Hoşgeldiniz!

şuara

İstiklal Marşını Hiç Böyle Dinlediniz Mi? 00:33
İstiklal Marşını Hiç Böyle Dinlediniz Mi? 49.626 izlenme - 4 yıl önce İstiklal marşını hiç böyle dinlediniz mi?
Şuara Suresi - Ebubekir Şatıri (Kıraat 2) | fussilet Kuran Merkezi 27:58
Şuara Suresi - Ebubekir Şatıri (Kıraat 2) | fussilet Kuran Merkezi 916 izlenme - 1 ay önce fussilet Kuran Merkezi tarafından Ebubekir Şatıri'nin farklı bir kıraatından hazırlanmış Şuara Suresini bu videoda bulabilir, aynı zamanda mealini okuyarak Allah'ın bize vermiş olduğu mesajı net bir biçimde anlayabilirsiniz. Kanalımızı ziyaret edin: http://www.izlesene.com/fussiletkuranmerkezi Web sitemizi ziyaret edin: www.fussilet.net Mobil Uygulamalarımızı Ücretsiz İndirin: Android: http://izl.sn/cgrp56 iPhone: http://izl.sn/74pdkm iPad: http://izl.sn/3k7wx3 Hatırlatma; Kanalımızdaki tüm Türkçe mealli Kur'an-ı Kerim videoları fussilet Kuran Merkezi tarafından hazırlanmıştır. Videolar hazırlanırken başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere Diyanet Vakfı, Ömer Nasuhi Bilmen, Elmalılı Hamdi Yazır, Tefhim-ul Kur'an, Fizilal-il Kur'an gibi farklı meal çalışmalarından yararlanılmıştır.
Yemek Duası 00:21
Yemek Duası 2.441 izlenme - 4 yıl önce Yemek duası
Şuara - Dönme Geri Feat Ferman 02:47
Şuara - Dönme Geri Feat Ferman 1.865 izlenme - 6 yıl önce "dönme geri" bu şarkı izleseneyi sallar
Kabe İmamı Mahir - Şuara Suresi ve Meali 24:23
Kabe İmamı Mahir - Şuara Suresi ve Meali 398 izlenme - 2 yıl önce Şuara Suresi ve Meali Kabe İmamı Mahir
Dock Recordz [ Şuara Feat 014 Tiryaki - Yine Hep S 04:07
Dock Recordz [ Şuara Feat 014 Tiryaki - Yine Hep S 1.006 izlenme - 7 yıl önce ::..dock cru..::İstanbul / pendik::..::Şuara feat 014 tiryaki yine hep sev beni 2009::..::dock recordz::..::
Şuara - Yolun Sonu 01:43
Şuara - Yolun Sonu 333 izlenme - 7 yıl önce
Ahmet El Acemi Şuara Suresi 09:42
Ahmet El Acemi Şuara Suresi 121 izlenme - 3 yıl önce Ahmet El Acemi Şuara Suresi
Seslendiren: Emine Sevinç Öksüzoğlu / Eser: Sevdim Seni Mabuduma 04:52
Seslendiren: Emine Sevinç Öksüzoğlu / Eser: Sevdim Seni Mabuduma 163 izlenme - 3 yıl önce Türk Tasavvuf Musikisi Sanatçısı Emine Sevinç Öksüzoğlu'na, Grup Şuara'nın da eşlik ettiği, Aşk-ı Nebi konserinden bir bölüm. Yer: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başakşehir Kültür Merkezi
Ahmet El Acemi Şuara Suresi 09:42
Ahmet El Acemi Şuara Suresi 49 izlenme - 3 yıl önce Ahmet El Acemi Şuara Suresi
İbrahim Jibreen Surah Ash Shuara (Şuara Suresi) 205-227 L 02:49
İbrahim Jibreen Surah Ash Shuara (Şuara Suresi) 205-227 L 18 izlenme - 2 yıl önce
Abdulbasit Abdussamed - 26 - Şuara Suresi ve Meali Ok Takipli  720p 31:23
Abdulbasit Abdussamed - 26 - Şuara Suresi ve Meali Ok Takipli 720p 7 izlenme - 8 ay önce Her gün daha da gelişen, Dünya`nın en büyük mealli Kur`an-ı Kerim Videoları Kanalındasınız. Diğer hafızların sesinden Kur`an videolarına ulaşmak için lütfen youtube kanalını ziyaret edin veya abone olun. Hiç bir videodan maddi ve manevi bir beklenti yoktur. Herhangi bir youtube kanalında yayınlamamanız kaydıyla videoları bilgisayarınıza dilediğiniz gibi indirebilirsiniz. Kendi logo ve web adresini ekleyip yayınlardan ötürü indirdikten sonra üzerine ekleme, çıkarma yada herhangi bir değişiklik yaparak yayınlamak helal değildir! Meal tercihi olarak Diyanet mealleri, Elmalılı Hamdi Yazır Mealleri, Ömer Nasuhi Bilmen meali, Feyzü'l Furkan ve Kur`an-ı Mecid meallerini tercih ediyorum. Açıklama kısmı içinse Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri ve Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri, detaylı bir açıklama gerekecek olursa da Taberi, Kurtubi, İbni Kesir, Ruhu'l-Beyan ve Beyzavi tefsirlerini tercih ediyorum. https://www.youtube.com/user/ozkulersin http://www.facebook.com/meallivideo http://twitter.com/ozkulersin http://www.izlesene.com/iz/ozkulersin
Şuara Suresi, 143-159 Ayetlerinin Tefsiri 03:15
Şuara Suresi, 143-159 Ayetlerinin Tefsiri 12 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: Bakın diyor ki Şuara Suresi 143'te, şeytandan Allah'a sığınırım. "Gerçek şu ki" bak telkin bu, “Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim" önce nedir, güven sağlanması gerekiyor. Güvenmiyorsa ne dinleyecek, dinlemez artık. İnsanların ilk ihtiyacı olan şey güvendir, karşılıklı güven, ya güvenir ya güvenmez, güvenmiyorsa zaten bağlantı olmaz. Onun için güvenilir bir elçiyim diyor. 144-“Artık Allah'tan korkup sakının" bakın önce güvenecek, sonra Allah'tan korkup sakınacak yani helale harama dikkat edecek, “bana itaat edin” diyor imam olarak, 145-“Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum", bir çıkarım yok herhangi bir çıkarım yok "ücretim yalnızca Allah'a alemlerin Rabbine aittir" yani yalnızca Allah rızası için anlatıyorum diyor. 146-“Siz burada güvenlik içinde mi bırakılacaksınız?” diyor, az önce söylediğim gibi. Yani yiyip içip öyle komünal düzende hayvanlar gibi yaşayacağınızı mı zannediyorsunuz diyor Allah. 147-"Bahçelerin ve pınarların içinde. 148-Ekinler ve yumuşak tomurcuklu göz alıcı hurmalıklar arasında? 149-Dağlardan ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz. 150-Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin. 151-Ve ölçüsüzce davrananların emrine itaat etmeyin." Yani komünistlerin Allahsızların Kitap'sızların emrine itaat etmeyin. 152-"Ki onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor” anarşi terör çıkarıyor “dirlik düzenlik kurmuyorlar” ıslah etmiyorlar. 153-“Dediler ki: “Sen ancak büyülenmişlerdensin" aklından sorun var diyorlar akli dengen yerinde değil yani delisin diyorlar. 154-"Sen yalnızca benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin" bir özelliğin yok diyorlar. "Eğer doğru söylüyorsan, bu durumda bir ayet bir mucize getir de görelim", “dediğin belayı getir de görelim” diyorlar. 155-"Dedi ki: “İşte bu bir dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onun belli bir gün su içme hakkı da sizin içindir. 156-Ona bir kötülükle de dokunmayın, sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar." Bakın, Allah bela vermek için sebep yaratıyor, bazı insanlar belaya kaşınır, bir bahane bulunur ağzı burnu kırılır, yerle bir edilir. Allah bahane meydana getiriyor. Çünkü zaten onlar kaşınmış, belaya belalarını verecek ya Allah bak dişi deveye ellemeyeceksiniz diyor Allah bir konu yani durduk yere, "ona bir kötülükle dokunmayın, sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar. 157-Sonunda onu (yine de) kestiler, ancak pişman oldular.” Pişman olmaları da yetmiyor. 158-“Böylece azap onları yakaladı” diyor Allah. Allah'ın aradığı bu, yani adamın sadece inkar ettiğini, pislik yaptığını görmek yani kendini ikrar ettirmek, “evet ben pislik yaptım dedirtmek. “Gerçekten bunda bir ayet vardır ama onların çoğu iman etmiş değillerdir" diyor, " 159- Ve şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.” Mesela bizleri de, herkesi koruyan O, herkesi yaratan O'dur, Allah. Allah yaratıyor. Mesela Abdullah Öcalan’ı o adada tutan Allah hatta “deccal diyor bir adada zincirlenmiş olarak tutulur” diyor Peygamberimiz (s.a.v.) hadislerde, tam bakın bu herife işaret ediyor işte. http://www.a9.com.tr/izle/116916/Kuran-Tefsiri/Suara-Suresi-143-159-Ayetlerinin-Tefsiri- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Şer'an Şuara - Yak 01:54
Şer'an Şuara - Yak 23 izlenme - 5 yıl önce Yeni parça sizlerle !
