Hoşgeldiniz!

Yaklaşık Videoları

Ormancı Türküsü Gerçek Hikayesi Çıktım Belen Kahvesine Öykü Yöre Muğla il Ege Zeybek Efe Şarkı Hüzün 08:53
Ormancı Türküsü Gerçek Hikayesi Çıktım Belen Kahvesine Öykü Yöre Muğla il Ege Zeybek Efe Şarkı Hüzün 16.440 izlenme - 4 yıl önce PİYANO ile TÜRKÜ HİKAYELERİ no:1 Piyanist GÜNEŞ YAKARTEPE Piyanosu ile Enstrümantal Eseri çalarken, Öykü Anlatıcımız, Size Halk Türküsünün Gerçek Hikayesini Anlatacak. Ve hikayenin resimlerinide izleyebileceksiniz. Var ise türkü Yöresinin fotograflarınıda göreceksiniz. Ve bu güzel türkülerimizi hikayeri ve sözleri ile yaşabileceğiz. Bu türkü Kültürü mirasımıza sahip çıkacağız.Çocuklarımıza ,gençlerimize türkülerimizi sevdireceğiz ve aşıklarımıza, değerlerimizi, Folklorümüze sevgilerimizle hatırlayacağız. Güneş Yakartepe "Ormancı Türküsünü" Eserinin Senfonik Formda Eşlik Notalarını ve armonilerini yazdı,Enstrümantal-Karaoke olarak sözsüz Piyano ile çaldı. Ormancı türküsü Sözleri ve hikayesi Çıktım belen kahvesine baktım ovaya, baktım ovaya Bay Mustafa çağırmış dam oynamaya Ormancı gelir gelmez yıkar masayı, yıkar masayı Laf anlamaz ormancı çekmiş kafayı Aman ormancı canım ormancı Köyümüze getirdin yoktan bir acı Köyümüzün suları hoştur içmeye, hoştur içmeye İçinde köprü var gelip geçmeye Sevdiğimi vurdular hiç mi hiçine, hiç mi hiçine ) 2 Yazık ettin ormancı köyün iki gencine Muğla’nın Yatağan ilçesine bağlı Gevenes köyünde Mustafa Şahbudak adın da, 1922 yılında bir efe doğar. Babası ağadır, dolayısıyla Mustafa da bir ağa çocuğudur. Mustafa hiddetli bir kişiliğe sahiptir. Köy Muhtarı Tevfik Cezayirli en yakın canciğer arkadaşıdır. Herke bu ikilinin arkadaşlığına gıpta ile bakar Neredeyse her akşam köy kahvesinde bu iki arkadaş dama maçı düzenlerler iddialı ve dostça yapılan bu karşılaşmalar, kahvedekiler tarafından ilgi ile izlenir. Çünkü bu olayların mükafatını, izleyiciler almaktadır. 1946 yılı, Temmuz ayının sıcak bir gününde bu arkadaşlığa kan damlar, öfke seli karışır. Uğursu hadise cezaevinde sonuçlanarak, elli beş yıldır söylenegelen bir drama dönüşür. Sıcak bir temmuz günü Mustafa Şahbudak, her zamanki gibi yine köy kahvesi ne gider. O sırada kahveye Muhtar Tevfik Cezayirli’yi görmeğe, Yatağan ilçe Milli Eğitim Müfettişi ile tahsildar gelmiştir. Muhtar olmadığı için misafirleri her zaman olduğu gibi, Mustafa Şahbudak ağırlama görevini üstlenir. İki misafiri alıp yemeğe götürür. Döndüklerinde Muhtar’ı kendilerini bekler görürler. O gün iki misafirden izin isteyip, yine dama tahtasının başına otururlar. Oyunun yarısında orman memuru, Mehmet İn, çıkagelir. Mehmet, sarhoştur. Bir gün önce, komşu olan Çiftlik köyünde yangın olmuştur. 1946 seçimlerinin evrakları Yatağan’a gönderilecektir. Seçim evrakını Yatağan’a, köy bekçisinin götürmesi zorunludur. Ormancı ise, yangın evrakının bir an önce ilçeye götürülmesi için, bekçiyi Muhtar’dan ister. Muhtar: -Olmaz, daha acil olan seçim sonuçlarının ulaştırılması gerekiyor. Bekçiyi gönderemem der. Bunun üzerine Ormancı ile Muhtar arasında, bir tartışma başlar. Muhtar en sonunda: -Ayıp ediyorsun Mehmet, bize müsaade et, der. Ormancı kahveye girip tekrar geri döner, gelir. Dama masasını bir yumrukta darmadağın eder. Mustafa Şahbudak, bu davranışa tahammül edemez ve Ormancı’ya bir tokat atar. Olayın büyüyeceğini anlayan köylüler, adamı alıp sakinleşmesi için kahvenin arka tarafına götürürler. Ormancı oradan bağırarak küfürler savurmaktadır. Küfürler Mustafa Şahbudak’ın tahammül sınırını daha da zorlar. Yerinden kalkar, Ormancı’nın üzerine yürür. Ormancı Mehmet’in, kamasını çıkarıp Mustafa Şahbudak’ın sol kolunun pazısından yaralar. O zaman, Mustafa Şahbudak Ormancıyı korkutmak için, belindeki tabancayı çıkarır, yere doğru ateş eder. İşte ne olursa, o an olur! Muhtar, Ormancı’nın ikinci kez kama vurmaması için elini tutar. Fakat, Mustafa Bey tetiği çoktan çekmiştir… Ormancı bunun üzerine kaçmaya başlar. Mustafa Şahbudak kaçmasın diye, bir el daha ateş eder. Bu ateş de öldürmek için değil, kaçmasına engel olmak içindir. ikinci atış üzerine Mehmet in, yere düşer. Arka cebinde tabaka olduğu için, ona hiç bir şey olmaz. Bu arada ne yazık ki, Mustafa Şahbudak, kaza kurşunu ile dostu Tevfik’i vurur. O günlerin imkansızlıkları içerisinde Tevfik’i, tahta bir sal üzerinde Muğla devlet hastahanesine götürürler. Tevfik, çok kan kaybetmektedir. Mustafa, Doktor Veli Bey’e: Babamın selamı var, bu adamı iyileştir. der. Veli Bey: -O ölecek, önce senin kolunu saralım. der. O sırada Tevfik eliyle işaret edip Mustafa’yı yanına çağırarak: -Ben ölüyorum hakkını helal et. der. Mustafa: -Hayır, sen ölmeyeceksin! derken ağlamaya başlar. Aslında orada herkes efelerin ağlamadığını bilir. Ancak Mustafa, arkadaşının bu durumuna dayanamamıştır. Gerçekten de biraz sonra Tevfik, hayata gözlerini kapar. Mustafa, en yakın arkadaşını öldürdüğü için polise teslim olur, Bu olay üzerine dört yıl ceza yer. Ceza. evindeyken her gece Tevfik rüyasına girer. Ancak Ormancı’ya kini gittikçe artar. Bu acı olaydan sonra köyde kalamayacağını anlayan Ormancı, tayin ister. Kavaklıdere Orman Müdürlüğüne atanır. Aslen Marmarislidir. Emekliliğinden sonra oraya yerleşir. Doksanlı yılların başında, kendi memleketi olan Marmaris’te ölür. Mustafa Şahbudak cezaevinden çıktıktan sonra, anılarla dolu o köyde yaşayamayacağını anlayıp, Muğla merkeze yerleşir. Çok sevdiği, günlerini birlikte geçirdiği arkadaşını Muhtar Tevfik Cezayirli’yi tek kurşunla öldürdüğünde arkada yirmi beş yaşında bir eş ve üç çocuk bırakır. Muhtar’ın eşi Pembe, bu acıya dayanamayınca birkaç yıl sonra aklı dengesini yitirir. Oğlanın biri İzmir’e yerleşir. Diğer oğlanla kız, köyde evlenirler ve hayatlarını orada sürdürmeye devam etmekteler. Yıllardır her şeyi unutmaya çalışan Mustafa’ya bir gün arkadaşları, Tahir Usta adında bir değirmenciden bahsederler. Bu değirmenci, annesinin akrabasıdır. Değirmenci Tahir Usta aynı zamanda türkü de bestelemektedir. İşte Gevenes köyünde yaşanan bu acı olay da bu kişi tarafından bestelenmiştir. Düğünlerde okunan, herkesin diline düşen türkü ”Ormancıdır.” Bir gün, radyodan duyduğu bu türkü ile unutmak istediği olayları, tekrar yaşar gibi olur. Radyoyu kapatır, bu türküden çok incinmiştir. Ormancı türküde Ormancı adı ile, Mustafa Şahbudak ise ”Bay Mustafa” adı ile yer almıştır. Ormancı Mehmet’in bir anlık sarhoşluğunun musibetini, yıllarca pişmanlık duyarak ve memleketinde barınamayarak ödedi demek yanlış olur. Çünkü o türkü yaşadığı müddetçe kötü adam olarak anılacaktır ve tarihe öyle geçecektir.* ORMANCI TÜRKÜSÜ Çıktım Belen kahvesine baktım ovaya Bay Mustafa çağırdı, dam oynamaya, Ormancı da gelir gelmez, yıkar masayı, Söz dinlemez Ormancı, çekmiş kafayı Aman Ormancı, canım Ormancı Köyümüze bıraktın yoktan bir acı Gevenes’ in ortasında, değirmen döner, Değirmenin suları, dağından iner, Ormancı’ya atılan kurşun, Tevfik’ e döner, Tevfik’ in feryatları, yürekler deler, Aman Ormancı, canım Ormancı Köyümüze bıraktın yoktan bir acı Gevenes’ in suları hoştur içmeye, Üstünde köprüsü var, gelip geçmeye, Tevfik’ imi vurdular, hiç mi hiç yere, Yazık ettin Ormancı, köyün iki gencine Aman Ormancı, canım Ormancı Köyümüze bıraktın yoktan bir acı Temmuz 1946'da Muğla'nın Gevenes Köyü'ndeki (günümüzdeki adı Çaybükü, Muğla) Belen Kahvesi'nde vuku bulan gerçek bir olay üzerine Değirmenci Pisili Tahir Usta tarafından bestelenen ve zamanla ünü Türkiye geneline yayılan bir halk türküsüdür. Türkünün sebep olduğu ilgi nedeniyle Çaybükü köyündeki Belen Kahvesi yakın geçmişte restore edilmiş olup, ziyaretçi akınına uğramaktadır.Ormancı Türküsünün Hikâyesi Belen Kahvesi, Çaybükü köyü, Muğla Belen Kahvesi Gevenes köyünde 1922 yılında dünyaya gelen Mustafa Şahbudak, ağa çocuğudur. Mustafa'nın en yakın arkadaşı köy muhtarı Tevfik Cezayir'dir. Her akşam köy kahvesinde dama oynayan iki arkadaşın iddialı ve dostane karşılaşmaları kahvehanedekiler tarafından da ilgi ile izlenir. 1946 yılının bir Temmuz gününde, Mustafa Şahbudak ve Muhtar Tevfik Cezayir, yine dama tahtasının başına otururlar. Oyunun yarısında 'Sarı Memet' lakaplı Orman Memuru Mehmet İn çıkagelir. Mehmet, sarhoştur. Bir gün önce, komşu Çiftlik köyünde yangın çıkmıştır. Ormancı, yangın evrakının bir an önce ilçeye götürülmesi için bekçiyi muhtardan ister. Ancak bu arada 1946 seçimlerinin evrakı da Yatağan'a gönderilecektir. Her türlü evrak Yatağan'a köy bekçisi tarafından götürülmektedir. Muhtar Cezayir, 'Olmaz, daha acil olan seçim sonuçlarının ulaştırılması gerekiyor. Bekçiyi gönderemem' cevabını verir. Bunun üzerine ormancı ile muhtar arasında tartışma başlar. Muhtar Tevfik Cezayir, 'Ayıp ediyorsun Mehmet, bize müsaade et' der ve oyuna devam eder. Ormancı dama masasına bir yumruk atar. Mustafa Şahbudak, bu davranışa tahammül edemez ve ormancıyı tokatlar. Olayın büyüyeceğini anlayan köylüler, ormancıyı sakinleşmesi için kahvenin arka tarafına götürürler. Ormancı bağırarak küfürler savurmaktadır. Küfürler Mustafa Şahbudak'ın tahammül sınırını daha da zorlar. Şahbudak, yerinden kalkar, ormancının üzerine yürür. Ormancı Mehmet, kamasını çıkarıp Mustafa Şahbudak'ı kolundan yaralar. O zaman, Mustafa Şahbudak ormancıyı korkutmak için, belindeki tabancayı çıkarır, yere doğru ateş eder. Muhtar, ormancının ikinci kez kama vurmaması için elini tutar. Fakat, Mustafa tetiği çoktan çekmiştir ve kurşun muhtar Tevfik Cezayir'e isabet eder. Ormancı Mehmet İn, bunun üzerine kaçmaya başlar. Mustafa Şahbudak kaçmasın diye, bir el daha ateş eder. Bu ateş de öldürmek için değil, kaçmasına engel olmak içindir. İkinci atışta Mehmet İn, yere düşer. Arka cebinde tütün tabakası olduğu için, ona bir şey olmaz. Ama Tevfik kanlar içindedir. O günlerin imkânsızlıkları içerisinde Tevfik'i, tahta bir sal üzerinde köyden 23 kilometre uzaklıktaki Muğla Devlet Hastanesi'ne götürürler. Tevfik, çok kan kaybetmektedir. Mustafa, Doktor Veli Bey'e, "Babamın selamı var, bu adamı iyileştir" diye yalvarır. Doktor Veli Bey, "O ölecek, önce senin kolunu saralım" diye yanıt verir. O sırada Tevfik eliyle işaret edip Mustafa'yı yanına çağırarak, "Ben ölüyorum, hakkını helal et" dedikten sonra can verir. Mustafa, en yakın arkadaşını öldürdüğü için teslim olur, 4 yıl ceza alır. Cezaevindeyken her gece Tevfik rüyasına girer. Ancak ormancıya kini gittikçe artar. Mustafa Şahbudak da, cezaevinden çıktıktan sonra, anılarla dolu o köyde yaşayamayacağını anlayıp, Muğla'ya yerleşir. Çok sevdiği, günlerini birlikte geçirdiği arkadaşı Muhtar Tevfik Cezayir'i öldürdüğünde, arkada 25 yaşında bir eş ve 3 çocuk bırakır. Muhtar'ın eşi Pembe, bu acıya dayanamayıp birkaç yıl sonra akli dengesini yitirir. Oğlunun biri İzmir'e yerleşir.herkesin diline düşen Ormancı türküsüdür. Müzeyyen Senar, Sümer Ezgü, Hale Gür, Ahmet Günday, Tolga Çandar, Kubat ve İbrahim Tatlıses gibi sanatçılar tarafından okunmuştur. Dış bağlantılar değiştir Vik ikaynak ile ilgili metin bulabilirsiniz. Ormancı Türküsü İnternet Sitesi Vikipedi, özgür ansiklopedi Atla: kullan, ara DE Enstrümantal Karaoke Ezgi Slow Sözsüz Melodik Melodisel Ezgisel Yemek Fon Müziği MELODİK KARAOKE KAROKE FON MÜZİK ENSTRUMANTAL SLOW HAFİF Piyano Eser - Kopya
Yaklaşık Olarak Vücut Yağ Oranı %0 Olan Kadın 00:37
Yaklaşık Olarak Vücut Yağ Oranı %0 Olan Kadın 295 izlenme - 7 ay önce Kaslı vücudu ile birçok insanın ilgi odağı olan kadının yayınlanan videosundaki açıklamaya göre vücut yağ oranı yaklaşık %0'mış. Aşırı kaslı vücudunu sergileyen kadının yaklaşık %0 olan vücut yağ oranına pek çok eleştiri gelerek, hayati fonksiyonları için bu oranın gerçek olamayacağı yorumları yapılsa da ortada bir gerçek var. O da aşırı kaslı bir kadın! "Kanalımıza ait diğer videolara ulaşmak ve güncel içerikleri takip etmek için >www.izlesene.com/mplay< kanalımıza göz atabilir ve abone olabilirsiniz. Keyifli seyirler..."
Piyano Konseri Adıyaman Yöre Türküsü TÜRKMEN GELİNİ Eyvanı Çamur GKM Güngören Belediyesi 06:41
Piyano Konseri Adıyaman Yöre Türküsü TÜRKMEN GELİNİ Eyvanı Çamur GKM Güngören Belediyesi 586 izlenme - 2 yıl önce Genç Piyanist Güneş Yakartepe, MURAT KAVAK için Söylüyor Eyvan Vardım Eyvanı Çamur (Türkmen Gelini) Türküleri Piyano Sesleri ile Dinlediniz mi? Çok Sesli Form ile Türküler. Piyanist Güneş Yakartepe " Türkmen Gelini - Eyvan Vardım Eyvanı Çamur Adıyaman Türküleri" Türküsünü Çok sevdiği abisi MURAT KAVAK için Piyano çaldı ve Söyledi. Solistlerimiz Ona Vokal Yaptı Piyaniste Desteklerinizi ve Güzel Yorumlarınızı Bekliyoruz Eyvanına Vardım Eyvanı Çamur, Odasına Vardım Elleri Hamur. Uykudan Uyanmış Gözleri Mahmur, Ömrümde Görmedim Böyle Gelini. Gelini Gelini Türkmen Gelini, Saramadım Aney Gel Gör Halimi. İpek Köynek Giymiş Ayna Dizinde, Sıralı Benleri O Mah Yüzünde. Sevemedim Vazgeçmiyor Nazından, Ömrümde Görmedim Böyle Gelini. Gelini Gelini Türkmen Gelini, Saramadım Aney Gel Gör Halimi. Güngören Belediyesi Kültürden Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı; Murat Kavak’ın Katkı ve Yardımları ile Türkiye’de İlk Defa Her Telden Piyano ile Konseri Güneş Yakartepe; Türk Müziği Sazları ile Her Telden Piyano Konseri fikri nasıl Doğdu Konserde Klasik Batı Müziğinden Popüler Popüler Müziğe Kadar, Klasik Türk Musikisi, Osmanlı Musikisi, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Yeşilçam Film ve Yabancı Sinema Müzikleri, Dizi Jenerik Müzikleri Olmak Üzere Çok Geniş Bir Yelpazede Yaklaşık 1,5 Saatlik Bir Performans Hedeflenmenmiştir. Bu Değişik Projeyi Başkanımız Murat Kavak’da İlginç Bulmuş ve Türkiye’de İlk Defa Güngören Belediyesi Uygulama Fırsatı Doğmuştur. Bu İlginç Program, Türkiye’de İlk Defa Bu Konserde Denenmiş Olup Seyirciden Çok Olumlu Tepkiler Almıştır. Bu Sayede Konser Her Yaştan, Her Yöreden, Her Karekterden İzleyiciyi Kucaklamak fırsatı Doğmuştur.. Böylece Repartuar Salonun % 100’üne Hitap Etme Şansı Yakalamıştır. Bu Kadar Birbirinden Ayrı Türleri İçeren Eserleride Genç Piyanistimiz ve Vokallerimiz Ekstra Provalar Yaparak Bu Zorluğuda Aşarak Hazırlanmışlardır. Vokallerimizin Birinin İtü Devlet Konservatuarı Türk Sanat Musikisi Alanında Diğer Vokalistmizin de Türk Halk Müziği Alanında Ses Eğitimi Bölümü Alanında Eğitim Almalarınında Avantajı Büyük Olmuştur Bize Bu Fırsatı Veren Güngören Belediyemize, Güngörende Doğup Büyüyen Güngörenli Genç Piyanist Güneş Yakartepe’yi Her Zaman Destekleyen Altın Adam Murat Kavak’a ve Kültür Müdürümüz Süheyla Sülez’inde Çok Teşekkür Ederiz GKM Her Telden Eserler Türküler ve Şarkılar Konseri Piyano: Güneş yakartepe (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Piyano Bölümü) Vokal: Burcu Vatansever (İTÜ Konservatuvarı Türk Sanat Müziği Ses Eğitimi Bölümü ) Vokal: Esra Uğurlu (İTÜ Konservatuvarı Türk Halk Müziği Ses Eğitimi Bölümü ) Sunucu: Ergül Özkorkmaz Piyano ile; Klasik Türk Müziği Türk Sanat Müziği Öyküleriyle Türk Halk Müziği Pop ve Fantezi Müzik Klasik Batı Müziği Türkü Hakkında Görüş Düzeltme Bildir Yazdır Paylaş 19 3 GVE Türkmen Gelini Piyano Eyvan Vardım Eyvanı Çamur Adıyaman Türkü Master Belediye Güngören Mert İstiyorum GÜNGÖREN belediyesi BGÜNGÖREN KÜLTÜR MERKEZİ Merkez Mah. Fevzi Çakmak Cad. No:1-B gungoren Murat Kavak , Piyano Konseri, Türk Halk Müziği, en güzel türküler, senfonik türküler, Konser altın adam Karışık Tel Solo dinleti Konserler Popüler Müziğe Kadar Müzikleri Olmak Üzere Çok Geniş Bir Yelpaze Yaklaşık Saat Bir Performans Hedef doğu Anadolu yöreleri bölgeleri Gungoren halkı hizmet bulunan Tcdd devlet demir yolları genel müdür yardımcısı piyano piyanist güneş yakartepe türkü türküler şarkı kültür sanat müzisyen
Nikriz Peşrevi Piyano Kanun Bestekarı Refik Fersan Farsça Osmanlıca Muzika-İ Humayun Yaklaşık Sonuç 08:27
Nikriz Peşrevi Piyano Kanun Bestekarı Refik Fersan Farsça Osmanlıca Muzika-İ Humayun Yaklaşık Sonuç 510 izlenme - 2 yıl önce Enstrümantal Kanun Eserleri Piyano ile Hiç Dinlediniz mi? Genç Piyanist Güneş Yakartepe, " Nikriz Peşrev Bestekarı Refik Fersan " Eserini Kanun ve Kuyruklu Piyano ve İcra etti ve Söyledi. Enstrumantal Piyano ile Türk Müzik Sazları Düet Dizisi: 5 Çok Sevilen Müzikleri Piyano ve Kanun ile Sevdiniz mi? Lütfen Yazarak ve Beğenerek Genç Piyaniste Destek Verin. Sevgi ve Saygılar... Değerli Eleştirileri ve Yorumlarınızı lütfen Yazın. Peşrev, Türk Müziğinde bir çeşit sözsüz form. Fasılların en başında çalınır. Genellikle dört hane ve bir teslimden oluşur. Çoğunlukla büyük usullerle bestelenmiş saz eserleridir. Daha küçük usullerle bestelenen saz semaisinden bu özelliği ile ayrılır. Kategori: Klasik Türk müziği formları Nikriz Peşrev Refik Fersan TÜRK MÜZİĞİ SAZLARI Peşrevleri Notalar Musikisi Peşrevi Bestekarı Pesrev Yaklaşık Sonuç Saniye Arama Sonuçlar İlgili Video Gönül Makamı Tarafı Yükle Nikriz Peşrevi TÜRK MÜZİk SAZı Peşrevler Refik Fersan Notaları Musiki Peşrevi Bestekar Pesrev Yaklaşık Sonuçu Saniye Arama Sonuçları İlgili Video Gönül Makam Taraf Yükle 24 Nikriz Peşrev Türk Müziği Sazları Peşrevleri Refik Fersan Notalar Musikisi Peşrevi Bestekarı Pesr REFİK FERSAN Refik Şemseddi Fersan 1893 yılında, İstanbul’da Şehzadebaşı’nda doğdu. Babası Siyavuş soyundan “Duyun-i Müteferrika Kalemi” müdürü, musikişinas ve bestekar hafız Mehmed Şemseddin Bey, annesi Makbule Hanım’dır. Mehmed Şemseddin Bey’in sesi güzeldi. Bir musiki aleti kullanmak ailenin gelenekleri arasındaydı. 1895 yılında babası öldüğünde Refik Fersan iki yaşındaydı. Ailece büyük teyzesinin oğlu olan “Mabeyinci” Faik Bey’in Bebek’tekii Hekimbaşı Behçet Efendi yalısına taşındılar. Bu yalıda haftanın belli günlerinde Tanburi Cemil Bey, Leon Hancıyan, Enderuni Hafız Hüsnü, Lavtacı Andon, Rahmi Bey, Lemi Adlı, Udi ve Kanunu Hasan, Neyzen Aziz Dede, Neyzen Hakkı Dede, Yeniköylü Hasan Efendi ve Yılanlı Yalı’nın sahiplerinden Hacı Muhip Remzi Bey’in oğlu Kanunu Mahmud Bey gibi sanatkarlar yetenekli kalfa ve cariyelere derse gelirler, muhteşem fasıllar yaparlardı. Çoğu kez geceleri yalıda kalırlardı. İşte Refik Fersan böyle bir ortamda Türk Musikisi ile ilişki kurarak bu sanata deruni bir bağla bağlandı. Ailesinin musikiye düşkünlüğü, kendisinin de olağanüstü hevesi ile başlangıçta ud çalmaya çalıştı. Bir süre sonra tanburda karar etti. Böylece on iki yaşında ve 1904 yılında Tanburi Cemil Bey’den ders almaya başladı. Bu dersler beş yıl sürmüştür. O yılları Mesud Cemil şu satırlarla anlatıyor: “…Tanburi Refik Fersan, ben bahçede oynayan bir çocukken o bıyıkları terlemiş bir delikanlı idi. Koyuca renkli şilik fesi, altın kösteklerle süslenmiş fantezi yeleği, mirden dikilmiş gayet zarif kostümü ve on adım geriden tanburunu taşıyan uşağı ile Sineklibakkal’daki eve derse gelirdi.” Bu sıralarda bir yandan tanbur dersleri alırken bir yandan da Leon Hancıyan’dan usul dersleri alıyordu.Konu hakkında özet bilgi Nikriz (Nikrîz, Farsçadan), Klasik Türk müziğinde, dizisi bir sekizli içinde gösterilebilen basit görünüşlü bir birleşik makamdır. Türkçe NIKRIZ (türkçe) anlamı 1. Klasik Türk müziğinde 2. dizisi bir sekizli içinde gösterilebilen basit görünüşlü bir birleşik makam. Nikriz hakkında bilgiler Nikriz (Nikrîz, Farsçadan Klasik Türk müziğinde , dizisi bir sekizli içinde gösterilebilen basit görünüşlü bir birleşik makam yürk mûsikisinde bir birleşik makam. Türk mûsikisinin en eski makamlarındandır. Seydî’nin el-Matla‘ında nîrîzî, Ab … Bu maddenin devamını üst tarafta bulunan içerikte bulabilir ve dilerseniz pdf olarak bilgisayarınıza indirip okuyabilirsiniz.. * Makam, Arapçada ayakta dikilmek demektir ve Türkçeye buradan girmiştir. Bir mevki belirtir. ikriz nedir? nikriz ne demek? 1. isim, müzik Klasik Türk müziğinde, dizisi bir sekizli içinde gösterilebilen basit görünüşlü bir birleşik makam Nikriz Nikriz (Nikriz, Farsça dan), Klasik Türk müziği nde, dizisi bir sekizli içinde gösterilebilen basit görünüşlü bir birleşik makamd ır. Makam (müzik) Nikriz Beşlisi. Hüzzam beşlisi. Ferahnak beşlisi. Makamlar, inici, çıkıcı veya inici-çıkıcı bir seyre sahiptir. Basit, bileşik ve şed makamlar Çargah Az sayıda olan eserlerde ise hicaz ve nikriz geçkiler kullanılmıştır. Ancak ilahiler ve mevlevi bestelerinin çoğu çargah makamındadır. Faize Engin Nikriz makamında “Gönül ne için ateşlere yansın”,Acemaşiran makamında “Kime halim diyeyim, kime rüsva olayım”,Şeddiaraban makamında “Bade- Mahur Yine iniş esasında yerinde veya Çargah perdesinde Nikriz çeşnileri sık olarak kullanılır. Bilhassa eski eserlerde, karara doğru Buselik Hasret Rüzgarı Şarkı listesi ": "Nikriz Rüyası" " "Sana Yakışmaz" " "Yağmur Olsan" "Kategori:Orhan Gencebay albümleri Kategori:1991 albümleri. Cihat Aşkın Aşkın, Aşkın Ensemble , Kalan, 2007 Nikriz Longa, düz. Aşkın, Aşkın Ensemble , Kalan, 2007 Tchaikovsky, Piyotr Ilyitch Romans, düz. Kadri Çelebi (Ama) Başlıca yapıtları : Nikriz Nakış Yürük Semai. Acem Nakış Yürük Semai. Uşşak Peşrev. Bakınız : Abdi Efendi (Tulum) Abdi Efendi (basmacı) Abdülhalim Ağa Mehmet Reşat Aysu Eserlerinden bazıları : Nikriz Saz Semai - Aksak Semai. Nişaburek Saz Semai - Aksak Semai. Nişaburek Saz Semai - Aksak Semai. Nişaburek Peşrev - Rakım Elkutlu Aksak Nihavend Şarkı Mümkin mi unutmak güzelim neydi o akşam Aksak Nikriz Şarkı Gül yüzünü açarsın Aksak Rast Ağır Semai Bilmem kime yahut Fahri Kopuz Eserleri : Nikriz Sirto. Nişaburek Peşrev. O fettan dilinin sırrına kandım. Olsamdı ben sema olsandı sen heva. Ruhunda senin ruhuma bir tek güzel eş Turgut Tokaç Allı kızım güllü kızım Söz: Mehmet Ekici, Makam: Nikriz , Form: Şarkı, Usul: Aksak (TRT Rep. No: 12293) Gözleri yıldızlara dilleri bala Tamburi Cemil Bey Bestelediği saz eserleri : Nikriz Sirto. Kaynak : Kategori:1873 doğumlular Kategori:1916 yılında ölenler Selim Sesler 10- Patrona- Samiotisa 11- Hanim Ayse 12- Sari Gülüm Var Benim / Mahmutköy Karsilamasi 13- Nikriz Sirto 14- Alay Bey 15- Kampana Mori Mitro « Önceki Kelime Sonraki Kelime » Bu kelime için ziyaretçilerden anlam önerisi gelmedi. İstanbul’a yerleşince Münir Nureddin Selçuk’la serbest çalışma hayatına atıldı; plak çalışmaları yaptı. Eşi Fahire Fersan’la Münir Nureddin Selçuk’un konserlerine, doldurmuş olduğu plaklara eşlik etti. 1937’ye kadar ilk İstanbul Radyosu’nda çalıştı.Prens Yusuf Kemal’in daveti üzerine Münir Nureddin Selçuk’la 1927 yılında Mısır’a giderek dört ay, aynı kişinin daveti üzerine Mısır’a ikinci gidişinde ise bir ay kaldı. 1934 yılında konserler vermek için Macaristan’a gitti. 1938’de yeni Ankara Radyosu hizmete açılınca, eski İstanbul Radyosunun pek çok sanatkarı gibi o da Ankara’ya geldi; bir süre sonra “Repetitör” oldu. Şark Musikisi Konservatuarını kurmak için “Şark Musikisi Mütehassıs Müşaviri” olarak 1949 yılında Suriye’ye davet edildi.Bu sıralarda çıkan “Suriye-İsrail Savaşı” ve evinin yanında patlayan bir bomba sonucu, altı ay kadar Şam’da çalıştıktan sonra 1950’de İstanbul’a döndü. Davet üzerine, İstanbul Belediye Konservatuarı icra heyetinde çalıştı ve “İlmi Kurul” başkanlığı yaprı. Mide kanaması sonucu 1953 yılında bütün görevlerinden ayrıldı. Bir süre de “Tasnif Heyeti”nde çalışmıştır. Uzun süreden beri çekmekte olduğu bir akciğer hastalığından 13 Haziran 1965 Pazar günü öldü; Zincirlikuyu Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. Fersanların Hayrettin, İmran, Melek ve Füruzan adında dört çocukları olmuştur. Anasayfa Derneğimiz Etkinlikler Videolar Basında Duyurular İletişim Müzik Bilgileri Fasıllar Besteciler Makamlar Müzik Teorisi Türk Müziği Makaleler Farsça Osmanlıca Klasik Türk müziği dizisi bir sekizli içinde gösterilebilen basit görünüşlü bir bileşik Dizisi, Rast perdesi beşlisi Neva perde Rast veya Buselik dörtlüsübirlikte kullanılma meydana gelmiştir Durak Rast Seyir İnici çıkıcı Güçlü Yeden Irak Donanım Si bakiye bemol Fa bakiye diyaz, Do Dizi Seyr makam yürük mûsikisi bir birleşik makamı en eski makamları Bu madden devam üst tarafta bulunan içerikte bulabilir dilerseniz pdf olarak bilgisayarı indirip oku Nostalji Romantik Müzik Dans Terimi Olarak Türk müziğinde bir makam adı Farsça nîk iyilik saçan neşe dağıtan askerlik hizmetini yapmak üzere yine başarılı bir sınavla Muzika-i Humayun Türk Musikisi dalına muallim muavini olarak yüzbaşı rütbesiyle tayin oldu Halbuki o zaman kadar bu tayin ancak Endurun Makam, Arapçada ayakta dikilmek demektir Türkçeye buradan girmiştir Bir mevki belirtir Verilen Makam Sayısı Civarı Türk Musikisi Kullanılan Makamlar 3 Ana Başlıkta Topla Basit Makamlar Göçürülmüş Makam Şed Makamı Birleşik Makamsal Mürekkep Makam Basit Nikriz Peşrevi PİYANO KANUN Bestekarı REFİK FERSAN Farsça Osmanlıca Muzika-i Humayun Yaklaşık Sonuç Gönül Makamı Makam Arapça ayak Saniye Arama Sonuçlar İlgili Video Tarafı Yükle TÜRK MÜZİĞİ SAZLARI Peşrevleri Klasik Türk müziği dizisi bir sekizli içinde gösteri bilen basit görünüşlü bir bileşik Bu madde devam üst tarafta bulunan içerikte bulabilir Nikriz Peşrevi, Piyano, Kanun, Muzika-i Humayun, TÜRK MÜZİĞİ SAZLARI, Bestekarı Yaklaşık Farsça Osmanlıca Sonuç Gönül Makamı Makam Arapça ayak Saniye Arama Sonuçlar İlgili Video Tarafı Yükle Peşrevleri Klasik Türk müziği dizisi bir sekizli içinde gösteri bilen basit görünüşlü bir bileşik Bu madde devam üst tarafta bulunan içerikte bulabilir
Yaklaşık 15 Bin Bozuk Para Kullanılarak Yapılmış Dev Lincoln Portresi 03:26
Yaklaşık 15 Bin Bozuk Para Kullanılarak Yapılmış Dev Lincoln Portresi 3 izlenme - 7 ay önce 14,833 adet bozuk para kullanılarak yapılan dev portre. Belki de bu zamana kadar yapılmış en büyük bozuk para sanatı... "Kanalımıza ait diğer videolara ulaşmak ve güncel içerikleri takip etmek için >www.izlesene.com/mplay< kanalımıza göz atabilir ve abone olabilirsiniz. Keyifli seyirler..."