Hoşgeldiniz!

tarihi

Çin Seddi (The Great Wall) Türkçe Altyazılı Fragman 02:15
Çin Seddi (The Great Wall) Türkçe Altyazılı Fragman 88.393 izlenme - 1 yıl önce 30 Aralık 2016'da gösterime girecek Çin Seddi filminden yeni bir fragman, Türkçe altyazılı olarak paylaşıldı. Başrolde Matt Damon bulunuyor.
Felix Baumgartner Uzaydan Tarihi Atlayışı Gerçekleştirdi 10:10
Felix Baumgartner Uzaydan Tarihi Atlayışı Gerçekleştirdi 100.276 izlenme - 5 yıl önce ABD'nin New Mexico eyaletindeki Roswell kenti yakınlarında, 850 bin metreküplük helyum balonunun taşıdığı 1360 kilogram ağırlığındaki kapsülle gökyüzüne çıkan 'Korkusuz Felix', yaklaşık 39 kilometre yükseklikten kendini boşluğa bıraktı. Baumgartner'in dakikalar sonra paraşütüyle New Meksiko çölüne inişi, ekip arkadaşlarınca coşkuyla karşılandı.
Ramil Guliyev'den Tarihi Madalya! 01:43
Ramil Guliyev'den Tarihi Madalya! 6.299 izlenme - 5 ay önce Dünya Atletizm Şampiyonası erkekler 200 metre finalinde Ramil Guliyev, 20.09'lik dereceyle altın madalya kazandı.Londra’da devam eden Dünya Atletizm Şampiyonası’nda mücadele eden Ramil, bu sonuçla Türkiye’nin Dünya Atletizm Şampiyonaları tarihindeki ilk altın madalyasını kazanmış oldu.
Fatih'in Fedaisi Kara Murat - Teaser 00:55
Fatih'in Fedaisi Kara Murat - Teaser 75.272 izlenme - 3 yıl önce 2015'te Gösterime Girecek Kara Murat Fatih'in Fedaisi Filminin Resmi Teaser Videosu. Yapım: Es Yapım Yönetmen: Aytekin Birkon Yapımcı: Murat Usta Uygulayıcı Yapımcı: Nihat Usta Senaryo: Fatih Usta, Aytekin Birkon Görüntü Yönetmeni: Aşkın Sağıroğlu Müzik Universal Music Productions Taxim Edition Kurgu: Kubilay Birkan Çapur Vfx Supervizor: Mehmet Emin Üründaş Makyaj: Özdemir Egemen Kostüm: Canel Günay Oyuncular: Fatih Usta Bahadır Sarı Nezih Işıtan Ceyda Tepeliler Ömer Faruk Hakeri Kaan Erkam Nefise Karatay Cem Baza Şükran Çağman Şen Doğan Öksüz
Aldatan Kocaya Tarihi Ayar 02:00
Aldatan Kocaya Tarihi Ayar 4.927 izlenme - 3 ay önce Çin'li bir iş adamı sürekli sapıklık yaptığı sekreterine gel artık dayanamıyom otelde bu işi bitirelim deyince sekreter olur diyor.Sekterer bu durumu karısına haber verince iş adamına tuzak kurup otel odasında sekreter yerine iç çamaşaırlı adam çıkıyor
Ekşisözlük | Yazar buluşması 02:05
Ekşisözlük | Yazar buluşması 3.291 izlenme - 2 ay önce Eskilerden bir Ekşi Sözlük buluşması efendim.
400 Yıllık Tablonun Restore Görüntüleri 01:31
400 Yıllık Tablonun Restore Görüntüleri 1.947 izlenme - 2 ay önce Philip Mould isimli sunucu eski tabloların restore edilmesine dair görüntüleri sosyal medya hesabı üzerinden paylaşmış. 1603-1625 yılları arasında yapılan eserin üzerinde bulunan vernik ise 200 yıllıkmış. Jocabean döneminden olan eserin restore görüntüleri ise insanı adeta hipnotize ediyormuş.
Nokia'dan 'Tarihi' Reklam 01:17
Nokia'dan 'Tarihi' Reklam 39.216 izlenme - 4 yıl önce Microsoft bünyesine geçen Nokia, yeni reklamıyla büyük beğeni topladı. Telefon devinin tüm geçmişi tek bir filmde toplandı.
Galatasaray:3 Fenerbahçe:4  [3-0'lık Yenilgiden 4-3 Öne Geçiş (3-0 Dan 4-3)] 04:27
Galatasaray:3 Fenerbahçe:4 [3-0'lık Yenilgiden 4-3 Öne Geçiş (3-0 Dan 4-3)] 103.758 izlenme - 10 yıl önce Fenerbahçenin Galatsaray karşısında 3-0 dan, 4-3 e getirdiği maç. 1988-1989 türkiye kupası Goller Galatasaray: Tanju Çolak (3) Goller Fenerbahçe: Aykut Kocaman , Hasan Vezir (3)
Hümeyra - Kördüğüm 02:26
Hümeyra - Kördüğüm 37.038 izlenme - 3 yıl önce Albüm Adı: Hümeyra - Eski 45'likler, Türk Pop Tarihi Çıkış Tarihi: 28.01.1994 Türkçe Pop Şarkı Sözleri: Öyle uzak ki yerim Uzakları aşıyor Bütün özlediklerim Benden ayrı yaşıyor Ya her şeyim ya hiçim Sorma dünyam ne biçim Bir kördüğüm ki içim Çözdükçe dolaşıyor
Dünyayı Dehşete Düşüren Görüntüler  00:43
Dünyayı Dehşete Düşüren Görüntüler 10.850 izlenme - 2 yıl önce Suriye'deki antik kent Palmira'yı yaklaşık bir yıl elinde tutan terör örgütü IŞİD'in, kamyonlar tarihi eserleri ezdiği görüntüler ortaya çıktı. Yeni görüntülerde, IŞİD'li teröristler müzelerdeki mumyaları dışarı çıkarıp üstünden kamyonlarla geçiyor.
Öleceğimiz Tarihi Öğrensek Neler Olurdu (Le Tout Nouveau Testament) 07:04
Öleceğimiz Tarihi Öğrensek Neler Olurdu (Le Tout Nouveau Testament) 16.993 izlenme - 2 yıl önce Tanrının kızı EA babasının zulmünden kaçmadan önce onun bilgisayarından tüm dünyadaki insanlara ölecekleri tarihi gönderir ve ölüm zamanlarını bir cep telefonu mesajıyla alan insanların hayatları o andan itibaren değişir.
BBC Arşivlerinde Türkiye: 1958 yılında İstanbul 05:52
BBC Arşivlerinde Türkiye: 1958 yılında İstanbul 1.194 izlenme - 2 ay önce BBC arşivlerinden 1958 yılının İstanbul'una ait, Avrupa yakasından ve çoğunlukla tarihi yerlerden çekimler. Daha yeni yayımlandı.
Mescid İ Aksa Nın Yakılması 1969 02:08
Mescid İ Aksa Nın Yakılması 1969 1.361 izlenme - 2 ay önce 1969 Mescid i Aksa yangını .Mescid i Aksa Kuran ı Kerim de ismi geçen 3 kutsal mekandan biridir .Siyonist düşünce bu yapının yıkılıp yerine tekrar Süleyman tapınağının yapılması için yıllardır mücadele ediyor .400 yıl Osmanlı idaresinde kalan bölge 1917 de bizden çıktı . 1946 senesine kadar İngilizlerin olan bölge 1946 tan beri İsrail devleti içinde kaldı .fanatik bir Musevi tarihi binayı ateşe verir .akli dengesi yerinde olmadığı gerekçesiyle İsrail hukumeti adamı cezalandırmaz .yangında kaybedilen pek çok tarihi eser içinde en önemlisi Selahattin Eyyubi nin bu mescid e hediye ettiği 800 yaşındaki minber oda yangında yok oldu . Filmde cılız protesto gösterileride görüntülenmiş ama dünya bu olaya sessiz kaldı malesef her zamanki gibi kaynak facebook özgür sanal
İzmir Yunan Çıkarması 15 Mayıs 1919 01:33
İzmir Yunan Çıkarması 15 Mayıs 1919 1.128 izlenme - 2 ay önce Bu kısa tarihi filmde 1919 yılında İzmir şehrini işgal eden Yunan askerleri görüntülenmiş .gemilerle kıyıya gelen askerler güle oynaya iç taraflara doğru ilerliyor .Filmde Yunan askerlerini neşe ile karşılayan sevinç gösterileri yapanlarda var .Yunanistan bayrağı taşıyanlar var .15 mayıs 1919 tarihinde başlayan işgal Türk ordusunun şehre 9 eylül 1922 de girmesiyle sona ermiştir . 28-30 saniyelerde görülen kargaşa, tahminim Hasan Tahsin'in sancaktara ilk kurşunu attıktan sonra olanların başlangıcı. Filmin başında görülen kişi de meşhur başbakanları Elefterios Venizelos.
