Hoşgeldiniz!

talas

Uçabildiğini İddia Eden Metalist Enis Talas 03:28
Uçabildiğini İddia Eden Metalist Enis Talas 3.377 izlenme - 4 yıl önce
sarnıçlı yeraltı şehri talas ali dağı 09:54
sarnıçlı yeraltı şehri talas ali dağı 3.934 izlenme - 6 yıl önce sarnıçlı yeraltı şehri talas ali dağı
Kayseri Talas Ardıç Köyü 07:29
Kayseri Talas Ardıç Köyü 1.280 izlenme - 6 yıl önce kayseri talas ardıç köyü
Ders: 751 Talas Savaşı (Karluklar Abbasiler İle Çinlilerin Savaşıdır) İslamla İlk Yakınlaşma 09:38
Ders: 751 Talas Savaşı (Karluklar Abbasiler İle Çinlilerin Savaşıdır) İslamla İlk Yakınlaşma 2.903 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen Talas Muharebesi ya da Talas Meydan Muharebesi, 751 yılında bugünkü Kırgızistan sınırları civarında Abbâsîler ve müttefiki olan Karluklar ile Çinliler arasında yapılan muharebedir. Parçalanan Türgişlerin “Kara Türgişler” gurubu 742 de Çinlilerin desteğiyle Tumoça komutasında bağımsızlıklarını korudular. Taşkent (Keş)’teki bu Kara Türgişlerin sonraki hükümdarı Bahadır Tudun[kaynak belirtilmeli], Çinli komutan Kao Siyen Çe (ya da Gao Hsien-çı) tarafından öldürüldü (751). Bütün mallarına el konuldu. Şehir yağma edildi. Çinli komutan hükümdara söz verdiği halde, onu komplo ile öldürtmüştü. Bu olaydan sonra kaçmayı başaran hükümdarın oğlu Araplardan yardım istedi. Talas Savaşı (751) Abbasi hanedanının hilafete geçmesi ile hemen bütün cephelerde olduğu gibi Türklerle yapılan mücadeleler de hızını kaybetmiş veya tamamen durmuştur. Abbasilerin iktidara geldikleri sıralarda Doğu'daki gelişmeler, bir asırdan beri devam eden Türk-Arap mücadelelerini yeni bir şekil almasına sebep olmuştur. Maveraünnehr'de Türk-Arap mücadelelerinin devam ettiği sırada bazı Türk beyleri bu yeni düşmana karşı Çin'den yardım istemişlerdir. Türkistan'da hakimiyet kurmak için bu daveti fırsat bilen Çin, 747 yılında büyük bir ordu ile Batı'ya doğru ilerlemeye başlamıştır. Ancak Çin'i sert tutumu ve bilhassa Taşkent beyi Bagatur Tudun'un öldürülmesi bu seferde Türkleri Abbasilerin Horasan valisi Ebû Müslim'den yardım istemeğe sevketti. Ebû Müslim yardım teklifini derhal kabûl ederek Ziyad b. Salih kumandasında bir orduyu Çin kuvvetlerine karşı gönderdi. Türk-Müslüman müttefik kuvvetleri 751 yılında Talas suyu kenarında bugünkü Alma-ata yakınında Çin kuvvetleri ile karşılaştı. Temmuz 751'de beş gün devam eden çetin savaşta Çinliler ağır kayıplar vererek savaş meydanını terkettiler. Talas Savaşı Türk-Müslüman münasebetlerinde bir dönüm noktasıdır. Bu savaşla, yıllardan beri devam eden savaşlar yerini sulh devresine terketmiştir. Artık, Türkler ile Araplar arasında çetin savaşlar olmuyor, bunun yerini ticari münasebetler alıyor ve İslam dini Türkler arasında yavaş yavaş tanınıp yayılmağa başlıyordu. Bu gelişmeden bir yıl önce Emevîler yıkılarak (750), yerlerine Abbasiler gelmişti. Ebu Hasan 745 yılında Emevîlerin Horasan valisi Nasr Selçuk Seyyar’ı yenerek Horasan’dan çıkartmıştı. Bu olay Emevîlerden memnun olmayan Müslümanlar için bir kıvılcım oldu. Taşkent'in yardım istediği sırada Horasan valisi olan Ebu Oğuzhan, Arap liderleri gibi düşünmedi ve komutanı Ziya bin Salih’i gönderdi. Çin ordusundaki Karluklar ve Yağmalar muharebe sırasında taraf değiştirerek Arapların tarafına geçmiş ve Çinlilere arkadan saldırmışlardır. Sonuçları[değiştir] Bu muharebe ile birlikte matbaa ilk defa Çin dışına çıkmıştır. Bunun yanı sıra barut, kâğıt ve pusulayı da Araplar öğrenmişlerdir. Bu önemli buluşlar Avrupa'ya ise Avrupa ülkelerinin İslam dünyasına karşı düzenlediği Haçlı Seferleri ile geçmiştir. Bu bakımdan da Talas Savaşı'nın Dünya Tarihi için çok önemli bir yeri vardır. Türk Tarihi için de önemi büyüktür. Türkler bu savaşta Müslümanlığı yakından tanıma fırsatı bulmuştur ve çoğu tarih kaynaklarında Türklerin Müslümanlığın kabul etmesi konusunda başlangıç noktasını oluşturur. Türklerin Müslümanlıkla ilk tanışmaları Hazar Türkleri ile oldu. Daha sonra ise köle ve paralı