Hoşgeldiniz!

Turgut Uyar

Turgut Uyar - Palyaço Şiiri 04:36
Turgut Uyar - Palyaço Şiiri 7.628 izlenme - 6 yıl önce Şiir: kaç kişiyi öldürdüm düşlerimde kaç kilo çekerdi yalnızlık kaç kere ezildim altında yaz yağmurlarının belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk hep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize kim sevmezdi çiçekleri filan "ben sevmezdim" dedim, "yalan" dedi bunu palyaço söyledi, palyaço söyledi ben yazdım yazdım, yazmasam ağlayacaktım herkes ağlarmış biraz, ben de ağladım sırf bu yüzden mi ağladım alçaklık gibi bir şey oldu bu biraz biraz birazdım her şeyden dün biraz sinirlenmiştim mesela yarın bir kadını seveceğim biraz biraz biraz kör oldum bügünlerde ama rakı kadehlerini boşaltmayın eksilmesin hiçbir şey hiçbir şeyden dahi olsa kalsın biraz umursamıyorum yılgınlığımı filan çünkü sessizce yaşanmalı her şey bir devrim sesszce olmalı mesela ve her sözcüğüne inanmalı bir palyaçonun bir palyaço neden yalan söylesin ki ben palyaço olsaydım söylemezdim marangoz olsaydım da söylemezdim ben insan olsaydım yalan söylemezdim! hem nereden çıkardınız palyaçonun yalnızlığını kaç kilo çeker ki bir palyaço hem neden yüzüme vuruyorsunuz bir çirkin ördek yavrusu olduğumu gocunmam ki ben, ben gocunmam bir palyaço ne kara gocunmazsa o kadar, o kadar gocunmam işte rakı doldurun! eksilmesin bitmedi, yazacağım daha yazmazsam ağlayacağım çünkü alçakça olacak biraz hem biz o zaman kimdik ki, nerelere giderdik her sokakta biraz daha eksilirdik bilirdim, geceleri puslu puslu olurdu bazen bazen birisi fısıldarmış gibi olurdu "duyamadım", derdim, "tekrar et! " sessizliğe bürünürdü o vakit her şey sokaklar daha bir puslu palyaçolar daha bir ağlamaklı olurdu ve ben daha bir alçak olurdum ağlardım biraz hem sen kimsin, çekiştirme diyorum hatta kuyruğuma basma diyorum acıyor, tırmalarım,- diyorum kahrol, kahrol! diyorum geçen gün yüzüme rastladım bir ilan panosunda korktum birden, kusacak gibi oldum "olur öyle" dedi palyaço, "herkes alçaktır biraz" "otur ulan! " dedim, bağırdım ona ben bazen bağırırım biraz "rakı doldur! " dedim, "eksilmesin! " ben bazen eksilirim biraz aslında hepimiz eksilirmişiz biraz bunu sonradan öğrendim ben aslında her şeyi sonradan öğrendim herkes herkesi sonradan öğrenirmiş bunu da sonradan öğrendim örneğin; geçen gün bir kadınla seviştim biraz değil çok seviştim ya işte öyle palyaço diyorum ki, bunu da yeni öğrendim sevişmek de eksilmekmiş biraz kim sevmezdi ki kuş ötüşlerini filan "ben sevmezdim" dedim, "yalan" dedi bunu palyaço söyledi palyaço söyledi, ben yazdım yazmasam, alçak olacaktım hem ben roman da yazdım biraz bazen diyorum ki, palyaço, sen olmasan ben ne yaparım alçakça eksilirim belki biraz her yağmur yağışında yerindi dibine girerim hiçbir kadının kasıklarını öpemem belki ya da unuturum sonradan öğrendiklerimi biraz biraz anlıyorum ki, yüzler eller, o terli vücutlar filan her şey plastikmiş biraz haydi sirtaki yapalım palyaço rakı doldur, yine eksildik biraz
Osman Sonant - Göğe Bakma Durağı 01:46
Osman Sonant - Göğe Bakma Durağı 4.229 izlenme - 4 yıl önce Göğe Bakma Durağı / Turgut Uyar İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım İnecek var deriz otobüs durur ineriz Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam birde ben uyumam Herkes yokken biz oluruz biz uyumıyalım Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukca güçleniyorum kalabalık oluyorum Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat Durma kendini hatırlat Durma göğe bakalım
Turgut Uyar - Göğe Bakma Durağı 02:28
