Hoşgeldiniz!

osmanlı devleti

Osmanlı Tablolarının Photoshop ile Canlandırılması 03:55
Osmanlı Tablolarının Photoshop ile Canlandırılması 31.542 izlenme - 7 yıl önce 18 ve 19. yüzyıl Osmanlı'sında çizilmiş tablolar yeniden canlandırıldı. Bunların arasında Osman Hamdi Bey'in 'Kaplumbağa Terbiyecisi' adlı tablosu da dahil 30 farklı tablo var. Bu çalışmayı gerçekleştiren arkadaşı tebrik ediyor ve başarılar diliyorum.
Osmanlı Padişahlarının İlginç Ölüm Şekilleri 10:16
Osmanlı Padişahlarının İlginç Ölüm Şekilleri 10.135 izlenme - 3 yıl önce Kanuni Sultan Süleyman, Fatih Sultan Mehmet gibi bir çok padişah güçlü ve yıkılamayacağı düşünülen bir imparatorluk kurup başarılara imza attılar. Ancak onlarda her insan gibi fani idi ve ölümü tadtılar. İlginizi çekeceğini düşünüyorum. İyi seyirler.
Osmanlı Devleti'nin Kurucusu Kimdir ? 03:27
Osmanlı Devleti'nin Kurucusu Kimdir ? 10.869 izlenme - 4 yıl önce Sarı Mikrofon İstanbul'da sokakta gördüğü insanlara Osmanlı devlet kurucusunun ismini sordu.Yine cevaplar ilginç.. Videoyu beğenmeyi ve kanalımıza abone olmayı unutmayın.İyi Seyirler
Ruhi Su - Yemen Türküleri (3 Parça) 06:22
Ruhi Su - Yemen Türküleri (3 Parça) 10.813 izlenme - 7 yıl önce Büyük müzisyen Ruhi Su'dan Yemen Türküsü ve Anlı Yemen Şanlı Yemen yorumları. İkinci parçada kendisine eşlik eden Sümeyra Çakır'dır.
Böyle Anlatılmaz Bu Savaş Bence!!!... 04:28
Böyle Anlatılmaz Bu Savaş Bence!!!... 13.670 izlenme - 14 yıl önce osmanlı devleti-çekostavakya maçı
Osmanlı Devleti - Mehter Marşı 03:00
Osmanlı Devleti - Mehter Marşı 5.303 izlenme - 8 yıl önce Osmanlı Devleti - Mehter Marşı Şarkı Sözleri: Ceddin deden, neslin baban En kahraman Türk milleti Orduların, pek çok zaman Vermiştiler dünyaya şan. Türk milleti, Türk milleti Aşk ile sev milliyeti Kahret vatan düşmanını Çeksin o mel'un zilleti. Osmanlı İmparatorluğu (Osmanlıca: Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye[6][7]) 1299-1922 yılları arasında varlığını sürdürmüş Türk - İslam devleti. Doğu Avrupa, Güneybatı Asya ve Kuzey Afrika'ya kadar topraklarını genişletmiş ve 16. yüzyılda dünyanın en güçlü imparatorluğu halini almıştır. Arnold Joseph Toynbee gibi bazı tarihçilere göre tek ardıl devleti Türkiye Cumhuriyeti'dir[8] Devletin kurucusu ve Osmanlı Hanedanının atası olan Osman Gazi, Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyundandır.[9] Devlet, Bilecik ilinin Söğüt ilçesinde kurulmuştur. Osmanlı Devleti'nin bağımsız bir devlet olarak tarih sahnesine çıkması yaygın kabule göre 1299 yılında olmuştur. Ancak Prof. Dr. Halil İnalcık ve bazı diğer akademisyenler, Osmanlı Devleti'nin 1299'da Söğüt'te değil 1302'de Yalova'da Bizans'a karşı yaptığı Koyunhisar Muharebesi sonrasında devlet niteliğini kazandığını iddia ederler.[10][11] İstanbul ile sınırlı bir şehir devletine dönüşmüş olan Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'nu yıkmış, bazı tarihçilere göre bu Yeni Çağ'ı başlatan olay olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu gücünün doruğunda olduğu 16. ve 17. yüzyıllarda üç kıtaya yayılmış ve Güneydoğu Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'nın büyük bölümünü egemenliği altında tutmuştur. Ülkenin sınırları batıda Cebelitarık Boğazı ve 1553'te Fas kıyıları'na, doğuda Hazar Denizi ve Basra Körfezi'ne, kuzeyde Avusturya, Macaristan ve Ukrayna'nın bir bölümüne ve güneyde Sudan, Eritre, Somali ve Yemen'e uzanmaktaydı.