Hoşgeldiniz!

seyahat videoları

Mykonos (Mikonos) Adası Gezilecek Yerler 01:02
Mykonos (Mikonos) Adası Gezilecek Yerler 16.671 izlenme - 2 yıl önce Mykonos’a Nasıl Gidilir, Ne Yenir İçilir? Dillere destan gece hayatı ve muhteşem plajlarıyla Mikanos, bir eğlence adası olarak hafızalara kazınıyor. Beyaz badanalı evleri, çiçeklerle süslü daracık sokakları ve turkuaz deniziyle bu ada sizlere muhteşem tatil fotoğrafları sunmayı vaat ediyor Yunanistan Kykland Adalarına bağlı Mikanos, gerek coğrafi olarak yakınlığı gerek bize yakın lezzetleri gerekse sokaklarında ritmik olarak benzeyen ezgileriyle ziyaretçilerine Türk sıcaklığını hissettiriyor. 1453’ten 1832’ye kadar Osmanlı hâkimiyetinde kalan bu güzel adada hiç yabancılık çekmeyeceğinizden emin olabilirsiniz. Her Köşesi Ayrı Güzel Adım atar atmaz mükemmel bir Akdeniz havasının sarıp sarmaladığı Mykonos, Arnavut kaldırımlı sokaklarıyla bir masal dünyasına sürüklüyor. Beyaz badanalı duvarları, çivit mavisi pencere ve kapıları, begonvil ve sardunyaların süslediği balkonlarıyla Mikanos evleri ise bu masalı tamamlayan unsurlar adeta. Bu güzel adanın sadece sokaklarında bile dolaşmanız size ayrı bir keyif verecektir ama buraya kadar geldik, görülecek yerleri nereler derseniz size ilk önerimiz küçük Venedik olacak. Şehir merkezinde, açık hava kafe ve restoranların sıralandığı bir kıyıda yer alan bölge, Venedik’i andıran görünümüyle bu isimle anılıyor. Ada merkezindeki kalabalıklardan uzaklaşmak, daha sakin bir ortamda bulunmak isterseniz adanın doğusundaki Aro Mera Köyü’nde rıhtım boyunca uzanan yel değirmenleri büyüleyici. Gezinize bir de kültürel etkinlik eklemek isterseniz size 1700’lerden kalma bir binada konumlanan Folklor Müzesi’ni görmenizi tavsiye ederiz. 500’den fazla kiliseyi barındıran Mikanos’ta görsel bakımdan en dikkat çekici olan kilise ise ada tepesine konumlanan Parapotiani. Bu adada eğlence var… Yemekler leziz, insanları çok sıcakkanlı! Plajlar: Mykonos gibi küçük bir adada sayıları onbeşi bulan plajlar buranın bir tatil adası olduğunun göstergesidir. Mykonos limanına en yakın olanları Malalianos ve kalabalık Tourlos plajlarıdır. Eğer zamanınız varsa limandan Platys Gialos plajına giden otobüslere binmeniz, ve buradan kalkan kayıklarla Mykonos Adası’nın en iyi plajları olan Paradise(cennet), Super Paradise, Agrari ve ya Elia’ya gitmeniz önerilir. Bunlardan Super Paradise bir çıplaklar kampıdır. Elia ise en sonda olduğundan, Ada’nın göreceli en sakin plajıdır. Folklor Müzesi: Müzenin binası 1700 yıllarından kalma bir malikanedir. İçeride onarılmış bir 19. yüzyıl mutfağı ve yatak odasınınyanısıra yine bu yüzyıllara ait bir çok antika eşyayı da seyretmek mümkündür. Bir köşede duran ve Mykonoslu’lara o hüzünlü geçmişi hatırlatan içi doldurulmuş Pelikan Petros’un ise ilginç bir hikayesi var; 1950 kışındaki büyük fırtınada Ada’ya zorunlu iniş(düşüş) yapar Pelikan Petros. Ada’lılar kuşu bağırlarına basar çünkü Pelikan’ın gelişiyle beraber Ada’nın kaderi sakin bir balıkçı köyü olmaktan, dünyanın en ünlü eğlence merkezlerinden biri olmaya doğru bir değişim yaşamaya başlar. Ancak 1985’te Pelikan Petros bir arabanın altında kalarak can verir. Bu gün Ada’nın sokaklarında serbestçe dolaşan, Petros’un yerine getirilen 2.Petros’tur. Arkeoloji Müzesi: Delos tarihi bölgesinden getirilmiş antik Yunan zamanından kalma çanak-çömlek, mezar taşları, taklar, bir Herkül heykeli ve Çanakkale’de geçen tarihi Truva Savaşı’ndan bir sahneyle süslenmiş bir içki kabı bu müzede sergileniyor. Deniz Müzesi: Antik zamanlardaki denizcilikle ilgili araç gereçlerin ve amfora, eski paral vb. Gibi sualtı buluntularının sergilendiği bir müzedir. Kültür Müzesi: Bir açıkhava müzesi olan kültür müzesinde geleneksel tarım aletleri görülebilir. Antik Yunan kalıntıları olan bu aletlere örnek olarak, harman dövme aleti, kuyu, fırın ve şarap yapım aletini verebiliriz. Müzenin önemli parçasıysa hala çalışır durumdaki antik yeldeğirmenidir. Parapotiani Kilisesi: Ada’ya tepeden bakan bu kilise, sayıları 500’ü geçen kiliseler içinde görsel bakımdan en dikkat çekici olandır. Bunun sebebi de beş ayrı küçük kilisenin tek bina olarak birleştirilmesiyle ortaya çıkan ilginç asimetrik görüntüdür. Fotoğraf tutkunlarının görmesi gereken kilise Meryem Ana’ya adanmıştır. Delos Adası: Mykonosa yalnızca 6,5 km uzaklıktaki Delos Adası’nın, 5 kilometrekarelik küçük yüzölçümüne ters orantılı olarak tüm Kiklad Adalar Grubu içinde arkeoloji bakımından en önemlisi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Öyle ki ‘daire’ anlamına gelen Yunanca ‘kyklos’tan türeyen kiklad, diğer Adalar’ın Delos etrafında olan dairesel duruşları dolayısıyla bu şekilde adlandırılmıştır. Delos Adası, Antik Yunan Dini olan ‘mitoloji’ye göre, Tanrı Apollon ile Tanrıça Artemis’in doğum yeridir. Antik zamanlarda burada bir yerleşim de vardı. Antik tiyatro, zengin mozaiklerle süslü evler, Apollon Tapınağı ve Aslanlı Yol, Delos Harabeleri’nde görülebileceklerden yalnızca bir kaç örnektir. Bu gün modern hiç bir yerleşimin olmadığı Delos’a rehberli bir tur eşliğinde gitmenizi ve ya gişeden alabileceğiniz bir kitapçıkla gezmenizi öneririz. Alışveriş: Dünyanın en ünlü markaları için büyük Avrupa şehirlerine gitmenize gerek bırakmayacak çeşitlilikteki mağazalar Hora’da yoğundur. Ayrıca keten ve dantel perdeler Mykonos’ta en çok satılan eşyalardandır. Kuyumcularda eski Bizans takılarının kopyaları, galerilerde ise müzelerdeki antik objelerin kopyaları dikkat çekecek güzelliktedir. Halı kollektörleri içn Antik Yunan Desen’i motifli halılar ilginç olabilir. Nerede yenir? Leto Restaurant: Chora bölgesindeki Leto Restaurant iskorpit balığı, dana bonfile, dorado fileto ve parfait praline gibi yerel lezzetleriyle tanınıyor. Öğlen yemeği için giderseniz, Leto’nun muhteşem havuzundan gün boyu faydalanabilirsiniz. Havuz, akşamları ise harika ışıklandırmasıyla romantik bir atmosfer yaratıyor. En Plo: Eğer daha samimi ve daha canlı bir yer arıyorsanız, Mykonos limanının hemen sağındaki En Plo tam size göre. Bu kafe barın ismi, Yunanca “güvertede” anlamına geliyor. Deniz kenarındaki En Plo, mükemmel konumu sayesinde nefes kesen bir manzara ve cıvıl cıvıl bir ortam sunuyor. 24 saat açık olan mekân, sabahları continental kahvaltı, bir dizi kahve seçeneği ve taze sıkılmış portakal suyu sunuyor. Burada makul fiyatlara ızgara et, taze balık ve geleneksel Yunan lezzetlerini tatmak mümkün. Ve En Plo’da geceler, hafif bir müzik eşliğinde envai çeşit kokteylle renkleniyor. Mamacas Mykonos: Bu olağanüstü restorant, tanınmış politikacılar ve işadamları yetiştiren ünlü Andronikos ailesine ait 1845 yılından kalma eski bir evin bahçesinde hizmet veriyor. Bahçedeki beş palmiye ağacının en yaşlısı 155 yıllık. Bu sevimli ve otantik mekan, adanın yerel kültürünü en iyi şekilde tecrübe etmenizi sağlıyor. Restoranın spesyalitesi ise domates sosunda hazırlanan Mykonos köftesi. Nammos: Mykonos’ta kime sorarsanız sorun, adanın en gözde restoranının Nammos olduğunu söyleyecektir. Adanın en trend beach restoranı, ünlü Psarou Plajı’nda konumlanıyor. Restoran yemek alanı, lounge bar ve beach club olarak ayrılıyor. Akşam saatlerinde dolup taşan mekanın akşam yemekleri ev yapımı ekmekler eşliğinde ikram edilen humusla başlıyor. Sonra sıra altın gibi kızarmış kalamar tabağına ve taze sebzelerden yapılan salataya geliyor. Nammos’un ana yemekleri, kapari ve güneşte kurutulmuş domates gibi Yunan dokunuşuyla renklenen zengin makarna ve ravioli çeşitlerinden oluşuyor. Et ve taze balıktan yapılan karışık ızgara da mekânın mangal seçenekleri. El Greco: Balığınızı görerek ve kiloyla sipariş veriyorsunuz. Seçtiğiniz balığı kendi tarzlarıyla muhteşem pişirip servis ediyorlar. Chez Katrine’s: Geleneksel Yunan mutfağının en seçme yemeklerini burada bulmak mümkün. Cavo Paradiso: Mykonos’un en ünlü gece kulübü olan mekânda eğlence, ünlü DJ’lerin yaptığı müzik eşliğinde geç saatlere kadar sürüyor. Space: Ağırlıklı olarak tekno ve house müzik çalan mekân dans etmeyi sevenleri memnun edecek düzeyde. Avli tou Thodori: Deniz ürünleri servis eden Avli tou Thodori’de muhtemelen hayatınızın en leziz kalamarını tadacaksınız. Paradise Club: Mykonos’un en büyük gece kulübü olan Paradise Club, gece başlayıp gündüz saatlerine kadar süren partilere ev sahipliği yapıyor. Bakalo: Gerçek Yunan mutfağının gösterişten uzak, adalı örneği. Mykonos mutfağı Kopanisti Kendine özel acısıyla tanınan Kopanisti, oldukça karakteristik ve bol baharatlı bir peynir. Kopanisti, ekmeğin veya Mykonoslular’ın tercih ettiği gibi ıslatılmış arpa gevreğinin üzerine sürülüp, domates veya salatalıkla birlikte yeniyor. Daha hafif bir lezzet için Kopanisti’yi tereyağı veya beyaz peynirle karıştırmak da mümkün. Ancak bu karışım uzun süre saklanamadığından hemen tüketmek gerekiyor. Nerede kalınır? San Giorgio Mykonos’un en meşhur plajlarından Paradise Beach’i bir yanına, Paranga Beach’i ise diğer yanına alan San Giorgio Otel plaj partilerinin tadını doyasıya çıkarmak isteyenler için en ideal lokasyon. Dekorasyonunda oldukça yalın bir tarz benimsenen San Giorgio denize karşı uyanmanın keyfini dikkat dağıtacak tüm unsurlardan arınmış bir şekilde yaşatıyor. Misafirlerine Avrupa’nın da en iyileri arasında sıralanan Paradise Club’a VIP giriş sağlayan San Giorgio belki de hiç yaşamadığınız bir eğlence deneyimi teklif ediyor. Cavo Tagoo Muhteşem bir Mykonos manzarasına sahip Cavo Tagoo, Mikonos’un merkezine yürüyerek 10 dakikalık mesafede. Akşamüstü yürüyüşleri ve Yunan usulü alışveriş için teşvik edici bir konuma sahip otel aynı zamanda şehir merkezinden otele karşılıklı servis hizmeti de sunuyor. Böylelikle geç saatlere kadar uzayan gecelerin ardından otele dönüş sorun olmaktan çıkıyor. Huzur dolu, minimal ada mimarisinin hatırı sayılır bir örneği olan Cavo Tagoo’da odaların tamamının deniz manzaralı havuzu veya jakuzisi bulunuyor. Balayı veya aşk tazeleme kaçamakları için birebir. Bill&Coo Mykonos’un en romantik oteli olma iddiası Bill&Coo’ya ait. Oteldeki her şey adeta çiftleri birbirine daha da yakınlaştırmak için tasarlanmış. İsmiyle bile çifte kumrulara gönderme yapan otel için Mykonos’un aşk kalesi demek yanlış olmaz. Gündüzleri Ege’den eşsiz manzaralara ev sahipliği yapan otel, geceleri de aydınlatmalarıyla tavrını ortaya koyuyor. Otelin tüm kullanım alanlarında adanın doğasına paralel şekilde tasarlanmış ışık oyunları romantizmi ateşliyor. Kouros Kouros alışılagelmiş minimal ada mimarisine kırmızılarla taze bir nefes ekliyor. Tagoo plajının hemen yanında yer alan otelin odalarında Mykonos’un imza yel değirmenleri manzarasına, özellikle hava karardıktan sonra doyum olmuyor. Her odasında özel bir terası da bulunan Kouros, Mykonos’un merkezine yakınlığıyla da farklı seyahat amaçlarına hizmet ediyor. Kouros’un müdavimi olmuş, her yıl Mykonos’u ve Kouros’u mutlaka ziyaret eden pek çok müşterisi bulunuyor. Siz de bu huzur vahasına tutulmaya hazırsanız yerinizi ayırtın. Theoxenia ‘60’lı yıllarda otel mimarisinde bir klasik haline gelmiş olan Theoxenia’nın dönüşü muhteşem oldu. 52 odalı otel Mykonos’un yalın tarzıyla çılgın gece eğlencelerini harmanlayan bir mimari ortaya çıkardı. Güneş âşıkları bembeyaz kumlarıyla Moroso Plajı’nda gündüzlerin tadını çıkarırken akşamları da otelin turkuvaz, misket limonu, turuncu ve beyazı buluşturan renklerin hâkimiyet kurduğu iç mekânlarda huzur içinde dinlenebilirler. Havaalanı ve limandan sadece beş dakika uzaklıktaki otelin her odasında bahçe veya deniz manzaralı balkon veya veranda bulunuyor. Gece Hayatı: Mykonos gece hayatı söz konusu olduğunda bir numaradır. Çılgın, uçuk-kaçık eğlenceler sınır tanımaz ve sabaha kadar sürer. Ada bu gün dünyaca ünlü bir gay cenneti olduğundan özel gay barları, club ve diskolarının sayısı oldukça fazladır. Ancak bu Mykonos’ta sadece gay nüfus olduğunu göstermez. Ada her yaz sezonunda farklı coğrafyalar ve farklı cinsel tercihlerden yüzbinlerce kişiyle dolup taşmaktadır. Bazı barlar ve adresleri: Katerina’s Bar Adres: Mykonos Town Mykonos’un en gözde barlarındandır. Djlerin çılgınca şarkıları sizleri mest edecek… New Face (Down Under) Bar Adres: Mykonos Town Mykonos town’un en güzel barlarından bir tanesidir. Gece 5 e kadar açıktır… Ramrod Bar Adres: Mykonos Town Mykonos’un en başta gelen barlarından. Çok güzel dansçı kızları ve dj leriyle sizi çok eğlendirecek bir eğlence mekanı… Astra Bar Adres: Enolopon Dynameon strt Sınırsız eğlence ve içki Galleraki Bar Adres: Little Venice Eğlencenin en uç noktası… Pierros Bar Adres: Ag.Kyriaki Square Mykonos’un en tanınmış eğlence merkezi… Mykonos Adası, Türkiye’ye yakınlığı ve çılgın gece hayatı nedeniyle tercih ediliyor. Nasıl gidilir? Mykonos’a Yunan Adaları turları düzenleyen tur şirketleriyle gidebilirsiniz. THY veya Olimpic Havayolları’yla Atina’ya gidip oradan yine Olimpic Havayolları’yla Mykonos’a aktarma yapmanız da mümkün. Mykonos’un en yüksek sezonu diyebileceğimiz Haziran ve Eylül ayları arasında Borajet ve Atlas firmalarının İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanından direk uçak seferleri var. Mykonos Havaalanından Şehre Ulaşım Nasıldır ? Mykonos Havalimanı oldukça küçük ve 1960’lardan kalma bir yer. Ancak çok şükür şehirden çok uzak değil. 4 km sadece. Taksi ile ulaşım isterseniz dikkatli olun ve taksiyi önceden rezerve edin. Çünkü adada sınırlı sayıda taksi var ve önceden ayarlama yapmadıysanız hayal kırıklığına uğrarsınız. Mykonos Merkeze ortalama 10 EUR civarında ücreti var. Havalimanından şehir merkezine sezonda otobüs seferleri var. Tek yön 1,60 EUR ancak dikkat etmek lazım Otobüs adanın güneyindeki Fabrika durağında duruyor. Eğer adanın diğer tarafına gidecekseniz elde çantalarla uzunca bir yürüyüş yapmanız gerekebilir. Ne Zaman Gidilir? Mayıs–Eylül arası en yoğun dönem. Festivallerin çoğu bu dönemde. Daha sakin bir tatil gecirmek isteyenler icin bahar ayları uygun olabilir. Aklınızda bulunsun Mykonos her daim rüzgârıyla ünlü bir ada, güneşte yandığınızı anlamayabilirsiniz; dikkat edin. Yaz boyunca sıcaklık ortalama 24 derece. Mykonos’un para birimi Euro. Adanın yerel saati Türkiye’ninki ile aynı.
Rusya Gece Hayatı 04:18
Rusya Gece Hayatı 5.782 izlenme - 2 yıl önce Moskova gece hayatı; şüphesiz yurt dışındaki en iyi gece hayatı olan şehirlerden biri. Moskova geceleri capcanlı ve tabii ki sabaha kadar sürüyor. Moskova gece kulüpleri ise Rusya gece hayatının merkezi. Bizden gidenler eğlenmek kadar Moskova’da seks ve paralı cinsel yaşam için de gidiyor ama bundan bağımsız Rusya gecelerini de ıskalamamak lazım. Moskova, başta Rus kadınlarının çekiciliğiyle ve metropol hayatının canlılığıyla dünyanın önemli gece hayatı noktalarından biri. Rus kadınıyla, Türk erkekleri arasındaki garip çekim (böyle bir şey var mı gerçekten?) sadece eğlence için yollara düşen birçok insana sebep oluyor ki haksız değiller. Rusya’da gece hayatını layığıyla yaşamak için biraz Rusça bilmek elzem, sadece İngilizce bilgisi ile kendinizi biraz yabancı hissedebilirsiniz. İnsanlar İngilizce bilse dahi sadece İngilizce iletişim kurma konusunda çok sıcak değiller. (Zaten çoğu da bilmiyor) Başka bir konu; para. Rusya’da gece hayatı oldukça pahalı. Giriş, içkiler, ödeyeceğiniz taksiyi falan hesaba katacak olursak buraya iyi bir bütçe ayırmak gerekebilir. Rus kadınlarıyla ilgili başka bir haklı klişe, ‘para yemeyi sevmeleri’. İçki ısmarlamalar oyunun bir parçası, paranızı suyunu çekene kadar yedirip içirip eve yalnız dönmek de oyunun içinde var tabii. Genelleşmiş birkaç ‘kural’ söyleyelim, eğer bir kız sizi fazlasıyla kesiyorsa paralı olma ihtimali yüksektir, bu da başka bir kural. Loca vs. olaylarına girmeye lüzum yok. İçeride görevlilerle takışmayın, biriyle sohbet ederken sıkıntı çıkarsa uzatmayın, kavgaya karışmayın. Rusya’ya eğlenmeye giden kadın okurlarımıza da direkt cümle: Rahat olun… Kimseyle güzellik kıyasına v.s. girmezseniz ortamın rahatlığında inanılmaz eğlenir ve keyifli geceler geçirirsiniz. moskova-gece-hayati_1 Moskova’da gece kulüplerine girişte “face control” yaygın. Özellikle esmerseniz (kara kafa diyorlar kendi aralarında) biraz ırkçılığa maruz kalabilirsiniz. Erkeklerin yanında kadın arkadaşlar olması işinizi kolaylaştıracaktır ama bazı lüks mekanlarda onun dahi garantisi yok. Genellikle şık giyinmeye çalışın, gömlek, ceket vs. Spor ayakkabıyla birçok lüks mekana girilemiyor. Zorda kalırsanız kapıda rüşvet her yerde olduğu gibi Rusya’da da işler ama bunun da her zaman garantisi yok. Moskova’da paralı seks de tahmin edeceğiniz üzere yaygın. Hayat kadınlığı Rusya’da yasak, o yüzden Hollanda veya Pattaya gibi elinizi kolunuzu sallayarak gidebileceğiniz yerler yok. Ama, tabi ki bu kadar geniş bir pazar için seçenek çok. Bazı internet sitelerinden direkt hayat kadınlarıyla iletişime geçilebiliyor, sistem oldukça kolay. Masaj salonlarında ‘mutlu sonlu’ ortamlar var. Bunların haricinde sauna kiralamak ve orada arkadaşları ağırlamak gibi bir adet varmış. Taksiciler ihtiyaç halinde gerekli bilgilere ulaşmak için bir kaynak olabilir. Bir arkadaşın anlattığı bilgileri okudunuz. moskova-gece-hayati_2 Moskova’da Gece Kulüpleri Rusya gece kulüpleri genellikler Arbat ve Tverskaya caddelerinde ve çevresindedir. Bunların tümüne erkek de kadın da herkes girebilir ve şanslı gününüzdeyseniz çok eğlenirsiniz. Birkaçına bakalım; Krysha Mira: Moskova’nın en lüks ve popüler mekanlarından biri. Kuruçeşme’deki ortamlara benzer bir kitle. Face control yaygın. Garage: Moskova’nın en eski kulüplerinden biri 1998’den beri ününü korumakta, 7 gün açık. Face control konusunda daha gevşektir. Fabrique: 1500 kişilik, Kızıl Meydan‘a yakın olan mekan, hem restoran hem de kulüp olarak hizmet vermektedir. Soho rooms: Moskova’nın en lüks mekanlarından biri, cebiniz kuvvetli ise gidin. Icon: 2500 kişilik, 3 odalı mekan da lüks ve farklı müzik seçenekleriyle şık bir mekan. Dizaynı gerçekten enteresan. moskova-gece-hayati_3 Solyanka: Moskova’nın hipster mekanı. Evin salonu şeklinde dizayn edilmiş mekanda güzel elektronik müzik çalıyor. Girişte sıkıntı yok. Hipster mekanlarını seviyorsanız gündüz yemek yemeye de gidebilirsiniz. Chesterfield: Öğrenci kızlarla tanışıp, para karşılığı çıkabileceğiniz mekanlardan biriymiş, 100-150 $’mış hakkı diyorlar. Night Flight: Tverskaya Caddesi üzerindeki mekan da yine paralı tanışıklıklar için bahsi geçen mekanlardan. Old School Pub: Geceleri kulüp ortamına benzer bir havaya bürünen mekan, giriş/kıyafet sıkıntısı çekmemek ve biraz daha ingilizce bilen bir tayfayla eğlenmek için tercih edilebilir. moskova-gece-hayati_4 Moskova’da Striptiz Kulüpleri Seçenek çok olsa da 2 tanesini yazalım, gerisini siz araştırın. Aşağıdakiler gerçekten striptiz kulüp, bildiğiniz lap dance vs. daha fazla bir beklentiniz olmasın. Penthouse: Şık ve nezih bir striptiz kulübü. Girişi 1000 ruble. Laleli usülü soyulma durumu olmadan kaliteli bir eğlence için tercih edilesi. Safari: Biraz daha düşük bütçeli, çok estetik değil ama amacına uygun, fiyat/kalite dengesi başarılı bir mekan 150-200 rubleye lap dance alınabiliyormuş.
