Hoşgeldiniz!

Şemsi Tebrizi

ŞEMSİ TEBRİZİ MUHTEŞEM ÖĞÜTLER 08:23
ŞEMSİ TEBRİZİ MUHTEŞEM ÖĞÜTLER 605 izlenme - 2 yıl önce Eşsiz öğütler... şemsi tebrizi
Şems İ Tebrizi'nin 40 Kuralı & Serdar Ortaç'ın Sesinden 18:11
Şems İ Tebrizi'nin 40 Kuralı & Serdar Ortaç'ın Sesinden 1.277 izlenme - 7 yıl önce şems i tebrizi'nin 40 kuralı & serdar ortaç'ın sesinden
Novak Djokovic, Top Toplayıcı Çocukla Sohbet Etti 01:46
Novak Djokovic, Top Toplayıcı Çocukla Sohbet Etti 359 izlenme - 4 yıl önce Yağmur nedeniyle ara verilen Roland Garros maçında Novak Djokovic, top toplayıcı çocuğu yanına aldı ve sohbet etti.
Meddah Yusuf Duru - Şems-i Tebrizi Ve Ateistiin Sorusu 09:21
Meddah Yusuf Duru - Şems-i Tebrizi Ve Ateistiin Sorusu 321 izlenme - 5 yıl önce Meddah Yusuf Duru - Şems-i Tebrizi Ve Ateistiin Sorusu
Bitkisel Lezzet 03:38
Bitkisel Lezzet "Kumi" Eti Aratmıyor 168 izlenme - 3 yıl önce GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: - Kumi'den detay görüntü- Harabakayış köyü sakinlerinden Baki Şen tarlada "kumi" ararken- Toprağın altından kumi çıkarma- Baki Şen ile röportaj- Kumiden yemek yapan kadınlar Bitkisel lezzet "kumi" eti aratmıyor- Elazığ'ın Baskil ilçesinde kırsal alanlarda doğal olarak yetişen ve tadıyla eti aratmayan, "kumi" adı verilen kudret helvası mantarı, sofralara kattığı lezzetin yanı sıra yöre halkına gelir de sağlıyor- Harabakayış köyü sakinlerinden Baki Şen: "Bu mantarın olduğu yerde kimse et yemez. Etten çok daha lezzetlidir" İSMAİL ŞEN - Elazığ'ın Baskil ilçesindeki kırsal alanlarda doğal olarak yetişen ve "kudret helvası" olarak bilinen, yöre halkının "kumi" adı verdiği mantar, mevsiminde sofralara kattığı lezzetin yanı sıra yöre halkına gelir de sağlıyor.
Şems-i Tebrizi (Hazırlayan: M. Mehtap Türk) 04:36
Şems-i Tebrizi (Hazırlayan: M. Mehtap Türk) 32 izlenme - 2 yıl önce Şems-i Tebrizi (Hazırlayan: M. Mehtap Türk), Müzik: Daft Punk - Armory - Tron Legacy Soundtrack
Türkiye Enduro Şampiyonası 03:02
Türkiye Enduro Şampiyonası 71 izlenme - 3 yıl önce Türkiye Enduro Şampiyonası- Fethiye Orman Spor Kulübünün organize ettiği 1. ayak yarışı, Esenköy mevkisindeki Akdeniz Off-Road Park'tan start alacak Türkiye Enduro Şampiyonası'nın 1. Ayak Yarışı, 28-29 Mart'ta Fethiye'de yapılacak.
Mevlananın Konyaya Geliş Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 04:52
Mevlananın Konyaya Geliş Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 3 izlenme - 4 ay önce Mevlananın Konyaya Gelişi Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu Aykut öğretmen Şemsi Tebrizi Hz. Mevlana Celaleddin Rumi aykut ilter öğretmen,müzik ve eğitim,mevlananın konyaya gelişi,şemsi tebrizi,hz. mevlana,mevlana celaleddin rumi Yeni videolardan haberdar olun ABONE OLUN. Emeğe Saygı Çerçevesinde Videoyu Beğenip Paylaşabilirsiniz. Yorumlarınızla destek olursanız katkı sağlamış olursunuz. Müzik Malzemeleri ile ilgili özel sitemden dan tüm müzik malzemelerini inceleyebilirsiniz. Bana telefon ile ulaşabilirsiniz. Yıl 1012 Mevlana’nın babası Sultan ul Ulama Bahaeddin bazı manevi ilhamlarına dayanarak yaşadığı şehir Belh’ten göç etmeye karar verir ve yakınlarına “Sefer ediniz, sıhhat bulacak ve yararlar görürüsünüz” diye öğüt verir. Âlimlerin sultanının bu öğüdü yakınlarını ve inanlarını harekete geçirir. Göç hazırlıkları başlar. 1013 Salı günü beş yaşındaki Mevlana üç yüz deveden oluşan kafile ile Bağdat’a doğru yol alır. Küçük Mevlana’yı en çok üzen onun candan sevdiği nineyi terk etmesidir. Neyse ki annesi ve daha sonra eşi olacak Cevher Hatun kafilede ona sevgi tattırmışlardır. Karaman’a gelince annesini ve yürekten sevdiği can dostu eşini yitirmiştir. Konya’ya geldiğinde Moğollar şehre el koymuş haraca bağlamıştır. Sultanlar maddenin esiri olup benliğe kapılmış ve vezirlerin benliği yüzünden taht kavgasına geçmişlerdir. Alaeddin Keykubad’ın kurduğu zengin devlet viran olamaya yüz tutmuş ve Konya’ya davet ettiği Mevlana’nın babası gönüller sultanı Bahaeddin de 1231’de vefat etmiştir. Bütün bu hadiselere rağmen Mevlana yoksulluğu hoş görmüş, üzüntü etmeyip şükrederek geleceğin hayırlı olmasını sabırla beklemiştir. Prof. Dr. Erkan TÜRKMEN sözlerine şöyle devam etti; Kur-an’da birkaç kez geçen şu ifade, “Velilere (Allah dostlarına) ne korku ne de gam veya hüzün yanaşmaz”. Dünyanın maddi sarmalları şeytanın sıkça kullandığı tuzaklarıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu yüzden “Yoksulluk benim kıvancımdır” demiştir. Bu yoksulluk insanlara muhtaç eden türünden değildir, tersine kimseye muhtaç olmamak için maddi tuzakları azaltmak ve elinde var olanlarıyla yetinmektir. Bu reçete sadece İslam’da değil Hint felsefesinde “Nirvana” olarak, Yunanlılarda ise Kıbrıslı Zeno’nun kurduğu Stoa düşüncesinin temeli ve Budizm’in kaburgası idi. Prof. Dr. Erkan TÜRKMEN sözlerini Mevlana’nın bir sözü ile son verdi. Mevlana “Mecalis-i Saba” (s.52) da şöyle der: “Allah’ı ararken rüzgâr gibi es, O’nun vereceği sıkıntıların şerbetini tatlı içecekler gibi iç… Kimin evi sahilde ise dalgalarla çok karşılaşır ve kim ki aşk davasına düşse çok acılar çekmek zorundadır”. Konya’da, eski adıyla güllük mevkiinde Şems Parkı olarak bilinen alanın içinde eski bir cami ve türbe vardır. Yılın her günü ziyaretçilerle dolup taşan Mevlânâ türbesine yaklaşık on dakikalık mesafedeki bu mekânı bilen ve ziyaret edenlerin sayısı ise parmakla gösterilecek kadar azdır. Sözünü ettiğimiz türbe, Mevlânâ’yı hakikâtin sırlarına ulaştıran bir zatın adını taşımaktadır. Tahmin ettiğiniz gibi Şems-i Tebrizi’nin adını.... Büyük bir arif olduğu bilinen Melikdad oğlu Ali adlı bir kişinin oğlu olan Muhammed Şemseddin, 1164 senesinde Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Henüz çocukluk ve ilk gençlik yıllarında bile kendi kuşağının çocuklarından bambaşka olduğunu göstermiş, anne babasını,yakınlarını, hocalarını hayrete düşüren davranışlar ortaya koymuştur. Zamanın ölçülerini aşan bu zat, çocukluk dönemine ait bir anıyı şöyle anlatıyor: “Henüz ergenlik çağına girmemiştim. Aşk deryasına daldım mı otuz kırk gün hiçbir şey yiyemezdim; istekten kesilirdim. Günlerce açlığa susuzluğa katlanırdım. Bir gün babam bana çıkıştı : ’ Oğlum’, dedi ‘ben senin bu halinden bir şey anlamıyorum. Bunun sonu nereye varacak?