Hoşgeldiniz!

sarısı

Sevgiliye Kızıp Sokak Ortasında Şeyi Kesip Atmak 02:17
Sevgiliye Kızıp Sokak Ortasında Şeyi Kesip Atmak 47.997 izlenme - 1 yıl önce "Mersin'de kız arkadaşı ile tartışan 21 yaşındaki H.B., sokak ortasında penisini keserek yere attı. Hastaneye kaldırılan gencin penisi dikilirken işlevini kaybettiği belirtildi" Öyle zannediyorum ki kızla bişiler denerken ya ereksiyon olamadı yada kız küçük buldu ki çocukta böyle intikamını aldı çükünde..!
Düğün Dernek 2 Sünnet  - Yumurtanın Sarısı 03:04
Düğün Dernek 2 Sünnet - Yumurtanın Sarısı 16.214 izlenme - 1 yıl önce Düğün Dernek 2 Sünnet’in merakla beklenen şarkısı ortaya çıktı. Düğün Dernek 2 Sünnet - Yumurtanın Sarısı Şarkı Sözleri (Lyrics)______: Meşelidir emdiğim dallar Meşeli meşeli Üç yıl oldu ben bu derde düşeli Yumurtanın kulpu yok, Gözlerimde uyku yok, Sür gemici gemini, Hiçkimseden korkum yok. Yumurtanın sarısı, Yere düştü yarısı, Yarısından fayda yok, Kaç gel gece yarısı. Üç kederde beş ardıma bakarım, Gözlerimden kanlı yaşlar dökerim. Yumurtanın kulpu yok, Gözlerimde uyku yok, Sür gemici gemini, Hiçkimseden korkum yok. Yumurtanın sarısı, Yere düştü yarısı, Yarısından fayda yok, Kaç gel gece yarısı. Sen gideli ben ayrılık çekerim. O Sebepten kapanmıyor gözlerim. Yumurtanın kulpu yok, Gözlerimde uyku yok, Sür gemici gemini, Hiçkimseden korkum yok. Yumurtanın sarısı, Yere düştü yarısı, Yarısından fayda yok, Kaç gel gece yarısı
Tufan Altaş - Yumurtanın Sarısı (Official Audio) 03:40
Tufan Altaş - Yumurtanın Sarısı (Official Audio) 2.901 izlenme - 4 ay önce Star Prodüksiyon © http://www.starproduksiyon.com.tr
Düğün Dernek 2 - Yumurtanın Sarısı 03:04
Düğün Dernek 2 - Yumurtanın Sarısı 3.612 izlenme - 1 yıl önce 'Yumurtanın Sarısı'yla Coşturuyorlar! 'Düğün Dernek 2'nin hit şarkısı için stüdyoya girdiler. İlk filminde “Dım Dım Yar” türküsüyle olay yaratan “Düğün Dernek”in ikincisinde, sinemaseverler “Yumurtanın Sarısı” ile coşacak.
Kozağaçlı Ali - Yumurtanın Sarısı 03:08
Kozağaçlı Ali - Yumurtanın Sarısı 8.497 izlenme - 5 yıl önce
Yumurta Sarısı Ve Beyazı Nasıl Kolayca Ayrılır? - Mutfak Sırları 01:07
Yumurta Sarısı Ve Beyazı Nasıl Kolayca Ayrılır? - Mutfak Sırları 5.096 izlenme - 2 yıl önce Yumurtanın sarısını ve beyazını ayırmak her zaman zor gelmiştir. Bu yöntem ile kolayca ayırabilirsiniz. Daha fazlası için: http://mutfaksirlari.com
Ali Gedik - Papatyanın Sarısı 04:17
Ali Gedik - Papatyanın Sarısı 5.682 izlenme - 3 yıl önce Yönetmen: Şener Çakır Aldılar seni benden taktılar ona nişan.. Papatyanın sarısı bu kalbimin yarısı seni unutur muyum gözümün ilk ağrısı...
