Hoşgeldiniz!

Yılmaz Erdoğan Şarkıları

Yılmaz Erdoğan Yeni Şarkısı

Yılmaz Erdoğan Tüm Şarkıları Dinle

Yılmaz Erdoğan - Mehmet Öntürk Arzuhalci 01:01
Yılmaz Erdoğan - Mehmet Öntürk Arzuhalci 1.505 izlenme - 6 ay önce
Yılmaz Erdoğan - Kıvanç Tatlıtuğ - Tabib Sen Elleme Benim Yaramı 02:15
Yılmaz Erdoğan - Kıvanç Tatlıtuğ - Tabib Sen Elleme Benim Yaramı 90.377 izlenme - 4 yıl önce
Yılmaz Erdoğan - Ben Senin Beni Sevebilme Ihtimalini Sevdim 03:27
Yılmaz Erdoğan - Ben Senin Beni Sevebilme Ihtimalini Sevdim 126.630 izlenme - 8 yıl önce
Yılmaz Erdoğan - Sana Bakmak 04:05
Yılmaz Erdoğan - Sana Bakmak 36.995 izlenme - 3 yıl önce
Yılmaz Erdoğan - Yağmur 02:24
Yılmaz Erdoğan - Yağmur 55.562 izlenme - 8 yıl önce
Yılmaz Erdoğan - Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak 04:22
Yılmaz Erdoğan - Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak 56.870 izlenme - 7 yıl önce
Yılmaz Erdoğan - Etme Mevlana şems'in Gidişi 03:08
Yılmaz Erdoğan - Etme Mevlana şems'in Gidişi 19.764 izlenme - 6 yıl önce
Yılmaz Erdoğan - Yar Etme 01:59
Yılmaz Erdoğan - Yar Etme 114.187 izlenme - 9 yıl önce
Yılmaz Erdoğan - Sevmek Gibi Geliyordu Her şey 01:56
Yılmaz Erdoğan - Sevmek Gibi Geliyordu Her şey 42.950 izlenme - 8 yıl önce
Yılmaz Erdoğan - Simdi Sen Gidiyorsun Ya 03:53
Yılmaz Erdoğan - Simdi Sen Gidiyorsun Ya 24.780 izlenme - 7 yıl önce
Yılmaz Erdoğan - Ben Yandım 03:04
Yılmaz Erdoğan - Ben Yandım 10.228 izlenme - 3 yıl önce
Yılmaz Erdoğan - Acil Şifalar 02:06
Yılmaz Erdoğan - Acil Şifalar 16.276 izlenme - 3 yıl önce Bahçe kapısından sızdilar... Aralık kalmış neresi varsa hayatımın... Bünyede bastırılmamış ne kadar isyan varsa ordan. Daha asitli bir yalnızlık için Dilek tutuyorum şarkılara, Sıradaki benim şansıma diyorum; Haberler başlıyor birden, Benden, Hazin biçimde bahçeden. Kumsalların istenmeyen kaç kum tanesi varsa Önde gideniyim her tazyikli alkışta.. Zayii makamında bestelenmiş yazılar kaldı avluda. Gitme diye Yalan bile söylerim, Yerini söylerim Ne saklamışsam Kal diye! Bu yaz'ı serin tutalım diye Çıplak tenlerde, Geceyarısı tatlı bir soğukluk olsun diye Her sevişme, Aramızdaki her üryan gelişme! Hem gidenedir bu şiir Hem gelecek olana.... O da biraz oyalanıp Gider nasılsa? Hep haberler başlayacak biliyorum, Hangi şarkıyı seçsem şansıma. Şimdi şifa niyetine giriyorum sulara. Mavisine değil denizin. Sade tuzuna.