askerlik yoluyla oldu (674). (Bu konuda ayrıntılı bilgi, "Tarihin Aydınlttığı Gelecek" kitabının Türklerde Müslümanlık bölümünde verilecektir.) Hz. Ömer döneminden itibaren Araplarla Hazar Türkleri birbirleriyle ciddi savaşlar yaptılar. Savaşların sonunda Araplar, Hazarların ülkesini ele geçiremediler. Bu savaşlarda Arapların gösterdikleri sert davranışlar, Hazarları Müslümanlıktan soğuttu. Bizans’ın baskılarından kaçan Musevilerin de etkisiyle Hazarların yöneticilerinden Museviliği seçenler oldu. Halk ise, eski Türk dinine bağlı olmayı sürdürdü. Batı Türklerinde durum böyleyken, Doğu Türkleri ile Müslümanlar arasındaki mücadele de karşılıklı çatışmalarla devam etti. Bu mücadeleler sırasında da Arap savaşçıların sivillere karşı bile çok acımasız davranmaları aralarının açılmasına neden oldu. Nitekim ünlü Arap komutanı Kuteybe Horasan valisi iken Belh ve Beykend şehirlerinde halka karşı çok acımasız davranışını tarihçi Narşahi üzüntüyle anlatır. Dolayısıyla 717 yılından itibaren Fergana, Semerkant ve Baktriane kıralları Araplara karşı koyabilmek için sık sık Çin’den yardım istediler. II. Göktürk Devletinin Hanı Kapgan kağan 716 yılında, Çinlilerin kışkırttığı Bayırku tarafından pusuya düşürülerek öldürülmüştü. Yerine geçen oğlu İnal Bögü ise güçlü bir kişiliğe sahip değildi. Refik Özdek’e göre (I.cilt s.81 ve 113), bunu fırsat bilen Türkeşler Sulu Çor Kağan öncülüğünde isyan ettiler. Ve bağımsızlıklarını kazandılar. Göktürklerin “On-Ok” kolundan olan Türkeşler (Türgişler) Talas-Isık Göl-Semerkant arasında oturuyorlardı. Ancak kısa sürede birbirlerine düşerek “Sarı” ve “Kara” Türkeşler olarak parçalandılar. Sonunda Sarı Türkeşlerin lideri Kül Çor, Sulu Çor’u öldürerek galip geldi ve “Baga Tarhan” adıyla başa geçti (738). Ancak Emevilerin yeni Horasan valisi Nasr İbni Seyyar, Taşkent yakınlarında Baga Tarhan’ı pusuya düşürerek esir etti. Türk ordusunun gözü önünde de idam ettirdi. Bu vaka Türkler açısından iki olumsuzluk getirdi. Birincisi Türklerin Araplara karşı başlayan nefretini artırdı. İkincisi Türkeşler Devletinin yıkılmasına sebep oldu. Zaten II. Göktürk Devleti de İnal Bögü yöntiminde iyice zayıflamıştı. Bu olaylar bazı Türk yazarlarının, Talas savaşını tamamen farklı yönde algılamalarına yol açmış olabilir. Nitekim sayıları az da olsa bazı kişiler, Talas Savaşında Çinlilerle Türklerin birleşerek Araplara karşı mücadele ettiğini ve Arapları yendiklerini iddia etmişlerdir. Bu sıralarda Göktürk Devleti yıkıldı. II. Göktürk Devleti’ni yıkılmasında etkin olan (744) Uygurlar, onların yerini dolduramadılar. Türkler sanki başsız kalmışlardı. Çin, tekrar ilerlemeye başladı. Arapların saldırılarından çekinen kırallıkların Çin’den sürekli yardım istemeleri de Çin ilerleyişini hızlandırıyordu. Sanki Türkler için karanlık dönem yeniden başlıyordu. Tam bu sırada pek tahmin edilemeyen bir olay oldu. Parçalanan Türkeşlerin “Kara Türkeşler” gurubu 742 de Çinlilerin desteğiyle Tumoça komutasında bağımsızlıklarını korudular. Taşkent (Keş)’teki bu Kara Türkeşlerin sonraki hükümdarı Bahadır Tudun, Çinli komutan Kao Siyen Çe (ya da Gao Hsien-çı) tarafından öldürüldü (751). Bütün mallarına el konuldu. Şehir yağma edildi. Çinli komutan hükümdara söz verdiği halde, onu komplo ile ve onursuzca öldürtmüştü. Bu olaydan sonra kaçmayı başaran hükümdarın oğlu, Karluk Türklerinden ve Araplardan yardım istedi. Bu gelişmeden bir yıl önce, İslam İmparatorluğu’nda Emeviler yıkılarak (750), yerlerine Abbasi sülâlesi gelmişti. Bu durumun gerçekleşmesinde, Horasanlı Türk olduğu söylenen Ebu Müslim’in çok önemli bir rolü oldu. Çünkü Ebu Müslim 745 yılında Emevilerin Horasan valisi Nasr İbni Seyyar’ı yenerek Horasan’dan çıkartmıştı (745). Bu olay Emevilerden memnun olmayan Müslümanlar için bir kıvılcım oldu. (Ebu Müslim’i o bölgedeki milletlerin hepsi, kendi ulusundan biri olarak görüyordu. Bunun nedeni, belki bölge halkının Emevilere karşı duydukları nefretti belki de, ordusunda değişik