Hoşgeldiniz!

Ekrem Bora Videoları İzle

Dikkat Kan Aranıyor - Orijinal Jenerik 04:52
Dikkat Kan Aranıyor - Orijinal Jenerik 1.514 izlenme - 1 ay önce Ekrem Bora ve Semra Sar'ın oynadığı Dikkat Kan Aranıyor filminin jeneriğidir
Cennetin Çocukları - 1977 (75 Dakika) 01:15:05
Cennetin Çocukları - 1977 (75 Dakika) 6.967 izlenme - 2 yıl önce Yine bir Yeşilçam klasiği... Birbirine düşman iki ailenin çocukları Ahmet ve Zehra. Tam olarak klasik Türk filmlerinden ayrı bir yerde aslında bu film.Gerçekçi olması, oyuncu kadrosunun şahaneliği ayrı bir tat verir. İzlerken insanın içini ezer, ağızda kekremsi bir tat bırakır. Yakın zamanda kaybettiğimiz Ekrem Bora'yı da bu vesile ile saygıyla anıyorum...
Kız Oğlan Kızım Lan Ben - Sürtük 02:14
Kız Oğlan Kızım Lan Ben - Sürtük 3.493 izlenme - 2 yıl önce Yönetmenliğini Ertem Eğilmez'in üstlendiği başrollerini Hülya Koçyiğit, Ekrem Bora ve Suzan Avcı'nın rol aldığı 1970 yapımı 'Sürtük' filmiden güzel bir sahne.
Öksüzler (1973 - 83 dk) 01:23:56
Öksüzler (1973 - 83 dk) 2.182 izlenme - 2 yıl önce Öksüzler, Yeşilçam Sineması'nın en kült filmlerinden biridir. Murat eşi ölmüş genç ve yakışıklı bir adamdır. Eşinin ölümünden sonra iki çocuğu Ayşe ve Sezer'le beraber yaşamaktadır. Ayşe annesinin ölümünden sonra kendisini kardeşi Sezer'e adamış, annesinin son dileği olan kardeşine en iyi şekilde bakmak için elinden geleni yapmaya çalışan bir genç kızdır. Hayatları bu şekilde sürerken Murat bir gün sahildeki bir kazaya istemeden tanık olur. İzzet bir kavga sonunda bir insanı öldürmüştür. Mahkeme İzzet'i Murat'ın olayı anlatması sonucunda hapse mahkum etmiştir. Seneler sonra hapisten çıkan İzzet, Murat'tan intikamını almaya yemin etmiştir...
Parada Pulda Gözüm Yok, Ben Seni İstiyorum - Selda Alkor Ekrem Bora (Evlat Uğruna) 01:27
Parada Pulda Gözüm Yok, Ben Seni İstiyorum - Selda Alkor Ekrem Bora (Evlat Uğruna) 1.964 izlenme - 3 yıl önce Küçük bir kentte yaşayan Oya (Selda Alkor) babasının ölümü üzerine iş bulmak umuduyla İstanbul’a gelir. Raslantı eseri tanıştığı pavyon sahibi Vural (Ekrem Bora) sesinin güzelliğini farkettiği Oya’ya şarkıcı olarak iş verir. Vural Oya’nın gençliği ve güzelliğinden etkilenip ona aşık olur. Oya Vural’ı reddeder. Duygu ve tutkularına gem vuramayan Vural ise bir gün Oya’ya saldırır. Oya kaçarken zengin ve ünlü bir avukat olan Doğan (Muzaffer Tema) arabası ile çarpıştığı genç kızı hastaneye götürür. Oya ertesi gün hastaneden çıkar. İşinden de ayrılır ama anlaşması gereği Vural tazminat ister. Oysa Oya’nın hiç parası yoktur. Doğan’la birbirlerine aşık olmuşlardır. Doğan’ın annesi ise bu ilişkiden rahatsızdır ve evlenmelerine engel olmak için her şeyi dener. Sonunda aşk galip gelir ve ikisi evlenirler. Doğan’ın Oya’nın daha önce pavyonda şarkıcılık yaptığından haberi yoktur. Oya’nın peşini bırakmayan Vural ise Oya’dan, gerçeği anlatmaması karşılığında şantajla tehdit ederek para ister. Doğan iş için Ankara’ya gittiğinde de evlerine giderek kendisini Oya’nın akrabası olarak tanıtır. Kayınvalidesinin gerçeği öğrenmesinden korkan Oya, Vural’la onun istediği parayı vermek üzere randevulaşır. Doğan’ın annesi gelişmelerden şüphelenerek onları izler ve buluştuklarını görür. Vural ile konuşur. Vural sevgili olduklarını söyler. Oya ise hamiledir ve kayınvalidesinin suçlamaları sonucu Doğan’ın üzülmemesi için evi terkeder. Bir süre sonra bir kız çocuğu doğurur. Adını Sevgi koyar. Anneliğin verdiği mutlulukla yaşama yeniden bağlanır ve kızına bakabilmek için barlarda çalışmaya başlar. Yıllar geçer, Sevgi bir genç kız olur (Selma Güneri). Annesine barlarda çalıştığı için kızgındır. Bir gün Oya ile karşılaşan Vural evine gittiğinde kızı Sevgi ile tanışır ve bu genç kıza kur yapar. Sevgi annesinin engellemelerine karşın evi terkederek Vural’ın pavyonunda çalışmaya başlar. Oya kızının mahvolmaması için Vural’ı öldürür. Mahkemede hakim Doğan’dır ve Oya’yı tanır. Oya Sevgi’nin kızları olduğunu anlatır ve rahatsızlanıp hastaneye kaldırılır. Ölmeden önce Doğan’a her şeyi söyler. Sevgi ise yaptıklarından pişmandır. Filmin Adı: Evlat Uğruna Yönetmen: Türker İnanoğlu Oyuncular: Ekrem Bora, Selda Alkor Yapım: Erler Film Yapımcı: Türker İnanoğlu Yapım Yılı: 1967
Acı Hayat  –  Ayhan Işık Nefreti İçerir (1962) 02:24
Acı Hayat – Ayhan Işık Nefreti İçerir (1962) 1.182 izlenme - 2 yıl önce Bir evin ruhu olmalı, böyle beton mezarlara lanet olsun! İçinde sen olmadıktan sonra neyleyim ben böyle evi? Metin Erksan'ın senaryosunu yazıp, yönettiği "Acı Hayat" filminin en etkileyici sahnesidir kanimca. 60'ların İstanbul'unda geçen, Ayhan Işık, Türkan Şoray, Ekrem Bora, Nebahat Çehre ve Hüseyin Baradan gibi önemli Yeşilçam oyuncularının yer aldığı film sanatsal çekimleri ve müzikleri ile aşkı, öfkeyi, ihaneti, pişmanlığı, ekonomik kaygıları konu alır. Filmi izleminizi tavsiye ederim. Son pişmanlık fayda etmez.