12 Years A Slave 12 Yıllık Esaret Türkçe Altyazılı Fragman 02:29
12 Years A Slave 12 Yıllık Esaret Türkçe Altyazılı Fragman 34.426 izlenme - 4 yıl önce 7 dalda Altın Küre'ye adayı; 12 Years A Slave, Solomon Northup'un olağanüstü gerçek hikayesini izleyicilerle buluşturuyor. ABD'nin kuzeyinde yaşayan özgür bir insanken, kaçırılarak köle yapılmış ve 12 yıl köle olarak çalıştırılmış, yeniden özgürlüğünü arayan bir adamın inanılmaz, sıradışı hikayesi. 24 Ocak'ta Sinemalarda... 1841'de New York'ta yaşayan Solomon Northup, kendisini müziğe adamış siyahi bir adamdır. Ailesiyle birlikte yaşayan Solomon, özgür yaşayan ve istediği şeyleri yapabildiği için mutlu bir adamdır. Fakat bir gün bir müzik işi için 2 adam ile tanışır ve çalışmak için Washington'a gider. İnandığı medeni dünya alt üst olur çünkü kendisini kaçırıp Güney'de bir çiflikte köle olarak çalışması için satarlar. Özgürlüğünü korumak için verdiği tüm emekler ve mücadele yerle bir olmuş, hayatı kabusa dönmüştür. Bu cehennemde Solomon acıyı, şiddeti, küçük düşürülmeyi yeniden öğrenecek ve isyan etmeye cesareti olmayan br grup insanın umutsuzluğuna şahit olacaktır. Sevdiklerini ve hayatını geri almak için ne yapması gerektiğini kesinlikle bulmuştur... İngiliz sinemacı Steve McQueen'in yönetmenliğini ve John Ridley ile birlikte senaristliğini üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda Michael Fassbender'ın yanı sıra Brad Pitt, Benedict Cumberbatch, Paul Giamatti gibi yıldızlar da yer alıyor.
kabe imamı mahir ağlatan kuran ziyafeti izlesene 01:08
kabe imamı mahir ağlatan kuran ziyafeti izlesene 67.404 izlenme - 7 yıl önce tüm kuran videolarımızı bu üç linkten indirebilirsiniz http//rapidshare.com/files/408423346/kuran3.7z.html http//rapidshare.com/files/307778178/kuran2.rar http//rapidshare.com/files/213557506/kuran.rar linkler çalışmıyorsa bunu deneyinwww.snurl.com/kuran
Okyanus Tabanında 1 Milyon Dolar Değerinde Hazine Bulan Adam 01:23
Okyanus Tabanında 1 Milyon Dolar Değerinde Hazine Bulan Adam 13.589 izlenme - 2 yıl önce 31 Temmuz 1715'te batan İspanyol gemisinden arda kalanlar olduğu belirtilen değerli altınların değeri 1 milyon dolar civarı. Daha önce de yine aynı gemi enkazına yapılan dalışlar sonrasında birçok farklı değerli eşya bulunmuş ve bulunmaya da devam ediyor...
Kudüs Tarihi Video 1928 Renkli 02:01
Kudüs Tarihi Video 1928 Renkli 455 izlenme - 4 hafta önce 1928 yılında çekilmiş bu renkli kayıtta Kudus te bazı tarihi yapılar çekilmiş .filmde Süleyman mabetinden kalan Batı duvarı yada şimdiki ismiyle Ağlama duvarında ibadet eden Museviler görüntülenmiş .filmin ilk 23 saniyesindeki yapıları bilmiyorum bilen arkadaşlar yorum atsın açıklamaya ekleyelim .24. saniye meşhur Kubbet-üs- Sahra camii.Kubbet-üs-Sahra binası Emevî Halifesı Abdülmelik bin Mervan, devrinde 687-691 yılları arasında inşa edilmiştir. Bu halife Sahra Mescidi'ni büyütüp yenileyerek Kubbet-üs-Sahra'yı yaptırmıştır. Ayrıca by mevkiin hemen yanına Mescid'i Aksa adı verilen Ömer Camiiini insa ettirmeye başlamış ve bu camii helife I. Velid döneminde tamamlanmıştır.34. saniye Kudus te bir ara sokak .40. saniyeden itibaren Ağlama duvarında ibadet eden Museviler görüntülenmiş.filmin kalan kısmı Musevilerin duvar önünde yaptıkları dini ritüeller görüntülenmiş .burdaki insanların kıyafetleri adeta dökülüyor yırtık pırtık artık yoksulluktanmı yoksa dini bir vecibemi bilmiyorum . AĞLAMA DUVARI HAKKINDA ANSİKLOPEDİK BİLGİLER Ağlama Duvarı (İbranice: HaKotel HaMa'aravi), Kudüs'te bulunan ve Yahudilerce kutsal sayılan, Büyük Tapınağın ayakta kalan Batı duvarıdır. Bu sebepten dolayı Batı Duvarı adıyla da bilinmektedir. Yahudilerin, Süleyman'ın Kudüs’te yaptırdığı Beyt-ül-Makdis'ten kaldığına inandıkları ve kutsal kabul ettikleri duvar. Yahudilerin ha-Kotel ha-Ma’aravi (Batı Duvarı) dedikleri bu duvar zamanla Hıristiyanlığın tesiriyle "Ağlama Duvarı" olarak adlandırılmıştır. Yaklaşık 485 m uzunluğunda olan Ağlama Duvarı, toprak seviyesinin üstünde yirmi dört büyük taş sırası ile yer altında kalan on dokuz taş sırasından meydana gelir. Yüksekliği toprak seviyesinden itibaren 18 m olup 6 metresi mabed alanının seviyesini aşmaktadır. Taşlardan bazılarının uzunluğu 12 m, yüksekliği 1 m, ağırlığı ise 100 tondan fazladır. 400 sene Osmanlı hakimiyetinde kalan bu topraklar 1917 yılında elimizden çıktı. 30 sene kadar İngiliz işgalinde kalan bölgede 1948 senesinde Yahudi devleti kurulmuştur.2. Abdülhamit dönemine kadar başka devletlerden göç eden Musevilerin Filistin bölgesinde ikamet izni verilmiyordu .2. Abdülhamit devrilince dünyanın çeşitli yerlerinden göç edip gelen Museviler burada bir devlet kurdular .bugun bu devlet ortadoğunun süper gücüdür inkar etmemek lazım .aynı bölgede yaşayan Arap vatandaşlar yan gelip yatarken Museviler çalışarak çölü yeşertmiş burada sıfırdan şehirler mahalleler kurmuşlardır .butun dünya çapında yaptıkları lobi faliyetleri Afrika dan çıkardıkları değerli madenleri tüm dünyaya pazarlamaları takdire şayandır .çocukların okul hayatı 3 yaşında başlar 18 yaşında biter. sanayi devriminin başladığı tarih 1958 dir.sonuçta Çalışana Allah veriyor .İsrail devletinde 6 milyon Musevi yaşıyor ama dünyada söz sahibiler.uzmanlar Museviler çeşitli gruplara ayrılmış olsada ben 2 gruba ayırıyorum .aşırı ırkçı ( Siyonist ) Museviler . birde dünyada yaşayan diğer insanlarla sorunları olmayan ılımlı Museviler .Siyonist Museviler amaçlarını gerçekleştirmek için cinayet işlemek savaş çıkartmaktan çekinmezler.bunlarla hiç bir şekilde diyalok olmaz.çünkü sadece onların dedikleri olur . film kaynağı Guamont Pathe kaynak https://www.facebook.com/osanal
Beş Bin Yıllık Oyuncak At Arabası Bulundu 01:30
Beş Bin Yıllık Oyuncak At Arabası Bulundu 1.670 izlenme - 4 ay önce Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden Şanlıurfa'da, Hazreti Musa'nın yaşadığı yer olarak rivayet edilen Soğmatar Antik Kenti'ndeki kazı çalışmalarında yaklaşık 5 bin yıllık oyuncak at arabası ve buna ait tekerlekler bulundu.