Belgrad Gece Hayatı 02:01
Belgrad Gece Hayatı 4.518 izlenme - 2 yıl önce Sava ırmağının kıyısında kurulmuş Belgrad, Sırbistan‘ın başkenti ve en büyük şehri. Tipik bir doğu Avrupa şehri olan Belgrad, rakipleri Zagreb, Sofya, Ljubljana, Saraybosna, Bükreş gibi diğer Balkan şehirlerinin kendisine gıpta ile baktığı bir başkent. Güney Doğu Avrupa’nın en büyük şehri Belgrad, 1.2 milyonluk bir nüfusa sahip. Mimarisinden ziyade, güzel insanları ve renkli gece hayatıyla öne çıkan Belgrad’ın sokakları hafta içleri bile capcanlı. Gece hayatının hep hareketli olduğu bu şehirde, nehir üzerindeki teknelerde dünya klasmanında disko ve barlar, sabaha kadar süren bir canlılığa sahip. Farklı büyüklükleri, eğlence vadeden ortamları ile yüzen nehir clubları, Belgrad gece hayatı içinde oldukça özel bir yere sahip. Yerleşim bölgelerine olan uzaklıkları nedeniyle, Belgrad gece hayatı yüzen clublarda geç saatlere kadar son sürat devam ediyor. Belgrade NightLife Belgrad Gece Belgrad Gece Hayatı Belgrad’a ilk defa gidecekler için Belgrad gece hayatı dahilinde var olan etkinlikleri gün gün takip edebileceğiniz belgradeatnight.com sayfasını ziyaret edin (İngilizce). Böylece Belgrad’a gitmeden önce hangi gün hangi etkinliğe gideceğinizi kararlaştırabilir ve seyahat planınızı önceden hazırlayabilirsiniz. Şehrin dört bir yanında birbirinden güzel barlar, gece clubları bulunuyor. Nerede olduklarını öğrenmenin en kolay ve pratik yolu, kaldığınz otelin resepsiyonunda bilgi almak olacaktır. Belgrad Gece Kulüpleri 20/44, The Tube ve KC Grad Belgrad’ın popüler mekanları arasında yer alıyor. Mayıs ve Eylül arasındaki dönemde Sava ve Danube Nehirlerinde yüzen club tekneler ise en çok rağbet gören yerlerin başında geliyor. Çoğunlukla house müzik çalan, Sound, 20/44 ve Poveratac nehir tekneleri, bu dönemde gece hayatının popüler mekanları arasında yer alıyor. Bu arada bu yüzen teknelerde pist bulunmadığını da belirtelim, zira Sırplar pistte delice dans etmek yerine ayakta takılıp cool görüntüler vermekten hoşlanırlar. Belgrad gece klüpleri Klub 20/44 Belgrade Nightclub Klub 20/44 Belgrade Nightclub Belgrad gecelerinin popüler mekanlarının başında gelen 20/44 teknesi Sava nehri üstünde bulunuyor. Havanın durumu ne olursa olsun, tüm yıl boyunca açık olması oldukça büyük bir avantaj. Özellikle yaz günlerinde teknenin güvertesi çılgın bir dans pistine dönüşüyor. Detroit techno, soulfuldan disko, funky, house ve dub stepe kadar oldukça geniş ve kaliteli müzik sunan 20/44, aynı zamanda Belgrad’ın en ünlü club partilerine de ev sahipliği yapıyor. Şehrin gece ışıkları manzarası eşliğinde süren hareketli gece, sabah yerini Belgrad’ın nefes kesen gün doğumuna bırakır. Soğuk kış günlerinde bile, teknenin kapalı bölümü müdavimlerine son derece konforlu ve sıcak bir atmosfer sunuyor. Sisler içerisinde kırmızı rengin ağırlıkta olduğu dekorasyon ve her yandaki LCD ekranlar seksi bir atmosfer sunuyor. Giriş ücreti: 2-4 Euro arasında ve içecekler fiyatları uygun Adres: Savski kej BB, 11070, New Belgrade Perşembe – Cumartesi 21.00 – 05.00 The Tube, Belgrade Night Life The Tube, Belgrade Night Life The Tube Dorcol’da Simina ve Dobracina sokaklarının köşesinde şehrin kalbinde yer alan The Tube, tam bir Belgrad eğlence klasiği. 2007’den bu yana şehrin en iddialı eğlence mekanları arasında yer alana The Tube, minimalist tarzdaki iç dizaynı ile New York ve Berlin’deki mekanları aratmayacak bir güzellikte. 23 metrelik dar dans pisti mekanın en göze çarpan özelliklerinden birisi. House, tekno, deep & tech house gibi farklı tarzda müziklerin çalındığı The Tube, aynı zamanda Dünyaca ünlü bir çok elektronik müzik sanatçılarına da ev sahipliği yapıyor. Bunlar arasında Steve Bug, Maceo Plex, Tini, Heidi, Dixon, Ben Klock öne çıkan isimler arasında yer alıyor. 2012 yılında graffiti ve mekanı boydan boya kaplayan kağıt parçaları ile yepyeni bir görünüme kavuşan The Tube, Belgrad gece hayatı içinde gidilebilecek mekanlar arasında. Haftanın 3 günü açık olan The Tube’de haftalık program şöyle; Perşembe: Tjubizam i Renesansa adlı özel gece; Cuma: Underground müzik ve yabancı müzik starlarının programları; Cumartesi: house ve yerel DJ performansları Giriş Ücreti: 2-5 Euro Adres: Simina 21, Dorcol, 11000 Belgrad | Web Sitesi: www.thetube.rs Plastic Belgrad’ın clubberları için en gözde uğrak mekanlarından diğer biri olan Plastic, şehrin tam göbeğinde yer alıyor. Günümüzde 2 farklı bölümde hizmet veren mekan, popüler house müziklerin altında dans eden güzel yüzlü Sırp kızları ile ateşli bir atmosfer sunuyor. Moda haftası partileri ve kokteyller mekanı popüler kılan diğer özellikleri arasında. Yaz aylarında, Sava Nehri üzerinde kulübün yüzen versiyonu faaliyete geçiyor. Adres: Dalmatinska&Takovska caddeleri köşesi, Belgrad. Perşembe-Cumartesi günleri açık. | Website: www.clubplastic.rs Belgrad Geceleri Belgrad Geceleri eğlence vaadediyor Sound Nehir üstündeki en iyi tekne clublardan birisi olan Sound, tam bir Belgrad klasiği. Oldukça popüler olan club sadece yaz aylarında hizmet veriyor. House ağırlıklı çalan müzikler dışında Peppe, Oysha gibi Belgrad’ın en iyi house DJlerine de ev sahipliği yapıyor. Zaman zaman yabancı müzik starlarına Sound’ta rastlamak mümkün. Oldukça popüler olan bu mekana girmek için en iyi kıyafetinizi giyin, uzun sıralar beklemeye hazır olun ve cüzdanınızda yeterince para olduğundan emin olun. Belgrad geneline göre pek de ucuz olmadığını söyleyebiliriz. Yaz ayları boyunca hafta sonları açık. Adres: Brodarska BB, 11070, New Belgrad Belgrad Kızları-Belgrade Nightlife Povetarac Povetarac, şehrin güzel yaz atmosferini hissetmek isteyenlerin gitmek isteyeceği mekanlar arasında yer alıyor. Çoğunlukla kalabalık olan mekana giriş için uzun kuyruklarda beklemeye hazırlıklı olun. Drum ‘n’ bass, hip hop, pop, house gibi bir çok farklı tarzda müzikle Povetarac’ta eğlenceli saatler geçirmek mümkün. Oldukça samimi ve sıcak bir atmosfere sahip Povetarac Belgradlılar yanında turistlerin de gözde mekanlarından. Bira ve boğma rakı, kokteyllerin aksine, uygun fiyatları sebebiyletercih edilen içkilerin başında geliyor. Kış aylarında ise Povetarac’ın hemen hemen aynısı sayılabilen Club Divljina tercih edilebilir. Adres: Povetarac- Brodarska BB, 11070, New Belgrad Divljine – Bulevar Vojvode Bojovica 6-8, 11000, Belgrad Bu clublar dışında Club Stefan Braun, Dragstor Play, Terassa Lounge, Lasta Club, Freestyler Club gibi Belgrad gece klüpleri de dikkate değer. Belgrad’ı daha güzel yapan bir şey varsa, o da Belgrad kızlarının olduğunu söyleyebiliriz. Belgrad kızları, şehri ziyaret edenlerin bir çoğunun iddia ettiği gibi dünyanın en güzel kadınları arasında yer alıyor. Uzun boylu, esmer ve renkli gözlüler çoğunlukta. Sağlıklı beslenip, spor yapan, düzenli olarak güzellik merkezlerine giden Sırp kızları, aynı zamanda oldukça entellektüel ve eğitimliler de. İngilizce konuşabilen sayısı da çok fazla. Yaz-kış mini etekli, dekolte ve yüksek topuklu giyinmeyi de severler. Alışveriş ise her Belgradlı kız için yaşamın ayrılmaz bir parçası. Belgrad’da gece hayatı sadece bu kentte yaşayanlar için değil, komşu ülkelerden gelen eğlence tutkunları için de bir fenomen haline gelmiş. Sadece hafta sonu için; Bosna-Hersek, Slovenya ve Hırvatistan başta olmak üzere diğer birçok yakın Avrupa ülkelerinden ziyaretçinin akın ettiği Belgrad gece hayatının ünü Time Dergisi ve CNN’e kadar yansımış. Belgrad’da gece hayatı sadece başdöndürücü değil, aynı zamanda şehirde nereye giderseniz gidin arkadaş canlısı atmosferi, eğlence sunan ortamı ile sizi rahat da hissediyor. Çünkü burada haftanın hangi günü olduğu, ertesi gün işlerin olup olmadığı önemsizdir.Belgrad Otelleri Popüler Belgrad otelleri erken yapılmış rezervasyonlar nedeniyle dolu olabilmektedir. Buna şaşırmayın, zira yılda çok sayıda turist ziyaretçisi ile Belgrad, sadece Sırbistan‘ın değil Avrupa’nın da en gözde yerlerinden biri. Belgrad’da konaklamayı düşünüyorsanız mutlaka önceden yer ayırtın. En uygun Belgrad otelleri için, güvenle rezervasyon apacağınız booking linkini tklayın. Önceden rezervasyonunuzu yapın, dilediğiniz zaman ödeyim. Kampanyaları da kaçırmayın: Uygun Belgrad otelleri için rezervasyon yapın: http://www.booking.com/city/rs/belgrade.tr.html Gece hayatının oldukça canlı olduğu bu güzel şehre, uygun fiyata uçak bileti bulmak mümkün. Oldukça yakın destinasyon olan Belgrad için, Türk Hava Yolları sık sık kampanyalar düzenliyor. Belgrad uçak bileti fiyatları 99€’dan başlıyor. Belgrad uçak bileti kampanyasına bakmak için linki tıklayın: http://www.turkishairlines.com/tr-tr/ucak-bileti/belgrad/istanbul-belgrad-promosyon-ucus Belgrad Gezilecek Yerler Belgrad şehir merkezinde hem de şehirden uzaktaki yerleşim yerlerindeki tarihî ve turistik gezilecek yerleri ile de Belgrad, Avrupa’nın ilgi gören şehirlerinden birisi. İhtişamıyla göz dolduran Kalemagdan Kalesi ve doğal güzelliğiyle büyüleyen Kalemegdan Parkı; Avrupa’nın en büyük onuncu Sırbistan’ın ise en büyük katedrali olan Aziz Sava Katedrali; 1863 yılında Prens Mihailo Obrenovi’in emriyle yaptırılan ve halkın bağışlarıyla finanse edilen Yükseliş Kilisesi (Crkva-Svetog-Vaznesenja) görmeye değer. Yine Sırbistan’ın en eski yerleşim bölgelerinden biri olan Knez Mihaliova Caddesi; Belgrad’ın en eski ve en önemli müzesi olan Ulusal Müze (Narodni Muzej); Belgrad’lıların buluşma noktası olan Cumhuriyet Meydanı; Kraliyet Sarayı ve Beyaz Saray (Beli Dvor); Sırbistan Tarihi Müzesi (Istorijski Muzej Srbije); Kutsal Başmelek Michael Katedrali ve dahası Belgrad gezilecek yerler arasında yer alıyor.
Türkiye'nin İlleri Neleriyle Meşhur 05:31
Türkiye'nin İlleri Neleriyle Meşhur 3.280 izlenme - 2 yıl önce Adana'nın Neyi Meşhur? pamuk Adana Pamuk (Beyaz altın), Adana Kebabı, Çukurova, Adana Anavarza Kalesi, Adana Misis Antik Kenti, Adana Tekir Yaylası, Yaşar Kemal, Sakıp Sabancı Adıyaman'ın Neyi Meşhur? nemrut dağı Adıyaman Nemrut Dağı, Adıyaman Besni Üzümü, Adıyaman Pirin-Gümüşkaya Mağaraları, Adıyaman Kahta Çayı Afyon'un Neyi Meşhur? haşhaş Afyon Haşhaş, Afyon Kaymak, Afyon Sucuğu, Afyon Mermeri, Afyon Çağlayan Mesire Yeri, Afyon İscehisar Kayalıkları, Afyon Bayat Kilimleri, Afyon Hüdai, Afyon Gazlıgöl, Afyon Dinar ve Afyon Sandıklı Kaplıcaları Ağrı'nın Neyi Meşhur? Ağrı Dağı Ağrı Dağı, Ağrı İshak Paşa Sarayı, Ağrı Balık Gölü, Ağrı Göktaşı Çukuru, Ağrı Gürbulak Sınır Kapısı, Ağrı Günbuldu Mağaraları Aksaray'ın Neyi Meşhur? Aksaray Ihlara Vadisi, Aksaray Eğri Minare, Aksaray Yılanlı Kilise, Aksaray Sultanhanı ve Aksaray Ağzıkarahan Kervansarayları, Aksaray Acemhöyük, Aksaray Manastır Vadisi, Aksaray Antik Nora Şehri Amasya'nın Neyi Meşhur? Amasya Borabay Gölü Amasya Elması (Elmanın Faydaları), Amasya Borabay Gölü, Amasya Kalesi, Amasya Kral Kaya Mezarları, Ahşap Amasya Evleri, Amasya Darüşşifa ( Akıl hastalarının müzik ve su sesiyle tedavi edildiği ilk yer ), Amasya Şehzadeler Şehri Ankara'nın Neyi Meşhur? Anıtkabir Ankara Kalesi Ankara Anıtkabir, Ankara Kalesi, Ankara Tiftik Keçisi ( Ankara Keçisi ), Ankara Hacı Bayram Veli Türbesi, Ankara August Tapınağı, Ankara Roma Hamamı, Ankara Gordion ( Frigyanın Başkenti ), Ankara Atakule, Ankara Karum İş Merkezi, Ankara Kızılcahamam-Ayaş Kaplıcaları, Ankara Beypazarı Evleri Antalya'nın Neyi Meşhur? Antalya Düden-Kurşunlu-Manavgat Şelaleleri, Antalya Dim-Damlataş-Karain Mağaraları, Antalya Olimpos-Beydağları-Köprülü Kanyon Milli Parkları, Antalya Konyaaltı-Lara-Patara Plajları, Antalya Turunçgil ve Seracılık Üretimi ile Alanya, Side, Manavgat, Kemer, Kalkan, Kaş Gibi Turizm Merkezleri, Antalya Tarihi Kaleiçi Evleri, Antalya Altın Portakal Film Yarışması, Antalya Kesme Çiçek Üretimi, Antalya Aspendos, Antalya Perge, Antalya Fhaselis, Antalya Termessos, Antalya Olympos Antik Kentleri Ardahan'ın Neyi Meşhur? Çıldır Gölü Kaşar Peyniri Ardahan Çıldır Gölü, Ardahan Kaşar Peyniri Artvin'in Neyi Meşhur? Artvin Boğa Güreşleri, Artvin Barhal Kilisesi, Artvin Sarp Sınır Kapısı, Artvin Çoruh Nehri, Artvin Karagöl - Sahara ve Hatilla Vadisi Milli Parkları Aydın'ın Neyi Meşhur? Aydın Deve Güreşleri, Aydın Büyük Menderes Nehri, Aydın Afrodisias-Milet-Didim-Priene Antik Kentleri ile Kuşadası, Aydın İnciri (İncirin Faydaları), Aydın Dilek Yarımadası Milli Parkı Balıkesir'in Neyi Meşhur? Susurluk Ayranı ve Tostu, Manyas Gölü ve Manyas Yoğurdu (Yoğurdun Faydaları), Ayvalık ve Edremit Zeytini, Balıkesir Kaz Dağları Milli Parkı, Bor mineralleri, Gönen-Manyas-Burhaniye Kaplıcaları, Kaz Dağları Sarıkız Şenlikleri, Balıkesir Şahin Deresi Kanyonu, Balıkesir Sütüven Şelalesi, Ayvalık-Altınoluk-Akçay-Ören Turizm Merkezleri, Hasanboğuldu, Balıkesir Tahtakuşlar Etnografya Müzesi, Balıkesir Kolonyası, Höşmerim Tatlısı... Bartın'ın Neyi Meşhur? Amasra Kalesi, Bartın İnkum Plajı, Bartın Çayı Batman'ın Neyi Meşhur? Batman Hasankeyf Türbesi ve Kalesi, Batman Petrol Rafinerisi Bayburt'un Neyi Meşhur? Bayburt Kalesi, Şehit Osman Türbesi, Aydıntepe Yeraltı Şehri, Bayburt Sırakayalar Şelalesi Bilecik'in Neyi Meşhur? Bilecik Bilecik Şeyh Edebali ve Ertuğrul Gazi Türbeleri, Bilecik Saat Kulesi, Bilecik Türk Büyükleri Platformu, Osmanlının Kuruluş Yeri Söğüt İlçesi, Bilecik Mermer Üretimi ve Bozöyük Seramiği Bingöl'ün Neyi Meşhur? Bingöl Kös Kaplıcası, Bingöl Soğuksu Mesiresi, Buzul Gölleri, Bingöl Kiğı Kalesi, Bingöl Yüzen Ada (Turnalar Gölü), Kartal (Karakuş) Halkoyunu Bitlis'in Neyi Meşhur? Bitlis Nemrut Dağı, Nemrut Krater Gölü, Bitlis Ahlat Kümbetleri, Tütün Üretimi, Bitlis Süphan Dağı, Bitlis Adilcevaz Kalesi, Bitlis İhlasiye Medresesi, El-Aman Kervansarayı, Ahlat Selçuklu Mezarlığı, Bitlis Beş Minare (Şerefiye, Kalealtı, Ulu, Meydan ve Gökmeydan Camileri) Bolu'nun Neyi Meşhur? Bolu Yedigöller Bolu Yedigöller, Bolu Abant, Gölcük, Bolu Sünnet Gölleri, Mudurnu ve Göynük’ün Tarihi Ahşap Evleri, Kartalkaya Kış Sporları Merkezi, Bolu Mengen’in Aşçıları, Bolu Akkaya Travertenleri, Seben Kaya Evleri, Seben Elması, Bolu Aladağ Yaylaları, Mudurnunun Sarot ve Babas Kaplıcaları, Sülüklü Göl, Bolu Yedigöller Milli Parkı, Ak kaya, Mengen'in Aşçısı, Patates, Köçek... Burdur'un Neyi Meşhur? Burdur Sagalassos Antik Kenti, Burdur İnsuyu Mağarası, Burdur ve Salda Gölleri Bursa'nın Neyi Meşhur? Bursa Yeşil Türbe, Bursa Ulu Cami, Kozahan, İznik Çinileri, Bursa Cumalıkızık Köyü ve Evleri, Bursa Uludağ Milli Parkı, Kestane Şekeri, Şeftali, Bıçak, Bursa Havlusu, Gemlik ve Mudanya'nın Zeytini, Bursa İnegöl Köftesi, Çekirge-Oylat Kaplıcaları, İskender Kebabı, Bursa İnkaya Çınarı, Mihaliç Peyniri, İznik Gölü, Emsali zor bulunan Irgandı Köprü, Bursa Osman Gazi ve Orhan Gazi Türbesi, Bursa Emirsultan türbesi, Bursa Molla Gürani Türbesi, Bursa Molla Fenari Türbesi, Karagöz ve Hacivat, Bursa Üftade Türbesi, Hisar ve Orta Pazar mahallelerindeki surlar ve Osmanlının Bursa’ya ilk girdiği Kapı (Saltanat Kapı Yeni Yapılan Değil) Çanakkale'nin Neyi Meşhur? Çanakkale Gökçeada ve Bozcaada, Çanakkale Truva ve Assos Antik Kentleri, Çanakkale Gelibolu Şehitler Milli Parkı, Adatepe ve Çetmi (Yeşilyurt) Köyleri, Dardanel Balık Konservesi, Domates ve Seramik Üretimi, Çanakkale Höşmerim (peynir tatlısı) Çankırı'nın Neyi Meşhur? Çankırı Kalesi, Çankırı Taşmescit, Çankırı Bülbül Pınarı Dinlenme Yeri, Çankırı Kayatuzu Üretimi, Çankırı kavunu Çorum'un Neyi Meşhur? Çorum