milletlerden insanların bulunması idi.) Türklerin yardım istediği sırada Horasan valisi olan Ebu Müslim, Arap liderleri gibi düşünmedi ve komutanı Ziya bin Salih’i gönderdi. Karluk Türkleri (Karahanlılar Devleti’ni kuran ana boydur) ise zaten Çinlilere düşmandı. II. Göktürk Devleti’nin yıkılmasıyla bağımsızlıklarına kavuşmuşlardı. Onlar da olumlu cevap verdiler. Böylece 751’de birleşen kuvvetler, Talas nehri kıyılarında Çin ordusunu ezdiler. Çinlilerin yok olurcasına yenilmelerinde Karluk ve Yağma Türklerinin Çin ordusunun arkasına sarkmaları ve onları iki ateş arasında bırakmaları etkili oldu. (Hayati Ülkü ise (s.775), Çin ordusundaki Karluk ve Yağma Türklerinin savaş sırasında Arapların tarafına geçtiğini anlatır. Halbuki Karluklar, bağımsızlıklarına kavuştuktan sonra Balkaş gölü civarına çekilmişlerdi. Çinlilerle aralarında Türgişler, Göktürkler ve devlet olarak Uygurlar vardı. Uygurlar ise yıkılan Göktürk Devleti’nin mirasçısı olduklarını iddia ediyorlardı. Dolayısyla, Göktürklere karşı bağımsızlık için isyan eden Karluklara düşmandı. Yani bu iddianın doğru olması ihtimali yoktur.) Bu dönemde Çin’de Hsiuen-Dzung iktidardaydı. Bu kişi edebiyat ve güzel sanatlar bakımından parlak bir hükümdarlık yaptı. Ancak bu davranışı ülkesinde karışıklık yarattı. Talas savaşından iki ay önce, doğu sınırındaki sorunlar yüzünden çıkan iç kargaşada Çin, Roux’ya göre (Orta Asya s.190), 60.000 askerini kaybetmişti. (Bu durum Osmanlı İmparatorluğundaki Lâle Devri ve sonundaki Patrona Halil isyanı ile benzeşmektedir.) Çinlilerin Talas savaşında da ağır bir yenilgi almaları üzerine, An-lu-şan (Ngan-lu-şan) adlı bir kişi paralı askerlerden oluşan ordusuyla iç isyan çıkardı (755). Roux’ya göre (Orta Asya, s.200) bu kişi ya Türk ya da İran-Türk melezidir. Bu olay Çin’de 8 yıl süren bir iç savaş başlattı. İsyancılarla baş edemeyen Çin, Uygur Hakanı Bügü Kağandan (Roux’ya göre ise (Orta Asya, s.200), Bayan Çor’dan) yardım istedi. O da yardım etti. Çin’in ilk başkenti Çang-an ve ikinci başkenti Lo-Yang şehirlerini isyancılardan kurtardı (758). Bu şehirlerde 4-5 yıl oturdu. Sonra yüklü hediyelerle Ötüken’e geri döndü. Bu tarihten sonra Çinliler bin yıl boyunca bir daha batıya doğru ilerlemedi. İç isyanlar sonucunda zor duruma düşen Çin’in, Uygurlardan değil Araplardan yardım istediğini iddia edenler vardır. Genelde İslâm tarihini yazanlar bu düşüncededirler. Halbuki Çinlilerin daha 7 yıl önce savaştıkları Araplardan değil, Talas Savaşında taraf olmayan Uygurlardan yardım istemeleri daha mantıklıdır. Atilla’dan sonraki birçok Türk boyu gibi, II.Göktürkler de yüzlerini batıya çevirmişlerdi. Ama, şans eseri aynı dönemde, Müslümanlığın getirdiği yeni heyecanla Araplar, doğuya doğru ilerliyorlardı. Bu nedenle Türkler, Kültigin gibi bir liderin önderliğinde bile Arap direnişini kıramadılar. Dolayısıyla batıya doğru fazla ilerleyemediler. Böylece iki millet birbirine rakip olmuştu. İşte Talas savaşı, önce rekabeti giderdi. Sonra Türklerle, Arapların birbirlerine karşı kinlerini azalttı. Bu savaş, Türklerin geleceği üzerinde çok etkili oldu. Orta Asya’nın Çin egemenliğine girmesi ihtimali ortadan kalktı. Çünkü, gerek Mani dini, gerekse Budizm Çin’de hızla yayılmaktaydı. Bu iki din de sakinliği ve yumuşak huyluluğu öğütlemekteydi. Belki de bu anlayışlarının etkisiyle kabuklarına çekildiler. Bin yıl boyunca bir daha ilerlemediler. Çin, eski sülâleleri olan Han’lar döneminin (M.Ö.206-M.S.220) sınırlarına ancak 1770’lerde Doğu Türkistan’ı alarak ulaşabildi. Göktürklerin yıkılmasından sonra bölge halkındaki iç dinamikler yok olmamıştı. Talas Savaşından sonra Türkler, yüzlerini tekrar batıya doğru çevirdiler. Türk boyları içerisinde sadece Uygurlar batıya yönelmediler. Onlar genelde Çin ile ilgilendiler. Ana Türk gurubundan ayrı ve yalnız kaldıkları için Çinlilere (Uygurcada Hıtaylar) üstünlük sağlayamadılar. Sonunda Çin üstünlüğünü kabul ettiler (1757). Ama kültürel olarak varlıklarını korudular. Diğer Türk boyları Çin üzerine artık ciddiyetle gitmediler. 