İstanbul  Çırçır Yangını 1908 02:33
İstanbul Çırçır Yangını 1908 1.041 izlenme - 3 ay önce Rus 1908 çekimi bu kısa tarihi filmde İstanbul da Osmanlı dönemi çıkan meşhur Çırçır yangını görüntülenmiş . bu yangında İstanbul da 1500 bina yanmıştır..eski İstanbul tarihini bilen arkadaşların değerli yorumlarını bekliyorum .ayrıca mekanlar nereler .? yorumlara göre açıklamayı gunceleyelim .İstanbul daki yakın dönem bazı buyuk yangın kayıtları .aşağıdadır 1-1903 Kartal yangınında 1121 bina yandı. 2-1908 Çırçır yangınında 1500 bina yandı. 3-1911 Aksaray yangınında 5500 bina yandı. 4-1918 Cibali Fatih yangınında 7500 bina yanmıştır. OSMANLI DEVLETİNDE YANGINLA MÜCADELE Yangın çıkınca, süratle etrafa yayılmadan söndürmek ve mahsur kalanları kurtarmak için kurulan teşkilât. On altıncı asırda İstanbul’da nüfûsun artması, birçok sıkıntıları da peşinden getirdi. Birbirlerine yakın yapılan evlerin birinde yangın çıkınca, diğerlerine de yayılıyordu. Bu evler daha ziyâde zelzeleden az zayiatla kurtulmak için ahşaptan inşâ edildikleri için, ateş aldığı zaman kurtarma imkânı olmuyordu. Sultan 3.Murâd Han zamanında çıkan büyük İstanbul yangını üzerine 12 Mart 1579 yılında bir ferman çıkarıldı. Bu fermanla, her evde bir küp su, merdiven, kazma ve kürek bulundurma mecburiyeti getirildi. Yangın ânında komşular bir araya gelip hemen ateşi kontrol altına alacaklardı. On sekizinci asrın başlarında müslüman olup, Dâvûd adını alan bir Fransız teknisyen, yangın söndürmek için tulumba yaptı. 1714 Tüfekhâne ve Tophane yangınlarında denenen bu tulumbanın yerine daha kullanışlı ve hafifleri yapıldı. Yeniçeri ocağının bir şubesi ve yeniçeri usûl ve nizâmına uygun olarak Dergâh-ı âlî tulumba ocağı kuruldu (1719). Başına da Fransız mühtedî Dâvûd Gerçek Ağa getirüdi. Yeniçeriliğin 1826’da kaldırılması ile bu ocak da lağvedildi. 1827 yılında yarı askerî bir itfaiye teşkilâtı kuruldu. 1869’da belediye dâire ve merkezlerine, mahallelere tulumbalar verilerek semt tulumbacı ocakları kuruldu. Bu yıllarda çıkan İstanbul yangınından sonra Macaristan’dan getirtilen Kont Secini’ye askerî itfaiye teşkilâtı kurduruldu (1874). 1923’ten sonra itfaiye teşkilâtı belediyelere devredildi. Tulumbacılar, şehrin yüksek yerlerinde inşâ edilen yangın kulelerindeki gözcüleri vasıtasıyla yangınları haber alırlar, başta reisleri, omuzlarında su tulumbaları ve yangın söndürme âletleri ile yangın yerine koşarlardı. Her semtin tulumbacıları, kendi ekibinin daha faydalı olması, daha önce varıp hizmete ulaşması için yarışır, zamanın imkânları nisbetinde yangını söndürmeye çalışırdı. Tulumbacılar, daha çok mahallenin gençlerinden meydana gelirdi. Devlet dâirelerinde de ocak adıyla tulumbacı teşkîlâtı kurulmuştu. Yangın ânında, genç me’murlar, zaman kaybetmeden vazifeye hazır olarak gelirler, yangın âletlerini alıp koştururlardı. Kalabalık yerlerden geçerken, hangi semtin tulumbacıları olduklarını belli eden naralar atarlar, gençleri teşvik ederlerdi. kaynaklar 1) Rehber Ansiklopedisi; cild-9, sh.19, cild-17, sh. 9 2) Osmanlı Târih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü cild-3, sh. 532 3) Kartpostallarda Tulumbacılar (Uğur Göktaş), ilgi, sayı-51, sh. 30 4) İstanbul Tulumbacıları (R. E. Koçu, İstanbul-1981) 5) Bir zamanlar İstanbul (Balıkhane Nâzırı Ali Rızâ Bey) Film kaynağı Moskova Film Arşivi . kaynak https://www.facebook.com/osanal
Futbol Tarihinin En İyi 50 Golü 14:48
Futbol Tarihinin En İyi 50 Golü 13.296 izlenme - 4 yıl önce Futbol Tarihinin En İyi 50 Golü
Kayseri-Talas (Tarihi Video) 10:18
Kayseri-Talas (Tarihi Video) 937 izlenme - 3 ay önce Talas Amerikan Okulu (Talas Amerikan Koleji veya Talas Amerikan Ortaokulu) Kayseri'nin Talas kasabasında bulunan ve ilk defa 1871'de açılıp 1968'de kapatılan paralı, yatılı ve İngilizce dili ile ders veren bir okuldu. Bu okuldan yetişenler Türkiye'de ve dış ülkelerde çalışma hayatlarında büyük katkılarda bulunmuşlardır. (wikipedi) İçindekiler 1 Tarihçe 2 Bazı Talas Amerikan Okulu mezunları 3 Kaynaklar 4 Dış kaynaklar Tarihçe ABD'li misyonerler tarafından 19. yüzyılda Türkiye'de Kayseri'nin Talas kasabasında - şimdi Talas ilçesinde - açılmış olan bir okuldur. İlk kuruluşu 1871'de James L. Fowle tarafından olmakla beraber ve 1889'da Henry K. Wingate tarafından yatılı ikinci derece okul olarak yeniden düzenlenmiştir. Birinci Dünya Savaşı sonuna kadar bir orta dereceli yatılı misyoner okulu olarak faaliyet göstermiştir. Önce yalnız erkek okulu kuruluşlu olup 1906'da yeni binalar yapılması suretiyle ayrı binalarda erkek/kız okulu olarak faaliyetine devam etmiştir. Lozan Antlaşması sonunda birçok Amerikan ve diğer misyoner okulları kapanmış olmakla beraber Talas Amerikan Okulu, ABD'li eğitimciler idaresinde bulunan bir yabancı okul olarak kalmış, ancak misyoner olma statüsü değiştirilmiştir. Önce yerel bir sanayi okulu statüsünde okulluk yapmış ve sonra İngilizce takviyeli bir ortaokul müfredatı uygulayan erkek yatılı özel ortaokulu statüsüne girmiştir. Amerikalı olan yabancı eğitimciler tarafından yönetilmekle beraber, Türk eğitimci ve idarecileri çoğunlukta bulunmaktaydı. Öğrencileri genellikle 12-16 yaşlarında erkek çocuklardı. Çok az sayıda istisna dışında öğrenciler yatılı olarak okula devam etmişlerdi. Öğrenciler Turkiye'nin her bir yöresinden gelmekteydiler. Okul süresi 4 yıl olup birinci yıl İngilizce öğrenmek için 'ihzarî'(hazırlık) yılıydı ve daha sonraki yıllarda İngilizce destekli ortaokul müfredatı uygulanmakla birlikte bazı dersler (matematik, doğal bilimler, beden eğitimi, müzik vb.) İngilizce dilinde, diğerleri (tarih, coğrafya, dinbilgisi vb) Türkçe olarak verilmekteydi. 86 yıl yerel, Kayseri ve Türkiye millî eğitimine hizmet ettikten ve Türkiye'ye - hatta dünyaya - çok değerli katkıları bulunan mezunlar verdikten sonra 1968'de o zamanki idarecilerinin kararına göre kapatılmıştır. Okul binası 1976'dan itibaren Kayseri ili Gençlik ve Spor Müdürlüğü tarafından kullanılmıştır. Daha önce sırayla kız okulu, hastane ve yatakhane olarak yararlanılan 'Konak' adı ile bilinen binalar grubu ise 1978'de Erciyes Üniversitesi'ne devredilmiştir.