Türkan Şoray & Ekrem Bora Sohbeti 13:33
Türkan Şoray & Ekrem Bora Sohbeti 97 izlenme - 4 ay önce Türkan Şoray'ın 2010 yılında konuk ettiği Ekrem Bora ile geçmişe dair sohbetlerini izleyeceksiniz.
Türk Filmlerinin Aksiyon Müziği (Isaac Hayes-Shaft Theme) 04:37
Türk Filmlerinin Aksiyon Müziği (Isaac Hayes-Shaft Theme) 1.110 izlenme - 2 yıl önce Öksüzler isimli kült filmde; Sezercik'in esas babasının (Ekrem Bora) Erol Taş'ı dövdüğü sahnede o vardı, Tarık Akan'ın Bebek Yüzlü isimli filminde defalarca kez çalar, nerede aksiyon; nerede vurdu kırdı; nerede "opua! upua!" o hep orada...
Hayrettin'i Herkese Anlatın ! 00:47
Hayrettin'i Herkese Anlatın ! 945 izlenme - 3 yıl önce
Mazi Kalbimde Yaradır - Türkan Soray & Ekrem Bora (1970 - 77 dk) 01:23:21
Mazi Kalbimde Yaradır - Türkan Soray & Ekrem Bora (1970 - 77 dk) 1.167 izlenme - 2 yıl önce Şükran korkunç bir şantaja boyun eğerek çok sevdiği kocasını ve beş yaşındaki kızı Türkan’ı terk etmek zorunda kalır... Bunu kabullenemeyen babası Türkan’ı annesinden ve bütün hatıralarından uzaklaştırır. Küçük kızın annesiyle ilgili tüm soruları cevapsız kalır. Almanya’ya yatılı okula gönderilen Türkan, yıllar sonra genç bir kız olarak evine döner. Artık annesiyle ilgili tüm gerçekleri öğrenmeye kararlıdır. Ancak evdeki ilk gününde korkunç bir düşmanla karşılaşır: Üvey annesi Sezer... Genç kız kendisini babasının fabrikasında çalışmaya verir. Ve orada tanıştığı mühendis Murat sayesinde hayatında yeni bir sayfa açılır. Yönetmen Osman F. Seden Senaryo : Osman F. Seden Yapımcı : Osman F. Seden Müzik : Metin Bükey Görüntü Yönetmeni : Necati İlktaç Süre : 77 dk Tür : Dram, Duygusal Oyuncular: Türkan Şoray, Ekrem Bora, Tanju Gürsu, Önder Somer, Serpil Gül, Figen Han, Kazım Kartal, Sadettin Düzgün, Kayhan Yıldızoğlu, Filiz Güler, Funda Gürçen, Feridun Çölgeçen, Sadettin Erbil, Handan Kadıoğlu, Mümtaz Ener, Alev Koral, Esen Günay, Nilgün Kasapbaşoğlu, Zafer Önen, Fuat İşhan, Erdoğan Esenboğa
Cennetin Çocukları - Ölümden Kurtarmak (1977) 03:11
Cennetin Çocukları - Ölümden Kurtarmak (1977) 646 izlenme - 2 yıl önce Bana göre gelmiş geçmiş en iyi Türk filmlerinden birisidir "Cennetin Çocukları".. Kadroda en ufak bi değişiklik olsaydı belki bana bu kadar tat vermezdi, bütün karakterler cuk oturmuş.Maalesef tamamını bulamadım ama son sahnesini buldum filmin daha bir çok etkileyici sahnesi mevcuttur. İzlemeyenler izlesin, izleyenler izlemeyenlere izlettirsin.
Türk Olup Vajina'da Rap Yapmak - Eko Fresh - Quotentürke 04:52
Türk Olup Vajina'da Rap Yapmak - Eko Fresh - Quotentürke 786 izlenme - 2 yıl önce "Eko Fresh - Quotentürke" Ekrem Bora aslen Sivaslı, Almanya vatandaşı bir arkadaşımızdır ve yine fark yaratmayı başarmıştır. Bu sektöre Ayakkabı Mağazası açarak başladığını söylediğimde sizde bu adamın ne kadar yaratıcı olduğunun farkına varacaksınızdır. İzleyelim Alkışlayalım.
Kadın Düşmanı -  Ekrem Bora & Sema Özcan (1967 - 90 dk) 01:29:27
Kadın Düşmanı - Ekrem Bora & Sema Özcan (1967 - 90 dk) 1.233 izlenme - 2 yıl önce Kadın Düşmanı Yapım Yılı: 1967 Tür: Korku, Gerilim Yönetmen: İlhan Engin Senarist: İlhan Engin Oyuncular: Ekrem Bora, Sema Özcan, Gülgün Erdem, Engin İnal, Tanju Korel, Meltem Mete, Nevin Nuray, Nurhan Nur, Zafer Önen, Güzin Özipek, Yüksel Papatya, Sevim Sevil, Buket Sokollu, Erol Taş, Suphi Tekniker, Reha Yurdakul Konu: İlk Türk yapımı giallolardan, Türk Sinemasının en iyi gerilim filmlerinden bir tanesidir. Kurbanlarını yüzü maskeli olarak tecavüz eden bir ruh hastası İstanbul'da dehşet saçar. Katilin polis tarafından bir türlü yakalanamaması, gerilim filmlerini sevenler için ilgiyle izlemeye değer bir yapım ortaya çıkarıyor. Ayrıca tecavüz etmeden önce kurbanlarını öldürdüğü için sinemamızda ender rastlanan ölüzeviciliğe de selam çakan bir sinema filmidir. Yeşilçam filmlerine göz attığımızda korku filmlerine olan ilginin(!) sınırlı sayıda birkaç filmden ibaret olduğunu görüyoruz. Yeşilçam’ın dönemin büyük sektörlerinden biri olmasına karşın korku türüne olan ilgisizliğinin nedeni ticari kaygılar ve teknik yetersizliktir. Benim fikrime göre ise en önemli neden Türk seyircisinin korku filmlerine olan ilgisiz tutumudur. Ya da şöyle ifade etmek daha doğru olur ki, Türk seyircisi dünyadaki trendleri büyük bir ilgiyle takip ederken (korku filmleri) Türkiye’de yapılan ilk örneklerine çok fazla rağbet göstermemiş ve bu da sektörün korku filmlerine olan eğilimini engellemiştir. Bunun yanı sıra sektör Avrupa ve Amerika’dan ithal süper kahraman fantastik filmlerine yer verirken sıra az da olsa korku filmlerine gelmiştir. Bunlardan ilki 1949 Aydın Arakon yapımı Çığlık filmidir ve ardından gelen film ise Drakula İstanbul’da dır. 1967 yapımı Kadın Düşmanı filmi ise günümüzde oldukça az bilinen ve yine hakettiği değeri görmemiş bir Türk giallosudur. Giallo İtalyanca sarı anlamına gelmektedir ve o dönemde İtalya’daki korku-polisiye kitaplarının kapakları sarı renkte olduğu için bu tür filmlere de giallo (gialli) denmiştir. 1960lar İtalyanlar’ın bu türe yeni yeni ısındığı ve en iyi örneklerini ise 70li yıllarda vereceği bir dönemdir. Kadın Düşmanı ise aynı dönemde İtalya’da yapılmış örneklerine göre oldukça başarılıdır. Yönetmenliğini İlhan Engin’in yaptığı filmin oyuncu kadrosu oldukça zengindir. Oyuncular arasında Ekrem Bora, Sema Özcan, Tanju Korel, Erol Taş, Gülgün Erdem ve Reha Yurdakul gibi dönemin popüler oyuncuları bulunmaktadır. Kadın Düşmanı, sisli soğuk bir gecede karanlık İstanbul sokaklarında yürüyen bir çiftin görüntüsüyle açılıyor. İlk sekanstaki bu görüntüler, İstanbul’un eski dar sokakları, duvara yansıyan gölgeler, karanlıktaki ayak sesleri oldukça iyi düşünülmüş ve filme ürkütücü ve gotik bir hava katmış. kadin-dusmani1 Açılış sahnesinde gördüğümüz, yolda ilerleyen çiftin ayak seslerine onları takip eden birinin ayak sesi daha eklenir (Erol Taş). Genç adam sevgilisini evine bıraktıktan sonra, kız maskeli bir katil tarafından saldırıya uğrar ve ölür. Bu olaydan sonra cinayetler başlar. Katilin öldürdüğü kadınların isimlerinin ve onları öldürdüğü semtlerin baş harfleri aynıdır. Katil bundan bir akrostiş oluşturarak son hedefine doğru cinayetler işlemeyi sürdürmektedir. Fakat karşısında çetin bir dedektif vardır (Ekrem Bora). Ayrıca filmle ilgili bir ayrıntı da ilk kez bir Türk filminde nekrofilinin yer alıyor olması. Bunun yanı sıra filmin sonuna kadar katilin başarıyla gizlenmesi ve tahmin edilememesi, ayrıca birden çok katil zanlısının olması ve seyircinin bunlar arasında tahminlerde bulunması izleyiciyi filmin içine daha çok çekiyor. Engin İnal, Erol Taş ve Güzin Özipek’in oyunculukları ise gerçekten takdiri hakediyor. Türk sinemasının ilk giallolarından biri olan film, gerek oyuncu kadrosu gerekse kurgusu ve senaryosu ve sonuna kadar izleyicide uyandırdığı merakla türünün en iyi örneklerinden birisi ve izlenmeyi hakediyor. Alıntıdır. (http://iyikotufilm.com/kadin-dusmani-1967/)
Merhaba Bebek... - Selda Alkor Ekrem Bora (Evlat Uğruna) 01:48
Merhaba Bebek... - Selda Alkor Ekrem Bora (Evlat Uğruna) 988 izlenme - 3 yıl önce Küçük bir kentte yaşayan Oya (Selda Alkor) babasının ölümü üzerine iş bulmak umuduyla İstanbul’a gelir. Raslantı eseri tanıştığı pavyon sahibi Vural (Ekrem Bora) sesinin güzelliğini farkettiği Oya’ya şarkıcı olarak iş verir. Vural Oya’nın gençliği ve güzelliğinden etkilenip ona aşık olur. Oya Vural’ı reddeder. Duygu ve tutkularına gem vuramayan Vural ise bir gün Oya’ya saldırır. Oya kaçarken zengin ve ünlü bir avukat olan Doğan (Muzaffer Tema) arabası ile çarpıştığı genç kızı hastaneye götürür. Oya ertesi gün hastaneden çıkar. İşinden de ayrılır ama anlaşması gereği Vural tazminat ister. Oysa Oya’nın hiç parası yoktur. Doğan’la birbirlerine aşık olmuşlardır. Doğan’ın annesi ise bu ilişkiden rahatsızdır ve evlenmelerine engel olmak için her şeyi dener. Sonunda aşk galip gelir ve ikisi evlenirler. Doğan’ın Oya’nın daha önce pavyonda şarkıcılık yaptığından haberi yoktur. Oya’nın peşini bırakmayan Vural ise Oya’dan, gerçeği anlatmaması karşılığında şantajla tehdit ederek para ister. Doğan iş için Ankara’ya gittiğinde de evlerine giderek kendisini Oya’nın akrabası olarak tanıtır. Kayınvalidesinin gerçeği öğrenmesinden korkan Oya, Vural’la onun istediği parayı vermek üzere randevulaşır. Doğan’ın annesi gelişmelerden şüphelenerek onları izler ve buluştuklarını görür. Vural ile konuşur. Vural sevgili olduklarını söyler. Oya ise hamiledir ve kayınvalidesinin suçlamaları sonucu Doğan’ın üzülmemesi için evi terkeder. Bir süre sonra bir kız çocuğu doğurur. Adını Sevgi koyar. Anneliğin verdiği mutlulukla yaşama yeniden bağlanır ve kızına bakabilmek için barlarda çalışmaya başlar. Yıllar geçer, Sevgi bir genç kız olur (Selma Güneri). Annesine barlarda çalıştığı için kızgındır. Bir gün Oya ile karşılaşan Vural evine gittiğinde kızı Sevgi ile tanışır ve bu genç kıza kur yapar. Sevgi annesinin engellemelerine karşın evi terkederek Vural’ın pavyonunda çalışmaya başlar. Oya kızının mahvolmaması için Vural’ı öldürür. Mahkemede hakim Doğan’dır ve Oya’yı tanır. Oya Sevgi’nin kızları olduğunu anlatır ve rahatsızlanıp hastaneye kaldırılır. Ölmeden önce Doğan’a her şeyi söyler. Sevgi ise yaptıklarından pişmandır. Filmin Adı: Evlat Uğruna Yönetmen: Türker İnanoğlu Oyuncular: Ekrem Bora, Selda Alkor Yapım: Erler Film Yapımcı: Türker İnanoğlu Yapım Yılı: 1967
Müsadenle Seni Öpebilir Miyim? - Selda Alkor Ekrem Bora (Evlat Uğruna) 01:05
Müsadenle Seni Öpebilir Miyim? - Selda Alkor Ekrem Bora (Evlat Uğruna) 964 izlenme - 3 yıl önce Küçük bir kentte yaşayan Oya (Selda Alkor) babasının ölümü üzerine iş bulmak umuduyla İstanbul’a gelir. Raslantı eseri tanıştığı pavyon sahibi Vural (Ekrem Bora) sesinin güzelliğini farkettiği Oya’ya şarkıcı olarak iş verir. Vural Oya’nın gençliği ve güzelliğinden etkilenip ona aşık olur. Oya Vural’ı reddeder. Duygu ve tutkularına gem vuramayan Vural ise bir gün Oya’ya saldırır. Oya kaçarken zengin ve ünlü bir avukat olan Doğan (Muzaffer Tema) arabası ile çarpıştığı genç kızı hastaneye götürür. Oya ertesi gün hastaneden çıkar. İşinden de ayrılır ama anlaşması gereği Vural tazminat ister. Oysa Oya’nın hiç parası yoktur. Doğan’la birbirlerine aşık olmuşlardır. Doğan’ın annesi ise bu ilişkiden rahatsızdır ve evlenmelerine engel olmak için her şeyi dener. Sonunda aşk galip gelir ve ikisi evlenirler. Doğan’ın Oya’nın daha önce pavyonda şarkıcılık yaptığından haberi yoktur. Oya’nın peşini bırakmayan Vural ise Oya’dan, gerçeği anlatmaması karşılığında şantajla tehdit ederek para ister. Doğan iş için Ankara’ya gittiğinde de evlerine giderek kendisini Oya’nın akrabası olarak tanıtır. Kayınvalidesinin gerçeği öğrenmesinden korkan Oya, Vural’la onun istediği parayı vermek üzere randevulaşır. Doğan’ın annesi gelişmelerden şüphelenerek onları izler ve buluştuklarını görür. Vural ile konuşur. Vural sevgili olduklarını söyler. Oya ise hamiledir ve kayınvalidesinin suçlamaları sonucu Doğan’ın üzülmemesi için evi terkeder. Bir süre sonra bir kız çocuğu doğurur. Adını Sevgi koyar. Anneliğin verdiği mutlulukla yaşama yeniden bağlanır ve kızına bakabilmek için barlarda çalışmaya başlar. Yıllar geçer, Sevgi bir genç kız olur (Selma Güneri). Annesine barlarda çalıştığı için kızgındır. Bir gün Oya ile karşılaşan Vural evine gittiğinde kızı Sevgi ile tanışır ve bu genç kıza kur yapar. Sevgi annesinin engellemelerine karşın evi terkederek Vural’ın pavyonunda çalışmaya başlar. Oya kızının mahvolmaması için Vural’ı öldürür. Mahkemede hakim Doğan’dır ve Oya’yı tanır. Oya Sevgi’nin kızları olduğunu anlatır ve rahatsızlanıp hastaneye kaldırılır. Ölmeden önce Doğan’a her şeyi söyler. Sevgi ise yaptıklarından pişmandır. Filmin Adı: Evlat Uğruna Yönetmen: Türker İnanoğlu Oyuncular: Ekrem Bora, Selda Alkor Yapım: Erler Film Yapımcı: Türker İnanoğlu Yapım Yılı: 1967
Yeşilçam Dökülüyor - Unutulmayanlar (1981) 03:06
Yeşilçam Dökülüyor - Unutulmayanlar (1981) 689 izlenme - 2 yıl önce 80'li yıllardaki sex furyasında yer almayı reddeden jönlerimizin bir araya gelerek çevirdikleri unutulmayanlar filminden bir kesit sizlerle. Seyrettikten sonra bu filmi başkasına anlatacak kelime bulmakta zorlanırsınız. Zamanın en büyük oyuncularının kafaları çekip karşılıklı eğleşmesini izleyelim. Filmden başka bir sahne için; http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/6485/cucu-ingilizce-sakiyor
Beşer Şaşar, Şaşmaz Beşir - Banker Kastelli Reklamı 00:10
Beşer Şaşar, Şaşmaz Beşir - Banker Kastelli Reklamı 332 izlenme - 2 yıl önce Banker Yakup' un 1 numaralı rakibi Kastelli' nin paraya kıyıp birden fazla sanatçıyı oynattığı reklamı. benim adim sasmaz bekir beser sasar, sasmaz besir kafami kullanip kendime guvenli bir yol sectim banker kastelliii banker kastelliiiiiiiii...
Plajda Sevişelim - Ekrem Bora & Ajda Pekkan (1964 - 69 dk) 01:08:29
Plajda Sevişelim - Ekrem Bora & Ajda Pekkan (1964 - 69 dk) 752 izlenme - 2 yıl önce Filme güzel bir giriş yapmışlar, ismine göre gidişat iyi, hemen hemen dörtte üçü bu ayarda. Bu hesaptan keyifler gıcır, ne de olsa neşter değmemiş 0 km Ajda ablamız hazır kıta endam-ı arzda. Bitmedi dahası da var; Çıtır mı çıtır bir S.Emre,sübyan mekteb i ilk mezunlarından genç irisi N.Koçyiğit, bombamız Ş. Şeniz vede tescilli güzelimiz S.Gül. Anlıyacağınız kadro korkunç, yani her şey yolunda, gıcıra herhangi mani yok. Mani yok ta bozan tarafı var. O da filmin berbat olan son çeyreği,aynı zamanda bizi uyuz eden kısmı. Şimdi sorarım kendilerine "Mübarekler nereden buldunuz,çok mu aradınız böyle bir sonu. Bak ne güzel bir isim bulmuşsun filme,kadron çok iyi, yaratmışsın 2-3 gönül oyunu, katmışsın bunlara da gülünç olayları eeee daha ne zorun var; Ver herkesin gönlüne göre şerbeti, hazırla mutlu bir son, bitir işi. Hadi katlandık Suat'ın 3-5 gazeline vede filmden götürdüğü zamana lakin kusura bakma mecbur değildik Muzaffer'in bir ikizini peydahlamana". Oyuncular: Erol Büyükburç, Ajda Pekkan, Ekrem Bora, Nilüfer Koçyiğit, Ali Şen, Serpil Gül, Gürel Ünlüsoy, Aliye Rona, Sevim Emre, Hayri Caner, Necdet Çağlar, Nevzat Bilsel, Tevhit Bilge, Feridun Çölgeçen, Ersun Kazançel, Renan Fosforoğlu, Nilgün Esen, Seher Şeniz, Selahattin İçsel, Haydar Karaer, Vildan Gülerman, Ayten Ürkmez
Kader Kapıyı Çaldı - Türkan Şoray & Ekrem Bora (1964 - 84 dk) 01:23:51
Kader Kapıyı Çaldı - Türkan Şoray & Ekrem Bora (1964 - 84 dk) 722 izlenme - 2 yıl önce ‘Capricho Árabe’ (1889) (Francisco Tárrega). Akşam yemeği ve yeni seyis hakkındaki konuşma. Necmi; “Çiftliktekiler Murat’ı pek sevmiyorlar galiba.” Leyla; “O kadar sert ki ne söylense aksi cevap veriyor. Herkesin kendinden nefret etmesini ister gibi bir hali var sanki.” Selim; “Garip bir adam.” Leyla; “Bana gizli bir derdi var gibi geliyor. Ahırda yatmayı isteyecek kadar insanlardan uzak.” Necmi; “Böyle tipler romanlarda olur.” Leyla; “Doğru, roman kahramanları gibi.” “Lady Chatterley’s Lover” (1928) (D. H. Lawrence) romanının (“Lady Chatterley’in Âşıkı”) (İnsel Kitabevi) (İkinci Baskı, 1945) (Çeviren: Avni İnsel) Yeşilçam uyarlaması. Bir zamanlar herkes in gıpta ettiği, yerinde olmak istediği Necmi Bey çok mutsuz. ‘Miktarını kendisinin de bilmediği kadar parası, uçsuz bucaksız bir çiftliği var’. (Dış çekimler Veliefendi Koşuyeri’ndeki Simsaroğlu Harası’nda, iç çekimler Hafize Hanım’ın Yeniköy’deki köşkünde yapılmış.) Ama ‘o lanet olası avda’ sakat kaldıktan sonra şimdi bir tekerlekli iskemleye bağlı. Bunca para yerine, güzel karısını ‘hakiki bir erkek gücüyle kucaklayabilmeyi’ yeğlerdi. Arkadaşı Selim’le dertleşirken “Servetim onun her istediğini almasına yetecek kadar çok ama ona sarılıp onu erkekçe ısıtamayacak kadar soğuk” demişti. Leyla’nın (adı söylenmeyen) babası, Necmi Bey’in çiftliğinde ‘bir yanaşmayken bilahare aynı zatın kayınpederliğine terfi etmiş’. Saadeti zenginlikle ölçenlerden. Bu nedenle 14 yaşındaki kızını saçı başı ağarmış ama paralı birine vermekte bir sakınca görmemiş. Sonradan, o eşsiz ‘nezaketi’ ile “Lan, koltuğunun dibine kadar bileziğe boğuldun. Giydiğin kürklerin bini bir para. İtibar desen, kraliçelerde yok sendeki kadar (‘desen’, ‘kraliçelerde’, ‘kadar’ sözcükleri ‘disen’, ‘graliçelerde’, ‘gadder’ olmuş). Atın var, itin var. Saray gibi evin var” diyecektir. ‘Kader’in ne yapacağı, kapıyı ne zaman çalacağı belli olmuyor. Sorun yalnızca ‘yaş ve sınıf farkı’ olarak kalsaydı yine iyi. Necmi ‘eline şekilsiz bir hamur gibi düşen genç kızı olanca varlığı ile yoğurup dilediği şekli vermiş’. Ama o beklenmedik kaza her şeyi altüst eder. Tam olarak farkında olmasalar bile ‘evlilikleri batan gemiye, onlar da iki kazazedeye benziyor’. Çiftlikteki (hatta kasabadaki) herkes Leyla’nın güzelliği ve cinsel yaşamıyla ilgili. “Öyle kadına öyle koca. Herif erkeklikten yana tın tın.” Bu konuda garip bir hiyerarşi var. ‘Baytar’ Suat Bey en ataklardan. Genç kadına ‘iltifatlar yağdırıp 10 bin liralık at hediye ettiği gün’ niyetini belli etmişti; “Tabiata karşı geleceğinizi mi sanıyorsunuz. Evlilik nikâh cüzdanlarında kalan bir şey değildir. Ne demek istediğimi anlıyorsunuz değil mi?” O akşam kahvede Baytar’ın nasıl ‘dehlendiği’ ve ‘boyunun ölçüsünü aldığı’ konuşuluyordu. Hasan da, belki çiftliğin müdürü olduğu için(!) Gölbaşı’nda Leyla’ya saldırabilmişti; “Bu güzellik kötürüm bir adamın gölgesinde sönüp gidemez. Senin, benim gibi kuvvetli bir erkeğe ihtiyacın var.” Bahçıvan Ali, herhalde ‘içtimai seviyesi’ yeterli olmadığı için onunla değil atıyla konuşuyor; “Ah Sarı Kız, dilin olsa da benden haber iletsen hanımına. ‘Erkek Ali senin için deli oluyor’ desen. Bana bir ‘evet’ desin görsün baksın kocasının çiftliği, milyonları mı daha hoş yoksa ben mi?”. Daha ‘aşağıdakiler’ ise, arzularını ancak Ali’ye takılarak dile getirebiliyorlar; “Atın yerinde olmak isterdin değil mi? Düşün, o sütun gibi bacaklarla sırtında… Şaka maka, Leyla Hanım niyetine atı öpeceksin neredeyse.” Suat Bey’in armağanı nedeniyle genç kadın tedirgin. Bu at yüzünden başlarına bir ‘felaket geleceğini’ hissetmiş. Ama önce ‘yeni seyis’ gelir; Vahşi atın yetiştirilmesi için gazete ilanı ile bulunan Murat Kıvanç. “Yaşım 30. Attan ayrı olarak bütün çiftlik işlerinden anlarım. Sessizimdir. Yalnız huyum terstir. Az konuşurum. Son söylenecek lafı baştan söylediğim için de pek sevilmem.” İstemeyerek bir adam öldürmüş. Burada çalışmak istemesi de at terbiyesinden çok polisin gözünden kaçmak içinmiş. Sonradan bu şaka gibi söylerin gerçek olduğu anlaşılır. İlk gerginlik Hasan ile. Kocası, babası, herkes Murat’la uğraşıyor. O kadar ki genç kadın “Siz ona saldırdıkça, benim de içimden aksine onu korumak geliyor” diyecektir. Necmi, kıskançlığın pençesinde. Karısının, ‘günün birinde parayı değil kuvvetli, sapasağlam bir erkeği arzulayacağını’ hissetmiş. Ancak hâlâ debeleniyor; “Herkese ‘beyin’ denen şeyin ‘yürüyen bacaklar’dan daha kuvvetli olduğunu ispat edeceğim.” Bulduğu yöntemin akıllıca olduğunu söylemek zor. 5 kişiye Murat’ı dövdürür. Delikanlı kararlı onu öldürecek. Leyla; “Üzmeyin kendinizi.” Murat; “Üzüntünün dizginleri, bir atınki gibi insanın elinde olsa kolay.” Kırılan gururunu kandan başka bir tek şey tamir edebilirmiş; Leyla’ya sahip olmak. Genç kadın önceleri karşı çıksa da tremolalı ‘Recuerdos de la Alhambra’ (1896) (Francisco Tárrega) ile izlediğimiz unutulmaz öpüşmeleri sırasında çok mutluydu. [Bu melodi ‘The Killing Fields’de (1984) kullanılacaktır.] “Utanmam lazım ama utanamıyorum... Sevgi başka şeymiş… Onu başka bir hisle seviyormuşum. Baba sevgisi, çok büyük bir ağabey sevgisi gibi.” Necmi “Ömrümce bu korkuyla yaşadım, seni kaybetmek korkusuyla” demişti. Karısının parmakları arasından kayıp gittiğini görünce kendini öldürür. Sonrasında, Leyla ancak 60’larda yapılabilecek bir şey yapıyor. Çiftliği ve milyonları babasına ve çalışanlara bırakır. “Hak etmediğim şeyi alamam baba. Kısmet bu kadarmış. Üzülme, fakir de mesut olur.” Karlı İstanbul’da yeni hayatına ilk adım. Murat’ın teyzesi Mahmure Handan’ın evi. Ama delikanlının geçmişi onları, en mutlu günlerinde, evlenirken yakalar. Romanda Clifford Chatterley, o korkunç (ve henüz numaralanmamış) savaştan sonra 1918’de güzel karısı Constance’ın yanına ‘kalçalarından aşağısı felçli olarak’ dönüyor. “Çocuğu olmayacaktı (sf. 16).” Kızının ‘günden güne çöktüğünü gören’ Sir Malcolm Reid’in sözleri; “Kendine ne diye bir âşık tutmuyorsun. Bu sıhhatin için elzem.” Aslında kocası da ‘ilişkilerine bir halel getirmeyecekse’ başka bir erkekten çocuğu olmasına karşı değil (sf. 21 ve 53). Lady Chatterley, Clifford’un yazar arkadaşı Michaelis ile yaşadığı ‘deneyim’den sonra yeni orman bekçisi (aslı ‘av alanı bekçisi’-‘game keeper’) Oliver Mellors’a tutulur. Kadın, cinselliğin bedensel, erkek de ruhsal yanını keşfeder. Kitapta intihar ve geçmişteki cinayet yok. Mutlulukları Clifford’un ve Mellors’un ayrı yaşadığı karısı Bertha’nın boşanmaya razı olmalarına bağlı. ‘Concierto de Aranjuez; II. Adagio’ (1939) (Joaquin Rodrigo). Leyla; “Galiba bizim vahşiyi yola getirmek üzeresiniz.” Murat; “Galibası fazla. Bütün vahşi mahlûklar karşımda çabuk yola gelir.” Leyla; “Anlaşılan fazla da küstahsınız.” Murat; “Adamına göre değişir.” Leyla; “Galiba atla beraber size de bir seyis lazım olacak.” Murat; “Size lazım olduktan sonra bana niye olmasın.” (Yazan: Murat Çelenligil) Yönetmen: Ülkü Erakalın Senaryo : Bülent Oran Yapımcı : Ülkü Erakalın, Nevzat Pesen, Kadri Yurdatap Müzik : Fecri Ebcioğlu Görüntü Yönetmeni : Şevket Kıymaz Tür : Dram, Duygusal, Komedi Oyuncular: Türkan Şoray, Ekrem Bora, Muzaffer Tema, Vahi Öz, Hüseyin Baradan, Necdet Tosun, Gürel Ünlüsoy, Salih Karadeniz, Haydar Karaer, Feridun Çölgeçen, Danyal Topatan, Yaşar Şener, Toron Karacaoğlu, Abdurrahman Palay, Sadettin Erbil, Rıza Tüzün, Adalet Cimcoz
Marziye - Jenerik (TGRT & 1998) 01:33
Marziye - Jenerik (TGRT & 1998) 486 izlenme - 2 yıl önce Marziye, Gülben Ergen ve Kadir İnanır'ın başrollerini paylaştığı, 1998 yılında TGRT'de yayınlanan televizyon dizisi. Hazar Bey hapishaneden çıkar. Babası Zor Bey onu olası tehlikelerden korumak amacı ile adeta cezaevinden kaçırır gibidir. Babası Hazar Beyi tedbir olarak bir çiftliğe kahya olarak gönderir. Yıllar önce evini terk eden Veli zengin bir ağa olmuştur. Vicdan borcunu ödeyebilmek için kızı Marziyeyi ve anasını yanına alır. Marziye babasının çiftliğinde Hazar Beyi tanır ve aralarında bir aşk başlar.
Bana Derler Külhanlı (1964 - 88 dk) 01:30:36
Bana Derler Külhanlı (1964 - 88 dk) 380 izlenme - 2 yıl önce Yönetmen Nişan Hançer Yapımcı Özdemir Birsel Görüntü Yönetmeni Mike Rafaelyan Süre 90 dk Tür Romantik Ülke Türkiye Oynayanlar : Ekrem Bora, Belgin Doruk, Uğur Kıvılcım, Memduh Alpar, Ali Şen, Talat Gözbak, Mümtaz Alpaslan, Necdet Tosun, Birsen Kaplangı, Yıldırım Yıldıran, Hakan Çağlar, Zafer Önen, Cem Cicigenç, Zeki Çan, Mehtap Güneş, Arif Eriş, Mahmure Handan, Taliha Saltı, Zeki Dinçsoy, Vahit Volkan, Zeki Sezer
Şafak Bekçileri - Göksel Arsoy (1963 - 118 dk) 01:58:21
Şafak Bekçileri - Göksel Arsoy (1963 - 118 dk) 475 izlenme - 2 yıl önce Halit Refiğ imzalı 1963 yapımı film. Türk Hava Kuvvetleri'nin destek verdiği filmin çekimleri, Eskişehir'de 1. Ana Jet Üssü'nde gerçekleşti. Film çekildiği dönemdeki ortamı, Dp-Chp-Ordu ilişkilerini tarafsız olmasa da (darbeden 3 yıl sonra çekildiği düşünülecek olursa) yansıtmaktadır. Filmde dönemin Amerikan filmlerinin de etkisinde kalınarak çekildiği dönemde yadırganacak tarzda diyaloglar bulunmaktadır ayrıca subay kıyafeti ile öpüşme sahnesi ve düşen uçakların gençleri pilotluk mesleğinden soğuyacağı düşüncesi sebebi ile film sansür kuruluna takılsa da dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı İrfan Tansel'in araya girmesi ile film gösterime girmiş ve beklenmedik bir şekilde çok büyük bir başarı sağlamıştır. 2006 yılında başrol oyuncusu ve aynı zamanda filmin yapımcısı olan Göksel ARSOY'dan bizzat dinlediğim kadarıyla renkli Amerikan havacılık filmlerinin bile gişede başarı sağlayamadığı bir dönemde siyah-beyaz bir havacılık filmi projesi büyük riskmiş ve (iddaada 1den 2 oynamak gibi birşey :)) bu yüzden gerek proje gerekse çekimler sırasında çok eleştiri almış.Gişedeki başarının kendisini bile şaşırttığını ifade eden Göksel Bey filmin çekimlerinde katkılarını esirgemeyen Hava Kuvvetlerine minnettar idi. Bu filmi seyrederken Final Fantasy VIII'de kendisini seven, nizami ve marifetli sarışın Quistis karşısındaki anlayışsızlığı ile tam bir kalas görünümünde olan Squall'ın başkası ile çıkan şımarık, kumral Rinoa karşısında tam bir Romeo oluşuna şahit oluşum aklıma gelir. Filmde kullanılan bu temanın izleyenler arasında ikilik ve tartışma zemini oluşmasını sağladığını ve günümüz Hollywood sinemasında örnekleri görülen türde başarılı bir mahalle reklamı oluşturduğunu söyleyebiliriz. Filmin dikkat çekici bir yönü de filmin çekildiği sırada askerlik vazifesini yedek subay olarak yapan Fahrettin Cüreklibatur'un yönetmen Halit REFİĞ'in dikkatini çekmesi ile Yeşilçam'ın unutulmaz bir jön kazanmasına vesile olmasıdır. Yakın zamanda kaybettiğimiz Pilot Üsteğmen Hamza Gümüşsoy'u ve tüm havacılık şehitlerini saygı ile anıyor, iyi seyirler diliyorum efendim..
Ekrem Bora'yla Isınıyoruz 01:48
Ekrem Bora'yla Isınıyoruz 577 izlenme - 2 yıl önce Tatil için arkadaşlarıyla beraber Uludağa giden hanım kızımız yoğun tipi sebebiyle guruptan kopar,uzun arama çabalarından sonra tam donmak üzereyken hayat ışığı görünür uzaklardan. Ne mutluki sürüden ayrılanı kurt değil Ekrem abi kapar ve ivedi bir şekilde dağ evine götürür. Kendisi doktor olan Ekrem abimiz cıvırı hayata döndürmek için hemen ısıtma seansına başlar. Videoda benim dikkatimi çeken ilk nokta, yönetmenin yada görüntü yönetmeninin dağ evindeki ilk karelerde şömine ateşi, sütyen, külot ve nü tabloyla, masumane başlayan bir kurtarma öyküsünü, algıdaki seçiciliğimizi tetikleyerek başka yönlere kaydırması ve ikinci olarakta 1:06 da hanım kızın önce göğüslerine bakıp sonra tecavüze ugramıscasına verdiği tepki zira Ekrem abi onu sadece ısıtmaya çalışıyordu. Yorumu sizlere bırakıyorum. Not:Belki merak edenler olur diye; Ekrem abi her ne kadar karşı çıkıp cıvırı arkadaşlarının yanına bir an önce göndermek istese de gecenin ilerleyen saatlerinde libido seviyesi bayaa yükselmiştir! Not2: Mine Mutlu'nun eski haline görünce hafiften bi iç geçirme ve bi libido yükselmesi bende de oldu sanki. "Donarak ölüm böyle güzel gelir,uyutur insanı karşı koyamazsın.." (Film künyesi:Kadın Severse-1968)
Suçlular Aramızda - Ekrem Bora & Belgin Doruk (1964 - 101 dk) 01:41:22
Suçlular Aramızda - Ekrem Bora & Belgin Doruk (1964 - 101 dk) 550 izlenme - 2 yıl önce İstanbul'un zengin bir ailesinin konağında oldukça kıymetli olduğu söylenen bir kolye çalınır. Hırsızın evin içinden bir kişi olduğu düşünülmektedir. Ancak şüphelerde sınıf farkları hemen göze çarpar. İşin ilgici kolye sahtedir. Yönetmen : Metin Erksan Senaryo : Metin Erksan Yapımcı : Saltuk Kaplangı, Özdemir Birsel, Nüzhet Birsel Müzik : Fecri Ebcioğlu Görüntü Yönetmeni : Mengü Yeğin Vizyona Giriş Tarihi : 09 Aralık 1964 Oyuncular: Ekrem Bora, Belgin Doruk, Leyla Sayar, Tamer Yiğit, Atıf Kaptan, Gülben Akkaya, Erol Taş, Faik Coşkun, Feridun Çölgeçen, Ahmet Turgutlu, Sabahat Işık, Osman Türkoğlu, Muzaffer Yenen, Hamdi Şarlıgil, Neşet Özince, Cihat Özsu, Tamer Yiğit, Jeyan Mahfi Tözüm, Sadettin Erbil, Hayri Esen, Sami Ayanoğlu, Kemal Ergüvenç, Sacide Keskin, Lale Belkıs, Rıza Tüzün, Hakkı Haktan
Cennetin Çocukları Film Müziği - Melih Kibar 01:11
Cennetin Çocukları Film Müziği - Melih Kibar 278 izlenme - 2 yıl önce Uzun süredir her yerde aradım fakat bulamadım. Alkışlarlayaşıyorumda da yoksa hiçbir yerde yoktur diye düşünüp ümitsizliğe kapıldığım anda aklıma ses kaydı yapmak geldi. Filmin bir sahnesinden kestiğim müziği göndermek istemesem de bu sitede olması gerektiğine inandığım için gönderdim. Melih Kibar'ın insanı içini acıtan, değişik hisler yaratan film müziği tüm alkışlarlayaşıyorum üyesi, takip edeni herkese gelsin.
Sezercik - Mafya Müziği (Le Casse Generique) 03:20
Sezercik - Mafya Müziği (Le Casse Generique) 195 izlenme - 2 yıl önce Mafyanın ve kötü adamların elinde rehin olan sezercik müziği. Yine Ennio Morricone'ye ait müziğin orjinal ismi Le Casse Generique..
Badem Bıyığın Hazin Sonu - Mübarek Olsun! 01:11
Badem Bıyığın Hazin Sonu - Mübarek Olsun! 221 izlenme - 2 yıl önce Sevdiği kızı kendisini ekip başka biriyle gören abimiz yıkılmıştır. Ona verdiği tek şey sevgi ve alaka olmuştur ama hanım kızımız daha başka şeyler peşindedir. Ensesinden tutulmuş kedi misali kız arkadaşını enseleyen badem bıyık ince ayarı vererek oradan uzaklaşır..
Ekrem Bora'dan Sezercik'e Hayat Dersi 02:04
Ekrem Bora'dan Sezercik'e Hayat Dersi 168 izlenme - 2 yıl önce -Hırsızlığın kötü bir şey olduğunu söylemediler mi sana? +Kimse görmedikten sonra neden kötü olsun? -Allah'ın görmesi kafi! +Allah mı? -Yoksa Allah'ı da mı bilmiyorsun sen? +Biliyorum tabi... Dilenirken söylenir. Para versinler diye Allah rızası için denir. -Anan, baban yok mu senin? +Yok... -Yaptığın işlerin ne kadar kötü olduğunun farkında değilsin. Sigara içerek kendini zehirliyorsun. Hırsızlık yaparakta insanlara kötülük ediyorsun. Belki bir ailenin ekmek parasını, bir hastanın ilaç parasını çalıyorsun. Hiç olmazsa sen kendine yardım et. İyiyi, kötüyü görmesini öğren. Mayan temizse ne kadar kötü şartlar altında olursan ol, yolunu bulursun. Dürüst olmaya çalış. O zaman Allah da yardım eder sana. Hadi git. +Yani polise götürmeyecek misin beni? -Maalesef, hayır. +Ver ellerini öpeyim amca...
Ekrem BORA Anısına 05:27
Ekrem BORA Anısına 290 izlenme - 5 yıl önce Yeşilçam'ın değerli oyuncusu Ekrem Bora anısına hazırladığım bir klip. Tüm yeşilçam'ın başı sağolsun.
Kuluçkaya Yatan Tavuk Misali Azrail Altımda 04:01
Kuluçkaya Yatan Tavuk Misali Azrail Altımda 266 izlenme - 2 yıl önce Cüneyt ve arkadaşları tedavi gördükleri psikiyatri kliniğinden kaçarlar. Yol boyu başlarına türlü belalar saran tayfa birçok kişinin de ahını alır. Girişteki görüntüler ise bir ara Levent'in(kendini general zanneden) turp tarlasını mayın tarlası, bastığı turpu da mayın zannetmesiyle yaşanır. Bir iki götünü yiyim ayağı çektikten sonra Levent'i orda bırakırlar. Daha sonrasındaki görüntüler mi yoksa girişteki olayın kendisi mi bonustur, orasını ben bilemem. Zaten bilemediğim için 1 aydır bekletiyorum bu videoyu. Nasıl sunacağımı bilemedim yahu. İşte neymiş Levent mayına basmışda Penthouse'u bırakın gidin demiş. Ee devamındaki görüntüler ne diye sormazlar mı adama. Sormazlar mı Benjamin!