12. ve 13. yüzyıllardan itibaren de Timur’un yarım kalan seferi hariç (1405), Türkler Çin’e bir daha sefer yapmadılar. Türklerin yönlerini Batıya çevirerek, zamanla Ötüken Vadisini terk etmelerinden sonra, bu bölgeye Moğollar yerleşmeye başladılar. Talas Savaşı 751 yılında Araplar ile Çinliler arasında yapılan savaş. Doğudan batıya ilerleyen Çinliler ile, Ön-Asya' dan doğuya ilerleyen Araplar, Talas ırmağı kıyılarında savaştılar. Bu savaşta, Orta Asya'nın Çin egemenliğine girmesini istemeyen, Karluk ve Yağma Türkleri, Arapların yanına geçmişler ve savaşı Arapların kazanmasını sağlamışlardır. İslamiyet'i henüz kabul etmeyen Türklerin, Orta Asya’da İslâm dînini tanıtıp yayan Araplarla birlikte, Çinlilere karşı, Talas’ta yaptıkları bu savaş, sebep ve sonuçları bakımından çok önemlidir. Göktürk İmparatorluğu'nu yıkmış olan Çin’in başındaki Tang Sülâlesi (618-906) devrinde İmparator Hivang-Çang (713-755), Türk Hanoğulları’nın hâkimiyetindeki Şaş/Taşkent şehrini ele geçirmek istedi. Bu gayeyle Taşkent Seferine çıkan Kuça Valisi Kao Sien-tche çok geçmeden Taşkent hükümdarı Bagatur-tudun’u esir alarak Çin İmparatoruna gönderdi. Bagatur-tudun’un öldürülmesi üzerine oğlu Tüen-en, başta Karluklar olmak üzere bölgedeki Türk boylarını Çin’e karşı birlikte harekete çağırdı. Ancak Göktürklerin yıkılmasından sonra henüz birliğini kuramamış olan Türkler, Çin kuvvetleriyle tek başlarına mücadele edemeyeceklerini bildikleri için Abbasîlerden yardım istediler. Ziyad bin Sâlih kumandasında gelen İslam ordusu, yardımcı Türk kuvvetleriyle birleşti. Bunu haber alan Çin komutanı Kao Sien-tche de 100 000 kişilik orduyla, Talas şehrine geldi ve burada müttefik kuvvetlerle karşılaştı. 751 yılı Temmuzunda başlayan savaş, pek şiddetli bir şekilde beş gün devam etti. Savaşın son gününde Çin kuvvetlerinin arkasına sarkan Karluklar, düşmana ağır bir darbe indirdiler. Kao Sien-tche az bir kuvvetle canını zor kurtarabildi. Savaşta Çinliler, elli bin ölü ve yirmi bin esir verdiler. Talas Meydan Muharebesinin zaferle neticelenmesi; Türk, Çin, İslam ve dünya tarihiyle medeniyetinde çok önemli etkiler bıraktı. Çinliler Talas yenilgisinden sonra 20. yüzyıla kadar, Tanrı Dağları (Tiyenşan) batısına geçemediler. Batı Türkistan, Çin tehlikesinden kurtuldu. Karluklar, Talas Zaferinden on beş yıl sonra, 766 tarihinde, Tanrı Dağları batısında ve Çu Irmağı boylarında müstakil Türk devleti kurdular. Türkistan’daki Kamlık (Şamanlık), Buda ve Mani dinlerindeki yerli ve göçebe Türklerle Müslümanlar arasında, serbest ticaret, dostluk ve iyi münasebetler başladı. Türkler, Müslümanlarla tanışıp, İslam dînini yakından tanıma imkânına kavuştular. İslam dîninin üstün esasları, mütekâmil hâli, buralardaki Türklerin İslamiyet'i benimsemelerine sebep oldu. İslam medeniyet dairesine, Orta Asya’da, binlerce Türk girdi. Türkler, kâğıt yapmasını Araplara öğretti. Semerkand’daki imalathânelerde yapılan ipekten kâğıtlar, Orta Doğu ve Akdeniz’e yayıldı. Müslüman Araplar, hakimiyetlerindeki bölgelerden öğrendikleri kâğıdı imal ederek medeniyetin bütün dünyada hızla yayılmasına hizmet ettiler. Savaşın önemi Orta Asya'nın Çin egemenliğine girmesi engellenmiştir. (Siyasi) Türkler, bu savaştan sonra guruplar halinde İslamiyet'i kabul etmeye başlamışlardır. ( Karluklar) (Dini) Esir alınan Çinlilerden kağıt yapım tekniği öğrenilmiştir. (Kültürel) Abbasiler, yönetimde Emevilerin Arap Devleti tezi yerine, İslam devleti özelliği göstermişler, Müslümanlara eşit yaklaşımda bulunmuşlardır. Arap Milliyetçiliği politikası, Ümmetçi anlayışa dönüşmüştür. Fetih politikasından çok, kültür politikasına ağırlık vermişlerdir. Halife Mansur döneminde, Bağdat şehri kurularak, merkez buraya taşınmıştır. İlk defa Yunan filozoflarının eserleri, bu dönemde Arapça'ya çevrilmeye başlamıştır. En parlak dönemlerini, Harun Reşit ile oğulları Memun ve Mutasım zamanlarında yaşamışlardır.