Düğün Dernek 2 - Yumurtanın Sarısı Klibi - Talking TOM VERSİYON 03:00
Düğün Dernek 2 - Yumurtanın Sarısı Klibi - Talking TOM VERSİYON 3.076 izlenme - 1 yıl önce Değerli kanal ziyaretçilerimiz, daha önceden farklı zamanlarda youtube'da yayında olan "Komedya19", "SuperTalkingTomTV" ve "Komedi Olsun Diye" isimli kanallar tarafımızca hazırlanmış olup elimizde olmayan değişik nedenlerden dolayı yayın hayatını sonlandırmak zorunda kalmıştır. Şimdi siz değerli ziyaretçilerimiz için bu üç kanal için daha önceden hazırlamış olduğumuz videoları bir araya getirerek yeniden beğeninize sunuyoruz. Ayrıca bundan sonraki tüm yeni projelerimizi bu kanalımız üzerinden yürüteceğiz. Bizi izlemeye devam edin. Zamanında SuperTalkingTomTV isimli kanalımızda Baş rollerini Ahmet KURAL ve Murat CEMCİR'in paylaştığı Düğün Dernek film fragmanı için hazırlamış olduğumuz Düğün Dernek - Entarisi Dım Dım Yar - Talking TOM Versiyon isimli videomuzu beğeninize sunmuştuk. Ayrıca buradan ‘Düğün Dernek’in İkincisi ‘Yumurtanın Sarısı’ Klibinin Talking TOM Versiyonunun da hazırlıkları içerisinde olduğumuzu bildirmiştik. İşte söz verdiğimiz gibi videomuzu hazırladık ve kanalımızın yeni yüzü ile birlikte sizlerin beğenisine sunuyoruz... Tekrar söylüyoruz bizi izlemeye devam edin... Bu ve daha fazla videolarımız için lütfen Facebook sayfamızı ziyaret ediniz. Facebook: Super Talking Tom TV
Gülşen KUTLU-Osman'ımın mendili saman sarısı-Özay GÖNLÜM'üz de-Şef:Ömer Hayri UZUN 05:20
Gülşen KUTLU-Osman'ımın mendili saman sarısı-Özay GÖNLÜM'üz de-Şef:Ömer Hayri UZUN 3.618 izlenme - 2 yıl önce Gülşen KUTLU-Osman'ımın mendili saman sarısı-Özay GÖNLÜM'üz de-Şef:Ömer Hayri UZUN
Yumurtanın Sarısı Çocuk İlahisi 02:30
Yumurtanın Sarısı Çocuk İlahisi 1.508 izlenme - 2 yıl önce Çocuk İlahileri
Yumurta sarısını ayırmak hiç bu kadar kolay olmamıştı 01:42
Yumurta sarısını ayırmak hiç bu kadar kolay olmamıştı 1.863 izlenme - 4 yıl önce Yumurtanın sarısını ve beyazını ayırmak için çok basit ve ilginç yöntem
 Düğün Dernek 2 - (Sünnet) Yumurtanın Sarısı 03:04
Düğün Dernek 2 - (Sünnet) Yumurtanın Sarısı 857 izlenme - 1 yıl önce ‘Düğün Dernek’in İkincisi ‘Yumurtanın Sarısı’ Klibi ile Geldi! _____@______xclas____________ Ahmet Kural ve Murat CemcirDüğün Dernek 2 Sünnet 4 Aralık’ta Türkiye'de Sinemalarda! 3 Aralık'ta Avrupa'da Sinemalarda! Bilet almak için tıklayın: Düğün Dernek 2 Sünnet Fragmanı izlemek için tıklayın: İzleyici rekorları kıran Düğün Dernek macerası son sürat devam ediyor. İlk filmde oğlunu evlendiren İsmail, ikinci filmde torununu sünnet ettirme telaşına giriyor. Eski takım bir araya geliyor, başını olmadık belalara sokuyor, sünnet düğünü şehir çapında bir hadise halini alıyor. Selçuk Aydemir, yazıp yönettiği ikinci film “Düğün Dernek 2: Sünnet”te de seyirciyi bir an kahkahasız bırakmayacak. İşler karışacak, acele düğüne aşk bile karışacak ve o sünnet illa ki yapılacak!
