Hoşgeldiniz!

yurt dışı

Yurtdışı Sevicileri Naber? 01:07
Yurtdışı Sevicileri Naber? 3.824 izlenme - 2 ay önce Yurtdışı sevicileri her yerde. Artık onlara bir cevap vermek gerekir.
17 Sanatçıya Yakalama Ve Yurt Dışı Çıkıs Yasağı 00:36
17 Sanatçıya Yakalama Ve Yurt Dışı Çıkıs Yasağı 30.597 izlenme - 3 yıl önce Türkiye 'nin 17 Ünlü Sanatçılarına Yakalanma Ve Yurt Dışı Çıkıs Yasağı ( Narkotik Şube ) Mahkeme ünlü oyuncular Çağatay Ulusoy ve Gizem Karaca ile şarkıcı Cenk Eren'in de aralarında bulunduğu 13 sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı koydu. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, 'uyuşturucu temin etmek' suçundan 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istenen menajer Ayşe Selin Boronkay'ın da aralarında bulunduğu 17 kişi hakkında tutuklanmaları istemiyle yakalama kararı çıkardı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin 25 Ocak'ta Beşiktaş, Şişli, Etiler ve Ulus bölgesinde düzenlediği operasyonda, aralarında Gizem Karaca, Cenk Eren, Çağatay Ulusoy, Yusuf Hasan Akgün ve Ayşe Selin Boronkay'ın da bulunduğu 38 kişi gözaltına alınmış, operasyonda 20 kilogram esrar, 500 gram kokain, bir miktar eroin ve bir miktar bonzai maddesi ele geçirilmişti. Savcılık tarafından yapılan sorgulamanın ardından Çağatay Ulusoy, Gizem Karaca, menajer Selin Boronkay ve Yusuf Hasan Akgün serbest bırakılmıştı. İddianameyi hazırlayan savcı Abdullah Mirza Coşkun, Ulusoy, Karaca, Akgün ve Boronkay ile şarkıcı Cenk Eren'in "Uyuşturucu temin etmek" suçundan 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep etmişti. İddianamede ünlü oyuncuların arkadaşlarına uyuşturucu verdikleri, örgütle bağlantıları olmadıkları ve bazı ünlü isimlerin birbirlerinden uyuşturucu aldıklarını kabul ettikleri yer almıştı. Hazırlanan iddianameyi önceki gün kabul eden 16. Ağır Ceza Mahkemesi bugün tensip tutanağını hazırladı.16. Ağır Ceza Mahkemesi hazırladığı tensip tutanağında Ayşe Selin Boronkay, Onur Tezer, Necati Fidan, Faruk Polat, Şennaz Çalıkoparan, Kadir Çalıkoparan'ın da aralarında bulunduğu 17 sanığın tutuklanarak cezaevine gönderilmesi kararını verdi. Ünlü dizi oyuncuları Çağatay Ulusoy, Gizem Karaca ile Cenk Eren, Alp Parlar, Mustafa Kabahor, Ergun Taş, Niyazi Canbaz'ın da aralarında bulunduğu 13 sanık hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı koyuldu16. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşma 28 Kasım tarihinde görülecek.
Hayrettin Dondu Kaldı! 01:15
Hayrettin Dondu Kaldı! 9.763 izlenme - 1 yıl önce "Kanalımıza ait diğer videolara ulaşmak ve güncel içerikleri takip etmek için www.izlesene.com/hayrettin kanalımıza göz atabilir ve abone olabilirsiniz. Keyifli seyirler..."
Meksika Tanıtım Filmi 04:42
Meksika Tanıtım Filmi 8.494 izlenme - 2 yıl önce GENEL BAKIŞ: Meksika, tüm Latin Amerika için önemli bir bağlantı noktasıdır. Dünyadaki en kalabalık İspanyolca konuşan nüfusa sahip olan Meksika'nın, geçmişten gelen kültürü de son derece iyi korunmaktadır. Bu gözalıcı ülke, coğrafya, tarih ve kültürün egzotik bir karışımıdır. YÖNETİM BİÇİMİ: Başkanlık Tipi Federal Cumhuriyet NÜFUS: 111,211,789 (Temmuz 2010 - Dünyada 11’inci) YÜZÖLÇÜMÜ: 1,964,375 km2 (Dünyada 15’inci) OKUR YAZAR ORANI: ’,2 erkeklerde % 94 kadınlarda % 90,5 ETNİK DAĞILIMI: Melezler `, Kızılderililer 0, Beyazlar %9, Diğer %1 GSYİH: 1.465 trilyon USD (2009 – Dünya 12.) KİŞİ BAŞI YILLIK GELİR: 13.200 USD (2009) YAŞAM BEKLENTİSİ: 76 yıl. Erkek:73, Kadın: 79 COĞRAFİ KONUM: Orta Amerika'da, Karayip Denizi ve Meksika körfezi kıyısında, Belize ve ABD arasında, Kuzey Pasifik Okyanusu kıyısında, Guatemala ve ABD arasında yer alır. İKLİM: Tropikalden çöl iklimine kadar değişiklik gösterir. Ülkede genel olarak iki mevsim yaşanır: Kasım ve Nisan ayları arasındaki kurak mevsim ile Mayıs ve Ekim ayları arasındaki yağışlı mevsim Yağışlı mevsim ükenin kuzeyinde daha kurak geçerken, güney bölgeleri tropik yağışlarla geçer. Yağışlar genellikle öğleden sonra 4-5 gibi başlar ve kuvvetli bir yağış sonrası aniden sona erer. Sıcaklık, Yucatán Yarımadası ve kıyı bölgelerde Haziran – Ağustos aylarında 20 li derecelerden 32 dereceye kadar çıkar. Amerika sınırına yakın bölgelerde yazın sıcaklık çok daha fazla artmaktadır. Hava durumunu belirleyen diğer faktör irtifadır. Mexico City ve San Cristobal de Las Casas gibi şehirlerde özellikle geceleri sıcaklık oldukça düşmektedir. EN YÜKSEK NOKTASI: Pico de Orizaba Volkanı 5,700 m DOĞAL KAYNAKLAR: Petrol, gümüş, altın, kurşun, çinko, doğal gaz, kereste TARIM: Mısır, buğday, soya fasulyesi, pirinç, baklagiller, pamuk, kahve, meyve, domates, sığır eti, kümes hayvanları, süt ürünleri, ağaç ürünleri. ENDÜSTRİ: Yiyecek, içecek, tütün, kimyasal ürünler, demir ve çelik, petrol, madencilik, tekstil, giysi, motorlu araçlar, tüketim malları, turizm Mexico City Mexico City Mexico City gibi büyük şehirler, çeşitli şehir ve kasabaların zaman içinde birbirleriyle birleşmeleri sonucu oluşurlar. Meksika’nın başkentinin kökenleri de tarihsel merkez denilen ve Azteklerin bir zamanlar gökyüzünün bir haritası gibi kurdukları ve dört ana yöne göre hizalanmış bir şehrin üzerindedir. Ispanyollar sonradan burayı bir satranç tahtası gibi düzenlemişler ve manastırlarla dolu, aristokratik bir şehir haline dönüştürmüşler ve sonunda şehir modern hayatın daha küçük boyutta bir kopyası olmuştur. Bu canlı, gürültülü ve zıtlıklarla dolu şehirdeki araba sayısı kesinlikle artık doyma noktasına ulaşmak üzere olsa da ziyaretçiler belirli yollarda dolaşan arabalar veya bisiklet taksilerle şehri gezebilmektedirler. Yine de en iyisi şehri yaya dolaşmaktır. Meksixo Katedrali başlamak için iyi bir noktadır. Şehrin geometrik düzenliliği ziyaretçilerinZocalo’da birleşen çeşitli semtleri gezebilmelerini kolaylaştırır. Bu semtler kabaca dört bölgede gruplanabilir: San Sebastina, Santa Maria, San Juan ve San Pablo’dur. Ayrıca dört ana yönü belirten isimlerini Latin Amerika cumhuriyetlerinden, ulusal kahramanlardan ve olaylardan alan bazı caddelere ulaşmak mümkündür. ANTROPOLOJİ MÜZESİ 9 bin 300 metrekarelik mekân, İspanyolların gelişinden önceki döneme ait objelerin sergilendiği, Meksika'nın en iyi müzesi olarak nitelendirilir -aslında, dünya üzerindekilerin en iyilerinden biridir. Bu müzede, 18. Yüzyıldan, yani iki farklı dünyanın ilk kez karşılaşmasıyla yerli mirasına duyulan ilginin yok olmasından beri Meksika’dan toplanan önemli arkeolojik ve etnografik koleksiyonları görebiliriz. 1964’de tamamlanan bu yapı o zamandan bu yana değiştirilmeden korunmuştur. Müzenin mimari yapısına uygun olarak sergi salonları büyük bir merkez avlu çevresinde bulunurlar ve dışta bakımlı bahçelerle çevrilidirler. 26 sergi salonu her ziyaretçinin isteğine göre bağımsızca gezilebilecek şekilde konumlandırılmışlardır. Tabi sergi salonlarının sayısı nedeniyle tüm müzeyi gezmek birkaç gün sürebilir. Bu salonların hangisinde en çok eser sergilendiğini söylemek gerçekten zordur, herbirinde seramik, tesktil, tarım aletleri, dini ikonalar, geleneksel kostümler ve paha biçilmez fotoğrafların olağanüstü örnekleri bulunur. Diğer etkileyici objeler arasında, Aztek uygarlığının sembolü haline gelen "takvim taşı" bulunuyor. Bu, bölge dışındaki bir taş ocağından Aztek başkenti Tenochtitlan'a getirilen' büyük bir dikkatle oyulan 24.4 ton ağırlığında bir bazalt kaya parçası. Merkezdeki güneş tanrısı Tonatiuth'un başı, ayın günlerini ve pusulanın kardinal noktalarını temsil eden ortak merkezli dairelerle çevrili. Müzede ayrıca, eski Meksika'nın aralarında Tüylü Yılan'ın (Quetzalcoatl) da bulunduğu, Meksika'nın diğer tanrılarının heykelleri, Teotihuacan ve Chichen Itza'daki kutsal kuyudan çıkarılan (sayısız obje, taştan devasa Olmec başları, tüylü saç modelleri ve çanak çömlek, silah ve mücevherlerle dolu Bonampak'ın boyalı tapınaklarının kopyaları yer alıyor. TEOTIHUACAN Dünyada çok az şehrin, ölümlülerin yaşadıkları âlemlerden daha yüce boyutta yaşamaya alışmış tanrılarca yaşamaya değer bulunduğu söylenir. Teotihuacan işte böyle bir şehirdir, günümüzde halen geniş caddelerinde hissedilebilen binlerce yıllık bir uygarlık, bu yer efsanevi bir konuma oturtulmadan önce burada yaşamıştır. Şehrin tören merkezi, iki eksenin sembolik bir temsili gibidir; kuzey-güney eksenine Ölüm Caddesi denir, buradan tıpkı bir kelebeğin kanatları gibi binalar, saraylar ve sunaklar her iki yana doğru uzanır. Bir uçta Ay Tağınağı bulunurken diğer uçta inanılmaz büyük taş bir kütle gibi yükselen Güneş Piramiti görülür. Bu iki büyük bina, doğanın binaları yapan insan arasındaki ikiliği temsil eder. Şehrin terk edilmesinden yüzlerce yıl sonra, insanlar bu şehri “Tanrılar Şehri” diye adlandırmışlardır; mevsimlerin ve doğal olayların döngülerinin, astronomik olaylar ile ve takvim arasındaki ilişkinin bu şehrin yapımında yansıtıldığı göz önüne alınırsa bunun hiç de nedensiz yere verilmiş bir isim olmadığı görülür. Teotihuacan, bir Aztek ismi olsa da burası çok daha eski uygarlıklara ev sahipliği yapmış. MÖ 1. yüzyılda burada yerleşik bir toplum vardı. M.S. 500'de burası Orta Amerika'nın en büyük şehri haline geldi. 