Hoşgeldiniz!

semender

Dev Semender Görenleri Şaşkına Çevirdi 00:53
Dev Semender Görenleri Şaşkına Çevirdi 455 izlenme - 12 ay önce Çin'de bir mağaranın içinde bulunan dev semender görenleri şaşkına çevirdi. 52 kilo ağırlığında ve 1.4 metre uzunluğunda olan bu semender koruma altına alındı. Çinli dev semender dünyanın en büyük amfibi olabileceği tahmin ediliyor. 50 yaşında olduğu tahmin edilen semenderin 2 asırlık bir familyaya ait olduğu tahmin edilmektedir.
Semenderi Yuttuğuna Pişman Olan Kurbağa 01:08
Semenderi Yuttuğuna Pişman Olan Kurbağa 295 izlenme - 2 yıl önce Semenderi Yuttuğuna Pişman Olan Kurbağa Ormanda karşılaştığı semenderi yutan kurbağanın hazin sonu. Kameraya yansıyan görüntüler sizlerle...
Türk Bilim İnsanının Yeni Umudu (Aksolotl) 04:22
Türk Bilim İnsanının Yeni Umudu (Aksolotl) 120 izlenme - 1 yıl önce Meksika kökenli bir tür semender olan "aksolotl", Türk bilim insanlarına yeni umut oldu. Meksika kökenli bir tür semender olan "aksolotl", Türk bilim insanlarına kanser, sinir sistemi ve kalbe yönelik hastalıkların yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi için umut ışığı oldu. Vücutlarının çeşitli parçalarını ve uzuvlarını yeniden üretebilme yeteneğine sahip, nesli tükendiği için ancak özel laboratuvarlarda yaşamlarına devam edebilen aksolotllar, embriyolarının büyüklüğüyle bilimsel araştırmalara elverişli oluşu ve kansere yakalanma olasılığının çok az olması dolayısıyla bilim insanlarının dikkatini çekiyor. Medipol Üniversitesi Rejeneratif ve Restoratif Tıp Araştırmaları Merkezi (REMER) Kurucu Başkanı Prof. Dr. Gürkan Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 300 kadar aksolotlın bir yıl önce ABD'de bulunan Kentucky Üniversitesi'nden uzun uğraşlar sonucu Türkiye'ye getirildiğini söyledi. Merkezin 4 yıl önce kurulduğunu belirten Öztürk, dünyanın farklı üniversitelerinde akademik çalışmalarını tamamlamış ya da halen devam ettiren 30'a yakın bilim insanıyla, ellerindeki bini aşkın aksolotl üzerindeki bilimsel çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirdi. Aksolotlların embriyonik dönemden yetişkin döneme geçebilecek bir hayvan olabilmesine rağmen bu dönemden hiç çıkamadıklarına dikkati çeken Öztürk, "Bu özelliğiyle anne karnında sıfırdan bütün özelliklerini tamamlıyor, hiç doğmamış gibi. Çünkü doğduğu zaman vücut yapısı değişecek. Örneğin bir uzvu, koptuğunda 1-2 ayda uzayabiliyor" dedi. Hayvanlar üzerinde yüksek yenilenme becerilerinden dolayı insanlar için sinir sistemi, doku ve organ hastalıkları ile kalp ve damar hastalıklarına yönelik yeni tedavi yöntemleri geliştirme üzerine araştırmalara odaklandıklarını anlatan Öztürk, "Örneğin trafik kazasında omuriliği zedelenmiş, kopmuş bir insan, ömür boyu felce mahkum demektir. Şu anda hiç bir tedavisi yok. Biz, bu hayvanın omuriliğinin nasıl tamir olduğunu bulabilirsek, buradan çıkacak sonuçları insanlarda yeni tedavi yöntemleri olarak kullanabiliriz. Bu hayvandan elde edeceğimiz omurilik hücrelerinin farenin omurilik hasarına fayda edip etmeyeceğini test edeceğiz. Hayvandaki iyileşme kapasitesini, insana yakın bir memeli modeline taşıyabilecek miyiz, onun üzerinde çalışıyoruz" diye konuştu. "Kansere yakalanma oranı, 'bin kat' daha az" Aksolotlların ortalama 15 yıl yaşadığını söyleyen Öztürk, ilk 3 ayın ardından hayvanların araştırma çalışmalarına dahil edilebildiğini kaydederek, hayvanların çok nadir olarak kansere yakalanmalarından dolayı kanser araştırmalarında ayrı bir öneme sahip olduğunu ifade etti. Kanser araştırmalarının genellikle embriyonik özelliklerle bağdaştırıldığını anlatan Öztürk, bir hücrenin ne kadar embriyonik döneme yakınsa o kadar kanserleşme riski taşıdığını, aksolotlların ise embriyonik dönem geçirmesine rağmen kansere yakalanma oranlarının diğer hayvanlara göre en az "bin kat" daha düşük olduğuna vurgu yaptı. Öztürk, sözlerine şöyle devam etti: "Bir hücre, hem embriyonik oluyor hem de nasıl kansere yakalanmıyor? Bu hayvanlarda kanseri engelleyici birtakım mekanizmalar olmalı. Şimdi bunun üzerinde çalışmalara başladık. Bu hayvanda kanserden koruyucu bir mekanizma var mı, şimdilik bunu merak ediyoruz." Aksolotlların küçük balık, kurt ve böcekle beslendiğini aktaran Öztürk, bu hayvanların gözleri pek iyi görmediği için yaşamlarını sürdürdükleri 15-16 derecedeki sularda dalgalara göre hareket ettiğini anlattı.
semender 01:37
semender 292 izlenme - 6 yıl önce amfibi
200 Yaşındaki Dev Semender 00:55
200 Yaşındaki Dev Semender 98 izlenme - 12 ay önce Çok nadir görülebilen bir tür olan dev Çin Semender, Çin'in Chongqing şehrinde bir mağarada görüldü. Balıkçılar, boyutu yaklaşık 152 cm ve ağırlığı 52 kg olan dev hayvanın hasta olduğunu fark edip çevrecilerle temasa geçtiler. Araştırmacılara göre bu hayvanın yaşı 200'den fazla olabileceği düşünülüyor.
semender 00:51
semender 214 izlenme - 6 yıl önce
Doayen & Sayko And Mami --- Askmaa 02:08
Doayen & Sayko And Mami --- Askmaa 225 izlenme - 7 yıl önce doayenın askına ...
triturus karelinii 03:14
triturus karelinii 123 izlenme - 6 yıl önce amfibi oyuncak
Doayen 01:58
Doayen 129 izlenme - 7 yıl önce thebest sayko