Yılmaz Erdoğan - Ankara 06:59
Yılmaz Erdoğan - Ankara 13.332 izlenme - 3 yıl önce Ankara'ya Öyle yakışırdı ki kar.. Asfaltlar ışıldar, Buz tutardı resmi yalanlar... Kimse keman çalmaz belki ama Çok keman çalınsın balolarında Diye yapılmış Gri Sisli Binalar... Alnının ortasında Ciddi bir devlet asabiyeti. Çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar, Bu zulüm bu sevda bitmezmiş sevmek Bir halkı sevmekse aşk o zaman sevmekmiş! (biz bir şeyi delicesine severiz Ama tanrım neyi?) Kahve önü çatlak mozaik Bel kemiğine tehdit Kürsüler üstünde Çok sigara içen Öğrenciler Bir daha asla yaşayamayacağı Aşkları teğet geçerken Hep onu sevmeyenleri severek Hep onu sevenin gözlerinden Kalabalıklara kaçarak Karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara, Yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını Bir izmirli güzele dayatmak varken (Hep kardeş olacak değiliz ya, Yaşasın halkların sevgililîğî!) Soyut bir sevdaya Beşik kertilmiş olan Dağda çoban, Şehirde şark çıbanı sayılan, Fırat'ın büyük elleri Ararat'ın kız yelleri Cilo'nun derin nefesleri Hülasa kente hukuk mukuk okun Mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş Anadolu çocukları, Ankara' ya Öyle yakışırdı ki kar Asfaltlar ışıldar, Buz tutardı resmi yalanlar Belki balkona Kar seyretmeye çıkar diye Sevdiğimiz kızlar Çok dibimiz donmuştur Ve çoğu zaman Bu kar mevzuu Kızlara yeterince ilginç gelmemiştir Hiçbir şey Kapalı bir dükkan kadar Hüzünlü gelmez insana Ankara'da, Yoksa bugün bir hayat Yaşanmayacak mı duygusu çöker bütün bozkıra. Kimse keman çalmaz belki Belki bu fiim hiçbir zaman O kadar fiyakalı olmayacak ama Hiçbir lahmacunda O okul yolundaki üçüncü sınıf lokantadakinin Tadını vermeyecek bir daha Çok daha iyilerini yedim sonra Bizzat Urfa'da hatta Ama hiçbirinde O kadar aç oturrnadım sofraya Ankara'ya Öyle yakışırdı ki kar Çok yabancı bir soluk duyulur bazı Bilinmez bir dilin ıslığından Anla ki sıkıldı bizim konsolosluktaki konuklar Öyle deme Ankara'yı sevmeyene bir zulümdür Bu kadar insanın neden Ankara'yı sevdiğini anlamadan Ankara'da yaşamak Yollarına hep sevdiğimiz insanların Adlarını vermediler ama Biz her duvara Bilvesile onların adını yazarak yaşadık Kül ve betondan mürekkep Yaşadıkça yaşanılası gelen O tuhaf bozkır kokusunda. Ankara'ya Öyle yakışırdı ki kar. Asfaltlar ışıldar... Bir günden bir sürü gün yapan Mesai saatlerinde hiçbir şey yapan Hiçbir şey alıp hiçbir şey sunan Rakıyı bol sulu içen Dokunmasın için deği! Çabuk bitmesin dîye devletimin tekel rakısı, Hep kağıtlara bakarak, Hep kağıtlardan bakarak Hem Neşet Ertaş' ı hem Bülent Ersoy' u Aynı anda sevmeyi başararak, Karısının bayat ekmeklerden yaptığı tatlıyı Çok beğenmeyerek ama Yine de bu tasarrufunu takdir ederek Boynu hep kıdemli bir atkının içinde saklıyken Hep bir şeylere birilerine küsmüş gibi Yürüyen... Memurlar....... Ankara'ya Öyle yakışırdı ki kar.. Asfaltlar ışıldar, Buz tutardı resmi yalanlar... Biz, Şimdi kapalı birr kuruyemişçi Dükkanının -ki bütün plan kar altında Tuzsuz ay çekirdeği çitieyip Yanı sıra bafra içmektir- Kötü ışıklandırılmış vitrininden Umutsuzca içeri bakan, Kimliği gereğinden fazla sorgulanmış, Merhabadan çok çıkar ulan kimliğini denmiş, -yani sistem kendi verdiği kimliği Zırt pırt geri istemektedir- Doğduğu yer yüzünden Doğuştan kavgacı zannedilen ama Pek çoğu kavgadan nefret eden Kavgacı Esmer Cesur Korkak Çoğu kürt Çoğu türk Çocuklardık... Ankara'ya Öyle yakışırdı ki kar.... Ha sonra Belki Ahmed Arif'in aklına Hiçbir şairin aklına gelmeyecek -çünkü hiçkimse bir daha ankara'' yı O'nun kadar sevemeyecek -bir şiir islenir: Kar altındadır varoşlar Hasretim,nazlıdır ankara..... Ustam yine sen bilirsin ama Hangi aralıkta bir şair ölmüşse İşte o,en netameli aydır bence. Ankara'ya Öyle yakışırdı ki kar... Asfaltlar ışıldar... Yalanlar... Şimdi ve sonra Ne zaman Ankara'ya kar yağsa Elim gönlüm, Çocukluğum buz tutar.
