecan dolu merkezden tam 26 bin ışık yolu uzakta....            Galaksimizin tam merkezinde değiliz..... Hatta merkezi ile uzaktan yakından alakamız bile yok. Her galaksinin merkezinde dev bir süper kütleli kara delik olduğu teorisine göre mesafeyi baz alalım. Bu durumda  NASA’ya göre galaksimizin merkezinde bulunan karadelikten yaklaşık 265 katrilyon km uzaktayız. Oldukça büyük bir rakam.... MERKEZDEKİ DEV KARA DELİK  (seslendirme) Samanyolu Galaksisinin merkezinde, 4 milyon güneş kütlesine sahip büyük bir karadelik olan Sagittarius A’yı buluruz. Bu rakam inanılmaz gelebilir. Ama bazı galaksilerdeki karadeliklerin Güneşin 1 milyar katına ulaştığı dahi olur. Karadelikler ışığı emdikleri için görülmezler. Dev karadelik kendi içine düşen gaz ve tozlarla beslendikten sonra dışarı yoğun radyo yayımları atar. Samanyolu’nun merkezindeki karadeliğe ise süper yoğun karadelik adı veriliyor. Galaksinin aktiviteleri iç kısımlarda yoğunlaşmıştır ve burası oldukça hareketli bir yerdir.  Örneğin merkezdeki kara delik hızla dönüyor. Bu dönüş hızının 11 dakikada 1 tur olduğu varsayılıyor. Kara delik dönerken merkeze yakın yıldızlar onun çekimine kapılır ve yörüngeye girerek saatte 4.5 milyon kilometre hızla dönmeye başlarlar. Bu, müthiş bir hızdır. Süper kara delik en çok merkezi etkiler. Ama dünya, galaksinin merkezinden çok uzakta olduğu için, bu etkileri biz hissetmeyiz.                     Samanyolu’nun geniş spiral kollarının arasında, en güvenlikli bölgelerden birinde, galaksinin sınırında yaşıyoruz. Merkezden uzak olmamız aslında çok hikmetli... Allah’ın dünyanın konumunu özel olarak yaratmış olduğunu gösteren gerçeklerden biri... Çünkü Samanyolu galaksisinin iç bölgeleri çok aktif....        Galaksimizin iç bölgelerinde sürekli yeni bir yıldız doğar, yaşlı bir yıldız ölür ve sıra dışı bir patlamayla yaşamı son bulur. Patlamadan ortaya çıkan maddeler ise yeni yıldızları oluşturur.  Yıldızlar sağa sola kayar ve bunu inanılmaz bir ivme ile saatte 1.5 milyon km gibi çok yüksek bir hızla yaparlar. Samanyolunun merkezinin içine girdiğimizde burada hayranlık uyandırıcı bir hareketlilik vardır. Biz bu hareketliliğe göre Samanyolu’nun çok sakin ve korunaklı bir bölümünde yaşamımızı sürdürüyoruz... Akıl almaz tehlikelerden, dev patlamalardan, hızdan uzaktayız. Hayat için gereken tüm şartların bir arada olan olduğu, tam olarak da olmamız gereken yerdeyiz.  Sadece bu detay bile tesadüf fikrini ortadan kaldırmak için yeterlidir. Allah evrende mükemmel bir düzen ve denge yaratmıştır.        Allah Kuran’da insanlara evrendeki düzenin yaratılış sebebini  (kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım) “... sizin gerçekten Allah’ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah’ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz ve öğrenmeniz için” (Talak Suresi, 12) şeklinde bildirir. Her karesi ayrı bir mucize olan evren ve Samanyolu galaksisi çok açıktır ki onu eşsiz bir ilim, kudret ve sanatla var eden Yüce  Allah’ın eseridir. Ayette şöyle buyrulur:        “Göklerin ve yerin mülkü O’nundur; çocuk edinmemiştir. O’na mülkünde ortak yoktur, her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir.” (Furkan Suresi, 2)   2. BÖLÜM ASTRONOMİNİN BAŞLANGICI .... Güneş sistemimizin en küçük parçasından en uzak galaksilerdeki oluşumlara  kadar tüm evreni inceleyen astronomi biliminde bilginin  hiçbir sınırı yok… Şu ana kadar  çok fazla araştırma ve keşif yapılmasına rağmen- evren hakkında öğrendiklerimiz ve bilgi birikimimiz -cevabını bilmediğimiz soruların yanında çok küçük bir yüzde teşkil ediyor. Şimdi biraz da astronomi biliminde başlangıca dönelim ve gökbilimin tarihini inceleyelim… Uygarlığın başlangıcından itibaren insanlar gökyüzündeki objelerin hareketlerini merak etmişler ve bir anlam vermeye çalışmışlardır. Bu yüzden de Astronomi en eski bilim türü olarak bilinmektedir ve bu tanımlama çok doğrudur. Antik kalıntıları incelediğimiz zaman gözleme dayalı gökbilimin temellerinin binlerce yıl öncesine dayandığını görürüz. İlk zamanlarda astronomi yıldız konumlarından yön bulmada, Ay ve Güneş'in konumlarından da zamanı belirlemede kullanılmıştır. Ay ve Güneş’in görünür hareketlerine dayalı olarak takvimler oluşturulmuştur Bazı antik yapıların astronomi ile yakından ilişkisi de dikkat çeker. Örneğin  İngiltere’deki Stonehenge Meksika’daki Chichen Itza ya da Maya piramitleri gibi eski çağlara ait yapıların  yıldızlara atfedilerek inşa edildiğinin çok fazla kanıtı var. MÖ 2686’da inşa edilen Mısır Piramitlerinin konumlandırılmasında ise dönemin gökbiliminin  önemli bir rolü olduğu düşünülüyor. Bu örnekler tarihin en eski zamanlarından beri insanların evren ile ne kadar ilgili olduklarının ve meraklarının önemli bir göstergesi…. Tarihi bilgilere göre 5000 yıl önce Antik Çağda Çinliler en eski astronomik gözlemleri yapmışlar ve ayrıntılı gözlem kayıtları tutmuşlardı. Çinliler MÖ 2679’da aniden parlayan bir yıldızı yani novayı, MÖ 2316’da ise bir kuyruklu yıldızı kayda geçirdiler. Babilliler ise hayatlarında çok önemli bir yer teşkil eden güneş, ay ve gezegenlerin hareketlerini düzenli olarak haritaya çizdiler. İlk Babil takvimleri ayın birbirini izleyen iki dolunay arasındaki 29, 5 günlük hareketlerini temel alarak geliştirildi.   Güneş yılına dayanan ilk takvimi ise Antik Mısırlılar uygulamaya geçirdiler. Ardından Eski Yunanlı düşünürler Babil ve Mısırlılardan etkilenerek astronomi diye adlandırabileceğimiz günümüz bilimine ilk şeklini verdiler. Ortaçağda Arap astronomları ve düşünürleri bilimin gelişmesinde etkin rol almışlardır. Arap, Osmanlı ve Türk bilim adamlarının yayın ve gözlem dökümanları halen kayda değer bilgileri kapsamaktadır. Battani Farabi, Beyruni, Ömer Hayyam, Ali Kuşçu, döneminin ünlü isimleriydi. Onların geliştirdiği teoriler üzerine Rönesans sonrasında çok temel kuramlar kabul edilmeye başlanmıştır. Rönesans döneminde ise Newton, Kepler, Galileo, Kopernik en bilinen isimlerdendir. Kopernik, 16. Yüzyılda güneş sisteminin merkezinde güneşin yer aldığını ve dünyanın da onun çevresinde döndüğünü ileri sürerek dönemin bilim anlayışını değiştirmiştir. 19. yüzyıldan sonra ise Astronomi bilimi, teknolojiyi de yanına alarak müthiş bir hızla ilerlemiştir. Einstein bu dönemin en göze çarpan isimlerinden biriydi.  21. Yüzyılda ise teleskopların gelişmesi ve uzay araçları sayesinde  milyonlarca veri elde edilebilmekte, bu bilgilere sürekli olarak yenileri eklenmektedir.   Neredeyse her gün yeni keşiflerin yapıldığı günümüz teknolojsi ile evrendeki mucizevi yapılar yavaş yavaş gün ışığına çıkıyor. Evren ile ilgili yakın zamana kadar hiç  erişemeyeceğimiz görsellere ve bilgilere erişebiliyoruz. Tüm bunlar Allah’ın tüm kainatı ne kadar ihtişamlı, ne kadar olağanüstü bir düzende  yarattığını bizlere gösteriyor. Gördüklerimiz ve öğrendiklerimiz Rabbimizin gücünü ve kudretini daha iyi anlamamızı ve takdir etmemizi sağlıyor.     3. BÖLÜM  UZAYDA YAŞAM Uzayda Daha Farklı mı Yaşlanıyoruz? Yörüngedeki uzay araçlarında yerçekimi olmaması bir şekilde  yaşlanmayı hızlandıran bir mekanizmaya benziyor. Örneğin kaslar egzersiz yapılmadığı için erimeye başlıyor ve kemiklerinizin gücü aynen kemik erimesindeki gibi kötüleşiyor. Kalbiniz de yerçekimine karşı pompalamak zorunda kalmadığından daha yetersiz bir duruma gelir. Neyse ki Dünyaya dönünce bu etkiler kısa süre sonra tersine dönebilir. Bu yüzden astronomlar  yerçekimsiz ortamın zararlı etkilerinden korunmak için çeşitli spor programları uyguluyorlar. Şimdi  Uluslararası Uzay İstasyonundaki astronomların sağlıklarını korumak için neler yaptıklarına bir göz atalım....   