Turgut Uyar - Göğe Bakma Durağı 3.380 izlenme - 3 yıl önce Seslendiren : Emre Eyüboğlu Şiir: İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yanan otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım İnecek var deriz otobüs durur ineriz Bu karanlık böyle iyi aferin Tanrıya Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat Durma kendini hatırlat Durma göğe bakalım
sezen aksu - denge 05:03
sezen aksu - denge 4.194 izlenme - 7 yıl önce Şiir: Turgut Uyar Beste: Sezen Aksu - Aykut Gürel Video düzenleme: Muharrem Özcan Şarkı sözleri: Sizin alınız al inandım Sizin morunuz mor inandım Tanrınız büyük amenna Şiiriniz adamakıllı şiir Dumanı da caba Bütün ağaçlarla uyuşmuşum Kalabalık ha olmuş ha olmamış Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum Ama sokaklar şöyleymiş Ağaçlar böyleymiş Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız Aşkım da değişebilir gerçeklerim de Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı Yan gelmişim diz boyu sulara Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum Hiçbirinizle dövüşemem Benim bir gizli bildiğim var Sizin alınız al inandım Morunuz mor inandım Ben tam kendime göre Ben tam dünyaya göre Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız
Bir Gün Sabah Sabah Bir Turgut Uyar Şiiri 03:04
Bir Gün Sabah Sabah Bir Turgut Uyar Şiiri 2.330 izlenme - 4 yıl önce Şiir: Turgut Uyar Seslendiren: Ali İhsan Konuklu Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam, Uykudan uyandırsam seni: Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliçten. Vapur düdükleri ötmededir. Etraf alacakaranlık, Köprü açıktır henüz. Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam... Yolculuğum uzun sürmüş oldukça Gece demir köprülerden geçmiştir tren. Dağ başında beş on haneli köyler, Telgraf direkleri yollar boyunca Koşuşup durmuş bizle beraber. Şarkılar söylemişim pencereden, Uyanıp uyanıp yine dalmışım. Biletim üçüncü mevki, Fakirlik hali. Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş, Sana Sapanca'dan bir sepet elma almışım.. Ver elini Haydarpaşa demişiz, Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl, Hava hafiften soğuk, Deniz katran ve balık kokulu Köprüden kayıkla geçmişim karşıya, Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu... Bir gün sabah sabah kapıyı vursam, -Kim o ? dersin uykulu sesinle içerden. Saçların dağınıktır, mahmursundur. Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim, Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam, Uykudan uyandırsam seni, Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliçten. Fabrika düdükleri ötmededir.
Turgut Uyar - Göğe Bakma Durağı 02:21
Turgut Uyar - Göğe Bakma Durağı 953 izlenme - 3 yıl önce Yorum: Kenan Aslantürk Şiir: İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından Bebe dişlerinden güneşlerden yanan otlarından Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar Şu aranıp duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunları da Göğe bakalım Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım İnecek var deriz otobüs durur ineriz Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor Seni aldım bu sunturlu yere getirdim Sayısız penceren vardı bir bir kapattım Bana dönesin diye bir bir kapattım Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat Durma kendini hatırlat Durma göğe bakalım
Turgut Uyar - Çok Üşümek 01:22