‘ ben ona şu cevabı verdim: ‘Baba, seninle benim babalık ve evlatlık ilişkimiz neye benzer bilir misin? Bir tavuğun altına tavuk yumurtalarıyla bir de kaz yumurtası koymuşlar. Vakti gelip de civcivler çıktığı zaman, bunlar hep birlikte analarının ardına düşerler, bir göl kenarına gelirler. Kaz yumurtasından çıkan civciv hemen kendini suya atar, bunu gören ana tavuk, eyvah yavrum boğulacak der. Çırpınmaya başlar. Halbuki kaz yavrusu, neşe içinde suda yüzmektedir. İşte, seninle benim aramdaki fark da böyledir.”
Boşluk'ta Bilinç 02:58
Boşluk'ta Bilinç" Şemsiyelerle Anlatıldı 24 izlenme - 3 yıl önce "Boşluk'ta Bilinç" şemsiyelerle anlatıldı- Erzurum'da, evrende oluşan boşluğu yansıtmak amacıyla şemsiye temalı "Boşluk'ta Bilinç" sergisi açıldı Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmed Kavukcu'nun, evrende oluşan boşluğu yansıtmak için şemsiye temalı "Boşluk'ta Bilinç" sergisi açıldı.
Konseri Yağmur Altında İzledi 03:54
Konseri Yağmur Altında İzledi 33 izlenme - 4 yıl önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Yalova’da düzenlediği Volkan Konak konserini sağanak yağmur altında izledi.
Mevlananın Konyaya Geliş Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 03:40
Mevlananın Konyaya Geliş Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 2 izlenme - 4 ay önce Mevlananın Konyaya Gelişi Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu Aykut öğretmen Şemsi Tebrizi Hz. Mevlana Celaleddin Rumi aykut ilter öğretmen,müzik ve eğitim,mevlananın konyaya gelişi,şemsi tebrizi,hz. mevlana,mevlana celaleddin rumi Yeni videolardan haberdar olun ABONE OLUN. Emeğe Saygı Çerçevesinde Videoyu Beğenip Paylaşabilirsiniz. Yorumlarınızla destek olursanız katkı sağlamış olursunuz. Müzik Malzemeleri ile ilgili özel sitemden dan tüm müzik malzemelerini inceleyebilirsiniz. Bana telefon ile ulaşabilirsiniz. Yıl 1012 Mevlana’nın babası Sultan ul Ulama Bahaeddin bazı manevi ilhamlarına dayanarak yaşadığı şehir Belh’ten göç etmeye karar verir ve yakınlarına “Sefer ediniz, sıhhat bulacak ve yararlar görürüsünüz” diye öğüt verir. Âlimlerin sultanının bu öğüdü yakınlarını ve inanlarını harekete geçirir. Göç hazırlıkları başlar. 1013 Salı günü beş yaşındaki Mevlana üç yüz deveden oluşan kafile ile Bağdat’a doğru yol alır. Küçük Mevlana’yı en çok üzen onun candan sevdiği nineyi terk etmesidir. Neyse ki annesi ve daha sonra eşi olacak Cevher Hatun kafilede ona sevgi tattırmışlardır. Karaman’a gelince annesini ve yürekten sevdiği can dostu eşini yitirmiştir. Konya’ya geldiğinde Moğollar şehre el koymuş haraca bağlamıştır. Sultanlar maddenin esiri olup benliğe kapılmış ve vezirlerin benliği yüzünden taht kavgasına geçmişlerdir. Alaeddin Keykubad’ın kurduğu zengin devlet viran olamaya yüz tutmuş ve Konya’ya davet ettiği Mevlana’nın babası gönüller sultanı Bahaeddin de 1231’de vefat etmiştir. Bütün bu hadiselere rağmen Mevlana yoksulluğu hoş görmüş, üzüntü etmeyip şükrederek geleceğin hayırlı olmasını sabırla beklemiştir. Prof. Dr. Erkan TÜRKMEN sözlerine şöyle devam etti; Kur-an’da birkaç kez geçen şu ifade, “Velilere (Allah dostlarına) ne korku ne de gam veya hüzün yanaşmaz”. Dünyanın maddi sarmalları şeytanın sıkça kullandığı tuzaklarıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu yüzden “Yoksulluk benim kıvancımdır” demiştir. Bu yoksulluk insanlara muhtaç eden türünden değildir, tersine kimseye muhtaç olmamak için maddi tuzakları azaltmak ve elinde var olanlarıyla yetinmektir. Bu reçete sadece İslam’da değil Hint felsefesinde “Nirvana” olarak, Yunanlılarda ise Kıbrıslı Zeno’nun kurduğu Stoa düşüncesinin temeli ve Budizm’in kaburgası idi. Prof. Dr. Erkan TÜRKMEN sözlerini Mevlana’nın bir sözü ile son verdi. Mevlana “Mecalis-i Saba” (s.52) da şöyle der: “Allah’ı ararken rüzgâr gibi es, O’nun vereceği sıkıntıların şerbetini tatlı içecekler gibi iç… Kimin evi sahilde ise dalgalarla çok karşılaşır ve kim ki aşk davasına düşse çok acılar çekmek zorundadır”. Konya’da, eski adıyla güllük mevkiinde Şems Parkı olarak bilinen alanın içinde eski bir cami ve türbe vardır. Yılın her günü ziyaretçilerle dolup taşan Mevlânâ türbesine yaklaşık on dakikalık mesafedeki bu mekânı bilen ve ziyaret edenlerin sayısı ise parmakla gösterilecek kadar azdır. Sözünü ettiğimiz türbe, Mevlânâ’yı hakikâtin sırlarına ulaştıran bir zatın adını taşımaktadır. Tahmin ettiğiniz gibi Şems-i Tebrizi’nin adını.... Büyük bir arif olduğu bilinen Melikdad oğlu Ali adlı bir kişinin oğlu olan Muhammed Şemseddin, 1164 senesinde Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Henüz çocukluk ve ilk gençlik yıllarında bile kendi kuşağının çocuklarından bambaşka olduğunu göstermiş, anne babasını,yakınlarını, hocalarını hayrete düşüren davranışlar ortaya koymuştur. Zamanın ölçülerini aşan bu zat, çocukluk dönemine ait bir anıyı şöyle anlatıyor: “Henüz ergenlik çağına girmemiştim. Aşk deryasına daldım mı otuz kırk gün hiçbir şey yiyemezdim; istekten kesilirdim. Günlerce açlığa susuzluğa katlanırdım. Bir gün babam bana çıkıştı : ’ Oğlum’, dedi ‘ben senin bu halinden bir şey anlamıyorum. Bunun sonu nereye varacak?