Görüntüleri izledik... Uluslararası Uzay İstasyonundaki  astronotlar günde yaklaşık 2 saatlerini mutlaka spora ayırmak zorundalar. Ama bu düzenli spor programına rağmen birçok rahatsız edici etki oluşuyor. Örneğin astronotların kasları ve kemiklerinde ciddi kütle azalmaları ve deformasyonlar meydana geliyor. Özellikle kas yapısı, uzayda pek de kullanılmayan bir sistem olduğu için spora rağmen her geçen gün bir miktar eriyor. Bu nedenledir ki astronotlar dünyaya indiklerinde kendi başlarına yürüyemezler. Üzerine herhangi bir ağırlık binmeyen kemikler de giderek zayıflar ve kemik kütlesi de önemli oranda azalır. Yaşanan bu kemik kaybı, yeryüzünde yaşlı insanların yaşadığı osteoporoz hastalığına benzer. Bu zayıflamaya bağlı olarak şekil bozuklukları oluşabilir. Uzun süreli uzay görevlerinde astronotlar kemik dokularının @’ına yakınını kaybederler. Bunun doğal sonucu ise yeryüzüne döndüklerinde kemiklerinin çok kolay biçimde kırılmasıdır. Sırt omurları ağırlıksız ortamda birbirinden ayrıldığı ve zayıfladığı için Dünya’ya dönüldüğünde üzerlerine birden aşırı yük biner. Bu binen yük, dayanılmaz sırt ve bel ağrılarına neden olabilir.   Yerçekimi oranındaki bir miktar azalma dahi işte insan bedenini bu derece olumsuz etkiler. Dünya'da bütün fizik kuralları bizim lehimize iken uzayda bunun tam tersi bir durum söz konusudur. Bu da Allah’ın dünyadaki tüm şartları, ortamdaki tüm detayları ve insan bedenini birbirine uyumlu ve özel bir plan içerisinde yarattığını gösteren delillerden bir tanesidir.   4- ASTRONOMİ SÖZLÜĞÜ AURORALAR Aurora: güneşten gelen ve kutuplardaki manyetik alanlara sürüklenen elektrik yüklü parçacıkların yol açtığı değişik renklerde oluşan ışımalara denir.     Auroralara sebep olan şey, Dünyayı çevreleyen ve normalde zararlı radyasyonun sapmasına yardımcı olan manyetik alandır. Bu alan güneşten rüzgarla gelen parçacıkları hızlandırıp kutuplardaki manyetik alanlara doğru yöneltir. Güneş, saniyede yaklaşık olarak 300 ile 1200 km arası bir hızla etrafa saçtığı enerji yüklü parçacıklar (iyonlar) üretir. Bu parçacıkların bir araya gelmesiyle oluşan bulutlara plazma adı verilir. Güneş’ten gelen plazma akışına ise güneş rüzgârı denir. Güneş rüzgarı, atmosfere çarptığında yüklü parçacıklar atomlarına ve moleküllerine ayrılırlar ve enerjilerini gaz enerjisine çevirirler. Bu gaz enerjisi hızlanır ve ışık enerjisine dönüşür. Auroralar, renkli televizyonlardan gelen ışığa oldukça benzerlik gösterirler. Televizyonda, görüntü tüpündeki elektrik ve manyetik alanlar tarafından kontrol edilen elektron demetleri, ekrana çarpar ve ekranı kaplayan kimyasal fosforlu maddenin türüne göre onu parlatır. Aurora ışığında da ortaya çıkacak renk, yüklü parçacıklarla çarpışan atom ve moleküllerin türüne bağlıdır. Atmosferimiz çoğunlukla oksijen ve nitrojenden oluşur ve bunlar çok çeşitli renklerin oluşmasını sağlarlar. Bir nitrojen atomu mavi renk oluşturur. İki nitrojen atomu mor renk ortaya çıkarır. Renk ayrıca yüksekliğe de bağlıdır. Oksijen atomları yaklaşık 100 km yükseklikte yeşil ışık verir ancak yaklaşık 240 kilometrede kırmızımsı bir ışık verirler. Ve renkler bir araya geldiklerinde pembe ve sarı gibi farklı tonlar oluştururlar. Bilim adamları, auroraların sadece güzel bir gökyüzü gösterisi olmadığının farkındalar. Auroralar sırasında ortaya çıkan bu yüksek enerjiden nasıl faydalı bir şekilde yararlanabileceklerini araştırıyorlar. Auroraların üzerinde yapılacak araştırmalarla, solar rüzgarlarını, bu rüzgarların atmosfere olan etkilerini  daha iyi anlamayı umuyorlar.     İşte auroralar hakkında bilmeniz gereken 3  bilgi…   1-AURORALAR NEREDE GÖRÜLEBİLİRLER? Kutuplarda görülebilirler ama halkaları çok geniş alanlara yayılabilir. Eğer auroraları kendiniz görmek istiyorsanız kutuplara yakın ülkelere doğru gitmeniz gerekir. Bunlar arasında ABD’nin Alaska Eyaleti, Norveç, Finlandiya, Kanada, İzlanda, İsveç, İskoçya gibi ülkeler var.   2- Diğer Gezegenlerde Meydana Gelen Auroralar “Hubble Uzay Teleskobu”nun yaptığı gözlemler sonucunda Dünya dışında diğer gezegenlerde de auroraların oluştuğu saptanmıştır. Auroraların gözlemlendiği gezegenlerden olan Jüpiter ve Satürn’ün manyetik alanları, Dünya’nınkine göre çok daha güçlüdür. Jüpiter’de görülen auroralar, Dünya’da üretilenlerden yaklaşık bin kat daha fazla bir güce sahiptir. Dünya’daki auroraların oluşum sebebi solar rüzgârları iken, Jüpiter’deki auroraların kaynağı ise uydularıdır. Araştırmacılar, Io adlı uydunun üzerinden kopup saçılan materyallerin, Jüpiter’in manyetik alanı tarafından hapsedildiğini gözlemlemişlerdir.   3-Auroraların YAN ETKİLERİ Auroraların oluşmasını sağlayan güneş aktivitesinin aynı zamanda istenmeyen etkileri de vardır. Gezegenimizin yüzeyindeki yüklü solar parçacıklar uydu iletişimine engel oluşturabilmektedirler. Radyo, televizyon ve telefon sinyallerini etkilerler. Pusula gibi yön bulma cihazlarını dengesiz hale getirirler. Aynı zamanda yüksek elektrik gerilimlerine de neden olabilirler. Örneğin 1989 yılında Kanada’nın Quebec şehrinde, auroraların oldukça yoğun olduğu bir gecede ortaya çıkan yüksek elektrik akımı, bölgedeki bir güç istasyonuna zarar vererek radyo sinyallerini ve haberleşmeyi bozmuş ve 9 milyon insanın elektriksiz ve iletişimsiz kalmasına sebep olmuştur. Aurora sırasında elektrik akımları 50.000 voltta 20.000.000 ampere ulaşabilirken evlerimizdeki akım 120 voltta 15-30 amperi aştığında akım, vericiler tarafından kesilmektedir.            Kutup bölgelerine yakın yerlerde de auroraları görmek için çok karanlık bir geceye ihtiyaç var ve şehir ışıklarından da çok uzak durmanız gerekir. Bundan sonrası ise yalnızca Rabbimiz’in Sani (Sanatçı) isminin tecellisi olarak yaratığı bu  muhteşem renkli ışıkları seyredip hayran kalmaktır. Bizden milyonlarca ışık yılı uzaktaki gök cisimlerinin
Samanyolu'nda ‘canavar yıldız' keşfedildi 01:43
Samanyolu'nda ‘canavar yıldız' keşfedildi 234 izlenme - 3 yıl önce Bilim insanları, Samanyolu Galaksisi'nde yeni bir ‘canavar yıldız'ın doğuşunu tespit etti. Dünya'dan 11 bin ışık yılı uzaklıktaki yıldız, gelişimini tamamladığında bizim güneşimizden 100 kat daha büyük olacak. Avrupa Güney Yarımküre Astronomik Araştırmalar Organizasyonu (ESO)'nun Şili'deki Atacama Çölü'nde yer alan ‘ALMA' süper teleskopu yeni bir dev yıldızın gelişmekte olduğunu belirledi. Şu an bile Güneş'in kütlesinden 500 kez daha ağır olduğu belirtilen ve Samanyolu'nda şimdiye dek gözlenen en büyük ‘bebek' olan ‘canavar yıldız'ın henüz oluşma sürecinde bulunduğu ve giderek büyüdüğü bildirildi. ‘Canavar yıldız', Spitzer Karanlık Bulutu içinde keşfedildi. Yıldızın büyük bir açlıkla içeri doğru hızla çöken madde ile beslendiği düşünülüyor. Bu nadir rastlanan yıldızların çok çabuk oluştuğuna ve çok kısa bir 'çocukluk' dönemi geçirdiğine dikkat çeken ESO uzmanları, söz konusu yıldızın kütlesi ve erken oluşma sürecinde keşfedilmesi itibariyle büyük heyecana yol açtığını belirtiyor. Zira Samanyolu'nda bu büyüklükteki bir yıldızın oluşumuna rastlama ihtimali 10 binde bir. Bilim insanları keşfedilen yeni dev yıldız sayesinde dev yıldızların oluşumu konusunda yeni bilgilere ulaşabilmeyi umuyor. Şimdiye kadar evrende gözlemlenebilen en büyük yıldız ise ‘NML Cygni'. 5 bin 300 ışıkyılı uzaklıktaki bu yıldız, bizim güneşimizden tam 1650 kat daha büyük.