Turgut Uyar - Çok Üşümek 1.236 izlenme - 3 yıl önce Yorumlayan: Ramazan Ateş Şiir: bir kalır uzun resimlerde anısı sakallarımızın urban içinde üşüyüp üşüyüp kaldığımızın bir kalır yanık yağlar yataklarda o oteller meydanlar heykeller sizin olmadığınız o her yer o çok yalınç gerçekli gelip gitmeler bir kalır uzun duvarlar ve onların dipleri bir kalır yılgın adamların hep "evet" dedikleri çok üşürdük hep üşürdük üşümekti bütün yaşadığımız üşürdü ellerimiz aşkımız sonsuz uzun sakallarımız tükenir dağınık diriliği kaşıntımızın bir gün bir kalır uzun kitaplarda anısı çok üşüdüğümüzün
Canlar Ölesi Değil - Turgut Uyar ( Trt Podcast ) 30:15
Canlar Ölesi Değil - Turgut Uyar ( Trt Podcast ) 349 izlenme - 1 yıl önce 1927 Ankara doğumlu Türk Şiir'inin önde gelen ismi anısına Trt tarafından hazırlanan radyo programıdır. Şair hakkında detaylı bilgiler program içinde bolca verilmiştir. Der ki ; " "Tarihe gömülen koca koca Atlar tarihe gömülür, o kadar. "
Turgut Uyar - Sevgim Acıyor 03:06
Turgut Uyar - Sevgim Acıyor 338 izlenme - 2 yıl önce Şiir: Turgut UYAR Seslendirme: Hakan B. Şiir Sözleri; Mutsuzluktan söz etmek istiyorum Dikey ve yatay mutsuzluktan Mükemmel mutsuzluğundan insan soyunun Sevgim acıyor Biz giz dolu bir şey yaşadık Onlarda orada yaşadılar Bir dağın çarpıklığını bir sevinç sanarak En başta mutsuzluk elbet Kasaba meyhanesi gibi Kahkahası gün ışığına vurup da öteden beri yansımayan Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi Öbürürün bir kadından aldığı verem Bütün işhanlarının tarihçesi Bütün söz vermelerin tarihçesi sevgim acıyor 'Yazık sevgime' diyor birisi Güzel gözlü bir çoçuğun bile O kadar korunmuş bir yazı yoktu Ne denmelidir bilemiyorum sevgim acıyor Gemiler gene gelip gidiyor Dağlar kararıp aydınlanacaklar Ve o kadar. Tavrım bir çok şeyi bulup coşmaktır Sonbahar geldi hüzün Kış geldi kara hüzün Eyy en akıllı kişisi dünyanın Bazen yaz ortasında gündüzün sevgim acıyor Kimi sevsem... Kim beni sevse! Eylül toparlandı gitti işte Ekim filanda gider bu gidişle Tarihe gömülen koca koca atlar Tarihe gömülür O kadar
Osman Sonant - Palyaço (Turgut Uyar Şiiri) 04:20
Osman Sonant - Palyaço (Turgut Uyar Şiiri) 230 izlenme - 1 yıl önce Osman Sonant'ı, Leyla ile Mecnun dizisinden önce herhangi bir mekan da dahil olmak üzere, hiçbir yerde görmemiştim. Yavuz hırsız olarak sevgilisi Zeynep'e kitap okurken görürdük onu bazı sahnelerde. Şiir seslendirdiğini de bir arkadaşım vasıtasıyla öğrendim.Beğendim.Neyse efendim,askeri lise okumuş, subay dahi olmuş, ardından ordudaki görevinden ayrılmış olan şairimiz Turgut Uyar'ın Palyaço şiirini Osman Sonant'tan dinliyoruz.
turgut uyar kendi sesinden 01:16
turgut uyar kendi sesinden 628 izlenme - 5 yıl önce
Turgut Uyar - Eski Kırık Bardaklar 01:41
Turgut Uyar - Eski Kırık Bardaklar 355 izlenme - 2 yıl önce Şiir: İşte bu ellerimle yalnızım bu inanmazsan bak Bu saçlarımla bu iyi giyimlerimle paralarımla Sen varsın ya sen çoğu kez yetmiyorsun Uzakta mısın sen misin söylemiyorsun Bakışın mı eksik dudakların mı anlamıyorum O adamlar geliyor aklıma karanlık iri yarı O gemiler ipleri yelkenleri dümenleri dönük Unuttuğum kırlangıç kuşları kırık bardaklar Bir ahşap evde taşlıkta yaz günleri bilmesem Bir testiden soğuk soğuk sular sızdığını bilmesem Güç dayanırım Bu durum tek başıma beni suçlandırıyor İşte gör sabah akşam başucumdayım Bakın bu ikide birde bozulan güneş Bu durup dururken sokan yılan Bu kırık bardaklar çöplüklerde Aşkın şiirin ölümün en kolayına gitmek Caddeleri sevmediğim kadınlarda yitirdiğim Biliyorum sebebini bir bir biliyorum Öyle kolay kendisi kurtulması söylemesi öyle kolay Kolaylığından sıkılıyorum Kurtulmak elimden gelmiyor
Turgut Uyar - Geyikli Gece 04:34
Turgut Uyar - Geyikli Gece 133 izlenme - 1 yıl önce İkinci yeni'nin babalarından Turgut baba'dan geyikli gece söyleyen arkadaş ta sağolsun. Sesi pek yaman.
