Hoşgeldiniz!

tabia

Kuşburnu Çekirdeği Yağının Mucizevi Etkileri Nelerdir? 01:56
Kuşburnu Çekirdeği Yağının Mucizevi Etkileri Nelerdir? 326 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Kuşburnu çekirdeği bünyesinde doğal retinoik asit bulunduran dünyadaki tek bitkisel yağdır. Retionoik asit A vitaminin vücutta dönüşmüş halidir. Cilt bakımında A vitamini inanılmaz önemli. A vitamini gıda desteği olarak da çok önemli tabi. Retinoik asit tam vücutta dönüşüp, vücut tarafından kullanılacak hale gelmiş hali anlamına geliyor. Vücut gıda desteği olarak kullanılmasının yanında özellikle kaz ayaklarının giderilmesinde, ciltteki kırışıklıklarda inanılmaz işlevler görüyor. Bugün Avrupa'da içerisine retinoik asit damlatılmış A vitaminli kremler çok pahalı, yüzlerce dolara satılıyor. Halbuki kuşburnu çekirdeği yağının kendisidir doğal olan. Bu ürünlerin kullanılması hem gıda desteği olarak kullanılması hem de kozmetik amaçlı kullanılması mucizevi etkiler yaratıyor. Hele nar çekirdeği yağıyla kuşburnu çekirdeği yağıyla karıştırarak yaptığınız karışım yağını cilt bakım ve onarım seti olarak kullanın, inanılmaz önemli sonuçlar göreceksiniz.
Çörek Otu Besin Desteği Olarak Hangi İşlevleri Görüyor? 05:12
Çörek Otu Besin Desteği Olarak Hangi İşlevleri Görüyor? 265 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Aslında fonksiyonel gıda kapsamındaki bütün ürünlerin hepsinin çok önemli işlevleri var. Bu ürünlerin alış biçimi bunların işlevlerini çok büyük ölçüde belirliyor. Örneğin çörek otu, hazmedilmesi o kadar kolay bir olay değildir. İçerisinde 103 bileşeni vardır. Mucizevi bitki olarak tanınır. Birçok alanda kullanılır ama nasıl kullanılacağı konusu çok önemlidir. Örneğin midede kolay kolay eritilmesi, sindirim sisteminde kalıp erimesi kolay bir olay değildir. O nedenle dibekte döğerekten, dövülmüş çörek otunu vermeye çalışırlar. Aromasından yararlanmak için kullanılır vesaire. Ama çörek otunun gerçek anlamıyla kullanılabilmesi için yine ileri bir teknolojiyle yağının çıkartılması, yağının alınması gerekir. Yani süper kritik akışkanlarla çörek otu yağı çıkartılırsa, tam saflıkta, işte o çörek otu yağı inanılmaz işlevler görmeye başlar. Çörek otunun gördüğü işlevlerin başında gıda desteği olarak ve taşıdığı omega yağ asitleri nedeniyle immün sistemin güçlendirilmesindeki işlevidir. Yani immün sistemin güçlendirilmesinde çok etkilidir çörek otu yağı. İmmün sistemini güçlendirirken ve alınışı sırasında başka işlevler daha görür. Çörek otu yağı genellikle mikrop öldürücüdür, yani anti-septiktir. O nedenle yaraları vesaireleri de iyileştirir bizi beslerken. Ağızdan itibaren işlev gördüğü söylenir. Hatta ve hatta Almanya'da yapılan bir araştırmaya göre diş minelerindeki çatlakları da onardığı söylenir. Düşünün, bir çörek otu yağı alıyorsunuz, ağızınızda yara var, hemen onlara saldırıyor, onları iyileştireceğim diye. Diş minelerindeki çatlakları götürüyor. Diyelim ki reflünüz var, yemek borunuzda tam mideyle birleştiği yerlerde yaralarınız var, onları iyileştirmek için çaba sarf ediyor. Sonra mideye iniyor, alkol alanlar açısından mide tahrişleri, mide yaraları oluşmuş, ülser yaraları oluşmuş, onların tedavisinde işlem görüyor. Bu arada alan insanlarda özellikle damarların genişletilmesini sağlayarak işlevler görüyor. Özellikle de alerjik astımı olan insanların bu konudaki sıkıntılarına inanılmaz yardımcı oluyor. Yani öyle bir besin desteği düşünün ki, hem sizin immün sisteminizi güçlendirecek, hem omega yağ asitleri taşıyacak size, hem de bu arada etrafta ne var ne yoksa onları tamir ede ede gidecek. O nedenle çörek otu bir mucizedir. Besin desteği olarak işlevini en fazla insülin direncinin kırılmasında gösterir. Çörek otunun insülin direncini kırabildiğine ilişkin yüzlerce araştırma vardır. Bu bilimsel araştırmaların raporları da zaten yayınlanmıştır ve ilgili kaynaklar bu yağı üretenlerin elinde bulunur. İnsülin direncini kırdığına ilişkin veriler çok fazladır. Kırılması demek yağların veya şekerin yakılması anlamına gelir. Bunu yakmaya başladığı andan itibaren, insülin direncini kırdığı andan itibaren de, işte o beldeki yağların erimesi vesaire gibi işlevler görülmeye başlanır. O nedenle bizim Peygamberimizin Hadisidir, bizim Peygamberimiz öyle bitkiler üzerine fazla şeyler söylememiştir, o nedenle de çok önemli bir Hadisidir bu. Der ki, çörek otunu kullanın, ölümden başka her derde devadır. Ve gerçekten de bunu hak eder çörek otu. Çok önemlidir. Sadece insülin direncini kırarak şekeri düşürdüğü için aynı zamanda şeker hastası olup da insülin alanların ikisini beraber alırken dozajına çok dikkat etmeleri gerekir. Onun dışında herhangi bir yan etkisi görülmemiştir. Çörek otu yağı gerçek bir mucizedir ve saf çörek otu yağı herkesin bildiği gibi siyah değildir. Çörek otu siyah olduğu için yağını da siyah zanneder herkes. Hayır, yeşilimsi, sarımsı bir rengi vardır ve çörek otu yağı verdiği aromayla da ciddi anlamda ağız ve sindirim sisteminde işlev görür.
Buğday Ruşeymi Nedir? 02:19
Buğday Ruşeymi Nedir? 163 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Aslında insanların temel besin maddelerinden olan buğdayın üç bölümü vardır. Bunlardan biri dış kabuğu, ikinci kısmı genellikle nişasta içeren beyaz kısmı, en dibinde de tırnağınızla bile alabileceğiniz buğdayın çimlendiği nokta, embriyosu. Anadolu'da buğdayın cücüğü denilen kısım. Burası da buğdayın ruşeymi. Buğdayın beslenmeyle ilgili bütün temel içerikleri bu buğdayın cücüü, embriyosu denilen ruşeyminde olur. Buğdayın bütün besleyici nitelikleri ruşeymindedir. Omega 3, omega 6, omega 9, E vitamini. E vitaminini parantez içinde söylemek gerekiyor. 300 üniteden daha fazla, neredeyse balık yağından daha fazla doğal E vitamini taşıyor buğday ruşeymi. B vitamini türevleri, B1, B2, B3, B12, bütün bunların hepsi aslında insanın dışarıdan alması gereken omega yağ asitlerini ve vitaminleri insan vücudunun yapamadığı bütün bu unsurları sağlayacak kapasitede. O nedenle buğday ruşeymi çok değerlidir. Buğday ruşeyminden sonra geri kalan kısımda sadece şeker ve nişasta vardır. Sadece şeker bazlı nişasta diyelim hatta buna. Şeker ve nişasta vardır. O nedenle buğday ruşeymi çok değerlidir. Buğday ruşeymi bir insanın beslenmesinde gereksinim duyduğu temel unsurları çok büyük ölçüde taşıyan bir buğday kısmıdır. Buğdayın da sadece yüzde 3'ünü oluşturur.
