Hoşgeldiniz!

sunni

Alevi Olsam Ne Çıkar,Sünni Olsam Ne Çıkar 01:19
Alevi Olsam Ne Çıkar,Sünni Olsam Ne Çıkar 6.512 izlenme - 1 yıl önce Eğer göremiyorsam gerçek varlığı Alevi olsam ne çıkar ? Sünni olsam ne çıkar ? Sanat edindiysem sahtekârlığı (Dede olsam ne çıkar, hoca olsam ne çıkar) İnsanlık giderken daima ileriye Bizler Türk Milleti olarak neden kaldık bu kadar geri Gelmedikçe Cahillikten beriye Alevi olsam ne çıkar ? Sünni olsam ne çıkar ? Kemâletin hidayetin olmazsa Marifet suyundan kabın dolmazsa Benden insanlığa eser kalmazsa (Dede olsam ne çıkar, hoca olsam ne çıkar) Gayet inatçı isem gayet zorbacı Gündüz tespihli isem gece kavgacı Olmadıkça insanlığa faydacı Alevi olsam ne çıkar ? Sünni olsam ne çıkar ? Daimi nefse galip olmazsam İlmle mağrifete Talip olmazsam Ele Bele Dile sanata sahip olmazsam
Enstrümantal ilahi Senfoni Piyano Ali Almış Sancağını Eline-Grup Dinle Alevi Mezhep Cem Solo Cemevi 04:21
Enstrümantal ilahi Senfoni Piyano Ali Almış Sancağını Eline-Grup Dinle Alevi Mezhep Cem Solo Cemevi 6.488 izlenme - 3 yıl önce GÜNEŞ YAKARTEPE "Ali Almış Sancağını Eline İlahi enstrumantel" Eserinin Senfonik (Çok sesli) Eşlik Notalarını ve armonilerini yazdı, Piyano ile çaldı Güneş Yakartepe “Ali Almış Sancağını Eline” Senfonik Formda Notalarını Yapılandırdı Piyano ile çaldı Ali Almış Sancağını Eline Çekilip giderler mahşer yerine Hasan\'ı Hüseyin 'i almış yanına Ah ümmetüm diyü aglar Muhammed Kıyâmet kopıcak cânlar uyanır Kâmil derviş mürşide dayanur Yüzün yere koymuş Hakk\'a yalvarur Ah Ümmetüm deyü aglar Muhammed Uryân olmış yatar ol zaîf tenler Sararmış benizler söylemez diller Mahşer yerine cemolmış erenler Ah Ümmetün deyü aglar Muhammed Yunûs eydür gelin kadrin bilelüm Fırsat elde iken tevhîd idelüm Rûhu için çok salâvât virelüm Ah Ümmetüm diyü aglar Muhammed Yunus Emre Siir toplam 5076 kez okunmus Sairlerden seçmeler . Aydın Kansıray . Umut Taydaş . Ali Kırgiç . Şenay Erdoğan . Ahmet Gümüştekin . Doğan Durgun . Yeliz Şenay . İlker Sahin . Mustafa İslamoğlu . Emre Alkan . Metehan Sarıyakutoğlu . Zeyno . Dursun Ali Erzincanlı . Umut Özen . Deli Kiz . Edip Cangönül . Meltem İşgüder . Yasin Yüksel . Cuma Kaya . Hüseyin Namal . Mustafa Korgancı . Ömerlütfi . Hüseyin Kerim Ece . Burak Yoldaş . Aydın Deniz . Vedat Akın . Gürsoy Solmaz . Hüseyin Yalçın . Ece Karaboncuk . Ülkü Tamer . Yasemin Yarar . Metehan Selçuk . Sibel Koç . Mehmet Yücel . Nogay Yaren . Salah Birsel . Faruk Elma . Ural Urgunlu . Adem Erdoğan . İbrahim Kılınç . Deral Baran . Özlem Malkara . Bengisu . Harun Köroğlu . Yasemin Doğrubakar . Bien . Savaş Ezgi . Ünal Gül . Aşık Ozan İsa Oğuz . Resul Efe Fikrî ve Edebî Şahsiyeti Yunus Emre, halk diliyle yazılan tasavvuf edebiyatının en büyük şairidir. Orta Asyada Ahmed Yesevi ile başlayan halk tasavvuf şiiri; Türkistan, Horasan ve Anadolu'da yüz yılı aşan bir gelişimden sonra, en üstün seviyesine Yunus Emre'de varmıştır. Yunus'un duygu ve düşünce âlemini hazırlayan kültürün kaynağında İslam tasavvufu vardır. Yunus'un bilgi ve düşünce âleminde, Onun yaratılış, varlık, yokluk, aşk ve Allah hakkında duygulu ve hummalı zihin yoruşları vardır ki aynı irfan kaynağından beslenir. Yunus, insan olan herkese karşı; fakir, zengin, Hıristiyan ve Müslüman ayrımı yapmayan, engin sevgiyle bağlıdır. Ondaki insan sevgisi, insan'da Allah'tan bir parça, bir cevher bulunduğu inancındandır. Yunus, işte bu parçanın bütününe yani Allah'a âşıktır. O'nu gönlünde bilmenin heyecanındadır. Bu heyecanı, Musa Peygamber'in konuştuğu çoban kadar saf bir gönülle duyar; aynı saflıkla söyler. Yeryüzünde ömür boyu vatanından uzak kalmış bir insan hüznüyle Yunus'un Tanrı diyarına karşı sonsuz hasret duyması da bundandır. Yunus, ömrü boyunca böyle bir nostalji ile yanmış, şiirlerine bu yanmanın duygusunu yansıtmıştır. Yunus bu duygu ve bilgiyle olgunlaşıp derinleşen, bazen coşkun, bazen rind ve her haliyle cana yakın bir derviştir. Yunus Emre'nin şiirlerinden ve menkıbelerinden insan hayalinde canlanan simasının belli başlı çizgileri bunlardır. Yunus; duymuş, düşünmüş, inanmış ve bütün bu duyuş, düşünüş ve inanışlarını büyük bir sadelik ve kolaylıkla şiirleştirmeye muvaffak olmuştur. İslami taassubun, üzerinde durmaktan çekindiği birçok iman meseleleri ile cennet, cehennem, sırat ve benzeri gibi kavramlar, onun en zeki ve en hür düşüncelerine mevzu olmuştur. Şiirlerini, eskilerin, sehl-i mümteni dedikleri, her dilin söyleyemeyeceği bir açıklık ve kolaylıkla terennüm edilmiştir. Türbesi [ Yunus Emre'nin mezarı olduğu iddia edilen pek çok mezar ve türbe vardır. Bunlar; Eskişehir'in Mihalıççık ilçesine bağlı Sarıköy; Karaman'da Yunus Emre Camii avlusu; Bursa; Aksaray ili Ortaköy ilçesi'nde; Ünye; Kula'da Emre köyü; Erzurum, Tuzcu(Dutçu) köyü; Isparta'nın Gönen ilçesi; Afyon'un Sandıklı ilçesi; Sivas yakınında bir yol üstü. Ayrıca Tokat'ın Niksar ilçesinde ve Azerbaycan’da Şeki şehrinde de bulunmaktadır. Ayrıca, mutasavvıf Niyazi Mısri de Yunus Emre'nin mezarının (veya makamının) Limni Adası'nda bulunduğunu ifade etmiştir. Mezarı konusundaki tartışma, Karaman ve Eskişehir'deki türbeler üzerine yoğunlaşmışsa da, Hacı Bektaş ile ilgili menkıbe düşünüldüğünde Eskişehir Sarıköydeki türbenin asıl Yunus Emre türbesi olduğu düşünülebilir. Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde Karaman ile ilgili olarak "Kirişçi Baba Camii avlusunda Yunus Emre Hazretlerinin merkadi bulunmaktadır" buyurulur. Eskişehir'de türbesi olduğu iddia edilen alanda, 1949 yılında türbe yapılması amaçlı yapılan kazılarda, 15 kişiye ait iskeletler bulunmuştur. Kazı yapılan alanda iskeletlerin yüzeye çok yakın bir noktada bulunması, bölgenin eski bir mezar yeri olduğu konusunda ciddi şüpheler uyandırmıştır. Yunus Emre'nin şiirlerinde bahsi geçen 23 yerleşim birimi isminden 20 tanesinin şu anda Karaman ili sınırları içerisinde bulunan köy, kasaba, ören yeri isimleri ile birebir aynı olması Yunus Emre'nin bugün Karaman olarak adlandırılan ilin sınırları içersindeki bölgede yaşadığı ve öldüğü varsayımını kuvvetlendirmektedir. "Emre" sözcüğünün anlamı Anadolu’da farklı halk ozanlarının, aşığın ve dervişin isminde yer alan Emre sözcüğünün (örneğin, Yunus Yy ALİ ALMIŞ SANCAG’INI ELİNE Piyanist:Yakartepe Yunus Emre Ümmet alevi Sunni Sii Cem İlahi SAV Enstrümantal ilahi Senfoni Piyano Ali Almış Sancağını Eline-Grup Dinle Alevi Mezhep Cem Solo Cemevi qq Makam Suzinak Güzel İlahi Muhammed Sunnii Alev-i Mezhebi Şahım İran Repertuar Sevgi Felsefe Örnek millet mevki sınıf bayrak Muhammet Hüseyin Karbela Felsefik Misal sınıf Okul Lise Hazine Can Hak yolu Ayin Bektaşi Nefes safi kadir sancak Mürşit Çekip gider Ümmet deyü agla can eren Mahşer ruh salavat mahşer Mezhep alevi Sünn-i Sii Alavi divan Solo Piyano,senfonik İlahiler,senfoni ilahi,ümmi,peygamber,Müslüman,Form,TEMA,İFADE,İSLAMİ,KAVRAM,ÜSTÜN,YÜCE,ULU,İFADE,EZAN,EK,BİR,NAMAZ,KURBAN,ZEKAT,ORUÇ,HAÇ,İMAN,KUTSAL,SÜNNET,Mustafa,ITRI,Çukurova,Senfonı,tasavvuf,ney,klasik,devlet,orkestra,Neyzen,nota,arşivi,TRT,TSM,Koro,Solo,TEMA,Orjinal,ezan,kurban,kes,cami,hutbe Grup,Ali Almış Sancağını Eline ,ilahi amatör,müzik,alevi ,hz ali,İbadet,şii,safi,mezhebi,kılıç,karbela,hac,dua Solo Senfonisel İlahiler Piyano Ali Almış Sancağını Eline-Grup Dergah İlahi Dinle İlahisel Dinle Büyük Hoca İlahi İslam Enstrümantal Enstrüman Karaoke Ezgi Slow Sözsü amatör,müzik,alevi ,hz