Osman Sonant - Palyaço 04:19
Osman Sonant - Palyaço 108 izlenme - 11 ay önce Palyaço (Şairi meçhul şiir, Turgut Uyar'a ait değildir) i. kaç kişiyi öldürdüm düşlerimde.. kaç kilo çekerdi yalnızlık.. kaç kere ezildim altında.. yaz yağmurlarının.. belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları.. her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk.. hep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize.. kim sevmezdi çiçekleri filan.. "ben sevmezdim" dedim, "yalan" dedi.. bunu palyaço söyledi, palyaço söyledi ben yazdım.. yazdım, yazmasam ağlayacaktım.. herkes ağlarmış biraz, ben de ağladım.. sırf bu yüzden mi ağladım.. alçaklık gibi bir şey oldu bu biraz.. biraz birazdım her şeyden.. dün biraz sinirlenmiştim mesela.. yarın bir kadını seveceğim biraz.. biraz biraz kör oldum bügünlerde.. ama rakı kadehlerini boşaltmayın.. eksilmesin hiçbir şey.. hiçbir şeyden dahi olsa.. kalsın biraz.. ii. umursamıyorum yılgınlığımı filan.. çünkü sessizce yaşanmalı her şey.. bir devrim sessizce olmalı mesela.. ve her sözcüğüne inanmalı bir palyaçonun.. bir palyaço neden yalan söylesin ki.. ben palyaço olsaydım söylemezdim.. marangoz olsaydım da söylemezdim.. ben insan olsaydım yalan söylemezdim.! hem nereden çıkardınız palyaçonun yalnızlığını.. kaç kilo çeker ki bir palyaço.. hem neden yüzüme vuruyorsunuz.. bir çirkin ördek yavrusu olduğumu.. gocunmam ki ben, ben gocunmam.. bir palyaço ne kadar gocunmazsa.. o kadar, o kadar gocunmam işte.. rakı doldurun.! eksilmesin.. iii. bitmedi, yazacağım daha.. yazmazsam ağlayacağım çünkü.. alçakça olacak biraz.. hem biz o zaman kimdik ki, nerelere giderdik.. her sokakta biraz daha eksilirdik.. bilirdim, geceleri puslu puslu olurdu bazen.. bazen birisi fısıldarmış gibi olurdu.. "duyamadım", derdim, "tekrar et.!" sessizliğe bürünürdü o vakit her şey.. sokaklar daha bir puslu.. palyaçolar daha bir ağlamaklı olurdu.. ve ben daha bir alçak olurdum.. ağlardım biraz.. hem sen kimsin, çekiştirme diyorum.. hatta kuyruğuma basma diyorum.. acıyor, tırmalarım,- diyorum.. kahrol, kahrol.! diyorum.. iv. geçen gün yüzüme rastladım bir ilan panosunda.. korktum birden, kusacak gibi oldum.. "olur öyle" dedi palyaço, "herkes alçaktır biraz.." "otur ulan!" dedim, bağırdım ona.. ben bazen bağırırım biraz.. "rakı doldur!" dedim, "eksilmesin.!" ben bazen eksilirim biraz.. aslında hepimiz eksilirmişiz biraz.. bunu sonradan öğrendim.. ben aslında her şeyi sonradan öğrendim.. herkes herkesi sonradan öğrenirmiş.. bunu da sonradan öğrendim.. örneğin; geçen gün bir kadınla seviştim.. biraz değil çok seviştim.. ya işte öyle palyaço.. diyorum ki, bunu da yeni öğrendim.. sevişmek de eksilmekmiş biraz.. v. kim sevmezdi ki kuş ötüşlerini filan.. "ben sevmezdim" dedim, "yalan" dedi.. bunu palyaço söyledi.. palyaço söyledi, ben yazdım.. yazmasam, alçak olacaktım.. hem ben roman da yazdım biraz.. bazen diyorum ki, palyaço, sen olmasan ben ne yaparım.. alçakça eksilirim belki biraz.. her yağmur yağışında yerin dibine girerim.. hiçbir kadının kasıklarını öpemem belki.. ya da unuturum sonradan öğrendiklerimi.. biraz biraz anlıyorum ki, yüzler eller, o terli vücutlar filan.. her şey plastikmiş biraz.. vi. haydi sirtaki yapalım palyaço.. rakı doldur, yine eksildik biraz..
Leyla ile Mecnun - Göğe Bakma Durağı 01:40
Leyla ile Mecnun - Göğe Bakma Durağı 275 izlenme - 2 yıl önce Leyla ile Mecnun dizisinin Yavuz abisi Osman Sonant'ın 47. bölümün sonunda Turgut Uyar'ın şiirini okumasını izliyoruz. Ayrıca Yavız abi dizi de genç kızları kitap ve şiir okuyarak kandırmaktadır.