Ankaralı Turgut - Yumurtanın Sarısı 03:37
Ankaralı Turgut - Yumurtanın Sarısı 2.652 izlenme - 4 yıl önce Ankaralı Turgut - Yumurtanın Sarısı - Kaymak Lazım - Arabesk
Yumurtanın Sarısını Ayırmanın Pratik Yöntemi 01:28
Yumurtanın Sarısını Ayırmanın Pratik Yöntemi 1.291 izlenme - 4 yıl önce Yumurtanın Sarısını Ayırmanın Pratik Yöntemi
‘Düğün Dernek’in İkincisi ‘Yumurtanın Sarısı’ Klibi ile Geldi! 03:04
‘Düğün Dernek’in İkincisi ‘Yumurtanın Sarısı’ Klibi ile Geldi! 479 izlenme - 1 yıl önce Düğün Dernek 2 Sünnet 4 Aralık’ta Türkiye'de Sinemalarda! 3 Aralık'ta Avrupa'da Sinemalarda! Şarkı Sözleri: Meşelidir engin de dağlar meşeli Üç yıl oldu ben bu derde düşeli Yumurtanın kulbu yok Gözlerimde uyku yok Sür gemici gemiyi Hiç kimseden korkum yok Yumurtanın sarısı Yere düştü yarısı Sarısından fayda yok Kaç gel gece yarısı Üç giderime beş ardıma bakarım Gözlerimden kanlı yaşlar dökerim Yumurtanın kulbu yok Gözlerimde uyku yok Sür gemici gemiyi Hiç kimseden korkum yok Yumurtanın sarısı Yere düştü yarısı Sarısından fayda yok Kaç gel gece yarısı Sen gideli ben ayrılık çekerim O sebepten kapanmıyor gözlerim Yumurtanın kulbu yok Gözlerimde uyku yok Sür gemici gemiyi Hiç kimseden korkum yok Yumurtanın sarısı Yere düştü yarısı Sarısından fayda yok Kaç gel gece yarısı İzleyici rekorları kıran Düğün Dernek macerası son sürat devam ediyor. İlk filmde oğlunu evlendiren İsmail, ikinci filmde torununu sünnet ettirme telaşına giriyor. Eski takım bir araya geliyor, başını olmadık belalara sokuyor, sünnet düğünü şehir çapında bir hadise halini alıyor. Selçuk Aydemir, yazıp yönettiği ikinci film “Düğün Dernek 2: Sünnet”te de seyirciyi bir an kahkahasız bırakmayacak. İşler karışacak, acele düğüne aşk bile karışacak ve o sünnet illa ki yapılacak! "Kanalımıza ait diğer videolara ulaşmak ve güncel içerikleri takip etmek için >www.izlesene.com/mplay< kanalımıza göz atabilir ve abone olabilirsiniz. Keyifli seyirler..."
Makbule KAYA-Osman'ımın mendili saman sarısı-Şef:Ömer Hayri UZUN 05:11
Makbule KAYA-Osman'ımın mendili saman sarısı-Şef:Ömer Hayri UZUN 775 izlenme - 2 yıl önce Makbule KAYA-Osman'ımın mendili saman sarısı-Şef:Ömer Hayri UZUN
Başkentli Ayhan 02:16
Başkentli Ayhan 1.737 izlenme - 8 yıl önce yumurtanın sarısı
Kurtlar Vadisi Sünnet 03:16
Kurtlar Vadisi Sünnet 843 izlenme - 2 yıl önce Almanya'daki bir sünnet düğününden muazzam bir koreografi. Hem Mehmetçik eksikliği çekilmeyeceği konusunda yüreklere serptiği su hem de maskelerle gezen çocukların şaşaalı görüntüleri ile bu video "Racon kesmiyorum, pipi kesiyorum!!!" diye bağırıyor adeta.
