Hoşgeldiniz!

uzay aracı

Evsiz Adam İha'yı Uzay Aracı Sanıp Kaçmaya Çalıştı 01:16
Evsiz Adam İha'yı Uzay Aracı Sanıp Kaçmaya Çalıştı 5.312 izlenme - 3 ay önce Bir evsiz, gördüğü İHA'yı uzaylı sanması nedeniyle ondan kaçmaya çalışıyor. Evsizin buzlu yollarda koşarken, arabaların arkasına saklandığı ve elleriyle İHA'ya ‘ateş etmeye' çalıştığı da görülüyor.
İlk Türk Uzay Aracı 00:16
İlk Türk Uzay Aracı 46.722 izlenme - 7 yıl önce
Araba Değil Sanki Uzay Aracı 01:31
Araba Değil Sanki Uzay Aracı 11.876 izlenme - 2 yıl önce Uzay aracını andıran aracı gördüğünüzde gözlerinize inanamayacaksınız. Kanalımıza ait diğer videolara ulaşmak ve güncel içerikleri takip etmek için www.izlesene.com/nefer26medya
Canım Kardeşim 98.Bölüm - Onur Uzay Aracı Yapıyor   06:14
Canım Kardeşim 98.Bölüm - Onur Uzay Aracı Yapıyor 2.385 izlenme - 4 ay önce Canım Kardeşim 98.Bölüm - Onur Uzay Aracı Yapıyor CANIM KARDEŞİM / 98.BÖLÜM / ONUR UZAY ARACI YAPIYOR Kanalımıza ait diğer videolara ulaşmak ve güncel içerikleri takip etmek için www.izlesene.com/nefer26medya kanalımıza göz atabilir ve abone olabilirsiniz. Keyifli seyirler
National Geographic Çekiminde Ufo 00:46
National Geographic Çekiminde Ufo 11.123 izlenme - 8 yıl önce blue ray olarak basılmış national geographic discinde-ki adı atmospheres- high defination olarak tam 50. dakikasında ekranın sağ alt kısmından ki orada dağlar var çıkıp ekranın solunda yok olan bir uçan cisim kaydedilmiş.
Cübbeli Ahmet Hoca'dan Kuyruklu Yıldız Yorumu 02:59
Cübbeli Ahmet Hoca'dan Kuyruklu Yıldız Yorumu 3.199 izlenme - 3 yıl önce Cübbeli Ahmet Hoca Rosetta projesi kapsamında kuyruklu yıldıza uzay aracı gönderilmesini eleştirdi ve ''Boşuna masraf yapıyorlar, bana 100.000 dolar versinler orada ne arıyorsanız hepsini ben size söyleyeyim'' dedi.
Uzaylılara Türkçe ''Hayırlı Sabahlar'' Mesajı (NASA) 00:05
Uzaylılara Türkçe ''Hayırlı Sabahlar'' Mesajı (NASA) 2.832 izlenme - 2 yıl önce Dış uzayda insanoğundan daha gelişmiş canlılar olma ihtimali düşünülerek, NASA' nın 1977 yılında uzaya çeşitli işaretler bırakmak amacıyla gönderdiği, Voyager uzay aracı 116 görüntü 22 müzik parçası 39 değişik sesin yanı sıra 55 dilde selamlama kaydını da kendi bünyesinde bulundurmaktadır. Buraya kadar olan kısımları bilimsel mantık çerçevesin de anlamaktayız. Fakat gönderilen mesajların bazılarına baktığımızda, uzaylılar dünyaya davet edilerek yemek yiyip yemediği gibi garip sorular soruluyor. Çeşitli dillerde gönderilen selam mesajlarının bazıları şöyle Çince gönderilen mesaj ''Umarız afiyettesinizdir, hep sizi düşünüyoruz, zamanınız olursa lütfen bizi ziyarete gelin'', Amoy dilinde gönderilen mesaj ise "Uzaylı dostlar, nasılsınız, yemek yediniz mi? Zamanınız olursa bizi ziyarete gelin şeklinde'' Ve Türkçe gönderilen mesaja geldiğimizde ise daha absürt bir selamlamayla karşılaşıyoruz ''Sayın Türkçe bilen arkadaşlarımız sabah şerifleriniz hayırlı olsun''. Ülkemizin ileri gelen diplomatları bilim insanları böyle uluslararası bir olaya katılırken şu mesaj konusunda daha dikkatli olamazlar mıydı? Yarın öbürgün uzaylılar bu işaretleri bulsa ve Türkçe gönderilen mesajı ''çözse'' ('''Türkçe bilen'' değil) ne der acaba hiç düşündünüz mü? Uzaylılar biz Türkler hakkında ne düşünür acaba yorum sizin... Burdan Sayın Türkçe ''bilen'' uzaylılara selamlarımı iletiyorum, bilmeyenler de bilenlerden öğrensin.
Araba Değil Sanki Uzay Aracı 01:31
Araba Değil Sanki Uzay Aracı 920 izlenme - 2 yıl önce Araba Değil Sanki Uzay Aracı Uzay aracını andıran aracı gördüğünüzde gözlerinize inanamayacaksınız...
Denize İnmeye Çalışan Roket Patladı! 00:15
Denize İnmeye Çalışan Roket Patladı! 549 izlenme - 2 yıl önce Denize İnmeye Çalışan Roket Patladı! Uzay aracı ve roket üreticisi SpaceX'in Falcon roketini denize indirme denemesi başarısız oldu.
Farklı Boyutlara Gittiğini İddia Eden Adam - Zamanda Yolculuk 07:13
Farklı Boyutlara Gittiğini İddia Eden Adam - Zamanda Yolculuk 761 izlenme - 2 yıl önce Zamanda yolculuk konusunun tartışıldığı programda Muzaffer Kınalı ismindeki araştırmacı, farklı deneyimlerini anlatarak, bilim adamlarının kendi söylediklerine eninde sonunda geleceğini söyledi. Agarta isimli bir yere de gittiğini söyleyerek, bilimsel bir tartışmanın ülkemizdeki tvlerde ne derece yapılabildiğini göstermiş oldu.