Alacahöyük Çorum Yazılıkaya, Çorum Hattusaş, Çorum Alacahöyük Ören Yeri, Çorum İncesu Kanyonu, Çorum Leblebisi ve Çorum Saat Kulesi Denizli'nin Neyi Meşhur? Pamukkale Travertenleri, Hierapolis Antik Kenti, Buldan Bezi, Havlu ve Bornoz Üretimi, Güney Şelalesi, Karahayıt Kaplıcaları, Kızıldere Jeotermal Kaynağı , Denizli Horozu Diyarbakır'ın Neyi Meşhur? Diyarbakır Surları Diyarbakır Surları, Diyarbakır Karpuzu, Malabadi Köprüsü, Ergani Bakırı, Behrampaşa Camii, Delilo Halkoyunu, Deliller Hanı, Diyarbakır Sokakları, (Küçeler) Hilar Kayalıkları, Çermik Kaplıcası, Meryem Ana Kilisesi, Sarı Saltık Türbesi Düzce'nin Neyi Meşhur? Samandere, Güzeldere, Aydınpınar, Sarıyayla, Saklıkent ve Aktaş Şelaleleri,Fakıllı, Sarıkaya ve Aksu Mağaraları, Akçakoca Turizm Merkezi, Efteni Gölü ve Kaplıcası, Konuralp Müzesi, Sakarca, Topuk, Kardüz, Odayeri , Torkul Yaylaları Edirne'nin Neyi Meşhur? Edirne Rüstempaşa Kervansarayı Edirne Rüstempaşa Kervansarayı, Selimiye Camii Edirne, Kırkpınar Yağlı Güreşleri Edirne, Ayçiçeği-Pirinç ve Beyaz Peynir Üretimi, Edirne Uzunköprü Elazığ'ın Neyi Meşhur? Harput Kalesi ve Şehri, Keban Baraj Gölü, Hazar Gölü, Buzluk Mağarası, Çaydaçıra Halkoyunu, Ağın Kaplıcası Erzincan'nın Neyi Meşhur? Girlevik Şelalesi, Ekşisu Kaplıcası, Tulum Peyniri, Bakır İşlemeciliği, Aygır Gölü, Buz Mağaraları, Eğinin (Kemaliye) folklörü, Siyah Üzüm (Cimin Üzümü), Erzincan balı, Erzincan leblebisi, Altıntepe, Yıldırım Akbulut Kayak Tesisleri, yapımı bitirilmek üzere olan dünyanın 3. uzun pisti olacak olan Ergan Kayak Tesisi (Konuya katkılarından dolayı Esalettin Doğan'a teşekkür ederiz.) Erzurum'un Neyi Meşhur? Palandöken Kayak Merkezi, Çifte Minareli Medrese, Tortum Şelalesi, Oltu Taşı, Aziziye Tabyaları, Üç Kümbetler, Çağ Kebabı, Tepsi Minare (Saat Kulesi), Erzurum Kalesi, Rüstem Paşa Bedesteni, Erzurum Kongresi Binası, Çobandede Köprüsü, Narman Peribacaları Eskişehir'in Neyi Meşhur? Eskişehir Eskişehir Lületaşı, Porsuk Çayı, Midas Tapınağı, Anadolu Üniversitesi, Yunus Emre Türbesi, Tarihi Odun Pazarı Evleri, Yazılıkaya Frig Vadisi (Midas Kenti), Uyuz, Çifteler ve Yarıkçı Hamamları, Çatacık Ormanları ve Mesire Yeri, Eti Bisküvileri, İnönü Planör Kampı, Sivrihisar Ermeni Kilisesi, Met Helvası, Çiğ Börek, Sakarı Ilıcaları Gaziantep'in Neyi Meşhur? Antepfıstığı, Antep Baklavası, Zeugma-Karkamış-Yesemek Antik Kentleri, İplik Sanayi, Karpuzatan ve Dülükbaba Mesire Yerleri, Antep Mutfağı, Rumkale Giresun'un Neyi Meşhur? Giresun Kalesi, Fındık Üretimi, Hayırsız Ada, Şebinkarahisar Kalesi, Kümbet, Bektaş, Gölyanı, Kulakkaya ve Sisdağı Yaylaları, Aksu Şenlikleri, Pınarlar Şelalesi Aygır Gölü, Giresun Kalesi, Gedikkaya Gümüşhane'nin Neyi Meşhur? Tomara ve Torul Şelaleleri, Satara Antik Kenti, Kuşburnu Çayı ve Marmeladı, İmera Manastırı ve Gümüşhane Evleri Hakkari'nin Neyi Meşhur? Cilo ve Sat Dağları, Buzul Gölleri, Zap Suyu, Ters Lale (Ağlayan Lale), Şemdinli Balı, Sümbül Dağı, Hakkari Kilimleri Hatay'ın Neyi Meşhur? Antakya Mozaik Müzesi, Harbiye Mesire Yeri, Arsuz Plajları, İskenderun Demir-Çelik Fabrikaları, Soğukoluk Mesire Yeri, Künefe Tatlısı, Sen Piyer Kilisesi, Erzin Kaplıcaları, Samandağ Sahili (Çevlik), Asi Nehri, Karma Dil ve Din... Iğdır'ın Neyi Meşhur? Pamuk Üretimi, Elma, Kayısı... Isparta'nın Neyi Meşhur? Kovada Gölü Milli Parkı, Isparta Gülü, El Dokuması Isparta Halıları, Eğirdir ve Gölcük Gölleri, Isparta Elması,Yazılı Kanyon Milli Parkı, Pınargözü Mağarası, Davraz Dağı Kayak Merkezi İstanbul'un Neyi Meşhur? Topkapı Sarayı, Sultanahmet ve Süleymaniye Camileri, Yerebatan Sarnıcı, Kapalıçarşı, Mısırçarşısı, İstiklal Caddesi, Dolmabahçe ve Çırağan Sarayları, Yıldız-Gülhane - Emirgan Parkları, Çamlıca Tepesi, Prens Adaları, Rumeli Hisarı, Haliç Piyerloti, Kız Kulesi, İstanbul Boğazı, Minyatürk, İstanbul Surları, Galata Kulesi, Sultanahmet Meydanı, Aya İrini Müzesi, Eyüp Sultan Camii, Boğaz Köprüleri, Bozdoğan Kemeri, Fener Rum Patrikhanesi İzmir'in Neyi Meşhur? İzmir Saat Kulesi İzmir Saat Kulesi, İzmir Kadife Kale, İzmir Meryem Ana Evi, İzmir Kültürpark, İzmir Efes-Bergama Antik Kentleri, İzmir Balçova Kaplıcaları, İzmir Kemeraltı Çarşısı, İzmir Çamaltı Tuzlası ve Kuş Cenneti, İzmir Çeşme Kalesi, İzmir Kordon Boyu, İzmir Asansör, İzmir Kızlar Ağası Hanı, İzmir Birgi Çakırağa Konağı, İzmir Köfte, İzmir Lokma ve Kemalpaşa Tatlıları, İzmir Foça, Çeşme, Seferihisar, Selçuk, Alaçatı Turizm Merkezleri Kahramanmaraş'ın Neyi Meşhur? Maraş Dondurması, Döngel Mağaraları, Afşin-Elbistan Termik Santrali, Maraş Kalesi, Düldül Dağı, Tarhanası, Acı Biberi, Yeşil Göz, Pestil, Bastık, Ceviz, Cevizli Sucuk, Ulu Camii, Taş Metrese, Eshabi Kehf, Abdulhamit Han Camii... Karabük'ün Neyi Meşhur? Safranbolu Evleri, Safranbolu Lokumu, Demir-Çelik Fabrikası, Safran Çiçeği... Karaman'ın Neyi Meşhur? Hatuniye Medresesi, Yerköprü Şelalesi, Karaman Koyunu, Türkiyenin Bisküvi Üretim Merkezi, Karaman Elması Kars'ın Neyi Meşhur? Kars Kalesi, Ani Harabeleri, Sarıkamış Kayak Merkezi, Kaşar Peyniri, Kaz Kastamonu'nun Neyi Meşhur? Kastamonu Ilgarini Mağarası Kastamonu Ilgarini Mağarası, Kastamonu Cehennem Deresi Kanyonu, Tosya Pirinci, Taşköprü Sarımsağı (Sarımsağın Faydaları), Ilgaz Dağı Milli Parkı, Kastamonu Kır Pidesi, Kürenin bakırı Kayseri'nin Neyi Meşhur? Erciyes Dağı Kayak Merkezi, Kayseri Pastırması, Bünyan Halısı, Sultansazlığı Kuş Cenneti, Kapuzbaşı Şelaleleri, Gesi Bağları, Kayseri Mantısı, Karatay Hanı, Kayseri Kalesi, Talas Kenti, Gevher Nesibe Tıp Merkezi, Kayseri Sucuğu... Kırıkkale'nin Neyi Meşhur? Silah Fabrikaları, Petrol Rafinerisi... Kırklareli'nin Neyi Meşhur? Dupnisa Mağarası, Alpullu Şeker Fabrikası, Hamitabat Doğalgaz Santrali, Dereköy-İğneada-Kıyıköy-Kastro gibi Sayfiye Yerleri Kırşehir'in Neyi Meşhur? Ahi Evran Türbesi, Hirfanlı Baraj Gölü, Seyfe Gölü, Petlas Lastik Fabrikası, Cacabey Medresesi, Mucur Yeraltı Şehri, Kırşehir cevizi Kilis'in Neyi Meşhur? Kilis Yorganları... Kocaeli'nin (İzmit) Neyi Meşhur? Pişmaniye Pişmaniye, Değirmendere Fındığı, Hannibal’ın Mezarı, Petrokimya ve Otomotiv Sanayi, Osman Hamdi Bey Müzesi, Eski Hisar Kalesi, Saat Kulesi, Hereke Halısı, Kandıra Yoğurdu, Abdülazizin Av Köşkü, Kaiser Wilhelm Köşkü, Ballıkayalar Vadisi ve Beşkayalar Tabiat Parkları, Darıca Kuş Cenneti, Maşukiye, Kartepe ve Kuzu Yaylası, Çoban Mustafa Paşa Külliyesi, Eşme Ayvası Konya'nın Neyi Meşhur? Mevlana Türbesi Mevlana Türbesi, Alaeddin Tepesi ve Camii, Karatay Medresesi, Çatalhöyük Antik Kenti, Akşehir Nasrettin Hoca Şenlikleri, Konya Balatini Mağarası, Konya Ilgın Kaplıcaları, Eşrefoğlu Camii, Eflatunpınar Hitit Anıtı, Sille, Meram Bağları, Akşehir Nasrettin Hoca Türbesi, Ak Manastır, İnce Minare Medresesi, Etnoğrafya Müzesi, Etli Ekmeği, Tandır Ekmeği, Fırın Kebabı, Bamya Çorbası, Saç Arası, Saç Böreği, Su Böreği, Mevlana Böreği... Kütahya'nın Neyi Meşhur? Kütahya Çinisi Kütahya Çinisi, Kütahya Porseleni ve bunların imalatı, Kütahya Başkomutanlık Milli Parkı, Kütahya Kalesi, Aizanoi Antik Kenti, Tunçbilek-Seyitömer Linyitleri, Tavşanlı Leblebisi, Simav ve Gördes Halıları, Ulu Cami Malatya'nın Neyi Meşhur? Malatya Kayısı Analıkızlı Köfte Malatya Kayısısı, Analıkızlı Köfte, Günpınar Şelalesi, Pınarbaşı Mesire Yeri, Aslantepe Antik Kenti, Karakaya Barajı, Somuncu Baba Camii ve Balık Gölü, Sürgü (Takaz) Mesire Yeri, Arapgir Meydan Köprüsü, Battalgazi Kervansarayı, Sultansuyu Harası, Darende Kudret Hamamı Manisa'nın Neyi Meşhur? Sard Antik Kenti, Mesir Macunu, Spil Dağı Milli Parkı, Üzüm ve Tütün Üretimi, Soma’nın Linyiti, Ağlayan Kaya (Nyobe) Muradiye ve Ulu Cami Külliyeleri, Vestel Fabrikaları Mardin'in Neyi Meşhur? Deyrul-Zafaran Manastırı, Mardin Kalesi, Taş Evleri, Telkari Gümüş İşlemeciliği, Dara Harabeleri ve Zinciriye Medresesi, tiftikten yapılma battaniyeleri, seccadeleri Mersin'in Neyi Meşhur? Kız Kalesi, Cennet ve Cehennem Obrukları, Silifke Yoğurdu, Anamur Muzu (Muzun Faydaları), Turunçgil ve Seracılık Üretimi, Göksu Nehri, Sertavul Geçidi, Tarsus Şelalesi, Çamlıyayla (Namrun), tantuni, kerebiç, yaban mersini, Viranşehir (Soli-Pompeiopolis) Muğla'nın Neyi Meşhur? Bodrum, Marmaris, Datça, Fethiye, Dalyan, Göcek Gibi Turizm Merkezleri, Kelebekler Vadisi, Bodrum Kalesi, Beyaz Bodrum Evleri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Saklıkent Kanyonu, Ölü Deniz, Çamur Banyosu, İztuzu Plajı, Sedir Adası, Knidos-Letoon-Kaunos-Labranda-Keramos Antik Kentleri, Milas Halıları, Halikarnas Balıkçısı, Marmaris Çam Balı, Sığla Ağacı ve Yağı Muş'un Neyi Meşhur? Muş Ovası, Malazgirt Anıtı, Gaz Gölü Nevşehir'in Neyi Meşhur? Peribacaları, Derin Kuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri, Hacı Bektaşi Veli Türbesi, Üzüm Bağları ve Şarabı, Patates Üretimi, Testi Kebabı, Avanos’un Çanak Çömlek İşçiliği, Göreme Açık Hava Müzesi Niğde'nin Neyi Meşhur? Saat Kulesi, Aladağlar, Bolkar Dağları, Türkiye’nin Elma ve Patates Deposu, Kuşkayası Mezarlığı, Çiftehan Kaplıcaları Ordu'nun Neyi Meşhur? Keyfalan Yaylası Ordu Keyfalan Yaylası, Türkiye’nin Fındık (Fındığın Faydaları) ve Bal Deposu, Ordu Boz Tepe, Ordu Çamlık Mesire Yeri, Ordu Yason Burnu ve Kilisesi Osmaniye'nin Neyi Meşhur? Toprakkale Kalesi, Hemite Kalesi, Karatepe-Aslantaş Açık Hava Müzesi, Karaçay ve Şarlak Şelaleleri, Zorkun Yaylası, Haruniye Kaplıcası, Yerfıstığı Üretimi Rize'nin Neyi Meşhur? Çay Bahçeleri, Kaçkar Dağları, Ayder ve Çamlıhemşin Yaylaları, Anzer Balı, Zilkale ve Buzul Gölleri, Elevit Şelalesi, Palovit Yaylası, Fırtına Deresi Vadisi, Rize Kalesi, Rize Bezi, Mandalinası Sakarya'nın Neyi Meşhur? Islama Köfte Islama Köfte, Sapanca ve Poyrazlar Gölleri, Akyazı Kuzuluk Kaplıcaları, Sakarya Nehri, Patates ve Soğan Üretimi, Karasu, Çark Caddesi Samsun'un Neyi Meşhur? Samsun Altınkaya Barajı Altınkaya Barajı, Tütün Üretimi, Çarşamba ve Bafra Delta Ovaları, Havza ve Ladik Kaplıcaları, Atatürk Anıtı, Bafra Pidesi Siirt'in Neyi Meşhur? Veysel Karani Türbesi, Büryan Kebabı, Perde Pilavı, Saat Kulesi, Siirt Yünlü Battaniyeleri, Derzin Kalesi, Billoris Kaplıcası, Jirkan Kilimi Sinop'un Neyi Meşhur? Sinop Kalesi, Boyabat Pirinci, İnceburun (Türkiye’nin En Kuzey Noktası), Ayancık Kerestesi, Erfelek Tatlıca Şelaleleri, İnaltı Mağarası, Akgöl, Sinop Hapishanesi, Keten Üretimi, Durağan ilçesinde Buzluk Mağarası ve kaya mezarlıkları, Mantı, Tirit... Sivas'ın Neyi Meşhur? Buruciye Medresesi, Gök Medrese, Kangal Çoban Köpeği, Kangal Balıklı Kaplıcası, Divriği’nin Demiri, Pir Sultan Abdal ve Aşık Veysel, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifa, Çifte Minareli Medrese, Sızır Şelalesi (Gemerek), Tödürge Gölü (Zara) Şanlıurfa'nın Neyi Meşhur? Urfa Kalesi, Urfa Sıra Geceleri, Halil-ül Rahman Gölü (Balıklı Göl), Harran Harabeleri, Ceylanpınar Üretme Çiftliği, Çiğ Köftesi, Kelaynak Kuşları, Halfeti Evleri, Pamuk Üretimi, Hz. Eyüp Mağarası, Şuayip Şehri ve Mağarası, Acı Biber... Şırnak'ın Neyi Meşhur? Cudi Dağı, Kasrik Boğazı, Habur Sınır Kapısı, Mem-u Zin Türbesi Tekirdağ'ın Neyi Meşhur? Şarköy Üzümü ve Şarabı, Tekirdağ Rakısı, Ayçiçeği, Tekirdağ Köftesi, Rakoçzi Müzesi, Rüstempaşa Camii Tokat'ın Neyi Meşhur? Almus Baraj Gölü Almus Baraj Gölü, Tütün Üretimi, Niksar Ayvaz Suyu, Ballıca Mağarası, Topçam Yaylası, Zinav Gölü, Gök Medrese, Üzüm Yaprağı Sarma, Tokat Çemeni, keşkek, zile üzümü, Sulu Saray (Sebastapolis) Tokat Kebabı, Yazma Üretimi, Tokat domatesi Trabzon'un Neyi Meşhur? Sümela Manastırı Sümela Manastırı, Atatürk Köşkü, Trabzon Uzungöl, Zağanos Köprüsü, Hamsiköy Sütlacı, Trabzon Kadırga Yaylası, Trabzon Bileziği, Akçaabat Köftesi, Boztepe, Beton Helva ve Vakfıkebir Odun Ekmeği, Trabzon Ayasofya Müzesi, Horon, Kisarna ( Bengisu ) Madensuyu, Trabzon Sultan Murat Yaylası, Trabzon Kızlar Manastırı Tunceli'nin Neyi Meşhur? Munzur Vadisi Milli Parkı, Düzgün Baba Dağı, Bağın Ilıcası, Munzur Gözeleri, Tek dişli Munzur Sarımsağı, Tunceli Balı... Uşak'ın Neyi Meşhur? Deri, Kilim ve Battaniye Sanayii, Şeker Fabrikası ( Türkiye’deki İlk Şeker Fabrikası ), Akse Çamlığı, Hamam Boğazı Şifalı Suları, Tarhana Van'ın Neyi Meşhur? Van Kedisi, Akdamar Adası, Van Gölü, Hoşap Kalesi, Muradiye ve Bendimahi Şelaleleri, İnci Kefalı (Van Balığı)... Yalova'nın Neyi Meşhur? Termal Kaplıcaları, Armutlu Kapıcaları, Atatürk Köşkü Müzesi Yozgat'ın Neyi Meşhur? Saat Kulesi, Yozgat Çamlığı Ulusal Parkı, Kerkenez Harabeleri (Keykavus Kalesi), Akdağ Ormanları, Testi Kebabı, Arabaşı, Madımak... Zonguldak'ın Neyi Meşhur? Zonguldak Taşkömürü (Karaelmas), Zonguldak Cehennemağzı, Gökgöl ve İnağzı Mağaraları, Zonguldak odunu, Zonguldak bastonu
Rio de Janeiro - Brezilya Tanıtım Videosu 01:10
Rio de Janeiro - Brezilya Tanıtım Videosu 1.312 izlenme - 1 yıl önce Rio de Janeiro Güney Atlantik’te yer alır. Brezilya’nın en büyük ikinci şehridir. Şehir nefes kesici manzarası, plaj kültürü ve geleneksel karnavalıyla ünlüdür. Nereleri Göremeli? Rio’nun limanı, 395 metrelik Sugar Loaf Dağı, 704 metrelik Corcovado Zirvesi ve 1021 metrelik Tijuca tepeleri gibi coğrafi harikalarla çevrilmiştir. Tüm bu güzelliklerin birleşmesi, bu limanı dünyanın Doğal Yedi Harikası arasına sokmayı başarmıştır. Rio’yu Brezilya’nın başkenti sanmak sıkça yapılan bir yanlıştır. 21 Nisan 1960 yılında yapılan oylamada ciddi bir farkla başkent unvanını Brasilia’ya kaptırmıştır. Copacabana ve Ipanema gibi plajları, Hz. İsa’nın heykeli, Maracana Stadyumu ve Sugar Loaf Dağı, halkının “mucize şehir” olarak nitelendirdiği şehrin en bilinen noktalarıdır. Bu noktalar, karnaval kutlamalarıyla birlikte turistlerin aklında beliren ilk görüntüler arasında yer alır. Çevre : Birleşik Devletler
Fransa Tanıtım Belgeseli 10:04
Fransa Tanıtım Belgeseli 1.122 izlenme - 2 yıl önce FRANSA HAKKINDA GENEL BİLGİLER Fransa (Fransızca: France (yardım·bilgi), ya da resmî olarak Fransa Cumhuriyeti (République Française, okunuşu: anakara toprakları Batı Avrupa'da bulunan ve dünyanın pek çok bölgesinde denizaşırı toprakları olan bir ülkedir. Kıta Fransası, güneyde Akdeniz'den kuzeyde Manş Denizi ve Kuzey Denizi'ne, doğuda Ren Nehri'nden batıda Atlas Okyanusu'na kadar yayılan topraklarda yer alır. Fransızlar, ülkelerini topraklarının biçiminden ötürü Altıgen (Fransızca: L'Hexagone, okunuşu: "l'é-gza-gon") olarak adlandırırlar. Fransa, yönetimde yarı-başkanlık sisteminin uygulandığı üniter bir devlettir. Ülkenin başlıca ilke ve ülküleri İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'nde çıklanmıştır. Fransa'nın Avrupa kıtasındaki Komşuları Belçika, Lüksemburg, Almanya, İsviçre, İtalya, İspanya, Monako ve Andorra'dır. Akdeniz'de İtalya'ya ait Sardinya adası'ndan sadece12 km uzaktaki Korsika adasıda Fransa'ya aittir. Sahip olduğu denizaşırı illerde de, Fransız Guyanası aracılığıyla Brezilya ve Surinam'a, Saint Martin Adası aracılığıyla da Hollanda Antilleri'ne sınırı vardır. Fransa, Manş Denizi'nde deniz yüzeyinin altından geçen Manş Tüneli'yle Birleşik Krallık'a bağlanmaktadır.Fransa, 17. yüzyılın ikinci yarısından bu yana dünya genelinde uluslararası ilişkiler alanında önde gelen ülkelerden olmuştur. 18. ve 19. yüzyıllar arasında, Fransa dönemin en büyük sömürge imparatorluklarından birini kurmuştur. Bu dönemlerde Fransa'nın sınırları batı Afrika'dan, güneydoğu Asya'ya kadar uzanmış, etki ettiği bölgelerdeki toplumların kültür ve siyasetlerinde belirgin izler bırakmıştır. Dünya sıralamasında 6. sırada bulunan nominal gayrisafi yurtiçi hasılası ve 8. sırada yer alan satın alma gücü paritesi ile ileri bir ekonomiye sahiptir ve gelişmiş ülkeler sınıfında yer almaktadır.İş gezileri için gelenler dâhil, ülkede yirmi dört saatten az kalanlar hariç tutulmak üzere, yıllık olarak ağırladığı yaklaşık 82 milyon turistle Fransa, dünyada en çok ziyaret edilen ülkedir. Fransa, Avrupa Birliği adlı siyasi ve ekonomik örgütlenmenin kurucu üyelerinden biridir ve birlik üyesi ülkeler içinde yüzölçümü en büyük olanıdır. Ülke, bunun yanında Birleşmiş Milletler'in de kurucu üyelerinden, Frankofon'un, G8 Zirveleri'nin, Latin Birliği'nin ve NATO'nun da katılımcılarındandır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinden biridir. 360 etkin savaş başlığı ve 59 nükleer santraliyle önemli bir nükleer güçtür. Coğrafya fransa haritasıMetropolitan Fransa olarak adlandırılan, ülkenin Avrupa sınırları içinde bulunan bölümü, kıtanın batı bölümünde yer almaktadır. Ancak Fransa; Kuzey Amerika, Karayipler, Güney Amerika, Hint Okyanusu, Büyük Okyanus ve Antarktika'ya yayılan geniş bir coğrafyada çok sayıda il ve özel bölgeye de sahiptir. Bunlardan doğrudan Fransa'ya ait olanlar denizaşırı iller; kendi içlerinde bağımsız, savunma konusunda Fransa ile anlaşmalı olan ortak ülkeler ise collectivités d'outre-mer kısaca COM (Türkçe:Denizaşırı Topluluklar) olarak adlandırılır. Fransa'nın Avrupa kıtasındaki toprakları 547.030 kilometrekarelik[3] bir alan kaplar. Bu alanla Fransa, Avrupa Birliği içinde İspanya'dan biraz farkla toprak bakımından en büyük ülke sıfatını taşır. Fransa toprakları, batıda ve kuzeyde kıyı ovalarından, güneydoğuda Alp dağ zincirine, iç Fransa'da Massif Central olarak anılan yüksek bölgelere ve güneybatıda Pirenelere kadar uzanan değişik bölgelerde, farklı yer şekillerine sahiptir. Alplerde yer alan ve Batı Avrupa'yla Avrupa Birliği'nin en yüksek noktası olan 4807 metre yüksekliğindeki Mont Blanc, Fransa ile İtalya sınırında yer almaktadır. Kıta Fransası ayrıca Loire Nehri, Garonne Nehri, Seine Nehri ve Rhône Nehri gibi büyük ve karmaşık bir akarsu ağıyla örülmüştür. En alçak noktası deniz yüzeyinin iki metre altında bulunan Camargue deltası içinde yer almaktadır. Yüzölçümü 8.680 kilometrekare olan Korsika adası ise Akdeniz kıyısındaki Nice kentine 128 deniz mili uzaklıktadır. Denizaşırı iller ve ortak topraklar da işin içine katıldığında Fransa'nın toplam yüzölçümü 674.843 kilometrekaredir. (Antarktika, Adélie Bölgesi hariç) Bu hâliyle Fransa yeryüzünün %0.45'ini kaplar. 11 milyon kilometrekareyle Fransa, Amerika Birleşik Devletleri'nin ardından dünyanın en büyük ikinci münhasır ekonomik bölgesine de sahiptir. Kıta Fransası, Avrupa anakarasının batısında, 41 ile 51 kuzey paralelleri arasında yer alır. Kuzey ve kuzeybatı kesimlerinde ılıman iklim egemendir ve denizelliğin etkisi iç bölgelerin de iklimlerini biçimlendirmektedir. Güneydoğuda ise Akdeniz iklimi egemendir. Batı kesimler okyanusal iklim etkisi altındadır ve yüksek miktarda yağış alır. Bu bölgelerde kışlar ılık ve yazlar serin geçer. İç kesimlerde sıcak, fırtınalı yazlar ve soğuk ama kurak kışlar görülür. Alplerde ve ülkenin diğer yüksek kesimlerinde Alp iklimi yaşanır. Bu soğuk bölgelerde yılıın belirli dönemlerinde sıcaklıklar sıfırın altında seyreder ve yağan kar altı ay yerde kalır. Fransa tarihi Günümüz Fransa'sının sınırları hemen hemen eskiden Kelt Galyalıları (Fransızca: Celte Gaulois, okunuşu: selt golwa) tarafından yurt edinilen Antik Galya'nın (Fransızca: Gaule, okunuşu: gol) sınırlarıyla aynıdır. Galya, İ.Ö. 1. yüzyılda Roma İmparatoru Julius Caesar tarafından ele geçirilince Galya halkları yavaş yavaş Roma kültürünü ve Roma dilini benimsediler. Daha sonra zamanla bu dil kendi içinde değişerek çağdaş Fransızcanın temellerini oluşurdu. Fransa topraklarında Hıristiyanlık ilk olarak İ.S. 2. ve 3. yüzyıllarda görüldü ve sonraki iki yüzyıl içinde öylesine hızlı yayılma olanağı buldu ki, Aziz Jerome yazılarında Galya'nın "sapkınlıktan kurtulmuş" olan tek bölge olduğunu yazdı. İ.S. 4. yüzyılda, Galya'nın Ren Nehri kıyısındaki doğu sınırları Germen boyları tarafından yönetiliyordu. Bu topluluklar içinde en etkili olanı, Fransa'ya antik Francie adını da veren Franklardı. Günümüzde kullanılan Fransa adıysa Paris dolaylarında bulunan Capet krallarının yönettiği derebeyliğin bulunduğu bölgenin adından gelir. Roma İmparatorluğu'nun düşüşünden sonra, Avrupa topraklarında yayılan Germen boyları içinde Franklar, Aryanizm'e değil de, Katolikliğe giren ilk topluluklardı. Bu nedenle Fransa'ya “Kilisenin en büyük kızı” (La fille ainée de l’Église) sıfatı verilmiş, Franklar da buna dayanarak kendilerini “Fransa'nın en iyi Hıristiyanları” olarak adlandırmışlardır. Ayrı bir ülke olarak Fransa tarihinin başlamasıysa 843 tarihli Verdun Antlaşması uyarınca Karolenj İmparatorluğu'nun Doğu Frank Krallığı, Batı Frank Krallığı ve Orta Frank Krallığı olarak üçe ayrılmasıyla başladı. Batı Frank Krallığı hemen hemen bugünkü Fransa topraklarını kaplıyordu ve nitekim çağdaş Fransa'nın temelleri bu krallık üzerine kuruldu. Karolenj Hanedanı Fransa'yı 987 yılında Fransa Dükü ve Paris Kontu Hugh Capet'nin, Fransa kralı olarak taç giymesine kadar yönetti. Onun soyundan gelenler ile Valois ve Bourbon hanedanları da aşamalı bir dizi savaşla ülkede birliği sağladılar. Krallık yönetimi 17. yüzyılda ve kral XIV. Louis'nin döneminde doruğa ulaştı. Bu süreçte Fransa, Avrupa kıtasının en kalabalık ülkesi hâline geldi ve Avrupa kültürü, politikaları ve ekonomisi üzerinde en etkili güçlerden biri oldu. Fransızca dönemin diplomasi dili oldu ve uzun süre bu niteliği koruyarak kaldı. Aydınlanma çağı da büyük ölçüde Fransız entelektüel çevrelerinde gerçekleşti. Fransız biliminsanları 18. yüzyılda büyük bilimsel buluşların altına imzalarını attılar. Ayrıca Fransa bu dönemlerde Afrika,Amerika ve Asya kıtalarında birçok denizaşırı toprak edindi. Krallıktan cumhuriyete Fransa'da krallık sistemi 1789 yılında gerçekleşen Fransız Devrimi'ne dek hüküm sürdü. Fransız Devrimi sırasında dönemin Fransa kralı XVI. Louis ve eşi Marie Antoinette ile onlara yakınlığı olduğu düşünülen yüzlerce Fransız vatandaşı öldürüldü. Kısa süreli bir dizi yönetim denemesinden sonra Napolyon Bonapart 1799'da cumhuriyetin kontrolünü ele aldı ve kendini önce Birinci Konsül, daha sonra, günümüzde Birinci İmparatorluk (1804–1814) adıyla anılan devletin imparatoru ilan etti. Napolyon Savaşları olarak bilinen bir dizi savaşın ardından, Bonaparte ailesinin yardımıyla Napolyon kıta Avrupasının büyük bölümünü ele geçirdi. Yeni elde edilen bu topraklara daha sonra Bonaparte ailesinin üyeleri Fransa'ya bağlı kral olarak atandı. 1815 yılında yapılan Waterloo Savaşı'nda Napolyon'un son yenilgisinden sonra Fransa'da krallık yönetimine geri dönüldü. Ancak bu kez kralın yetkilerine anayasal kısıtlamalar getirildi. 1830 yılında çıkan bir sivil ayaklama olan Temmuz Devrimi'yleBourbon Hanedanı tümüyle kaldırılarak anayasal krallığa dayanan Temmuz Monarşisi getirildi. Bu yönetim biçimi 1848 yılına dek sürdü. Bu arada kurulan İkinci Cumhuriyet oldukça kısa süreli oldu ve 1852 yılında III. Napolyon İkinci İmparatorluğu kurunca yıkıldı. 1870 yılında başlayan Fransa-Prusya Savaşı'nda yenilen III. Napolyon bunun üzerine tahttan indirildi ve bu yönetim rejimi de Üçüncü Cumhuriyet'in kurulmasıyla fesholdundu. Fransa 17. yüzyıldan başlayarak 1960'lara dek bir sömürge devleti kimliğiyle var oldu. 19. ve 20. yüzyıllarda dünyanın dört bir yanında edindiği sömürge toprakları Fransa'yı İngiltere'den sonra ikinci büyük sömürge imparatorluğu hâline getirdi. 1919 ve 1939 yılları arasında gücünün doruklarındayken Fransız Sömürge İmparatorluğu'nun yüzölçümü 12.347.000 kilometrekareye erişti. Fransa'nın Avrupa'daki toprakları da işin içine katılınca 12.898.000 kilometrekareye ulaşan Fransız egemenlik sahası dünya topraklarının %8.6'sını kaplar durumdaydı. I. Dünya Savaşı'ndan da, II. Dünya Savaşı'ndan da galip taraf olarak çıkmasına karşın Fransa büyük bir insan kaybına ve maddi zarara uğramış, Avrupa'daki toprakları her iki savaşta da yer yer ya da tümüyle Alman güçlerince işgâl edilmiştir. 1930'lu yıllara Halk Cehpesi Hükûmeti'nin yaptığı toplumsal yenilikler Fransa'ya damgasını vurmuştur. II. Dünya Savaşı'nın sonrasında Dördüncü Cumhuriyet kurulmuş ve Fransa'nın dünya siyasi ve ekonomik politikalarında etkili bir güç olarak kalabilmesi için ülkenin mevcut durumunun korunmasına çalışılmıştır. Fransa o zamana dek elinde bulundurduğu sömürge topraklarını korumaya çalışmışsa da daha sonra bu konuda sorunlar yaşamıştır. 1946'da Çinhindi'nin yönetimini yeniden ele geçirmek için yapılan harekât Birinci Çinhindi Savaşı'nın çıkmasına neden olmuş ve 1954 yılında Dien Bien Phu Çarpışması'nda Fransız güçleri bölgesel güçlere karşı yenilerek bölgeden çekilmişlerdir. Bundan yalnızca birkaç ay sonra, Fransa Cezayir halkının başlattığı bağımsızlık savaşında yine, hatta daha sert bir direnişle karşı karşıya kalmıştır. O dönemde Pied-noir adı verilen milyonlarca Avrupa kökenli sakini olan Cezayir'in kontrolünü bırakıp bırakmamak konusunda Fransa'da büyük tartışmalar yaşanmış ve ülke bir iç savaşın eşiğine gelmiştir. 1958 yılında istikrarsız ve zayıf durumda bulunan cumhuriyetin yerine, yeni bir anayasa oluşturulması öngörülerek cumhurbaşkanının yetkilerini artıran ve günümüzde de hâlâ süren Beşinci Cumhuriyet'in kurulması kararına varılmıştır. Kurulan bu son cumhuriyetin başkanlığına Charles de Gaulle gelmiş ve Gaulle Cezayir'deki savaşı bitirecek önlemleri alırken ülkeyi de birlik içinde tutmayı başarmıştır. Cezayir Bağımsızlık Savaşı, Cezayir'in başkenti Cezayir'de yapılan barış görüşmeleriyle 1962'de çözümlenmiş ve bu olay Cezayir'in bağımsız bir ülke olmasıyla son bulmuştur. Son yarım yüzyıl içinde Fransa'nın Almanya'ya karşı yürüttüğü barışçıl tutum ve iş birliği ilişkileri Avrupa Birliği'nin ekonomik bütünleşmesinde esas teşkil etmiştir. Bu olumlu havanın en önemli sonucu ocak 1999'da avronun birlik üyesi ülkeler arasında ortak para birimi olarak kabul edilmesi olmuştur. Avrupa Birliği'nin önde gelen güçlerinden olan Fransa'da seçmenler Avrupa Birliği Anayasası oluşturmak için hazırlanan antlaşmayı halkoylamasında reddetmişse de, bu anayasa taslağının kapsadığı hükümleri bir antlaşma içinde uygulmaya sokmayı öngören Lizbon Antlaşması, Şubat 2008'de Fransız Parlamentosu'nda kabul edilmiştir. Ulaşım fransa parası31.840 kilometrelik uzunluğuyla Fransa demiryolu ağı, Batı Avrupa'nın en gelişmişidir. Fransa'da demiryolları Fransa Ulusal Demiryolları Kurumu (Fransızca: Société Nationale des Chemins de fer français, SNCF) tarafından işletilir. Fransız yüksek hızlı trenleri Thalys, Eurostar ve 320 kilometre hıza çıkabilen TGV'dir. Eurotunnel Shuttle ile birlikte Eurostar, Manş Tüneli'nde işleyerek Fransa ile Birleşik Krallık'ı birbirine bağlar. Bunun yanı sıra Fransa, Andorra dışındaki tüm komşularına demiryolu ağıyla bağlıdır. Şehiriçi ve şehirlerarası ulaşımda da yeraltı demiryolu sistemleri ve otobüs hatlarını tamamlayan tramvay hatları oldukça gelişmiştir. Demiryollarının bu denli gelişmiş olmasının başlıca nedeni şehirlerarası yolcu taşımacılığının SNCF'in tekelinde olması, yani özel otobüs firmalarının olmamasıdır. Fransa'da ayrıca uzunluğu toplamda 893.300 kilometreyi bulan bir karayolu ağı da bulunmaktadır. Başkent Paris ve çevresi en yoğun yol ve otoyol ağıyla örülmüş durumdadır ve ülkenin hemen her köşesiyle doğrudan bağlantısı bulunmaktadır. Fransa'daki yollarda ayrıca komşu ülkeler Belçika, İspanya, Andorra, Monako, İsviçre, Almanya ve İtalya'daki kentlerden gelen yoğun bir de uluslararası trafik vardır. Araçlar için yıllık ruhsat kayıt ücreti ya da yol vergisi alınmamaktadır ancak otoyollara girişlerde gişeler aracılığıyla ücret toplanmaktadır. Yeni araba pazarı büyük ölçüde yerli markaların gemenliğindedir: Renault # (Fransa'da 2003 yılında satılan arabalara oranı), Peugeot ( .1) ve Citroën (.5). Fransa dünyanın en uzun köprüsü olan Millau Viyadüğü'ne ev sahipliği yapmaktadır ve ülkede Normandiya Köprüsü gibi pek çok önemli köprü daha bulunur. Fransa'da yaklaşık olarak 478 adet havaalanı bulunmaktadır. Paris dolaylarındaki Charles de Gaulle Uluslararası Havalimanı ülkedeki en işlek ve en önemli hava ulaşım merkezidir. Bu havalimanı ülkenin emtia ve yolcu ulaşımında en yoğun trafiği üstlenen merkezidir ve Paris'i dünyanın hemen hemen tüm büyük kentlerine bağlar. Air France, ülkenin ulusal ve resmî havayolu kurumu olmasına karşın ülkede pek çok sayıda yerli ve yabancı ulaşım firması da faaliyet gösterir. 10 adet büyük ölçekli limana sahip olan Fransa'nın en büyük limanı Marsilya'da bulunur ve bu liman aynı zamanda Akdeniz'deki en büyük liman olma özelliğini taşır. 14.932 kilometre uzunluğundaki suyolu ağı Fransa'da ulaşımın bir başka türüdür. Midi Kanalı aracılığıylaAkdeniz ve Atlas Okyanusu, Garonne Nehri'nden birbirine bağlanır. Yabancı dil fransa, yabancı dil bilme düzeyinin en yüksek olduğu ülkelerden biridir. Nüfusun 'ı en az bir yabancı dil; P'si ise iki yabancı dil konuşabilmektedir. Ülkede en popüler yabancı diller Rusça ve İngilizce'dir.
Ukrayna Gece Hayatı 02:30
Ukrayna Gece Hayatı 1.398 izlenme - 2 yıl önce Ukrayna gecelerinin perileri bizlerle. Ukrayna'da gece hayatı gerçekleri. Ukrayna kulüplerin de çılgınca eğlenen Rus kızlar ve Ukraynalı kızların diyalog esnasında ki etkileyici dansları.
Efes Antik Kenti Tanıtım Filmi 07:17
Efes Antik Kenti Tanıtım Filmi 1.103 izlenme - 2 yıl önce Efes, Antik dünyanın en önemli merkezlerinden biri. Selçuk sınırları içinde önemli bir Roma kenti. Celsus Kütüphanesi, Artemis Tapınağı ve Yamaç Evleri ile görülmesi gereken muhteşem bir antik kent. Efes Antik kenti Efes Antik Kenti (Selçuk) Ne zamandır Efes’i görmeye can atıyordum. Bayram tatili bunun için iyi bir fırsat oldu. Selçuk’a ulaşmak için en kolay yol İzmir’e uçmak. Basmane’den kalkan Aydın trenleri havalimanından geçiyor ve bunu kullanarak rahatlıkla Selçuk’a ulaşabilirsiniz. Uçak da dahil 3 – 3,5 saatte Selçukta’sınız. Tabi otobüs tercih ederseniz de bir çok firmanın Selçuk’dan geçen seferleri var. Selçuk’tan Efes’e ulaşmak ise çok kolay. Selçuk otogarından 10 dakikada bir minübüs kalkıyor. Yada isterseniz taksi ile de ulaşmanız mümkün. 20 TL civarında bir ücret tutuyor. Aynı şekilde eğer Şirince’ye de gitmek isterseniz yine otogardan kalkan dolmuşlara binebilirsiniz. Yolculuk yaklaşık 30 dakika sürüyor. Konaklama konusunda farklı alternatifler var. Booking.com veya venere.com gibi siteler üzerinden rahat ve konforlu bir yer bulabilirsiniz. Ben tercihimi Selçuk’a bir tepenin üzerinden bakan Villa Dreams’den yana kullandım. Küçük ama şirin bir otel. Şirince de de konaklayabilirsiniz ama fiyatlar maalesef biraz pahalı. Gezinize başlamadan önce bir tane müzekart almanız faydalı olacaktır. Müzekart sayesinde Selçuk ve Efes’te bir çok yere çok fazla para ödemeden girebilirsiniz. 20 TL ye standart bir kart çıkarma imkanınız var. Selçuk çevresinde göreceğiniz bir çok yer var. Ama Efes’e ayrı bir parentez açmakta fayda var. Çünkü bana sorarsanız çok özel bir yer. M.Ö. 1050 yıllarında kurulmaya başlıyor ve kalıntıları günümüze kadar ulaşıyor.
Mısır'da Görülmesi Gereken Yerler Nerelerdir? 01:35
Mısır'da Görülmesi Gereken Yerler Nerelerdir? 879 izlenme - 2 yıl önce Mısır Gezilecek Yerleri – Mısır Nerede; Kuzey Afrika’nın en büyük nüfusuna sahip olan, nüfusunun büyük bir bölümü Nil Nehri boyunca yerleşmiş halde bulunan, yedi bin yıllık geçmişi nedeni ile medeniyetin beşiği sayılan, Firavunlardan Bizanslılara, Abbasilerden Akşitlere, Eyyübilerden Osmanlı Devletine kadar uzanmaktadır Mısır. Mısır Gezilecek Yerleri – Mısır Nerede Antik çağın en büyük medeniyetlerinden olan Aken, Anubis, Hapi, Mutve özellik ile Ra gibi Tanrıların varlığının kabul edildiği, Başkenti Kahire olan, resmi adı ile Mısır Arap Cumhuriyeti olarak bilinen, 1.001.450 km2 yüz ölçümüne sahip ülke Mısır’dır. Mısır Nüfusu 1.001.450 km2 yüz ölçümüne sahip Mısırın nüfusu seksen dört milyon beş yüz elli bindir. Mısır Önemli Şehirleri Mısır muhafaza olarak adlandırılan 29 valiliğe ayrılmış olmak ile birlikte, Başkent Kahire, İskenderiye, Süveys, Port Saind, Luxor, Aswan, Dimyat, Hurghada, Sharm El Sheikh, Dahab, Marsa Matruh Mısırın en önemli şehirleri arasında yer almaktadır. Akdeniz kıyısında bulunan ikinci büyük şehir konumundaki İskenderiye 4,1 milyonluk nüfusa sahiptir. Mısırda Yunan kültür merkezi oluşturmayı hedefleyen Büyük İskender tarafından adının verildiği bu şehir 332 yılında kurulmuştur. Son derece modern bir görünüşe sahip olan, dörtgen planlı mimarisi ile dikkat çeken ve bu görünümü nedeni ile İslam kentlerinden farklı bir görüntü taşıyan İskenderiye tarihi yapıları ile ön plana çıkmaktadır. Mısır Din ve Konuşulan Dil Mısırda kabul edilen resmi din İslam’dır. Nüfusun yüzde doksan birlik kısmı Müslüman olmak ile birlikte, kalan nüfusu Kıpti kökenli Ortodokslar oluşturmaktadır. Mısırın resmi dili Arapçadır ve halkın tamamına yakını Arapça konuşmaktadır. Kendi aralarında mahalli dilleri kullanan kesimlerde bulunmaktadır. Mısır İklimi Ne Zaman Gidilir Çöl havasının egemen olduğu Mısır’da kurak ve sıcak yazlar ile ılık geçen kış mevsimleri gözlenmektedir. Özellik ile çöl bölgelerinde gölgedeki sıcaklığın 40 dereceyi geçmesi dikkat çekicidir. Mısır bu özellikleri nedeni ile dünyanın en az yağış alan bölgelerinden bir tanesidir. Mısır deltasına kadar uzanan Hamsin rüzgârları mevsim geçişlerinde görülmek ile birlikte, bu rüzgârlar kavurucu ve kuru karakterdedir ve sık sık toz ve kum fırtınalarına neden olurlar. Kasım ve Nisan ayları serin bir dönemi yaşattığından gezi planlamalarında bu ayların tercih edilmesi yerinde bir karar olacaktır. Mısır Gezilecek Yerler Dünyanın yedi harikasından biri olarak görülen, eski krallık döneminden orta krallık dönemine kadar Firavunların mezarı olarak inşa edilen, şekilleri nedeni ile Piramitler olarak adlandırılan; Keops Piramidi, Dahahur Piramidi, Gize Piramitleri, Kefren Piramidi, Mikerinos Piramidi, Sfenks Piramidi, Sakkara Piramidi, Sakkara Pepi II Piramidi, Dahahur Snefru Piramidi, Maldum Snefru Piramidi bu tarihi yapıların önde gelenlerindendir. Mısır Tarihi Yerleri Mısır Piramitleri, Luxor Tapınağı, Saqqara, Siwa Oasis, Edfu Tapınağı, Filai, Kom Ombo Tapınağı, Al-Azhar Park, İskenderiye Kütüphanesi, Han El-Halili, Dev Memnon Heykelleri, İskenderiye Feneri, Kayıtbay Kalesi, Ramesseum, Montaza Sarayı tarihi kalıntıları nedeni ile mutlak suret ile görülmesi gereken yerler arasındadır. Mısır Gece Hayatı Mısır gece hayatında Kızıldeniz kenarında bulunan Sharm şehri ön plana çıkmaktadır. Kahire’de bulunanL’aubergıne, Casino El Shagara, Deals, Morocco, Club 35, Buddha Bar ve Sindbad gece hayatının önde gelen mekânlarındandır. Ayrıca Kızıldeniz’in en güzel sahillerine ev sahipliği yapan Şarm El Şeyh renkli gece hayatı ile özel turizm bölgesi olarak tasarlanmış bir bölgedir. 1001 gece adı verilen oryantal kültürüne dayalı eğlencelerin düzenlendiği Naama Bay’da gece hayatında ön plana çıkan yerler arasında bulunmaktadır. Mısır Ne Yenir Ne İçilir Mısır mutfak kültürü deniz kenarı ülkesi olması nedeni ile balık ağırlıklıdır. Ful Madames, Ta’miya ve Baladi ile Shami denilen besinler Mısırda en çok tüketilen yiyecekler arasındadır. Pirinç, domates sosu, nohut, lahana ve makarna ile yapılan Koshary adı verilen makarna oldukça fazla tüketilen ve öne çıkmış yemek çeşitlerindendir. Şeker kamışı suyu ülkede en çok tüketilen içecekler arasında bulunmaktadır. Ülke sınırları içerisinde alkol kullanımı yasak olmak ile birlikte turistik noktalarda bulunan işletmelerde tüketilmekte ve satışı yapılmaktadır. Mısır Nasıl Gidilir Mısır’a ülkede bulunan Kahire hava alanı, Şarm El Şeyh hava alanı, Mersa Matruh hava alanı ve Marsa Allam hava alanı aracılığı ile ulaşmak mümkündür. Egypt Air, Türk Hava Yolları ve Lufthansa hava yolu şirketleri ülkeye sefer düzenlemektedir.
Balıkesir'de Gezilecek Yerler 04:04
Balıkesir'de Gezilecek Yerler 970 izlenme - 2 yıl önce Balıkesir’de Nereleri Gezmelisiniz? Balıkesir’e gidip gezilecek yerleri gezmeden dönerseniz yazık edersiniz. Oldukça fazla gezilecek ve görülecek yere sahip olan Balıkesir iline gidenler şimdiden listesini hazırlamalılar. Gitmeden önce nereleri gezip nereleri göreceğinin listesini yaparak Balıkesir’e gidince rahat eder. Antandros (Edremit-Altınoluk) Antik Kenti Mysia’da İda Dağı eteğinde çok eski bir şehirdir. Adramytteion’un denize bakan çıkıntısının kuzey kenarında, Alkaios’a göre bir leleg yerleşimi, Skepsis’li Demetrios’a göre bir Kilikya kuruluş; Herodot’a göre bir Pelasg yerleşimi; Thukydides’e göre bir Aiol yerleşimi. Edonis ve Kimmeris gibi yan adları da vardır. Bu adların, Aristoteles’e göre Antandros’u işgal eden kavimlerden kaynaklanması gerekmektedir. Diğer bir söylentiye göre de; buradan sonradan kovulan Andria’lılar tarafından kurulmuş olmasıdır. Antandros bölgesinde, sikkelere göre Astria’nın doğusundaki Asponeus’da , İda dağlarından elde edilen ve özellikle gemi yapımında kullanılan ağaç (Odun-Kereste) ticareti ileri düzeydeydi. balıkesir antandros antik kenti müzesi Pers yönetimi sırasında Dareios tarafından ele geçirilmiştir. Pelopponnes savaşları sırasında birçok kez olayın içine çekilmiştir. Atinalılara tribut(vergi) ödemek zorunda idi. Sicilyalıların hareketi yüzünden tekrar Perslerin eline düşmüştür. Sonra Persler tarafından kovulmuşlardır. 4.yy’ın ikinci yarısınra özgür bir şehir olarak sikke basmıştır. Geç dönemlerde Titus’dan Elagabal ‘a kadar sikke basmıştır. Hristiyanlık döneminde bir psikoposluk merkezi idi. H.Kiepert tarafından bugünkü Avcılar yakınında, sahile doğru, iki yüz on beş metre yükseklikteki bir dağ üzerinde lokalize edilmektedir. Burada bulunmuş bir yazıt yayınlanmıştır. Balıkesir Kaz Dağı (İda Dağı) Edremit Körfezi’nin Kuzeyinde bulunan Kaz dağları 21.300 hektarlık alanıyla deniz ve yeşilin tarihi dengeler ile doğanın kucaklaştığı zengin fauna ve florası ile ülkenin görülmeye değer yerlerindendir. Kazdağlarına ilçenin dört noktasından ulaşılabilir. Bunlar Zeytinli, Kızılkeçili Köyü, Güre Köyü ve Altınoluk istikametinden çıkan orman yollarıdır. balıkesir kazdağı Balıkesir Plajları Akçay Edremit’e 10 km uzaklıktadır. Sahil şeridi olup, kısmen çakıllıdır. Her yerinden fışkıran tatlı , soğuk suları ve artezyenleri ile ünlüdür. Altınoluk Edremit’e 28 km. mesafededir. Oksijen deposu özelliğini taşıyan yörede çok sayıda konaklama tesisi ve eğlence mekanları bulunmaktadır. Balıkesir Kaplıcaları Edremit – Güre Kaplıcası Edremit’e 12 km, Akçay’a ise 3 km uzaklıktaki kaplıca sağlık ve dinlenme yeridir. Kaplıcanın orijinal bölümlerinde ilkçağ Roma hamamı özelliklerini taşıdığı görülmektedir. Suyun sıcaklığı 64*C olup, romatizma, kadın hastalıkları, cilt hastalıkları,guatr, kireçlenme, sedef, böbrek taşı ve kumları ile karciğer hastalıklarına iyi gelmektedir. Konaklama imkanı vardır. Bostancı – Entur Kaplıcaları Burhaniye’nin Edremit çıkışında ve Burhaniye’ye 10 km uzaklıkta son derece modern tesislerdir. Ortalama 51derece sıcaklıktaki yıkanma suyu Romatizma, siyatik, lumbago ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir. Burhaniye-Edremit yol ayrımında olduğundan ulaşım kolaydır. Edremit – Derman Kaplıcası Edremit ilçesine 3,5 km uzaklıkta olan kaplıca tesisinde 21 adet küvetli odada banyo imkanı mevcuttur. Kaplıca suyu çeşitli kadın hastalıklarına, romatizmaya ve içilmek suretiyle böbrek taşı rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. Balıkesir Mesire Yerleri Pınarbaşı Güre Köyü sınırları içinde Akçay’a 6 km mesafede bir piknik yeridir. Yamaçtan akan bol ve buz gibi su yaz aylarında serinlemek için ideal bir köşedir. Orman Müdürlüğü’nce işletilmektedir. Ayrıca piknik alanı içerisinde Alabalık üretilen bir çiftlik bulunmaktadır. Şahinderesi Kazdağları’nın Altınoluk bölgesi eteğinde bulunmaktadır. Altınoluk’u tepeden görür.Temiz kaynak suları olan bol ağaçlı bir piknik yeridir.Ayrıca bir konaklama tesisi ve restoranı bulunmaktadır. balıkesir_şahinderesi Çağlayan Piknik Yeri Kızılkeçili Köyü içinde olup, Akçay’a 3 km mesafededir. Kültür Bakanlığı’nca tescillenmiş 800 yıllık çınar ağacı burada bulunmaktadır. Hanlar Ençok rağbet edilen piknik yerlerindendir. Akçay’a 35 km uzaklıktadır. Ormanları ve soğuk suları ile dikkati çeker. Çevresinde lokanta ve kafeler bulunur. Mıhlı Çay Akçay’a 25 km mesafede Altınoluk- Çanakkale karayolu üzerinde çevresi ormanlık bir dere kenarıdır. Güre Gelinçamı Piknik Yeri Güre Köyü’ne 3 km mesafede halka açık bir piknik yeri Güre’den itibaren yeni açılan yol ile ulaşılabilir. Her yıl Güre Belediyesince yapılmakta olan Sarıkız etkinliklerinin bir bölümü burada yapılmaktadır. Sütüven Edremit’e 20 km uzaklıkta İzmir – Çanakkale karayolu üzerinde piknik alanıdır. Manzara seyir terazları ve oyun alanları düzenlemeleri bulunmaktadır. Alanda 8 m yükseklikten dökülen ve yörenin adı ile anılan Sütüven şelalesi bulunmaktadır. Hasanboğuldu Sütüven piknik alanından sonra derenin karşı tarafındaki patika yolu izleyerek 1 km sonra ulaşılır. Bir şelalesi ve içinde pek çok balığın bulunduğu gölcükten oluşur. Subaşı Altınoluk’un 2.5 km batısında Doyran Köyüne çıkan yolun 500 m sağında şehir içme kullanma suyunun sağlandığı kaynağın başıdır. Asırlık çınar ve ceviz ağaçlarının gölgelediği Subaşı’nda çağlayan suyunun serinliğinde oturabileceğiniz kır gazinoları vardır.
Tokat Tanıtım Filmi 17:32
Tokat Tanıtım Filmi 732 izlenme - 2 yıl önce Tokat Hakkında Bilgi GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 9.958 km² Nüfus: 719.251 (1990) İl Trafik No: 60 İLÇELER: Tokat ilinin ilçeleri; Almus, Artova, Başçiftlik, Erbaa, Niksar, Pazar, Reşadiye, Sulusaray, Turhal, Yeşilyurt ve Zile’dir. Almus: İlçe, Almus Baraj Gölü ile mükemmel bir görüntüye ulaşmış, yeşil ve mavinin kaynaştığı cennetten bir köşe görünümünü kazanmıştır. Almus Baraj Gölünün su sporlarına uygun bir alan olması, barajda yapılabilecek olta balıkçılığı, başta Dumanlı Yaylalar zinciri ve Çatak Yaylası olmak üzere yayla turizmi için ideal yapıya sahip olan Almus doğal bir turizm cennetidir. Erbaa: Horoztepe Ören Yeri, Kale Köyünde bulunan Boğazkesen Kalesi, Yer Köprü en önemli tarihi yerleridir. Ayrıca Fidi Köyünde bulunan Silahtar Ömer Paşa Camii ahşap mimarinin en önemli örneklerinden biri sayılır. Niksar: Tokat merkezine 60 Km. uzaklıktadır. Niksar tamamı ile bir ören şehir konumundadır. Hitit döneminden başlayan tarihi boyunca üzerinde barındırdığı tüm uygarlıklardan kalan eserler Niksar’a daha da ilginç bir yöre haline getirmiştir. Danişmend Devletine başşehirlik yapan ilçede önemli ölçüde Selçuklu, Danişmend ve Osmanlı eserleri mevcuttur. Leylekli Köprü, Çöreğibüyük Camii, Ulu Camii, Niksar Kalesi, Kırkkızlar Türbesi, Danişmend Melik Ahmet Gazi Türbesi bu eserlerden bazılarıdır. Ayrıca dünyanın en hafif suyu olan Niksar Ayvaz Suyu da ilçenin tanıtımına önemli bir katkı sağlamaktadır. Pazar: Tokat’a 25 Km. uzaklıktadır. İlçe sınırları içerisinde bulunan Ballıca Mağarası ilçe turizmine önemli bir canlılık getirmiştir. Bunun yanında Selçuklu dönemlerinden kalma Pazar Köprüsü, Mahperi Hatun Kervansarayı gibi tarihi eserler ilçeye önem kazandırmaktadır. Sulusaray: İl merkezine 68 Km. uzaklıktadır. Günümüzde Sulusaray bir açık alan müzesi görünümündedir. Burada bulunan antik yerleşim yerinin adı Sebestapolis’dir. Sulusaray’ın MÖ. 3000 yılında Eski Tunç MÖ 2000 yılında Hitit, MÖ 1000 yılında Frigler zamanında iskan edilmiş olduğu, kazılarda ortaya çıkan pişmiş toprak eserlerle tespit edilmiş olup çıkan bu eserler Tokat müzesinde sergilenmektedir. Antik kentte sur duvarları, bir kilise kalıntısı, bir hamam ve ayrıca tabanı mozaiklerle kaplı sağlık merkezinin varlığı tespit edilmiştir. Sulusaray ilçesinde bulunan kaplıca tesisleri iç turizm açısından ilçede önemli bir hareketlilik sağlamaktadır. Turhal: Turhal, Orta Karadeniz Bölgesinde yer alır. İlçenin etrafı dağlarla çevrilidir, şehrin ortasında Turhal kalesi yer almaktadır. Kalenin üzerinde eski bir şatodan kalma iki burç ve bir de yeraltı geçidi bulunmaktadır. İlçede Turhal kalesinin yanında Kesikbaş Camii, Ulu Camii, Kova Camii, Ahi Yusuf Baba, Şeyh Şehabettin, Nurullah Efendi Türbeleri bulunmaktadır. Zile: Hitit, Frig, Pers, Roma ve Bizans kültürlerinin yaşadığı Zile’de bugün Hititlere, Friglere, Perslere, Roma ve Bizanslılara, İlhanlı Danişmend, Selçuklu ve Osmanlılara ait tarihi eserleri görmek mümkündür. Bu eserler içerisinde Zile Kalesi, kalenin doğu yönündeki kayaların oyulmasıyla yapılan ve Roma döneminden kaldığı anlaşılan Tiyatro, Kalenin Kuzey Doğu tarafında bulunan Kaya Mezarı, Çay Pınarı, İmam Melikiddin Türbesi, Şeyh Musa Fakih Türbesi, Ulu Camii, Elbaşoğlu Camii, Çifte Hamam, Yeni Hamam, Masat Höyük, Hisar Kale, Anzavur Mağaraları, Hacı Boz Köprüsü, Koç Taşı ve Kuru Çaydaki manastır harabeleri görülmeye değer tarihi eserler arasındadır. Roma İmparatoru J. Sezar Zile’de yaptığı tarihi savaştan sonra başarısını ünlü ” Veni, Vidi, Vici” (Geldim, Gördüm, Yendim.) şeklindeki mesajını Dünyaya buradan duyurmuştur. Bu sözünün yazıldığı taş halen Zile Kalesinde bulunmaktadır. NASIL GİDİLİR? Karayolu: Tokat’a ülkenin her yerinden ulaşmak mümkündür. Otogar Tel: (+90-356) 214 22 21 Havayolu: Tokat-Turhal karayolunun 17. Km. sinde yer alan Tokat Havalimanından İstanbul – Ankara bağlantılı tarifeli uçak seferi düzenlenmektedir. Havaalanı Tel: (+90-356) 238 72 68 Demiryolu: Sivas – Samsun hattında çalışan DDY bağlantılı trenler Artova, Zile ve Turhal ilçelerinden yolcu almaktadır. GEZİLECEK YERLER Müzeler ve Örenyerleri Müzeler Tokat Müzesi Adres: GOP Bulvarı No: 143 – Tokat Tel: (356) 214 15 09 Örenyerleri Tokat Müzesi Maşathöyük- Zile – Yalınyazı Ulutepe -Tural – Ulutepe Niksar – Niksar Sebastapolis – Sulusaray Masat Höyük: Tokat’ın Zile İlçesi Yalınyazı Kasabasında yer alan Masat Höyük’de M.Ö.3000de Eski Tunç Çağı, M.Ö. 2000de Hitit çağı, M.Ö. 1000de Frig Çağını yaşayan 3 dönem mevcuttur. Masat Höyükte Kayseri’de Hitit imparatorluğuna bağlı bir uç beyinin sarayı bulunmuştur. Pişmiş toprak, metal ve cam eserlerin yanında Hitit Hiyeroglif (Resim Yazısı) yazısı ile yazılmış tablet en önemli eserdir. Sulusaray (Sebastapolis): Sulusaray Tokat’ın 68. Km. güneybatısında bulunmaktadır. Höyüğün M.Ö. 3000 yılında Eski Tunç, M.Ö. 2000 yılında Hitit, M.Ö. 1000 yılında Frigler zamanında iskan edilmiş olduğu, kazılarda ortaya çıkan pişmiş toprak eserlerle tespit edilmiş olup, çıkan bu eserler Tokat Müzesinde sergilenmektedir. Ayrıca Antik kentte yapılan çalışmalarda antik kentin sur duvarları, bir kilise kalıntısı, bir hamam ayrıca tabanı mozaiklerle kaplı olan sağlık merkezinin varlığı tespit edilmiştir. Bu mozaikler Sulusaray’da kapalı bir salonda teşhir edilmektedir. Diğer arkeolojik alanlar ve antik yerleşim yerleri arasında, Horoztepe, Niksar, Tufantepe, Komana Pontika sayılabilir. Mağaralar Ballıca Mağarası : Pazar ilçesinde bulunan Ballıca Mağarası 680 Metre uzunluğu ve 94 metre yüksekliği ile Dünyanın en gösterişli mağaraları içerisinde yer almaktadır. Cami ve Medreseler İlde bulunan camiler, Ali Paşa, Hatuniye, Meydan, Takyeciler, Ulu Camii, Çöreğibüyük Camii, Silahtar Ömer Paşa Camii, Elbaşoğlu Camiidir. Çukur Medrese, Gökmedrese, Mevlevihane ilin önemli medreseleridir. Hanlar ve Kervansaraylar Taşhan, Bedestenler Hanı, Yazmacılar Hanı, Mahperi Hatun Kervansarayı görülebilecek yerlerdendir. Kaplıcalar Sulusaray Kaplıcası: Tarihi Nice Polis Harabeleri arasında kaynayan Sulusaray Kaplıcaları ilde ve bölgede en önemli kaplıcadır. Kaplıca suyu 55 °c.dir. Minarellerine göre tuzlu, sülfatlı-hafif acı su olarak isimlendirilmiştir. Sulusaray Kaplıcası şu an romatizmal hastalıklardan rahatsız olanlara şifa vermektedir. Kaplıcanın bulunduğu yerde, sezon süresinde kiraya verilen pansiyon, Konaklama yerleri ve çadırları ile gelerek kamp kurmak isteyenlere de kamp yerleri verilmektedir. Reşadiye Kaplıcası: Reşadiye ilçesinde yer almaktadır. Ortalama sıcaklığı 40- 41 °c. dir. Romatizma, felçli hastalıklara ve kireçlenmelere karşı tedavi edici bir özelliği vardır. Kaplıca son derece modern motel, yıkanma havuzları ve tesislere sahiptir. Yaylalar Tokat’ta, Çamiçi, Topçam, Bizeri, Gürlevik, Batmantaş, Dumanlı Yaylaları yöre halkı tarafından ilgi çekmektedir. Sportif Etkinlikler Kamp-Karavan : Gümenek, Sulusaray Kaplıcası, Gıj gıj Dağı kamp ve karavan turizmi için doğal ortamlardır. Trekking : Alan Yaylası-Akdağ Zirvesi (2000 m.) Ballıca Mağarası arası trekking sporunu sevenler için mükemmel bir alandır. Kuş Gözlem Alanı : Kaz Gölü onlarca çeşit kuşun yuvalandığı, beslendiği sazlıkları ve görüntüsü ile tam bur kuş cenneti konumundadır. Olta Balıkçılığı : İl, akarsu ve göllerinin yoğun olması nedeni ile olta avcılığı için ideal bir mekandır. Almus Baraj Gölü her türlü su sporlarına uygun doğal bir oluşumdur. COĞRAFYA Akdağ ve Çamlıbel dağlarının oluşturduğu vadiler arasında bulunan Tokat’ta, Deveci Dağı, Dumanlı Dağı, Canik Dağları olarak sıralayabileceğimiz dağlık alanlar mevcuttur. İlde bulunan ovalardan, Kazova, Turhal Ovası, Erbaa Ovası, Niksar Ovası, Omala Ovası, Artova Ovası ve Zile Ovalarında önemli ölçüde tarım meyve ve sebzecilik yapılmaktadır. Yapılan araştırmalarda kiraz ve vişnenin en önemli gen kaynaklarının Tokat yöresinde olduğu ve Tokat’a özgü “Cerasus İnkana” adlı kiraz türünün endemik bir bitki olduğu görülmüştür. Tokat’ta iklim hem Karadeniz iklimi hem de İç Anadolu’ daki kara ikliminin etkisi altındadır. İlde Tozanlı, Kelkit ve Çekerek Çayı akmaktadır. Zinav Gölü , Güllü Köy Gölü, Kaz Gölü ve Almus Baraj Gölleri ilin doğasına ayrı bir güzellik katmaktadır. Kaz Gölü kuş cenneti konumuna uygun bir göl olup, Almus Baraj Gölü de su sporları için ideal
Foça Tanıtım Filmi 01:42
Foça Tanıtım Filmi 662 izlenme - 2 yıl önce Kıyılarında balık ve yosun kokusu duyulan bu kentte, canınız çektiği an, her yerde denize atlayıp yüzebilir, sabah çayını, ağını onaran bir balıkçı ile yudumlayabilirsiniz... Ege'nin en güzel tatil beldelerinden biridir Foça. Masmavi kıyıları, mitolojiye konu olan efsaneleri, tarihi güzellikleri, cana yakın insanları ile daha ilk görüşte sizi kendisine bağlar. Foça'da tatil yapmayı planlıyorsanız, burada göreceğiniz pek çok yer var. Size önereceğimiz bu yerlerin bir kısmı tarihi yapılar, bir kısmı ise eşsiz doğal güzellikler. Foça'da mutlaka görmenizi tavsiye ettiğimiz yerlerin başında belde ile özdeşleşmiş Foça Siren Kayalıkları geliyor. Homeros Destanı'nda da ismi geçen Siren Kayalıkları, Foça'nın ünlü fok balıklarının da başlıca yaşam alanı. Doğal yaşama zarar vermemek adına burada denize girmek yasak; fakat bu güzelliği uzaktan izlemek bile çok keyifli... Foça'da görülmesi gereken tarihi yapılardan en önemlileri ise Ceneviz Kalesi ile Beş Kapıları Kalesi. Yüzlerce yıllık geçmişe sahip olan bu tarihi yapılar Foça'nın geçmişi hakkında ipuçları veriyor tatilcilere... Foça, gelişen turizmle birlikte Yeni Foça ve Eski Foça olmak üzere 2 ayrı bölümden oluşuyor. Foça'nın en eski taş yapıları, sevimli mekanları ve çarşısı Eski Foça'da yer alıyor. Foça'nın ruhunu en yakında hissedebileceğiniz Eski Foça'yı mutlaka gezin. Foça'da yer alan adalar da görmenizi tavsiye ettiğimiz doğa güzelliklerinden. Orak Adası, İncir Adası, Kartdere Adası, Fener Adası bu ada grubunun en bilinenlerinden. Özellikle İncir Adası'nda Foça halkı ve turistler sıkça vakit geçiriyor, denize giriyor ve piknik yapıyorlar. Siz de bu adaları görebilir, doğa keşiflerine çıkabilirsiniz. İzmir Foça'da görmenizi önerdiğimiz doğal güzellikler arasında elbette muhteşem koylar yer alıyor. Eski Foça'dan Yeni Foça'ya giden sahil yolu üzerinde birbirinden güzel koylar var. Bu koylarda dilediğiniz gibi denize girebilir, güneşin tadını çıkarabilirsiniz.