Ders: 571-632 Hz. Muhammed'in Hayatı (S.A.V) 01:26:16
Ders: 571-632 Hz. Muhammed'in Hayatı (S.A.V) 25.717 izlenme - 4 yıl önce Peygamber efendimizin hayatını anlatan Richard Rich'in yönettiği 2002 ABD yapımı animasyon film Hz. Muhammed: Son Peygamber (Muhammad: The Last Prophet) filmini full ve Türkçe izleyin. Brian Nissen filmin senaryosunu yazdı. Peygamberimizin Hayatı Hz. Muhammet, Fil yılında Mekke'de doğdu. Bu tarih kesin olarak bilinmemekte ve geriye dönük yapılan hesaplamalar ile bazı kaynaklarda 570, bazı kaynaklarda da 571 yılı olarak geçmektedir. Hindistanlı Müslüman ilim adamı Muhammed Hamidullah, Hazreti Muhammed'in doğum tarihinin 12 Rebiulevvel (17 Haziran 569) Mısırlı astronomi âlimi Mahmut Paşa el-Felekî 9 Rebîülevvel (20 Nisan 571) olarak hesaplamışlardır. Daha sonra Beaumont Burnaby Sherrard, Mahmut Paşa el-Felekî'nin hesaplamalarındaki bazı yanlışları ortaya koymuştur. Lawrence I. Conrad (1987) ise kaba bir hesapla 570 yılı olarak vermektedir. İslâmi kaynaklarda ağırlıklı olarak; Muhammed'in, Milâddan sonra 571 yılında, "Fil vakası"nın olduğu yılda, 12 Rebiülevvel (20 Nisan) pazartesi gecesi, yani Arapların takvim başı olarak kullandıkları "Fil Vak'ası"'ndan 52 gün sonra doğduğu belirtilmektedir. Siyer ve İslâm Târihi yazarları, doğumun Rebiülevvel ayında bir pazartesi günü sabaha karşı olduğu konusunda genel olarak ittifak etmişlerse de, ayın kaçıncı günü olduğu konusunda görüş birliğine varamamışlardır. Bu konudaki itilâfların; görüş çeşitliliğinden kaynaklanmasının yanı sıra, ay takviminin , güneş takviminden farklı olması ve Araplardaki nesi uygulamasından da kaynaklandığı günümüzde ifade edilmektedir. Çocukluğu Babası Abdullah bin Abdulmuttalib, annesi Hazrec kabilesinden Nennaceler'den Vehb bin Abdulmenaf'ın kızı Amine 'dir. Muhammed daha doğmadan babası vefat etti. Yetiştirilmesini dedesi Abdülmuttalib üzerine aldı ve torununa "Muhammed" adını verdi. Muhammed o sıralarda Mekke'de bulunan Beni Sa'd kabilesinden Halime adlı bir kadına emanet edildi. Muhammed'i, ondan önce amcası Abduluzza'nın cariyesi Süveybe emzirdi. Muhammed, dört yaşına kadar annesi Amine'nin de gözetimiyle sütannesi Halime'nin yanında kaldı, daha sonra Mekke'ye, annesinin yanına döndü. Dört yaşından altı yaşına kadar, öz annesi Âmine ile birlikte kaldı, O'nun şefkat ve özeni ile yetişip büyüdü. Muhammed altı yaşında iken, annesi Âmine ve bakıcısı Ümm-ü Eymen'le birlikte babasının kabrini görmek için Medine'ye gitti. Medine'de, akrabaları Neccâroğullarında bir ay kaldıktan sonra Mekke'ye dönüş yolundaki Ebva'ya ulaştıklarında annesi vefat etti ve orada defnedildi. Cariyeleri Ümmü Eymen, Muhammed'i Mekke'ye getirip dedesi Abdulmuttalib'e teslim etti. Altı yaşından sekiz yaşına kadar, O'na dedesi Abdülmuttalib baktı. Abdülmuttalib yaş itibariyle seksen yaşını aşmış bir ihtiyardı. Muhammed sekiz yaşında iken, dedesi de öldü. Dedesi ölmeden önce, O'nu yetiştirilmesi için, oğlu Ebû Tâlib'e bıraktı. Ebû Tâlib, Abdülmuttalib'in on oğlundan biriydi. Muhammed peygamberliğinden önce Nur Dağındaki Hira Mağarasına çekilerek Mekke'den uzaklaşırdı. Rivayetlere göre Muhammed dokuz yaşındayken amcası, ticaret yapmak için gittiği Suriye'ye onu da götürmüş, bu gezide Busra kasabasında Bahira isminde Hıristiyan bir rahip onun peygamber olacağını haber vermiştir. Muhammed on yedi yaşındayken de amcası Zübeyr bin Abdülmuttalib ile Yemen'e gitti. Bu gezilerin Muhammed'in bilgi, görgü ve zihinsel alt yapısının oluşumunda etkin rol oynadığına inanılmaktadır. Ayrıca gençliğinde amcaları ile birlikte Kureyş ve Kays kabileleri arasındaki Ficar Savaşı'na katıldı. Ticarete olan ilgisi daha sonra kendisi ile evlendiği Hatice ile tanışmasına neden oldu ve onun sermayesi ile ticarete başladı. Muhammed gençliğinde çevresinden gelen paganist görüş ve uygulamalarla ilgilenmedi. Kendisi, aynı dönemde herhangi bir puta tapmamakla birlikte, başkalarının tapınmalarına da açıkça karşı çıkmadı. Kur'an'daki "...oysa önce, kitap nedir, iman nedir sen bilmezdin" (Şura Suresi: 52) ve "Allah, seni şaşırmış bulup hidayete erdirmedi mi" (Duha Suresi: 7) ifadelerinin kendisinin İslam öncesi durumunu anlattığına inanılmaktadır. Henüz 20 yaşında iken hırsızlık, zulüm ve haksızlıklara karşı koymak için Mekkeliler’in oluşturduğu ‘Hılfulfudül’ adlı oluşma katılarak burada etkin bir görev üstlendi. 25 yaşına geldiğinde Hz. Hatice ile hayatını birleştiren Allah’ın elçisi, 40 yaşında olan Hz. Hatice ile evlenmeye karar verdiğinde “el-Emin: Güvenilir, dürüst” olarak tanınması önemli bir etken olmuştu. 35 yaşına geldiğinde ise Kâbe hakemliği yaptı. Kâbe’nin restorasyonu sırasında Haceru’l Esved’in yerine konulması sırasında ortaya çıkan anlaşmazlığı, taşı bir yaygı üzerine koyup tüm kabile liderlerine taşıtarak muhtemel bir kavgayı önlemiş oldu. Peygamberliği 40 yaşına yaklaşan Peygamber Efendimiz’de o sıralarda insanlardan uzaklaşarak kırsal alanda yaşamak ve böylelikle yaratılışın ve evrenin inceliklerini düşünmek arzusu uyandı. Bundan dolayı belli zamanlarda ‘Hira-Nur’ dağındaki mağarada kalmaya başladı. Kırk yaşına geldiğinde ise Ramazan ayında bir gün Cebrail Aleyhisselam’la tanışarak Allah’ın elçisi olma yolunda ilk adımı attı. İlk vahiy edilen ayet olan, “Yaratan Rabb’inin adıyla oku!” ile birlikte Allah (C.C.) O’nu Peygamberlikle görevlendirmiş oldu. İlk Müslümanlar Hz. Muhammed’in İslam davetine ‘evet’ diyerek ilk inanma şerefine Hz. Hatice, Hz. Ali, Hz. Zeyd b Harise ve Hz. Ebu Bekir erişti. Bunları Hz. Osman, Abdurrahman b Avf, Sa’d b Ebi Vakkas, Talha ve Zübeyr Hazretleri takip etti. Peygamberliğin ilk altı yılı dolarken Hz. Hamza ve Hz. Ömer gibi yiğitlik ve cesaretleriyle tanınan zatlar da Müslüman olan isimler arasında yer aldı. On Peygamberlik yılında peş peşe Hz. Hatice ve Ebu Talib ölünce düşmanların eza ve cefaları bir kat daha arttı. Çünkü bunlar hatırlı insanlardı, çevreleriyle Peygamberimize destek veriyorlardı. Miraç Gecesi Daha sonra dış destek sağlamak amacıyla Taife giden Hz. Muhammed, Taifliler’in İslâm’ı kabul etmesini sağlayamadı. Taifliler, Hz. Peygamber’e destek vermedikleri gibi bir de O’nu taşlattılar, üstü başı kan içinde kaldı, Taif dışında bir bağa sığınarak kurtulabildi. Ardı arkası kesilmeyen bu sıkıntılar devam ederken aynı günlerde Sevgili Peygamberimiz Miraç gecesinde İlahi ikramların doruğuna eriştirildi, Yüce Allah’ın huzuruna yükseltildi ve İlahi buyrukları, aracı olmaksızın dinleme imkânına kavuştu. Hicret Bütün zorluklara rağmen Hz. Peygamber, İslam’ı yayma çabalarını sürdürüyordu. Birer yıl arayla 1’inci ve 2’nci Akabe Biatları yapıldı. Bunu takip eden zaman diliminde Yüce Allah’ın izni ve buna bağlı olarak Hz Peygamber’in müsaadesi üzerine Müslümanlar Mekke’den Medine’ye göç etti. İslam tarihinde bu olay “hicret” olarak anılmaktadır. Sevgili Peygamberimiz en sonunda ise Hz. Ebu Bekir ile birlikte Medine’ye göç etti. Savaşlar ve Mekke'nin Fethi Efendimiz (S.A.V.) Medineli Müslümanlar ile hicret edenler arasında kardeşlik kurdu. Putperestlerle Müslümanlar arasında Bedir, Uhud, Hendek, Müreysi gibi savaşlar gerçekleşti. Hz. Peygamber’in sağlığında İslam elçisi dokunulmazlığı olduğu halde öldüren ve Medine’ye saldırmayı tasarlayan Hıristiyanlar’a karşı da Mute ve Tebük seferleri düzenlendi. 630 yılında Mekke fethedildi. Hz. Peygamber, çıkmaya mecbur olduğu vatanına üstünlük sağlayarak ve genel af ilan ederek tekrar girdi. Veda Hutbesi Peygamber Efendimiz, 632 yılında Hac esnasında Arafat’ta 100 binden fazla Müslüman’a konuşma yaptı. İslam düşüncesinin bir özeti olan ve insan hakları bakımından en doğru prensipleri içeren bu sesleniş, İslam tarihinde “Veda Hutbesi” olarak anılıyor. İslamiyet’i sabırla, azimle ve cesaretle insanlara ulaştıran Sevgili Peygamberimiz, 8 Haziran 632 Pazartesi günü Hakk’ın rahmetine kavuştu. Cenaze namazı Hücre-i Saadet’te erkekler, kadınlar ve çocuklar olmak üzere sırayla kılındı. Allah’ın elçisi burada da toprağa verildi.