Voyager 1 - Belgesel 01:19
Voyager 1 - Belgesel 959 izlenme - 2 yıl önce An itibariyle dünyadan 17,429,360,629 km uzaklıkta olup dünyaya en uzak insan yapımı uzay aracıdır.815 kiloluk bu sonda, uzaya, dünya dışı canlı bulma umuduyla 1977de NASA tarafından fırlatılmıştır.Yaklaşık 4 yıl gibi bir süre sonra güneş sisteminden çıkabileceği tahmin ediliyor.Voyagerden gelen bir mesaj dünyaya 13 saat gibi bir sürede ulaşmaktadır.Üzerindeki panelde birçok dilden olduğu gibi Türkçemsi bir mesaj da mevcuttur.Ayrıca panelde kurt uluması, öpücük, bebek ağlaması, mors alfabesi, fil sesi gibi sesler konmuş; Bach, Beethoven gibi sanatçıların şarkılarına yer verilmiş; dünya,satürn, jupiter,dna,fetus,sperm,evrim resimleri ve toplama çarpma gibi işlemler resmedilmiştirAraçtaki diğer diller: Sumerian Arabic Urdu Italian Ila (Zambia) Akkadian Romanian Hindi Nguni Nyanja Hittite French Vietnamese Sotho Swedish Hebrew Burmese Sinhalese Wu Ukrainian Aramaic Spanish Greek Korean Persian English Indonesian Latin Armenian Serbian Portuguese Kechua Japanese Polish Luganda Cantonese Dutch Punjabi Nepali Amoy (Min dialect) Russian German Turkish Mandarin Chinese Marathi Thai Bengali Welsh Gujarati Kannada Telugu Oriya Hungarian Czech Rajasthani Türkçe mesaj için bilmem kaç milyar km gitmenize gerek yok o da burada http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/4622/uzaylilara-turkce-hayirli-sabahlar-mesaji-nasa Not:Videoyu Nat'ın Evrenin Ucuna Yolculuk adlı belgeselinden kesmiş bulunuyorum.Sanırım hayatımda izlediğim en iyi belgeseldi. Ayrıca dediğim her şeyi canlı olarak bulabileceğiniz gözünüzle görebileceğiniz çok da ingilizce bilmenizi gerektirmeyen sitesi var site açıldığında sağ alttaki panele tıklayın açılan ekranda sol bölümlerde gezintinizi yapın. http://voyager.jpl.nasa.gov/index.html
Araba Değil Uzay Aracı 01:31
Araba Değil Uzay Aracı 367 izlenme - 2 yıl önce İşte karşınızda bir uzay aracını andıran otomobil konsepti; Syrma. Özel bir otomobil fuarı için hazırlanan bu konsept otomobil sanki bir uzay aracı gibi görünüyor. Büyüleyici bir tasarıma sahip olan aracın bu tasarımı, 11 genç tasarımcı tarafından tasarlanmış. Dünyanın farklı yerlerinden önemli tasarımcıların bir araya gelerek tasarladığı bu konsept otomobil, 2015 Cenevre Otomobil Fuarı'nda da sergilenmiş ve büyük ilgi görmüş.
NASA'nın Uzay Aracı Juno'nun Jüpiter'den Yolladığı Sesler 00:16
NASA'nın Uzay Aracı Juno'nun Jüpiter'den Yolladığı Sesler 162 izlenme - 1 yıl önce Dün itibariyle Jüpiter'e giriş yapan Juno gezegenin manyetosferinden bazı sesler kaydetti. Jüpiter'in zorlu atmosferi karşısında hiçte kolay olmayan bir göreve giden Juno dün itibariyle Güneş Sistemi'nin en devasa gezegeninin güçlü manyetik alandan oluşan manyetosfer tabakasına giriş yaptı. Bu manyetosfer tabakası Jüpiter'in güçlü manyetik etkisinin bir sonucu olarak oluşuyor.Manyetik tabakada sayısız parçacıklar serbest halde dolaşarak gezegenin devasa gaz kütlelerini Güneş'in ışığından korumuş oluyor. Juno gerçekten zor bir görevde.Zira gelen bilgilere göre bu manyetik atmosferden geçerken yüzeyinin her 2.5 cm karesi başına 16 parçacık ile çarpışmış.Bu elbette Juno'dan bir şeyler götürdü.Yüzeyindeki her 2.5 cm karede var olan parçacık sayısı da 100 kat azaldı. Juno bu zorlu görevi devam ettirirken gezegenin manyetik alanı ile Güneş rüzgarlarının adeta birbirleriyle savaş halinde olduğu alandan bazı sesler kaydetti. Bu alanda gerçekleşen olay ise Güneş rüzgarlarının gezegenin güçlü manyetik alanından çok fazla etkilenerek yavaşlaması ve bunun sonucu olarakta ortaya çıkan yüksek ısı.Juno da Güneş rüzgarlarının manyetosferle ilk teması olan bu Bow Shock(Şok Dalgaları) olayından çıkan sesleri kaydetti. "Kanalımıza ait diğer videolara ulaşmak ve güncel içerikleri takip etmek için >www.izlesene.com/mplay< kanalımıza göz atabilir ve abone olabilirsiniz. Keyifli seyirler..."
Ömer Çelakıl Uğur Işılak 8 02:34
Ömer Çelakıl Uğur Işılak 8 1.216 izlenme - 7 yıl önce kuran hem miladi hemde hicri takvime nasıl işaret ediyor 19 numaralı surenin 57. ayetinin sırrı nedir
Rosetta’nın İndiği Kuyrukluyıldızdan Yayılan Ses 01:27
Rosetta’nın İndiği Kuyrukluyıldızdan Yayılan Ses 291 izlenme - 2 yıl önce Bugün tarihte ilk kez bir kuyrukluyıldızın üzerine 'Rossetta' adlı uzay aracı yerleştirildi. Kuyrukluyıldız üzerine 'Philae' adlı bir modül indi ve bu da kuyrukluyıldızın incelenmesi açısından, bilim tarihinde yeni bir sayfa açtı. Peki Rosetta’nın üzerine konduğu kuyrukluyıldızın bir de şarkı yaydığını biliyor muydunuz? Uzmanlar, oldukça düşük bir frekansta yayılan bu sesin, gök taşı etrafındaki manyetik alandan kaynaklandığını düşünüyor.