Nar Çekirdeği Yağının Mucizevi Etkileri Nelerdir? 03:08
Nar Çekirdeği Yağının Mucizevi Etkileri Nelerdir? 136 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Aslında nar çekirdeği yağı bünyesinde € oranında punicic asit barındıran dünyanın ender yağlarından birisi. Çocukluğumuzda bize narın tek bir tanesini düşürmeden yerseniz eğer cennetlik olursunuz derlerdi. Aslında bununla narın tamamının yenilmesini kastederlerdi. Artık günümüzde narı bu şekilde yemek o kadar kolay bir olay değil. O nedenle insanlar nar suyu içiyorlar ama nar çekirdeğinden elde edilen ürünleri de mutlaka besin desteği olarak almaları gerekiyor. Bu bir zorunluluk değil ama punicic asitin özelliğinden kaynaklanıyor bu olay. Punicic asit meme ve prostat kanserinde kanserli hücrelerin kendi kendini yok etmesini, apostolisyenden olayı tetikliyor. Bunu bilimsel olarak ortaya koyuyorlar. O nedenle nar çekirdeği yağıyla gıda desteği sağlamak insanlarda çok ciddi bir korunma mekanizmasının önünü açabiliyor. Sürekli kullanmak şart değil bunu. Belirli periyotlarda kullanıldığı takdirde zaten vücut içerisinde bunlar sadece böyle olaylar karşısında belirli işlevleri tetikliyorlar, o işlevleri görüyorlar. Onun dışında her yağ gibi nar çekirdeği yağının da ciddi bir antioksidan kapasitesi var, omega yağ asitleri var. İçermiş olduğu bu asitlerle çok ilginçtir, göz altı torbalarının giderilmesinde önemli bir işlev görüyorlar. Dolaysıyla hem kozmetik amaçlı olarak hem de gıda desteği olarak nar çekirdeği yağı mucizevi etkiler sağlayan bir ürün olarak görülüyor. Nar çekirdeği yağının başkaları tarafından bilinmeyen bir özelliği daha var. Kışın dışarı çıkarken kıpkırmızı olan burnunuza, kulaklarınıza nar çekirdeği yağını sürüp çıkarsanız, üşümüyorsunuz. Kesin olarak üşütmüyor. Okyanusta yüzenlerin üşümemek için vücutlarına gres yağı sürmelerine benzetilebilir ama nar çekirdeği yağı büyük bir hızda emiliyor, öyle bir üstte yağ falan hiçbir şey kalmıyor. Kısacası hem gıda desteği hem de kozmetik amaçlı olarak kullanılan çok önemli bir ürün. Fonksiyonel meyvelerin işlevleri konusunda sınır yok. Gerçekten sınır yok. Bunlar şimdilik bilinenler. Her gün yeni bir şey daha ekleniyor bunun üstüne.
Kanser Oluşumu Nasıl Gerçekleşiyor? 02:49
Kanser Oluşumu Nasıl Gerçekleşiyor? 97 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. İnsan vücudu belirli besinleri tanıyacak bir chip'e sahip. Öyle algılayın bunu. Belirli ürünleri aldığı andan itibaren yakıyor. Aldığı oksijenle beraber bu besinleri yakıyor. Bunu enerjiye çeviriyor. Ancak ortaya her yakıştan sonra insan vücudunun tanımadığı, daha önceden bilmediği, nereye yerleştireceğini kestiremediği bir sürü ürün ortaya çıkıyor. Bunlara serbest radikaller deniliyor. Veya oksidanlar deniliyor.
Tabia Tantım Klibi 00:25
Tabia Tantım Klibi 73 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. İnsanlar neden nezle olur gibi kanser olmaya başladı? Kanser oluşumu nasıl gerçekleşiyor? Eskiden serbest radikaller yok muydu? Neden şimdi bu kadar arttı? Serbest radikal, oksidan, antioksidan, fonksiyonel gıda ne demektir? Yağların vücut direncindeki işlevi nedir?
Buğday Rüşeymi Yağ Hepatit, Ms Gibi Hastalıkları Önleyebilir Mi? 02:29
Buğday Rüşeymi Yağ Hepatit, Ms Gibi Hastalıkları Önleyebilir Mi? 63 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Aslında doğru, şu anlamda doğru, buğday ruşeymi yağı yapısı itibariyle içerdiği omega yağ asitleri, A, E, B vitamini türevleriyle çok ciddi anlamda vücut immün sistemini güçlendiren bir üründür. Sayılan hastalıkların hepsi, hepatit, MS, karaciğerle ilgili olarak bazı enzim bozuklukları hep vücut direncinin düşmesi nedeniyle ortaya çıkabilen hastalıklar olarak sayılır. Yani vücut direnci düştüğü zaman bu tür hastalıkların görülme olasılığı çok fazladır. O zaman teorik olarak vücut immün sistemini güçlendirmek suretiyle bu hastalıkları önlemek mümkün olabilir. O nedenle insanların buğday ruşeymi yağıyla beslenmesinin bu tür olaylarla karşı karşıya kalmamaları açısından çok yararlı olacağı söylenir. Bu bilimsel araştırmalarla da kanıtlanmış bir olaydır. Çok kısa süre içerisinde klinik deneylerle de ortaya konulacaktır. Ondan sonra buğday ruşeyminin değeri ve mucizeleri belki katlanarak devam edecektir. O nedenle olaya şöyle bakmak gerekir. Açık söylemek gerekirse bakılması gereken olay şudur: Eğer insanlar geçmişte binlerce yılda hep buğdayla, tam buğdayla beslenerek sağlıklı bir yaşam sürdürmüşlerse, üremişlerse, buğdayla beslenmenin bir zararı görünmemişse aşırı olmadığı sürece, buğday ruşeyminden ayrılmış olan, yani buğdaydan ayrılmış olan buğday ruşeyminin yağıyla da beslenmek aşırı olmadığı sürece çok ciddi bir besin desteğidir. Unutulmaması gereken olay budur. Bunu kendi dengesi içerisinde aldığınız takdirde hem içsel, hem dışsal mucizevi besin desteği olarak kullanmaya devam edebilirler. Edilmesinde hiçbir sakınca yoktur.
