Hoşgeldiniz!

semai

Serhat Sarpel - Son Peşrev Son Yürük Semai 01:49
Serhat Sarpel - Son Peşrev Son Yürük Semai 144 izlenme - 6 yıl önce
Erol Deran - Hicazkar Saz Semai 04:54
Erol Deran - Hicazkar Saz Semai 120 izlenme - 6 yıl önce
Bekir Sıdkı Sezgin-Güneş Ruhsar Eli Canan Nikab Ender Nikab Oldu 03:16
Bekir Sıdkı Sezgin-Güneş Ruhsar Eli Canan Nikab Ender Nikab Oldu 9 izlenme - 5 ay önce Bekir Sıdkı Sezgin 1 Temmuz 1936 tarihinde İstanbul’un Şehremini semtinde doğdu. Babası Hafız Hüseyin Efendi (1899-1969), annesi Feride Hanım’dır. 1942 yılında ilk öğretime başladı, lisede okurken babasının teşviki ile başarılı bir sınav vererek İstanbul belediye Konservatuarı’na giren B. Sıdkı Sezgin buradan mezun oldu. 1956 yılında Denizli’de vatani görevini tamamladıktan sonra 1958’de İzmir’e yerleşti. 1959’da İzmir Radyosu’nun sınavını kazanarak “yetişmiş sanatkar” olarak göreve başladı. Ayni yıl içinde solist, bir diğer sınavla da “Birinci sınıf ses sanatkarı” ünvanını aldı. 1967 yılından itibaren aynı kuruluşta stajyer sanatkarlara öğretmenlik yaptı. 1973’de İzmir Radyosu’nda “Klasik Koro Şefi” oldu. 1976’da İstanbul Devlet Türk Musikisi Konservatuarı Öğretim Üyeliği’ne getirildi. Aynı tarihlerden başlayarak İstanbul Radyosu ses sanatkarlığını, Küçük Koro Şefliği’ni ve TRT Merkez Denetleme Kurulu üyeliği’ni birlikte yürüttü. 1980 yılında TRT’den emekli oldu ve konservatuardaki görevinden ayrıldı. 1971-1983 yılları arasında çeşitli Avrupa ülkelerinde dini ve dindışı musikimizle ilgili konserler verdi. 1985 yılında özel bir anlaşma ile İ. T. Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nda öğretim üyeliğine başladı. Bekir Sıdkı Sezgin, musiki ve din kültürü yüksek bir aileye mensuptur. Sesi çok güzel olan babası Hafız Hüseyin Efendi, Hafız Hasan Akkuş, Fatih Camii imamı Ahmed Rasim Efendi (Filibeli Arap Hafız), Hafız Ahmed Efendi, Hafız Sadettin Efendi’lerden musiki dersleri alarak müziğe başlamıştır. 1946-1948 yılları arasında İzmir’deki teyzesinin yanına gittiği zamanlarda Hisar Camii’nde Rakım Elkutlu ile tanışır ve onun eserlerini kendisinden öğrenir. Bekir Sıtkı Sezgin’in annesi Feride Hanım’ın da sesi güzeldi ve ud çalardı, anneannesinden din dışı eserler meşk eden B. S. Sezgin’in güzel sesini ve yeteneğini ilk kez babası fark etmişti. Çok küçük denecek yaşlarda , henüz 3-4 yaşlarında iken sokakta babası ile dolaşırken babasını evlerinin yakınında bulunan kahveye sürükler, gramofonun yanına oturur ve saatlerce plak dinlerdi. Üç buçuk yaşında “Hıfz”a başlayan Bekir Sıtkı Sezgin “Hıfz”ı beş yaşında tamamladı. Ortaokulun son sınıflarına kadar özel musiki eğitimi aldı ve dini musikimizin her formuna ait eserler meşk etti, az çok bilgi sahibi oldu. Bu dersler babası tarafından yeterli bulunmadı ve mevlidhan Hafız Mecid Sesigür, Laleli Camii Başmüezzini Hafiz Numan, Nuruosmaniye Camii İmamı Hafiz Hasan Efendi’den na’t, mevlid, Ezan, talim, mahrec-i huruf dersleri aldırttı ve ardından “Bu zamana kadar musikiyi sana pratik olarak öğrettik. Şimdi ilmi yönden öğrenim görmenin zamanı gelmiştir. "Hadi bakalım ! Konservatuar imtihanına gir, muhakkak en iyi derece ile kazanacaksın” diyen babasının sözleri onun sınava girmesini ve başarılı olarak kazanmasını sağlamıştır. B. Sıdkı Sezgin babası için bu sebeple, ”Hasılı babam, benim hem sebebi hayatım, hem öğretmenim, hem mürebbim, hem de arkadaşım olmuştur” demiştir. Dersler devam ettiği sürede anneannesinden de din dışı eserler öğreniyordu. Toplum içinde ilk musiki icrası denemesini dokuz yaşında iken “Tevhid Bahri”ni okuyarak yapan B. Sıtkı Sezgin, aile ve dost meclislerinde bildiği eserleri okuyarak takdir edilirdi. Konservatuar süresince öğrendigi eserlerin çoğunu din dişi eserler oluşturuyordu. 1959 yılından sonra İzmir’de Zakirbaşı İlhami, Manisalı Hafız Ahmed, Mübaşir Kemal, Hafız İsmail Efendi’den bilmediği klasik eserleri, tevşih, durak, tavır ve üslup öğrenen büyük üstad, bütün bu titiz derslerin ve uğraşların sonucunda usta bir ses icracısı olarak kendisine üstün bir zemin hazırladı. Bekir Sıdkı Sezgin, 1964 yılında İzmir’de evlendi. 1965’de H. Kudsi, 1967’de H. Siyami, 1969’da F. Hümeyra adlı çocukları dünyaya geldi. Büyük üstad 10 Eylül 1996 tarihinde vefat etti.