ali,İbadet,şii,safi,mezhebi,kılıç,karbela,hac,dua,sunni Enstrümantal,müzik,enstrümantal,ilahi,Karaoke,Ezgi,Slow,Sözsüz,Melodi,moledi,Ezgisel,Fon,Müziği,HAFİF,Karoke,Ezgi,Slow,Sözsüz,Melodik,Melodisel,Ezgisel,Yemek,Fon,Müziği,Piyano,Eser, Grup, Ali Almış Sancağını Eline ,ilahi amatör,müzik,alevi , hz ali , Solo Senfonisel İlahiler Piyano Ali Almış Sancağını Eline-Grup Dergah İlahi Dinle İlahisel Dinle Büyük Hoca İlahi İslam Enstrümantal Enstrüman Karaoke Ezgi Slow Sözsü Ömrün Bitirmiş Virane miyim Vokal: OYA Piyano Resitali: Yakartepe Allah Hu La İlahe İllallah Hicaz İ Solo Senfonisel İlahiler Piyano Ali Almış Sancağını Eline-Grup Dergah İlahi Dinle İlahisel Dinle Büyük Hoca İlahi İslam Enstrümantal Enstrüman Karaoke Ezgi Slow Sözsüz Melodik Melodisel Ezgisel Yemek Fon Müziği MoLeDi FON MÜZİK HAFİF Piyano Eser Melodi Moledik Şarkı Türkü senfoni Senfonik Keman resital Solist karoke mp3 mp4 Hz. Ali (R.A) Kimdir? (598-661) Biyografi Tarih 24 Ocak 2013 Saat Hazreti Ali (ra) 598 yılında Mekke’de Kabe’nin içinde doğmuştur. Peygamberimiz (sav)’in amcası Ebu Talibin oğlu olan Ali’yi doğduğunda kucağına alıp bizzat evine kadar götürmüştür. O yıllarda Peygamber(sav) efendimizde Ebu Talib’in evinde kalıyordu. Hazreti Ali’(ra)ye “Ali” isminide Hazreti Muhammed(sav) vermiştir. Annesi Fatıma Binti Esed, Peygamberimiz(sav)in dedesinin kardeşinin kızıdır. Peygamberimiz(sav)de kendisine”anneciğim” diye hitab ederdi. Babası Peygamberimiz(sav)i yetim ve öksüz kaldığında yanına alıp 43 yıl himayesinde bulunduran amcası Ebu Talib’tir. Mekke’de kuraklık baş gösterip Ebu Talib’in çocuklarını bakamaz hale getirince Peygamberimiz(sav)in diğer amcalarından Abbas, Ali’nin kardeşi Cafer’i Hazreti Muhammed(sav) de Ali’yi büyütmek üzere yanlarına aldılar. Hazreti Ali(ra) o günleri şöyle anlatır; “Çocuktum henüz, o beni bağrına basar, yatağına alırdı, beni koklardı, lokmayı çiğner, ağzıma verir yedirirdi… Ben de her an, devenin yavrusu, nasıl anasının ardından giderse, onun ardından giderdim; o her gün bana huylarından birini öğretir ve ona uymamı buyururdu. Her yıl Hira Dağı’na çekilir, kulluğa koyulurdu. Onu ben görürdüm, başkası görmezdi. Beni omuzuna alır Mekke’nin dağlarında, vadilerinde, sokaklarında dolaştırırdı. Hazreti Ali(ra) Hatice validemizden sonra Müslüman olan ikinci kişidir. Peygamberimiz(sav)’i Hazreti Hatice ile namaz kıldıklarını görünce, “Bu ne?” dedi. Peygamberimiz(sav)de; -Ya Ali bu Allah’ın seçtiği beğendiği dinidir, ben seni bir olan Alllah’a inanmaya davet ediyorum, dedi Ali; “Ben bu hususta babama danışayım” deyince Peygamber(sav) “Ya Ali sana söylediğimi yaparsan yap yapmayacak olursan gördüğünü kimseye söyleme” dedi. Bütün gece uyuyamayan Ali sabah vaktinde Hazreti Muhammed(sav)in yanına varır. Dünkü davetini kabul etim şahadet getirip namaz kılmak istiyorum” der Hazreti Muhammed(sav); -Babana danıştın mı? diye sorar. Hz. Ali; -Hayır Allah beni yaratırken babama danışmadı, ben Allah’a inanmak için niçin babama sorup danışayım? diye cevap veren10 yaşlarındaki bu çocuk Nur çocuk islam defterinin bir numarası olmuştur. İlmin kapısı olan Hazreti Ali(ra); “Yemin ederimki ben Kur’an-ı Kerim’den inen her ayetin nerede indiğini neye ve kime dair olduğunu bilirim” diyerek ilminin erişilmezliğini ortaya koymuştur. Gayb alemi açılsa her şeyi görsem yakinim artmayacak diyebilecek kadarda iman yüklü idi. Peygamberimiz(sav) kendisine çok güvenirdi Hazreti Ali(ra)’yle kabeye gizlice girip putları yere düşürüp kırmışlardır. Peygamberimiz(sav) kendisini çok küçük yaşta olmasına rağmen Yemen’e kadı olarak göndermiştir. Gitmekte tereddüt eden Hazreti Ali’ye Allah senin kalbine doğruyu gösterecek dilini doğurlukta sabit kılacak davalılar önünda oturduklarında her ikisinide dinlemeden hüküm verme diye nasihatta bulunmuştur. Hazreti Ali(ra) “Vallahi bundan sonra hiç tereddüde düşmedim.”diyor. Peygamber(sav) efendimiz hicret ettiği gece canını ortaya koyup O’nun yatağına yatmış ve bu fedakarlığından dolayı “İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’ın rızasını arayıp kazanmak amacıyla canını satar.” (Bakara/207)ayeti kerimesi nazil olmuştur. Peygamberimiz(sav) emniyetli bir şekilde Mekke’den uzaklaşınca, İslâm Peygamberi(sav)’ne emanet edilen çeşitli emanetleri sahiplerine iade ederek annesini, Resul-ü Ekrem’in kızı Fatma’yı başka iki kadınla birlikte alıp Medine’ye doğru hareket etmiştir. 450 km lik sarp yolları zorluklarla aşarak Medine’ye vardıklarında Hazreti Muhammed(sav) kendilerini karşıladı, hallerini görünce boynuna sarıldı, ağladı, bağrına bastı. Hayber’de yetmiş kişinin yerden zorla kaldırabildiği kapıyı omuzlayıp kar makinası gibi yolları açarak zaferin kazanılmasında önemli rol oynamıştır. Hazreti Ali namazı öyle kılardı ki vücuduna batan bir oku namaz kılma esnasında çıkarmışlar hiç acı duymamıştır. Canın yanmadı mı? diye soranlarada “Kuşu kafesten salıverdikten sonra kafesi parçalayacak olsanız kuşun bundan haberi olurmu?“diye cevap vermiştir. Orta boylu, buğday renkli, ak ve uzun sık sakallı idi, yüzü çok güzeldi, gözleri genişti, göğsü enli, başı saçsız idi. Son derece kuvvetli bir hatipti, her nutku belagat şaheseridir. Nahiv ilminin esasları hazreti Ali tarafından vaz olunmuştur. Halife olmadan önce nasıl yaşıyorsa halife olduktan sonrada öyle yaşamıştır. Servet sahibi bir adam olmamakla beraber son derece kerim idi. Harb ederken dahi düşmanlarına acır, haddi tecavüz etmezdi. Hazreti Ali reyinin isabeti ile meşhurdur. Gecenin karanlığında mihraba gelir, ibadet eder, düşünürdü. Dünya onu hiç aldatmadı. Hazreti Osman(ra)’ın evi muhasara altına alınınca oğulları ile yardıma koşmuş Hazreti Osman(ra) şehit olduğundada oğulları Hasan(ra) ile Hüseyin(ra)’e fena halde hakaret etmiş, Talha(ra)nın oğlu Muhammed ve Zübeyr(ra)’in oğlu Abdullah’a ağır sözler söylemiş “siz yaşarken onun şehit düşmesine nasıl imkan bıraktınız” demişti
Enstrümantal Piyano -Nuri Cemali Ömrün Bitirmiş Kaside YouTube Fon Müzikleri Karaoke İlahi Piyano Ak 03:21
Enstrümantal Piyano -Nuri Cemali Ömrün Bitirmiş Kaside YouTube Fon Müzikleri Karaoke İlahi Piyano Ak 3.910 izlenme - 3 yıl önce GÜNEŞ YAKARTEPE "Nuri Cemali-Ömrün Bitirmiş " Eserinin Senfoni (Çok sesli) Eşlik Notalarını ve armonilerini yazdı, Piyano ile çaldı ve Söyledi, Vokalist Oya Yıldız Ona Sesiyle eşlik etti. Güftesi Sıdkı Baba'ya ait, Hicaz Makamında bir İlahi nur-i cemali hakkın visali eyler tecelli dil olsa hâli... allah hu allah la ilahe illallah talib-i hak`senrehber dilersen hasen ile huseyn muhammed ali... allah hu allah la ilahe illallah kıl şeyhe hizmet ver kalbe safvet bulursun elbetbedr-i kemâli... allah hu allah la ilahe illallah Güneş Yakartepe "ÖMRÜN BİTİRMİŞ VİRANE(Nuri Cemali)" Senfonik Armoni Notalarını Yazdı Piyano ile İcra etti canan gerekse vuslat dilerse çal tatlı nefse seyf-i celâli... allah hu allah la ilahe illallah gönülde sıdkı yak nur-ı aşkı zikreyle hakk`ı rûz-i leyâli... allah hu allah la ilahe illallah ALLAHIN NURU CEMALİ NE DEMEKTİR YUNUS EMRE ( 1238 - 1320 ) Bilinen hususlar onun Risalet-ün-Nushiyye adlı eserini H.707 (M.1308) yılında yazmış olması ve H.720 (1320) tarihinde vefat etmesidir. Böylece H.638 (M.1240-1241) yılında doğduğu anlaşılan Yunus Emre XIII. yüzyılın ikinci yarısıyla XIV. yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır. Bu çağ,Selçukluların sonu ile Osman Gazi devrelerine rastlamaktadır.Yunus Emre'nin şiirlerinde