Galaksilerde Altın Oran - A9 Tv 05:37
Galaksilerde Altın Oran - A9 Tv 8 izlenme - 1 ay önce A9 TV Yeni FREKANSIMIZ: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500 http://www.a9.com.tr/izle/233112/Yorunge/Galaksilerde-altin-oran A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Galaksilerden Kuarklara Yolculuk: Güneş Sisteminin Samanyolu Galaksisi İçindeki Yeri 03:09
Galaksilerden Kuarklara Yolculuk: Güneş Sisteminin Samanyolu Galaksisi İçindeki Yeri 19 izlenme - 10 ay önce "Galaksilerden kuarklara yolculuk" belgeselinden. http://www.a9.com.tr/izle/215870/Belgesellerden-Secme-Bolumler/Galaksilerden-kuarklara-yolculuk-Gunes-sisteminin-Samanyolu-Galaksisi-icindeki-yeri A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Merkezdeki Dev Karadelikler | A9 Tv 04:50
Merkezdeki Dev Karadelikler | A9 Tv 16 izlenme - 7 ay önce Samanyolu gökyüzünde yaklaşık 30 derece eğik şekilde uzanan  beyaz bir ışıklı yol oluşturur. Aslında bizim gördüğümüz bölüm galaksinin merkezine çok daha yakın olan spiral kollardır. Bunlar merkeze bizden birkaç bin ışık yılı, daha yakındırlar.        İşte biz de tam buralardayız. Güneş sistemimiz Samanyolu’nun spiral kollarının arasında yer alıyor. Avcı kolunun üzerinde.... Heyecan dolu merkezden tam 26 bin ışık yolu uzakta....          Galaksimizin tam merkezinde değiliz..... Hatta merkezi ile uzaktan yakından alakamız bile yok. Her galaksinin merkezinde dev bir süper kütleli kara delik olduğu teorisine göre mesafeyi baz alalım. Bu durumda  NASA’ya göre galaksimizin merkezinde bulunan karadelikten yaklaşık 265 katrilyon km uzaktayız. Oldukça büyük bir rakam.... MERKEZDEKİ DEV KARA DELİK  Samanyolu Galaksisinin merkezinde, 4 milyon güneş kütlesine sahip büyük bir karadelik olan Sagittarius A’yı buluruz. Bu rakam inanılmaz gelebilir. Ama bazı galaksilerdeki karadeliklerin Güneşin 1 milyar katına ulaştığı dahi olur. Karadelikler ışığı emdikleri için görülmezler. Dev karadelik kendi içine düşen gaz ve tozlarla beslendikten sonra dışarı yoğun radyo yayımları atar. Samanyolu’nun merkezindeki karadeliğe ise süper yoğun karadelik adı veriliyor. Galaksinin aktiviteleri iç kısımlarda yoğunlaşmıştır ve burası oldukça hareketli bir yerdir.  Örneğin merkezdeki kara delik hızla dönüyor. Bu dönüş hızının 11 dakikada 1 tur olduğu varsayılıyor. Kara delik dönerken merkeze yakın yıldızlar onun çekimine kapılır ve yörüngeye girerek saatte 4.5 milyon kilometre hızla dönmeye başlarlar. Bu, müthiş bir hızdır. Süper kara delik en çok merkezi etkiler. Ama dünya, galaksinin merkezinden çok uzakta olduğu için, bu etkileri biz hissetmeyiz.              Samanyolu’nun geniş spiral kollarının arasında, en güvenlikli bölgelerden birinde, galaksinin sınırında yaşıyoruz. Merkezden uzak olmamız aslında çok hikmetli... Allah’ın dünyanın konumunu özel olarak yaratmış olduğunu gösteren gerçeklerden biri... Çünkü Samanyolu galaksisinin iç bölgeleri çok aktif....        Galaksimizin iç bölgelerinde sürekli yeni bir yıldız doğar, yaşlı bir yıldız ölür ve sıra dışı bir patlamayla yaşamı son bulur. Patlamadan ortaya çıkan maddeler ise yeni yıldızları oluşturur.  Yıldızlar sağa sola kayar ve bunu inanılmaz bir ivme ile saatte 1.5 milyon km gibi çok yüksek bir hızla yaparlar. Samanyolunun merkezinin içine girdiğimizde burada hayranlık uyandırıcı bir hareketlilik vardır. Biz bu hareketliliğe göre Samanyolu’nun çok sakin ve korunaklı bir bölümünde yaşamımızı sürdürüyoruz... Akıl almaz tehlikelerden, dev patlamalardan, hızdan uzaktayız. Hayat için gereken tüm şartların bir arada olan olduğu, tam olarak da olmamız gereken yerdeyiz.  Sadece bu detay bile tesadüf fikrini ortadan kaldırmak için yeterlidir. Allah evrende mükemmel bir düzen ve denge yaratmıştır.        Allah Kuran’da insanlara evrendeki düzenin yaratılış sebebini  (kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım) “... sizin gerçekten Allah’ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah’ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz ve öğrenmeniz için” (Talak Suresi, 12) şeklinde bildirir. Her karesi ayrı bir mucize olan evren ve Samanyolu galaksisi çok açıktır ki onu eşsiz bir ilim, kudret ve sanatla var eden Yüce  Allah’ın eseridir. Ayette şöyle buyrulur:        “Göklerin ve yerin mülkü O’nundur; çocuk edinmemiştir. O’na mülkünde ortak yoktur, her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir.” (Furkan Suresi, 2) http://www.a9.com.tr/izle/220448/Yorunge/Merkezdeki-Dev-Karadelikler A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Samanyolu Galaksisi 45:14
Samanyolu Galaksisi 10 izlenme - 8 ay önce Büyüklüğünü Zihinde Tahmin Etmesi İnsanoğluna Verilmemiş
Yerçekimi Aniden Dursaydı Ne Olurdu? 02:03
Yerçekimi Aniden Dursaydı Ne Olurdu? 72 izlenme - 3 yıl önce Takip Etmeyi Unutmayın... Baran Çoktan.