‘ ben ona şu cevabı verdim: ‘Baba, seninle benim babalık ve evlatlık ilişkimiz neye benzer bilir misin? Bir tavuğun altına tavuk yumurtalarıyla bir de kaz yumurtası koymuşlar. Vakti gelip de civcivler çıktığı zaman, bunlar hep birlikte analarının ardına düşerler, bir göl kenarına gelirler. Kaz yumurtasından çıkan civciv hemen kendini suya atar, bunu gören ana tavuk, eyvah yavrum boğulacak der. Çırpınmaya başlar. Halbuki kaz yavrusu, neşe içinde suda yüzmektedir. İşte, seninle benim aramdaki fark da böyledir.”
Mevlananın Konyaya Geliş Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 04:15
Mevlananın Konyaya Geliş Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 2 izlenme - 4 ay önce Mevlananın Konyaya Gelişi Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu Aykut öğretmen Şemsi Tebrizi Hz. Mevlana Celaleddin Rumi aykut ilter öğretmen,müzik ve eğitim,mevlananın konyaya gelişi,şemsi tebrizi,hz. mevlana,mevlana celaleddin rumi Yeni videolardan haberdar olun ABONE OLUN. Emeğe Saygı Çerçevesinde Videoyu Beğenip Paylaşabilirsiniz. Yorumlarınızla destek olursanız katkı sağlamış olursunuz. Müzik Malzemeleri ile ilgili özel sitemden dan tüm müzik malzemelerini inceleyebilirsiniz. Bana telefon ile ulaşabilirsiniz. Yıl 1012 Mevlana’nın babası Sultan ul Ulama Bahaeddin bazı manevi ilhamlarına dayanarak yaşadığı şehir Belh’ten göç etmeye karar verir ve yakınlarına “Sefer ediniz, sıhhat bulacak ve yararlar görürüsünüz” diye öğüt verir. Âlimlerin sultanının bu öğüdü yakınlarını ve inanlarını harekete geçirir. Göç hazırlıkları başlar. 1013 Salı günü beş yaşındaki Mevlana üç yüz deveden oluşan kafile ile Bağdat’a doğru yol alır. Küçük Mevlana’yı en çok üzen onun candan sevdiği nineyi terk etmesidir. Neyse ki annesi ve daha sonra eşi olacak Cevher Hatun kafilede ona sevgi tattırmışlardır. Karaman’a gelince annesini ve yürekten sevdiği can dostu eşini yitirmiştir. Konya’ya geldiğinde Moğollar şehre el koymuş haraca bağlamıştır. Sultanlar maddenin esiri olup benliğe kapılmış ve vezirlerin benliği yüzünden taht kavgasına geçmişlerdir. Alaeddin Keykubad’ın kurduğu zengin devlet viran olamaya yüz tutmuş ve Konya’ya davet ettiği Mevlana’nın babası gönüller sultanı Bahaeddin de 1231’de vefat etmiştir. Bütün bu hadiselere rağmen Mevlana yoksulluğu hoş görmüş, üzüntü etmeyip şükrederek geleceğin hayırlı olmasını sabırla beklemiştir. Prof. Dr. Erkan TÜRKMEN sözlerine şöyle devam etti; Kur-an’da birkaç kez geçen şu ifade, “Velilere (Allah dostlarına) ne korku ne de gam veya hüzün yanaşmaz”. Dünyanın maddi sarmalları şeytanın sıkça kullandığı tuzaklarıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu yüzden “Yoksulluk benim kıvancımdır” demiştir. Bu yoksulluk insanlara muhtaç eden türünden değildir, tersine kimseye muhtaç olmamak için maddi tuzakları azaltmak ve elinde var olanlarıyla yetinmektir. Bu reçete sadece İslam’da değil Hint felsefesinde “Nirvana” olarak, Yunanlılarda ise Kıbrıslı Zeno’nun kurduğu Stoa düşüncesinin temeli ve Budizm’in kaburgası idi. Prof. Dr. Erkan TÜRKMEN sözlerini Mevlana’nın bir sözü ile son verdi. Mevlana “Mecalis-i Saba” (s.52) da şöyle der: “Allah’ı ararken rüzgâr gibi es, O’nun vereceği sıkıntıların şerbetini tatlı içecekler gibi iç… Kimin evi sahilde ise dalgalarla çok karşılaşır ve kim ki aşk davasına düşse çok acılar çekmek zorundadır”. Konya’da, eski adıyla güllük mevkiinde Şems Parkı olarak bilinen alanın içinde eski bir cami ve türbe vardır. Yılın her günü ziyaretçilerle dolup taşan Mevlânâ türbesine yaklaşık on dakikalık mesafedeki bu mekânı bilen ve ziyaret edenlerin sayısı ise parmakla gösterilecek kadar azdır. Sözünü ettiğimiz türbe, Mevlânâ’yı hakikâtin sırlarına ulaştıran bir zatın adını taşımaktadır. Tahmin ettiğiniz gibi Şems-i Tebrizi’nin adını.... Büyük bir arif olduğu bilinen Melikdad oğlu Ali adlı bir kişinin oğlu olan Muhammed Şemseddin, 1164 senesinde Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Henüz çocukluk ve ilk gençlik yıllarında bile kendi kuşağının çocuklarından bambaşka olduğunu göstermiş, anne babasını,yakınlarını, hocalarını hayrete düşüren davranışlar ortaya koymuştur. Zamanın ölçülerini aşan bu zat, çocukluk dönemine ait bir anıyı şöyle anlatıyor: “Henüz ergenlik çağına girmemiştim. Aşk deryasına daldım mı otuz kırk gün hiçbir şey yiyemezdim; istekten kesilirdim. Günlerce açlığa susuzluğa katlanırdım. Bir gün babam bana çıkıştı : ’ Oğlum’, dedi ‘ben senin bu halinden bir şey anlamıyorum. Bunun sonu nereye varacak?‘ ben ona şu cevabı verdim: ‘Baba, seninle benim babalık ve evlatlık ilişkimiz neye benzer bilir misin? Bir tavuğun altına tavuk yumurtalarıyla bir de kaz yumurtası koymuşlar. Vakti gelip de civcivler çıktığı zaman, bunlar hep birlikte analarının ardına düşerler, bir göl kenarına gelirler. Kaz yumurtasından çıkan civciv hemen kendini suya atar, bunu gören ana tavuk, eyvah yavrum boğulacak der. Çırpınmaya başlar. Halbuki kaz yavrusu, neşe içinde suda yüzmektedir. İşte, seninle benim aramdaki fark da böyledir.”