bu tarihlerin doğru olduğunu gösteren ipuçları bulunmakta; şair, çağdaş olarak Mevlana Celaleddin, Ahmet Fakıh,Geyikli Baba ve SeydiBalum'dan bahsetmektedir. En Çok Okunan 10 Şiir 1 Bana Seni Gerek Seni 2 Acep Bu Benim Halim 3 Allah 4 Bir Ben Vardır Bende 5 Gel Gör Beni Aşk Neyledi 6 Bir Kez Gönül Yıktın İse 7 Acep N'ola benim Halim 8 Allah Sana Sundum Elim 9 Şöyle Sanırlar Beni 10 Ben Gelmedim Dava İçin En Çok Dinlenen MP3 Şiirler 1 Ağla Gözüm Ağla Gülmezem 2 Gel Gör Beni 3 Gel Gör Beni Aşk Neyledi 2 4 Sordum Sarı Çiçeğe 5 Adı Güzel Kendi Güzel Muhammed 6 İlim İlim Bilmektir 2 7 Şol Cennetin Irmakları 8 Geldi Geçti Ömrüm 9 Taştın Yine Deli Gönül 10 Gel Gör Beni millileşen tasavvufa, Türkçenin en güzel ve en güçlü özelliklerini kullanarak tercüman olur. Gerçekten de 11,12 ve 13. asırlarda Türkistan ve Anadolu Türkleri arasında çok yayılan tasavvufun Türk şairleri arasında iki büyük sözcüsü vardır: Türkistan'da Ahmet Yesevi, Anadolu'da Yunus Emre Yunus Emre'nin tasavvuf anlayışında dervişlik olgunluktur, aşktır; Allah katında kabul görmektir; nefsini yenmek, iradeyi eritmektir; kavgaya, nifaka, gösterişe, hamlığa, riyaya, düşmanlığa, şekilciliğe karşı çıkmaktır. Yunus Emre aynı zamanda bütün insanlığa hitap eden büyük şairlerdendir. Bu anlamda Mevlana'nın bir benzeridir. O'nun Mevlana kadar çok tanınmayışı ise, bir yandan kullandığı dil olan Türkçe'nin Batı'da Farsça kadar bilinmemesi, öte yandan da Türk aydınlarının O'nu ihmal etmesindendir. Yunus'taki insanlık sevgisi, neredeyse kendisiyle özdeşleşmiş "sevgi felsefesinin bir parçası ve hatta sonucudur. Nitekim Yunus'un insan sevgisini ilahi sevgi ile nasıl bağdaştırdığını gösteren en çarpıcı mısralarından birisi "Yaradılanı hoş gör / Yaradan'dan ötürü"dür. Yunus Emre'ye göre insanlar, din, mezhep, ırk, millet, renk, mevki, sınıf farkı gözetilmeksizin sevilmeyi hak etmektedirler. Madem ki insanoğlu ruh yönüyle Allah'tan gelmektedir; öyleyse insanlar hiçbir şekilde birbirlerinden bu anlamda ayrılamazlar. Yaşadığı çağın gerçekleri göz önünde bulundurulduğunda Yunus'un bir başka önemli tarafı ortaya çıkar: Yunus Emre, hükümetsizlik içinde çalkalanan ve Moğol istilaları ile mahvolan Anadolu topraklarında ortaya çıkan sapık batınî cereyanların hiçbirine kapılmadığı gibi, bu akımların Türklerin bütünlüğüne zarar vermesi tehlikesi karşısında da engelleyici bir rol üstlenmiştir. Bu bakımdan bakıldığında Yunus Emre, hem Türk şiirinin kurucusu, hem de milli birliğin önemli tutkallarından biridir. Yunus Emre, kelimenin tam anlamıyla "milli bir sanatçıdır. Tıpkı, Nasrettin Hoca, Köroğlu, Dadaloğlu veya Karacaoğlan gibi... Yunus Emre'nin şiirlerinde en fazla işlenmiş temalar;İlahi aşk, Din, Ahlak, Gurbet, Tabiat, Ölüm ve faniliktir. Dolayısıyla evrende var saydığımız tüm varlıklar onun varlığının değişik suretlerde tecellileri olup kendi başlarına varlıkları yoktur. Bu çokluğu, ayrı ayrı varlıklar var zannetmenin sebebi ise beş duyudur. Beş duyunun tabiatında olan eksik, kısıtlı algılama kapasitesi, bizi yanıltır ve çoklukta yaşadığımızı var sandırır. Ayrı ayrıymış gibi algılanan bu nesnelerin, ve her şeyin kaynağı Allah'ın esmasının (isimlerinin) manalarıdır. Manaların yoğunlaşmasıyla bu "Efal Alemi" dediğimiz çokluk oluşmuştur. Bir adı da Kategori Müzik Lisans Creative Commons Atıf lisansı yeniden kullanılabilir Nuri Cemali- Ömrün Bitirmiş Kaside Enstrümantel Karaoke İlahi Piyano Akustik b079 Ver 1 E Nuri Cemali-ömrün Bitirmiş Kaside Enstrümantel Karaoke İlahi Piyano Akustik nuri Cemali,ömrün Bitirmiş, Kaside, Enstrümantel ,karaoke ,ilahi Piyano Akustik,piyano Resitali B513dvz Gemilerde Talim Var Akor Gitar Akorları Türkü Hikayeleri Sitesi İstanbul Marmara Bölge Anonim ilahiler ,versiyon ,, Son, Tolga Çandar ,piyano ,sözlü ,vokal,ezgi ,türkü, Sözü, Nota, Muğla, Zeybek, Nota ,yöre, Piyano Ezgi Kerim Efe Müziği Türküleri ,yöre Saray Karaoke, Ezgi, Slow, Sözsüz, Melodi, moledi, Ezgisel, Fon, Müziği, HAFİF, Karoke, Ezgi, Slow, Sözsüz, Melodik, Melodisel, Ezgisel, Yemek, Fon, Müziği, Piyano, Eser, Ömrün Bitirmiş Virane miyim İlahi Sözlü Şarkı Form Enstrümantak Karaoke Allahu Allah Söz Dervis Yunus Emre Enstrümantal Karaoke Ezgi Slow Sözsüz Melodik Melodisel Ezgisel Yemek Fon Müziği Piyano Eser musiki dini islami helal Nur ı cemal: Güzel yüzlü nur Güneş Yakartepe "ÖMRÜN BİTİRMİŞ VİRANE(Nuri Cemali HAKKIN VİSALİ)" Senfonik Formda Notalarını Yapılandırdı Piyano ile çaldı ÖMRÜN BİTİRMİŞ VİRANE (Nuri Cemali HAKKIN VİSALİ net Ön bellek Benzer medıne arap İcra ıslam muslim ilahi ilahiler dinle yeni seyret en güzel ilahiler Grup Akabe hak hafız müezzin cami ibadet iman imam sana Popüler İlahisi Son Eklenen Müslüman ılahıler İlahiler Müziksiz inaç inanan zekat dinsel kandil helal hilal NOTA LİSTE piyano senfonik inanç inan kul hak sami yusuf allah islam ilahi kuran allah hz muhammed ilahisi aziz ney islam koma sözleri akor musiki temiz Abdurrahman Önül ARŞİVİ MAKAM Güneş Yakartepe " İlahisi" Eserinin Piano Eşlik Notalarını yazdı ve Akustik Piyano Enstrümantal olarak icra etdi. Enstrümantal Karaoke Ezgi Slow Sözsüz Melodik Melodisel Ezgisel Yemek Fon Müziği KARAOKE KAROKE FON MÜZİK ENSTRUMANTAL SLOW HAFİF Piyano Eser Biz Dünyadan Gider Olduk Piyano ile Enstrümantal İlahiler Enstrümantal Karaoke Ezgi Slow Sözsüz Melodik Melodisel Ezgisel Yemek Fon Müziği MELODİK KARAOKE En güzel İlahiler Kaside Form Enstrüman Vokal Şan HD Enstrüman Yarım Koma Söz Şarkı Biz Dünyadan Gider Olduk İlahisini dinle İlahi Piyano vokal Sözlü Şan Şiiri Vokalist OyaAnasayfa Yunus Emre Yaşadığı Çağ Düşünce Dünyası Tapduk Emre Yunus Emre Belgeseli Hayatı Enstrümantal Karaoke Ezgi Slow Sözsüz Melodik Melodisel Ezgisel Yemek Fon Müziği KARAOKE KAROKE FON MÜZİK ENSTRUMANTAL SLOW HAFİF Piyano Eser ibadet, helal, NOTA, LİSTE, aziz, yakartepe, aman, kuran, oku, din, meali, kerim, izle, cüz, hatim, indir, tefsir, tarihi, diyanet, takip, et, 20, hayrat, neşriyat, Müziksiz, ilahiler, çalgısız, Devam, gelecek, insan, Allahu, teala, program, Konuk, TÜM, ALEMİ, MÜBAREK, RAMAZAN, AYI, KUTLU, OLSUN, Muzik, Net, Ön, Bellek, Benzer, Medıne, Arap, Islam, Dinle, Ilahisi, Indir, Izle, Yeni, Seyret, Grup, Akabe, Hak, Hafız, Camii, Cami, iman, imam, Popüler, Son, SÖZLÜK, anlamı, hal, sitem, söz, İlahiyat, eda, bak, sevap, oruç, kutsal, ay, gün, mümin, islam, mp3
yerebatan sarnıcı 05:17
yerebatan sarnıcı 3.706 izlenme - 6 yıl önce müze...
Alevi 05:00
Alevi 3.684 izlenme - 8 yıl önce alevi
Çanakkale Şehitleri Alevi-Sunni-Türk-Kürt 03:35
Çanakkale Şehitleri Alevi-Sunni-Türk-Kürt 2.809 izlenme - 7 yıl önce Hazırlayan:Celal Özdemir
Hizbullah Marşı 05:28
Hizbullah Marşı 520 izlenme - 1 yıl önce Hizbullah (Türkçe: Allah'ın Partisi) Lübnan'da bulunan, hem sivil hem de askeri kanadı olan Şiî inançlı siyasi bir partidir. Hizbullah'ın şu andaki genel başkanı Hasan Nasrallah'dır. Hizbullah 1982 yılında İran'daki İslam Devriminden esinlenerek kuruldu. Hizbullah siyasi ve silahlı mücadele kanatlarının yanı sıra fakir Lübnan halkına yardım amacıyla birçok kurumlar da işletmektedir. Bunların arasında 4 hastane, 12 klinik, 12 okul ve 2 tane de tarım yardım derneği bulunmaktadır. Genelde Arap ve Müslüman dünyasında yasal bir direniş örgütü olarak kabul edilen Hizbullah ABD, Kanada, İsrail ve Avustralya tarafından terörist ilan edilmiştir. Avrupa Konseyi ise bu konuda kesin bir tutum almamayı tercih etmiştir.