[12] Osmanlı İmparatorluğu 29 eyaletten ve özerlik tanınmış olan Boğdan, Erdel ve Eflak prensliklerinden oluşmaktaydı. Devlet zaman zaman denizaşırı topraklarda da söz sahibi olmuştur. Atlantik Okyanusu'ndaki kısa süreli toprak kazanımları Lanzarote[13] (1585), Madeira (1617), Vestmannaeyjar[14] (1627) ve Lundy[15](1655) bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Devlet altı yüzyıl boyunca Doğu dünyası ile Batı dünyası arasında bir köprü işlevi görmüştür. Hâkimiyeti altında bulunan topraklarda yaşayan halklar zaman zaman, toplu ya da yerel ayaklanmalar ile Osmanlı iktidarına karşı çıkmışlardır. Genel olarak din, dil ve ırk ayrımından uzak durduğu için yüzyıllarca birçok devleti ve milleti hakimiyeti altında tutmayı başarmıştır.[16] Osmanlı İmparatorluğu, eski Türk örf ve adetlerinin ve İslam kültürünün yükümlülüklerinin doğrultusunda bir yönetim şekli belirlemiştir.[17] Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasi yapısında ve hukuk kurallarının oluşumunda İslam dininin belirleyici bir rol oynaması, Osmanlı İmparatorluğu'nun "İslam devleti", dolayısıyla bir "din devleti" olarak nitelenmesine neden olmuştur.[18] Osmanlı İmparatorluğu dönemi bazı tarih uzmanlarınca[19][kaynak belirtilmeli] Osmanlı Hanedanı'nın[20] ve saray erkanının, Rum kadınlarla ve diğer Slav Hristiyan halklardan (Sırplar, Bulgarlar, Arnavutlar vb. gibi) kadınlarla evlilik yapması[21][22], iskan politikası sebebiyle devşirilen Hıristiyan çocukların Türk-İslam örf ve gelenekleri ile yetiştirilip Yeniçeri ordusuna ve devlet kurumlarına alınmasıyla beraber,[23][24][25] Türk tarihinin Roma-Doğu Roma tarihi ile kaynaştığı dönem olarak görülür.[26][27][28][29] Konu başlıkları 1 İsim 2 Tarihçe 2.1 Beylik dönemi 2.2 Kuruluş (1299–1453) 2.3 Yükselme (1453–1683) 2.3.1 Yayılma ve doruk noktası (1453–1566) 2.3.2 Krizler ve değişim (1566–1683) 2.4 Ayanlar çağı: duraklama ve reform (1683–1827) 2.5 Gerileme ve modernleşme hareketleri (1828–1908) 2.6 Dağılma (1908–1922) 3 Devlet yapısı 3.1 Divan-ı Humayun 3.2 İdari bölümler 3.3 Hukuk 3.4 Ordu 3.4.1 Kara kuvvetleri 3.4.2 Donanma 3.4.3 Hava kuvvetleri 4 Toplum yapısı 5 Ekonomi 6 Diplomasi ve Uluslararası İlişkiler 7 Demografi 7.1 Dil 7.2 Din 7.2.1 İslam 7.2.2 Musevilik ve Hristiyanlık 7.2.3 Misyonerlik faaliyetleri 8 Ulaşım ve Haberleşme 9 Eğitim 10 Kültür 10.1 Edebiyat 10.2 Mimari 10.3 Süs sanatları 10.4 Sahne sanatları 10.5 Mutfak 10.6 Bilim ve teknoloji 10.7 Spor 11 Ayrıca bakınız 12 Notlar 13 Kaynakça 14 Dış bağlantılar İsim Ana madde: Osmanlı İmparatorluğu'nun isimleri Osmanlı İmparatorluğu, Osmanlıca'da Devlet-i Aliyye-yi Osmâniyye ([ ], veya alternatif olarak Osmanlı Devleti [ ]) olarak anılmıştır.[7] Cumhuriyet sonrasında kullanılan Türkçe'de ise Osmanlı Devleti veya Osmanlı İmparatorluğu olarak bilinir. 19. yüzyıldan önceki İngilizce kaynaklarda ise Turkey ya da Turkish Empire şeklindeki kullanımlara rastlanır.