21 kilometrekareyi kaplayan, nüfusu 50 bin-100 bin arasında değişen şehir, imparatorluk Roma'sından büyük, gelişen bir toplumdu. Şehrin kalbinde, Citadel ve Great Compound adında halka açık 2 toplantı alanı var. Citadel, merdivenlerle çıkılan 365 metre yükseldiğinde bir platform üzerinde yer alıyor. Bu platformda, Quetzakoatl (Ana tanrılardan biri olan Tüylü Yılan) Tapınağı adında, her katı heykellerle süslü bir piramit yer alıyor. Etrafa tehditkâr bakışlar atan taş yılanlar, bugün bile insanı huzursuz ediyor. Dini sebeplerden çok, idari işlere hizmet ettiği sanılan Great Compound'da zamanında üzerinde binalar olan iki platform var. Kaliteli duvar resimleri, bu insanların yeteneklerine, kuvvetten düştükleri yıllarda insan kurban etmenin yaygın olduğuna işaret ediyor. Teotihuacan'ın sonunun nasıl geldiğini kimse bilmese de, sonun vahşetine ve 8. yüzyılın şehrin batışına şahit olduğuna dair şüphe yok. San Cristóbal San Cristóbal Bu şehir 31 Mart 1528’de Diego de Mazariegos tarafından kurulmuştur ve Chiapa de los Españoles diye bilinir. Chiapas eyaletinin eski başkentidir. San Cristóbal, Meksika’daki en güzel koloni şehirlerinden biri kabul edilir. Jovel Vadisi’nde kurulan bu şehir, arnavut kaldırımlı sokakları, kiliseleri, küçük meydanları, kırmızı kiremit damlı evleri ve çiçek dolu bahçeleri ile ünlüdür. Katedral, Santa Domingo kilisesi ve manastırı, La Caridad, San Nicholas ve San Francisco Kiliseleri, La Casa de la Sirena, El Palacio Municipal görülmesi gereken yerlerdir. San Cristobal, tek katlı evleri, parke taşlı sokakları, kiliseleri, kemeraltılarıyla kolonyal mimarinin en güzel örneklerindendir. Bu şirin şehir, ismini yerli haklarını ilk savunan “Indios” ların babası piskopos Bartolome de la Casas’a borçlu. SAN JUAN CHAMULA San Juan Chamula, Chipas eyaletinde 50000 nüfuslu bir kasabadır. San Cristobal’dan 10 km. mesafede yer alan Chamula 2200 m. yükseklikte kurulmuştur. Burada Maya dillerinden Tzotzil dilini kullanan Tzotzil Mayaları yaşamaktadır. Kasaba, Meksika’da özerk bir yapıya sahiptir ve kendi askeri ve polis teşkilatı vardır Chamula’nın sembolü olan San Juan Kilisesi, daha çok Güney Meksika’da kullanılan copal reçinesinden (bir tür kehribar) yapılan tütsülerden yayılan kokular ve renkli mumlarla doludur. Kilisenin duvarları boyunca – birçok Katolik kilisesinde olduğu gibi- azizlerin ahşap heykelleri bulunur ve bunlar şeytanı savuşturmak için aynalarla bezelidir. Kilisede oturmak için sıralar yoktur ve zemin yeşil çam dalları ve Cola-Pepsi kutularıyla kaplıdır. Curanderoslar (şifa dağıtıcılar) fiziksel ve piskolojik rahatsızlıklara karşı hastaya belli bir renkte mum, bir çiçeğin yaprakları, tüy ve bazı durumlarda bir tavuk şeklinde bir reçete verirler. Verilen ilaçlar iyileşme töreninde kullanılmak üzere kiliseye getirilir ve hastalar erimiş mumların üzerinde diz çökerek mumlarını yakarlar, Posh (şekerkamışı bazlı bir likör) veya Cola içerek, Tzotzilcenin eski bir vurgusuyla dua ederler. Kasabada fotoğraf çekmek hoş karşılanmaz. Çoğu yerli ruhlarının fotoğrafla çalınacağı inancıyla fotoğraf makinesini görünce sırtını döner. Kilisede fotoğraf çekmek kesinlikle yasaktır. Fotoğraf çekenlerin kasaba dışına çıkarılacağını hatırlatırız. ZİNATACAN Zinatacan, dağlık bölgede kurulmuş, San Cristobal’den 7 km. uzaklıkta küçük bir köydür. Zinatacan “Yarasalar Vadisi” anlamına gelir. Köyün tarihi, tuz madenlerinin keşfedildiği Aztek dönemine kadar uzanır. Günümüzdeise en büyük gelir kaynağı çiçekçiliktir. Bölgedeki diğer köyler gibi Zinatacan halkı da özgün kıyafetleriyle tanınırlar.Kıyafetlerin tamamı el yapımıdır ve pembe, mor renkler hakimdir. Burada koyunlar kutsal kabul edilirler. İyi davranılır, korunurlar ve öldüklerinde aile üyelerine yapıldığı gibi yas tutulur. EL SUMIDERO KANYONU Yerliler, bu büyük boğazı El Sumidero (kanal, oluk) diye adlandırırlar çünkü Grijalv Nehri’nin bu kanyon içinde büyük bir mağaraya döküldüğünü düşünürler. Bölgedeli Chiapa yerlileri İspanyol işgalci Diego de Mazariegos’a boyun eğmek yerine zirverlerden kendilerini boşluğa atmayı tercih ettikleri için burası ünlüdür. Sumidero Kanyonu, şelaleri, hızlı akarsuları ve girdaplarıyla geçilmesi çok tehlikeli bir yerdir. Şimdi ise –barajdan dolayı- suyun yaklaşık 330 m. yükselmesi nedeniyle Chiapa de Corzo’dan kalkan tekneler sakince yol alabilmektedirler. Kıyılarında küçük timsahlar görülebilen 25 kilometre uzunluğundaki ve yer yer 1000 metreyi bulan falezleri ile Sumidero, Meksika’nın en etkileyici kanyonudur AGUA AZUL ŞELALERİ Maya efsanesine göre, Tanrı Kaprakán dağa bazıbasamaklar yapmış böylece daha kolay tırmanılabilir olmuştur. Chac (yağmur tanrı) bu kibiri nedeniyle onunla alay etmek ister ve tanrının ayakları altına mavi bir halı serer, dev tanrı tam adım attığında ise halıyı altından çeker. Gürleyen Kaprakán ise düşerken nehrin üzerine hiç bitmeyen bir yıldırım gönderir. O günden beri de, ıslak parmağıyla Chac, sonsuza dek hareket eden halının bir ipini çeker. Bu, Tulijá’nın bir kolu olan Pusilhá Nehri’dir. Merida Merida Yucatan Eyaletinin başkenti olan Merida, Atlas Okyanusu’na yakındır. Yucatan Yarımadası tarihi öneme sahip bir şehir. Maya Uygarlığı burada yaşamış. Görkemli kilise binaları, tek ya da iki katlı evleri, daracık taş sokaklarıyla Merida birkaç önemli Maya antik kentini içeren rotanın (Puuc Rotası) başlangıç noktasında yer alıyor. Yazları ısı 40 dereceyi buluyor ve sivrisinekler peşinizi bırakmıyor. Ama Progreso bölgesindeki plaj sadece 40 dakika mesafede. Onun dışında hava hep limonata kıvamında. Şehir temiz ve sessiz. Ayrıca düz, yokuş yok. Bu nedenle her yere ulaşmak kolay. Şehirde eğlence neredeyse bedava; parklarda dans edebilir, sokaklarda gitar konserlerine rastlayabilirsiniz. Merkezdeki park alanında her cumartesi gecesi ücretsiz sahne şovları sergilenmekte. Cancun Cancun Cancún, Meksika'nın güneydoğu kesiminde, Quintana Roo eyaletinde tatil kentidir.Yucatán Yarımadasının kuzeydoğu kıyılarının açığında, 21 km uzunluğunda ve 0,4 km genişliğinde, L biçimli bir adada yer alan tatil bölgesi, daha çok hizmet sektörüne dayanan anakaradaki Cancún kentine bir geçitle bağlanır. Cancún Adası ile Cancún kentinin kapladığı kıyı kesiminde sayısız beyaz kumlu plajlari palmiye koruları ve mercan kayaları bulunur. Quintana Roo eyaletinin güneyindeki cangıllar yıllık yağışın büyük bölümünü çektiğinden, kentte yağmur mevsimi hemen hiç görülmez. Cancún 150'yi aşkın lüks oteliyle yılda yaklaşık 4 milyon turisti ağırlamaktadır. Oteller bölgesinde her bütçeye göre konaklama olanakları vardır. Cancún ayrıca başka bir turist çekim noktası olan Maya Rivierasına açılan kapıdır. Campeche Campeche Campeche Eyaleti’nin başkenti olan bu kıyı şehri 1531’de kurulmuştur. Daha sonra terk edilmiş ve 1540’da Francsico de Montejo tarafından tekrar iskân edilmiştür. Konumu nedeniyle Yucatán Yarımadası’nın en önemli limanı olmuştur. Kısa süre sonra korsanlar, bu limandan yola çıkan zengin kargolar taşıyan gemilere sürekli saldırılar düzenlemeye başlamışlardır. İspanyol koloniciler de kendilerini korumak için şimdiki bu ünlü kaleyi ve surları inşa etmişlerdir. İspanyollar döneminde inşa edilen mimari eserlerin çoğu şimdi müze ve bahçelerdir. Uxmal Uxmal UXMAL Uxmal (ya da okunuşuyla Uşmal) Maya uygarlığının Kolomb öncesi kentlerinden biri olup, Mérida’nın 78 km. güneyinde yer alır. Adının anlamı Maya dillerinden Yukateco dilinde “üç kez”dir. Günümüzde Meksika’nın Yucatan eyaletinde yer alan, Dünya Miras Listesi kapsamına alınmış sit alanı, 5. ve 6. yüzyıllar arasında kurulmuş ve meskunlarınca 1200 yıllarında terk edilmiştir. Mimarisi Puuc adı verilen dağ zincirindeki kentlerin karakteristik özelliklerini taşır. Örneğin yapıların cephelerinde alt kısımlar sade, üst kısımlar işlenmiş halde olur. Maya’ların yağmur ve şimşek tanrısı Chaac maskesi gibi Yucatan'daki tapınaklarını ve saraylarının dış duvarlarını süsleyen tanrı maskeleri, Puuc stilinin önemli bir karakteristiğiydi, Oaxaca Oaxaca Aynı isimli eyaletin başkenti olan Oaxaca (Wa-ha-ka diye okunur) kenti, Montealban şehrine 9 km. uzaklıkta kurulmuştur. Oaxaca eyaleti, plajları, dağları, ormanları, vadileri, arkeolojik bölgeleri, koloniyal mimarisi, yüzlerce yıllık gelenek ve folklorü ile Meksika’nın en önemli turizm merkezidir. 1529’da ispanyol sömürgeciler tarafından kurulan şehir, 1532’de İspanya kralı V. Carlos tarafından Antequera’nın Soylu ve Sadık şehri” olarak adlandırılmıştır. 1821’de şehrin adı Oaxaca’ya çevrilmiştir, bu isim Nahuathl Huaxyacac dilinden türetilmiştir ve “su kabağının burnu” anlamına gelir. Amerika’nın hayırseveri olarak tanına Benito Juarez 1872’de ölünce şehrin adı Oaxaca de Juarez olmuştur. 1987’de UNESCO, bu şehri Montealban Tarihsel Merkezi ve arkeolojik bölgesi ve “İnsanlık Kültür Mirası” ilan etmiştir. Oaxaca şehri, tarihi merkezin sokaklarında rahatlıkla yürüyebileceğiniz küçük bir şehirdir. Şehir büyük duvarlarında kullanılan yeşil taşlarla karakterize koloniyal mimarisi ile meşhurdur. Sadece Oaxaca bölgesinde üretilen mezcal, tekila gibi agave bitkisinden üretiliyor. Tekila tek bir cins agave’den ve çift damıtılarak üretilirken mezcal, 5 çeşit ayrı agave’den üretilebiliyor ve bir kez damıtılıyor. Buralarda söylendiği gibi tekila’yı gringolar, mezcal’i ise gerçek Meksika’lılar içermiş. MONTEALBAN Önce Zapotek’lerin başkenti olan Montealban, daha sonra İspanyolların gelişinden sadece birkaç sene öncesine dek Mixtec’lerce işgal edilmiştir. Altın döneminde Montealban, 40 kilometre kare alanı kaplıyordu ve şehirde yaklaşık 40.000 kişi yaşıyordu. Tapınaklar, iç avlular, saraylar ve bir balo salonu bu büyük meydana yayılmıştır. Puebla Puebla Melekler Şehri olarak bilinen Puebla Mexico City’den 136 km. mesafede bulunmaktadır. Puebla, Dünya Kültür Mirası listesinde yer almaktadır. Şehirde 16. yy. da barok tarzı inşa edilmiş 5000 kadar koloniyal bina bulunmaktadır. Katedral, şehrin mimarisini yansıtan en güzel yapılardan birsidir. Bu şehir, etkleyici mimarisinin dışında, Hispanik, Arap ve İspanyol etkilerinin hâkim olduğu oldukça lezzetli bir mutfağa da ev sahipliği yapmaktadır. En meşhur yemekleri arasında “chiles en nogada” (ceviz sosuna yatırılmış poblano biberi dolması), ve “mole poblano” ( 20 çeşit sebze, baharat ve çukulatanın olduğu meksika yemeği.) vardır. Puebla’da ayrıca Talavera çömlekleri (Talavere de la Reina İspanya’nın Kastilya-La Mancha bölgesinde kent merkezi), ağaç kabuğundan elde edilen kâğıda yapılan resimler, oniks ve mermer heykeller gibi harika el işçiliği örneklerinin bulabilirsiniz. Şehrin sokaklarında gezerken, sevimli demir balkonları olan kül rengi oyma taşlarla yapılmış binalar göreceksiniz. Chichen Itza Chichen Itza Bu şehir, iki kısma ayrılır: Eski Chichén (Maya) ve yeni Chichén (Maya-Toltek). Önemli binalar arasında El Castillo, Kukulcán Piramidi, Kutsal Cenote (insan kurban edilen yer), Balo Salonu (Orta Amerika’daki en büyük örnektir, mükemmel bir akustiği vardır), Savaşçılar Tapınağı ve El Caracol Gözlem Evi sayılabilir. Tüm zamanların en büyük mühendislik başarısı kabul edilen El Castillo, piramidin kuzey yüzeyindeki ışık oyunları sayesinde gün dönümünü gösterecek şekilde konumlandırılmıştır Işık piramidin merdivenlerinden tıpkı bir yılan gibi kıvrılarak iner. Yılın günleri ve ayları basamakların ve terasların sayısıyla temsil ediliyor. 