Sabite Tur Gülerman - Sznk Sengin Semai Şarkı Zevkin Ne İse Söyle, Hicab Eyleme Benden 03:04
Sabite Tur Gülerman - Sznk Sengin Semai Şarkı Zevkin Ne İse Söyle, Hicab Eyleme Benden 178 izlenme - 6 yıl önce
Bekir Sıdkı Sezgin-Aldım Hayali Perçemin Ey Mah Dideme 04:33
Bekir Sıdkı Sezgin-Aldım Hayali Perçemin Ey Mah Dideme 9 izlenme - 5 ay önce Bekir Sıdkı Sezgin 1 Temmuz 1936 tarihinde İstanbul’un Şehremini semtinde doğdu. Babası Hafız Hüseyin Efendi (1899-1969), annesi Feride Hanım’dır. 1942 yılında ilk öğretime başladı, lisede okurken babasının teşviki ile başarılı bir sınav vererek İstanbul belediye Konservatuarı’na giren B. Sıdkı Sezgin buradan mezun oldu. 1956 yılında Denizli’de vatani görevini tamamladıktan sonra 1958’de İzmir’e yerleşti. 1959’da İzmir Radyosu’nun sınavını kazanarak “yetişmiş sanatkar” olarak göreve başladı. Ayni yıl içinde solist, bir diğer sınavla da “Birinci sınıf ses sanatkarı” ünvanını aldı. 1967 yılından itibaren aynı kuruluşta stajyer sanatkarlara öğretmenlik yaptı. 1973’de İzmir Radyosu’nda “Klasik Koro Şefi” oldu. 1976’da İstanbul Devlet Türk Musikisi Konservatuarı Öğretim Üyeliği’ne getirildi. Aynı tarihlerden başlayarak İstanbul Radyosu ses sanatkarlığını, Küçük Koro Şefliği’ni ve TRT Merkez Denetleme Kurulu üyeliği’ni birlikte yürüttü. 1980 yılında TRT’den emekli oldu ve konservatuardaki görevinden ayrıldı. 1971-1983 yılları arasında çeşitli Avrupa ülkelerinde dini ve dindışı musikimizle ilgili konserler verdi. 1985 yılında özel bir anlaşma ile İ. T. Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nda öğretim üyeliğine başladı. Bekir Sıdkı Sezgin, musiki ve din kültürü yüksek bir aileye mensuptur. Sesi çok güzel olan babası Hafız Hüseyin Efendi, Hafız Hasan Akkuş, Fatih Camii imamı Ahmed Rasim Efendi (Filibeli Arap Hafız), Hafız Ahmed Efendi, Hafız Sadettin Efendi’lerden musiki dersleri alarak müziğe başlamıştır. 1946-1948 yılları arasında İzmir’deki teyzesinin yanına gittiği zamanlarda Hisar Camii’nde Rakım Elkutlu ile tanışır ve onun eserlerini kendisinden öğrenir. Bekir Sıtkı Sezgin’in annesi Feride Hanım’ın da sesi güzeldi ve ud çalardı, anneannesinden din dışı eserler meşk eden B. S. Sezgin’in güzel sesini ve yeteneğini ilk kez babası fark etmişti. Çok küçük denecek yaşlarda , henüz 3-4 yaşlarında iken sokakta babası ile dolaşırken babasını evlerinin yakınında bulunan kahveye sürükler, gramofonun yanına oturur ve saatlerce plak dinlerdi. Üç buçuk yaşında “Hıfz”a başlayan Bekir Sıtkı Sezgin “Hıfz”ı beş yaşında tamamladı. Ortaokulun son sınıflarına kadar özel musiki eğitimi aldı ve dini musikimizin her formuna ait eserler meşk etti, az çok bilgi sahibi oldu. Bu dersler babası tarafından yeterli bulunmadı ve mevlidhan Hafız Mecid Sesigür, Laleli Camii Başmüezzini Hafiz Numan, Nuruosmaniye Camii İmamı Hafiz Hasan Efendi’den na’t, mevlid, Ezan, talim, mahrec-i huruf dersleri aldırttı ve ardından “Bu zamana kadar musikiyi sana pratik olarak öğrettik. Şimdi ilmi yönden öğrenim görmenin zamanı gelmiştir. "Hadi bakalım ! Konservatuar imtihanına gir, muhakkak en iyi derece ile kazanacaksın” diyen babasının sözleri onun sınava girmesini ve başarılı olarak kazanmasını sağlamıştır. B. Sıdkı Sezgin babası için bu sebeple, ”Hasılı babam, benim hem sebebi hayatım, hem öğretmenim, hem mürebbim, hem de arkadaşım olmuştur” demiştir. Dersler devam ettiği sürede anneannesinden de din dışı eserler öğreniyordu. Toplum içinde ilk musiki icrası denemesini dokuz yaşında iken “Tevhid Bahri”ni okuyarak yapan B. Sıtkı Sezgin, aile ve dost meclislerinde bildiği eserleri okuyarak takdir edilirdi. Konservatuar süresince öğrendigi eserlerin çoğunu din dişi eserler oluşturuyordu. 1959 yılından sonra İzmir’de Zakirbaşı İlhami, Manisalı Hafız Ahmed, Mübaşir Kemal, Hafız İsmail Efendi’den bilmediği klasik eserleri, tevşih, durak, tavır ve üslup öğrenen büyük üstad, bütün bu titiz derslerin ve uğraşların sonucunda usta bir ses icracısı olarak kendisine üstün bir zemin hazırladı. Bekir Sıdkı Sezgin, 1964 yılında İzmir’de evlendi. 1965’de H. Kudsi, 1967’de H. Siyami, 1969’da F. Hümeyra adlı çocukları dünyaya geldi. Büyük üstad 10 Eylül 1996 tarihinde vefat etti.