Kozağaçlı Ali - Yumurtanın Sarısı 03:08
Kozağaçlı Ali - Yumurtanın Sarısı 1.116 izlenme - 5 yıl önce
Osmanımın Mendili Saman Sarısı-Mustafa Özcan Şef:ömer Hayri Uzun 04:45
Osmanımın Mendili Saman Sarısı-Mustafa Özcan Şef:ömer Hayri Uzun 713 izlenme - 2 yıl önce Osmanımın mendili saman sarısı-Mustafa ÖZCAN Şef:Ömer Hayri UZUN
Yumurtanın Akı ile Sarısını Ayıran Makine 02:17
Yumurtanın Akı ile Sarısını Ayıran Makine 434 izlenme - 2 yıl önce Müziğin uyumuyla birlikte izleyin hipnoz olun kardeslerim. Benim dikkatimi çekti ekledim.
Harbi Enver - Yumurtanın Sarısı 04:31
Harbi Enver - Yumurtanın Sarısı 17 izlenme - 3 hafta önce Harbi Enver - Yumurtanın Sarısı (Video Klip) 2016 Tüm müzik videoları yüksek ses ve görüntü kalitesinde izlesene.com'da! Kanalımıza ait diğer videolara ulaşmak ve güncel içerikleri takip etmek için www.izlesene.com/nefer26medya kanalımıza göz atabilir ve abone olabilirsiniz. Keyifli seyirler
Yumurta Sarısını Ayırmanın En Kolay ve En Hızlı Yolu 01:46
Yumurta Sarısını Ayırmanın En Kolay ve En Hızlı Yolu 678 izlenme - 3 yıl önce Yumurta Sarısını Ayırmanın En Kolay ve En Hızlı Yolu Very cool way to separate egg yolk
Yumurta Sarısı Nasıl Ayrılır? 00:42
Yumurta Sarısı Nasıl Ayrılır? 77 izlenme - 4 ay önce Mutfakta işinizi kolaylaştıracak pratik bilgiler, püf noktalarıyla MigrosTV'de! Yumurta sarısı nasıl ayrılır? Yanıtı videomuzda.
Haluk Çetin ... Saman Sarısı .. Şiir : Nazım Hikmet Ran 04:11
Haluk Çetin ... Saman Sarısı .. Şiir : Nazım Hikmet Ran 374 izlenme - 3 yıl önce Şiir : Nazım Hikmet Ran Vera Tulyakova'ya derin saygılarımla I Seher vakti habersizce girdi gara ekspres kar içindeydi ben paltomun yakasını kaldırmış perondaydım peronda benden başka da kimseler yoktu durdu önümde yataklı vagonun pencerelerinden biri perdesi aralıktı genç bir kadın uyuyordu alacakaranlıkta alt ranzada saçları saman sarısı kirpikleri mavi kırmızı dolgun dudaklarıysa şımarık ve somurtkandı üst ranzada uyuyanı göremedim habersizce usulcacık çıktı gardan ekspres bilmiyorum nerden gelip nereye gittiğini baktım arkasından üst ranzada ben uyuyorum Varşova'da Biristol Oteli'nde yıllardır böyle derin uykulara dalmışlığım yoktu oysa karyolam tahtaydı dardı genç bir kadın uyuyor başka bir karyolada saçları saman sarısı kirpikleri mavi ak boynu uzundu yuvarlaktı yıllardır böyle derin uykulara dalmışlığı yoktu oysa karyolası tahtaydı dardı vakıt hızla ilerliyordu yaklaşıyorduk gece yarılarına yıllardır böyle derin uykulara dalmışlığımız yoktu oysa karyolalar tahtaydı dardı iniyorum merdivenleri dördüncü kattan asansör bozulmuş yine aynaların içinde iniyorum merdivenleri belki yirmi yaşımdayım belki yüz yaşımdayım vakıt hızla ilerliyordu yaklaşıyorduk gece yarılarına üçüncü katta bir kapının ötesinde bir kadın gülüyor sağ elimde kederli bir gül açıldı ağır ağır Kübalı bir balerinle karşılaştım ikinci katta karlı pencerelerde taze esmer bir yalaza gibi geçti