Bir Roketin Mars Yolculuğu 06:32
Bir Roketin Mars Yolculuğu 277 izlenme - 2 yıl önce Hep merak etmişimdir nasıl oluyo bu işler falan diye. Biraz araştırırken bu videoyla karşılaştım. Benim gibi merak eden insanlar için burda paylaşmak istedim iyi seyirler
Dünyanın Enleri 02:53
Dünyanın Enleri 412 izlenme - 3 yıl önce Dünyanın en`leri adlı videomuzla karsınızdayız bu videoda sizlere dünyanın en büyük Doğa harikalarını ve bir uzay araçını tanıtacağız...vede bu hariikalar hakkında küçük bilgiler: 1-Krubera mağarası: dünyanın bilinen en derin mağarasıdır ve yaklaşık derinliği 2190 m. ve uzunluğu ise 13.432 metredir.[1] Mağara ismini Rus jeolog Alexander Kruber’den alır. Krubera mağarası Abhazya’nın Gagra ilçesi yakınlarında, Arabika Masifi üzerindeki Gagrinsky Aralığı'nda, denizden 2.250 metre yükseklikte yer almaktadır. Yıl boyunca birçok turist bu mağarayı ziyarete gelmektedir. 2-Everest Dağı:Dünyanın en yüksek dağı. Himalayalarda, yaklaşık 28 derece kuzey enlemi ile 87 derece doğu boylamında, Çin Halk Cumhuriyeti–Nepal sınırı üzerinde yer alır. Çıplak Güneydoğu, Kuzeydoğu ve Batı sırtları en yüksek noktalara Everest (8.848 m) ile Güney doruğunda (8.748 m) ulaşır. Everest Dağı Kuzeydoğudaki Tibet platosundan (yaklaşık 5.000 m) tam olarak görülebilir. Eteklerinden yükselen Çangtse, Khumbutse, Nuptse ve Lhotse gibi doruklar Nepal'den görülmesine engel olur. 3-Bouvet Adası:(Norveççe; Bouvetøya) Atlas Okyanusunun güneyinde, Norveç'e ait ıssız ada. Ümit Burnu'nun yaklaşık 2,400 km güneybatısında, Antarktika anakarasının yaklaşık 1,600 km kuzeyinde yer alır. Yüzölçümü 49 km²'dir, deniz düzeyinden yüksekliği 935 m'dir. Kıyısını çevreleyen buz yarları ve kayalık yüzey yapısı karaya çıkmayı olağanüstü zorlaştırır. 4-Angel Şelalesi:(İspanyolca: El salto Ángel), Venezuela'da bulunan dünyanın en yüksek çağlayanıdır. National Geographic ekibi tarafından 1949 yılında yapılan resmî ölçüme göre 979 m yüksekliğindedir. Şelaleyi, 20. yüzyılın başlarında, kâşif Ernesto Sánchez La Cruz keşfetmiştir. Batı dünyası ise ancak 1935'te ABD'li pilot Jimmie Angel sayesinde bu şelalenin varlığını öğrenmiştir. Angel, değerli taşlar aramak amacıyla 1933 yılında çıktığı yolculukta şelaleyle karşılaşır.[2] Şelalenin güzelliğini karısı ve iki arkadaşıyla da paylaşmak isteyen Angel'ın tekrar gelişinde kullandığı uçak, yerlilerin Şeytan Kanyonu dediği Auyan tepesine düşer. Angel, karısı ve iki arkadaşı, 11 gün süren çetin bir mücadelenin ardından küçük bir kasabaya iner. Onların bindiği uçak ise tam 33 yıl sonra tepeden helikopter yardımıyla kaldırılarak Maracay'daki Aviation Müzesi'nde sergilenir. Şeytana meydan okuyan uçuşuyla Angel, Venezuela'nın efsanesi haline gelir. Şelalenin suları, en uç noktadan tabana doğru düşerken 807 metre boyunca hiçbir engele çarpmadan ilerler. Doğa bilimciler bu olayı "serbest düşüş" olarak tanımlar. 807'inci metreden sonra kaya çıkıntısına çarpan suların yolculuğu bir süre daha devam eder ve 979'uncu metrede sona erer. Sisli bir görüntüye sahip olan şelalenin suları, kuzeye doğru yol alarak Churun Nehri'ne karışır. 5-Mariana Çukuru:(Challenger[kaynak belirtilmeli] Çukuru), Dünya üzerinde bilinen en derin noktadır. Büyük Okyanus'ta, Guam Adası'nın güney batısında, Japonya ve Endonezya arasında, iki ülkeye de aşağı yukarı eşit uzaklıkta yer alır. Yapılan son ölçümlere göre en derin noktası yaklaşık 10.994 metredir[1]. Uzunluğu 2.542 kilometre, genişliği ise 69 kilometredir. Okyanusal nitelikte iki plakanın çarpıştığı sınırda derin çukurlar oluşabilir. Mariana çukuru da, Pasifik Plaka ile Mariana Plakası'nın çarpışması sonucu oluşmuş bir çukurdur ve iki plaka sınırındadır. Suyun içine atılan 1 kilogram kütleli metalin tabana ulaşması, yaklaşık olarak 1 saat sürer. Ancak, suyun yoğunluğu ve metalin özkütlesi de hesaba katıldığında, tabana ulaşma süresi artıp azalabilir. Dip noktasındaki basınç ise yeryüzündeki basınca göre yaklaşık 1000 kat daha fazladır. Mariana Çukuru'nda hayat belirtileri vardır. Yapılan araştırmalar, aşırı basınçlı ve soğuk ortamda yaşayabilen birçok mikroorganizma, balık ve yengeç türünü ortaya çıkarmıştır. Buradaki yaşamın temel dayanağı, 300 dereceye ulaşan volkanik püskürmeler ve buradan çıkan sülfürü metabolize edebilen bakterilerdir. Bu kadar derinde yaşayan balık türlerinin hayatları yüzlerce yılı bulabilmektedir. Buradaki canlıların, çok eski prehistorik dönemlerden bu yana aynı kaldığı düşünülmektedir. 23 Ocak 1960'ta, İsviçreli bilim adamı Jacques Piccard ile ABD Donanması'ndan Teğmen Donald Walsh, Trieste Batiskapı içinde Mariana Çukuru'na inebilmeyi başaran ilk insanlar olmuşlardır. İlk anda 11.521 metre (37,799 feet)'lik bir derinliğe inildiği hesaplanmış, ancak 1995 yılında yapılan ölçümlerde doğru derinliğin 10.916 metre (35,814 feet) olduğu anlaşılmıştır. Derin noktaya iniş yaklaşık 3 saat 15 dakika sürmüş, burada 20 dakikalık bir sürenin ardından tekrar yüzeye çıkılmasıyla toplamda 5 saatlik bir sürede dalış ve yüzeye çıkış tamamlanmıştır. 