Sabite Tur Gülerman - Sznak Semai Şarkı Gönlüm Kuru Bir Gül Gibi Titrerken Adında 02:32
Sabite Tur Gülerman - Sznak Semai Şarkı Gönlüm Kuru Bir Gül Gibi Titrerken Adında 177 izlenme - 6 yıl önce
Zeki Müren - Bin Gül Çıkarırdım Sana Kalbimdeki Külden (Nihavendsengin Semai Şarkı) 03:26
Zeki Müren - Bin Gül Çıkarırdım Sana Kalbimdeki Külden (Nihavendsengin Semai Şarkı) 174 izlenme - 6 yıl önce
En Chordais - Hüseyni Ağır Semai 05:35
En Chordais - Hüseyni Ağır Semai 113 izlenme - 6 yıl önce
Zeki Müren - Kaçsam Bırakıp Senden Uzak Yollara Gitsem 04:44
Zeki Müren - Kaçsam Bırakıp Senden Uzak Yollara Gitsem 69 izlenme - 2 yıl önce Kaçsam bırakıp senden uzak yollara gitsem Kalbim yanıyor ismini her kimden işitsem Derdinle ufuklarda sönen gün gibi bitsem Kalbim yanıyor ismini her kimden işitsem Gönlüm o kadar aşkınla yanmış ki ezelden Bir lâhza unutmak seni bak gelmiyor elden N'olurdu ölüm zehrini içseydim elinden Kalbim yanıyor ismini her kimden işitsem Beste: Mehveş Hanım Güfte: ? Makâm: Nihâvend Usûl: Semâî
Bekir Sıdkı Sezgin-Naz Etse N'ola Cihane Ol Gül 05:01
Bekir Sıdkı Sezgin-Naz Etse N'ola Cihane Ol Gül 8 izlenme - 5 ay önce Bekir Sıdkı Sezgin 1 Temmuz 1936 tarihinde İstanbul’un Şehremini semtinde doğdu. Babası Hafız Hüseyin Efendi (1899-1969), annesi Feride Hanım’dır. 1942 yılında ilk öğretime başladı, lisede okurken babasının teşviki ile başarılı bir sınav vererek İstanbul belediye Konservatuarı’na giren B. Sıdkı Sezgin buradan mezun oldu. 1956 yılında Denizli’de vatani görevini tamamladıktan sonra 1958’de İzmir’e yerleşti. 1959’da İzmir Radyosu’nun sınavını kazanarak “yetişmiş sanatkar” olarak göreve başladı. Ayni yıl içinde solist, bir diğer sınavla da “Birinci sınıf ses sanatkarı” ünvanını aldı. 1967 yılından itibaren aynı kuruluşta stajyer sanatkarlara öğretmenlik yaptı. 1973’de İzmir Radyosu’nda “Klasik Koro Şefi” oldu. 1976’da İstanbul Devlet Türk Musikisi Konservatuarı Öğretim Üyeliği’ne getirildi. Aynı tarihlerden başlayarak İstanbul Radyosu ses sanatkarlığını, Küçük Koro Şefliği’ni ve TRT Merkez Denetleme Kurulu üyeliği’ni birlikte yürüttü. 1980 yılında TRT’den emekli oldu ve konservatuardaki görevinden ayrıldı. 1971-1983 yılları arasında çeşitli Avrupa ülkelerinde dini ve dindışı musikimizle ilgili konserler verdi. 1985 yılında özel bir anlaşma ile İ. T. Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nda öğretim üyeliğine başladı. Bekir Sıdkı Sezgin, musiki ve din kültürü yüksek bir aileye mensuptur. Sesi çok güzel olan babası Hafız Hüseyin Efendi, Hafız Hasan Akkuş, Fatih Camii imamı Ahmed Rasim Efendi (Filibeli Arap Hafız), Hafız Ahmed Efendi, Hafız Sadettin Efendi’lerden musiki dersleri alarak müziğe başlamıştır. 1946-1948 yılları arasında İzmir’deki teyzesinin yanına gittiği zamanlarda Hisar Camii’nde Rakım Elkutlu ile tanışır ve onun eserlerini kendisinden öğrenir. Bekir Sıtkı Sezgin’in annesi Feride Hanım’ın da sesi güzeldi ve ud çalardı, anneannesinden din dışı eserler meşk eden B. S. Sezgin’in güzel sesini ve yeteneğini ilk kez babası fark etmişti. Çok küçük denecek yaşlarda , henüz 3-4 yaşlarında iken sokakta babası ile dolaşırken babasını evlerinin yakınında bulunan kahveye sürükler, gramofonun yanına oturur ve saatlerce plak dinlerdi. Üç buçuk yaşında “Hıfz”a başlayan Bekir Sıtkı Sezgin “Hıfz”ı beş yaşında tamamladı. Ortaokulun son sınıflarına kadar özel musiki eğitimi aldı ve dini musikimizin her formuna ait eserler meşk etti, az çok bilgi sahibi oldu. Bu dersler babası tarafından yeterli bulunmadı ve mevlidhan Hafız Mecid Sesigür, Laleli Camii Başmüezzini Hafiz Numan, Nuruosmaniye Camii İmamı Hafiz Hasan Efendi’den na’t, mevlid, Ezan, talim, mahrec-i huruf dersleri aldırttı ve ardından “Bu zamana kadar musikiyi sana pratik olarak öğrettik. Şimdi ilmi yönden öğrenim görmenin zamanı gelmiştir. "Hadi bakalım ! Konservatuar imtihanına gir, muhakkak en iyi derece ile kazanacaksın” diyen babasının sözleri onun sınava girmesini ve başarılı olarak kazanmasını sağlamıştır. B. Sıdkı Sezgin babası için bu sebeple, ”Hasılı babam, benim hem sebebi hayatım, hem öğretmenim, hem mürebbim, hem de arkadaşım olmuştur” demiştir. Dersler devam ettiği sürede anneannesinden de din dışı eserler öğreniyordu. Toplum içinde ilk musiki icrası denemesini dokuz yaşında iken “Tevhid Bahri”ni okuyarak yapan B. Sıtkı Sezgin, aile ve dost meclislerinde bildiği eserleri okuyarak takdir edilirdi. Konservatuar süresince öğrendigi eserlerin çoğunu din dişi eserler oluşturuyordu. 1959 yılından sonra İzmir’de Zakirbaşı İlhami, Manisalı Hafız Ahmed, Mübaşir Kemal, Hafız İsmail Efendi’den bilmediği klasik eserleri, tevşih, durak, tavır ve üslup öğrenen büyük üstad, bütün bu titiz derslerin ve uğraşların sonucunda usta bir ses icracısı olarak kendisine üstün bir zemin hazırladı. Bekir Sıdkı Sezgin, 1964 yılında İzmir’de evlendi. 1965’de H. Kudsi, 1967’de H. Siyami, 1969’da F. Hümeyra adlı çocukları dünyaya geldi. Büyük üstad 10 Eylül 1996 tarihinde vefat etti.