52 heykelli levha, 52 yıllık Maya zamanını anlatıyor. Merdivenleri kuzeye, güneye, doğuya ve batıya dönük oluşu, binanın özenli düzenlenişi, ilkbahar ve sonbahar gündönümlerinde etkileyici bir portre çiziyor: Güneşin açısıyla oluşan gölgeler, merdivenin alt ve üst kısımlarında başı ve kuyruğu olan yılan kralın yeniden canlanışını ve tapınağın üstüne doğru tırmanışını anlatıyor. Burada, 700-900 yılları arasında büyük bir Maya topluluğu gelişerek alanın güney bölgesi yapılarının çoğunu inşa etmiş. Ancak, orta bölgede yer alan ve toplam 365 basamak ile Maya takvimini simgeleyen ve Tüylü Yılan Tanrısına ithaf edilen Kukulkan Piramidi; jaguar ve kartal motifleriyle süslenmiş Savaşçılar Tapınağı; Maya dünyasının en büyük örneği olan “Juego de Pelota” top oyun sahası gibi ana yapıların tasarımı açıkça bir Toltek etkisi taşımakta. Bu etkileşimle ilgili üç teori ortaya konulmakta: Toltek’lerin Orta Meksika’daki başkenti Tula, Maya’ların egemenliğinin altına geçmiş olabilir; Toltek’ler Chichen Itza’yı istila etmiş olabilirler veya geniş ölçüde tüccarlık yapan Maya’lar Toltek’lerden etkilenmiş olabilirler. Chichen Itza'daki kalıntılar ne tamamen Mayalara, ne de Tolteklere ait; her iki kültürün fikir ve motiflerinin bir sentezidir. Burasının hükümdar-tanrı Topiltzin Quetzalcoatl'ın (Maya dilinde adı Kukulcan) yeni başkenti olduğu sanılıyor. Chichen Itza'da, belki de Orta Amerika'nın en iyi top sahası yer alıyor. Tapınaklar, sahanın iki ucunda yer alıyor. Oyunun dini anlamı bilinmiyor. Başı kesilmiş oyuncuları resmeden duvarlardaki rölyefler, oyunların ölümüne oynandığına işaret ediyor. Chichen Itza'nın yüceliği uzun ömürlü olmamış. Bölgenin, 1224 civarında, Yucatan Peninsula'nın diğer bir güçlü şehri olan Mayanpan hükümdarlarının saldırısından sonra gözden düştüğü sanılıyor. Diğer Bilgiler TARİH : Meksika, Kuzey Amerika’da tarihi çok öncelere dayanan tek ülkedir. M.Ö. birinci yüzyıla doğru körfez bölgesi, Oaxaca, merkezi yayla, çok gelişmiş bir kültür ve sanata şahit oldular. Bu durum eski Maya İmparatorluğunun doğuşuna tesir etti. Bu imparatorluk, 4. yüzyılda tarih sahnesine çıkarak 7. yüzyıldan 8. yüzyıl sonuna kadar, Yucatan’dan Guatemala’ya kadar genişledi. Aynı dönemde 1. ve 9. yüzyıllar arasında ekonomik ve sosyal yönden Mayalar derecesinde teşkilatlanmış çeşitli medeniyetler, Oaxaca da, merkezî yaylada ve körfez kıyısında geliştiler. Bunlara klasik medeniyetler adı verilir. Sonra, 9. yüzyıldan 12. yüzyıla kadar gelişen Tula Toltekleri ortaya çıktı. Fakat bunların medeniyeti yeni kabilelerin tesiri altında değişikliğe uğradı. 987 yılında Maya-Toltek karışımı yeni bir medeniyetin doğmasına sebep olan, yeni Maya İmparatorluğu kuruldu. Aynı dönemlerde kuzey kabileleri yayla üzerine yerleşerek şehir hayatına geçtiler. Aztlan’dan gelen Mexica kabîleleri 1325’te Tenochtitlon (Mexico) şehrini kurarak, 50 yıl sonra ilk hükümdarlarını seçtiler. Aztekler, kabileler arası rekabetten faydalanarak 1430’dan 1521’e kadar genişleyen büyük bir imparatorluk kurdular. Sadece Michoacan Taraskları önünde başarısızlığa uğrayan Aztekler; Totonak’ları, Zopatek’leri ve Mikstek’leri hâkimiyeti altına aldılar. İspanyollar, ülkeyi ele geçirmek için Azteklere karşı duyulan kinden faydalandılar. 1519’da İspanyollar, Cortès komutasında çıkarma yaptılar ve Veracruz şehrini kurdular. Meksika, 1535’te İspanyanın genel valiliği haline geldi. İspanyol istilası, kuzeye ve güneye doğru uzanarak 17. yüzyıl sonuna kadar devam etti. Ekseriya acımasız olan Hıristiyanlaştırma geleneksel dinlerle mücadele etti ve yerli medeniyet yok edildi. 1571’de Meksikada engizisyon kuruldu. 1519’larda kesin olarak bilinmemekle beraber, 25 milyon olduğu tahmin edilen yerli nüfus, 1650’ye doğru 1.500.000’e düştü. Ekonomik reformlara rağmen İspanyol idaresi, yerliler ve melezler kadar beyazlar için de dayanılmaz bir hale geldi. 1810’da İspanyolları ülkelerinden kovmak için harekete geçtiler. 11 yıl süren bir bağımsızlık savaşı sonunda, 1821’de Kral Naibin’e Cordoba Antlaşması imzalatıldı. 1824’te bağımsızlık ilan edildi. Bağımsızlığı, iç ve dış savaşların sebep olduğu yarım yüzyıllık karışıklıklar dönemi takip etti. Santa Anna’nın diktatörlüğü esnasında yapılan ABD ile savaş sonucunda, 1848 Guadalupe Antlaşması ile New Mexico, Teksas, Kaliforniya kaybedildi. 1855’te liberaller başarı kazandı. Bir iç savaş sonunda Juarez muhafazakârları kazandı, fakat bunlar dış borçları ertelemek zorunda kaldı. Bunun üzerine Fransa, İngiltere ve İspanya askeri müdahalede bulundu. Juarez’in tekliflerini, Latin Amerika’da Fransa yararına Katolik bir imparatorluk kurmak isteyen Üçüncü Napolyon reddetti ve Meksika’yı istila etti. Juarez’in başkanlığından sonraki Porfino Diaz’ın uzun diktatörlüğü sırasında (1876-1911) ekonomi, sosyal adaletsizlik ve yerli köylülerin sömürülmesi pahasına gelişti. Diaz’ı düşüren liberal Madero, ihtilalci halk akımlarını bastıramadı ve 1913’te katledildi. Carranza karışıklıklar ortasında 1917 anayasasını kabul ettirdi ve halka yönelik bir siyaset takip etti. Obrago’nun başkanlığında (1920-1924) tarım reformunun uygulanması başladı. Obrago’nun bir katolik tarafından katledilmesi ve şiddetli Katolik direnişi sonucunda, kiliseye karşı son derece katı ve bazen öldürücü bir siyaset başladı. Lazoro Cardenasi, Başkanlığı (1934-1940) sırasında dini mücadeleleri yatıştırarak modernleşme politikası takip etti. İkinci Dünya Savaşından sonra sanayileşmeye büyük önem verildi. EKONOMİ: Meksika’nın nüfus artışı, ülke ekonomisine büyük ölçüde tesir eder, her yıl yaklaşık 800.000 kişilik net iş gücü artışı vardır. Bunlara iş temin edilmesi gerektiğinden büyük bir mesele ortaya çıkar. Meksika’da gelir dağılımında büyük eşitsizlik vardır. Sanayi işçileri, tarım işçilerine nazaran beş misli fazla gelire sahiptir. Meksika sanayisi büyük ölçüde ülkenin yeraltı zenginliklerini işlemeye dayanır. Çelik, sanayi sektöründe önemli bir rol oynar. Yıllık çelik üretimi beş milyon tonun üstündedir. Çelik, uzun zamandan beri öncelikle Kuzey Meksika’da üretilmektedir. Kömür üretimi yetersiz olup, 11.000.000 ton civarındadır. Yeni bulunan petrol yatakları ile petrol üretimi yılda 910.137.000 varile çıkmıştır. Tabiî gaz ve petrol iç ihtiyaçlara cevap verir ve çoğu sanayi tesislerinin temelini teşkil eder. Meksika, gümüş üretiminde (2400 ton) Kanada’dan sonra dünyada ikincidir. Flor, baryum oksit ve tuz, ABD’ye ihraç edilir. Sodyum güçlü bir selüloz sanayiine imkân verir. Ülkede kimyevî gübre sanayii de gelişmiştir. Çimento, kauçuk otomobil sanayileri de önemlidir. 1910 ihtilalinden önce köylü ailelerin % 95’inin toprağı olmadığı tahmin edilmektedir. Bu ihtilalin getirdiği tarım reformuyla köylüye toprak dağıtılmıştır. 1910’dan beri önceden toprağı olmayan üç milyon tarım işçisi 90 milyon hektarlık toprak sahibi olmuştur. Tarım sektöründeki üretim artışı, nüfus artışını karşılayacak seviyede değildir. Mısır, Meksika’nın her tarafında yetiştirilir. Ülke topraklarının ekime elverişli olan kısmının yaklaşık yarısı bu bitkiye ayrılmıştır. Fasulye, en çok ekilen ikinci bitkidir. Diğer bitkiler sınırlı miktardaki topraklarda yetiştirilir. Meksika’da ithalat ve ihracat dengesizdir. Ticaret açığı, çok fazladır. En çok mamül maddeler ithal edilir. Tarım ürünleri (bilhassa sığır, kahve kış sebzeleri) ihraç mallarının % 25’ini teşkil eder. Meksika’nın en büyük müşterisi ABD olup, ihraç mallarının % 63’ü bu ülkeye gider. İthalatın büyük çoğunluğu da bu ülkeden yapılır. Turizm ülkeye her yıl önemli gelir sağlamaktadır. Ayrıca artan iş gücüne, iş sahaları temin edilmektedir. EĞİTİM SİSTEMİ: Meksika eğitim sistemi Temel, Orta ve Yükseköğretim oluşur. Temel eğitim, okul öncesi eğitimi, ilköğretim ve ortaokulu içerir. Okul öncesi eğitim genellikle ücretsiz ve 3-5 yaş arası çocuklara sunuluyor.. Ilkokul zorunludur ve 6 yıldır. Temel eğitimin son halkası olan ortaokul 3 yıldır. Ortaöğretim de 3 aşamalıdır; Genel lise, Mesleki lisesi ve Teknolojik eğitim. Yüksek eğitim için 4 seçenek vardır. Üniversite, Teknik Enstitü, Öğretmen Eğitim Koleji ve Teknoloji Üniversitesi. Öğrenciler “licenciatura” olarak bilinen kolej ve üniversite veya herhangi bir 4 yıllık lisans programı seçebilirler. Bazı Teknik Kurumlar 3 yıllık yönetim ve mühendislik programları sunarlar. KÜLTÜR: Tarihsel, etnik, toplumsal ve ekonomik etkenlerden kaynaklanan bölgesel farklılaşmalara karşın, yerel halk sanatlarının yanı sıra Avrupa kaynaklı klasik sanatlara dayanan özgün bir Meksika kültüründen bahsedilebilir. 1930'larda güçlenen Indigenismo akımı Yerli kültür mirasına ilgiyi canlandırmıştır. Daha çok kırsal kesimde yaygın olan ve hem günlük kullanıma hem de süslemeye dönük işlevler taşıyan geleneksel halk sanatları ülke çapında çok tutulur. En ilginç örnekler arasında, Oaxaca Vadisine özgü kil çömleklerle, Tomala köyünde üretilen kuş ve hayvan figürleri sayılabilir. Renkli süslemeler taşıyan pamuk giysilere, pamuk ya da yünden yapılan omuz atkılarına (rebozo) ve serapelere, renkli sepetlere ve değişik desenli kilimlere ülkenin hemen her yanında rastlanır. Halk müziği Meksika tarihi boyunca en önemli sanat biçimlerinden biri olmuştur.Eski charro'lar (sığır çobanı) gibi giyinen şarkıcılar, günümüzde de şenliklerde ve özel günlerde gitar ve davul eşliğinde şarkı söyler. Meksika Devrimi'ne ilişkin temalar uzun bir dönem Meksika edebiyatına damga vuran başlıca öğe olmuştur. Köylülerin sorunları ve acıları günümüzde de Juan Rulfo gibi yazarların yapıtlarına konu olmakla birlikte, Meksika edebiyatında evrensel temalara yöneliş belirgin bir ağırlık kazanmıştır. Bu yeni kuşak edebiyatçılar arasında uluslararası düzeyde ün kazanmış Samuel Ramos, Octavio Paz, Carlos Fuentes, Gustavo Sainz ve Juan José Arreola gibi adlar öne çıkar. Oyun yazarı Rodolfo Usigli'nin yapıtlarında da benzer bir yönelim görülür. Meksika tiyatrosuna katkıda bulunmuş öteki çağdaş yazarlar arasında Luisa Josefina Hernández ve Emilio Carballido sayılabilir. Müzikte evrenselleşme çığırına öncülük eden Carlos Chávez'i başka bazı genç besteciler de izlemiştir. Duvar resmi Meksika'nın dünya çapında adını duyurduğu sanat dallarının başında gelir. Diego Rivera, José Clemente Orozco ve David Alfaro Siqueiros gibi ressamlar Meksika tarihi ve kültürünü kalabalık, canlı, figüratif kompozisyonlarla yansıtan yapıtlarıyla tanınmıştır. Önde gelen kültür kurumlarından Ulusal Güzel Sanatlar Enstitüsü güzel sanatları yaymaya ve bu alandaki incelemeleri desteklemeye yönelik etkinlikler yürütür. Meksika Senfoni Orkestrası ve çeşitli bale toplulukları da devletten önemli çapta destek görür. Yerli Enstitüsü geleneksel el sanatlarını korumak ve geliştirmekle görevlidir. Boğa Güreşi Meksika'da bugün de çok sevilen bir eğlencedir.En yaygın spor olan futbolun yanı sıra beyzbol da büyük ilgi toplar.Meksika hafif sıklette birçok dünya şampiyonu boksör yetiştirmiştir.
Yılanların İçinde Bağıra Bağıra Şarkı Söyledi 02:35
Yılanların İçinde Bağıra Bağıra Şarkı Söyledi 8.621 izlenme - 2 yıl önce Yurt dışında bir karaoke yarışmasında, yarışmacı havada asılı bir şekilde karşısına çıkan hayvanlara rağmen şarkısını söylemeye çalışsa da korkudan hüngür hüngür ağladı.
İmkanınız Olsa Türkiye'yi Terkeder Misiniz? - Sokak Röportajı 01:18
İmkanınız Olsa Türkiye'yi Terkeder Misiniz? - Sokak Röportajı 333 izlenme - 3 ay önce Sokak röportajında imkanınız olsa Türkiye'yi terk edermisiniz sorusu sorulmuş. Terk etme konusun kimi karalı kimi ise canım feda hiç bir yere gitmem demiş.