Ders: 751 Türk İslam Devletleri (karluklar - Karahanlılar - Gazneliler) 39:18
Ders: 751 Türk İslam Devletleri (karluklar - Karahanlılar - Gazneliler) 2.875 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen Türk İslam Devletleri 1) Tolunoğulları (868-905) Mısırda kurulan ilk bağımsız Türk-islam Devletidir. Devletin kurucusu Ahmet bin Tolundur (Tolunoğlu Ahmed). Abbasilerin Mısır valisi olan Ahmet 868 yılında bağımsızlığını ilan etti. Suriye, Filistin ve Bingaziyi ele geçirerek devletini güçlü bir duruma getirdi. 884 yılında ölümüyle yerine oğlu Humâraveyh geçti. Humâreveyhten sonra Ceyş, Harun ve Zeyban işbaşına gelen hükümdarlardır. iç karışıklardan yararlanan Abbasiler merkezi Fustata girerek 905 yılında Tolunoğulları devletine son verdiler. 2) İhşidiler (935-969) Mısırda kurulan ikinci Türk devletidir. ihşid unvanı devletin kurucusu Muhammed Ebu Bekire Abbasi Halifesi tarafından verilmiştir (Ihşid: Melikler-Meliki) Muhammed Mısırda vali iken bağımsızlığını ilan ederek ihşidiler devletini kurdu. Onun zamanında ordu güçlendirilerek Suriye, Filistin ve Hicaz ele geçirildi. Unucur (onuygur), Ali, Kafur ve Ahmet ihşidiler devletinin hükümdarlarındandır. 969 yılında Fatımiler bu devlete son verdiler. 3) Karahanlılar (840-1212) İlk Müslüman Türk devleti olarak kabul edilen Karahanlılar Devletini Karluk, Yağma ve Çiğil Türkleri kurmuşlardır. ilk hükümdarları Bilge Kül Kadır Handır. Başkentleri Balasagundur. Karahanlıların en önemli dönemi 934 yılında başa geçen Abdülkerim Satuk Buğra Han zamanıdır. Bu hükümdarın Müslümanlığı kabul etmesiyle, devlete bağlı Türkler arasında islamiyet yayılmaya başladı. Böylece ilk Türk-islam devletinin kurucusu oldu. Buğrahan Ali, Nasr Ali ilig Han, Yusuf Kadır han Karahanlı hükümdarlarından bazılarıdır. Nasr Ali ilig Han döneminde Karahanlılar Gaznelilerle birlikte Samanoğulları Devletine tamamen son verdiler ve topraklarını paylaştılar. Karahanlılar Gaznelilerle yaptıkları mücadelede başarılı olamadılar. Yusuf Kadır Hanın ölümünden sonra oğulları arasında çıkan taht kavgalarından dolayı devlet doğu ve batı olarak ikiye ayrılmıştır. Doğu Karahanlılar ; Balasagun, Talas, Kaşgar, Tuzkent, Yarkent ve Hotan bölgelerine hakim olmuşlardır. Bu devlet önce Selçuklulara bağlandı sonra da Karahıtaylar tarafından ortadan kaldırıldı (1211). Merkezi Semerkant olan Batı Karahanlılar Maveraünnehir ve Fergana bölgelerine hakim olmuşlardır. Bir süre Karahıtaylara bağlı yaşadılar. 1212de de Harizmşahlar tarafından yıkıldılar. 4) Gazneliler (963-1187) Devletin kurucusu Alp Tigin Samanoğullarının hizmetinde bulunmuş ve Horasan valiliği yapmıştır. Afganistandaki Gazne şehrine gelerek Gazneliler Devletini kurmuştur (963). Sebük Tekinin hükümdarlığı zamanında Toharistan ve Belucistan alınarak Hindistana inildi. Sebük Tekin ölünce yerine geçen oğlu ismailin hükümdarlığını büyük oğlu Mahmut tanımadı. 998 yılında hükümdar olan Sultan Mahmud zamanı (998-1030) Gaznelilerin en parlak dönemidir. 