Mevlananın Konyaya Gelişi Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 04:34
Mevlananın Konyaya Gelişi Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 1 izlenme - 4 ay önce Mevlananın Konyaya Gelişi Hikayesi 4 Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu Aykut öğretmen Şemsi Tebrizi Hz. Mevlana Celaleddin Rumi aykut ilter öğretmen,müzik ve eğitim,mevlananın konyaya gelişi,şemsi tebrizi,hz. mevlana,mevlana celaleddin rumi Yeni videolardan haberdar olun ABONE OLUN. Emeğe Saygı Çerçevesinde Videoyu Beğenip Paylaşabilirsiniz. Yorumlarınızla destek olursanız katkı sağlamış olursunuz. Müzik Malzemeleri ile ilgili özel sitemden dan tüm müzik malzemelerini inceleyebilirsiniz. Bana telefon ile ulaşabilirsiniz. Uzun bir yolculuğun ardından Şemseddin Muhammed, M. 1244 yılının Ekim ayında Konya’ya gelir. Kaldığı han odasının anahtarını boynuna zamanın tüccarları gibi asıp çarşıda dolaşmaya başlar aşk ve ilmin tüccarı olduğuna işaret ederek... İkindiye doğru, ana caddede, katıra binmiş, talebeleri etrafında dört dönen bir müderris görünür. Şems aradığı dostun o olduğunu anlar. Önüne geçerek katırın dizginlerini tutar ve keskin bakışlarıyla: “Sen Belhli Baha Veled’in oğlu Mevlana Celaleddin misin?” diye sorar. Mevlana “evet” diye cevap verir. Şems: “Ey müslümanların imamı! Bir müşkülüm var. Hz. Muhammed mi büyük, Bayezid-i Bistami mi? Sorunun heybetinden kendinden geçen Mevlana, kendini toplayınca; “Bu nasıl sual böyle? Tabi ki, Allah’ın elçisi Hz. Muhammed bütün yaratıkların en büyüğüdür.” O zaman Şems: “O halde neden Peygamber bu kadar büyüklüğü ile Ya Rabbi seni tenzih ederim, biz seni layık olduğun vechile bilemedik” buyururken, Bayezid, “Ben kendimi tenzih ederim! Benim şanım çok yücedir. Zira cesedimin her zerresinde Allah’tan başka varlık yok!..” demekte? Mevlana: “Hz. Muhammed, müthiş bir manevi susuzluk hastalığına tutulmuştu,’biz senin göğsünü açmadık mı?’ şerhiyle kalbi genişledi. Bunun için de susuzluktan dem vurdu. O Her gün sayısız makamlar geçiyor, her makamı geçtikçe evvelki bilgi ve makamına istiğfar ediyor, daha çok yakınlık istiyordu. Bayezid ise, bir yudum suyla susuzluğu dindi ve suya kandığından dem vurdu. Vardığı ilk makamın sarhoşluğuna kapılarak kendinden geçti ve o makamda kalarak bu sözü söyledi.” Şemsi Tebrizi, bu cevap karşısında “Allah”diyerek yere yuvarlanır. Mevlana, hemen atından inip yanındaki adamların da yardımıyla onu yerden kaldırıp medresesine götürür. Artık bu medresede iki âşık, hiç dışarı çıkmadan, yanlarına kimsenin girmesine izin verilmeden aylarca sürecek sohbetlere dalacaktır. Mevlana bunca zaman kitapların, sayfaların arasında aradığı ve Şeyhi Seyyid Burhaneddin’in yıllarca önceden müjdelediği sevgilisine, gönül dostuna kavuşmuş,o andan itibaren de bütün yaşamı değişmiştir. Şems, önce onu çok değer verdiği zatların, hatta babasının bile eserlerini okumaktan men eder, değer verdiği bütün kitaplarını birer birer havuza atar. Daha sonra hiç kimseyle konuşmasına izin vermez. Medresedeki derslerini, vaazlarını terk etmek zorunda kalır. Şimdi sıra imtihanlardadır... Bir gün Şems-i Tebrizi, Mevlana’yı denemek maksadıyla güzel bir sevgili ister ondan. O da güzellikte eşi bulunmayan karısını getirir tereddüt etmeden . Şems, “bu benim can kız kardeşimdir. Bu olmaz. Bana hizmet edecek bir erkek çocuğu bul” der. Mevlana, Oğlu Sultan Veled’i ona kul olsun diye getirir. Şems, “bu kalbimi bağlayan oğlumdur. Şimdi şarap olsaydı, su yerine onu içerdim. Ben onsuz yapamam” deyince, Mevlana hemen gidip Yahudi mahallesinden bir testi şarap getirir. Şems, bu teslimiyet ve itaatten hayrete düşüp “Başlangıcı olmayan başlangıcın ve sonu olmayan sonun hakkı için diyorum ki, dünyanın başından sonuna kadar senin gibi gönül yutan bir Muhammed yürekli bu aleme ne gelmiş ne de gelecektir.” dedi. Ben Mevlana’nın hilminin derecesini anlamak için bu imtihanları yaptım. Onun iç alemi o kadar geniş ki, rivayet ve hikaye çerçevesine sığmaz.” der.