alnımın üzerinden şair Nikolas Gilyen Havana'ya döndü çoktan yıllarca Avrupa ve Asya otellerinin hollerinde oturup içtikti yudum yudum şehirlerimizin hasretini iki şey var ancak ölümle unutulur anamızın yüzüyle şehrimizin yüzü kapıcı uğurladı beni gocuğu geceye batık yürüdüm buz gibi esen yelin ve neonların içinde yürüdüm vakıt hızla ilerliyordu yaklaşıyordum gece yarılarına çıktılar önüme ansızın oraları gündüz gibi aydınlıktı ama onları benden başka gören olmadı bir mangaydılar kısa konçlu çizmeleri pantolonları ceketleri kolları kollarında gamalı haç işaretleri elleri ellerinde otomatikleri vardı omuzları miğferleri vardı ama başları yoktu omuzlarıyla miğferlerinin arası boşluktu hattâ yakaları boyunları vardı ama başları yoktu ölümlerine ağlanmayan askerlerdendiler yürüdük korktukları hem de hayvanca korktukları belli gözlerinden belli diyemem başları yok ki gözleri olsun korktukları hem de hayvanca korktukları belli belli çizmelerinden korku belli mi olur çizmelerden oluyordu onlarınki korkularından ateş etmeğe de başladılar artsız arasız bütün yapılara bütün taşıt araçlarına bütün canlılara her sese her kıvıltıya ateş ediyorlar hattâ Şopen Sokağı'nda mavi balıklı bir afişe ateş ettiler ama ne bir sıva parçası düşüyor ne bir cam kırılıyor ve kurşun seslerini benden başka duyan yok ölüler bir SS mangası da olsa ölüler öldüremez ölüler dirilerek öldürür kurt olup elmanın içine girerek ama korktukları hem de hayvanca korktukları belli bu şehir öldürülmemiş miydi kendileri öldürülmeden önce bu şehrin kemikleri birer birer kırılıp derisi yüzülmemiş miydi derisinden kitap kabı yapılmamış mıydı yağından sabun saçlarından sicim ama işte duruyordu karşılarında gecenin ve buz gibi esen yelin içinde sıcak bir fırancala gibi vakıt hızla ilerliyordu yaklaşıyordum gece yarılarına Belveder yolunda düşündüm Lehlileri kahraman bir mazurka oynuyorlar tarihleri boyunca Belveder yolunda düşündüm Lehlileri bana ilk ve belki de son nişanımı bu sarayda verdiler tören memuru açtı yaldızlı ak kapıyı girdim büyük salona genç bir kadınla saçları saman sarısı kirpikleri mavi ortalıkta da ikimizden başka kimseler yoktu bir de akvareller bir de incecik koltuklar kanapeler bebekevlerindeki gibi ve sen bundan dolayı bir resimdin açık maviyle çizilmiş belki de bir taş bebektin belki bir pırıltıydın düşümden damlamış sol mememin üstüne uyuyordun alacakaranlıkta alt ranzada ak boynun uzundu yuvarlaktı yıllardır böyle derin uykulara dalmışlığın yoktu ve işte Kırakof şehrinde Kapris Barı vakıt hızla ilerliyor gece yarılarına yaklaşıyoruz ayrılık masanın üstündeydi kahve bardağınla limonatamın arasında onu oraya sen koydun bir taş kuyunun dibindeki suydu bakıyorum eğilip bir koca kişi gülümsüyor bir buluta belli belirsiz sesleniyorum seni yitirmiş geri dönüyor sesimin yankıları ayrılık masanın üstündeydi cıgara paketinde gözlüklü garson getirdi onu ama sen ısmarladın