Şuara Suresi, 27-50 Ayetlerinin Tefsiri 11:46
Şuara Suresi, 27-50 Ayetlerinin Tefsiri 9 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: 27-“(Firavun) Dedi ki: "Şüphesiz size gönderilmiş bulunan elçiniz, gerçekten bir delidir." Kendince haşa küçük düşürmeye çalışıyor baş edemeyince. Demek ki, orada İsrail oğullarından da bir topluluk var, kalabalık var ki, onlara hitap ediyor. Çünkü kendi adamları olsa öyle demez. “Gerçekten bir delidir.” Demek ki Mehdilere, Peygamberlere deli denmesi küfrün bir özelliği. Hz. Musa (a.s.): 28-"Eğer aklınızı kullanabiliyorsanız,” bütün mesele aklı kullanmada. Aklını iyi kullanamadıklarını söylüyor. “O, doğunun da, batının da ve bunlar arasında olan her şeyin de Rabbidir" dedi (Musa).” Onlar doğunun rabbi, batının rabbi diye ayırmışlar. Detay da veriyor “her şeyin Rabbidir” diyor. Ama aklınızı kullanıyorsanız diyor. 29-“(Firavun) dedi ki: "Andolsun,” yeminle konuşuyor, “benim dışımda bir ilah edinecek olursan, seni mutlaka hapse atacağım." Deccaliyet hep Müslümanları hapisle korkutmuştur şu ana kadar. 30-“(Musa) Dedi ki: ‘Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?’" Mesela Darwinizme, materyalizme karşı delil koyuyoruz. Adam, seni okula sokmayacağız, işte, cebine musallat olacağım diyor. Bak ne diyor? “Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?” Apaçık delil getirsem de mi? 31-“(Firavun) Dedi ki: "Eğer doğru sözlü isen, onu getir." Getir delili göreyim diyor. Demokrat davranıyor adam. Şimdikiler müsaade etmiyorlar, değil mi? 32-“Bunun üzerine asasını bıraktı,” Demek ki asa mühim bir delil. Asa İslam’da önemli delil mahiyetini hep muhafaza etmiştir. Mesela Şeyh Nazım Adil El-Kıbrısi Hazretleri’nin bana asasını vermesi, kendi kullandığı asasını. Muhammed Raşit Erol Hazretleri’nin ait asanın yine bana gönderilmesi bir lütuf ve bir nimettir. Asanın sembolik anlamı büyüktür, çok önemlidir. “Bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oldu.” Şimdi hakikaten bir ejderha gibi oldu bendeki asa. Çok canlarını yaktı, çok bunalıyorlar. Nihayet gül ağacından yapılmış bir şey ama manevi, sembolik anlamı münafıkların çok canını yakıyor. 33-“Elini de çekip çıkardı, bir de (ne görsün) o, bakanlar için 'parlayıp aydınlanmış.” Beyaz el (ışıklı), masonlukta da bir semboldür. Yılan da masonlukta bir semboldür. Onlarda çok şey ifade eder. Firavun da mason o devirde. 34-“(Firavun,) Çevresindeki önde gelenlere: ‘Bu’ dedi, "Doğrusu bilgin bir büyücüdür." Baş edemeyince. 35-"Büyüsüyle sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?" Alenen yalan söylüyor. Beni bırak kardeşlerimle, ben çıkıp gideyim diyor. Sana bir şey demiyor ki, sen kal diyor. Vatandaşlarınla sen kal, toprağın, malın, mülkün senin olsun, ben bir şey istemiyorum diyor. Sadece ben kardeşlerim biz gitmek istiyoruz, bize müsaade et diyor. O da sahtekarlık yapıyor. O devirdeki derin devlet karaktersizliğini göstermesi açısından; "Büyüsüyle sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor;” hipnoz yapıyor, size etki ediyor. Ama devlete, sizin malınıza, mülkünüze hakim olmak istiyor, sizi buradan sürüp çıkarmak istiyor diyor. Sen değil misin onlara ızdırap çektiren? “ Ne buyurursunuz?" Bakın, halkı tahrik ediyor ki, aleyhte konuşsunlar diye. Hz. Musa (a.s.)’ın aleyhinde konuşmasını istiyorlar. Çünkü susmuş adamlar belli. Anlaşılıyor, yalnız kalmış sürekli halkı kışkırtmaya çalışıyor o zamanın o kışkırtmacı basının etkisi olmayınca -şu anki bazı basın organlarının etkisi gibi- kamuoyunu kışkırtmak için, kalabalığa yönelik, bir kısım basının şu anki etkiyi yapmaya çalışıyor. Bir kısım radyo ve televizyonların yaptığı etkiyi yapmaya çalışıyor. Kışkırtma görevini yapıyor. 36-“Dediler ki: "Bunu ve kardeşini oyala” Bakın ismini de söylemiyorlar, bunu ve kardeşini. Gözaltına al diyorlar, muhafaza altına al. “Şehirlere de toplayıcılar gönder." O devirde basın olmadığı için, ancak halkı toplayarak propaganda yapabiliyorlar. "Bütün uzman-bilgin büyücüleri sana getirsinler. 37-“Bütün uzman bilim adamlarını getirsinler diyorlar. Konu yaratılış zaten. O zaman ki Darwinist, materyalist düşünceyle, yaratılışın tartışması var orada. Çağırılanlar da zaten uzman, bilgin diyor. 38-“Böylelikle büyücüler, bilinen bir günün belli vaktinde bir araya getirildi.” Halkın en çok dikkatini çekeceği bir ortamda. 39-“Ve insanlara da: ‘Siz de toplanıyor musunuz? Dendi.’" Şu anda televizyondan, insanlar seyrettiği için, o zaman ki imkanlarla kıyasladığımızda, aynı etkiyi yapmak için insanları toplamanın dışında bir yol yok. Ancak topluluğa hitap edebiliyor. 40-"Umarız ki, eğer galip gelirse biz de büyücülere uyarız" diyor, halk. Eğer bilim adamları “biz de büyücülere uyarız” oradaki adamlara uyarız diyorlar. Demek ki halk akıllı, kültürlü, bilgili insanların tavrına göre hareket ediyor. Bilimsel yönden, akılcı yönden kim galip gelirse, ondan yana tavır alıyorlar. 41-“Büyücüler geldiklerinde, Firavun'a: ‘Şayet biz galip gelirsek, bize bir ücret var gerçekten, değil mi?’ Dediler.” Küfürde her şey parayladır ya, dini imanı haşa paradır. Ona dikkat çekiyor Cenab-ı Allah. Satılırlar paraya göre. 42-"‘Evet’ dedi. ‘Üstelik şüphesiz siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız.’" Klan haline gelirler. Mesela iddia edilen Ergenekon terör örgütünü savunanlar, Firavuni bir klan halindeler, hep birbirlerini koruyup kolluyorlar. İşçilerine iş veriyorlar, imkan veriyorlar. 43-“Musa onlara dedi ki: ‘Atacağınızı atın.’" Önden onlara ne istiyorsanız atın diyor-ki, son vuruş esastır. 44-“Onlar da, iplerini ve asalarını atıverdiler ve: ‘Firavun'un üstünlüğü adına, hiç tartışmasız, üstün olanlar gerçekten bizleriz’ dediler.” Bakın, Allah adına demiyorlar. Devlet, Firavun’a göre ayarlanmış. Her yerde Firavun’un adı esas, Allah’ın adı esas olmuyor. Biz rejimden yanayız, Firavun’dan yana, deccaldan yana. 45-“Böylelikle Musa da asasını bıraktı, bir de (ne görsünler) o, uydurmakta olduklarını yutuyor.” Onlar o devirde Darwinizme, Materyalizme inanıyorlar. Yani Nil’in çamurlarından canlıların tesadüfler sonucu oluştuğuna inanıyorlar. Hz. Musa (a.s.) da yaratılışı savunuyor, onlarda Allah yaratmadı diyorlar. Öyle bir şey yok diyorlar. Şimdi; onarlın orada gördükleri ne? “Onların uydurmakta olduklarını yutuyor.” Yaratılış apaçık görülüyor. Çünkü tahta olan asa, bir anda yılana dönüşüyor. Normal yılan. Üstelik o, asaları da yutuyor. Adamın inkar edeceği gibi değil ki, asa ortada yok. Attığı ipler ortada dursa, adam halüsinasyon olduğuna inanacak ama, attıkları o bütün tahtadan, suni yılan görünümlü şeylerin hepsini fiilen yutuyor. Hakikaten onun bir yılan olduğunu anlamış oluyorlar. Evrimle olmuyor, tahtadan bir anda yaratılıyor, aniden oluşuyor. Üreyen, yiyen, içen bildiğin yılan. 46-“Anında büyücüler secdeye kapandılar.” Hemen iman ediyorlar. Demek ki yaratılışın ispat edilmesi, imana vesile oluyor. 47-“(Ve:) ‘Alemlerin Rabbine iman ettik’ dediler. 48-Musa'nın ve Harun'un Rabbine.’" Peygamberin tarif ettiği şekilde olan Allah’a iman ettik diyorlar. Çünkü herkesin Allah tarifi oluyor. Hıristiyanların tarifi ayrı, masonların ayrı, İslam’ın Allah’ı tarifi ayrıdır. Peygamberin (s.a.v.)’in tarif ettiği Allah, Allah’tır. Mesela tesliste tarif edilen şekilde olmaz. 49-“(Firavun) Dedi ki: ‘Ona, ben size izin vermeden önce mi inandınız?’” Bakın devlet, resmi ideoloji dayatıyor. İnanca musallat olmuş devlet. Ben ne dersem ona inanacaksınız diyor. Başka ideoloji olmaz, resmi ideoloji vardır diyor. Mesela İslam ülkelerinin çoğunda resmi ideoloji vardır. Dünyada da öyle, mesela Rusya’da resmi ideoloji vardır, Çin’de resmi ideoloji vardır. “Şüphesiz, o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür;” O yanlış düşünceyi size öğreten odur diyorlar. “Öyleyse yakında bileceksiniz. Şüphesiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sizin hepinizi gerçekten asıp-sallandıracağım." Daha önce hapsettireceğim diyor, şimdi kestireceğim diyor. Gittikçe azgınlığı ve şiddet boyutu artıyor. O terörist kafasını ortaya koyuyor, o Allah’sız sistem. İkinci aşamaya geçiyor, onda da katledeceğim diyor. Şehit edeceğim diyor. “Asıp-sallandıracağım." Yani şiddetin en yükseğini uygulayacağım diyor. Ki iddia edilen Ergenekon terör örgütü de Başbakanı da idamla tehdit ediyorlardı. 50-"‘Hiç zararı yok’ dediler.” Bakın görüyor musunuz delikanlı Müslüman ruhunu. "Çünkü biz gerçekten Rabbimiz'e dönücüleriz." Fark etmez istersen yap diyorlar. Zaten cennete gideriz, inşaAllah diyorlar, Allah’ın Katına gideriz. http://www.a9.com.tr/izle/115569/Kuran-Tefsiri/Suara-Suresi-27-50-Ayetlerinin-Tefsiri- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Şuara Suresi, 22-76 Ayetlerinin Tefsiri 15:57
Şuara Suresi, 22-76 Ayetlerinin Tefsiri 8 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Bana karşı lütuf-dediğin nimet de, İsrailoğulları'nı köle kılmandan dolayıdır." İsrail oğullarını köle kılmış o zaman Faşist devlet Komünist devlet Firavun’un devleti. Mesela Komünizm de ne oluyor? Toplum köle haline geliyor değil mi? Ne yapmış Firavun? Bütün İsrail oğullarını oradaki müminleri köle kılmış. Kendi emrinde çalıştırıyor. “Firavun dedi ki: "Alemlerin Rabbi nedir? Dedi ki: "Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında olan herşeyin Rabbidir. Eğer 'kesin bilgiyle inanıyorsanız' (böyledir)." Yani “doğrusu budur” diyor “senin dediğin gibi değil.” Yani “Darwinist, Materyalist bir düşünce değildir” diyor. “Çevresindekilere dedi ki: "İşitiyor musunuz?"Zübbelik yapıyor yani işitmediğinden değil. Vardır ya hakikaten duydun mu falan derler böyle, çakallık yapıyor. “(Musa:) Dedi ki: "O sizin de Rabbiniz, geçmişteki atalarınızın da Rabbidir." Bak, yeniden telkin yapıyor büyü altında olduğu için Firavun, bir daha aynı şeyi bir daha vurguluyor. “Dedi ki”, ama kapsamını genişleterek söylüyor. "O sizin de Rabbiniz, geçmişteki atalarınızın da Rabbidir." Geçmişteki atalarına kafası gitmesin diye o putperest kafasını yıkmak için, “Geçmişteki ataların da sapıktı” diyor. Şimdi var mesela müşrikler, bir şey söylediği vakit atalarına gönderme yapıyorlar. “Geçmişteki atalarınızın da Rabbi idi” diyor. “Ama onlar bilmediler yanlış yaptılar” diyor. “(Firavun) Dedi ki: "Şüphesiz size gönderilmiş bulunan elçiniz, gerçekten bir delidir." Çözüm bulamayınca ne yaparlar? Deli diyecekler. Peygamberimiz (s.a.v.)’e ne yaptılar? Deli dediler. Hz. Musa (a.s.)’a deli dediler. Hz. Mehdi (a.s.)’a ne diyecekler? Deli diyecekler. Çünkü çözüm bulamayınca ne yapsın? Baş edemeyince delilikle itham edecekler. "Eğer aklınızı kullanabiliyorsanız, O, doğunun da, batının da ve bunlar arasında olan herşeyin Rabbidir" dedi (Musa)”. Bak, Hz. Musa (a.s.) asla yılmıyor. Adam psikopatça konuşmasına rağmen aynı konuyu, Allah’ın varlığını, tevhid inancını, Allah’ın birliğini çeşitli delillerle ve fakat genişleterek, kapsamını değiştirerek anlatmaya devam ediyor tebliğe. Bir sözü birbirinin aynı olmuyor ama vurguyu ve çapını genişleterek onun kafasındaki büyüyü kırmak için devam ediyor. "Eğer aklınızı kullanabiliyorsanız”, hemen aklını kullanmasına yönelik onu uyarıyor çünkü aklını kullanmadığını anlamış. Firavun büyü altında, kafa gitmiş, hipnoza girmiş. "Aklınızı kullanabiliyorsanız, O, doğunun da, batının da ve bunlar arasında olan herşeyin de Rabbidir" dedi (Musa)”. Çünkü onlarda belirli ilahlar var ya şuraya şu ilah, buraya bu ilah, “Herşeyin Rabbidir” deyince tamamını kapsayan bir güç olduğunu Allah’ın söylüyor. “(Firavun) dedi ki: "Andolsun”, bir de yemin ediyor ama kendi dinine göre yemin ediyor tabii. Müslüman yemini değil bu. Buradan da anlıyoruz ki, küfrün de yemini oluyor. Delaletin de yemini oluyor. Mesela imansızların da yemini olur. "Andolsun, benim dışımda bir ilah edinecek olursan, seni mutlaka hapse atacağım." Resmi ideoloji, devlet dayatma yapıyor. “Vatandaşa benim inancımda olacaksın” diyor. Yoksa çözüm ne? Zindan, “Hapse atacağım” diyor. Hz. Musa (a.s.)’