Yeditepe İstanbul - Kırlardan Geliyorlar 01:09
Yeditepe İstanbul - Kırlardan Geliyorlar 178 izlenme - 2 yıl önce Turgut Uyar'ın doğum günü için, türk dizi tarihinin efsane dizisi yeditepe istanbul'dan bir sahne. ''ey bilene bilene tükenen bıçak! bir şeyler yap, eskimeden gökyüzünün kutlu maviliği''
Turgut Uyar - Söylenir 02:26
Turgut Uyar - Söylenir 172 izlenme - 2 yıl önce Sözleri: Söylenir ve yarım kalır bütün aşklar yeryüzünde, bir kaktüs bol sudan nasıl, nasıl çürürse, öyle. En sevdiğim temmuzdu aylardan, hazirana benzediği için biraz, biraz da kendiliğinden, belki de müşteriye iyi davranan efendi bir bakkal kimliğinde. Nasıl mutlu oldum iki yaz, nasıl mutlu oldum kardeşler. Salkımsöğüt bir, ben iki, bir üçüncü var mıydı bilmiyorum. Üçüncü vardı elbet, bir yaban ördeğinin sevincini taşıran, bir sonbahar gibi köpüren, Temmuza benzese de, öyle oldum ki anlatamam. Sıcak yaz solgun bir coğrafya gibi belleğimde, şapkalar, çiçekler, eski elbiseler, geçmişi olan eski elbiseler, denizden çıkan bir ışık, unutulmuş bakımsız arka bahçeler, öyle oldum ki anlatamam. Her mevsimde sonbaharı taşlayan bir çocuk nasıl olursa, öyle. Belki de bitip tükenmeyen bir fetih döneminde atlar nasıl kişnerse, yani durgun bir suyun erguvandan aldığı renkle, gidip geldim caddelerde. Fatih nerdeydi, Samatya nerde, nerden gidilirdi Üsküdar’a, düşünüp durdum günlerce. Anlatamam ormanların ettiğini, nasıl dayandım o mutluluğa, tükenmez bir ışık olan mutluluğa, deniz ve ışık olan karmakarışık bir mutluluğa, nasıl.. Şimdi bir şarap gibiyim, coğrafyasız, eskimeye bırakılmış fıçısında...
Turgut Uyar -  Hızla Gelişecek Kalbimiz (Kendi Sesinden) 03:11
Turgut Uyar - Hızla Gelişecek Kalbimiz (Kendi Sesinden) 89 izlenme - 1 yıl önce Büyük türk şairlerinden, ikinci yeni şairi Turgut Uyar'ın, Hızla Gelişecek Kalbimiz isimli şiirini kendi sesinden dinliyoruz. Hızla gelişecek kalbimiz Kalbimiz hızla. Sürgünlerin umutsuzluğunda Kırık kalpler, yaralılar, onulmazlar Farksız çarpanların umutsuzluğunda Ve köprü başlarının umudunda. Sular bitse bile, çiçekler atılırken oralara Temiz bir ilişkinin bulutsuzluğunda Ve eski dağlarda, eski dağlarda kış Kovalarken ülkesini Hızla gelişecek kalbimiz. Kendi öz hüznümüzün ılık tarlasında Bozkır dayanıklılığımızın tarlasında Kalbimiz Ellerimiz ayaklarımız arasında Ve kimsenin bölemediği şarkıyı Güllerin, buğdayların ve acının şarkısını Bir haziran uygulayacak sesimize. Sütçünün sesiyle birlikte Erkenci işçilerin sesiyle birlikte Söförün sesiyle birlikte Sabah baslamış sarhoşların sesiyle birlikte Yaman sarhoşların sesiyle birlikte Ve yeni uyanışların ve yeni doğmuşların Ve herkesin ve herkesin Sesleriyle birlikte Bir haziran uygulayacak Kimse bölemiyecek ve kalbimiz Hızla gelişecek. Yıkıntılara karışan eski bir bahar Büyük olmaya elverişli bir bahar Eskiden yaşanılmış ve her şeye rağmen Insanlara göre bir bahar Suların kana kestiği yahut Suların kana kestiği bir bahar. Hızla gelişecek kalbimiz Bir mavilik kalıbında Bir odada, en olağan bir odada En sade, en insanca bir odada Bir kadınla bir erkeğin olduğu bir odada Bir kadın bir erkeğin Bir kadınla bir erkek olduğu Ellerin ve omuz başlarının Birbirini bulduğu. Birden gerçekliğini algılıyarak Saat çalınca ve görünce güneşi Birden vazgeçilmezliğini algılıyarak Önemli ve gerekli buluşunu kendini Birden hatırlıyarak Geleceğe hazırlayınca olanca göğüslerini Ve herşeye ve ölüme.kalbimiz Hızla gelişecek Çağımıza pek uygun bir hızla Gelişecek kalbimiz Bütün çalar saatlerin Derin ve güzel bir su’yu vurduğu zamanda Hızla gelişecek kalbimiz. Bütün başeğmelere ve bütün Kötü kış akşamlarına karşı, ama. Dönerlerin, uskurların, tornaların Durduğu bir zamanda. Nalçalı postallara, bozkırlara Appendixlere, sargı bezlerine ve Yaşamaya doğru Hızla gelişecek kalbimiz. Sonsuz anısına büyük hayatın Kısacık sanılan büyük hayatın Hızla gelişecek kalbimiz. Kalbimiz Yenileyecek sonsuzluğunu Ve hızla gelişecek. Hızla gelişecek kalbimiz Ağlattığı bir şey gibi tombul çocukların Çağdaş her şeyin vurgusuna uyarak Bir kesit gibi ölümden Bir utku gibi aşktan Öyle yalın. hızla Cinsleri çekici kılan, biraz da kutsal Kadın berberlerine, yünlü kumaşlara Korkuluklu köprülere, kedilere Ve çiçeklere, dürüstlüğe Bir öğle vakti kadar sağlam ve kalın Büyük bir savaştan sonra Kadının ve erkeğin birlikte olduğu Bir büyük savaştan Kalbimiz. Yerin ve göğün altedilmez bir dirilikte olduğu Tutkumuz, direnmemiz, ellerimiz, kalbimiz. Kalbimiz Kalbimiz hızla gelişecek
Geyikli Gece 05:48
Geyikli Gece 428 izlenme - 6 yıl önce Şiir: Turgut Uyar Fotoğraflar: Ara Güler Seslendiren: Mehmet Burak Halbuki korkulacak hiç bir şey yoktu ortalıkta Her şey naylondandı o kadar Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı. Ama geyikli geceyi bulmadan önce Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk Geyikli geceyi hep bilmelisiniz Yeşil ve yabani uzak ormanlarda Güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan Hepimizi vakitten kurtaracak Bir yandan toprağı sürdük Bir yandan kaybolduk Gladyatörlerden ve dişlilerden Ve büyük şehirlerden Gizleyerek yahut döğüşerek Geyikli geceyi kurtardık Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza Caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları Kadınların kocalarını aramasını seviyorduk Sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz Bilir bilmez geyikli gece yüzünden "Geyikli gecenin arkası ağaç Ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü Çatal boynuzlarında soğuk ayışığı" İster istemez aşkları hatırlatır Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş Şimdi de var biliyorum Bir seviniyorum düşündükçe bilseniz Dağlarda geyikli gecelerin en güzeli Hiçbir şey umurumda değil diyorum Aşktan ve umuttan başka Bir anda üç kadeh ve üç yeni şarkı Belleğimde tüylü tüylü geyikli gece duruyor Biliyorum gemiler götüremez Neonlar ve teoriler ısıtamaz yanını yöresini Örneğin Manastır'da oturur içerdik iki kişi Ya da yatakta sevişirdik bir kadın bir erkek Öpüşlerimiz gitgide ısınırdı Koltukaltlarımız gitgide tatlı gelirdi Geyikli gecenin karanlığında Aldatıldığımız önemli değildi yoksa Herkesin unuttuğunu biz hatırlamasak Gümüş semaverleri ve eski şeyleri Salt yadsımak için sevmiyorduk Kötüydük de ondan mi diyeceksiniz Ne iyiydik ne kötüydük Durumumuz başta ve sonda ayrı ayrıysa Başta ve sonda ayrı ayrı olduğumuzdandı Ama ne varsa geyikli gecede idi Bir bilseniz avuçlarınız terlerdi heyecandan Bir bakıyorduk akşam oluyordu kaldırımlarda Kesme avizelerde ve çıplak kadın omuzlarında Büyük otellerin önünde garipsiyorduk Çaresizliğimiz böylesine kolaydı işte Hüznümüzü büyük şeylerden sanırsanız yanılırsınız Örneğin üç bardak şarap içsek kurtulurduk Yahut bir adam bıçaklasak Yahut sokaklara tükürsek Ama en iyisi çeker giderdik Gider geyikli gecede uyurduk "Geyiğin gözleri pırıl pırıl gecede İmdat ateşleri gibi ürkek telaşlı Sultan hançerleri gibi ayışığında Bir yanında üstüste üstüste kayalar Öbür yanında ben" Ama siz zavallısınız ben de zavallıyım Eskimiş şeylerle avunamıyoruz Domino taşları ve soğuk ikindiler Çiçekli elbiseleriyle yabancı kalabalık Gölgemiz tortop ayakucumuzda Sevinsek de sonunu biliyoruz Borçları kefilleri ve bonoları unutuyorum İkramiyeler bensiz çekiliyor dünyada Daha ilk oturumda suçsuz çıkıyorum Oturup esmer bir kadını kendim için yıkıyorum İyice kurulamıyorum saçlarını Bir bardak şarabı kendim için içiyorum "Halbuki geyikli gece ormanda Keskin mavi ve hışırtılı Geyikli geceye geçiyorum" Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum.
Büyük Ev Ablukada - Lilililerle 03:11
Büyük Ev Ablukada - Lilililerle 77 izlenme - 1 yıl önce Acaip kafalarda acayip işler yapan Büyük Ev Ablukada'nın en garip şarkısı. Kocaelililer'den Yetkin Dikinciler'e uzanan bir lili döngüsü, beyninize bi girince bi daha çıkamayan nadir şarkılardan. Sitemizdeki diğer içeriği için ; http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/45821/buyuk-ev-ablukada---tayyar-ahmetin-sonsuz-sayili-gunleri hepsini tablet halinde alıyım; http://www.myspace.com/olmadikacariz
Serin Sesler Şiir - Söylenir (Turgut Uyar) 02:26
Serin Sesler Şiir - Söylenir (Turgut Uyar) 121 izlenme - 2 yıl önce Turgut Uyar'ın Güzel Şiir Söylenirin Yine Güzel Bir Yorumunu Serin Seslerden Dinliyorsunuz. söylenir ve yarım kalır bütün aşklar yeryüzünde bir kaktüs bol sudan nasıl nasıl çürürse öyle en sevdiğim temmuzdu aylardan hazirana benzediği için biraz biraz da kendiliğinden belki de müşteriye iyi davranan efendi bir bakkal kimliğinde nasıl mutlu oldum iki yaz nasıl mutlu oldum kardeşler salkımsöğüt bir ben iki bir üçüncü var mıydı bilmiyorum üçüncü vardı elbet bir yaban ördeğinin sevincini taşıran bir sonbahar gibi köpüren temmuza benzese de öyle oldum ki anlatamam sıcak yaz solgun bir coğrafya gibi belleğimde şapkalar çiçekler eski elbiseler geçmişi olan eski elbiseler denizden çıkan bir ışık unutulmuş bakımsız arka bahçeler öyle oldum ki anlatamam her mevsimde sonbaharı taşlayan bir çocuk nasıl olursa belki de bitip tükenmeyen bir fetih döneminde atlar nasıl kişnerse yani durgun bir suyun erguvandan aldığı renkle gidip geldim caddelerde Fatih nerdeydi Samatya nerde nerden gidilirdi Üsküdar’a düşünüp durdum günlerce anlatamam ormanların ettiğini nasıl dayandım o mutluluğa tükenmez bir ışık olan mutluluğa deniz ve ışık olan karmakarışık bir mutluluğa nasıl şimdi bir şarap gibiyim coğrafyasız eskimeye bırakılmış fıçısında
Çılgın Hüzünlü - Turgut Uyar (Kendi Sesinden) 01:30
Çılgın Hüzünlü - Turgut Uyar (Kendi Sesinden) 50 izlenme - 1 yıl önce ÇILGIN-HÜZÜNLÜ çünkü yaşamak gibi bir şeydi yaptığı anasız bir tay gibi coşkun ve hüzünlü akşamın dinginliğini otluyordu o zaman her sabah denize çıkar, bir elma yerdi hüznünü ve çılgınlığını elmanın gözünü yumsan ağzında duyarsın ellerine bakma artık çünkü kar yağıyor çılgın hüzünlü büyük kentleri düşünse de rahatlasa işte her şey nasıl haince karıştırılmış kirli çamaşırlarla sabunlar ayrı semtlerde saatin sonunda meydan suyun sonu ilerde böyle yaşamak zordur elbet anlıyorum çılgın ve hüzünlü çünkü bakışları yazda geçmiş bir geceyi andırıyor yaşanmış mı temmuzda mı belli değil çılgın ya da hüzünlü şimdi dolaşıp duruyor aramızda kıpkırmızı bir duyğu olarak doğudan batıya bir güz halinde çılgın ve hüzünlü biraz dağ yollarını öğrenmesi gerek sanırım kahırçeker mekkâri katırları gibi onlar ki hiçbir şeyleri yok korkunca çılgın sevinince hüzünlü kar dindi gerçekten dindi ellerine bakabilirsin artık
Acıyor 02:40
Acıyor 256 izlenme - 6 yıl önce Bir Turgut Uyar şiiri: Mutsuzluktan söz etmek istiyorum Dikey ve yatay mutsuzluktan Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun Sevgim acıyor Biz giz dolu bir şey yaşadık Onlarda orada yaşadılar Bir dağın çarpıklığını bir sevinç sanarak En başta mutsuzluk elbet Kasaba meyhanesi gibi Kahkahası gün ışığına vurup da öteden beri yansımayan Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi Öbürünün bir kadından aldığı verem Bütün işhanlarının tarihçesi sevgim acıyor Yazık sevgime diyor birisi Güzel gözlü bir çocuğun bile O kadar korunmuş bir yazı yoktu Ne denmelidir bilemiyorum sevgim acıyor Gemiler gene gelip gidiyor Dağlar kararıp aydınlanacaklar Ve o kadar Tavrım bir çok şeyi bulup coşmaktır Sonbahar geldi hüzün İlkbahar geldi kara hüzün Ey en akıllı kişisi dünyanın Bazen yaz ortasında gündüzün sevgim acıyor Kimi sevsem Kim beni sevse Eylül toparlandı gitti işte Ekim filanda gider bu gidişle Tarihe gömülen koca koca atlar Tarihe gömülür o kadar
2. Bölüm - Zeki Demirkubuzun Oynadığı Film 04:18
2. Bölüm - Zeki Demirkubuzun Oynadığı Film 38 izlenme - 2 yıl önce Zeki Demirkubuz'un Oynadığı Film 2. Bölüm Oyuncular Kudret Fatih KALKAN Ahmet MÜLAYİM ve Barış ÇETİN ve Zeki DEMİRKUBUZ Yönetmen: Mustafa MİRZA Senaryo: Yapboz Film Senaryo Ekibi Görüntü Yönetmeni: Emre TAŞ Boom Operatör: Ferşit GÜNGÖR Set Fotoğrafçısı: Ozan ÖRS Altyazılar: Yapboz Film Subtitle Team Müzik: Bob Marley - Don't Worry, Be Happy yapbozfilm - Ocak 2015
Ali İhsan Konuklu - Bir Gün Sabah Sabah 03:05
Ali İhsan Konuklu - Bir Gün Sabah Sabah 82 izlenme - 3 yıl önce Bir Turgut Uyar Şiiri Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam, Uykudan uyandırsam seni: Ki, sisler daha kalkmamıştır Haliç ten. Vapur düdükleri ötmektedir. Etraf alacakaranlık, Köprü açıktır henüz. Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam... Yolculuğum uzun sürmüş oldukça Gece demir köprülerden geçmiştir tren. Dağ başında beş-on haneli köyler, Telgraf direkleri yollar boyunca Koşuşup durmuş bizle beraber. Şarkılar söylemişim pencereden. Uyanıp uyanıp yine dalmışım. Biletim üçüncü mevki, Fakirlik hali. Lüle taşından gerdanlığa gücüm yetmemiş, Sana Sapancadan bir sepet elma almışım. Ver elini haydarpaşa demişiz, Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl, Hava hafifden soğuk, Deniz katran ve balık kokulu. Köprüden kayıkla geçmişim karşıya, Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu... Bir gün sabah sabah kapıyı vursam, -Kim o dersin uykulu sesinle içerden. Saçların dağınıkdır, mahmursundur. Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim, Bir sabah vakti kapıyı çalsam, Uykudan uyandırsam seni, Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç ten. Fabrika düdükleri ötmektedir.
Bir Gün Sabah Sabah / Şiir 02:41
Bir Gün Sabah Sabah / Şiir 143 izlenme - 6 yıl önce Şiir: Turgut Uyar Seslendirme: Selman Urluca http//www.facebook.com/home.php!/pages/selman-urluca/143339195689615 Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam, Uykudan uyandırsam seni: Ki, sisler daha kalkmamıştır Haliç ten. Vapur düdükleri ötmektedir. Etraf alacakaranlık, Köprü açıktır henüz. Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam... Yolculuğum uzun sürmüş oldukça Gece demir köprülerden geçmiştir tren. Dağ başında beş-on haneli köyler, Telgraf direkleri yollar boyunca Koşuşup durmuş bizle beraber. Şarkılar söylemişim pencereden. Uyanıp uyanıp yine dalmışım. Biletim üçüncü mevki, Fakirlik hali. Lüle taşından gerdanlığa gücüm yetmemiş, Sana Sapancadan bir sepet elma almışım. Ver elini Haydarpaşa demişiz, Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl, Hava hafiften soğuk, Deniz katran ve balık kokulu. Köprüden kayıkla geçmişim karşıya, Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu... Bir gün sabah sabah kapıyı vursam, -Kim o dersin uykulu sesinle içerden. Saçların dağınıkdır, mahmursundur. Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim, Bir sabah vakti kapıyı çalsam, Uykudan uyandırsam seni, Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç ten. Fabrika düdükleri ötmektedir.
Turgut Uyar  Hızla Gelişecek Kalbimiz Kendi Sesinden 02:55
Turgut Uyar Hızla Gelişecek Kalbimiz Kendi Sesinden 4 izlenme - 6 ay önce Ve her şeye ve ölüme kalbimiz hızla gelişecek çağımıza pek uygun bir hızla gelişecek kalbimiz Turgut Uyar -Hızla Gelişecek Kalbimiz (Kendi Sesinden)