kıvrılan bir dumandı gözlerinin içinde senin cıgaranın ucunda senin ve hoşça kal demeğe hazır olan avucunda ayrılık masanın üstünde dirseğini dayadığın yerdeydi aklından geçenlerdeydi ayrılık benden gizlediklerinde gizlemediklerinde ayrılık rahatlığındaydı senin senin güvenindeydi bana büyük korkundaydı ayrılık birdenbire kapın açılır gibi sevdalanmak birilerine ansızın oysa beni seviyorsun ama bunun farkında değilsin ayrılık bunu farketmeyişindeydi senin ayrılık kurtulmuştu yerçekiminden ağırlığı yoktu tüy gibiydi diyemem tüyün de ağırlığı var ayrılığın ağırlığı yoktu ama kendisi vardı vakıt hızla ilerliyor gece yarıları yaklaşıyor bize yürüdük yıldızlara değen Ortaçağ duvarlarının karanlığında vakıt hızla akıyordu geriye doğru ayak seslerimizin yankıları sarı sıska köpekler gibi geliyordu ardımızdan koşuyordu önümüze Yegelon Üniversitesi'nde şeytan taşlara tırnaklarını batıra batıra dola- şıyor bozmağa çalışıyor Kopernik'in Araplardan kalma usturlabını ve pazar yerinde bezzazlar çarşısının kemerleri altında rok end rol oynu- yor Katolik öğrencilerle vakıt hızla ilerliyor gece yarılarına yaklaşıyoruz vuruyor bulutlara kızıltısı Nova Huta'nın orda köylerden gelen genç işçiler madenle birlikte ruhlarını da alev alev döküyor yeni kalıplara ve ruhların dökümü madenin dökümünden bin kere zordur Meryem Ana kilisesinde çan kulesinde saat başlarını çalan borozan gece yarısını çaldı Ortaçağdan gelen çığlığı yükseldi şehre yaklaşan düşmanı verdi haber ve sustu gırtlağına saplanan okla ansızın borazan iç rahatlığıyla öldü ve ben yaklaşan düşmanı görüp de haber veremeden öldürülmenin acısını düşündüm vakıt hızla ilerliyor gece yarıları ışıklarını yeni söndürmüş bir vapur iskelesi gibi arkada kaldı seher vaktı habersizce girdi gara ekspres yağmurlar içindeydi Pırağ bir gölün dibinde gümüş kakma bir sandıktı kapağını açtım içinde genç bir kadın uyuyor camdan kuşların arasında saçları saman sarısı kirpikleri mavi yıllardır böyle derin uykulara dalmışlığı yoktu kapadım kapağı yükledim sandığı yük vagonuna habersizce usulcacık çıktı gardan ekspres baktım arkasından kollarım iki yanıma sarkık yağmurlar içindeydi Pırağ sen yoksun uyuyorsun alacakaranlıkta alt ranzada üst ranza bomboş sen yoksun yeryüzünün en güzel şehirlerinden biri boşaldı içinden elini çektiğin bir eldiven gibi boşaldı söndü artık seni görmeyen aynalar nasıl sönerse yitirilmiş akşamlar gibi Vıltava suyu akıyor köprülerin altından sokaklar bomboş bütün pencerelerde perdeler inik tıramvaylar bomboş geçiyor biletçileri vatmanları bile yok kahveler bomboş lokantalar barlar da öyle vitrinler bomboş ne kumaş ne kıristal ne et ne şarap ne bir kitap ne bir şekerleme kutusu ne bir karanfil şehri duman gibi saran bu yalnızlığın içinde bir koca kişi yalnızlıkta on kat artan ihtiyarlığın kederinden silkinmek için Lejyonerler Köprü- sü'nden martılara ekmek atıyor gereğinden genç yüreğinin kanına batırıp