Bekir Sıdkı Sezgin-Bağlandı Gönül Zülfüne Bir Yosma Civanın 02:55
Bekir Sıdkı Sezgin-Bağlandı Gönül Zülfüne Bir Yosma Civanın 8 izlenme - 5 ay önce Bekir Sıdkı Sezgin 1 Temmuz 1936 tarihinde İstanbul’un Şehremini semtinde doğdu. Babası Hafız Hüseyin Efendi (1899-1969), annesi Feride Hanım’dır. 1942 yılında ilk öğretime başladı, lisede okurken babasının teşviki ile başarılı bir sınav vererek İstanbul belediye Konservatuarı’na giren B. Sıdkı Sezgin buradan mezun oldu. 1956 yılında Denizli’de vatani görevini tamamladıktan sonra 1958’de İzmir’e yerleşti. 1959’da İzmir Radyosu’nun sınavını kazanarak “yetişmiş sanatkar” olarak göreve başladı. Ayni yıl içinde solist, bir diğer sınavla da “Birinci sınıf ses sanatkarı” ünvanını aldı. 1967 yılından itibaren aynı kuruluşta stajyer sanatkarlara öğretmenlik yaptı. 1973’de İzmir Radyosu’nda “Klasik Koro Şefi” oldu. 1976’da İstanbul Devlet Türk Musikisi Konservatuarı Öğretim Üyeliği’ne getirildi. Aynı tarihlerden başlayarak İstanbul Radyosu ses sanatkarlığını, Küçük Koro Şefliği’ni ve TRT Merkez Denetleme Kurulu üyeliği’ni birlikte yürüttü. 1980 yılında TRT’den emekli oldu ve konservatuardaki görevinden ayrıldı. 1971-1983 yılları arasında çeşitli Avrupa ülkelerinde dini ve dindışı musikimizle ilgili konserler verdi. 1985 yılında özel bir anlaşma ile İ. T. Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nda öğretim üyeliğine başladı. Bekir Sıdkı Sezgin, musiki ve din kültürü yüksek bir aileye mensuptur. Sesi çok güzel olan babası Hafız Hüseyin Efendi, Hafız Hasan Akkuş, Fatih Camii imamı Ahmed Rasim Efendi (Filibeli Arap Hafız), Hafız Ahmed Efendi, Hafız Sadettin Efendi’lerden musiki dersleri alarak müziğe başlamıştır. 1946-1948 yılları arasında İzmir’deki teyzesinin yanına gittiği zamanlarda Hisar Camii’nde Rakım Elkutlu ile tanışır ve onun eserlerini kendisinden öğrenir. Bekir Sıtkı Sezgin’in annesi Feride Hanım’ın da sesi güzeldi ve ud çalardı, anneannesinden din dışı eserler meşk eden B. S. Sezgin’in güzel sesini ve yeteneğini ilk kez babası fark etmişti. Çok küçük denecek yaşlarda , henüz 3-4 yaşlarında iken sokakta babası ile dolaşırken babasını evlerinin yakınında bulunan kahveye sürükler, gramofonun yanına oturur ve saatlerce plak dinlerdi. Üç buçuk yaşında “Hıfz”a başlayan Bekir Sıtkı Sezgin “Hıfz”ı beş yaşında tamamladı. Ortaokulun son sınıflarına kadar özel musiki eğitimi aldı ve dini musikimizin her formuna ait eserler meşk etti, az çok bilgi sahibi oldu. Bu dersler babası tarafından yeterli bulunmadı ve mevlidhan Hafız Mecid Sesigür, Laleli Camii Başmüezzini Hafiz Numan, Nuruosmaniye Camii İmamı Hafiz Hasan Efendi’den na’t, mevlid, Ezan, talim, mahrec-i huruf dersleri aldırttı ve ardından “Bu zamana kadar musikiyi sana pratik olarak öğrettik. Şimdi ilmi yönden öğrenim görmenin zamanı gelmiştir. "Hadi bakalım ! Konservatuar imtihanına gir, muhakkak en iyi derece ile kazanacaksın” diyen babasının sözleri onun sınava girmesini ve başarılı olarak kazanmasını sağlamıştır. B. Sıdkı Sezgin babası için bu sebeple, ”Hasılı babam, benim hem sebebi hayatım, hem öğretmenim, hem mürebbim, hem de arkadaşım olmuştur” demiştir. Dersler devam ettiği sürede anneannesinden de din dışı eserler öğreniyordu. Toplum içinde ilk musiki icrası denemesini dokuz yaşında iken “Tevhid Bahri”ni okuyarak yapan B. Sıtkı Sezgin, aile ve dost meclislerinde bildiği eserleri okuyarak takdir edilirdi. Konservatuar süresince öğrendigi eserlerin çoğunu din dişi eserler oluşturuyordu. 1959 yılından sonra İzmir’de Zakirbaşı İlhami, Manisalı Hafız Ahmed, Mübaşir Kemal, Hafız İsmail Efendi’den bilmediği klasik eserleri, tevşih, durak, tavır ve üslup öğrenen büyük üstad, bütün bu titiz derslerin ve uğraşların sonucunda usta bir ses icracısı olarak kendisine üstün bir zemin hazırladı. Bekir Sıdkı Sezgin, 1964 yılında İzmir’de evlendi. 1965’de H. Kudsi, 1967’de H. Siyami, 1969’da F. Hümeyra adlı çocukları dünyaya geldi. Büyük üstad 10 Eylül 1996 tarihinde vefat etti.
Sabite Tur Gülerman - Evcr Aksak Semai Şarkı Efsun Okur Uşşkına Ol Gamze-İ Cd 03:13
Sabite Tur Gülerman - Evcr Aksak Semai Şarkı Efsun Okur Uşşkına Ol Gamze-İ Cd 155 izlenme - 6 yıl önce
Zeki Müren - Gönlüm Hevesi Zülf-İ Siyehkare Düşürdüm (Hisarbuselik Yürük Semai) 03:47
Zeki Müren - Gönlüm Hevesi Zülf-İ Siyehkare Düşürdüm (Hisarbuselik Yürük Semai) 149 izlenme - 6 yıl önce
Erol Deran - Nihavent Saz Semai 05:09
Erol Deran - Nihavent Saz Semai 98 izlenme - 6 yıl önce
Oktay Temiz - Suzinak Semai 04:15
Oktay Temiz - Suzinak Semai 82 izlenme - 6 yıl önce
Nihavent Saz Semai - Emel Sayın & Münir Nurettin Selçuk 04:22
Nihavent Saz Semai - Emel Sayın & Münir Nurettin Selçuk 8 izlenme - 4 ay önce Most Production Kanalına Abone Olun: https://goo.gl/hn1OTA http://mostproduction.com/ Takip edin; https://www.facebook.com/mostproduction https://twitter.com/mostproduction https://www.instagram.com/mostproduction/
Bezmara Topluluğu - Muhayyer Saz Semai 03:56
Bezmara Topluluğu - Muhayyer Saz Semai 94 izlenme - 6 yıl önce