Evrendeki Yerimiz | A9 Tv 06:00
Evrendeki Yerimiz | A9 Tv 13 izlenme - 7 ay önce Eğer beynimiz, evrenin muazzam ölçeğini gerçekten idrak edemiyorsa, evrenin içindeki yerimizi nasıl bilebiliriz? Bu noktada "kıyaslama yöntemi", dünyanın evrendeki boyutlarını ve büyüklük kavramını anlamamıza yardımcı bir araç haline gelir. Örneğin Güneş'in çapı, Dünya'nın çapının 103 katı kadardır. Bunu bir benzetmeyle açıklayalım... Eğer Dünya'yı bir misket büyüklüğüne getirirsek, Güneş de bir futbol topunun iki katı kadar büyüklükte yuvarlak bir küre haline gelir. Burada dikkat çekici olan, aradaki mesafedir. Gerçeklere uygun bir model kurmamız için, misket büyüklüğündeki Dünya ile top büyüklüğündeki Güneş'in arasını yaklaşık 280 metre yapmamız gerekir. Güneş Sistemi'nin en dışında bulunan gezegenleri ise kilometrelerce öteye taşımamız gerekecektir. Bu benzetmeyle Güneş Sistemi'nin devasa bir boyuta sahip olduğunu düşünmüş olabilirsiniz. Aslında Güneş Sistemi, içinde bulunduğu Samanyolu Galaksisi'ne oranla oldukça mütevazi bir büyüklüğe sahiptir. Çünkü Samanyolu Galaksisi'nin içinde, Güneş gibi ve çoğu ondan daha büyük olmak üzere yaklaşık 250 milyar yıldız vardır. Samanyolu o kadar büyük bir yıldız topluluğudur ki, bir jet uçağı ile yolculuk yapmaya kalksaydık, bir ucundan diğerine gitmemiz 100 milyar yıl sürerdi... Ancak şaşırtıcı olan, Samanyolu Galaksisi'nin de uzayın geneli düşünüldüğünde çok "küçük" bir yere sahip olmasıdır. Uzayda başka galaksiler de vardır, hem de tahminlere göre, yaklaşık 100- 200 milyar kadar… Sürekli yeni keşifler yapıldığı için tam rakam bilinmiyor. Bize en yakın  galaksi olan Andromeda galaksisi ise yaklaşık 2,5 milyon ışık yılı uzakta...   Sınırlarına ulaşamadığımız kadar büyük evrenin içinde, dünyamız çok özel bir yaşam yeri olarak yaratılmıştır. Binlerce metrelik dağları ile, geniş ovalarıyla, dev okyanuslarıyla Dünya bize göre çok büyük ve geniş... Ama uzayın dev boyutlarına göre neredeyse yok denecek kadar az yer kaplıyor.   Evrenin genişliği ve gök cisimlerinin büyüklükleri düşünüldüğünde, dünyanın boyutları  adeta kumsaldaki bir kum tanesi  kadar küçük kalır.   Evrendeki küçük yerimizi hayalimizde canlandırmanın daha iyi bir yolu ise, az sonra ekranda göreceğiniz resim... Bunun adı "Soluk Mavi Nokta"... Evet…Tahmin ettiğiniz gibi fotoğraftaki bu küçük bulanık mavi nokta dünyayı uzayın sonsuzluğu içinde tek başına gösteriyor. Voyager 1 sondası tarafından 6,4 milyar km. gibi müthiş bir uzaklıktan çekilen Dünya fotoğrafı... Astronom Carl Sagan bir konuşmasında bu etkileyici resmi şöyle yorumlar:   Şu noktaya tekrar bakın. Orası evimiz. O biziz. Sevdiğiniz ve tanıdığınız, adını duyduğunuz, yaşayan ve ölmüş olan herkes onun üzerinde bulunuyor. Evrenin sonsuzluğu karşısında dünya çok küçük bir sahne. Bütün o generaller ve imparatorlar tarafından akıtılan kan nehirlerini düşünün, kazandıkları zaferlerle bir toz tanesinin bir anlık efendisi oldular. Böbürlenmelerimiz, kendimize atfettiğimiz önem, evrende ayrıcalıklı bir konumumuz olduğu hakkındaki hezeyanımız, hepsi bu soluk ışık noktası tarafından yıkılıyor. Gezegenimiz, onu saran uzayın karanlığı içinde yalnız bir toz zerresi. Gökbilimin mütevazileştirici ve kişilik kazandıran bir deneyim olduğu söylenir. Belki de insanın kibrinin ne kadar saçma olduğunu ve İnsanlığın acizliğini bundan daha iyi gösteren bir fotoğraf yoktur. (Astronom-Carl Sagan)   Gelişen bilim sayesinde işte bu şekilde evrendeki yerimizi çok daha net anlıyoruz, ve kendimizi büyük görmenin nasıl bir yanılgı olduğunu fark ediyoruz. http://www.a9.com.tr/izle/221014/Yorunge/Evrendeki-Yerimiz A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Hubble'dan Müthiş Keşif 01:00
Hubble'dan Müthiş Keşif 84 izlenme - 4 yıl önce Uzay Teleskobu, Samanyolu Galaksisi'ne Benzeyen 54 Milyon Işık Yılı Uzaklıktaki Bir Gökadanın Net Görüntüsünü Aldı. Uzay Araştırmalarında Çığır Açan Yörünged...
Samanyolu Galaksisi | A9 Tv 04:16
Samanyolu Galaksisi | A9 Tv 8 izlenme - 7 ay önce Güçlü teleskoplarla gökyüzüne baktığımızda evrenden bize gelen ışık, çoğunlukla yıldızlardan kaynaklanır. Açık bir havada gökyüzünde yaklaşık 3000 kadar yıldız görürüz. Yıldızların milyarlarcası ise galaksilerde bir araya gelmiştir. Galaksiler; yıldızların, gazların ve tozların büyük bir koleksiyonu.... Bizim galaksimiz ise tahmin edilen rakamlara göre evrendeki 300 milyar galaksiden sadece bir tanesi…. Eşsiz..... muazzam büyüklükte...... ve hareketli....: SAMANYOLU GALAKSİSİ        Bilindiği üzere Samanyolu adını verdiğimiz bir galakside yaşıyoruz. Tarihi kayıtlara göre ilk olarak antik çağda Yunan filozofu Democritus, geceleri gökyüzünde görünen ve Süt Yolu adını verdikleri bu ışıklı bölgenin uzak yıldızlardan oluşabileceğine dikkat çekmişti. Samanyolu Gök Adası’nın birçok yıldızdan oluştuğunun ilk gerçek kanıtı ise çok iyi bildiğimiz bir isim olan Galileo tarafından ortaya kondu. Milyonlarca yıldızı güçlü yerçekimi ile bir araya toplayan galaksimiz büyük sarmal kollarıyla, ortasındaki bir tümsekle devasa bir disk şeklindedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar sonucunda Samanyolu’nun yaklaşık 13,5 milyar yaşında olduğu anlaşılmıştır. Samanyolu evrendeki en büyük galaktik yapı olmasa da kesinlikle küçük değildir. 1000 ışık yılı kalınlığındaki bir disk şeklindedir ve  boyutu 100 bin ışık yılı mesafeye kadar uzanır. Yıldızlarla, gezegenlerle, toz ve kara maddeyle dolu olan Samanyolu’nun güneşin yaklaşık 1,5 trilyon katı ağırlığında olduğu tahmin edilmektedir. Galaksimiz o kadar büyüktür ki dünyanın onun etrafında 1 kez dönmesi bile 200 milyon yıldan uzun sürer. Samanyolu’nun bu ihtişamlı büyüklüğü insanı hayrete düşürür. Sadece Güneş sistemimizin büyüklüğünü göz önüne alırken, en hızlı uzay aracının Satürn’e ya da Jüpiter’e ulaşabilmek için yıllarca yol kat etmesi gerektiğini de aklınızdan çıkarmayın. Açık bir havada genellikle yaz geceleri Samanyolu’nun yıldızları gökyüzünde parıldayan bir kuşak gibi gözlerimizin önüne serilir. Dünyadan Samanyolu’na baktığımızda, bu tıpkı metal bir paraya kesitten bakmaya benzer. Galaksinin gerçek şeklini göremeyiz. Ama galaksiye üstten baktığımızı farz edersek bir disk şeklinde olduğunu görürüz.        Bu Samanyolu... Galaksimizin bu perspektiften resmini elde edebilmek şu anki teknolojiyle imkansız gözüküyor. İzlediğiniz Samanyolunun Avrupa Uzay Araştırmaları Merkezi’nin Şilideki La Silla Paranal Gözlemevindeki VISTA kızılötesi Teleskobundan alınmış verilere göre hazırlanmış gerçeğe en yakın olduğu düşünülen 3 boyutlu bir  illüstrasyonu….        Özellikle merak uyandıran nokta pek çok galaksi türünde görülen merkezde bulunan tümsektir. Bu yapı, binlerce ışık yılı ömrü olan 10 milyardan fazla yıldızdan oluşan bir buluttur. Söz konusu yıldız kümesi yaklaşık olarak Samanyolundaki toplam yıldız sayısının ’una denk gelmektedir. Bu tümseğin kökeni ve yapısı çok iyi anlaşılamamıştır. Bu nedenle son veriler doğrultusunda oluşturulan üç boyutlu modeller bilim adamlarının Samanyolu ve çizgili spiral galaksileri daha net anlamalarına olanak sağlamaktadır. Siz bu belgeseli izlerken galaksimiz ve içinde bulunan milyonlarca tonluk kütleler saatte 950.000 km hızla uzay boşluğunda ilerliyor. Samanyolu’nun bu muazzam hızdaki yolculuğu milyonlarca yıldır Allah’ın kontrolünde, Rabbimizin belirlediği yöne doğru devam etmektedir. Allah bir ayette şu şekilde bildirir. “Andolsun, gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik.” (Hicr Suresi, 16) http://www.a9.com.tr/izle/220449/Yorunge/Samanyolu-Galaksisi- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Galaksilerden kuarklara yolculuk: Samanyolu Galaksisi 03:57
Galaksilerden kuarklara yolculuk: Samanyolu Galaksisi 10 izlenme - 10 ay önce "Galaksilerden kuarklara yolculuk" belgeselinden. http://www.a9.com.tr/izle/215871/Belgesellerden-Secme-Bolumler/Galaksilerden-kuarklara-yolculuk-Samanyolu-Galaksisi A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Evrenin Yaratılışı 37:58
Evrenin Yaratılışı 25 izlenme - 1 yıl önce A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500 http://www.a9.com.tr/izle/194421/HD-Belgeseller/Evrenin-Yaratilisi A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Samanyolu Haritası 02:51
Samanyolu Haritası 6 izlenme - 7 ay önce Uzun süreler galaksiler hakkında çok bilgi sahibi değildik. Sadece 100 yıl kadar önce evrendeki her şeyin Samanyolu’ndan ibaret olduğu düşünülüyordu. Bugün artık Samanyolu’nun evrendeki milyarlarca galaksiden sadece bir tanesi olduğunu biliyoruz. Hatta son yıllarda yapılan araştırmalar sayesinde Samanyolu’nun şimdiye kadar görülmemiş 360 derecelik detaylı fotoğraflarını görme fırsatına da erişebildik. Samanyolu ile ilgili bu araştırmaların sonuçlarını izliyoruz... SAMANYOLU’NUN 360 DERECELİK GÖRÜNTÜSÜ        Nasa’nın Spitzer Uzay Teleskopu Samanyolu’nun 360 derecelik panaromik görüntüsünü elde etti. Yıldızlarla dolu Samanyolu’nun bu fotoğrafını elde etmek için Spitzer’in son 10 yıl içinde ilettiği 2 milyondan fazla kızılötesi veri işlendi.        Elde edilen verilerle  oluşturulan bu yüksek çözünürlüklü görüntüde gökada merkezindeki yoğunluğu, büyük kütleli yıldızların çevrelerine yaydığı güçlü ışımayı görebiliriz. Üstelik daha önce fark edilmemiş olan küçük kütleli sönük yıldızlar dahi fotoğraflara yansımıştır. Bu panoramik fotoğrafta kısa kızılötesi dalga boyundaki en parlak yıldızlar mavidir, daha uzun dalga boylarındaki toz bulutları kırmızı olarak görülüyor. Kızılötesi ışık galaksimizi dolduran tozlu sistemi geçerek görülebilir ışıkta saklanmış olan detayları görmemize olanak sağlar. Görüntülerde Samanyolu’nun küçük büyük sayısız yıldız oluşum bölgesini, yıldızlararası uzayda uçuşan tozlu baloncukları ve kendi galaksimizin ardında kalan uzak galaksileri görebiliriz. Bu toplanan veriler astronomlara şimdiden galaksi merkezimizin etrafında uzanan yıldızların en net haritasını sunarak, konum ve spiral kolların uzunluğunu belirlemede yardımcı oldu. Samanyolu gökyüzünde yaklaşık 30 derece eğik şekilde uzanan  beyaz bir ışıklı yol oluşturur. Aslında bizim gördüğümüz bölüm galaksinin merkezine çok daha yakın olan spiral kollardır. Bunlar merkeze bizden birkaç bin ışık yılı, daha yakındırlar. http://www.a9.com.tr/izle/220451/Yorunge/Samanyolu-Haritasi A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Güneşin galaksideki yeri 04:01
Güneşin galaksideki yeri 5 izlenme - 1 yıl önce "Yaşam kaynağı bir yıldız: Güneş" belgeselinden http://www.a9.com.tr/izle/212174/Belgesellerden-Secme-Bolumler/Gunesin-galaksideki-yeri A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Galaksilerden Kuarklara Yolculuk 37:58
Galaksilerden Kuarklara Yolculuk 11 izlenme - 1 yıl önce A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500 http://www.a9.com.tr/izle/194426/HD-Belgeseller/Galaksilerden-Kuarklara-Yolculuk A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Evrendeki mucize denge 04:32
Evrendeki mucize denge 7 izlenme - 1 yıl önce "Göklerdeki düzen" belgeselinden http://www.a9.com.tr/izle/24986/Belgesellerden-Secme-Bolumler/Evrendeki-mucize-denge A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Galaksilerden kuarklara yolculuk: Dünyamız 03:31
Galaksilerden kuarklara yolculuk: Dünyamız 3 izlenme - 10 ay önce "Galaksilerden kuarklara yolculuk" belgeselinden. http://www.a9.com.tr/izle/215866/Belgesellerden-Secme-Bolumler/Galaksilerden-kuarklara-yolculuk-Dunyamiz A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Yörünge 3 - Samanyolu Galaksisi 29:50
Yörünge 3 - Samanyolu Galaksisi 3 izlenme - 8 ay önce A9 TV Yeni FREKANSIMIZ: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500 http://www.a9.com.tr/izle/219445/HD-Belgeseller/Yorunge-3---Samanyolu-Galaksisi A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Galaksilerden Kuarklara Yolculuk: Uzaydaki Dev Boşluklar 01:53
Galaksilerden Kuarklara Yolculuk: Uzaydaki Dev Boşluklar 2 izlenme - 10 ay önce "Galaksilerden kuarklara yolculuk" belgeselinden. http://www.a9.com.tr/izle/215872/Belgesellerden-Secme-Bolumler/Galaksilerden-kuarklara-yolculuk-Uzaydaki-dev-bosluklar A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Galaksilerden kuarklara yolculuk: Allah evreni üstün bir ilim ve güçle yaratandır 02:32
Galaksilerden kuarklara yolculuk: Allah evreni üstün bir ilim ve güçle yaratandır 2 izlenme - 10 ay önce "Galaksilerden kuarklara yolculuk" belgeselinden. http://www.a9.com.tr/izle/215874/Belgesellerden-Secme-Bolumler/Galaksilerden-kuarklara-yolculuk-Allah-evreni-ustun-bir-ilim-ve-gucle-yaratandir A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Bilim Yolunda - 15 - Güneş 14:28
Bilim Yolunda - 15 - Güneş 3 izlenme - 1 yıl önce Güneş : Güneş, güneş sisteminin ısı ve ışık kaynağıdır. Güneş sistemi, Samanyolu gökadası ve uzaydaki dengeler. Güneşten yayılan ışık çeşitleri, görülebilir yada yaşamın olması için gerekli ışık nedir? Hangi ısı aralığında yaşam olabilir ve dünyadaki ısı aralığı ne kadardır? Tüm bu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz.. http://www.a9.com.tr/izle/192400/Bilim-Yolunda/Bilim-Yolunda---15---Gunes A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Galaksilerden Kuarklara Yolculuk: Yolculuğumuz Başlıyor 03:28
Galaksilerden Kuarklara Yolculuk: Yolculuğumuz Başlıyor 1 izlenme - 10 ay önce "Galaksilerden kuarklara yolculuk" belgeselinden. http://www.a9.com.tr/izle/215873/Belgesellerden-Secme-Bolumler/Galaksilerden-kuarklara-yolculuk-Yolculugumuz-basliyor A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Galaksilerden Kuarklara Yolculuk: Güneş Sistemi 02:25
Galaksilerden Kuarklara Yolculuk: Güneş Sistemi 1 izlenme - 10 ay önce "Galaksilerden kuarklara yolculuk" belgeselinden. http://www.a9.com.tr/izle/215869/Belgesellerden-Secme-Bolumler/Galaksilerden-kuarklara-yolculuk-Gunes-sistemi A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Rakamlarla mucizeler 04:22
Rakamlarla mucizeler 2 izlenme - 11 ay önce A9 TV Yeni FREKANSIMIZ: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500 http://www.a9.com.tr/izle/213729/Kisa-filmler---Mutlaka-izleyin/Rakamlarla-mucizeler A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Yörünge -4- Evrendeki Geometrik Düzen - A9 Tv 33:40
Yörünge -4- Evrendeki Geometrik Düzen - A9 Tv 0 izlenme - 5 gün önce Hiç dikkat ettiniz mi? Kar tanelerinin kusursuz şekillerinde, ay çiçeğinin yapraklarında, akciğerlerimizin yapısında, DNA’da, gezegenlerin yörüngelerinde... hatta atomlardaki elektronların yörüngelerinde...  kısacası evrenin her köşesinde... en küçük detaydan, en akıl almaz büyüklüklere kadar kusursuz bir geometri var. Neredeyse baktığımız her yerde karşımıza çıkan bu geometri, sanat ve düzen; bize evrenin rastlantılar sonucu oluşmadığını, özel olarak tasarladığını yani yaratıldığını gösteriyor.   Merhaba, Yörünge’de yine beraberiz... Bu bölümde, evrenin her noktasında dikkat çeken bir düzenden ve doğada bulunan kusursuz matematik hesaplardan bahsedeceğiz, mesela gezegenlerin yörüngelerindeki kusursuz geometrik düzeni gördüğünüzde çok şaşıracaksınız!   Ayrıca solar fırtınalardan, yeni keşfedilen şaşırtıcı “elmas” gezegeninden ve dünyadan 400 km. yukarıda Uluslararası Uzay İstasyonu’nda yaşam süren astronotların hayatlarından bahsedeceğiz. Yörüngeye başlıyoruz...   1. BÖLÜM- ALTIN ORAN Bir deniz kabuğunu, bir çiçeğin üzerindeki desenleri ya da arı kovanını düşünün.... Ne kadar harika değil mi? Örümcek ağından, bitkilerin  taç yapraklarına, fırtına bulutlarının şekillerinden.... çam kozalağındaki kabukların dizilimine kadar.... Gözümüzü çevirdiğimiz her yerde yoktan yaratılan geometrik harikalar... renkler.... ve göz alıcı desenler var. Evrenin her noktasında görülen simetriyi ve nefes kesici güzelliği hiç kimse inkar edemez. Matematik doğadaki pek çok örnekte bize ipucu olarak bırakılmıştır. Hemen hemen her canlıda hatta ismini bile bilmediğimiz birçok canlının ve bitkinin yaşamında ve gelişiminde özel bir oranlama sistemi olması, kim olursa olsun tartışmasız herkesin şaşıracağı bir durum...   Doğada bulunan logaritmik sarmallar, mükemmel bir denge unsurudur ve canlıların özel olarak yaratılmış olduklarını gösteren önemli delillerdir. Şu anda, 114 milyon yıllık bir Nautilus fosilini görüyoruz. Madagaskar’dan çıkarılmış Kretase döneminden kalan, günümüzdeki ile birebir aynı olan ve evrim teorisini geçersiz kılan, yaşayan bir fosil bu.... Çok önemli... bakın sadece şöyle bir incelediğimizde bile harika bir geometrik sarmal şekle sahip olduğunu görebiliyoruz. Ama bir de matematiksel değerlerle incelersek o zaman hayranlık verici detaylar karşımıza çıkıyor. Dıştan görülen sarmal şeklinin yanı sıra kabuğun içinde yer alan odacıklar da yine altın orana uygun olarak yaratılmıştır.   Birçok canlı, büyüme sürecini de logaritmik sarmal formunda gerçekleştirir. Sarmaldaki yayların büyüklüğünün değişmesine karşın esas sarmal şeklin değişmemesi dikkat çekici ...  Matematikte bu özelliğe sahip başka bir şekil yoktur. Temelinde altın oran olan sarmallar doğada şahit olabileceğiniz en eşsiz tasarımlardır. Peki altın oran ne demek? İzleyelim....   Ortaçağ'ın en etkili matematikçisi "Leonardo Pisano" İtalya’nın Pisa kentinde yaşamıştır. Yetenekli matematikçi,  daha çok lakabı olan "Fibonacci" ismiyle anılır. Fibonacci'nin bulduğu özel sayı dizisi de kendi adı ile yani Fibonacci sayıları olarak isimlendirilmiştir. Bu sayıların özelliği, dizideki sayılardan her birinin kendisinden önce gelen iki sayının toplamından oluşmasıdır. Fibonacci dizisi  0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987, 1597, 2584, ... şeklinde ilerlemektedir. Dizideki sayıları bir öncekine böldüğünüzde, birbirine çok yakın sayılar elde edersiniz. Hatta serideki 13. sırada yer alan sayıdan sonra bu sayı sabitlenir. İşte bu sayı "altın oran" olarak adlandırılan 1,618'dir. Bu oran doğadaki birçok varlıkta görülür. Doğadaki geometrik şekiller ve altın oran tarih boyunca sanatçılara, mimarlara, filozoflara ve bilim insanlarına tarif edilemeyen bir ilham verdi. Bu detayların ve zarif formların matematik dünyasındaki köklerini görmek ise insanı ciddi şekilde tüm bunları yaratan Allah’ın büyüklüğünü düşünmeye zorluyor. Leonardo Da Vinci’nin günlüklerinden birinde bulunan ve o dönemin bilimi için önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilen Vitruvius Adamı çalışması ise insan vücudundaki altın oranı gösteren önemli bir eserdir.   BİTKİLERDE ALTIN ORAN  Bu gördüğünüz meyve, yani ananas, altın orana güzel bir örnek... Kozalak dediğimiz dış kabuğundaki parçalar bir çok bitkide olduğu gibi sağa ve sola doğru kıvrılıyor. Bu sarmal sistemi sayacak olursak, sağa doğru 5 adet, sola doğru 8 adet, tekrar sağa doğru 13 adet olduğunu görürüz. Bitkiler üzerinde yapılan araştırmalar birçok bitkinin 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34... sayı dizisi ile orantılı bir yapıya sahip olduğunu gösterir. Bu sayı dizisi önceki 2 sayının toplamı şeklinde devam eder ve altın oranı verir.          Hiç bir çiçeğin taç yapraklarını saydınız mı? Bir bahçedeki çiçekleri göz önüne aldığınızda sayısız çeşitlilikte alternatif vardır diye düşünebilirsiniz. Ama gerçek şu ki birçok çiçek çoğunlukla 5 taç yaprağa sahiptir. Eğer 5 değilse da başka belirli rakamlar olur. Mesela 8- 13 ya da 21  gibi... Peki bu rakamlar arasındaki bağlantıyı görebildiniz mi? Evet her rakam bir önceki iki rakamın toplamından oluşuyor. Örneğin 8 artı 13 size 21’i veriyor. İşte bunlar Fibonacci rakamlarıdır. Bu özel sayı dizisini doğadaki pek  çok bitkide görebiliriz. Ağaçlara uzaktan baktığımızda, dalların ve yaprakların gelişigüzel, dağınık bir şekilde dizilmiş olduklarını düşünebiliriz. Oysa, her ağaçta, hangi dalın nereden çıkacağı ve yaprakların dal çevresinde dizilişleri, hatta çiçeklerin simetrik şekilleri dahi belirli sabit kurallar ve ölçülerle belirlenmiştir. Her bitkinin kendine özgü yaprak diziliş kuralları vardır. Bitki türüne göre değişen bu diziliş şekilleri dairesel veya sarmal yapı şeklindedir. Bu özel dizilişin en önemli sonuçlarından biri yaprakların bir diğerini gölgelemeyecek şekilde yerleşmiş olmalarıdır. Ayçiçeği gibi sık tohumlu bitkilerin yaprakları ise merkezin etrafında sağdan veya soldan dolanırken spiral bir şekil çizerler. Ayçiçeğinin merkezinden dışarıya doğru, sağdan sola ve soldan sağa doğru tane sayılarının birbirine oranı altın oranı verir. Bitkiler ilk yaratıldıkları andan itibaren matematik kurallarına harfi harfine uyarlar. Tüm bu hesap ve düzende Allah'ın kusursuz yaratma sanatının delilleri bulunmaktadır. Allah Kuran'da her şeyi bir ölçüyle yarattığını şu ayetle  bildirmektedir. Yere (gelince,) onu döşeyip-yaydık, onda sarsılmaz-dağlar bıraktık ve onda her şeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik. (Hicr Suresi, 19)   Mesela elmayı örnek alalım. İkiye böldüğümüzde ortada 5 çekirdek buluruz. Bir çam kozalağındaki spiralleri saydığımızda yine Fibonacci rakamlarının dizisinden bir rakamı bize verir; 8 yada 13 gibi... Bütün bitkiler büyürken işte bu matematik kuralına yani belirlenmiş bir düzene uyarlar.  Tek bir çiçeğin varlığı dahi Allah’a iman etmek için yeterlidir. Allah evrende ham matematik bir düzen hem de ihtişamlı bir sanatı iç içe yaratmıştır. Biz de bu üstün yaratma sanatının delillerini gözümüzü çevirdiğimiz her yerde görürüz.   GALAKSİLERDE ALTIN ORAN Bahsettiğimiz altın oran bitkilerde, deniz canlılarında ve kendi vücudumuzda olduğu kadar, evrenin derinliklerinde de karşımıza çıkıyor. Nitekim astronomi, astrofizik gibi bilim dallarıyla ilgilenen araştırmacılar evrenin mükemmel bir ritmik düzen içinde  hareket ettiğini, hepsinin yapısında kusursuz bir plan olduğunu gayet iyi bilirler. Örneğin modern bilim ve astronominin babası Galileo, Allah’a inanan dindar bir insandı. Bilim ile uğraşmak ve araştırmalar yapmak onu Allah’a yaklaştırmıştı. "Tabiat hiç şüphesiz Allah'ın hiç vazgeçemeyeceğimiz, okunması gereken diğer bir kitabıdır" diyen Galileo, aynı zamanda şunu da belirtmişti;          “Evrenin kitabı matematik dilinde yazılmıştır; üçgenler, daireler ve diğer geometrik figürlerden oluşur.”   Günümüze gelinceye dek, tarih boyunca sayısız bilim insanının ifade ettiği üzere, evrendeki her şey matematik bir düzenle hareket eder. Geometrik bir şekil her nerede olursa olsun mutlaka belli ölçülere ve hesaplara dayanır. Bu da bize, böyle bir düzenin ve hesabın bulunduğu yerde, üstün bir aklın ve tasarımın varlığını gösterir.   Aynı kurallar galaksiler ve gezegenler için de geçerlidir. Gezegenler “küre” şeklindedir. Yörüngeleriyse eliptiktir. Milyarlarca yıldızı barındıran galaksilerin “sarmal” ve “eliptik” şekilde olmalarıysa, evrendeki geometrik düzenin çarpıcı örneklerinden bazılarıdır. Allah’ın yaratma sanatını burada açıkça görebiliriz.   Galaksilerde Görülen Eşit Açılı Sarmal Düzen Galaksilerin sarmal şekilleri, evrende gökbilimcilerin en fazla üzerinde çalıştıkları ve inceledikleri yapıların başında gelir. Sarmal bir galaksi sürekli olarak kendi etrafında döner ve bu esnada kütle çekim ve merkezkaç kuvvetleri denge halindedir. Bu denge sayesinde galaksi kendi ekseni etrafında dönerken içinde bulunan milyarlarca yıldız uzaya savrulmaz, düzenli olarak bir arada durur. Ama buradaki dönüşü, bir arabanın tekerleğinde olduğu gibi her tarafı eş zamanlı değildir. Galaksinin merkezi, kenarlarından daha hızlı dönmektedir. Bunun sonucunda da merkezden dışa doğru genişleyen sarmal bir şekil meydana gelir. Galaksilerdeki bu sarmal şekli inceleyen bilim insanları, aslında bu şekle bağlı olarak çok hassas matematiksel dengelerin olduğunu hayretle fark etmişlerdir. Yapılan incelemelerde Güneş Sistemi’nin, içinde bulunduğu Samanyolu Galaksisi’nin eşit açılı sarmal şekliyle aynı geometrik özelliklere sahip olduğu tespit edilmiştir.   Sarmal Şekil Dengeyi Nasıl Sağlıyor? Sarmal şeklindeki galaksilerin içinde bulunan fiziksel kuvvetler arasındaki denge ise daha da şaşırtıcı niteliktedir. Bir galaksi, kütle çekim etkisiyle kütle merkezine doğru yoğunlaşarak gelişir. Merkez kütlesinin artışı buradaki kütle çekimini de artırdığından, galaksinin merkezi, merkezkaç kuvvet ve kütle çekimini dengeleyecek şekilde daha hızlı dönmeye başlayacaktır. Ayrıca merkezin daha hızlı dönmesi, kütlenin merkezde yoğunlaşmasını da engeller. Bu nedenle galaksideki tüm sistemin dengede kalabilmesi için, galaksinin merkezindeki parçacıkları yavaşlatıp, kenardakileri hızlandırabilen özel bir mekanizmaya gereksinim vardır. İşte bu mekanizma “eşit açılı sarmal şekil” tarafından sağlanır. Çünkü eşit açılı sarmal kollar, böyle bir fonksiyon için en uygun şekildir. Evrenin işleyişi ve dinamiklerindeki bu düzen, galaksilerin fiziksel açıdan dengede kalabilmesi için hayati bir öneme sahiptir. Bitkilerde ve deniz dibinde yaşayan canlıların kabuklarında altın orana bağlı olarak ortaya çıkan eşit açılı sarmalın uzayın derinliklerinde yer alan pek çok galakside de görülüyor olması, hepsinin kudret sahibi olan Allah tarafından özel olarak yaratıldığını göstermektedir.   YÖRÜNGELERDEKİ SANAT Sadece galaksilerde değil, son yıllarda elde edilen verilere göre, gezegenlerin yörüngelerinde de şaşırtıcı geometrik desenlere rastlanmıştır. İzliyoruz... Gezegenler çok detaylı yörünge modellerinde hareket eder ve adeta evrenin müziğinde dans ederler. Evrendeki yörüngelerde şimdiye kadar fark ettiğimizden çok daha fazla matematiksel ve geometrik bir uyum vardır. Her bir gezegen çifti kendine has benzersiz bir ritme sahiptir. Örneğin Dünya – Venüs dansı sekiz yılda bir orijinal başlangıç pozisyonuna döner. 8 Dünya yılı 13 Venüs yılına eşittir. 8 ve 13’ün Fibonacci sayı serisi olduğunu unutmayın. Sekiz yıl boyunca Dünya – Venüs dansını seyredince merkezde Güneşin olduğu beş taç yapraklı bu güzel çiçek şekli oluşur. 5 de diğer bir Fibonacci sayısıdır. Bu ikisi Güneş’in etrafında dönerken ortaya muazzam güzellikteki bu çiçek deseni çıkar.        Merkür ise, Güneş sistemimizdeki en uç derecede sıcaklık değişikliklerinin hüküm sürdüğü bir gezegendir. Bu, aynı zamanda yörüngesini de ekiler ve Güneş, Merkür'ün yolunu değiştirir. İncelemeler gezegenin Güneş çevresindeki dolaştığı her iki turunda üç kez “titrediğini” göstermiştir. Merkür’ün binlerce yıldır süren güneşin etrafındaki gezintisi bir papatya deseni oluşturur. Evrendeki bu mükemmel sanat eserleri ve düzen Allah’ın sonsuz kudretinin delillerindendir. Her şeyi eksiksiz ve kusursuz olarak yaratma gücüne sahip olan Rabbimiz, altın oranı öylesine eşsiz ve fonksiyonel bir şekilde yaratmıştır ki, bu oran, içinde bulunduğu her sisteme ve biçime, hayranlık uyandıracak derecede mükemmel bir estetik, biçimsel bir güzellik ve denge kazandırmaktadır. Bir Kuran ayetinde Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “... Rahman (olan Allah)’ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk' (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir. (Mülk Suresi, 3-4)   UZAYDA YAŞAM Bir önceki bölümde  uzayda yerçekimsiz ortamda yaşamanın insan vücudu üzerindeki bazı olumsuz etkilerinden bahsetmiştik. Bu bölümde ise yerçekimi olmadığında görünüşümüz nasıl etkileniyor biraz da bunlardan bahsedeceğiz. Her sabah yataktan kalktığınız zaman omurganız yatağa girmeden önceki durumundan bir ya da iki santimetre daha uzundur. Bunun sebebi siz yatarken omuriliğinizin hemen hemen S şeklinde dinlenmesi ve sıvının omurgalarınızın arasına daha fazla sızmasıdır. Yerçekiminin çok daha az hissedildiği Uluslararası uzay istasyonunda bunun daha yoğun bir versiyonu astronotları etkiler. Yerçekimi omurgaya baskı uygulamadığı için yaklaşık 5 cm’lik bir uzama gerçekleşir. Bu fazladan uzunluk, astronotların Dünyaya dönmelerinden kısa bir süre sonra geçer. İşte bu büyümeye uyum için uzay giysileri biraz bol tasarlanır.   