her lokmayı vakıtları yakalamak istiyorum parmaklarımda kalıyor altın tozları hızlarının yataklı vagonda bir kadın uyuyor alt ranzada yıllardır böyle derin uykulara dalmışlığı yoktu saçları saman sarısı kirpikleri mavi elleriyse gümüş şamdanlarda mumlardı üst ranzada uyuyanı göremedim ben değilim bir uyuyan varsa orda belki de üst ranza boş Moskova'ydı üst ranzadaki belki duman basmış Leh toprağını Birest'i de basmış iki gündür uçaklar kalkıp inemiyor ama tirenler gelip gidiyor bebekleri akmış gözlerin içinden geçiyorlar Berlin'den beri kompartımanda bir başımayım karlı ovaların güneşiyle uyandım ertesi sabah yemekli vagonda kefir denen bir çeşit ayran içtim garson kız tanıdı beni iki piyesimi seyretmiş Moskova'da garda genç bir kadın beni karşıladı beli karınca belinden ince saçları saman sarısı kirpikleri mavi tuttum elinden yürüdük yürüdük güneşin altında karları çıtırdata çıtırdata o yıl erken gelmişti bahar o günler Çobanyıldızına haber uçurulan günlerdi Moskova bahtiyardı bahtiyardım bahtiyardık yitirdim seni ansızın Mayakovski Alanı'nda yitirdim ansızın seni oysa ansızın değil çünkü önce yitirdim avucumda elinin sıcaklığını senin sonra elinin yumuşak ağırlığını yitirdim avucumda sonra elini ve ayrılık parmaklarımızın birbirine ilk değişinde başlamıştı çoktan ama yine de ansızın yitirdim seni asfalt denizlerinde otomobilleri durdurup baktım içlerine yoksun bulvarlar karlı seninkiler yok ayak izleri arasında botlu iskarpinli çoraplı çıplak senin ayak izlerini birde tanırım milisyonerlere sordum görmediniz mi eldivenlerini çıkarmışsa ellerini görmemek olmaz elleri gümüş şamdanlarda mumlardır milisyonerler büyük bir nezaketle karşılık veriyor görmedik İstanbul'da Sarayburnu akıntısını çıkıyor bir romorkör ardında üç mavna gak gak ediyor da vak vak ediyor da martı kuşları seslendim mavnalara Kızıl Meydan'dan romorkörün kaptanına sesleneme- dim çünkü makinası öyle gümbürdüyordu ki sesimi duyamazdı yorgundu da kaptan ceketinin düğmeleri de kopuktu seslendim mavnalara Kızıl Meydan'dan görmedik girdim giriyorum Moskova'nın bütün sokaklarında bütün kuyruklara ve yalnız kadınlara soruyorum yün başörtülü güler yüzlü sabırlı sessiz kocakarılar al yanaklı kopça burunlu tazeler şapkaları yeşil kadife ve genç kızlar tertemiz sımsıkı gayetle de şık belki korkunç kocakarılar bezgin tazeler şapşal kızlar da var ama onlardan bana ne güzeli kadın milleti erkeklerden önce görür ve unutmaz görmediniz mi saçları saman sarısı kirpikleri mavi kara paltosunun yakası ak ve sedef düğmeleri kocaman Pırağ'da aldı görmedik vakıtlarla yarışıyorum bir onlar öne geçiyor bir ben onlar öne geçince ufalan kırmızı ışıklarını görmez olacağım diye ödüm kopuyor ben öne geçtim mi ışıldakları gölgemi düşürüyor yola gölgem koşuyor önümde gölgemi yitireceğim diye de bir telâştır alıyor beni tiyatrolara konserlere sinemalara giriyorum Bolşoy'a girmedim bu gece oynanan operayı