İncir Reçeli 2  / İlk Tanıtım Fragmanı  / Bkmonline 02:12
İncir Reçeli 2 / İlk Tanıtım Fragmanı / Bkmonline 25.901 izlenme - 4 yıl önce İncir Reçeli 2' filminin fragmanı yayınlandı Şarkıcı Halil Sezai'nin başrolünde olduğu filmin fragmanı seyirci ile buluştu. Başrollerinde Halil Sezai ve Melike Güner'in yer aldığı yer aldığı İncir Reçeli filmi 2011 yılında vizyona girmiş ve oldukça dikkat çekmişti. Halil Sezai de geçtiğimiz günlerde filmin devamının çekileceğini açıklamıştı. Vizyon tarihi henüz belli olmayan İncir Reçeli 2'nin ilk tanıtım fragmanı da yayınlandı.
Türkiye'nin Havadan Çekilen En Güzel Görüntüleri 04:33
Türkiye'nin Havadan Çekilen En Güzel Görüntüleri 2.892 izlenme - 8 ay önce "Ülken için uç" projesi kapsamında bir çok drone operatörü bir araya gelip Türkiye'nin güzelliklerini gösteren bu muhteşem projeyi yaptı.
Ders M.Ö 4000 Mezopotamya Uygarlıkları (Sümerler Akad Mısır Elam Asur) 10:51
Ders M.Ö 4000 Mezopotamya Uygarlıkları (Sümerler Akad Mısır Elam Asur) 11.746 izlenme - 4 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen Tarih Boyunca Kurulan Büyük Imparatorluklar Ders 4000 M Ö Mezopotamya Uygarlıkları Sümerler Akad Mısır Elam Asur tarih , hikayeci , yazılı , öğretici , olaylara göre , siyasi , hayalci , bilimsel , ders , tarih , uygarlıklar tarihi , çağlar , devirler , çin , hint , mezopotamya , su uygarlığı , ege , akdeniz , Ilk Çağ (M.I. 3200 - M.S. 375) Ortadoğu ve Kuzey Afrika Sümerler M.I. 3500 - M.I. 2000 yılları arasında Güney Irak'ta (Mezopotamya) yerleşik olan, medeniyetin beşiği olarak bilinen coğrafi bölge ve medeniyet. Mezopotamya'da ortaya çıkan sayısız medeniyetin temelini Sümerliler atmıştır. Ayrıca yazı ve astronomi de ilk kez Mezopotamya'da Sümerlilerde ortaya çıkmıştır. Genel kanı Sümerlilerin çağdaşı olan halklarla yakın etkileşimi sonucu benzerliklerin olduğu yönündedir. Mezopotamya'da yaşayan birçok farklı kavimden ilk öne çıkan ve daha sonraki medeni oluşumların temelini atan Sümerlilerdir. Gerek yazı, dil, tıp, astronomi, matematik gerekse din, fal, büyü ve mitoloji gibi alanlarda ilk öne çıkan ve bilinen toplum Sümerlilerdir. "Yaratılış" ve "Tufan"a ilk kez Sümerlilerde rastlanır. Sümer döneminde 21'i büyük olan yaklaşık 35 büyük şehir ve kasaba vardı. Bunlara örnek vermek gerekirse Kiş, Nippur, Zabalam, Umma, Lagaş, Eridu, Uruk ve Ur sayılabilir. Akad Imparatorluğu (M.I. 4000 - M.I. 2100), M.I. 4 binde Arap Yarımada'sından Mezopotamya'ya ilk gelen ve yerleşen Sami asıllı bir kavimdir. Akad kralı Sargon Sümerleri yenmiş ve bu devleti kurmuştur. Devletin başkenti Akad'dır. Ilk düzenli ordu sistemini kurmuşlardır. Sümerliler'in kuzeyinde, Fırat Nehri boylarında tarihte ilk bilinen imparatorluğu kurdular. Sümer kültüründen etkilendiler ve bu kültürü Ön Asya'ya yaydılar. Sargon'un ölümünden sonra devlet zayıfladı ve Sümerliler tarafından ortadan kaldırıldı (M.I. 2100). Sami kökenli bir halk olan Akadlar (veya Akkadlar) 3. binyılın ortalarında yaklaşık iki yüzyıl boyunca Mezopotamya'da hüküm sürmüştürler. Bütün Mezopotamya'yı egemenlikleri altına alan ilk topluluk oldukları gibi idarecileri önceki Kent Kralı imgesinin yerine Evrenin Kralı simgesini ortaya çıkarmışlardır. Bu kavramı belki de ilk kullanan topluluk olarak Akadlar kültürel anlamda Sümerlerin mirasçılarıdırlar ve Sümer kültürünü büyük oranda benimsemiştirler. Akad sülalesinin kurucusu Sargon ve torunu Naram-Sin Akad Imparatorluğunun en önemli liderleri olmuşlardır. Akadların zayıflama döneminde Sümer kentleri tekrar egemenliklerini elde etmiş ve 3. Ur Sülalesi'nin Mezopotamya'daki yükselişiyle birlikte Akadların dönemi son bulmuştur. Antik Mısır Nil nehrini, nehir üzerindeki beş şelaleyi ve Hanedanlık döneminin (MÖ. 3150 - MÖ. 30) büyük şehir ve bölgelerini gösteren Antik Mısır haritası. Antik Çağ'daki en büyük medeniyetlerdendir. M.I. 3050 yılları civarında kuruluşundan önce, güney Mısır ve kuzey Mısır olarak ikiye ayrılmaktaydı. Güney Mısır ve Nil nehri boyunca uzanan verimli vadi Mısır tarihinde Yukarı Mısır olarak, kuzey Mısır ve delta ise Aşağı Mısır olarak geçer. Antik Mısır'ın dilinin, dinin ve uygarlığının esas adı Khemet olup, Egypt ise eski Yunan mitolojisindeki mısırın halk kahramanından geçmektedir. Yukarı Mısır'ın tarihine değin bulunan en eski bilgiler M.I. 6000'li yılları göstermektedir; ancak kurucusu Tiu'nun doğum tarihi ya da yaşadığı dönem hala sırdır. Aşağı Mısır'a gelince, bilinen kurucusu Ro en ünlü kralı da Scorpion King - Akrep Kral filminde de ilham alınan Scorpion of Egypt (Mısır Akrebi), Zekhen'dir. Yukarı Mısır'ı kendi yönetimi altında birleştiren Zekhen'den sonra kral olan Narmer, Delta bataklıklarına doğru yayılmayı sürdürmüştür. Narmer'in kuzey Mısır'daki; Wazner'in güney Mısırdaki egemenliği sonrasında; Hor-Aha (ya da Menes olarak bilinir) birleşik Mısır Imparatorluğu'nun ilk firavunuydu. Antik Mısır; Augustus Caesar'in liderliğindeki Roma Imparatorluğu tarafından M.I. 30 yılında ele geçirilmiştir. M.S. 7. yüzyılda Araplar burada egemen olmuş ; 1517 yılında ise Osmanlı Imparatorluğu sınırlarına katılmıştır. 1882 yılında da Mısır ; Ingiltere'nin kolonisi olmuştur. Elam Imparatorluğu Sümer ve Akkad'in doğusunda, bugünkü Iran'ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinin ve Fars eyaletinin batısında yer almıştır. ve kâğıt parayı bulmuşlardır Hurri Krallıkları Asur Imparatorluğu Asur Imparatorluğu, Aslen Kuzey Irak'ta, Dicle kıyısında bulunan Aşur / Asur (Qalat Şarqat) şehri ve çevresinde yaşayan bir Sami toplulukken özellikle M.I. 2000 sonrası doğu-batı arası global ticaretten faydalanarak gelişmiş ve topraklarını genişleterek ülkelerini bir imparatorluğa dönüştürmüş eskiçağ halkı. Başkentleri Ninova'dır. Ilkçağda, Ortadoğu'nun en büyük imparatorluklarından biri olmuştur. M.I. 2. binyıl'ın başından itibaren özellikle Anadolu'da koloniler kurmuş, Anadolu'ya yazıyı taşımışlardır. Asur ülkesi, önceleri Babil'e, M.I. 2. binyılın büyük bölümü boyunca Mitannilere bağımlı kalsalar da M.I. 14. yüzyılda bağımsızlıklarını kazanmış ve Fırat'a kadar topraklarını genişleterek buralara yerleşmişlerdir. Daha sonra Mezopotamya'da, Anadolu'nun güneydoğusunda, zaman zaman da Suriye'nin kuzeyinde büyük güç kazanmışlardır . Fakat I. Tukulti-Ninurta'nın ölümünden (M.I. 1208) sonra gerileme dönemine girdi. M.I. 11. yüzyılda I. Tiglat-Pileser zamanında kısa süre yeniden eski gücüne kavuştuysa da, bunu izleyen dönemde hem Asur