Drone Ve Işıklı Ayakkabı ! (Yurt Dışı Ürünleri Kutu Açılımı) 08:21
Drone Ve Işıklı Ayakkabı ! (Yurt Dışı Ürünleri Kutu Açılımı) 373 izlenme - 3 ay önce Siteye Göz At: http://bit.ly/2ciuZpf Drone: http://bit.ly/2civGia T-shirt: http://bit.ly/2civrDN Oyuncaklar: http://bit.ly/2ciuXOl VR Box: http://bit.ly/2civob8 Çanta: http://bit.ly/2ciuzPG
İnci ve Adnan'ın Yurt Dışında Düğün Planlama Süreci 04:05
İnci ve Adnan'ın Yurt Dışında Düğün Planlama Süreci 1.133 izlenme - 1 yıl önce Yurt dışında evlenmek isteyen çiftlerimize hazırlıklar süresince nelere dikkat etmeleri gerektiğini Roma'da evlenen İnci ve Adnan anlatıyor… Başarılı film yönetmeni Ali Adnan Özgür ve kostüm tasarımcısı sevgili eşi İnci Özgür düğün planlama süreçlerini tüm detaylarıyla düğün.com kameralarıyla paylaştılar. Yurt dışında evlenmek birçok çiftin hayali ve tercihi. Fakat başlarına neler gelecek, nelerle karşılaşacaklar kaygılılar. Bizde İnci ve Adnan'a yurt dışında düğün yapmanın zorlukları ve güzelliklerini sorduk. Zor değil erken hareket etmenin önemini vurgulayan çiftimiz; seyehat acentası, konaklama ve iyi bir fotoğrafçı için olmazsa olmaz derken başka neler önermişler hemen izleyin! Daha Fazlası İçin; http://dugun.com/tv/inci-ve-adnan-anlatiyor-yurtdisinda-evlenmek-sandigindan-kolay-207
Yurt Dışından Türkiye ve Türkler Nasıl Görülüyor? 08:26
Yurt Dışından Türkiye ve Türkler Nasıl Görülüyor? 387 izlenme - 9 ay önce Başlıkta da geçtiği gibi kendi kendimize Türkler'i yorumladık. Yurt dışından nasıl görünürler, sanıldığı gibi güçlü mü, değil mi bizim gözümüzden yorumladık. Abijimler, amigolar layk atıp yorum yazmayı unutmayın sakın. Danilo Zanna ve Manuel Reina'nın maceralarını kaçırmamak için Manilo'ya ABONE ol https://goo.gl/QlJQ2T Elin oğlu deyip geçmeyin, sosyal medyada da takip edin Facebook http://on.fb.me/204FJYj Twitter https://twitter.com/manilotv Instagram http://bit.ly/204FXOW YouTuber'ları Taklit ettiğimiz video için https://goo.gl/NmB6jS Danilo ve Manuel birbirlerini nasıl bilirler? https://goo.gl/E13KFz Danilo ve Manuel'in futbol tartışmaları için https://goo.gl/XMLc6s Entel sohbetler için https://goo.gl/bX4bmh Danilo Zanna: 1982 yılında İtalya'nın Toskana bölgesinin Prato kentinde aşçı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir Danilo Zanna. Akdeniz'den aldığı ilhamla, ailesinin izinden gidip çok ünlü İtalyan şeflerle çalışarak İtalyan mutfağı hakkında uzmanlaştı. Bizse onu İtalyan İşi programı ve Elin Oğlu Danilo olarak biliyoruz. Nam-ı diğer Danilo Abijim. Manuel Reina: Gözlerini İspanya’nın Sevilla şehrinde açan Manuel Reina, 6 yaşında aile geleneğince dans eğitimleri aldı. Futbolcu Pablo Aimar'a benzerliğiyle dikkat çeken Manuel uzun süredir Türkiye'de yaşamaktadır. Yine biz onu Elin Oğlu Manuel olarak tanıdık ve kendimizden bir parça bulduk onda. Manilo kanalında bu iki sevilen ismin pek keyifli videolarını bulabilirsiniz. Yorumlarınızla keyfimize keyif katarak yüzümüzde bir gülümseme bırakırsanız da ne mutlu :)
Kırgızistan Tanıtım Belgeseli 30:30
Kırgızistan Tanıtım Belgeseli 637 izlenme - 2 yıl önce Ülkenin karşılaştırmalı üstünlükleri arasında yer alan turizm sektöründe dağcılık, tatil, kültür ve sağlık turizmi başlıca faaliyetler arasında gelmektedir. Bugüne kadar mevcut potansiyelin küçük bir kısmı kullanılmış olan KIRGIZİSTAN’da doğanın kirlenmemiş olması , özgün kültürel özelliklerin halen korunuyor olması ülkeyi uluslararası düzeyde önemli kılmaktadır. Dağcılık Turizmi KIRGIZİSTAN dağcılık turizmi açısından dünyanın en başta gelen ülkelerinden biridir. Ülkedeki dağlık alanların büyük bir kısmı Tanrı ( Tien- Shan) Dağlarından , bir kısmı ise Pamir Dağlarından oluşmaktadır. Uluslararası kabul görmüş ve dağcılar araında tercih edilen 8 bölge bulunmaktadır. Bunların 5 tanesi Tanrı Dağlarında , 3’ü ise Pamir Dağlarında bulunmaktadır. Tatil Turizmi ve Göller Ülkede koruma altına alınmış 2 milli park, 10 orman, 16 Avlanma Alanı, 22 Botanik ve 18 Jeoloji Parkı bulunmaktadır. Issık Göl Ülkenin en önemli , en büyük gölü ve turizm merkezidir. Yüzölçümü 6200 km² , derinliği 668 m olup dünyanın en derin göllerinden birisidir. Suyu biraz tuzlu , son derece berraktır. Çevresinde yaz tatili amacına yönelik turizm konaklama tesisleri bulunmaktadır. Tesisler çok nitelikli olmamakla beraber ihtiyaca cevap verebilmektedir. Yaz tatilinin yanısıra , sportif oyunlar, avcılık, tedavi imkanlı termal kaynakları, at sporları ve dağ yürüyüşleri bölgenin turizm potansiyelini artıran diğer aktivitelerdir. Sarı – Çelek Diğer güzel bir göl olan Sarı –Çelek , Çatkal Dağları eteklerindedir. Göle ulaşmak zordur. Çevresinde ahşap külübe ve Kırgız keçe çadırları ( Boz Üy) dışında yapı bulunmamaktadır. Çevresindeki zengin bitki örtüsü çeşitli türde hayvanın yaşaması için uygun bir ortam yaratmaktadır. Çatır Göl Tektonik bir göldür. 170 km² yüzölçümündedir. Ulaşım zordur. Ata binme ve yürüyüş gibi doğa sporları yapılabilmektedir. Son Göl Tektonik bir göldür. 287 km² yüzölçümündedir. Çevresi doğal güzelliklerle kaplıdır. Çerçevesinde ata binme ve yürüme gibi doğa sporları yapılabilmektedir. Sağlık Turizmi Önemli termal kaynaklar mevcuttur. Başlıcalarını tedavi edici nitelikte mineral su ve çamur kaynakları uluşturmaktadır. Bu potansiyeli değerlendirmek üzere , özellikle Issık – Göl çevresi içinde sağlık personelinin de hizmet verdiği tesisler bulunmaktadır. Doğa Yürüyüşü ve Turları ( Trekking ) Son yıllarda ilgi görmektedir. Trekking güzergahları olarak Tanrı Dağlarında, Bişkek yakınlarında Ala Arça’da , Pamir Dağlarında ve Özbekistan yakınlarındaki AK-SU bölgeleri kullanılmaktadır. Daha az zorlayıcı turlar için ise Issık-Göl güneyindeki Kukcuk bölgesi ile Atbaşı , Çatır-Göl, Sarıçelek , Son-Göl bölgeleri de kullanılmaktadır. Akarsu Kanoculuğu ( Rafting) KIRGIZİSTAN’daki nehirlerin çokluğu nedeniyle rafting için çok iyi şartlar bulunmaktadır. Rafting için Çuy , Narın, Tarogay ve Karaçay nehirleri son derece uygundur. Helikopter Kayağı ( Heli – Skiing) KIRGIZİSTAN’ın üstün olduğu bir turizm dalıdır. Kayakçılara sunduğu 2000 m.ye kadar uzanan kesintisiz , kaliteli karlı, güzel doğa manzaralı, 12 ay kayak yapılanilen , sessiz ve tenha pistleriyle dünyada sayılı ülkelerden biri durumundadır. At Sporları At Sporları açısından son derece iyi bir potansiyele sahip olan KIRGIZİSTAN’da 260 bin at, 4 at işletmesi ve 2 hipodrom bulunmaktadır. Doğanın at gezintileri için uygun olması , halkın atcılık üzerine büyük bir kültür ve geleneğe sahip olması bu potansiyelin nedenleri olarak sayılabilir. Bişkek’e çok yakın Alaarça’da kısa süreli veya günlük turlar düzenlenmektedir. Kukcuk bölgesi de ata binmek için uygundur. Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/kirgizistan/171574-kirgizistanda-gorulmeye-deger-yerler.html#ixzz3W5Q5BkW1
Kariyer Odessa Egitim Universite talebeleri Slayt Gösterim 01:38
Kariyer Odessa Egitim Universite talebeleri Slayt Gösterim 1.110 izlenme - 3 yıl önce www.kariyerodessa.com Ukrayna'da odessa da eğitim alabilmeniz universite okuyabilmeniz için LİSE Diploması yeterlidir. Bunun Haricinde hiçbir ek vasıf yada s...
Belçika Tanıtım Filmi 06:13
Belçika Tanıtım Filmi 410 izlenme - 2 yıl önce Belçika, resmi adıyla Belçika Krallığı, Batı Avrupa'da bulunan bir devlettir. Avrupa Birliği'ne üye ve birliğin ve NATO gibi bazı uluslararası organizasyonların merkezlerini barındırır.30,528 km²'lik bir alanı kaplayan ülkenin nüfusu yaklaşık 10,8 milyon kişidir. Cermen ve Latin dünyası arasında bir sınır oluşturan Belçika'da Felemenkler tarafından Felemenkçe, Valonlar tarafından Fransızca ve küçük bir Alman grup tarafından Almanca konulşulur. Belçika federal bir devlet yapısına sahip olup, Felemenkçe'nin resmi dil olduğu Flaman Bölgesi, Fransızca'nın resmi dil olduğu Valon Bölgesi ve her iki dilin de resmi dil sıfatını taşıdıkları Brüksel Başkent Bölgesi'nden oluşur. Son olarak, tamamı Valon Bölgesi'nin sınırları içinde kalan ve Almanya'ya komşu Almanca konuşan küçük bir topluluk, Valon bölgesine bağlı olmakla birlikte bazı alanlarda özerkliğe sahiptir ve yaşadıkları bölgede Almanca resmi dildir.Belçika'nın dilsel çeşitliliği ve bununla ilgili politik ve kültürel anlaşmazlığı, Belçika tarihine ve yönetim sistemine yansımıştır.'Belçika' adı, Kelt ve Cermen karışımı bir halk olan Belgae'lerin yaşadığı, Roma eyaleti Gaul'ün en kuzeyindeki Gallia Belgica'dan kaynaklanır.Belçika, Hollanda ve Lüksemburg tarihsel olarak Benelüks'ten daha büyük bir alanı kaplayan Alçak Ülkeler diye anılır. Orta Çağ'ın bitiminden 17. yüzyılın başlarına kadar ticari ve kültürel açıdan bir refah merkezi olan ülke 16. yüzyıldan 1830'daki Belçika Devrimi'ne kadar Avrupa güçleri tarafından birçok muharebeye sahne olarak Avrupa'nın savaş alanı olarak tanımlanmış ve bu ünvanı Dünya Savaşları tarafından güçlendirilmiştir. Bağımsızlığın üzerine ülke hevesle Endüstri Devrimi'ne katılmış ve 20. yüzyıl boyunca Afrika'da birçok koloni kurmuştur. Belçika'da 20. yüzyılın ikinci yarısına ise bir yandan Felemenkler ve Frankofonlar arasındaki çatışma diğer yandan Flaman ve Valon Bölgeleri arasındaki eşit olmayan ekonomik gelişme damgasını vurmuştur. Bu hala devam eden çatışmalar ülkede üniter devlet yapısından federal devlete doğru bir dizi reformun yapılmasına neden olmuştur. Diğer Bilgiler Tarih Milattan önce 1. yüzyılda Romalılar bölgedeki yerli kabileleri mağlup etti ve bölgede Gallia Belgica ilini kurdu. Kavimler Göçü sonrasında bölgenin yönetimi Franklar tarafından Merovenj Hanedanı'na devredildi. 8. yüzyıl boyunca Frankların yönetimini Karolenj İmparatorluğu devraldı. 843'teki Verdun Antlaşması'yla bölge Orta ve Batı Frank Krallıkları arasında paylaşıldı ve sonucunda Orta Çağ boyunca Fransa Krallığı ve Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu dönemlerinde toprak ağaları vassallar olarak az çok bağımsızlıklarını kazandı. Bu vassallıkların çoğu 14. ve 15. yüzyıllarda Burjundi Hollanda olarak birleşti. İmparator V. Karl 17 ilin kişisel birliğini 1540larda devam ettirdi ve bu birlik 1549 Pragmatik Yaptırımlarıyla kişisel bir birlikten çok daha fazlasına dönüşerek kralın Prince-Bishopric of Liège'deki etkisini arttırdı.Seksen Yıl Savaşı (1568–1648) Alçak Ülkeler'i, Birleşik İller (Latince Belgica Foederata, "Federasyon Hollandası") ve Güney Hollanda (Belgica Regia, "Krallık Hollandası") olarak ayırdı. Bugünkü modern Belçika'nın büyük bölümünü içeren Güney Hollanda, ard arda Habsburg İspanyası ve Habsburg Avusturyası tarafından idare edildi ve 17. ve 18. yüzyıllar boyunca çoğu Fransa-İspanya ve Fransa-Avusturya savaşına evsahipliği yaptı. Fransız Devrimi Savaşları'ndaki mücadeleyi takiben, Alçak Ülkeler-Prince-Bishopric of Liège gibi sözde Habsburg kurallarının asla bulunmadığı bölgeleri de içeren-I. Fransız Cumhuriyeti tarafından bölgedeki Avusturya egemenliği kırılarak ilhak edildi. 1815'te I. Fransa İmparatorluğu'nun dağılmasıyla, Alçak Ülkeler Birleşik Hollanda Krallığı adı altında yeniden birleşti.1830 Belçika Devrimi, Katolik ve tarafsız Belçika'nın Geçici Hükümet ve Ulusal Kongre altında bağımsızlığını ilan etmesine yol açtı. 1831'de I. Léopold'ün kral olarak atanmasından sonra Belçika, parlementer bir sisteme sahip bir monarşi oldu. Kralın hakları başta sınırlı olsa da, 1893'te Belçika Genel Grevi'nden sonra erkekler için genel oy hakkı (1919'a kadar çoğul oylamayla), 1949'da ise kadınlar için oy hakkı tanınmıştır. 19. yüzyıldaki ana siyasal partiler Katolik Parti ve Liberal Parti ile yüzyılın sonlarına doğru gelişmekte olan Belçika İşçi Partisi'ydi. Fransızca, asalet ve burjuvazi tarafından benimsenen tek resmi dildi. Fransızca, Felemenkçe'nin de resmi dil statüsü kazanmasıyla etkisini giderek kaybetmeye başladı. Bu tanınma, 1898 ve 1967'deki Belçika Anayasa'sının bir Felemenkçe versiyonuyla kanunen resmi halde geldi.1885'teki Berlin Konferansı'nda Kongo Özgür Devleti'nin mülkiyeti II. Léopold'e devredildi. 1900'e doğru ve 1900'lerin başlarından itibaren II. Léopold tarafından devletin başlıca kauçuk ve fildişi kaynağı olan Kongo'nun halkına karşı aşırı ve vahşice muameleler uluslararası endişeleri arttırdı. Bu haykırış 1908'de daha sonra Belçika Kongosu olarak adlandırılan devletin koloninin sorumluluğunu devralmasına yol açtı. Belçika, 1914'te Schlieffen Planı'nın bir parçası olarak Almanya tarafından işgal edildi ve Batı Cephesi savaşlarının çoğu ülkenin batısında meydana geldi. Savaşın ilk ayları Alman Vahşeti sonucu Belçika Tecavüzü olarak bilinir. Belçika savaş sırasında Alman Kolonileri Ruanda-Urundi'nin (bugünkü Ruanda ve Burundi) yönetimini devraldı ve bölge 1924'te Milletler Cemiyeti'nin kararıyla Belçika mandasına verildi. I. Dünya Savaşı sonucunda 1925'te Prusya'ya ait Eupen-Malmedy, Belçika'ya katıldı ve bu ülkede Almanca konuşan bir azınlığın oluşmasına yol açtı. Ülke 1940'ta Yıldırım savaşı'yla tekrar Almanya tarafından işgal edildi ve bu durum 1944'te Müttefiklerin kurtuluşuyla sona erdi. II. Dünya Savaşı'ndan sonra Kral Almanlarla işbirliği yaptığı söylenen III. Leopold'e karşı genel bir grev baş gösterdi ve kral 1951'de feragat etti. Belçika Kongosu da 1960'ta Kongo Krizi sırasında bağımsızlığını kazandı;bunu 2 yıl sonra Ruanda-Urundi'nin bağımsızlığı izledi.Belçika, NATO'ya kurucu ülke olarak katıldı ve Hollanda ve Lüksemburg ile birlikte Benelüks grup devletlerini kurdu. 1951'de Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu'nun altı kurucu ülkesinden biri olan Belçika, 1957'de Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu ve Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun kuruluşunda yer aldı. Daha sonra en önemli yönetim organlarına evsahipliği yaptığı Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Birliği Konseyi'ni de içeren şimdiki Avrupa Birliği'nin kurucu üyelerinden oldu. Coğrafya Kuzeybatıda Atlas Okyanusu'na kıyısı bulunan Belçika'nın, Fransa (620 km), Almanya (167 km), Lüksemburg (148 km) ve Hollanda ile (450 km) komşudur. İç sularla birlikte 33,990 km²lik alanı kaplayan ülke iç sular dışında 30,528 km2'lik bir alanı kaplar. Belçika üç temel coğrafi bölgeye sahiptir: Anglo-Belçika Havzası ait kuzey-batı kıyı ovaları ve merkez plato ile güneydoğu Hersiniyen orojenik kuşağının parçası olan Ardennes araziler. Ülkenin güney ucunda, Paris Havzası Belçikalı Lorraine adında küçük bir dördüncü bölgeye ulaşır. Kıyı ovaları çoğunlukla kumullar ve polderlerden oluşur. Daha içerilerde sayısız su yolu ile sulanan yumuşak ve yavaşça yükselen kuzeybatı Campine (Kempen) kumsal alanı uzanır. Ardennes yaylalarında daha sağlam mağaralar ve sık ormanlarla kaplı tepeler ve küçük kayalık kanyon vardır. Batıda Fransaya doğru genişleyen bu alan doğuya doğru Almanya'daki Yüksek Bataklıklar platosundaki Eifel'e kadar ulaşan 694 metre ile ülkenin en yüksek noktası Signal de Botrange'yi de içerir.Ülkede her mevsim yağışlı okyanusal bir iklim hakimdir. Ocak ayı ortalama en düşük sıcaklık 3 °C iken haziran ayı ortalama en yüksek sıcaklık 18 °C'dir. Ortalama yağış şubat ve nisan aylarında 54 milimetre ile temmuz ayında 78 mm arasında değişiklik gösterir.
Küba Belgeseli 40:41
Küba Belgeseli 489 izlenme - 2 yıl önce Genel Bilgiler Remi İsim:Küba Cumhuriyeti Başkent: Havana Yönetim Biçimi: Sosyalist Cumhuriyet Yüzölçümü: 110,861 km2 Nüfus ve Etnik Gruplar: 11,394,043, nüfusun 65.05% 'i Avrupalı (İspanyol, Fransız, İtalyan, Portekiz) 10.08% i Batı Afrikalı, 23.84% i mulatto/mestizo, ve 1.03% ü Çinli. Dil: Ispanyolca Din: 60% 'i Katolik, 5% i Protestan, diğerleri Santeria. Politik Sistem: Tek Partili Komunist Devlet Başkan: Raul Castro Para Birimi: Peso Cubano ve Peso Convertible Turistler için en yoğun dönem Noel, Paskalya, Temmuz ve Ağustostur. Bu dönemlerde fiyatlar yüksektir ve yer bulmak daha zordur. Küba'ya gitmek için en iyi zaman havanın ılık olduğu ve fırtınaların daha az olduğu Ocak- Mayıs ayları arasındadır. Yıl boyu çeşitli dönemlerde festivaller vardır. Las Terrazas, Canimar River, Varadero, Vinales, Playas del Este ve Trinidad, Rum Museum, Casa de la Amistad, Museo de la Ciudad de Habana (şehir müzesi), Cienfuegos başlıca festivaller ve etkinliklerdir. Küba'nın başkenti olan Havana'nın nüfusu yaklaşık olarak on bir milyon kişidir. Kentin bir bölümü buraya ilk gelen koloniler tarafından 1519 yılında bir liman kenti olarak inşa edilmiştir. Bu tarihi kent 1982 de UNESCO Dünya Kültür Mirası olarak açıklanmıştır. Havana'da birçok müze ve farklı kültürlerden etkilenerek restore edilmiş ihtişamlı saraylar bulunmaktadır. Küba'ya gidip de rom ve puro alınmadan dönülmez. Ayrıca antika eşyalar, parfüm çok çesitte saat bulabilirsiniz. Yaptığınız alışverişlerde fatura almanızı tavsiye ederiz. Dükkanlar genellikle Pazartesiden Cumartesiye 10:00 - 18:00 arası açıktır. Pazar günleri ise 10:00 - 13:00 arası açıktır. Ödemeler Pesos (CUC) olarak ya da kredi kartı ile yapılabilir ancak American Express ve Amerika kartları kullanılmaz. Kübalıların kökenleri İspanya ve Afrika'ya dayanmaktadır. Kübalılar çok sıcakkanlı ve misafirperver insanlardır ve iletişim kurmak çok kolaydır. Kübalılar için vazgeçilmez olarak nitelendirebileceğimiz seylerin başında müzik gelmektedir. Hemen her yerde canlı müzik gruplarina rastlayabilirsiniz. Havana'nın gece yaşamı oldukça hareketlidir.. Para ve Sağlık Hizmetleri Küba'da iki çeşit para birimi vardır convertible pesos (CUC) ve Cuban pesos (CUP). Convertible pesolar sadece Küba'da Euro, Pound, Kanada Doları ve İsviçre Frankı ile satın alınabilirler. Bu para birimleri global döviz bürolarında %8 komisyonla çevrilebilirler. ABD Doları da çevrilebilir ancak  komisyonla. Visa en çok kullanılan kart türüdür. Yasal ambargo nedeniyle ABD bankalarının kartları Küba'da kullanılmaz. Kübalılar çok daha zengin olan komşuları ABD'den çok daha iyi koşullarda ve ücretsiz sağlık hizmeti sunmaktadırlar ve her geçen yıl sağlık standartlarını yükseltmekte ve harika hastaneler kurmaktadırlar. Küba'da her türlü sağlık hizmeti verilmektedir. Buna rağmen kalışınız boyunca geçerli bir sağlık sigortası yaptırmalısınız. Büyük şehirlerde turistlere hizmet veren klinikler bulunmaktadır ve doktorlar İngilizce konuşmaktadır. Bu hastaneler ücretlidir ancak batıdaki özel hastanelerle karşılaştırıldıklarında oldukça ucuzdur. Küba Mutfağı Fazla restoran alternatifi bulunmayan Küba'da en çok bulabileceğiniz yiyecekler dana biftek, tavuk ızgara, salam dilimli ızgara, tavada balık. Her yemeğin yanında mutlaka siyah fasulye ile birlikte pişirilmis pilav, haşlanmıs patates ya da kızarmış muz, salata yerine de doğranmış lahana servis edilir. Ünlü restoranları Floridita ve Bodeguita del Medio. Kokteyler: Mojito (beyaz Rom, yerba buena, Limonsuyu, Soda, Dondurma ve Seker) Daiquiri ( Havana Club, Limonsuyu, Maraschino, ezilmis buz. ve şeker pekmezi), Küba Libre ( Rom, Coca Cola ve ezilmiş buz).
libya lokum yapımım 00:14
libya lokum yapımım 596 izlenme - 2 yıl önce
Venedik Tanitim Filmi 02:52
Venedik Tanitim Filmi 397 izlenme - 2 yıl önce Venedik dünyanın en ilginç şehirlerinden biridir. İtalya’da bulunan bu şehir bir lagünde bulunmaktadır. Tarihi boyunca şekil değiştirse de Venedik romantik havasından hiçbir şey kaybetmemiştir. İlk bakışta küçük bir yer gibi görünmese de Venedik farklı belediyelerden oluşan büyük bir kenttir. Bu yerleşimlerden en ünlüsü 118 adadan oluşan Sestieri bölgesidir. Su üstünde yüzer gibi görünen bu şehir kanalları, gondolları ve romantik turları ile dünyanın en çok ziyaret edilen yerlerinden biridir. Venedik’te araç trafiği yoktur. Her türlü ulaşım kanallar yoluyla sağlanır. Şehri özel kılan belki de en temel unsur budur. Venedik ayrıca bir sanat ve kültür şehridir. Özellikle 15. ve 16. yüzyıllarda meydana getirilen eserler Venedik’i Venedik yapmıştır. Özellikle Rönesans dönemi etkileri şehrin hemen her noktasında görülür. Venedik ziyaretçilerine birçok Avrupa kentinden farklı bir ortam sunan bir İtalyan şehridir. Venedik Tarihi Venedik tarihi özelikle içerisinde bulunduğu doğal koşulların şekillendirdiği süreçleri kapsar. İlk insan yerleşiminin 5. ve 6. yüzyıllarda olduğu düşünülmektedir. Tarihi boyunca meydana gelen olayların büyük bir kısmı şehrin stratejik öneminden kaynaklanmıştır. Örneğin; kanallar şehri olması nedeniyle bir dönemde ticarette önlenemez bir yükseliş yaşamıştır. Sonrasında şehrin yavaş yavaş da olsa batıyor olması önemli bir sorun haline gelmiştir. 2003 yılında yürütülen bir proje ile bu konuda bazı önlemler alınmaya çalışılmaktadır. Detaylar Venedik Tarihi sayfasında. Venedik Hakkında Bilgiler Venedik Hava Durumu & Gezi İçin En İyi Zaman Venedik için en uygun gezi zamanı olarak hava koşullarının iyi olduğu ve şehrin çok kalabalık olmadığı kış ayları kabul edilir. Aşırı soğuk olmayan ve yağışların yaşanmadığı kış günleri şehrin daha sessiz sakin bir havaya büründüğü bir Venedik ile karşınızdadır. Hava durumuna gelince ise yaz ayları ortalama sıcaklık 25 derece civarındadır. Fakat nemli ortam ve birçok yerde klima olmaması yaz aylarını çekilmez hale getirebilmektedir. İlkbahar ve sonbahar dönemlerinin en ideal hava sıcaklıklarının yaşandığı dönemler olduğu düşünülmektedir. Detaylar Venedik Hava Durumu & Gezi İçin En İyi Zaman sayfasında. Venedik’te Para ve Kredi Kartı Kullanımı İtalya Avrupa Birliği’ne üyedir ve 2002 yılından beri tüm ülkede Euro kullanılmaktadır. Banknotlar 500, 200, 100, 50, 20 ve 10; madeni paralar 2, 1, Euro ve 50, 20, 10, 5, 2 ve 1 cent şeklinde bulunmaktadır. Venedik’te döviz bozdurma işlemi yapmak isterseniz banka, tren istasyonu, havaalanı gibi yerlerde bunu yapabilirsiniz. Kimi zaman büyük otellerde de döviz bozdurmak mümkündür. Şehrin birçok noktasında farklı bankalara ait ATM’ler bulunmaktadır. Fakat buraya gelmeden önce ATM komisyon ve kesintileri ile ilgili kendi bankanızdan bilgi almanızda fayda vardır. İtalya’nın güzel kenti Venedik’te kredi kartı kullanımı da mümkündür. MasterCard, Diners Club ve Visa genel olarak birçok yerde kabul edilmektedir. Fakat bazı küçük çaplı işletmelerde sadece nakit geçerlidir. Bu nedenle yanınızda nakit bulundurmanızda fayda vardır. Venedik’te vergi iadesi mümkün değildir. Birçok ürüne ! KDV dahil şekilde satılmaktadır. Venedik Hakkında Bilgiler Ülke: İtalya Dil: İtalyanca Nüfus: 259 970 (31-08-2012) Telefon Kodu: +39 41 Para Birimi: Euro Zaman Dilimi: CET (UTC+1) yaz: CEST (UTC+2) Vize: Schengen Türk Konsolosluğu: (Milano Başkonsolosluğu), Via Larga 19 20122 Milano, Tel: 00 39 02 582 12 01, Fax: 00 39 02 582 12 081, e-mail: milanobk@tin.it Resmi Tatiller: 1 Ocak (Yılbaşı ), 6 Ocak (Yortu), Paskalya Pazartesi (Değişmektedir), 25 Nisan (Özgürlük Günü), 1 Mayıs (İşçi Bayramı), 2 Haziran (Cumhuriyet Bayramı), 8 Kasım (Azizler Günü), 26 Aralık (Noel). Hastaneler Venedik’te sağlık hizmetinden faydalanmanız gerekirse işinize yarayabilecek bilgilerden bazıları şunlardır: Ospedale Civile Santi Goivanni e Paolo Hastanesi Campo Santi Giovanni e Paolo’da bulunmaktadır. Telefon numarası 041 785111’dir. 24 saat açık olan bu hastanede İngilizce konuşan görevliler mevcuttur. Venedik’teki en büyük hastane budur. Burada acil diş tedavisi almak da mümkündür. Venedik’te yer alan diğer hastane Ospedale Umberto I’dir ve daha modern olan bu hastane Via Circonvallazione 50 adresinde bulunmaktadır. Telefon numarası 041 2607111’dir. Venedik’te hemen her bölgede nöbetçi eczane bulmak mümkündür. Hangi eczanenin açık olduğunu kaldığınız yerden öğrenebilirsiniz. Ayrıca günlük gazetelerde eczane listeleri de yayınlanmaktadır. Venedik Adreslerinde Sıkça Kullanılan Kelimeler Venedik’te kullanılan kelimeler kökenini genellikle şehrin tarihinden, önemli bir olaydan ya da kişilerden alır. Bu durum sokak isimlerine ve levhalarına da yansımıştır. Eğer Roma’da veya Floransa’da birkaç gün geçirdiyseniz Venedik’te harita veya sokak takibi yaparken zorlanmazsınız. Venedik’te kendine ait kelimeler ve tonlamaların olmasının en önemli nedeni bir dönem ticaret kenti olması ve farklı topluluklardan etkilenmesidir. Venedik dili kelimelerden sık sık duyabileceğiniz bazıları şunlardır: Ca’: “Casa” kelimesinin kısaltmasıdır ve saray anlamına gelir. Calle: İspanyolca kökenli bu kelime “sokak” anlamına gelir. Campo: Meydan anlamında kullanılan bir kelimedir. Canale: Kanallar şehri Venedik’te sık kullanılan bir terimdir. “Kanal” anlamındadır. Fondamenta: Kanal kenarında yer alan yürünecek yere verilen isimdir. Ramo: Yan sokak anlamına gelen bir kelimedir. Salizzada: Trafiğe kapalı yayaya açık yol anlamına gelen kelimedir. Sottoportego: Bina altında bulunan pasaj yapısı için kullanılır.
Yeni Zelanda Turizm Tanıtım Filmi 03:42
Yeni Zelanda Turizm Tanıtım Filmi 382 izlenme - 2 yıl önce Güneybatı Pasifik Okyanusunda, iki büyük ada ve birçok küçük adalar üzerinde kurulmuş, 34°25’-47°17’ güney enlemleri ve 166°27’-178°35’ doğu boylamları arasında yer alan bir güney yarım küre ülkesi. Okyanusya'da yer alan ülkenin başkenti Wellington, Resmi dili İngilizce ve Maori dilidir. Yönetim biçimi Anayasal Monarşi olan ülkenin para birimi Yeni Zelanda Doları, telefon kodu 64 internet alan adı uzantısı .nz ve nüfusu 4.3 milyon kişidir. Tarihi Yeni Zelanda adalarına ilk yerleşenler 1500 yıl önce Doğu Pasifik Okyanusu adalarından gelen Maorilerdir. Maoriler, bir Polinezya grubu kavimdir. Maorilerin adalara yerleşmesi 14. yüzyıla kadar devam etti. Yeni Zelanda’ya ilk ulaşan Avrupalı, Danimarkalı Abel Tasman’dır. Tasman 1642’de buraya geldi. Bundan sonra İngiltereli Kaptan James Cook 1769’da Ülkenin kıyılarını dolaştı. Bu tarihten sonra ülke İngiltere’nin kontrolü altına girdi. 1840 ve 1860 yıllarında yerlilerle birçok çatışmalar oldu. Maoro harpleri 1870 yılında tamamen kesildi. Böylece adalar İngiltere’nin kolonileri arasına girdi. Yeni Zelanda kolonisi 1907 yılında, İngiliz Milletler Cemiyeti içerisinde bir dominyon oldu. Yeni Zelanda'nın konumu Yeni Zelanda'nın konumu Birinci Dünya Harbinin patlak vermesiyle, Yeni Zelanda, İngiltere yanında savaşa katıldı. Avustralyalı ve Yeni Zelandalı askerlerden kurulmuş ANZAC (Australian and New Zealand Army Corps) Kolorduları Çanakkale’de Osmanlı ordusu karşısında bozguna uğradı. 17.000 ölü ve 50.000 yaralı ile kaçmak zorunda kaldı. Yeni Zelanda birlikleri İkinci Dünya Harbi esnasında Alman (1942) ve İtalyan (1944) ordularına karşı da savaşarak hezimete uğradı. İkinci Dünya Savaşından sonra 1951 yılında ABD ve Avustralya ile karşılıklı Güvenlik Antlaşması imzalayan Yeni Zelanda hükümeti Kore, Malezya ve Vietnam karışıklıklarına asker gönderdi. İngiltere’nin desteğiyle Singapur ve Malezya’ya birliklerini yerleştirdi. Böylece kısmen bölgenin kontrolü Yeni Zelanda ve İngiltere tarafından sağlanmış oldu. Yeni Zelanda, İngiltere’ye bağlı monarşik bir idareyle yönetilir. Fiziki Yapı Yeni Zelanda haritası Yeni Zelanda haritası Yeni Zelanda güneybatı Pasifik Okyanusunda biri kuzeyde diğeri güneyde olmak üzere iki büyük adadan meydana gelmiştir. Civardaki küçük adalar da dahil toplam yüzölçümü 267.844 km2dir. En yakın komşusu olan Avustralya’nın 1930 km kadar doğusunda kalır. Yaklaşık olarak bir dikdörtgene benzeyen GüneyAdasının güneybatı ucundan kuzeydoğu ucuna olan mesafesi aşağı yukarı 800 km’dir. Adanın batısını boydan boya Güney Alp Dağları örtmüştür. Güney Alplerin en yüksek tepesi olan Cook Dağı yaklaşık 3764 m’lik yüksekliğiyle ülkenin de en yüksek noktasıdır. Dağlar kıyıdan 32 km kadar içerdedir. Güney Alplerin üzerinde yaklaşık 16 tane tepe vardır. Bunların en alçağı 3048 m civarındadır. Alplerin doğu yamaçlarında birçok buzul göl bulunur. Bunlardan Tasman, Fox ve Josef buzulları en genişleridir. Ülkede birçok irili ufaklı göl ve nehir mevcuttur. En geniş göl Te Anau’dur. Yaklaşık 344 km2 olup, uzunluğu 61 km ve genişliği 10 km’dir. Güney Adasındaki başlıca büyük nehirler: Rakaia, Waimakariri ve Clutha’dır. Batı kıyılarında yeralan fiyordlar ve şelaleler ülke manzarasına ayrı bir özellik katmaktadır. Dünyanın dördüncü büyük şelalesi Sutherland da buradadır. Alplerin doğusu adanın doğu kıyısına kadar uzanan Canterbury yaylası ile kaplıdır. Foveaux Boğazıyla Güney Adasından ayrılan Stewart Adası yaklaşık 1700 km mesafededir. Cook Boğazından yaklaşık 22 km kuzeyde Kuzey Adası bulunur. Tahminen 114.489 km2 bir alana sahiptir. Adanın ortasından Tongariro, Ngauruhoe ve Ruapehu adlarındaki faal volkanik dağlar bulunmaktadır. Batı kıyısındaysa yaklaşık 2400 m yüksekliğindeki Egmont Dağı da faal bir volkanik dağdır. Bu dağın kuzeyinde dev mağaralar vardır. Tabii olarak kireçtaşlarından meydana gelmişlerdir. Adanın Rotorua bölgesinde ve civarındaki sıcak su kaynakları sürekli gaz ve buhar çıkarırlar. Öyle ki, nehirden tutulan balık biraz ilerdeki kaynağa daldırılıp pişirilebilir. Adanın bu bölgesi soğuk ve sıcak mevsimleri aynı anda üzerinde bulundurur. Kuzey Adasının termal ve volkanik bölgelerinde Taupo Gölü yaklaşık olarak 616 km2dir. Ülkenin en uzun nehri Waikato kuzeyde Taupo Gölüne doğru akar ve yaklaşık 425 km uzunluğundadır. Adadaki mevcut ovalar genellikle fazla yüksek değildir. Bunlardan Taranaki, Manawatu ve Wairarapa ovaları en genişleridir. Doğu kıyılarında bulunan Plenty, Hawkes ve Poverty körfezleri birer tabii limandır. Yeni Zelanda’nın Stewart Adasından başka birçok irili ufaklı adaları mevcuttur. Bunlardan başlıcaları Chatham, Campbell, Kermadec, Snares, Auckland, Antipodes, Baunty, Niue ve Tokelau adalarıdır. İklim Sıcak ve nemli Pasifik havası ve değişen Antarktika havası kuru, Avusturalya kıta havasıyla karışmak sûretiyle, Yeni Zelanda üzerine alçak-basınç ve yüksek basınç hava akımlarının gelmesine sebep olurlar. Okyanus içinde yer alması sebebiyle, Yeni Zelanda aşırı sıcaklık farklarına ve yaz kuraklığına maruzdur. Auckland bölgesinde ortalama sıcaklık 16°C iken Güney Adasında invercargill civarında 10°C kadardır. Pasifik Okyanusu ve mevcut tabii kaynaklar ülke iklimine önemli ölçüde tesir etmektedir. Ülkenin batı kıyısı, doğu kıyısına göre daha çok yağış alır. Mesela Kuzey Adasında batı kıyısında bulunan New Plymauth bölgesi yaklaşık yılda 142 gün yağış alır ve ortalama yağış miktarı 1565 mm’dir. Aynı enlemde yer alan Napier bölgesi ise doğu kıyısında olup, Ortalama 780 mm yağış alır. Yağış süresi ise 92 gün kadardır. Yeni Zelanda ekvatorun güneyinde yer aldığı için Kuzey Yarımküreye göre mevsimler farklı geçer. Kuzeyde yaz sıcaklığı insanı bunaltırken, Yeni Zelanda’da kayak yapılır. Tabii Kaynakları Yeni Zelanda topraklarının yarısına yakın bir bölümü yeşil alanlarla örtülüdür. Sadece dörtte bir kadar arazi kayalık ve çoraktır. Geri kalan alanlar ormanlarla kaplıdır. Nehirler, göller ve tabii gaz ve buhar kaynakları ülke için çok önemlidir. Nehirler çok kısa ve çok hareketlidir. Göllerle birlikte önemli elektrik kaynaklarını teşkil ederler. Ülkenin en büyük hidroelektrik santralı Manapouri Gölü üzerinde olup, bir milyon kilowatlık kapasitededir. Bu santral sayesinde Avustralya’dan gelen boksit filizinden alüminyum elde edilir. Yeni Zelanda yeraltı kaynakları bakımından zengin bir ülkedir. Kömür, kireçtaşı, altın, petrol, doğal gaz ve demir başlıca minerallerdir. Ülkenin ormanları diğer önemli bir tabii kaynaktır. Dünyada pek eşine rastlanmayan cinste ağaçlarla doludur. Bunlardan en meşhuru Yeni Zelanda’ya mahsus Kauri ağacıdır. Bu ormanlar birçok hayvan ve çeşit çeşit cinste kuşlarla doludur. Bunlardan uçması olmayan, kısa gagalı kiwo kuşu, Yeni Zelanda’nın sembolüdür. Ülkede en çok koyun ve sığır yetiştirilir. Bütün boş yeşil sahalar hayvancılığa ayrılmıştır. Ülkede bol miktarda kırmızı geyik yaşar. Yeni Zelanda’da mevcut yeraltı buhar kaynakları çok önemli bir gelir kaynağıdır. Bu buharlar ile türbünler çevrilmek sûretiyle, elektrik enerjisi üretimi arttırılmıştır. Dünyada sadece İtalya, İzlanda, Meksika ve Japonya’da mevcut bulunan tabii buharlı elektrik santrallarının bir benzeri de Yeni Zelan’dadaki Wairakei santralıdır. Nüfus ve Sosyal Hayat Yeni Zelanda’nın yaklaşık 4.317.000 olan (2009 tahmini) nüfusunun çoğu gençtir. Nüfus yoğunluğu 13 kişi kadardır. Yeni Zelanda nüfusunu esas olarak iki tip insan grubu meydana getirir. Bunlardan birincisi yerli Maori halkıdır. Diğeri ise, ülkeye sonradan gelmiş bulunan Avrupalı beyazlardır. Bugün bu ayırım pek fark edilemeyecek seviyededir. Avrupalılar genellikle İngiliz, İrlanda veya İskoç kökenlidir. Önceleri Maori nüfûsu pek fazlaydı. Fakat adalardaki İngilizlerin kolonileştirme siyaseti sonunda yerli mevcudu azaldı. Çoğu savaşlarda öldü. Bu arada Rusya, Polonya, Almanya, Vietnam ve Şili’den birçok sürgüne gelen veya kaçarak yerleşenler de nüfusun bir bölümünü meydana getirmektedir. Nüfûsun % 83’üne yakın bir bölümü şehir hayatı yaşar. Kırlarda yaşayanlar ise genellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşır. Halkın maddi refah seviyesi yüksek durumdadır. Her çeşit kara, su ve deniz sporları herkes tarafından yapılabilmektedir. Resmi dil İngilizcedir, Maori lisanı ise unutulmamış olup, halen konuşulmaktadır. Çok az da olsa Çince ve Hintçe konuşan gruplar vardır. Yeni Zelanda’nın din yapısı da tıpkı etnik yapısı gibi karışıktır. Nüfusun % 55’inden fazlası Protestandır. Ayrıca Angalikan, Katolik, Yahudi, yerli inanışlara mensup kişiler mevcuttur. İslamiyet ülkede yeni tanınmış olup, hızla yayılmaktadır. Ülkenin eğitim düzeyi çok yüksektir. Okuma-yazma bilenlerin oranı hemen hemen % 99’a ulaşır. 6-15 yaş arası mecburi öğrenime tabidir. Dünyada en çok gazete basılan ülkelerden biridir. Her bin kişiden 400’ü gazete satın almaktadır. Siyasi Hayat Yeni Zelanda bir parlamenter-demokratik monarşi idareye sahiptir. Resmi devlet başkanı İngiltere Kraliçesidir. Kraliçeyi, ülkede genel bir vali temsil etmektedir. Hükümet başkanı aynı zamanda Maliye Bakanlığı görevini de sürdürür. İdari olarak dört ile üç kazaya, 132 nahiyeye ve 96 köye ayrılmıştır. Ülkenin anayasası mevcut değildir. Ülke parlamentosu 96 üyeden meydana gelir. Meclis üç yılda bir yeniden seçilir. Başbakan ve hükümet kabinesi meclis içinden çıkar. Ekonomi Yeni Zelanda genellikle yumuşak bir iklime ve az fakat verimli topraklara sahiptir. Bu yüzden ülke bir “tarım” ülkesi kabul edilir. Buğday, arpa ve yulaf en önemli tarım ürünleridir. Hayvancılık oldukça gelişmiştir. Koyun ve sığır yetiştiriciliği bakımından dünyanın sayılı ülkelerinden biridir. Yaklaşık olarak 9 milyon hektarlık çayır ve otlak alanlar bu alanın gelişmesinde önemli bir rol oynar. Bu yüzden ülkede et ve süt endüstrisi çok gelişmiştir. Ülke endüstri bakımından da gelişmiştir. İngiltere ile olan ticari münasebetleri endüstri sektörünün kontrolünü İngiltere’ye vermiş durumdadır. Başlıca endüstri alanları gıda, tekstil, kağıt, çelik, petrol, petrol ürünleri ve alüminyumdur. Ülke nüfûsunun % 35’ine yakın bir bölümü endüstri ve ticaret alanında çalışmaktadır. Ülkenin etrafı tamamen okyanus ile çevrilmiştir. Bu yüzden balıkçılık çok önemli bir gelir kaynağı olmuştur. Kılıçbalığı ve tonbalığı bol miktarda avlanmaktadır. Ayrıca balina avcılığı da yapılmaktadır. Orman ürünleri ülkenin diğer önemli bir gelir kaynağıdır. Ormanlardaki mevcut ağaçlar dünyada nadir yetişen ağaçlardır. Hemen hemen hepsinin kerestesi çok kıymetlidir. Daha çok kauri, sedir ve kozalaklı ağaçlar mevcuttur. Ormanlarda yetişen çeşitli cinsteki süs kuşları önemli bir ihraç maddesidir. Yeni Zelanda’da madencilik endüstrisi bir hayli gelişmiş durumdadır. En çok kömür ve tabii gaz elde edilmektedir. Petrol ülke ihtiyacının sadece % 3’ünü karşılayacak durumdadır. Geri kalan ihtiyacı için dışarıya bağlıdır. Avustralya’dan ithal edilen boksit cevherinden alüminyum elde edilir. Yeni Zelanda çok zengin nehir, göl ve tabii kaynaklara sahiptir. Bu yüzden hidroelektrik santrallarının sayısı ve kapasitesi oldukça fazladır. Cook Boğazında inşa edilmiş sualtı kanalları sayesinde Güney Adasında elde edilen her çeşit enerji Kuzey Adasına ulaştırılır. Yeni Zelanda’da deniz, hava ve demiryolu ulaşımı oldukça gelişmiş durumdadır. Auckland, Wellington, Tauranga, Dunedin ve Whangarei limanları ülkenin ekonomisini üzerinde taşıyan limanlardır. Auckland, Christchurch ve Wellington şehirlerinde üç tane milletlerarası hava alanı mevcuttur. Cook Boğazı üzerinden feribot, denizkayağı ve sualtı kanal ulaştırması yapılmaktadır. Yeni Zelanda daha çok İngiltere, Avustralya, ABD, Japonya ve Uzak Doğu ülkeleriyle ticari münasebetlerde bulunur. Et, süt, yün, kürk, deri ve balık en önemli ihraç ürünleridir. Ayrıca kereste, çeşitli cinste hayvanlar, meyve, konserve ve canlı hayvan ihracatı da yapılır. Buna karşılık boksit, demir, çelik, petrol, petrol ürünleri, plastik eşyalar, otomobil ve makine satın almaktadır. Turizm, Yeni Zelanda için önemli bir gelir kaynağıdır. Dağ sporları özellikle kayak ve su sporları en önemli turizm kaynaklarıdır. Ülkenin tabii gaz kaynakları, göller ve kıyıları tabiat manzarasına ayrı bir güzellik katmakta ve her yıl çok sayıda turist çekmektedir.
Mustafa Sandal - Aya Benzer Kaseti 15:51
Mustafa Sandal - Aya Benzer Kaseti 379 izlenme - 1 yıl önce 90'larda Bu Kız Beni Görmeli,Onun Arabası Var,Gidenlerden,Beni Ağlatma ve Aya Benzer şarkılarıyla gönlümüzde taht kurmuş,idol olmuş ve milyonlar satmış,günümüze kadar İsyankar,İki Tas Çorba,Fıkra gibi unutulmaz şarkılarla gelmeyi başarmış sevgili Mustafa Sandal'ın 1998 yılında çıkardığı ve Türkiye'de basılmamış sadece Yurt Dışı'nda Kaset ve CD formatında basılmış Aya Benzer single albümüdür. Nostaljik bir değer olur diye paylaşmak ve arşivimde bulunan bu arşivlik değeri olan albümü sizlere paylaşmak istedim. İyi nostaljiler.
Tuvalette Korkunç Şaka 00:51
Tuvalette Korkunç Şaka 428 izlenme - 2 yıl önce Yurt dışında bir tuvalette yapılan ceset şakası korku filmlerine taş çıkartacak nitelikte...
İnci ve Adnan'ın Düğüne Dair Tüm Anıları 04:05
İnci ve Adnan'ın Düğüne Dair Tüm Anıları 283 izlenme - 1 yıl önce Düğün hazırlıkları ve düğün sırasında İnci ve Adnan çifti neler yaşamış ufak bir oyunla öğrenelim dedik, hemen izle! Başarılı film yönetmeni Ali Adnan Özgür ve kostüm tasarımcısı sevgili eşi İnci Özgür düğün planlama süreçlerini tüm detaylarıyla düğün.com kameralarıyla paylaştılar. Evlilik teklifi ne zaman geldi, düğünün kriz anı neydi, en eğlendiğiniz an ve düğünden aklınıza gelen anlar... Tek tek ayrı ayrı sorduk, bakın bakalım biri romantik diğeri gerçekçi çiftimiz nasıl cevaplar verdi!
Stockholm Tanıtım Filmi 07:07
Stockholm Tanıtım Filmi 224 izlenme - 2 yıl önce İsveç; Finlandiya, Danimarka ve Norveç ile birlikte tarihsel anlamda ve günümüzde bu ülkelerin kapladığı alanı genel olarak ifade eden İskandinavya bölgesinin hemen hemen ortasında, kuzeyden güneye uzanan bir ülke. Dünya üzerindeki konumu dolayısıyla yaz aylarında güneşin gökyüzünde kalma süresi oldukça yüksek. Kış aylarında ise tam tersi. Bu bakımdan, özellikle ülkenin kuzey taraflarında "beyaz geceleri" yaşamak mümkün. Ağustos sonu Eylül başlarında dahi Türkiye'de 19.30 civarlarında gün batımı yaşanırken, İsveç'in güneydoğusunda yer alan başkent Stockholm'da hava halen aydınlıktı ve güneşin tam olarak batması 21.30-22.00 arasını buluyordu. Yılın büyük bir bölümünde yağışlı ve soğuk bir iklime sahip olan İsveç'te, hemen her yer ormanlarla ve geniş yeşil arazilerle, irili ufaklı yüzlerce ada ve adacıklarla kaplı. Uçakla İsveç sınırlarına girildiği anda dahi dikkat çekici bir yeşil tabaka ve tak
Abu Dhabi Tanıtım Filmi 01:01
Abu Dhabi Tanıtım Filmi 254 izlenme - 2 yıl önce Gezilebilecek Yerler Abu Dabi’nin sahip olduğu zenginlik, kentin her yerinde kendini gösterir. Gösterişli yasam ve eski kent pazarlari, moda ve geleneksel yasam ahenk icinde bir arada yasar. Abu Dabi; yuksek binalar, ihtisamli oteller ve genis bulvarlariyla insana gulumseyen bir kenttir. Gokdelenlerin kapladigi baskentin buyuk bir bolumunde Manhattan’i andiran manzaralar bulacaksiniz. 200’den fazla adadan olusan takimada goruntusu, sakin plajlar, hayret uyandiran deniz yasami, gur bitkilerin susledigi vahalar, muhtesem col safarileri, zengin bitki ortusu ve hayvan alemi, gorkemli arkeolojik yapilar, cok yonlu kultur ve eglence yasami, siradisi tecrubeler yasatmak icin ziyaretcileri bekliyor. Baskent, cok sayida tarihi ve kulturel esere ev sahipligi yapar. Al-Maqtaa Hisari, Heritage Village (Gelenek Koyu), Hili Arkeolojik Bahceleri, Qasr El Hosn Sarayi, Bateen Tersanesi, Emirlikler Sarayi, en onemlilerindendir. “Ada Kenti”, 400 km boyunca uzanan bir kiyi boyuna sahiptir. Dunyanin en iyi korunan plajlarina ev sahipligi yapan Abu Dabi; Al Raha ve Al Dana Bayan Plajlari’na, Breakwater ve Corniche’e akin eden binlerce turistin hayran kaldigi kentlerden biridir. Plaj tutkunlari icin mukemmel bir yer olan Al Raha’nin plajlari halka aciktir. Abu Dabi Adasi’nin muhtesem deniz kiyisi boyunca uzanan Corniche Bulvari, kentin en populer yerlerinden biridir. Korfezin en guzel kiyi bolgelerinden biri olan Breakwater, kristal ve turkuaz sularin urunu bir doga harikasidir. Corniche, bir gecit ile bu bolgeye baglidir. Abu Dabi, cok sayida heyecan verici park, hayvanat bahcesi ve korunan doga alanina sahiptir. Sheikh Khalifa Parki, Hili Eglence (Fun) Kenti, Al Ain Hayvanat Bahcesi ve Mushrif Cocuk Bahcesi, bu alanlardan birkacidir. Kultur ve Eglence Birlesik Arap Emirlikleri’nin baskenti, parlak ve zengin bir kulture sahiptir. Muzeler, galeriler, el sanatlari, halk sanatlari, muzik, tiyatro, konserler, festivaller ve daha bircok deger, kent kulturunun en onemli parcalari arasinda yer alir. Qasr El Hosn Sarayi’nin yaninda yer alan Abu Dabi Muzik ve Sanat Kurumu, kentte duzenlenen populer konser ve muzik organizasyonlarinin en onemli organizatoru konumundadir. Dunyaca unlu opera sanatcilari ve muzik adamlari, daha cok Kultur Vakfi Toplanti Salonu ve Emirlikler Sarayi Oditoryum’unda performanslarini sergilerler. 2011’yapimi tamamlanacak olan ve Saadiyet Adasi’nda bulunan Sahne Sanatlari Merkezi, 5 tiyatro merkezine ev sahiplgi yapar. Al Hosn’un yanindaki Kultur Vakfi; Ulusal Kutuphane, Ulusal Arsivler ve Sanat ve Kultur Enstitusu’nu barindirir. Burada, cagdas ve zengin bir sergiye sahitlik edeceksiniz. Al Ain Ulusal Muzesi, Al Ain Universitesi Ulusal Tarih Muzesi, Guggenheim ve Louvre Muzeleri, kentin en guzel sergilerindendir. Geleneksel el sanatlari, Abu Dabi’nin en gelismis kulturel unsurlarindandir. Kadinlarin yogunlukla yaptigi bu geleneksel sanat, yerel kulturun en onemli parcasidir. Emirliklere ozgu el sanatlarinin en onemli noktasi olan Herritage Village (Miras Koyu) ve Maktoum Caddesi’nde yer alan Kadinlarin El Sanatlari Merkezi, Abu Dabi’ye ozgu bu sanati kesfedeceginiz en onemli yerlerdir. Corniche Bulvari ve Breakwater (Dalgakiran), kent eglence yasaminin en onemli ve en gozde bolgeleridir. Yeme Icme Abu Dabi mutfagi, hem uluslararasi hem de yerel lezzetlerin en iyilerini sunan zengin bir mutfaktir. Iyi yemek yemeye duskun insanlar, kentte bulunan cok sayida restoran ve kafede bu lezzetlerden tadabilirler. Gunesin altinda ve muhtesem deniz manzaralarina karsi yemek mekanlari, fast food, dunya mutfagi (Asya’dan Italya mutfagina kadar), hemen tum kulturlere ait tatlar ve arzu ettiginiz her sey, kent mutfaginin menusunde mevcuttur. Kentin butun caddeleri kafeler ve Shisha evleri ile dolup tasar. Yaz kis demeden, deniz ve col manzaralarina karsi bu mekanlarda yemek yemek muthis bir seydir. Ozellikle geceleyin, Corniche, Breakwater veya adalardan birine ugramalisiniz. Alisveris Moda ve gelenek, Adu Dabi’de ayni atmosferden soluklanir. Fazlasiyla modern alisveris merkezleri, butikler, geleneksel carsilar ve yerel alisveris mekanlari, her turlu meraki giderecek alternatiflere sahiptir. Kent merkezindeki carsi, kaliteli el sanatlari icin mukemmel bir yer olarak dururken modern alisveris mekanlari dunyanin en bilinen markalarina ev sahipligi yapar. Baskentte, 18’den fazla buyuk alisveris merkezi bulunur. Marina ve Abu Dabi alisveris merkezleri, kentin en buyuk ve en populer alisveris yerlerindendir. Yerel el sanatlari urunleri, baharatlar, yerel kilimler, antikalar bulabileceginiz kent carsilari, oldukca populerdir. Al Meena ve Al Ain carsilari, kentin en bilinen pazarlari arasinda yer alir.
Bergen Gezilecek Yerler 10:50
Bergen Gezilecek Yerler 228 izlenme - 2 yıl önce Oslo’dan Bergen’e Norveç Gezi Rehberi Norveç; dağların, buzulların ve fiyortların (Norveç kıyılarında buzulların oluşturdukları dik yamaçlı, derin ve eski buzul koyaklarının aşağı kesimlerinin deniz altında kalmasıyla oluşan körfezler) ülkesidir. Ülkenin güney bölümü; fotoğrafik sahil köyleri, muhteşem doğa manzaraları ve çok yönlü kent yaşamı ile dikkatleri çeker. Burada bulunan Oslo, fiyortlar, dağlar ve ormanlık tepelerle çevrili olup insanı büyüleyen coğrafik bir yapıya sahiptir. Güneyde bulunan Lillesand, Tvedestrand, Risor, Brekkesto ve Gamle gibi köyler birer sahil incisidir. TraenaNorvegia Kayağın beşiği güney bölgesi, özellikle Telemark bölgesi, kayak tutkunlarının aklını başından alır. Norveç’in batı sahillerinde bulunan fiyortlar, Dünya Mirası alanlarının en popüler olanlarıdır. Herbir fiyort kendine has bir yapıya ve özgün cazibelere sahiptir. En uzun ve en güzel manzaralı çağlayanlar
Paris'te Görülmesi Gereken İlk 5 Yer 02:40
Paris'te Görülmesi Gereken İlk 5 Yer 160 izlenme - 1 yıl önce Fransa’nın başkenti Paris aynı zamanda romantizmin ve modanın da başkenti sayılıyor. Şehir yılın her mevsimi ziyaretçilerine farklı güzellikler sunuyor. Dünya’nın en gözalıcı ve etkileyici şehirlerinden Paris'i yılda ortalama 30 milyon turist ziyaret ediyor.
Serdar Ortaç - Loco Para Amar (Hiç Bilinmeyen Klibi) 03:36
Serdar Ortaç - Loco Para Amar (Hiç Bilinmeyen Klibi) 251 izlenme - 2 yıl önce Serdar Ortaç'ın 1997 yılında Meksika'da yurt dışına açılmak üzere çıkarttığı Loco Para Amar single albümünün klibidir . Şarkı Meksika'da çıktığı hafta en çok dinlenilen yabancı şarkılar arasına girmiş ama Serdar Ortaç'ın askerlik için ülkeye acil çağrılmasından dolayı kısa süre sonra listelerden dünmüş , unutulmuş bir şarkısı ve klibidir . İyi izlemeler .
Yurt Dışı - Doru (Yılkı Atı) 14:44
Yurt Dışı - Doru (Yılkı Atı) 7 izlenme - 3 hafta önce Yurt Dışı - Doru (Yılkı Atı) Kanalımıza ait diğer videolara ulaşmak ve güncel içerikleri takip etmek için www.izlesene.com/nefer26medya kanalımıza göz atabilir ve abone olabilirsiniz. Keyifli seyirler
Kopenhag Gezilecek Yerler 01:52
Kopenhag Gezilecek Yerler 135 izlenme - 1 yıl önce Danimarka'nın başşehri olan Kopenhag aynı zamanda bu memleketin en kalabalık şehridir. 678.873 kişi yaşar. Danimarka Kraliçesi 2. Margaret 1972 senesinde tahta geçmiştir. 1000 seneden beri devam eden Gorm Te Old sülalesinden gelir. 1894 senesinden beri demokrasi ile idare edilir. Greenland ve Faroe Adaları'da Danimarka Krallığına bağlıdırlar. Seçmen yaşı 18 dir. Danimarka NATO ve Avrupa Birliği'nin üyesidir. Danimarkaca öğrenmesi ve telaffuzu çok zor lisandır, alfabesinin kendine mahsus harfleri vardır. Danimarka mutfağı: Amalie, Det Lille Apotek, Brasilko, Frederik, Flyvefisken, Lindevang. Enfes balık lokantaları: Den Gyldne Fortun, Havfruen, Langouste, Nyhavn 37 ve Krogs Fiskerestaurant. Bunların dışında Fransız, İtalyan, Çin, Thai, Yunan, Hint, Pakistan, Endonezya ilh lokantaları da var. Altı tane de Türk lokantası var. İkisinin adı Ankara, ikisinin adı Merhaba, bir Alanya bir de Broadway. Danimarka'da pasta, börek tarzı yiyecekler, denizden çıkan her şey çok lezzetlidir. Danimarka birası ve Aquavit -hayat suyu- denenmesi icap eden içkilerdir. Şehirde ayrıca bir çok Cafe, bira bahçesi, bar, gece kulübü, diskotek var. Bir kaç enteresan isim: Velvet Club, Venus Bar, Wetdreams, Xanadu ve La Dolce Vita. Kulüpler sabah 5'e kadar açıktır. Kopenhag'ın sembolü, yazar H. C. Andersen'in hikayesine atfen , denizin üstündeki Deniz Kızı heykelidir. Şehrin diğer sembolü de şahane Tivoli Bahçeleridir. Luna park eğlenceleri, lokantalar ve daha bir sürü gösterinin yer aldığı bu dev parkın mutlaka ziyaret edilmesi lazımdır. Kopenhag'da Oksnehallen denilen trafiğe tamamı ile kapalı güel bir sokak alış veriş için ideal bir yerdir. Füme balık, porsolen, kristal eşya, çatal bıçak, havyar, bira ve Aquavit hediye olarak makbule geçecek şeylerdir.
Karadağ Tanıtım Belgeseli 31:02
Karadağ Tanıtım Belgeseli 149 izlenme - 2 yıl önce Karadağ (Sırpça: Crna Gora, ), dünyanın en yeni bağımsız devletidir. Güneydoğu Avrupa'da yer almaktadır. Doğusunda Arnavutluk ve Kosova, kuzeyinde Sırbistan, batısında Hırvatistan, Bosna-Hersek, güneyinde Adriyatik denizi yer alır. Başkenti, Podgorica'dır (eskiden Titograd). Şimdiki anayasasına göre Karadağ "demokratik, refah ve çevreci bir ülke" olarak tanımlanmıştır. Karadağ Eski Yugoslavya'yı oluşturan altı cumhuriyetten biriydi. Yugoslavya'nın parçalanmsından sonra, Karadağ, Sırbistan'ın zorlamasıyla yeni Yugoslavya'ya katılmıştır. Karadağ'ın çabalarıyla 2003 yılında Sırbistan-Karadağ olarak daha esnek bir federasyon çatısı oluşturulmuştur. Karadağ, 21 Mayıs 2006 Pazar günü yapılan referandumda çıkan U.5'lik evet oyu ile ise bağımsız olma kararı aldı. 3 Haziran 2006'da ise Karadağ Parlamentosu, referandumda çıkan sonuca dayanarak Karadağ'ın bağımsızlığını ilan etti. Tarih Karadağ’ın eski halkı Arnavutlardan oluşur. VII. yüzyılda, İmparator Herakliyus zamanında, Sırplar da oraya yerleştirilmiştir. Osmanlılar Rumeli’ye geçip fetihlere giriştikleri sıralarda, Karadağ, Venedik Venedik, Kuzey İtalya'nın doğusunda Adriyatik denizi kıyılarında karaya 4 kilometre uzunluğunda kara ve demiryolu köprüsü ile bağlanan, yaklaşık 118 adacık üzerine kurulu bir ada şehirdir. Venedik'te adacıkları birbirinden ayıran 170 kanal ve birbirine bağlayan 400 köprü bulunur.Tümü: http://www.turkcebilgi.com/venedik Cumhuriyeti’nin tabiiyetinde idi. Fatih Sultan Mehmed zamanında Karadağ Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Aslında Osmanlı Karadağ'ı tam olarak hakimiyetine almadı. Fatih, Karadağ'a bir nevi özerklik statüsü verdi ve bu durum Karadağlılar tarafından 1878 yılında Osmanlı'dan ayrılana kadar kullanıldı. Karadağlılar Osmanlı Devleti'nin hakimiyetine girişinden itibaren çok sayıda isyan çıkartmışlardır. Örneğin; 1711, 1712, 1714 isyanlarını çıkartmışlardır. Bunula birlikte Hersek isyanı'na da destek vermişlerdir. Türkiye'de yaşayan boşnakların önemli bir kısmı 1910'lu yıllarda Karadağ'dan gelmiştir. Etnik Yapı 1991 sayımına göre Sırplar Sırbistan-Karadağ federasyonunun toplam nüfusun i’nu oluşturmaktaydı. Karadağlılar ise toplam nüfusun % 5’ni, Karadağ nüfusunun b’sini oluşturuyordu. Slav olmayan Arnavut azınlık ülkedeki 2.büyük gruptu ve resmi tahminlere göre toplam nüfusa oranları % 17’ydi. 1965’ten sonra Sırbistan ve Karadağ’dan gelişmiş Avrupa ülkelerine ve Kuzey Amerika’ya sürekli göç yaşanmıştır. Eski Yugoslavya’nın dağılmasını ve Hırvatistan ile Bosna-Hersek’teki savaşı takip eden yıllarda göç Sırbistan ve Karadağ’a yönelmiştir. Mülteci sayımı sonucunda 1996 yılı ortalarında 566 200’ü mülteci statüsünde olan 646.000 kişi tespit edilmiştir. 79,700 kişi ise diğer cumhuriyetlerde yaşayan Sırp ve Karadağlılar ya da Yugoslavya’ya mülteci olarak gelip Yugoslav vatandaşlığına geçmiş kişilerdir. Önemli şehirleri Podgorica (başkent; 1.855.211 kişi) Nikši (174,706) Pljevlja (239,593) Bijelo Polje (555,628) Herceg Novi (127,593) Berane (338,953) Cetinje (Çetine) (920,307) Eski Krallık Başkenti Budva (121,000) Tivat (945,500) Roaje (91,000) Dobrota (93,000) Danilovgrad (54,300) Bijela (223,500) İgalo (312,500) Kolašin (308,000) İç Bağlantılar Sırbistan-Karadağ Yugoslavya Balkanlar
Malta'da Gezilecek ve Görülecek Yerler 07:27
Malta'da Gezilecek ve Görülecek Yerler 87 izlenme - 1 yıl önce Gazella Turizm profesyonel tur rehberi Gülgün Asutay, Malta'da görülmesi gereken yerleri ve yapılması gerekenleri anlatıyor.
Sidney Tanıtım Filmi 03:05
Sidney Tanıtım Filmi 98 izlenme - 1 yıl önce Sydney Opera Binası, Liman Köprüsü, Rocks bölgesi ve tarihi evleri, Garrison Kilisesi, eski Gözlemevi, Sydney Kulesi, Darling Limanı, Bondi sahili, Circular Quay-Manly feribot yolculuğu. 20. yüzyılın en ünlü yapıları arasına adını yazdıran, Danimarkalı ünlü mimar Jørn Utzon tasarımı olan Sydney Opera Binası şehrin en önemli performanslarına ev sahipliği yapıyor. Opera ve Konser Salonu, Tiyatro salonu ve kulisi kapsayan 1.5 saatlik tura katılabilir veya güzel bir performansa bilet alarak opera binasının ruhunu hissedebilirsiniz. Yapımı tam 8 yıl süren ve 1932 yılında açılan Liman Köprüsü'nü yakından görmek ve şehrin en iyi manzaralarını deneyimlemek için köprüye tırmanmanızı öneririz. 3 saat süren uzun bir tırmanıştan gördüğünüz şehir manzaraları nefes kesiyor. Liman Köprüsü ayaklarının hemen altında ziyaret edebileceğiniz Rocks bölgesi şehrin en eski tarihi semti. Son 20 yıl içerisinde önemli bir restorasyon geçiren bölge bugün butikleri, galerileri ve restoranlarıyla oldukça popüler. Şehrin en hareketli noktası kuşkusuz Darling Limanı! Birçok restoran, kafe ve mağazanın bulunduğu limanda ayrıca Sidney Akvaryumu, Ulusal Deniz Müzesi, Sidney Çin Bahçeleri ve Tumbalong Parkı'nı ziyaret edebilirsiniz. Şehir merkezinden birkaç kilometre uzaklıkta yer alan ülkenin en ünlü kumsalı Bondi plajı sörfçüler, paten kayanlar ve güneşlenen Sydney halkı ile renkleniyor. Plajın gerisinde yer alan Campbell Parade'de butikler, kafeler ve publar bulunuyor. Doğal tarih ve antropoloji alanlarına dair en önemli müzelerden biri olan Avustralya Müzesi 1827 yılında kurulmuş. Zooloji, mineraloji, paleontoloji ve antropoloji koleksiyonları görülmeye değer. 19.yüzyılda astronomi gözlemevi görevi gören Old Observatory’e gittiğinizde harika bir liman ve köprü manzarası sizi bekliyor olacak!
Arjantin Tanıtım Filmi 00:40
Arjantin Tanıtım Filmi 89 izlenme - 1 yıl önce Arjantin, Güney Amerika’nın güney kısmındaki büyük, uzunca bir ülkedir. Kuzeyinde Paraguay, Bolivya ve Brezilya, kuzeydoğusunda Uruguay ve batısında Şili bulunur. Doğu Arjantin’in Güney Atlantik okyanusuna uzun bir kıyısı vardır. Coğrafi konumu dolayısıyla Arjantin çok farklı iklim özelliklerine sahiptir. Yanınıza çeşit çeşit kıyafet alın ve kat kat giyinin. Mevsimlerin kuzey yarımküre ile ters olduğunu unutmayın! Değişken İklim Şartları Arjantin’de iklim şehirden şehre değişir. Buenos Aires ve Pampa ılıman bir iklime sahiptir. Kışları soğuk, yazları ise sıcak ve nemli geçer. 50°C sıcaklığı görebilen Cuyo çölü, yazın aşırı derecede sıcak ve kuru iken, kışın makul derecede soğuk ve kurudur. Bahar ve güz dönemlerinde hava hızlı değişiklikler gösterebilir. Birkaç aşırı sıcak günü takiben birkaç soğuk günden sonra tekrar çok sıcak bir hava hissedilebilir. And dağları yüksekliğe göre de değişerek, yazın serin kışın ise çok soğuktur. Patagonya yazları serin ve kışları soğuktur. Burada gün içi yaşanan aşırı sıcaklık değişimlerine de sıkça rastlanır.