1001-1027 yılları arasında Hindistana 17 sefer düzenlendi ve bu bölgede islamiyetin yayılması sağlandı. Sultan Mahmut 1030 yılında ölünce yerine oğlu Mesud geçti. Bu dönemde Selçuklularla yapılan Dandanakan Savaşı (1040) devletin zayışamasına sebep oldu. 1041 yılında Sultan Mesutun öldürülmesinden sonra devlet iç karışıklıklara sürüklendi. (Muhammet, Mevdut, ibrahim hükümdarlık yapan isimlerden bazılarıdır). Hüsrev fiah zamanında devletin merkezi Gazneden Lahor şehrine nakledildi. Son hükümdar Hüsrev Melikin Gurlular tarafından tutsak edilmesiyle Gazneliler devleti son buldu (1187) 5) Büyük Selçuklular ve Bağlı Devletler Büyük Selçuklu Devletini kuranlar Oğuzlardır. Bu devlet, adını Selçuk Beyden aldı. Selçuk Bey Oğuzların üçok kolunun Kınık boyundandır. Selçuk Bey Oğuz Yabgu Devletinde subaşı görevinde bulunmuştur. Yabguyla arası açılan Selçuk Bey Cend şehrine yerleşti. Burada Müslümanlığı kabul etti. Selçuk Beyin torunları olan Tuğrul ve Çağrı beyler Gazneli Mesud zamanında Nişabura girerek bağımsızlıklarını ilan ettiler (1037). Gaznelilere karşı kazandıkları Dandanakan Zaferi ile (1040) Selçuklu Devletini kurdular. Tuğrul Bey Sultan oldu. Çağrı Bey orduların başına geçti. Dandanakan Zaferiyle islam dünyasında siyasi hakimiyet Selçuklulara geçmiştir. 1043 yılında Tuğrul bey başkenti Nişaburdan Reye taşıdı. 1048 yılında Bizansla yapılan Pasinler Savaşını Selçuklular kazandı (Bizansla yapılan ilk savaş). 1055 yılında Abbasi Halifesinin daveti üzerine Bağdata girerek onu, fiii Büveyhoğullarının baskısından kurtardı. Halife Tuğrul Beye Doğunun ve Batının Sultanı unvanını verdi. Böylece Selçukluların lider ve koruyucusu konumuna yükseldiler. 1057 yılında Tuğrul Bey Büveyhoğullarını tamamen ortadan kaldırdı. 1063 yılında Tuğrul Beyin ölümüyle yerine Çağrı Beyin oğlu Süleyman Beyin geçmesine karşı çıkan Çağrı Beyin diğer oğlu Alp Arslan 1064 yılında tahtı ele geçirdi. Sultan Alp Arslan zamanında bütün Azerbaycan, Kuzey Irak ve Suriye birer Türk yurdu haline geldi. 1071de Malazgirtte Bizansla yapılan savaşta Bizans mağlup edildi ve Anadolu kapıları Türklere açıldı. Melikşah zamanı (1072-1092) Selçuklu Devletinin en parlak zamanıdır. En geniş sınırlara bu zamanda ulaşıldı (Harita 5.5). Karahanlılar ve Gazneliler Selçuklulara tabi hale getirildi. Anadoluda Adalar Denizi ve Boğaziçine kadar olan yerler fethedildi. Melikşahın ölümünden Sultan Sencerin başa geçmesine kadar olan dönem Fetret Devri olarak bilinir. Bu dönemde Melikşahın oğulları; Berkyaruk, Mehmet Tapar, Mahmut ve Sencer arasında taht kavgaları yaşandı. Selçuklu Devletinin son büyük Sultanı Sencerdir. Sencerin 1141 Katvan Savaşında Karahıtaylara yenilmesi devletin zayışadığını açığa çıkardı. Sencer kendi soydaşları Oğuzlar üzerine fazla varınca, onlara esir düştü (1153). Kurtuluşundan yedi ay kadar sonra öldü (1157). Büyük Selçuklu Devletide fiilen sona erdi. Fakat Selçuklu ailesinden olanların kurduğu devletler yaşamaya devam etti. Bunların en önemlileri şunlardır. * Horasanda kurulan HORASAN SELÇUKLULARI; Devletin başkenti Hemedandı. Harizmşahlar tarafından ortadan kaldırıldı. * İranda kurulan KiRMAN SELÇUKLULARI; Alp Arslanın yeğeni Kavund tarafından kuruldu. Oğuz saldırıları ve taht kavgalarıyla yıkıldı (1187). * Suriyede kurulan SURiYE SELÇUKLULARI; 1069 yılında bugünkü Suriye, israil ve Ürdün toprakları üzerinde Atsız ve fiöklü beyler tarafından kuruldu. Bu devletlerden başka Selçuklu ailesinden olmayan vali ve komutanlar da bağımsız devletler kurdular. Bunlara Atabeylikler adı verildi. Atabeyler, Selçuklu şehzadelerini eğiten, onların iyi bir devlet adamı ve komutan olmalarına yardımcı olan bilgili kişilerdi. Atabeyliklerin başlıcaları şunlardır; * Musul ve Halepte ZENGiLER * iranın Fars bölgesinde SALGURLULAR * fiam ve çevresinde BÖRiO/ULLARI * Azerbaycanda iLDENiZLiLER 6) Harizmşahlar (Harizm fiahlar) (1097 - 1231) Ceyhun ırmağının Aral gölüne döküldüğü delta bölgesine Harzem, bu bölgeye hakim olanlara Harizmşah denilmiştir. Harizmşahların atası Anuş Tigin Harzem valisi idi. Torunu Atsız Selçuklulara karşı bağımsızlık mücadelesinde bulunduysa da başarılı olamadı. Buna rağmen Atsız Harizmşahlar Devletinin kurucusu kabul edilmektedir. Atsızın oğlu il-Arslan zamanında Büyük Selçuklu Devleti yıkılınca (1157) Harizmşahlar bağımsız bir devlet oldular. Alâeddin Tekiş, Harizmşahların en güçlü hükümdarı oldu. Onun oğlu Alâeddin Muhammed döneminde Cengiz Han başkent Gürgenç dahil bütün Harezm şehirlerini aldı (1220). Muhammedin oğlu Celâleddin Harizmşah Tebrizi başkent yaptı. Türkiye Selçuklularına ait Ahlatı alması üzerine Türkiye Selçuklu Sultanı I. Alaeddin keykubat, Yassıçemen Savaşında (1230) Harizmşahları bozguna uğrattı. 1231 yılında Celâleddin Harzemşahın öldürülmesiyle bu devlet sona erdi. 7) Eyyûbiler (1174-1250) Eyyûbiler, Mısırda Selâhaddin Eyyubî tarafından kurulan bir Türk devletidir. Selâhaddin Eyyûbî kısa zamanda Suriye ve Irakın kuzeyini ele geçirdi. Ününü Haçlılara karşı yürüttüğü mücadelen almıştır. Kudüs kralını Hıttin Savaşında yenerek (1187) Kudüsü ele geçirdi. Kudüsün Müslümanların eline geçmesi III. Haçlı Seferine sebep oldu. Selahaddin Eyyûbî, Nilden, Fırata kadar olan yerleri Türk egemenliği altında birleştirdi. Haçlıların bu bölgelere yerleşmelerine engel oldu. Selâhaddin Eyyûbi ölünce, iç çekişmeler yüzünden devlet zayışadı. Son Eyyûbi Sultanı Turan fiah Eyyûbi ordusundaki Türk Memlûk askerleri tarafından öldürüldü. Böylece Eyyûbi devleti sona erdi (1250) 8) Memlûkler (1250-1517) Eyyûbilerden sonra Mısırda kurulan bir Türk devletidir. Bu devletin kurucusu Eyyûbi ordusunda komutan olan Aybektir. Memlûk Devleti iki ana bölümde incelenir. 1250-1382 yılları arasında Türk Memlûkleri, 1382-1517 yılları arasında da Çerkez Memlûkleri (Burci Memlûkler). Memlûkler, Mısır ve Suriye yi yönetimleri altına aldıktan sonra iranda ilhanlılar Devletini kurmuş olan Moğallarla ve Suriyedeki Haçlılarla savaştılar. Ayn-ı Calut Savaşında (1260) Moğollara ağır bir darbe indirerek Mısırı Moğal istilasından kurtardılar. Sultan Baybars Mısırda Abbasi halifeliğini yeniden canlandırdı. Anadolu Selçuklu Devletini Moğol baskısından kurtarmak için Anadoluya sefer yaptı. Moğolları Elbistan Savaşında bozguna uğrattı. Haçlılarla savaştı. Ondan sonraki hükümdarlar tarafından Haçlılar bütünüyle Suriyeden çıkartıldı. Memlûklerin Anadoluda yayılma siyaseti onları Osmanlılarla karşı karşıya getirdi. II. Bayezid zamanında Memlûklerle Osmanlılar arasında savaşlar oldu. Yavuz Sultan Selim, Memlûk ordusunu 1516da Mercidabık, 1517de Reydaniye (Ridaniye) savaşlarıyla yenilgiye uğrattı. Böylece Memlûk Devleti yıkıldı ve toprakları Osmanlı ülkesine katıldı.
Turkish Beatboxer Beatbox Snp & Jackson Fatih Bill 02:15
Turkish Beatboxer Beatbox Snp & Jackson Fatih Bill 6.394 izlenme - 8 yıl önce aksray rap party 2oo9 beatbox snp & jackson fatih
Kayseri Talas Yamaçlı Köyü 03:49
Kayseri Talas Yamaçlı Köyü 2.007 izlenme - 7 yıl önce resımlerım bıraz hızlı ama ıdare edın artık
Ardıç Köyü Talas Kayseri 05:36
Ardıç Köyü Talas Kayseri 1.889 izlenme - 7 yıl önce alper solak
Talas Lisesi 11_a 04:25
Talas Lisesi 11_a 2.843 izlenme - 8 yıl önce talas lisesi 2008 mezunları
talas mini voleybol 00:24
talas mini voleybol 1.662 izlenme - 7 yıl önce şampiyon şehit binbaşı mahmut şahin ilk öğretim okulunun şampiyonluğu
Modifiyeli Bmwler 02:06
Modifiyeli Bmwler 1.305 izlenme - 4 yıl önce Bmw Başka Söz Yok
talas mini voleybol 01:49
talas mini voleybol 1.492 izlenme - 7 yıl önce şampiyon ş.bnb.m.ş.i.ö.o.