ı gerçi hapse atamamıştır ama hapisle korkutmaya çalışıyor. O zaman hukuk sistemi ile korkutmaya çalışıyor. Hukuka derin devlet hakim o devirde, normalde hapse atamaması lazım, yargılamada hakim yargılaması lazım ama derin devlet hakimiyeti olunca, derin devlette artık mahkemeler usulü mahkemelerdir. Yani derin devlet mahkemeleri yönetir, talimat verir, mahkeme gereğini yapar. Yani hakim göstermeliktir derin devlette. “Seni mutlaka hapse atacağım” dedi. "Musa dedi ki: Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?" Çok net bir delil getirsem de mi, reddedemeyeceğin bir delil de? Mesela biz de Darwinizm’e, materyalizme karşı net delil getiriyoruz ama Firavuni yapı, hiçbir şekilde kabul etmez. “(Firavun) Dedi ki: "Eğer doğru söylüyorsan, onu getir.” Yine de adam da bir psikopat falan ama demokrat yanı da var aslında, o da acayip. Normalde hiç bunu dedirtmez. Çünkü gücü var direk hapsettirir, attırabilir. Orada şehit ettirebilir ama yapmıyor. O biraz da halkın kafasında bir şey kalmasın diye her halükarda fikri yönden, imani yönden kıpırdanma olur, onu tamamen ortadan kaldırayım diye düşünüyor. Yani imani bir kıpırtının kalmasını ileride tehlike meydana getireceğini düşünerek hiçbir delil kalmasın diye uğraşıyor. “(Firavun) Dedi ki: "Eğer doğru sözlü isen, onu getir."”Tabii, onu getir dediği de bunu yok etmek için, yeni bir delil varsa onu yok etmek istiyor. Bir sorun çıkmasın diye kendi kafasınca. “Bunun üzerine asasını bıraktı, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oldu”. Böyle hareket etmeye başlıyor asası herkesin gözü önünde. “Elini çekip çıkardı” kalbinin üzerine doğru sokuyor elini, “Bir de (ne görsün) o, bakanlar için 'parlayıp aydınlanmış'” diyor. Bak, hem parlamış, hem aydınlanmış. “(Firavun,) Çevresindeki önde gelenlere” yani oradaki seyredenlere, "Bu” dedi, "Doğrusu çok bilen bir büyücüdür", çok bilgisi var, çok yaman bir büyücü diyor. "Büyüsüyle sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?" Bak, "Büyüsüyle sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor; ne buyuruyorsunuz?" Şimdi halkı ikna etmek için, halkı galeyana getirmek, verilecek cezayı yönlendirmek için devlet erkanını tahrik ediyor. Yani hukuki sistemle tahrik ediyor. Meydana gelecek eylemi makul hale getirmeye çalışıyor. Belli ki ya şehit etmek amacında veyahut hapsettirecek. Ama şimdi orada biraz da demokrat ve hoşgörülü takıldığı için, öyle bir üslup verdiği için direkt uygulayamıyor. Onu makul hale getirmek için zemin ve topluluğu tahrik ederek onların desteğini almaya çalışıyor. Bak, "Büyüsüyle sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor; ne buyuruyorsunuz?" Şimdi adamın malının, mülkünün elinden alınıp, sürülüp çıkarılması, şimdi bu masum bir amaç değil onlar için. Adamları tahrik ediyor. Adamları ne ile tahrik ediyor? Malınızı mülkünüzü elinizden alacak. Adam mala mülke zaten hasta, kafayı onunla bozmuş, aklını onunla bozmuş mal, mülkle. Mal mülk delisi olduğu için en hassas noktaları, “Sizin malınız mülkünüzü elinden alacak” diyor. Ve “Yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor”, onu, “Yurdunuza hakim olmak istiyor” diyor. Onların milliyetçi duygularını tahrik ediyor. “Ne buyuruyorsunuz?” diyor. Böyle deyince zaten bir insan ne der? Hemen asalım, keselim diyecektir. “Dediler ki: "Bunu ve kardeşini oyala, şehirlere de toplayıcılar gönder." Normalde onlardan öldürelim demesini beklerken adamlarda biraz o devletin sisteminden dolayı demek ki biraz tartışmaya, fikre açık olmuşlar o dönemde Firavun’un takımı. “Dediler ki: "Bunu ve kardeşini oyala, tutukla, şehirlere de toplayıcılar gönder", bunu ispat edin diyorlar. Tehlikeli bulmuşlar benim gördüğüm. Yanlış olduğunu, bunun bir büyü olduğunu ispat edelim. "Bütün uzman-bilgin büyücüleri sana getirsinler." Bütün bilim adamlarını sana getirsinler. Yalnız bu, “Yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor” buna takıntılı zaten Firavun. Bunun sebebi Tevrat’ta Hz. Mehdi (a.s.)’ın dünya hakimiyeti olacağına dair çok fazla açıklama var Tevrat’ta. Buna Tevrat’ı okutmuşlar, Firavun’a, anlaşılan o görünüyor. Tevrat’ı da okumuş, incelemiş. Tevrat’ta dünya hakimiyetini görünce, bütün dünyaya hakim olacağını görünce Hz. Mehdi (a.s.)’ın, Hz. Musa (a.s.)’ın zamanında bu olayın olacağını düşünmüş gibi görünüyor. Bizzat Hz. Musa (a.s.)’ın bu hakimiyeti yapacağını zannetmiş olabilir. Çünkü Hz. Musa (a.s.) öyle bir iddiada değil. Hz. Musa (a.s.)’ın isteği, diyor ki, “Beni ve kavmimi bırak biz gidelim sadece” diyor. “Senin vatanın, milletin sana kalsın” diyor. “Bizim topraklarımız da sana kalsın” diyor. Kendi topraklarından da vazgeçiyorlar onlar. “Onu da sana vereceğiz. Her şeyi sana vereceğiz. Biz canımızı kurtarmak istiyoruz. Sen bizi bırak gidelim” diyorlar. Firavun da diyor, “Yok, siz gitmek amacında değilsiniz. Siz dünyaya hakim olmak istiyorsunuz” diyor. “Ve siz Mısır ülkesine de hakim olmak istiyorsunuz” diyor. Allahualem Tevrat’tan kanaati gelmiş. Halbuki o Hz. Mehdi (a.s) devrinde olacak bir olay, Hz. Musa (a.s) devrinde değil. O korkudan dolayı fikri, yönden üstün geleceğinden korktukları için sürekli bilimsel yönden ezmeye, bilimsel yönden neticelendirmeye çalışıyorlar. Şu anda da Darwinist’ler yenildiler ya, bilimsel yönden galip gelebilmek için bu sefer çırpınmaya başladılar, devletin imkanlarını kullanmaya başladılar. Mesela ŞEŞ Tv’yi kullanıyorlar, TRT’yi kullanıyorlar Darwinist’ler. O zaman Firavun’un takımı böyle yapıyordu, şimdi de Darwinist’ler bunu yapıyor. Bu devrin materyalistleri de, Firavun gibi onlarda materyalist düşüncedeler. Tabi ben onlar Firavun’dur demiyorum. Ama materyalist düşünce açısından aynılar materyalistler. Dolayısıyla galip gelmek için, artık devletin imkanlarına da sarılmış durumdalar. Yani ŞEŞ Tv’yi ve TRT’yi kullanıyor olmaları ve Bilim Teknik Dergisi’nde halen Darwinist yazılar yazmaları ve bilimsel olarak ispat ettiğimiz halde, bilimsel delilleri hiçbir şekilde yayınlamaya yanaşmamaları, bunu gösteriyor. Demek ki bilimsel yönden galip gelmeye çok önem veriyorlar. Galip gelemezler ayrı mesele. "Bütün uzman-bilgin büyücüleri sana getirsinler." Bak hep uzman, paleontoloji uzmanı oluyor, Jeoloji uzmanı oluyor ve bilgin. Uzman ve bilgin, fakat büyücü. Doğru söylemiyor çünkü. Telkin yapıyor, yanlış ve doğru olmayan, yalan olan bilgileri veriyor. Mesela,  hiçbir şey yok, fosil yok, kullanacakları. Ama çizim olarak kullanıyorlar. Mesela proteinler tesadüfen meydana gelemiyor,  ama meydana geliyormuş gibi göstertiyorlar. Halbuki, hepsi biliyor olmayacağını.  “Böylelikle büyücüler bilinen bir günün belirli vaktinde bir araya getirildi”  Yani büyük bir toplantı yapıp getiriyorlar, mesela onlarda ne yapıyor şu anda da? Televizyon kullanılıyor, radyo kullanılıyor, geniş kitlelere hitap edebilmek için.  “Ve insanlara sizde toplanıyor musunuz? dendi.” Yani insanlarında kanaatini getirmek istiyorlar. Çünkü demek ki Hz. Musa (a.s.), halk arasında etkin hale gelmiş ki, onlarında kanaatini bozmaya çalışıyorlar. Kendi kafalarına göre bozmaya çalışıyorlar. Mesela diyor ki, “Musa'ya: "Kullarımı gece yürüyüşe geçir, çünkü izleneceksiniz" diye vahyettik. Bunun üzerine Firavun şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi. "Gerçek şu ki bunlar azınlık olan bir topluluktur;". Mesela Mehdi (a.s.) Cemaati de azınlık olan bir topluluk. “Ve elbette bize karşı da büyük bir öfke beslemektedirler” Bakın,  devleti tahrik etmek için neler yapıyorlar.”Bize karşı ayaklanmaya hazırlanıyorlar, bize karşı öfke duyuyorlar, vatanımızı elimizden alacaklar, değil mi? Bunlar hep tahrik edici ifadeler. “Biz ise uyanık bir grubuz” dedi” Yani “biz kültürlü, bilgili, kaliteli insanlarız” diyor, “ama onlar değil” diyor.  Yani onların gururlarını da okşuyor. “Böylelikle Biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık;” yani, demek en güzel yerler onların elindeymiş, bahçeler,  pınarlar yani zenginlik devletin zenginlikleri, milletin zenginlikleri onların kontrolünde,  “hazinelerden” devletin hazinesi de onlarda, “ve soylu makamlardan da” işte krallık, prenslik, “ hepsinden sürüp çıkarttık”  diyor Allah, “ işte böyle; bunlara İsrailoğulları`nı mirasçı kıldık” “o devrin Müslümanlarına mirasçı kıldık” diyor Allah. 74. ayette “ "Hayır" dediler. "Biz atalarımızı böyle yaparlarken bulduk."Darwinist’ler ne oluyor? Atalarını bu şekilde bulmuşlar. 1940’lardaki ataları böyle, Sümerler böyle, Firavun’un ekibi böyle, hepsi Darwinist.  (İbrahim) Dedi ki: "Şimdi, neye tapmakta olduğunuzu gördünüz mü?" "Hem siz, hem de eski atalarınız?" Yani “böyle sapkın ve yanlış bir inanç izindesiniz” diyor. Onun için bizi takip eden kardeşlerimiz Darwinizm konusunda hiç dikkatlerini dağıtmasınlar, ısrarla hem TRT`yi uyarsınlar, hem ŞEŞ Tv`yi hem devleti uyarsınlar, yani devletin gücü yetmiyor demek ki şuan, hükümetin gücü yetmiyor, bu görülüyor. Yani hükümete destek verelim, yani hükümetin gücü yetmiş olsaydı, TRT`de bunu durdururlardı. Demek ki hükümetin üstünde bir güç bu, yapı. Yani hükümetin kontrol edemediği bir durum var. Çünkü hükümet gidin Darwinizm’i anlatın demez, materyalizm’i anlatın demez, bak, Darwinist, dünyadaki Darwinist etkinin gücünü burada görün işte. Onun için hükümete burada destek verip, ısrar edilince, hükümet sizlerin desteğini ve ısrarını gerekçe göstertip, orda bir bilimsel müdahale yapma imkanı doğabilir ki bütün Avrupa’yı karşısına alması gerekir, bütün Amerika’yı karşısına alması gerekiyor böyle bir şeyde. Yani “Darwinizm bir aldatmacadır” diyen hiçbir başbakan çıkmamıştır. Hiçbir başbakan çıkıp diyemez dünyada. Siz hiç duydunuz mu? OKTAR BABUNA: Duymadık Hocam, evet. ADNAN OKTAR: Diyemezler. Yani bir protein tesadüfen meydana gelemez diyemez bir başbakan. Ama “Darwnizm’e ben inanıyorum” diyen başbakanlar yüzlerce,  binlercedir. Hepsi der, büyük bir bölümü der. Yani çok nadirdir demeyen . Ama “350 milyon fosil, yaratılışı ispat ediyor” diyemez bir başbakan. Cumhurbaşkanı diyemez bunu. Ama “evrim doğrudur, Darwinizm doğrudur” derler, inşaAllah. İşte buda, dünyadaki Darwinist diktatörlüğün gücünü göstertiyor. http://www.a9.com.tr/izle/122935/Kuran-Tefsiri/Suara-Suresi-22-76-Ayetlerinin-Tefsiri- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Nasser Al Qatami - 26 - Şuara Sûresi ve Meali  720p 29:30
Nasser Al Qatami - 26 - Şuara Sûresi ve Meali 720p 8 izlenme - 2 yıl önce Türkçe Mealli Kur`an-ı Kerim Videoları için: http://www.youtube.com/user/ozkulersin http://www.facebook.com/meallivideo http://www.izlesene.com/iz/ozkulersin Meal tercihi olarak başta Diyanet eski meali ve Elmalılı Hamdi Yazır meali. Açıklamalı kısmı içinse Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri, Elmalılı Hamdi Yazır Tefsiri, Kurtubi Tefsiri, Beydavi Tefsiri ve Feyzül Furkan meali tercih ediyorum. Yayınlamadan önce her ne kadar kontrol etmeye çalışsam da gözden kaçan yazım hataları ve ses yazı sekron sorunları olabiliyor gözünüze çarpanları video yorumunda belirtirseniz en kısa sürede düzeltip yeniden yayınlarım. Videoları paylaşıp herkese ulaştırmayı ihmal etmeyin.