Güzel Aşık Çevrimizi Çekmezsin Demedim Mi Sufi İlahi Tasavvuf  Senfonisel Dini Dinsel İslam Mevlana 07:55
Güzel Aşık Çevrimizi Çekmezsin Demedim Mi Sufi İlahi Tasavvuf Senfonisel Dini Dinsel İslam Mevlana 2.255 izlenme - 3 yıl önce Piyanist GÜNEŞ YAKARTEPE "GÜZEL AŞIK CEVRIMIZI Cekemezsin Demedim mi İlahi " Eserinin Eşlik Çok sesli (Senfoni) Nota ve Armonilerini Analiz etti Piyano ile İçra Ederek Söyledi Vokalist Oya Yıldız Ona Vokal yaptı Demedim mi Demedim mi Güzel Aşık Cevrimizi Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Demedim mi demedim mi Gönül sana söylemedim mi Bu rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Girelim Ali sırrına Çıkalım meydan yerine Can ü başı Hak yoluna Koyamazsın demedim mi Pir Sultan Ali şahımız Hakk'a ulaşır rahımız On iki imam katarımız Uyamazsın demedim mi İzlesene zara ilahiler 5 mini konser aşkın ile aşıklar güzel aşık çevrimizi çekemessin Ah Bİ Meka Salik Meratip Kateder güzel aşık çevrimizi için diğer videolar Pir Sultan Abdal Güzel Aşık Cevrimizi Türkünün Sözleri turku dostlari org sozleri html Ön bellek Benzer Paylaş Google paylaş Yayını görüntüle Pir Sultan Abdal eseri olan Güzel Aşık Cevrimizi türküsünü okuyorsunuz Müslüman musluman ekşi sözlük eksisozluk show asp paylaş yalan yanlış bilgiler nasihat Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi 2008 Güzel aşik cevrimizi çekemezsin demedim mi com Video YouTube Ahmet Özhan Pir Sultan Abdal Hayatı ve Şiirleri 16'ncı yüzyılda yaşadı. Hakkında fazla bilgi yok. Asıl adı Haydar. yaşamının büyük bölümü Banaz köyünde geçti. 16'ncı yüzyılın ikinci yarısında Sivas çevresinde boy gösteren Alevi-Bektaşi kökenli ve İran yanlısı mezhep olaylarına karıştı. Sivas Beylerbeyi Deli Hızır Paşa, Pir Sultan'ı astırdı. Ölümümün, 1547-1551 ya da 1587-1590 arasındaki bir tarih olduğu sanılıyor. Çeşitli araştırmalarda 6 ayrı Pir Sultan kimliğine değinilir. Sırasıyla, Çorum yöresinden olup bir süre Ankara'da Hasan Dede tekkesinde kalan Pir Sultan'ım Haydar, aruzla şiirler yazan Pir Sultan, Divriği yöresinde yetişen ve asıl adı Halil İbrahim olan Pir Sultan Abdal, 18'inci yüzyılın ikinci yarısı ile 19'uncu yüzyılın başında yaşamış olan Abdal Pir Sultan, 16'ncı yüzyıl sonu ile 17'nci yüzyıl başında yaşayan ve Pir Sultan'ın asılmasıyla ilgili deyişleri söyleyen Pir Sultan Abdal. ve son olarak menkıbeleşmiş yaşamıyla tanınan, Hızır Paşa'nın astığı kabul edilen 16'ncı yüzyıl şairi Banazlı Pir Sultan Abdal. Halk edebiyatı araştırmacıları, gerçek Pir Sultan Abdal olarak Banazlıyı kabul eder. Pir Sultan Abdal, Alevi gelenekleri ve tarikat içinde yetişti. Hayati (Şah İsmail), Kul Hüseyin ve Kul Himmet'ten etkilendi. Güzel Aşık Çevrimizi Çekmezsin DemedimMi Sufi İlahi Tasavvuf Senfoni İle Ilahiler Dini Dinsel İslami Helal Pir Sultan Abdal kimdir? Pir Sultan’in asıl adı Haydar’dır. Sivas ili, Yıldızeli ilçesi, Çırçır Nahiyesi Banaz Köyünde doğmuştur. Bir Bektaşi ocağının Piriydi. Sosyal ve inanç isyanının başını çekmiştir. Bu olay, Kanuni Sultan Süleyman ( 1520-1566) ve Şah Tahmasap (1524-1576) zamanında olmuştur. Şah Tahmasap, Şah İsmail’in oğluydu ve adı Pir Sultan’ın şiirlerinde geçmektedir. Pir Sultan’ın müritleri arasında Hafik ilçesi, Sofular Köyünden gelen Hızır isimli bir derviş vardı. Hızır, Pir Sultan’ın iznini alarak İstanbul’a gitmiş ve şansı açılmış, Paşa ve Beylerbeyi olmuş. Efsaneye göre, Pir Sultan, Hızır’a: “Gidip okuyacaksın. Paşa, hatta vezir olacaksın. Fakat beni asmağa geleceksin!” diye söylemiş. Pir Sultan Osmanlının zulmüne karşı ayaklandığında, Paşa olan Hızır, isyanı bastırmak görevine tayin olmuş. Pir Sultan Hızır tarafından tutuklanıp Sivas Toprak Kalesine konmuş ve idama mahkum edilmiştir. Tekrar efsaneye göre, Hızır Paşa, Pir Sultan’ın hayatını kurtarmak için O’ndan “Şah” kelimesini kullanmadan üç nefes istemiştir. Pir Sultan sazını alıp Şah’ı öven üç nefes söyledi. Fakat bu övgü İran Şahını değil, Şah-ı Merdanı, yani Ali’yi anlatıyordu. Pir Sultan asıldı ve Hızır Paşanın adı lanetle anıldı. Tarihte, Hızır ismini taşıyan birkaç devlet adamı oldu. Ama büyük bir olasılıkla Pir Sultan’ı asan Hızır Paşa, 1551/2 ve 1567 yılları arasında Paşalık yapmış veya 1560-1567 yılları arasında Beylerbeyi ve Bağdat Valisi olan Hızır Paşa olabilir. Bahsedilen olaylar Pir Sultan’ın isyanı, yakalanması ve idamı süresinde, Hızır Paşanın Bağdat yolunda iken Sivas’tan geçtiği zaman olabilir. Ali’yi öven ve Pir Sultan’ın idamına yol açan nefesler her zaman söylenegelmiştir. İlk önce Pir Sultan şu nefesi söylemiştir. “ Hızır Paşa bizi berdar etmeden Açılın kapılar Şah’a gidelim Siyaset günleri gelip yetmeden Açılın kapılar Şah’a gidelim” Sonra, mahkeme tutanaklarını yazan katibe seslenip : “ Kul olayım kalem tutan eline Katip ahvalimi Şah’a böyle yaz Allahı seversen katip böyle yaz : Dünü gün ol Şah’a eylerim niyaz Umarım yıkılsın şu kanlı Sivas Katip ahvalimi Şah’a böyle yaz…” Pir Sultan üçüncü bir deyişle sözlerini bitirmiş : “ Karşıda görünen ne güzel yayla Nir dem süremedim giderim böyle Ela gözlü pirim sen himmet eyle Ben de bu yayladan Şah’a gideriz Pir Sultan Abdal’ım dünya durulm Gitti giden ömür geri dönülmez Gözlerim de Şah yolundan ayrılmaz Ben de bu yayladan Şah’a giderim …” Pir Sultan Abdal efsaneleştirilmiş, ayaklanması ve idam edilişi toplumsal koşularla göre güncelleştirilmektedir. Halk kahramanı oldu ve isyanı halk haklarını savunmak için ve baskıya karşı mücadeleler hareketi olarak görülüyor. Şiirleri halk tarafından çok sevilir ve sözleri koşullara göre değiştirilir. Aşağıdaki deyiş herhangi bir olayı protesto eden gençlerin toplanma marşı gibi kullanılıyor. “Gelin canlar bir olalım Münkire kılıç çalalım Hüseynin kanın alalım Tevekkeltü taallah… Açalım kızıl sancağı Geçsin yezidlerin çağı Elimizde aşk bıçağı Tevekkeltü taallah…. Pir Sultan’ım geldim cuşa Münkirlerin akla şaşa Takdir olan gelir başa Tevekkeltü taallah …. “ Hüseyin’in kanını almak ve düşmanlarını kırmak, yani Yezid ve Mervan’a karşı bir direniş çağrısıdır. Sözlerindeki gizli mana, baskı altında kalan halkın intikamını alan bir kahraman gibi anlaşılmaktadır. Edebiyat bakımında Pir Sultan Abdal’ın şiirleri eşsizdir. Manzaraların tasviri ve doğa güzelliğini O’nun gibi kimse ifade edemez. Dili ve yazış tarzı yeganedir ve kimse ile mukayese edilemez. Aynı zamanda şiirlerinin derinliği eşsizdir. Mistik düşüncelerini ifade etmek için şair, doğa dünyasından gelen sembolik imgeleri kullanıyor. “ Uyur idik uyardılar Diriye saydılar bizi Koyun olduk ses anladık Sürüye saydılar bizi Halımızı hal eyledik Yolumuzu yol eyledik Her çiçekten bal eyledik Arıya saydılar bizi Aşk defterine yazıldık Pir divanına yazıldık Üzüm olduk şerbet ezildik Doluya saydılar bizi Pir Sultan’ım Haydar şunda Çok keramet var insanda O cihanda bu cihanda Ali’ye saydılar bizi. “ Kerbela trajedisi Alevi-Bektaşilerin hatırasında devamlı olarak canlı yaşıyor. Ayn-i Cem’de anılır. Bu sembol aynı zamanda geniş halk kitleleri nezdinde anlılığını korumaktadır. Hüseyin’in dramı olaylara göre güncelleştirilmektedir. Kerbela her zaman haksızlığın ve Alevilere karşı yapılan baskıların sembolü oldu. Hüseyin haksızlıkla öldürülen bir şehidin / şehitliğin sembolüdür. Fakat aynı zamanla kahramanların ve şehitlerin kuvveti köreliyor. Tapınmaları yeniden canlandırmak gerekiyor. Örneğin : İnsanlardan uzak kalan Gök-Tanrı’nın yerine Şah-ı Merdan, yani Ali geldi. Aleviler en çok Ali’ye dua ederler. Fakat ibadetlerinde en önemli yer Hüseyin’indir. En büyük heyecan Hüseyin’in maktelinden geliyor, çünkü Hüseyin ıstırap çeken insanlığın sembolüdür. Asrımızın son çeyreğinde genç aleviler cahilliğin uyuşukluğundan uyanıp okumaya başladılar. Düşünsel sınıfın etkisi altında ve Avrupa ülkelerine göç eden işçilerin etkisinde sınıf çatışmalarından ve Marksist fikirlerden etkilendiler. Kerbela şehitleri o zaman yeni bir anlama kazandı. Onlar sosyal baskının bir sembolü haline geldiler. Bilindiği gibi Alevilerin çeşitli akımları izleyen birkaç, hatta bir çok dernekleri var. Bunlar : · Kemalist idealini koruyan ve eski Bektaşilerin manevi çocukları olan “Hacı Bektaş Dernekleri”, · Devlete yakın olan ve Aleviliği Sünniliğe bağlamak isteyen “Cem Dernekleri” · Eski zaman Kızılbaşların yoluna sadık kalan, Pir Sultan’a hayran olan “Pir Sultan Dernekleri” Pir Sultan’a sevgi her zaman Hazret-i Hüseyin’e olan saygıyı beraberinde taşımaktadır. Her ikisi de haksızlığa uğrayan insanlığın simgeleri oldular. Yakın geçmişte 2 Temmuz 1993 tarihindeki kanlı Sivas Madımak Katliamı bu görüşü daha da arttırdı ve şiddetlendirdi. Hazret-i Hüseyin’in ve Pir Sultan Abdal’ın şehadet- leri iç içe girdi. Anadolu halkı için Pir Sultan Abdal, Kerbela şehitlerinden daha yakın bir kahramandır. O güncelleştirilen ve canlandırılan bir Hüseyin oldu...
sunni teneffüs balıkdostları 03:37
sunni teneffüs balıkdostları 1.026 izlenme - 6 yıl önce sunni teneffüs balıkdostları
Suriye'de Ölen İlk İngiliz Şehit 13:01
Suriye'de Ölen İlk İngiliz Şehit 359 izlenme - 2 yıl önce Batı'dan Suriye'ye hicret edip şehit olan kardeşlerimizin hayatlarından bir alıntı izleyelim.
Ali Almış Sancağını Vokal-OYA Piyano-Yakartepe Din İlahi Alevi Mezhep Sünni Şafi Cem Cemevi Hazreti 05:41
Ali Almış Sancağını Vokal-OYA Piyano-Yakartepe Din İlahi Alevi Mezhep Sünni Şafi Cem Cemevi Hazreti 1.302 izlenme - 3 yıl önce Güneş Yakartepe “Ali Almış Sancağını Eline” Senfonik Formda Notalarını Yapılandırdı Piyano ile çaldı Ali Almış Sancağını Eline Çekilip giderler mahşer yerine Hasan\'ı Hüseyin 'i almış yanına Ah ümmetüm diyü aglar Muhammed Kıyâmet kopıcak cânlar uyanır Kâmil derviş mürşide dayanur Yüzün yere koymuş Hakk\'a yalvarur Ah Ümmetüm deyü aglar Muhammed Uryân olmış yatar ol zaîf tenler Sararmış benizler söylemez diller Mahşer yerine cemolmış erenler Ah Ümmetün deyü aglar Muhammed Yunûs eydür gelin kadrin bilelüm Fırsat elde iken tevhîd idelüm Rûhu için çok salâvât virelüm Ah Ümmetüm diyü aglar Muhammed Yunus Emre Siir toplam 5076 kez okunmus Sairlerden seçmeler . Aydın Kansıray . Umut Taydaş . Ali Kırgiç . Şenay Erdoğan . Ahmet Gümüştekin . Doğan Durgun . Yeliz Şenay . İlker Sahin . Mustafa İslamoğlu . Emre Alkan . Metehan Sarıyakutoğlu . Zeyno . Dursun Ali Erzincanlı . Umut Özen . Deli Kiz . Edip Cangönül . Meltem İşgüder . Yasin Yüksel . Cuma Kaya . Hüseyin Namal . Mustafa Korgancı . Ömerlütfi . Hüseyin Kerim Ece . Burak Yoldaş . Aydın Deniz . Vedat Akın . Gürsoy Solmaz . Hüseyin Yalçın . Ece Karaboncuk . Ülkü Tamer . Yasemin Yarar . Metehan Selçuk . Sibel Koç . Mehmet Yücel . Nogay Yaren . Salah Birsel . Faruk Elma . Ural Urgunlu . Adem Erdoğan . İbrahim Kılınç . Deral Baran . Özlem Malkara . Bengisu . Harun Köroğlu . Yasemin Doğrubakar . Bien . Savaş Ezgi . Ünal Gül . Aşık Ozan İsa Oğuz . Resul Efe Fikrî ve Edebî Şahsiyeti Yunus Emre, halk diliyle yazılan tasavvuf edebiyatının en büyük şairidir. Orta Asyada Ahmed Yesevi ile başlayan halk tasavvuf şiiri; Türkistan, Horasan ve Anadolu'da yüz yılı aşan bir gelişimden sonra, en üstün seviyesine Yunus Emre'de varmıştır. Yunus'un duygu ve düşünce âlemini hazırlayan kültürün kaynağında İslam tasavvufu vardır. Yunus'un bilgi ve düşünce âleminde, Onun yaratılış, varlık, yokluk, aşk ve Allah hakkında duygulu ve hummalı zihin yoruşları vardır ki aynı irfan kaynağından beslenir. Yunus, insan olan herkese karşı; fakir, zengin, Hıristiyan ve Müslüman ayrımı yapmayan, engin sevgiyle bağlıdır. Ondaki insan sevgisi, insan'da Allah'tan bir parça, bir cevher bulunduğu inancındandır. Yunus, işte bu parçanın bütününe yani Allah'a âşıktır. O'nu gönlünde bilmenin heyecanındadır. Bu heyecanı, Musa Peygamber'in konuştuğu çoban kadar saf bir gönülle duyar; aynı saflıkla söyler. Yeryüzünde ömür boyu vatanından uzak kalmış bir insan hüznüyle Yunus'un Tanrı diyarına karşı sonsuz hasret duyması da bundandır. Yunus, ömrü boyunca böyle bir nostalji ile yanmış, şiirlerine bu yanmanın duygusunu yansıtmıştır. Yunus bu duygu ve bilgiyle olgunlaşıp derinleşen, bazen coşkun, bazen rind ve her haliyle cana yakın bir derviştir. Yunus Emre'nin şiirlerinden ve menkıbelerinden insan hayalinde canlanan simasının belli başlı çizgileri bunlardır. Yunus; duymuş, düşünmüş, inanmış ve bütün bu duyuş, düşünüş ve inanışlarını büyük bir sadelik ve kolaylıkla şiirleştirmeye muvaffak olmuştur. İslami taassubun, üzerinde durmaktan çekindiği birçok iman meseleleri ile cennet, cehennem, sırat ve benzeri gibi kavramlar, onun en zeki ve en hür düşüncelerine mevzu olmuştur. Şiirlerini, eskilerin, sehl-i mümteni dedikleri, her dilin söyleyemeyeceği bir açıklık ve kolaylıkla terennüm edilmiştir. Türbesi [ Yunus Emre'nin mezarı olduğu iddia edilen pek çok mezar ve türbe vardır. Bunlar; Eskişehir'in Mihalıççık ilçesine bağlı Sarıköy; Karaman'da Yunus Emre Camii avlusu; Bursa; Aksaray ili Ortaköy ilçesi'nde; Ünye; Kula'da Emre köyü; Erzurum, Tuzcu(Dutçu) köyü; Isparta'nın Gönen ilçesi; Afyon'un Sandıklı ilçesi; Sivas yakınında bir yol üstü. Ayrıca Tokat'ın Niksar ilçesinde ve Azerbaycan’da Şeki şehrinde de bulunmaktadır. Ayrıca, mutasavvıf Niyazi Mısri de Yunus Emre'nin mezarının (veya makamının) Limni Adası'nda bulunduğunu ifade etmiştir. Mezarı konusundaki tartışma, Karaman ve Eskişehir'deki türbeler üzerine yoğunlaşmışsa da, Hacı Bektaş ile ilgili menkıbe düşünüldüğünde Eskişehir Sarıköydeki türbenin asıl Yunus Emre türbesi olduğu düşünülebilir. Ali Almış Sancağını VokaL-OYA Piyano-Yakartepe Dinle Din İlahi Piyano Vokal Alevi Mezhep Sünni Şafi Şii İran Suriye Hac Karbela Sami Savni Özer Sözlü Şan Şiiri Şair Edebi Dergah Ali Almış Sancağını Vokal-OYA Piyano-Yakartepe Din İlahi Alevi Mezhep Sünni Şafi Cem Cemevi Hazreti Hz B194DVZ Ali Almış Sancağını Sami Savni Özer Dinle İlahiler Din İlahi Piyano Vokal Vokalist Oya Sözlü Şan Şiiri Nuri Cemali-Ömrün Bitirmiş Kaside YouTube Enstrumantel ilahi Piyano Akustik Fon müzik senfoni Versiyon 2 Sami Savni Özer Dinle İlahiler Din İlahi Piyano Vokal Vokalist Oya Sözlü Şan Şiiri Şair Edebi Dergah Alevi Mezhep Sünni Şafi Şii İran Suriye Hac Karbela hacı hoca imam iMAN VE İSLAM'IN SARTLARI İslâm dininde Yüce Allah'a, meleklere, Allah'ın kitablarına, peygamberlere, ahiret gününe, kaza ve kadere iman etmek esastır. Bunları bilip kabullenmek imanın temel şartıdır. Onun için imanın şartları altıdır, denilir. Bu şartlar müslümanlıkla kesinlikle mevcut esaslardır. Bunlara, inanılması zorunlu din ilkeleri denir. Bunlara inanmak mecburiyeti vardır. Bunları doğrulamadıkça iman gerçekleşemez. Bunlardan herhangi birini inkâr etmek - Allah korusun- İnsanı hemen dinden çıkarır. Biz bu imanımızı sözlerini okumakla daima açıklıyor ve isbat ediyoruz. Bu sözleri okuyan şöyle demiş oluyor. "Ben Yüce Alllah'a, O'nun meleklerine, O'nun kitablarına, O'nun peygamberlerine, ahiret gününe, kaderin (iyi ve kötü her şeyin yaratılışı) Allah'dan olduğuna inandım. Öldükten sonra dirilip mahşerde (hesab yerinde) toplanmak hakdır ve gerçektir. Şahidlik ederim ki, Allah'dan başka İlâh yoktur ve yine şahidlik ederim ki, Hazret-i Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O'nun kulu ve peygamberidir." İslâmın şartları ise, beştir. Peygamber Efendimiz'in bir hadislerinin manası şudur: "İslam dini beş şey üzerine kurulmuştur. Şahadet sözünü getirmek (Eşhedü en lâ İlâhe İllallah ve Eşhedü enne Muhammeden Resûlüllah, demek), namaz kılmak, zekat vermek, ramazan ayı oruç tutmak ve hac etmek. İşte bu beş şey İslâm'ın şartıdır. Bu şartları gözetip onları yerine getiren insan İslâm şerefine ermiş, Müslüman rütbesini kazanmış olur. " Eşhedü en lâ İlâhe İllallah ve Eşhedü enne Muhammeden Abdühu ve Resûlühu = Allah'dan başka ilah olmadığına şahidlik ederim. Yine Muhammed'ın (a.s) Allah'ın kulu ve elçisi olduğuna şahidlik ederim."sözlerine "Kelime- i Şehadet" denir. " Lâ ilâhe illallah, Muhammed'ün Resülüllah " sözüne de "Kelime- i Tevhid" denir. Biz bu mübarek kelimeleri daima okuruz. İSLAM AHLAKI İslâm Dini kadar güzel ahlaka önem veren bir başka din veya düşünce sistemi göstermek mümkün değildir. Öyleki Peygamber Efendimiz "İslâm, güzel ahlâktır" buyurmuştur. Hz. Peygamberin güzel ahlâka teşvik eden bir çok güzel sözü vardır. "Mü'minlerin îmanca en kamil olanı, ahlâkI en güzel olanıdır" "İçinizden en çok sevdiklerim ve kıyamet gününde bana en yakın olanlarınız, ahlaki en güzel olanlarınızdır" hadisleri bunlardan sadece ikisidir. Kur'an-ı Kerim'de adalet, ahde vefa, affetme, alçak gönüllülük, ana-babaya itaat, sevgi, kardeşlik, barış, güvenirlilik, doğruluk, birlik, beraberlik, iyilik, ihsan, iffet, cömertlik, merhamet, müsamaha, tatlı dilli olma, güler yüzlülük, temiz kalplilik gibi güzel ahlâki hasletlere teşvik eden ve zulüm, haksizlik, riya, haset, gıybet, çirkin sözlülük, asık suratlılık, cimrilik, bencillik, kıskançlık, kibir, kin, kötü zan, israf, bozgunculuk... gibi kötü hasletlerden nehyeden pek çok âyetin yer alması, Kur'an'da ahlaka ne kadar önem verildiğinin bir göstergesidir. Peygamber Efendimizin güzel ahlaka teşvik eden ve kötü hasletlerden nehyeden hadisleri ise neredeyse bir kitap oluşturacak kadardır. O sadece bu sözleri söylemekle kalmamış, güzel ahlaki bizzat yasayarak insanlara örnek olmuş ve öğretmiştir. Bu yüzden O'nun ahlaki, İslâm ahlakinin en güzel tatbikatını oluşturmaktadır. İste bu sebeple burada peygamberimiz Hz. Muhammed'in güzel ahlakından az da olsa sözetmek istiyoruz(*). Çünkü O gerçekten en güzel örnektir: Peygamber Efendimiz güler yüzlü, nazik tabiatlı, ince ve hassas ruhlu idi. Kati yürekli, sert ve kırıcı değildi. Ağzından sert ve kaba hiçbir söz çıkmazdı. Başkalarını tenkit etmez, kimsenin ayıbını yüzüne vurmazdı. Yanlış ve hoşlanmadığı bir davranış görürse "içinizden bazı kimseler, söyle söyle yapıyorlar..." Şeklinde, bu davranışları yapanların kim olduklarını belli etmeden ve hiç kimseyi kırmadan yanlışı ve hataları düzeltirdi. Kimsenin sözünü kesmez, konuşması bitinceye kadar dinlerdi. Tartışmayı sevmez, sözügereğinden çok uzatmazdı. Kendini ilgilendirmeyen şeylerle meşgul olmaz, kimsenin gizli hallerini araştırmazdı. Allah'a hürmetsizlik olmadıkça, sahsına yapılan kötülükleri, ne kadar büyük olursa olsun, bağışlar, eline imkan geçince öç almayı düşünmezdi. Son derece iffet ve haya sahibiydi. Bütün insanları eşit tutar, zengin fakir, efendi-köle, büyük-küçük ayrımı yapmazdı. Her bakımdan kendisine güvenilirdi. Verdiği sözü mutlaka zamanında yerine getirirdi. Dürüstlükten ayrıldığı, saka bile olsa yalan söylediği hiç görülmemiştir. Bu yüzden O'na henüz peygamberlik verilmeden önce "Muhammed'ül-Emin" denilmişti. Nitekim Peygamberliğini haber verdiği zaman, iman etmeyenler bile O'na "yalancı, yalan söylüyor" diyememiştir. En yakın akrabalarını safa tepesinde toplayıp onlari İslâm'a davet için, "Size su dağın arkasında düşman atlılarının bulunduğunu söylesem, bana inanırmısınız?" dediği zaman: "Hepimiz inanırız. Çünkü sen yalan söylemezsin" diye cevap vermişlerdi. Kendisi böyle olduğu gibi, herkesin dürüst olmasını isterdi. "Doğruluktan ayrılmayınız, çünkü doğruluk, iyilik ve hayra götürür. İyilik ve hayır da, kişiyi Cennete ulaştırır. Kişi doğru söyleyip doğruluğu aradıkça, Allah katında sıddıklar zümresine yazılır. Yalan sözden ve yalancılıktan sakınınız; Çünkü yalan insani kötülüğe sevkeder. Kötülük de kişiyi Cehennem'e götürür. İnsan yalan söylemeğe ve yalan aramağa devam ede ede, Allah katında nihayet yalancılardan yazılır" buyurmuştur. slam dini mezheplerinden birisidir. Şii İslam ya da Şii Mezhebi olarak adlandırıldığı da olur. Mensuplarına Şii veya çoğul olarak Şia denir. Şiilik sözcüğü, yanlışlıkla Caferilik ile eş anlamlı olarak kullanılabilmektedir, halbuki Şiilik veya Şia hilafet veya imamet sorununda tarihsel olarak "Ali'ye yandaş olan kimseler" anlamına gelmektedir. Başlangıç dönemindeki bu ayrılık daha sonraki devirlerde kendi kavramsal-teolojik alt yapısını oluşturarak mezhepleşmiştir. İslam tarihi boyunca Müslümanlar arasında farklılıklar olmasına rağmen, birçok inançsal ve fıkhi konularda aynı görüşü savunmuşlardır. Kuran-ı Kerim ve Peygamberin (s.a.a) yüce kişiliği ve Müslümanların da bunlara samimice sevgi ve muhabbet beslemeleri, ortak kültür ve hedefler doğrultusunda birlik olmalarına sebep olmuştur. İslamı yok etmek isteyenlerin düşmanlıkları ve onlar karşısında yaşanan sorunlar ve ortak çözüm bulma çabaları, Müslümanlar arasında birlik ve beraberlik duygusunun güçlenmesine sebep olmuştur. Kuran-ı Kerim ve Peygamberin (s.a.a) Müslümanları birlik ve beraberliğe davet etmesi çeşitli İslami mezheplerin büyük şahsiyetleri tarafından sürekli vurgulanmıştır Rasûlüllah (s.a.v.) insanların en cömerdi ve en kerimiydi. Eline gecen her şeyi muhtaçlara dağıtır, kimseyi eli boş çevirmezdi. (*) Peygamberimizin ahlakini özetleyen bu kısım. Kısmî tasarruflarla İrfan YÜCEL'in "Peygamberimizin Hayati" adli eserinden iktibas edilmiştir. Son derece mütevâzı ve alçak gönüllü idi. Bir topluluğa geldiğinde, kendisi için ayağa kalkılmasını istemez, nereyi bos bulursa, oraya otururdu. Arkadaşları arasında otururken ayaklarını uzatmazdı. Arkadaşları her işini yapmayı kendileri için şeref ve cana minnet saydıkları halde, bütün islerini kendi görür, ev islerinde hanımlarına yardim ederdi. Methedilmesini ve aşırı hürmet gösterilmesini istemezdi. Fakir kimselerle düşüp kalkmaktan, yoksulların, dulların, kimsesizlerin islerini görmekten zevk alırdı. Bulduğunu yer, bulduğunu giyer, hiç bir şeyi beğenmemezlik etmezdi. Yiyecek bir şey bulamayınca, aç yattığı da olurdu. Bütün islerini tam bir düzen ve nizam içinde yapardı. Namaz ve ibadet vakitleri, uyku ve istirahat için ayırdığı saatler, misafir ve ziyaretçilerini kabul edeceği hep belliydi. Vaktini boşa geçirmez, her ânini faydalı bir isle değerlendirirdi. "İnsanların çoğu, iki nimetin kıymetini takdirde aldanmışlardır: "Sıhhat ve boş vakit", buyurmuştur. İnsanı en yakından tanıyan, onun iç yüzünü ve bütün gizli hallerini en iyi bilen, şüphe yok ki eşidir. Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) ilk vahiyden sonra gördüklerini anlattığı zaman eşi Hz. Hatice: "Allah'a yemin ederim ki, Cenâb-ı Hak hiç bir vakit seni utandırmaz. Çünkü sen akrabanı gözetirsin, işini görmekten aciz kimselerin ağırlıklarını yüklenirsin, fakire verir, kimsenin kazandıramayacağını kazandırırsın. Müsafiri ağırlarsın, Hak yolunda herkese yardım edersin..." diyerek O'nun peygamberliğini hemen kabul etmiş, en küçük tereddüt göstermemiştir.
Şii misin, Sünni mi 02:35
Şii misin, Sünni mi 278 izlenme - 2 yıl önce Sünniler ile Şiiler'in arasındaki gereksiz savaşa dikkat çekmek amaçlı yapılan animasyonu izliyoruz.
IŞİD’den Bilgisayar Oyunu Fragmanı 03:10
IŞİD’den Bilgisayar Oyunu Fragmanı 416 izlenme - 2 yıl önce IŞİD bu kez, dünyaca ünlü bilgisayar oyunu GTA benzeri bir oyun fragmanı hazırladı Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD)’ne yakın yayın yapan bir internet sitesinde, terör örgütünün hazırladığı bilgisayar oyununun fragmanı yer aldı. Milyonlarca kullanıcının büyük bir tutkuyla oynadığı Grand Theft Auto’un (GTA)’dan etkilenen örgüt, ABD askerlerini öldürüp “Allahu Ekber” diye bağıran karakterler yarattı. Video, “Savaşın Alevleri-Savaş daha yeni başladı” sloganıyla sona eriyor. İskoçya merkezli Rockstar Games tarafından yapılan Grand Theft Auto’nun son versiyonu, tüm dünya çapında satışa çıkartıldığı ilk gününde 800 milyon dolar kazandırmıştı. IŞİD’e yakın internet sitesinde ise bu haber şöyle anons edildi; “Tüm dünyada rekor kıran oyunların aynısını yapan İslam Devleti, Kendisini küçümseyen ve her yaptığı hamlede düşmanlarını şaşkına çeviren İslam Devleti bu hamle ile düşmanlarına yine dudak ısırttı.”
İlahi Senfoni Ya Rabbi Aşkın Ver-Bu Aşk Bir Bahr-İ Umman İlahi Söz Sevgi Nehri Güzel Kaside Tasavvuf 04:30
İlahi Senfoni Ya Rabbi Aşkın Ver-Bu Aşk Bir Bahr-İ Umman İlahi Söz Sevgi Nehri Güzel Kaside Tasavvuf 717 izlenme - 3 yıl önce Güneş Yakartepe " Ya Rabbi Aşkın Ver, Bu Aşk Bir Bahr-i Umman ilahisi" Eserinin Çok sesli (Senfonik) Eşlik Nota Armonilerini yazdı Piyano ile icra etti ve Söyledi Vokalist OYA YILDIZ Ona Sesiyle Vokal Yaptı. Mevlana'nın aşkı Mevlana'nın Allah sevgisi Mevlâna der ki, "Aşk geldi. Damarımda, derimde kan kesildi; beni kendimden aldı, sevgiliyle doldurdu. Bedenimin bütün cüzlerini sevgili kapladı. Benden kalan yalnız bir ad, ondan ötesi hep o. Uğruna bir ömür bağışlanan, yanıp yakınılan bu eşsiz sevgili. Allah'tır. Âşk'da Allah'a karşı aşırı sevginin kemale erişi, âşığın âşkta yok oluşudur. Gerçek ilhama mazhar olmuş, gerçek yokluğu zevk edinmişlerin en büyük arzusu ilâhî vuslat'tır. Mevlâna, bu yolun coşkun âşığıdır, aşktan doğmuş, aşkla yoğrulmuştur. "Bizim peygamberimizin yolu âşk yoludur. Biz âşk çocuklarıyız; âşk bizim anamızdır," der ve hakiki diriliğin aşkta yok olmakla mümkün olabileceğini söyler "Aşksız olma ki ölü olmayasın. Âşkta öl ki diri kalasın.." Mevlâna'nın âşkı, ömrünün üç merhalesinde olgunlaşmış, bir ömür bu uğurda harcanmıştır. Mevlâna bunu bir beytiyle şöyle ifade eder: "Bütün ömrümün hülâsası şu üç sözden fazla değil: Hamdım, pişdim, yandım." Tahsil ve yetişme devresinin hamlığını Tebrizli Şems pişirmiş, ondan sonra yokluğu ile Mevlâna'yı yakmış, kavurturmuştur. Mevlâna'ya göre, gerçek âşığa aşktan başka herşey haramdır. İlâhi âşk ve ma'şuk herşeyin üstünde ve içindedir. İnsan, kendisini yoktan var edeni nasıl sevmez? Bu sevgi, aslında onun özündedir, herşeyin sonu ona varır. "Fîhi Mâ-fih" adlı eserinde şöyle buyurur: "Aslolan sevmektir. İnsan'ın mayasındaki bu duyguyu arıtmalı. açıklamalıdır. Bedenimiz bir kovan gibidir. Bu kovanın balı ne mumu da ilâhî aşktır..." Mevlâna'nın Şems'e karşı yakınlığı ve âşkı da budur: Şeyh Şelâhaddin ve Çelebi Hüsameddin'e olan aşk da bu.. Onlarda mutlak varlığın kemâlini, cemâlinde Allah nurlarını gören Mevlâna, gerçek âşkı. yani "Zât-ı ilâhiye"yi sembolleştirerek terennüm etmiştir. Mesnevi'sinde, "Hakiki maşuk olan Allah'dan başka bir temaşası bulunan âşk. âşk olamaz, saçma-sapan bir sevda olur" buyurdukları gibi, Mevlâna'daki âşk, tam anlamıyla ilâhi âşk'tır; başka hiç bir şey değildir ve olamaz. Mevlâna, coşkun âşkını Şems'in adında sembolleştirmiştir. Kendisinden yirmi yaş fazla 60-70 yaşındaki bu derviş, Mevlâna'da öz cevherini bulduğu ilâhî âşkı olgunluğa ulaştırmış, yokluğu ile de Mevlâna, O'nu âşkın sembolü yapmıştır. Bu sembol Allah'ın cemâl ve celalim imâ eder. Mevlâna, ezeli maşukun yüzünün aksını ve nurlu ışıklarını her yerde görür. Tebrizli Semseddinde bu nurlar; gören Mevlâna onu bunun için över. İlâhî vecdin verdiği mestligi, şarabın mestliğine benzetmiş, şarabı da âşk şarabı olarak sembolleştirmiştir. ilâhî âşkın, yakıcı sarhoşluğu bu.. Şiirlerindeki bağ, gül ve bülbül, hepsi de birer semboldür. Asıl maksat Allah'tır. Bir rubaisinde bunu şöyle dile getirir: "Başımı koyduğum her yerde secde ettiğim O'dur. Attı yönde ve altı cihet dışında Mâbud O'dur. Boğ, bülbül, semâ ve sevgili.. Hepsi bahane, maksat daima O'dur." İşte Mevlâna'daki âşk ve sevgili.. Çünkü o, herkesi seviyor, herkesi kabul ediyordu. Onca insanlar ceset ve kalıp itibariyle çok, fakat maya ve ruh bakımından tekli. Bir rubaisinde "Yine gel, yine gel.. Her kim olursan ol. yine gel.. İster kâfir ol, ister mecûsi, ister putperest. İster yüz kerre bozmuş o! tövbeni.." diyor ve ilâve ediyordu: "Umutsuzluk kapısı değil bu kapı. Nasılsan öyle gel.." Bütün bir insanlığı çağırıyor, aydınlık, nurlu kapısında, onlara gerçek yolu, Hak yolunu gösteriyordu. Bu çağrıya uyanlar, onun etrafında kümeleşiyor. hidayet yolunu seçiyorlardı. Bilgini, cahili, zengini, fakiri, köylüsü-kentlisi, sultanından çobanına kadar Mevlâna'nın kapısında, ona uyanlar arasındaydı. Bu ilâhî bir çağrıydı. Konya bir gönüller yurdu, âşıklar kabesı olmuştu. Nitekim bu çağrı Mevlâna devrinde de, Mevlâna'dan sonra da gönüllerde aksini bulmuş, onun mübarek türbesi, onu sevenlerin bir sığınağı, zıya retgâhı olmuştu. Artık simdi Mevlâna cağrılıyordu. Gecen yılların Mevlâna ihtifallerinde biz de Ona şöyle sesleniyorduk artık: Gel. yine de gel. yine de... Gel, cana can ver, imâna imân, Gel vuslatı hasretinden güç olan.. Dillerde senin adın. gönüllerde sen... Umutsuzlara umut, çaresizlere çare sen.. Her yüzde sen, her yönde sen. Ey köpük köpük aşk olup coşan Ey semâ semâ dökülen, taşan.. İlahi Senfonisi Ya Rabbi Aşkın Ver Bu Aşk Bir Bahr-i Umman ilahisi sözleri Sevgi Nehri İlahiler Enstrümantal İlahiler,senfonisel ilahiler,ilahi senfonisi,enstrumantal müzik,senfonik ilahi,hac,dua,sunni Enstrümantal,müzik,enstrümantal,ilahi,Karaoke,Ezgi,Slow,Sözsüz,Melodi,moledi,Ezgisel,Fon,Müziği,HAFİF,Karoke,Ezgi,Slow,Sözsüz,Melodik,Melodisel,Ezgisel,Yemek,Fon,Müziği,Piyano,Eser, Sufi nedir? Sufi, Sözlükte "yün ve aba giyen" anlamına gelen Sufi, Tasavvufta, gönlü saf kişi, eren, ermiş, nefsinden fani, Hak ile baki; Zahirde halk ile, batında Hak ile olan; nefsinde ölen Hak ile diri kalan demektir Türkçe'de sofu kelimesi sufi anlamında kullanıldığı gibi mutaassıp, ham ruhlu, dinin özünden habersiz, şekilci ve katı kişi, softa anlamında da kullanılmaktadırsufi Sufilik; Cemaat hayatında Musevilikle birlikte zuhur eder. Musevi Mukaddes kitapları Sufilik kelimesi yerinde (Peygamberlik) kelimesini kullanır, Sufiler zümresine (Peygamberler zümresi) der. Bu mevzudaki Peygamberliğin manası ilham ehli olmaktır. Sufiliğin vasıfları nelerdir? 1- Hakk’ı ve halkı sevmek, 2- Rikkatli olmak, 3- Halka acımak, onlar için çalışmak, 4- Hakk’a ve halka tam bağlı ve sadık olamak, 5- İmanın bütün hakikatlerine vakıf olmak 6- Allah’a bütün mevcudiyeti ile teslim olmak.
Zinanın Erkek ve Kadın için Cezası Aynı mı? 02:21
Zinanın Erkek ve Kadın için Cezası Aynı mı? 289 izlenme - 2 yıl önce İslâm'da zina büyük günahlardan olup, ırz, namus ve neseplere yönelik olduğu için, cezası da hadlerin en şiddetlisidir. Zinanın cezası, fiili işleyenin evli veya bekâr oluşuna, İslâmî emir ve yasaklarla yükümlü bulunup bulunmamasına göre kısımlara ayrılır. Dayak, taşla öldürme, sürgün ve İslâm devleti'nin koyacağı ta'zir cezası bunlar arasındadır. Yüz Değnek Cezası Bekâr erkekle bekâr kadının zina etmesi halinde, ceza her birine yüz değnek vurulmasıdır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Zina eden kadın ve erkekten her birine yüz değnek vurun" (en-Nûr, 34/2). Resulullah (s.a.s) şöyle buyurmuştur: "Zinanın hükmünü benden öğrenin. Allah o kadınlara bir çıkar yol gösterdi. Bekârla bekâr zina ederse yüz değnek ve bir yıl sürgün; evli ile evliye yüz değnek ve recm vardır" (İbn Mâce, Hudûd, 7; Müslim, Hudûd, 12). Ancak bu uygulama Nûr Suresi'nin inmesinden önceye aittir. Bu sure inince bekârlar için yalnız değnek, evli olanlar için sünnetle recm cezası belirlenmiştir (es-Serahsî, el-Mebsût, Beyrut 1398/ 1978, IX, 36 vd.). Recm Cezası Hz. Peygamber'in evli olarak zina edene recm cezası uyguladığı, tevatüre ulaşan hadislerle sabittir. Temelde kıyasa göre evlilere de yüz değnek (celde) cezası uygulanması gerekirken, bu konudaki hadislerle amel edilerek recm cezası öngörülmüştür. (zinayı yapan kadın veya erkek durumu değiştirmez) Eski İstanbul Müftü Yardımcısı Yusuf Kavaklı anlatıyor
Ali Almış Sancağını Eline Piyano Senfonisi Cem Evi İlahi Muhammed Sunni Şafi Alevi Mezhep Şah Hz Ali 03:01
Ali Almış Sancağını Eline Piyano Senfonisi Cem Evi İlahi Muhammed Sunni Şafi Alevi Mezhep Şah Hz Ali 631 izlenme - 3 yıl önce Güneş Yakartepe “Ali Almış Sancağını Eline” Senfonik Formda Notalarını Yapılandırdı Piyano ile çaldı Ali Almış Sancağını Eline Çekilip giderler mahşer yerine Hasan\'ı Hüseyin 'i almış yanına Ah ümmetüm diyü aglar Muhammed Kıyâmet kopıcak cânlar uyanır Kâmil derviş mürşide dayanur Yüzün yere koymuş Hakk\'a yalvarur Ah Ümmetüm deyü aglar Muhammed Uryân olmış yatar ol zaîf tenler Sararmış benizler söylemez diller Mahşer yerine cemolmış erenler Ah Ümmetün deyü aglar Muhammed Yunûs eydür gelin kadrin bilelüm Fırsat elde iken tevhîd idelüm Rûhu için çok salâvât virelüm Ah Ümmetüm diyü aglar Muhammed Yunus Emre Siir toplam 5076 kez okunmus Sairlerden seçmeler . Aydın Kansıray . Umut Taydaş . Ali Kırgiç . Şenay Erdoğan . Ahmet Gümüştekin . Doğan Durgun . Yeliz Şenay . İlker Sahin . Mustafa İslamoğlu . Emre Alkan . Metehan Sarıyakutoğlu . Zeyno . Dursun Ali Erzincanlı . Umut Özen . Deli Kiz . Edip Cangönül . Meltem İşgüder . Yasin Yüksel . Cuma Kaya . Hüseyin Namal . Mustafa Korgancı . Ömerlütfi . Hüseyin Kerim Ece . Burak Yoldaş . Aydın Deniz . Vedat Akın . Gürsoy Solmaz . Hüseyin Yalçın . Ece Karaboncuk . Ülkü Tamer . Yasemin Yarar . Metehan Selçuk . Sibel Koç . Mehmet Yücel . Nogay Yaren . Salah Birsel . Faruk Elma . Ural Urgunlu . Adem Erdoğan . İbrahim Kılınç . Deral Baran . Özlem Malkara . Bengisu . Harun Köroğlu . Yasemin Doğrubakar . Bien . Savaş Ezgi . Ünal Gül . Aşık Ozan İsa Oğuz . Resul Efe Fikrî ve Edebî Şahsiyeti Yunus Emre, halk diliyle yazılan tasavvuf edebiyatının en büyük şairidir. Orta Asyada Ahmed Yesevi ile başlayan halk tasavvuf şiiri; Türkistan, Horasan ve Anadolu'da yüz yılı aşan bir gelişimden sonra, en üstün seviyesine Yunus Emre'de varmıştır. Yunus'un duygu ve düşünce âlemini hazırlayan kültürün kaynağında İslam tasavvufu vardır. Yunus'un bilgi ve düşünce âleminde, Onun yaratılış, varlık, yokluk, aşk ve Allah hakkında duygulu ve hummalı zihin yoruşları vardır ki aynı irfan kaynağından beslenir. Yunus, insan olan herkese karşı; fakir, zengin, Hıristiyan ve Müslüman ayrımı yapmayan, engin sevgiyle bağlıdır. Ondaki insan sevgisi, insan'da Allah'tan bir parça, bir cevher bulunduğu inancındandır. Yunus, işte bu parçanın bütününe yani Allah'a âşıktır. O'nu gönlünde bilmenin heyecanındadır. Bu heyecanı, Musa Peygamber'in konuştuğu çoban kadar saf bir gönülle duyar; aynı saflıkla söyler. Yeryüzünde ömür boyu vatanından uzak kalmış bir insan hüznüyle Yunus'un Tanrı diyarına karşı sonsuz hasret duyması da bundandır. Yunus, ömrü boyunca böyle bir nostalji ile yanmış, şiirlerine bu yanmanın duygusunu yansıtmıştır. Yunus bu duygu ve bilgiyle olgunlaşıp derinleşen, bazen coşkun, bazen rind ve her haliyle cana yakın bir derviştir. Yunus Emre'nin şiirlerinden ve menkıbelerinden insan hayalinde canlanan simasının belli başlı çizgileri bunlardır. Yunus; duymuş, düşünmüş, inanmış ve bütün bu duyuş, düşünüş ve inanışlarını büyük bir sadelik ve kolaylıkla şiirleştirmeye muvaffak olmuştur. İslami taassubun, üzerinde durmaktan çekindiği birçok iman meseleleri ile cennet, cehennem, sırat ve benzeri gibi kavramlar, onun en zeki ve en hür düşüncelerine mevzu olmuştur. Şiirlerini, eskilerin, sehl-i mümteni dedikleri, her dilin söyleyemeyeceği bir açıklık ve kolaylıkla terennüm edilmiştir. Türbesi [ Yunus Emre'nin mezarı olduğu iddia edilen pek çok mezar ve türbe vardır. Bunlar; Eskişehir'in Mihalıççık ilçesine bağlı Sarıköy; Karaman'da Yunus Emre Camii avlusu; Bursa; Aksaray ili Ortaköy ilçesi'nde; Ünye; Kula'da Emre köyü; Erzurum, Tuzcu(Dutçu) köyü; Isparta'nın Gönen ilçesi; Afyon'un Sandıklı ilçesi; Sivas yakınında bir yol üstü. Ayrıca Tokat'ın Niksar ilçesinde ve Azerbaycan’da Şeki şehrinde de bulunmaktadır. Ayrıca, mutasavvıf Niyazi Mısri de Yunus Emre'nin mezarının (veya makamının) Limni Adası'nda bulunduğunu ifade etmiştir. Mezarı konusundaki tartışma, Karaman ve Eskişehir'deki türbeler üzerine yoğunlaşmışsa da, Hacı Bektaş ile ilgili menkıbe düşünüldüğünde Eskişehir Sarıköydeki türbenin asıl Yunus Emre türbesi olduğu düşünülebilir. Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde Karaman ile ilgili olarak "Kirişçi Baba Camii avlusunda Yunus Emre Hazretlerinin merkadi bulunmaktadır" buyurulur. Eskişehir'de türbesi olduğu iddia edilen alanda, 1949 yılında türbe yapılması amaçlı yapılan kazılarda, 15 kişiye ait iskeletler bulunmuştur. Kazı yapılan alanda iskeletlerin yüzeye çok yakın bir noktada bulunması, bölgenin eski bir mezar yeri olduğu konusunda ciddi şüpheler uyandırmıştır. Yunus Emre'nin şiirlerinde bahsi geçen 23 yerleşim birimi isminden 20 tanesinin şu anda Karaman ili sınırları içerisinde bulunan köy, kasaba, ören yeri isimleri ile birebir aynı olması Yunus Emre'nin bugün Karaman olarak adlandırılan ilin sınırları içersindeki bölgede yaşadığı ve öldüğü varsayımını kuvvetlendirmektedir. "Emre" sözcüğünün anlamı Anadolu’da farklı halk ozanlarının, aşığın ve dervişin isminde yer alan Emre sözcüğünün (örneğin, Yunus ALİ ALMIŞ SANCAĞINI ELİNE Piyano Senfoni icra:Yakartepe Söz,Yunus Emre Makam Suzinak Cem Evi İlahi Muhammed Sunni şafi Alevi Mezhep Şah İran Hz Ali Repertuar Sevgi Felsefe Örnek millet mevki sınıf bayrak 14 Ali Almış Sancağını Eline, Yunus Emre ,İlahiler,enstrumantal müzik,akustik müzik mp4 suzinak İlahi beste güfte usul sofyan dın ıslam dını islami helal tasavvuf tasavuf mevlit cennet as ALİ ALMIŞ SANCAĞINI ELİNE Piyano Senfonisi Cem Evi İlahi Muhammed Sunni şafi Alevi Mezhep Şah İran Hz Ali Repertuar Sevgi Felsefe Örnek millet mevki sınıf bayrakSöz Yunus Emre Makam Suzinak Klasik müzik,piyano çalmak,piyano solo,piyanist resitali,TV | Magazin Videoları, saz bağlama,türk halk müziği korosu,özgün müzik, Piyano ile Çocuk Piyanist Resitali Küçük minik Çocuklar Müzisyen Yetenek Mini Minik Ufak Küçük Genç Yetenekler Usta uzman Virtüöz Yeti Yeteneği Çocuğu Okul Cocuk Yetenekli videoları Müzisyen Enstrümantist Çalgıcı Piyanocu yetenek videoları , Piyanist Resitali, Çocuk Videoları, Küçük Yetenekler, klasik türk müziği, Yetenek Videoları,Piyanist Çocuk yetenek,küçük yetenekler, Müzisyen Enstrümantist Çalgıcı Piyanocu, ilahiler, güzel ilahiler, ilahiler dinle, Yetenek Videoları,piyano resital,Piyanist Resitali senfonisi , Yunus Emre , İlahiler , enstrumantal müzik , akustik müzik , ALİ ALMIŞ SANCAĞINI ELİNE Piyano Senfonisi Cem Evi İlahi Muhammed Sunni şafi Alevi Mezhep Şah İran Hz Ali Repertuar Sevgi Felsefe Örnek millet mevki sınıf bayrakSöz Yunus Emre Makam Suzinak Klasik müzik piyano çalmak piyano solo piyanist resitali Müzisyen Yetenek Mini Minik Ufak Küçük Genç Yetenekler Usta
bu vatanı hepimiz beraber kurduk 00:55
bu vatanı hepimiz beraber kurduk 1.087 izlenme - 7 yıl önce ___turan kılınç 2009___
Sevilay Yükselir - Aleviler Ergen Çocuklar Gibi 04:45
Sevilay Yükselir - Aleviler Ergen Çocuklar Gibi 110 izlenme - 2 yıl önce Sevilay Yükselir hem Alevi, hem Ak Partili olduğu için Alevilerin kendisine tepki gösterdiğini söylüyor. Alevilerin çatışmacı, öfkeli ve önyargılı olduklarını açıklıyor. Okan Bayülgen'in de orada olması ilginç.
ayasofya 06:21
ayasofya 301 izlenme - 6 yıl önce ayasofya müzesi
Alexandra Damiani - Hsn (Feat. Sunni Stephens & Tayma) 03:38
Alexandra Damiani - Hsn (Feat. Sunni Stephens & Tayma) 139 izlenme - 3 yıl önce Alexandra Damiani - Hsn (feat. Sunni Stephens & Tayma) (Yeni Video Klip)
Amatör Fotoğraf (Net - Flu) Çalışmalarım 03:06
Amatör Fotoğraf (Net - Flu) Çalışmalarım 249 izlenme - 6 yıl önce amatör olarak çektiğim bazı fotoğraf'lar 0 manuel yorumlarınızıda yazarsanız kendimi daha çok geliştirmem için bana yardımcı olmuş olursunuz teşekkürler
Dr. Ahmed Kbeasi, Sunni Müslümanların Lideri, Irak 00:29
Dr. Ahmed Kbeasi, Sunni Müslümanların Lideri, Irak 65 izlenme - 1 yıl önce A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500 http://www.a9.com.tr/izle/193350/Tum-Dunya-Turk-Islam-Birligini-istiyor/Dr-Ahmed-Kbeasi-Sunni-Muslumanlarin-Lideri-Irak A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Türk'ün İslâm Yorumu - Alevilik 05:56
Türk'ün İslâm Yorumu - Alevilik 72 izlenme - 2 yıl önce Türk kültürünün Anadolu'daki gerçek temsilcileri olan Alevilerin örnek deyişleri, cem törenleri ve semahları... İzliyoruz...
sunni teneffüs şakası 02:55
sunni teneffüs şakası 137 izlenme - 6 yıl önce sunni teneffüs şakası
Aynı Köyde 7 Dakika Farkla Oruç Açıyorlar 01:17
Aynı Köyde 7 Dakika Farkla Oruç Açıyorlar 24 izlenme - 2 yıl önce Iğdır'da Sünni Ve Caferi Mezhebindeki Tefsir Farklılığı Nedeniyle Önce Sünni Vatandaşlar İçin 7 Dakika Sonra Da Caferi Vatandaşlar İçin Akşam Ezanı Okunuyor.