Yılmaz Erdoğan - Ebru Gündes Gitme Bir Adim öteye Gü 05:25
Yılmaz Erdoğan - Ebru Gündes Gitme Bir Adim öteye Gü 22.922 izlenme - 8 yıl önce
Yılmaz Erdoğan - Ağıt 02:37
Yılmaz Erdoğan - Ağıt 8.186 izlenme - 3 yıl önce
Yılmaz Erdoğan - Telli Turnam 04:16
Yılmaz Erdoğan - Telli Turnam 30.885 izlenme - 8 yıl önce
Yılmaz Erdoğan - Yağdıkça 03:22
Yılmaz Erdoğan - Yağdıkça 4.690 izlenme - 6 yıl önce
Yılmaz Erdoğan - Yasayabilme Ihtimali 03:34
Yılmaz Erdoğan - Yasayabilme Ihtimali 33.623 izlenme - 11 yıl önce Soğuk ve şehirlerarası Otobüslerde vazgectim Cocuk olmaktan Ve beslenme çantamda Otlu peynir kokusuydu babam... Ben seninle birgün veyselkarani'de haşlama Yeme ihtimalini sevdim. İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında (Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı O zaman) özlemeye başladım herkesi..ve bu hasret Öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye Başladım sonra.. Bizim kemalettin tuğcu'larımız vardı... Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan Kahverengi sıralarda, solculuk oynamaya başladık.. Ben doktor Oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla... Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu, Pütürlü duvarlara ve türk dil kurumu'na inat bir Türkçeyle...ağbilerimizden öğrendik, ş harfinden Orak çekiç figürleri türetmeyi.. Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu. Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu Haber bültenleri.. Oysa ankara'da hiç sevişmedim ben. Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim.. (sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik Dikenleri saymazsak..) Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu..ve belli bir Saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber Bültenleri..oysa hiç kurşun yaram olmadı benim.. Ve hiçbir mahkeme tutanağında geçmedi adım.. Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm Sadece.. Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde ama sen Yoktun..ben, senin beni sevebilme ihtimalini Seviyordum, suni tenefüs saatlerinde..okul servisi seni hep Zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu..ben, Senin benimle tunalı hilmi caddesine gelebilme ihtimalini Seviyordum.. Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum. Yaz sıcağı toprağa çekiyordu tenimin çatlamaya hazır Gevrekliğini..sonra otobüs oluyordum, Kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü.. Ne yana baksam dağ ve denizsanıyordum Muş ovasının yalancı Maviliğini...otobüs oluyordum bir süre..yanımızdan geçen Kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının Garantisinde.. Otobüs oluyordum...bir ülkeden bir iç ülkeye..çocukluğuma Yaklaştıkça büyüyordum... Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın Listesinin.. Korkuyordum..sonra iniyordum otobüsten..çarşıdan bizim Eve giden, ömrümün en uzun, ömrümün en kısa, ömrümün En çocuk, ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum..çünkü Sonunda annem oluyordum babam kokuyordum sonunda... Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim, Çocuk olmaktan.. Ve beslenme çantamda Otlu peynir kokusuydu babam... Ben seninle bir gün van'daki bir kahvaltı salonunda... Ben seninle (sadece bilmek zorunda kalanların bildiği) bir Yol Üstü lokantasında... Ben seninle, ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında Bakan doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında... Ben seninle herhangi bir insan elinin terli coğrafyasında Olma İhtimalini sevdim... Ben senin, Beni sevebilme ihtimalini sevdim!
Yılmaz Erdoğan - Bir Mevsimin Acı Gerçekleri 02:12
Yılmaz Erdoğan - Bir Mevsimin Acı Gerçekleri 6.510 izlenme - 3 yıl önce ""Bir tek dileğim var mutlu ol yeter" sözünün Bir kamyon yükü Anlam taşıdığı günlerdi Kaldırımlar toz ve kağıt topakları Ankara'nın Ankara'nın sonbahar yaprakları Ayvalar sarı Hüzünler olgun Yaz yorgunu gövdeler serili betonlarda Ben yanımda çok acıklı Epey yol üstü sözler getirmiştim "Sanki terk edilmiş bir viraneyim Her yanım dağılmış yıkılmışım ben" Okul önlük mevsimi Ve kaplanması kitapların Cumhuriyet gazetesiyle Bir ön beslenme çantası kompleksi Malum şu otlu peynir meselesi Saçlarını süt mısırı örgü yapmış Bir al yüz koca göz görüyorum Sanki o tehlikeli yolun başındayım Aşk'a geliyorum Ama yanıma hep Köy zılgıtlı sözler almışım Arabesk kalıyorum Her kent soylu aşkın karşısında "Bir kulunu çok sevdim" diyorum "O beni hiç sevmiyor" diyorum "Kalbimi ona verdim Artık geri vermiyor" diyorum
Yılmaz Erdoğan - Rahman Altın - Sevgilerde 02:22
Yılmaz Erdoğan - Rahman Altın - Sevgilerde 67 izlenme - 3 yıl önce