Odessa Gece Hayatı 07:17
Odessa Gece Hayatı 659 izlenme - 2 yıl önce Odessa'da ki en iyi mekanlarda eğlencenin dozunu artırmak istiyorsanız ve odessa gece hayatını yakından görmek istiyorsanız izleyiniz.
Taşoz Adası Tanıtım Fİlmi 02:56
Taşoz Adası Tanıtım Fİlmi 644 izlenme - 2 yıl önce Taşoz (Yunanca: , Latince: Thaus), Ege Denizinin kuzey kesiminde Yunanistan'a bağlı geniş ada. Trakya'daki Nestos Nehri deltasının açığındadır. Taşoz Boğazıyla Yunan anakarasından ayrılır. Yüzölçümü 379 km² olan ada yönetsel olarak Kavala iline bağlıdır. Dağlık ve ağaçlık bu adanın başlıca yükseltisi olan İpsarion (1.203 m) kuzeydoğu kıyısının yakınında yer alır. En önemli yerleşme olan Taşoz (eskiden Limin), kuzey kıyısındadır. Ada'da turizm gelişmiş durumdadır.[3] İç kısımlarda kalan dağ köyleri ve kıyı şeridi yaz aylarında ilgi görmektedir. Ada üzerinde plaj, dağ köyleri ve bazı tarihi yerler gibi otuzu aşkın gezi noktası bulunmaktadır.
Tunus Tanıtım Filmi 05:12
Tunus Tanıtım Filmi 494 izlenme - 2 yıl önce Tunus Gezilecek Yerler Listesi Tunus gezilecek yerleri 3 ana bölümde incelemek mümkün. Bunlar: 1)Tarihi dokunun en güzel yaşandığı şehrin eski yerleşim yeri olan Medina, 2) Fransızlar tarafından şehrin yeni yerleşimi olarak yapılan Ville Nouvelle Bölgesi ve 3. olarak Sidi Bou Said ve Kartaca gibi yerlerin bulunduğu şehir dışındaki gezilecek yerler. Tunus Gezilecek Yerler - Zaytuna Cami 1)Zaytuna Cami Zaytuna Cami (Zaytouna Mosque) Tunus’daki en eski cami olup Tunus gezilecek yerler listesinin en önemli gezi noktası. Müslümanlara ziyarete açık olan cami 9 giriş ile 5000 metre karelik alanı kaplıyor. Zaytuna, kelime anlamı olarak zeytin ağacı anlamına geliyor. Caminin kurucusu Bizans Kartacasını fetheden Hasan ibn Numan’ın burada bir ağaç altında ders almış. İşlek bir atmosferden sonra buradaki sükunete kapılmamak elde değil. Farklı çağların izlerini taşıyan yapıdaki uyum dikkat çekici. Buradaki ilk cami 734 yılında yap
Tokat İli Tanıtım Videosu 07:23
Tokat İli Tanıtım Videosu 553 izlenme - 2 yıl önce Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Tokat, içinde barındırdığı tarihi yapıtlarla ve tabiatıyla görülmeye değer bir şehirdir. Tokat gezilecek yerler tarihi mekanlar sayfamızda, şehrin en çok ziyaret edilen yerlerinden, hiç bilinmeyen güzelliklerine kadar değineceğiz. Tokat Kalesi ilk ziyaret edebileceğiniz noktalardan biridir. Hakkında pek bir bilgi bulunmayan kaleye ilk yerleşenlerin Komana Pontikalı Hristiyanların olduğu tahmin edilmektedir. Tokat Kalesi'nin bir özelliği var. Yapının bulunduğu kayalıklar doğal olup, kalenin sadece içerisindeki odalar insan eli tarafından yapılmıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda 5. veya 6. yüzyılda inşa edildiği düşünülmektedir. Kale aynı zamanda doğu Roma İmparatorluğu'nun ardından Büyük Selçuklu Devleti'nin himayesine girmiştir. Turizm açısından önemli bir yeri olan Ballıca Mağarası da ziyaret noktaların arasında mutlaka yerini almalı. Büyük ve gizemli bir yolculuk yaşatan Ballıca Mağarası'nın astım hastalarına iyi geldiği bilinmektedir. Hatta bilinen bu şifası nedeniyle bazı şehirlerden astım hastaları ziyaret eder. Ballıca Mağarası'na en yakın Pazar ilçesinden ulaşabilirsiniz. İlçeye bağlı olan Ballıca Köyü'nde bulunup, Tokat il merkezine sadece 26 km uzaklıktadır. İçindeki sarkıt ve dikitler büyüleyici bir görüntü sunar misafirlerine. Aynı zamanda havuzlu salonu, büyük damlataş salonu, çamurlu salonu, fosil salonu, sütunlar salonu ve mantarlı salonu da oldukça dikkat çeker güzellikleriyle. Her köşesi ayrı bir keyif verir gezenlere. Zamanın nasıl geçtiği anlaşılmaz. Selemen Yaylası da güzel bir keşif yolculuğu olabilir sizler için. Reşadiye ile Ordu sınırları içerisinde bulunan yayla, Çaldıran Savaşı'na çıkan Yavuz Sultan Selim Han'ın ordusu ile konakladığı yerdir. Aynı zamanda bu yayla, yöre halkının özellikle yaz aylarında Pazar kurduğu bir noktadır. Boğalı Yaylası'nı da Tokat gezilecek yerler listenize dahil edebilirsiniz. Tokat ve Erbaa arasında uzanan yayla yeşillikleriyle ve bol oksijenli havasıyla keyif verecektir sizlere. Sayılamayacak kadar gezilecek yerlere sahiptir Tokat. Boğalı Yaylası, Batmantaş Yaylası ve Dumanlı Yaylası tüm çekicilikleriyle sizleri misafir etmeye hazır bölgelerdir.
Dünyanın En Tehlikeli 10 Yeri 04:49
Dünyanın En Tehlikeli 10 Yeri 575 izlenme - 2 yıl önce Bu videoda Dünyanın en tehlikeli 10 yerini izleyeceğiz. 1-Antartika Dünya üzerindeki en büyük kara parçalarından biri olsa da ziyaretçi sayısı 4000'i geçmezken kimse burada kalıcı olarak yaşamamaktadır. Saatte 300km'lik dayanılmaz kasırgaları ve -90°C' lik dondurucu soğuğu, insan yaşamına müsaade etmemektedir. Sadece ülkelerin son derece korunaklı istasyonlarındaki bilim adamları oradaki çetin hayata katlanmaya çalışıyorlar. 9-Danakil Çöküntüsü,Etiyopya Dünyadaki cehennemi tarif etmek isterseniz en büyük yardımcınız Danikal Çöküntüsü olacaktır. Asla yağmurun yağmadığı ve deniz seviyesinin altında olan bu topraklar 50 °C 'yi geçen kavurucu sıcaklığı ve kuraklığıyla dünyada yaşayabilmenin en zor olduğu yer olarak gösterilir. 100 yılı aşkın bir süredir eriyik bir lav gölü halinde bulunan "Erta Ale" de bu çöküntü alanındadır. 8-Karaçay Gölü,Rusya Worldwatch Enstitüsü tarafından dünyanın en fazla kirletilmiş yeri olarak tespit edilmiştir. Bu nükleer çöplüğün çevresinde 10 dakika boyunca ayakta beklemek bile size ölümcül dozda radyoaktif zehir bulaştırır. 1968'de bölgede yaşanan kuraklık neticesinde kuruyan gölün tabanından rüzgarla taşınan radyoaktif tozlar çevredeki yarım milyon insanı radyoaktiviteye maruz bırakmış. 7-Yungas Yolu,Bolivya Yeryüzündeki yollar arasında en tehlikelisi olarak kabul edilir ve "ölüm yolu" olarak adlandırılır. 3600 metre yükseklikte olmasına rağmen etrafında etrafında herhangi bir bariyer bulundurmaz. Aşırı derecede sisli, yağmurlu ve dardır. Yolda günde ortalama 1 kişi ölmektedir. 6-San Pedro Sula,Honduras Dünyanın en tehlikeli şehri olan San Pedro Sula'da suç oranı anormal derecede yüksektir. Geceleri dolaşmanın çok riskli olduğu bu şehirde her gün ortalama 5 cinayet işlenmektedir. 5-Mariana Çukuru,Büyük Okyanus Dünya üzerindeki en derin nokta olan ve Büyük Okyanus'un 11 km altında bulunan Mariana Çukuru'ndaki basınç yeryüzündekinden bin kat daha fazla olduğu için burada insan vücudu ezilir ve ciğerler paramparça olur. Beyne oksijen gitmeyeceği için 10 saniye içinde şuur kaybedilir ve ölüm tıpkı uzay boşluğuna kostümsüz çıkılmış gibi gerçekleşir. 4-Nyos Gölü,Kemarun Sönmüş bir volkan kraterinin bol yağışlarla dolması sonucu oluşmuş zehirli bir göldür. Devamlı kaynayan magma sayesinde yer altından göle bulaşan karbondioksit gölde devasa patlamalara ve püskürtmelere yol açmaktadır ve 20-25 km yakınındaki her canlı zehirlenmektedir. 3-Yellowstone Kalderası,ABD Magmanın yer kabuğuna yükselip dışarı çıkamadığı zaman oluşturacağı korkunç basınçla patlayacağı düşünülen bir süper yanardağdır. Patladığı zaman milyonlarca ton döküntü ve zehirli gaz bir anda dünyanın çevresini sararak alt atmosfer tabakasını örtüp Güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşmasını aylarca engelleyecektir ve böylece tüm dünya hayatını yok edebilecek zehirli bir volkanik kışa yol açacaktır. 2-Gouffre Berger Mağarası,Fransa 1 km derinliğindeki bu çukur dünyanın en ölümcül çukuru olarak adlandırılıyor. Fransa'nın güneyinde yer alan Gouffre Berger Mağarası'nı uğrak yeri haline getiren adrenalin tutkunları ve tırmanıcılar, bu mağaranın ihtişamından gözlerini alamıyorlar. Tabana kadar inmeyi başaranlar tarafından 'yeraltındaki cennet' ismi de takılan Gouffre Berger Mağarası, şimdiye kadar 6 kişinin hayatına mal olmuştur. 1-Ölüm Vadisi,İspanya İspanya’daki Ölüm Vadisi dünyadaki en tehlikeli yerlerden biri olarak bilinmektedir. 1905 yılında, Gaitanejo ve Chorro şelalelerindeki hidroelektrik santrallerinin denetim ve bakımını sağlayabilmek amacıyla yapılan bu tehlikeli patikanın en geniş yeri sadece 1 metre ve aşağıdaki nehirden yüksekliği ise 100 metredir. Herhangi bir korkuluk ve güvenlik önlemi olmayan bu ölümcül patikanın zeminindeki boşluklar da tehlikeyi arttıran önemli faktörlerden bir tanesi.
Çanakkale Truva Atı 01:15
Çanakkale Truva Atı 580 izlenme - 2 yıl önce Çanakkale Boğazı’nın Ege Denizi’ne açıldığı noktadan 6 km kadar içerdeki Hisarlık’da bulunan höyük tipinde bir yerleşime sahip Troya… M.Ö 3. ve 2. bin yıllarda hüküm sürmüş bir krallık. Bölge birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve bu medeniyetlerin tarihi izlerini bünyesinde bulunduruyor ancak en ilgi çekeni ve en bilineni Truva Atı hikayesi. Persler, Büyük İskender, Romalılar, Pergamon Krallığı, Selevkoslar bölgeye hakim olmuş ve uzun yıllar hüküm sürmüştür. Bu bölgede var olan bir hikaye ve gerçekten akıl dolu bir taktik, sizlere bu efsaneden bahsetmek istiyorum. Truva Atı: Mitolojiye göre denizler tanrıçası Thetis çok güzel ve çekici bir tanrıça, onu gören büyülenir ve güzelliğine hayran kalırdı. İnanışa göre Thetis’in dünyaya getireceği erkek çocuğun babasından çok daha akıllı ve zeki bir birey olacağı söylenirdi. Bunun için Teselya Kralı Peleus uygun görüldü ve onunla evlendirilmek istendi. Olimpos dağında güzel bir sofra ve çalgıcılar hazırlandı, harika bir törendi planlanan ve öyle de oldu. Tüm tanrı ve tanrıçalar buradaydı biri dışında… Nifak Tanrıçası Erins bu törene davet edilmedi rivayetlere göre unutuldu. Buna sinirlenen Erins şölenin yapıldığı alanda yemek masası üzerine Tanrıçaların en güzeline yazılı altın bir elmayı gizlice bırakır. Tören elmanın fark edilmesinden sonra bir anda karışmıştır Tanırlar Kralı Zeus intikam için bilenir ve bunun için sabırsızdır. Gök Tanrıçası Hera, Zeka Tanrıçası Athena ve Aşk Tanrıçası Afrodit arasından bu seçimi yapmasını ister ancak olaydan haberdar olmayan birinin yer alması gerekiyordu, bunun için çoban Paris seçildi olaylardan haberdar değil ve sürüsünü otlatmakla meşguldü. Bu 3 tanrıça, Paris’in karşısına çıkar ve onu etkilemek için her şeyi vaad ederler tarihte yaşanan ilk rüşvet olayı olarak da kayıtlara geçer. Afrodit, çobana dünyanın en güzel kadınını vaad eder ve çobanın aklını alır elma Afrodit’e verilir. Bu duruma diğer tanrıçalar çok kızar ve çobanı mutsuz etmek adına and içerler, bir süre sonra çoban Paris, Sparta Kralı Menelaus’un genç ve güzel eşi Helen’e aşık olur ve Afrodit’in yardımı ile onu Truva’ya kaçırır bunun üzerine sinirlenen Kral Menelaus’un kardeşi Agamennon Truva’ya saldırır ve tarihteki büyük savaşlardan bir tanesi başlar… Akalar ve Troyalılar artık karşı karşıyaydı ancak yıllar süren savaşlar Truvayı bitiremedi ve Akalar bunun ancak hileyle olabileceğini düşündü ve Truva Atı efsanesi başladı. Tahta bir at, Troya surlarının önüne bırakılır ve Akalar geri çekilir Troyalılar bunu Akalıların kaçtığı şeklinde yorumladı ve atı içeriye aldılar eğlenmeye ve zaferi kutlamaya başladılar erken gelen zafer sarhoşluğu onları bitirmeye yetti çünkü Akalar’ın güçlü ve en kahraman savaşçıları o atın içerisindeydi ve bir an da her şey tersine döndü ve Akalar Troya’yı bu kez yenmeyi başardı. Kral ve oğlu ele öldürüldü. Helen ise geri alındı. Tanrıçalar sözünü tuttu ve intikamını aldı ve bu efsane de tarihe bu şekilde geçti.