Ahmet Özhan - Hüzzam Saz Semai 01:24
Ahmet Özhan - Hüzzam Saz Semai 94 izlenme - 6 yıl önce
Zeki Müren - Ne Olsun Bu Kadar Ah Ü figan Gönül (Hicaz Sengin Semai Şarkı) 02:51
Zeki Müren - Ne Olsun Bu Kadar Ah Ü figan Gönül (Hicaz Sengin Semai Şarkı) 140 izlenme - 6 yıl önce
Hilal Çalıkoğlu  Baki Duyarlar - Şehnaz Saz Semai 04:48
Hilal Çalıkoğlu Baki Duyarlar - Şehnaz Saz Semai 112 izlenme - 6 yıl önce
Hüseyin Fırtına -  Azeri Semai / Ezgilerin Kanadında Anadolu 02:36
Hüseyin Fırtına - Azeri Semai / Ezgilerin Kanadında Anadolu 14 izlenme - 7 ay önce Anadolu Müzik Yapım. info@anadolumuzik.com.tr www.anadolumuzik.com.tr
Bekir Sıdkı Sezgin-Seni Çok Sevdi Bu Gönlüm Beni Terketme Kadın 04:05
Bekir Sıdkı Sezgin-Seni Çok Sevdi Bu Gönlüm Beni Terketme Kadın 7 izlenme - 5 ay önce Seni çok sevdi bu gönlüm Beni terketme kadın Kanayan kalbimi aç bak Ona nakşolmuş adın Orda da yıllarca rakipsiz Yalnız sen yaşadın Kanayan kalbimi aç bak Ona nakşolmuş adın Gün olur sende seversin Beni ağlatma sakın Bilemem kimse olur mu Sana senden de yakın Kanayan kalbimi aç bak Ona nakşolmuş adın Beste:Râkım Elkutlu Güfte:Nâhit Hilmi Özeren Makamı:Hicazkâr Usûlü:Aksak-Curcuna Bekir Sıdkı Sezgin 1 Temmuz 1936 tarihinde İstanbul’un Şehremini semtinde doğdu. Babası Hafız Hüseyin Efendi (1899-1969), annesi Feride Hanım’dır. 1942 yılında ilk öğretime başladı, lisede okurken babasının teşviki ile başarılı bir sınav vererek İstanbul belediye Konservatuarı’na giren B. Sıdkı Sezgin buradan mezun oldu. 1956 yılında Denizli’de vatani görevini tamamladıktan sonra 1958’de İzmir’e yerleşti. 1959’da İzmir Radyosu’nun sınavını kazanarak “yetişmiş sanatkar” olarak göreve başladı. Ayni yıl içinde solist, bir diğer sınavla da “Birinci sınıf ses sanatkarı” ünvanını aldı. 1967 yılından itibaren aynı kuruluşta stajyer sanatkarlara öğretmenlik yaptı. 1973’de İzmir Radyosu’nda “Klasik Koro Şefi” oldu. 1976’da İstanbul Devlet Türk Musikisi Konservatuarı Öğretim Üyeliği’ne getirildi. Aynı tarihlerden başlayarak İstanbul Radyosu ses sanatkarlığını, Küçük Koro Şefliği’ni ve TRT Merkez Denetleme Kurulu üyeliği’ni birlikte yürüttü. 1980 yılında TRT’den emekli oldu ve konservatuardaki görevinden ayrıldı. 1971-1983 yılları arasında çeşitli Avrupa ülkelerinde dini ve dindışı musikimizle ilgili konserler verdi. 1985 yılında özel bir anlaşma ile İ. T. Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nda öğretim üyeliğine başladı. Bekir Sıdkı Sezgin, musiki ve din kültürü yüksek bir aileye mensuptur. Sesi çok güzel olan babası Hafız Hüseyin Efendi, Hafız Hasan Akkuş, Fatih Camii imamı Ahmed Rasim Efendi (Filibeli Arap Hafız), Hafız Ahmed Efendi, Hafız Sadettin Efendi’lerden musiki dersleri alarak müziğe başlamıştır. 1946-1948 yılları arasında İzmir’deki teyzesinin yanına gittiği zamanlarda Hisar Camii’nde Rakım Elkutlu ile tanışır ve onun eserlerini kendisinden öğrenir. Bekir Sıtkı Sezgin’in annesi Feride Hanım’ın da sesi güzeldi ve ud çalardı, anneannesinden din dışı eserler meşk eden B. S. Sezgin’in güzel sesini ve yeteneğini ilk kez babası fark etmişti. Çok küçük denecek yaşlarda , henüz 3-4 yaşlarında iken sokakta babası ile dolaşırken babasını evlerinin yakınında bulunan kahveye sürükler, gramofonun yanına oturur ve saatlerce plak dinlerdi. Üç buçuk yaşında “Hıfz”a başlayan Bekir Sıtkı Sezgin “Hıfz”ı beş yaşında tamamladı. Ortaokulun son sınıflarına kadar özel musiki eğitimi aldı ve dini musikimizin her formuna ait eserler meşk etti, az çok bilgi sahibi oldu. Bu dersler babası tarafından yeterli bulunmadı ve mevlidhan Hafız Mecid Sesigür, Laleli Camii Başmüezzini Hafiz Numan, Nuruosmaniye Camii İmamı Hafiz Hasan Efendi’den na’t, mevlid, Ezan, talim, mahrec-i huruf dersleri aldırttı ve ardından “Bu zamana kadar musikiyi sana pratik olarak öğrettik. Şimdi ilmi yönden öğrenim görmenin zamanı gelmiştir. "Hadi bakalım ! Konservatuar imtihanına gir, muhakkak en iyi derece ile kazanacaksın” diyen babasının sözleri onun sınava girmesini ve başarılı olarak kazanmasını sağlamıştır. B. Sıdkı Sezgin babası için bu sebeple, ”Hasılı babam, benim hem sebebi hayatım, hem öğretmenim, hem mürebbim, hem de arkadaşım olmuştur” demiştir. Dersler devam ettiği sürede anneannesinden de din dışı eserler öğreniyordu. Toplum içinde ilk musiki icrası denemesini dokuz yaşında iken “Tevhid Bahri”ni okuyarak yapan B. Sıtkı Sezgin, aile ve dost meclislerinde bildiği eserleri okuyarak takdir edilirdi. Konservatuar süresince öğrendigi eserlerin çoğunu din dişi eserler oluşturuyordu. 1959 yılından sonra İzmir’de Zakirbaşı İlhami, Manisalı Hafız Ahmed, Mübaşir Kemal, Hafız İsmail Efendi’den bilmediği klasik eserleri, tevşih, durak, tavır ve üslup öğrenen büyük üstad, bütün bu titiz derslerin ve uğraşların sonucunda usta bir ses icracısı olarak kendisine üstün bir zemin hazırladı. Bekir Sıdkı Sezgin, 1964 yılında İzmir’de evlendi. 1965’de H. Kudsi, 1967’de H. Siyami, 1969’da F. Hümeyra adlı çocukları dünyaya geldi. Büyük üstad 10 Eylül 1996 tarihinde vefat etti.