sevmezsin Kalamış'ta Balıkçının Meyhanesine girdim ve Sait Faik'le tatlı tatlı konuşuyorduk ben hapisten çıkalı bir ay olmuştu onun karaciğeri sancılar içindeydi ve dünya güzeldi lokantalara giriyorum estırat orkestraları yani cazları ünlülerin sırmalı kapıcılara bahşiş sever dalgın garsonlara gardroptakilere ve bizim mahalle bekçisine soruyorum görmedik çaldı geceyarısını Stırasnoy Manastırı'nın saat kulesi oysa manastır da kule de yıkıldı çoktan yapılıyor şehrin en büyük sineması oralarda oralarda on dokuz yaşıma rastladım birbirimizi birde tanıdık oysa birbirimizin yüzünü görmüşlüğümüz yoktu fotoğraflarımızı bile ama yine de birbirimizi birde tanıdık şaşmadık el sıkışmak istedik ama ellerimiz birbirine dokunamıyor aramızda kırk yıllık zaman duruyor uçsuz bucaksız donmuş duruyor bir kuzey denizidir ve Stırasnoy Alanı'na şimdi Puşkin Alanı kar yağmaya başladı üşüyorum hele ellerim ayaklarım oysa yün çoraplıyım da kunduralarımla eldivenlerim kürklü çorapsız olan oydu bezle sarmış postallarında ayaklarını elleri çıplak ağzında ham bir elmanın tadı dünya on dördünde bir kız memesi sertliği avuçlarındaki gözünde türkülerin boyu kilometre kilometre ölümün boyu bir karış ve haberi yok başına geleceklerin hiçbirinden onun başına gelecekleri bir ben biliyorum çünkü inandım onun bütün inandıklarına sevdim seveceği bütün kadınları yazdım yazacağı bütün şiirleri yattım yatacağı bütün hapislerde geçtim geçeceği bütün şehirlerden hastalandım bütün hastalıklarıyla bütün uykularını uyudum gördüm göreceği bütün düşleri bütün yitireceklerini yitirdim saçları saman sarısı kirpikleri mavi kara paltosunun yakası ak ve sedef düğmeleri koskocaman görmedim
Oba Makarna 00:29
Oba Makarna 407 izlenme - 2 yıl önce Aydan Şener'in başrollerinde oynadığı tekerlemesi ile meşhur, pişerken yapışmayan, kehribar sarısı makarna reklamı. Oba Oba nefis makarna, oba lezzet her sofrada..
Nazım Hikmet - Saman Sarısı (Kendi Sesinden) 17:54
Nazım Hikmet - Saman Sarısı (Kendi Sesinden) 205 izlenme - 1 yıl önce Nazım Hikmet'in Vera Tulyakovaya ithafen yazdığı film gibi şiiri; her şey gibi bir aşk gibi.
Huri Sapan - Yumurtanın Kulpu Yok 02:21
Huri Sapan - Yumurtanın Kulpu Yok 222 izlenme - 2 yıl önce Sünnet törenlerinden hatırlayacaksınız, yumurta tekerlemesini bu da evlenen çiftlere gelsin o zaman. Ayrıca yumurta ile gece kaçıp gelecek olan kişinin ne alakası var hala çözmüş değilim.
Ankaralı Coşkun Yumurtanın Sarısı-Efsane Sevdam 04:03
Ankaralı Coşkun Yumurtanın Sarısı-Efsane Sevdam 103 izlenme - 10 ay önce Ankaralı coşkun yumurtanın sarısı-efsane sevdam
Bursa Vali Yardımcısı'ndan Osmanlı Usulü Sünnet Düğünü 02:24
Bursa Vali Yardımcısı'ndan Osmanlı Usulü Sünnet Düğünü 266 izlenme - 2 yıl önce Camiye ayakkabıyla girmişler diye diye dünyaları ayağa kaldıranlar kendi menfaati için camiye ATLA bile girmişler evet atla.AKP li Bursa Vali yardımcısı oğluna Osmanlı usulü sünnet düğünü yapmış