Isparta Tanıtım Filmi 05:25
Isparta Tanıtım Filmi 562 izlenme - 2 yıl önce Ege, Akdeniz ve İç Anadolu Bölgelerinin kesiştiği Göller Bölgesi denilen noktada yer alan Isparta ili, Eğirdir, Kovada ve Gölcük gölleri, Kovada ve Kızıldağı Milli Parkları ile zengin bir fauna ve floraya sahiptir. İnanç Turizminin merkezi Yalvaç ilçesi Anadolunun kültür zenginliğini tüm ihtişamı ile yansıtmaktadır. Kayak Merkezinin yeraldığı Davraz Dağı, doğa yürüyüşü ve nehir sporlarına elverişli kanyonlar, mağaralar ve dağları ile pek çok doğa sporlarının yapıldığı merkezdir. Isparta’nın turizm kapısı Eğirdir, alternatif turizm cennetidir. Dağcılık, trekking, rüzgarsörfü, yamaç paraşütü, kampçılık turizm çeşitlerinde birkaçıdır. Büyük İskender kral olduktan sonra (MÖ 356 - MÖ 323), Anadolu'nun batısı Yunan egemenliği altına geçti. İskender öldükten sonraki 36 yıl dahi bölge Atina'ya bağımlı kaldı. Bu yıllarda Mora yarımadasında yaşamakta olan Ispartalılarla Atina Yunanları, Anadolu'nun batısına göç etmeye başladılar.Mora Yarımadası Ispartalılarından büyükçe bir topluluk geldi, bugün Isparta ilinin yer altığı bölgeye yerleşti. Kente de kendi ülkelerinin Isparta adını verdiler. Gezi Rehberi Adada Antik Kenti Helenistik dönemin en parlak yıllarını yaşamıştır. Büyük İskender’in Güney Anadolu’yu almasından sonra sırasıyla Seleukoslar, Bergama Krallığı, Roma İmparatorluğu ve oradan da Bizans İmparatorluğunun egemenliğine girmiştir. Prof.Dr. William R.Ramsay kentin para darpedilen bir merkez ve dini yönden bir piskoposluk olduğunu belirtmiştir. Adada’ nın bastırdığı paraların bir yüzünde boğa başı (Bukranion) diğer yüzünde geometrik merkezli üç başak (trikles) kabartması bulunmaktadır. Bu kabartma güç simgesidir. Aynı kabartmanın işlendiği bir taş Batık kentte bulunmaktadır. Kentin bağımsızlığı Romalılar kaldırıldıktan sonra Adada’ nın bastırdığı paraların bir yüzüne o dönemin imparatorluğunun başı, diğer yüzüne ise Zeus, Athena ya da aslan postu sarınmış Herakles başı kabartmaları görülür. Bugün antik kentte görülen kalıntılar şunlardır: Kent alanının geometrik ekseninde yer almış, büyük taşlarla döşeli ilk çağ Ana Caddesi, küçük tapınak kalıntıları ki bu tapınaklar dikdörtgen prizma biçiminde çok düzgün kesilmiş, kimine süs çıkıntısı bırakılmış taşlarla yapılmış Agora ve onu çevreleyen yapılar kompleksi Bouleuterion (kent yöneticileri toplanma yeri), kentin su düzenine ait parçalar, Nekropolis, mausoleiom (ev görünüşünde anıtsal mezar) bulunmaktadır. Eğirdir Gölü Isparta il sınırları içinde olduğu kadar Göller Bölgesi’nin de en önemli göllerinden birisidir. 517 km2 yüzölçümü ile Türkiye’nin 4. büyük gölüdür. Göl iki kısma ayrılmaktadır. Kuzeyde kalan ve daha küçük olan kısmına Hoyran Gölü, güneyde kalan kısmına Eğirdir Gölü denir. Her iki bölüm Hoyran Boğazı ile birbirine bağlanır. Isparta Müzesi Müzenin başlıca sergi salonları Arkeoloji Salonu, Hazine Salonu, Etnoğrafya Salonu ve Halı Salonu'dur. Müzede ayrıca Isparta Evi ve Gül İmbiği sergi köşeleri de yer almakta ve giriş holünde, ön bahçede ve arka bahçede bazı kazı buluntuları sergilenmektedir. Dündar Bey Medresesi Isparta, Eğirdir ilçesinde, Çarşı içerisinde olan Dündar Bey Medresesi, Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında, 1237 yılında han olarak yapılmış, 1301 yılında da Hamidoğlu Dündar Bey tarafından medreseye çevrilmiştir. Giriş kapısı üzerindeki kitabesinde de yapılışı ve hana çevrildiği yazılıdır. Dündar Bey Medresesi Selçuklu hanlarına benzememekte ve daha çok iki katlı Selçuklu medrese plan şemasının özelliklerini taşımaktadır. Güneykent Güneykent, Isparta ili, Gönen ilçesine bağlı bir beldedir. Gönen ve Keçiborlu ilçeleri arasında olup Kapı dağının uzantısı olan Tepelci, Erenler Dağı ve Demirli dağlarının ortasında Güney’e bakan 1250 rakımlı bir yamaçta kurulmuştur. Kasabanın kurulu olduğu arazi her türlü hayvancılığı yapmaya elverişlidir. Bozkırlarında koyun, çayırlarında sığır, çalılıklarında keçi beslenmektedir. Güneykent Akdeniz Bölgesinde bulunmasına rağmen İç Ege ve İç Anadolu Bölgesi iklimleri hüküm sürer. Yazları serin, kışları da çok soğuk geçer. Eski adı “Geresin” dir. “Geresin” adının gelinsin kelimesinden kaynaklandığı söylenmektedir. Kalburcu, Kadıyeri, Karataş gibi ova mevkiindeki ve rakımları düşük olan eski yerleşim yerleri sıcak ve sulu yerlerde olduklarından sivrisinek bol olurmuş. Bundan dolayı burada yaşayan insanlar çok sıtmaya yakalanır ve iyileşmek için gelirlermiş. Burada sivrisinek olmadığı gibi her tarafı ormanlık ve yeşillik olduğundan çok temiz, ayrıca suları da güzel olduğundan hastalara iyi gelirmiş. Kalburcu, Kadıyeri ve Karataş yörelerindeki yerleşik aileler sıtma hastalıklarından kurtulamadıklarından buradaki insanlar buraya yerleşebilmeleri için Yörük aşiret başkanına haber göndermişler ve izin istemişlerdir. Aşiret tarafından durum görüşülmüş ve “Gelinsin” kararı verilmiştir. Böylece Kayı boyundan olan ve Sarıkeçililer olarak adlandırılan bir Yörük aşiretinin burada Tekke Mahallesinin bulunduğu yere yurtlarını kurmuşlardır. Böylece kasaba yerleşim merkezi olmaya başlamıştır. Gelinsin olarak söylenmeye başlayan kasabanın ismi zamanla değişikliğe uğramış ve “Geresin” şeklini almıştır. 1963 yılına kadar “Geresin” adı ile anılmıştır. Yunus Emre’nin, Kasabanın Erenler Tepesinin eteğinde mezarının bulunması nedeni ile Emre veya Emirler Geresini olarak da adlandırılmıştır. 1963 yılında Bakanlar Kurulu tarafından Köy ve kasabaların isimlerinin Türkçeleştirilmesi için yapılan değişiklikle yerleşim yerinin güneye bakmasından dolayı “Güneykent” olarak değiştirilmiştir. Gül Bahçeleri Yağ gülü (rose damascena) Anadolu’ya 1870’li yılların başında Bulgaristan’dan gelen göçmenler tarafından getirilmiştir. Isparta’da ise yağ gülü üretimi 1888 yılında, gülyağı üretimi de 1892 yılında “Müftüzade İsmail Efendi” isimli şahıs tarafından gerçekleştirilmiştir. Müftüzade İsmail Efendi tarafından imbik adı verilen basit ve ilkel kazanlarda üretilmeye başlanan gülyağı uzun yıllar yaygınlaşarak, bu metotla üretilmeye devam edilmiştir. Köy tipi gülyağı üretimi; Atatürk’ün Isparta’ya gelişinde verdiği talimat uyarınca, “İktisat Vekaleti” tarafından modern gülyağı fabrikasının 1935 yılında kurulması sonucu yerini büyük ölçüde sanayi tipi gülyağı üretimine bırakmaya başlamıştır. Günümüzde, Isparta ili ve ilçelerinde Gül Bahçelerinde üretilen gül yapraklarından elde edilen Gül Yağı dünya genelindeki gül yağı üretiminin yaklaşık e ini oluşturmaktadır. Firdevs Paşa Camii Ispartanın en eski camileri arasında yeralan cami Kanuni Sultan Süleyman döneminde, Isparta Valisi Firdevs Paşa tarafından, 1561 yılında Mimar Sinan stilinde yaptırılmıştır. Kare planlı ve tek kubbeli olan cami, kuzeyde beş kubbeli bir son cemaat yeri ile kuzeybatı köşesinde bir minareye sahiptir. İnşa kitabesi bulunmamakla beraber H. 973/ M. 1565 tarihli bir vakfiyesi vardır. Ayrıca Tezkiret-ül Bünyan, Tezkerat-ül Ebniye, Tuhfet-ül Mimarin’de adı bulunması ile Mimar Sinan eserleri içinde yer almaktadır. Düzgün kesme taşla inşa edilen yapının batı ve doğu cephelerinde altta ve üstte ikişer, güney cephesinde ise altta iki, üstte üç pencere açıklığı bulunmaktadır. Alt pencereler düz atkılı, taş söveli dikdörtgen karakterde olup, sivri kemerli alınlığa sahiptir. Üst pencereler yine sivri kemerli açıklıklar şeklindedir. Caminin kuzey cephesinde ortadaki çapraz tonozla, iki yanlara pandantiflerle geçilen sekizgen kasnağa sahip kubbelerle örtülü beş gözlü son cemaat yeri bulunmaktadır. Örtü sistemi cephelerde altı sütuna oturan sivri kemerlerle desteklenmiştir. Sütun başlıklarından iki yandakilerle Türk üçgeni, diğer dördünde mukarnas süsleme görülür. Kemer gözleri bugün camekanlarla örtülüdür. Son cemaat yerine açılan caminin kuzey cephesinde harime giriş kapısı ve pencereler yer alır. Giriş açıklığının batı yanındaki pencere ile batı uçtaki minare girişi arasında görülen mihrabiye mukarnas kavsaralıdır. Harim, pandantiflerle geçilen kubbe ile örtülü olup, cephelerde onbeş, kubbe eteğinde sekiz pencere ile aydınlanmaktadır. Caminin giderlerini karşılamak üzere l561 yılında, Firdevs Paşa tarafından bir de bedesten yaptırılmıştır. Diğer Bilgiler Tarih Isparta yakın çevresi ile birlikte PİSİDİA yöresinin önemli yerleşim merkezlerinden birisidir. Yöredeki yerleşmenin tarihi paleolitik (Eskitaş) dönemine kadar dayanmaktadır. Pisidia bölgesi M.Ö. 2000’lerde Luvi ve Arzava topluluklarının yerleşim alanı idi. Hititler de zamanında bölgeyi ele geçirmek istemişler, ancak yüzyıllar boyu uğraşmalarına karşılık Arzava ülkesi üzerinde kesin bir egemenlik kuramamışlardır. M.Ö. 1200’lerde Balkanlardan gelen “Ege Göç Kavimleri” Arzava ülkesi konfederasyonunun siyasi varlığına son vermişler, Anadolu’nun siyasi yapısını bütünüyle değiştirmişlerdir. Bu tarihten itibaren M.Ö. 8. yüzyıla kadar Firigler, M.Ö. 690’da Lidyalılar, M.Ö. 546’da Persler yöreye hükmetmişlerdir. M.Ö. 334’de Büyük İskender’le Hellenistik döneme giren Isparta’da bu döneme ait bir yerleşim merkezi olarak Minassos (Minasın) dikkat çekmektedir. M.Ö. 323’de Büyük İskender’in ölümü üzerine Isparta sırası ile Bergama Krallığı’nın, Seleukos’ların, M.Ö. 190- M.S. 395 Roma İmparatorluğunun, M.S. 395-1204 Bizans İmparatorluğunun egemenliği altına girmiştir. Roma Dönemine ait yerleşim merkezleri Bayat (Selevcia, Sidera)-Atabey, Apollonia-Uluborlu, Antiocheia-Yalvaç, Adada-Sarak-Sütçüler, Neopolis-Şarkikaraağaç, Debenae-Gelendost’dur. Isparta Bizans döneminde 7. ve 9. yüzyılda yapılan idari taksimata göre bir eyalet olmuş ve dini merkez niteliği almıştır. 8. yüzyılda kısa bir süre Abbasi yönetimine giren kentin adı Arap kaynaklarında Sabart olarak geçmektedir. Kent 1204 yılında Selçuklular tarafından feth edilmiş ve Isparta’da Türk-İslam dönemi başlamıştır. 1300 yılında Hamitoğulları egemenliğine giren kent, 1390 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Isparta 1923 yılında Cumhuriyetin ilanı ile birlikte vilayet olmuştur. Coğrafya Akdeniz Bölgesi Göller Yöresi’nde yer alan Isparta’nın doğusunda Konya, batısında Burdur, güneyinde Antalya ve kuzeyinde Afyon illeri ile çevrilmiştir.İlin en yüksek dağı, 2892 m. ile güneydoğuda bulunan Dedegöl Dağı’ dır. Diğer önemli dağları ise; Akdağ, Topraktepe, Barla Dağı, Sultan Dağları, Güllüce Dağı ve Davraz Dağı’ dır.Akarsular genellikle göllere dökülmekte olup, sadece Aksu ve Köprü Suyu Antalya hudutları içerisinde Akdeniz’e dökülmektedir. İlin en büyük gölü, yaklaşık 468 km² ile, Türkiye’nin 4ncü büyük gölü olan Eğirdir Gölü’ dür. Bu gölün kuzey kesimine Hoyran Gölü denilmektedir. Beyşehir ile Burdur göllerinin bir bölümü de Isparta hudutları içerisindedir. Kovada-I ve Kovada-II Hidroelektrik Santrallerini çalıştıran Kovada Gölü ile Karatepe üzerinde yer alan ve bir krater gölü olan Gölcük de diğer önemli göllerdendir.Isparta’nın yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlıdır. Çevredeki göllerin iklim üzerinde önemli etkisi vardır. Yağışların büyük bir bölümü kış ve ilkbahar aylarında düşmektedir. Isparta ilinin ilçeleri; Aksu, Atabey, Eğirdir, Gelendost, Gönen, Keçiborlu, Senirkent, Sütçüler, Şarkikaraağaç, Uluborlu,Yalvaç ve Yenişarbademli’dir. Aksu: Yaklaşık 1200 metre rakımında bulunan Aksu İlçesi, eski adı olan Anamas’ı, ilçe coğrafyasına hakim 2388 m yüksekliğindeki Anamas Dağından almaktadır. Aksu ilçesinin yeraldığı yörede yapılan kazılarda, ilk çağlardan beri iskana açık olduğu görülmektedir. Yörede, Helenistik çağa ait M.Ö.2. ve 1. Yüzyıldan kalma sikkelere rastlanmaktadır. Yapılan araştırmalardan, Aksu Vadisi ve Anamas yaylaları arasındaki ulaşım zorluklarına rağmen, civarındaki bazı köylerde 16. yüzyıldan beri Pazar kurulmakta olduğu ve bu yörede yoğun bir Yörük nüfusun yaşadığı anlaşılmaktadır. Cumhuriyet döneminde, Eğirdir’e bağlı bir bucak olarak Yenice adı altında idari konumunu sürdüren Aksu, 26.8.1988 tarihinde ilçe statüsüne kavuşmuştur. Aksu ilçesi sınırları içindeki en önemli tarihi kalıntılar: Timbriada, Tynada, Eurymendon Kutsal Alanı ve Roma Köprüsü dür. Yörede turistik önemi olan Sorgon ve Zindan Mağaraları ile Sorgun yaylası Aksu İlçe sınırları içinde bulunmaktadır. Atabey: Atabey İlçesi kuzeyden Senirkent ve Uluborlu, Batıdan Gönen, güneyden merkez ilçe Isparta, doğudan da Eğirdir ilçeleri ile çevrilidir. İlçenin kuzeyini ve batısını Barla Dağı ve uzantıları bulunmaktadır. Selçuklular döneminde bilinçli bir şekilde kervansaray ağıyla donatılan Konya-Antalya güzergahındaki yerleşmelerinden birisi olan (Atabey) önem verildiği, Ertokuş tarafından burada 1224 yılında inşa ettirilen medreseden anlaşılmaktadır. 13. yy. başında tamamen Türkleşen bölgede, önemli bir yerleşim merkezi olarak beliren Atabay’ deki medrese Osmanlı devleti eğitim sistemi içinde de fonksiyonunu devam ettirmiştir. Atabey’ in 1478,1501, ve 1568 tarihlerindeki kayıtlara göre, Eğirdir ’e bağlı bir nahiye olduğu yazılıdır. İlçe sınırları içinde bulunan başlıca tarihi ve kültürel varlıklar, Harmanören (Göndürle) de meydana çıkartılan 41 Küp Mezarlar, Sidera Bayat Harabeleri, Ertokuş Medresesi, Sinan Camiidir. (18) Atabey ilçesine bağlı olarak, İslamköy Kasabası yanında 4 adette köy yerleşimi bulunmaktadır. Atabey ilçe merkezi Isparta’ya 23 km uzaklıkta olup, çoğunluğu çift yol olmak üzere asfalt yol ile bağlıdır. Gelendost: Gelendost ilçesi, Isparta il merkezinin kuzeyinde, Eğirdir Gölünün 10 km içerisinde kurulmuştur. Gelendos ilçesi, ilk çağlardan beri, Pisidya Ülkesi adı verilen Göller Bölgesinin en eski kültür merkezlerinden birisidir. M.Ö. 3500 yıllarında “Mirya veya Miryo” adı ile Hititlerin bir kolu olan Anamurla Miryalılar tarafından kurulmuştur. M.Ö. 547 yıllarında bu topraklar Pisidyalıları yenen Pers’ lerin egemenliğine geçmiştir. 17 Eylül 1176 yılında yapılan ve bir kısmı da Gelendost Ovasında geçen Miryakefalon Savaşını Türklerin kazanması ile Selçuklu topraklarına katılmıştır. Gelendost daha sonra Hamidoğulları Beyliğinin egemenliği altına girmiştir. Gelendost, tarihi boyunca Ablada, Sabinae, Myrion, Miryona, Miryo, Myriokafalon, Gelende-Abad, Gelendoz adları ile anılmıştır. 16. yüzyılda Afşar nahiyesine bağlı olan Gelendost, Cumhuriyet döneminde 1930 yılında Afşar’ın yerine nahiye olmuştur. Daha sonrada 6.3.1954 tarih ve 6324 sayılı kanun ile de ilçe olmuştur. Gelendost, Isparta-Konya karayolu üzerindedir. Isparta’ya 80 km uzaklıktadır. İlçenin tüm kasaba ve köyleri ile ulaşım olanakları her mevsim vardır. İlçede halk ağırlıklı olarak tarımla uğraşmaktadır. Elmacılık en önemli uğraş koludur.Gelendos ilçe merkezinde bulunan tarihi iki cami ile Yeşilköy sınırları içinde bulunan Ertokuş Kervansarayı ilçenin en önemli kültür yapılarıdır. Gönen: Isparta İl Merkezine 24 km uzaklıklığında, Isparta-Burdur karayoluna 5 km uzaklığındaki Gönen’in tarihi M.Ö. 3-4 yüzyıla kadar dayanır. Tarih boyunca Kaue, Kawaena, Colonia, julia, Augusta, Pia, Fida, Comama, Yuztinianopolis, Gonana, Konana, Könan ve Gönen adları ile anılmıştır. Roma İmparatorluğu Augustos’ un Pisidia adı verilen bölgede kurulduğu dört şehirden birisidir. Araştırmalara göre yörede ilk yerleşim birimi Yuvaca, şimdiki yayla adıyla bilinen yerdir. Buraya ilk gelenler Yüreçi göçerleridir. İlçe zamanla Selçukluların ve daha sonra da Hamitoğulları Beyliği’nin egemenliği altında bulunmuştur. Hamitoğlu Hüseyin Bey, topraklarının büyük bir bölümünü Osmanlı Sultanı I. Murat ‘a satmıştır . 30 Aralık 1992 tarihinde yapılan düzenleme sonucunda, İğdecik. Gölbaşı, Koçtepe ve Senirce köyleri Isparta İl merkezine, Güneykent Kasabası, Gümüşgün Köyü Keçiborlu ilçesine bağlanmıştır. Gönen ilçesine bağlı yerleşim birimi olarak yalnız Kızılcık Köyü kalmıştır. Keçiborlu: Isparta il merkezine 40 km uzaklığındaki Keçiborlu ilçe merkezinin tarihi gelişimi Isparta ilçe merkezi ile benzerlik göstermektedir. Keçiborlu tarih boyunca, Eudoxiopolis, Keçik-Borlu, Kiçi-Borlu isimleriyle anılmıştır. Keçiborlu, Hitit, İyon, Lidya, Pers, Helen, Roma, Bizans devirlerini yaşadıktan sonra 1204 yılında Sultan Kılıç Arslan tarafından Anadolu Selçuklu Devletinin egemenliğine girmiştir. Daha sonra Hamitoğulları Beyliğinde Uluborlu ve Gönen’e bağlı bir kasaba olarak varlığını sürdürmüştür. Günümüzdeki Keçiborlu ilçesinde korunmakta olan Keçiborlu Höyüğü, Kılıç Höyüğü, Kılıç Fari Harabeleri, Fadıllı Harabeleri, Güneykent şehir kalıntıları, Sinanbey Camii, Senir Hacı Osman Camii, Gümüşgün Sinan Dede Türbesi eski çağlardan kalan eserler ve yerler olarak görülmektedir. İlçenin başlıca mesire ve yayla turizmi yerleri : Söğüt Dağı Yaylası, Fadıllı Yaylası, Koru
Topkapı Sarayı Tarihçesi 01:49
Topkapı Sarayı Tarihçesi 662 izlenme - 2 yıl önce Topkapı Sarayı, Osmanlı sultanlarının ikametgâhı, devletin yönetim ve eğitim merkezi. İstanbul fatihi II. Mehmed tarafından 1460-1478 yılları arasında inşa ettirilen ve zaman içerisinde bazı ilavelerin yapıldığı sarayda, Osmanlı padişahları ve saray halkı 19. yüzyıl ortalarına kadar ikamet ediyor. 1850’li yılların başında mevcut saray 19. yüzyılın devlet protokolü ve merasimlerine ilişkin gereksinimleri karşılamakta yetersiz kalınca Saray, Boğazdaki Dolmabahçe Sarayı’na taşınıyor. Ancak Saltanat hazinesi, Mukaddes Emanetler ve imparatorluk arşivleri Topkapı Sarayı’nda muhafaza edildiği için devlet törenleri burada yapılmaya devam ediyor. Topkapı Sarayı, hanedanlık 1922 yılında kaldırıldıktan sonra, 3 Nisan 1924’te Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle müzeye dönüştürülüyor. Saray, Tarihî Yarımada’da 1985 yılında Unesco Dünya Mirasları Listesi'ne giren tarihi eserlerin başında geliyor.Topkapı Sarayı'nın planının belirlenmesinde Osmanlı devlet felsefesi ile Saray-tebaa ilişkisinin büyük rolü olmuş. Ayrıca, sarayın ilk inşa edildiği dönemde, Fatih Sultan Mehmet’in babası Sultan II. Murad'ın Tunca Nehri kenarında yaptırmış olduğu ve günümüze sadece kalıntıları ulaşan Edirne Sarayı'nın planından olduğu kadar ihtişamından da esinlenildiği biliniyor. Topkapı Sarayı’nın planı; çeşitli avlular ve bahçeler arasında devlet işlerine ayrılmış daireler, hükümdarın ikametgâhı olan bina ve köşkler ile sarayda yaşayan görevlilere mahsus binalardan oluşuyor.
Denizli'de Gezilecek Yerler 03:10
Denizli'de Gezilecek Yerler 441 izlenme - 2 yıl önce Dünyaca ünlü Pamukkale Travertenleri'ne ev sahipliği yapan Denizli'de gezip görebileceğiniz pek çok tarihi ve doğal güzellik bulunuyor. Horozu, kaplıcaları, antik kentleri, akarsuları, havası ve eşsiz doğası ile ünlü Denizli ülkemizin önemli turizm merkezlerinden biri. Biz Denizli denince ilk olarak Pamukkale'yi hatırlıyoruz; ancak bu eşsiz doğa güzelliğinin yanı sıra Denizli'de görülecek pek çok başka güzellik de var. Pamukkale: Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan ve UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Pamukkale Travertenleri Denizli'de bulunuyor. Şehrin simgelerinden biri olan Pamukkale hem eşsiz doğal güzelliği hem de binlerce yıllık antik kentiyle Denizli'de mutlaka görülmesi gereken bir yer. Tarihi Yapılar: Denizli şehir merkezinde ve merkeze yakın çevrede görebileceğiniz tarihi eserler mevcut. Bunların başında Akhan Kervansarayı geliyor. Selçuklu döneminde kalma bir yapı olan kervasnsarayın yanı sıra Acıpayam Yazır Cami, Boğaziçi Cami, Servergazi Türbesi, Goncalı Kilisesi ve St. Philippe Martyrion Kilisesi de Denizli'de gezebileceğiniz diğer tarihi yapılar arasında. Antik Kentler: Dünyaca ünlü antik kentlere ev sahipliği yapıyor Denizli. Bunların başında ise Pamukkale'de yer alan Hierapolis Antik Kenti ve Pamukkale Hierapolis Arkeoloji Müzesi geliyor. Eğer tarihte yolculuğu seviyorsanız Colossae Antik Kenti, Tripolis Antik Kenti, Tabea Antik Kenti ve Laodikya Antik Kenti şehirde görebileceğiniz örenyerlerinden. Kaplıcalar: Denizli termal turizmi ile ünlü bir şehir. Şifa dolu kaplıcaları ile Denizli yılın her dönemi pek çok misafir ağırlıyor. Sarayköy Kaplıcaları, Karahayıt Kaplıcaları, Çizmeli Kaplıcaları, Tekkeköy Kaplıcası, Gölemezli Kaplıcası ve Kızıldere Kaplıcası Denizli'deki en bilinen ve sık ziyaret edilen kaplıcalardan. Doğal Güzellikler: Denizli'nin doğal güzelliklerini en eşsiz şekilde yansıtan yerlerden biri Honaz Dağı Milli Parkı. Yüzlerce çeşit bitkiye ve vahşi hayvan türüne ev sahipliği yapan Honaz Tabiat Parkı'nda doğa ile iç içe bir gezi yapabilirsiniz. Aynı zamanda Yeşildere Şelalesi, Ağlayan Kaya Şelalesi, Güney Şelalesi, Keloğlan Mağarası ve Kaklık Mağarası da Denizli'de görülmeye değer doğal güzelliklerden.