Bekir Sıdkı Sezgin-Güllerin Karşımda Her An Solmadan Durmaktadır 02:55
Bekir Sıdkı Sezgin-Güllerin Karşımda Her An Solmadan Durmaktadır 7 izlenme - 5 ay önce Güllerin karşımda her an solmadan durmaktadır Hem temâşâsıyla gönlüm şâdûman olmaktadır Eski bağçem hâtıra geldikçe dîdem hûn olur Şimdi gül tasvirleriyle geçmişi anmaktadır. Beste:Niyazi Sayın Güfte:Necmettin Okyay Makam:Şevkefzâ Usûl:Ağır Aksak Bekir Sıdkı Sezgin 1 Temmuz 1936 tarihinde İstanbul’un Şehremini semtinde doğdu. Babası Hafız Hüseyin Efendi (1899-1969), annesi Feride Hanım’dır. 1942 yılında ilk öğretime başladı, lisede okurken babasının teşviki ile başarılı bir sınav vererek İstanbul belediye Konservatuarı’na giren B. Sıdkı Sezgin buradan mezun oldu. 1956 yılında Denizli’de vatani görevini tamamladıktan sonra 1958’de İzmir’e yerleşti. 1959’da İzmir Radyosu’nun sınavını kazanarak “yetişmiş sanatkar” olarak göreve başladı. Ayni yıl içinde solist, bir diğer sınavla da “Birinci sınıf ses sanatkarı” ünvanını aldı. 1967 yılından itibaren aynı kuruluşta stajyer sanatkarlara öğretmenlik yaptı. 1973’de İzmir Radyosu’nda “Klasik Koro Şefi” oldu. 1976’da İstanbul Devlet Türk Musikisi Konservatuarı Öğretim Üyeliği’ne getirildi. Aynı tarihlerden başlayarak İstanbul Radyosu ses sanatkarlığını, Küçük Koro Şefliği’ni ve TRT Merkez Denetleme Kurulu üyeliği’ni birlikte yürüttü. 1980 yılında TRT’den emekli oldu ve konservatuardaki görevinden ayrıldı. 1971-1983 yılları arasında çeşitli Avrupa ülkelerinde dini ve dindışı musikimizle ilgili konserler verdi. 1985 yılında özel bir anlaşma ile İ. T. Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nda öğretim üyeliğine başladı. Bekir Sıdkı Sezgin, musiki ve din kültürü yüksek bir aileye mensuptur. Sesi çok güzel olan babası Hafız Hüseyin Efendi, Hafız Hasan Akkuş, Fatih Camii imamı Ahmed Rasim Efendi (Filibeli Arap Hafız), Hafız Ahmed Efendi, Hafız Sadettin Efendi’lerden musiki dersleri alarak müziğe başlamıştır. 1946-1948 yılları arasında İzmir’deki teyzesinin yanına gittiği zamanlarda Hisar Camii’nde Rakım Elkutlu ile tanışır ve onun eserlerini kendisinden öğrenir. Bekir Sıtkı Sezgin’in annesi Feride Hanım’ın da sesi güzeldi ve ud çalardı, anneannesinden din dışı eserler meşk eden B. S. Sezgin’in güzel sesini ve yeteneğini ilk kez babası fark etmişti. Çok küçük denecek yaşlarda , henüz 3-4 yaşlarında iken sokakta babası ile dolaşırken babasını evlerinin yakınında bulunan kahveye sürükler, gramofonun yanına oturur ve saatlerce plak dinlerdi. Üç buçuk yaşında “Hıfz”a başlayan Bekir Sıtkı Sezgin “Hıfz”ı beş yaşında tamamladı. Ortaokulun son sınıflarına kadar özel musiki eğitimi aldı ve dini musikimizin her formuna ait eserler meşk etti, az çok bilgi sahibi oldu. Bu dersler babası tarafından yeterli bulunmadı ve mevlidhan Hafız Mecid Sesigür, Laleli Camii Başmüezzini Hafiz Numan, Nuruosmaniye Camii İmamı Hafiz Hasan Efendi’den na’t, mevlid, Ezan, talim, mahrec-i huruf dersleri aldırttı ve ardından “Bu zamana kadar musikiyi sana pratik olarak öğrettik. Şimdi ilmi yönden öğrenim görmenin zamanı gelmiştir. "Hadi bakalım ! Konservatuar imtihanına gir, muhakkak en iyi derece ile kazanacaksın” diyen babasının sözleri onun sınava girmesini ve başarılı olarak kazanmasını sağlamıştır. B. Sıdkı Sezgin babası için bu sebeple, ”Hasılı babam, benim hem sebebi hayatım, hem öğretmenim, hem mürebbim, hem de arkadaşım olmuştur” demiştir. Dersler devam ettiği sürede anneannesinden de din dışı eserler öğreniyordu. Toplum içinde ilk musiki icrası denemesini dokuz yaşında iken “Tevhid Bahri”ni okuyarak yapan B. Sıtkı Sezgin, aile ve dost meclislerinde bildiği eserleri okuyarak takdir edilirdi. Konservatuar süresince öğrendigi eserlerin çoğunu din dişi eserler oluşturuyordu. 1959 yılından sonra İzmir’de Zakirbaşı İlhami, Manisalı Hafız Ahmed, Mübaşir Kemal, Hafız İsmail Efendi’den bilmediği klasik eserleri, tevşih, durak, tavır ve üslup öğrenen büyük üstad, bütün bu titiz derslerin ve uğraşların sonucunda usta bir ses icracısı olarak kendisine üstün bir zemin hazırladı. Bekir Sıdkı Sezgin, 1964 yılında İzmir’de evlendi. 1965’de H. Kudsi, 1967’de H. Siyami, 1969’da F. Hümeyra adlı çocukları dünyaya geldi. Büyük üstad 10 Eylül 1996 tarihinde vefat etti.
Bekir Sıdkı Sezgin-Bir Rüzgârdır Gelir Geçer Sanmıştım 04:50
Bekir Sıdkı Sezgin-Bir Rüzgârdır Gelir Geçer Sanmıştım 7 izlenme - 5 ay önce Bir rüzgârdır gelir geçer sanmıştım Meğer başımda esen kasırgaymış sevgilim Gönül oyunudur bunun izi kalmaz demiştim Meğer içimde yanan bir volkanmış sevgilim Bir gün gelir unutursun demiştin sevgilim Hicrânını uyutursun demiştin sevgilim Unutmadım, unutmadım Aşka hasret, sana hasret bekliyorum sevgilim Gönül oyunudur bunun izi kalmaz demiştim Meğer içimde yanan bir volkanmış sevgilim Beste: Sâdettin Kaynak Güfte: Ercüment Er Makâm : Segâh Usûl : Düyek - Semai Bekir Sıdkı Sezgin 1 Temmuz 1936 tarihinde İstanbul’un Şehremini semtinde doğdu. Babası Hafız Hüseyin Efendi (1899-1969), annesi Feride Hanım’dır. 1942 yılında ilk öğretime başladı, lisede okurken babasının teşviki ile başarılı bir sınav vererek İstanbul belediye Konservatuarı’na giren B. Sıdkı Sezgin buradan mezun oldu. 1956 yılında Denizli’de vatani görevini tamamladıktan sonra 1958’de İzmir’e yerleşti. 1959’da İzmir Radyosu’nun sınavını kazanarak “yetişmiş sanatkar” olarak göreve başladı. Ayni yıl içinde solist, bir diğer sınavla da “Birinci sınıf ses sanatkarı” ünvanını aldı. 1967 yılından itibaren aynı kuruluşta stajyer sanatkarlara öğretmenlik yaptı. 1973’de İzmir Radyosu’nda “Klasik Koro Şefi” oldu. 1976’da İstanbul Devlet Türk Musikisi Konservatuarı Öğretim Üyeliği’ne getirildi. Aynı tarihlerden başlayarak İstanbul Radyosu ses sanatkarlığını, Küçük Koro Şefliği’ni ve TRT Merkez Denetleme Kurulu üyeliği’ni birlikte yürüttü. 1980 yılında TRT’den emekli oldu ve konservatuardaki görevinden ayrıldı. 1971-1983 yılları arasında çeşitli Avrupa ülkelerinde dini ve dindışı musikimizle ilgili konserler verdi. 1985 yılında özel bir anlaşma ile İ. T. Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nda öğretim üyeliğine başladı. Bekir Sıdkı Sezgin, musiki ve din kültürü yüksek bir aileye mensuptur. Sesi çok güzel olan babası Hafız Hüseyin Efendi, Hafız Hasan Akkuş, Fatih Camii imamı Ahmed Rasim Efendi (Filibeli Arap Hafız), Hafız Ahmed Efendi, Hafız Sadettin Efendi’lerden musiki dersleri alarak müziğe başlamıştır. 1946-1948 yılları arasında İzmir’deki teyzesinin yanına gittiği zamanlarda Hisar Camii’nde Rakım Elkutlu ile tanışır ve onun eserlerini kendisinden öğrenir. Bekir Sıtkı Sezgin’in annesi Feride Hanım’ın da sesi güzeldi ve ud çalardı, anneannesinden din dışı eserler meşk eden B. S. Sezgin’in güzel sesini ve yeteneğini ilk kez babası fark etmişti. Çok küçük denecek yaşlarda , henüz 3-4 yaşlarında iken sokakta babası ile dolaşırken babasını evlerinin yakınında bulunan kahveye sürükler, gramofonun yanına oturur ve saatlerce plak dinlerdi. Üç buçuk yaşında “Hıfz”a başlayan Bekir Sıtkı Sezgin “Hıfz”ı beş yaşında tamamladı. Ortaokulun son sınıflarına kadar özel musiki eğitimi aldı ve dini musikimizin her formuna ait eserler meşk etti, az çok bilgi sahibi oldu. Bu dersler babası tarafından yeterli bulunmadı ve mevlidhan Hafız Mecid Sesigür, Laleli Camii Başmüezzini Hafiz Numan, Nuruosmaniye Camii İmamı Hafiz Hasan Efendi’den na’t, mevlid, Ezan, talim, mahrec-i huruf dersleri aldırttı ve ardından “Bu zamana kadar musikiyi sana pratik olarak öğrettik. Şimdi ilmi yönden öğrenim görmenin zamanı gelmiştir. "Hadi bakalım ! Konservatuar imtihanına gir, muhakkak en iyi derece ile kazanacaksın” diyen babasının sözleri onun sınava girmesini ve başarılı olarak kazanmasını sağlamıştır. B. Sıdkı Sezgin babası için bu sebeple, ”Hasılı babam, benim hem sebebi hayatım, hem öğretmenim, hem mürebbim, hem de arkadaşım olmuştur” demiştir. Dersler devam ettiği sürede anneannesinden de din dışı eserler öğreniyordu. Toplum içinde ilk musiki icrası denemesini dokuz yaşında iken “Tevhid Bahri”ni okuyarak yapan B. Sıtkı Sezgin, aile ve dost meclislerinde bildiği eserleri okuyarak takdir edilirdi. Konservatuar süresince öğrendigi eserlerin çoğunu din dişi eserler oluşturuyordu. 1959 yılından sonra İzmir’de Zakirbaşı İlhami, Manisalı Hafız Ahmed, Mübaşir Kemal, Hafız İsmail Efendi’den bilmediği klasik eserleri, tevşih, durak, tavır ve üslup öğrenen büyük üstad, bütün bu titiz derslerin ve uğraşların sonucunda usta bir ses icracısı olarak kendisine üstün bir zemin hazırladı. Bekir Sıdkı Sezgin, 1964 yılında İzmir’de evlendi. 1965’de H. Kudsi, 1967’de H. Siyami, 1969’da F. Hümeyra adlı çocukları dünyaya geldi. Büyük üstad 10 Eylül 1996 tarihinde vefat etti.