Mevlananın Konyaya Geliş Hikayesi Şeb-İ Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 04:57
Mevlananın Konyaya Geliş Hikayesi Şeb-İ Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 1 izlenme - 4 ay önce Mevlananın Konyaya Gelişi Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu Aykut öğretmen Şemsi Tebrizi Hz. Mevlana Celaleddin Rumi aykut ilter öğretmen,müzik ve eğitim,mevlananın konyaya gelişi,şemsi tebrizi,hz. mevlana,mevlana celaleddin rumi Yeni videolardan haberdar olun ABONE OLUN. Emeğe Saygı Çerçevesinde Videoyu Beğenip Paylaşabilirsiniz. Yorumlarınızla destek olursanız katkı sağlamış olursunuz. Müzik Malzemeleri ile ilgili özel sitemden dan tüm müzik malzemelerini inceleyebilirsiniz. Bana telefon ile ulaşabilirsiniz. Yıl 1012 Mevlana’nın babası Sultan ul Ulama Bahaeddin bazı manevi ilhamlarına dayanarak yaşadığı şehir Belh’ten göç etmeye karar verir ve yakınlarına “Sefer ediniz, sıhhat bulacak ve yararlar görürüsünüz” diye öğüt verir. Âlimlerin sultanının bu öğüdü yakınlarını ve inanlarını harekete geçirir. Göç hazırlıkları başlar. 1013 Salı günü beş yaşındaki Mevlana üç yüz deveden oluşan kafile ile Bağdat’a doğru yol alır. Küçük Mevlana’yı en çok üzen onun candan sevdiği nineyi terk etmesidir. Neyse ki annesi ve daha sonra eşi olacak Cevher Hatun kafilede ona sevgi tattırmışlardır. Karaman’a gelince annesini ve yürekten sevdiği can dostu eşini yitirmiştir. Konya’ya geldiğinde Moğollar şehre el koymuş haraca bağlamıştır. Sultanlar maddenin esiri olup benliğe kapılmış ve vezirlerin benliği yüzünden taht kavgasına geçmişlerdir. Alaeddin Keykubad’ın kurduğu zengin devlet viran olamaya yüz tutmuş ve Konya’ya davet ettiği Mevlana’nın babası gönüller sultanı Bahaeddin de 1231’de vefat etmiştir. Bütün bu hadiselere rağmen Mevlana yoksulluğu hoş görmüş, üzüntü etmeyip şükrederek geleceğin hayırlı olmasını sabırla beklemiştir. Prof. Dr. Erkan TÜRKMEN sözlerine şöyle devam etti; Kur-an’da birkaç kez geçen şu ifade, “Velilere (Allah dostlarına) ne korku ne de gam veya hüzün yanaşmaz”. Dünyanın maddi sarmalları şeytanın sıkça kullandığı tuzaklarıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu yüzden “Yoksulluk benim kıvancımdır” demiştir. Bu yoksulluk insanlara muhtaç eden türünden değildir, tersine kimseye muhtaç olmamak için maddi tuzakları azaltmak ve elinde var olanlarıyla yetinmektir. Bu reçete sadece İslam’da değil Hint felsefesinde “Nirvana” olarak, Yunanlılarda ise Kıbrıslı Zeno’nun kurduğu Stoa düşüncesinin temeli ve Budizm’in kaburgası idi. Prof. Dr. Erkan TÜRKMEN sözlerini Mevlana’nın bir sözü ile son verdi. Mevlana “Mecalis-i Saba” (s.52) da şöyle der: “Allah’ı ararken rüzgâr gibi es, O’nun vereceği sıkıntıların şerbetini tatlı içecekler gibi iç… Kimin evi sahilde ise dalgalarla çok karşılaşır ve kim ki aşk davasına düşse çok acılar çekmek zorundadır”. Konya’da, eski adıyla güllük mevkiinde Şems Parkı olarak bilinen alanın içinde eski bir cami ve türbe vardır. Yılın her günü ziyaretçilerle dolup taşan Mevlânâ türbesine yaklaşık on dakikalık mesafedeki bu mekânı bilen ve ziyaret edenlerin sayısı ise parmakla gösterilecek kadar azdır. Sözünü ettiğimiz türbe, Mevlânâ’yı hakikâtin sırlarına ulaştıran bir zatın adını taşımaktadır. Tahmin ettiğiniz gibi Şems-i Tebrizi’nin adını.... Büyük bir arif olduğu bilinen Melikdad oğlu Ali adlı bir kişinin oğlu olan Muhammed Şemseddin, 1164 senesinde Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Henüz çocukluk ve ilk gençlik yıllarında bile kendi kuşağının çocuklarından bambaşka olduğunu göstermiş, anne babasını,yakınlarını, hocalarını hayrete düşüren davranışlar ortaya koymuştur. Zamanın ölçülerini aşan bu zat, çocukluk dönemine ait bir anıyı şöyle anlatıyor: “Henüz ergenlik çağına girmemiştim. Aşk deryasına daldım mı otuz kırk gün hiçbir şey yiyemezdim; istekten kesilirdim. Günlerce açlığa susuzluğa katlanırdım. Bir gün babam bana çıkıştı : ’ Oğlum’, dedi ‘ben senin bu halinden bir şey anlamıyorum. Bunun sonu nereye varacak?‘ ben ona şu cevabı verdim: ‘Baba, seninle benim babalık ve evlatlık ilişkimiz neye benzer bilir misin? Bir tavuğun altına tavuk yumurtalarıyla bir de kaz yumurtası koymuşlar. Vakti gelip de civcivler çıktığı zaman, bunlar hep birlikte analarının ardına düşerler, bir göl kenarına gelirler. Kaz yumurtasından çıkan civciv hemen kendini suya atar, bunu gören ana tavuk, eyvah yavrum boğulacak der. Çırpınmaya başlar. Halbuki kaz yavrusu, neşe içinde suda yüzmektedir. İşte, seninle benim aramdaki fark da böyledir.”
Mevlananın Konyaya Geliş Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 04:21
Mevlananın Konyaya Geliş Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 1 izlenme - 4 ay önce Mevlananın Konyaya Gelişi Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu Aykut öğretmen Şemsi Tebrizi Hz. Mevlana Celaleddin Rumi aykut ilter öğretmen,müzik ve eğitim,mevlananın konyaya gelişi,şemsi tebrizi,hz. mevlana,mevlana celaleddin rumi Yeni videolardan haberdar olun ABONE OLUN. Emeğe Saygı Çerçevesinde Videoyu Beğenip Paylaşabilirsiniz. Yorumlarınızla destek olursanız katkı sağlamış olursunuz. Müzik Malzemeleri ile ilgili özel sitemden dan tüm müzik malzemelerini inceleyebilirsiniz. Bana telefon ile ulaşabilirsiniz. Yıl 1012 Mevlana’nın babası Sultan ul Ulama Bahaeddin bazı manevi ilhamlarına dayanarak yaşadığı şehir Belh’ten göç etmeye karar verir ve yakınlarına “Sefer ediniz, sıhhat bulacak ve yararlar görürüsünüz” diye öğüt verir. Âlimlerin sultanının bu öğüdü yakınlarını ve inanlarını harekete geçirir. Göç hazırlıkları başlar. 1013 Salı günü beş yaşındaki Mevlana üç yüz deveden oluşan kafile ile Bağdat’a doğru yol alır. Küçük Mevlana’yı en çok üzen onun candan sevdiği nineyi terk etmesidir. Neyse ki annesi ve daha sonra eşi olacak Cevher Hatun kafilede ona sevgi tattırmışlardır. Karaman’a gelince annesini ve yürekten sevdiği can dostu eşini yitirmiştir. Konya’ya geldiğinde Moğollar şehre el koymuş haraca bağlamıştır. Sultanlar maddenin esiri olup benliğe kapılmış ve vezirlerin benliği yüzünden taht kavgasına geçmişlerdir. Alaeddin Keykubad’ın kurduğu zengin devlet viran olamaya yüz tutmuş ve Konya’ya davet ettiği Mevlana’nın babası gönüller sultanı Bahaeddin de 1231’de vefat etmiştir. Bütün bu hadiselere rağmen Mevlana yoksulluğu hoş görmüş, üzüntü etmeyip şükrederek geleceğin hayırlı olmasını sabırla beklemiştir. Prof. Dr. Erkan TÜRKMEN sözlerine şöyle devam etti; Kur-an’da birkaç kez geçen şu ifade, “Velilere (Allah dostlarına) ne korku ne de gam veya hüzün yanaşmaz”. Dünyanın maddi sarmalları şeytanın sıkça kullandığı tuzaklarıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu yüzden “Yoksulluk benim kıvancımdır” demiştir. Bu yoksulluk insanlara muhtaç eden türünden değildir, tersine kimseye muhtaç olmamak için maddi tuzakları azaltmak ve elinde var olanlarıyla yetinmektir. Bu reçete sadece İslam’da değil Hint felsefesinde “Nirvana” olarak, Yunanlılarda ise Kıbrıslı Zeno’nun kurduğu Stoa düşüncesinin temeli ve Budizm’in kaburgası idi. Prof. Dr. Erkan TÜRKMEN sözlerini Mevlana’nın bir sözü ile son verdi. Mevlana “Mecalis-i Saba” (s.52) da şöyle der: “Allah’ı ararken rüzgâr gibi es, O’nun vereceği sıkıntıların şerbetini tatlı içecekler gibi iç… Kimin evi sahilde ise dalgalarla çok karşılaşır ve kim ki aşk davasına düşse çok acılar çekmek zorundadır”. Konya’da, eski adıyla güllük mevkiinde Şems Parkı olarak bilinen alanın içinde eski bir cami ve türbe vardır. Yılın her günü ziyaretçilerle dolup taşan Mevlânâ türbesine yaklaşık on dakikalık mesafedeki bu mekânı bilen ve ziyaret edenlerin sayısı ise parmakla gösterilecek kadar azdır. Sözünü ettiğimiz türbe, Mevlânâ’yı hakikâtin sırlarına ulaştıran bir zatın adını taşımaktadır. Tahmin ettiğiniz gibi Şems-i Tebrizi’nin adını.... Büyük bir arif olduğu bilinen Melikdad oğlu Ali adlı bir kişinin oğlu olan Muhammed Şemseddin, 1164 senesinde Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Henüz çocukluk ve ilk gençlik yıllarında bile kendi kuşağının çocuklarından bambaşka olduğunu göstermiş, anne babasını,yakınlarını, hocalarını hayrete düşüren davranışlar ortaya koymuştur. Zamanın ölçülerini aşan bu zat, çocukluk dönemine ait bir anıyı şöyle anlatıyor: “Henüz ergenlik çağına girmemiştim. Aşk deryasına daldım mı otuz kırk gün hiçbir şey yiyemezdim; istekten kesilirdim. Günlerce açlığa susuzluğa katlanırdım. Bir gün babam bana çıkıştı : ’ Oğlum’, dedi ‘ben senin bu halinden bir şey anlamıyorum. Bunun sonu nereye varacak?‘ ben ona şu cevabı verdim: ‘Baba, seninle benim babalık ve evlatlık ilişkimiz neye benzer bilir misin? Bir tavuğun altına tavuk yumurtalarıyla bir de kaz yumurtası koymuşlar. Vakti gelip de civcivler çıktığı zaman, bunlar hep birlikte analarının ardına düşerler, bir göl kenarına gelirler. Kaz yumurtasından çıkan civciv hemen kendini suya atar, bunu gören ana tavuk, eyvah yavrum boğulacak der. Çırpınmaya başlar. Halbuki kaz yavrusu, neşe içinde suda yüzmektedir. İşte, seninle benim aramdaki fark da böyledir.”
Mevlananın Konyaya Geliş Hikayesi 1 Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 04:34
Mevlananın Konyaya Geliş Hikayesi 1 Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 1 izlenme - 4 ay önce Mevlananın Konyaya Gelişi Hikayesi 1 Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu Aykut öğretmen Şemsi Tebrizi Hz. Mevlana Celaleddin Rumi aykut ilter öğretmen,müzik ve eğitim,mevlananın konyaya gelişi,şemsi tebrizi,hz. mevlana,mevlana celaleddin rumi Yeni videolardan haberdar olun ABONE OLUN. Emeğe Saygı Çerçevesinde Videoyu Beğenip Paylaşabilirsiniz. Yorumlarınızla destek olursanız katkı sağlamış olursunuz. Müzik Malzemeleri ile ilgili özel sitemden dan tüm müzik malzemelerini inceleyebilirsiniz. Bana telefon ile ulaşabilirsiniz. Yıl 1012 Mevlana’nın babası Sultan ul Ulama Bahaeddin bazı manevi ilhamlarına dayanarak yaşadığı şehir Belh’ten göç etmeye karar verir ve yakınlarına “Sefer ediniz, sıhhat bulacak ve yararlar görürüsünüz” diye öğüt verir. Âlimlerin sultanının bu öğüdü yakınlarını ve inanlarını harekete geçirir. Göç hazırlıkları başlar. 1013 Salı günü beş yaşındaki Mevlana üç yüz deveden oluşan kafile ile Bağdat’a doğru yol alır. Küçük Mevlana’yı en çok üzen onun candan sevdiği nineyi terk etmesidir. Neyse ki annesi ve daha sonra eşi olacak Cevher Hatun kafilede ona sevgi tattırmışlardır. Karaman’a gelince annesini ve yürekten sevdiği can dostu eşini yitirmiştir. Konya’ya geldiğinde Moğollar şehre el koymuş haraca bağlamıştır. Sultanlar maddenin esiri olup benliğe kapılmış ve vezirlerin benliği yüzünden taht kavgasına geçmişlerdir. Alaeddin Keykubad’ın kurduğu zengin devlet viran olamaya yüz tutmuş ve Konya’ya davet ettiği Mevlana’nın babası gönüller sultanı Bahaeddin de 1231’de vefat etmiştir. Bütün bu hadiselere rağmen Mevlana yoksulluğu hoş görmüş, üzüntü etmeyip şükrederek geleceğin hayırlı olmasını sabırla beklemiştir. Prof. Dr. Erkan TÜRKMEN sözlerine şöyle devam etti; Kur-an’da birkaç kez geçen şu ifade, “Velilere (Allah dostlarına) ne korku ne de gam veya hüzün yanaşmaz”. Dünyanın maddi sarmalları şeytanın sıkça kullandığı tuzaklarıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu yüzden “Yoksulluk benim kıvancımdır” demiştir. Bu yoksulluk insanlara muhtaç eden türünden değildir, tersine kimseye muhtaç olmamak için maddi tuzakları azaltmak ve elinde var olanlarıyla yetinmektir. Bu reçete sadece İslam’da değil Hint felsefesinde “Nirvana” olarak, Yunanlılarda ise Kıbrıslı Zeno’nun kurduğu Stoa düşüncesinin temeli ve Budizm’in kaburgası idi. Prof. Dr. Erkan TÜRKMEN sözlerini Mevlana’nın bir sözü ile son verdi. Mevlana “Mecalis-i Saba” (s.52) da şöyle der: “Allah’ı ararken rüzgâr gibi es, O’nun vereceği sıkıntıların şerbetini tatlı içecekler gibi iç… Kimin evi sahilde ise dalgalarla çok karşılaşır ve kim ki aşk davasına düşse çok acılar çekmek zorundadır”. Konya’da, eski adıyla güllük mevkiinde Şems Parkı olarak bilinen alanın içinde eski bir cami ve türbe vardır. Yılın her günü ziyaretçilerle dolup taşan Mevlânâ türbesine yaklaşık on dakikalık mesafedeki bu mekânı bilen ve ziyaret edenlerin sayısı ise parmakla gösterilecek kadar azdır. Sözünü ettiğimiz türbe, Mevlânâ’yı hakikâtin sırlarına ulaştıran bir zatın adını taşımaktadır. Tahmin ettiğiniz gibi Şems-i Tebrizi’nin adını.... Büyük bir arif olduğu bilinen Melikdad oğlu Ali adlı bir kişinin oğlu olan Muhammed Şemseddin, 1164 senesinde Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Henüz çocukluk ve ilk gençlik yıllarında bile kendi kuşağının çocuklarından bambaşka olduğunu göstermiş, anne babasını,yakınlarını, hocalarını hayrete düşüren davranışlar ortaya koymuştur. Zamanın ölçülerini aşan bu zat, çocukluk dönemine ait bir anıyı şöyle anlatıyor: “Henüz ergenlik çağına girmemiştim. Aşk deryasına daldım mı otuz kırk gün hiçbir şey yiyemezdim; istekten kesilirdim. Günlerce açlığa susuzluğa katlanırdım. Bir gün babam bana çıkıştı : ’ Oğlum’, dedi ‘ben senin bu halinden bir şey anlamıyorum. Bunun sonu nereye varacak?‘ ben ona şu cevabı verdim: ‘Baba, seninle benim babalık ve evlatlık ilişkimiz neye benzer bilir misin? Bir tavuğun altına tavuk yumurtalarıyla bir de kaz yumurtası koymuşlar. Vakti gelip de civcivler çıktığı zaman, bunlar hep birlikte analarının ardına düşerler, bir göl kenarına gelirler. Kaz yumurtasından çıkan civciv hemen kendini suya atar, bunu gören ana tavuk, eyvah yavrum boğulacak der. Çırpınmaya başlar. Halbuki kaz yavrusu, neşe içinde suda yüzmektedir. İşte, seninle benim aramdaki fark da böyledir.”
Mevlananın Konyaya Geliş Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 04:05
Mevlananın Konyaya Geliş Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 0 izlenme - 4 ay önce Mevlananın Konyaya Gelişi Hikayesi Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu Aykut öğretmen Şemsi Tebrizi Hz. Mevlana Celaleddin Rumi aykut ilter öğretmen,müzik ve eğitim,mevlananın konyaya gelişi,şemsi tebrizi,hz. mevlana,mevlana celaleddin rumi Yeni videolardan haberdar olun ABONE OLUN. Emeğe Saygı Çerçevesinde Videoyu Beğenip Paylaşabilirsiniz. Yorumlarınızla destek olursanız katkı sağlamış olursunuz. Müzik Malzemeleri ile ilgili özel sitemden dan tüm müzik malzemelerini inceleyebilirsiniz. Bana telefon ile ulaşabilirsiniz. Yıl 1012 Mevlana’nın babası Sultan ul Ulama Bahaeddin bazı manevi ilhamlarına dayanarak yaşadığı şehir Belh’ten göç etmeye karar verir ve yakınlarına “Sefer ediniz, sıhhat bulacak ve yararlar görürüsünüz” diye öğüt verir. Âlimlerin sultanının bu öğüdü yakınlarını ve inanlarını harekete geçirir. Göç hazırlıkları başlar. 1013 Salı günü beş yaşındaki Mevlana üç yüz deveden oluşan kafile ile Bağdat’a doğru yol alır. Küçük Mevlana’yı en çok üzen onun candan sevdiği nineyi terk etmesidir. Neyse ki annesi ve daha sonra eşi olacak Cevher Hatun kafilede ona sevgi tattırmışlardır. Karaman’a gelince annesini ve yürekten sevdiği can dostu eşini yitirmiştir. Konya’ya geldiğinde Moğollar şehre el koymuş haraca bağlamıştır. Sultanlar maddenin esiri olup benliğe kapılmış ve vezirlerin benliği yüzünden taht kavgasına geçmişlerdir. Alaeddin Keykubad’ın kurduğu zengin devlet viran olamaya yüz tutmuş ve Konya’ya davet ettiği Mevlana’nın babası gönüller sultanı Bahaeddin de 1231’de vefat etmiştir. Bütün bu hadiselere rağmen Mevlana yoksulluğu hoş görmüş, üzüntü etmeyip şükrederek geleceğin hayırlı olmasını sabırla beklemiştir. Prof. Dr. Erkan TÜRKMEN sözlerine şöyle devam etti; Kur-an’da birkaç kez geçen şu ifade, “Velilere (Allah dostlarına) ne korku ne de gam veya hüzün yanaşmaz”. Dünyanın maddi sarmalları şeytanın sıkça kullandığı tuzaklarıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu yüzden “Yoksulluk benim kıvancımdır” demiştir. Bu yoksulluk insanlara muhtaç eden türünden değildir, tersine kimseye muhtaç olmamak için maddi tuzakları azaltmak ve elinde var olanlarıyla yetinmektir. Bu reçete sadece İslam’da değil Hint felsefesinde “Nirvana” olarak, Yunanlılarda ise Kıbrıslı Zeno’nun kurduğu Stoa düşüncesinin temeli ve Budizm’in kaburgası idi. Prof. Dr. Erkan TÜRKMEN sözlerini Mevlana’nın bir sözü ile son verdi. Mevlana “Mecalis-i Saba” (s.52) da şöyle der: “Allah’ı ararken rüzgâr gibi es, O’nun vereceği sıkıntıların şerbetini tatlı içecekler gibi iç… Kimin evi sahilde ise dalgalarla çok karşılaşır ve kim ki aşk davasına düşse çok acılar çekmek zorundadır”. Konya’da, eski adıyla güllük mevkiinde Şems Parkı olarak bilinen alanın içinde eski bir cami ve türbe vardır. Yılın her günü ziyaretçilerle dolup taşan Mevlânâ türbesine yaklaşık on dakikalık mesafedeki bu mekânı bilen ve ziyaret edenlerin sayısı ise parmakla gösterilecek kadar azdır. Sözünü ettiğimiz türbe, Mevlânâ’yı hakikâtin sırlarına ulaştıran bir zatın adını taşımaktadır. Tahmin ettiğiniz gibi Şems-i Tebrizi’nin adını.... Büyük bir arif olduğu bilinen Melikdad oğlu Ali adlı bir kişinin oğlu olan Muhammed Şemseddin, 1164 senesinde Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Henüz çocukluk ve ilk gençlik yıllarında bile kendi kuşağının çocuklarından bambaşka olduğunu göstermiş, anne babasını,yakınlarını, hocalarını hayrete düşüren davranışlar ortaya koymuştur. Zamanın ölçülerini aşan bu zat, çocukluk dönemine ait bir anıyı şöyle anlatıyor: “Henüz ergenlik çağına girmemiştim. Aşk deryasına daldım mı otuz kırk gün hiçbir şey yiyemezdim; istekten kesilirdim. Günlerce açlığa susuzluğa katlanırdım. Bir gün babam bana çıkıştı : ’ Oğlum’, dedi ‘ben senin bu halinden bir şey anlamıyorum. Bunun sonu nereye varacak?‘ ben ona şu cevabı verdim: ‘Baba, seninle benim babalık ve evlatlık ilişkimiz neye benzer bilir misin? Bir tavuğun altına tavuk yumurtalarıyla bir de kaz yumurtası koymuşlar. Vakti gelip de civcivler çıktığı zaman, bunlar hep birlikte analarının ardına düşerler, bir göl kenarına gelirler. Kaz yumurtasından çıkan civciv hemen kendini suya atar, bunu gören ana tavuk, eyvah yavrum boğulacak der. Çırpınmaya başlar. Halbuki kaz yavrusu, neşe içinde suda yüzmektedir. İşte, seninle benim aramdaki fark da böyledir.”
Mevlananın Konyaya Gelişi Hikayesi 3 Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 04:15
Mevlananın Konyaya Gelişi Hikayesi 3 Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu 0 izlenme - 4 ay önce Mevlananın Konyaya Gelişi Hikayesi 3 Şeb-i Arus Mevlanayı Anma Etkinlikleri Konya Selçuklu Aykut öğretmen Şemsi Tebrizi Hz. Mevlana Celaleddin Rumi aykut ilter öğretmen,müzik ve eğitim,mevlananın konyaya gelişi,şemsi tebrizi,hz. mevlana,mevlana celaleddin rumi Yeni videolardan haberdar olun ABONE OLUN. Emeğe Saygı Çerçevesinde Videoyu Beğenip Paylaşabilirsiniz. Yorumlarınızla destek olursanız katkı sağlamış olursunuz. Müzik Malzemeleri ile ilgili özel sitemden dan tüm müzik malzemelerini inceleyebilirsiniz. Bana telefon ile ulaşabilirsiniz. Bu arada fesat ve dedikodu çıkaranların çoğu, bu yolla Mevlana’yı kendilerini döndüremeyeceklerini anlar, bazıları da Şems’in kıymetini fark ederek pişmanlık içinde özür dilerler. Birkaç ay sonra Şems-i Tebrizi’nin Şam’da olduğu haberi gelince Mevlana halini anlatan mektuplar gönderir, yalvarır, dualar eder. Nihayet üçüncü mektuba aylar süren bekleyişten sonra karşılık gelir. Şems de aynı coşkunlukla ona cevap gönderir. Mektubu alan Mevlana, hemen oğlu Sultan Veledi çağırıp eline dördüncü mektubu vererek şunları söyler: “Birkaç arkadaşınla Mevlana Şems’i aramaya git. Giderken şu kadar gümüş ve altın parayı da beraberinde götür. Bu paraları Şam’da O Tebriz Sultanının ayakkabısı içine dök ve onun mübarek ayakkabısını Rum tarafına çevir. Benim selamımı ilet ve âşıklara yaraşır secdemi O’na arz et. Şam’a ulaştığın vakit,Cebel-i Salihiye’de meşhur bir han vardır, doğru oraya git. Orada Mevlana Şemseddin’in güzel bir Frenk çocuğuyla satranç oynadığını görürsün. Sonunda oyunu Şems kazanırsa, Frengin malını alır. Frenk çocuğu kazanırsa, Şems’e bir tokat vurur. Sen onun vurduğunu görünce hata edip kızmayasın. Çünkü o çocuk kutuplardandır. Fakat o kendini iyi tanımıyor. Şems’in sohbetinin bereketi ve inayeti ile halinin olgunlaşması lazımdır.” Sultan Veled, babasının dediklerini aynen yaparak yanındaki adamlarla birlikte yola çıkar. Şam’a varınca hemen hana gider.