Hasankeyf İlçesi Tanıtım Videosu 08:43
Hasankeyf İlçesi Tanıtım Videosu 501 izlenme - 2 yıl önce Yıl içerisinde birçok araştırmacının adresi olan ve turistler tarafından sürekli ziyaret edilen Hasankeyf, tarihinin yanı sıra doğal güzelliğini de sunar misafirlerine. Hasankeyf'te nereler gezilmeli, Hasankeyf'teki tarihi eserler nelerdir sorularına bu sayfamızda cevap vereceğiz. Hasankeyf tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bu durum her medeniyetten birçok tarihi kalıntıların günümüze kadar ulaşabilmesini sağlamıştır. El Rızk Camii: Eyyubiler döneminde Sultan Süleyman tarafından inşa ettirilmiştir El Rızk Camii. Cami, Dicle Nehri'nin kıyısındaki On Kemerli DDY Köprüsü'nün ayağına oldukça yakındır. Her ne kadar harap bir durumda olsa bile, sağlamlığıyla ve el işçiliğiyle göz dolduran minaresi görülmeye değerdir. Sultan Süleyman Camii: El Rızk Camii gibi Eyyubiler dönemi eserlerinden biridir Sultan Süleyman Camii. Miladi takvime göre 1407 yılında inşa edilen caminin banisi Sultan Süleyman'dır. Özellikle minaresi ile dikkatleri üzerine çeker. İmam Abdullah Zaviyesi: Hz. Muhammed (Sav)'in amcası Cafer-i Tayyar'ın oğlu olan İmam Abdullah'a ait olduğu bilinen zaviye, Dicle Nehri'nin kuzeyinde bulunmaktadır. İmam Abdullah Zaviyesi, her yıl haziran ayında köylüler tarafından yoğun bir şekilde ziyaret edilmektedir. Zeynel Bey Kümbeti: Hasankeyf'te Akkoyunluların hüküm sürdüğü dönemde inşa edilmiştir Zeynel Bey Kümbeti. Türbe, Dicle Nehri'nin kuzeyinde bulunuyor. 1460-1486 yılları arasında inşa edilmiştir. Mimari açıdan oldukça dikkat çekicidir. Türbenin mimarisi silindirik olup, üzeri bir külahla kapatılmıştır. Hasankeyf Kalesi: Dicle Nehri'nin güzelliğine tarihi bir atmosfer serpiştiren yapılardan biri de Hasankeyf Kalesi'dir. M.S. 363 yılında Bizanslılar tarafından inşa edilmiş olan kale, birçok medeniyet tarafından ele geçirilmiştir. Kalenin birçok kitabesi bulunmakla birlikte, iki kapısı vardır. Hasankeyf Batman gezinizde kaleyi ziyaretleriniz arasına dahil edebilirsiniz.
Topkapı Sarayı Kutsal Emanetler 00:19
Topkapı Sarayı Kutsal Emanetler 599 izlenme - 2 yıl önce Kutsal emanetlerin korunduğu ve saklandığı Hırka-i Saadet binası da bu avluda…Kutsal Emanetler, İslam Peygaberi Hazreti Muhammed’in dostlarına ve bazı peygamberlere ait eşyalardan oluşuyor. Emanetler, Yavuz Sultan Selim'in 1517'de Mısır'ı fethinden sonra İstanbul'a getirilmiş, bir bölümü de İslam ülkelerinden derlenmiş.
Almanya Tanıtım Videosu 03:00
Almanya Tanıtım Videosu 368 izlenme - 2 yıl önce Ortaçağdan kalma şehirleri, dağlarda kurulu büyüleyici tatil köyleri ve büyük şehirleriyle Almanya’da herkese ve her zevke uygun bir şeyler bulmak mümkün. Onlar Dünya Kupası’nı kazanmış olsalar da, siz Almanya’nın bu harika 10 köşesinden birini veya birkaçını ziyaret ederek kesinlikle güzel anılar kazanabilirsiniz. 1) Quedlinburg Quedlinburg’a uğradığınızda zamanda geriye doğru yolculuğa çıkmış gibi hissetmeniz işten değil. Harz dağlarının kuzeyinde yer alan bu şirin Rönesans tarzını simgeleyen Ortaçağ kenti, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Renkli yarı ahşap evleri ve Arnavut kaldırımlı sokakları olan kentte 1300’lü yıllardan kalma, Almanya'nın en eski evi “Has” bulunmaktadır. 2) Münih Oktoberfest’in ev sahibi ve Bavyera'nın başkenti Münih, müthiş dağ manzaralarının yanı sıra kalabalık bira salonları ile de ünlü. Ancak Münih’i sadece bira ve sosisle sınırlı sanmama
Bolu Tanıtım Belgeseli 26:52
Bolu Tanıtım Belgeseli 412 izlenme - 2 yıl önce Abant, Yedigöller, Kartalkaya gibi Türkiye'nin en popüler gezi rotalarından bazılarına ev sahipliği yapan Bolu, ülkemizin görülmeye değer, en keyifli tatil duraklarından biri. Bolu, ülkemizin en popüler tatil destinasyonlarından bazılarına ev sahipliği yapıyor. Yılın her dönemi, her mevsim farklı bir tatil ve gezi imkanı sunan Bolu'da gezilecek yerleri sizin için sıraladık... Abant: Dört mevsim doğada zaman geçirip, temiz havayı ciğerlerine çekmek isteyenler için klasik rotalar arasında yer alır Bolu Abant. Yılın hangi dönemi giderseniz gidin, muhteşem bir görsel şölen sizleri bekliyor olacak Abant Gölü ve çevresinde. Abant'a Bolu merkezden kısa bir yolculukla ulaşmanız mümkün. Yedigöller: Doğanın tüm renklerini gözler önüne seren Yedigöller, ülkemizin cennet köşelerinden biri ve gezginlerin rotalarının vazgeçilmez duraklarındandır. Doğa fotoğrafçılığı, yürüyüşler, kamp, olta balıkçılığı gibi aktiviteler için eşsiz bir yerdir Yedigöller. Bolu'da özellikle bahar aylarında bulunacaklara Yedigöller Milli Parkı'nı gezmeyi mutlaka öneriyoruz. Kartalkaya Kayak Merkezi: Türkiye'nin en popüler kaya merkezlerinden Kartalkaya Kayak Merkezi de >Bolu'da bulunuyor. Bolu merkeze yaklaşık 45 dakika uzaklıkta bulunan Kartalkaya'da sezon kasım ayı gibi başlayıp nisan ayına dek sürüyor. Eğer kış sporlarına ilginiz varsa Kartalkaya'ya gitmenizi mutlaka tavsiye ediyoruz. Gölcük Milli Parkı: Bolu eşsiz doğal güzelliklere sahip bir şehir. Gölcük Milli Parkı da bu güzellikler arasında yerini alıyor. 2011 yılında koruma altına alınan Gölcük Milli Parkı gürgen, kayın ve göknar ağaçları arasında doğal bir peyzaj güzelliğe, yürüyüş parkurlarına, piknik alanlarına ve seyir teraslarına sahip. Camiler: Bolu'nun merkezinde ve çevre ilçelerde görebileceğiniz tarihi camiler bulunuyor. Gazi Süleyman Paşa Camii, Ilıca Musa Paşa Camii, Akşemseddin Türbesi, Yukarı Tekke Camisi, Aşağı Tekke Cami Türbesi, Yıldırım Beyazıt Camii ve Esentepe'deki Ramazan Dede Türbesi gibi dini eserleriyle de İslam dininin Bolu'da çok eskilere dayandığını göreceksiniz. Bolu Müzesi: Bolu'nun tarihi hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz Bolu Müzesi'ni gezmenizi öneriyoruz. Müzede Osmanlı, Frig, Urartu, Lidya, Grek, Roma ve Bizans dönemlerine ait arekolojik buluntular ve Bolu geleneksel el sanatlarına ait eşyalar sergileniyor. Tarihi yerleriyle Gerede, kentsel SİT alanı ilan edilen ve eski Türk evleri bakımından zengin ve Zafer Kulesi'yle ünlü Göynük, Akkayalar Travertenleri ile bilinen Mudurnu, yaban ördeği bolluğundan dolayı av meraklılarını daha çok ilgilendirecek olan Kıbrısçık, yaylaları ve birçok hastalığa iyi gelen kaplıcaları, Seben Kaya Evleri ve Seben Gölü ile ünlü Seben ilçelerini de görmeden Bolu'dan dönmemenizi tavsiye ediyoruz.
Küba Belgeseli 40:41
Küba Belgeseli 500 izlenme - 2 yıl önce Genel Bilgiler Remi İsim:Küba Cumhuriyeti Başkent: Havana Yönetim Biçimi: Sosyalist Cumhuriyet Yüzölçümü: 110,861 km2 Nüfus ve Etnik Gruplar: 11,394,043, nüfusun 65.05% 'i Avrupalı (İspanyol, Fransız, İtalyan, Portekiz) 10.08% i Batı Afrikalı, 23.84% i mulatto/mestizo, ve 1.03% ü Çinli. Dil: Ispanyolca Din: 60% 'i Katolik, 5% i Protestan, diğerleri Santeria. Politik Sistem: Tek Partili Komunist Devlet Başkan: Raul Castro Para Birimi: Peso Cubano ve Peso Convertible Turistler için en yoğun dönem Noel, Paskalya, Temmuz ve Ağustostur. Bu dönemlerde fiyatlar yüksektir ve yer bulmak daha zordur. Küba'ya gitmek için en iyi zaman havanın ılık olduğu ve fırtınaların daha az olduğu Ocak- Mayıs ayları arasındadır. Yıl boyu çeşitli dönemlerde festivaller vardır. Las Terrazas, Canimar River, Varadero, Vinales, Playas del Este ve Trinidad, Rum Museum, Casa de la Amistad, Museo de la Ciudad de Habana (şehir müzesi), Cienfuegos başlıca festivaller ve etkinliklerdir. Küba'nın başkenti olan Havana'nın nüfusu yaklaşık olarak on bir milyon kişidir. Kentin bir bölümü buraya ilk gelen koloniler tarafından 1519 yılında bir liman kenti olarak inşa edilmiştir. Bu tarihi kent 1982 de UNESCO Dünya Kültür Mirası olarak açıklanmıştır. Havana'da birçok müze ve farklı kültürlerden etkilenerek restore edilmiş ihtişamlı saraylar bulunmaktadır. Küba'ya gidip de rom ve puro alınmadan dönülmez. Ayrıca antika eşyalar, parfüm çok çesitte saat bulabilirsiniz. Yaptığınız alışverişlerde fatura almanızı tavsiye ederiz. Dükkanlar genellikle Pazartesiden Cumartesiye 10:00 - 18:00 arası açıktır. Pazar günleri ise 10:00 - 13:00 arası açıktır. Ödemeler Pesos (CUC) olarak ya da kredi kartı ile yapılabilir ancak American Express ve Amerika kartları kullanılmaz. Kübalıların kökenleri İspanya ve Afrika'ya dayanmaktadır. Kübalılar çok sıcakkanlı ve misafirperver insanlardır ve iletişim kurmak çok kolaydır. Kübalılar için vazgeçilmez olarak nitelendirebileceğimiz seylerin başında müzik gelmektedir. Hemen her yerde canlı müzik gruplarina rastlayabilirsiniz. Havana'nın gece yaşamı oldukça hareketlidir.. Para ve Sağlık Hizmetleri Küba'da iki çeşit para birimi vardır convertible pesos (CUC) ve Cuban pesos (CUP). Convertible pesolar sadece Küba'da Euro, Pound, Kanada Doları ve İsviçre Frankı ile satın alınabilirler. Bu para birimleri global döviz bürolarında %8 komisyonla çevrilebilirler. ABD Doları da çevrilebilir ancak  komisyonla. Visa en çok kullanılan kart türüdür. Yasal ambargo nedeniyle ABD bankalarının kartları Küba'da kullanılmaz. Kübalılar çok daha zengin olan komşuları ABD'den çok daha iyi koşullarda ve ücretsiz sağlık hizmeti sunmaktadırlar ve her geçen yıl sağlık standartlarını yükseltmekte ve harika hastaneler kurmaktadırlar. Küba'da her türlü sağlık hizmeti verilmektedir. Buna rağmen kalışınız boyunca geçerli bir sağlık sigortası yaptırmalısınız. Büyük şehirlerde turistlere hizmet veren klinikler bulunmaktadır ve doktorlar İngilizce konuşmaktadır. Bu hastaneler ücretlidir ancak batıdaki özel hastanelerle karşılaştırıldıklarında oldukça ucuzdur. Küba Mutfağı Fazla restoran alternatifi bulunmayan Küba'da en çok bulabileceğiniz yiyecekler dana biftek, tavuk ızgara, salam dilimli ızgara, tavada balık. Her yemeğin yanında mutlaka siyah fasulye ile birlikte pişirilmis pilav, haşlanmıs patates ya da kızarmış muz, salata yerine de doğranmış lahana servis edilir. Ünlü restoranları Floridita ve Bodeguita del Medio. Kokteyler: Mojito (beyaz Rom, yerba buena, Limonsuyu, Soda, Dondurma ve Seker) Daiquiri ( Havana Club, Limonsuyu, Maraschino, ezilmis buz. ve şeker pekmezi), Küba Libre ( Rom, Coca Cola ve ezilmiş buz).
Kırıkkale Tanıtım Filmi 10:52
Kırıkkale Tanıtım Filmi 334 izlenme - 2 yıl önce Yakın bir zamanda il özelliği kazanan Kırıkkale, esasında çok eski bir yerleşim alanıdır. İçinde bulundurduğu camileri, türbeleri, mağaraları ve yeraltı şehirleri bu bilgileri desteklemektedir. Kırıkkale gezilecek yerler listesi hazırlığı yapacaksanız eğer, bu sayfamıza göz atabilirsiniz. Kırıkkale, yayla bakımından oldukça zengin bir şehirdir. Gezi yerlerinize Hodar, Bedesten, Sarıkaya, Gümüşpınar, Yeşilkaya ve Azgın yaylaları dahil olabilir. Yaylalarda bol yeşilliğin yanı sıra tertemiz bir hava ve huzur sizleri bekliyor olacak. Sulu Mağara, gezilecek yerler listenizin ilk sıralarından olmasını önerdiğimiz noktalardan biridir. Sulu Mağara, Keskin ilçesine bağlı olan Arzu Bayırı mevkiinde bulunur ve ulaşım açısından zor bir noktada değildir. Mağara, yarı doğal-yarı yapay bir özellik taşır. 285 metre uzunluğundadır ve doğal alanı üç kattan meydana gelir. Sulu Mağara'da Kırıkkale Valiliği, İl Özel İdaresi'nce çalışmalar ve düzenlemeler yapılmış, hizmete hazır hale getirilmiştir. Şehrin tarihi sürecine tanık olan Sulu Mağara'yı ziyaret yerlerinize dahil etmelisiniz. Şehrin tarihini gözler önüne seren Ceritkale Kaya Mezarları da görmenizi önerdiğimiz bir diğer noktadır. Bu bölgenin en eski yerleşim alanı olarak kabul edilen Ceritkale Kaya Mezarları, Keskin ilçesindeki Ceritkale Köyü'ne oldukça yakındır. Köy ile arasında 3 kilometrelik bir mesafesi vardır. Kırıkkale'nin camileri ve türbeleri gibi dini mekanları da şehre gelen turistler tarafından ziyaret edilmektedir. Hasandede Camii ve Türbesi 1605'te yapılmış tarihi bir ibadet mekanıdır. Cami, kent merkezine 12 kilometre uzaklıkta bulunduğu için ulaşımı kolay bir noktadadır. Caminin yapımında kesme taş kullanılmış olup, kare planlı inşa edilmiştir. Hasandede Camii ve Türbesi Kırıkkale gezinize ekleyeceğiniz yerler arasında olabilir. Kırıkkale'nin gezilecek ve görülecek tarihi mekanları bunlarla sınırlı değil. Şeyh Şamil Camii ve Türbesi, Ballı Camii ve Türbesi, Koçubaba Camii ve Türbesi, Haydar Sultan Camii ve Türbesi de listenize dahil edeceğiniz yapılar arasına girebilir.
Uşak Tanıtım Filmi 01:06
Uşak Tanıtım Filmi 332 izlenme - 2 yıl önce Köklü kültürü, doğal güzellikleri, sıcakkanlı insanları ile Uşak görülmeye değer pek çok güzelliğe ev sahipliği yapıyor... Ege bölgesindeki şehirlerimizden biri olan Uşak, binlerce yıllık bir tarihin yanı sıra pek çok doğal güzelliğe sahip olan, ülkemizin görülmeye değer kentlerinden biri. Eğer Uşak'ta bir gezi yapmayı planlıyorsanız sizin için hazırladığımız listeye bir göz atın... Müzeler: Uşak geziniz sırasında şehir merkezinde görülecek yerler arasına müzeleri mutlaka alın. Binlerce yıllık arkeolojik buluntuların sergilendiği Uşak Arkeoloji Müzesi ve Uşak'ın köklü geleneğini daha yakından tanıyabileceğiniz Uşak Atatürk ve Etnografya Müzesi'ni gezmenizi öneriyoruz. Örenyerleri: Uşak, Ege bölgesindeki birçok kent gibi çok köklü bir tarihe sahip. Tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Uşak'ta Blaundus Antik Kenti ve Banaz Akmonia Antik Kenti'ni gezebilir, Uşak'ın tarihinde keyifli bir yolculuğa çıkabilirsiniz. Doğal Güzellikler: Yalnızca tarihi ile değil; doğal güzellikleri ile de görülmesi gereken bir yer Uşak. Evrenli Doğal Parkı, Ilıcak Subaşı Parkı, Ulubey Kanyonu, Göğem Göleti, Takmak Göleti, Karaağaç Göleti'ni Uşak gezilecek yerler listenize mutlaka ekleyin. Kaplıcalar: Hem sağlık hem de keyif dolu bir gezi yapacağınız Uşak kaplıcaları da Uşak'ta gezmenizi önerdiğimiz yerler arasında. Özellikle Aksaz Kaplıcası, Örencik Kaplıcası ve Hamamboğazı Kaplıcaları Uşak kaplıcaları arasında en bilinenler. Tarihi Uşak Evleri: Uşak'ın simgelerinden biri olan ve Kültür Bakanlığı'nca koruma altına alınmış olan Uşak Tarihi Evleri şehir geziniz sırasında mutlaka görmeniz gereken bir kültür mirası. Günümüze 86 tanesi ulaşabilmiş olan Tarihi Uşak Evleri'ni Aybek Mahallesi, Karaağaç Mahallesi, Kurtuluş Mahallesi ve Işık Mahallesi'nde görebilirsiniz. Uşak Bedesteni: Şehir merkezinde bulunan ve günümüzde Sahaflar Çarşısı olarak da bulunan Uşak Bedesteni kentte görebileceğiniz tarihi yapılardan biri. Yaklaşık 100 yıllık bir yapı olduğu tahmin edilen Uşak Bedesteni'nde gezebilir ve alışveriş yapabilirsiniz.
En Çok Turist Çeken İlk 10 Ülke 04:22
En Çok Turist Çeken İlk 10 Ülke 377 izlenme - 2 yıl önce En Çok Turist Çeken İlk 10 Ülke 1)Fransa (Avrupa) 85 milyon 2)Amerika Birleşik Devletleri (Kuzey Amerika) 75 milyon 3)Çin Halk Cumhuriyeti (Asya) 65 milyon 4)İspanya (Avrupa) 58 milyon 5)İtalya (Avrupa) 50 milyon 6)Türkiye (Avrupa) 38 milyon 7)Almanya (Avrupa) 32 milyon 8)İngiltere (Avrupa) 30 milyon 9)Rusya (Avrupa) 28 milyon 10)Malezya (Asya) 25 milyon
Dünyanın En Büyüleyici 10 Şelalesi 04:08
Dünyanın En Büyüleyici 10 Şelalesi 471 izlenme - 2 yıl önce Doğa, güzellikleriyle bizi her zaman büyülemeye devam ediyor. İşte Dünya’nın en güzel şelaleleri… 10. NIAGARA ŞELALESİ – AMERİKA / KANADA Kuzey Amerika’nın en güçlü şelalesi olan bu şelale, Amerika ve Kanada sınırında. Amerikan filmlerinde çok geçmesinden dolayı en meşhur şelale olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz. 09. GULLFOSS ŞELALESİ – İZLANDA Görüntüsü inanılmaz olan bu yer, İzlanda’nın güney sahillerinde. İnsana cennetteymiş hissi veriyor. 08. PLITVICE ŞELALESİ – HIRVATİSTAN Orta Dünya’dan fırlamış gibi görünen bu şelaleler Hırvatistan’da bulunuyor. 07. HAVASU ŞELALESİ – AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ Grand Kanyon’daki bu şelaleye Havasu ismi verilmesi Kızılderililer’in gerçekten Türk olabileceğini düşündürüyor. 06. RHINE ŞELALESİ – İSVİÇRE 05. DÜDEN ŞELALESİ – TÜRKİYE Düden Waterfall - Antalya, Antalya 04. VICTORIA ŞELALESİ – ZİMBABWE/ZAMBİYA Niagara’nın 2 katı büyüklüğünde olan bu şelale Zimbabwe-Zambiya sınırı boyunca 1 mil uzunluğundadır. Afrika’nın bir ucunda olan bu şelaleye İngiltere Kraliçesi’nin isminin verilmesi ise kaderin bir cilvesi olsa gerek. 03. BAATARA ŞELALESİ – LÜBNAN 02. IGUAZU ŞELALESİ – BREZİLYA / ARJANTİN 01. ANGELS ŞELALESİ – VENEZÜELA