UZAYDA BİR YIL DENEYİ Yakın zamanda çok önemli bir deneyin ilk aşaması sonuçlandı. Bu deneyde ikiz astronotlardan biri Dünyada kalırken diğer astronot Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 1 yıl kaldı ve  en uzun süre uzayda  kalma rekorunu kırdı.  Araştırmalar astronot Scott Kelly’nin  1 yıl boyunca uzay şartlarında kalmasının sonucunda  vücudunda ne gibi olumsuz etkiler oluştuğunu gösterecek. Astronot Mark Kelly Küçüklüğümden beri astronot olmak isterdim.   Astronot Scott Kelly Nasa tek yumurya ikizi olduğumuz için bizi karşılaştırmalı bir araştırmada incelemeye aldı.   Bu araştırmalarla yerçekimsiz ortam, radyasyon ve diğer stres etkenleri dahil olmak üzere uzaydaki ortamın astronotları moleküler düzeyde nasıl olumsuz etkilediği inceleniyor.   Astronot Scott Kelly Kaslarımdaki ağrı ve yorgunluk öncekinden çok daha fazla artış gösterdi. Uzun süre boyunca bir şeyle temas etmediğim için derimle ilgili bir sorun da var. Son derce hassas, hatta oturduğumda, yattığımda veya yürüdüğümde neredeyse yanma gibi bir his oluşuyor. Sadece sağ omzum çok kötü değil. Ama geri kalan her yer çok ağrıyor. Ayak bileklerim, dizlerim, kalça kemiğim, sırtım, boynum, sağ omzum acıyor. Evet acı verdiğini söyleyebilirim, sırtım ve boynum ağrıyor. Tahmin edersiniz, uzaya fırlatıldığınızda bu olabilir. Orada bir yıl kadar bir süre kaldığım için kemiklerim belki de toza dönüştü.   Astronotların da konuşmalarında açıkça ifade ettikleri gibi yerçekiminin olmadığı bir ortamda uzun süre kalmak türlü zorlukları da beraberinde getirir. Uzaydaki ağırlıksız ortamın insan vücudu üzerinde çok ciddi olumsuz etkilere yol açtığını önceki bölümlerde de çeşitli örneklerle ifade ettik.  Allah yerçekiminin oranını ve insan vücudunun yapısını birbirine uyumlu olacak şekilde yaratmıştır.   ŞAŞIRTICI ASTRONOMİ: ELMAS GEZEGEN Çok değerli ve yok edilemez özellikte bir taş.... Hiçbir alet kesemiyor, en sıcak ateş bile üzerinde en ufak bir iz dahi bırakamıyor. Elmastan bahsediyoruz...   Nadir bulunan bu kıymetli taş binlerce yıldır göz alıcı  güzelliği ve dikkat çekici özellikleri ile insanlar için vazgeçilmez olmuştur. İşlenmemiş ham elmas tüm minerallerin sertlik şampiyonudur., Her türlü malzemeyi kesme, delme ve düzlemede, aşındırıcı olarak kullanılır. Bu nedenle endüstride ve teknolojik cihazların yapımında da yüksek oranda tercih edilir. Saf karbon olan elmas, belirli bir sıcaklıkta ve basınçta oluşur. Oluşumun gerçekleştiği yerler ise dünyanın çekirdeğine yakın olan derinliklerdir.   Peki çok büyük oranda elmastan oluşan bir gezegen olduğunu söylesek…  Evet … Günümüzdeki gelişmiş teknoloji sayesinde bilim adamları, her geçen gün yeni uzay cisimleri ile karşılaşabiliyorlar. Bu yeni keşiflerden bir tanesi ise çok şaşırtıcı ama  elmastan oluşan Cancri E adı verilen  bir dış  gezegendir. Bu gezegen hakkında neler biliyoruz? İzleyelim...   Elmas Gezegen Cancri E Hakkında Bilinenler; Yarıçapı Dünya'nın 2 katı olan bu gezegenin en önemli özelliği tamamının elmastan oluşmasıdır. Yapılan incelemelerle birlikte, elmas gezegenin Dünyaya olan uzaklığının yaklaşık olarak 4 bin ışık yılı olduğu belirlenmiştir. Saniyede 640 defa kendi etrafında dönerek müthiş derecede hızlı hareket eden bir nötron yıldızı yani pulsarı düşünün… İşte bu gezegen o pulsarın yörüngesindedir. Yüzey sıcaklığının yaklaşık olarak 1600°C olduğu tahmin edilmektedir ve çok hızlı döndüğü için bu gezegende 1 yılın sadece 18 saat sürdüğü düşünmektedir. Cancri E, bugüne dek bulunan tüm gezegenlerden daha yoğun bir malzemeden oluşmuştur. Güneş sisteminin en büyük gezegeni Jüpiter'den daha küçük olmasına rağmen, Jüpiter’in kütlesinden 20 kat daha yoğun olduğu belirlenmiştir.   Gezegenin karbondan oluşan çekirdeğinin yüksek basınç altında kalarak elmasa dönüştüğü tahmin ediliyor. Dünya çapında büyük yankı uyandıran elmas gezegenin yakından neye benzediği ise şimdilik evrendeki sırlardan biri... Onu uzayda parlayan bir kütle olarak hayal etmek kulağa çok hoş gelse de, bilim adamları gerçeğin böyle olmadığı görüşündeler. Şu an bu dış gezegen hakkında bilinenler sınırlı ama şu bir gerçek ki Allah evrende tahmin bile edemeyeceğimiz ihtişam ve güzellikte yapılar yaratmıştır. Cancri E adlı gezegende olduğu gibi başka gezegenlerde de elmasa rastlanabilir.  Peki dünyada rastladığımız değerli taşlardan da başka gezegenlerde bulabilir miyiz? Sorunun cevabını birlikte izliyoruz. Dünyada son derece kıymetli olan elmaslar, muhtemelen diğer gezegenlerde çok sıradan taşlar olabilir.  Çünkü elmaslar saf karbondan oluşur ve karbon tüm evrende en çok bulunan elementlerdendir. Diğer değerli taşlar ise çok çeşitli elementlerin bir araya gelmesiyle oluşurlar ve kompleks yapılara sahiptirler. Ki bu elementlerin bazıları karbondan çok daha nadir bulunur. Bu yüzden dünyadakine benzeyen değerli taşlar ve mineraller yalnızca dünya benzeri gezegenlerde olabilir. Çünkü birçok değerli taş yalnızca suyun var olması şartıyla oluşabilir.  Bu taşların oluşabilmesi için nemli, dünyadaki gibi bir çevrenin var olması şarttır. Allah insanlara dünyada bir güzellik olarak çeşitli görünümlerde değerli taşlar yaratmıştır. Bunlar takı olarak, süs olarak kullanıldığı gibi endüstride ve teknolojide de sıklıkla kullanılmaktadır. Allah’ın yaratma sanatının örnekleri görmesini ve düşünmesini bilenler için her yerdedir. Uzay hakkında bilinmeyenleri sadece keşfetmek bile hayranlık oluştururken, bütün bunların Yaratıcısı olan Yüce Allah’ın yaratma sanatını takdir etmemek çok büyük bir gaflet olur. Kuran’da bildirildiğine göre Allah’ın yaratması; sadece ‘Ol demesi iledir: Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen olur. (Yasin Suresi, 82) Allah elmas gezegenleri de, akıl almaz yoğunlukta olan pulsarları da, altın oranlı spiral galaksileri ve yaşama uygun güzel Dünyamızı da yaratmaya kadir olan, Büyük olan üstün Yaratıcımızdır. Yörünge’nin bu bölümünün de sonuna geldik. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere hoşçakalın... http://www.a9.com.tr/izle/234170/HD-Belgeseller/Yorunge--4--Evrendeki-Geometrik-Duzen-- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo