Hoşgeldiniz!

doruk

ismail doruk-bülbül kasidesi 03:30
ismail doruk-bülbül kasidesi 11.088 izlenme - 6 yıl önce
Seksenler 77. Bölüm - Niyazi'den Ayı Yogi Ve Boo Boo Dublajı 03:51
Seksenler 77. Bölüm - Niyazi'den Ayı Yogi Ve Boo Boo Dublajı 11.277 izlenme - 3 yıl önce seksenler 77. bölümde, niyazi dublajını yaptığı ayıyı seslendiriyor.
Cuneyt Arkin  Orhan Gencebay Doruk 02:34
Cuneyt Arkin Orhan Gencebay Doruk 10.054 izlenme - 8 yıl önce cuneyt arkin orhan gencebay doruk
Bakımlı Ve Güneşli Bir Bahçede Açmamışız - Belgin Doruk Cüneyt Arkın (Satılık Kalp) 02:19
Bakımlı Ve Güneşli Bir Bahçede Açmamışız - Belgin Doruk Cüneyt Arkın (Satılık Kalp) 3.555 izlenme - 2 yıl önce Eğitimini karşılamak için gece kulübünde şarkıcılık yapan yakışıklı tıp öğrencisi Bülent (Cüneyt Arkın). Genç ve güzel fabrika memuresi Selma (Belgin Doruk). Bu film aynı pansiyonda kalan iki sevgilinin öyküsüdür. Yaşam zordur. Fabrikatör Turgut (Turgut Özatay) beğendiği Selma’yı sürekli taciz eder. Celal Bey (Nubar Terziyan) ise genç kızı sahiplenip korur. Turgut’un kızkardeşi Türkan (Gülsüm Kamu) gazinoda görüp tutulduğu Bülent’i şarkı söylemesi için doğum gününe çağırır. Ona aşık olduğunu, evlenirse paraya boğacağını söyler. Turgut engel olarak gördüğü Celal’i işten kovar. Bülent’i Türkan’la gören Selma onu terkeder. İşten de ayrılır. Bülent Türkan’ın ısrarı ile fabrikaya müdür olur. Celal ise Selma’yı kimsesiz, zengin ama yaşlı ve kör bir adam olan Rıfat’a (Mümtaz Ener) bakması için iş bulur. Bülent Türkan’ın baskısından bunalıp ayrılır ve gazinoya döner. Selma’yı çok seven Rıfat ölünce mirasını genç kıza bırakır. İflas eden Turgut’un fabrikasını Selma alır. Genç kız Bülent’le konuşmak için gittiği gazino çıkışı Turgut ve adamlarınca kaçırılır. Türkan Bülent’e, ağabeyinin Selma’yı, tüm mallarını zorla kağıt imzalatıp geri almak için kaçırdığını söyler. Turgut Selma’nın tüm varlığını hayır kurumlarına bağışladığını öğrenince genç kıza saldırır. Turgut ve adamlarına hapis yolu görünür. İki sevgiliyi ise birlikte uzun ve mutlu bir yaşam beklemektedir. Filmin Adı: Satılık Kalp Yönetmen: Türker İnanoğlu Oyuncular: Belgin Doruk, Cüneyt Arkın Yapım: Erler Film Yapımcı: Türker İnanoğlu Yapım Yılı: 1965
Kanlı Nigar (1968) - Acemle Karşılaşma 02:46
Kanlı Nigar (1968) - Acemle Karşılaşma 574 izlenme - 9 ay önce 1968 tarihli Kanlı Nigar uyarlamasında Belgin Doruk Kanlı Nigarı, Münir Özkul ise Apti'yi oynamaktadır ve daha birçok tanıdık yüz bulunmaktadır. Bilgi için :http://www.sinematurk.com/film/1283-kanli-nigar/ İzlemek için :https://www.youtube.com/watch?v=f_6GIpBh25o
Fb-Bjk 00:33
Fb-Bjk 6.524 izlenme - 9 yıl önce fb-bjk maçında bjk nin yeni marşı
Yalan, Yalan Söylüyorsun! - Belgin Doruk Turgut Özatay Cüneyt Arkın (Satılık Kalp) 02:46
Yalan, Yalan Söylüyorsun! - Belgin Doruk Turgut Özatay Cüneyt Arkın (Satılık Kalp) 2.814 izlenme - 2 yıl önce Eğitimini karşılamak için gece kulübünde şarkıcılık yapan yakışıklı tıp öğrencisi Bülent (Cüneyt Arkın). Genç ve güzel fabrika memuresi Selma (Belgin Doruk). Bu film aynı pansiyonda kalan iki sevgilinin öyküsüdür. Yaşam zordur. Fabrikatör Turgut (Turgut Özatay) beğendiği Selma’yı sürekli taciz eder. Celal Bey (Nubar Terziyan) ise genç kızı sahiplenip korur. Turgut’un kızkardeşi Türkan (Gülsüm Kamu) gazinoda görüp tutulduğu Bülent’i şarkı söylemesi için doğum gününe çağırır. Ona aşık olduğunu, evlenirse paraya boğacağını söyler. Turgut engel olarak gördüğü Celal’i işten kovar. Bülent’i Türkan’la gören Selma onu terkeder. İşten de ayrılır. Bülent Türkan’ın ısrarı ile fabrikaya müdür olur. Celal ise Selma’yı kimsesiz, zengin ama yaşlı ve kör bir adam olan Rıfat’a (Mümtaz Ener) bakması için iş bulur. Bülent Türkan’ın baskısından bunalıp ayrılır ve gazinoya döner. Selma’yı çok seven Rıfat ölünce mirasını genç kıza bırakır. İflas eden Turgut’un fabrikasını Selma alır. Genç kız Bülent’le konuşmak için gittiği gazino çıkışı Turgut ve adamlarınca kaçırılır. Türkan Bülent’e, ağabeyinin Selma’yı, tüm mallarını zorla kağıt imzalatıp geri almak için kaçırdığını söyler. Turgut Selma’nın tüm varlığını hayır kurumlarına bağışladığını öğrenince genç kıza saldırır. Turgut ve adamlarına hapis yolu görünür. İki sevgiliyi ise birlikte uzun ve mutlu bir yaşam beklemektedir. Filmin Adı: Satılık Kalp Yönetmen: Türker İnanoğlu Oyuncular: Belgin Doruk, Cüneyt Arkın Yapım: Erler Film Yapımcı: Türker İnanoğlu Yapım Yılı: 1965
Hala... Hep seveceğim... - Belgin Doruk (Satılık Kalp) 01:34
Hala... Hep seveceğim... - Belgin Doruk (Satılık Kalp) 2.127 izlenme - 2 yıl önce Eğitimini karşılamak için gece kulübünde şarkıcılık yapan yakışıklı tıp öğrencisi Bülent (Cüneyt Arkın). Genç ve güzel fabrika memuresi Selma (Belgin Doruk). Bu film aynı pansiyonda kalan iki sevgilinin öyküsüdür. Yaşam zordur. Fabrikatör Turgut (Turgut Özatay) beğendiği Selma’yı sürekli taciz eder. Celal Bey (Nubar Terziyan) ise genç kızı sahiplenip korur. Turgut’un kızkardeşi Türkan (Gülsüm Kamu) gazinoda görüp tutulduğu Bülent’i şarkı söylemesi için doğum gününe çağırır. Ona aşık olduğunu, evlenirse paraya boğacağını söyler. Turgut engel olarak gördüğü Celal’i işten kovar. Bülent’i Türkan’la gören Selma onu terkeder. İşten de ayrılır. Bülent Türkan’ın ısrarı ile fabrikaya müdür olur. Celal ise Selma’yı kimsesiz, zengin ama yaşlı ve kör bir adam olan Rıfat’a (Mümtaz Ener) bakması için iş bulur. Bülent Türkan’ın baskısından bunalıp ayrılır ve gazinoya döner. Selma’yı çok seven Rıfat ölünce mirasını genç kıza bırakır. İflas eden Turgut’un fabrikasını Selma alır. Genç kız Bülent’le konuşmak için gittiği gazino çıkışı Turgut ve adamlarınca kaçırılır. Türkan Bülent’e, ağabeyinin Selma’yı, tüm mallarını zorla kağıt imzalatıp geri almak için kaçırdığını söyler. Turgut Selma’nın tüm varlığını hayır kurumlarına bağışladığını öğrenince genç kıza saldırır. Turgut ve adamlarına hapis yolu görünür. İki sevgiliyi ise birlikte uzun ve mutlu bir yaşam beklemektedir. Filmin Adı: Satılık Kalp Yönetmen: Türker İnanoğlu Oyuncular: Belgin Doruk, Cüneyt Arkın Yapım: Erler Film Yapımcı: Türker İnanoğlu Yapım Yılı: 1965
Doruk Kasabası Karma Resimler 03:33
Doruk Kasabası Karma Resimler 2.298 izlenme - 6 yıl önce doruk kasabası karma resimleri
Doruk Kasabası Nostalji Video 04:52
Doruk Kasabası Nostalji Video 3.327 izlenme - 7 yıl önce doruk kasabası nostalji video
Zeynep Doruk - Yerine Sevemem 03:46
Zeynep Doruk - Yerine Sevemem 915 izlenme - 2 yıl önce İtalyan Lisesini bitirdikten sonra 2 yıl boyunca Roma'da bulunan "La Sapienza" Universitesi Edebiyat Fakultesi Muzik ve Gosteri Sanatları bölümünde okudu. 16...
öğretmen kemal  doruk 02:37
öğretmen kemal doruk 2.875 izlenme - 6 yıl önce
Doruk Kasabası Halk Oyunları 03:30
Doruk Kasabası Halk Oyunları 2.098 izlenme - 8 yıl önce doruk kasabası (doruk lisesi) 19 mayıs halk oyunları gösterisi. www.dorukkasabasi.com
Küçük Hanımefendi 02:09
Küçük Hanımefendi 751 izlenme - 2 yıl önce Sadri alışık, belgin doruk ve ayhan ışık' ın oynadıkları küçük hanımefendi filminden bir sahne. maksat nostalji olsun
Duvarların Ötesi - Erol Taş & Belgin Doruk (1964 - 75 dk) 01:14:36
Duvarların Ötesi - Erol Taş & Belgin Doruk (1964 - 75 dk) 1.344 izlenme - 1 yıl önce Oyuncular: Tanju Gürsu, Belgin Doruk, Erol Taş, Özden Çelik, Hayati Hamzaoğlu, Danyal Topatan, Hasan Ceylan, Feridun Çölgeçen, Atıf Kaptan, Orhan Alkan, Ali Şen, Osman Türkoğlu, T. Fikret Uçak, Ersun Kazançel, Özdemir Akın, Reha Yurdakul, Alaattin Altıok, Ahmet Turgutlu, Toron Karacaoğlu, Sadettin Erbil, Mümtaz Ener, Kemal Ergüvenç, Mücap Ofluoğlu, Fuat İşhan, Sami Ayanoğlu, Jeyan Mahfi Tözüm, Rıza Tüzün, Muhip Arcıman, İbrahim Delideniz, Agah Hün
Doruk Ve Pau 02:44
Doruk Ve Pau 1.504 izlenme - 3 yıl önce Doruk Ve Pau
Aysun Kayacı'nın Kafasını Kopardı 02:40
Aysun Kayacı'nın Kafasını Kopardı 2.742 izlenme - 5 yıl önce ünlü sihirbaz doruk ülgen canlı yayında yaptığı çarpıcı gösteri ile yürekleri ağızlara getirdi
Doruk Kasabasi (Berber Mamık Nişanından) 01:26
Doruk Kasabasi (Berber Mamık Nişanından) 1.719 izlenme - 8 yıl önce doruk kasabası bermer mamık (battaloğlunun mehmet yiğit) nişanından abisi ali duran ile beraber
Kütahya Tarihinde Böyle Bir Olay Yaşanmadı !!! 05:04
Kütahya Tarihinde Böyle Bir Olay Yaşanmadı !!! 1.543 izlenme - 3 yıl önce Özgürses - Türk İş Kütahya İl Temsilcisi Ve Tes İş Sendikası Başkanı Eşref Erden Yaptığı Açıklamada 17 Nisan 2014 Tarihinde Seyitömer Elektrik Üretim İşletmelerinde Meydana Gelen Olaylar Sonrası Bir Basın Açıklamasında Bulundu.türk İş Kütahya İl Temsilcisi Ve Tes İş Sendikası Başkanı Eşref Erden Yaptığı Açıklama Da, işyerinde 20 Ye Yakın Araç 4 Adet Bina Olaylar Nedeniyle Tahrip Edilmiş Ve Kullanılamaz Hale Gelmiştir. Sigorta İncelemesi Ve Hasar Tespiti Yapılabilmesi İçin, Kömür Havzasında Çalışan İşçiler Bu İnceleme Bitene Kadar Ücretli İzinli Sayılmak Kaydıyla İşe Ve Üretime Ara Verilmiştir. olaylar İncelendiğinde Ve Kömür Çalışanları İle Yapılan Görüşmelerde İşyerinin Fiziki Durumundan Dolayı Çalışma Şartlarında Bir Düzenleme Yapılması Gerekliliği Tespit Edilmiş Ve Anlaşılmıştır. Yine İşyeri Yöneticilerinin Tavır Ve Davranışları Tahlil Edilmiş Yanlış Ve Eksiklikler Tespit Edilmiştir. bir Diğer Konu Aynı İşletme Bünyesinde Olmasına Rağmen Termik Santral Bölümünde Çalışanların Tamamının Sendikalı Olması, Ücret Ve Sosyal Haklar Bakımından Belli Bir Noktaya Getirilmesi Ve İş Ve İşyeri Disiplininin Sağlanması, Kömür Bölümünde Çalışanların Çalışma Şartlarının Çeşitliliğinin Fazla Olması, Ücret Dengesizliği, Fazlalık Olarak Görülen İşçilerin Eksilen İşçilerin Yerine Kaydırılırken Ücret Farklılıklarının Oluşması, Bu Olayların Tetikleyicisi Olduğu Tespit Edilmiştir. İşveren Sonradan İşe Aldığı İşçiler Hariç, İşçilerin Kamudan Devraldığında Ücreti Neyse, Bu Ücretle Devam Ettirmiş Buda Personelin Yeri Değiştiğinde Aynı Yerde Çalışan İşçilerin Farklı Farklı Ücret Almalarına Sebep Olmuştur. bu Saatten Sonra Biz Kütahyalı Olarak, Aklı Selim Ve Sağ Duyulu Düşünerek, Yapılan İnceleme Ve Tahliller Sonrasında Ekmeğimize Sahip Çıkmalı Ve İşimize Devam Edebilmenin Yollarını Bulmalı Ve Buna Göre Hareket Etmek Zorunda Olmalıyız. Yöre Olarak Kulaktan Duyma Dedikodulara Açık Ve Bunlara İnanan Bir Yapıya Sahibiz. Sebep Veya Sebepler Ne Olursa Olsun Kimin Ne Yapacağından Ziyade Bizlerin Ne Yapacağı Önemlidir. ben Öncelikle Çalışanlarımızın İtidalli Ve Sağ Duyulu Davranmalarını Dedikodulara Ve Provokasyonlara Prim Vermemelerini Hasleten Rica Ediyorum. İşverenin Yapmış Olduğu Basın Açıklamasından Da Anlaşılacağı Üzere Yöremize Bir Çok Yatırım Yapılacağı Bu Yatırımlar Esnasında Da, İşveren Gerek Bize Gerekse Yöre Belediye Başkanına, Bu Bölgeden İşçi Alacağı, Geçmişi Unutarak Daha Fazla İstihdam Sağlamak İçin Ne Gerekiyorsa Yapılacağı Sözünü Vermiştir.
Doruk Kasabası (Ali Altay Bıçak Oyunu) 01:54
Doruk Kasabası (Ali Altay Bıçak Oyunu) 1.684 izlenme - 8 yıl önce doruk kasabası (ali altay bıçak oyunu)
Zeki Müren - Uzat Dudaklarını (Kırık Plak - 1959) 03:31
Zeki Müren - Uzat Dudaklarını (Kırık Plak - 1959) 565 izlenme - 1 yıl önce 1959 yapımı zeki müren ve belgin doruk'un başrollerinde oynadığı "kırık plak" filminde söz ve müziği zeki müren'e ait "uzat dudaklarını" isimli parçayı dinliyoruz. Uzat dudaklarını (mucuk mucuk) öpeyim, öpeyim Koynunda sabahlayıp öleyim, öleyim Fısılda sevdiğini bileyim, bileyim Koynunda sabahlayıp öleyim, öleyim Uzat dudaklarını (mucuk mucuk) öpeyim, öpeyim. Siyah saçlarını yüzüme ser, karart geceyi Tekrar söyle bana o bilmeceyi Aşk, aşk, aşk unutma bu heceyi Koynunda sabahlayıp öleyim, öleyim Uzat dudaklarını (mucuk mucuk) öpeyim, öpeyim...
Doruk Kasabası Video 07:31
Doruk Kasabası Video 1.834 izlenme - 8 yıl önce www.dorukkasabasi.com sitemizden resimlerin toparlanıp salat hali. iyi seyirler.
Prenslerin Öcü - İyi Edersin 03:42
Prenslerin Öcü - İyi Edersin 358 izlenme - 6 ay önce 2010'da tarih sahnesine çıkan grup en iyi müziği bulmak için sonsuz bir yolculuk peşindedir. En iyi müziğin 80 darbesi öncesi anadolu rock olduğunu bal gibi bilen grup Apaşlar, 3 Hürel ve İpucu Beşlisi tarzı gruplardan bayrağı devralıp gücüne güç katmaya devam etmektedir. Anadolunun acılı sesiyle, bozkır, maki ve buğday tarlalarındaki gururun bu sonsuz düellosunda rock müziğin galip gelmesini deneyimleyeceksiniz. Yapım: Lamba Film Yönetmen: Burçin Esin - Metehan Şereflioğlu Görüntü Yönetmeni: Burçin Esin Kurgu: Burçin Esin Kayıt, Mix ve Mastering: Ses Sanayii Ses Sanayii, Mehmet Cem Ünal, Uğur Erim ve Flüt Arkadaş'a çok teşekkür ederiz.
öcü doruk 01:44
öcü doruk 1.549 izlenme - 6 yıl önce
Doruk Kasabası Video Slayt 06:30
Doruk Kasabası Video Slayt 1.394 izlenme - 8 yıl önce doruk kasabası video slayt. sn. refik müslüm kürekçİ ye teşekkürlerimizi sunarız. dorukkasabasi.com
Mersin DORUK SÜRÜCÜ KURSU (NURULLAH URUT adlı öğrencimizle direksiyon eğitiminde) 00:43
Mersin DORUK SÜRÜCÜ KURSU (NURULLAH URUT adlı öğrencimizle direksiyon eğitiminde) 1.287 izlenme - 5 yıl önce (337 0012-13)
Özel Mersin Doruk Sürücü Kursu 05:02
Özel Mersin Doruk Sürücü Kursu 1.794 izlenme - 4 yıl önce Özel Mersin Doruk Sürücü Kursu
Doruk Kasabası 06:49
Doruk Kasabası 1.750 izlenme - 8 yıl önce dorukta bahar nisan 2009
Ayhan Işık & Belgin Doruk Atışması (Şoförler Kralı - 1964) 02:51
Ayhan Işık & Belgin Doruk Atışması (Şoförler Kralı - 1964) 668 izlenme - 1 yıl önce Başrollerinde Ali Şen , Ayhan Işık , Suna Pekuysal , Belgin Doruk , Suzan Avcı gibi isimlerin oynadığı 1964 yapımı Şöförler Kralı filminden Ayhan Işık ve Belgin Doruk' un atışma sahnesi.
Kanlı Firar - Ayhan Işık (1960 - 80 dk) 01:20:00
Kanlı Firar - Ayhan Işık (1960 - 80 dk) 904 izlenme - 1 yıl önce Frank Chacksfield ve Orkastrası’nın ‘Ebb Tide’ albümündeki (1960) aynı adlı melodi (1953/54) (Robert Maxwell / Carl Sigman). Paltolarına sarılmış insanları (belki aralarında ‘İkbal Kahvesi’ne giden Orhan Kemal de vardır) atlı arabaları, tramvayları gören temiz bir çayevi. İki bardak çay. Türkan; “Ayrı bir evim, güzel elbiselerim, belki de ilerde bir çocuğum olacaktı. Artık çalışmayacaktım. Sarhoş babamın kahrını, yatalak annemin bitmez acılarını sırtımda taşımayacaktım. Çok, çok inanmıştım O’na.” Tahir; “Sonra?” Türkan; “İki ay önce randevuya gelmedi. Aradığımda Afyon’a gittiğini söylediler. Adresini de bilmiyorlardı. Nihayet hakikati anladım. Terk edilmiştim. Dün gelen mektupta her şeyi açıklıyordu. Gönderdiği para da güya sürdüğü karayı siliyordu. Fabrikadan eve döndüğümde mektubu aç mış olan babam kıyametleri kopardı. Beni evden kovdu. Gidecek yerim yoktu. Öylesine bıkmış, öylesine kahretmiştim ki hayata. Sabaha kadar sokaklarda dolaştım.” Tahir; “Şimdi yapılacak bir şey var. O da eve dönmen.” Türkan; “Babamı bilmezsin. Eve almaz beni.” Tahir; “Beraber gideriz. Madem tanımıyor O’nun yerine geçerim.” Türkan; “Peki ne dersin Onlara.” Tahir; “Mektubu yazdıktan sonra pişman olduğumu, sensiz yaşayamayacağım için evlenmeye karar verdiğimi…” Türkan; “Büyük bir fedakârlık bu. Senden istemeye hiç hakkım yok. Niye yapıyorsun bunu?” Tahir; “İnsan değil miyiz.” ‘You Only Live Once’ (1937), ‘Yaşamak Hakkımdır’ (1958) ve ‘Le Jour Se Léve (Daybreak-Gün Doğuyor)’un (1939) Yeşilçam uyarlaması. Metin Erksan’ın ‘bir hikâyesinden adapte’ olduğu da söylenir. 60’ın kışında İstanbul. ‘İnsanlar Yaşadıkça’da (1969) tekrar göreceğimiz Üsküdar Ceza ve Tevkif Evi. “Anadan babadan yardan hiç haber yok mu//Uçun kuşlar uçun İzmir’e doğru.” Yanık sesli Âşık kader mahkûmlarının ‘ciğerini dağlıyor’. Tahir Somyürek’in hapisteki son gecesi. Koğuş arkadaşları Hakkı Abi ve İstanbullu Avni ile tahliye oluyor yarın. Filmde tam belli değil, karısını (veya kız kardeşini) ‘kirleten’ Asım Nipton’u ‘temizleyince’ 8 yıl vermişler. Kâbuslar içinde geçen ‘8 yıl’. Kafasından atamadığı ‘kanlı rüya’ nedeniyle bir gece bile rahat uyuyamamış. Hakkı Abi “Seninle şurada üç buçuk senem beraber geçti. Hiç rahat uyuduğunu görmedim” diyordu. ‘Bütün kötü geçmişini unutmalıymış’ ama kolay mı bu. Hapishane Müdürü’nün yardımı ile Haliç Tersane’sinde kaynakçı olarak işe başlayacakmış. ‘Biraz para yapıp’ köyüne dönecekti. Sirkeci’deki döküntü bir otele yerleşir. Gecesi 6 lira. Aynalı gardırop, masa, 2-3 iskemle ve yatak. Odada başka bir şey yok ama buna da şükür. Sabah tersanede, akşam otelde ‘dünyadan habersiz yaşayıp gidiyor’. Aynı yerde kalan Tatlı Nermin, kahramanımızı beğenmiş. Bu durum genç kadına tutkun olan Okmeydanlı Çamur Şevket’i çileden çıkarır. Ahmet Tarık Tekçe ve Zeki Tüney ile bir kaç kez Tahir’le dalaşırlar. Dayak yiyince de iyice kinlenirler. ‘Öküzün boynuzuna girse bile bulacaklarmış’. ‘The Rite of Spring: II. The Sacrifice-Glorification of the Chosen One’ (1913) (Igor Stravinsky). Bir gece iş dönüşü olan olur. Çıkan kavgada Mehmet, yanlışlık Ahmet Tarık Tekçe’yi; Tahir de kendisini korumak isterken Mehmet’i öldürür. Sonrası artık hep kaçış. Ertesi sabah Ortaköy Camisini gören Ortaköy İskelesi. Her tarafta martı ve dalga sesleri. Ne yapacağını bilemez halde otururken ‘yüzüne bakılır’ bir genç kız dikkatini çeker. Kendini denize atacak gibi bir hali vardı. “Şimdiye kadar yaşıyordum. Fakat bu hiç de tatlı olmadı. Biliyorum, bundan sonra da olmayacak.” Hayatının manası kalmamış, yaşamaktan korkuyor, ölmek istiyormuş. Oysa ölüm ‘sandığı kadar kolay değil’. Pis, iğrenç bir şey. ‘Muhtacı himmet’ Tahir de kendi derdini unutmuş yardım etmek istiyor. “Düşmez kalkmaz bir Allah. Sana faydam olur mu? ‘Ölenle ölünmez, kalan sağlar bizim’ demişler. Mademki sağsın yaşamaya bak. Bir yerde otursak, açılsan bana.” Türkan Akyel ‘Lüks İdeal Bisküi’de paketleme işçisi. Evlenme hayali kurarken sevgilisi tarafından terk edilmiş. Her şey bir rüyaymış meğer. Üzüntüsünün nedeni bu. İçkici baba Salih Tozan, yatalak anne ve ilkokul öğrencisi erkek kardeş ‘kendi âlemlerine dalmışlar’. Tahir kendini ‘terk edip giden Cavit’ olarak tanıtır aileye. ‘Mektubu yazdıktan sonra pişman olmuş, Türkan’dan ayrılmasına imkân yokmuş’. Nüfus cüzdanındaki ismin farklı olmasını da “Başında ciddi değildim. Cavit de o günlere ait bir isim” diye açıklıyor. Bunca ince düşünceli olmasına gerek yok aslında. Çünkü paragöz kayınpederin aklı ‘delikanlının işinde ve iyi para alıp almadığında’. Tahir ilerde “Hiç sevmedim babanı. Annen kardeşin, iyiler Onlar” diyecektir. Nitekim yaşlı adam “Güle güle damatçığım, güle güle” diye yolcu ettikten sonra Türkan’a dönüp “Bu iş sandığı kadar kolay değil. Açsın kesenin ağzını. Bedavaya kız yok bende” diyor. Emniyet Müdürü Niyazi Er ve Komiser Hulusi Kentmen işin peşindeler. ‘Maktul veya maktullerin gidebilecekleri bar, saz gibi yerler, keza hadise civarındaki kahvehaneler iyice soruşturuluyor’. “Üstelik mütecaviz olanlar da ölenlermiş.” Bu anlaşılmış. Türkan’ın hayalleri çok ‘mütevazı’. Bu şehirden, gelmiş geçmiş bütün kara günlerinden sıyrılıp uzaklara gitmek, masmavi bir gök altında yaşamak’. Bir rüya gibi ‘ayrı bir evi, bir erkeği, belki de çocuğu olsun’ istiyor. Tahir’inkiler de bundan farklı değil. Ama ‘kader kırmış’ delikanlıyı. Keşke hayat annesinin baktığı telveli fincanlardaki gibi olsaydı. Anlattıkları ne kadar içten. Biriktirdiği para ile köyüne gittiğinde ‘küçük bir tarla, içine başını sokabileceği bir çatı ve öküz alacak’. İnsan boyu başaklar, birkaç koyun. ‘Kaderi birden terse girip her şey sabun köpüğü gibi dağılacakken’ genç kız çıkmış karşısına. Türkan; “Orda, yanında olmak. Güneşin sıcağında, ter içinde kalmış yüzünle, elinde saban seni uzaktan seyretmek. Beni ‘Türkan, Türkan’ diye çağırışını dinlemek. Ve sana nefes nefese getirdiğim buz gibi ayranı içirmek.” Tahir; “Sever misin, ister misin bunları? Mis gibi kokan bir başak tarlası, ufak fakat kullanışlı bir ev, çiftimizi çekecek dayanıklı bir çift öküz. Üzerimizde sayamayacağımız kadar çok yıldızlar. Uzak derelerden gelen kurbağa sesleri. Bütün bunların ortasında dünyaya meydan okuyan BİZ.” ‘Belki biraz acele’ ama hemen gitmeye karar verirler. Biraz da fiyat kırarak yüzükler alınır. Kuyumcu Faik Coşkun “Kiminin parası kiminin duası” demişti. Ancak tarla-ev-öküz dua ile hallolacak gibi değil. Para gerek. Hakkı Abi “Başın sıkıştı mı ara beni” demişti. O da gazinoda her akşam ‘elin sarhoşlarıyla, itleriyle uğraşmaktan usanmış’. Bir soygun önerir. Sonrasında Roma’ya gidecekmiş; “Bir karım, bir de bütün bu kirli işlerimden bihaber yetişmiş kızım var. İzmir’de leyli okuyor ve beni namuslu bir işadamı sanıyor. Artık O’na rol oynayacak halim kalmadı. İkisini de alıp gideceğim. Ondan sonra temiz bir hayat kurarak kızıma layık olmaya çalışacağım.” İstanbullu Avni de Çakır Eminesi’ne para yetiştiremiyordu. Zaten rahmetli anacığı “Senin başını kadınlar yiyecek” dermiş. Aslında üçü için de geçerli bu. Karaköy’deki Selanik Han’da Ören Mücevherat Deposu’nu soyacaklar. Kasanın oksijen kaynağı ile açılması Avni’ye ait. Bu sırada Tahir de iki bekçi, Hakkı Haktan ve Erol Taş’ı etkisiz hale getirecek. Ancak işler düşündükleri gibi gitmez. Soygun anlaşılır. ‘Willys Jeep’ ile gelen polislerden biri de Reşit Çildam. Çatışmada Hakkı Abi ölür. [‘The Aggression Scale’deki (2012) Lloyd “Money is not worth dying for” diyecektir.] İstanbullu yakalanır. ‘Firebird: Infernal Dance of King Kashchei’ (1910) (Igor Stravinsky). Omzundan yaralanan Tahir kaçmış. Elindeki çanta 470 bin liralık nakit ve 822 bin liralık mücevherle dolu. Yolu üzerindeki Park Eczanesi’nde (o gece nöbetçiymiş) kolunu sardırıyor. Kurşun içerde kalmadığı için tehlikeli değilmiş. Türkanların evine sığınır. Herkesi eve hapsetmiş. Kimsenin çıkmasına izin vermiyor. Bu arada Tahir’in kimliği tespit edilmiş. ‘Teksir edilen fotoğrafı görevlilere dağıtılmış’. Yollar, tren, deniz yolları, ‘keza hususi otobüs ve taksi işletmeleri’ kontrol altına alınmış. O zor durumda bile gelecekle ilgili hayal kuruyorlar. Bir oğulları olursa adı Kemal veya Kerem olacak. Ev, tarla, ağıl ve birkaç baş hayvan aldıktan sonra artan parayla teslim olacakmış. “Hem suçlu değilim. Ben vurmasam O vuracaktı beni. Anlatırım bunları. Soygunu da” Ne verirlerse yatacak, hapisten çıkınca da dönecekmiş sevdiğine. ‘Hasret dağlar gibi ama sonunda birleştikten sonra o da çekilmez mi, çekilir’. Bir sabah Haydarpaşa’ya giderler. Ağzını kapasın diye de Salih’e biraz para vermişlerdi. Oysa ‘müstakbel kayınpeder’ polise haber uçurmuş bile. Bilet aldıktan biraz sonra Tahir tutuklanır. 10.45’te Üçüncü Peron’dan hareket eden Kurtalan’da Türkan yalnızdı. Yine de ‘Anadolu Ekspresi’ndeki (1973) Zeynep’ten daha şanslı. Hiç olmazsa sevgilisi ölmemiş. Kaç sene verirlerse versinler bekleyecek erkeğini. Tahir; “Ufak bir evim olsun, çocukluğumun rüyası bu demiştin bana. Anadolu’nun sarı sıcağı yakar, kavurur insanı. Hele senin gibi ince yapılı bir şehir kızı için.” Türkan; “Anlayamadım. Bana gelmeyi mi teklif ediyorsun… Bu ancak rüya olabilir.” Tahir; “Hakikat Türkan. Benle gelir misin? Evlenir misin… İkimiz de acelesi olan iki kişiyiz.” Türkan; “Acıyan değil seven bir erkekle evlenmek isterim. Bana acımıyorsun ya.” Tahir; “Seni sevdim.” Türkan; “Bütün hayatımca bekledim bu sözü. Al götür beni.” Tahir; “İyi günlerimizde olduğu gibi fena günlerimizde de benimle beraber misin?” Türkan; “Derdin derdim, acın acımdır. Sen erkeğimsin benim.” ‘Pictures at an Exhibition: Samuel Goldenberg and Schmuyle’ (1874) (Modest Mussorgky). Babasını daha iyi tanıdığımız sahne. Türkan; “Beni de annem gibi yataklara mı düşürmek istiyorsun? Öldür beni daha iyi.” Salih Tozan; “Herif iki ay sonra elini kolunu sallayarak döndü. Bunları senin iyiliğin için söylüyorum.” Türkan; “Şimdiye kadar hiçbiriniz beni düşünmediniz. Genç bir kızmışım, güzel elbiseler pabuçlar giymem, yaşamam lazımmış. Kim aldırdı buna. Karşıma bir erkek çıktı. Bana tatlı şeyler vaat etti. Sevdiğini söyledi. O’na inanmış, ‘al beni burdan’ demişsem suçlu muyum?” Salih; “Meğer ne kadar doluymuşsun. Hâlbuki ben senin için neler kurmuştum. Nikâhını, düğününü…” Türkan; “Beni yalnız bırak baba.” Salih; “Sana diyecektim ki…” Türkan; “Bana bir şey deme baba. Yalnız bırak kâfi.” Salih; “Suçum sadece içmek Türkan, sadece içmek.” (Yazan: Murat Çelenligil) Oyuncular: Ayhan Işık, Belgin Doruk, Atıf Kaptan, Ahmet Tarık Tekçe, Salih Tozan, Semih Sezerli, Hulusi Kentmen, Sezer Tansuğ, Ülkü Erakalın