Bekir Sıdkı Sezgin-Ayrılık Ümitlerin Ötesinde Bir Şehir 04:19
Bekir Sıdkı Sezgin-Ayrılık Ümitlerin Ötesinde Bir Şehir 7 izlenme - 5 ay önce Ayrılık ümitlerin ötesinde bir şehir Ne bir kuş, ne bir haber, ne de bir selam gelir Çaresiz seslenişler, beyhûde bekleyişler Bir teselli yerine hüzünlü akşam gelir Ne bir kuş, ne bir haber, ne de bir selam gelir Beste: Avni Anıl Güfte: Şahap Gürsel Makam: Hüzzam Bekir Sıdkı Sezgin 1 Temmuz 1936 tarihinde İstanbul’un Şehremini semtinde doğdu. Babası Hafız Hüseyin Efendi (1899-1969), annesi Feride Hanım’dır. 1942 yılında ilk öğretime başladı, lisede okurken babasının teşviki ile başarılı bir sınav vererek İstanbul belediye Konservatuarı’na giren B. Sıdkı Sezgin buradan mezun oldu. 1956 yılında Denizli’de vatani görevini tamamladıktan sonra 1958’de İzmir’e yerleşti. 1959’da İzmir Radyosu’nun sınavını kazanarak “yetişmiş sanatkar” olarak göreve başladı. Ayni yıl içinde solist, bir diğer sınavla da “Birinci sınıf ses sanatkarı” ünvanını aldı. 1967 yılından itibaren aynı kuruluşta stajyer sanatkarlara öğretmenlik yaptı. 1973’de İzmir Radyosu’nda “Klasik Koro Şefi” oldu. 1976’da İstanbul Devlet Türk Musikisi Konservatuarı Öğretim Üyeliği’ne getirildi. Aynı tarihlerden başlayarak İstanbul Radyosu ses sanatkarlığını, Küçük Koro Şefliği’ni ve TRT Merkez Denetleme Kurulu üyeliği’ni birlikte yürüttü. 1980 yılında TRT’den emekli oldu ve konservatuardaki görevinden ayrıldı. 1971-1983 yılları arasında çeşitli Avrupa ülkelerinde dini ve dindışı musikimizle ilgili konserler verdi. 1985 yılında özel bir anlaşma ile İ. T. Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nda öğretim üyeliğine başladı. Bekir Sıdkı Sezgin, musiki ve din kültürü yüksek bir aileye mensuptur. Sesi çok güzel olan babası Hafız Hüseyin Efendi, Hafız Hasan Akkuş, Fatih Camii imamı Ahmed Rasim Efendi (Filibeli Arap Hafız), Hafız Ahmed Efendi, Hafız Sadettin Efendi’lerden musiki dersleri alarak müziğe başlamıştır. 1946-1948 yılları arasında İzmir’deki teyzesinin yanına gittiği zamanlarda Hisar Camii’nde Rakım Elkutlu ile tanışır ve onun eserlerini kendisinden öğrenir. Bekir Sıtkı Sezgin’in annesi Feride Hanım’ın da sesi güzeldi ve ud çalardı, anneannesinden din dışı eserler meşk eden B. S. Sezgin’in güzel sesini ve yeteneğini ilk kez babası fark etmişti. Çok küçük denecek yaşlarda , henüz 3-4 yaşlarında iken sokakta babası ile dolaşırken babasını evlerinin yakınında bulunan kahveye sürükler, gramofonun yanına oturur ve saatlerce plak dinlerdi. Üç buçuk yaşında “Hıfz”a başlayan Bekir Sıtkı Sezgin “Hıfz”ı beş yaşında tamamladı. Ortaokulun son sınıflarına kadar özel musiki eğitimi aldı ve dini musikimizin her formuna ait eserler meşk etti, az çok bilgi sahibi oldu. Bu dersler babası tarafından yeterli bulunmadı ve mevlidhan Hafız Mecid Sesigür, Laleli Camii Başmüezzini Hafiz Numan, Nuruosmaniye Camii İmamı Hafiz Hasan Efendi’den na’t, mevlid, Ezan, talim, mahrec-i huruf dersleri aldırttı ve ardından “Bu zamana kadar musikiyi sana pratik olarak öğrettik. Şimdi ilmi yönden öğrenim görmenin zamanı gelmiştir. "Hadi bakalım ! Konservatuar imtihanına gir, muhakkak en iyi derece ile kazanacaksın” diyen babasının sözleri onun sınava girmesini ve başarılı olarak kazanmasını sağlamıştır. B. Sıdkı Sezgin babası için bu sebeple, ”Hasılı babam, benim hem sebebi hayatım, hem öğretmenim, hem mürebbim, hem de arkadaşım olmuştur” demiştir. Dersler devam ettiği sürede anneannesinden de din dışı eserler öğreniyordu. Toplum içinde ilk musiki icrası denemesini dokuz yaşında iken “Tevhid Bahri”ni okuyarak yapan B. Sıtkı Sezgin, aile ve dost meclislerinde bildiği eserleri okuyarak takdir edilirdi. Konservatuar süresince öğrendigi eserlerin çoğunu din dişi eserler oluşturuyordu. 1959 yılından sonra İzmir’de Zakirbaşı İlhami, Manisalı Hafız Ahmed, Mübaşir Kemal, Hafız İsmail Efendi’den bilmediği klasik eserleri, tevşih, durak, tavır ve üslup öğrenen büyük üstad, bütün bu titiz derslerin ve uğraşların sonucunda usta bir ses icracısı olarak kendisine üstün bir zemin hazırladı. Bekir Sıdkı Sezgin, 1964 yılında İzmir’de evlendi. 1965’de H. Kudsi, 1967’de H. Siyami, 1969’da F. Hümeyra adlı çocukları dünyaya geldi. Büyük üstad 10 Eylül 1996 tarihinde vefat etti.
Zeki Müren - Feryad İle Yad Eylerken Ben Senin Her Bar (Nihavend Yürük Semai) 03:29
Zeki Müren - Feryad İle Yad Eylerken Ben Senin Her Bar (Nihavend Yürük Semai) 136 izlenme - 6 yıl önce
Münir Nurettin Selçuk - Reh-i Aşkında Edip Kaddimi Kütâh Gönül 04:13
Münir Nurettin Selçuk - Reh-i Aşkında Edip Kaddimi Kütâh Gönül 56 izlenme - 2 yıl önce Form: Yürük Semâî Makâm: Hüzzâm Usûl: Yürük Semâî Bestekâr: Hammâmizâde İsmâil Dedeefendi Reh-i aşkında idüb kattimi kütâh gönül Beni baştan çıkarıp eyledi gümrâh gönül Başımı derde salub sînemi sûzân etdi Yakdı yandırdı beni derd ile eyvâh gönül
Çeşitli Sanatcılar - Acemaşiran Son Yürük Semai 03:59
Çeşitli Sanatcılar - Acemaşiran Son Yürük Semai 89 izlenme - 6 yıl önce
hüseyni saz semai 04:42
hüseyni saz semai 67 izlenme - 6 yıl önce
Zeki Müren - Görülmemiş Devr-i Yusuf'tan Beri Hiç Böyle Güzel (Şedaraban Semai Şarkı) 03:34
Zeki Müren - Görülmemiş Devr-i Yusuf'tan Beri Hiç Böyle Güzel (Şedaraban Semai Şarkı) 131 izlenme - 6 yıl önce