talas mini voleybol 00:24
talas mini voleybol 1.431 izlenme - 7 yıl önce voleybol
Turkish Beatboxer Beatbox Snp & Saint 06:11
Turkish Beatboxer Beatbox Snp & Saint 3.075 izlenme - 8 yıl önce kyserii batboxda en iiii 2 isim
Shoparlar 02:06
Shoparlar 1.592 izlenme - 9 yıl önce şoparlar-erciyes-ankaragücü-anayurt-ahmet-talas-tut kavşa-komedi
Mentalist Enis Talas'tan Uçuran Gösteri 01:45
Mentalist Enis Talas'tan Uçuran Gösteri 690 izlenme - 3 yıl önce Mentalist Enis Talas'ın 132 Kiloluk seyirciyi sinerjiyle havaya kaldırması Zahide ile Yetiş Hayata Programı izleyenlerini şok etti
Şehit Binbaşı Mahmut Şahin İ.ö.o Mini Voleybol Tak 00:48
Şehit Binbaşı Mahmut Şahin İ.ö.o Mini Voleybol Tak 1.912 izlenme - 7 yıl önce
Kayseri Talas Yeraltı Şehri 03:55
Kayseri Talas Yeraltı Şehri 648 izlenme - 4 yıl önce Kayseri Talas (Yeraltı Şehri)
Osmanlı Evinde Fasıl.... 02:02
Osmanlı Evinde Fasıl.... 1.149 izlenme - 9 yıl önce adam güzel çalmış yaw.....
Turkish Beatboxer Beatbox Snp Satisfaction 01:13
Turkish Beatboxer Beatbox Snp Satisfaction 1.630 izlenme - 8 yıl önce beatbox snp 2oo9 ***kayseri***
Şehit Binbaşı Mahmut Şahin İ.ö.o Mini Voleybol Tak 01:04
Şehit Binbaşı Mahmut Şahin İ.ö.o Mini Voleybol Tak 1.211 izlenme - 7 yıl önce
Turkish Beatboxer Beatbox Snp 02:16
Turkish Beatboxer Beatbox Snp 1.542 izlenme - 7 yıl önce erciyes üniversitesi bahar şenlkleri 2009 kayseri beatbox snp serkan bozçalı
Talas Kebabı 04:39
Talas Kebabı 184 izlenme - 1 yıl önce Memleketimizin her yöresinden, illerden ilçelerden beldelerden ve köylerden Hiç bilinmeyen tarifler, Geçmişten günümüze adını tadını yitirmeyen lezzetler Buram buram tarih kokan yemekler en ince detaylarıyla bu programda Biraz sağlık biraz spor bolca lezzet hepsi ve daha fazlası bir arada Lezzetli yaşam Fatma Karsak sunumuyla Kanal 3 ekranlarında
Kayseri Talas Ortakavakköyü 03:49
Kayseri Talas Ortakavakköyü 508 izlenme - 6 yıl önce ortakavak köyü talas kayseri
Mentalist Enis Talas - Telekinezi 02:07
Mentalist Enis Talas - Telekinezi 246 izlenme - 2 yıl önce TeNeTe ekranlarında son dönemde yaptığı birbirinden ilginç ve de gerçekçi gösterilerle bizleri ekranlara kilitleyen Mentalist Enis Talas demeyi çok isterdim lakin gözümde bütün numarası sevgili Ömer Çelakıl'ı geri plana atması olmuştur onun bu gösterileri yüzünden ömer reyizin şifreleri unutulmaya yüz tuttu neredeyse. Merak etme reyizzz unutulmadın... Neyse efenim bu defa da telekinezi gösterisi ile izliyoruz Enis Talas'ı, ne dersiniz ip var mıdır?
Talas Diva Düğün Salon Konseri... 00:23
Talas Diva Düğün Salon Konseri... 714 izlenme - 7 yıl önce karanlık düşler.. talas style..
Talas Savaşı 00:58
Talas Savaşı 632 izlenme - 7 yıl önce ders anlatımı
Uçan Adam Enis Talas - Hayatın Şifreleri 01:45
Uçan Adam Enis Talas - Hayatın Şifreleri 230 izlenme - 2 yıl önce Son olarak müthiş zar saçmalaması ile izlediğimiz Enis Talas'ın bu defa da Türk tvlerinde bir ilki gerçekleştirmesine tanık olacağız. Türkiye'de ilk kez uçuyormuş Enis Talas ve bu da en büyük hayaliymiş.
Turkish Beatboxer  Beatbox Snp & Jackson Fatih (Tu 05:39
Turkish Beatboxer Beatbox Snp & Jackson Fatih (Tu 1.354 izlenme - 7 yıl önce turgay başyayla konserinde beatbox snp jackson fatih !!!
Müthiş Zar Saçmalaması - Hayatın Şifreleri 03:34
Müthiş Zar Saçmalaması - Hayatın Şifreleri 227 izlenme - 2 yıl önce Öncelikle belirtmekte fayda görüyorum ki; Hayatın Şifreleri programından görüntülerde genel de Ömer Çelakıl mevzu bahis olur lakin bu defa sayın Çelakıl bile perdelenmiş olayın vahametinden. Kendisini Mentalist olarak tanıtan Enis Talas'ın canlı yayında zar gösterisi esnasında bir türlü 2 atılamamakta, en iyisi biraz sabredip izleyip bu ne lan demek. Buyurun iyi seyirler. unutmadan çiğdem tunç un her açtığında sarı çıkması saçlarının renginden olabilirmiş, kısık sesle de olsa bunu dışından söyleyen enis talasa da son bir tebrik koymadan edemeyeceğim NOKTA