25 Mart 2012'de, Kanadalı yönetmen James Cameron “Dikey Torpil (Deepsea Challenger.)” adlı özel denizaltısıyla Mariana Çukuru’na tek başına inmeyi başardı. 156 dakikada dünyanın tabanına inen, 3 saat incelemelerde bulunan Cameron, beklenenden daha kısa sürede, 70 dakikada yüzeye çıktı. Cameron tarafından bizzat tasarlanıp Avustralyalı mühendislerce inşa edilen denizaltı, Çukur’da bulunan metrekare başına 7.250 tonun üzerindeki basınca dayanıklıdır. 6-Voyager 1 uzay aracı:NASA tarafından fırlatıldığı 5 Eylül 1977'den bu yana hizmet vermeye devam eden 815 kiloluk bir insansız, dış Güneş Sistemi ve ötesi uzay sondasıdır. Jüpiter ve Satürn'ü ziyaret etmiş, bu gezegenlere ait uyduların detaylı fotoğraflarını elde eden ilk sonda olmuştur. Güneş'ten ve Dünya'dan diğer uzay sondalarından daha hızlı bir şekilde ayrılmakta olan Voyager 1, Yeryüzü'nden en uzakta bulunan insan yapımı nesnedir. New Horizons Dünya'dan Voyager 1'e oranla daha büyük bir hızla fırlatılmış olmasına rağmen, Voyager 1'in yolu üzerinde yararlandığı kütle itiminden yararlanamayacağı için hiçbir zaman onu geçmeyi başaramayacaktır. 28 Kasım 2008 tarihine göre Voyager Güneş'ten 16.19 milyar km (9,4 milyar mil) uzaklıktadır ve Heliosfer'e girmiş durumdadır. Neticede Heliosfer'i geçtiği zaman Voyager 1 fonksiyonlarını hala südürürse bilim insanları onun intersteller medium'daki (astronomların, gaz ve tozun kapladığı intersteller space verdikleri isim) konumunun doğru ölçüsünü alacaklar. Bu mesafeden Voyager 1'den sinyalin Jet İtici Güç Laboratuvarı merkezine ulaşması 13 saat alır. Voyager 1'in birinci görevi Jüpiter ve Satürn gezegenleri ve onların ortak ayları ve halkalarıydı. Onun şimdiki görevi ise Güneş fasılası ve Güneş rüzgar partikül ölçümü ve intersteller medium'dur. İki Voyager roketi de üç radyo izotop termoelektrik jeneratörler ile güçlendirilmiştir. Şimdi, Dünya ile olan haberleşmeyi en az 2020 yılına kadar tutacak gücü oluşturması bekleniyor. Üzerinde bulunan altın kaplama plakada Güneş Sistemi'nin bulunduğu yer ve Dünya üzerindeki tüm dillerden oluşan bir selamlama ses kaydı bulunmaktadır. Ancak insanlık 2010'nun Mayıs aylarında uzaydan gelen farklı frekanslara tanık olmuş ve bu nedenle de Hawking'in "Uzaylılar dostumuz olmayabilir ve başımıza büyük dertler açabilir" şeklindeki sözlerini akla getirmiştir. Daha fazlası için kanalıma abone olabilirsiniz:http://www.izlesene.com/iz/vineturkey72
NASA'nın Marsta Kullanacağı Oyuncağı 02:20
NASA'nın Marsta Kullanacağı Oyuncağı 209 izlenme - 3 yıl önce NASA'nın marsa göndermeyi hedeflediği uzay aracının dünya üzerindeki testleri neredeyse bitmek üzere...
Cassini Keşif Aracı Satürn'ün Halkalarından Dünya'yı Son Kez Görüntüledi 00:50
Cassini Keşif Aracı Satürn'ün Halkalarından Dünya'yı Son Kez Görüntüledi 15 izlenme - 3 ay önce Cassini uzay aracı atmosfere intihar dalışını gerçekleştirmeden önce Satürn'ün geniş halkaları arasında Dünya'yı parlak bir benek olarak kaydetti.
Atmosfer Katmanlarının Hiç Bilmediğiniz Özellikleri 09:04
Atmosfer Katmanlarının Hiç Bilmediğiniz Özellikleri 6 izlenme - 4 hafta önce ATMOSFERİN YAPISI Dünyanın yaşama elverişli olmasını sağlayan şartlar sadece su kaynakları, yeterli kütleye sahip olması ya da koruyucu zırhı olan manyetik alanı ile sınırlı değil... Çok önemli bir şart daha var; atmosferinin yapısı...        Yağmurun yağması ve rüzgarın esmesi için Allah’ın yarattığı bir sebep.... Her tür hava olayının oluştuğu yer... Aynı zamanda bizi dünyanın hemen dışındaki son derece tehlikeli ortamdan, güneşin zararlı ışınlarından ve meteorlardan koruyan kalkan...        Her an içimize çektiğimiz ve sürekli muhtaç olduğumuz oksijenin kaynağı... Uzayın dondurucu soğuğuna karşı, Dünya’nın ısısını korumasını sağlayan mükemmel bir örtü... Atmosfer.... Gezegenimizin yaşanabilir olmasını sağlayan dinamiklerde başrolü oynuyor.   ATMOSFERİN KATMANLARI        Üstümüzdeki hava 7 katmandan oluşur. En alttaki troposfer iklimleri belirleyen katmandır. Dünyadaki havanın beşte dördünü oluşturur. Ama yalnızca 17 km yüksekliğe ulaşır; kutuplarda ise daha da alçaktır. Troposfer gezegenimizin etrafındaki ince mavi çizgidir. Sonraki katman ise stratosfer... 50 km yüksekliğe ulaşır ve zararlı ultraviyole ışınlarının çoğunluğunu engelleyen ozon katmanını da ihtiva eder. 15 km.’den sonra ise atmosferin neredeyse ’ını oluşturan gazlar artık aşağıda kalmaya başlar. Ve atmosferdeki basınç yeryüzündekinden daha az, sıcaklık ise -60 derece civarında olur. Atmosferin diğer katmanlarına geçmeden önce tek başına stratosfere çıkan bir kişiden bahsedelim. Felix Baumgartner.... 2012’de Felix Baumgartner atmosferin sınırlarını zorlayarak 39 km’ye çıktı. Ve buradan yaptığı ses hızını aşan atlayışı ile hafızalarımıza kazındı. Bu atlayışı sırasında atmosferdeki  gazların ™’unun arasından geçti. Ve en yüksekten serbest atlayış alanında önemli bir rekor kırdı.        Aslında Baumgartner’ın atlayışından tam 52 yıl önce hava kuvvetleri pilotu Joe Kittenger atmosfer deneyimini ilk yaşayan kişi ünvanını almıştı. Şimdi 60’ların teknolojisi ile bu atlayış nasıl başarıldı? Atmosferin üst katmanlarına nasıl çıkıldı? İzliyoruz...        1960 yılında Hava kuvvetleri pilotu Joe Kittenger daha önce hiç kimsenin denemediği bir şeyi yapmaya karar verdi. Atmosferin üst katmanlarına çıkmayı... Joe Kittenger’ın Konuşması -Uzay şartları insan için çok tehlikelidir. İnsanın kanı 19 km. Yükseklikte kaynamaya başlar.  -İnsanoğlu ilk defa Excelsior Projesi ile uzay aracından çıkarak, uzay ortamında bulunmuştur.         Exelsior projesi ile roketle değil dev bir helyum balonu ile bunu yapmayı planladı ve hedefine ulaştı. O yıllar Sovyetler Birliği ve Amerika arasındaki uzay yarışının başlangıç dönemiydi ve ilk kez bir insan uzay şartlarına çıkacaktı.        Kittenger 31 kilometreye çıkarak stratosferin en yüksek kesimlerine kadar ulaşmayı başardı. Ve o yükseklikten atladı. İşte o anlar...        Kalkıştan sadece 1.5 saat sonra Amerikalı pilot dünyaya uzaydan bakıyordu.        Etrafında son derece tehlikeli bir uzay ortamı vardı. Ama Kittenger dünyadan yalnızca 31 km. yukarıdaydı. İnsan için uzay şartları sadece 19 km’den sonra başlar. Armstrong sınırı olarak da bilinen bu sınırda daha yüksek bir irtifada basınç tamamen kalktığından insan kanı kaynama noktasına gelir ve bu noktada uzay giysiniz yoksa anında ölürsünüz.        Kittenger, atladıktan sonra saatte neredeyse 1000 km hızla yeryüzüne düşüyordu. Ama ilk başta bu düşüşe dair hiçbir şey hissedemiyordu. Atmosferin stratosfer tabakasında etrafında hava olmadığı için bu sessiz bir düşüş oluyordu. Joe Kittenger’ın Konuşması        Etrafınızda hava varmış gibi görünse de burada hava yok. Sanki siyanürle dolu bir odada gibisiniz. Tek bir nefeste öleceğinizi biliyorsunuz.         Giydiğim basınç elbisesinin kumaşında hiç dalgalanma yoktu. Bu çok garip bir duyguydu. Görsel olarak referans alabileceğim hiçbir şey yoktu. O yüzden havada asılı kaldığımı sandım.         Ancak atmosferin alt katmanlarından troposfere girdiğinde şiddetli bir rüzgarın içinden geçmeye başladı ve çok hızlı bir düşme içerisinde olduğunu fark etti. İniş sırasında, -70 °C derece gibi düşük sıcaklık deneyimini yaşadı. Daha sonra ise yere güvenli bir şekilde indi ve tarihe atmosferin sınırına çıkan ilk adam olarak geçti.        Yalnızca 31 kilometre aşağıda güvenli rahat ve insanın alışık olduğu bir ortam vardı. Yere indiğinde şu sözleri söyleyecekti. Joe Kittenger konuşma        15 dakika önce uzayın sınırındaydım. Ama şimdi sanki cennetteyim. Ne kadar güzel bir gezegenimiz olduğundan haberimiz yok.   Mezosfer- Bir diğer atmosfer tabakasına geçiyoruz. Stratosferden sonra yaklaşık 50 km üzerinde ise  3. katman mezosfer yer alır. Burası bizi meteorlardan koruyan katmandır. Kayan bir yıldız gördüğümüzde bu aslında atmosferimizin üst kısımlarında yanan bir meteordur.        Atmosferimiz her gün dünyaya yağan meteor bombardımanına karşı, şeffaf yapısına karşın adeta çelikten bir set gibi bizi korumaktadır. Dünyanın yüzeyinin ay yüzeyindeki gibi delik deşik olmamasının sebebi bu katmandır. Termosfer- 85 km’lik yükseklikten itibaren termosfer başlar. Atmosfer burada incelerek 100 km devam eder. Ve bu nokta uzayın başlangıcı olarak kabul edilir.        Burası uzay mekiklerinin Dünyanın etrafında döndükleri katmandır. Aynı zamanda Güneş’in ölümcül ışınlarının dünyanın manyetik alanıyla kesişerek kutuplara doğru yöneldiği ve Auroraları oluşturdukları yerdir. Termosferden sonraki 3 katman ise Ekzosfer, İyonosfer, Manyetosfer’dir.   http://www.a9.com.tr/izle/251286/Yorunge/Atmosfer-katmanlarinin-hic-bilmediginiz-ozellikleri A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
16 Yaşında Uzay Aracı Geliştirdi 01:19
16 Yaşında Uzay Aracı Geliştirdi 27 izlenme - 9 ay önce Polonya, 16 yaşındaki bir öğrencinin başarısını konuşuyor. Karol Wojslaw, ev yapımı malzemeler kullanarak küçük bir uzay aracı geliştirdi. Ev yapımı malzemeler kullanarak uzay aracı geliştiren ve aracı uzaya gönderen Wojslaw’ın bu başarısı Polonya sınırlarını aşarak teknoloji dünyasında da konuşulmaya başladı. Polonyalı öğrencinin bu işi yapması 6 ayını aldı. Karol Wojslaw, uzay aracını ne için geliştirdiğini “Geliştirdiğim uzay aracı sayesinde topladığım verileri inceleyerek internette yayınlayacağım.” şeklinde açıklıyor. GPS ve çeşitli sensörleri bulunan araç Polonya Havacılık ve Navigasyon Ajansı’ndan gerekli onayın alınmasının ardından uzaya fırlatıldı. 30 kilometre yüksekliğe çıkan uzay aracı, hava kirliliği ve ozon tabakası hakkında veriler topladı. Karol Wojslaw aracı GPS aracılığıyla tüm yolculuğu boyunca takip etti. Uzay aracı en sonunda fırlatığıldığı noktanın 100 kilometre ilerisine indi. İlk denemesinde başarılı olan Wojslaw, önümüzdeki günlerde uzayla ilgili yeni projeler geliştirmeyi hedefliyor.
NASA'nın Roketlerini Taşıyan Araçlar! 01:46
NASA'nın Roketlerini Taşıyan Araçlar! 9 izlenme - 4 ay önce Roketten daha büyük bir kara yolu taşıtı düşünün! NASA uzaya göndereceği roketleri taşıma işlemini onlara yaptırıyor. 3000 tona yakın ağırlıkları bulunan araçlar.
Uzayda Yaşam 03:53
Uzayda Yaşam 16 izlenme - 1 yıl önce Uzayda Daha Farklı mı Yaşlanıyoruz? Yörüngedeki uzay araçlarında yerçekimi olmaması bir şekilde  yaşlanmayı hızlandıran bir mekanizmaya benziyor. Örneğin kaslar egzersiz yapılmadığı için erimeye başlıyor ve kemiklerinizin gücü aynen kemik erimesindeki gibi kötüleşiyor. Kalbiniz de yerçekimine karşı pompalamak zorunda kalmadığından daha yetersiz bir duruma gelir. Neyse ki Dünyaya dönünce bu etkiler kısa süre sonra tersine dönebilir. Bu yüzden astronomlar  yerçekimsiz ortamın zararlı etkilerinden korunmak için çeşitli spor programları uyguluyorlar. Şimdi  Uluslararası Uzay İstasyonundaki astronomların sağlıklarını korumak için neler yaptıklarına bir göz atalım.... Görüntüleri izledik... Uluslararası Uzay İstasyonundaki  astronotlar günde yaklaşık 2 saatlerini mutlaka spora ayırmak zorundalar. Ama bu düzenli spor programına rağmen birçok rahatsız edici etki oluşuyor. Örneğin astronotların kasları ve kemiklerinde ciddi kütle azalmaları ve deformasyonlar meydana geliyor. Özellikle kas yapısı, uzayda pek de kullanılmayan bir sistem olduğu için spora rağmen her geçen gün bir miktar eriyor. Bu nedenledir ki astronotlar dünyaya indiklerinde kendi başlarına yürüyemezler. Üzerine herhangi bir ağırlık binmeyen kemikler de giderek zayıflar ve kemik kütlesi de önemli oranda azalır. Yaşanan bu kemik kaybı, yeryüzünde yaşlı insanların yaşadığı osteoporoz hastalığına benzer. Bu zayıflamaya bağlı olarak şekil bozuklukları oluşabilir. Uzun süreli uzay görevlerinde astronotlar kemik dokularının @’ına yakınını kaybederler. Bunun doğal sonucu ise yeryüzüne döndüklerinde kemiklerinin çok kolay biçimde kırılmasıdır. Sırt omurları ağırlıksız ortamda birbirinden ayrıldığı ve zayıfladığı için Dünya’ya dönüldüğünde üzerlerine birden aşırı yük biner. Bu binen yük, dayanılmaz sırt ve bel ağrılarına neden olabilir. Yerçekimi oranındaki bir miktar azalma dahi işte insan bedenini bu derece olumsuz etkiler. Dünya'da bütün fizik kuralları bizim lehimize iken uzayda bunun tam tersi bir durum söz konusudur. Bu da Allah’ın dünyadaki tüm şartları, ortamdaki tüm detayları ve insan bedenini birbirine uyumlu ve özel bir plan içerisinde yarattığını gösteren delillerden bir tanesidir. http://www.a9.com.tr/izle/220450/Yorunge/Uzayda-Yasam A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Uzay Aracı Modülü Philae'nin Maketi Sergileniyor 01:05
Uzay Aracı Modülü Philae'nin Maketi Sergileniyor 18 izlenme - 2 yıl önce GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: - Champs-Elysees bulvarında kurulan sergi alanı- Rosetta uzay aracının modülü "Philae"nin maketinden detaylar Uzay aracı modülü Philae'nin maketi Paris'te- Bir kuyruklu yıldıza konan ilk uzay modülü olma özelliği taşıyan Philae'nin maketi Paris'teki Champs-Elysees bulvarına kurulan sergide meraklılarıyla buluştu Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA), 67P Churyumov–Gerasimenko kuyruklu yıldızına yolladığı Rosetta uzay aracının modülü Philae'nin maketi Fransa'nın başkenti Paris'te sergilenmeye başladı.
Uzayda Yaşam; Uzayda Nasıl Uyunur? | A9 Tv 02:58
Uzayda Yaşam; Uzayda Nasıl Uyunur? | A9 Tv 9 izlenme - 1 yıl önce Şimdi sizlere Uluslararası Uzay İstasyonundaki astronotların yerçekimsiz ortamda yaşamlarını nasıl sürdürmeye çalıştıklarına dair bazı görüntüler göstereceğiz. http://www.a9.com.tr/izle/221011/Yorunge/Uzayda-Yasam-Uzayda-Nasil-Uyunur A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo
Yörünge 6 - Atmosferdeki İdeal Oranlar 21:21
Yörünge 6 - Atmosferdeki İdeal Oranlar 0 izlenme - 4 hafta önce 1-ATMOSFERDEKİ İDEAL ORANLAR  2-ATMOSFER İLE İLGİLİ 5 İLGİNÇ GERÇEK 3-ATMOSFERİN İDEAL YOĞUNLUĞU 4-ASTRONOMİ SÖZLÜĞÜ –YURİ GAGARİN 5-UZAYDA YAŞAM-ŞİMŞEKLERİ İZLEMEK... 6-SORU CEVAP- BİLDİĞİMİZ EN BÜYÜK GALAKSİ HANGİSİ?   Bilimkurgu filmlerinde sık sık rastlarız.  Uzay gemisiyle uzak bir gezegene yaklaşan insanlar, gezegene inmeden önce atmosferinin solunabilir olup olmadığına bakarlar. Genellikle de solunabilir bir atmosfer sonucu çıkar. Bu tip senaryolar, insanoğlunun kolaylıkla ve “tesadüfen” uygun atmosferler bulabileceği gibi bir izlenim verme amacını taşır. Oysa Dünya'nın atmosferi, yaşam için gerekli son derece özel şartları bir araya geldiği bir karışımdır. Bu karışımda tesadüfe asla yer yoktur. Dünya yaşamı destekleyen atmosferi ile Güneş sisteminde benzeri olmayan bir gezegen. Oksijen olmadan yaşayamayız ve ne mutlu ki atmosferimiz de tam gerektiği kadar oksijenle dolu.. Atmosferdeki oksijen miktarında, atmosferin içerdiği gazların oranında dahi çok ince ve önemli bir denge var. Bir önceki bölümde atmosferin yapısını ve katmanlarını inceledik. Yörünge Belgesel serisinin bu bölümünde atmosferdeki ideal oranlardan ve atmosfer ile ilgili dikkat çeken bilgilerden bahsedeceğiz. Ünlü kozmonot Yuri Gagarin ile ilgili bilgilere yer vereceğiz. Soru cevap bölümünde ise astronomi ile ilgili akla gelen değişik soruların cevaplarını aktaracağız.  ATMOSFERDEKİ İDEAL ORANLAR        Dünya atmosferi, % 77 azot, % 21 oksijen ve %1 oranında karbondioksit ve argon gibi diğer gazların karışımından oluşur. Oksijen bizim için çok önemlidir, çünkü canlıların enerji elde etmek için kullandıkları çoğu kimyasal reaksiyon oksijen sayesinde gerçekleşir. Karbon bileşikleri oksijenle reaksiyona girerler. Reaksiyon sonucunda su, karbondioksit ve enerji açığa çıkar. Hücrelerimizde kullandığımız ve ATP (adenosin trifosfat) adı verilen enerji paketçikleri, bu reaksiyonla ortaya çıkarlar. İşte biz de bu nedenle sürekli olarak oksijene ihtiyaç duyarız ve bu ihtiyacı karşılamak için solunum yaparız.       Atmosferde rahatça soluyabileceğimiz oksijen var. Ama bu oran aynı zamanda hassas bir denge ile  tespit edilmiş....Yani ! oranının biraz altında bir oranda canlılık için yeterli oksijen olmuyor. Peki oksijen oranı daha fazla olsa hayatı destekleyebilir mi? Hayır!  Oksijen çok reaktif bir elementtir. % 21'in üzerine artan her yüzde birlik oksijen oranı, bir yıldırımın orman yangını başlatma olasılığını % 70 artırabilir. Solunum sırasında bizler için zararlı olan karbondioksit bile aslında çok önemli. Güneş'ten gelen ışınlardan bir kısmının yeryüzünden yansıyıp uzaya kaçmalarına engel olur ve böylece Dünya'nın sıcaklığının korunmasını sağlar. Allah canlılığın dengesini öylesine kusursuz bir sistemle kurmuştur ki, atmosferdeki oksijen oranı bu sayede canlılık için en ideal olan oranda durmaktadır. Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir." ( Haşr Suresi,24)   ATMOSFER İLE İLGİLİ 5 İLGİNÇ GERÇEK 1- HIZ Uzay gemilerinin Dünya atmosferine geri dönmeleri ses hızının tam 25 katı gibi olağanüstü hızdadır. Dünyanın yörüngesine girdiklerinde saatte yaklaşık 29 bin kilometre hızla hareket ederler. Bu, NASA tarafından yüksek hipersonik hız olarak kabul edilir. 2- ATMOSFERE YENİDEN DÖNÜŞ ISISI ÇELİĞİ ERİTEBİLİR Atmosferdeki herhangi bir yere girildiğinde sürtünme uzay gemisinin hava direnciyle karşılaşmasına neden olur; böylece uzay gemisi yavaşlar ve kötü bir iniş yapması engellenir. Ancak hipersonik hızlarda sürtünme geminin yüzeyini yaklaşık 1650 santigrat dereceye yükselterek korunmasız noktaları yok eder. 3- ATMOSFERE GERİ DÖNÜŞ SIRASINDA SEKİZ ASTRONOT HAYATINI KAYBETTİ 1967’de Soyuz 1’deki tek mürettebat olan Vladimir Komarov uzay mekiğinin paraşütü açılmayınca öldü. Columbia’nın tüm mürettebatı yani 7 kişi 2003’te atmosfere geri dönerlerken yaşamlarını yitirdiler. 4- ASTRONOTLAR TEK KULLANIMLIK KALKANLARLA KORUNURLAR Uzay mekiği atmosfere girdiğinde hava akımının ısısı o kadar çoktur ki havanın kimyasal bağlarını parçalar. Bu, uzay gemisinin etrafında elektrik yüklü bir plazma oluşturur. İlk uzay seyahatlerinde uzay gemisi ve mürettebatın korunması için eriyen ısı kalkanları kullanılırdı.  Özel seramikleri yavaş yavaş yanmak üzere tasarlanmıştı. NASA, halen atmosfere geri dönüşte 2649 santigrat dereceye dayanabilecek gelişmiş bir ısı kalkanı üzerinde çalışıyor. 5- UZAY ÇÖPLERİ Dünya atmosferine giren bir çok uydu ve nesnenin küçük bir bölümü yüzeye ulaşır ve genellikle okyanuslara düşer. Karaya düşme ihtimalleri çok azdır, bir trilyonda bir.   ATMOSFERİN İDEAL YOĞUNLUĞU       Nefes almak bize ne kadar kolay geliyor? Sürekli olarak ciğerlerimize hava çeker ve hemen sonra da aynı havayı geri veririz. Bunu o kadar çok yaparız ki, "normal ve sıradan" bir işlem olduğunu düşünürüz. Oysa gerçekte nefes almak çok kompleks bir iştir.       Akciğerlerin düzgün çalışabilmesi, bir başka şartın yerine gelmesine bağlıdır: Havanın yoğunluğunun, akışkanlığının ve basıncının, bu kadar dar kanallar içinde rahatlıkla hareket edebilecek değerlerde olmasına. Havanın basıncı 760 mm Hg'dir. Yoğunluğu, deniz seviyesinde, litre başına bir gram civarındadır. Bizim ve birçok canlının rahatça solunum yapabilmesi için, havanın yoğunluğu, akışkanlığı, ve basıncının şu anda sahip oldukları değerler tam da bu dar aralığın içinde olmalıdır.         Havayı içimize çektiğimiz anda, akciğerlerimizde bulunan yaklaşık 300 milyon küçük odacığa oksijen dolar. Bu odacıkların duvarlarını kaplayan kılcal damarlar hemen bu oksijeni çekerler ve önce kalbe sonra da vücudun her tarafına taşırlar. Kılcal damarlar oksijeni içeri alırken, aynı anda da atık madde olan karbondioksiti bırakırlar. Yarım saniye sürmeyen bu işlem sayesinde, içimize çektiğimiz temiz (oksijenli) havayı, dışarıya kirli (karbondioksitli) olarak veririz.       Akciğerlerimizdeki 300 milyon odacık olarak sıkıştırılmış olan bu alan gerçekte o kadar büyüktür ki, eğer bu alanı ciğerin içinden çıkarıp düz bir yüzeye yaysak, bir tenis kortu kadar yer kaplar.       Buradaki mantığı şöyle bir örnekle açıklayabiliriz: Bir enjektörün iğnesinden su çekmek kolaydır, ama aynı iğneyle bal çekmek çok daha zordur. Çünkü bal, sudan daha az akışkanlığa ve daha yüksek bir yoğunluğa sahiptir.       Atmosferin rakamsal değerleri, sadece bizim solunumumuz için değil, mavi gezegenin "mavi" olarak kalması için de önemlidir. Eğer atmosfer basıncı şu anki değerinden beşte bir kadar azalsa, denizlerdeki buharlaşma oranı çok fazla yükselecek ve atmosferde çok yüksek oranlara varacak olan su buharı tüm Dünya üzerinde bir "sera etkisi" oluşturarak gezegenin ısısını aşırı derecede yükseltecektir. Eğer atmosfer basıncı şu anki değerinden bir kat daha fazla olsa, bu kez de atmosferdeki su buharı oranı büyük ölçüde azalacak ve Dünya üzerindeki karaların tamamına yakını çölleşirdi.       Tüm bu dengeler, Dünya'nın diğer özellikleri gibi atmosferinin de insan yaşamı için özel olarak yaratıldığını göstermektedir. Bilimin ortaya koyduğu bu gerçek, bizlere evrenin başıboş bir madde yığını olmadığını bir kez daha ispatlamaktadır. Elbette ki, tüm evrene hakim olan, maddeyi dilediği gibi şekillendiren, galaksileri, yıldızları ve gezegenleri kudreti altında tutan bir Yaratıcı var.       O üstün Yaratıcı, Kuran'da bizlere öğretmiş olduğu gibi, tüm evrenin Rabbi olan Allah'tır.   ASTRONOMİ SÖZLÜĞÜ –YURİ GAGARİN İnsanların uzayı araştırmaları ve keşfetmeleri 4 Ekim 1957'de Sovyet uydusu Sputnik'in uzaya fırlatılmasıyla hız kazandı. Dünya yörüngesinden çıkan ilk insan ise Sovyet kozmonot Yuri Gagarin oldu.. Yuri Gagarin: Sovyet pilot ve kozmonot. Uzaya çıkan ve dünyanın yörüngesinde tur atan ilk insan. Tam adı Yuri Alekseyeviç Gagarin olan Rus kozmonot 1961 yılında Vostok 1 adlı uzay aracıyla uzaya çıkmış ve uzaydan dünyayı gören ilk insan olmuştur. Bu başarısıyla uzay çağını başlattı. Yuri Gagarin sesiyle- Yerçekiminin baskı etkisini vücudumda hissettim. Beni koltuğuma doğru çekiyordu. Kollarımı oynatmak bile zor hale geldi. Uzun sürmeden roketin dünyanın yerçekimi alanından çıkacağını biliyordum. Sonra ise yörüngedeydim. Gagarin o anda şunları söyleyecekti. Dünya ne kadar güzel. Ne kadar  güzel, ne kadar harika..... çok şaşırtıcı.... O dönemde Gagarin’in bu denemeyi başarması ancak P ihtimal olarak hesaplanmıştı. Vostok Dünya’nın yörüngesine oturduğunda ise bu Sovyetler Birliği’nin bu büyük başarısı olarak dünyaya duyuruldu. Gagarin’in tarihi uçuşundan beri yüzlerce kişi uzaya gitti. Uzay araştırmaları sırasında pek çok yeni bilgiye ulaşıldı. Kuran'da 1400 sene önce insanların böyle bir alanda gösterecekleri gelişmelere ve uzaya çıkışın mümkün olabileceğine işaret edilmektedir. Allah bu konuya Kuran'da şu ayetle dikkat çekmektedir: Ey cin ve ins toplulukları, eğer göklerin ve yerin bucaklarından aşıp-geçmeye güç yetirebilirseniz, hemen aşın; ancak 'üstün bir güç (sultan)' olmaksızın aşamazsınız. (Rahman Suresi, 33) Ayette "üstün bir güç" olarak çevrilen, Arapça "sultan" kelimesi "huccet, burhan, güç, kuvvet, hüküm, kanun, yol, otorite, izin, ruhsat verme, meşru kılma, delil" gibi anlamlara gelmektedir. Dikkat edilecek olursa, ayette insanların göklerin ve yerin derinliklerini hiç geçemeyecekleri değil, fakat ancak üstün bir güç ile geçebilecekleri vurgulanmaktadır. Ve bu üstün güçle 21. yüzyılda kullanılan üstün teknolojiye işaret ediliyor olması muhtemeldir. Nitekim 21. yüzyıldaki üstün teknoloji sayesinde Allah'ın Kuran'da bildirdiği bu durum gerçekleşmiştir.   UZAYDA YAŞAM - ŞİMŞEKLERİ İZLEMEK.... Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki İngiliz astronot Tim Peake, hızlandırılmış çekim  tekniği ile dünyada meydana gelen şimşek ve yıldırımları görüntüledi. İzliyoruz... Görüntülerde Uluslararası Uzay istasyonundaki astronotların Kuzey Afrika, Türkiye ve Rusya üzerindeyken kaydettiği şimşek görüntülerini izliyoruz. Bulut ve yer arasındaki elektrik potansiyeli farkı 10 ila 100 milyon volttur ve yıldırımın dönüş darbesinin akımı yaklaşık 30.000 ampere, sıcaklığı ise 30.000 °C'ye ulaşır. Yıldırımın oluşması çok hızlı bir şekilde gerçekleşir. Öncül darbe buluttan yere yaklaşık 30 milisaniyede ulaşır ve yerden bulutun merkezine yaklaşık 100 milisaniyede döner. Şimşekler yeryüzünü kaplayan bitki örtüsünün yaşamını devam ettirebilmesi için önemli olan azot moleküllerini üretirler. Dünya dışından elektrik akımlarının binlerce voltluk ışık gösterisini izlemek gerçekten etkileyici maşaAllah... Allah, Kuran’da şimşeğin bu ihtişamlı parıltısını şöyle bildirir: Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım “... şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırıp götürecektir.” (Nur Suresi, 43) Kuran’da bulunan surelerden biri olan Ra’d Suresi’nin anlamı “gök gürültüsü”dür. Allah bu surede, şimşeğin çakmasıyla oluşan gök gürültüsünün Kendisi’ni tesbih ettiğini şöyle bildirmiştir: ”Gök gürültüsü O’nu hamd ile, melekler de O’na olan korkularından tesbih ederler…” (Rad Suresi, 13)   BİLDİĞİMİZ EN BÜYÜK GALAKSİ HANGİSİ? Gözlemlenebilir evrenimizdeki şu an bilinen en büyük galaksinin, bir milyar ışık yılından daha uzakta bulunan süper dev eliptik galaksi IC 1101. IC 1101’in çapı yaklaşık altı milyon ışık yılı olduğu ve yaklaşık 100 trilyon yıldıza ev sahipliği yaptığı düşünülüyor. Bu, bizim yaklaşık 100 bin ışık yılı çapa sahip olan ve kıyaslandığında oldukça küçük kalan Samanyolu galaksimizin neredeyse 400 katı büyüklüğündedir. Evren hakkında yaptığımız her türlü inceleme, bizlere bu evrende insan yaşamını gözeten olağanüstü bir düzen olduğunu gösterir. Elbette ki, evrenin her detayında gizli olan bu  düzen, aynı zamanda evrenin her detayına hakim olan sonsuz bir güç ve akıl sahibi bir Yaratıcı'nın varlığının ispatıdır. Nitekim Big Bang teorisinin de açıkça ortaya koymuş olduğu gibi, evren yoktan yaratılmıştır. Bilimin ortaya çıkardığı bu sonuç, Kuran'da bizlere öğretilmiş bulunan bir  gerçektir. Allah evreni yoktan yaratmıştır. Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır. Gündüzü, durmaksızın kendisini kovalayan geceyle örten, Güneş’e, Ay’a ve yıldızlara Kendi buyruğuyla baş eğdirendir... (Araf Suresi, 54)   http://www.a9.com.tr/izle/251341/Yorunge/Yorunge-6---Atmosferdeki-Ideal-Oranlar A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo