Hoşgeldiniz!

aykut öğretmen

Ders Sanki Her Tarafta Var Bir Düğün 23 Nisan Çocuk Şarkısı 02:32
Ders Sanki Her Tarafta Var Bir Düğün 23 Nisan Çocuk Şarkısı 148.195 izlenme - 4 yıl önce Hem Ogren Hem Cocuguna Ogret Şarkı Sözleri: Sanki her tarafta var bir düğün. Çünkü, en şerefli en mutlu gün. Bugün yirmi üç Nisan, Hep neşeyle doluyor insan. İşte, bugün bir meclis kuruldu, Sonra hemen padişah kovuldu. Bugün yirmi üç Nisan, Hep neşeyle doluyor insan. Bugün, Atatürk’ten bir armağan, Yoksa, tutsak olurduk sen inan. Bugün yirmi üç Nisan, Hep neşeyle doluyor insan.
Yeni Yıl Çocuk Şarkısı Eski Yıl Sona Erdi Yeni Yıl Konseri (Aykut Öğretmen) 03:32
Yeni Yıl Çocuk Şarkısı Eski Yıl Sona Erdi Yeni Yıl Konseri (Aykut Öğretmen) 29.230 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen Yeni YIl Şarkısı Eski YIl Ne Çabuk Geçti Yılbaşı Kutlamaları İlkokul Öğrenci Gösterisi Çocuk şarkısı Yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl Bizlere kutlu olsun Yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl Sizlere mutlu olsun Eski yıl sona erdi Yepyeni bir yıl geldi Bu yıl olsun mutlu bir yıl Bu yıl olsun hey hey Kardeşiz biz hepimiz Bitmesin hiç sevgimiz Aramızda dargınlık yok Aramızda hey hey Mutlu olsun insanlar Mutlu olsun tüm evren Yeni yılda hep birlikte Yeni yılda hey hey yeni yıl yeni yıl yeni yı yeni yıl herkese mutlu olsun
Ders : Cumhurıyet En Güzel Şey Hürriyet 29 Ekim Cumhuriyet Marşı 02:17
Ders : Cumhurıyet En Güzel Şey Hürriyet 29 Ekim Cumhuriyet Marşı 21.339 izlenme - 4 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET AYKUT iLTER Aykut Öğretmen Cumhuriyet marşı flüt notaları fa fa fa la sol la fa do la si do do la si do ince do do ince re re si sol do do sol la si la sol fa ince do , ince do do ince re re si sol do do sol la si la sol la fa Cumhuriyet Marşı Cumhuriyet, cumhuriyet, en güzel şey hürriyet Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet! Gazimin sen en büyük yadigarısın bana Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet! Dalgalansın her tarafta şanlı Türk'ün bayrağı Korumaktır ve yüceltmek azmimiz bu toprağı! Bu vatan hiç sensiz olmaz, ey güzel cumhuriyet Milletim öyle demiştir; ya ölüm, ya hürriyet! Şair Ramazan Bilgin ÇELİK'in 2023 yılı için yazdığı "Cumhuriyet Marşı" adlı şiiri
Ders İstiklal Marşı Koro Okunuşu Eğitim Linki 02:19
Ders İstiklal Marşı Koro Okunuşu Eğitim Linki 15.184 izlenme - 4 yıl önce Hem Ogren Hem Cocuguna Ogret istiklâl Marşımızı Güzel Okumak Korkma, Sönmez Bu Şafak...larda Yüzen Al Sancak; Sönmeden Yurdu... Munüstünde Tüten En Son Ocak Obe... Nim Milletimin... Yıldızıdır, Par-la-yacak; O Benim Dir...... O Benim Mil-le-ti-min-dir Ancak...çatma, Kurban Olayım Çehreni Ey Nazlı Hilâl ! Kahraman Irkı Ma Bir Gül Ne Bu Şiddet, Bu Celâl Sana Olmaz Dö -- Kü - Len Kanlarımız Sonra Helâl...hakkıdır, Hak-ka Tapan, Milletimin İs-tik-lâl...!mehmet Akif Ersoy Zeki Üngöristiklâl Marşı Nedir, Ne Anlama Gelir? (istiklal Marşı'nın Kabulü Ve Mehmet Akif Ersoy'u Anma Günü Yazılar, Bilgiler 12 Mart)istiklal Marşı, Türkiye Cumhuriyeti'nin Ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Milli Marşıdır.sözleri Mehmet Akif Ersoy'un Bestesi Osman Zeki Üngör'ündür. 12 Mart 1921'de Tbmm Tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin, Milli Marşı Olarak Kabul Edildi.istiklal Harbi'nin En Heyecanlı Günlerinde Toplumu Biraraya Getirici Ve Ortak Duygularını Canlandırıcı Bir Milli Marş Gereksinimini Gidermek Amacıyla Maarif Vekaleti, 1921'de Bir Güfte Yarışması Düzenledi. Bu Yarışmaya 724 Şiir Katıldı. Kazanan Güfteye Para Ödülü Konduğu İçin Önce Yarışmaya Katılmak İstemeyen Mehmet Akif, Maarif Vekili Hamdullah Suphi'nin Israrı Üzerine Kahraman Ordumuza Adadığı Şiirini Yarışmaya Soktu. Tbmm'nin 12 Mart 1921 Tarihli Oturumunda Mehmet Akif'in Şiiri Milli Marş Olarak Kabul Edildi.şiirin Bestelenmesi İçin Açılan İkinci Yarışmaya 24 Besteci Katıldı. 1924 Yılında Ankara'da Toplanan Seçici Kurul, Ali Rıfat Çağatay'ın Bestesini Kabul Etti. Bu Beste 1930 Yılına Kadar Çalındıysa Da 1930'da Değiştirilerek Cumhurbaşkanlığı Orkestrası Şefi Zeki Üngör'ün 1922'de Hazırladığı Bugünkü Beste Yürürlüğe Kondu.marşın Armonileşmesini Edgar Manas, Bando Düzenlemesini İhsan Servet Künçer Yaptı. Şiir 9 Dörtlük 12 Mart 1921'de Tbmm Tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin, Milli Marşı Olarak Kabul Edildi.istiklal Harbi'nin En Heyecanlı Günlerinde Toplumu Biraraya Getirici Ve Ortak Duygularını Canlandırıcı Bir Milli Marş Gereksinimini Gidermek Amacıyla Maarif Vekaleti, 1921'de Bir Güfte Yarışması Düzenledi. Bu Yarışmaya 724 Şiir Katıldı. Kazanan Güfteye Para Ödülü Konduğu İçin Önce Yarışmaya Katılmak İstemeyen Mehmet Akif, Maarif Vekili Hamdullah Suphi'nin Israrı Üzerine Kahraman Ordumuza Adadığı Şiirini Yarışmaya Soktu. Tbmm'nin 12 Mart 1921 Tarihli Oturumunda Mehmet Akif'in Şiiri Milli Marş Olarak Kabul Edildi.şiirin Bestelenmesi İçin Açılan İkinci Yarışmaya 24 Besteci Katıldı. 1924 Yılında Ankara'da Toplanan Seçici Kurul, Ali Rıfat Çağatay'ın Bestesini Kabul Etti. Bu Beste 1930 Yılına Kadar Çalındıysa Da 1930'da Değiştirilerek Cumhurbaşkanlığı Orkestrası Şefi Zeki Üngör'ün 1922'de Hazırladığı Bugünkü Beste Yürürlüğe Kondu.marşın Armonileşmesini Edgar Manas, Bando Düzenlemesini İhsan Servet Künçer Yaptı. Şiir 9 Dörtlük Ve 1 Beşlikten Oluşur. İlk İki Dörtlük İstiklal Marşı'nın Güftesi Olarak Söylenir.
Karayip Korsanları La Minör - Pirate Of The Caribbean - Blok Flüt Melodika Notası Nasıl Çalınır 03:06
Karayip Korsanları La Minör - Pirate Of The Caribbean - Blok Flüt Melodika Notası Nasıl Çalınır 17.694 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter AYkut Öğretmen Not: Arkadaşlar karayip korsanlarının hem re karar hem la karar videosunu webe yükledim google aykut öğretmen karayip korsanları yazıp aratabilirsiniz hemde videolu tane tane izle çalış yöntemiyle öğrenebilirsiniz yada videosunu indirebilirsiniz. film müziği şarkı notası notaları recorder Mİ SOL LA LA / LA Sİ DO DO / DO RE Sİ Sİ / LA SOL SOL LAA / Mİ SOL LA LA / LA Sİ DO DO / DO RE Sİ Sİ / LA SOL LAA Mİ SOL LA LA / LA DO RE RE / RE Mİ FA FA / Mİ RE Mİ LA / LA Sİ DO DO RE Mİ LA / LA DO Sİ Sİ DO LA Sİİİ Mİ SOL LA LA / LA Sİ DO DO / DO RE Sİ Sİ / LA SOL SOL LAA / Mİ SOL LA LA / LA Sİ DO DO / DO RE Sİ Sİ / LA SOL LAA Mİ SOL LA LA / LA DO RE RE / RE Mİ FA FA / Mİ RE Mİ LA / LA Sİ DO DO RE Mİ LA / LA DO Sİ Sİ DO LA Sİİİ / Sİİ LA SOL LAA Sİ DO DO RE Mİ ES ES ES ES ES / FA ES ES ES ES Mİ RE DO Sİ Mİ Mİ Mİ FA Mİİİİ RE RE RE RE Mİİİİ Mİ Mİ Mİ FA Mİİİİİ RE DO Sİ LAAA LA Sİ DOOO RE Mİ RE DO Sİ DO RE Mİ REEE DO RE Mİİİİ RE DO Sİ DO Sİ LA Sİ SOL LAAA LA Sİ DO Sİ DO RE DO RE Mİ RE DO LAAA LA Sİ DO RE Mİ FA LA RE DOO RE Sİ LAAA Sİ SOL Mİİİİİİ FAAAAA Mİ Mİ Mİ Mİ REEE REEEEE DOOOOO Sİ DO Sİ Sİ LAA Sİ DO RE Mİ LA Sİ DO FAA LA Sİ DO Mİ Mİ SOL Mİ REEEE REEEEE DOOOOO Sİ DO Sİ LAAAAA (FİNAL) Karayip Korsanları, yapımcılığını Jerry Bruckheimer'ın, yönetmenliğini Gore Verbinski'nin, senaristliğini Ted Elliot ve Terry Rossio'nun yaptığı bir macera filmi serisidir. Walt Disney'de bulunan korsan parkı bu filmleri temel almıştır. Üçlemenin ilk filmi olan Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti adlı yapım 9 Temmuz 2003 tarihinde sinemalarda gösterilmeye başlandı. Bu filmin gişedeki beklenilmeyen başarısından sonra Walt Disney filmi bir üçlemeye dönüştürme kararı aldı. Karayip Korsanları: Ölü Adamın Sandığı ilk filmden üç yıl sonra, 7 Temmuz 2006'da gösterime girdi. Devam filmi, ilk filmin başarısının tesadüf olmadığını kanıtlayarak açılış gününde birçok gişe rekoru kırdı. Film sinemalardan çıktığında 1,066,179,725$ gişe hasılatı elde etmişti. Üçlemenin son filmi Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu, 24 Mayıs 2007'de tüm dünyada aynı anda gösterime girdi. Sonunda üçleme dünya çapında yaklaşık olarak 2.79 milyar $ kazandı. Serinin dördüncüsü ve ilk 3D filmi olan Karayip Korsanları Gizemli Denizlerde 20 Mayıs 2011de ABD’de vizyona girdi. 90'lı yılların ortalarında[1] senaristler Ted Elliot ve Terry Rossio günümüzdeki Karayip Korsanları 'nın hikâyesini temel alan bir yapım üstünde çalışıyorlardı. Will Turner "daha önemli" bir roldeydi ve düşman korsanlar için bir hazine arıyordu. Proje ile ilgilendiğini belirten Steven Spielberg, Jack Sparrow rolü için Bill Murray, Robin Williams veya Steve Martin'i istediğini belirtiyordu. Disney o sıralarda Muppet Treasure Island filmi ile meşguldü ve iki yapımın hikâyesi benzediği için bu filmin yapımına izin vermedi.[2] Jay Wolpert'in yazdığı metin Jerry Bruckheimer tarafından geri çevrildi. Çünkü Bruckheimer bunun sadece "düz bir korsan filmi" olduğunu hissetmişti."[3] Metin tekrar yazılması için, korsanlık ile ilgili bilgileri bulunan Stuart Beattie'ye gönderildi[4] ve sonra Ted Elliot ile Terry Rossio'da karar kılındı.[3] Elliot ve Rossio, fikir almak için Disney'deki tema parkına gitti.[5] Bruckheimer aklındaki konsepti gösterip fikirlerinin değişmesine rağmen Michael Eisner ve Bob Iger, bütçe yükseldiği zaman filmi iptal etmek ile tehdit ettiler.[6] Gore Verbinski ile 2002 yılının Mayıs ayında Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti adlı yapımı yönetmesi için anlaşıldı. Bunu takip eden aylarda Johnny Depp ve Geoffrey Rush ile filmde yer almaları için anlaşıldı.[4] Verbinski, Hollywood'un Altın Çağı'nda kaybolmuş olan bu türü tekrar canlandırmak için modern teknoloji kullanmayı istedi. Johnny Depp, garip olduğunu düşündüğü bu hikâyeyi cazip buluyordu. Hazine bulmaktan çok, Kara İnci tayfası bunu geri götürmeyi amaçlıyordu. Ayrıca geleneksel ayaklanma çoktan başlamıştı. Verbinski, Rush'ın Barbossa rolünü üstlenmesi üstünde durdu. Karışık bir rolde oynamayacağını da biliyordu; ancak basit bir oyun hikâyenin gidişatına uygun olacaktı.[7] Orlando Bloom da senaryoyu okuduktan sonra rolün Rush için uygun olcağını söyledi.[8] Yapımcılar Robert De Niro'ya da teklif götürdüler. Ama DeNiro teklifi geri çevirdi. Verbinski, Bent It Like Beckham filmindeki performansını çok beğendiği[7] Keira Knightley'nin ses denemelerindeki performansına da hayran kaldı ve onu oyuncu kadrosuna kattı. Yöneticiler, Tom Wilkinson ile Vali Swann rolü için görüştüler[4] fakat rol, Depp'in idol olarak aldığı Jonathan Pryce'a gitti.[7] Siyah İnci'nin Laneti adlı yapımın çekimleri 9 Ekim 2002'de[4] başladı ve 2003 yılının Mart ayında sona erdi. Fakat film gösterime çıkmadan önce biraz beklemeye alındı. Çünkü daha önceki yıllar içinde çevrilmiş olan korsan filmleri başarısızlıkla sonuçlanmıştı, Deep de ilk defa büyük bütçeli ticari bir filmde yer alıyordu.[9] Ama Siyah İnci'nin Laneti hem gişede çok başarılı oldu hem de birçok olumlu eleştiri ile karşılandı. Filmin gelen başarısının ardından iki devam filmi çekildi. Disney de oyuncu kadrosunun çoğalması için izin verdi. Indiana Jones ve James Bond gibi serileri çok seven Terry Rossio ve Ted Elliot, Siyah İnci'nin Laneti 'ni de kapsayan bir üçleme için geri döndüler. Elizabeth Swann ve Will Turner'ın ilşkisinde ne olacağını keşfetmek istediler ve Gençlik kaynağı ile ilgili bir hikâye hazırladılar. Devam filmleri olan ve aynı anda çekilen Karayip Korsanları: Ölü Adamın Sandığı ve Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu filmlerinin çekimleri 28 Şubat 2005[10] tarihinde başladı. Ölü Adamın Sandığı filminin çekimleri 1 Mart 2006'da[11], Dünyanın Sonu filminin çekimleri Ocak 2007'de sona erdi.[12] Filmler[değiştir | kaynağı değiştir] Siyah İnci'nin Laneti (2003)[değiştir | kaynağı değiştir] Ana madde: Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti İlk filmin afişi Jamaika valisinin kızı olan Elizabeth Swann (Keira Knightley), lanetlenmiş Kaptan Hector Barbossa (Geoffrey Rush) ve mürettebatı tarafından kaçırılır. Elizabeth'de mürettebatın ihtiyacı olan son Aztek altını vardır. Elizabeth Swann'a aşık olan genç Will Turner (Orlando Bloom), kendisini kaptanı olduğu gemiden atan Barbossa'dan intikam almak isteyen fakat burada yakalanıp hapse düşen kaptan Jack Sparrow'u (Johnny Depp) oradan kaçırır ve Elizabeth'i kurtarmaya giderler. Siyah İnci'nin Laneti 'in bütçesi 140 milyon dolardı. Film, Amerika'da açılış haftasında 47 milyon dolar, toplamda ise 305 milyon dolar kazandı. Dünya çapında ise 654 milyon dolar kazanarak 2003 yılının en çok kazanan dördüncü yapımı oldu.[13] Rotten Tomatoes sitesinde film hakkında yapılan 193 yorumdan 153'ü olumlu yöndeydi ve film de y olumlu dereceye sahip oldu.[14] Jack Sparrow'u canlandıran Johnny Depp, Screen Actors Guild Ödülleri, MTV Movie Ödülleri ve Empire Ödülleri'nde En İyi Aktör dalında ödülün sahibi oldu, Altın Küre, BAFTA Ödülleri ve 76. Akademi Ödülleri'nde aynı dalda aday oldu. Siyah İnci'nin Laneti aynı ödüllerde En İyi Makyaj, En İyi Müzik Kurgusu ve En İyi Görsel Efekt dallarında aday oldu. BAFTA Ödülleri'nde En İyi Makyaj, Saturn Ödülleri'nde En İyi Kostüm, Golden Reel Ödülleri'nde En İyi Müzik Kurgusu, VES Ödülleri'nde En İyi Görsel Efekt ve People's Choice Ödülleri'nde Favori Film ödüllerini aldı.[15] Yapım gösterime girdikten beş ay sonra, 2 Aralık 2003'te DVD ve VHS'leri satışa sunuldu. Filmin yüksek çözünürlüklü Blu-ray diski 22 Mayıs 2007'de satılmaya başlandı. Ölü Adamın Sandığı (2006)[değiştir | kaynağı değiştir] Ana madde: Karayip Korsanları: Ölü Adamın Sandığı Jack'in, efsanevi Uçan Hollandalı'nın kaptanı Davy Jones'a kan borcu olduğu ortaya çıkınca, tekrar ortalık birbirine girer. Eğer Sparrow, bu borçtan kurtulamazsa ömrü boyunca Uçan Hollandalı'nın kölesi olarak yaşama riskiyle karşı karşıyadır. Ama her beladan kurtulmanın elbet bir yolu olabileceğini düşünen uyanık Jack Sparrow'un, Ölü Adamın Sandığı’na sahip olan kişinin Davy Jones'u da kontrol edebileceğini öğrenmesiyle işler karışır.[16] Johnny Depp filmin Londra'daki galasında Bütçesi 225 milyon dolar olan filmin galası California'daki Disneyland'da yapıldı. Ölü Adamın Sandığı açılış gününde 55.8
Ders : Nota Yerleri Parmak Egzersizleri 13:05
Ders : Nota Yerleri Parmak Egzersizleri 13.339 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen PİYANO DERSİ IQ’YU YÜKSELTİYOR Nortwestern Üniversitesi’nde, “Müziğin Beyindeki Gelişime Etkisi” üzerine yapılan araştırmada, piyano çalmanın zeka gelişimindeki önemi ve IQ’yu arttırdığı tespit edildi. 45 öğrenciye, elektrotlar bağlanarak, müzik eğitimi verilmesi sonucunda verdikleri tepkiler izlendi ve bir yıl sonra müzik eğitimi alan enstrüman çalan çocukların IQ´larının diğerlerine nazaran çok daha yüksek bulunduğu saptandı. Aynı şekilde, Kaliforniyalı iki bilimadamının araştırmasına göre de, piyano eğitimi alan çocukların özellikle matematik ve fen dallarında çok daha başarılı oldukları zekalarının geliştiği bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Bu araştırmanın başında, Kaliforniya´daki Irvine Üniversitesi´nin Öğrenme ve Hafıza Nörobiolojisi Bölümü´nde görev alan fizikçi Gordon L. Shaw ile Wisconsin Üniversitesi´nden psikolog Frances H. Rauscher var. Shaw ve Rauscher, okul öncesi çocukların beyinlerinin tıpkı bir plastik gibi ve erken yaşlarda verilecek birtakım eğitimlerle şekillendirip beslemenin mümkün olduğunu açıklıyor. Piyano ise, özellikle beyin ve beden arasındaki bağlantıyı kurması, hem ruha hem de fiziğe etki etmesiyle bu yöntemin en etkili aracı. Shaw ve Rauscher´in araştırmasına göre, okul öncesi çocuklara piyano dersi vermek, çocukların fen ve matematikte üstün özellikler göstermelerinde gerekli olan zihinsel yapıyı olgunlaştırmanın en etkili yolu. Piyano dersi IQ’yu yüzde 46 geliştiriyor Uzun zamandır “Müziğin Zeka ile Bağlantısı” üzerine araştırmalar yürüten iki uzman Shaw ve Rauscher, "Küçük yaşta müzik dersleri almak ve özellikle bir enstrüman çalmak" üzerinde çalıştılar. Bunun için en popüler, en yaygın enstrüman olduğu ve o yaştaki çocukların daha kolay öğrenebileceklerinden ötürü piyanoyu seçtiler. Deneyler için de anaokuluna giden 78 çocuk seçildi. Bu arada üç - dört yaşlarındaki bu çocukların ailelerinin sosyo - ekonomik - kültürel yapılarının, gittikleri anaokullarının eşdeğer olmasına da dikkat edildi. Ve 78 çocuk dört gruba ayrıldı. Birinci gruba şan ve piyano dersi, ikinci gruba sadece şan dersi, üçüncü gruba bilgisayar dersi verilirken, dördüncü gruptakilere hiçbir şey öğretilmedi. Çocuklara haftada iki kez 15´er dakikalık piyano dersi verilerek, her çocuğun eşit süreyle ders almasına da dikkat edildi. Sekiz ay boyunca diğer gruplar da çalışmalara devam etmişler. Bu eğitimin ardından 78 çocuğa zekâ testi uygulandığında çıkan sonuç araştırmacılar için pek de sürpriz olmadı. Piyano grubundaki çocukların zekâsındaki artış diğer gruptakilerden oldukça yüksek çıkmış. Çocuklara deneyin başlangıcında zekâ testi uygulanmış, sekiz ayın sonunda diğer gruplardaki çocukların zekâlarında önemli bir gelişme kaydedilmezken, piyano dersi alan gruptakilerin IQ´larında yüzde 46´lık bir gelişme görülmüştür. Bütün çocuklar ölçüm için puzzle birleştirmek, gösterilen desenleri yapmak, geometrik şekilleri tanımak, nesnelerin doğru renklerini ve resimlerdeki hataları bulmak gibi 5 ayrı teste tabi tutulmuşlar. Dr. Shaw ve Dr. Rauscher’ın araştırmaları, piyano eğitiminin etkisinin ömür boyu süreceğini ifade ediyor. Deney üç - dört yaşlarındaki çocuklar üzerinde yapılmış olsa da, 12 yaşına kadar alınan piyano derslerinin etkili olacağını ekliyor bunu da şöyle açıklıyorlar: “Müzik de tıpkı matematik ya da satranç gibi yüksek beyin fonksiyonları gerektiren bir uğraş. Bu alanlar, aynı zamanda iyi gelişmiş ´spatial´ zekânın da temelini atıyor. Spatial zekâ, görsel dünyayı algılayabilme, nesnelerin görüntülerini zihinde oluşturabilme ve bunların farklılıklarını kavrama yetisine verilen ad." İki araştırmacı çocukların yoğrulmaya hazır beyinlerinin bağlantılar kurmak için şekil değiştirmeye müsait olduğunu anlatıyor. Dr. Rauscher."Piyano dersleri sinirleri eğiterek beynin korteksindeki algısal gelişmeyi sağlıyor" diyor. Yapılan pek çok bilimsel araştırma da bu iki bilimadamının söylediğini doğrular nitelikte. Biyologlar yeni doğmuş çocuğun beynindeki fazla sayıdaki hücrelerden bir kısmının sinirlerle birbirine bağlanmış hücre ağının dışında kaldığını söylüyorlar. Bebeklerde konuşmaları dinlemek, parlak renkli oyuncaklarla oynamak ve müzik dinlemek gibi durumlar bu sinirleri güçlendirerek çocukta zekâ gelişimini sağlıyor. Shaw ve Rauscher´in araştırmaları da zaten bu temele dayanıyor. İki bilimadamı piyano ya da diğer enstrümanların bu sinirsel bağlantıyı güçlendirdiğini ve çocuğun zekâsını yüzde 46 oranında arttırdığını ispatlıyor. Piyano çalanlar beynin sağ ve sol lobunu birlikte kullanıyor, hafıza gelişiyor Piyano çalmak, beynin büyük bir kısmını dolayısı ile hem sağ ve sol tarafını birlikte kullanmayı gerektiriyor. Uzmanların görüşüne göre beyindeki sol lob konuşma ve matematik, sağ lob ise sanatsal konularla, hayal kurmak, olayları kavrama gibi soyut kavramlarla ilgili, her iki lobun da birlikte çalışması insanların yaptıkları işte başarılı olmalarını, farklı fikirleri üretebilme becerisini geliştirmelerini sağlıyor. Ayrıca piyano çalmanın diğer enstrümanlardan farkı ise ince motor kontrolü gerektirmesi dolayısı ile çocukta parmak kontrolünün gelişmesini sağlaması açısından çok önemli .Yani piyano çalmak sanatsal bir hobi gibi görünse de çocuğun hem zeka hem de fiziksel gelişime büyük destek veriyor. Şegan İşler ders, müzik, piyano, org, nota, klavye, solfej, aykut öğretmen, solfej, nota bilgisi, akor
Ders: Orff Eğitimi Ritim Çalışması 01:21
Ders: Orff Eğitimi Ritim Çalışması 10.313 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen Kaz Ve Binnaz Şarkı sözü Blok FLüt Notaları AKoru Orff Aletleri Onur Erol Anaokulu Oyunla Müzik Eğitimi Orff Yaklaşımı Carl Orff 1948 Orff Semineri ders, orff, eğitimi, kaz ve binnaz, orff yaklaşımı, aykut öğretmen ders,orff,eğitimi,kaz ve binnaz,orff yaklaşımı,aykut öğretmen,ritim çalışması,ritim kulağı,duyum,temel ritimler
Ders : Solfej - Kolay Nota Eğitimi - Nota Değerleri - Temel Müzik Bilgisi ( Birlik İkilik Dörtlük No 14:29
Ders : Solfej - Kolay Nota Eğitimi - Nota Değerleri - Temel Müzik Bilgisi ( Birlik İkilik Dörtlük No 13.279 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut ilter Aykut Öğretmen SOLFEJ NOTA DEGERLERI BIRLIK IKILIK DORTLUK VAN GELIBOLU ANKARA SAKARYA IZMIR Müziğin alfabesi notalardır: Nota: Seslerin yüksekliklerini (incelik/kalınlık) ve sürelerini göstermeye yarayan işaretlerdir. Müziğin alfabesini, yani notaları öğrenmek için çeşitli çalışmalar yapmak gerekir: Solfej: Notaları adlarıyla, sesleriyle ve süreleriyle okumaya denir. Bona: Notaları sadece adları ve süreleriyle okumaya denir. Müziği tek başına notalar oluşturmaz. Müzik eserleri, notaların zamansal organizasyonu ile anlam kazanır: Ritim: En geniş anlamında, müziğin zaman içinde akışına denir. Solfej çalışmaları notaların seslerini öğrenmemizi, bona çalışmaları notaların ritmik değerlerini öğrenmemizi sağlar. Birçok müzikal gelenekte birden fazla değişik sesi aynı anda duyarız. Özellikle klasik batı müziğinde en az üç farklı sesten oluşan akorların oluşumu ve bu akorların yürüyüşleri (progression) armoniyi oluşturur. Bu metotta temel armoni bilgilerini belli bir seviyeye kadar işleyeceğiz. Şimdi müziğin alfabesini öğrenmek için en temel bilgilerden başlayalım: Porte (Dizek) (ing. staff): Müziğin yazıya dökülmesi için kullanılan ilk araç portedir. Beş paralel çizgi ve dört aralıktan oluşur. Notalar portedeki çizgilerin hem üstüne hem de aralarına yazılabilir. Portedeki notalar daha yukarı yerleştirildikçe, sesler tizleşir. Anahtar(Açkı) (ing. clef): Anahtar portenin temel elemanıdır. Portenin başına yerleştirilir. Notaların adlandırılmasını sağlar. Sol Anahtarı: Portenin alttan ikinci çizgisinden başlayarak çizilir. İkinci çizginin üzerindeki nota Sol adını alır. Sol anahtarı insan sesiyle yaklaşık frekanslarda ses veren enstrümanlar için kullanılır. Keman, gitar, flüt, bağlama, kaval, ud gibi enstrümanların notaları Sol anahtarı kullanılarak yazılır. Fa Anahtarı: Portenin üstten ikinci çizgisinden başlayarak çizilir. Üstten ikinci çizginin üzerindeki nota Fa adını alır. Fa anahtarı pes frekanslardaki sesleri yazmak için kullanılır. Bu sesleri Sol anahtarıyla göstermek çok fazla ek çizgi kullanımı gerektireceğinden, pes frekanslarda ses veren bas gitar, çello, kontrbas, piyano (sol el) gibi enstrümanların notalarının yazımı için Fa anahtarı kullanılır. Do Anahtarları : En yaygın türleri portenin alttan üçüncü ve dördüncü çizgilerine konur ve konuldukları çizgiye yazılan notalar "Do" adını alır. Do anahtarı orta frekanstaki sesleri göstermek için kullanılır. Viyola gibi çalgıların notalarının yazımı için Do anahtarı kullanılır. En yaygın kullanılan Do anahtarları tenor ve alto anahtarlarıdır: Nota: Seslerin yüksekliklerini (incelik/kalınlık) ve sürelerini göstermeye yarayan işaretlerdir. Hem Latin harfleriyle hem de aşağıda gösterildiği gibi hecelerle yazılır. Oktav: Aynı ismi taşıyan iki ses arasındaki sekiz notalık aralığa oktav (sekizli) denir. İsimleri bir olan bu notaların yükseklik dereceleri ayrıdır. DERS SOLFEJ Kolay nota eğitimi nota değerleri temel müzik bilgisi birlik ikilik dörtlük nota ders, solfej, birlik, ikilik, topkapı, doğa koleji, temel müzik bilgisi, aykut öğretmen, solfej
Cupgame Gösterisi (6.Sınıflar) 01:19
Cupgame Gösterisi (6.Sınıflar) 7.487 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen Handan Cankul Deniz Karalar Cupgame Nedir ? Bardak Türevi Objelerle ritim tutarak görsel ve işitsel bir gösteridir eğlenceli ve aynı zamanda şarkı eşliğide yapılabilir. Eşlerden bazen bardağı yanındakine vererek değiş tokuş gerçekleştirme yöntemiyle heyecan katılan hareketlerle zenginleştirilebile cupgame bodypercusion gibi ritime dayanır yukarda topkapı doğa kolejinin öğrencilerinin sergilemiş oldukları Cupgame (kapgeym) bardak oyunu okullarda tercih edilen bir aktivite olup görsel şhow lar içinde tercih edilmektedir. Cupga dersi izle öğren adım adım cupgame izle.
Ders İstiklal Güneş Gibi Atam Sen Rahat Uyu Marş Sözü Flüt Notası Altyapısı 04:59
Ders İstiklal Güneş Gibi Atam Sen Rahat Uyu Marş Sözü Flüt Notası Altyapısı 12.235 izlenme - 4 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET AYKUT iLTER Aykut Öğretmen İstiklal Güneş Gibi / Atam Sen Rahat Uyu fa la do la si sol fa / si la sol re do si do fa la do la si sol fa / mi fa re si la sol fa do re si la si re do / la la si sol fa mi fa sol la do re si la si re do / la la si sol fa mi re mi fa ATAM SEN RAHAT UYU İstiklal güneş gibi hür alnımda parıldar Nabzımda ateş gibi fatihlerden bir kan var Atam sen rahat uyu, yolcusuyuz biz hürriyetin Atam sen rahat uyu, bekçisiyiz cumhuriyetin İnsanlıkla ün aldı, tarihinde bu millet Atamdan eser kaldı ülkümüz cumhuriyet Atam sen rahat uyu, yolcusuyuz biz hürriyetin Atam sen rahat uyu, bekçisiyiz cumhuriyetin Zaferlerle doldurdun ömrünü her cephede Sönmeyen ışık oldun şimdi Anıttepe’de Atam sen rahat uyu, yolcusuyuz biz hürriyetin Atam sen rahat uyu, bekçisiyiz cumhuriyetin ATATÜRK Türk’ü ölümden, O’dur kurtaran O’dur yeniden ,Türklüğü kuran Yaptığı ordu, düşmanı kovdu Ulusu yurdu O’dur yaratan Türk’ün dileği O’nun ereği Yüce yüreği Türklüğe vatan Bu memleketi, Cumhuriyeti Canıyla etti Bize armağan Bizi yücelten, Atamızsın sen Yürür izinden, Sana inana Atam, istiklal, güneş gibi, Atam sen rahat uyu, ders, cumhuriyet, hürriyet, aykut öğretmen, cumhuriyet bayramı, en güzel şey, marş
İstiklal Marşı Ve Bayrak Töreni 01:24
İstiklal Marşı Ve Bayrak Töreni 8.497 izlenme - 3 yıl önce TOPKAPI DOĞA KOLEJİ İstiklal Marşı Ve Bayrak Töreni (Dijital İstiklal Marşı Ve Doğa Marşı Yarışması) Aykut ilter Aykut Öğretmen Handan Bayram Cankul Handan Öğretmen İstiklâl Marşı, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin[1] millî marşı. Mehmet Âkif Ersoy tarafından kaleme alınan bu eser, 12 Mart 1921'de Birinci TBMM tarafından "İstiklâl Marşı" olarak kabul edilmiştir. Türk Kurtuluş Savaşı'nın başlarında, İstiklâl Harbi'nin milli bir ruh içerisinde kazanılması imkânını sağlamak amacıyla Maarif Vekaleti, 1921'de bir güfte yarışması düzenlemiş, söz konusu yarışmaya toplam 724 şiir katılmıştır. Kazanan güfteye para ödülü konduğu için önce yarışmaya katılmak istemeyen Burdur milletvekili Mehmet Âkif Ersoy, Maarif Vekili Hamdullah Suphi'nin ısrarı üzerine, Ankara'daki Taceddin Dergahı'nda yazdığı ve İstiklal Harbi'ni verecek olan Türk Ordusu'na hitap ettiği şiirini yarışmaya koymuştur. Yapılan elemeler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda, bazı mebusların itirazlarına rağmen Mehmet Âkif'in yazdığı İstiklal Marşı coşkulu alkışlarla[2] kabul edilmiştir. Mecliste İstiklâl Marşı'nı okuyan ilk kişi dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver olmuştur.[3][4][5] Mehmet Âkif Ersoy İstiklâl Marşı'nı, şiirlerini topladığı Safahat'a dahil etmemiş ve İstiklâl Marşı'nın Türk Milleti'nin eseri olduğunu beyan etmiştir. Şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katılmış, 1924 yılında Ankara'da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay'ın bestesini kabul etmiştir.[6] Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930'da değiştirilerek, dönemin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör'ün 1922'de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe konmuş, toplamda dokuz dörtlük ve bir beşlikten oluşan marşın armonilemesini Edgar Manas, bando düzenlemesini de İhsan Servet Künçer yapmıştır. Üngör'ün yakın dostu Cemal Reşit Rey'le yapılmış olan bir röportajda da kendisinin belirttiğine göre aslında başka bir güfte üzerine yapılmıştır ve İstiklal Marşı olması düşünülerek bestelenmemiştir. Söz ve melodide yer yer görülen uyum (Prozodi) eksikliğinin esas sebebi de (Örneğin "Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak" mısrası ezgili okunduğunda "şafaklarda" sözcüğü iki müzikal cümle arasında bölünmüştür) budur. Protokol gereği, sadece ilk iki dörtlük beste eşliğinde İstiklâl Marşı olarak söylenmektedir.[7][8] İlgili maddeler[değiştir | kaynağı değiştir] Mehmet Âkif Ersoy Hamdullah Suphi Tanrıöver Osman Zeki Üngör (İstiklâl Marşı'nın son bestecisi) Ali Rıfat Çağatay (İstiklâl Marşı'nın ilk bestecisi) İstiklal Marşı Em D Am Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak Em D Am Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. Em D Am O benim milletimin yıldızıdır parlayacak! Em D Am O benimdir, o benim milletimindir ancak! Em D Am Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal! Em D Am Kahraman ırkıma bir gül... Ne bu şiddet, bu celâl? Em D Am Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal. Em D Am Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal. ***************** ŞEFİ TAKİPET ************* KORKMA SÖNMEZ BUU ŞAFAKKKKKK LARDA YÜZENNN ALL SANCAKKKKK SÖNMEDEN YUR-DUUUUU-MUNÜSTÜNDE TÜTEE-NEN-SON-OCAA-KOBEEEEE NİMMM-MİLLEEE-Tİİİİİ-MİNNNNNN YILDIZIDIIIIIR PARRRR-LAAA YACA-KOBENİMMM DİİİİİİR-ROOO-BEE-NİM-MİLLETİMİNDİRRR ANNN-CAKKKKK *******************2.KITA******************* ÇATMAAAAA KURRR BANNNN OOOO LAYIMM ÇEHH REEE Nİİİİ EYY NAZZLIII-HİLAAALLLL KAHRAMAA-NIRRR-KIII-MA BİRR GÜLLL NEE BU ŞİDDET BUUU CELALLL SANAAAA OLLLLMAZ DÖÖÖ KÜÜÜÜ LENNNNN KANLARIMIZ SON-RAAAA HELAL HAKKIDIRR HAKKKKK-KAAA TAAA-PAN MİLLETİMİNN İSSS TİKKK LAAAALLLLLL Başlığın diğer anlamları için Mehmet Akif Ersoy (anlam ayrımı) sayfasına bakınız. Mehmet Âkif Ersoy Mehmet Akif.jpg Doğum Mehmet Ragif 20 Aralık 1873 İstanbul, Osmanlı Devleti Ölüm 27 Aralık 1936 (63 yaşında) İstanbul, Türkiye Etnik köken Arnavut, Özbek Meslek Şair, Gazeteci, Veteriner Hekim, Öğretmen, Milletvekili Dönem Cumhuriyet dönemi Etkilendikleri[göster] Etkiledikleri[göster] Mehmet Âkif Ersoy (doğum adı: Mehmet Ragif, 20 Aralık 1873 - 27 Aralık 1936), baba tarafından Arnavut, anne tarafından Özbek[1] asıllı olan Cumhuriyet Dönemi şairi, veteriner hekim, öğretmen, vaiz, hafız, Kur'an mütercimi, yüzücü ve milletvekilidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal marşı olan İstiklâl Marşı'nın yazarıdır. "Vatan Şairi" ve "Milli Şair" unvanları ile anılır. Çanakkale Destanı, Bülbül, Safahat en önemli eserlerindendir. II. Meşrutiyet döneminden itibaren Sırat-ı Müstakim (daha sonraki adıyla Sebil'ür-Reşad) dergisinin başyazarlığını yapmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında milletvekili olarak 1. TBMM'de yer almıştır Doğumu ve çocukluk yılları[değiştir | kaynağı değiştir] Mehmet Âkif Ersoy, 1873 yılının Aralık ayında İstanbul'da, Fatih ilçesinin Karagümrük semtinde Sarıgüzel mahallesinde dünyaya geldi. Nüfusa kaydı, babasının, onun doğumundan sonra imamlık yaptığı ve Âkif'in ilk çocukluk yıllarını geçirdiği Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde yapıldığı için nüfus kağıdında doğum yeri Bayramiç olarak görünür.[2] Annesi Buhara'dan Anadolu'ya göç etmiş bir ailenin kızı olan Emine Şerif Hanım; babası ise Kosova'nın İpek kenti doğumlu, Fatih Camii medrese hocalarından Mehmet Tahir Efendi'dir. Mehmet Tahir Efendi, ona doğum tarihini belirten "Ragif" adını verdi. Babası vefatına kadar Ragif adını kullansa da bu isim yaygın olmadığı için arkadaşları ve annesi ona "Âkif" ismiyle seslendi, zamanla bu ismi benimsedi.[3] Çocukluğunun büyük bölümü annesinin Fatih, Sarıgüzel'deki evinde geçti. Kendisinden küçük, Nuriye adında bir kız kardeşi vardır. Öğrenim yılları[değiştir | kaynağı değiştir] İlk öğrenimine Fatih'te Emir Buhari Mahalle Mektebi’nde o zamanların adeti gereği 4 yıl, 4 ay, 4 günlükken başladı. 2 yıl sonra iptidai (ilkokul) bölümüne geçti ve babasından Arapça öğrenmeye başladı. Ortaöğrenimine Fatih Merkez Rüştiyesi’nde başladı (1882). Bir yandan da Fatih Camii'nde Farsça derslerini takip etti. Dil derslerine büyük ilgi duyan Mehmet Âkif, rüştiyedeki eğitimi boyunca Türkçe, Arapça, Farsça ve Fransızcada hep birinci oldu. Bu okulda onu en çok etkileyen kişi, dönemin "hürriyetperver" aydınlarından birisi olan Türkçe öğretmeni Hersekli Hoca Kadri Efendi idi. Rüştiyeyi bitirdikten sonra annesi medrese öğrenimi görmesini istiyordu ancak babasının desteği sonucu 1885'te dönemin gözde okullarından Mülkiye İdadisi’ne kaydoldu. 1888’de okulun yüksek kısmına devam etmekte iken babasını kaybetmesi ve ertesi yıl büyük Fatih yangınında evlerinin yanması aileyi yoksulluğa düşürdü. Babasının öğrencisi Mustafa Sıtkı aynı arsa üzerine küçük bir ev yaptı, aile bu eve yerleşti. Artık bir an önce meslek sahibi olmak ve yatılı okulda okumak isteyen Mehmet Âkif, Mülkiye İdadisi’ni bıraktı. O yıllarda yeni açılan ve ilk sivil veteriner yüksekokulu olan Ziraat ve Baytar Mektebi'ne (Tarım ve Veterinerlik Okulu) kaydoldu.[4] Dört yıllık bir okul olan Baytar Mektebi'nde bakteriyoloji öğretmeni Rıfat Hüsamettin Paşa pozitif bilim sevgisi kazanmasında etkili oldu.[5] Okul yıllarında spora büyük ilgi gösterdi; mahalle arkadaşı Kıyıcı Osman Pehlivan'dan güreş öğrendi; başta güreş ve yüzücülük olmak üzere uzun yürüyüş, koşma ve gülle atma yarışlarına katıldı; şiire olan ilgisi okulun son iki yılında yoğunlaştı. Mektebin baytarlık bölümünü 1893 yılında birincilikle bitirdi. Mezuniyetinden sonra Mehmet Âkif, Fransızcasını geliştirdi. 6 ay içinde Kur'an'ı ezberleyerek hâfız oldu. Hazine-i Fünun Dergisinde 1893 ve 1894’te birer gazeli, 1895’te ise Mektep Mecmuası’nda "Kur'an'a Hitab", adlı şiiri yayınlandı, memuriyet hayatına başladı. Memurluk yılları[değiştir | kaynağı değiştir] Okulu bitirdikten hemen sonra Ziraat Bakanlığı’nda (Orman ve Maadin ve Ziraat Nezareti) memur olan Mehmet Âkif, memuriyet hayatını 1893–1913 yılları arasında sürdürdü. Bakanlıktaki ilk görevi veteriner müfettiş yardımcılığı idi. Görev merkezi İstanbul idi ancak memuriyetinin ilk dört yılında teftiş için Rumeli, Anadolu, Arnavutluk ve Arabistan'da bulundu. Bu sayede halkla yakın temas halinde olma imkânı buldu. Bir seyahati sırasında babasının doğum yeri olan İpek Kasabası'na gidip amcalarıyla tanıştı. 1898 yılında Tophane-i Âmire veznedârı Mehmet Emin Beyin kızı İsmet Hanım’la evlendi; bu evlilikten Cemile, Feride, Suadi, İbrahim Naim, Emin, Tahir adlı çocukları dünyaya geldi. Mehmet Âkif, edebiyata olan ilgisini şiir yazarak ve edebiyat öğretmenliği yaparak sürdürdü. Resimli Gazete’de Servet-i Fünun Dergisi'nde şiirleri ve yazıları yayımlandı. İstanbul’da bulunduğu sırada bakanlıktaki görevinin yanı sıra önce Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi (1906)'nde kompozisyon (kitabet-i resmiye), sonra Çiftçilik Makinist Mektebi'nde (1907) Türkçe dersleri vermek üzere öğretmen olarak atandı. II. Meşrutiyet'in etkisi[değiştir | kaynağı değiştir] Sırat-ı Müstakim dergisinin ilk sayısının ön kapağı II. Meşrutiyet ilan edildiğinde Mehmet Âkif, Umur-ı Baytariye Dairesi Müdür Muavini idi. Meşrutiyet'in ilanından 10 gün sonra arkadaşı rasathane müdürü Fatin Hoca onu, on bir arkadaşı ile birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne üye yaptı. Ancak Mehmet Âkif, üyeliğe girerken edilen yeminde yer alan "Cemiyetin bütün emirlerine, bilâkayd ü şart (kayıtsız şartsız) itaat edeceğim" cümlesinde geçen "kayıtsız şartsız" ifadesine karşı çıkmış, "sadece iyi ve doğru olanlarına'" şeklinde yemini değiştirtmişti.[6] Cemiyetin Şehzadebaşı İlmiye Mahfelinde Arap Edebiyatı dersleri veren Âkif, Kasım 1908’de, Umur-i Baytariye Müdür Muavinliği görevini sürdürürken Darülfünun’da Edebiyat-i Osmaniye dersleri vermeye başladı. II. Meşrutiyet’in Âkif'in hayatında en büyük etkisi, meşrutiyetle birlikte yayın dünyasına adım atması olmuştu. Daha önce bazı şiirleri ve yazıları birkaç gazetede yayımladıysa da eser yayımlamaya uzun süredir ara vermişti. Meşrutiyetin ilanından sonra, arkadaşı Eşref Edip ve Ebül’ula Mardin ‘in çıkardığı ve ilk sayısı 27 Ağustos 1908'de yayımlanan Sırat-ı Müstakim dergisinin başyazarı oldu. İlk sayıda Fatih Camii şiiri yayımlandı. Ebül'ula Mardin ayrıldıktan sonra dergi, 8 Mart 1912'den itibaren Sebil'ür-Reşad adıyla çıkmaya devam etti. Âkif'in hemen hemen bütün şiir ve yazıları bu iki dergide yayımlandı. Gerek dergilerdeki yazılarında, gerekse İstanbul camilerinde verdiği vaazlarda Mısırlı bilgin Muhammed Abduh'un etkisiyle benimsediği İslam Birliği görüşünü yaymaya çalıştı. 1910 yılında gerçekleşen Arnavutluk İsyanı onu çok üzmüş ve arkasından gelecek kötü olayları sezmişti. Balkanlar'da artan düşmanlık duygularını ve doğabilecek isyanları önlemek için bir şeyler yapma arzusu duydu ancak Balkan Savaşı ile hüsrana uğradı. 1914’ün başında iki aylık bir seyahate çıkarak Mısır ve Medine'de bulundu. Mısır seyahati hatıralarını "El Uksur'da" adlı şiirinde anlattı. 1913’te kurulan Müdafaa-i Milliye Cemiyeti'nin halkı edebiyat yoluyla aydınlatma amacı güden neşriyat şubesinde Recaizade Ekrem, Abdülhak Hamid, Süleyman Nazif, Cenap Şahabettin ile beraber çalıştı. 2 Şubat 1913 günü Bayezid Camisi kürsüsünde, 7 Şubat 1913 günü Fatih Camisi kürsüsünde konuşarak halkı vatanı savunmaya çağırdı. Teşkilât-ı Mahsusa'ya girmesi[değiştir | kaynağı değiştir] Balkan Savaşı'ndan sonra, ilk olarak Umur-i Baytariye görevinden (1913), sonra yayınlarının hükümetle uygun düşmemesi nedeniyle aldığı ikaz üzerine Darülfünun müderrisliği görevinden (1914) ayrıldı. Yalnızca Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi'ndeki görevine devam etti. Harbiye Nezareti’ne bağlı Teşkilat-ı Mahsusa'dan gelen teklif üzerine İslam birliği kurma gayesi güden Almanya’ya (Berlin’e ) Tunuslu Şeyh Salih Şerif ile birlikte gitti. (1914). İngilizlerle birlikte Osmanlı'ya karşı savaşırken Almanlar'a esir düşmüş Müslümanların kamplarında incelemelerde bulundu ve farkında olmadan Osmanlı’ya karşı savaşan bu Müslüman esirleri aydınlatmaya çalıştı. Fransız ordusundaki Müslümanlara yönelik yazdığı Arapça beyannameler cephelere uçaklardan atıldı. Almanya’da iken yazdığı Berlin Hatıraları adlı şiirini dönünce Sebilürreşad’da yayınladı. İstanbul'a döndükten sonra 1916 başlarında Teşkilat-ı Mahsusa tarafından Arabistan'a gönderildi. Görevi, bu topraklardaki Arapları Osmanlı'ya karşı kışkırtan İngiliz propogandası ile mücadele etmek için "karşı propaganda" yapmaktı. Mehmet Âkif, Berlin'deyken heyecanla Çanakkale Savaşı ile ilgili haberleri takip etmişti. On dört ay süren savaşın zaferle sonuçlandığı haberini Arabistan'da iken aldı. Bu haber karşısında büyük coşku duydu ve Çanakkale Destanı'nı kaleme aldı. Arabistan dönüşünde iki ay Lübnan'da kalan Mehmet Âkif, "Necid Çölleri'nden Medine'ye" şiirinde bu seyahatini anlattı Dâr-ül Hikmet-il İslâmiye Cemiyeti'ne girmesi[değiştir | kaynağı değiştir] Lübnan’da yaşayan Mekke Emiri Şerif Ali Haydar Paşa’nın daveti ile 1918’de bu ülkeye giden Âkif, Lübnan’da iken Şeyhülislamlığa bağlı Dâr-ül Hikmet-il İslâmiye Cemiyeti başkatipliğine atandı. Ahmet Cevdet, Mustafa Sabri, Said Nursi gibi isimlerin kurduğu ve Osmanlı Devleti ile diğer İslam ülkelerinde çıkacak dini meseleleri halletmek, İslam aleyhindeki gelişmelere yanıt vermek amacıyla kurulan bu örgütte çalışırken bir yandan da Said Halim Paşa'nın “İslamlaşmak” adlı eserini Fransızcadan Türkçeye çevirdi. Bu dönemde Anadolu toprakları işgale uğramış; Türk halkı Kurtuluş Savaşı 'nı başlatarak direnişe geçmişti. Bu harekete katılmak isteyen Âkif, Balıkesir'e giderek 6 Şubat 1920 günü Zağnos Paşa Camii'nde çok heyecanlı bir hutbe verdi. Halkın beklenmedik ilgisi karşısında daha birçok yerde hutbe verdi, konuşmalar yaptı ve İstanbul'a döndü. Bu arada Sebilürreşad idarehanesi, Millî Mücadele’ye katılmak için Anadolu’ya geçmiş olanlarla İstanbul’daki yakınlarının gizli haberleşme merkezi hâline gelmişti. Âkif, Kurtuluş Savaşı’nı desteklemesi nedeniyle 1920'de Dâr ül-Hikmet il-İslâmiye Cemiyeti'ndeki görevlerinden azledildi. İstiklal Savaşı'na katılışı[değiştir | kaynağı değiştir] Mehmet Akif Ersoy Müze Evi, Mehmet Akif Ersoy'un Kurtuluş Savaşı yıllarında Ankara'da ikamet ettiği ve İstiklâl Marşı başta olmak üzere çok sayıda şiirini yazdığı müzeye dönüştürülmüş Ankara evidir. İstanbul'da rahat hareket etme olanağı kalmayan Mehmet Âkif, görevinden azledilmeden az önce oğlu Emin'i yanına alarak Anadolu’ya geçti. Sebil'ür-Reşad’ı Ankara’da çıkarması için Mustafa Kemâl Paşa'dan davet gelmişti. TBMM'nin açılışının ertesi günü olan 24 Nisan 1920 günü Ankara'ya vardı. Millî mücadeleye şair, hatip, seyyah, gazeteci, siyasetçi olarak katıldı. Ankara'ya varışından bir süre sonra ailesini de yanına aldırdı. Ankara’ya geldiği günlerde, Mustafa Kemâl Paşa Konya vali vekiline telgraf göndererek Âkif’in Burdur milletvekili seçilmesini sağlamasını istemişti. Haziran ayında Burdur’dan, Temmuz ayında ise Biga’dan mebus seçildiği haberi meclise ulaştı. Âkif, Burdur mebusluğunu tercih etti. Böylece 1920-1923 yılları arasında vekil olarak I. TBMM’de yer aldı. Meclis kayıtlarında adı "Burdur milletvekili ve İslam şairi" olarak geçmektedir.[7] Ankara'ya varır varmaz ona verilen ilk görev, Konya Ayaklanması’nı önlemek için halka öğütler vermek üzere Konya’ya gitmekti, büyük gayretine rağmen Konya’da kesin bir sonuca ulaşamadı ve Kastamonu’ya geçti. Halkı düşmana direnişe teşvik için 1920 yılının Kasım ayında Kastamonu’daki Nasrullah Camisi'nde verdiği ateşli vaaz, Diyarbakır’da basıldı ve tüm vilayetlere ve cephelere dağıtıldı. Âkif, Anadolu'ya geçerken Eşref Edip'e de arkasından gelmesini söylemişti. Eşref Edip, Sebil'ür-Reşad Dergisi'nin klişesini de alıp İstanbul'dan ayrıldı.[8] Son olarak 6 Mayıs 1921 günü derginin 463. sayısını yayımlamışlardı. Âkif derginin 464-466. sayılarını Eşref Ediple beraber Kastamonu'da yayımladı, 464. sayı o kadar ilgi gördü ki birkaç kere basılıp Anadolu'ya ve askere dağıtıldı. 467. sayıdan itibaren yayıma Ankara'da devam ettiler. Derginin etkisi o kadar büyüktü ki, yaydığı yoğun duyguların hâkimiyetindeki Türk halkları etkilenmesinden korkan Rusya, gazetenin ülkeye girişini yasakladı.[9] 1921'de Ankara'da Taceddin Dergahı'na yerleşen Mehmet Âkif, Burdur milletvekili olarak meclisteki görevine devam etmekteydi. O dönemde Yunanlıların Ankara'ya ilerleyişi karşısında meclisi Kayseri'ye taşımak için hazırlık vardı. Bunun bir dağılmaya yol açacağını düşünen Mehmet Âkif, Ankara'da kalınmasını, Sakarya'da yeni bir savunma hattı kurulmasını önerdi; teklifi tartışılıp kabul edildi. İstiklâl Marşı'nı yazması[değiştir | kaynağı değiştir] Ana madde: İstiklal Marşı Kastamonu Nasrullah Camii'nde Mehmet Akif Ersoy'un vaaz verdiği kürsü Osmanlı alfabesiyle yazılmış İstiklal Marşı Aynı dönemde Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey'in ricası üzerine arkadaşı Hasan Basri Bey kendisini ulusal marş yarışmasına katılmaya ikna etti. Konulan 500 liralık ödül nedeniyle başlangıçta katılmayı reddettiği bu yarışmaya, o güne kadar gönderilen şiirlerin hiç biri yeterli bulunmamıştı ve en güzel şiiri Mehmet Âkif'in yazacağı kanısı mecliste hâkimdi. Mehmet Âkif'in yarışmaya katılmayı kabul etmesi üzerine kimi şairler şiirlerini yarışmadan çektiler. Şairin orduya ithaf ettiği İstiklâl Marşı, 17 Şubat günü Sırat-ı Müstakim ve Hâkimiyet-i Milliye'de yayımlandı. Hamdullah Suphi Bey tarafından mecliste okunup ayakta dinlendikten sonra 12 Mart 1921 Cumartesi günü saat 17.45'te ulusal marş olarak kabul edildi. Âkif, ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Dar’ül Mesai vakfına bağışladı.[10] Mısır yılları[değiştir | kaynağı değiştir] İstiklâl Madalyası ile ödüllendirilen Mehmet Âkif, 1923 yılında Ankara'dan İstanbul’a döndü. Abbas Halim Paşa'nın daveti üzerine kışı geçirmek için Mısır'a gitti. Gitmeden önce Kur'an'ı Türkçeye tercüme etmek için Diyanet İşleri ile anlaşma imzaladı. Kendisine teklif edilen bu görevi başlangıçta reddetmişti çünkü kendi eserlerini yazmak, milli mücadele destanını yaratmak istiyordu ancak bu çeviriyi yapabilecek tek adam olarak görüldüğünden kabul etmesi için çok yoğun ısrar vardı ve kabul etmek zorunda kaldı. Birkaç sene yazları İstanbul'da, kışları Mısır'da geçirdi. 1926 kışından sonra Mısır’dan dönmedi. Kahire yakınlarındaki Hilvan'a yerleşti. Burada adeta inzivaya çekilerek Kur'an tercümesi üzerinde çalışmayı sürdürdü ancak 6-7 sene üzerinde çalıştıktan sonra sonuçtan memnun kalmadı ve bu sorumluluktan kurtulmak istedi. Sonunda 1932’de mukaveleyi fesh etti. Diyanet İşleri Başkanlığı hem tercüme hem yorumlama işini Elmalılı Hamdi Efendi'ye verdi. Âkif, kendi yazdıklarını dostu Yozgat'lı İhsan'a teslim etti ve ölür de gelmezse yakmasını nasihat etti. Mehmet Âkif, Mısır yıllarında Kuran çevirisinin yanı sıra Türkçe dersleri vermekle meşgul olmuştu. Kahire'deki “Câmiat-ül Mısriyye" adlı üniversitede Türk Dili ve Edebiyatı dersleri verdi (1925-1936). Mehmet Âkif Ersoy'un cenazesi (28 Aralık 1936) Türkiye'ye dönüşü ve vefatı[değiştir | kaynağı değiştir] Mehmet Akif'in ölümüyle ilgili bir gazete haberi (Cumhuriyet, 28 Aralık 1936) Siroz hastalığına tutulunca hava değişikliği iyi gelir düşüncesiyle önce Lübnan’a, sonra Antakya’ya gitti fakat Mısır’a hasta olarak döndü. 17 Haziran 1936’da tedavi için İstanbul’a döndü. 27 Aralık 1936 tarihinde İstanbul’da, Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanı’nda hayatını kaybetti. Edirnekapı Mezarlığı’na gömüldü. Cenazesine resmi bir katılım olmadı ancak büyük bir üniversiteli genç topluluk katıldı. Mezarı iki yıl sonra, üniversiteli gençler tarafından yaptırıldı; 1960’ta yol inşaatı nedeniyle kabri Edirnekapı Şehitliği'ne nakledildi. Mezarı, Süleyman Nazif ve arkadaşı Ahmet Naim Bey'in mezarları arasındadır. Mehmet Âkif'e 1 Haziran 1936 tarihi itibarı ile 478 lira 20 kuruş emekli maaşı bağlanmıştır. Bu maaş 1936 yılı Ekim ayından itibaren ödenmeye başlanmış, toplu olarak 2976 lira almıştır. Emekli cüzdanının son sayfasında ise “600 lira borç” ibaresi yazılıdır. Bu borç düştükten sonra ise kalan kısım ailesine verilmiş ve Mehmet Âkif bundan iki ay sonra vefat etmiştir.[11] Kişiliği ve fiziksel özellikleri[değiştir | kaynağı değiştir] Özel hayatı[değiştir | kaynağı değiştir] Edebî hayatı[değiştir | kaynağı değiştir] Mehmet Âkif, şiir yazmaya Baytar Mektebi'nde öğrenci olduğu yıllarda başladı. Yayımlanan ilk şiiri Kur'an'a Hitap başlığını taşır. 1908'den itibaren aruz ölçüsü kullanarak manzum hikâyeler yazdı. Hikâyelerinde halkın dert ve sıkıntılarını anlattı. Balkan Savaşı yıllarından itibaren destansı şiirler yazmaya başladı. İlk büyük destanı, “Çanakkale Şehitleri'ne“ başlıklı şiiridir. İkinci büyük destanı ise Bursa'nın işgali üzerine yazdığı “Bülbül“ adlı şiiridir. Üçüncü olarak da İstiklâl Marşı'nı yazarak İstiklâl Savaşı'nı anlatmıştır. "Sanat sanat içindir" görüşüne karşı çıkan Mehmet Âkif, dinî yönü ağırlıkta bir edebiyat tarzı benimsemişti. Edebiyat dili olarak Millî Edebiyat akımına karşı çıktı ve edebiyatta batılılaşma konusunda Tevfik Fikret ile çatışmıştır. Eserleri[değiştir | kaynağı değiştir] Mehmed Akif Şairin Safahat adı altında toplanan şiirleri 8 kitaptan oluşmuştur. Şair, İstiklâl Marşı'nı Safahat'a koymamıştır. Nedenini ise şöyle açıklar: "Çünkü ben onu milletimin kalbine gömdüm". Kitap: Safahat (1911) - 44 manzume içerir. Siyasal olaylar, mistik duygular, dünyevi görevlerden bahsedilir. Kitap: Süleymaniye Kürsüsünde (1912) - Süleymaniye Camisi'ne giden iki kişinin söyleşileri ile başlar, kürsüde Seyyah Abdürreşit İbrahim'in konuşturulduğu uzun bir bölümle devam eder. Kitap: Hakkın Sesleri (1913) - Topluma İslami mesajı yaymaya çalışan on manzumedir. Ateizme, ırkçılığa, umutsuzluğa çatılmaktadır. Kitap: Fatih Kürsüsünde (1914) - Fatih Camisi'ne giden iki kişinin söyleşileri ile başlar, vaizin uzun konuşması ile devam eder. Tembellik, irtica (gericilik), batı taklitçiliği eleştirilir. Kitap: Hatıralar (1917) - Âkif'in gezdiği yerdeki izlenimleri ve toplumsal felaketler karşısında Allah'a yakarışını içerir. Kitap: Asım (1924) - Hocazade ile Köse İmam arasındaki konuşmalar şeklinde tasarlanmış tek parça eserdir. Eğitim-öğretim, ırkçılık, savaş vurgunculuğu, batıcılık, gibi pek çok konudan bahseder. Kitap: Gölgeler (1933) - 1918-1933 arasında yazılmış 41 adet manzumeyi içerir. Herbiri, yazıldıkları dönemin izlerini taşır. Kitap: Safahat (Toplu Basım) (ilki 1943) - 6 Safahatı'ı bir araya getirir. 1943'teki toplu basımının sonuna Âkif'in hayattayken basılmamış şiirlerini içeren Damadı Ömer Rıza Doğrul tarafından bir araya getirilmiş 16 manzumeden ibaret Son Safahat başlıklı bölüm eklenmiştir. Etkileri[değiştir | kaynağı değiştir] Mehmet Akif Ersoy’un ölümünün 75. ve İstiklal Marşı’nın Kabulünün 90. Yılı olması nedeniyle 2011 yılı T.C. Başbakanlığı tarafından "Mehmet Akif Ersoy Yılı" olarak ilan edilmiştir. Yıl boyunca yapılacak çalışmaların sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı'na verilmiştir.[12] Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir] Basılı Eserler[değiştir | kaynağı değiştir] Ersoy, Mehmet Akif (2011). Safahat. İstanbul: Karanfil Yayıncılık ISBN 978-605-5537-06-7 Ersoy, Mehmet Akif (2012). Tefsir Yazıları ve Vaazlar. Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları ISBN 978-975-19-5398-8 Ersoy, Mehmet Akif (2012). Kur'an Meali. İstanbul: Mahya Yayıncılık ISBN 605-628-948-4 Kuntay, Mithat Cemal (Mart 2012). Mehmed Akif (Hayatı-Seciyesi-Sanatı). İstanbul: Timaş Yayınları ISBN 978-605-114-130-5 Ersoy, Emin (Mart 2011). Babam Mehmet Akif (İstiklal Harbi Hatıraları) İstanbul: Kurtuba Kitap Yayınları ISBN 978-975-6743-75-1 Özlük, Nuran (Temmuz 2011). Türk Basınında Mehmet Akif Ersoy Polemikleri İstanbul: Paradoks Yayınları ISBN 978-9744-491-81-5 Sırat-ı Müstakim Mecmuası (2 Cilt olmak üzere 1-52. Sayılar) (Ocak 2013) İstanbul: Bağcılar Belediyesi ISBN 978-605-86860-0-7 Kara, İsmail (2013). Elemim Bir Yüreğin Karı Değil İstanbul: Timaş Yayınları ISBN 978-605-08-0764-6 Süreli Yayınlar[değiştir | kaynağı değiştir] Mehmet Akif ile ilgili olarak çıkan gazete haberleri, köşe yazıları ve makaleler. Çevrimiçi kaynaklar[değiştir | kaynağı değiştir] Notlar[değiştir | kaynağı değiştir] ^ Kemal H. Karpat, The politicization of Islam: reconstructing identity, state, faith, and community in the late Ottoman state, Oxford University Press US, 2001, ISBN 978-0-19-513618-0, p. 363 ^ Fevziye Abdullah Tansel, Mehmet Âkif'in Doğum Yeri Bayramiç midir?, Kubbealtı Akademi Mecmuası, Nisan 1977, Yıl 6, Sayı 2 ^ Ölümünün 71'inci yılında Mehmet Akif Ersoy, Zaman Gazetesi, 29.12.2007 ^ MehmetAkifErsoy.com ^ Recep Duymaz, Mehmet Âkif Ersoy'un Şahsiyeti'nin Kaynakları, Bilim ve Aklın Aydığınğında Eğitim Dergisi Yıl 7 Sayı 73 Mart 2006 ^ Yılmaz Karakoyunlu, Bilinmeyen Yönleriyle Mehmet Âkif, Arastiralim.com ^ Aysun İldeniz, Milli Mücadelede Mehmet Akif, Bilim ve Aklın Aydığınğında Eğitim Dergisi Yıl 7 Sayı 73 Mart 2006 ^ Yrd. Doc. Dr. Saadettin Yildiz, Milli Mücadele ve Mehmet Âkif ^ Mehmet Âkif Ersoy’un Hayatı ve Şiirleri, Webhatti.com ^ Osman Koçıbay, Mehmet Akif Ersoy ve Burdur ^ "İşte Mehmet Akif Ersoy'un emekli maaşı!". istanbulhaber. 29 Aralık 2010. Erişim tarihi: 30 Aralık 2012. ^ Kültür ve Turizm Bakanlığı web sitesi 2001 yılı Haber ve Duyurular Sayfası, Erişim tarihi:16.05.2011> Osman Zeki Üngör (d. 1880, İstanbul - ö. 1958, İstanbul), besteci, orkestra şefi, keman virtüozu. Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal marşının bestecisi olarak tanınmış bir sanatçıdır. Osmanlı sarayında ilk Türk kemancısı olarak yetiştirilmiş olan müzisyen[1]; birçok klasik batı müziği bestecisinin keman konçertolarını Türkiye'de çalan ilk Türk kemancıdır. Bugünkü Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın temelini oluşturan Osmanlı saray orkestrasını yönetmiş; orkestranın ilk defa İstanbul’da halka açık konserler vermesini ve cumhuriyetin ilanından sonra yeni başkent Ankara’daki ilk senfonik konserlerin gerçekleşmesini sağlamıştır. Cumhuriyetin ilk önemli öğrenim kurumlarından Musiki Muallim Mektebi’nin kuruluşunda büyük emeği geçmiş bir eğitimcidir. Besteci Ekrem Zeki Ün'ün babasıdır. 1880 yılında Üsküdar'da dünyaya geldi[1] . Dedesi, Osmanlı Devleti’nin saray orkestrası olan Mızıka-yı Hümayun bünyesinde "Fasl'ı Cedid"'i (batı enstrümanlarını da içeren fasıl topluluğu) tertip eden Santuri Hilmi Bey; babası Şekerci Hacı Bekir ailesinden Hüseyin Bey'dir. Öğrenim hayatı[değiştir | kaynağı değiştir] Beşiktaş Askeri Rüştiyesi'ndeki askeri eğitimin ardından 1891'de Osmanlı saray bandosu olan Mızıka-yı Hümayun'a girerek müzik öğrenimi gördü. Yeteneğiyle II. Abdülhamid'in dikkatini çekince konser kemancısı olarak yetiştirildi. Kemancı Vondra Bey'den keman, d'Aranda Paşa'dan da müzik nazariyatı dersleri aldı. Mızıka-ı Hümayun[değiştir | kaynağı değiştir] Mızıka-yı Hümayun bünyesinde Saffet Bey tarafından kurulmuş olan Makam-ı Hilâfet Filarmoni Muzikası'nda başkemancı olarak atandı. Yalnızca askeri marşlar çalan mızıkanın, bir senfoni orkestrasına dönüşmesi için emek verdi. Birçok ünlü bestecilerin keman konçertolarını Türkiye'de çalan ilk Türk kemancı oldu. Sultan Abdülhamit’e sık sık konserler verdi. Konserlerinin çok beğenilmesi nedeniyle ödüllendirilip rütbesi genç yaşta binbaşılığa kadar yükseltildi[1]. 1908'de, Meşturiyetin ilanı’ndan sonra rütbesi mülazimliğe (teğmenlik) indirildi; Saffet Bey’in yönetimindeki orkestrada başkemancılığa devam etti. Bir süre Mızıka-yı Hümayun'da yaylı sazlar bölümünde öğretmenlik de yaptı. Ek olarak Darülmuallimin'nde (İstanbul Erkek Muallim Mektebi) dersler verdi. . I. Dünya Savaşı sırasında Mızıka-ı Hümayun ile Avrupa şehirlerinde konserler verdi. 17 Aralık 1917- 31 Ocak 1918 tarihleri arasında gerçekleşen ve Viyana, Berlin, Dresden, Münih, Peşte, Sofya’yı kapsayan bu turne, bir Türk orkestrasının çıktığı ilk Avrupa turnesi idi[1]. Saffet Bey’in istifası üzerine 1917’de saray orkestrasının şefliğine atanan Osman Zeki Bey, Avrupa turnesi dönüşünde orkestrayı bağımsız bir kadroya kavuşturdu ve ilk defa saray dışında halka yönelik konserler verdi. Orkestra, haftalık halk konserlerini Tepebaşı'ndaki Union Française Salonu'nda vermekteydi. İstiklâl Marşı’nın bestelenmesi[değiştir | kaynağı değiştir] Besteci asıl ününü Mehmet Âkif Ersoy'un İstiklâl Marşını besteleyerek elde etti. Osman Zeki Bey, 1921 yılında Mehmet Akif’in şiirinin ulusal marş güftesi olarak seçilmesinden sonra 1922’de Maarif Bakanlığı tarafından düzenlenen beste yarışmasına davet edilen 24 besteciden birisiydi. Kimi anekdotlara göre İstiklâl Marşı’nı, İzmir’in Yunan işgalinden kurtuluşundan sonra bestelemişti[2] . Yarışma seçici kurulu tarafından Osman Zeki Bey'in eseri beşinci seçilirken[3] ; Ali Rıfat Bey’in alaturka usuldeki bestesi birinci seçildi. Ancak 1930 yılında Maarif Bakanlığı'nın resmi kurumlara gönderdiği bir genelge ile uygulamada değişiklik yapıldı ve o güne kadar Ali Rıfat Bey'in bestesi ile seslendirilen güfte; Osman Zeki Bey’in batı tarzı bestesi ile seslendirilmeye başladı; devletin resmi marşı haline geldi. Ankara’ya taşınma[değiştir | kaynağı değiştir] Osman Zeki Bey, Cumhuriyet'in ilanı'ndan sonra orkestrası ile Ankara’ya gidip 11 Mart 1924 günü şehrin tarihindeki ilk senfonik konseri verdi. Orkestra, Ankara’daki ikinci konserinden sonra “Riyaseticumhur Musiki Heyeti” adı altında cumhurbaşkanlığına bağlandı. Osman Zeki Bey, sonradan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na dönüşen topluluğun orkestra şefliğini yaptı. Musiki Muallim Mektebi[değiştir | kaynağı değiştir] Osman Zeki Bey, ülkenin müzik öğretmeni ihtiyacını karşılamak için Musiki Muallim Mektebi'nin kurulmasında önemli rol oynadı. Bu kurum, Ankara Konservatuarı’nın temelini oluşturmuştur. Kendisi, okulun ilk öğretim üyesi ve ilk müdürü idi. Okul müdürlüğünü 1924-1934 seneleri arasında 10 yıl boyunca sürdürdü. Avrupa turnesi[değiştir | kaynağı değiştir] 7 Haziran-5 Eylül 1926'da Karadeniz adlı gemide düzenlenen Yerli Malı Sergisi nedeniyle dört ay boyunca Güney ve Kuzey Avrupa limanlarını dolaştı ve Cumhurbaşkanlğı Senfoni Orkestrası ile konserler verdi[1]. Bu, Cumhuriyet döneminde bir Türk orkestranın çıktığı ilk yurtdışı turne idi. Son yılları[değiştir | kaynağı değiştir] 1934 senesinde sağlık nedeniyle emekliye ayrılan Üngör; emeklilik günlerinde İstanbul’da yaşadı Soyadı Kanunu çıktığında “Üngör” soyadını aldı (oğlu Ekrem Zeki Bey, “Ün” soyadını almıştır) 1958'de İstanbul'da Moda'daki evinde hayatını kaybetti. Cenaze töreninde askeri bir bando tarafından İstiklâl Marşı çalındı[4]. Mehmet Cenazesi, Karacaahmet mezarlığı’na defnedilmiştir. Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir] Osman Zeki Üngör'ün Hayatı Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir] İstiklâl Marşı Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Musiki Muallim Mektebi Ekrem Zeki Ün Kaynakça ve dipnot[değiştir | kaynağı değiştir] ^ a b c d e Buğra Koçak, Osman Zeki Üngör ve Türk Müzik Eğitimine Katkıları, Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Dergisi, Sayı 21: 2007 ^ Bestecinin, padişah Vahdettin'in tahta çıkışı şerefine hazırladığı bir marşı sonradan İstiklâl Marşı'na uyarladığı iddiaları da ortaya atılmıştır (İstiklâl Marşı için İlginç İddia, Milliyet Gazetesi, 16.06.1992) ^ Berrin Cankat, Dinlemek İsterdim, Milliyet Gazetesi, 18.06.2001 ^ Zeki Üngör Toprağa Verilirken İstiklâl Marşı Çaldı, Milliyet Gazetesi, 2 Mart 1958
Ders: İzmir Marşı - İzmir'in Dağlarında Çiçekler Açar 01:42
Ders: İzmir Marşı - İzmir'in Dağlarında Çiçekler Açar 7.553 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut ilter Aykut Öğretmen İzmirin Dağları marş sözü Akor blok flüt notaları Am Dm Am İzmir’in dağlarında çiçekler açar. Am G F C Altın güneş ordu sırmalar saçar. Am E Am Altın güneş ordu sırmalar saçar. Am Dm Am Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar. ) X2 Am G F C Yaşa Mustafa Kemal Paşa, yaşa; ) ) Am E Am ) x2 Adın yazılacak mücevher taşa. ) Am Dm Am İzmir’in dağlarında oturdum kaldım Am G F C Şehit olanları deftere yazdım. Am E Am Şehit olanları deftere yazdım. Am Dm Am Öksüz yavruları bağrıma bastım. )X2 Am G F C Kader böyle imiş ey garip ana ) ) Am E ) x2 Canım feda olsun güzel vatana ) ders, izmirin dağlarında, akor, şarkı sözü, blok flüt notaları, aykut öğretmen
Aykut Öğretmen - Çiftetelli (Trakya - Rumeli Oyun Havası) 01:29
Aykut Öğretmen - Çiftetelli (Trakya - Rumeli Oyun Havası) 5.793 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut ilter Aykut Öğretmen Blok FLüt çiftetelli Trakya Rumeli oyun havası Notası Sayfa 30 Çalınışı Videodan Öğrenin (Aykut Öğretmen) ÖNEMLİ NOT (Aykut öğretmen) 1- BLOK FLÜTÜ ALT DUDAĞININ TAM ORTASINA KOY (YOKSA KÖTÜ SES ÇIKAR) 2- DELİKLERİ PARMAĞININ ETLİ KISMIYLA KAPAT TAM KAPATTIN MI? EMİN OL 3- YAVAŞ, VE SAKİN, YUMUŞAK "DU" ÜFLE
Müzik Dersi : Fış Fış Kayıkçı - Blok Flüt 02:03
Müzik Dersi : Fış Fış Kayıkçı - Blok Flüt 8.422 izlenme - 4 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET AYkut ilter Aykut Öğretmen FIŞ FIŞ KAYIKÇI BLOK FLÜT ÇOCUK ŞARKISI NOTASI Fış fış kayıkcı kayıkcının küreği Hop hop eder yüreği Akşama fincan böreği Sabaha bayram çöreği. Fış fış kayıkcı kayıkcıya gidelim Kayığına binelim denizlerde gezelim Balık gibi yüzelim. Fış fış kayıkcı kürekleri çekelim Dalgaları aşalım akşam eve gidelim Balıkları yiyelim. BLOK FLÜT MELODİKA PİYANO NOTASI LA LA Sİ Sİ LAAA / SOL LA SOL LA Sİ Sİ LAA / SOL LA SOL LA Sİ Sİ LAA SOL SOL LA SOL LA Sİ Sİ LA / SOL LA SOL LA Sİ Sİ LA / SOL LA SOL LA Sİ Sİ LAAA
Şeyh Şamil Çeçen Ezgisi Kafkas Halk Dansı 04:35
Şeyh Şamil Çeçen Ezgisi Kafkas Halk Dansı 5.638 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen Am G Ne yalnizlik ne hüzün ne o eski sarkilar Am Hiçbiri dokunmuyor senin yoklugun kadar G Gece yagmur ve soguk sehrin caddelerinde Am Gözlerimde hayalin hasretin yüreğimde ( G ) ( Gurbette yorgun düstün be ceylan ) A ( Am ) 2 ( Hasret tüketti bittin be ceylan ) Dm G C ) Yeniden düstüm yollarina vardim geldim ellerine ) F G Am ) 2 Yitik buruk bir çocugum ben koyma beni hasretine ) Bsus4 x x 4 4 4 0 şeklindeki bir akorun basılışı şu şekilde açıklanabilir: Akorun basılışı 6 adet karakter içeriyor bunlar gitarınızın telleri anlamına geliyor. Soldan sağa doğru yazılışı okurken (x x 4 4 4 0), gitar telleri yukardan aşağı olarak gider. Örnek olarak bu akorda "yukardan ilk iki tele basma ve vurma, geriye kalan dört telden 3. 4. ve 5. tellerde 4. perdeye aynı anda bas ve son telde (en alt tel) hiç bir perdeye dokunma, çalarkende boş vur" yorumu yapılır. (x) şeklinde olan yerlerde ne teldeki bir noktaya basacaksınız nede akoru çalarken telden ses çıkmasını sağlayacaksınız. Ayna - Ceylan KULLANILAN AKORLAR (Beta) Am x 0 2 2 1 0 x 0 7 5 5 5 x 3 2 2 1 0 G x 10 12 12 12 10 3 2 0 0 0 3 3 2 0 0 3 3 Dm x 0 0 2 3 1 C 0 3 2 0 1 0 0 3 5 5 5 3 3 3 2 0 1 0 F 1 3 3 2 1 1 x 0 3 2 1 1 x 3 3 2 1 1 Genç yaşlarda Dağıstan'ın önemli bir dini lideri olan Şeyh Cemalettin Gazi Kumuki'den ders almıştır. On beş yaşında at binip kılıç kuşanmıştır. Yirmi yaşında bir sürü spor dalında yetenek sahibi bir hale gelmiştir. Ayrıca Nakşibendi tarikatında aldığı bu eğitim onda Rusların, Kafkasya'da ortadan kaldırmak istediği İslâmiyeti, tekrar ihyâ etmek ve yaymak için uğraşmasına, özgürlük, direniş ve İslam Birliği gibi bazı düşüncelerin gelişmesini sağlamıştır. Rusya İmparatorluğu'na karşı Dağıstan'da başlattığı savaşını Çeçenistan'da sürdürmüştür. Hatta bir dönem savaş Kuzeybatı Kafkasya'da Çerkesya'nın tamamını da içine almıştır. Şeyh Şamil Ruslarla dağ başında (1800 yıllar) Dönemin güçlü devletlerinden biri olan Rusların engellemesiyle dost olan ülkelerden gelen yardımlar kesilince, Şeyh Şamil ülkesinin gücünün tükenişini görmüştür. 1859'un 6 Eylül'ünde 70 bin kişilik Rus ordusuna, yanında birkaç yüz kişi kalıncaya kadar direndikten sonra, savaşı sürdürmesinin tehlikeli olduğunu anlayan Şeyh Şamil, Çarlık yetkilileriyle görüşmeler yaparak, silah bırakma yolunu seçti. Rus Çarı II. Aleksandr, Şeyh Şamil'i sarayın kapısında son derece nazik karşıladı ve kılıcını almayarak kendisine olan hayranlığını dile getirdi. Şeyh Şamil, bir ay kadar sarayda misafir edildikten sonra, saygın tutsak olarak esaret yıllarını geçireceği Kaluga'ya gönderildi. Sürgüne gittiği çeşitli Rus kentlerinde sempati toplayarak günlerini geçirdi. Rus Çarı ile yaşamış oluğu şu diyalog meşhurdur : Bir gün Rus Çarı esaret altındayken Şeyh Şamil'i yemek yemek için karşısına alır Şeyh Şamil'in iştahlı bir şekilde yemek yediğini görünce yanındakilere: Korkarım bu adam bizi de birazdan yer diye söylenir. Şeyh Şamil bunu duyunca, Korkmayın dinimizde domuz eti yemek haramdır cevabını verir.
Gesi Bağları Kayseri Türküsü Blok Flüt Melodika Piyano Notası Ve Şarkı Sözü 03:39
Gesi Bağları Kayseri Türküsü Blok Flüt Melodika Piyano Notası Ve Şarkı Sözü 5.536 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen Derleyen Muzaffer Sarısözen Yöresi Kayseri Gesi Okuyanlar Selda Bağcan Barışmanço Yavuz Bingöl Gesi Bağları Türküsü ve Hikayesi Kayseride annesi ile yasayan genc kız Kayseri iline bağlı gesi kasabasına gelin gider. O zamanın şartlarında ulaşım zor olduğu için genç kız kayseriye gidip gelemez ve annesine olan özlemi onu çok üzer kocası vurdum duymaz gamsız birisidir. Genç kızla hiç ilgilenmez kaynana ise despot ve kötü birisidir geline yapmadık eziyet bırakmaz aradan zaman geçer ve bir çocukları olur çocuğu ile avunmaya çalışır ama nafile annesine olan özlemi bir türlü dinmemiştir. Annesinden hiç haber alamadığı için cok üzülmektedir. Aylar yıllar geçer ve kötü haber gelir annesinin öldügünü ögrenen gelin üzüntüsünden gesinin güzel bagları arasında hem aglar hem de gesibagları türküsünü söyleye söyleye dolaşır durur. Bu şekilde Gesi Bağları türküsü olmuş olur. Gesi Bağları Gesi Bağları'nda Dolanıyorum Yitirdiğim Yarimi Aman Aranıyorum Bir Çift Selamına Güveniyorum Gel Otur Yanıma Hallerimi Söyleyim Halimden Bilmiyor Ben O Yari Neyleyim Gesi Bağları'ndan Gelsin Geçilsin Kurulsun Masalar Rakı Konyak İçilsin Herkes Sevdiğini Alsın Seçilsin Atma Anam Atma Şu Dağların Ardına Kimseler Yanmasın Anam Yansın Derdime Gesi Bağları'nda Üç Top Gülüm Var Hey Allah'tan Korkmaz Sana Bana Ölüm Var Ölüm Varsa Şu Dünyada Zulüm Var Gel Otur Yanıma Hallerimi Söyleyim Halimden Bilmiyor Ben O Yari Neyleyim Yöresi : Kayseri Kaynak Kişi : Ahmet Gazi AYHAN AKORLARI Şarkı SÖzü Em Am Gesi bağlarında dolanıyorum Em Am F Em Yitirdim yarimi, aman aranıyorum Am Em Am F Em Yitirdim yarimi, aman araniyorum Em Am Bir tek selamına güveniyorum Em Am F Em Gel otur yanıma, hallarımı söyleyim Am Em Am F Em Derdimden anlamaz, ben o yari neyleyim Em Am Gesi baglarinda üç top gülüm var Em Am F Em Hey Allahtan korkmaz, sana bana ölüm var Em Am F Em Hey Allahtan korkmaz, sana bana ölüm var Em Am Ölüm varsa bu dünyada zulüm var Em Am F Em Atma anam atma, beni dağlar ardına Am Em Am F Em Kimseler yanmasın anam yansın derdime Blok Flüt melodika piyano org notası sol la si si si si si si la si la (sol) la sol la_ sol(la)(si) la si la sol fa mi la la sol fa sol (fa)(sol) fa mi
İngilizce Şarkılar Söylüyoruz Güngören Mektebim Okulu Müzik Dersi Aykut Öğretmen 03:58
İngilizce Şarkılar Söylüyoruz Güngören Mektebim Okulu Müzik Dersi Aykut Öğretmen 4.514 izlenme - 2 yıl önce Mektebim Okulları Tanıtım Filmi Mektebim Okulları Hakkında Tanıtıcı Bilgi Mektebim Okulları HEMEN KAYIT OLUN 444 30 95 MEKTEBİM OKULLARI BAŞARININ ANAHTARI Kendini gerçekleştirmiş mutlu ve başarılı insanlardan oluşan toplum; öncelikli olarak çocuklarının geleceğini şansa bırakmayan başarının tesadüf olmadığını bilen toplumdur. Deneyimli eğitim - öğretim kadrosunun kazandırılacağı birikimle beslenecek olan Mektebim Okulları: anaokulundan liseye uzanan eğitim zincirinde, bu sorumluluğun bilinciyle, sürekli kişisel gilişimi ilke edinecektir. Okullarımız hem yeni kampüsleriyle hem de eğitim bilimdeki değişimlere ayak uydurarak sürekli gelişmektedir. Eğitime yapılan yatırım insana yatırımdır... İnsana yatırım, başarı ve hızlı gelişim olarak geri döner. Vizyonumuz, İçinde yaşanılan zamanın gereklerine göre değil, gelecek yüzyılların ihtiyaçlarını bilip ona göre hazırlıklarını yaparak tüm öğrencilerini Atatürk ilke ve devrimleri ışığında akademik ve sosyal yönden ulusal ve uluslararası toplumların her zaman en önde gelen bireyleri olarak yetiştirmek ve tüm dünyada örnek alınacak bir eğitim kurumu olmaktır. Misyonumuz, ana sınıfından 12. sınıfa kadar bütünlük taşıyan ve bireysel farklılıkları gözeten eğitimiyle yüksek akademik standartlara sahip, çağdaş dünyaya ayak uydurabilen, yeniliklere açık, millî ve manevi değerlere sahip, çevresiyle güzel iletişim kurabilen, dürüst, hoşgörülü bireyler yetiştirmeyi amaçlar ve bu değerler doğrultusunda Atatürk ilke ve devrimlerinden hiç bir zaman ödün vermemektir. Adını Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Millet Mektepleri'nden alan Mektebim Okulları kaliteli eğitimi ülkenin her köşesine ve toplumun tüm katmanlarına ulaştırabilmek için yola çıkmış bir kurum olarak, büyük önder Atatürk'ün çizdiği yoldan gitmeye devam edecektir... Mektebim Okulları Genel Müdürlük - Bahçelievler Haznedar Mah. Heybeli Cad. Adalar Sok. No:11 Haznedar - Güngören/İstanbul Telefon: 444 30 95 E-posta: info@mektebimokullari.com Silivri Anaokulu Silivri Anaokulu Mimar Sinan Mahallesi Özge Sokak No : 1 Silivri/İstanbul Telefon: 0212 924 75 31 - 0212 924 75 32 | Faks: - E-posta: Beykent Anaokulu Beykent Anaokulu Adnan Kahveci Mah. Sayaca Cad. No : 11, Beylikdüzü / İstanbul Telefon: 0212 924 74 81 - 0212 924 74 82 | Faks: - E-posta: Büyükçekmece Anaokulu Büyükçekmece Anaokulu Fatih Mah. Cengiz Topel Cd. Hazerfen Sk. No : 12, Büyükçekmece / İstanbul Telefon: (0212) 883 60 37 | Faks: - E-posta: Çorlu Anaokulu Çorlu Anaokulu Kazımiye Mah. Su Deposu Altı1.Sk. Çorlu / Tekirdağ Telefon: 0282 999 19 16 - 0282 999 19 17 | Faks: - E-posta: Pelican Hill Anaokulu Pelican Hill Anaokulu Pelican Hill Evleri Hadımköy Yolu Çakmaklı Mevkii, Pelican Hill Sosyal Tesisler Yanı Büyükçekmece / İstanbul Telefon: (0212) 886 49 16 | Faks: - E-posta: Tekirdağ Anaokulu Tekirdağ Anaokulu Hürriyet mah. Anadolu sok. No: 15, Tekirdağ Telefon: 0282 263 16 00 | Faks: - E-posta: Bahçelievler Anaokulu Bahçelievler Anaokulu Haznedar Mah. Heybeli Cad. Adalar Sok. No:11 Haznedar - Güngören/İstanbul Telefon: (0212) 677 16 16 - 444 30 95 | Faks: E-posta: Fatih Anaokulu Fatih Anaokulu - Telefon: 444 30 95 | Faks: - E-posta: Edremit Anaokulu Edremit Anaokulu - Telefon: 444 30 95 | Faks: - E-posta: Çorlu Anaokulu 2 Çorlu Anaokulu 2 Zafer Mah. Cumhuriyet Bulvarı No: 9, Armada City Plus 1. Etap - Çorlu / Tekirdağ Telefon: 444 30 95 | Faks: - E-posta: Beykent İlkokulu & Ortaokulu Beykent İlkokulu & Ortaokulu Adnan Kahveci Mah. Sayaca Cad. No : 11, Beylikdüzü / İstanbul Telefon: 0212 924 74 81 - 0212 924 74 82 | Faks: - E-posta: Çorlu İlkokulu & Ortaokulu Çorlu İlkokulu & Ortaokulu Kazımiye Mah. Su Deposu Altı1.Sk. Çorlu / Tekirdağ Telefon: 0282 999 19 16 - 0282 999 19 17 | Faks: - E-posta: Silivri İlkokulu & Ortaokulu Silivri İlkokulu & Ortaokulu Mimar Sinan Mahallesi Özge Sokak Silivri / İstanbul 34570 Telefon: 0212 924 75 31 - 0212 924 75 32 | Faks: - E-posta: Tekirdağ İlkokulu Tekirdağ İlkokulu Hürriyet mah. Anadolu sok. No: 15, Tekirdağ Telefon: 0282 263 16 00 | Faks: - E-posta: Bahçelievler İlkokulu & Ortaokulu Bahçelievler İlkokulu & Ortaokulu Haznedar Mah. Heybeli Cad. Adalar Sok. No:11 Haznedar - Güngören/İstanbul Telefon: (0212) 677 16 16 - 444 30 95 | Faks: - E-posta: Fatih İlkokulu & Ortaokulu Fatih İlkokulu & Ortaokulu - Telefon: 444 30 95 | Faks: - E-posta: Edremit İlkokulu & Ortaokulu Edremit İlkokulu & Ortaokulu Telefon: 444 30 95 | Faks: - E-posta: Silivri Fen Lisesi Silivri Fen Lisesi Alibey Mah. Silviya Cad. No: 111 ( Opet Yanı ) Silivri / İstanbul Telefon: 0212 924 7522 – 0212 924 7523 | Faks: (0212) 723 41 70
Amator Balıkçılık ve Dikkat Edilmesi Gerekenler 05:21
Amator Balıkçılık ve Dikkat Edilmesi Gerekenler 4.621 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut ilter Aykut Öğretmen Amatör Balıkçılık Nedir ? balık,olta,amatör balıkçılık,avlanma,mevsimi,zamanı,sürü,akın,deniz,misina,çapa,yem,ızgara,şamandıra,aykut öğretmen a) Amatör balıkçı: Amatör balıkçılık etkinliğinde bulunan gerçek kişiyi, b) Amatör balıkçılık: Sadece rekreasyon, spor veya dinlence amacıyla yapılan, maddi ve ticari kazanç gayesi gütmeyen, avlanılan ürünün satılmadığı balıkçılık etkinliğini, c) Amatör balık avı yarışması: Amatör balıkçılar arasında, amatör balıkçılığı özendirmek ve geliştirmek amacıyla düzenlenen ve bu Tebliğde anılan kurallara uygun olarak ödüllü ya da ödülsüz olarak yapılan balık avlama yarışmasını, ç) Amatör balıkçılık turizmi: Yerli ve yabancı amatör balıkçıların bu Tebliğde belirlenen kurallara uymak kaydıyla katıldıkları amatör balıkçılık amaçlı turizm etkinliğini, d) Amatör sualtı avcısı: Gün doğumundan gün batımına kadarki sürede bu Tebliğce ve güvenlik nedeni ile yasaklanmamış karasularımızda, kendi nefesi dışında ek bir hava kaynağı kullanmadan dalarak su altı tüfeği ve yardımcı ekipmanla su ürünleri avcılığı yapan kişiyi, e) Bakanlık: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını, f) Balık boyu (Toplam boy): Ağzı kapalı iken balığın alt çenesinin ön ucu ile kuyruk yüzgecinin arasındaki ölçülebilen en uzun mesafeyi, g) Boy limiti: Balık türlerinin nesillerini devam ettirebilmeleri için bir balığın en az bir kere yavru vermiş olarak kabul edildiği en küçük yasal avlanma boyunu, ğ) Günlük limit: Adet ya da kg cinsinden her amatör balıkçının yasal metotlarla avlanarak beraberinde götürebileceği en fazla balık miktarını, h) Gönüllü amatör balıkçılık kuruluşları: Amatör balıkçılık yapan kişilerin bu etkinliklerini sürdürmek ve geliştirmek üzere kurdukları tüzel kişilikleri, ı) İstihsal yerleri: Su ürünlerinin yetiştirildiği veya doğal olarak ürediği, avlanma, üretim, yetiştirme ve istihsal yapılmak üzere içinde veya üzerinde herhangi bir istihsal vasıtasının veya tesisinin kurulabildiği, kullanılabildiği su sahalarını, i) İl müdürlüğü: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı il müdürlüklerini, j) İlçe müdürlüğü: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ilçe müdürlüklerini, k) Liman: Yükleme, boşaltma ve barınma amacı ile kullanılan, dalga hareketlerinin olumsuz etkisinden korunmak için mendireklerle çevrilmiş korunaklı su alanını, l) Ormaniçi su: 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 1 inci maddesinde tanımlanan orman rejimine dahil Devlet eliyle işletilen veya korunan alanlar içinde kalan dere, tabii göl ve su ürünleri üretimi veya su biriktirme amacı ile tesis edilen göletleri, m) Sportif balıkçılık: Sportif balık avcılığı federasyonlarınca konulan kurallara dayalı olarak, yakalanan balığa zarar vermeme, sağlıklı ve canlı olarak suya iade edilmesi gibi temel prensipler içeren bireysel balık avcılığı etkinliğini, n) Sportif balık avı yarışması: Sportif balık avcılığı federasyonlarınca konulan kurallara dayalı, yakalanan balığa zarar vermeme, sağlıklı ve canlı olarak suya iade edilmesi gibi temel prensipler içeren bireysel ya da takımlar arasındaki müsabaka esasına dayalı balık avcılığı etkinliğini, o) Su ürünleri: Denizler, içsular ve suni olarak yapılmış havuz, baraj, depolama, gölet, dalyan ve çiftlik gibi tesislerde tabii veya suni olarak istihsal edilen, yetiştirilen su bitkileri, balıklar, süngerler, yumuşakçalar, memeliler, sürüngenler, kabuklular gibi canlılarla, bunlardan imal edilen ürünleri, ö) Zaman yasağı: İki tarih aralığı şeklinde verilen zaman yasaklarında, belirtilen tarihler yapılan düzenlemeye dahil olup, düzenlemelerde belirtilen aylar, bu Tebliğin geçerli olduğu yıllara ait ayları, ifade eder. (2) Bu Tebliğde geçen araç, gereç ve yöntem tanımlarından; a) Balık ağı: Balık avında kullanılan değişik ağ gözü açıklığına sahip her türlü ağı, b) Balık yemi: Amatör balıkçılıkta kullanılan her türlü canlı veya cansız, doğal veya yapay yemleri, c) Beden: Oltanın ucuna genellikle bir fırdöndü vasıtası ile bağlanan ve kalınlığı oltanın kalınlığına eşit ya da daha az olan olta ipi parçasını, ç) Çapari: Beden, kasa, köstek, köstekler ucunda iğne ve iğneye bağlanmış kanatlı hayvanların kuyruk, kanat veya göğüs tüylerinden veya aynı amaçlı sentetik materyalin bir parça ve/veya tutamından meydana gelen yemsiz ya da yemli olarak kullanılan çok iğneli takımı, Amator Balikcilik Balık Avlama İzni Malzemeleri Mevsimi Ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Ders : Gitar Artık Sevmeyeceğim 05:32
Ders : Gitar Artık Sevmeyeceğim 9.551 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut ilter Aykut Öğretmen ARTIK SEVMEYECEĞİM Blok flüt notası şarkı sözleri Mİ FA SOL FA Mİ RE E AR TIK SEV ME YE CE ĞİM LA Mİ FA SOL LA Sİ DO AM BÜ TÜN KA BA HAT BE NİM SOL Sİ DO RE DO Sİ LA G NE KA DAR AĞ LA SAN BOŞ LA Sİ DO Sİ LA SOL F NE KA DAR YAL VAR SAN BOŞ Mİ Mİ FA SOL FA Mİ RE E SA NA DÖN ME YE CE ĞİM Mİ Mİ FA SOL FA Mİ RE E Ü MİT LE Rİ Mİ KIR DIN LA Mİ FA SOL LA Sİ DO AM HA YAL LE Rİ Mİ YIK TIN SOL Sİ DO RE DO Sİ LA G BE NİM A HI MI AL DIN Mİ Mİ FA SOL FA Mİ RE E AR TIK SEN DE YAL NIZ SIN RE Mİ Mİ Mİ Mİ Mİ DO DM E BİT SİN AR TIK BU Çİ LE RE Mİ Mİ Mİ Mİ Mİ DO DM E ÇE KE MEM Bİ LE Bİ LE SOL Sİ DO RE DO Sİ LA G SEN NE SÖY LER SEN SÖY LE SOL LA Sİ DO Sİ LA SOL F BU HA YAT GEÇ MEZ BÖY LE Mİ Mİ FA SOL FA Mİ RE E SA NA DÖN ME YE CE ĞİM ARTIK SEVMEYECEĞİM Gitar Akoru notası şarkı sözleri Em ) Artık sevmeyeceğim ) Am ) 2 Bütün kabahat benim ) G Ne kadar ağlasan boş F Ne kadar yalvarsan boş Em Sana dönmeyeceğim Em Dm ) Bitsin artık bu çile ) Em Dm ) Çekemem bile bile ) Am G ) Sen ne söylersen söyle ) A F ) Bu hayat gitmez böyle ) Em ) Sana dönmeyeceğim ) Em ) Ümitlerimi kırdın ) Am ) 2 Hayallerimi yıktın ) G Benim ahımı aldın F Benim ahımı aldın Em Şimdi sen de yalnızsın TEKRAR A Ders Gitar Artık Sevmeyeceğim 1 Tel Mı 2 Tel Sı 3 Tel Sol 4 Tel Re 5 Tel La 6 ders , müzik , artık sevmeyeceğim, bitsin artık bu çile, gitar, ritim atmak, arpej, ritim kalıpları, ritim atmak, klasik, akustik, elektronik, arpej, solfej, aykut ilter, aykut öğretmen
Happy Birthday To You (Doğum Günü Şarkısı) Mutlu Yıllar Sana Aykut Öğretmen 01:58
Happy Birthday To You (Doğum Günü Şarkısı) Mutlu Yıllar Sana Aykut Öğretmen 6.071 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen Happy Birthday To You Doğum Günü Şarkısı Kentucky li mildred j. hill ve patty s. hill (İki Kız Kardeş) tarafından 1893'te "good morning to all" adıyla bestelenmiş eserdir. Sonradan meçhul biri "happy birthday to you" sözlerini uydurmuştur. 1935'te summy-birchard co. şarkıyı bu şekliyle yayınlayıp melodinin de sözlerin de telif haklarını sahiplenmiştir. (Aykut Öğretmen) Video dan dinleyerek öğrenmek için youtube ve izlesene.com'a Videolar yüklendi izleyebilirsiniz. Blok Flüt'ü dudağın ortasına yerleştirin, yavaş ve "TAD" diye üfleyin, delikler parmağın etli kısmı ile tam kapatılmalı. happy, birthday,to, you, doğum günü, şarkısı, aykut öğretmen, piyano, melodika, blok flüt notası
Yan Flüt Dersi 1: Yan Flüt Üç Parçaları Nasıl Birleştirilir Yeni Başlayanlar İçin 01:01
Yan Flüt Dersi 1: Yan Flüt Üç Parçaları Nasıl Birleştirilir Yeni Başlayanlar İçin 3.806 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut ilter Aykut Öğretmen fransızlar tarafından geliştirilen alman flütü'nün uydurmasyon adı. bu enstrüman bir orkestra içinde ilk defa giovanni battista lully'nin 40 kişilik orkestrasında kullanılmıştır. almancası querflöte olan (quer=yan, çaprazlama; flöte: flüt) ve türkçe'de de yaygın olarak bu şekilde kullanılan, ne var ki, altındaki entry'm orkestra flütü başlığına taşınmış bahtsız alet. yani resmini görmek isterseniz, orkestra flütü faslına gideceksiniz artık. Flüt, üç parçanın birleşiminden oluşan bir enstrümandır. Baş (ya da ağızlık) Gövde Kuyruk Bu müzik aletinin satın alınırken verilen bir temizleme çubuğu bulunur. Çalgının başına pamuk konularak flütün içi temizlenir Çalgının baş bölümünde bir üfleme deliği vardır. Bu nedenle bu bölüme "ağızlık" da denir. Üfleme deliği çalıcının alt dudağına dayalıdır. Sağ omuz yönünde, yere koşut olarak tutulur. Sol el ağızlık tarafında, sağ el ise kuyruk tarafında tutulur. İki elin baş parmağı alttan flütü destekler. Flütün borusu silindir şeklindedir. Çapı 1,9 cm'dir. Flüt ağızlıktan başlayarak kapalı uca dek 67,2 cm'dir. Günümüzde nikel, gümüş, altın gibi madenlerden yapılmaktadır. Fakat XX. yy.'lın başlarına kadar abanoz, nar gibi sert ağaçlardan yapılırdı. Metal olduğu halde tahta nefesli çalgılar grubu üyesidir. Bunun nedeni ses renginin tahta tınısı vermesi ve diğer tahta nefesliler ile iyi kaynaşması ve ses elde ediliş yönteminin tahta enstrümanlar gibi olmasındandır. Tahta flütün en önemli özelliği tatlı, yuvarlak ve olgun olmasıydı. Metal alaşımlardan yapılmaya başlamasıyla bu özelliklerini büyük ölçüde yitiren flüt daha çevik, ses niteliği yönünden ise parlaklık kazanmıştır. Özellikle ince sesler metalden yapılan flütlerde daha kolay ve güvenlidir. Böhm Sistemi[değiştir | kaynağı değiştir] XIX. yy. ortalarına dek, flütte bu günkü perde sistemi yoktu. Çalgının gövdesindeki delikler parmak uçları ile kapatılarak sesler elde ediliyordu. Fakat daha iyi seslerin elde edilebilmesi ve tam bir entonasyon için bu deliklerin arasındaki uzaklığın daha geniş olması gerekiyordu. Theobald Boehm adlı alman flütçü bu gün ufak geliştirimler dışında halen kullanılmakta olan sistemi buldu. Kendi adıyla "Boehm Sistemi" olarak adlandırılan bu sistem, güzel ses niteliği ve tam bir entonasyon için, deliklerin sesbilim "Akustik" yönünden doğru yerlere ve istenilen genişlikte açılmasını sağlamıştır. Delikler üzerine, doğal olarak açık duran kapaklar yerleştirilmiştir. Çalıcı, tüm delikleri kapaklar, miller, yaylar ve perdeler sayesinde kontrol etme olanağı bulmaktadır. Ses genişliği[değiştir | kaynağı değiştir] Notalar flüt için sol anahtarı ile yazılır. Üç oktavlık bir genişliği vardır ve bu sınırlar içinde her türlü kromatik ve diyatonik sesler elde edilir. En incedeki birkaç ses çok sert ve kulakları rahatsız edici olduğundan pek kullanılmaz ya da orkestranın hep birlikte çaldığı kısımlarda kullanılır... Tınlama bölgeleri[değiştir | kaynağı değiştir] Tüm çalgıların ve özellikle de tahta nefesli çalgıların ses genişliği içinde kendine özgü bir ses rengi olmakla birlikte kalın, orta ve ince sesleri arasında tını ayrılıkları görülür. Bu tını ayrılıkları ancak dinleme yoluyla en iyi biçimde anlaşılabilir ve birbirinden ayırt edilebilir. Bununla birlikte, değişik tınlayan ses bölgeleri için, aşağıdan yukarıya bir izlenim edinilmesini sağlayıcı birkaç söz söylenebilir. Kalın ses bölgesi[değiştir | kaynağı değiştir] En kalın sesler ılık, pürüzlü, kadifemsi ve havalı biçimde tınlayabilir. Tek olarak duyulduğunda çok etkili ve dokunaklıdır. Yalnız, bu sesler başka çalgılar tarafından kolayca örtülebileceğinden, orkestralamanın buna göre olması gerekir. Orta ses bölgesi[değiştir | kaynağı değiştir] Birinci ve ikinci oktav içerisindeki la sesleri arasında kalan oktavdır. Bu sesler oldukça yumuşak ve tatlı duyulur. En güzel ezgiler, doğayı ya da kırları yansıtan flüt soloları bu ses genişliği içerisinde yazılabilir. İnce ses bölgesi[değiştir | kaynağı değiştir] İkinci oktav içerisindeki la notasından sonraki ince seslerdir. Sesler yukarı doğru çıktıkça sesler parlaklaşır. Bu ses bölgesinde çalınan ezgiler, huzurlu ve sakin bir hava yaratır. En ince sesler ise çok gür ve parlaktır. Besteciler bu sesleri kullanmak istediklerinde çoğunlukla pikolo flüt kullanmışlardır. Orkestradaki Görevleri[değiştir | kaynağı değiştir]
Müzik Dersi : Ataya Ağıt - Atatürk Şarkıları ( 10 Kasım 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ) 01:58
Müzik Dersi : Ataya Ağıt - Atatürk Şarkıları ( 10 Kasım 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ) 6.882 izlenme - 4 yıl önce ATAYA AĞIT TÜRK MİLLETİ BUGÜN YİNE AĞLIYOR GENÇ İHTİYAR YÜREĞİNİ DAĞLIYOR SOKAKLARA DÖKÜLMÜŞ HEP ANA KIZ KALPLERİNİ ATASINA BAĞLIYOR YAS TUTTU HER MİLLET ONUN ARDINDAN KONUŞULDU ONUN HATIRATINDAN HÜRRİYET İSTEYEN HEP ONA DÖNDÜ FEYZ ALDI HER MİLLET ONUN ADINDAN RAHAT UYU ATAM SEN YATAĞINDA NÖBET BEKLİYORUZ BİZ OTAĞINDA DİKTİĞİN FİDANLAR MEYVE VERECEK TÜRK MİLLETİ VAR OLDUKCA BAĞINDA DERS ATAYA AGIT ATATÜRK ŞARKILARI 10 KASIM 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI atatürk, ataya ağıt, 10 kasım, cumhuriyet bayramı, atatürk şarkıları, aykut öğretmen
Çok Çalışkan Olmalıyız Abc 5. 6.şarkılar Okuma Bayramı Şenliği Şarkı Sözü Ve Notaları 03:47
Çok Çalışkan Olmalıyız Abc 5. 6.şarkılar Okuma Bayramı Şenliği Şarkı Sözü Ve Notaları 4.511 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen ÇOK ÇALIŞKAN OLMALIYIZ ÇOCUK ŞARKISI 1- ÇOK ÇALIŞKAN OLMALIYIZ ÇOK ÇALIŞKAN OLMALIYIZ BU ULUS İÇİN BU VATAN İÇİN 2 KERE SÖYLE ÇOK ÇALIŞKAN OLMALIYIZ 2- TEMBEL TEMBEL DURMAMALI GÜNLER HİÇ BOŞ KALMAMLI BU ULUS İÇİN BU VATAN İÇİN 2 KERE SÖYLE ÇOK ÇALIŞKAN OLMALIYIZ 3- HER İŞ ZORDUR BİLMELİYİZ GÜÇLÜKLERİ YENMELİYİZ BU ULUS İÇİN BU VATAN İÇİN 2 KERE SÖYLE ÇOK ÇALIŞKAN OLMALIYIZ ABC ŞARKISI ABC ABC ABCD EFG ABC ABC ABCD E OKULA GİDİYORSUN OKUMAYI ÖĞRENMEYE OKULA GİDİYORSUN YAZMAYI ÖĞRENMEYE ÖNCE KELİMELER SONRA HİKAYELER ÖNCE KELİMELER SONRA GAZETELER HER GEÇEN GÜN BÜYÜDÜM BÜYÜDÜM BÜYÜDÜM SENİ DAHA ÇOK ANLADIM SENİ DAHA ÇOK SEVDİM ÇOCUK KALBİMLE ATATÜRK ÇOCUK KALBİMLE ÇOCUK KALBİMLE ATATÜRK HEY HEY OYSA BUGÜN ONURLA ONURLA ONURLA GÜZEL ADINI SÖYLERKEN SENİ DAHA ÇOK SEVDİM HAYDİ KALK ARTIK ETRAFINA BAK ARTIK HAYDİ KALK ARTIK ETRAFINA BAK ARTIK GÜNEŞ DOĞDU SABAH OLDU TEMBEL ÇOCUK KALK ARTIK GÜNEŞ DOĞDU SABAH OLDU TEMBEL ÇOCUK KALK ARTIK OKUMA BAYRAMI "TEMBEL ÇOCUK" DO RE Mİ DO DO RE Mİ DO Mİ FA SOLLL Mİ FA SOLLL SOL LA SOL FA Mİ DOOOO SOL LA SOL FA Mİ DOOOO DO SOLLL DOOO DO SOLLL DOOOO "HAYDİ KALK ARTIK" SOLL Mİİİİ SOL SOL Mİİİİ SOL SOL SOL LA SOL SOL Mİİİİ SOLL Mİİİİ SOL SOL Mİİİİ SOL SOL SOL LA SOL SOL Mİİİİ SOL SOL Mİİ Mİİİİ SOL SOL Mİİ Mİİİİ SOL SOL SOL LA SOL SOL Mİİİİ SOL SOL Mİİ Mİİİİ SOL SOL Mİİ Mİİİİ SOL SOL SOL LA SOL SOL Mİİİİ SOL SOL LAAAA SOL SOL LAAAAA ( yavaşla ve bitir.) "ÇOK ÇALIŞKAN OLMALIYIZ" DO REE Mİİİ REE Mİİİİİİİ RE Mİ RE DOO Mİ FA SOL FA SOLLL FA SOL FA Mİİİİİİ SOL SOL LA SOL FAAA FA FA SOL FA Mİİİİ Mİ FA Mİİİ REEE SOL FA Mİ RE DOOO SOL SOL LA SOL FAAA FA FA SOL FA Mİİİİ Mİ FA Mİİİ REEE SOL FA Mİ RE DOOO "DONDURMA / NEŞELİ GÜNLER" DO REE Mİİİ DOOO Mİİİ DOO Mİİİ REEE Mİİİ FA FA Mİ RE FAAA Mİİ FA SOLLL Mİ SOLLL Mİ SOLLL FAA SOLL LA LA SOL FA LAAA SOLLLLL DO RE Mİ FA SOL LAAAA LAAA RE Mİ FA SOL LA Sİİİİİİİ Sİİİİİİ Mİ FA SOL LASİ DOOOO DO Sİ LAAA FAAA Sİİİ SOLLL DOO SOLL Mİİİ DOOOOO "ABC" ŞARKISI DO DO Sİ Sİ LA LA SOL SOL FA FA Mİ Mİ RE RE DOOO Mİ Mİ Mİİİİİİİ FA FA FAAA SOL SOL LA Sİ DOOO SOLLLL Mİİİ Mİ Mİ Mİİİİİİİ FA FA FAAA SOL SOL LA Sİ DOOO Mİ Mİ Mİİİİİİİ FA FA FAAA SOL SOL LA Sİ DOOO SOLLLL Mİİİ Mİ Mİ Mİİİİİİİ FA FA FAAA SOL SOL LA Sİ DOOO SOL SOL SOL LAAA Mİİİİİ FA FA FA FA Mİİİ RE REEEEE SOL SOL SOL LAAA Mİİİİİ FA FA FA LAA LAA SOLA SOLLLLL DO DO Sİ DO SOL Mİİİİİİ RE RE RE Mİ FA SOLLLLL DO DO Sİ DO SOL Mİİİİİİ SOL SOL SOL LA Sİ DOOOOOO
The Skeleton Dance Öğrencilere İzletitirilecek Videolar Aykut Öğretmen 01:57
The Skeleton Dance Öğrencilere İzletitirilecek Videolar Aykut Öğretmen 3.864 izlenme - 3 yıl önce Hem Öğren Hem Çocuğuna Öğret aykut İlter Aykut Öğretmen iskelet Dansı Videoları
Aykut Öğretmen - Dondurma Neşeli Günler 04:08
Aykut Öğretmen - Dondurma Neşeli Günler 3.312 izlenme - 3 yıl önce Blok FLüt Do Bir Külah Dondurma Neşeli Günler Notası Sayfa 51 Çalınışı (Aykut Öğretmen)
Apaçi Dansı Blok Flüt Melodika Piyano Notası Dinleyerek Öğrenin 03:46
Apaçi Dansı Blok Flüt Melodika Piyano Notası Dinleyerek Öğrenin 5.104 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Apaçi Dansı Apache Dance Break dans egitmeni ISMAIL KODAMAN a sorduk apaci dansi nedir ? Apaci dansi ni merak edenlerimiz var bilgilendirmek icin kucuk bir aciklama yapmak istiyorum bu dans aslinda teknotik tecno ritimler iceren ama turkler olarak bunu abartip bu sekilde yorum yapan arkadaslarimiz var bunlara aldanmayalim. Dans sever yasami dans ile dolu arkadaslar asıl ismi varken neden apaçi diyoruz bu nedenle bu soruya cevap veriyorum ve diger türkiyenin ünlü danscılarından da buna cevap arayacagız blogda buna cevap vermemin sebebi dans okuluna yeni kayit olan birkac ogrencimin apaci dans egitimi veriyormusunuz demesidir asli yoktur burasi kizildereli bir kesim degildir bunun eğitimini veren dans okuluda yoktur. .............................................. Eğitmen ve Türkiyenin sayılı danscılarından BORA GÜNEBAKAN Cevap veriyor bize Evet son günlerde herkesin apachi dansı diye bildiği dans türü aslında benim bildiğim kadarıyla gerçek ismi Tecktonik dansıdır çok detaylı bilgim yok bu konuda ama az çok gözlemlediğim kadarıyla Techno, Trance, Club vb..Elektronik müzik çeşitleriyle yapılan bir dans'tır...aslında apachi dansı dedikleri; diğer dans türleri gibi belli bir temeli olmayan,tamamen kafadan uydurma bir dans türüdür..Tecktonik dansının temeli varmı yokmu bilemiceğim! benim ilgi alanıma girmeyen bir konu bu:) araştırmak lazım!...bence apachi dedikleri insanlar Tecktonik dans'ından belli figürleri alıntı yapmış olabilirler...yani aslında dans etmesini bilmeyen her hangi bir insan bu dansı kolayca yapabilir herhangi bir eğitim almak gerekmez ama bu işde uzman olmuş bir Tecktonik dansçısından eğitim alabilirler...bu dansı yapıcak apachi denen kişide olabilir,normal bir insanda olabilir farketmez..disco ve gece cluplerinde bu tarz insanları rahatlıkla görebiliriz...dans pistine çıkıp,çalan bu tarz müziklerle! genelde oldukları yerde içinden geldiği gibi sallanıp,çeşitli el hareketleri yaparak dans ederler..apachi dansı denilmeside bana göre günümüzde apachi tarzında giyinen,sıradışı saç modelleriyle takılan gençlerin bu dansı yapmasından dolayı oluşmuştur...ülkemizde nedense herşey olduğundan fazla abartıldığı için bu konuyuda oldukça abarttılar:)) bu dansı yapmak isteyen ve apachi olmayan normal biriside sırf ismi apachi dansı adıyla anıldığını,kendisinede aynı sıfatla apachi olarak anılmak istemedikleri için! belkide içinde bu dansa karşı yoğun ilgisi olmasına rağmen,belkide bu dansı yapmaktan vazgeçiceklerdir!...sırf dansın gerçek ismini insanların çarpıtarak bu hale getirmesinden dolayı olmuş bir olaydır bu!!...aslında bu dansın kötü bi yanı yok bence izlemesi gayet eğlenceli bir dans türü kimseyede zararı yok yani...gençler sokaklarda mahalle köşelerinde serserilik yapıcaklarına çokta yetenek,beceri gerektirmeyen bu dansı yapsınlar! türü her ne olursa olsun dans etmek güzeldir! ama olmayan bir dans türünüde sırf daha çok apachiler dans ediyor diye apachi dansı denmeside bence yanlış...doğrusu neyse o isimler adlandırmak gerekir.bu dans'ın gerçek adı bana göre Tecktonik'dir,apachi dansı diye bir tür yoktur!!...söyleceklerim bu kadar teşekkürler katilan arkadaslarimin yorumlarini bekliyorum daha Egitmenlerimizden buna cevap arıyoruz...
Ders: Orff Deniz Topu Zıpla Dur Çocuk Şarkısı Şarkı Sözü (Orff Eğitimi Şarkı Oyun Öğretisi) 01:20
Ders: Orff Deniz Topu Zıpla Dur Çocuk Şarkısı Şarkı Sözü (Orff Eğitimi Şarkı Oyun Öğretisi) 5.139 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen DENİZ TOPU ŞARKISI Blok Flüt Notası Şarkı Sözü Blok Flüt Notaları AKor Deniz topu zıpla zıpla zıpla zıpla. zıpla zıpla Deniz topu zıpla zıpla zıpla zıpla dur. Bir dalga savurur yukarıya. Bir dalga yakalar kucağıyla. Deniz Topu Böyle Yüzer Mavi SUlarda ders,müzik,orff,eğitimi,deniz topu,zıpla zıpla,dur,Blok Flüt,notası,şarkı sözü,orff eğitimi,aykut öğretmen Ders Orff Deniz Topu Zıpla Dur Çocuk Şarkısı Şarkı Sözü (Orff Eğitimi Şarkı Oyun Öğretisi)
9. Senfoni - Neş'eye 02:13
9. Senfoni - Neş'eye "Ludwig Van Beethoven" 3.665 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen Ludwig van Beethoven (d. 16 Aralık 1770 - ö. 26 Mart 1827), Alman klasik müzik bestecisi. Ludwig van Beethoven Bonn'da 8 oğlu olan, fakat bunların hepsinin de kendisi gibi engelli olduğu bir ailenin çocuğudur. İlk müzik öğretmeni babasıdır. Beethoven 9.Senfoni'si ilk defa 1824 yılında Viyana'da Karntnerthor-Theather'da seslendirildi. Senfoninin sonu koro ile birlikte Schiller'in "Ode an die Freude"si ile sonlanır. Bu sonlanma, "Ode an die Freude"yi çok ünlü bir hale getirmiştir. Senfoni Kral Friedrich Wilhelm'e ithaf edilmiştir. Ayrıca Dokuzuncu senfoni, insan sesinin kullanıldığı ilk senfonidir ve eser süresinden dolayı uzun süren senfoniler arasında yer alır. 9. senfoni ise en çok bilinen ve bugün Avrupa Birliği marşı da olan en çarpıcı senfonisidir. Beethoven'ın dokuz senfonisi, beş piyano konçertosu, bir keman konçertosu, bir piyano, keman ve çello için üçlü konçerto, otuz iki piyano sonatı ve birçok oda müziği eseri bulunmaktadır. Sadece bir opera, Fidelio, bestelemiştir. İlk senfonisini 1800 yılında yapmıştır. 3. senfonisini, Eroica olarak da bilini Yaşamı boyunca sağlık problemleri çeken Beethoven 1801'de işitme problemleri yaşamaya başlamış ve 1817'de tamamen sağır olmuştur. Bu dönemden sonra sağırlığı müzik yaşamını hiçbir şekilde etkilememiştir. 9. senfoniyi sağırlık döneminde bestelemiştir. 1827 yılında 56 yaşındayken dünyaca tanınan bir besteci olarak vefat etmiştir ve cenazesine otuz bine yakın insan katılmıştır. senfoni dokuzuncu senfoni neşeye şarkısı neş'eye notası akorları blok flüt notaları melodika piyano tab klasik müzik eseri mi mi fa sol sol fa mi re do do re mi miii re re mi mi fa sol sol fa mi re do do re mi ree do doo re re mi do re mi fa mi do re mi fa mi re do re sol mi mi fa sol sol fa mi re do do re mi ree do doo mi mi fa sol sol fa mi re do do re mi ree do doo
İncirler Olana Kadar Mi Minör Kürdi Karaoke Md Altyapısı Şarkı Sözü 04:06
İncirler Olana Kadar Mi Minör Kürdi Karaoke Md Altyapısı Şarkı Sözü 2.830 izlenme - 2 yıl önce Bu tuzlu meltem mi böyle ağzımı yakan Yoksa dokundu mu sarf ettiğin o sözler Çökerken sahile gece sinsi bir duman Birer birer uçurumdan atlar hevesler Olacak şey miydi şimdi senin yaptığın Onca işin gücün üzerine birde bu Geçmiyor boğazımdan inanır mısın Sen yokken ne ekmek nede bir yudum su İncirler olana kadar kalsaydın bari Onlarca sözden birini tutsaydın bari Beni böyle habersizce alıp giderken Bavuluna kalbimi de atsaydın bari Aramalar: incirler olana kadar notası, ilyas incir sarkisi, Incirler olana kadar sozleri, ilyas yalcintac incir şarki sözleri, ilyas yalcintas incirler sarki sozleru, lnclrler olana kadar, Incırler olana kadar kalsaydın barı muzık ındır, incir şarkı ilyas, incir şarkı sözü incirler olana kadar sözü
Ders: Orff Eğitimi Tren Çocuk Şarkısı (Orff Aletleri Yaklaşımı Semineri) 02:21
Ders: Orff Eğitimi Tren Çocuk Şarkısı (Orff Aletleri Yaklaşımı Semineri) 3.610 izlenme - 3 yıl önce HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen Kaz Ve Binnaz Şarkı sözü Blok FLüt Notaları AKoru Orff Aletleri Onur Erol Anaokulu Oyunla Müzik Eğitimi Orff Yaklaşımı Carl Orff 1948 Orff Semineri ders, orff, eğitimi, kaz ve binnaz, orff yaklaşımı, aykut öğretmen ders,orff,eğitimi,kaz ve binnaz,orff yaklaşımı,aykut öğretmen,ritim çalışması,ritim kulağı,duyum,temel ritimler