Şuara Suresi, 1-26 Ayetlerinin Tefsiri 09:17
Şuara Suresi, 1-26 Ayetlerinin Tefsiri 7 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: Şuara Suresi. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Şeytandan Allah’a sığınırım. 1-“Ta, Sin, Mim. 2-Bunlar, apaçık olan Kitab'ın ayetleridir.” Birçok adam çıkar der ki; “Kuran anlaşılmaz.” Allah, “apaçık” diyor, “yok açık değil” diyor. “Kırk yıl geçse anlayamayız” diyor. Allah diyor ki, “küfredenler anlayamazlar Kuran’ı” diyor. O da “ben anlayamıyorum Kuran’ı” diyor. Allah apaçık diyor. “Yok apaçık değil, kapalıdır” diyor. Allah akıl fikir versin. 3-“Onlar mü'min olmayacaklar diye neredeyse kendini kahredeceksin (öyle mi?)” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e Cenab-ı Allah. Halbuki onlar kaderinde iman etmeyecek şekilde yaratılıyorlar. Peygamberimiz (s.a.v.) dünya tatlısı, çok üzülüyor onlar iman etmiyorlar diye. Rahatsızlanıyor artık. Onun için Allah, “kendini mi kahredeceksin onlar iman etmeyecekler diye” diyor. 4-“Dilersek, onların üzerine gökten bir ayet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilmiş kalıverir.” Hemen iman ettiririm istersem diyor Allah. Ama imtihan dünyası, onun için sende kendini üzme diyor Peygamberimiz (s.a.v.)’e. 5-“Onlara Rahman (olan Allah) dan yeni bir uyarı geldiğinde, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.” Niye? İmanları zayıf da onun için. Neymiş o zaman? İman zafiyeti önemli. İman takviyesi yapılması gerekiyor, imanlarının gelişmesi için iman hakikatlerinin anlatılması gerekiyor. 6-“Gerçekten yalanladılar;” Niye? İmanları zayıf olduğu için. Mesela İttihad-ı İslam olacak diyoruz, alay ediyor. Hz. Mehdi (a.s.) çıkacak diyoruz, alay ediyor. Hz. İsa Mesih (a.s.) diyoruz, alay ediyor. Allah diyor ki: “Fakat, alay konusu yaptıkları şeyin haberi kendilerine pek yakında gelecektir.” Biraz beklesinler, inşaAllah. 7-“Yeryüzünde bir bakmadılar mı ki, Biz onda her güzel (kerim) çiftten nice ürünler bitirdik.” Nasıl bakacağız? Bilimle bakabiliriz. Bunun için televizyon da gerekir, kitaplar gerekir, araştırma laboratuarları gerekir. Araştırma olmadan, bilim olmadan nasıl tespit edeceğiz bunu? Bir insanın tek başına yapabileceği bir şey değil. 8-“Şüphesiz, bunda bir ayet vardır; ancak onların çoğu mü'min değildirler.” Neden? İman zafiyetinden. Ne gerekiyormuş? İman hakikatlerinin anlatılması ve anlaşılması gerekiyor. 9-“Şüphesiz, senin Rabbin, gerçekten O, üstün ve güçlüdür, merhamet sahibidir.” Allah’ın güçlü olduğunu bilmesi, Müslüman’ın kalbinde ferahlık meydana getirir. Çünkü insan zayıftır. “Merhamet sahibidir.” Allah’ın kendisini cezalandırmayacağını, cehenneme koymayacağını, cennete koyacağını umması, merhamet sahibi olmasındandır Cenab-ı Allah’ın. 10-“Hani senin Rabbin, Musa'ya seslenmişti: ‘Zulmetmekte olan kavme git’" Deccaliyete karşı git. 11-“Firavun'un kavmine,” Deccalin kavmine“ Hala sakınmıyorlar mı?’ 12-“Dedi ki: ‘Rabbim, gerçekten ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.’ 13-Göğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor’” Allahalem tansiyonu yükseliyor, kalbinde çarpıntı oluyor. Çok güzel bir Peygamber Hz. Musa (a.s.), çok heyecanlı. Diğer peygamberlerde o kadar yok. Bizim Peygamberimiz (s.a.v.) de çok üzülmeye açık bir peygamber, Allah onu sürekli uyarıyor. Hz. Musa (a.s.)’da da Allahualem kalbinde bir basınç oluşuyor, yüksek tansiyona bağlı. Birde taşikardi var herhalde kalbi sıkışıyor. Çok heyecanlandığı için konuşmada da zorluk çekiyor. “Bundan dolayı Harun'a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril'i) gönder." Hz. Harun (a.s.)’ı bana yardımcı yap diyor. Ne demektir? Hz. İsa Mesih (a.s.)’la, Hz. Musa (a.s.) bir benzerlik gösteriyor. Ahir zamanla bir benzerlik var. Hz. Musa (a.s.) bir yardımcı istiyor. Hz. İsa Mesih (a.s.)’ın yardımcısı Hz. Mehdi (a.s.), Hz. Mehdi (a.s.)’ın yardımcısı da Hz. İsa (a.s.)’dır. 14-"Üstelik, onların bana karşı (davasını savunacakları bir cinayet) suçu(m) var; bundan dolayı beni öldürmelerinden korkuyorum." O devirde cinayet iddiası olduğunda öldürüyorlar. 15-“(Allah:) ‘Hayır,’ dedi. ‘İkiniz de ayetlerimle gidin,” Hz. Mehdi (a.s.) ve Hz. İsa (a.s.), “şüphesiz sizinle birlikteyiz (ve) işitmekteyiz.’" Bak ikisi. Ben her yerdeyim diyor Cenab-ı Allah. Firavun’un dediğini ben de işitiyorum diyor. Çünkü onun konuşmasını yaratan da Allah. 16-"Gecikmeksizin Firavun'a giderek deyin ki:” Bak gecikmeksizin. Deccaliyet için adam sallanıyor. “Darwinizmi, materyalizmi ezelim” diyoruz, “Darwin mi var?” Diyor adam. Üstüne çökmüş işte, ne demek “var mı?” “Gerçekten biz, alemlerin Rabbinin elçisiyiz," Hemen diyor Cenab-ı Allah, tebliğ gecikmeye gelmez. 17-"İsrailoğulları'nı bizimle birlikte göndermen için (sana geldik)." Bizim senin toprağında, makamında, mevkiinde gözümüz yok diyorlar. Bir hırsımız, bir talebimiz yok. Sadece İsrail oğullarını, Hz. Yakub (a.s.)’ın evlatlarını, o soydan olan kardeşlerimizi, Müslümanları bırak biz gidelim diyorlar. Bizi böyle ızdırap içinde bırakma, canımızı yakma gidelim diyorlar. 18-“(Gittiler ve Firavun:) Dedi ki: "Biz seni içimizde daha çocukken yetiştirip büyütmedik mi?” Halbuki Allah bir kader üzerine oraya gönderiyor. Orada onu sportmen olarak yetiştiriyor Cenab-ı Allah. Kültürlü ve bilgili olarak yetiştiriyor. Ama Firavun’u kullanıyor. En olmaması gereken şey onlar açısından. “Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirmedin mi?" Başına kakacak güya, halbuki her şeyi yaratan Allah. 19-"Ve sen, yapacağın işi (cinayeti) de işledin; sen nankörlerdensin." Diyor Firavun Hz. Musa (a.s.)’a. 20-“(Musa) Dedi ki: ‘Ben onu yaptığım zaman şaşkınlardandım.’" Bilerek yapmadım, kazara oldu diyor, cinayet olayı. 21-"Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım;” Öldürmenizden çekindiğim için kaçtım. “Sonra Rabbim bana hüküm (ve hikmet) verdi ve beni gönderilen (elçilerden) kıldı." Hz. Mehdi (a.s.) deccaliyete karşı kendini koruyacak ve gizlenecek. Mehdi’nin de heyecanlı bir hayatı olacak. O da takip edilenlerden olacak. Çünkü bu benzetmeyi Peygamberimiz (s.a.v.) yapıyor, onun için söylüyorum ben, hadis var. 22-"Bana karşı lütuf-dediğin nimet de, İsrail oğulları'nı köle kılmandan dolayıdır." Bana lütuf diye bir şey yapmış değilsin diyor. İsrail oğulları’nı köle kıldın kendine, bırakmıyorsun diyor. 23-“Firavun dedi ki: "Alemlerin Rabbi nedir?" Bak adam yine de bir dereceye kadar demokrat davranıyor. Şimdiki Firavunlar gibi değil. Bak kardeşimiz Almanya’da bir camide ahir zamandan İttihad-ı İslam’dan bahsetmiş. Adamlar kudurmuşlar İttihad-ı İslam’ı anlatıyor diye. Firavun 24-“Dedi ki: "Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında olan her şeyin Rabbidir.” Çünkü ayrı ayrı inandıkları için. Hepsini tek tek belirtiyor ki kafalarında vesvese olmasın diye. “Eğer 'kesin bilgiyle inanıyorsanız' (böyledir)." Vahye dayalı inanıyorsanız, böyledir diyor. 25-“Çevresindekilere dedi ki: "İşitiyor musunuz?" Yalnız olmadığını, onların da desteğini istiyor. Onlar sessiz dinliyorlar, etkilenmişler demek ki. Onun için onlara “işitiyor musunuz?” Diyor. Onları tahrik ediyor, münasebetsizlik yapmaları için. 26-“(Musa:) Dedi ki: ‘O sizin de Rabbiniz, geçmişteki atalarınızın da Rabbidir.’" Geleneksel dini inancında olmamaları için her zaman aynı din olmuştur diyor, İslam dinleri. http://www.a9.com.tr/izle/115563/Kuran-Tefsiri/Suara-Suresi-1-26-Ayetlerinin-Tefsiri- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Özcan Sarıer - Bugün Kur'an Dışında Her Şeye İnanıyoruz 03:27
Özcan Sarıer - Bugün Kur'an Dışında Her Şeye İnanıyoruz 10 izlenme - 2 yıl önce Özcan Sarıer - Bugün Kur'an Dışında Her Şeye İnanıyoruz
Şuara Suresi, 37-68 Ayetlerinin Tefsiri 14:07
Şuara Suresi, 37-68 Ayetlerinin Tefsiri 7 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: Yine Şuara Suresi; “Umarız ki, eğer galip gelirse biz de büyücülere uyarız” diyor. Şimdi Darwinistlerle Hz. Musa (a.s) karşı karşıya geliyor, o zamanın Darwinist ve materyalistleriyle. “Umarız ki, eğer galip gelirse biz de büyücülere uyarız.” Bir ayet öncesinden geleyim, oradan daha net anlaşılsın. 38. ayet; “Böylelikle büyücüler, bilinen bir günün belli vaktinde bir araya getirildi.” Yalnız bu büyücülerin bir özelliği var, 37. ayet bunu açıklıyor; “Bütün uzman-bilgin büyücüleri sana getirsinler.” Bilgin, bilim adamı büyücüler ama insanların beynini bilimsel sözlerle, felsefi sözlerle, fen ve felsefi görünüm altında büyülüyorlar. Adam diyor ki; “bilimsel konuşuyor, fenle konuşuyor, bilimle konuşuyor, dolayısıyla doğru konuşuyor” diyor. Ona büyü yapmış oluyor. “Böylelikle büyücüler, bilinen bir günün belli vaktinde biraraya getirildi.” Bu bilim adamları, büyücü bilim adamları. “Ve insanlara da: "Siz de toplanıyor musunuz? dendi." "Umarız ki, eğer galip gelirse biz de büyücülere uyarız."” Yani “bilim adamı gibi göstertilen bu büyücülere biz de uyarız” diyorlar, eğer galip gelirlerse. “Büyücüler geldiklerinde, Firavun'a: "Şayet biz galip gelirsek, bize bir ücret var gerçekten, değil mi?" dediler.” Şimdi de birçok Müslüman para karşılığı İslam’a hizmet ediyor. Karşı taraf da yine, deccaliyet yanlıları da yine para karşılığı yapıyorlar. Yani Allah rızası için yapılmasının önemine Kuran dikkat çekiyor. “"Evet" dedi. "Üstelik şüphesiz siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız."”  Şimdi bu devirde, iki şey, insanların üzerinde durdukları konu; bir para, bir de çevre edinmek. Çevre edindi mi çünkü orada ihale alabilir, başka bir şey alabiliyor, çıkar sağlayabiliyor, ticaret yapılıyor. Mesela Müslümanlarla konuştuğumuzda diyorlar; “niçin görüşmek istiyoruz?” “Sohbet edelim” diyoruz, “bir araya gelelim.” “Bir çıkar var mı, niçin toplanacağız?” diyorlar. Diyoruz, “biz Allah rızası için toplanacağız. Kardeşiz, birbirimizi sevdiğimiz için. Peygamberimiz (s.a.v)’in sünneti, Allah’ın da emri, Müslümanlar birbirini sever. Dost sohbeti, muhabbeti. “Öyle olmaz, o şekilde görüşmeyiz” diyor. “Yani bir çıkar olacaksa, bir bağlantı olacaksa, mesela bizim televizyonumuza para verecekseniz, şirketimize para verecekseniz veya bize bir çıkar sağlayacaksanız yahut bir ihalede, ortak olacaksak bir şeyde, o zaman görüşelim, yoksa niye görüşüyoruz ki?” diyor. Kuran ona dikkat çekiyor, o kafaya. Firavun kafası böyle. “"Evet" dedi. "Üstelik şüphesiz siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız." Musa onlara dedi ki: "Atacağınızı atın."” Yani elinizdeki delilleri atın, ortaya atın. “Onlar da, iplerini ve asalarını attılar ve: "Firavun'un üstünlüğü adına, hiç tartışmasız, üstün olanlar gerçekten bizleriz" dediler.” O zamanki yemin küfri bir yemin, Allah adına yemin yok, Firavun adına yemin var. Halbuki yemin Allah adına olur, değil mi? O zaman ki yemin; Allah’ın adı anılmayan, küfri bir yemin sistemi var. “İplerini ve asalarını,” ip attıklarında yılan gibi görünüyor, artık bir sistem kurmuşlar. Asaları da tabii çok acayip, mesela şu anda bile böyle teknoloji yok çok zordur. Yani bir asayı attığında yılan gibi görünmesi, yılan gibi hareket edip yürümesi çok çok zordur. Yani olağanüstü bir teknik kullandıkları anlaşılıyor, ilkel teknikle bu olmaz. "Firavun'un üstünlüğü adına, hiç tartışmasız, üstün olanlar gerçekten bizleriz" dediler. Böylelikle Musa da asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, uydurmakta olduklarını yutuyor.” Yani o iplikten, kumaştan yahut nereden yaptılarsa, bir de ağaçtan olan, yılan gibi görünen o asa, maddelerin hepsini yutmaya başlıyor. “Anında büyücüler secdeye kapandılar.” Yani demek ki adamlar hazırlarmış, şüphe ediyorlarmış ki “anında” diyor, yani hemen iman etmişler. “(Ve:) "Alemlerin Rabbine iman ettik" dediler. "Musa'nın ve Harun'un Rabbine."” Bu çok önemli. Kuran’ın tarif ettiği Allah’a iman etmek çok önemlidir. Mesela adam bir Allah tarifi yapar, o Allah değildir, başka bir şeyi tarif eder. Onun için Peygamberlerin tarif ettiği Allah’a iman çok önemlidir. Onlarda ne diyor? "Musa'nın ve Harun'un Rabbine." (Firavun) Dedi ki: "Ona, ben size izin vermeden önce mi inandınız?” Resmi ideoloji dayatmacıdır, biliyorsunuz. “Benim bir inancım var” der,  “bunu kabul edeceksiniz.” O zamanın resmi ideolojisi ne? Firavun’un düşüncesi. “Bunu kabul edeceksiniz” diyor. Yani vatandaşın neye inanacağını devler karar veriyor, vatandaş kendi karar veremiyor. Resmi ideoloji karar veriyor. “Gerçek şu ki; o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür.” O büyücülere de, oraya gelen bilginlere de “öğretti” diyorlar, o yutma olayını, yani o asanın yılan haline gelip de yutmasını, “size öğreten yine Musa,” ondan şüpheleniyorlar bu sefer. Bu olağanüstü bir bilgi olduğu için, çünkü orada zaten attıkları asa hareket ediyor adamların ama bu atılan asa da onları yutuyor. Yutunca, ne diyor? “O büyüyü size öğreten Musa’dır” diyorlar, şüpheleniyorlar. Yani iman etti mi bir anda siliyorlar, görüyor musun? Daha önce Firavun kendi adamı gibi görürken, çok yakınıyken, “yanımda sizi işe alacağım, size imkan tanıyacağım, sizi koruyup kollayacağım, para vereceğim” diyor, bir anda “o zaman sen onun adamısın” diyorlar. Yani “Hz Musa (a.s)’ın adamısın.” "Öyleyse yakında bileceksiniz. Şüphesiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim.” İddia edilen Ergenekon Örgütü, biliyorsunuz domuz bağı ile insanları şehit ediyordu. “ve sizin hepinizi gerçekten asıp-sallandıracağım.” İddia edilen Ergenekon Örgütü sürekli asma ile tehdit ediyordu bütün insanları, muhalifleri, hep “asacağız.” Hatta idam resimleri falan yayınlıyorlardı. “"Hiç zararı yok" dediler.” Çünkü kaderde olan olacağına göre, zarar nasıl olsun? Zarar yok demektir, hiç  zarar yok. “Çünkü biz gerçekten Rabbimiz'e dönücüleriz.” Zaten Allah’ın yanına dönüceğiz, eninde sonunda öleceğimize göre, değil mi? Allah’ın dediği olacağına göre, “hiçbir mahsuru yok” diyorlar.  “Doğrusu biz, iman edenlerin ilki olduğumuzdan dolayı Rabbimiz'in bizim hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz.” “Doğrusu biz iman edenlerin ilki olduğumuzdan dolayı,” yani “o kavim içerisinde, “ilk iman edenlerden olduğumuzdan dolayı,” “Rabbimiz’in hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz.” İlk iman etmek demek ki çok önemli bir şey. Mesela Hz. Ali (r.a) ilk iman edenlerdendi, çok makbuldur. O yüzden onun, bağışlanmada bir vesile olacağına inanıyorlar. Mesela bir toplum çoğu dinsiz, imansız ama içinden çıkar da iki-üç kişi iman ederse, bu çok üstün bir şeydir. Yani öncü olmak. “Musa'ya. "Kullarımı gece yürüyüşe geçir, çünkü izleneceksiniz" diye vahyettik.” Müslümanların gece faaliyetine Kuran dikkat çekmiş oluyor. Bir de izleneceklerine, Müslümanlar izlenebilir, yani onları izleyenler olabilir. Küfürden, delaletten, tuğyandan onları adım adım izleyenler olabilir, ona dikkat çekiyor Cenab-ı Allah. “Bunun üzerine Firavun şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.” Bunun üzerine Firavun, benim gördüğüm sıkıyönetim ilan ediyor, yani askeri darbe meydana geliyor ve asker toplayıcılar gönderiyor. Genel, toplu, şehirde tutuklama ilan ediyor. Yani orduyu halkı tutuklama görevi ile görevlendiriyor Firavun. Ve çok geniş çaplı bir tutuklama emri, binlerce kişinin tutuklanması için emir. “Gerçek şu ki bunlar azınlık olan bir topluluktur.” “Sayıları az” diyor Müslümanların, “fakat bunların hepsinin toplanması gerekir” diyor. İddia edilen Ergenekon Örgütü ne yaptı? Üç milyon Müslüman’ı fişledi. “Bir gecede hepsini toplayalım” dediler. Tam aynısıdır, o olayın bir tekrarı bu da “Ve elbette bize karşı da büyük bir öfke beslemektedirler.” Diyorlar ki bunlar, küfür; “Müslümanlar bize karşı büyük bir öfke beslemektedirler.” Kendi kendilerini tahrik ediyorlar. Onları şehit etmek, ezmek için gerekçe geliştiriyorlar. Bu iddianame gibi bir şey. Bir kere azınlık topluluk, çoğunluk değil. “Azınlık olduğuna göre zaten ezilmeleri gerekiyor” diyorlar. Azınlıklara karşı, Firavun sistemde ezme psikolojisi vardır. Müslüman oldu mu azınlık, ezerler. “Ve elbette bize karşı da büyük bir öfke beslemektedirler.” Öfke beslediğine göre kendini koruması gerekiyor tabii. Koruması gerektiği için de onları ezmesi mubah hale gelmiş oluyor. Yani ezmenin gerekçesini hazırlamış oluyorlar. “Biz ise uyanık bir grubuz.” Yani kendilerinin daha kaliteli, daha üstün, daha akıllı, daha rey sahibi, oy sahibi varlıklar olduklarını düşünüyorlar. Onların da rey veremeyecek derecede, oy veremeyecek şekilde, kanaat bildiremeyecek şekilde ilkel, cahil ve ezilmesi gereken bir topluluk olduklarına inanıyorlar. Müslümanlara bir zamanlar küfrün uyguladığı bir yöntem. “Böylelikle biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık.” Genellikle bu tip yöneticilerin bahçeli evleri oluyor. Pınarları oluyor. Halktan aldıkları parayla, halkın imkanlarıyla, tiranlar böyle azılı deccaller… Ne yaptı Saddam? Kendine saraylar kurdu. Her şehirde bir sarayı vardı adamın. Bahçeler var, pınarlar var içinde. “Oradan sürüp çıkarttık” diyor Allah. Demek ki firavunların böyle yerlerde kalması kısa sürüyor. “Sürüp çıkarttık.” “Hazinelerden ve soylu makam(lar)dan da.” Mesela Irak’ın bütün paralarına el konuldu, hazinelerinin içine girildi. Gazetelerde resimleri oldu. Bütün merkez bankasına girildi, altınlarına el konuldu, yani devlet hazinesi tamamen ellerine geçti karşı tarafın. “Soylu makam(lar)dan da.” Hepsini, paldır küldür aşağı indirdiler, bakanları, makanları tutukladılar hapse attılar. “İşte böyle; bunlara İsrailoğullarını mirasçı kıldık. Böylece (Firavun ve ordusu) güneşin doğuş vakti onları izlemeye koyuldular.” Güneşin doğuş vakti, yani gece ilerliyorlar ama artık gündüz olmuş fakat firavun ordusu güneşin doğuş vaktini bekliyor. Gece karanlıkta hareket etmiyorlar. “Güneşin doğuş vakti onları izlemeye…” Çünkü arabaları, şunları, bunları olduğu için. “İki topluluk birbirini gördükleri zaman Musa'nın adamları: "Gerçekten yakalandık" dediler.” Bir bakıyorlar ki firavunun ordusu çölde belirmiş. Tozu dumana katmış. Ordu üstlerine doğru geliyor. “"Gerçekten yakalandık" dediler.” Tevekkül etmiyorlar. “(Musa:) "Hayır" dedi. "Şüphesiz Rabbim, benimle beraberdir; bana yol gösterecektir."” Mutlaka bir hayır vardır. Mutlaka Allah o şeyde bir hikmet yaratmıştır. Mutlaka Allah bir yol gösterir. “Bunun üzerine Musa'ya: "Asanla denize vur" diye vahyettik. (Vurdu ve) Deniz hemencecik yarılıverdi de her parçası kocaman bir dağ gibi oldu.” Deniz çekiliyor dev dalga şeklinde. Deniz çekiliyor. Yani onların geçebileceği gibi yer açılmış oluyor. “Ötekileri de buraya yaklaştırdık.” Firavun ordusu oraya yaklaşıyor. “Musa'yı ve onunla birlikte olanların hepsini kurtarmış olduk.” Onlar karşı yakaya geçiyorlar, tamamı geçiyor. Onlar karşıya geçtikten hemen sonra firavunun ordusu denizden içeri, kuru zeminden içeri giriyorlar, arabalarıyla beraber. Tam orta noktaya geldiklerinde, deniz büyük bir gürültüyle geri kapanıyor. Çok yüksek dev dalgalar, mesela on metrelik, on beş metrelik dalga, tsunami dalgası gibi. Bir de bunun yıkıcı etkisi vardır. Yani normal dalga gibi değildir. Yani vurdu mu parçalar, çok şiddetlidir tsunami dalgası. “Sonra ötekileri suda boğduk. Şüphesiz, bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu iman etmiş değildirler.” İnsanların çoğu da iman etmiyorlar ahir zamanda. “Gerçekten Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.” Allah güçlüdür, üstün olandır. Hepsinden üstündür ve insanları esirger. Müminleri esirger. Yani müminlere ne saldırı olursa olsun, mutlaka hayır vardır. Mutlaka esirgenme altındadır Müslümanlar. “Onlara İbrahim'in haberini de aktar-oku: Hani, babasına ve kavmine: "Siz neye kulluk ediyorsunuz?" demişti.” Deminki yere geldik. Hz. İbrahim (a.s)’ın yöntemlerinde de, Hz. Musa (a.s)’ın yöntemlerinde de hayır vardır. Müslümanlara bir  saldırı olduğunda, Müslümanlar “eyvah, yakalandık” demeyecekler, bir de bakacaklar ki çok büyük bir hayırla karşılaşmış olurlar. Mesela birşey elinden çıkıyor. Bir de bakar ki çok büyük hayır var. Çünkü ele geçirilene zehir etkisi yapar, elinden kaybedene de bereket etkisi yapar.  http://www.a9.com.tr/izle/106068/Kuran-Tefsiri/Suara-Suresi-37-68-Ayetlerinin-Tefsiri- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Şuara Suresi, 221. Ayetinin Tefsiri 01:07
Şuara Suresi, 221. Ayetinin Tefsiri 6 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: “Şeytanların kimlere inmekte olduklarını size haber vereyim mi?” Münafıkların üzerine iner şeytanlar, küfrün üzerine iner. “Onlar, ‘gerçeği ters yüz eden’,...” yani gerçek ortada, bambaşka bir şekle getiriyor. Kuran mesela bize mutluluk, sevinç veriyor; adam bize azaba çevirttiriyor. Kuran bize hürriyet veriyor, o baskıya çevirttiriyor. “Günaha düşkün olan her yalancıya inerler.” “Günaha düşkün,...” sürekli uydurmaca ve yeni yeni ilaveler yaptığı için, müthiş günaha giriyor. “Her yalancıya iner.” Sürekli yalan söylüyor. Allah onu açıklıyor, bak; “...günaha düşkün, her yalancıya inerler.” Özelliği ne, yalan söylemesi. Yani dine yeni ilaveler yapması. “Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler.” (Şuara Suresi, 221) İşte bu yobaz takımına, bu cahil cühela takımına kulak veriyorlar ve “...çoğu...” diyor Allah, “yalan söylemektedirler.” Sağa dönüyor yalan söylüyor, sola dönüyor yalan söylüyor konu bu. http://www.a9.com.tr/izle/105765/Kuran-Tefsiri/Suara-Suresi-221-Ayetinin-Tefsiri- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Şuara Suresi, 28-38 Ayetlerinin Tefsiri 06:06
Şuara Suresi, 28-38 Ayetlerinin Tefsiri 5 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR:“Elçiniz, gerçekten bir delidir." Diyor. “Eğer aklınızı kullanabiliyorsanız” diyor Hz. Musa (a.s) da. O da kapalı olarak, onların aklını kullanamayan adamlar olduğunu söylüyor. “O, doğunun da, batının da ve bunlar arasında olan her şeyin de Rabbidir" dedi (Musa).” Aklını kullanan için böyle, yoksa “aklını kullanamayan akılsızsınız” diyor, “aksi durumda akılsızsınız.” “(Firavun) dedi ki: "Andolsun, benim dışımda bir ilah edinecek olursan, seni mutlaka hapse atacağım."” Deccaliyet, o devrin Mehdi’sini susturmak için mutlaka bir engel meydana getirmeye çalışıyor, bir yöntem. Delilik iftirası atıyor, olmuyor; onunla baş edemiyor. “O zaman ne yapalım?” diyor, “hapse atarız” diyor. Mehdileri hep susturmak ve durdurmak için, hapis yöntem olarak gösterilmiş. Çünkü cemaatinden ayrılırsa Mehdi cemaatin dağılacağına inanırlar. Hz. Musa (a.s) da eğer hapsedilirse cemaatinin dağılacağına inanıyorlar, yani Müslümanların dağılacağına inanıyorlar, güçsüz kılmak için böyle bir fikir geliştiriyorlar. “Seni mutlaka hapse atacağım. (Musa) Dedi ki: "Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?"”“Alenen, net deliller getireceğim” diyor. Apaçık delil, yani hüccet, el hüccet. O devrin Mehdi’si, Hz. Musa (a.s) delille konuşuyor. “(Firavun) Dedi ki:” o devrin deccali dedi ki; “Eğer doğru sözlü isen, onu getir.” “Görelim delilini” diyor. “Bunun üzerine asasını bıraktı, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi.”Tahtadan, kuru tahtadan ne oluyor? Yılan oluşuyor, bir anda. İlk neyi ispat ediyor Hz. Musa (a.s)? Yaratılışı ispat ediyor. Çünkü onlar o zaman evrim teorisini savunuyorlar, materyalist ve Darwinist düşünceyi savunuyorlar, “Nil’in çamurlarından oluştu” diyor. Hz. Musa (a.s) da diyor ki; “her şeyi Allah yaratmıştır, Nil’in çamurlarından değil” diyor. “O zaman bize bir ispat göster” diyorlar. O da yaratılışı ispat etmek için elindeki tahtayı atıyor, asayı; kuru tahta, atar atmaz yılana dönüşüyor. Hemen yaratılışı ispat etmiş oluyor bunu yapmakla, yani evrimin olmadığını, Allah’ın ani yarattığını göstermiş oluyor. Yılan ne kadar kısa sürede yaratılıyor? Bir saniyede yaratılıyor. Hani evrim vardı? Yok, işte görüyorsun. Sihirbazlar da görüyor, hepsi görüyorlar; bir anda oluşuyor. “Açıkça bir ejderha oldu. Elini de çekip çıkardı, bir de (ne görsün) o, bakanlar için 'parlayıp aydınlanmış'.” Beyaz elleri, bembeyaz; elini göğsünün içine sokuyor, çıkardığında bembeyaz elleri. Masonlar da bu Kuran ayetine ve Tevrat’a dayalı olarak, sağ ellerini göğüslerinin içine sokarlar bu şekilde ve beyaz eldiven giyer Masonlar, o ayetin anlamını vurgulayacak şekilde, Tevrat’ta da vardır aynı hüküm. Oradan kalma bir gelenek ve inanç olarak beyaz eldiven giyerler ve mason işaretidir biliyorsunuz, sağ elin kalp hizasına bu şekilde sokulması. Birbirlerini tanımada da kullanırlar masonlar, ellerini kalplerinin üzerine koyarak. “(Firavun,) Çevresindeki önde gelenlere: "Bu" dedi, "Doğrusu bilgin bir büyücüdür."” Bu sefer de, baş edemeyince büyücüye çeviriyor, sürekli şekil değiştiriyor. Önce “deli” diyor, sonra hapisten bahsediyor, sonra “büyücü” diyor. “Ama çok bilen bir büyücü” diyor, “büyü yaptı” diyor. “Büyüsüyle sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?” Bakın, bu sefer de milliyetçi duyguları ağır yani vatan hainliği ile itham ederek suçun kapsamını ceza maddelerinin en ağırına çevirmeye çalışıyor. Çünkü önce bir delilik diyor, deliliğin hükmü hafif oluyor tabii onlar için. Büyücülük diyor, onun da hükmü hafif. Ne yapsın hapsedilebilmek için yahut öldürebilmek için, vatan hainliği gerekiyor. Ağır, devlete karşı işlenmiş bir suça çevirmeye çalışıyor, siyasi suça çevirmeye çalışıyor. O devrin kanun maddesinin siyasi suçlara bakan yönüne ağırlık vererek oradan bir netice almaya çalışıyor. “Sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor.” “Zor kullanacak size” diyor, çete kapsamına sokmaya çalışıyor. Büyük kapsamlı bir çete kurduğunu Hz. Musa (a.s)’ın ve illegal oluşumla onları şiddet kullanarak sürüp çıkaracağını iddia ediyor. “Ne buyurursunuz?” diyor. İddianame, “ne buyuruyorsunuz” dediği bu, iddianameyi tanzim ediyor ve söylüyor; oradaki kişiler de hakim hükmündeler, savcı olarak açıklıyor. “Dediler ki: "Bunu ve kardeşini oyala, şehirlere de toplayıcılar gönder."” “İkisini gözaltına al, onu ve kardeşini gözaltına al, şehre de toplayıcılar yolla” diyor. “İnsanları bir araya toplayacak gibi büyük bir toplantı günü ayarlayalım” diyor. “Bütün uzman-bilgin büyücüleri sana getirsinler.” O devrin Darwinist, materyalist ne kadar alimi varsa; insanlara büyü yapan, insanları sürekli telkinle etki altına alan ne kadar takım varsa hepsini getiriyorlar. “Böylelikle büyücüler, bilinen bir günün belli vaktinde bir araya getirildi.” Bir bayram günü bir araya getiriliyorlar, sabah erken.  http://www.a9.com.tr/izle/106272/Kuran-Tefsiri/Suara-Suresi-28-38-Ayetlerinin-Tefsiri- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Şuara Suresi, 51-66 Ayetlerinin Tefsiri 05:37
Şuara Suresi, 51-66 Ayetlerinin Tefsiri 4 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: 51-“Doğrusu biz, iman edenlerin ilki olduğumuzdan dolayı Rabbimiz'in bizim hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz." İlk iman edenlerden olduğumuz için, bağışlayacağını umuyoruz, cennete gideceğiz inşaAllah diyorlar. 52-“Musa'ya: ‘Kullarımı gece yürüyüşe geçir, çünkü izleneceksiniz’ diye vahyettik.” Her dönemde Müslümanlar hep izlenmiştir. Ya polis izlemiştir, ya jandarma izlemiştir. İslam ülkelerinde hep öyle olmuştur. Polis, asker üstlerinden hiç kalkmamıştır. Afganistan’da öyledir, Irak, Fas, Tunus, Cezayir hep öyledir. Birçoğu öyledir. 53-“Bunun üzerine Firavun şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi. 54-Gerçek şu ki bunlar azınlık olan bir topluluktur;" Müslümanları azınlık olarak, güçsüz görüyorlar. 55-"Ve elbette bize karşı da büyük bir öfke beslemektedirler." Çok kinliler bize karşı diyor. Devletin operasyon yapması için tahrik ediyor askerleri. 56-“'Biz ise uyanık bir toplumuz’ (dedi).” Kültürlü, kaliteli adamlarız biz, onlar da sıradan insanlar diyor. 57-“Böylelikle Biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık.” Hepsi toplanıyorlar Müslümanlara saldırmak üzere. 58-“Hazinelerden ve soylu makam(lar)dan da.” Hazineleri var, soylu makamları var, bahçelerde, pınarlardalar. Müslümanlara saldırmak için bir araya geliyorlar. 59-“İşte böyle; bunlara İsrail oğullarını mirasçı kıldık.” Yani Yakup oğullarını mirasçı kıldık. 60-“Böylece (Firavun ve ordusu) güneşin doğuş vakti onları izlemeye koyuldular.” Güneşin doğuş vakti, yani Hz. Mehdi (a.s.)’ın güneşinin doğuş vakti aynı zamanda, inşaAllah. Müslümanları izliyorlar. 61-“İki topluluk birbirini gördükleri zaman Musa'nın adamları: ‘Gerçekten yakalandık’ dediler.” Hiç kurtarırı yok diyor. Halbuki Müslüman, çok çok zor durumda kalabilir, artık bittik diyebilecekleri bir noktada olabilir, mutlaka hayır vardır, inşaAllah. 62-“(Musa:) ‘Hayır’ dedi. ‘Şüphesiz Rabbim, benimle beraberdir; bana yol gösterecektir.’" Mutlaka bunun bir çıkış yolu olacak göreceksiniz diyor. 63-“Bunun üzerine Musa'ya: ‘Asanla denize vur’ diye vahyettik. (Vurdu ve) Deniz hemencecik yarılıverdi de her parçası kocaman bir dağ gibi oldu.” Deniz çekiliyor. 64-“Ötekileri de buraya yaklaştırdık.” Firavun ordusunu oraya yaklaştırdık. 65-“Musa'yı ve onunla birlikte olanların hepsini kurtarmış olduk. 66-Sonra ötekileri suda boğduk.” Denizin suyu tamamen çekilince çakıllar görünüyor, balıklar falan. Midyeler şu bu falan. Oradan geçiyor, İsrail oğulları Hz. Musa (a.s.)’ın öncülüğünde. Tabii o deniz çekilirken çok dev dalgalar oluşur, çekildiği yerde. O tsunamide de vardır. Çok dev büyük dalgalar oluşur. Fakat onlar onun zaman zaman olduğunu düşündükleri için mahsur görmüyorlar. Onlar geçtiğine göre biz rahat rahat geçeriz gibisinden. Onlar da peşlerine takılıyorlar. Tam orta yere geldiklerinde, zaten birkaç kilometrelik bir yer. Muazzam süratle dev dalga, hepsini bir anda vurup deviriyor, altına alıyor. Normal deniz olsa aslında yüzebilirler. Suyun vuruş şekli çok şiddetli olduğu için, savaş arabalarını, atlarını ve kendilerini tepe takla suyun altına alıyor, derin suyun altına alıyor, o darbenin de etkisiyle, bütün askerlerin tamamı boğulmuştur. Firavun da dahil. O yazıtlarında da var, papirüslerde. “Bu elim felaket” diyor. “Sabah vakti amacına ulaştı” diyor. “Prensimiz sular altında kaldı” diyor. Onu övüyor yani, böyle ağıt gibi anlatmışlar. “Binlerce yiğit” diyor yahut ona benzer, “hepsi suyun altında kaldılar” diyor. “O, kadınları etkilemede çok mahirdir” diyor. Hz. Musa (a.s.) için. Çok acayip, müthiş bir detay bu. Mesela Kuran’da da geçmiyor. En önemli detay olarak onu görmüştür. Bir “büyücü” diyor, ikincisi de “kadınları etkileme de çok mahirdir” diyor. Hz. Musa (a.s.) çünkü çok yakışıklı acayip güzel. Çok fazla kadın peşine takılıp gitmiş, o Firavun’un hanımı da peşine takıldı Hz. Musa (a.s.)’ın. Çok çok etkilenmiş. Ama o detaya girmeleri çok acayip. Normalde Mısır tarihinde aleyhlerine olan hiç bir şeyi yazmıyorlar. Ama bu çok vahim bir şey olduğu için, bunu yazmak mecburiyetinde kalmışlar. Yoksa enaniyetlerinden kaybettikleri savaşları falan hiç birini yazmıyorlarmış. http://www.a9.com.tr/izle/115571/Kuran-Tefsiri/Suara-Suresi-51-66-Ayetlerinin-Tefsiri- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Şuara Suresi, 144-145 Ayetlerinin Tefsiri 00:34
Şuara Suresi, 144-145 Ayetlerinin Tefsiri 4 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: Şuara Suresi 144. ayet şeytandan Allah’a sığınırım. "Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin." Allah’tan korkacak Müslüman, helale-harama dikkat edecek “ve bana  itaat edin.” Peygamber (s.a.v.)'e itaat edecek. "Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir." Hz. Hızır (a.s.) da ücret almıyor. Allah rızası için mücadele eden, para almaz, ücret almaz. http://www.a9.com.tr/izle/105952/Kuran-Tefsiri/Suara-Suresi-144-145-Ayetlerinin-Tefsiri- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Şuara Suresi, 227. Ayetinin Tefsiri 00:42
Şuara Suresi, 227. Ayetinin Tefsiri 4 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: Ya Allah, Bismillah. Şeytandan Allah’a sığınıyorum. Şuara Suresi; “Ancak iman edenler, salih amellerde bulunanlar,” yani samimi davrananlar, “ve Allah’ı çokça zikredenler ile zulme uğratıldıktan sonra,” yani hapsedilip, ezilip, hakarete uğratıldıktan sonra veyahut şehit edilenler olabilir içlerinde, “sonra zafer kazananlar başka. Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir.” Yani “deccaliyet yıkılacak, yerine Mehdiyet gelecek” diyor Cenab-ı Allah. Allah’ın vaadi. 227. ayet, inşaAllah.  http://www.a9.com.tr/izle/106080/Kuran-Tefsiri/Suara-Suresi-227-Ayetinin-Tefsiri- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Şuara Suresi, 34, 27 Ayetlerinin Tefsiri 00:52
Şuara Suresi, 34, 27 Ayetlerinin Tefsiri 4 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: 34. ayet: Firavun diyor ki; “çevresindekilere dedi ki: "İşitiyor musunuz? (Musa:) Dedi ki: "O sizin de Rabbiniz, geçmişteki atalarınızın da Rabbidir” diyor Hz. Musa (a.s.). 27. ayet: “(Firavun) Dedi ki: "Şüphesiz size gönderilmiş bulunan elçiniz, gerçekten bir delidir." Firavun’un ilk söylediği söz bu. Delilikle itham ediyor. Bütün Peygamberler, bütün Allah yolunda mücadele edenler, önce bir delilik iftirası olur, iddiası olur. Cübbeli de bana ilk söylediği şeylerden bir tanesi deli olmamla ilgiliydi. İltifatlarından birisi deliliğimle ilgiliydi. Bediüzzaman’a da biliyorsunuz delilik iftirası atılmıştır. Demek ki, hem Peygamberlere, hem Peygambere tabi olan, onların talebelerine, Peygambere hayran olan mücahitlere, Allah yolunda gayret edenlere de bu tarz iftiralar atılıyor, inşaAllah. http://www.a9.com.tr/izle/106128/Kuran-Tefsiri/Suara-Suresi-34-27-Ayetlerinin-Tefsiri- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Şuara Suresi, 49-59 Ayetlerinin Tefsiri 05:27
Şuara Suresi, 49-59 Ayetlerinin Tefsiri 4 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR:“(Firavun) Dedi ki: "Ona, ben size izin vermeden önce mi inandınız?"” Deccaliyet resmi ideolojiyi dayatmış, benim dediğime inanacaksınız” diyor. Başka inanç olabilir mi? Yok. Resmi ideolojinin dışında bir şey kabul etmiyor deccaliyet. “Şüphesiz, o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür.” Bakın, halkı daha hala onun aleyhinde kışkırtmaya çalışıyorlar ki kamuoyu elde etmeye çalışıyorlar. O devrin Mehdi’sini halkın gözünde küçük düşürmeye çalışıyorlar. Yobaz takımı var, it kopuk takımı var, herkes var o devirde. “Öyleyse yakında bileceksiniz. Şüphesiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim.” O devrin iddia edilen Ergenekon terör örgütü gibi bir yapı, illegal bir devlet yapısı var. Bakın, diyor ki; “Öyleyse yakında bileceksiniz. Şüphesiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sizin hepinizi gerçekten asıp-sallandıracağım."” Hep asmayla korkutur yobaz takımı, iddia edilen Ergenekon terör örgütü de asmayla korkutuyor halkı. O devre ait eski yazışmalara bakın bunları görürsünüz, yani tehdit unsuru hep asmadır. Türkiye tarihine bakarsanız, iddia edilen Ergenekon terör örgütünün yaptığı faaliyetlerde asma teması, idam teması hep hakimdir üsluplarında, konuşmalarında. “"Hiç zararı yok" dediler. "Çünkü biz gerçekten Rabbimiz'e dönücüleriz."” Gerçekten iman ettiği için, imanı sağlam; “ne yaparsan yap” diyorlar deccala. “Biz gerçekten Rabbimiz'e dönücüleriz.” Yani “ölsek de şehit oluruz zaten” diyorlar. “Doğrusu biz, iman edenlerin ilki olduğumuzdan dolayı Rabbimiz'in bizim hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz.” “Günahlarımızı da Allah inşaAllah bağışlar” diyor. “Çünkü ilk iman edenleriz” diyor, inşaAllah. “Musa'ya: "Kullarımı gece yürüyüşe geçir, çünkü izleneceksiniz" diye vahyettik.” Müslüman izlenir, Müslüman izlenir; her zaman küfür tarafından, deccaliyet tarafından izlenir. Gözetlemededir insanlar; suç ararlar, yakalamak isterler, oyun yapmak isterler, hapsetmek isterler, dolayısıyla izlerler. Onun için Müslümanlar dikkat çekmemek için çoğu zaman hep geceyi kullanmışlardır. Cenab-ı Allah onun için geceyi emrediyor. “Bunun üzerine Firavun şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.” O devrin polisini, askerini ayaklandırıyor. Deccal rejimi o devirdeki kolluk kuvvetlerini kullandırıp; halkı tutuklamaları, geniş çaplı operasyon yapmaları ve katliam yapmaları için görevlendiriyor. Ne diyor iddia edilen Ergenekon terör örgütü; “bir gecede 3 milyon kişiyi katledeceğiz” diyorlar. O devrin firavunları ile bu devrin firavunları aynı, üslup olarak. İddia edilen Ergenekon terör örgütünün zalimliğinin aynısını orada da görüyoruz. “Gerçek şu ki bunlar azınlık olan bir topluluktur.” “Küçüktürler bunlar” diyor, Müslümanların topluluğu için. “Biz bunları rahatça ezeriz, sayısı az” diyor, Mehdi topluluğu için. Ahir zamanda da Mehdi topluluğu küçüktür, az sayıdalar. “Ve elbette bize karşı da büyük bir öfke beslemektedirler.” “Deccaliyete karşı büyük bir öfke besliyor bunlar” diyor. O devrin kolluk kuvvetlerini tahrik etmek; devletin ezici, saldırgan gücünü tahrik etmek için devletin alnını kaşıyor firavun. Ne diyor? “Ve elbette bize karşı da büyük bir öfke beslemektedirler.” Bakın, kaç türlü; hem vatan haini gibi gösteriyor, hem “devleti ortadan kaldıracak” diyor, hem “sistemimizi ortadan kaldıracak” diyor, “ayrıca bize de öfke besliyor” diyor. “Biz ise uyanık bir grubuz" (dedi).” “Aydınlığız biz, kafamız aydın, bayağı zekiyiz, çok akıllıyız, çok kültürlüyüz” diyor. Halbuki öküz gibi adamlar, sığır gibi adamlar, tabii. “Böylelikle Biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık.” Saldırıya geçmek için pınarlardan, bahçelerden ayrılıyorlar. Normalde önce keyif zevk ediyorlar ama askeri bir operasyon yapacakları için askeri operasyon sistemine geçiyorlar. Yani alarm halindeler, savaş konumuna geçmişler. “Hazinelerden ve soylu makam(lar)dan da.” Hazinelerini de bırakıyorlar o anda, makamını da bırakıyor, çünkü saldıracakları için Müslümanlara. “İşte böyle; bunlara İsrailoğulları'nı mirasçı kıldık.” Biliyorsunuz, denizde Allah hepsini helak etti. Hz. Musa (a.s) orada kan akıtmadı; Allah kan akıttı, Allah kanlarını döktü. O devrin Mehdi’si adına Allah orada kanlarını göktü, melekleri ile kan döktü Allah. Binlerce melek orada onların kanını döktü. Allah Hz. Musa (a.s)’ı kurtardı ve bütün malına, mülküne Müslümanlar sahip oldu deccaliyetin, olay bu inşaAllah. http://www.a9.com.tr/izle/106274/Kuran-Tefsiri/Suara-Suresi-49-59-Ayetlerinin-Tefsiri- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Şuara Suresi, 39-48 Ayetlerinin Tefsiri 04:53