Krallığı, hem de düşmanları, yarı göçebe Aramilerin akınlarıyla yıprandı. M.I. 9. yüzyılda Asur kralları sınırlarını yeniden genişletmeye başladılar; M.I. 8. yüzyılın ortasından M.I. 7. yüzyılın sonuna değin III. Tiglat-Pileser, II. Sargon (Şarrukin) ve Sinahheriba (Sanherib) gibi güçlü kralların önderliğinde Basra Körfezinden Mısır'a kadar uzanan toprakları egemenlikleri altında birleştirerek günümüzde Yeni Asur Imparatorluğu olarak adlandırılan bir imparatorluk kurdular. Son büyük Asur kralı, Asurbanipal'di. Asurbanipal, Elam'ı ele geçirerek buranın halkını yok etmiştir. Bu dönemde sanatta büyük bir gelişme olduğu bilinmekteyse de, hükümdarlığın son yılları ve M.I. 627'deki ölümünü izleyen dönemin olayları karanlıkta kalmıştır. Asur Krallığı M.I. 612-609'da Keldaniler'in ve Medler'in ortak saldırılarıyla yıkıldı. Imparatorluğun çökmesiyle birlikte Asur halkı da tarihi kayıtlardan silinir. Son olarak Harran ve çevresinde yaşadıkları bilinmmekle birlikte kayıtlarda yeralmasa da eski imparatorluk topraklarında daha sonraki yüzyıllarda da yaşamlarını sürdürdükleri ve zamanla bölgenin diğer halkları içinde eriyip gittikleri aşikardır. Hitit Imparatorluğu En geniş sınırlarında Hitit Devleti Tarihte Anadolu'da devlet kurmuş bir uygarlıktır. Hint-Avrupa dil ailesi'ne dahil bir dil konuştukları için Hint-Avrupa kökenli bir topluluk olduğu kabul edilmektedir. M.I. 2000 yıllarında Anadolu'ya göç ederek yerli Hatti Beylikleri üzerinde hakimiyet kurdukları bilinmektedir. Kartaca Tunus yarımadasında kurulmuş olan bir Fenike kolonisidir. Kartaca, Fenike dilinde Kart-hadaşt yani "Yeni Şehir" anlamına gelmektedir. Kart Hadaşt, 22 sessiz harften oluşan Fenike alfabesiyle QRT-HDST olarak yazılmaktadır. Bugün için Kartaca ile ilgili yazılı kaynaklar, Romalı ve Yunanlı tarihçilerin çalışmalarıyla sınırlıdır. Gerek Kartacalıların gerekse de Fenikelilerin papirüs kullanmaları ve bu materyalin zaman içinde dağılması sonucu, Kartaca ve Fenike yazılı kaynakları zamanımıza kadar ulaşmamıştır. Bu sonuçta kuşkusuz Pön savaşları sonunda Roma ordusunun Kartaca'yı yakıp yıkmasının da etkisi vardır Pers Imparatorluğu Ahameniş Imparatorluğu M.I. 550'de Persler Büyük Kiros (ya da II. Kiros ya da II. Keyhüsrev) önderliğinde birleşerek kuzeydeki Medleri yıkmış ve bir devlet haline gelmişlerdir. Bundan sonra Keyhüsrev fetih hareketlerine girişmiştir. Bu fetihlerde ise Babil, Fenike gibi zengin yerleri fethedip ülkeyi zengin bir krallık haline getirmiştir. Ermenistan'ı, Lidya'yı ve Krezus'ün servetini ele geçirip tüm Anadolu'yu hakimiyeti altında birleştirmiştir. Anadolu'yu ele geçirdikten sonra Babil'e saldırmış ve orayı da fethedip kendini Babil kralı ilan etmiştir. Bundan sonra ise Mısır'a saldırma hazırlıklarına başlamış, kuzeydoğuyu sağlamlaştırmak için iki kabileyle savaş yapmış ve bu savaşlar da kabileler direniş göstermişler, Büyük Kiros de bu savaşta hayatını kaybetmiştir. Yerine ise oğlu Kambis geçmiştir. Kambis devrinde Mısır fethedilmiş, Kartaca'ya kadar Pers ordusu ilerlemiş, ancak Kartacalıları geçememiştir. Kambis döneminde Iranlı kabileler ayaklanmışlardır, bunlar Gomata isimli bir Med rahibinin başını çektiği mecusiler dir. Kambis Mısır dönüşü ölmüş, yerine ise ünlü Pers Imparatoru I. Darius geçmiştir. Ilk olarak kabile isyanlarını bastırmış ve çeşitli alanlarda devrim niteliğindeki hareketlere girişmiştir. I. Darius da fetih hareketlerine girişmiş, Imparatorluk sınırları doğuda Hindistan'a dayanmıştır. Kafkasya'ya doğru Iskitlere karşı da sefer yapmış, ama başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Daha sonra batıya yönelip, Trakya, Makedonya ve Ege'ye saldırıp buraları ele geçirmiştir. Bunun üzerine Spartalılar, Darius ve oğlu Kserkes'e karşı Salamis Deniz Savaşı'nı yapmışlardır. Salamis Deniz Savaşı'nda elde edilen ganimetlerin bütünü Büyük Iskenderin fethinde ele geçirilmiştir. II. Artakserkes döneminde devlet hızla çözülmeye başlamış, Imparatorluk'ta ayaklanmalar olmuş, Mısır bağımsızlığını ilan etmiştir. Isyanlar güçlükle bastırılmış, ama daha sonra III. Darius döneminde Pers Imparatorluğu'na Büyük Iskender son vermiştir. Sasani Imparatorluğu Sasani Imparatorluğu (Sasani Devleti veya Sasaniler) , dördüncü Iran Hanedanlığı ve ikinci Pers Imparatorluğu'nun adıdır (224 - 651). Sasani Imparatorluğu, son Arşaklı hanedanı (Partlar) kralı IV. Artabanus'u yenmesinin ardından I. Ardeşir tarafından kurulmuş, son Sasani hükümdarı Şehinşah (Krallar kralı) III. Yezdigirt'in (632-651), erken Halifelik'le yani ilk Islam Devleti ile girdiği 14 senelik mücadeleyi kaybetmesiyle sona ermiştir. Imparatorluğun sınırları bugünkü Iran, Irak, Ermenistan, Afganistan, Türkiye'nin doğu bölgesi, Suriye'nin bir kısmı, Pakistan, Kafkaslar, Orta Asya ve Arabistan'ın tamamını kapsıyordu. II. Hüsrev'in hükümdarlığı (590-628) sırasında Mısır, Ürdün, Filistin ve Lübnan da kısa süreli olarak imparatorluğa dahil oldu. Sasaniler, imparatorluklarını 'Iranşehr' (Iranshæhr) 'Iranlıların (Aryanların) memleketi' diye adlandırırlardı. Sasani dönemi, Geç Ilkçağ'ı kapsayarak Iran Tarihi'nin en önemli ve etkili dönemlerinden biri olarak kabul edilir. Bir çok yönüyle Sasani dönemi, Pers medeniyetinin en önemli başarılarına tanıklık etmiş ve Iran'ın müslümanlar tarafından fethedilmesi ve Islamlaşmasından önceki son büyük Iran Imparatorluğu olmuştur. Iran, Roma medeniyetini Sasani döneminde farkedilir şekilde etkilemiştir. Kültürel etkisi imparatorluk sınırlarının çok ötesine, Batı Avrupa'ya, Afrika'ya, Çin'e ve Hindistan'a kadar ulaşmıştır. Ayrıca bu kültürel etki Avrupa ve Asya ortaçağ sanatının oluşmasında göze çarpan bir rol oynamıştır. Bu etki erken dönem Islam dünyasına kadar taşındı. Hanedanın kendine has ve aristokratik kültürü, Iran'ın fethini bir Pers Rönesansına dönüştürdü. Daha sonra Islami olarak adlandırılan kültürün, mimarinin, yazımın ve diğer becerilerin çoğu Sasani Iranlılarından daha geniş Müslüman dünyasına aktarılmıştır.. Yunan Medeniyetleri ve Helenistik Kavimler Yunan Makedon Büyük Iskender'in Feth Ettiği Topraklar Makedonya, antik Yunanistan'ın en kuzeyinde, batısında Epeiros, doğusunda ise Trakya ile sınırlı eski bir krallığın adıdır. Büyük Iskender'in o güne kadar bilinen dünyanın neredeyse tamamını fethederek Yunan tarihinde Helenistik dönemi başlatmasının ardından kısa bir süreliğine Yakın Doğunun en güçlü devleti haline gelmiştir. Selevkos Imparatorluğu Selevkos Imparatorluğu, Makedonya