Gıda Desteği Olarak Kullanacağımız Yağlar Nasıl Elde Edilmelidir? 05:11
Gıda Desteği Olarak Kullanacağımız Yağlar Nasıl Elde Edilmelidir? 55 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Aslında doğal ürünleri mevsimlerinde bol bol tükettiğiniz takdirde bunlara gereksiniminiz yok. Bunları ısrarla vurgulamak gerekiyor. Yani her meyveyi, sebzeyi mevsiminde, mevsiminde çok önemli bu, bol miktarda tüketirseniz bütün bunların hepsini alırsınız. Ancak yaşam buna olanak vermediği için, hele belirli ürünlerin içerisindeki zaten eksik olan bu yağları taşıyan ürünlerin içerisinden de bunları ayırarak yapılmış gıdaları yerseniz, bu eksiklik çok büyük ölçüde artar. Bu durumda yapılacak olay fonksiyonel meyvelerin çekirdekleriyle fonksiyonel meyve veya besin olarak adlandırılacak tohumlardan elde edilen yağları kullanmaktır. Bunlar doğal besindir, başka bir şey değildir. Bunlar doğal besindir, gıda destekleridir. Doğal olarak insanların bunları zaten tüketmesi gerekir. Örneğin buğday ruşeymini ekmeğin içinde tüketmesi gerekir. Narın çekirdeğini narı yerken tüketmesi gerekir. Hatta kayısı çekirdeğini kayısıyla beraber tüketmesi gerekir. Hem etini yiyip kayısının, daha sonra da çekirdeğini kırıp yemesi gerekir. Bütün bunların hepsi zamanında tüketilse burada sorun olmaz. Ancak bunlar tüketilemiyorsa, o zaman bunlardan belirli yöntemlerle alınmış yağları kullanacaksınız. Bu yağların elde edilmesinde genellikle üç tane yöntem kullanılır. Bunlardan en eski olan yöntem, pres yöntemi, sıkma yöntemidir. Soğuk pres denilen yöntemdir. Yani ürünleri tutarsınız, sıkarsınız. Bu sıkılan ürünlerden elde edilen ürünün tam saf olduğu, kaliteli olduğu söylenir. Doğrudur aslında. Ancak gelişen teknolojiler içerisinde bu sıkma yöntemleri o kadar değişmiştir ki, bazen bu ürünleri sıkan makinelerin sıcaklığı yüz derecelere çıkar. Buharları çıkar onun. Bu durumda artık bir soğuk presten bahsetmek mümkün değildir. Bu arada böyle karmakarışık, katı bir takım ürünler çıkar. Bunların süzülmesi gerekir, deodorize edilmesi gerekir. Vinterize edilmesi gerekir. Hatta rafine edilmesi gerekir. Yani 385 derece sıcaklıkta, inerto ortamda kaynatılması gerekir. Belirli şeyleri uçurmak için. Dolayısıyla sağlıklı olmakla beraber, şimdiye kadar öyle tanımlamakla beraber bu ürünün de, böyle elde edilmiş yağların da mahsurları olduğunu kabul etmek gerekir. Diğer yöntem, şu anda dünyada en yaygın olarak kullanılan yöntem solvent ekstraksiyonudur. Yani kimyasal çözücüler kullanarak yağ elde etmektir. En fazla kullanılan kimyasal çözücü de maalesef hekzandır. Hekzanın içerisine yatırdığınız her şeyi eritirsiniz hekzan da. Sonra hekzanı uçurup geri kalan yağı aldığını söylerler. Fakat hekzanın çok kaliteli bile olmuş olsa ki onlar çok pahalıdır, genellikle çok fazla kullanılmaz, kaliteli bile olmuş olsa hekzan uçmaz. Hekzan kalıntısı kalmış bu yağlar sağlık açısından tehlikelidir. Kansorejen olduğu belirtilmektedir. Yani insanın gıda desteği alırken başka bir belayla karşı karşıya gelme olasılığı yüksektir. Bu iki tane yöntemin sakıncaları göz önünde bulundurularak bir üçünçü yöntem son yıllarda büyük bir ivme kazandı, çok gelişti. O da süper kritik akışkanlarla ekstraksiyon. Atmosferde bulunan gazlar çok yüksek basınçlarda sıvı hale geliyor. Bu sıvı hale getirilmiş olan gazları belirli ürünlerin üstüne bastığınız zaman onun içerisindeki bileşenleri, yağları çözüp alıyor. Başka bir tanka geliyor, o tankın içerisindeki basınç yeniden düşürülüyor. Daha önceden sıkıştırıldığı için sıvı hale gelen gaz basınç düşünce yeniden gaz formuna dönüşüyor. Uçup gidiyor. Geriye çok saf, yüzde yüz doğal, hiçbir katkı maddesi taşımayan bir ürün kalıyor. Şu anda dünya pahalı olmasına karşın, nadir olmasına karşın hızla bu yönteme doğru gitmeye başladı. Süper kritik akışkanlarla ekstraksiyon diye. Şu anda Türkiye'de de böyle bir yöntemi kullanarak üretim yapan bir işletme var.
Buğday Ruşeymi Ve Çörekotunu Çocuklar Da Kullanabilir Mi? 01:52
Buğday Ruşeymi Ve Çörekotunu Çocuklar Da Kullanabilir Mi? 55 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Yani bu kadar değerli iki tane ürünü çocukların kullanmaması gibi bir şey asla söz konusu olamaz. Çocuklar da ekmek yediklerine göre, çocukların da immün sisteminin gelişmesine gerek olduğu üzere, hele özellikle çocukların da hücre yapılarının oluşması gerektiğine göre, elbette ki bunu kullanabilirler. Burada sadece dozaj farklılığı vardır. Yaş ve kiloya göre düzenlenmiş dozajlara göre kullanırlar. Hatta burada özellikle daha yeni doğmuş bebekler de dahil olmak üzere, damlayla kullanmak koşuluyla kesin olarak bunlarla beslenebilirler. Bizim ailemizde bir örneğimiz var, erken doğan bir yeğenimiz neredeyse hayatından umut kesildiği bir aşamada buğday rüşeymi ve çörek otu damlalarıyla beslenerek bugün bize göre inanılmaz yakışıklı, basketbolcu bir delikanlı oldu çıktı. O nedenle bu işlevlerini asla yadsımamak gerekiyor. Bunlar insan için, insanın beslenme sistemi için, çok çok değerli ürünler. Doğru kullanıldığında, doğru üretildiğinde, insana çok önemli destekler sağlayacak ürünler. Buna böyle bakmak gerekiyor.
Buğday Ruşeymi Ve Çörekotunu Çocuklar Da Kullanabilir Mi? 01:52
Buğday Ruşeymi Ve Çörekotunu Çocuklar Da Kullanabilir Mi? 47 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Yani bu kadar değerli iki tane ürünü çocukların kullanmaması gibi bir şey asla söz konusu olamaz. Çocuklar da ekmek yediklerine göre, çocukların da immün sisteminin gelişmesine gerek olduğu üzere, hele özellikle çocukların da hücre yapılarının oluşması gerektiğine göre, elbette ki bunu kullanabilirler. Burada sadece dozaj farklılığı vardır. Yaş ve kiloya göre düzenlenmiş dozajlara göre kullanırlar. Hatta burada özellikle daha yeni doğmuş bebekler de dahil olmak üzere, damlayla kullanmak koşuluyla kesin olarak bunlarla beslenebilirler. Bizim ailemizde bir örneğimiz var, erken doğan bir yeğenimiz neredeyse hayatından umut kesildiği bir aşamada buğday rüşeymi ve çörek otu damlalarıyla beslenerek bugün bize göre inanılmaz yakışıklı, basketbolcu bir delikanlı oldu çıktı. O nedenle bu işlevlerini asla yadsımamak gerekiyor. Bunlar insan için, insanın beslenme sistemi için, çok çok değerli ürünler. Doğru kullanıldığında, doğru üretildiğinde, insana çok önemli destekler sağlayacak ürünler. Buna böyle bakmak gerekiyor.