Şuara Suresi, 39-48 Ayetlerinin Tefsiri 4 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR:“Ve insanlara da: "Siz de toplanıyor musunuz?" dendi.” Oradaki insanları da topluyorlar, halkı. Oradaki sahtekar bilim adamlarını toplamışlar, halkı da bir araya topluyorlar. Kamuoyunu kullanarak, basın ve yayın yoluyla bu sefer o devrin Mehdi’sini çökertmeye çalışıyorlar. Kamuoyu tazyiği meydana getirerek, bir de kamuoyunu bilinçlendirmeye çalışıyorlar olumsuz yönde, kendi kafalarına göre. “Umarız ki, eğer galip gelirse biz de büyücülere uyarız.” Bakın, “İnsanlara da: "Siz de toplanıyor musunuz?" dendi” diyor ayette. “Umarız ki, eğer galip gelirse biz de büyücülere uyarız.” Ama yine bir tereddüde düşmüş halk, “galip gelirlerse büyücülere uyacağız” diyorlar. “Senin dediğini kabul edeceğiz” diyorlar firavuna, “senden yana olacağız” diyorlar. “Büyücüler geldiklerinde, Firavun'a: "Şayet biz galip gelirsek, bize bir ücret var gerçekten, değil mi?" dediler.” Çünkü materyalist kafada oldukları için paradan başka bir şey düşünmüyorlar. Allah rızası yok adamlarda. Adam çıkar peşinde, tek anladığı şey para; kapitalist zihniyet olduğu için, o devirde de var. Bakın, diyorlar ki; “Şayet biz galip gelirsek, bize bir ücret var gerçekten, değil mi?" dediler.” “Biz bu işi yaparız, halkı da kandırırız. Olumsuz, Darwinist-materyalist bilgi aktarırız ama bizim de paramızı ayarlarsın değil mi? Para verirsin” diyorlar. Çıkarcılar yani. “"Evet" dedi. "Üstelik şüphesiz siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız."” “Size sosyal destek de sağlayacağım” diyor. Para da vereceğim, sosyal destek de sağlayacağım” diyor. “Musa onlara dedi ki: "Atacağınızı atın."” “Uyduracağınız şeyleri, uydurmalarınızı atın bakayım, ne diyorsunuz göreyim” diyor. “Onlar da, iplerini ve asalarını attılar ve: "Firavun'un üstünlüğü adına, hiç tartışmasız, üstün olanlar gerçekten bizleriz" dediler.” O devirde yemin deccalin üzerine oluyor, deccaliyetin üstüne oluyor. Allah adına yemin yok; Allah’ın, Kitab’ın üzerine yemin yok. Allah’ın kitabından kaynaklanan bir bilgi üzerine yemin yok. Halbuki yemin Allah adına olur, değil mi? Deccal adına yapılıyor yemin o devirde, o devrin deccali adına. “Firavun'un üstünlüğü adına,” bir de üstünlük, gözlerde büyütülmüş o devrin deccali; yüce görülüyor, haşa Allah gibi görüyorlar. “Firavun’un üstünlüğü adına, hiç tartışmasız, üstün olanlar gerçekten bizleriz" dediler.” Halka propaganda yapıyorlar; üstünüz, güçlüyüz, şu, bu falan gibisinden. “Böylelikle Musa da asasını attı.” Yani o uydurduklarının üzerine. “Bir de (ne görsünler) o, uydurmakta olduklarını yutuyor.” O devrin Darwinist-materyalist sistemi yerle bir oluyor, o ilk atışla.“Anında büyücüler secdeye kapandılar.” Hemen iman ediyorlar. İlk faaliyette, demek ki Darwinizmin, materyalizmin yıkılması çok önemli. Kuran buna işaret ediyor. İlk önce yaratılışın ispat edilmesi, yaratılışın anlatılması gerekiyor. Hz. Musa (a.s) da bunu yapıyor. “ (Ve:) "Alemlerin Rabbine iman ettik" dediler.” Demek ki deccaliyet kalktı mı İslamiyet devreye giriyor; boşluk kabul etmiyor sistem, Allah öyle yaratmış. Önce put sistem kalkacak, put sistemin yerini hemen hak olan sistem dolduruyor. Bakın, ne diyorlar; “(Ve:) "Alemlerin Rabbine iman ettik" dediler. "Musa’nın Harun’un Rabbine." Çünkü Peygamberlerin tarif ettiği Allah önemlidir. Küfrün tarif ettiği değil. Mesela masonik Allah inancı vardır, onlar bir total güç olarak görürler Allah’ı, ‘kainatın ulu mimarı’ derler. Ne olduğu belli olmayan bir varlık olarak belirtirler, haşa. Bir total güç. Kainatın toplam gücü. Elektrik gücün, genel gücün, tamamının Allah olduğuna inanırlar. Halbuki Allah sonsuz kudret sahibidir, sonsuzluğu yaratmıştır, sonsuz mekanı yaratmıştır; Kendisi sonsuz öncedir, sonsuz sonradır ve doğmamıştır, doğurulmamıştır, kaderi yaratmıştır, Meleklere sahiptir, Peygamberleri yaratmıştır. Amentü’de belirtilen bütün hususları yaratmıştır Allah, “Musa’nın ve Harun’un Rabbi” denilen O’dur; Cenab-ı Allah, inşaAllah. Peygamberimiz (s.a.v)’in Kuran’da tarif ettiği Allah, Hz. İbrahim (a.s)’ın tarif ettiği Allah; gerçek olan Allah O’dur, inşaAllah.  http://www.a9.com.tr/izle/106273/Kuran-Tefsiri/Suara-Suresi-39-48-Ayetlerinin-Tefsiri- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Şuara Suresi, 144-154 Ayetlerinin Tefsiri 02:30
Şuara Suresi, 144-154 Ayetlerinin Tefsiri 4 izlenme - 1 yıl önce ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım, “Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.” Allah’tan korkma, silahtan korkma veya başka bir şeyden korkma gibi değildir. Allah’tan korkma; zevkli, güzel bir korkmadır, asil bir korkmadır. “Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin.” Yani o devirde gelen Allah’ın hükmüne, mesela bu devirde gelen Kuran’a itaat edin. “Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum.” Demek ki dini tebliğ eden, anlatan insanlar hiçbir şekilde çıkar sağlamayacaklar. Allah rızası için yapacaklar. “Ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir.” Yani, “Allah’ın rızası olsun yeter” diyor. Allah memnun olsun ondan, yeter. “Siz burada güvenlik içinde mi bırakılacaksınız? Bahçelerin, pınarların içinde, ekinler ve yumuşak tomurcuklu göz alıcı hurmalıklar arasında? Dağlardan ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz. Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ve ölçüsüzce davrananların emrine itaat etmeyin.” Yani ahlaksızlık yapan, itlik yapan, devletin içinde de olsa, dışarıda da olsa, bütün dünyaya bir hitap bu tabii, “itlik yapan kişiler olursa bunlara itaat etmeyin.” “Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor ve dirlik-düzenlik bırakmıyor.” “Müslümanları, insanları yahut Hıristiyan, kim varsa, “rahatsız ediyorlar, can yakıyorlar, huzursuz ediyorlar” diyor Allah. “Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."” Hep Peygamberlere, Allah yolunda mücadele edenlere bu şekilde sözler edilir. “Sen yalnızca bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin.” “Normal, sıradan bir insansın. Senin öyle bir özelliğin yok” diyorlar. “Eğer doğru söylüyorsan, bu durumda bir ayet (mucize) getir-görelim.” Hep böyle, “varsa bir delilin, bir görelim.” Önümüzdeki günlerde işte bu merak ettiklerini görmeye başlayacaklar, inşaAllah. http://www.a9.com.tr/izle/106337/Kuran-Tefsiri/Suara-Suresi-144-154-Ayetlerinin-Tefsiri- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Şuara Suresi, 20-21 Ayetlerinin Tefsiri (Cahiliyedeki İlim Geçerli Olmaz. Allah'ın Sonra Verdiği Tev 01:41
Şuara Suresi, 20-21 Ayetlerinin Tefsiri (Cahiliyedeki İlim Geçerli Olmaz. Allah'ın Sonra Verdiği Tev 1 izlenme - 4 ay önce ADNAN OKTAR: Şuara Suresi, 20-21 şeytandan Allah'a sığınırım, "(Musa) Dedi ki: "Ben onu yaptığım zaman şaşkınlardandım." "Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım; sonra Rabbim bana hüküm (ve hikmet) verdi.." ilim sonra geliyor Hz. Musa (a.s)'ya "daha önce şaşkınlardandım" diyor. Cahiliyedeki ilim geçerli olmaz Allah'ın sonra verdiği Tevrat ve Tevrat'a dayalı ilim gerçek ilimdir. Ondan önceki sadece bir bilgidir. "..ve beni gönderilen (elçilerden) kıldı." (Şuara Suresi, 20- 21) Allah Peygamberimiz (s.a.v.) için de söylüyor "Seni Allah delalet içinde bulup hidayet vermedi mi?" diyor. Daha önceki bilgi geçersizdir. O bilgi, bilgi değildir. Sonradan Allah'ın verdiği ilim, ilim olan odur gerçek ilim odur. Çünkü Firavun’un yanında putperest eğitimi aldı. Boş bilgiler. Ama Allah ona hidayet verip peygamberlik verince, Tevrat'ı verince bak ayet diyor şeytandan Allah'a sığınırım "Sonra Rabbim bana hüküm ve hikmet verdi ve beni gönderilen elçilerden kıldı." Artık geçerli olan bu devresidir. Daha önceki devresi geçerli olmaz. http://www.a9.com.tr/izle/226691/Kuran-Tefsiri/Suara-Suresi-20-21-Ayetlerinin-Tefsiri-(Cahiliyedeki-ilim-gecerli-olmaz-Allahin-sonra-verdigi-Tevrat-ve-Tevrata-dayali-ilim-gercek-ilimdir) A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo