Hoşgeldiniz!

Yedi Videoları

Ali Baba ve 7 Cüceler Fragman 02:28
Ali Baba ve 7 Cüceler Fragman 649.843 izlenme - 1 yıl önce Cem Yılmaz'ın senaryosunu yazıp yönettiği ve başrolünde yer aldığı "Ali Baba ve 7 Cüceler" filmi 13 Kasım'da tüm sinemalarda!
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler izle - Çizgi Film - Masal - Adisebaba TV Karne Hediyesi 12:39
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler izle - Çizgi Film - Masal - Adisebaba TV Karne Hediyesi 340.411 izlenme - 1 yıl önce Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler izle! Çizgi Film ve Masal video serisi Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalı ile devam ediyor.
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler - Dans Et Eğlen - Adisebaba TV Masal Çizgi Film Çocuk Şarkıları 01:23
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler - Dans Et Eğlen - Adisebaba TV Masal Çizgi Film Çocuk Şarkıları 230.941 izlenme - 12 ay önce Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler ile çocuk şarkıları video serisi. ilk videomuz ingilizce çocuk şarkısı If You're Happy şarkısının Türkçe versiyonu "Dans Et Eğlen"
canli yayinda dayak yedi! 02:18
canli yayinda dayak yedi! 624.716 izlenme - 6 yıl önce
Pamuk Prenses Ve Yedi Cüceler Çizgi Filmi 05:23
Pamuk Prenses Ve Yedi Cüceler Çizgi Filmi 393.699 izlenme - 2 yıl önce Bir kış günü bir kraliçe pencerenin önünde dikiş dikerken iğne eline batmış. Hemen bir parça pamukla elinden akan kanı silmiş. Keşke demiş kraliçe " teni şu pamuk kadar beyaz, dudakları kan damlası kadar kırmızı ve saçları şu pencerenin pervazı kadar kara bir kızım olsa." Bir gün kraliçenin dileği yerine gelmiş. Bebeğine Pamuk Prenses adını vermiş. Ne yazık ki, kısa süre sonra ölmüş. Kral zaman içerisinde yeniden evlenmiş. Karısı güzel bir kadınmış ama cok iyi kalpli değilmiş. Bütün gün aynanın karşısına geçip, "Ayna ayna dile gel, söyle bana kim daha güzel " diye sorarmış. Ayna da şöyle cevap verirmiş; "Bundan kuşku duyan var mıdır bilmem, tabi ki en güzel sizsiniz kraliçem." Günlerden bir gün ayna kraliçenin bu sorusuna farklı bir yanıt vermiş; "Bunu nasıl söyleyeceğim bilemem ama Pamuk Prenses sizden güzel kraliçem." Bunun üzerine çok sinirlenen kraliçe hemen bir avcı bulmuş ve ona "Pamuk Prensesi alıp ormana götür ve bana onun yüreğini getir," diye emretmiş. Adamcağız Pamuk Prensesi ormana götürmüş ama öldürmeye kıyamamış. Durumu anlayan Pamuk Prenses "beni burada bırak. Bir daha asla geri dönmem merak etme" diyerek avcıya yalvarmış. Avcı da merhamete gelmiş ve onu orada bırakıp bir ceylanın yüreğini kraliçeye götürmüş. Pamuk Prenses ormanda saatlerce yol almış. Tam kaybolduğunu düşünürken küçük bir kulübe görmüş. Kapıyı çaldığı halde kimse açmayınca da içeri girmiş. Ne ilginç bir evmiş bu böyle. Masada yedi küçük tabak ve yedi küçük bardak duruyormuş. Zavallı Pamuk Prenses çok aç olduğu için hemen bir şeyler yemiş. Sonra da üst kata çıkmış. Bir kaç saat sonra Pamuk Prenses öfkeli seslerle uyandırılmış. "Bizim evimizde ne arıyorsun sen?" Pamuk Prenses işçi giysileriyle evin içinde dolaşıp duran yedi küçük adama bakmış. Başına gelenleri onlara anlatmış. "Gördüğünüz gibi," demiş "gidebileceğim hiçbir yer yok "Hayır var" diye bağırmış yedi cüceler hep bir ağızdan. "Burada kalabilirsin! Ama biz yokken kapıyı hiç bir yabancıya açmamalısın." Böylece Pamuk Prenses cücelerin evinde yaşamaya başlamış. Eskisinden çok farklı bir hayatı varmış artık. Uzun günler boyunca konuşacak birini özlüyormuş. Bir sabah yaşlı bir kadın kapıyı çalmış. Elindeki sepette bir sürü ilginç şey varmış. Pamuk Prenses açık pencereden uzanarak kadınla konuşmaktan kendini alamamış. Pamuk Prenses o yaşlı kadının aslında kılık değiştirmiş olan kraliçe olduğunu anlamamış. Meğer kraliçe aylarca aynaya bakmadıktan sonra bir gün bakmayı denemiş de ayna ona, "bunu nasıl söyleyeceğimi bilemem, ama Pamuk Prenses sizden güzel kraliçem," deyivermiş. Kraliçe bunun üzerine öfkeyle yollara düşüp Pamuk Prenses'in gizlendiği yeri bulmuş. "Kapıyı yabancılara açmaman akıllıca," demiş kraliçe. "Ama lütfen şu elmayı bir iyi niyet belirtisi olarak kabul et." Böyle bir şeyi reddetmek ayıp olacağı için Pamuk Prenses elmayı almış ve kadın gidince kocaman bir ısırık almış. Cüceler işten eve döndüklerinde Pamuk Prenses'i yerde cansız yatar bulmuşlar. Elma hala elinde duruyormuş. Cüceler ağlayarak, "Bu kraliçenin işi!" demişler. Büyük bir kederle Pamuk Prenses'in cansız bedenini taşıyıp camdan bir tabuta koymuşlar. Bir sabah oralardan geçmekte olan bir prens tabutu ve içindeki güzel kızı görmüş. Görür görmez de aşık olmuş. "Onu saraya götürmeliyim" demiş. "Bir prensese böylesi yakışır." Cüceler karşı çıkmamışlar. Prense tabutu taşımasında yardım etmişler. Ama tam bu sırada Pamuk Prensesin boğazındaki elma parçası çıkmış. Pamuk Prenses yattığı yerden doğrulup gülümsemiş. Pamuk Prenses ve prens çok mutlu bir hayat
Polise Yumruk Atan Sürücünün Linç Edilmesi 02:09
Polise Yumruk Atan Sürücünün Linç Edilmesi 7.032 izlenme - 2 hafta önce Şişli’de trafikte çıkan kavgayı ayırmak isteyen polis memuru sürücüden yumruk yedi. Polise yumruk atan sürücü vatandaşlar tarafından linç edildi. (İHA)
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler Çizgi Filmi (Masal) 01:19:55
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler Çizgi Filmi (Masal) 215.610 izlenme - 2 yıl önce Her yerin karla kaplı olduğu bir kış günüymüş. Bir kraliçe, sarayının pencerelerinden birinin arkasında bir yandan nakış işliyor, bir yandan da hayal kuruyormuş. Derken birden parmağına iğne batmış ve gergefin üstüne üç damla kan akmış. Kraliçe kan damlalarına bakar bakmaz, “Çocuğum kız olursa, teni kar gibi ak, yanakları kan gibi al, saçları da pencerenin çerçevesi gibi kapkara olsun,” diye geçirmiş içinden. Bu olaydan kısa bir süre sonra bir kız çocuğu getirmiş dünyaya. Kızı tıpkı içinden geçirdiği gibi bir kızmış. Ona Pamuk Prenses adını vermişler. Ne yazık ki kraliçe doğumdan birkaç saat sonra ölmüş. Bir yıl sonra Kral yeniden evlenmiş. Yeni Kraliçe çok güzel bir kadınmış. Güzelliğine güzelmiş, ama bir o kadar da kibirliymiş, kendisinden daha güzel birinin olabileceğini düşüncesine bile tahammül edemezmiş. Odasında sihirli bir aynası varmış. Her gün o aynanın karşısına geçer, saatlerce kendisini seyreder ve sonunda, “Ayna, ayna söyle bana En güzel kim bu dünyada,” Diye sorarmış. Ayna da hiç duralamadan, “Sizsiniz Kraliçem,” dermiş. Fakat, Pamuk Prenses on dört yaşına geldiğinde, bir gün ayna şöyle demiş: Güzelsiniz Kraliçem, güzel olmasına, Ama Pamuk Prenses sizden daha güzel.” Kraliçe bunu duyunca çok kızmış, öfkesinden ne uyku girmiş gözüne, ne de bir lokma yemek yiyebilmiş. ‘Ne yapmalı, ne etmeli?’ diye düşünüp durmuş günlerce. Sonra kararını vermiş ve sarayın avcısını çağırmış huzuruna. “Pamuk Prenses’i ormana götür ve orada öldür. Öldürdüğüne kanıt olarak da kalbiyle ciğerini sök, bana getir.” Avcı Pamuk Prenses’i ormana götürmüş, bıçağını çekmiş. Fakat Pamuk Prenses’in ağladığını görünce onu öldürmeye kıyamamış. Pamuk Prenses ağaçların arasına dalıp gözden kaybolurken, “Ben yapamadım, ama hava kararıncaya kadar bir ayı veya bir kurt benim yapamadığımı yapar nasıl olsa,” demiş. Yolda genç bir yabandomuzu çıkmış avcının karşısına. O da hayvanı oracıkta öldürmüş, kalbiyle ciğerini söküp Kraliçe’ye götürmüş. Ama Pamuk Prenses’i avcının düşündüğü gibi ne bir ayı ne de bir kurt yemiş. Akşam olup hava kararınca dağların ardında küçük bir eve gelmiş. Kapısını çalmış, açan olmamış. Cesaretini toplayıp içeri girmiş. İçeride üzeri yenmeye hazır yiyeceklerle dolu yedi küçük tabağın bulunduğu yedi küçük sandalyeli uzun bir masa varmış, duvar dibinde de yedi yatak diziliymiş. Beklemiş, beklemiş, ama kimsecikler gelmemiş. Çok aç ve çok yorgun olduğu için daha fazla bekleyememiş ve her tabaktan bir kaşık yemek almış, yedi yataktan yedincisine yatıp uykuya dalmış. Biraz sonra evin sahipleri eve dönmüşler. Dağların derinliklerinde bulunan bir gümüş madeninde çalışan yedi cücelermiş bunlar. Pamuk Prenses’i görünce, “Ne kadar güzel bir kız!” demişler. Sabah olup uyandığında Pamuk Prenses cüceleri görünce önce çok korkmuş, ama kısa bir süre sonra onlardan bir kötülük gelmeyeceğini, onların çok iyi insanlar olduklarını anlamış. Yedi cüceler Pamuk Prenses’ten evlerini çekip çevirmesini istemişler, o da hemen kabul etmiş. “Hoşça kal,” demişler yedi cüceler işe giderlerken. “Kapıyı kimseye açma. Eğer üvey annen burada olduğunu öğrenirse seni tekrar öldürmeye kalkar sonra.” Bir gün Kraliçe tekrar aynasının karşısına geçmiş. Aynadan şu cevabı alınca suratının aldığı şekli varın siz düşünün artık: “Güzelsin Kraliçem, buraların en güzeli sizsiniz Ama ne var ki, yüksek dağların ardında Cücelerin küçük, şirin evindeki Pamuk Prenses dünyalar güzeli.” Bunu duyar duymaz Kraliçe hemen kolları sıvamış. Yaşlı bir satıcı kadın kılığına bürünmüş ve elinde içi kurdele dolu bir tablayla dağlara doğru çıkmış yola. Cücelerin evine varınca, “Kurdelelerim var, harika kurdeleler!” diye seslenerek kapıyı çalmış. Kimin geldiğine bakmak için pencereye çıkan Pamuk Prenses kurdeleleri görünce içi gitmiş. ‘Bunda ne kötülük olabilir ki!’ diye düşünerek kapıyı açmış. “Bunu mu beğendin güzelim?” demiş Kraliçe kurdeleyi Pamuk Prenses’in boynuna takarken. Sonra kurdeleyi sıktıkça sıkmış, ta ki Pamuk Prenses ölü gibi boylu boyunca yere uzanana kadar. O gece yedi cüceler Pamuk Prenses’i o halde bulmuşlar. Kurdeleyi kesmişler ve Pamuk Prenses hayata dönmüş tekrar. Böylece Kraliçe’nin elinden ikinci kez kurtulmuş Pamuk Prenses. Ertesi sabah Kraliçe anasının karşısına geçmiş yeniden. Aynadan Pamuk Prenses’in hâlâ yaşadığı haberini alır almaz hemen kılık değiştirmiş ve bir kez daha dağların yolunu tutmuş. “Taraklarım var, harika taraklar!” diye seslenmiş cücelerin evinin kapısında. Pamuk Prenses yaşlı kadının elinde tuttuğu tarafı görünce başına gelenleri unutuvermiş. Kapıyı açmış. “Saçların ne güzel, bırak ben tarayayım,” demiş Kraliçe. Ama tarak zehirliymiş, başına değer değmez Pamuk Prenses ölü gibi yere uzanmış. O gece yedi cüceler saçından tarağı almışlar ve Pamuk Prenses yeniden hayata dönmüş. Böylece Kraliçe’nin elinden üçüncü kez kurtulmuş Pamuk Prenses. Ertesi gün Kraliçe aynasının karşısına geçince, Pamuk Prenses’in hâlâ yaşadığını öğrenmiş. Öfkesi burnunda, bu kez en büyülü iksirini hazırlayıp bir elmanın yarısına sürmüş. Sonra da yaşlı bir dilenci kılığına girip yola koyulmuş. “Güzel kızıma tatlı bir elma benden, armağan,” demiş Kraliçe, pencereden bakan Pamuk Prenses’e. “Pencereden de verebilirim, kapıyı açmana gerek yok.” “Kötü diye mi almıyorsun yoksa,” demiş Kraliçe, Pamuk Prenses’in kararsız olduğunu görünce. Sonra da zehirsiz tarafından ısırmış ve, “Al bak harika!” diyerek uzatmış, yanakları gibi al al elmayı Pamuk Prenses’e. Pamuk Prenses elmayı zehirli tarafından ısırır ısırmaz cansız yere uzanmış. Kraliçe pencereden içeri, Pamuk Prenses’e bakmış. “Nihayet senden kurtuldum, artık dünyanın en güzeli benim,” demiş. Oradan doğruca saraya gitmiş. Erkesi gün aynaya kimin en güzel olduğunu sorduğunda ayna, “Sizsiniz Kraliçem,” deyince dünyalar onun olmuş. Bu sefer cücelerden hiçbiri Pamuk Prenses’i uyandıramamış ölüm uykusundan. Aradan üç gün geçmiş, bütün umutlarını kaybetmişler. Fakat nedense Pamuk Prenses hiç de ölü gibi durmuyormuş. O yüzden yedi cüceler onu gömmemişler ve camdan bir tabut içine koymuşlar, tabutu da yüksek bir tepenin en tepesine yerleştirmişler. Günlerden bir gün cüceleri ziyarete gelen bir Prens oradan geçerken camdan tabutun içinde Pamuk Prenses’i görmüş ve hemen ona âşık olmuş. “Onu sarayıma götürmeme izin verin,” diye yalvarmış Prens. Yedi cüceler ona acımışlar ve izin vermişler. Prens’in uşakları tabutu kaldırırken Pamuk Prenses’in boğazına takılmış olan zehirli elma parçası pat düşmüş ağzından. Pamuk Prenses doğrulmuş nerede olduğunu anlamadan, gözünü açmış, yakışıklı Prensi karşısında görmüş. Görür görmez ona âşık olmuş. Birkaç hafta sonra nişanlanmışlar. Derken düğün günü gelip çatmış. Düğüne çağrılanlar arasında Pamuk Prenses’in üvey annesi de varmış. Üvey annesi sarayın salonuna girer girmez Pamuk Prenses’i tanımış, ama bu sefer bir şey yapmaya fırsat bulamamış. Çünkü Prens’in adamları Kraliçe’yi hemen yakalamış, Prens de onu artık kötülük yapamayacağı uzak bir ülkeye sürgün etmiş. O günden sonra Pamuk Prenses, güzelliğinin yanı sıra mutluluğuyla da ün salmış.
Yedi Güzel Adam Dizisi Jenerik Müziği 02:25
Yedi Güzel Adam Dizisi Jenerik Müziği 174.613 izlenme - 3 yıl önce 7 Güzel Adam - TRT 1 - 2014
Canlı Yayında Dayak Yedi! 02:18
Canlı Yayında Dayak Yedi! 249.427 izlenme - 6 yıl önce
canlı yayında dayak yedi! 02:18
canlı yayında dayak yedi! 214.940 izlenme - 6 yıl önce canlı yayında dayak yedi!
Yedi Cüceler Çocuk Şarkısı 01:06
Yedi Cüceler Çocuk Şarkısı 101.538 izlenme - 3 yıl önce Yedi Cüceler Çocuk Şarkısı. Eğlenceli Ve Komik Bebek Şarkıları, Çocuk Şarkıları
Yedi Numara - İngilizce Sahneleri 02:59
Yedi Numara - İngilizce Sahneleri 11.532 izlenme - 6 ay önce canım müsrüflüğün alemi yok, boÅŸuna dolmuÅŸa para vermeyelim, ÅŸurdan aksaray a sırtını verdin mi yarım saate varırız.
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler - Dilek Dilemek Şarkısı (HD) 03:17
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler - Dilek Dilemek Şarkısı (HD) 92.170 izlenme - 2 yıl önce Şarkı sözleri: Gelin dilek dileyin Ve bir yankı duyarsanız Dilek gerçekleşir Dileyin Sevdiğim kim şimdi gelirse bugün Umut var, söyleyeceğim güzel söz duysam hahahah Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler - ? Singers : Aliye Mutlu
Öğretmenle Dalga Geçmenin Acı Sonu 00:26
Öğretmenle Dalga Geçmenin Acı Sonu 10.247 izlenme - 3 ay önce Sırtını tahtaya dönmüş ders anlatan öğretmenle makara yapmaya çalışan bu zibidi öğrenci birazdan başına geleceklerden habersiz.
Dev Sürpriz Yumurta Pamuk Prenses Oyun Hamuru Play Doh Evciliktv 13:49
Dev Sürpriz Yumurta Pamuk Prenses Oyun Hamuru Play Doh Evciliktv 36.169 izlenme - 1 yıl önce Yeni bir dev sürpriz yumurta Pamuk Prenses! Kızım Zeynep ile birlikte Pamuk Prenses dev sürpriz yumurta açtık. En sevilen çizgi film karakterlerinden biri olan Pamuk Prenses oyun hamuru play doh dev sürpriz yumurtasını bakalım beğenicek misiniz?
olgun şimşek pencereden kar geliyor 00:50
olgun şimşek pencereden kar geliyor 243.258 izlenme - 9 yıl önce
Yılan Kadını Yedi 00:09
Yılan Kadını Yedi 95.071 izlenme - 4 yıl önce Yılan Karıyı Yedi
Otoparkta Çürümeye Terk Edilmiş Lüks Araçlar 02:37
Otoparkta Çürümeye Terk Edilmiş Lüks Araçlar 8.420 izlenme - 3 ay önce Malatya’da bir otoparkta bulunan lüks araçlar görenleri şaşırtıyor. Kredi ya da vergi borcu nedeniyle icralık olan ve yediemin otoparkta kaderine terk edilen araçların model ve fiyatları dudak uçuklatırken, otopark sahibi Aziz Yiğit yıllardır otoparklarında çürümeye terk edilmiş milyonluk değerde araçların bulunduğunu söyledi. İcralık otomobillerin çekildiği Malatya Battalgazi’deki 68 Nolu Yediemin Otoparkı borcu ödenmeyen araçlarla dolu. Yüzde 80’i hacizli araçlarla dolan otoparkta yer kalmadı. Devletin prosedürler gereği satmak istemediği icralık otomobillerin haciz dosyaları, bir süre sonra cüzi ücretlerle temlik yoluyla elden çıkarılıyor. Otoparktaki lüks araçlar ise modelleriyle dudak uçuklatıyor. Türkiye’de sınırlı sayıda olan, Malatya’da ise sadece 1 adet bulunan lüks aracın bile bulunduğu yediemin otoparkta piyasa değeri ortalama 5 milyon TL olan bir araç mezarlığı var. 68 Nolu Otoparkın sahibi Aziz Yiğit yaptığı açıklamada, elinde 200 tane aracın bulunduğunu ve bu araçların toplam fiyatının ortalama 5 milyon TL civarında olduğunu söyledi. “Bu araçlar ülkenin milli serveti” Bu araçların ülkenin milli serveti olduğunu ifade eden Yiğit, “Elimde 200 tane araç, 150 tane de motosiklet var. Bu Malatya’daki 5 otoparktan sadece birinde bulunanın sayısı. Bu araçlar ülkenin milli serveti ve biz bu serveti çürütüyoruz” dedi. “Bütün güneş, bütün kar, bütün yağmur hepsi araçların sırtında” Yiğit, yaptığı işe 2009’da başladığını ve o günden beri otoparkta çürüyen araçların bulunduğunu ifade ederek, “Bu işe 2009’da başladım ve o günden beri elimde çürüyen araçlar var. Bu 7 senelik bir zaman dilimi yapıyor. Yani kaba hesap 200 tane araçtan 100’ü 5 yıldır otoparkımda bekliyor. Bu işe yaparken tabi ilginç şeyler de yaşıyoruz. Tabi buda bu işin bir parçası. Ama sonuçta biz sadece bir emanetçiyiz. Emniyet bağlar, emniyet çıkışını verir, icra dairesi bağlar, icra dairesi çıkışını verir. Biz sadece bu araçlar bize nasıl teslim edildiyse aynı şekilde teslim etmek mecburiyetiyle mükellefiz. Bu araçları kesinlikle resmi yolla teslim ediyoruz. Ama tabi bunu ben bu şekilde muhafaza edebiliyorum. Bütün güneş, bütün kar, bütün yağmur hepsi araçların sırtında. Bu gibi araçlara kapalı alan yapmamız mümkün değil. Yani bizim de yaşadığımız sorunlardan en büyüğü de bu. Araçları buraya gelen insanlar maddi olarak birmiş insanlar. Yani şöyle söyleyeyim, bir insan gider bir giyim mağazasında bir elbise alır, hoşuna giderse alır, hoşuna gitmezse almaz. Ama bizim burada öyle bir şey yok. Adamın borcu var, ödenmemiş aracı burada. Sigortasını yaptırmamış aracı burada. Ve buda böyle devam edip gidiyor” diye konuştu.
Dj İbrahim Çelik - 7 Karanfil 2013 04:58
Dj İbrahim Çelik - 7 Karanfil 2013 46.443 izlenme - 3 yıl önce Dj İbrahim Çelik - 7 Karanfil 2013
 Ayılıp  Ayılıp Bayılan Boksör 00:42
Ayılıp Ayılıp Bayılan Boksör 54.698 izlenme - 3 yıl önce Bir kick boks müsabakasında rakibinden tekme yiyen adamın hali izleyenleri şaşkına çevirdi. İlk darbede yere düşen adam, yereden kalktıktan sonra üst üste bayıldı...
8 Yemem Diyen Bülent Uygun 8 Yemesi 02:53
8 Yemem Diyen Bülent Uygun 8 Yemesi 4.445 izlenme - 2 ay önce Türkiye'de Sivasspor'u çalıştırırken, Beşiktaş ve Galatasaray'ı hedef alarak, "5 yeriz, 6 yemeyiz ; 7 yeriz, 8 yemeyiz" diyen Bülent Uygun'un çalıştırdığı Umm Salal, Katar Ligi'ndeki son maçında 8-0 yenildi. Uygun, maçın ardından istifa ettiğini açıkladı.
Kemal Sunal Filmleri - Yedi Bela Hüsnü - Türk Filmi 01:48:43
Kemal Sunal Filmleri - Yedi Bela Hüsnü - Türk Filmi 10.386 izlenme - 7 ay önce
Pamuk Prenses Ve Yedi Cüceler Masalı | Masal Dinle | Çocuk Masalları 08:37
Pamuk Prenses Ve Yedi Cüceler Masalı | Masal Dinle | Çocuk Masalları 45.204 izlenme - 2 yıl önce Bir varmış, biryokmuş… Evvel zaman içinde , kalbur saman içinde, uzaklarda bir ülke varmış. Mevsimlerden kışmış, her yer karla kaplıymış. Kraliçe, sarayının pencerelerinden birinin arkasında bir yandan nakış işliyor, bir yandan da hayal kuruyormuş. Derken birden parmağına iğne batmış ve gergefin üstüne üç damla kan akmış. Kraliçe hayallere dalmış,kan damlalarına bakınca; “Çocuğum kız olursa, teni kar gibi ak, yanakları elma gibi al, saçları da kömür gibi kapkara olsun,” diye geçirmiş içinden. Bu olaydan kısa bir süre sonra bir kız çocuğu getirmiş dünyaya. Kızı tıpkı içinden geçirdiği gibi bir kızmış.Kar gibi beyaz bir teni , elma gibi kırmızı yanakları, kömür gibi simsiyah saçları varmış.Ona Pamuk Prenses adını vermişler. Ne yazık ki kraliçe doğumdan birkaç saat sonra ölmüş. Kral günün birinde yeniden evlenmiş. Yeni Kraliçe çok güzel bir kadınmış. Güzelliğine güzelmiş, ama bir o kadar da kibirliymiş, kendisinden daha güzel birinin olabileceğini düşüncesine bile tahammül edemezmiş. Odasında sihirli bir aynası varmış. Her gün o aynanın karşısına geçer, saatlerce kendisini seyreder ve sonunda, “Ayna, ayna söyle bana En güzel kim bu dünyada,” Diye sorarmış. Ayna da hiç duralamadan, “Sizsiniz Kraliçem,” dermiş. Fakat, Pamuk Prenses on dört yaşına geldiğinde, bir gün ayna şöyle demiş: Güzelsiniz Kraliçem, güzel olmasına, Ama Pamuk Prenses sizden daha güzel.” Kraliçe bunu duyunca çok kızmış, öfkesinden ne uyku girmiş gözüne, ne de bir lokma yemek yiyebilmiş. Hemen sarayın avcısını çağırmış yanına. - “Pamuk Prenses’i ormana götür ve orada öldür. Öldürdüğüne kanıt olarak da kalbiyle ciğerini sök, bana getir.” Diyerek bir kahkaha atmış Avcı ne diyeceğini bilememeiş. Pamuk prensesi öldürmek ona pek akıllıca gelmemiş. Böyle bir şeyi nasıl yapabilirim ki diye düşünmüş durmuş. Ama kraliçenin emrinide yerine getirmek zorundaymış.Pamuk Prenses’i ormana götürmüş, bıçağını çekmiş. Fakat Pamuk Prenses’in ağladığını görünce onu öldürmeye kıyamamış. Pamuk Prenses ağaçların arasına dalıp gözden kaybolurken, avcı bir hayvan avlamış, kalbiyle ciğerini söküp Kraliçe’ye götürmüş. Böylece yalanı ortaya çıkmayacakmış. Akşam olup hava kararınca dağların ardında küçük bir eve gelmiş. Kapısını çalmış, açan olmamış. Cesaretini toplayıp içeri girmiş. İçeride üzeri yenmeye hazır yiyeceklerle dolu yedi küçük tabağın bulunduğu yedi küçük sandalyeli uzun bir masa varmış, duvar dibinde de yedi yatak diziliymiş. Beklemiş, beklemiş, ama kimsecikler gelmemiş. Çok aç ve çok yorgun olduğu için daha fazla bekleyememiş ve her tabaktan bir kaşık yemek almış, yedi yataktan yedincisine yatıp uykuya dalmış. Biraz sonra evin sahipleri eve dönmüşler. Dağların derinliklerinde bulunan bir gümüş madeninde çalışan yedi cücelermiş bunlar. Pamuk Prenses’i görünce, “Ne kadar güzel bir kız!” demişler. Sabah olup uyandığında Pamuk Prenses cüceleri görünce önce çok korkmuş, ama kısa bir süre sonra onlardan bir kötülük gelmeyeceğini, onların çok iyi insanlar olduklarını anlamış. Yedi cüceler Pamuk Prenses’ten evlerini çekip çevirmesini istemişler, o da hemen kabul etmiş. “Hoşça kal,” demişler yedi cüceler işe giderlerken.“Kapıyı kimseye açma. Eğer üvey annen burada olduğunu öğrenirse seni tekrar öldürmeye kalkar sonra.”Pamuk prensesi o kadar çok sevmişler ki. Kraliçe bir gün aynasının karşısına geçmiş ve “Ayna ayna güzel ayna var mı benden daha güzeli buralarda? Diye sormuş. “Güzelsin Kraliçem, buraların en güzeli sensin Ama ne var ki, yüksek dağların ardında Cücelerin küçük, şirin evindeki Pamuk Prenses dünyalar güzeli.” Kraliçe o kadar sinirlenmiş ki, ne yapacağını şaşırmış, hemen bir sepet dolusu kırmızı elmayı almış ve pamuk prensesin bulunduğu eve gelmiş. Pamuk prensesin kapısını çalıp ona kırmızı elmalarından ikram etmiş, bu kırmızı ve zehirli elma pamuk prensesin boğazına takılmış kalmış ve pamuk prenses oracığa yığılıp kalmış. Kraliçe koşa koşa saraya gitmiş. Erkesi gün aynaya kimin en güzel olduğunu sorduğunda ayna, “Sizsiniz Kraliçem,” deyince dünyalar onun olmuş. Cüceler kulübeye geldiklerinde Pamuk prensesin yerde yatan halini görmüşler ve hiçbiri onu uyandıramamış. Birkaç gün geçmiş, başında ağlayıp durmuşlar. Onu gömmeye kıyamamışlar ve camdan bir tabut içine koymuşlar, tabutu da yüksek bir tepenin en tepesine yerleştirmişler. Günlerden bir gün cüceleri ziyarete gelen bir Prens oradan geçerken camdan tabutun içinde Pamuk Prenses’i görmüş ve hemen ona âşık olmuş. “Onu sarayıma götürmeme izin verin,” diye yalvarmış Prens. Yedi cüceler ona acımışlar ve izin vermişler. Prens’in uşakları tabutu kaldırırken Pamuk Prenses’in boğazına takılmış olan zehirli elma parçası pat düşmüş ağzından. Pamuk prenses ve prens kırk gün kırk gece düğün yapmışlar. O günden sonra kötü kalpli kraliçeden uzak bir ülkede yaşamışlar. Yedi cüceler pamuk prensesi özledikleri zaman onu ziyarete gitmişler ve pamuk prenses sonsuza kadar mutlu yaşamış.
seven 00:30
seven 66.404 izlenme - 6 yıl önce cinayet masasından iki dedektif bir seri katilin peşine düşer. bu katil cinayetleri dünyayı yedi ölümcül günahtan temizlemek için işlemektedir. bu günahları işleyenlerden bir liste yapan katil kendini tanrının görevlisi sayar ve kurbanlarını acımasızca öldürür.
Yedi Karanfil - Kalanların Ardından 02:43
Yedi Karanfil - Kalanların Ardından 26.290 izlenme - 2 yıl önce 1997 senesinde yayınlanan Yedi Karanfil 5'te bulunan güzide parça. Bu parça çok sevilince üzerine değişik zamanlarda değişik sözler yazıldı ve değişik yorumcular tarafından okundu. Ama enstrümantal halinin yeri hala başkadır. Bestesi Mazlum Çimen'e ait efendim. Keyifli dinlemeler. Suavi'nin yorumu: https://www.youtube.com/watch?v=8cLJrUc-h6I Gülay'ın yorumu: https://www.youtube.com/watch?v=2vsrbfh08AU Yasemin Göksu'nun yorumu: https://www.youtube.com/watch?v=hljEA29uvIY Murat Göğebakan'ın yorumu: https://www.youtube.com/watch?v=qfA_i9BGMFE Albüm Kapağı: http://p1307.hizliresim.com/1c/c/q3zgz.jpg
Yedi Güzel Adam Jenerik 02:25
Yedi Güzel Adam Jenerik 39.413 izlenme - 3 yıl önce Yedi güzel adam dizi müziği- TRT 1- 2014
Naci Bayşu - Yedi Karanfil 01:15
Naci Bayşu - Yedi Karanfil 48.256 izlenme - 5 yıl önce
Şevval Sam - 7 Kocalı Hürmüz - Tanrım 04:45
Şevval Sam - 7 Kocalı Hürmüz - Tanrım 59.686 izlenme - 6 yıl önce ayten gökçeri ve tanrım! tek başına koyma kullarını şarkısını unutmak mümkün değil.ayten gökçer'den nurgül yeşilçay'a kadar uzanan keyifli bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?www.estelll.blogcu.com
Müşfik Kenter - Kurt İle Yedi Keçi Yavrusu 03:49
Müşfik Kenter - Kurt İle Yedi Keçi Yavrusu 36.233 izlenme - 2 yıl önce Album Adi: Grimm Masallari Cikis Tarihi: 05.07.1999 Cocuk sarkilari Daha fazlası www.izlesene.com/netdmuzik kanalında
Barış Manço ile Dere Tepe Türkiye - Kırıkkale (1990) 10:58
Barış Manço ile Dere Tepe Türkiye - Kırıkkale (1990) 654 izlenme - 3 hafta önce Barış Manço hayranı bir kırıkkaleli olarak duygulanarak izlediğim bir videoyu sizlerle paylaşmak istiyorum. İl olduktan sonra resmen cezalandırılan ve nüfusu gün geçtikçe düşen, her sokağından en az bir şehit vermiş ve de uyuşturucu kullanımının son derece yüksek olduğu bir yere dönüşmüştür Kırıkkale... o eski günleri özlemle andığım şu günlerde aklımdan ne geçtiğini sizler çok iyi biliyorsunuz. hayırlı seyirler...