Tabia Doğal Destek Ürünleri Trt'de Haber Oldu 01:26
Tabia Doğal Destek Ürünleri Trt'de Haber Oldu 54 izlenme - 3 yıl önce Tabia Doğal Destek Ürünleriyle İlgili Trt'de Çıkan Haber
Anadoluda Sarılık Hastalığının Görülmemesinde Ruşeymli Beslenmenin Etkisi Var Mı? 04:15
Anadoluda Sarılık Hastalığının Görülmemesinde Ruşeymli Beslenmenin Etkisi Var Mı? 45 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Kesinlikle ruşeymli ekmekle veya ruşeymli buğdayla beslenmenin bunda etkisinin olduğu bugün kabul ediliyor artık. Özellikle karaciğer enzimlerinin düzeltilmesinde buğday ruşeymiyle beslenmenin etkili olduğunun bugün bir sürü bilim çevresinde yapılmış bilimsel deneylerle ortaya koyuyorlar. O nedenle eğer karaciğer vesaire gibi hastalıklarla karşı karşıya kalınmaması isteniyorsa kesinlikle insanların buğday ruşeymiyle ve buğday ruşeyminden elde edilmiş besin destekleriyle beslenmesi çok büyük önem taşır. Buna mutlaka uymalarında büyük yarar vardır. Tabi bu hastalıklardan bahsederek buğday ruşeyminin ilaç olduğunu söylemek istemiyoruz. Bunun sürekli olarak bir gıda destek ürünü olduğunu, bunun kullanılması halinde belirli hastalıkların önlenebileceğini, doğru dürüst beslenmenin sonucu olarak önlenebileceğini söylüyoruz. Yıllarca Anadolu'da sarılık vesaire gibi hastalıkların yoğun oranda görünmemesinin, son zamanlardaki kadar görünmemesinin, insanların renginin ruhsarının solmamasını buğday ruşeymine bağlamak kesinlikle yanlış olmayabilir. Bu doğru bir olaydır. O nedenle bunu mutlaka beslenmede bir unsur olarak göz önünde bulundurulması gerekir. Buğday ruşeyminin yağına geçildiği takdirde, hem içsel yani gıda desteği olarak, hem de kozmetik amaçlı olarak kullanılmasında sınır yok. Özellikle egzamalı, soyulan, güneşten yanmış kavrulmuş olan ciltlerde oldukça önemli işlevler görür buğday ruşeymi. Çok önemli işlevler görür. Özellikle duşlardan sonra duş yaptım yeni temizlendim, şimdi yeniden yağlanılır mı olgusuna veya saplantısına kapılmadan kesin olarak kullanılmalıdır. Bir süre sonra vücutta tamamen emildiğini görürsünüz. Büyük bir hızla emilir. Tabi bunların hepsini sadece buğday ruşeymine bağlamak yeterli değildir. Bu ürünlere bağlı olarak hem buğday ruşeyminden hem de diğer ürünlerden elde edilen yağlardan karmalar hazırlanmak suretiyle de kendi gereksinmenize uygun düşecek en uygun olacak ürünü bulabilirsiniz. Bunları da sınayarak, deneyerek bulmakta yarar var. Buğday ruşeymi yağının içerisine susam yağı karıştırmak suretiyle de belirli ürünler elde edersiniz. Hem güneşe karşı korunursunuz, hem cildinizi ciddi olarak beslersiniz. Bu da önemli bir olaydır. Özellikle buğday ruşeymi yağının hergün düzenli olarak cilde sürülmesi çok önemli bir olaydır. Japonların özellikle bu tür ürünleri kozmetik amaçlı olarak kullandıklarını bilirsiniz. Uzak doğuda son zamanlarda artık gangnam şarkısıyla ünlü olan Güney kore'nin devlet başkanı hanımmış. Sürekli olarak yaşına karşı güzelliği ve cildinin duruluğu merak konusu olurmuş bu ülkede. Bir gün demiş ki, cildimin sırrını açıklayacağım. O zamana kadar gördüğü en büyük ilgili görmüş basın toplantısı sonuç olarak. Çıkmış demiş ki, ben düzenli olarak 16 yaşımdan beri hem sabah, hem akşam sadece şeftali çekirdeği yağı sürerim cildime demiş. O günden sonra Güney Kore'de şeftali çekirdeği olayı patlamış. Herkes hayatından memnun olduğuna göre herkeste aynı işlevleri görüyor.
Buğday Rüşeymi Dışında Hangi Yağlardan Sabun Yapılır? 01:54
Buğday Rüşeymi Dışında Hangi Yağlardan Sabun Yapılır? 45 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Aslında bütün yağlardan olur ama şu anda foksiyonel meyveler bazında konuştuğumuza göre buğday ruşeyminden ayrı olarak nar çekirdeği yağından sabun olur. Özellikle egzamalı, kurumuş, çatlamış ciltler için çok büyük işlevleri vardır. Kuşburnu çekirdeği yağından sabun olur. Şeftali çekirdeği yağından sabun olur. Şeftali çekirdeği yağı sabunu özellikle yağlı ciltler için idealdir. Duştan çıkıp da hala kendini yağlı yağlı hisseden insanlara bir de şeftali çekirdeği yağı sabununu kullanmalarını önermek gerekir. Eğer cildiniz yağlı ise şeftali çekirdeği yağı bir mucizedir. Bu çok önemli işlevleri olan bir şeydir. Vişne çekirdeği sabunu, akneli, yani sivilceli, ergenlik sivilcesi çıkartmış insanların ya da o aşamayı geçiren insanların kullanıp da çok kısa süre içerisinde nasıl yararlarını gördüklerini herkese anlatacakları bir üründür. Kısacası fonksiyonel meyvelerin çekirdeklerinden elde edilen yağların her birisinden sabun yapılır. Ama saf olmalıdır. O yağlar cilt bakımında hangi işlevleri görüyorsa sabunları da büyük ölçüde o işlevlere katkıda bulunur.
Buğday Rüşeyminden Yeteri Kadar Yağ Elde Edilebiliyor Mu? 01:27
Buğday Rüşeyminden Yeteri Kadar Yağ Elde Edilebiliyor Mu? 33 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Aslında buğday ruşeyminin yağının değerini bu sorunun yanıtı verir. Çünkü buğday rüşeymi buğdayın sadece %3'ünü oluşturur. Yani 100 kilogram buğdayda 3 kilogram ruşeym vardır. Dolayısıyla bir ton buğdayda sadece 30 kilogram ruşeym vardır. 30 kilogram ruşeymden de sadece 1,5 kilogram yağ çıkar. O da süper kritik teknolojiyle çıkar. Süzdüğünüz zaman da bir kilogram net yağ kalır. Çünkü onu süzmek lazım, sabun yapacağınız unsurları vesaireyi ayırdığınız zaman geriye 1 kilogram kalır. Demek ki bir ton buğdaydan elde edilen ruşeym yağı sadece 1 kilogramdır. Buğday ruşeyminin yağını da zaten bu gösterir. Asıl o 1 kilogram içerisinde işte bu buğday ruşeyminin değerlerini barındırır.
Serbest Radikal, Oksidan, Antioksidan, Fonksiyonel Gıda Ne Demektir? 04:29
Serbest Radikal, Oksidan, Antioksidan, Fonksiyonel Gıda Ne Demektir? 33 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Oksidan, antioksidan kavramından sonra antioksidanlar nerelerde var sorusu geliyor akla. Nereden alır insanlar bu antioksidanı. Antioksidan aslında çevremizde doğal beslenen bütün insanların sürekli ulaşabilecekleri yerlerde var. Bir ürünü olduğu gibi yerseniz, bütün parçalarıyla taze olarak tüketirseniz, içerisinde genleriyle oynanmamış olursa büyük ölçüde antioksidan alırsınız zaten. Bazı besinler hem insanları besleyen, hem de aynı zamanda tedavi edici özellikleri olan besinlerdir. Hem insanları besleyen, hem de tedavi edici özellikleri olan besinlere fonksiyonel gıda deniyor.
Kafkas Irklarının Uzun Ömürlülüklerine Etkisi Olabilecek Bitki Hangisidir? 02:54
Kafkas Irklarının Uzun Ömürlülüklerine Etkisi Olabilecek Bitki Hangisidir? 31 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Aslında Kafkas ırklarının uzun ömürlülüğüne etki eden tek bir bitkiden bahsedilmez. Ancak özellikle kullandıkları ve masalarından ve evlerinden eksik etmedikleri birkaç tane üründen bahsedilir. Bunların başında buğday çimi gelir. Buğday çimi aslında buğday ruşeyminin çok daha ilkel şekilde elde edilmesidir. Buğday, ruşeymden çimlenir dolayısıyla çim, ruşeymin içerisindeki bütün bileşenleri alarak yükselir. Çünkü tanesinde onların hepsini taşıyacaktır. İşte, evlerin her birisinde böyle küçük kasalarda da olsa buğday çimi yetiştirilir. O buğday çimleri belirli aralıklarla kesilir, onlar ezilir, sütle karıştırılır ve içilir. Çok değerli bir besindir. Buğday ruşeymi yağına alternatiftir ama buğday ruşeymi yağı o çimden çok daha güçlüdür. Onun dışında Kafkasyalıların mutfaklarından asla eksik etmedikleri birkaç ürün daha vardır. Bunlardan bir tanesi de kişniştir. Kişnişi ezerek bütün geleneksel yemeklerinde kullanırlar, sürekli kullanırlar, kişnişi kullanmadıkları bir ürün yoktur neredeyse. Şu anda günümüz toplumlarında kişnişin o şekilde kullanımı pek mümkün olmadığından kişnişin, yine bu ileri teknolojiyle yağının çıkartarak insanlara vermek mümkün. Kişniş yağının çok farklı işlevleri de var. Çok ağır bir yemekten sonra alınan kişniş yağı bütün hazımsızlık sorunlarını giderebildiği gibi gaz sorunlarını da hallediyor. Özellikle bebeklerde ağızlarına damlatıldığı takdirde aşağı yukarı aynı işlevi görüyor. Ayrıca, kişniş yağının içerisinde, çok önemli bir olay, petroselinik asit denilen, üç çift bağ içeren bir madde var, bir yağ asidi var. Bu yağ asitinin işlevleri çok çok önemli. Afrodizyak özelliğinden bahsediliyor, onun için kullanıcıların kullanırken ölçüyü kaçırmamaları öneriliyor. O nedenle kişniş yağı da hem Kafkas mutfağı açısından hem de ciddi besin desteği olarak çok önemli bir işlev görüyor.
Eskiden Serbest Radikaller Yok Muydu? Neden Şimdi Bu Kadar Arttı? 02:50
Eskiden Serbest Radikaller Yok Muydu? Neden Şimdi Bu Kadar Arttı? 28 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. İnsanlardaki direnç sistemi veya sindirim sistemi oluştuğu gibi ya da bilindiği gibi işlememeye başlıyor. Bütün bunların hepsi vücuttaki zayıflamaya, serbest radikallerin giderek daha fazla artmasına neden oluyor.
Yağlar Zararlı Değil Midir? Kolesterolü Arttırmaz Mı? Şişmanlatmaz Mı? 04:29
Yağlar Zararlı Değil Midir? Kolesterolü Arttırmaz Mı? Şişmanlatmaz Mı? 26 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Aslında her şeyin fazlası zarardır. Her şeyin fazlası, insan vücudunun taşıyamayacağı kadar alınması zarardır. Bunu herkes kabul eder. Ancak burada olayı ikiye bölmek gerekiyor. Biraz önce doymuş yağlar ve doymamış yağlardan bahsettik. Doymuş yağlar şu anda zararlı diye bilinen ve kaçınılması gereken yağ grubunu oluşturuyor. Kesinlikle kaçılacak. Ancak insan vücudunun doğumdan itibaren gelişimini tamamlayacak olan omega yağ asitlerini de kesinlikle yağlar taşıyor. Çok açık olarak söylenmesi gereken omega yağ asitlerini insan vücudu kendisi yapamıyor. Üretemiyor, sentezleyemiyor. Mutlaka dışarıdan alınması gerekiyor. Şimdi bu üç noktadan hareket ettiğiniz zaman, doymuş yağlardan kaçınacaksınız, doymamış yağlar kullanacaksınız, omega yağ asitlerini vücut kendisi üretemediği için mutlaka dışarıdan alması gerektiği için alacaksınız. Olay bu, işin formülü bu. Omega yağ asitleri alındığı zaman zaten bu yağlar vücuttaki besinlerin yakılmasını, dengelini bir şekilde yaşamın sürmesine destek olan şeyler. Dolayısıyla kilo aldırmaları diye bir şeyden asla bahsedilmiyor. Tam tersine, almadığınız zaman kilo alıyorsunuz. Yağın niteliğine bakmak, özellikle de bu yağ dengesine çok dikkat etmek gerekiyor. Burada omega 3, omega 6, omega 9 gibi sürekli bir takım rakamlar da geçiyor. Vücudun üretemediği, mutlaka dışarıdan alınması gereken omega yağ asitleri bu üç tane unsur. Yani omega 3, omega 6, omega 9. Omega 9 oleyik asit anlamına geliyor. Bu vücudun mutlaka tam olarak yağlardan alması gereken asit grubunu oluşturmuyor. Başka besinlerde de var. Yani vücut bir şekilde omega 9'u bir yerlerden de alıyor. Vücudun kesinlikle dışarıdan alması gereken başka hiçbir yerden alamadığı, mutlaka yağlardan alması gereken iki tane önemli olan omega yağ asidi, omega 3 ve omega 6. Linoleik asit ve linolenik asit deniyor buna teknik olarak. Her ikisinin işlevleri çok farklı. Örneğin omega 6 kanın pıhtılaşmasını sağlıyor. Omega 3 kanın akışkanlığını sağlıyor. Bunları bir denge içerisinde almazsanız eğer insan vücudundaki dengeyi bozmuş oluyorsunuz. Fazla omega 6 aldınız ya da hiç almadınız, kanın pıhtılaşması denilen bir olgu ortaya çıkmıyor. Çok fazla omega 3 aldınız, bir kanama halinde bütün kanı durduramıyorsunuz, akıp gidiyor. Bütün bu olguların hepsi dengeli beslenme denilen olayı gündeme getiriyor. Eğer siz çağdaş yaşamın size sunmuş olduğu gıdalardan dengeli beslenemiyorsanız bu gıda destek ürünlerini mutlaka almak zorundasınız. Gıda destek ürünlerini alacaksınız. Peki ne kadar alacaksınız, yani ne kadar omega 3 alacaksınız, ne kadar omega 6 alacaksınız? Bununla ilgili olarak dünya gıda örgütünün yaptığı araştırmalar çok net ipuçları veriyor. Bunun ideal bileşiminin beşe bir olduğu söyleniyor. Yani 5 gram omega 6 alıyorsanız, bir gram da omega 3 alacaksınız. Dünyada bu tür bu ideal dengeyi, gıda örgütünün tanımlamış olduğu ideal dengeyi taşıyan gıdalar var. Asıl gıda desteği olarak kullanılması gerekenler de büyük ölçüde bu. Doğal olarak alındığı takdirde hiçbir sorun yok zaten, o devam eder. Ama doğal olarak alacağınız gıdaların içerisinde bunlar yoksa o zaman zorunlu olarak bunları almak zorundasınız.
Fonksiyonel Gıdalar Alternatif Tıp Ya Da Tedavi Anlamına Gelir Mi? 03:29
Fonksiyonel Gıdalar Alternatif Tıp Ya Da Tedavi Anlamına Gelir Mi? 25 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Kesinlikle gelmez. Altını çizerek bir daha söyleyelim, besin destekleri insan vücudunun hasta olmaması için, doğru dürüst beslenmesi halinde bir çok etkiye karşı kendisini koruyabilmesi için önerilir. O nedenle hasta olmadan önce, insanları hasta olmadan yaşatabilmenin yollarıdır. Yoksa hasta olmuş bir insanı tedavi etmek için değildir. Asla karıştırmamak gerekir. Şu işe yarar, bu işe yarar gibi şeylerin amacı kesin olarak tedavi olamaz zaten. Şöyle bir örnekle açıklayalım bunu. Uzak doğu kültüründe çok büyük ölçüde hastalığı önleyici önlemler ciddi bir politika halindedir. Örneğin Çin'de, Güney Kore'de, Japonya'da, Tayland'da insanlar günde üç tane şeftali çekirdeği içi yemek suretiyle kansere karşı korunduklarına inanırlar ve bunu düzenli olarak yaparlar. Şeftali çekirdeği içi, üç tane yiyor. Kansere karşı korunuyorum diyor. Veriler de gerçekten bir işlevinin olduğunu gösteriyor. Buna karşılık Amerika'da yağı çıkartılmış şeftali çekirdeği içinden o acılığını veren, amiktarin denen bir madde vardır. O alınıyor. Ve o kanser tedavisinde kullanılıyor. Fark budur. Yani bir tanesini beslemek suretiyle, vermek suretiyle vücudunu güçlendirip hastalıklara karşı korumaya çalışıyorsunuz, bu tedavi anlamında değil, ciddi beslenme anlamındadır. Öbürü de hele bir hasta olsun, kanser olsun, ona amiktarin verip onu tedavi ederim diyor. Ya da başka bir mantıkla ben ona ilaç satarım diyor. O nedenle bu iki kavramı bu konseptte çok iyi izlemek gerekiyor. Sizin gıda destekleriniz vücudunuzun normal bir yaşam sürmesi için, organların çocukluktan itibaren doğru dürüst oluşması için, beynin işlevlerini her şeyiyle beraber görebilecek bir boyuta ulaşmasını sağlamak için alınması gereken şeyler. Zorunlu olan şeyler, başka türlü olmuyor. Vücut yapmıyor bunları. Dışarıdan almanız gerekiyor. Omega yağ asitlerini kesinlikle dışarıdan almak zorundasınız. Olay bu. Geçmiş dönemlerde bunu doğada yaşayan insanlarımız alıyordu. Özgür dolaşan tavukların yumurtasını yiyordu, özgür dolaşan hayvanların sütünü içiyordu, bütün bunları alıyordu. Ama bunları almak gerekiyor. O nedenle bunlar kesinlikle gıda desteğidir, gıda desteği olarak alınmalıdır. İnsanları dışarıdan gelebilecek belalara karşı korumak üzere güçlendirmelidir.
Yağların Vücut Direncindeki İşlevi Nedir? 06:11
Yağların Vücut Direncindeki İşlevi Nedir? 25 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Burada bir kavrama geleceksiniz. Doymuş yağ, doymamış yağ. Doymuş yağ asitleri, doymamış yağ asitleri. Bu çok önemli. Bir tavayı düşünün, içerisinde yağ ısıtıyorsunuz. Sonra kaldırıyorsunuz, onun içerisindeki yağ donmuşsa, bembeyaz olur ya hani, buna doymuş yağ gözüyle bakın. Eğer ısıttıktan sonra da hala sıvı ve akışkanlığını koruyorsa, ona da doymamış yağ deyin. İnsanların gereksinim duyduğu omega yağ asitleri çok büyük ölçüde doymamış yağlar içerisinde vardır. Bunları kullanmak zorundadır. Diğerleri vücuda aynen tavaya sıvandığı gibi sıvanır. Damarları tıkayan odur. İnsanlarda kullanılmayıp da vücudun belirli yerlerinde biriken yağlar da onlardır. İçerisinde omega yağ asitleri yoktur. Büyük ölçüde yoktur. Dolayısıyla o yağların işlevleri müthiş şekilde sınırlıdır. İnsanların bunları kullanması gerekir, bu yağları alması gerekir. Bu yağ gereksinimini bizim ülkemizde insanlar karşılayabiliyorlar mı? Karşılayamıyorlar. Ortalama yılda 30 kilogram yağ tüketmesi gereken bizim coğrafyamızdaki insanların, bizim ülkemizde 17 kilogram civarında yağ tükettiğini görüyorsunuz. Bu 17 kilogram yağın içerisinde de sabun yapılan yağlar da var, her türlü yağ var kısacası. Demek ki bizim insanımız büyük ölçüde bu gereksinim duyduğu yağı alamıyor. Yağ ile yapılan işlevleri de yerine getirememe riskiyle karşı karşıya. En önemli kısmı o. Hatta beynin gelişmesindeki önemini burada vurgulamak gerekiyor. Beyin ciddi anlamda yağ içerir, bunu ısrarla tekrar etmek gerekiyor. İnsanların buna göre beslenmesi gerekir. Eğer bu şekilde dengeli beslenmezlerse omega yağ asitlerini içeren doymamış yağlarla beslenmezlerse, yılda ortalama 30 kilogram almaları gereken bunları yeteri kadar almazlarsa o zaman dengesiz, agresif, ne yaptığını pek fazla bilmeyen, oradan oraya koşan, sadece o rafine gıdalarla aldığı enerjiyi büyük bir hızla tüketmeye çalışan insanlar görürsünüz. Bütün dengesizliklerinin nedeni elbette ki bunlar değildir ama aralarında bağlantı kurulur. Bütün bunlardın hepsinde ısrarla kaçındığımız bir şey var. Dikkat ederseniz burada hiç ilaç, tedavi falan bahsedilmiyor. Etmemek de gerekiyor zaten. Burada insanın doğal beslenmesi, beslenmesi sırasında gereksinim duyduğu destek gıdalarının ne olduğundan bahsediyoruz hep. Bunlar çok önemlidir. Bunları insanın mutlaka alması gerekir. Almadığı zaman ortaya çıkan sorunlar insan gelişiminden tutun da, zeka düzeyini belirleyecek kadar önemlidir. O nedenle fonksiyonel gıdalardan ve yağa duyulan gereksinimden buraya kadar geldik. Bir insanın bizim coğrafyamızda yılda 30 kilogram yağ tüketmesi gerektiğini, buna gereksinimi olduğunu, bunun doymamış yağ asitleri açısından zengin yağlardan olması gerektiğini belirttik. Eğer bunları doğru dürüst almazsa karşılaşacağı sağlık problemleri inanılmaz derecede yüksek olacaktır ve giderek artacaktır.
Tabia Doğal Destek Ürünleri Trt Okul Televizyonunda Haber Oldu 20:43
Tabia Doğal Destek Ürünleri Trt Okul Televizyonunda Haber Oldu 29 izlenme - 3 yıl önce Tabia Doğal Destek Ürünleri Trt Okul Tarım Gıda Yaşam Programının 89. Bölümünde Haber Oldu
Konuşulan Yağlardan, Sabun Dışında Başka Bir Ürün Yapılıyor Mu? 04:22
Konuşulan Yağlardan, Sabun Dışında Başka Bir Ürün Yapılıyor Mu? 24 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Elbette yapılıyor, çok fazla yapılıyor. Ama asıl öneli olan konu Anadolu'da yıllardan beri antiseptik olarak kullanılan bir ürün var. O da kantaron. Genellikle kantaron yağını zeytinyağı ve prina yağının içerisinde çıkartır Anadolu halkı. Her evde bir şişe vardır o. Yara, yanık, ezilme, kanama olduğu zamanlarda hemen onu damlatırlar. Ve en sağlıklı antiseptiklerden birisidir. Ciltte hasar bırakmadan tedavi eder. Daha doğrusu çok yararlı sonuçlar verir. Buğday ruşeymi yağının içerisinde kantaron elde ederseniz kantaron yağı, o buğday ruşeyminin cilde verdiği bütün yararların üstüne kantaronun bütün yararlı etkilerini de ekler. Orada yapılan olay buğday ruşeymi yağında çözünmüş kantaron yağıdır. O kantaron yağı kıpkırmızı bir yağdır. Zeytinyağında yapılandan çok daha kırmızıdır. İşlevleri de çok daha farklıdır. Ameliyat izlerine kadar giderdiği tespit edilmiştir. O kadar iyileştiricidir. Dolayısıyla yara, uçuk, özellikle yanıklarda kullanılır. Genellikle kimyasal antiseptikler mikropları öldüreceğim derken derileri de öldürür. Hücreleri de öldürürler. Bilinir ki aynı yara veya aynı yerdeki yaralanmalarda antiseptik sürülmeye devam ettikçe aynı etkileri göstermez deler. Halbuki buğday ruşeymi yağında çözünmüş kantaron yağı yaraları yanıkları oradaki hücreleri öldürerek korumaz. Tam tersine deriyi besleyerek orayı korur. Öyle olduğu zaman da ne iz kalır, ne herhangi bir şey kalır. Bu Anadolu'nun bir geleneksel ürünüdür. Anadolu'nun yıllardan beri tanıdığı bir geleneksel üründür. Yine Anadolu'nun yıllardan beri kendisini besleyen buğday ruşeymi yağı içerisinde yaparsanız mucizesini katlamış oluyorsunuz. Sadece güçlendirmiş oluyorsunuz. O nedenle buğday ruşeymi yağı içinde çözünmüş kantaron yağı olgusunu kesinlikle herkes göz önünde bulundursun. Avrupa'da her annenin çantasında kamamil denilen papatya yağı vardır. Bir şey olduğunda hemen pat diye kamamil damlatırlar. Bizim ülkemizin kamamili kesinlikle kantaron yağıdır. Kamamilden çok daha kalitelidir tabiki. O nedenle herkesin çantasında bir tane buğday ruşeymi yağında çözünmüş kantaron. Herhangi bir şey olduğu zaman, eline diken de batsa, sivilce de çıksa, ağzında uçuk da olsa, hepsinde kesinlikle etkilidir. Yüzde yüz doğaldır üstelik. Binlerce yıldan beri de denenmiş bir olaydır. Yalnız buralarda özellikle altını çizeceğimiz her sorunun en sonunda mutlaka söylenmesi gereken olay elde edilen yağın mutlaka ileri bir teknolojiyle, GMP'si olan, yani iyi üretim sertifikası olan bir işletmede ISO standartlarına uygun olarak, izlenebilir bir şekilde üretilmesi gerekiyor. Nerede üretildiği, nasıl üretildiği belli olmayan ürünler asla bu söylediklerimiz açısından bir anlam ifade etmez. Burada söylenenler başka şekilde elde edilmiş ürünler için geçerli değildir ya da öyle bir taahhüdü olamaz bu söylenenlerin.
Tabia Doğal Destek Ürünleri Trt Haber'de Yayınlandı 02:49
Tabia Doğal Destek Ürünleri Trt Haber'de Yayınlandı 20 izlenme - 3 yıl önce Tabia Doğal Destek Ürünleriyle ilgili TRT Haber'de yayınlanan haber
Mısır Piramitlerinde Mumyaların Üzerinde Çörekotunun Bulunduğu Söyleniyor. Neden? 02:24
Mısır Piramitlerinde Mumyaların Üzerinde Çörekotunun Bulunduğu Söyleniyor. Neden? 22 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Aslında çörek otuna verilen değeri gösteriyor bu. Çörek otunun değerinin farkında olunduğunu da gösteriyor. Bizim Anadolu'da kefenlerin içinde çörek otu olmasının nedeni, öldükten sonra gözlerin üzerine konulur çörek otları benim bildiğim kadarıyla. Yine, bu konuda tam bir fikir birliği olmasa da söylenilen olay, gözleri en iyi şekilde koruyacak çünkü diğer organlar önemli değil ama gözler korunsun hiç değilse. Onun gözleri koruyacağına inanılır. En hassas organı bile koruyacağına inanıldığı için söylenir. Başka söylentiler de vardır. Bunlardan birisidir. Mısır Piramitlerinde de zaten onu öbür tarafa da taşımak gerekiyor idi. Yani bu besini de götürüp öbür tarafta da kullanalım diye götürüyorlar onu. Er ya da geç oradaki insanlar kalkacaklar, gidecekler, onlar ekecekler ve yeniden yeşereceklerine inanaraktan onları oraya koydular. Nitekim de öyle oldu. Binlerce yıl sonra o çörek otları yeniden çimlenme yeteneğini kaybetmediği için yetişebildi. Bunun temel özelliği de her tohumun içerisinde sürekliliği sağlamak için, yaşamı sağlamak için hücre suyu denen su bulunur. O su, yıllarca ve yıllarca onun binlerce yıl canlı kalmasını sağlayan bir olaydır. Çörek otunun dış kabuğu ne kadar sağlam vaziyettedir ki bunu en azından binlerce yıl koruyabilmiştir. Belki içerisinde çimlenen embriyosu çok çok küçük bir olaydır. Bunların hepsine yanıt vermek o kadar kolay değil. Ama söylentileri anlatmak bile hoş bir olaydır. Hiç değilse bunları konuşup, "evet bunun değeri vardır"ı unutmamak için önemli hikayelerdir, o nedenle anlatılır.
Başka Meyvelerin Çekirdeklerinden De Bu Tip Besin Destekleri Üretilebilir Mi? 04:05
Başka Meyvelerin Çekirdeklerinden De Bu Tip Besin Destekleri Üretilebilir Mi? 19 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Elbette, fonksiyonel meyve kapsamındaki bütün ürünlerin çekirdeklerinden besin destekleri elde ediliyor ve her birinin işlevi farklı. Aslında omega yağı asitleri açısından bakıldığında hepsi için aynı şeyler söyleniyor gibi gelebilir ama aslında onun içerisindeki diğer bileşenler, omega yağı asidi dışındaki diğer bileşenler, yağın kompozisyonu her ürüne farklı bir değer verir. Örneğin, kayısı çekirdeği yağı çok değerli bir üründür. İlginç bir hikayesi vardır kayısı çekirdeği yağının. Bizim 1960'lara denk gelen kuşağımızın çok yakından bileceği gibi, 1960'lı yıllarda sürekli Avrupa'nın gençleri, o zamanlar hippi olarak adlandırılırlardı, hep Katmandu'ya giderlerdi. Gidiş amacı herkesin farklıydı ama sonuç olarak Katmandu'ya gidilirdi. Katmandu'ya giden yolculardan bir tanesi, gidenlerin hepsinin yolu Hunza Vadisi'nden geçer. Hunza Vadisi'nde insanlar diğer dağlılara göre daha farklıdırlar. Amerikalı bir kimyager Hunza Vadisi'nden geçerken diğer dağlıların kırışık yüzleri, yani yaşlarından çok daha fazla gösteren görünümlerine karşın Hunza Vadililerin pırıl pırıl, gencecik olduğunu, tek bir kırışıklıklarının olmadığını görüyor ve diyor ki Hunza Vadisi sakinleri sonsuz gençliği keşfetmişler. Katmandu yolculuğundan vaz geçiyor, bu defa Hunza Vadisi sakinlerinin sırrını çözmek üzere çalışıyor. Orada tam 3,5 yıl kalıyor, yapmadığı araştırma kalmıyor. Saniter davranışlarından tutun da beslenme alışkanlıklarına kadar her şeyine bakılıyor Hunza Vadisi sakinlerinin. En sonunda fark ediliyor ki, Huzda Vadisinde kayısı yetişiyor ve Hunzalılar kayısıyı yaşken yiyorlar, taze olarak yiyorlar, kurutup yiyorlar, çekirdeklerini kırıp içini yiyorlar, çekirdeklerinin içini ezerekten çıkarttıkları bir yağda ellerine, yüzlerine ve gerdanlarına sürüyorlar. Tamam diyor, Hunza Vadisi sakinlerinin sırrı kayısı çekirdeği yağı. Gerçekten de 1965'li yıllarda dünyada birden bire kayısı çekirdeği yağı patlaması oldu. Herkes kullandı. Sonuç doğruydu. Aslında Türkiye halkı dünyanın en fazla kayısı üretir. Dünya birincisiyiz bu konuda. Dünya kayısı üretiminin % 20-21'ini yaparız tek başına Türkiye olarak. Yani Türk hanımlarının hepsi kayısı çekirdeği yağında her sabah duş yapabilirler veya banyo yapabilirler. Dolayısıyla hiç böyle damlasına şusuna busuna ihtiyaçları yoktur. Ama pek fazla kullanılmaz. Hunza Vadisi sakinlerini insanların mutlaka örnek alması gerekir. Başka hiçbir şeye gereksinimleri yoktur. O nedenle bu kayısı çekirdeği yağında sağ bir şekilde elde edilerek doğal halinde kullanılması çok önemli bir olaydır. Bu ürün de şu anda insanların hizmetine sunuluyor.
İnsanlar Neden Nezle Olur Gibi Kanser Olmaya Başladı? 01:39
İnsanlar Neden Nezle Olur Gibi Kanser Olmaya Başladı? 19 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. İnsanda direnç sistemini oluşturan bir gıda rejimi vardır. Yani insanların vücutlarında direnç sağlayacak olan gıdaları kesin olarak almaları ve bu şekilde beslenmeleri gerekir. Bazı besinler vardır ki, insan vücudu bunları kesin kendisi üretemez. Mutlaka dışarıdan alması gerekir.
Yağ Gibi Olmayan Yağdan Bahsediliyor. Bu Yağ Hangisidir? 02:35
Yağ Gibi Olmayan Yağdan Bahsediliyor. Bu Yağ Hangisidir? 18 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. O da şeftali çekirdeği yağıdır. Şeftali çekirdeği yağı gerçekten yağ gibi olmayan bir yağdır. Özellikle yağlı ciltler tarafından büyük bir hızda emilir. Şeftali çekirdeği aynı zamanda fonksiyonel meyvedir. Şeftali çekirdeğinin içinde amikler olduğu için acıdır ama amiklerin yağı geçmez. Dolayısıyla o yağ kullanılabilir. O şekilde beslenen insanlarda bağırsak kurdu gibi şeyler asla olmaz. Bunlara karşı da kullanılır. Ama asıl önemli işlevi, cilt beslenmesinde kullanılmasıdır. Artık hiçbir şeyi emmiyor denilen, en ölü ciltlere bile nüfuz eder. Onun için şeftali çekirdeği yağı yaşlılarda, derisi herhangi bir şeşe yanıt vermiyor denilen insanlarda çok etkili bir şekilde kullanılır. Zaten sürüldükten çok kısa bir süre sonra emilir, o nedenle yağ gibi olmayan yağdır. Amiklerinin verdiği o acımsı tadı veya kokuyu duyarsınız yağın kendisinde de. Şeftali çekirdeği yağı, yağlı ciltler için, beslenmesi gereken yaşlanmış ciltler için hele cildi vitamin vs ile beslenmek isteniyor ise onları taşıyıcı yağ olarak kullanmak için ideal bir üründür. Çıkartılması zor bir üründür. Ama süper kritik karbondioksit ekstraksiyonuyla çok rahatlıkla çıkartılmaktadır. Çok ilginç bir olaydır; 1 ton şeftaliden sadece 50 kilogram şeftali çekirdeği çıkar biliyorsunuz. 50 kilogram şeftali çekirdeğinden de aşağı yukarı 2,5 kilogram şeftali çekirdeği içi çıkar. Bu 2,5 kilogramdan da neredeyse 100 grama yakın şeftali yağı çıkar. Demek ki değerli bir yağdır. Çok değerli bir yağdır. O nedenle şeftali çekirdeği yağı açısından Türkiye oldukça zengin bir kaynaktır. Bu zengin kaynağın kullanılmasında da büyük yarar vardır.
Tabia Doğal Destek Ürünleri TRT Haber'de yayınlandı 02:49
Tabia Doğal Destek Ürünleri TRT Haber'de yayınlandı 13 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Tabia Doğal Destek Ürünleriyle ilgili TRT Haber'de yayınlanan haber
Yağların Vücut Direncindeki İşlevi Nedir? 06:11
Yağların Vücut Direncindeki İşlevi Nedir? 12 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Aslında yağ insan beslenmesinde ve insan yaşamında inanılmaz derecede önemli olan bir unsur. Şöyle düşünün bunu: İnsanın günlük enerjisinin, bu kutuplardan ekvatora doğru değişmiş olmakla beraber yüzde 80'nine yakın bir kısmı kutuplarda yağlardan sağlanır, ekvatorda bu yüzde 10 civarındadır. Demek ki insan enerjisinin bu kadar büyük bir kısmını yağlardan sağlama gibi bir zorunluluğu var. Bunun yanında vücuttaki bir çok organ büyük ölçüde bu yağlarla beslenir, desteklenir. Örneğin beynin çok büyük miktarda yağ içerdiğini unutmamak gerekiyor. Bunlar da çok önemli unsurlar. Hatta son zamanlardaki bazı bilimsel araştırmalarda insanın beslenmesiyle özellikle de stresli bir yaşama karşı koyabilme, depresif tavırlar gösterebilmesi arasında ciddi ilişkiler görülmüş. Yani doğru dürüst beslenmeyen, yeteri kadar yağ almayan insanlar kesinlikle depresif tavırlar sergilemeye başlamışlar. Dünya bütün bunların hepsini görüp buna karşı önlem almak zorunluluğunda hissetmiş kendisini. Dünya gıda örgütünün çalışmalarına göre bir insanın günde aşağı yukarı yüzde 80 veya yüzde 10 enerjisini karşılama durumlarına göre alması gereken bir yağ oranı var. Türkiye'nin bulunduğu coğrafi konuma bakarsanız bizim yağdan karşılamamız gereken enerji aşağı yukarı toplam enerjimizin yüzde 35'ine denk geliyor. Bunu sağlayabilmek için de her insanın günde ortalama olarak 85 gram civarında yağ kullanması gerekiyor. Günde 85 gramdan hesaplarsanız eğer, yılda 30 kilogram civarında yağ tüketmesi gerekiyor. 30 kilogram yağ. Ancak bu yağın kesinlikle doymamış yağ asitleri açısından zengin olan yağlardan olması gerekiyor.
Fonksiyonel Çekirdekler Başka Amaçla Da Kullanılıyor Mu? 02:48
Fonksiyonel Çekirdekler Başka Amaçla Da Kullanılıyor Mu? 10 izlenme - 3 yıl önce Tabia ürünlerini http://tabiashop.com adresinden satın alabilirsiniz. Aslında çok ilginç bir kullanım alanı var. Gelişmiş dünya bunları çok yakından tanıyor. Bu işlev, İşviçreli likör üreticileri tarafından keşfedilmiş. Likör üreten işçiler vişne likörü üretimi sırasında vişne çekirdeklerini çıkarttıkları zaman yıkayıp, bir torbaya koyup sobanın altında bırakırlarmış. Akşam İsviçre'nin o soğuğunda evlerine dönerken ceplerine koyup evlerine kadar üşümeden sıcacık giderlermiş. Çünkü vişne çekirdeklerinin ısı tutucu özelliği var. Bunu mikrodalgada veya kaloriferin üstünde iki dakika ısıttığınızda, özellikle mikrodalgada, 45 dakika boyunca size sabit ısı veriyor. Bel ağrılarında, boyun ağrılarında, lohusa kemeri olarak (özellikle lohusaların karnını bağlayıp sıcak tutmaları gerekiyor), inanılmaz şekilde kullanılır hale gelmiş. Likör fabrikasının patronu pencereden bakarken akşam çıkan işçilerin ellerini ceplerine sokup ıslık çalarak gittiklerini görmüş. Demiş ki, "bu işçiler benim likörleri içiyorlar, yoksa akşamın bu soğuğunda ıslık çalarak gidemezler, yakalayın bunları" demiş. Gitmişler, alkol muayenesi, kimsede bir şey yok. Neden sonra anlaşılmış ki, ceplerine koydukları ısıtılmış vişne çekirdekleri sayesinde ıslık çalarak gidiyorlar. Olay ondan sonra Fransa'ya atlamış. Fransızlar bunu çok yoğun olarak kullandılar. Fransa'da hala yastık, boyunluk, kemer olarak kullanılır. Bunlar ilk olarak Türkiye'de de imal edildi. Hatta Fransızlardan veya Avrupalılardan çok daha iyi imal edildi. Onların torbaları böyle kaldırdığınız zaman bütün çekirdekler altında yığılır. Türkiye'de imal edilenler kanallı olarak yapıldı onların hepsi. Torbalanmıyor da. Mikrodalgada 2 dakika ısıtıyorsunuz, ondan sonra belinize sardığınızda, boynunuza sardığınızda, özellikle bilgisayar başında çalışanlar boyun ağrısından duramazlar ya, boyunlarına onu koyacaklar, oturacaklar. Asla vücut ısısının altına da düşmediği için çok önemli bir ürün.