Hoşgeldiniz!

turk sanat

mustafa demirci dem bu dem 06:09
mustafa demirci dem bu dem 41.431 izlenme - 5 yıl önce mustafa demirci dem bu dem
Sevemedim 02:04
Sevemedim 41.722 izlenme - 10 yıl önce sevemedim kara gözlüm çok sevdiimiz bi şarkı bizim yorumumzlar dinleyin bi bakalm beencekmsnz ahmet-engin
Turk Sanat Muzıgı 01:59
Turk Sanat Muzıgı 6.429 izlenme - 7 yıl önce turk sanat muzıgı
bülent ersoy beddua 05:46
bülent ersoy beddua 5.960 izlenme - 5 yıl önce bülent ersoy beddua
mustafa demirci sultanim 01:59
mustafa demirci sultanim 5.089 izlenme - 5 yıl önce mustafa demirci sultanim
Zeki Müren Sorma Ne Haldeyim 02:07
Zeki Müren Sorma Ne Haldeyim 5.728 izlenme - 5 yıl önce zeki müren sorma ne haldeyim
Zeki Müren Şimdi Uzaklardasın 04:36
Zeki Müren Şimdi Uzaklardasın 3.487 izlenme - 5 yıl önce zeki müren şimdi uzaklardasın
Zeki Müren Simdi Uzaklardasin 03:21
Zeki Müren Simdi Uzaklardasin 3.986 izlenme - 5 yıl önce zeki müren simdi uzaklardasin
Zeki Müren Aksam Olur Gizli Gizli 04:39
Zeki Müren Aksam Olur Gizli Gizli 4.049 izlenme - 5 yıl önce zeki müren aksam olur gizli gizli
Zeki Müren Gitme Sana Muhtacim 04:20
Zeki Müren Gitme Sana Muhtacim 3.500 izlenme - 5 yıl önce zeki müren gitme sana muhtacim
Umut Akyürek İçimde Kanımdasın 04:42
Umut Akyürek İçimde Kanımdasın 3.235 izlenme - 5 yıl önce umut akyürek içimde kanımdasın
umut akyürek felek 05:40
umut akyürek felek 2.626 izlenme - 5 yıl önce umut akyürek felek
Çift Kişi - 4 El Piyano Nihavend Longa Enstrumantel Piyanistler Kevser Hanım Oynak Oyun Hava Double 01:54
Çift Kişi - 4 El Piyano Nihavend Longa Enstrumantel Piyanistler Kevser Hanım Oynak Oyun Hava Double 3.164 izlenme - 3 yıl önce Çift Kişi (4 El ) Piyano NİHAVEND LONGA-Piyanistler 1-Özgür Savaş Güney 2-Güneş Yakartepe Kevser Hanım Enstrumantel Fon Nıhavent Klasik turk sanat muzigi trt bayram neşeli oyun havası dans dansöz raks göbek Oyna şen 3 VTR NİHAVEND LONGA" İki Kişi Dört El ama Pardon 3 El piyano ile Çaldı.- Besteci Kemanî Kevser Hanım Nihavend makamın da yazılmış 2/4 lük ölçüde bir eserdir. sanat müziği enstrumanlarında nihavent makamının yeri olan ve batı müziğinde karşılığı sol minör tonuna denk düşen yerden çalınır. zaman zaman geçici değiştiriciler almasına rağmen ait olduğu makamın özelliklerini tam olarak yansıtır. athena'nın da zamanında bu parçayı sikmişliği vardır.Osmanlıda bazı kadın bestekârlar Kadın bestecilerimiz konusunda muhalled bir eser neşreden besteci Turhan Taşan'ın hazırladığı "Kadın Besteciler" kitabı dün ve bugünün, şehir ve taşranın kuşatılmışlığı arasında kadın bestecilerimizin hiç azımsanmayacak derecede olduğunu gösteriyor. Burada özellikle saray çevresinde beste, güfte, saz yönüyle musikimizi önemli derecede icra etmiş bazı isimleri anmak yerinde olacaktır: Farabi (870-950) ve Ibni Sina (980-1037) 'dan sonra Türk musikisinde 200 senelik bir sessizlik olusmustur. Daha sonra Safiüddini Urmevi, Sultan Veled ve Abdülkadir Meragi gibi bestekarlar Farabi ve Ibni Sina'nin yani sira bu dönemde yasamis ve Buselik, Çargah, Hicaz, Hüseyni, Kürdi, Isfahan, Evç, Muhayyer, Neva, Nikriy, Rast, Saba, Ussak, Yengüle, Mahur, Sehnaz, Beyati, Hisar, Hümayun ve Nihavend makamlarini tertib etmislerdir. (bakınız: türk, sen, din, gül, abd, sessizlik, nev, ses, son, gibi) NIHAVEND MAKAMI: Oğlak Burcu (Yay Burcu) . Satürn, Jüpiter. Toprak- Ateş tabiatlı. Sıcak-kuru yapıdadır. Öğleden sonra (ikindi) zamanı etkisi fazladır. Sarı safra, gündüz ve erkek bağlantılıdır. Kan dolaşımı, karın bölgesi, kalça, uyluk ve bacak bölgelerine etkilidir. Kulunç, bel ağrısı ve tansiyon rahatsızlıklarına faydalıdır. Kuvvet ve barış duygusu verir. Akıl hastalıklarına etkili olduğu konusunda önemli bilgiler vardır. En eski makamlardandır. Ebu-selik kelimesinden geldiği söylenmektedir (Güzel yazma ve söyleme yeteneği) . araklandigi yer (bakınız: zaman, güzel, akıl, erkek, anı, bilgi, esin, kelime, barış, toprak) Bu yorum için 1-5 arası yıldız verin. • nihavent sözlükteki anlamları Türkçe - Türkçe sözlük nihavent anlamı Türk anlamı:nihavent; türk müziğinde bir makam adı; batı müziğindeki sol minördür nihavend 1. 1. iran'ın batı yöresinde ünlü bir kent. 2. musikide bir makam. 2.İran'ın batı tarafında meşhur bir şehir adı. Osmanlı/Türk kültüründe kadının konumu ve sosyal profili, çetrefilli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Kadının toplumun içinde olmadığı, toplumsallıktan soyutlanmış bir şekilde sarayda resmedildiği, buradan hareketle, üretim ilişkilerinde aktif rol oynayamadığı görüşlerinin aksine kadının hayatın içinde sanatla, musikiyle var olduğunu görüyoruz. Buradan hareketle, Osmanlı kadını üzerine mahrem kalmış önemli bir bahis de Osmanlı kadınının musiki ile olan ilişkisidir. Bu hususta yazılmış sınırlı sayıda makale gösteriyor ki henüz Saray dışına çıkarıp konuşamadığımız Osmanlı kadınını, musiki konusunda da konuşup tartışamıyoruz. Osmanlı kadınının mahrem tarihi gibi Osmanlı kadınının musiki tarihi de henüz çok sınırlı sayıda bilinen tarafıyla önümüzde ve perdelerinin aralanmasını bekliyor. Eldeki verilere, yazılan makalelere bakarak diyebiliriz ki Osmanlı kadını pek çok konuda olduğu gibi, musiki konusunda da kendi içinde icracıları, bestekârları, saz sanatçıları ile önemli bir mevkide bulunuyor. Türk Musikisi’nin temel kaynakları incelendiğinde bu kaynaklar genelde Osmanlı müziğinin şehirlerde icra edilen tarzını anlatmaktadır ve bu kaynaklardan elde edilen bilgiler doğrultusunda kadının müzikal kimliğinin önemi Osmanlı saray ve şehir hayatı içinde görsel ve yazılı belgelerle tespit edilmektedir. Osmanlı dönemi musiki hayatı içinde kadının müzikal rolünü belirleyen ve araştırmacılara ışık tutan kaynakların başında ise yazılı ve tasviri belgeler gelmektedir. Osmanlıda kadın ve musiki: Gözlemler, tasvirler, kaynaklar Osmanlı/Türk müzik kültürünün asıl öğelerinden ve temel kaynaklarından biri de kadınlardır. Kadınların müzik uygulamaları kent-saray muhitinde farklı, yerel-taşra muhitinde farklı karakterlerde karşımıza çıkar. Osmanlıda kadının musiki ile resmedildiği en temel sanat eserleri minyatürlerdir. Bu minyatürler sarayın içerisini ve daha çok meşk sahnelerini tasvir etmiştir. 15. yy. Fatih dönemine ait minyatürde çeng ve def çalan kadınlar, erkeklerle birlikte müzik icra etmektedir. Fatih Sultan Mehmet zamanında yaşayan Tursun Bey, Fatih’in çocuklarının sünnet düğününü anlatırken cariye muganniyelerden ve çaldıkları sazlardan bahsetmiştir. 17. yy.’da Osmanlı sarayında bulunmuş Leh asıllı Ali Ufkî sarayın harem dairesindeki musiki faaliyetlerinden bahsederken Sultanın düğününde çalgı çalan ve raks eden kadınları detaylı bir şekilde anlatmaktadır. Türetilmiş Kelimeler (bis) nihavendı, niha, nihab, nihad, nihade, nihadı, nihavendı, ilanihaye, manihaizm, nihai p2- nıhavend enstüramantal nihavend longa türk müzik beste kemanî kevser hanım makam nim sofyan İcra sazende trt muzik fasıl taksim peşrev ira (nedir ne demek). Kayıt tarihi : 1 Double
müzeyyen senar ben seni unutmak için sevmedim 03:25
müzeyyen senar ben seni unutmak için sevmedim 3.582 izlenme - 5 yıl önce müzeyyen senar ben seni unutmak için sevmedim
zekai tunca git gidebilirsen 04:44
zekai tunca git gidebilirsen 1.845 izlenme - 5 yıl önce zekai tunca git gidebilirsen
Zeki Müren Sorma 04:10
Zeki Müren Sorma 1.831 izlenme - 5 yıl önce zeki müren sorma
müzeyyen senar akşam oldu hüzünlendim ben yine
müzeyyen senar akşam oldu hüzünlendim ben yine 2.653 izlenme - 5 yıl önce müzeyyen senar akşam oldu hüzünlendim ben yine
melihat gülses bülbülüm altın kafeste
melihat gülses bülbülüm altın kafeste 1.962 izlenme - 5 yıl önce melihat gülses bülbülüm altın kafeste
Incesaz Firar 04:59
Incesaz Firar 1.366 izlenme - 5 yıl önce ıncesaz firar
Sezen Aksu Neye Yarar 02:44
Sezen Aksu Neye Yarar 1.655 izlenme - 5 yıl önce sezen aksu neye yarar
zeki müren mihrabim diyerek 04:48
zeki müren mihrabim diyerek 1.089 izlenme - 5 yıl önce zeki müren mihrabim diyerek
Göksel Baktagir Kanun Taksimi 04:02
Göksel Baktagir Kanun Taksimi 1.128 izlenme - 5 yıl önce göksel baktagir kanun taksimi
Akerdeon İle Güzel Klasik Turk Müziği Eserleri Yine Bir Gülnihal Bestekar:dede Efendi Sanatcı Fasıl 01:50
Akerdeon İle Güzel Klasik Turk Müziği Eserleri Yine Bir Gülnihal Bestekar:dede Efendi Sanatcı Fasıl 846 izlenme - 3 yıl önce AKERDEON İle Klasik Türk Müsikisi YİNE BİR GÜLNİHAL Solist:Güneş Yakartepe Enstrümantal Sanat Müzik Gösteri Fulya Etkinlik Merkezi belediye fasıl taksim beste Liste Koro Orkestra Nota Repertuar Peşrev Küçük Güneş Yakartepe “Yine Bir Gülnihal Aldı Bu Gönlümü ” Eseri Notalarını Senfonı Çok Sesli Nota Eşliklerini Yapılandırdı ve Akordeon ile çaldı. Albüm: Mega Manço Şarkının adı: Yine Bir Gülnihal Şarkı bilgisi: Hamamizade Dede Efendi Şarkı sözü: Yine bir gülnihal Aldı bu gönlümü Sim ten gonca fem Bibedel ol güzel Ateşin ruhleri Yaktı bu gönlümü Pür eda pür cefa Pek küçük pek güzel Görmedim kimsede Böyle bir dilruba Böyle kaş böyle göz Böyle el böyle yüz Aşıkın bağrını Üzmeye göz süzer El aman pek yaman Her zaman ol güzel "yine bir gülnihal aldı bu gönlümü Ben Bilirim Sözleri Benden Öte Benden Ziyade Sözleri Beyhude Geçti Yıllar Sözleri Bir Bahar Akşamı Sözleri Bir Selam Sana Sözleri Bugün Bayram Sözleri Burası Muş'tur Sözleri Cacık Sözleri Can Bedenden Çıkmayınca Sözleri Çıt Çıt Çedene Sözleri Dıral Dedenin Düdüğü Sözleri Dıral Dede'nin Düdüğü Sözleri Eğri Büğrü Sözleri Elveda Ölüm Sözleri En Büyük Mehmet Bizim Mehmet Sözleri İsmail Dede, sanatını geliştirmesine yardımcı olan III. Selim'in 1808'de tahttan indirilerek öldürülmesini izleyen IV. Mustafa'nın bir yıllık padişahlığı sırasında müzik toplantılarına son verildiği için saraydan uzaklaştı. II. Mahmud'un siyasal karışıklığı gidermesinden sonra yeniden saraya alındı. Önce musâhib-i şehriyârî, sonra sermüezzin olduğu bu yıllar, sanat yaşamının en parlak, en verimli dönemi oldu. İsmail Dede, Abdülmecid zamanında da sarayda ki yerini korudu. 1839'da bestelediği Ferahfeza Ayin'nden sonra bestecilik yaşamında görece bir durgunluk göze çarpar. Kendi sözleri, davranışları göz önüne alınırsa, Abdülmecid sarayını çok yadırgamıştır. Saraydaki havanın birdenbire "alafrangalaşması", Batı müziği zevkiyle yetişen yeni padişah zamanında Türk müziğinin, saraydaki varlığını eskisinden farklı olarak ancak resmi bir ilgiyle sürdürür hale gelmesi, Dede'nin bu çevreden uzaklaşmasına yol açtı. Öğrencileri Mutafzade Ahmed ve Dellâlzade İsmail Efendi ile birlikte padişahtan izin isteyip Hac'a gitmeye karar verdi. Hicaz'da hacı olduktan sonra yakalandığı kolera nedeniyle öldü. Mezarı Mekke'dedir. İsmail Dede, Osmanlı tarihinin en bunalımlı dönemlerinden birinde yaşadı. Bir uygarlık ve kültür değişimi üzerinde daha da hızlanan bir toplumsal çöküş ortamında yetişti. Yenilik hareketlerinin yarattığı tepkilerdin doğan kanlı olayları gördü. III. Selim döneminin sınırlı Batılılaşma eğilimlerini, II. Mahmud döneminin hem Doğu'ya hem de Batı'ya yönelişlerini, Abdülmecid'in toplu bir yenileşmeyi öngören Batıcılığını izledi. Kabakçı Mustafa Ayaklanması, III. Selim'in öldürülmesi, Alemdar olayı, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması, Mehterhane'nin yerine kurulan Muzika-yı Hümayûn ile ilk resmi Batı müziği öğreniminin başlaması, Tanzimat Fermanı, yaşadığı yılların önemli olaylarıdır. Yaşama biçiminde, kültür ve sanatta görülen "yeni" ile "eski" "geleneksel" ile "yabancı" arasındaki çatışmaya bu değişme süreci yol açmıştır. Bunu izleyen iki yüzyılda Türkiye'nin müzik dünyasında baş gösteren ikilik, daha Dede'nin yaşadığı yıllarda bile büyük gerginlik yaratmıştı. Dönemin bu çelişkileri, huzursuzlukları onun müziğini etkilemiştir. İsmail Dede hem Mevlevi gelenekleri içinde yetişmişti, hem de bir saray adamıydı. Sanatı, Yenikapı Mevlevihanesi'nde ve sarayda bulduğu canlı müzik ortamı içinde gelişip olgunlaşmıştı. Öte yandan, bir kentli, İstanbullu bir halk adamı olarak İstanbul halkının eğlencelerine eşlik eden hafif müziğe de değer vermişti. Rumeli türkülerini, serhad havalarını öğrenmişti. Bestelediği köçekler, türküler, hafif şarkılar, saraydan çok, kentli halka seslenir. Birçoğu geniş bir dinleyici kesimine ulaşan parçalarıyla bir "kent müziği" yaratmıştır. Ancak, halk müziğine duyduğu ilgi yalnızca hafif parçalarda görülmez. Pek çok bestecide, halk müzik motiflerini birkaç form içinde yansıtmakla sınırlı kalan halk zevki, onun sanatının tümüne özgü bir nitelik olarak ortaya çıkar. Din dışı büyük formlardaki çeşitli yapıtların yanı sıra, Mevlevi ayinlerinde de halk ezgisi üslubuyla bestelenmiş bölümler vardır. 1804'te büyük saygı ve sevgiyle bağlandığı öğretmeni Ali Nutkî Dede'yi, bir yıl sonra üç yaşındaki oğlunu, 1808'de annesini, 1810'da ikinci oğlunu yitirdi. Bayatî makamındaki, "Bir gonca femin yâresi vardır ciğerimde" dizesiyle başlayan bestesi büyük oğlunun ölümünden duyduğu acıyı dile getirir. Türk müziğinde ilk kez kişisel bir konunun işlendiği bu mersiye, Tanzimat öncesinin kişiselliğe ve duygusallığa açılma eğilimi içinde gözlenen kendine özgü romantik bir duyarlığın müziğe yansıması sayılabilir. Müziğin her türüne açık tutumunun bir ürünü olarak yapıtları, Türk müziğinin her düzeyde o güne kadar ki gelişiminin geniş ve yetkin bir özetidir. Itrî'den sonra gelen besteciler arasında hiçbirinin sanatı Dede'nin ki ölçüsünde toplayıcı değildir. O, gitgide gelişen teknik ustalığıyla Klasik üslubun bütün inceliklerini yansıtmıştır. Genel olarak Klasik üsluba bağlı kalmış olmakla birlikte, çağdaşlarında 4 yine bir gülnihal dede efendi güzel klasik turk sanat repertuvar muzik master akerdeon sanat müzik fasıl taksim enstrümantal beste movie Akerdeon İle Güzel Klasik Turk Müziği Eserleri YİNE BİR GÜLNİHAL Bestekar:Dede Efendi sanatcı fasıl taksim enstrümantal Osmanlı ne klasikler Şarkı Minik ufak Çocuk Müzisyen Versiyon Varyate Akor Bas Cetveli
umut akyürek başka söz söylemem 04:02
umut akyürek başka söz söylemem 1.068 izlenme - 5 yıl önce umut akyürek başka söz söylemem
Güre Türk Sanat Müziği Derneği Gürsesler Korosu-09 01:45
Güre Türk Sanat Müziği Derneği Gürsesler Korosu-09 404 izlenme - 3 yıl önce Gürsesler Korosu Sezon Sonu Konser Provası Şef Sn Osman Kemal Durupınar Yönetiminde
Nese Karabocek Ben Seni Unutmak Icin Sevmedim (Turk Sanat Muzigi ) 02:42
Nese Karabocek Ben Seni Unutmak Icin Sevmedim (Turk Sanat Muzigi ) 142 izlenme - 1 yıl önce Turk Sanat Muzigi Nese Karabocek Ben Seni Unutmak Icin Sevmedim
Piyano Halil İbrahim Türküsü Dağda Kızıl Ot Biter Halil İbrahim İbo Vokal Solist Bayan Kız Vokal Ses 05:09
Piyano Halil İbrahim Türküsü Dağda Kızıl Ot Biter Halil İbrahim İbo Vokal Solist Bayan Kız Vokal Ses 722 izlenme - 2 yıl önce Türkülerimizi Piyano Tuşlarının Sesleri ile Dinlediniz mi?. Ezgilerimizi Çok Sesli Armonileri ile Sevecek misiniz? Piyanist Güneş Yakartepe, " Halil İbrahim Dağda Kızıl Ot Biter " Eseriniı Piyano Notalarını yazdı, Armonik Şekil ile Piyano çaldı ve Solist: Ferda Bolcal Eseri seslendirdi. Türk halk Müsikileri Piyano Vokal Serisi: 2 Çok sevilen Türküleri Piyano ile Dinleyince Umarım Güzel Bulursunuz, Umarım Hoşunuza Gider. Yorumlarınızı ve Eleştirilerinizi bekliyorum. Sevgi ve Saygılar... Dağda kızıl ot biter İçinde keklik öter Eşkıyadan da beter Uslan be Halil İbrahim (Bağlantı) Kıvırcık saçlarına Kar düşmüş uçlarına Dağın yamaçlarına Yaslan be Halil İbrahim Derede su durulur Daldan köprü kurulur Elli yerinden vurulur Aslan be Halil İbrahim Bağlantı Müfreze dağı sarar Dağda kaçaklar arar Geçit vermez kayalar Hızlan be Halil İbrahim Dağda Kızıl Ot Biter İçinde Keklik Öter Eşkıyadan Da Beter Uslan Be Halil İbrahim Kıvırcık Saçlarına Kar Düşmüş Uçlarına Dağın Yamaçlarına Yaslan Be Ha ... 23 Halilİbrahim Dağda Kızıl Ot Biter Turk Sanat Muzigi Org Türküsünün Hikayesi Forum Gerçek Musa Eroğlu - Halil İbrahim Akor UMerkeziPiyano Vokal Solist Bayan Kız Vokal Kadın TRT Müzik Site Notası Yeni Klasör 00 23 Halilİbrahim Dağda Kızıl Ot Biter Turk Sanat Muzigi Org Türküsünün Hikayesi Forum Gerçek Musa Er Musa EROĞLU Anadolu'nun ozanata soyundan geliyor. Söyledikleriyle, Anadolu'nun, daha da ötelerinin ozan onurunu, engin insan sevgisini, halkın acıyı bal eyleyen yüce sabrını dile getiriyor. Onu dinlerken soluğumuzun genişlediğini duyumsar, bir güzelliği yaratmanın halkçı onuruyla gönlünüz havalanır. Bedenden soyutlanmış bir "kul", önündeki nimete secde kılan bir ermiş olursunuz. Hem dünyaya eş tek bir varlık, hem evreni kucaklayan bir derviş... Türkü güven ve onur kaynağıdır. Semahlarda, Barak ağzında, hele Karacaoğlan ezgilerinde bir güzellik yaratma duygusunun doruklarında sonsuzluğu yaşar Musa EROĞLU. Türküsü olanın sabrı da olur, güzelliği de gücü de... Türkü, insan yüzü gibidir. Her yüz Ali Şavkı gibi, hem güleçtir, hem soylu; Hilmi Dede Baba geleneğinin ozanıdır. Kendi yüzüne aynayı tutup, evrensel sonsuzluğu gören ozan soyundan. Bu, tüm insanlığın sevgisini, güzelliğini bir "yüz" de görmenin Anadolu serüvenidir. Musa EROĞLU, Toroslardan kopup gelmiş bir ezgi ustasıdır. Bu ezgiyi ezgilerle bezeyip halkın soluğu, onuru yapan gene odur. Yorumladığı ezgilerde, binlerce yıllık ozanlığın töresi, hoşgörüsü, bilgisi yansır. Musa EROĞLU'nu dinlerken Anadolu'nun kapısını aralamış tüm kavimlerin yüreğinin orta yerinde bulursunuz kendinizi, türküde türküleşirsiniz. Türkü insanlaşmadır; insanı insanla çoğaltan bir uygula Bu yönüyle, Musa EROĞLU Halk Müziğinde bir ekoldür. Musa EROĞLU bugüne kadar 3 bine yakın derleme yaptı. Solo olarak 12 kaset çıkardı. Ayrıca Arif SAĞ, Muhlis AKARSU, Yavuz TOP ile birlikte 4 kasetten oluşan "Muhabbet" serisini hazırladı. Musa EROĞLU Türk Halk Müziğinin diğer ulusların müzikleriyle birlikte evrensel boyutta temsil edilmesi için önemli çalışmalar içinde bulunmaktadır. Unesco'ya, kurumun kültürel çalışmaları çerçevesinde semahlardan oluşan eserler hazırladı. Fransa'da etnik müzikler üzerine çalışan özel bir kurum için "Anadolu Müzikleri" bir cd hazırladı. Avrupa'dan Avustralya'ya Türki Cumhuriylerden ABD'ye kadar Dünyanın pek çok ülkesinde resitaller verdi. Evrensellik normları içinde Sevda Türküleri yanı sıra müziğin protest boyutuna da bağlı kalarak toplumsallık çizgisini geliştirdi. Bir toplumun türküsünden öte gücü yoktur. Toplum türkü damarından beslenir, türküyü de aynı damardan besler. Türkü, her toplumsal olayda, her bireysel yangında kendini yeniden üretir. Türküde durgunluk yoktur, toplumların yaratıcı dinamizmi en başta türkülerde kendini belli eder. Gücü de buradan gelir. Bunu güç bilip savaşır mı, yakıp yıkar mış Tam tersine, savaşın önünü keser, vuranın kıranın bileklerine sarılır, söz filizlerinin tohumunu yakıp yıkanın yüreğine eker. Türkü; kabalıgı, kini öfkeyi, düşmanlığı insandan öte kılan uygarlık soluğudur. Bu soluğu başka hiç bir güç kesemez. Türkü, bir anda toprakta, insanda üreyen gerçekliğin, güzelliğin kaynağı olur. O an Halil İbrahim’in, hayatının kırılma noktası olmuştur. Cezasını çeker,askerlik görevini tamamlar. Ama hayatı artık perişan bir hal almıştır. Hanımı da elinden alınmış,Terme’ ye başka birisine verilmiştir. Bilahare çocukları da annelerinin yanına gitmiştir. Halil İbrahim,artık evinde yalnız başına kalmıştır. Halktan kopmuştur. Silahsız gezmez, yakalanmak ta istemez. Mümkün olduğu kadar gece gezmeye özen gösterir. Yolları kullanmaz. Dağlardan,ormanlardan ve derelerden; gideceği yerlere öyle gider. Zaten fazla gideceği dostu da kalmamıştır. Halil İbrahim bizim köye Cemal Dayının yanına gelirdi. O’nu orada görme imkanım da olurdu. Çünkü bizim kullandığımız su (turşu suyu) Cemal Dayının evinin yanında idi. Cemal Dayı, Halil İbrahim’in arazilerini işlerdi. Ayrıca Güfer’in Dursun amcalara gittiği de söylenirdi. Seyrek te olsa Apul amcalara da gidermiş. Anlaşılan ayda bir kez de olsa ,ev yemeğine ve sohbete olan ihtiyacını böyle gidermeye çalışırmış Halil İbrahim… Ben Evkaf İlkokul’unda okuyordum. Cumartesi öğleden sonra, pazar ve diğer tatil günlerinde çobanlık bana düşerdi. Hayvanları, diğer çocuklarla Alageliş Dağına getirirdik. Kızılkaya da oraya yakın yokuşu çok olan çıtırlık bir ormandı. Hayvanlarımız susadığında yola inerlerdi. Onları genelde öğleden sonraları dereye suya indirirdik. Dere kenarlarında otlanırdı hayvanlarımız. Bir gece önce, Halil İbrahim yakalandığı şiddetli bir yağmura daha fazla direnemediğinden; dağ,orman, dere demeden saatlerce yürüdükten sonra sabaha karşı Güfer’in Dursun amcalara gelir. Onları, o saatte uyandırmak ve rahatsız etmek istemez.Her tarafı ıslanmış, bitkin bir halde iken mısır alafı ve ot dolu samanlığın içine girer ve hemen uykuya dalar.Bu arada silahı da belindedir. Ertesi gün, uyandığında jandarmaları başucunda görür. Dünya başına yıkılmıştır. Hiçbir şey yapamaz, silahını verir ve teslim olmak zorunda kalır. Aslında 29 yıl önceki olay olmasa hiçbir şey olmayacaktır. Ah ! O korku… İçine sinmiş bir kere Halil İbrahim’in. Dursun Amcanın oğlunun,gelininin,hanımının onlardan kim varsa hepsinin tek tek ifadesi alınır .Halil İbrahim’in, kim olduğu onlara sorulur.Onlar da , O’nu tanıdıklarını ve evlerinin ona her zaman açık ,dürüst ve oldukça mert birisi olduğunu söylerler. Sadece gece o saatte onları rahatsız etmek istemediğinden samanlıkta yatmış olabileceğini anlatırlar. Halil İbrahim Türküsü DAĞDA KIZIL OT BİTER Halil İbrahim İbo Vokal Solist Bayan Kız Vokal Kadın TRT Müzik Site Notası Yeni Klasör Akor Merkezi Piyano Turk Sanat Muzigi Org Türküsünün Hikayesi Forum Gerçek Musa Eroğlu Dağda Kızıl Ot Biter İçinde Keklik Öter Eşkıya Piyano Türkü Resitali HALİL İBRAHİM Dağda Kızıl Ot Biter Turkce Sanatı Muzigi Org Türküsü Hikaye Forum Gerçek Musa Eroğlu Halilİbrahim Akor Merkezi Piyano Vokal Sol Bayan Kız Vokal Kadın TRT Müzik Site Notası Yeni Klas Dağ İçinde keklik öter Eşkiya beter Uslan Bağlantı saçları düşmüş uçları Dağ yamacı Derede Su Duru Dal Köprü Kurulur Dalı Köprüler Kuru El Yerine Vurulur Aslan Kıvırcık Saçlarına Kar Düş Uçlarına Dağın Yamaç Müfreze Dağı Sarar Dağda Kaçaklar Arar Geçit Vermez Kaya Hızlan İbram Kıvır Saçları Kar Düşmüş Dağı Yaslan Be
türk sanat 01:28
türk sanat 872 izlenme - 10 yıl önce komik
melihat gülses yaşlı gözlerimi kuruttum bu gece 04:27
melihat gülses yaşlı gözlerimi kuruttum bu gece 1.087 izlenme - 5 yıl önce melihat gülses yaşlı gözlerimi kuruttum bu gece
Incesaz Bilge 01:00
Incesaz Bilge 605 izlenme - 5 yıl önce ıncesaz bilge