Imparatorluğu parçalandıktan sonra ortaya çıkan dört helenistik imparatorluktan biridir. Başkentleri Antakya'ydı. Anadolu'da, Doğu Akdeniz'de, Mezopotamya'da, Iran'da, Türkmenistan'da, Pamir'de ve Hindistan'ın batısında egemenliklerini sürdürmüşlerdir. Roma gelene kadar Doğu Akdeniz'in hakimiydiler. Ptolemaios Hanedanı Ptolemaios hanedanı Mısır'da M.I. 305 ile MS 30 arasında 300 yıl, (Makedonya asıllı Büyük Iskender'in ölümünden sonra onun fethediği ülkelerde kurulan Helenistik kırallıklardan bir olan) Ptolemaios Imparatorluğu üzerinde saltanat sürmüştür. Bu hanedan Makedonyalı general Ptolemaios I Soter tarafından kurulmuştur. Güney Asya Maurya Imparatorluğu Gupta Krallığı Çin Qin Hanedanı M.I. 221 - M.I. 206 yılları arasında Çin'i yönetmiş hanedandır. M.I. 221'de Ilk Imparator Qin Shi Huang(okunuşu → Çin Şı Huanğ) bütün Çin'i tek bir yönetim altında toplamıştır. Böylelikle başlayan Çin'in Imparatorluklar dönemi, 1912'de Qing Hanedanı'nın yıkılıp Çin Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla sona ermiştir. Han Hanedanı Çin'de M.I. 206 – M.S. 220 tarihleri arasında hüküm sürmüş hanedanıdır. Dönemin önemli klanlarından Liu tarafından kurulmuştur. Han Hanedanı Çin kültürünün zirvelerinden biri olarak kabul edilir. Günümüzde Çinliler Liu ailesinin ve kurdukları Hanedanının onuruna kendilerini Han insanı, Han Ulusu olarak adlandırır. Imparator Han Gaozu, tahtta bulunduğu yedi yıl içinde merkeziyetçi otoriter yönetimini sağlamlaştırmak için “Halka nefes aldırmaâ€ya yönelik bir dizi politika uyguladı. Avrupa Roma Imparatorluğu Roma Cumhuriyeti'nin Augustus liderliğinde M.I. 1. yüzyılda yeniden örgütlenmesiyle kurulan antik Roma devletidir. Uzun yıllar Akdeniz çevresinde hüküm süren Roma Imparatorluğu, Kavimler Göçü'yle başlayan karışıklıklardan sonra M.S. 395 tarihinde doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrıldı. Batı kısmı (Batı Roma Imparatorluğu) 476 yılında Kavimler Göçü'nde Avrupa'ya gelen Kuzey Kavimlerinin saldırıları sonucunda yıkılmış, doğu kısmı da varlığını Doğu Roma Imparatorluğu veya Bizans Imparatorluğu olarak 1453'de Fatih Sultan Mehmet'in Istanbul'u fethine kadar sürdürmüştür. Orta Çağ (375 - 1450) Avrupa Doğu Roma Imparatorluğu Bizans 330 - 1453 Doğu Roma Imparatorluğu, "Rum Iparatorluğu"; Latince: Imperium Romanum) ya da 16. yüzyılda Alman Hieronymus Wolff'un adlandırmasıyla Bizans Imparatorluğu, Roma Imparatorluğu'nun 395'te Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmasıyla ortaya çıktı. Başkenti Roma olan Batı Roma Imparatorluğu 5. yüzyılda Germen kabilelerince yıkıldı. Merkezi Konstantinopolis (bugünkü Istanbul) olan ve Bizans Imparatorluğu'da denen Doğu Roma Imparatorluğu ise, bin yılı aşkın süre varlığını sürdürdü. Bizans'ın ortaya çıkışı, Roma Imparatoru I. Constantinus'un başkenti, Roma'dan bugünkü Istanbul'a taşımasıyla da yakından ilişkilidir. Roma Imparatoru I. Konstantin (Büyük Konstantin), 330'da imparatorluğun başkentini eski Yunan kenti Byzantion'a (Bizans) taşıdı ve yeni başkente, Constantinus'un kenti anlamına gelen Konstantinopolis (Constantinopolis) adını verdi. Büyük Konstantin, Roma'dan senatörler ve yüksek memurlar getirterek Konstantinopolis'te yeni bir yönetim oluşturdu ve kenti yeniden imar etti. Roma çok tanrılı olmasına karşın, Konstantinopolis'i bir Hıristiyan kenti yaptı ve kendisi de bu dini benimsedi. Bizans'ın yöneticileri kendilerini Roma Imparatorluğu'nun gerçek mirasçıları olarak kabul ettiler ancak öte yandan Roma ile ilişkilerini de sürdürdüler. Roma Imparatorluğu'nun batı kesimi küçük devletlere ayrılıp parçalanırken, Bizans Imparatorluğu bütünlüğünü korumayı başardı. Batıdan bağımsız olarak Doğu Akdeniz'de egemen olan Bizans Imparatorluğu, klasik Yunan ve Roma uygarlıklarının son merkezi oldu. Bulgaristan Imparatorluğu Macaristan Krallığı 1000-1944 yılları arasında Orta Avrupa'da hüküm sürmüş bir krallıktı. 1000-1526 yılları arasında bağımsız bir ülke olan Macaristan Krallığı Mohaç Savaşı'ndan sonra topraklarının büyük bir kısmını Osmanlı Devleti'ne kaybetti. Topraklarının geri kalan kısmı Habsburg Hanedanının yönetimi altında özerk bir krallık olarak yaşadı. Merovenj Hanedanı ve Karolenj Imparatorluğu (Fransiya) 8. ve 9. yüzyıllarda Cermen kökenli Karolenj hanedanı üyesi krallar tarafından yönetilmiş bir imparatorluktur. Hanedanın en tanınmış üyesi olan Şarlman döneminde Karolenj Imparatorluğunun sınırları günümüzdeki Fransa, Almanya, Kuzey Italya, Hollanda, Belçika ve Isviçre dahil Batı ve Orta Avrupa'nın büyük bir bölümünü kapsamaktaydı. Karolenj Imparatorluğu daha sonra kurulacak olan Kutsal Roma Germen Imparato
Lut Kavmi 1. Bölüm 05:45
Lut Kavmi 1. Bölüm 23.823 izlenme - 5 yıl önce Hz. Lut'un Hayatı filminin 1. Bölümü. Lut kavmi peygamberi Lut peygamber, İbrahim peygamberle aynı dönemde yaşamıştır. Hz. Lut, Hz. İbrahim'e komşu kavimlerden birine elçi olarak gönderilmişti. Bu kavim, Kuran'da belirtildiğine göre, o güne kadar dünya üzerinde görülmemiş bir sapıklığı, eşcinselliği uyguluyordu. Hz. Lut, onlara bu sapıklıktan vazgeçmelerini söylediğinde ve onlara Allah'ın ilahi tebliğini getirdiğinde onu yalanladılar, peygamberliğini inkar ettiler ve sapıklıklarına devam ettiler. Bunun sonucunda da kavim, korkunç bir felaketle helak edildi. Lut kavmi nerede? Hz. Lut'un yaşadığı bu şehrin, Eski Ahit'te geçen ismi Sodom'dur. Kızıldeniz'in kuzeyinde kurulmuş olan bu kavmin aynı Kuran'da yazılanlara uygun bir şekilde helak edildiği anlaşılmıştır. Yapılan arkeolojik çalışmalardan anlaşıldığına göre şehir, İsrail-Ürdün sınırı boyunca uzanan Tuz Gölü'nün (Ölü Deniz) yakınlarında bulunmaktadır. Lut Kavmi Sapıklıkları Bu helak olayının kalıntılarını incelemeden önce, Lut Kavmi'nin neden bu cezaya çarptırıldığına bakalım. Kuran'da, Hz. Lut'un kavmine yaptığı uyarı ve onların cevabı şöyle anlatılır: Lut (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı. Hani onlara kardeşleri Lut: "Sakınmaz mısınız?" demişti. "Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin. Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir. Siz insanlardan (cinsel arzuyla) erkeklere mi gidiyorsunuz? Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz." Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın." Dedi ki: "Gerçekten ben, sizin bu yaptığınıza öfke ile karşı olanlardanım." (Şuara Suresi, 160-168) Kendilerini doğru yola davetine karşılık kavminin Hz. Lut'a karşı cevabı onu tehdit etmek olmuştu. Lut Kavmi, kendilerine doğru yolu göstermesinden dolayı Hz. Lut'a karşı öfke duyuyor, onu ve onunla birlikte iman edenleri sürgün etmek istiyorlardı. Başka ayetlerde olay şöyle anlatılır: Hani Lut da kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz? Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz." Kavminin cevabı: "Yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış!" demekten başka olmadı. (Araf Suresi, 80-82) Hz. Lut, kavmini apaçık bir doğruya çağırıyor ve anlaşılır bir şekilde uyarıyordu. Ancak kavim hiçbir uyarıyı dinlemiyor ve Hz. Lut'u inkar etmeye ve onun haber vermekte olduğu azabı yalanlamaya devam ediyordu: Lut da; hani kavmine demişti: "Siz gerçekten, sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı 'çirkin bir utanmazlığı' yapıyorsunuz. Siz, (yine de) erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve bir araya gelişlerinizde çirkinlikler yapacak mısınız?" Bunun üzerine kavminin cevabı yalnızca: "Eğer doğru söylüyor isen, bize Allah'ın azabını getir" demek oldu. (Ankebut Suresi, 28-29) Kavminden bu cevabı alan Hz. Lut, Allah'tan yardım istedi: Dedi ki: "Rabbim, fesat çıkaran (bu) kavme karşı bana yardım et." (Ankebut Suresi, 30) Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar. (Şuara Suresi, 169) Hz. Lut'un isteği üzerine Allah, erkek kılığına girmiş iki melek gönderdi. Bu melekler, Hz. Lut'a gelmeden önce Hz. İbrahim'e gitmişlerdi. Hz. İbrahim'e yaşlı karısının bir çocuk doğuracağı müjdesini veren elçiler asıl gönderiliş sebeplerini de açıkladılar: Azgın Lut Kavmi, helak edilecekti. (İbrahim) dedi ki: "Şu halde sizin asıl isteğiniz nedir, ey elçiler?" "Doğrusu biz, suçlu-günahkar bir kavme gönderildik" dediler. "Üzerlerine çamurdan (iyice sertleşip kaskatı kesilmiş) taşlar yağdırmak için. (Ki bu taşların her biri,) Rabbinin katında ölçüyü taşıranlar için (herkese ayrı ayrı) işaretlenmiştir." (Zariyat Suresi, 31-34) Ancak Lut ailesi hariçtir; biz onların tümünü muhakkak kurtaracağız. Ama karısını (kurtaracaklarımız) dışında tuttuk, o, geride kalanlardandır. (Hicr Suresi, 59-60) Elçilikle görevlendirilmiş melekler Hz. İbrahim'in yanından çıktıktan sonra Hz. Lut'a geldiler. Elçileri tanımayan Hz. Lut önce endişeye kapıldı, ancak onlarla konuştuktan sonra yatıştı: Elçilerimiz Lut'a geldiği zaman, onlardan dolayı kaygılandı, göğsünü bir sıkıntı bastı ve: "Bu, zorlu bir gün" dedi. (Hud Suresi, 77) (Lut) Dedi ki: "Sizler gerçekten tanınmamış bir topluluksunuz." "Hayır" dediler. "Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik. Sana gerçeği getirdik, biz şüphesiz doğru söyleyenleriz. Hemen aileni gecenin bir bölümünde yola çıkar, sen de onların ardından git ve sizden hiç kimse arkasına bakmasın; emrolunduğunuz yere gidin." Ve onlara şu emri verdik: "Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir." (Hicr Suresi, 62-66) Bu sırada kavim, Hz. Lut'un konuklarının geldiğini haber almıştı. Bu konuklara da sapıkça bir eğilimle yaklaşmaktan çekinmediler. Evin etrafını çevirdiler. Konuklarına mahçup olmaktan endişelenen Hz. Lut, kavme şöyle seslendi: (Lut onlara) "Bunlar benim konuğumdur, beni utandırıp-dillere düşürmeyin" dedi. "Allah'tan korkup-sakının ve beni küçük düşürmeyin. (Hicr Suresi, 68-69) Kavminin cevabı ise, Hz. Lut'a çıkışmak oldu: "Dediler ki: 'Biz seni 'herkes(in işin)e karışmaktan' alıkoymamış mıydık?" (Hicr Suresi, 70) Elindeki tüm imkanları kullanan Hz. Lut, misafirlerine ve kendisine bir kötülük yapılacağı endişesiyle şöyle dedi: "Size yetecek gücüm olsaydı veya sağlam bir yere sığınabilseydim." (Hud Suresi, 80) "Misafirleri" ise, Hz. Lut' a Allah'ın elçileri olduklarını hatırlatarak şöyle dediler: (Elçiler) Dediler ki: "Ey Lut, biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana kesin olarak ulaşamazlar. Gecenin bir parçasında ailenle birlikte yürü (yola çık). Sakın, hiçbiriniz dönüp arkasına bakmasın; fakat senin karın başka. Çünkü onlara isabet edecek olan, ona da isabet edecektir. Onlara va'dolunan (azab) sabah vaktidir. Sabah da yakın değil mi?" (Hud Suresi, 81) Şehir halkının azgınlığının son noktaya varmasıyla beraber Allah, meleklerin yardımıyla Hz. Lut'u kurtardı. Sabah vakti de, kavmin üzerine Hz. Lut'un uyardığı azap gönderildi: Andolsun onlar, onun konuklarından da murad almak için baskı yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. "İşte azabımı ve uyarmamı tadın." Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde kararını kılmış bir azab yakalayıp-bastırıverdi. (Kamer Suresi, 37-38) Lut kavmi nasıl helak oldu? Ayetlerde, kavmin helakı şöyle tarif ediliyor: Derken, tan yerinin ağarma vaktine girdiklerinde onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi. Anında (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taş yağdırdık. Elbette bunda 'derin bir kavrayışa sahip olanlar' için gerçekten ayetler vardır. O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hâlâ) durmaktadır. (Hicr Suresi, 73-76) Böylece emrimiz geldiği zaman, üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık; Rabbinin katında 'belli bir biçime sokulmuş, damgalanmış' olarak. Bunlar zalimlerden uzak değildir. (Hud Suresi, 82-83) Sonra geride kalanları yerle bir ettik. Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık; uyarılıp-korkutulanların yağmuru ne kötü. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler. Ve şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır esirgeyendir. (Şuara Suresi, 172-173) Kavim helak olurken içlerinden Hz. Lut ve sayıları ancak "bir ev halkı" kadar olan iman edenler kurtarıldı. Hz. Lut'un karısı iman etmemişti ve o da helak edildi: Bunun üzerine biz, karısı dışında onu ve ailesini kurtardık; o (karısı) ise (helake uğrayanlar arasında) geride kalanlardandı. Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı yağdırdık. Suçlu-günahkarların uğradıkları sona bir bak işte. (Araf Suresi, 83-84) Böylece Hz. Lut karısı dışındaki ailesiyle ve kendisine inananlarla beraber kurtarıldı. Sapık kavim ise, yerle bir oldu.
2012 Yılı Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ali Gürbüz Altın Kemer 19:43
2012 Yılı Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ali Gürbüz Altın Kemer 23.745 izlenme - 5 yıl önce Ali Gürbüz vs Recep Kara BAŞPEHLİVANI Turkish Oil Wrestling
Kürt Tarihinin En Büyük Aşkı-Mem U Zin(4) 10:04
Kürt Tarihinin En Büyük Aşkı-Mem U Zin(4) 30.709 izlenme - 9 yıl önce Mem U Zin