[30] Günümüzde modern Türkiye için de Turkey kullanımının yaygın olmasının yanı sıra Republic of Turkey kullanımıyla, Osmanlı İmparatorluğu dönemi ile Cumhuriyet dönemi birbirinden ayrılır. Tarihçe Osmanlı İmparatorluğu belirli tarihsel dönemlere ayrılarak incelenir. Dönemler, Osmanlı Devleti'nin yönetim yapısına ve dünya siyasetindeki yerine göre belirlenmiştir. Toprak büyüklüğünü temel alan ayrıştırmalardan daha detaylı bir bakış açısına izin vermektedir. Beylik dönemi Beylik döneminin ne zaman başladığı belli değildir. Osman Gazi birliklerinin 1298 yılında İnegöl ve civarını fethetmesi sonucunda bağımsızlığını ilan etti[31]. Bu dönemde beylik dönemi sona ermiştir. Moğol İmparatorluğu döneminde kaçan Süleyman Şah komutasındaki Kayılar ilk olarak 1227 yılında Anadolu'ya geldiler[32]. Anadolu Selçuklu Devleti hükümdarı Alaeddin Keykubad, Kayıları Karacadağ ve bölgesine yerleştirdi. Kayılar bu sırada 50.000 kişiydiler[31].Süleyman Şah'ın Fırat Nehri'nden geçerken, boğulması üzerine, Kayı Boyu'na mensup bazı kişiler Erzurum ve Erzincan civarına göç ettiler.[32] Bazıları da Suriye ve yeniden anayurtlarına göç etti. Ertuğrul Gazi ise Söğüt ve civarına yerleşti. Bu sırada buraları fethetti. Ertuğrul Gazi yaklaşık 1000 km2 civarı bir toprak fethetmişti[33]. Ertuğrul Gazi tahminen 90 ya da 83 yaşında ölmüştü.[34][35] Aşiret Osman Bey'i seçti. Osman Gazi, devlete adını vermiştir. Kuruluş (1299–1453) Ana madde: Osmanlı İmparatorluğu kuruluş dönemi Niğbolu Muharebesi, 1396 1299 yılına gelindiğinde Anadolu'da hüküm süren Anadolu Selçuklu Devleti yıkılma süreci içindeydi. Bu yıllarda Osman Bey, yakın arkadaşları ile birlikte Bilecik, Yarhisar ve İnegöl'ü fethetti. 1301'de Yenişehir fethedildi. Osmanlı Beyliği, 1299'da resmen kuruldu.[33] (Bunun yanı sıra tarihçilerin bazıları beyliği kuruluşunu 1301 kabul eder. Halil İnalcık'a göre ise beylik 1302'de gerçekleşen Koyunhisar Savaşı ile kurulmuştur.[33][36]) 1302'de Bizans İmparatorluğu kuvvetleri, Osman Bey'i durdurmak için yola çıktı. Osman Bey, Bizans İmparatorluğu ile yaptığı ilk savaş olarak kabul edilen Koyunhisar Muharebesi'nin kazananı oldu.[37] Akçakoca Bey İlk Kumandanlardan I. Osman Osmanlı Devleti Kurucusu Konur Alp İlk Kumandanlardan 1326'da Osman Bey, Bursa'yı kuşattı. Fakat kendisinin rahatsızlanması üzerine kuşatmaya Orhan Bey devam etti. Aynı yıl Bursa fethedildi ve başkent yapıldı.[38] Döneminde kendi adına para bastırarak beyliği devlet haline getirdi.[39] 1329'da III. Andronikos'un başında bulunduğu Bizans ordusu ile yaptığı Pelekanon Muharebesi'ni kazandı.[40] 1331'de İznik'i, 1337'de İzmit'i topraklarına kattı.[41][42] Ayrıca kendisinin döneminde devletin sınırları, komşu Türk beyliklerinin toprakları yönünde de genişlemeye başladı. 1345'te Karesioğulları Beyliği Osmanlı egemenliği altına girdi. Böylece Osmanlı, hem beyliğin donanmasından yararlandı, hem de Rumeli'ye geçiş için alınması gereken önemli bazı noktalara sahip oldu.[43] 1352'de, taht kavgaları ile mücadele eden Bizans yöneticilerinden Kantakuzen'e isteği üzerine yardım kuvveti gönderen Orhan Bey, yardımın karşılığı olarak Gelibolu Yarımadası'nda bulunan Çimpe Kalesi'nin sahibi oldu.[44] Çimpe Kalesi'nin ele geçirilmesi ile Osm
Iı. Abdülhamid'in Torunlarının Atatürk Hakkında Düşünceleri (1993) 01:19
Iı. Abdülhamid'in Torunlarının Atatürk Hakkında Düşünceleri (1993) 3.092 izlenme - 3 yıl önce Son iki Osmanlı şehzadesi olan Mehmed Orhan Osmanoğlu ve Osman Ertuğrul Osmanoğlu'nun Atatürk hakkındaki düşünceleri.
Aybüke Ayberk - Turan 03:37
Aybüke Ayberk - Turan 7.928 izlenme - 14 yıl önce www.ulkuotagi.com
1. Dünya Savaşı (Renkli Arşiv - Bölüm 6) Çanakkale Savaşı 32:49
1. Dünya Savaşı (Renkli Arşiv - Bölüm 6) Çanakkale Savaşı 3.272 izlenme - 7 yıl önce Daha önce siteye gönderilen 1. Dünya Savaşı'nın renkli görüntülerinden oluşan bu belgeselin, Çanakkale Savaşı konulu 6. bölümüdür. İyi seyirler.
Osmanlı Devleti 03:12
Osmanlı Devleti 1.582 izlenme - 8 yıl önce Osmanlı Devleti
Filistin Cephesi Esir Türk Bandosu 1918 09:00
Filistin Cephesi Esir Türk Bandosu 1918 961 izlenme - 5 yıl önce 1.dünya savaşında Osmanlı devletinin savaştığı Filistin cephesinden çok acıklı sahneler .görüntüleri İngilizler çekmiş uzunluğu 13 dakikaya yakın bizi ilgilendiren kısımları kestim .Film esir Mehmetçik görüntüleriyle başlıyor .burada esir kafilesi esir kampına götürülüyor .fakat burda kafile mola veriyor . yaralı olanlar at arabalarına sağlamlarda yaya olarak yola devam ediyorlar .görüntünün devamında Mehmetçik çöle benzer bir arazide yerde oturup istirahat ediyor .devamındaki görüntü çok nadir Filistin cephesinde görev yapan Türk bando takımı görüntülenmiş .onlarda diğer esirler gibi çaresiz bir şekilde bekliyorlar .Bando birliği toplu olarak ve tek tek çekim yapılıyor .bazı askerler enstürümanları çalmalarını isteniyor kameraman. adamlar caresiz bir şekilde ellerindeki enstürümanı çalıyorlar .ses olmadığı için ne olduğunu anlayamıyoruz . 1. asker perdeli trambon çalıyor . 2. asker Bariton çalıyor. 3. asker Bas çalıyor. 4. asker zenci bir asker Afrikalı yada Arap bilemiyoruz .oda trampet çalıyor . toplu çekimde 2 Klarnetçinin solunda Borucu görünüyor.tek tek sayamadım ama takım yaklaşık 20 kişi var . Devamındaki görüntülerde Tul Keram bölgesinden görüntüler var.devamındaki görüntü filmin en acı görüntüsü. Nablus yakınlarında bizim nakliye konvoyu Anzak uçakları tarafından bombalanmış .arabaları öküz ve mandalar çekiyor .mesafe merkeze çok uzak olduğu için imkanlar çok kısıtlı .hayvanlar zaten yavaş ilerliyor .arabalar içinde top mermisi muhimmat erzak gibi mazemeler var .ilk bakışta hayvanlar besili gibi duruyor gibi görünebilir .ama öyle değil çlen hayvan leşleri sıcaktan şişmiş .malum çöl sıcağı .arabaları kullanan sürücülerde bombardımanda ölmüşler .onlarda hayvan leşleri yanında yerde yatıyorlar .uçaktan atılan bombalar parça tesirli şarapnel parçaları rasgele hayvanlara isabet etmiş .kimi diz çökmüş kimi asılı kalmış kimi yan yatmış arkalarına bağlı araba yuzunden kaçamamışlar .görüntünün devamında gene mandaların çektiği bize ait top arabası görünüyor sanırım 75 mm lik .mazemelerin hepsi terk edilmiş .yakıcı güneş altında bekliyorlar .
Osmanlı Devleti' nin Gerçek Sınırları 02:13
Osmanlı Devleti' nin Gerçek Sınırları 1.125 izlenme - 7 yıl önce Osmanlı Devleti' nin Gerçek Sınırları Osmanlı Devleti' nin Gerçek Sınırları Osmanlı Devleti' nin Gerçek Sınırları Osmanlı Devleti' nin Gerçek Sınırları Osmanlı Devleti' nin Gerçek Sınırları
Gelibolu'nun Derin Sırları - National Geographic 47:32
Gelibolu'nun Derin Sırları - National Geographic 1.668 izlenme - 7 yıl önce Gelibolu Deniz Savaşı, 18 Mart 1915'de itilaf devletlerinin Gelibolu'yu bir filo yollamasıyla başlamıştır. Amaç zor durumda olan Çarlık Rusya'ya yardım göndermek ve Osmanlı'yı savaş dışında bırakmaktır. Bu filo küçük bir Türk birliği tarafından durdurulmuş, çeşitleri denemelerden sonra boğazı geçemeyen itilaf devletlerinin Gelibolu'ya karadan asker çıkarmasıyla savaş devam etmiştir. Ayrıca Çanakkale Cephesi(Çanakkale Savaşı) Osmanlı Devleti'nin başarılı olduğu tek cephedir. Konuya ilgisi olan arkadaşlara Turgut Özakman'ın Diriliş kitabını öneririm.
1915 Çanakkale Savaşından Görüntüler 05:50
1915 Çanakkale Savaşından Görüntüler 2.248 izlenme - 7 yıl önce Çanakkale Seddülbahir müzesinin arşivinden; kahraman Türk askerinin, düşmanı Çanakkale kıyılarından püskürtmesinden bir kesit izleyeceksiniz... Fazla yoruma gerek yok ancak ben bu video bile kaç kişi tarafından izlenecek diye düşünürken.. o hissiyata ulaşmak için Çanakkale'ye gitmemiş bir Türk'ten ricam; Sadece iki gününüzü ayırarak, Seddülbahir müzesi dahil, Çanakkale'nin birçok bölgesini bir rehber eşliğinde ziyaret etmeniz ve ÇANAKKALE GEÇİLMEZ! sözünün ne demek olduğunu, atalarımızın nasıl birer gerçek kahraman olduğunu yerinde görmenizdir. Gelibolu’da, Kilitbahir’in yukarısındaki denize bakan yamaçta, bir şiirin sadece iki mısrası yazılıdır..Bir Türk için bu yamaçtaki anıtta yer alan bu şiirin, sadece ilk iki mısrasını okumak, şiirin tamamınındaki duyguların hissedilmesine yeterlidir. Dur yolcu! bilmeden gelip bastığın, bu toprak, bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın, bir vatan kalbinin attığı yerdir. Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda, gördüğüm bu tümsek, anadolu’nda, istiklal uğrunda, namus yolunda, can veren mehmed’in yattığı yerdir. Bu tümsek, koparken büyük zelzele, son vatan parçası geçerken ele, mehmed’in düşmanı boğduğu sele, mübarek kanını kattığı yerdir. Düşün ki, haşrolan kan, kemik, etin, yaptığı bu tümsek, amansız, çetin, bir harbin sonunda, bütün milletin, hürriyet zevkini tattığı yerdir. Necmettin Halil Onan
Günü Gününe l. Dünya Savaşı 03:34
Günü Gününe l. Dünya Savaşı 1.469 izlenme - 7 yıl önce Bir önceki paylaşımım olan günü gününe ll. Dünya Savaşı çalışmasının l. dünya savaşı için yapılmış olanını izliyoruz. Bir önceki çalışma yani Günü Gününe ll. Dünya Savaşı için http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/150739/gunu-gunune-ll-dunya-savasi
Osmanlı Devletinde Uçak Var mıydı (Aşırı Tarih Bilgisi İçerir) 03:13
Osmanlı Devletinde Uçak Var mıydı (Aşırı Tarih Bilgisi İçerir) 1.231 izlenme - 7 yıl önce Yarışma programında yarışmacıya: "Osmanlı İmparatorluğunun Uçağı Var mıydı?" sorusu soruluyor. Cevap vermek için ortada neler dönüyor, izleyelim. :)
Saraybosna  1920 Ler 07:15
Saraybosna 1920 Ler 594 izlenme - 5 yıl önce Balkanların en güzel şehirlerinden Saraybosna nın 1920 lerde çekilmiş çok net filmi . bu bölge 15. yuzyılda 1463 yılında fethedilmiş Osmanlı devleti buraları en iyi şekilde imar etmiştir .Saraybosna Türklerin Avrupa da kurduğu en buyuk kenttir .bölge 1878 tarihinde imzalanan Berlin anlaşmasıyla Avusturya - Maceristan imparatorluğuna devredilmiştir .bugun hala Osmanlının izleri çok net şekilde görülmektedir .1914 yılında 1. dünya savaşının fitilini ateşleyen olayda burda olmuştur .Avusturya -Maceristan imparatorluğu veliahtı arşidük Franz Ferdinand hanımıyla beraber burda suikastla öldürüldü .1984 yılında kış olimpiyatları burda yapıldı .bu bölgenin daha önce 1920 lerde çekilmiş renkli kayıtlarınıda yayınlamıştım . 1992-1995 yıllarında Bosna Savaşı sırasında Saraybosna kuşatması büyük ölçekli yıkım ve dramatik nüfus değişimi ile sonuçlandı. Binlerce Saraybosna lı, kuşatma sırasında yapılan bombardıman altında ve çatışmalarda hayatını kaybetti. Saraybosna kuşatması, modern savaş tarihinin en uzun kuşatması oldu. 5 Nisan 1992 ile 29 Şubat 1996 yaşanan Bosna Savaşı sırasında Yugoslav Halk Ordusu ile Sırp Cumhuriyeti'ne bağlı güçler Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'yı kuşattı. Kuşatma sırasında, 1.500'den fazlası çocuk olmak üzere 11.541 kişi hayatını kaybetti. 15.000'i çocuk olmak üzere yaklaşık 56.000 kişi yaralandı. 1991 sayımına göre kuşatması öncesinde kent ve çevresinin nüfus 525.980'di. kent nufusu kozmapolittir . Müslüman. Musevi Cemaatin yanı sıra Katolik ve Ortadoks Hiristiyan cemaatleri aktiftir . kentin 2007 sayımında nufusu 619 030 dur. kentte konuşulan diller .Boşnakca ve Hırvatçadır.
Osman Gazi'nin Rüyası 04:15
Osman Gazi'nin Rüyası 707 izlenme - 7 yıl önce Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu anlatan Kuruluş Osmancık dizisinde Osman Gazi'nin rüyasının anlatıldığı bölümü izleyeceğiz. Osman Bey sık sık Şeyh Edebalı'nın ziyaretine gider öğütlerini dinlerdi.Misafir olarak kaldığı bir gecede gördüğü rüya şöyle idi.Şey Edebalı'nın koynundan çıkan bir ay geldi kendi koynuna girdi.Göğsünden bir ağaç bitti.Öylesine büyük bir ağaç oldu ki dalları gökleri,kökleri tüm dünyaya sardı.Gölgesi bütün yeryüzünü tuttu.İnsanlar o ağacın gölgesinde toplandılar.Ulu dağlara ve dağların eteğinden çıkan coşkun sulara hep o ağaç gölge etti.Osman Bey rüyasını Şeyh Edebalı'ya anlatır.Edebalı rüyayı şöyle yorumlar:"Oğul Osman,Hak Teala sana ve soyuna hükümranlık verdi mübarek olsun,kızım Malhun Hatun senin helâlin olsun."der.Edebalı'nın bu yorumu üzerine Osman Gazi Malhun Hatun(Rabia Bala Hatun)ile evlenir. Bu rüyadan doğan Osmanlı Devleti tam 6 asır Devlet-i Muazzama olarak üç kıt'ada hüküm sürdü.Osman Gazi'nin soyundan gelen Padişahlardan bazıları 50 yıl bazıları birkaç ay Tahtta kaldı.Büyük bir devlet kuran Osman Gazi öldüğünde kendisinden geriye şahsi mirası olarak bir atı bir kılıcı bir çizme ve birde çadırı kaldı...
Osmanlı Devleti zamanında Kapalı Çarşı ve Çevresi 01:44
Osmanlı Devleti zamanında Kapalı Çarşı ve Çevresi 540 izlenme - 7 yıl önce Osmanlı Devleti zamanında alışverişin en gözde yerlerinden biri olan Kapalı Çarşı ve çevresini, o günlere ait görüntülerden izlemek isteyenlere...
Osmanlı Devletinde Cellatlar Hakkında İlginç Bilgiler 04:30
Osmanlı Devletinde Cellatlar Hakkında İlginç Bilgiler 740 izlenme - 7 yıl önce Cellat kelimesi Arapçada kamçı vuran eziyet eden anlamına gelmektedir. CellatlarOsmanlı'nın kudretli olduğu 15'inci yüzyılda kullanılmaya başlanmıştır. Başta devlet adamları olmak üzere idam cezasına çarptırılan her kimse, ölümü cellatların elinden oldu. Bostancı Ocağı'na bağlı bir ocaktan türeyen cellatlar, genellikle Hırvat ve Çingeneler arasından seçilirdi. Yazılanlara göre ilk kurulduğunda beş cellât varmış kuruluştan sonra bu rakam yetmişe kadar yükselmiştir. Cellatlar özellikle sağar ve dilsizlerden seçilirlerdi. Bundaki amaç cellatların idam ettikleri şahsın son çığlıklarını duymasını engellemek ve yaptığı işten olumsuz yönde etkilenmesini önlemekti. Cellatların arasında da rütbe esastı. Örneğin devlet adamlarının idamı söz konusu olduğunda bunu sıradan bir cellat değil, cellatbaşı ismindeki bostancıların lideri gerçekleştirirdi. Hırsızlar genellikle hırsızlık yaptıkları semtte bazende girdikleri evin önünde asılırlardı. Katiller ise işkence ile öldürülürlerdi. İşkence ile idamın iki şekli varmış: Çarmıh, Çengel Çengel; İstanbul’da Eminönü'nde uygulanırdı. Eşkıya ve korsanlar bu yolla idam edilirlerdi Çarmıh; Çarmıha gerildikten sonra omuzlarına mumlar yakılır. Bir devenin üstüne konularak şehirde dolaştırılır, halka teşhir edilirmiş. Ölmezse akşamüstü idam edilirmiş. İdam kararı alınan kişi önce Topkapı Sarayı'nda bulunan Cellat Çeşmesi'nin önüne getirilir burada cellatın kılıç darbesiyle infaz gerçekleşirdi. Cellat Çeşmesi, adını cellatların idam sonrası kanlı kılıç veya baltalarını yıkadığı çeşme olması nedeniyle almıştır. Çeşmenin önündeki taş ise infaz edilen kişinin ibret alınması için kellesinin sergilendiği ibret taşıdır, çeşmenin de, bu taşın da hatıraları çok kanlıdır. Kafası cellat satırı ile uçurulan binlerce insanın kelleleri bu ibret taşının üstünde teşhir edildi ve cellatlar satır, bıçak ve usturalarındaki insan kanlarını bu çeşmede yıkayıp akıttılar. Cellâtlar daha sonra idam edilen kişilerin kesik başlarını koltuğunun altına koyarlarmış. Kelle koltukta geziyoruz sözleri bu yapılan işlemlerden sonra çıkmıştır. Ancak infaz işlemi sadece bu çeşmenin önünde gerçekleşmez, Balıkhane Kasrı'nda kementle boğularak mahkum öldürülür, ardından cesedinin ayağına taş bağlanması itibariyle denize atılırdı. Vezirler, sadrazamlar, devlet adamları genellikle boğdurulur, sıradan şahısların kılıçla başları vurulurdu. İdam edilecek şahıs, İstanbul dışında bir bölgedeyse, kesilen başının bozulmaması için bal dolu bir torbaya konulur, İstanbula geldiğinde padişaha gösterilirdi. Bu nedenle özellikle devlet adamlarının pek çoğunun çift mezarı bulunur; zira başı bir yerde bedeni ise başka bir yerde gömülü bir çok devlet adamı vardır. Bir mahkum cellada verildi mi, kıyafetleri ile beraber üzerinden çıkan her şey cellatların olurdu; bu eşyalar toplanır ve senede bir veya iki defa büyük bir mezat ile satılırdı. Buna «Cellat pazarı» denilirdi. Cellat pazarlarında çok kıymetli eşyalar bulunurdu ve sahipleri cellat elinde can verdiklerinden, uğursuzluğa yorularak hakiki değerinden çok ucuza satılırdı. Cellatlar evlenmezlerdi İnsanlar tarafından pekte sevilmezlerdi Sağar ve dilsiz oldukları için sürekli yalnız kalırlardı Halk devamlı beddua alırlar, hakarete uğrarlarmış Tarihte Bir ikisinin ismi bilinirken yüzlercenin ismi hiçbir zaman bilinmemiştir. Öldükten sonra Mezar taşlarında isimleri bile yazılmazdı. Buradaki amaç ise zaten dua alamayan cellatların üstüne bir de ismi üzerinden beddua almamalarıdır. Aynı zamanda cellatların yakınlarının da hayatı bu şekilde korunmak istenmiştir. Kimse onların mezarlarının kendi mezarları yanında ya da yakınında olmasını istemezmiş. Bu yüzden Cellat mezarlığı diye bir mezarlık ortaya çıkmıştır. Bugün ki Eyüp Mezarlığı'nın en eski isimleri aslında cellatlardır. İstanbul'un ücra tarafında kaldığı yıllarda cellatlar buraya gömülmüşlerdi. Cellatların uzak yerlere gömülmesinin nedeni ise halkın cellatların mezarlarını yakınlarında görmek ve insanların aynı mezarlığa gömülmek dahi istememesi idi. 1.5 metre boyunda bir taştan ibârettir sâdece. Sessiz, sedâsız, isimsiz ve duâsız mezar taşlarıdır cellât mezar ları Bütün bu acınası hayatlarında kendilerince bir tesellileri varmış: “Hükmü sultân olmazsa, hatâ gelmez cellâttan
(Osmancık (Kuruluş 11. Bölüm [Ya Hep Ya Hiç Eşiğinde] 41:48
(Osmancık (Kuruluş 11. Bölüm [Ya Hep Ya Hiç Eşiğinde] 643 izlenme - 6 yıl önce (Osmancık (Kuruluş 11. Bölüm [Ya Hep Ya Hiç Eşiğinde] www.seyrusefa.net www.akreportal.net www.egitimcafe.com www.telekinezi.org www.astralseyahat.net www.telepati.org www.tekilhit.org www.akrep-burcu.com www.genelportal.com
Sultan Mehmet Reşat'ın Makedonya Ziyareti - Manakis Kardeşler (1911) 00:20
Sultan Mehmet Reşat'ın Makedonya Ziyareti - Manakis Kardeşler (1911) 601 izlenme - 7 yıl önce 1911 yılında git gide daha karmaşık bir hal alan Balkanlara bir ziyaret düzenleyen 35. Osmanlı padişahı Mehmet Reşat Han'ın Manastır ziyareti sırasında Manakis kardeşler tarafından çekilen görüntüleri.Bazı kesimler tarafından "İlk Türk Filmi" olarak kabul edilen ancak filmi çekenlerin Türk olmaması nedeniyle bazı kesimler tarafından reddedilen bir filmdir.
Osmanlı Marşları-Cenk Marşı 02:04
Osmanlı Marşları-Cenk Marşı 387 izlenme - 6 yıl önce Osmanlı cenk marşı full hd ve Marş Marş kalitesi ile dinle ve izle daha fazla marş için beğen ve abone ol...
Kecskes Grubu - Belgrad Kuşatması Müziği 01:15
Kecskes Grubu - Belgrad Kuşatması Müziği 561 izlenme - 7 yıl önce 1608 tarihli Belgrad kuşatmasında (Murat Bardakçı öyle diyor) Mehter takımının düşamana psikolojik baskı yapmak için kullandıkları sinirleri alt üst edebilecek güçte olan müzik karşınızda.Asıl etkiyi 1000 davul ve 5000 trompetle yaptığı düşünülürse,baya bir etki etmiştir herhalde
Osmanlı Devleti Nasıl Kuruldu - Şeyh Edebali Ve Osman Gazi 06:59
Osmanlı Devleti Nasıl Kuruldu - Şeyh Edebali Ve Osman Gazi 660 izlenme - 9 yıl önce Osmanlı Devleti Nasıl Kuruldu - Şeyh Edebali Ve Osman Gazi
Rus Tahribatından Önce Trabzon'un Güzelliği - 1914 ve Sonrası 10:03
Rus Tahribatından Önce Trabzon'un Güzelliği - 1914 ve Sonrası 769 izlenme - 7 yıl önce
Osmanlı Devleti'nin Aziziye Marşı - Callisto Guatelli Paşa 03:56
Osmanlı Devleti'nin Aziziye Marşı - Callisto Guatelli Paşa 459 izlenme - 7 yıl önce 1856-1858 ve 1868-1899 yılları arasında Mûsikâ-i Hümâyûn bandosunu yöneten Callisto Guatelli Paşa, 1861-1876 yılları arasında Osmanlı Devleti'nde kullanılan Aziziye Marşı'nı Sultan Abdülaziz için bestelemiştir. Donizetti tarafından Abdülmecit için bestelenen Mecidiye Marşı'nı dinlemek için de aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz: http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/174166/mecidiye-mars-i-alisi-grand-mecidiye-march
Tarihin Arka Odası - G Harfi ve Osmanlı Devleti'nde Masonluk (4. Bölüm) 14:52
Tarihin Arka Odası - G Harfi ve Osmanlı Devleti'nde Masonluk (4. Bölüm) 332 izlenme - 7 yıl önce Tarihin Arka Odası Masonluk ve Masonlar Programı. Masonik Ritüeller Deşifre Ediliyor. Mason Sembolünde kullanılan "G" Harfi'nin açıklanması. (4.Bölüm) http://masonlocasi.blogspot.com.tr/
Arapların Gözünden Birinci Dünya Savaşı - 3. Bölüm 46:44
Arapların Gözünden Birinci Dünya Savaşı - 3. Bölüm 328 izlenme - 7 yıl önce Savaşların sonu getirecek gözüyle bakılan Büyük Cihan harbinin Osmanlı Devleti olarak 100.yılında Al Jazeera 1914-1918 tarihleri arasında yaşananları Arap bakış açısıyla değerlendiren bir belgesel hazırlamış. Üç bölümden oluşan bu belgeselin son bölümünde: Masa üstünde çizilen haritalar, Ortadoğu’nun bugünkü sınırlarını belirlerken, savaşın sonunda imzalanan anlaşmaların ağır şartları ise 2. Dünya Savaşı’na ortam hazırladı.
Arapların Gözünden Birinci Dünya Savaşı - 2. Bölüm 42:58
Arapların Gözünden Birinci Dünya Savaşı - 2. Bölüm 344 izlenme - 7 yıl önce Savaşların sonu getirecek gözüyle bakılan Büyük Cihan harbinin Osmanlı Devleti olarak 100.yılında Al Jazeera 1914-1918 tarihleri arasında yaşananları Arap bakış açısıyla değerlendiren bir belgesel hazırlamış. Üç bölümden oluşan bu belgeselin bu bölümünde Osmanlı’nın I. Dünya Savaşına katılma nedenleri ve Avrupalı güçlerin Osmanlı İmparatorluğunu parçalama planları ele alınıyor. Diğer yandan Arapların, Jön Türkler idaresi altında yaşadığı sıkıntılar ve geleceğin Siyonist lideri Ben Gurion’un Osmanlı topraklarındaki bilinmeyen hikayesi inceleniyor.